2020/2 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2020/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

According to the World Health Organization, the COVID-19 ---- in Wuhan, China in December 2019.

  • A)originates
  • B)has originated
  • C)might originate
  • D)could originate
  • E)originated
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, muhasebe ve vergi mevzuatındaki tarihli işlemleri doğru sınıflandırmak kadar önemlidir.

Neden Doğru Cevap "E" (originated)?

Bu sorunun anahtarı zaman zarfıdır. Cümlede geçen "in December 2019" ifadesi, olayın geçmişte belirli bir tarihte gerçekleştiğini ve artık bittiğini söylüyor.

İngilizce dilbilgisinde, geçmişte belirli bir tarihte olan ve bitmiş olaylar için "Simple Past Tense" (Geniş Zamanın Geçmiş Hali) kullanılır.

  • Cümlenin yapısı: "Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, COVID-19 2019 Aralık ayında Wuhan'da başladı."
  • Eşleşme: "2019 Aralık" geçmişte bittiği için fiil de geçmiş zaman kalmalıdır. "Originated" (başladı/kökenlendi) fiili Simple Past Tense'dir ve cümleye tam uyar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) originates: Bu "Simple Present Tense" (Geniş Zaman) kipi. Eğer bu kullanılsaydı, cümle "COVID-19 şu anda Wuhan'da başlar" gibi bir anlam taşırdı. Oysa olay 2019'da geçti, şu anda değil.
  • B) has originated: Bu "Present Perfect Tense" (Yakın Geçmiş Zaman). Bu zaman kipi genellikle geçmişte olan ama sonucu şu an için önemli olan veya belirli bir tarih belirtilmeyen olaylar için kullanılır. Cümlede "2019 Aralık" gibi kesin bir tarih verildiği için bu kalıp kullanılamaz.
  • C) might originate ve D) could originate: Bu kalıplar "olabilir", "kaynağı olabilir" gibi belirsizlik ve tahmin bildiren yapılar. Oysa Dünya Sağlık Örgütü (WHO), COVID-19'un nerede başladığını bir gerçeklik ve kesinlik ile ifade etmiştir. Tahmin değil, tarihsel bir gerçekten bahsediyoruz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Simple Past Tense" (Geçmiş Zaman) ve "Time Expressions" (Zaman İfadeleri) konularını iyi bilmelisin.

Özetle: Cümlede "in + geçmiş bir tarih" (in December 2019) kalıbını gördüğün an, fiilin mutlaka geçmiş zaman (ed, -d, -tı, -ti) ekleriyle bitmesi gerektiğini hatırla. Bu kural, hem İngilizce gramerinde hem de muhasebe kayıtlarında "işlem tarihi"nin önemini hatırlatır.

Doğru Cevap: E) originated

Soru 2 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

A super-Earth has a mass ---- Earth's, but much less than the Solar System's ice giants, Uranus and Neptune.

  • A)too high
  • B)the highest
  • C)so high
  • D)higher than
  • E)such high
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir) stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir muhasebe hesabını inceliyormuşuz gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit: Karşılaştırma yapıyoruz.

Neden Doğru Cevap D (higher than)?

Cümlenin yapısına bakalım: "A super-Earth has a mass ____ Earth's, but much less than the Solar System's ice giants..."

Burada anahtar kelime "but" (fakat) ve "less" (daha az) kelimeleridir.

  • Cümle, bu gezegenin kütlesinin Dünya'dan daha fazla olduğunu söylüyor.
  • Ardından "fakat" diyerek, bu kütlenin Uranüs ve Neptün gibi dev gezegenlerden daha az olduğunu belirtiyor.

İngilizce'de iki şeyi karşılaştırırken (A, B'den daha fazladır) "higher than" (daha yüksek olan) kalıbını kullanırız.

  • Doğru cümle: "A super-Earth has a mass higher than Earth's..." (Bir süper-Dünya'nın kütlesi, Dünya'nınkinden daha yüksektir...)

Bu kalıp, "daha fazla", "daha yüksek", "daha az" gibi karşılaştırmaları ifade etmek için en temel ve doğru gramer yapısıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) too high: "Çok yüksek" anlamına gelir. "Too" (çok) kelimesi genellikle bir şeyin fazla veya olumsuz bir boyuta ulaştığını ifade eder (Örn: "Bu çok pahalı, alamam"). Burada ise sadece bir karşılaştırma var, "fazlalık" değil. Ayrıca "too high" kelime grubu cümlede tek başına duramaz, "than" bağlacı gerekir.
  • B) the highest: "En yüksek" anlamına gelir. Bu, üstünlük derecesidir (superlative). Eğer bu şık doğru olsaydı, cümle "Dünya'nın kütlesinden en yüksek olan" demeliydi. Oysa cümlede "Dünya'nınkinden daha yüksek" deniyor. Ayrıca "the highest" kullanmak için en az 3 şeye ihtiyacımız vardır (Dünya, Uranüs, Neptün), burada ise sadece iki gezegen (Dünya ve süper-Dünya) karşılaştırılıyor.
  • C) so high: "Öyle yüksek ki..." anlamına gelir. Bu kalıp genellikle bir sonucun anlatıldığı cümlelerde kullanılır (Örn: "Öyle yüksek ki gökyüzüne ulaştı"). Burada ise bir karşılaştırma yapılıyor, sonuç cümlesi yok.
  • E) such high: "Böyle yüksek" anlamına gelir. "Such" kelimesi genellikle bir sıfatın hemen ardından gelir ve cümlede bir sonuç veya vurgu yaratır. Karşılaştırma yaparken "such" kullanılmaz. Karşılaştırma yaparken mutlaka "than" bağlacı gerekir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Comparatives" (Karşılaştırma Dereceleri) konusunu iyi bilmelisin.

  • Kural: İki şeyi karşılaştırırken (A > B), sıfatın sonuna "-er" ekleyip "than" bağlacını kullanırız.
  • Yüksek -> Higher than (Daha yüksek olan)
  • Büyük -> Bigger than (Daha büyük olan)
  • Az -> Less than (Daha az olan)

Özetle: Cümlede "Earth's" (Dünya'nın) ve "Uranus/Neptün" gibi iki farklı kütle var. Aradaki farkı belirtmek için "higher than" kalıbı kullanmak zorunludur.

Doğru cevap: D

Soru 3 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

According to the American Dental Association (ADA), we ---- place our toothbrush at a 45-degree angle to the gums to brush our teeth properly.

  • A)should
  • B)used to
  • C)will
  • D)would
  • E)l had to
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Soru İngilizce olsa da mantığı çok basit.

Neden Doğru Cevap "A) should"?

Bu cümle, Amerikan Diş Hekimleri Birliği'nin (ADA) bir tavsiyesini veya önerisini ifade ediyor. Cümlenin anlamı şudur: "ADA'ya göre, dişlerimizi düzgün bir şekilde fırçalamak için diş fırçamızı diş etlerine 45 derece açıyla koymalıyız."

Buradaki anahtar kelime "should" (malı/melidir) kalıbıdır.

  • Neden? Çünkü ADA bir otorite ve bu bir tavsiye veya doğru bir uygulama önerisidir. Bir şeyin "doğru" veya "önerilen" bir yol olduğunu belirtirken İngilizcede en sık kullanılan kalıp "should"dur.
  • Cümlede "we" (biz) öznesi var ve bu özneye bir görev veya tavsiye yükleniyor. "Should place" ifadesi, "koymalıyız" anlamına gelir ve bağlama tam olarak uyar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • B) used to: "Eskiden yapardım" anlamına gelir. ADA'nın eskiden böyle bir önerisi varmış da şimdi yokmuş gibi bir anlam çıkıyor. Oysa bu genel bir kural/tavsiye.
  • C) will: "Yapacağım" anlamına gelir. Bu bir gelecek zaman ifadesidir. Diş fırçalama bir tavsiye değil, sadece bir gelecek planı gibi durur. Tavsiye cümlelerinde "will" kullanılmaz.
  • D) would: "Yapardım" veya "yapardı" anlamına gelir. Genelde hayali durumlar veya geçmişteki alışkanlıklar için kullanılır. Burada bir hayal yok, gerçek bir tavsiye var.
  • E) I had to: "Zorunda kaldım" anlamına gelir. Bu geçmiş zaman ve zorunluluk bildirir. Cümlenin öznesi "we" (biz) olduğu için "I" (ben) kullanımı da gramer hatasıdır. Ayrıca bu bir tavsiye değil, geçmişte zorunlu bir durum gibi duruyor.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Modal Verbs" (Yükleç Fiiller) konusunu blemen gerekir.

Özellikle "should" kelimesinin ne zaman kullanıldığını öğrenmelisin:

  • Tavsiye verirken (You should go -> Gitmelisin).
  • Bir şeyin doğru veya yanlış olduğunu belirtirken.
  • Bir otoritenin (ADA gibi) önerisini aktarırken.

Özetle: Soru bir tavsiye içerdiği için, "malı/melidir" anlamına gelen "should" en doğru cevaptır.

Doğru Cevap: A) should

Soru 4 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

The 40th President of the United States Ronald Reagan was an actor ---- he began his career in politics.

  • A)as long as
  • B)before
  • C)so
  • D)if
  • E)or
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece cümledeki zaman akışına dikkat etmemiz gerekiyor.

Neden Doğru Cevap "B) before" (Önce)?

Cümlenin Türkçe çevirisi şudur: "ABD'nin 40. Başkanı Ronald Reagan bir aktör ____ siyasette kariyerine başladı."

Burada iki olaydan bahsediliyor:

  • Aktör olması.
  • Siyasete başlaması.

Tarihsel olarak ve cümlenin mantığına baktığımızda, Ronald Reagan önce bir oyuncu olarak çalıştı, sonra siyasete girdi. Yani "aktör olma" olayı, "siyasete başlama" olayından önce gerçekleşmiştir.

İngilizcede "X olayı, Y olayından önce oldu" demek için "before" (önce) bağlacını kullanırız. Cümleyi bu kelimeyle tamamladığımızda anlam şu hale gelir: "Ronald Reagan siyasete kariyerine başlamadan önce bir aktördü." Bu hem tarihsel gerçeklerle örtüşür hem de cümlenin gramer yapısına en uygun olanıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) as long as: Bu ifade "o kadar uzun süre ki" veya "sürekli olarak" anlamına gelir. Cümlede "aktör olduğu kadar uzun süre siyasete başladı" gibi saçma bir anlam çıkarmaz. Zaman sıralamasını ifade etmez.
  • C) so: Bu kelime "o yüzden", "bu nedenle" anlamına gelir. Eğer bu seçilirse cümle "Bir aktördü, bu yüzden siyasete başladı" demektir. Oysa Reagan'ın aktör olmasının siyasete başlamasının nedeni olduğu söylenemez; bu bir zaman sıralamasıdır. Mantık akışı bozulur.
  • D) if: Bu "eğer" demektir. Cümle "Eğer bir aktörse siyasete başladı" gibi bir koşul cümlesi haline gelir. Reagan'ın aktör olduğu bir gerçeklik, bir koşul değil. Bu yüzden yanlış.
  • E) or: Bu "veya" demektir. "Bir aktör veya siyasete başladı" demek, iki işten birini yaptığını ima eder. Oysa Reagan önce aktör oldu, sonra siyasetçi oldu. İkisi arasında bir seçim (veya) değil, bir zaman akışı vardır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar ve Zaman İlişkileri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle cümledeki olayların zaman sıralamasını (hangisi önce, hangisi sonra) ve bu sıralamayı ifade eden İngilizce bağlaçları (before, after, until, since vb.) ayırt edebilmek gerekir.

Özetle: Cümlede bir olayın diğerinden önce gerçekleştiği açıkça belli olduğu için cevap B'dir.

Soru 5 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

Human rights groups have been attacking big companies for the ---- wages and terrible working conditions that they offer.

  • A)generous
  • B)high
  • C)extreme
  • D)brave
  • E)low
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı için hazırlık yapan bir öğrenci için aslında bir İngilizce okuma ve mantık sorusudur. Muhasebe veya vergi mevzuatı ile doğrudan bir ilgisi yoktur; ancak İngilizce terimleri ve bağlamı doğru okuyabilmek, uluslararası finansal raporları veya İngilizce kaynaklı mevzuatları anlamak için çok önemlidir.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap "E" (low)?

Sorunun anahtar cümlesi şudur: "Human rights groups have been attacking big companies..." (İnsan hakları grupları büyük şirketleri saldırıyor/eleştiriyorlar).

Bir grup bir şeyi "eleştirdiğinde" veya "saldırıya uğrattığında", o şeyin olumsuz bir tarafını bulmuş olması gerekir. Cümlenin devamında "terrible working conditions" (korkunç çalışma koşulları) ifadesi geçiyor. "Korkunç koşullar", çalışanlar için kötü bir durumdur.

Bu bağlamda, şirketlerin çalışanlara sunduğu ücretin de kötü olması gerekir.

  • Low wage: Düşük ücret. (Bu bir eleştiri sebebidir.)
  • High wage: Yüksek ücret. (Bu bir övünme sebebidir, eleştirilmez.)

İnsan hakları grupları, şirketleri düşük ücretler ve kötü koşullar nedeniyle eleştirdiği için, boşluğa "low" (düşük) kelimesi gelmelidir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) generous (cömert): Eğer ücretler "cömert" olsaydı, insan hakları grupları şirketleri eleştirmezdi. Bu şık cümlenin mantığıyla çelişir.
  • B) high (yüksek): Yüksek ücret iyi bir şeydir. Şirketler yüksek ücret verdikleri için eleştirilmez.
  • C) extreme (aşırı): "Aşırı ücret" ifadesi genellikle olumlu veya nötr bir bağlamda kullanılır. Eleştiri konusu olamaz.
  • D) brave (cesur): Ücretler için "cesur" kelimesi kullanılmaz. Bu kelime genellikle kişilerin davranışları için kullanılır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soru için İngilizce Kelime Bilgisi (Vocabulary) ve Bağlam Mantığı (Context Clues) bilmek yeterlidir.

  • Kural: Cümlede bir eleştiri (attacking, terrible) varsa, boşluğa gelecek sıfatın da olumsuz bir anlam taşıması gerekir.
  • Türkçe Karşılığı: "İnsan hakları grupları, şirketleri düşük ücretler ve kötü çalışma koşulları nedeniyle eleştiriyor."

Özetle: Soru, İngilizce kelimelerin anlamını değil, cümlenin mantığını sorguluyor. "Eleştiri" ve "kötü koşullar" kelimeleri, "düşük ücret" (low wages) anlamını zorunlu kılıyor.

Doğru cevap: E) low

Soru 6 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

The recent strike by railway workers has ---- affected the operations of the Central Japan Railway Company.

  • A)severely
  • B)fortunately
  • C)carefully
  • D)kindly
  • E)lazily
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, sadece İngilizce bilmek değil, aynı zamanda bağlamı (cümledeki durumu) doğru okumakla ilgilidir.

Neden Doğru Cevap "A" (Severely)?

Öncelikle cümlenin genel anlamına bakalım: "Demiryolu işçilerinin son grevi, Merkezi Japonya Demiryolu Şirketi'nin operasyonlarını ---- etkilemiştir."

Buradaki anahtar kelime "strike" (grev) kelimesidir. Bir grev, işçilerin işi durdurmasıdır ve bu durum şirketler için genellikle olumsuz, ciddi ve büyük sorunlar yaratan bir durumdur.

Şimdi şıklara bakalım:

  • Severely: Ciddi şekilde, şiddetli bir şekilde.
  • Fortunately: Ne yazık ki, şanslı bir şekilde.
  • Carefully: Dikkatlice.
  • Kindly: Kibarca.
  • Lazily: Tembelce.

Bir grev, bir şirketin işleyişini "kibarca" veya "tembelce" etkilemez. Grevler iş akışını durdurur, zarara yol açar ve operasyonları ciddi (severe) şekilde bozar. Bu yüzden cümlenin mantığına en uygun ve doğru kelime "severely"dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden uymadığını kısaca inceleyelim:

  • B) Fortunately (Ne yazık ki): Grevler şirketler için iyi bir şey değildir. "Ne yazık ki etkiledi" demek, sanki grev şirket için bir iyilikmiş gibi bir anlam çıkarır ki bu mantıksızdır.
  • C) Carefully (Dikkatlice): Bir grev, bir şirketin operasyonlarını "dikkatlice" etkileyemez. Bu kelime genellikle bir işin özenle yapılmasıyla ilgilidir, grevle değil.
  • D) Kindly (Kibarca): İşçi grevleri şirketlere karşı kibar davranmaz; aksine baskı yaparlar. Bu kelime bağlamla hiç uymaz.
  • E) Lazily (Tembelce): Operasyonların "tembelce" etkilenmesi diye bir durum yoktur. Bu kelime bir eylemin yavaş veya isteksiz yapılmasını anlatır, grevin yarattığı şok etkisini anlatamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlam (Context) Analizi: Kelimelerin tek tek anlamlarını bilmek yetmez; cümlenin içindeki olayın (grev) olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğunu anlamalısın. "Grev" kelimesi bir "olumsuzluk" bağlamı yaratır.
  • Sıfat ve Zarf Eşleşmeleri (Collocations): Hangi zarfın hangi fiil veya durumla mantıklı birleştiğini bilmelidir. Örneğin; "ciddi bir grev" (severe strike) ve "ciddi şekilde etkilemek" (severely affect) İngilizcede sıkça kullanılan bir kalıptır.

Özetle: Cümlede bir sorun (grev) var ve bu sorun şirketin işlerini ciddi (severely) şekilde bozmuş. Doğru cevap A'dır.

Soru 7 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- the slight fall in sales last month, the general forecast indicates increased growth.

  • A)When
  • B)If
  • C)Despite
  • D)But
  • E)Thanks to
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı giriş sınavında sıkça karşımıza çıkan "Bağlaçlar ve Cümle Yapısı" konusundan geliyor. Soruyu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "C) Despite" Olur?

Öncelikle cümlenin yapısına bakalım:

  • Önceki kısım: "the slight fall in sales last month" (geçen aydaki hafif satış düşüşü) -> Bu bir isim tamlamasıdır (Noun Phrase).
  • Sonraki kısım: "the general forecast indicates increased growth" (genel tahmin artan büyüme gösteriyor) -> Bu bir tam cümledir (Subject + Verb).

Aradaki boşluğa gelecek kelimenin, bu iki kısmı mantıksal bir bağla birleştirmesi gerekir. Cümlenin anlamı şudur: "Satışlarda hafif bir düşüş olmasına rağmen, genel tahmin büyümenin artacağını gösteriyor."

Burada "Despite" (konusu olmasına rağmen / rağmen) kelimesi, bir ismi veya isim tamlamasını alıp cümlenin geri kalanıyla bağlar.

  • Doğru Kullanım: Despite + [İsim/Tamlama] -> "Despite the slight fall..." (Hafif düşüşe rağmen...)

Diğer seçeneklerin çoğu bir cümle (özne + yüklem) beklerken, burada sadece bir isim tamlaması var. Bu yüzden "Despite" tek doğru seçenektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • A) When (Zaman): "When" bir bağlaçtır ve hemen ardından bir cümle (özne ve yüklem) gelmelidir. Örneğin: "When sales fell..." (Satışlar düştüğünde...). Soruda ise sadece "the slight fall" (isim tamlaması) var. Bu yüzden yanlış.
  • B) If (Koşul): "If" da bir bağlaçtır ve arkasından bir cümle bekler. Örneğin: "If there is a fall..." (Bir düşüş olursa...). Sorudaki yapı isim tamlaması olduğu için bu da uymaz.
  • D) But (Fakat): "But" bir bağlaçtır ve iki tam cümleyi birbirine bağlar. Örneğin: "Sales fell, but the forecast is good." Soruda ilk kısım bir cümle değil, sadece bir isim grubu. Bu yüzden yanlış.
  • E) Thanks to (Sayesinde): Bu ifade bir isim tamlaması alabilir ve mantıken "satış düşüşüne rağmen büyüme" anlamı vermez. "Thanks to" olumlu bir sonucu ifade eder (Örn: Thanks to the rain, the plants grew). Soruda "düşüş" ile "büyüme" arasında zıtlık var, "Thanks to" bu zıtlığı ifade edemez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" ve "İsim Tamlamaları ile Kullanılan Bağlaçlar" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin:

  • Although / Even though / While: Arkasından tam cümle gelir. (Örn: Although sales fell...)
  • Despite / In spite of: Arkasından isim veya isim tamlaması gelir. (Örn: Despite the fall...)

Sınavda cümlenin boşluğundan sonra gelen kısmın bir cümle mi yoksa sadece bir isim mi olduğunu kontrol etmek, doğru cevabı bulmanın en hızlı yoludur.

Özetle: Cümlede "isim tamlaması" var ve anlam olarak "zıtlık" (düşüşe rağmen büyüme) var. Bu iki özelliği birleştiren tek kelime Despite'dir.

Doğru Cevap: C

Soru 8 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

All workers need to think of themselves as a team member ----.

  • A)who can work well in groups
  • B)that everybody agrees with him
  • C)but they started to work in this factory
  • D)due to their persistent opposition
  • E)the reason why they cooperate
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çözmek için önce cümlenin yapısını ve anlamını iyi analiz etmemiz gerekir. Soru, İngilizce dilbilgisi kurallarını ve bağlamı bir arada kullanmayı gerektiriyor.

Doğru Cevap Neden A?

Cümlenin tamamı şudur: "All workers need to think of themselves as a team member who can work well in groups." (Tüm çalışanlar, kendilerini grup içinde iyi çalışabilen bir takım üyesi olarak görmelidir.)

Buradaki mantık şudur:

  • Bağlam: Cümle "takım üyesi" (team member) kavramından bahsediyor. Bir takım üyesinin en temel özelliği, diğerleriyle uyum içinde çalışabilmesidir.
  • Dilbilgisi: Boşluktan sonra gelen ifade, önceki "team member" ismini açıklayan bir sıfat cümlecikçidir (relative clause). İsimden sonra gelen ve onu tanımlayan cümleler genellikle "who" (insanlar için), "which" (eşyalar için) veya "that" ile başlar.
  • A Şıkkı: "who can work well in groups" ifadesi, "takım üyesi"nin ne yapması gerektiğini (grup içinde iyi çalışabilmesi) tanımlar. Hem anlam olarak cümlenin akışını tamamlar hem de dilbilgisi kurallarına (who + özne + yüklem) tam olarak uyar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B Şıkkı: "that everybody agrees with him" (herkesin onunla hemfikir olduğu). Bu ifade, bir takım üyesi olmanın tek şartının herkesin onunla aynı fikirde olması olduğunu söyler ki bu gerçekçi değildir ve cümlenin genel mesajına (işbirliği) uymaz. Ayrıca "that" yerine "who" kullanılması daha uygun olurdu.
  • C Şıkkı: "but they started to work in this factory" (ama bu fabrikada çalışmaya başladılar). "But" bağlacı cümleyi zıt bir yöne çevirir. Oysa cümlede bir tanımlama yapılıyor, bir zıtlık değil. Ayrıca "they" zamiri "team member" (tekil) ile uyumsuzdur.
  • D Şıkkı: "due to their persistent opposition" (sürekli direnişleri nedeniyle). Bu ifade cümlenin anlamını tamamen bozar. Çalışanların kendilerini takım üyesi olarak görmesinin nedeni "direniş" olamaz.
  • E Şıkkı: "the reason why they cooperate" (işbirliği yapmalarının nedeni). Bu ifade bir isim tamlamasıdır ve cümlenin gramer yapısını bozar. Cümlenin devamında bir yüklem eksik kalır ve anlam kopar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Relative Clauses" (Sıfat Cümlecikleri) konusunu iyi bilmelisin.

  • Özellikle Who zamirinin insanlar için kullanıldığını.
  • Bir ismin (team member) nasıl tanımlandığını ve bu tanımlamanın cümlenin geri kalan kısmıyla nasıl uyumlu olması gerektiğini.
  • Cümlenin mantıksal akışını (koşul ve sonuç ilişkisini) kurabilmeyi öğrenmelisin.

Özetle; cümlenin "takım üyesi" tanımını en mantıklı ve gramer kurallarına en uygun şekilde tamamlayan ifade A şıkkıdır.

Soru 9 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

----, we must be careful how many trees are cut down to make it.

  • A)As soon as it is mixed with water
  • B)Because we use so much paper
  • C)Though notebooks are made of paper
  • D)If you see people working at large machines
  • E)Despite the difference the team works makes
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap B?

Sorunun boşluğuna "Because we use so much paper" (Çünkü çok fazla kağıt kullanıyoruz) cümlesi geldiğinde cümle şu hale gelir:

> "Because we use so much paper, we must be careful how many trees are cut down to make it." > (Çünkü çok fazla kağıt kullanıyoruz, bu yüzden onu yapmak için kaç ağaç kesildiğine dikkat etmeliyiz.)

Mantık ve Anlam Uyumu: Bu cümlede bir neden-sonuç ilişkisi vardır.

  • Sonuç: Ağaçların kesilmesine dikkat etmeliyiz.
  • Neden: Kağıt çok fazla kullanılıyor.

"Because" (Çünkü) bağlacı, bir eylemin nedenini açıklar. Kağıt üretimi için ağaç kesilmesi ve bunun çevreye etkisi, kağıt tüketiminin yüksek olmasından kaynaklanır. Bu nedenle B şıkkı, cümlenin anlam bütünlüğünü en iyi sağlayan ve mantıksal olarak doğru olan cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar cümlenin anlamını bozar veya dilbilgisi kurallarına uymaz:

  • A) As soon as it is mixed with water: "Suyla karıştırıldığı anda..." Bu ifade kağıt ve ağaç kesimiyle hiçbir mantıksal bağ kurmaz. Kağıt suyla karıştırıldığında ağaç kesilmez.
  • C) Though notebooks are made of paper: "Not defterleri kağıttan yapılsa da..." "Though" (halbuki/buna rağmen) bağlacı bir zıtlık bildirir. Cümlenin devamı "dikkat etmeliyiz" şeklinde bir uyarı olduğu için, "Not defterleri kağıttan yapılsa da dikkat etmeliyiz" demek mantıksızdır. Zıtlık beklerken cümle bir uyarı ile bitmiştir.
  • D) If you see people working at large machines: "Eğer büyük makinelerde çalışan insanlar görürsen..." Bu bir koşul cümlesidir. "Eğer şunu görürsen, ağaç kesimine dikkat etmelisin" demek anlamsızdır. Makine görmek ile ağaç kesimi arasında bir koşul bağı yoktur.
  • E) Despite the difference the team works makes: "Takımın yaptığı iş farkına rağmen..." Bu ifade tamamen cümlenin konusuyla (kağıt ve ağaçlar) alakasızdır ve anlam bütünlüğünü bozar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlaçların (Conjunctions) Anlamları: Özellikle "Because" (neden), "Although/Though" (halbuki), "If" (eğer) ve "As soon as" (yapar yapmaz) gibi bağlaçların cümle içinde kurduğu ilişkiyi (neden-sonuç, zıtlık, koşul, zaman) ayırt edebilmek.
  • Mantıksal Bütünlük (Context): Cümlenin devamında "ağaç kesimi" ve "dikkat etme" gibi çevre bilinciyle ilgili bir uyarı varsa, boşluğa gelen ifadenin bu uyarının nedenini açıklaması gerektiğini fark etmek.

Özetle: Cümlenin devamı bir uyarı (dikkat etmeliyiz) ise, boşlukta bu uyarının nedenini açıklayan "Because" ile başlayan bir cümle gelmelidir. Doğru cevap B'dir.

Soru 10 · 2020/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

The stars we see in the night sky look like little points of light, ----.

  • A)when the devices must travel into space beyond the atmosphere
  • B)because telescopes let us explore the stars from the Earth
  • C)although the stars look tiny because they are so far away
  • D)but almost all of them are much bigger than our Earth
  • E)if lenses and mirrors of a telescope are enormously powerful
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, mantığını ve dilbilgisi kurallarını adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru?

Bu cümle, "although" (halbuki) ve "but" (fakat) bağlaçlarının zıt anlamlı durumları birleştirmesiyle kurulmuş bir yapıdır.

  • Cümlenin İlk Kısmı: "The stars we see in the night sky look like little points of light..." (Gece gökyüzündeki yıldızlar küçük ışık noktaları gibi görünür...)
  • Burada bir görünüşten bahsediliyor: Yıldızlar çok küçük görünüyor.
  • Bağlaç: Boşluktan sonra gelen "but" (fakat) kelimesi, önceki durumu çürüten veya zıtlayan bir gerçeklik getirmemizi ister. Yani "küçük görünürler, fakat aslında büyüklerdir" mantığı kurulmalıdır.
  • D Şıkkı: "...but almost all of them are much bigger than our Earth" (...fakat neredeyse hepsi Dünya'dan çok daha büyüktür).
  • Bu şık, "küçük görünme" durumuyla "büyük olma" gerçeğini mükemmel bir zıtlıkla birleştirir. Cümlenin mantığı tamamlanır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) when the devices must travel into space beyond the atmosphere: "When" (ne zaman) zaman bildiren bir bağlaçtır. Cümlede bir zaman durumu değil, bir zıtlık durumu vardır. Ayrıca "cihazların uzaya gitmesi" ile yıldızların görünüşü arasında mantıklı bir bağ kuramaz.
  • B) because telescopes let us explore the stars from the Earth: "Because" (çünkü) neden-sonuç bildirir. Cümle "yıldızlar küçük görünür, çünkü teleskoplar bizi keşfetmemizi sağlar" demez. Bu mantıksal bir bağ kurmaz.
  • C) although the stars look tiny because they are so far away: "Although" (halbuki) zaten bir zıtlık bildiren bağlaçtır. Cümle zaten "küçük görünür" diyerek bir zıtlık kurmaya başlamıştır. İkinci kısımda tekrar "although" kullanmak cümleyi tekrar eder ve mantığı bozar. Ayrıca "yıldızlar uzak olduğu için küçük görünür" demek, cümlenin başındaki "küçük görünür" ifadesini tekrarlar, yeni bir bilgi (zıtlık) getirmez.
  • E) if lenses and mirrors of a telescope are enormously powerful: "If" (eğer) koşul bildiren bir bağlaçtır. Cümle bir koşul durumu değil, bir gerçeklik durumu anlatır. "Eğer teleskop güçlüyse" demek, cümlenin akışını bozar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Bağlaçlar (Conjunctions) ve özellikle Zıtlık Bildiren Bağlaçlar konusunu iyi bilmelisin.

  • Kural: Cümlenin ilk kısmı bir durumu anlatıyorsa (örneğin: "küçük görünür"), boşluktan sonra gelen bağlaç genellikle bu durumu çürüten veya tersini söyleyen bir bağlaç olmalıdır.
  • Örnek: "Although" (halbuki) veya "But" (fakat) gibi bağlaçlar, cümlenin iki yarısı arasında bir zıtlık (contradiction) kurar.
  • Mantık: "X gibi görünür, fakat aslında Y'dir."

Özetle: Cümlede "küçük görünür" ile "büyük olma" durumu arasında bir zıtlık var. Bu zıtlığı bağlayan tek doğru kelime "but" ve bu bağlaçla anlamı en iyi tamamlayan şık D'dir.

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz