2016/3 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2016/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

A global mobile network company has just ---- its four-year $60 million sponsorship deal with Manchester United Football Club.

  • A)ended
  • B)invested
  • C)lied
  • D)called
  • E)seen
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana anlatıyormuş gibi açıklayalım. Sorunun mantığını ve dilbilgisi kurallarını adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "A) ended" (Bitirdi)?

Öncelikle cümlenin genel anlamına bakalım: "Bir küresel mobil ağ şirketi, Manchester United Futbol Kulübü ile olan dört yıllık 60 milyon dolarlık sponsorluk anlaşmasını tamamlamıştır/bitti."

Buradaki en önemli ipucu "four-year" (dört yıllık) ifadesidir. Bir anlaşma belirli bir süre (dört yıl) ile tanımlanmışsa, bu sürenin dolması veya anlaşmanın sona ermesi en mantıklı durumdur.

  • Dilbilgisi: Cümlede "has just" (tam olarak) yapısı var. Bu, "Present Perfect Tense" (Yakın Geçmiş Zaman) yapısıdır ve fiilin "-ed" ile bitmesi gerekir. "Ended" (bitirmek) fiili bu yapıya uyar ve anlam olarak da "dört yıllık bir sürenin dolması" anlamını verir. Yani şirket, dört yıllık süreyi doldurduğu için anlaşmayı sonlandırmıştır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz?

  • B) invested (yatırım yaptı): "Sponsorluk anlaşmasını yatırıma yaptı" ifadesi Türkçede ve İngilizcede mantıklı durmaz. Sponsorluk anlaşması yapılır, imzalanır veya sona erer. Anlaşma üzerine "yatırım yapmak" deyimi burada kullanılmaz. Ayrıca "has just invested its deal" kalıbı gramer olarak da zayıf kalır.
  • C) lied (yalan söyledi): Bu fiil "yalan söylemek" demektir. Bir şirketin "dört yıllık anlaşmasını yalan söylediği" anlamı çıkamaz. Anlaşma bir eylemdir, yalan söylenmez.
  • D) called (aradı / çağırdı): "Anlaşmayı aradı" veya "çağırdı" demek anlamsızdır. Anlaşma bir nesne değil, bir sözleşmedir.
  • E) seen (gördü): "Anlaşmayı gördü" demek, sanki anlaşma bir resimmiş gibi bir anlam verir. Şirketler anlaşmaları "görmez", onları "yapar", "imzalar" veya "sonlandırır".

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlam ve Kelime Anlamları (Context & Vocabulary): Cümledeki "four-year" (dört yıllık) ifadesi, bir sürenin bittiğini ima eder. Bu durumda en uygun fiil "bitirmek/sonlandırmak" anlamına gelen "end" fiilidir.
  • Zaman Yapısı (Tense): "Has just + Fiilin -ed hali" yapısı, eylemin çok yakın zamanda tamamlandığını gösterir. Bu yapıya uymayan veya anlamı bozan fiiller elenir.

Özetle: Dört yıllık bir sürenin dolması, o sürenin sona ermesi (ended) demektir. Bu yüzden doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 2 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

The book “Sapiens: A Brief History of Humankind” is ---- one I have ever read.

  • A)much more interesting
  • B)more interesting than
  • C)the most interesting
  • D)as interesting as
  • E)a more interesting
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek, sanki bir öğrenciye ders anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap C?

Cevap C) the most interesting'dir.

Cümlenin sonundaki "I have ever read" (okuduğum) ifadesi, bu cümlede Süperlatif (Enlik) Çekimi kullanılması gerektiğini bize söyler.

  • Kural: Bir şeyin "şu ana kadar okuduğum en..." veya "hayatımda gördüğüm en..." şeklinde bir karşılaştırma yaparken, İngilizcede "the + sıfatın enlik hali" kalıbını kullanırız.
  • Uygulama: "Interesting" (ilginç) kelimesi uzun bir sıfat olduğu için enlik hali "the most interesting" şeklinde yapılır.
  • Cümlenin Tamamı: "The book 'Sapiens: A Brief History of Humankind' is the most interesting one I have ever read."
  • Türkçesi: "Sapiens" kitabı, şu ana kadar okuduğum en ilginç kitaptır.

Buradaki "ever" (hiç, şu ana kadar) kelimesi, süperlatif yapıyı (enlik) aramamız için en büyük ipucudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) much more interesting: Bu bir Karşılaştırma (Comparative) yapısıdır. "Daha ilginç" demektir. Ancak cümlede "daha ilginç olan" diye bir karşılaştırma nesnesi yok. Karşılaştırma yapabilmek için cümlede "than" (dan/den) kelimesi olmalıydı.
  • B) more interesting than: Bu da bir Karşılaştırma yapısıdır. "Diğerlerinden daha ilginçtir" anlamına gelir. Cümlede "than" kelimesi yok ve karşılaştırılacak başka bir kitap belirtilmemiş. Bu yüzden eksik ve yanlış.
  • D) as interesting as: Bu Eşitlik yapısıdır ("... kadar ilginç"). Cümlede "as... as" kalıbı eksik ve mantıken de uymuyor. "Şu ana kadar okuduğum en ilginç" demek istiyoruz, "şu ana kadar okuduğum kadar ilginç" demek istemiyoruz.
  • E) a more interesting: Bu da Karşılaştırma yapısıdır ve cümle yapısı bozuktur. "A more interesting one" dersek, cümlenin devamında "than..." (daha ilginç olan... dan) gelmesi gerekir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için İngilizce Sıfatların Derecelendirilmesi (Degrees of Comparison) konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu iki ayrımı yapmalısın:

  • Karşılaştırma (Comparative): İki şeyi kıyaslar. (Daha ilginç -> more interesting). Genellikle "than" kelimesiyle gelir.
  • Enlik (Superlative): Bir grup içinde en iyisini, en büyüğünü veya en ilginç olanı anlatır. "the" ve "most" (veya enlik eki -est) ile gelir. Cümlede "ever" (hiç, şu ana kadar) gibi ifadeler varsa, genellikle enlik (Superlative) kullanılır.

Özetle: Cümlede "şu ana kadar okuduğum" deniyorsa, cevap mutlaka "the most" ile başlamalıdır.

Soru 3 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

The director of the company has to create newer and more exciting ---- for consumers.

  • A)invoices
  • B)products
  • C)bills
  • D)customers
  • E)taxes
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuşuz gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığını kavramak, hem İngilizce bilginizi hem de iş dünyası mantığını güçlendirecektir.

Neden Doğru Cevap B (products) Olur?

Öncelikle cümlenin tamamına bakalım: "The director of the company has to create newer and more exciting products for consumers." Türkçesi: "Şirketin yöneticisi, tüketiciler için daha yeni ve daha heyecan verici ürünler yaratmalıdır."

Buradaki en önemli ipucu "create" (yaratmak/oluşturmak) ve "newer and more exciting" (daha yeni ve daha heyecan verici) ifadeleridir.

Bir şirketin yöneticisi (director) olarak işin temel amacı, piyasaya sunacak ürünler (products) geliştirmektir. Tüketiciler (consumers) için "daha yeni ve heyecan verici" olan şey genellikle bir ürün veya hizmettir. Yönetici, tüketicilere "fatura" veya "hizmet" yaratmaz; onlara "ürün" satar. Bu nedenle, cümlenin mantığına en çok uyan kelime products'tur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) invoices (faturalar): Yönetici fatura yaratmaz, muhasebe departmanı veya sistem otomatik olarak fatura keser. Ayrıca faturaların "daha heyecan verici" olması mantıksızdır; fatura bir ödeme belgesidir.
  • C) bills (faturalar/hesaplar): "Invoices" ile benzerdir. Yöneticinin işi fatura çıkarmak değil, ürün satmaktır.
  • D) customers (müşteriler): Yönetici müşterileri yaratamaz. Müşteriler zaten vardır veya pazarlama ile çekilir. "Müşteri yaratmak" deyimi iş dünyasında kullanılmaz.
  • E) taxes (vergiler): Vergiler devlet tarafından belirlenir, şirket yöneticisi tarafından "yaratılmaz" veya "daha heyecan verici" hale getirilemez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel bilgiye ihtiyacınız var:

  • İş İngilizcesi Kelime Bilgisi: "Create" (yaratmak), "consumer" (tüketici) ve "director" (yönetici) kelimelerinin iş dünyasındaki kullanım alanlarını bilmek.
  • Mantıksal Çıkarım: Bir şirketin temel işlevinin ne olduğunu bilmek. Şirketin amacı ürün/hizmet üretmektir, fatura veya vergi üretmek değil.

Özetle: Yönetici -> Ürün (Product) üretir. Bu temel mantığı bildiğinizde, diğer şıkların neden mantıksız olduğunu hemen anlarsınız.

Doğru cevap: B) products

Soru 4 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Everybody thinks that she should learn ---- to make good friends on her own.

  • A)whose
  • B)that
  • C)what
  • D)how
  • E)why
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden "D) how"?

Öncelikle cümlenin Türkçe anlamına bakalım: "Herkes, kendi başına iyi arkadaşlar yapmayı nasıl öğreneceğini düşünüyor."

Buradaki anahtar kelime "to make good friends" (iyi arkadaşlar yapmak) ifadesidir. Bu bir eylemdir. Bir eylemi nasıl yapacağımızı, yöntemi veya tekniği anlatmak için "how" (nasıl) kelimesini kullanırız.

  • How to make... = Nasıl yapmak...
  • Cümlede "kendi başına iyi arkadaşlar yapmayı nasıl öğreneceği" sorulduğu için, boşluğa "how" gelmelidir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden kullanamayacağımızı kısaca inceleyelim:

  • A) whose: "Kimin" anlamına gelir. Cümlede "kimin arkadaş yapacağını" sormuyoruz, eylemin nasıl yapılacağını soruyoruz.
  • B) that: Bir cümleyi bağlamak için kullanılır. "That to make..." şeklinde bir kullanım bu bağlamda mantıklı değil ve dilbilgisi kurallarına uymaz.
  • C) what: "Ne" anlamına gelir. "Ne yapmak" diye sormak yerine, zaten "iyi arkadaşlar yapmak" eylemi belirtilmiş. Soru "ne" değil, "nasıl" üzerine kurulu.
  • E) why: "Neden" anlamına gelir. Cümlede "arkadaş yapmanın nedenini" değil, yöntemini (nasıl yapılacağını) öğrenmekten bahsediliyor.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "İlgi Zamirleri ve Bağlaçlar" (Relative Pronouns and Conjunctions) konusunu, özellikle "How to + Fiil" kalıbını iyi bilmek gerekir.

  • Kural: Bir eylemin yöntemini veya nasıl yapılacağını anlatırken "how" kelimesi kullanılır.
  • Örnek: I don't know how to swim. (Yüzmeyi nasıl bilmiyorum.)
  • Örnek: She learned how to cook. (O, nasıl pişireceğini öğrendi.)

Özetle; cümlede bir eylemin nasıl yapılacağı soruluyorsa, cevap her zaman "how" olacaktır.

Soru 5 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Many European students spend a year abroad ---- high school and university.

  • A)from
  • B)since
  • C)under
  • D)behind
  • E)between
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir sınıf arkadaşına anlatıyormuş gibi açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece İngilizce'de zaman ve yer bildiren edatların (preposition) kullanımına dikkat etmemiz gerekiyor.

Neden Doğru Cevap "E" (between)?

Cümlenin çevirisi şudur: "Birçok Avrupalı öğrenci lise ve üniversite arasında bir yıl yurtdışında geçirir."

Buradaki anahtar kelime "and" bağlacıdır. İngilizce'de "between" edatı, genellikle iki şeyin, iki yerin veya iki zamanın arasında bir durumu ifade etmek için kullanılır.

  • Lise (High school) ve Üniversite (University) birbirinden farklı iki eğitim aşamasıdır.
  • Öğrenci bu iki aşamanın ortasında (yani liseyi bitirip üniversiteye başlamadan önceki boşlukta) bir yıl yurtdışında kalıyor.

Bu yüzden "between high school and university" (lise ve üniversite arasında) ifadesi gramer ve anlam olarak en doğru kullanımdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden işe yaramadığını kısaca inceleyelim:

  • A) from: "From" genellikle bir başlangıç noktasını belirtir (Örn: from Monday to Friday). Eğer cümle "from high school to university" deseydi belki mantıklı olabilirdi, ancak cümlede "and" kullanıldığı için "from" uyumsuzdur. Ayrıca "from" tek başına iki nokta arasındaki boşluğu tanımlamaz.
  • B) since: "Since" geçmişten beri süregelen bir durumu anlatır (Örn: I have lived here since 2010). Bu cümlede bir başlangıç noktasından beri süren bir durum yok, sadece iki dönem arası bir zaman dilimi var.
  • C) under: "Under" genellikle "altında", "denetiminde" veya "bir yaşın altında" gibi anlamlarda kullanılır. Lise ve üniversite "altında" bir yıl geçirmek mantıksızdır.
  • D) behind: "Behind" "arkasında" demektir. Lise ve üniversite "arkasında" bir yıl geçirmek de cümlenin anlamını bozar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Prepositions of Time and Place" (Zaman ve Yer Bildiren Edatlar) konusunu, özellikle "between" ve "among" ayrımını iyi bilmelisin.

  • Kural: İki şeyin (sayı, yer, zaman) arasında bir durum varsa "between" kullanılır.
  • Kural: Üç veya daha fazla şeyin arasında bir durum varsa "among" kullanılır.

Bu soruda "Lise" ve "Üniversite" olmak üzere iki eğitim aşaması olduğu için cevap kesinlikle E) between olmalıdır.

Soru 6 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

I think I am getting old ---- I can’t remember what I did with the key.

  • A)however
  • B)but
  • C)as
  • D)if
  • E)although
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden C (as)?

Cevabın C) as olmasının en temel nedeni, cümledeki sebep-sonuç ilişkisidir.

Cümleyi çevirirsek: "Eskiye benziyorum çünkü anahtarı nereye koyduğumu hatırlayamıyorum."

Burada "eskiye benziyorum" (I am getting old) durumu ile "anahtarı hatırlayamıyorum" (I can't remember...) durumu arasında bir sebep bağı vardır. Yani, anahtarı hatırlayamıyor olmamın nedeni yaşlanıyor olmamdır.

  • "As" bağlacı, İngilizcede "çünkü", "zira" veya "olduğu için" anlamında kullanılır ve bir durumu diğerine bağlayarak sebep gösterir.
  • Cümle mantığı şudur: "Yaşlandığım için (as) anahtarı hatırlayamıyorum." Bu mantık akışı "as" kelimesiyle en iyi ifade edilir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekler cümlenin mantığını bozar:

  • A) however (ancak): Bu bir "karşılaştırma" bağlacıdır. "Yaşlandım, ancak anahtarı hatırlayamıyorum" demek mantıksızdır. Yaşlanmak ve hatırlamamak arasında zıtlık değil, sebep-sonuç vardır.
  • B) but (fakat): Yine bir "zıtlık" bağlacıdır. "Yaşlandım, fakat anahtarı hatırlayamıyorum" dersek, sanki yaşlanmak hatırlamamamıza engel oluyormuş gibi bir anlam çıkıyor. Oysa yaşlanmak hatırlamamamıza neden oluyor.
  • D) if (eğer): Bu bir "koşul" bağlacıdır. "Yaşlandığım zaman anahtarı hatırlayamıyorum" veya "Eğer yaşlanırsam..." gibi bir anlam verir. Oysa cümlede bir koşul değil, mevcut bir gerçeklik ve onun sonucu anlatılıyor.
  • E) although (halbuki): Bu da "zıtlık" bildiren bir bağlaçtır. "Yaşlandım, halbuki anahtarı hatırlayamıyorum" demek, sanki yaşlı olmanın hatırlamamamıza engel olması gerektiği gibi yanlış bir anlam yaratır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" konusunu ve özellikle "Sebep-Sonuç İlişkisi" kuran bağlaçları iyi bilmek gerekir.

  • Özet Kural: Cümlenin iki kısmı arasında bir sebep varsa, "because", "as", "since" gibi bağlaçlar kullanılır.
  • Cümlede bir zıtlık (karşıt durum) varsa "but", "although", "however" kullanılır.
  • Burada "yaşlanmak" ve "hatırlamamak" arasında zıtlık yok, sebep var. Bu yüzden "as" doğru cevaptır.

Başarılar dilerim!

Soru 7 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Michael is happy to learn that ---- people really love his poetry.

  • A)a few
  • B)not many
  • C)any
  • D)a little
  • E)much
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A) a few'dır.

Neden Doğru Cevap "A) a few"?

Öncelikle cümlenin anlamına bakalım: "Michael, ---- insanların gerçekten şiirlerini sevdiğini öğrenmekten mutluydu."

Buradaki en önemli ipucu "happy" (mutlu) kelimesidir. Michael'ın mutlu olması, şiirlerini bir miktar insanın sevdiğini duymasıyla açıklanır. Yani olumlu bir durumdan bahsediyoruz.

Şimdi "a few" ifadesine bakalım:

  • A few: Sayılabilen isimlerle (people, books, cars gibi) kullanılır ve "birkaç tane" anlamına gelir. Bu ifade genellikle olumlu bir anlam taşır. "İnsanların bir kısmı sevdi, bu güzel bir şey" der.
  • Cümlede "people" (insanlar) sayılabilen bir çoğul isimdir.
  • Dolayısıyla, "Michael, birkaç insanın gerçekten şiirlerini sevdiğini öğrenmekten mutluydu" cümlesi hem gramer hem de anlam olarak tam oturur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • B) not many: "Çok fazla değil" demektir. Bu ifade genellikle olumsuz veya yetersizlik vurgusu yapar. Eğer Michael "ne yazık ki çok fazla insan sevmedi" dese bu doğru olurdu, ama o "mutlu" olduğu için bu şık mantıksız.
  • C) any: "Herhangi bir" demektir. Genellikle olumsuz cümlelerde (I don't have any money) veya soru cümlelerinde (Do you have any money?) kullanılır. Olumlu bir cümlede "any" kullanmak, "hiç kimse" anlamına gelebilir veya çok genel bir ifade olur, bu bağlamda "a few" kadar doğal değildir.
  • D) a little ve E) much: Bu iki şık sayılamayan (uncountable) isimlerle kullanılır (su, para, zaman, sevgi gibi). Sorudaki "people" (insanlar) sayılabilen bir çoğul isimdir. "A few people" deriz, "A little people" veya "Much people" asla denmez. Bu yüzden bu iki şık gramer hatasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Quantifiers" (Miktar Belirteçleri) konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kurala dikkat etmelisin:

  • Sayılabilen mi, Sayılamayan mı?
  • Sayılabilenler (people, books) için: a few, many, few.
  • Sayılamayanlar (water, money) için: a little, much, little.
  • Olumlu mu, Olumsuz mu?
  • A few ve a little: "Bir miktar var, bu iyi" (Olumlu).
  • Few ve little: "Çok az var, bu kötü/yetersiz" (Olumsuz).

Özetle: Michael mutlu olduğu için olumlu bir miktar arıyoruz ve "people" sayılabilir olduğu için "a few" en doğru cevaptır.

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Since the car broke down last month, ----.

  • A)we won’t sell those second hand books
  • B)Jack has been trying to repair it
  • C)my family had been sure about the project
  • D)there isn’t much money in the bank
  • E)everybody is having a great time on the bus
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek değil, İngilizce dilbilgisi sorusu olarak çözeceğiz. Sorunun mantığını ve doğru cevabı (B şıkkını) senin için adım adım açıklayayım.

Neden Doğru Cevap B?

Sorunun başında "Since" (O zamandan beri / Çünkü) kelimesi var. Bu kelime, cümlenin iki kısmı arasında bir sebep-sonuç veya zaman bağı kurar.

  • Cümlenin İlk Kısmı: "Since the car broke down last month" (Araba geçen ay bozulduğundan beri).
  • Burada geçen zamanı belirten bir olay var: Arabanın bozulması.
  • "Since" kelimesi, bu olayın geçmişte başladığını ve şu ana kadar devam ettiğini veya etkisinin hala sürdüğünü gösterir.
  • Cümlenin İkinci Kısmı (Boşluk): Bu boşluğa gelecek cümlenin, arabanın bozulmasıyla ilgili bir devam eden eylem veya sonuç içermesi gerekir.
  • B Şıkkı Analizi: "Jack has been trying to repair it" (Jack onu tamir etmeye çalışıyor).
  • Zaman Uyumu: "Has been trying" (Present Perfect Continuous Tense), "geçen ay bozuldu" olayından beri hala devam eden bir eylemi anlatır. Yani: "Araba geçen ay bozuldu, o zamandan beri Jack onu tamir etmeye çalışıyor." Bu mantıksal ve dilbilgisi açısından mükemmel bir uyum sağlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) we won't sell those second hand books: "Kitapları satmayacağız". Bu cümlede araba ile kitap satışı arasında hiçbir mantıksal bağ yok. Sebep-sonuç ilişkisi kurulamamış.
  • C) my family had been sure about the project: "Ailemiz proje hakkında emindi". Bu cümlede "Past Perfect Continuous" (had been sure) kullanılmış. Ancak arabanın bozulmasıyla projenin emniyeti arasında bir sebep-sonuç bağı yok. Ayrıca zaman uyumu da bozuk.
  • D) there isn't much money in the bank: "Bankada çok para yok". Bu bir genel durum cümlesidir. Arabanın bozulmasıyla bankadaki para durumu arasında mantıksal bir bağlantı kurulamaz.
  • E) everybody is having a great time on the bus: "Herkes otobüste harika vakit geçiriyor". Burada "otobüs" geçiyor. Soruda "araba" (car) bozulmuş. Otobüs ve araba farklı araçlardır ve arabanın bozulmasıyla otobüsteki eğlence arasında hiçbir ilişki yok.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • "Since" Kelimesinin Kullanımı: "Since" kelimesi, geçmişte başlayan bir eylemin veya durumun şu ana kadar devam ettiğini gösterir. Bu durumda genellikle Present Perfect Continuous Tense (has/have been + fiilin -ing hali) kullanılır.
  • Örnek: Since 2010, I have been living here. (2010'dan beri burada yaşıyorum.)
  • Mantıksal Bağlantı (Context): Cümlenin ilk yarısı bir sorun (araba bozuldu) söylüyorsa, ikinci yarıda bu sorunu çözmeye çalışan bir eylem (tamir etmeye çalışmak) gelmelidir. Konu dışı (kitap, proje, otobüs) olan şıklar elenir.

Özetle: Soru, "Araba bozuldu, o zamandan beri ne oluyor?" diye soruyor. Cevap, "Jack onu tamir etmeye çalışıyor" olmalı. Doğru cevap B'dir.

Soru 9 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- to ask political leaders to stop poverty in Africa.

  • A)Africa is the second largest continent on Earth
  • B)An American company has just produced a new mobile phone
  • C)A lot of tourists in Antalya were sleeping this time yesterday
  • D)The music stars have performed at Live8 concerts
  • E)The present government has been worried about
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak için önce cümlenin yapısına ve bağlamına bakmamız gerekiyor.

Neden Doğru Cevap D?

Sorunun boşluğa gelecek kısmı, "---- to ask political leaders to stop poverty in Africa." (.... Afrika'daki yoksulluğu durdurmaya siyasi liderleri çağırmak için...) şeklinde.

Burada boşluktan sonra gelen "to ask..." (çağırmak için / istemek için) ifadesi, boşlukta yer alan cümlenin amacını veya sonucunu belirtiyor. Yani, boşlukta yazacak şeyin "Afrika'daki yoksulluğu bitirmek için siyasi liderleri çağırmak" gibi bir eylemi veya organizasyonu içermesi gerekir.

D seçeneği: "The music stars have performed at Live8 concerts" (Müzik yıldızları Live8 konserlerinde sahne aldılar).

  • Mantık: "Live8" konserleri, tarihsel olarak yoksulluğu bitirmek ve Afrika'yı desteklemek amacıyla düzenlenmiş büyük bir organizasyondur. Müzik yıldızlarının bu konserlerde sahne alması, doğrudan "siyasi liderleri yoksulluğu durdurmaya çağırmak" eylemiyle ilişkilidir.
  • Bağlam: Cümle şu anlama gelir: "Müzik yıldızları, Afrika'daki yoksulluğu durdurmaya siyasi liderleri çağırmak amacıyla Live8 konserlerinde sahne aldılar." Bu, hem dilbilgisi açısından (geçmiş zaman ve tamamlanmış eylem) hem de mantıksal bağ açısından en uygun olanıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Africa is the second largest continent on Earth: (Afrika, Dünya'nın ikinci büyük kıtasıdır.)
  • Hata: Bu bir coğrafi bir gerçektir. Bir kıtanın büyüklüğü, siyasi liderleri yoksulluğu durdurmaya "çağırmak" eylemiyle doğrudan bir amaç-sonuç ilişkisi kurmaz. Cümle mantıksız bir bağ kurar.
  • B) An American company has just produced a new mobile phone: (Bir Amerikan şirketi yeni bir cep telefonu üretti.)
  • Hata: Bir cep telefonu üretimi ile siyasi liderlerin yoksulluğu durdurmaya çağrılması arasında hiçbir mantıksal bağ yoktur. Konu tamamen farklı.
  • C) A lot of tourists in Antalya were sleeping this time yesterday: (Antalya'daki turistlerin çoğu dün bu saatte uyuyordu.)
  • Hata: Bu cümle geçmişte bir eylemi anlatır ve tamamen yerel bir durumu (Antalya) konu alır. Siyasi liderleri Afrika'daki yoksulluğu durdurmaya çağırmakla hiçbir ilgisi yoktur.
  • E) The present government has been worried about: (Mevcut hükümet endişelidir...)
  • Hata: Bu şık cümlenin yapısını bozar. "The present government has been worried about to ask..." şeklinde bir yapı kurulamaz. "Worried about" edatından sonra genellikle bir isim veya "-ing"li fiil gelir, "to ask" (mastar) yapısı buraya uyum sağlamaz. Ayrıca anlam olarak hükümetin endişeli olması, siyasi liderleri çağırmak eyleminin bir açıklaması değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlaçlar ve Amaç İlişkisi: Cümlede "to + fiil" (amaç bildiren mastar) yapısının, önceki cümlenin amacını veya nedenini açıkladığını fark etmek. Hangi eylemin "yoksulluğu durdurmaya çağırmak" gibi bir amaçla yapılabileceğini mantıksal olarak tahmin etmek.
  • Genel Kültür ve Bağlam: "Live8" konserlerinin ne amaçla yapıldığını bilmek (yoksullukla mücadele). Sınavlarda bazen dilbilgisinden ziyade, cümlenin mantıksal akışını ve genel kültürü gerektiren bağlamlar sorulur.

Özetle: Boşluktan sonra gelen eylem (yoksulluğu durdurmaya çağırmak), önceki eylemin amacı olmalıdır. Sadece D seçeneği, bu amaçla gerçekleşmiş tarihsel bir olayı (Live8 konserleri) anlattığı için doğrudur.

Soru 10 · 2016/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- when a tsunami washed away all the villages.

  • A)Nothing can be done to stop it
  • B)People have decided to plant a new kind of seed
  • C)We have never wanted to swim in that lake
  • D)The disaster is going to start as I see clouds in the sky
  • E)At least 15 people were killed in the Solomon Islands
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir) stajı sınavı sorusu gibi düşünürsek, aslında burada okuma-anlama ve bağlamı yakalama becerisi test ediliyor. Sorunun mantığını seninle adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap E?

Sorunun boşluğuna gelecek cümlenin, "tsunami" (devasa dalga) ve "villages'ı yıkıp götürmesi" (köyleri yok etmesi) ile doğrudan bir sonuç veya etki ilişkisi kurması gerekir.

  • Cümlenin yapısı: "---- when a tsunami washed away all the villages."
  • Bu cümle, "Tsunami köyleri yıkıp götürdüğünde, ... oldu" anlamına gelir.
  • Boşluğa gelecek cümle, bu felaketin sonucunu veya insani maliyetini anlatmalıdır.

E Şıkkı: "At least 15 people were killed in the Solomon Islands 2016" (Solomon Adaları'nda en az 15 kişi öldü).

  • Bu cümle, tsunaminin yarattığı felaketin en somut ve acı sonucunu (ölümler) anlatır.
  • Mantıksal akış şöyledir: "Tsunami köyleri yıkıp götürdüğünde, en az 15 kişi öldü." Bu, gerçek hayatta ve dilbilgisi açısından en doğal ve tutarlı bağdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Nothing can be done to stop it: "Onu durdurmak için hiçbir şey yapılamaz." Bu bir genel yargıdır. Tsunaminin köyleri yıkıp götürdüğü o anki olayla doğrudan bağdaşmaz. Daha çok bir felsefi düşünce gibi durur.
  • B) People have decided to plant a new kind of seed: "İnsanlar yeni bir tohum dikmeye karar verdi." Bu bir gelecek planıdır. Tsunami köyleri yıkarken insanlar tohum dikemez. Zaman uyumsuzluğu vardır.
  • C) We have never wanted to swim in that lake: "O gölde yüzmek istemedik." Soruda tsunami ve köylerden bahsedilirken, şıpta göl (lake) geçiyor. Konu ve mekân uyuşmuyor.
  • D) The disaster is going to start as I see clouds in the sky: "Gökyüzündeki bulutları gördüğüm için felaket başlayacak." Bu bir gelecek tahminidir. Soru cümlesi ise tsunaminin zaten köyleri yıkıp götürdüğünü anlatan geçmiş zamanlı bir durumu ifade eder. Zaman uyumsuzluğu vardır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruda teknik bir muhasebe bilgisi yok. Sadece İngilizce Okuma-Anlama (Reading Comprehension) ve Bağlam Kurma (Context Clues) yeteneği gerekir.

  • Kural: Bir cümlenin boşluğuna gelecek kısmın, önceki cümledeki özne (tsunami), eylem (köyleri yıkıp götürmek) ve zaman (geçmiş zaman) ile mantıksal bir bütünlük içinde olması gerektiğini bilmelisin.
  • Özetle: Felaketin (tsunami) yarattığı sonucu (ölümler, hasar) anlatan şıkkı seçmelisin.

Doğru cevap E'dir. Başarılar dilerim!

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz