2018/3 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2018/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Penicillin was discovered by Alexander Fleming, who was born ---- Scotland ---- August 6th, 1881.

  • A)from / to
  • B)in / on
  • C)at / in
  • D)on / from
  • E)to / at
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "B" (in / on)?

Bu soru aslında İngilizcede "edat" (preposition) denilen kelimelerin kullanım kurallarını test ediyor. Cümlede iki boşluk var ve bunlar sırasıyla doğum yeri ve doğum tarihi ile ilgili.

  • İlk Boşluk: "...born ---- Scotland..."
  • Burada bir ülke (Scotland) ismi geçiyor.
  • İngilizcede bir ülke, şehir veya büyük bir coğrafi bölge içinde bir şeyin nerede olduğunu söylüyorsak "in" edatını kullanırız.
  • Örnek: "I live in Turkey", "She was born in London".
  • Bu yüzden ilk boşluğa "in" gelmelidir.
  • İkinci Boşluk: "...---- August 6th, 1881."
  • Burada bir tam tarih (gün, ay ve yıl) geçiyor.
  • İngilizcede bir tarih (gün ve ay) belirtirken "on" edatını kullanırız.
  • Örnek: "My birthday is on Monday", "The meeting is on July 5th".
  • Bu yüzden ikinci boşluğa "on" gelmelidir.

Sonuç olarak; "in Scotland" (İskoçya'da) ve "on August 6th" (6 Ağustos'ta) kalıpları doğru eşleşmedir. Bu da B şıkkını doğru yapar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) from / to: "From" genellikle bir yerden başka bir yere hareketi (yola çıkmak) ifade eder. "To" ise bir hedefe gitmek için kullanılır. Fleming'in doğduğu yerden başka bir yere gitmediğini, sadece orada doğduğunu söylüyoruz. Bu yüzden bu kalıp mantıksız.
  • C) at / in: "At" genellikle çok küçük yerler (ev, okul, istasyon) veya belirli bir saat için kullanılır. Ülke için "at" kullanılmaz. "In" ise sadece ay veya yıl için kullanılır, tam tarih (gün) için "on" gerekir.
  • D) on / from: "On" ülkeye kullanılmaz. "From" ise tarihe kullanılmaz. Sıralama da yanlış.
  • E) to / at: "To" ülkeye kullanılmaz. "At" ise tam bir tarihe (gün-ay-yıl) kullanılmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Edatlar (Prepositions)" konusundaki şu iki temel kuralı bilmek yeterlidir:

  • Ülke ve Şehirler için: "in" kullanılır. (Örn: in Turkey, in Paris)
  • Tam Tarihler (Gün ve Ay) için: "on" kullanılır. (Örn: on Monday, on 5th May)

Not: Sadece "ay" veya "yıl" yazıyorsa "in" kullanılır (in August, in 1981), ancak gün eklenirse mutlaka "on" olur.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Only nine people ---- for the position in the accounting company last week.

  • A)applied
  • B)have applied
  • C)are applying
  • D)have been applied
  • E)will be applied
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap "A" (applied)?

Bu cümlenin en kritik ipucu "last week" (geçen hafta) ifadesidir.

  • Zaman Kuralı: İngilizce'de bir eylem geçmişte belirli bir zamanda (dün, geçen hafta, 2010'da vb.) gerçekleştiyse ve o zaman aralığı artık kapanmışsa, fiil Simple Past Tense (Görülen Geçmiş Zaman) ile yazılır.
  • Cümlenin Anlamı: "Geçen hafta muhasebe şirketindeki pozisyon için sadece dokuz kişi başvurdu."
  • Fiilin Hali: "Apply" (başvurmak) fiilinin Simple Past Tense hali "applied"'dır. Cümlede geçen hafta bitmiş bir eylemden bahsedildiği için "applied" kullanmak zorunludur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden dokunamayacağımızı kısaca inceleyelim:

  • B) have applied (Present Perfect): Bu zaman, eylemin geçmişte yapıldığını ama sonucu şu an için önemli olduğunu veya zamanın belirsiz olduğunu söyler. Ancak cümlede "last week" diyerek zamanı kesin olarak belirtmişiz. Belirli bir geçmiş zaman varsa "have applied" kullanılmaz.
  • C) are applying (Present Continuous): Bu, "şu anda başvuruyorlar" demektir. Oysa cümle geçen haftadan bahsediyor. Zaman uyumsuzluğu var.
  • D) have been applied (Present Perfect Passive): Bu hem zaman hatası hem de yapı hatasıdır. "Başvurmak" fiili burada edilgen (pasif) yapılmış. Yani "dokuz kişi başvurdu" değil, "dokuz kişiye başvuruldu" gibi bir anlam çıkıyor. Oysa insanlar başvuruyu yapan özne olduğu için etken (aktif) yapı gerekir.
  • E) will be applied (Future Passive): Bu "başvurulacak" (gelecek zaman, edilgen) demektir. Hem zaman olarak yanlış (geçmişten bahsediyoruz) hem de yapı olarak yanlış (edilgen yapı kullanılmış).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuya hakim olmalısın:

  • Simple Past Tense (Görülen Geçmiş Zaman): Belirli bir geçmiş zaman zarfı (last week, yesterday, in 1990 vb.) ile kullanılır.
  • Aktif ve Edilgen Yapı (Active vs. Passive Voice): "Kişi başvurdu" diyorsan fiil aktif olmalıdır. "Kişiye başvuruldu" diyorsan edilgen olmalıdır. Burada "dokuz kişi" başvuruyu yapan özne olduğu için fiil mutlaka aktif olmalıdır.

Özetle: "Last week" dediğin an aklına Simple Past gelsin ve fiilin aktif mi edilgen mi olduğunu kontrol et. Doğru cevap A'dır.

Soru 3 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

All the students can get on that bus; there are only ---- passengers on it now.

  • A)no
  • B)any
  • C)much
  • D)a few
  • E)many
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sorunun doğru cevabı D) a few'dır.

Neden D Şıkkı Doğru?

Öncelikle cümlenin anlamına bakalım: "Tüm öğrenciler o otobüse binebilir; çünkü şu anda üzerinde sadece birkaç yolcu var."

Buradaki mantık şudur:

  • Cümlenin ilk kısmı "Tüm öğrenciler binebilir" diyor. Bu, otobüste boş koltukların çok fazla olduğu anlamına gelir.
  • İkinci kısımda "şu anda üzerinde ... yolcu var" deniyor. Eğer otobüste çok fazla yolcu olsaydı, tüm öğrenciler binemezdi.
  • Bu yüzden, otobüsteki mevcut yolcu sayısının az olması gerekir.

İngilizcede "a few" ifadesi, "birkaç tane" veya "az miktarda" anlamına gelir ve olumlu bir anlam taşır. Yani otobüste çok az yolcu olduğu için, tüm öğrencilerin sığabileceği mantıklı bir cümle kurar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bakamayacağımızı kısaca inceleyelim:

  • A) no: "Hiç" anlamına gelir. Eğer "hiç yolcu yok" deseydi, otobüs tamamen boş olurdu. Bu mantıklı bir durum olsa da, soruda "şu anda üzerinde ... yolcu var" denerek bir varlık olduğu ima edilir. Daha önemlisi, "no passengers" ifadesi genellikle "hiç kimse yok" demek için kullanılır ve bu bağlamda "a few" (birkaç kişi var ama az) ifadesi, "tüm öğrencilerin sığabileceği" durumunu daha doğal bir şekilde açıklar. Ancak en belirgin hata şudur: "no" kullanıldığında cümle "otobüste hiç yolcu yok" der. Bu da otobüsün tamamen boş olduğu anlamına gelir. Sorunun bağlamı, otobüste az sayıda yolcu olduğu yönündedir.
  • B) any: "Herhangi bir" veya "hiç" anlamına gelir. Genellikle olumsuz cümlelerde veya soru cümlelerinde kullanılır. Bu cümle olumlu bir cümle olduğu için "any" kullanımı yanlıştır.
  • C) much: "Çok" anlamına gelir ama sayılamayan isimlerle (su, para, zaman vb.) kullanılır. "Passenger" (yolcu) sayılabilen bir isimdir. Bu yüzden "much" kullanılamaz.
  • E) many: "Çok" anlamına gelir ve sayılabilen isimlerle kullanılır. Eğer "many passengers" (çok yolcu) deseydik, otobüs dolu olurdu ve tüm öğrencilerin binemeyeceği anlamı çıkardı. Bu, cümlenin ilk kısmıyla çelişir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Quantifiers" (Miktar Belirteçleri) konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Sayılabilen vs. Sayılamayan İsimler: "Passenger" sayılabilir bir isimdir, bu yüzden "much" kullanılamaz.
  • Olumlu ve Olumsuz Anlamlar: "A few" (az, olumlu) ile "few" (neredeyse hiç, olumsuz) arasındaki farkı bilmelisin. Burada otobüsün boş olması gerektiği için "a few" (birkaç kişi var ama az) en uygun ifadedir.
  • Bağlam Mantığı: Cümlenin iki yarısının birbiriyle tutarlı olması gerekir. "Tüm öğrenciler binebilir" diyorsan, otobüsteki mevcut yolcu sayısı az olmalıdır.

Özetle; otobüste az yolcu varsa, tüm öğrenciler binebilir. "Az" anlamını veren ve sayılabilen isimlerle kullanılan tek doğru ifade "a few"'dır.

Soru 4 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Because of the terrible weather conditions, our plane arrived ---- we’d thought.

  • A)latest of
  • B)much later
  • C)later than
  • D)the latest
  • E)as late
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece İngilizce'de "karşılaştırma" yaparken kullanılan kalıpları bilmek yeterli.

Neden Doğru Cevap C (later than)?

Cümlede "Because of the terrible weather conditions" (Kötü hava koşulları yüzünden) ifadesi var. Bu ifade, bir durumun beklenenden farklı olduğunu, yani bir karşılaştırma yapıldığını gösterir.

  • Mantık: Uçağın varış saati ile "düşündüğümüz" (beklediğimiz) varış saati arasında bir fark var. Hava koşulları kötü olduğu için uçak daha geç geldi.
  • Kural: İngilizce'de iki şeyi karşılaştırırken (burada: beklenen zaman vs. gerçek zaman) "than" bağlacını kullanırız.
  • Kelime: "Late" (geç) kelimesinin karşılaştırma derecesi "later" (daha geç) olur.
  • Birleşim: "Later" + "than" = "Daha geç olduğundan".

Cümle şu anlama gelir: "Kötü hava koşulları yüzünden uçağımız, düşündüğümüzden daha geç geldi." Bu yüzden C) later than şıkkı gramer ve anlam olarak kusursuzdur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bakamayacağımızı kısaca inceleyelim:

  • A) latest of: "Latest" en son anlamına gelir (üstünlük derecesi). "Of" edatı buraya uymaz. Ayrıca uçak "en son" gelmiş olsa bile, cümlede "düşündüğümüzle" bir karşılaştırma yapılıyor, bu kalıp burada işlevsiz.
  • B) much later: "Much later" (çok daha geç) ifadesi gramer olarak eksik. Karşılaştırma yaparken mutlaka "than" gerekir. "Uçağımız çok daha geç geldi" derken, "neyle karşılaştırıyoruz?" sorusu cevaplanmamış olur. Cümlede "than" yoksa bu şık çalışmaz.
  • D) the latest: Bu da "en son" anlamına gelir. Yine "than" bağlacı yok. Uçağın "en son" geldiği söylenemez, çünkü bu bir karşılaştırma cümlesi.
  • E) as late: "As late" kalıbı "as... as" (o kadar... kadar) yapısı ile kullanılır. Yani "düşündüğümüz kadar geç" demek için cümlenin sonunda "as" kelimesi olmalıydı. Cümlede "as late" yazıyor ama cümlenin devamı yok. Eğer "as late as we'd thought" deseydi doğru olurdu, ama "as" eksik olduğu için yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için sadece "Sıfatların Karşılaştırma Dereceleri" (Comparatives) konusunu birmen yeterli.

Özetle şu kuralı ezberlemelisin:

  • İki şeyi kıyaslıyorsan (daha iyi, daha geç, daha hızlı), karşılaştırma derecesi + than kullanılır.
  • Örnek: Late → Later than
  • "As... as" kalıbı, iki şeyin eşit olduğunu belirtir.

Özetle: Cümlede "düşündüğümüzden" (than) bir kıyaslama var ve uçak "daha geç" (later) gelmiş. Doğru cevap C'dir.

Soru 5 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Robert de Niro began acting in the 1970s; he ---- his job for about 45 years.

  • A)is doing
  • B)has been doing
  • C)will be doing
  • D)was doing
  • E)does
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece zaman kiplerine dikkat etmen gerekiyor.

Neden Doğru Cevap B (has been doing)?

Soruda Robert de Niro'nun oyunculuk kariyerinin 1970'lerde başladığını ve yaklaşık 45 yıldır devam ettiğini söylüyor.

Buradaki en önemli ipucu şudur: Eylem geçmişte başlamış, hala devam ediyor ve gelecekte de devam etmesi bekleniyor.

  • Present Perfect Continuous Tense (has been doing): Bu zaman kipi, geçmişte başlayıp şu ana kadar süren ve hâlâ devam eden eylemler için kullanılır.
  • Cümlede geçen "for about 45 years" (yaklaşık 45 yıldır) ifadesi, eylemin bir süre boyunca aralıksız sürdüğünü gösterir. Robert de Niro 1970'lerde işe başladı ve bugün de hala iş yapıyor. Bu yüzden "has been doing" en doğru ifadedir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) is doing: Bu "şimdiki zaman"dır. Sadece şu an yaptığını söyler. "45 yıldır" diyerek bir süreyi vurguladığımız için bu şık yetersiz kalır. Sadece "şu an yapıyor" der, geçmişten beri ne kadar süredir yaptığını anlatmaz.
  • C) will be doing: Bu "gelecek zaman"dır. Robert de Niro'nun gelecekte yapacağını söylüyor. Oysa cümle geçmişten beri süren bir durumu anlatıyor.
  • D) was doing: Bu "geçmişte devam eden zaman"dır. Eğer bu şık doğru olsaydı, Robert de Niro'nun işi durdurduğu anlamına gelirdi. Cümlede "hala yapıyor" anlamı var, bu yüzden bu şık yanlıştır.
  • E) does: Bu "geniş zaman"dır. Sadece bir alışkanlıktan bahseder. "45 yıldır" gibi uzun bir süreyi ve eylemin akışını anlatmak için yetersiz kalır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Present Perfect Continuous Tense (Present Perfect Continuous Zaman Kipi) konusunu iyi bilmelisin.

Kural Özeti:

  • Yapısı: has/have + been + fiilin -ing hali
  • Kullanım Yeri: Geçmişte başlayıp şu ana kadar süren ve hala devam eden eylemler.
  • İpucu Kelimeler: Genellikle "for" (süresi belirtir) ve "since" (başlangıç zamanı belirtir) edatları bu zaman kipiyle birlikte kullanılır.

Özetle; Robert de Niro'nun işe 1970'lerde başladığını ve hala yaptığını biliyorsun. Bu yüzden "has been doing" seçeneği tek doğru cevaptır.

Soru 6 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

I’ll give you my telephone number ---- you want to get in touch with me again.

  • A)despite
  • B)though
  • C)but
  • D)after
  • E)if
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, İngilizce gramerinde "koşul cümleleri" (conditionals) ve bağlaçların kullanımını ölçen çok temel bir soru. SMMM stajı sınavlarında dil bilgisi soruları genellikle mantık akışına dayanır. Gelin soruyu adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap "E" (if)?

Cümlenin anlamına bakalım: "Telefon numaramı sana vereceğim ---- tekrar benimle iletişime geçmek istersen."

Buradaki mantık şudur: Telefon numarasını vermem sadece bir şartın gerçekleşmesine bağlıdır. O şart da senin "tekrar iletişime geçmek istemen"dir.

  • "If" kelimesi "eğer" anlamına gelir ve bir durumu başka bir duruma bağlar.
  • Cümleyi "if" ile tamamladığımızda anlam şu olur: "Telefon numaramı sana vereceğim, eğer tekrar benimle iletişime geçmek istersen."
  • Bu, İngilizce'de en sık kullanılan "First Conditional" (Birinci Koşul Cümlesi) yapısıdır. Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir durum için kullanılır ve mantıksal olarak en uygun bağlaçtır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) despite ve B) though: Bu ikisi de "rağmen" veya "olsa da" anlamına gelir. Cümlede bir zıtlık (teknik olarak bir engel) yok. "Telefon numaramı vereceğim, olsa da iletişime geçmek istersen" demek mantıksızdır.
  • C) but: "Ama" anlamına gelir. Yine bir zıtlık kurar. "Telefon numaramı vereceğim, ama tekrar iletişime geçmek istersen" cümlesi anlam bütünlüğünü bozar.
  • D) after: "Sonra" veya "daha sonra" anlamına gelir. "Telefon numaramı vereceğim, daha sonra tekrar iletişime geçmek istersen" ifadesi zaman akışını bozar. Numarayı verirken değil de, iletişime geçtikten sonra vermek mantıklı olmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" ve özellikle "Koşul Cümleleri (Conditional Sentences)" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle:

  • Cümlede bir şart (isteme durumu) ve bu şartın gerçekleşmesi durumunda bir sonuç (numara verme) var.
  • Şart bildiren bağlaç "if"tir.
  • Zıtlık bildiren bağlaçlar (despite, though, but) veya zaman bildiren bağlaçlar (after) bu bağlamda kullanılamaz.

Doğru cevap E şıkkıdır. Başarılar dilerim!

Soru 7 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Accounting is a systematic ---- of recording, classifying and communicating financial information.

  • A)result
  • B)customer
  • C)process
  • D)nature
  • E)location
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM stajı için hazırlık yapıyorsun ve bu soru muhtemelen Muhasebe Bilimine giriş (Accounting Basics) konusundan geliyor. Soruyu senin için bir hocam gibi adım adım açıklayayım.

Neden Doğru Cevap "C" (Process)?

Sorunun çevirisi şudur: "Muhasebe, finansal bilgileri kaydetme, sınıflandırma ve iletme işlemlerinin sistematik bir sürecidir."

Muhasebe, tek bir eylem değil; verilerin toplanması, defterlere yazılması, raporlara dönüştürülmesi ve bunların ilgili taraflara sunulması gibi birbirini takip eden adımlardan oluşan bir yolculuk veya süreçtir.

İngilizcede bu durumu en iyi anlatan kelime "process" (süreç) kelimesidir. Muhasebe bir "sonuç" değil, o sonuca ulaşmak için izlenen bir yöntem ve süreçtir. Bu yüzden C şıkkı tam olarak tanıma uymaktadır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) Result (Sonuç): Muhasebe bir "sonuç" değil, o sonuca varmak için yapılan iştir. Sonuç, hazırlanan bilanço veya gelir tablosudur; muhasebe ise bunları hazırlama sürecidir.
  • B) Customer (Müşteri): Muhasebe bir kişi veya müşteri değildir. Bu kelime cümlenin mantığıyla hiç uyuşmuyor.
  • D) Nature (Doğa): "Muhasebe finansal bilgilerin sistematik bir doğasıdır" cümlesi dil bilgisi ve mantık açısından boştur. Muhasebe bir "doğa" değil, bir "işlem"dir.
  • E) Location (Konum): Muhasebe bir yer veya konum değildir. Ofis veya bina bir konumdur, muhasebe ise o yerde yapılan iştir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Muhasebe Nedir?" (Definition of Accounting) konusunu birmen gerekir.

Özellikle muhasebenin temel işlevlerini (kaydetme, sınıflandırma, özetleme, raporlama) bir süreç (process) olarak tanımladığını hatırlaman yeterli. Sınavlarda "Muhasebe bir süreçtir" ifadesi en sık karşılaşılan tanımlardan biridir.

Özetle: Cevap C'dir çünkü muhasebe, finansal verileri işleyip raporlayan sistematik bir süreçtir. Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

There is ‘no smoking’ sign in our staff room; ----.

  • A)so the director has decided to put ‘no smoking’ sign
  • B)as a result, smoking causes heart diseases
  • C)but nobody wishes to smoke in the room with others
  • D)therefore, our company has started to lose money
  • E)however, a lot of people in the company ignore it
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle cümlenin yapısına bakalım:

  • Öncül: "There is 'no smoking' sign in our staff room;" (Personel odamızda 'sigara içilmez' levhası var;)
  • Bağlaç: Boşluktan sonra gelen kelime "however" (ancak).
  • Mantık: "However" bağlacı, cümlenin önceki kısmıyla zıtlık (karşıtlık) kurar. Yani, önce bir kural veya durum belirtilmiş, sonra bu kurala uyulmadığı veya beklenmedik bir durumun yaşandığı söylenmelidir.

E şıkkı: "...however, a lot of people in the company ignore it" (...ancak, şirketin çok sayıda çalışanı bunu görmezden geliyor.) Bu cümle, "levha var" (kural) ile "sigara içenler var" (kurala uyulmuyor) arasında mükemmel bir zıtlık kurar. Anlam bütünlüğü ve mantığı tam olarak oturur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) so the director has decided to put 'no smoking' sign: "So" (bu yüzden) bağlacı sonuç bildirir. Ancak cümlede zaten levha var. Levha olduğu için yöneticinin onu koymaya karar vermesi mantıksal bir döngü yaratır. Ayrıca "so" bağlacı genellikle cümlenin başında değil, bağlaç olarak kullanılır ve bu bağlamda mantık akışı bozuktur.
  • B) as a result, smoking causes heart diseases: "As a result" (sonucu olarak) bağlacı da sebep-sonuç ilişkisidir. Levhanın varlığı ile kalp hastalıklarının oluşması arasında doğrudan bir mantıksal bağ kurmak bu bağlamda zor ve gereksizdir. Soru, ofis ortamındaki bir durumu anlatıyor, tıbbi bir sonuç çıkarmıyor.
  • C) but nobody wishes to smoke in the room with others: "But" (fakat) bağlacı zıtlık bildirir. Ancak içeriği "kimse sigara içmek istemiyor" der. Eğer kimse sigara içmek istemiyorsa, levhanın olması normal bir durumdur ve "fakat" bağlacı gereksiz kalır. Bu şık, levhanın varlığına bir zıtlık oluşturmaz, aksine durumu destekler.
  • D) therefore, our company has started to lose money: "Therefore" (bu nedenle) bağlacı sebep-sonuç ilişkisidir. Levhanın varlığı ile şirketin para kaybetmesi arasında mantıklı bir bağ yoktur. Bu şık tamamen konudan kopmuştur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlaçlar (Conjunctions) ve Anlamları: Özellikle "however" (ancak, fakat - zıtlık), "so/as a result/therefore" (sonuç) gibi bağlaçların cümle içinde nasıl kullanıldığını ve hangi mantıksal ilişkiyi kurduğunu bilmelisin.
  • Mantıksal Bütünlük (Logic): Cümlenin ilk yarısı bir durumu anlatır, ikinci yarısı ise o duruma bir tepki, sonuç veya zıtlık getirmelidir. Soruda "levha var" denmişse, "however" ile gelen kısmın bu levhayı ihlal eden bir durum olması beklenir.

Özetle: "However" kelimesi bir zıtlık arar. Levha var ama insanlar sigara içiyor (ihlal ediyor). Bu yüzden E şıkkı tek mantıklı cevaptır.

Soru 9 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

----, Anatolia has long been the place of numerous migrations.

  • A)Because of its location at the point where Asia and Europe meet
  • B)Before iron was first produced in European countries
  • C)As it wasn’t the only route from Anatolia to Syria before
  • D)Although the wall paintings have been linked with an old style of art
  • E)When they found lots of public buildings in the city center
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden A?

Sorunun boşluğuna "Çünkü" anlamına gelen "Because of" ifadesi geldiğinde, cümlenin geri kalan kısmı bir neden-sonuç ilişkisi kurar.

  • Cümlenin Mantığı: "Anadolu, Asya ve Avrupa'nın birleştiği noktada olduğu için, tarihin en uzun göç yollarından biri olmuştur."
  • A Şıkkı: "Because of its location at the point where Asia and Europe meet" (Avrupa ve Asya'nın birleştiği noktadaki konumu yüzünden).
  • Bu şık, boşluktan sonra gelen "Anadolu'nun göç yeri olması" durumunun nedenini açıklar. Coğrafi konum (Avrupa ve Asya arasında olması), insanların buraya gelip gitmesine neden olmuştur. Mantık akışı mükemmel.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar cümlenin mantığını bozar veya anlam dışı kalır:

  • B Şıkkı: "Demirin ilk üretildiği zamandan önce..." -> Bu bir zaman ifadesidir. Cümlede "Demir üretimi" ile "göç yeri olması" arasında bir neden-sonuç bağı kurulamaz.
  • C Şıkkı: "Suriye'den çıkışın tek yol olmadığı için..." -> Bu ifade cümlenin başına geldiğinde anlam kayması yaratır ve "Anadolu'nun göç yeri olması"nı açıklayan temel neden (coğrafi konum) değildir.
  • D Şıkkı: "Duvar resimlerinin eski bir sanat tarzıyla ilişkilendirilmesiyle..." -> Bu bir sanat tarihi detayıdır. Göçlerin nedenini açıklayan bir coğrafi veya tarihsel neden değildir.
  • E Şıkkı: "Şehir merkezinde çok sayıda kamu binası bulunduğunda..." -> Bu bir zaman durumu ve bulgu ifade eder. Göçlerin nedenini açıklayan bir sebep değildir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Bağlaçlar (Conjunctions) ve Neden-Sonuç İlişkisi konusunu iyi bilmelisin.

  • Özellikle "Because of" (nedeniyle, ... yüzünden) kalıbının, cümlenin geri kalan kısmını açıklayan bir sebep getirmesi gerektiğini hatırlamalısın.
  • Soruda boşluktan sonra gelen cümlenin bir sonuç (Anadolu'nun göç yeri olması) olduğunu fark etmelisin. Boşluk ise bu sonucun nedenini sormalıdır.

Özetle: "Çünkü" diyorsan, arkasından gelen şeyin bir sebep olması gerekir. Sadece A şıkkı bir sebep (coğrafi konum) sunmaktadır.

Soru 10 · 2018/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

----, although its shipping industry played an important role in the war.

  • A)Norway’s economy grew really fast in the 1980s
  • B)It has lots of mountains and lakes across the country
  • C)Norway and Finland both have a great economic system
  • D)Norway remained neutral during World War I
  • E)They did not want to join the European Union in
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir) stajı öğrencisi gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını adım adım açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden D?

Doğru cevap D) Norway remained neutral during World War I seçeneğidir.

Neden? Soruda geçen "although" (halâ, fakat, oysa ki) bağlacı, cümlenin iki yarısı arasında bir zıtlık veya beklenmedik durum olduğunu gösterir. Yani, cümlenin ilk kısmı ile ikinci kısmı birbirine zıt veya şaşırtıcı olmalıdır.

  • Cümlenin İkinci Kısmı: "...shipping industry played an important role in the war." (Gemi sektörü savaşta önemli bir rol oynadı.)
  • Mantık: Eğer bir ülkenin gemi sektörü savaşta aktif rol oynuyorsa, o ülkenin savaşın içinde olduğu veya en azından savaştan etkilendiği anlaşılır.
  • Cümlenin İlk Kısmı (Boşluk): Bu durumu zıtlaştırmak için, o ülkenin savaşın dışında kaldığını (tarafsız olduğunu) söylememiz gerekir.
  • Sonuç: "Norveç I. Dünya Savaşı'nda tarafsız kaldı, oysa gemi sektörü savaşta önemli bir rol oynadı." Bu cümle mantıklı ve dilbilgisi açısından hatasızdır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) Norway's economy grew really fast in the 1980s: Ekonomik büyüme ile savaşta gemi sektörünün rolü arasında bir zıtlık yok. Bu iki konu birbirini yalanlamaz.
  • B) It has lots of mountains and lakes across the country: Coğrafi özellikler (dağlar, göller) ile savaşta gemi sektörünün rolü arasında mantıksal bir zıtlık kurulamaz.
  • C) Norway and Finland both have a great economic system: Finlandiya ile Norveç'in ekonomik sistemleri hakkında bir karşılaştırma yapıyor. Bu, "savaşta rol oynamak" ile çelişen bir durum değil.
  • E) They did not want to join the European Union in 1994: AB'ye katılmama isteği ile I. Dünya Savaşı'ndaki gemi sektörü arasında zaman ve konu olarak hiçbir bağ ve zıtlık yok.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olmalısın:

  • Bağlaçlar (Conjunctions): Özellikle "although" (oysa ki, fakat) bağlacının işlevini bilmelisin. Bu bağlaç, cümlenin iki tarafını birbirine zıt düşürür.
  • Formül: [Bir durum] + although + [Buna zıt olan durum].
  • Mantık ve Tarih Bilgisi: Norveç'in I. Dünya Savaşı'ndaki durumu ve "tarafsızlık" (neutrality) kavramını anlamak gerekir. Eğer bir ülke savaşta gemi sektörüyle aktif rol alıyorsa, ancak siyasi olarak "tarafsız" kalmışsa, bu bir zıtlık yaratır.

Özetle: Soruda "although" gördüğün an, boşluğa gelecek cümlenin, cümlenin geri kalan kısmıyla zıt bir anlam taşıması gerektiğini hatırla. Sadece D şıkkı bu zıtlığı kurar.

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz