2019/3 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2019/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Business class airline seats are not very cheap, ---- they make you feel comfortable.

  • A)but
  • B)before
  • C)so
  • D)or
  • E)after
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "A) but"?

Öncelikle cümlenin mantığına bakalım. Cümlede iki farklı durum var:

  • İlk kısım: "Business class airline seats are not very cheap" (İş sınıfı uçak koltukları çok ucuz değil). Burada bir olumsuzluk veya yüksek maliyet vurgulanıyor.
  • İkinci kısım: "they make you feel comfortable" (sizi rahat hissettirirler). Burada ise bir olumluluk veya avantaj var.

Bu iki kısım birbirine zıt düşüyor. "Pahalı olmasına rağmen" rahat ettiriyorlar. Aradaki boşluğa, bu zıtlığı (karşıtlığı) bağlayan bir kelime gelmeli.

İngilizcede "but" kelimesi "fakat", "ancak" veya "oysa ki" anlamına gelir ve iki zıt durumu birbirine bağlar.

  • Çeviri: "İş sınıfı koltuklar çok ucuz değil, fakat sizi rahat hissettirirler."

Bu bağlaç, cümlenin mantığını en iyi şekilde kurduğu için A şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekler cümlenin mantığına uymuyor çünkü zıtlık kurmuyorlar:

  • B) before (önce): Zaman bildirir. "Koltuklar ucuz değil, önce sizi rahat hissettirirler" cümlesi anlam olarak bozuk ve saçma durur.
  • C) so (o halde / bu yüzden): Sonuç bildirir. "Koltuklar ucuz değil, bu yüzden sizi rahat hissettirirler" demek mantıksızdır. Genelde pahalı olan şeyler rahat ettirir ama "so" bağlacı burada bir neden-sonuç ilişkisi kurmaya çalışır ki, cümlede "pahalı olduğu için rahat" gibi bir sebep-sonuç değil, "pahalı olmasına rağmen rahat" gibi bir zıtlık vardır.
  • D) or (veya): Seçenek bildirir. "Koltuklar ucuz değil, veya sizi rahat hissettirirler" cümlesi anlamsızdır.
  • E) after (sonra): Zaman bildirir. "Koltuklar ucuz değil, sonra sizi rahat hissettirirler" yine cümlenin akışını bozar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Zıtlık bildiren bağlaçlar: but, although, however, yet (fakat, oysa ki, buna rağmen).
  • Neden-sonuç bildiren bağlaçlar: so, because, therefore.

Sınavda cümlenin iki yarısı arasında bir zıtlık (birisi olumlu, diğeri olumsuz veya beklenmedik bir durum) varsa, boşluğa mutlaka "but" veya "although" gibi bir zıtlık bağlacı gelmesi gerekir.

Özetle: Cümlede "Pahalı ama rahat" gibi bir zıtlık var, o yüzden cevap A) but'tir.

Soru 2 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Dennis is ---- in our accounting department as he is the first to arrive and the last to leave.

  • A)the most hard-working
  • B)as hard-working as
  • C)more hard-working than
  • D)much more hardworking
  • E)more hard-working
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı İngilizce gramerindeki "karşılaştırma" ve "sıfatların kullanımı" kurallarına dayanıyor.

Neden Doğru Cevap A?

Cümlenin sonunu dikkatlice okuyalım: "as he is the first to arrive and the last to leave" (çünkü o en erken gelen ve en geç giden kişidir).

Burada cümle, Dennis'in en çok çalışan kişi olduğunu söylüyor. "En erken gelen" ve "en geç giden" ifadesi, bir gruptaki en üst düzeyi (en iyiyi) ifade eder. Bu yüzden İngilizcede en üst düzeyi belirtmek için sıfatın üçüncü hali (superlative form) kullanılır.

  • Hard-working (Çalışkan) sıfatının en üst düzeyi the most hard-working şeklinde yapılır.
  • Cümlede "the" articlesı ve "most" kelimesi kullanılarak "Dennis, muhasebe departmanındaki en çok çalışan kişidir" anlamı verilir.

Bu nedenle A şıkkı cümlenin mantığına ve gramer kuralına tam olarak uyar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar neden işe yaramıyor, kısaca bakalım:

  • B) as hard-working as: Bu yapı "o kadar çalışkan kadar" anlamına gelir ve iki şeyi eşitler. Cümlede ise Dennis'in başkalarından daha iyi olduğu, en iyisi olduğu vurgulanıyor. Eşitlik yok.
  • C) more hard-working than: Bu yapı "daha çalışkan olduğu" anlamına gelir ve iki şeyi kıyaslar. Cümlede ise "en" vurgusu var, sadece bir kıyaslama değil.
  • D) much more hardworking: Bu da "daha çok çalışan" demektir ve yine iki şeyi kıyaslar. Ayrıca "hard-working" kelimesi genellikle tireli yazılır, bu şıktaki yazım hatası da dikkati dağıtır.
  • E) more hard-working: Bu da C şıkkı gibidir, sadece iki kişiyi kıyaslar. Oysa cümle "en" (superlative) durumu anlatıyor.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Sıfatların Dereceleri" (Degrees of Adjectives) konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Comparative (Karşılaştırma): Daha ... (more ... / -er)
  • Superlative (Üstünlük): En ... (the most ... / -est)

Cümlede "en erken" ve "en geç" gibi ifadeler geçtiği için, cevap mutlaka Superlative (Üstünlük) derecesinde olmalıdır. SMMM stajı sınavlarında ve mesleki hayatta, bir durumu en üst düzeyde tanımlamak için "the most" kalıbını kullanmayı unutma.

Özetle: Cümle "en" diyorsa, cevap mutlaka "the most" ile başlamalıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 3 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

On Fridays, we wear ---- clothes to the office; everyone feels more relaxed on that day.

  • A)warm
  • B)casual
  • C)expensive
  • D)part-time
  • E)lazy
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, İngilizce'de iş dünyası ve günlük yaşamda sıkça kullanılan "casual" kelimesini anlamana dayanıyor. Doğru cevap B şıkkıdır.

Gelin, nedenini adım adım açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "B) casual"? Cümlenin arkasındaki mantık şudur: "Cuma günleri ofise ---- kıyafetler giyeriz; o gün herkes daha rahat (relaxed) hisseder."

Buradaki anahtar kelime "relaxed" (rahat) kelimesidir. İş dünyasında "rahat" hissetmek için giyilen kıyafetlere "casual clothes" (gündelik/konforlu kıyafetler) denir. Örneğin; takım elbise yerine kot pantolon ve tişört giymek gibi. Cümlede "Cuma günleri herkesin daha rahat hissetmesi" ifadesi, ofis kıyafetlerinin daha gevşek ve günlük olması gerektiğini ima eder. Bu yüzden "casual" kelimesi cümleyi mantıklı ve doğru bir şekilde tamamlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) warm (sıcak): Sadece hava sıcaksa giyilir. Cümlenin "herkesin rahat hissetmesi" ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • C) expensive (pahalı): Kıyafetin pahalı olması, o gün herkesin daha rahat hissetmesini sağlamaz. Hatta pahalı kıyafetler bazen daha resmi ve gergin olabilir.
  • D) part-time (yarı zamanlı): Bu kelime işçi veya iş sözleşmesi türü için kullanılır. "Yarı zamanlı kıyafet" diye bir şey yoktur. Anlam bütünlüğü bozulur.
  • E) lazy (tembel): "Tembel kıyafetler" diye bir ifade yoktur. Tembellik bir tutumdur, kıyafet türü değil.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir? Bu soruyu çözmek için "İş Dünyası ve Günlük Hayatta Kullanılan Sıfatlar" konusunu birmen gerekir. Özellikle "casual" (gündelik/gevşek) ve "formal" (resmi) kelimelerinin zıt anlamlarını ve hangi durumlarda kullanıldığını ayırt etmelisin.

Özetle: "Relaxed" (rahat) kelimesi gördüğünde, akla hemen "casual" (gündelik) gelmelidir.

Soru 4 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Usually I ---- with customer complaints; however, today I’m helping Renée with them.

  • A)wasn’t dealing
  • B)won’t deal
  • C)am not dealing
  • D)don’t deal
  • E)didn’t deal
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece İngilizce'de zaman kullanımı ve genel durum ifadeleriyle ilgili.

Neden Doğru Cevap D ("don't deal")?

Cümlenin ilk kısmı şunu diyor: "Genellikle müşteri şikayetleriyle uğraşmam."

Buradaki en önemli ipucu "Usually" (Genellikle) kelimesidir. İngilizce'de bir şeyin genel bir alışkanlık, sürekli bir durum veya doğal bir kural olduğunu anlatmak istiyorsak, Geniş Zaman (Simple Present Tense) kullanırız.

  • Örnek: "I drink coffee every morning." (Her sabah kahve içerim.) -> Bu bir alışkanlıktır.
  • Soru: "Usually I don't deal with customer complaints..." (Genellikle müşteri şikayetleriyle uğraşmam.) -> Bu da bir alışkanlıktır.

İkinci kısımda ise "however, today I'm helping..." (ancak bugün Renée'ye onlarla yardımcı oluyorum) diyerek bu genel kuralın bugün için istisna yapıldığını belirtiyor. Yani "Genel kural: Uğraşmam, ama bugün istisna: Uğraşıyorum." Bu mantık, D şıkkını kesin olarak doğru yapar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar neden işe yaramıyor, kısaca bakalım:

  • A) wasn't dealing: Bu "Geçmiş Sürekli Zaman"dır. "Geçmişte bir süre uğraşmıyordum" gibi bir anlam verir. Oysa cümlede geçmişte bir olaydan bahsetmiyor, genel bir durumu anlatıyor.
  • B) won't deal: Bu "Gelecek Zaman"dır. "Uğraşmayacağım" demek. Soru genel bir durumu anlatıyor, gelecekte ne yapacağını değil.
  • C) am not dealing: Bu "Şimdiki Zamanın Şimdiki Zamanı"dır. "Şu an uğraşmıyorum" demektir. Eğer bunu seçersek, cümlenin ikinci kısmı olan "bugün yardımcı oluyorum" ile çelişir. "Şu an uğraşmıyorum, ama bugün yardımcı oluyorum" mantıksız bir çelişki yaratır.
  • E) didn't deal: Bu "Geçmiş Zaman"dır. "Geçmişte uğraşmadım" demektir. Soru geçmişte bitmiş bir olaydan değil, genel bir alışkanlıktan bahsediyor.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Geniş Zaman (Simple Present Tense) kullanımını iyi bilmelisin.

Özellikle şu kalıpları hatırlaman yeterli:

  • Genel durumlar ve alışkanlıklar anlatılırken Geniş Zaman kullanılır.
  • "Usually", "Always", "Often", "Every day" gibi zaman zarfları genellikle Geniş Zamanın işaretidir.
  • Cümlede "Genel kural" ile "Bugünkü istisna" karşılaştırması varsa, genel kural kısmı mutlaka Geniş Zaman olmalıdır.

Özetle: "Usually" kelimesini gördüğün an, cevap genellikle don't / doesn't (Geniş Zamanın olumsuz hali) olmalıdır. Cevap D'dir.

Soru 5 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

People use Facebook ---- talk about companies and products from airlines ---- biscuits.

  • A)at / in
  • B)on / from
  • C)from / on
  • D)in / at
  • E)to / to
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca yanında oturmuş anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "E" (to / to)?

Bu cümlede iki boşluk var ve ikisi de İngilizce'de "yönelme durumu" yani bir şeyin kime veya neye yapıldığını belirtir.

  • İlk Boşluk: "People use Facebook to talk..."
  • Burada "Facebook kullanmak" bir eylemdir ve bu eylemin amacı nedir? "Konuşmak".
  • İngilizce'de bir eylemin amacını belirtirken "to + fiil" (yükleme) kalıbını kullanırız. Yani "Facebook'u konuşmak için kullanırlar" deriz. Bu yüzden ilk boşluğa "to" gelir.
  • İkinci Boşluk: "...talk to companies and products..."
  • Burada "konuşmak" fiili var. Kiminle konuşuyoruz? Şirketlerle ve ürünlerle.
  • "Talk" (konuşmak) fiili, konuşulan kişiye veya konuya yönelmek için "to" edatını alır. "Talk to someone" (Birisiyle konuşmak) kalıbı standarttır.

Dolayısıyla cümle şöyle tamamlanır: "İnsanlar Facebook'u şirketler ve ürünler hakkında konuşmak için kullanırlar." (Not: Cümlede "hakkında" anlamı "talk about" kalıbı içinde gizlidir, biz sadece edatları dolduruyoruz).

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) at / in: "Talk at" genellikle birine bağırıp seslenmek veya birine hitap etmek gibi daha sert bir anlamda kullanılır (örneğin: He talked at the audience). "Talk in companies" ise şirketin içinde konuşmak gibi anlamlar çıkarır ki bu cümlenin mantığına uymaz.
  • B) on / from: "Talk on" genellikle bir konu hakkında konuşmak için kullanılır (örneğin: talk on politics), ancak buradaki yapı "Facebook'u [amac] konuşmak" olduğu için "on" uygun değil. "Talk from" ise "bir yerden konuşmak" anlamına gelir, bu da mantıksız.
  • C) from / on: "Use Facebook from talk" dilbilgisi açısından tamamen hatalı bir yapıdır. "Talk on companies" kısmı da buradaki bağlamda en uygun seçenek değildir.
  • D) in / at: "Use Facebook in talk" ve "talk at companies" kalıpları bu cümlenin akışını bozar. "At" edadı, konuşulan kişiye değil, konuşulan yere veya saate odaklanır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Fiil + Edat (Verb + Preposition)" kalıplarını ve "Amaç Bildiren 'to' Yapısı"nı bilmelisin.

  • Kural 1: Bir eylemin amacı varsa (Facebook'u konuşmak için kullanmak), "to + fiil" kullanılır.
  • Kural 2: "Talk" (konuşmak) fiili, konuşulan kişiye yönelmek için "to" edatını gerektirir.

Özetle: Amaç bildiren "to" ve "Talk to someone" kalıbını ezberlersen, bu soruyu kolayca çözersin.

Soru 6 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

We can’t ---- our research if we don’t get more finance as soon as possible.

  • A)spend
  • B)continue
  • C)become
  • D)travel
  • E)pay
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece cümlenin bağlamını (anlamını) doğru okuman gerekiyor.

Neden Doğru Cevap "B) continue"?

Öncelikle cümlenin tamamını çevirelim: "Eğer hemen daha fazla finansman (para) alamazsak, araştırmamızı ---- edemeyiz."

Buradaki anahtar kelime "finance" (finansman/para) ve "research" (araştırma) kelimeleridir. Bir araştırma projesi yürütülürken para biterse, o proje durur. Eğer para gelmezse, projeyi devam ettiremezsiniz.

  • Continue kelimesi "devam etmek" demektir.
  • Cümle mantığı şudur: Para yoksa, araştırma devam edemez.
  • Bu yüzden boşluğa "continue" gelmelidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekler cümlenin mantığıyla uyuşmuyor:

  • A) spend (harcamak): "Araştırmamızı harcamayabiliriz" demek mantıksız. Harcama yapmak bir eylemdir, araştırmayı harcamazsınız, harcarsınız. Cümlede "arama" veya "yürütme" eylemi kastediliyor.
  • C) become (olmak): "Araştırmamızı olmamayı" demek dil bilgisi ve anlam olarak tamamen hatalıdır.
  • D) travel (seyahat etmek): Araştırma yapmak ile seyahat etmek farklı şeylerdir. Para yoksa araştırma durur, seyahat etmez.
  • E) pay (ödemek): "Araştırmamızı ödemeyemeyiz" ifadesi de burada uygun değil. Biz araştırmayı yürütürüz, onu ödemeyiz. Para ödenir, araştırma değil.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soru için aslında karmaşık bir gramer kuralına ihtiyacın yok. Sadece Temel Kelime Bilgisi (Vocabulary) ve Bağlamı Anlama yeteneği gerekiyor.

  • Kural: Cümlede geçen anahtar kelimelerin (finance, research) anlamını bilmek ve bunların birbiriyle olan mantıksal ilişkisini kurabilmek.
  • İpucu: "Para yoksa ne olur?" diye kendine sor. Cevap "Proje durur/devam etmez"dir. İngilizcede "devam etmek" için kullanılan kelime "continue"'dur.

Özetle; cümlenin "Para yoksa proje durur" anlamını vermesi için B) continue şıkkı tek doğru cevaptır.

Soru 7 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Computer keyboards ---- in the next ten years because almost everything will be voice activated.

  • A)disappeared
  • B)have disappeared
  • C)used to disappear
  • D)had to disappear
  • E)may disappear
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim.

🎯 Neden Doğru Cevap "E" (may disappear)?

Öncelikle cümlenin sonuna bakalım: "because almost everything will be voice activated." (Çünkü neredeyse her şey sesli komutla çalışacak).

Burada "will" (gelecek zaman) ve "almost everything" (neredeyse her şey) ifadeleri var. Bu, gelecekte bir tahmin veya olasılık olduğunu gösterir. Hiçbir şey %100 kesinleşmemiş, sadece "şöyle olabilir" deniyor.

Şimdi şıklara bakalım:

  • A) disappeared: Geçmiş zaman. "Kayboldu" demek. Oysa cümle geleceği konuşuyor. Yanlış.
  • B) have disappeared: Şimdiki tamamlanmış zaman. "Kaybolmuşlardır" demek. Bu da geçmişte bitmiş bir olayı anlatır. Yanlış.
  • C) used to disappear: "Eskiden kaybolurdu" demek. Bu da geçmiş bir alışkanlıktır. Yanlış.
  • D) had to disappear: "Kaybolmak zorunda kaldı" demek. Bu da geçmişte bir zorunluluktur. Yanlış.
  • E) may disappear: "May" kelimesi "belki", "olabilir" anlamına gelir ve gelecek tahminleri için kullanılır. Cümlede "bilgisayar klavyeleri belki de önümüzdeki 10 yıl içinde kaybolur" demek isteniyor. Bu, "her şey sesli olacak" tahminiyle tam uyumlu.

Özetle: Cümlede "gelecek" ve "tahmin" varsa, "may" (belki) veya "might" (belki) kelimelerini aramalıyız.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi geçmiş zaman veya geçmişte bitmiş durumlar anlatıyor. Oysa cümlenin geri kalanı "next ten years" (önümüzdeki 10 yıl) diyerek geleceği işaret ediyor. Geçmiş zaman fiilleri gelecekle asla uyuşmaz.

  • A, B, C ve D şıkları hepsi geçmişte olmuş olayları anlatır.
  • Sadece E şığı gelecekte olabilecek bir ihtimali (belki kaybolurlar) ifade eder.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Modal Verbs" (Yüklemler) ve özellikle "Gelecek Tahminleri" konusunu birmen gerekir.

  • Kural: Bir olayın gelecekte kesin olarak olacağını değil, olma ihtimalini belirtmek istiyorsak "may" veya "might" kullanırız.
  • İpucu: Cümlede "next ten years" (gelecek zaman zarfı) ve "because" (çünkü) ile verilen mantıksal bir tahmin varsa, cevap mutlaka "may/might" içermelidir.

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

----, but now I prefer to sit in the front.

  • A)I was in London when I was a child
  • B)People expect the plane to arrive at 6 o’clock
  • C)I used to sit in the back of the classroom
  • D)A teacher should always be ready for it
  • E)The boss has asked me to work late tonight
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, gramer kurallarını ezberlemekten çok daha önemlidir.

1. Neden Doğru Cevap C Şıkkıdır?

Bu sorunun anahtarı cümledeki "but now" (ama şimdi) ifadesidir. Bu ifade, geçmişte bir şeyin farklı olduğunu, ancak şu an durumun değiştiğini gösterir. Yani cümlede bir "karşılaştırma" ve "değişim" vardır.

  • Cümle: "----, but now I prefer to sit in the front."
  • Çeviri: "----, ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum."
  • Mantık: Eğer şimdi "ön tarafı" tercih ediyorsam, geçmişte muhtemelen "arka tarafı" tercih ediyordum. Bu bir zıtlık (karşıtlık) ilişkisidir.

C Şıkkı: "I used to sit in the back of the classroom" (Sınıfın arkasında oturmayı daha önce yapardım).

  • Burada "used to" kalıbı kullanılmıştır. Bu kalıp, "geçmişte alışılmış olan ama artık yapılmayan bir durum" anlamına gelir.
  • Cümle şöyle bir bütün oluşturur: "Sınıfın arkasında oturmayı daha önce yapardım, ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum."
  • Bu, hem anlamca hem de gramer yapısı ("used to" vs. "now") açısından mükemmel bir uyum sağlar.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) I was in London when I was a child: (Çocukken Londra'daydım). Bu cümle bir yer bildirmiş, ama "şimdi ön tarafı tercih etmemle" hiçbir mantıksal bağ kurmamış. "Londra'daydım ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum" cümlesi anlamsızdır.
  • B) People expect the plane to arrive at 6 o'clock: (İnsanlar uçağın 6'da geleceğini bekliyor). Bu bir beklenti cümlesidir. "Ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum" ifadesiyle hiçbir ilgisi yoktur. Konu tamamen değişmiştir.
  • D) A teacher should always be ready for it: (Bir öğretmen her zaman buna hazır olmalıdır). Bu bir tavsiye cümlesidir. "Ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum" ile bağdaşmaz.
  • E) The boss has asked me to work late tonight: (Patron bana bu gece geç çalışmamı istedi). Bu bir iş emridir. "Ama şimdi ön tarafı tercih ediyorum" cümlesiyle mantıksal bir zıtlık oluşturmaz.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Used to" kalıbını ve "Past Habits vs. Present Changes" (Geçmiş Alışkanlıklara Karşı Günümüzdeki Değişimler) konusunu iyi bilmelisin.

  • Kural: "Used to + Fiil", geçmişte tekrar tekrar yapılan veya uzun süre devam eden bir durumu anlatır, ancak şu an artık yapılmaz.
  • İpucu: Soruda "but now" (ama şimdi) gördüğün an, geçmişte bir alışkanlık olduğunu ve bunun değiştiğini düşün. Bu durumda cevap genellikle "used to" kalıbını içeren şık olacaktır.

Özetle: Soru, geçmişteki bir alışkanlığı (arkada oturmak) ve şimdi değişen durumu (ön tarafta oturmak) karşılaştırıyor. Bu yüzden C şıkkı tek doğru cevaptır.

Soru 9 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

The water in the river is polluted, ----.

  • A)though we always go walking with friends
  • B)but it is the cleanest one in this part of the city
  • C)because the room is too hot
  • D)although the weather is colder than it is
  • E)so we shouldn’t go swimming there
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını senin için adım adım açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden E?

Doğru cevap E) so we shouldn't go swimming there'dir.

Neden? Cümlenin ilk kısmı "The water in the river is polluted" (Nehirdeki su kirlidir) diyerek bir neden (sebep) belirtiyor. İngilizcede bir cümlede bir sebep verildikten sonra, bu sebebin sonucu (netice) mutlaka belirtilmelidir.

  • "So" bağlacı Türkçedeki "o halde", "bu yüzden" veya "bu nedenle" anlamına gelir.
  • Mantık şudur: Su kirlidir (Sebep) → Bu yüzden yüzmemeliyiz (Sonuç).
  • Cümle bütünlüğüne baktığımızda: "Nehirdeki su kirlidir, bu yüzden orada yüzmemeliyiz." Bu cümle hem dilbilgisi açısından hem de mantık açısından kusursuzdur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) though we always go walking with friends: "Though" (halbuki) bağlacı bir zıtlık bildirir. "Su kirlidir, halbuki arkadaşlarımızla yürüyüşe gideriz" demek mantıksızdır. Yürüyüş yapmakla suyun kirliliği arasında bir zıtlık kurmak zor.
  • B) but it is the cleanest one in this part of the city: "But" (fakat) da bir zıtlık bağlacıdır. "Su kirlidir, fakat bu bölgedeki en temiz su budur" demek çelişki yaratır. Bir su hem kirlidir hem de en temiz olamaz.
  • C) because the room is too hot: "Because" (çünkü) bir sebep bağlacıdır. Cümlenin başında zaten bir sebep ("su kirlidir") var. İkinci kısımda tekrar "çünkü" ile başka bir sebep getirmek cümleyi bozar. Ayrıca "oda çok sıcak" ifadesi nehir ve su kirliliği ile hiçbir alakası yok.
  • D) although the weather is colder than it is: "Although" (halbuki) yine zıtlık bildirir. "Su kirlidir, halbuki hava daha soğuktur" demek mantıksızdır. Havanın soğuk olması, suyun kirliliğiyle zıt bir durum oluşturmaz. Ayrıca cümlenin sonu eksik ("than it is" neye kıyasla soğuk?) ve anlam bütünlüğü yok.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" ve "Sebep-Sonuç İlişkisi" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu bağlaçların işlevlerini ayırt etmelisin:

  • So / Therefore: Sebep verip sonuç çıkarır. (Doğru cevap burasıdır).
  • But / Although / Though: İki durumu zıtlık (karşılaştırma) halinde getirir.
  • Because: Bir durumu açıklar (Sebep verir).

Özetle: Cümlenin ilk yarısı bir "sorun" (kirlilik) söylüyorsa, ikinci yarısı bu sorunun "sonucunu" (yüzmemek) söylemeli ve bunu "so" bağlacıyla bağlamalıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 10 · 2019/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Because there was a season sale at the mall, ----.

  • A)we couldn’t find them there
  • B)the prices were very high
  • C)I sent it to a friend
  • D)there were a lot of shoppers
  • E)it was not very busy
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını senin için adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap D?

Sorunun başında "Because" (Çünkü) kelimesi var. Bu kelime bir neden belirtir. Cümlenin geri kalan kısmı ise bu nedenin sonucunu (ne oldu?) anlatmalıdır.

  • Cümlenin Mantığı: "Mall'da (Avm'de) bir season sale (mevsim indirimi) vardı, bu yüzden..."
  • Mantıksal Bağlantı: Bir yerde büyük bir indirim (sale) olduğunda, insanlar o yere akın eder. Dolayısıyla en doğal sonuç şudur: "Çok fazla müşteri/alıcı olurdu."

D şıkkı: "there were a lot of shoppers" (çok fazla alıcı/müşteri vardı). Bu cümle, indirim olmasının en doğal ve mantıklı sonucunu anlatır. Dilbilgisi açısından da "there were" (varlardı) yapısı, çoğul olan "shoppers" (alıcılar) ile uyumludur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar ya mantıksızdır ya da cümle yapısıyla uyuşmaz:

  • A) we couldn't find them there: "Onları orada bulamadık." -> İndirim olmasının sonucu "bulamamak" değildir. Ayrıca "them" (onlar) kelimesi cümlede daha önce bahsedilmemiş, bu yüzden belirsizdir.
  • B) the prices were very high: "Fiyatlar çok yüksekti." -> Çelişki! "Sale" (indirim) varsa fiyatlar düşük olmalıdır, yüksek olamaz. Mantık hatası.
  • C) I sent it to a friend: "Onu bir arkadaşına gönderdim." -> Cümlede "it" (onu) diye bir şeyden bahsedilmemiş. Ayrıca indirim olmasının sonucu bir eşyayı göndermek değildir.
  • E) it was not very busy: "Çok kalabalık değildi." -> Çelişki! İndirim varsa insanlar gelir, yer kalabalık olur. "Kalabalık değildi" demek mantıken yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Mantıksal Bağlantı (Logic): "Because" (Çünkü) bağlacı ile cümlenin devamının neden-sonuç ilişkisine uygun olması gerekir. Bir indirim (sale) ile kalabalık (shoppers) arasında doğrudan bir ilişki vardır.
  • Dilbilgisi Uyumu (Subject-Verb Agreement): "There were" yapısı çoğul bir özne (shoppers) ile kullanılmıştır ve bu doğru bir kullanımdır.

Özetle: Soru, "İndirim varsa ne olur?" sorusuna mantıklı ve dilbilgisi kurallarına uygun cevap arıyor. Doğru cevap D şıkkıdır.

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz