2022/2 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2022/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

Your eyes start hurting ---- you work on the computer too long.

  • A)however
  • B)but
  • C)though
  • D)before
  • E)if
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca yanında oturmuş anlatıyormuş gibi açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak için cümlenin yapısına ve bağlaçların anlamlarına bakmamız gerekiyor.

Neden Doğru Cevap "E" (if)?

Öncelikle cümleyi çevirelim: "Gözlerin bilgisayar başında çok uzun süre çalışmaya başlar."

Buradaki mantık şudur: Göz ağrısının başlaması, bilgisayar başında uzun süre çalışmanın bir sonucu veya koşuludur. Yani, "Eğer çok uzun süre çalışırsan, gözlerin ağrır" gibi bir anlam çıkıyor.

İngilizcede "if" bağlacı "eğer" anlamına gelir ve bir durumun gerçekleşmesi için bir koşul belirtir. Cümlede "çok uzun süre çalışmak" (koşul) gerçekleşirse, "gözlerin ağrır" (sonuç) durumu ortaya çıkar. Bu yüzden cümleyi en iyi tamamlayan kelime "if"tir.

  • Doğru Cümle: Your eyes start hurting if you work on the computer too long.

(Eğer bilgisayar başında çok uzun süre çalışırsan, gözlerin ağrımaya başlar.)

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekler cümlenin mantığını bozar çünkü cümlede bir "koşul" değil, bir "sonuç" veya "zıtlık" bekleniyor:

  • A) however (ancak/buna rağmen): Bu bir zıtlık bildiren bağlaçtır. Cümlede "gözler ağrır, ancak bilgisayar başında uzun süre çalışırsın" gibi saçma bir anlam çıkarmış olur.
  • B) but (fakat): Yine zıtlık bildirir. "Gözler ağrır, fakat bilgisayar başında uzun süre çalışırsın" demek mantıksızdır.
  • C) though (halbuki/buna rağmen): "However" ve "but" gibi bir zıtlık anlamı taşır. Cümlede bir karşıtlık yok, bir sebep-sonuç ilişkisi var.
  • D) before (önce): "Gözlerim ağrır önce bilgisayar başında uzun süre çalışırsın" demek, zaman akışını tersine çevirir. Aslında önce çalışıp sonra ağrır, bu bağlaç cümleyi bozar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" konusunu, özellikle "Koşul Bağlaçları"nı iyi bilmelisin.

  • if: Eğer (koşul bildirir)
  • although / though / even though: Halbuki / Buna rağmen (zıtlık bildirir)
  • however: Ancak (zıtlık bildirir)
  • but: Fakat (zıtlık bildirir)
  • before: Önce (zaman bildirir)

Sınavda cümlede bir durumun gerçekleşmesi için başka bir durumun şart olduğunu görürsen, hemen "if" kelimesini araman gerekir.

Özetle: Cümlede "Eğer X olursa, Y olur" mantığı varsa, boşluğa "if" gelmelidir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 2 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

Accounting software is a program that can run on a computer to track the total ---- of a company.

  • A)class
  • B)value
  • C)group
  • D)field
  • E)reply
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden "B) value"?

Öncelikle sorunun Türkçe çevirisine bakalım: "Muhasebe yazılımı, bir şirketin toplam değerini takip etmek için bilgisayarda çalışabilen bir programdır."

Buradaki anahtar kelime "Accounting software" (Muhasebe Yazılımı) ve "track" (takip etmek) kelimeleridir.

  • Muhasebe ne işe yarar? Şirketin ne kadar para kazandığını, ne kadar borcu olduğunu, varlıklarının toplam değerinin ne kadar olduğunu hesaplar. Yani muhasebe, şirketin mali değerini (value) takip eder.
  • Kelime Anlamı: "Value", İngilizcede "değer" demektir. Muhasebe yazılımları şirketin toplam değerini (varlıklar, karlar, kayıplar) takip eder. Bu yüzden B şıkkı mantıksal ve teknik olarak en doğru cevaptır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekler bu bağlamda anlam ifade etmez:

  • A) class: Sınıf. Muhasebe yazılımı bir şirketin "sınıfını" takip etmez.
  • C) group: Grup. Şirketin "grupunu" takip etmek muhasebenin temel amacı değildir.
  • D) field: Alan. Bilgisayar terimlerinde "alan" anlamına gelir ama şirketin "toplam alanını" takip etmek muhasebe yazılımının işi değildir.
  • E) reply: Cevap. Şirketin "toplam cevabını" takip etmek mantıksızdır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için iki temel bilgiye ihtiyacın var:

  • İş İngilizcesi (Business English): Muhasebe ve finans dünyasında kullanılan temel kelimeleri bilmek. Özellikle "Accounting" (Muhasebe) kelimesiyle en çok eşleşen kavramın "Value" (Değer) olduğunu bilmelisin.
  • Bağlam Kurma: Cümledeki boşluğa gelecek kelimenin, "şirketin toplam..." ifadesiyle mantıklı bir bütünlük oluşturup oluşturmadığını kontrol etmek.

Özetle: Muhasebe yazılımı şirketin değerini (value) takip eder. Cevap B'dir.

Soru 3 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- you ---- that TV program about the Beatles at the weekend? It was great.

  • A)Did / watch
  • B)Have / watched
  • C)Can / watch
  • D)Do / watch
  • E)Will / watch
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun doğru cevabı A) Did / watch'tir.

Neden Cevap "A" Doğru?

Bu cümlede en önemli ipucu "at the weekend" (o hafta sonu) ifadesidir. İngilizce gramer kurallarına göre, bir eylemin geçmişte belirli bir zamanda gerçekleştiğini ve artık bittiğini söylüyorsak, o zaman Simple Past Tense (Geniş Zamanın Geçmiş Hali) kullanırız.

  • Kural: Geçmişte belirli bir zamanı işaret eden soru cümleleri kurarken, yardımcı fiş olarak "Did" kullanırız ve ana fiil (watch) ise yüklemsiz (kök hali) olarak kalır.
  • Cümlenin Mantığı: Konuşan kişi, hafta sonu o Beatles programını izleyip izlemediğini soruyor ve programın çok iyi olduğunu belirtiyor. Bu olay geçmişte bitmiş bir olay olduğu için "Did you watch...?" (O hafta sonu izledin mi?) kalıbı en doğrusudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • B) Have / watched: Bu Present Perfect Tense'tir. "Have watched" kullanmak için geçmişte ne zaman yapıldığı önemli değil, sadece "yapıldı mı?" sorusu sorulur. Ancak cümlede "at the weekend" gibi net bir zaman belirtildiği için bu yapı kullanılmaz. (Örneğin: "Have you watched it yet?" diyebilirdik, ama "at the weekend" dediğimizde "Did" gerekir).
  • C) Can / watch: Bu "Yetenek" veya "İzin" bildiren bir yapıdır. "O hafta sonu izleyebilir misin?" gibi bir anlam çıkar. Oysa cümlenin devamında "It was great" (Çok güzeldi) denerek olayın gerçekleştiği ve geçmişte olduğu vurgulanıyor.
  • D) Do / watch: Bu Simple Present Tense'tir. "Her hafta sonu izler misin?" gibi genel bir alışkanlık sorar. Cümlede ise sadece "o" hafta sonu (geçmişte bir kez) konuşulduğu için bu şık da yanlıştır.
  • E) Will / watch: Bu Gelecek Zaman'dır. "O hafta sonu izleyecek misin?" anlamına gelir. Cümlede ise program zaten bitmiş ve "çok güzeldi" denildiği için gelecekle bir ilgisi yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Simple Past Tense" (Geçmiş Zaman) ve "Time Expressions" (Zaman İfadeleri) konularını iyi bilmelisin.

Özellikle "yesterday", "last week", "in 2010", "at the weekend" gibi geçmişte belirli bir zamanı gösteren ifadeler gördüğünde, hemen "Did" ve fiilin kök halini hatırlaman gerekir. Bu, SMMM stajı sınavlarında en sık sorulan ve en temel gramer konusudur.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- I’ve seen this movie several times, I still cry at the end.

  • A)Until
  • B)When
  • C)Since
  • D)Although
  • E)Because
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana anlatıyormuş gibi açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece cümledeki zıtlık (tezat) durumunu fark etmemiz gerekiyor.

Neden Doğru Cevap "D) Although"?

Cümleyi parçalara ayıralım:

  • Ön kısım: "I've seen this movie several times" (Bu filmi defalarca gördüm.)
  • Son kısım: "I still cry at the end" (Yine de sonunda ağlıyorum.)

Buradaki anahtar kelime "still" (yine de / hâlâ) kelimesidir. Bu kelime, bir durumun beklenmedik bir şekilde devam ettiğini gösterir. Yani mantık şudur: "Genelde bir filmi defalarca gördüğünde artık ağlamazsın, ama yine de ağlıyorum."

İngilizcede bu tür zıtlık (tezat) bağlaçları "Although" (Halbuki / Buna rağmen / Oysa) kelimesidir. Cümleyi şöyle çevirebiliriz: "Oysa bu filmi defalarca gördüm, yine de sonunda ağlıyorum."

Bu bağlaç, iki zıt durumu birleştirir ve cümlenin mantığını tamamlar. Bu yüzden D şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar cümlenin mantığına uymuyor çünkü aradaki ilişkiyi yanlış kuruyorlar:

  • A) Until (Kadar): "Bu filmi defalarca gördüm kadar sonunda ağlıyorum" dersek anlam bozulur. "Until" bir eylemin ne zaman duracağını belirtir, burada ise bir durumun devam etmesinden bahsediliyor.
  • B) When (Ne zaman): "Bu filmi defalarca gördüğüm zaman sonunda ağlıyorum" demek, sanki filmi defalarca görmenin ağlamamın tek sebebiymiş gibi bir anlam verir. Oysa cümlede "defalarca görmeme rağmen ağlıyorum" denilmek isteniyor.
  • C) Since (O zamandan beri / Çünkü): "Bu filmi defalarca gördüğüm o zamandan beri ağlıyorum" veya "Bu filmi defalarca gördüğüm için ağlıyorum" demek mantıksızdır. Çünkü filmi defalarca görmek, ağlamak için bir sebep değil, aksine ağlamamanın bir sebebi olmalıydı.
  • E) Because (Çünkü): "Bu filmi defalarca gördüğüm için sonunda ağlıyorum" dersek, sanki defalarca görmem ağlamamın nedeniymiş gibi bir anlam çıkar. Oysa cümlede bir tezat var; görmememize rağmen ağlıyoruz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar (Conjunctions)" konusunu, özellikle "Zıtlık Bildiren Bağlaçlar" (Contrast Conjunctions) kısmını iyi bilmek gerekir.

  • Anahtar Kelime: "Although", "Even though", "However", "Despite".
  • Kural: Cümlede "yine de", "hâlâ", "ama", "fakat" gibi bir anlam varsa, mutlaka zıtlık bildiren bir bağlaç aramanız gerekir.

Özetle; cümlede bir durumun beklenmedik bir şekilde devam ettiğini gördüğünüzde, hemen "Although" (Halbuki) kelimesini düşünün.

Soru 5 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

While the Earth’s core is partially liquid, the cores of Mars and Venus are thought to be ---- solid.

  • A)completely
  • B)hopefully
  • C)regularly
  • D)urgently
  • E)accurately
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı gibi düşünürsek, aslında burada bizi bekleyen şey okuma anlama ve bağlamı doğru kurma becerisidir. Muhasebe rakamlarını okurken mantığı kavramamız gerektiği gibi, bu soruda da cümlenin mantığını kavramamız gerekiyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap "A) completely" (Tamamen)?

Cümlenin mantığına bakalım:

  • İlk kısım: "While the Earth's core is partially liquid..." (Dünya'nın çekirdeği kısmen sıvıyken...)
  • Burada "While" (iken/buna rağmen) kelimesi bir karşılaştırma ve zıtlık kuruyor. Dünya'nın çekirdeği "kısmen" sıvı.
  • İkinci kısım: "...the cores of Mars and Venus are thought to be ---- solid." (...Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin ---- katı olduğu düşünülüyor.)

Burada mantık şudur: Dünya kısmen sıvıyken, diğer gezegenlerin (Mars ve Venüs) durumu bunun tam tersi olmalı. Eğer Dünya "kısmen" sıvıysa, karşılaştırma yapılan diğer gezegenlerin katı olması beklenir ve bu katılık derecesi de "kısmen" değil, "tamamen" olmalıdır.

  • Kelime Anlamı: "Completely" kelimesi "tamamen" demektir.
  • Cümlenin Tamamı: "Dünya'nın çekirdeği kısmen sıvıyken, Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin tamamen katı olduğu düşünülüyor."

Bu cümle, bilimsel bir karşılaştırma yapar ve mantıksal olarak en uygun kelime "tamamen"dir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar cümlenin anlamını bozar çünkü bağlamla uyuşmazlar:

  • B) hopefully (umutla): "Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin umutla katı olduğu düşünülüyor." -> Bu cümlede bir umut veya dilek yok, bilimsel bir gerçeklikten bahsediliyor. Anlamsız.
  • C) regularly (düzenli olarak): "Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin düzenli olarak katı olduğu düşünülüyor." -> Katı olmanın bir "düzenliliği" olmaz, bu kelime burada işlevsiz.
  • D) urgently (acilen): "Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin acilen katı olduğu düşünülüyor." -> Gezegenlerin katı olmasının bir aciliyeti yoktur. Bu kelime tamamen uydurma.
  • E) accurately (doğru bir şekilde): "Mars ve Venüs'ün çekirdeklerinin doğru bir şekilde katı olduğu düşünülüyor." -> "Doğru bir şekilde katı" ifadesi Türkçede de İngilizcede de çok garip durur. Katı olma durumu bir doğruluk derecesi değil, bir hal durumudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soru için özel bir muhasebe kuralı yok, ancak şunlara dikkat etmelisin:

  • Bağlaçlar ve Karşıtlıklar: "While" (iken/buna rağmen) kelimesi, cümlenin iki tarafının birbirine zıt olduğunu gösterir. Bir taraf "kısmen" (partially) ise, diğer taraf genellikle "tamamen" (completely) olmalıdır.
  • Bağlam Kelimeleri: Cümlede geçen "partially" (kısmen) kelimesine bakarak, boşluğa gelecek kelimenin zıttı olan "completely" (tamamen) kelimesini tahmin edebilirsin.
  • Temel İngilizce Kelime Bilgisi: Bu şıkların anlamlarını bilmek yeterlidir. Sıfat ve zarf kullanımındaki mantığı kavramak önemlidir.

Özetle: Soru, Dünya'nın kısmen sıvı olduğunu, diğer gezegenlerin ise bunun tam tersi olan tamamen katı olduğunu söylemek istiyor. Doğru cevap A'dır.

Soru 6 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

A controlled explosion is often used ---- the police and law enforcement to try to get rid ---- something that could be dangerous.

  • A)to / in
  • B)in / at
  • C)from / on
  • D)by / of
  • E)over / to
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece İngilizce'de fiillerin ve edatların (preposition) nasıl bir arada kullanıldığını bilmek yeterli.

Neden Doğru Cevap D (by / of)?

Cümlenin anlamı şudur: "Bir patlama, polis ve kolluk kuvvetleri tarafından tehlikeli olabilecek bir şeyden kurtulmak için sıkça kullanılır."

Burada iki önemli gramer kuralı devrede:

  • Birinci Boşluk (by): Cümlede "polisin" patlamayı yapmadığı, aksine patlamanın polis tarafından yapıldığı anlatılıyor. İngilizce'de edilgen çatıda (passive voice) eylemi yapanı belirtmek için "by" edatı kullanılır.
  • Örnek: The book was written by the author. (Kitap yazar tarafından yazıldı.)
  • Bu yüzden "to", "in", "from" veya "over" yerine "by" gelmelidir.
  • İkinci Boşluk (of): Cümlede geçen "get rid" ifadesi, "kurtulmak" anlamına gelir. İngilizce'de bu kalıp her zaman "get rid of" şeklinde kullanılır. Yani bir şeyden kurtulmak için "of" edatı şarttır.
  • Örnek: I want to get rid of this old bag. (Bu eski çantadan kurtulmak istiyorum.)

Bu iki kural birleşince: "by" (tarafından) ve "of" (kurtulmak için) gelmesi gerekir. Bu da D şıkkını doğru yapar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) to / in: "To" edatı burada "tarafından" anlamını vermez. "In" ise "get rid" kalıbıyla asla kullanılmaz.
  • B) in / at: "In" ve "at" edatları bu bağlamda cümlenin anlamını bozar. "Get rid at" diye bir kalıp yoktur.
  • C) from / on: "From" edatı edilgen çatıda eylemi yapanı belirtmez. "Get rid on" ifadesi de İngilizce'de yanlış bir kullanımdır.
  • E) over / to: "Over" ve "to" edatları bu cümlenin mantığına ve kalıplarına uymaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Edilgen Çatı (Passive Voice): Eylemi yapanı belirtmek için "by" edatının kullanımı.
  • Kalıplar (Fixed Phrases): Özellikle "get rid of" (bir şeyden kurtulmak) kalıbını ezberlemiş olmak.

Özetle; cümlede "tarafından" anlamı arıyorsan by, "kurtulmak" anlamı arıyorsan of kullanmalısın. Cevap D'dir.

Soru 7 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

A mezzo-soprano is a female singer ---- voice is a little lower than that of a soprano but not low enough to be called a contralto.

  • A)where
  • B)who
  • C)which
  • D)whom
  • E)whose
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, İngilizce gramerinde "İyelik Sıfatı" (Possessive Adjective) ve "Bağlaçlar" (Relative Pronouns) konusunu birleştiren klasik bir sorudur. SMMM staj sınavlarında dil bilgisi kuralları genellikle cümlenin mantığını anlamak için kullanılır.

Gel, soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap "E" (whose) Olur?

Cümlenin yapısına bakalım: "A mezzo-soprano is a female singer ____ voice is a little lower than that of a soprano..."

Burada boşluktan sonra gelen kelime "voice" (ses) dir.

  • Mantık: "Singer" (şarkıcı) ile "voice" (ses) arasındaki ilişki nedir? Ses, şarkıcının kendi sesidir. Yani arada bir iyelik (sahiplik) ilişkisi vardır.
  • Kural: İngilizcede bir ismin başka bir şeye ait olduğunu belirtirken ve bunu bir cümle içinde bağlarken "whose" kelimesi kullanılır. "Whose", "who"nun iyelik halidir ve "kendi" anlamına gelir.

Cümleyi şu şekilde çevirebiliriz: "Mezzo-soprano, kendi sesi soprano sesinden biraz daha alçak olan ama kontralto olarak adlandırılmayacak kadar alçak olmayan bir kadın şarkıcıdır."

Eğer boşluğa "whose" koyarsak cümle gramer ve anlam olarak tamamlanır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden işe yaramadığını kısaca inceleyelim:

  • A) where: Bu kelime yer bildiren cümleleri bağlar (Örn: The house where I live). Burada bir yer değil, bir insan ve onun sesi var. Yanlış.
  • B) who: Bu kelime özne olarak kullanılır. Eğer buraya "who" koyarsak cümle şöyle olurdu: "...singer who voice is..." Bu gramer hatasıdır. "Who"dan sonra hemen fiil gelmeli veya "who has a voice" gibi bir yapı kurulmalıydı. "Who" tek başına iyelik bildiremez. Yanlış.
  • C) which: Bu kelime hayvanlar veya cansız varlıklar için kullanılır. İnsanlar için kullanılmaz. Yanlış.
  • D) whom: Bu kelime nesne olarak kullanılır (Örn: The man whom I saw). Cümlede "voice" kelimesi bir nesne değil, bir iyelik belirtiyor. "Whom" da iyelik bildiremez. Yanlış.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel kuralı bilmelisin:

  • Relative Pronouns (Bağlaçlar): Özellikle "whose" kelimesinin ne zaman kullanıldığını bilmelidir.
  • Kural: Bir cümlede bir ismin (şarkıcı) başka bir şeye (ses) ait olduğunu belirtmek istiyorsan, "whose" kullanılır.
  • İyelik İlişkisi: Cümledeki boşluktan sonra gelen kelimenin (voice), önceki isme (singer) ait olduğunu fark etmektir.

Özetle: Cümlede "kendi" anlamı varsa ve boşluktan sonra bir isim (voice, house, car vb.) geliyorsa, cevap her zaman "whose" olmalıdır.

Doğru cevap: E) whose

Soru 8 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

---- because Mount Vesuvius in Italy erupted on 7th April 1906.

  • A)The Opening Ceremony of the Olympic Games was fantastic
  • B)In old times, women were not allowed in the Olympic Games
  • C)Originally, the Olympic Games were held in Ancient Greece
  • D)The venue of the 1908 Olympics was changed to London, England
  • E)The Winter Games were created for ice and snow sports
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden D?

Öncelikle cümlenin sonundaki "because" (çünkü) kelimesine dikkat et. Bu kelime, cümlenin bir sonucu ve arkasındaki nedeni bağlar. Yani, cümlenin ilk kısmı bir olayı anlatmalı, "because"tan sonra gelen kısım ise bu olayın nedenini açıklamalı.

  • Cümlenin Sonu: "...because Mount Vesuvius in Italy erupted on 7th April 1906."
  • Çeviri: "...çünkü İtalya'daki Vezüv Dağı 7 Nisan 1906'da patladı."
  • Mantık: Vezüv Dağı'nın patlaması büyük bir felakettir. Bu patlama, başka bir şeyin olmamasına veya yerinin değişmesine neden olmuş olmalı.

Şimdi şıkları inceleyelim:

  • D Şıkkı: "1908 Olimpiyatları'nın mekanı Londra'ya değiştirildi."
  • Birleşince: "1908 Olimpiyatları'nın mekanı Londra'ya değiştirildi, çünkü İtalya'daki Vezüv Dağı 1906'da patladı."
  • Neden Doğru? Çünkü Vezüv Dağı'nın patlaması, o yıl Olimpiyatları ev sahipliği yapması planlanan İtalya'yı (Napoli'yi) etkilemiş ve bu yüzden organizasyonun yeri Londra'ya kaydırılmıştır. Bu, tarihsel bir gerçek ve mantıklı bir neden-sonuç ilişkisidir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar neden-sonuç ilişkisi kuramaz:

  • A) Olimpiyat açılışı harikaydı: Bir dağın patlaması, açılışın harika olmasının nedeni olamaz. Mantıksız.
  • B) Eski zamanlarda kadınlar kabul edilmezdi: Bu bir sosyal kuraldır, dağın patlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur.
  • C) Olimpiyatlar ilk kez Antik Yunan'da yapıldı: Bu tarihsel bir bilgi, dağın 1906'da patlamasıyla bağdaşmaz.
  • E) Kış Olimpiyatları buz ve kar sporları için yapıldı: Bu da bir tanım cümlesidir, dağın patlamasıyla ilişkisi yok.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için iki temel bilgiye ihtiyacın var:

  • Bağlaçlar (Conjunctions): Özellikle "because" (çünkü) bağlacının işlevini bilmelisin. Bir cümlede "because" varsa, önceki kısım bir sonuç, sonraki kısım ise neden olmalıdır.
  • Tarihsel Bilgi / Bağlam: 1906 yılında İtalya'da Vezüv Dağı'nın patlaması nedeniyle 1908 Olimpiyatları'nın yerinin İtalya'dan İngiltere'ye (Londra) değiştirildiği olayını bilmek veya bağlamdan çıkarabilmek gerekir.

Özetle: Soru sana "Hangi olay, Vezüv Dağı'nın patlaması yüzünden gerçekleşti?" diye soruyor. Cevap, yerinin değiştiği D şıkkıdır.

Soru 9 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

Although there are many types of soy sauce, ----.

  • A)it is an essential flavouring in Japanese cuisine
  • B)all of them are salty liquids used to season food while cooking
  • C)an opened bottle of soy sauce could become slightly bitter
  • D)they are used in several cuisines across Asia
  • E)almost all soy sauce has some alcohol added during bottling
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM stajı sınavlarında İngilizce soruları çözerken en önemli kural, cümle bütünlüğü ve mantıksal akıştır. Bu soru da tam olarak bu mantığı test ediyor.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap B?

Cümlenin başı şunu diyor: "Although there are many types of soy sauce..." (Soja sosunun birçok çeşidi olsa da...)

Buradaki "Although" (olsa da / rağmen) bağlacı, cümlenin devamında bir ortak özelliği veya genel bir durumu vurgulayacak bir yargı bekler. Yani, "çeşitler farklı olsa da, hepsinin ortak bir özelliği vardır" mantığı kurulmalıdır.

  • B Şıkkı: "...all of them are salty liquids used to season food while cooking" (...hepsi yemek pişirirken tatlandırmak için kullanılan tuzlu sıvılardır.)
  • Bu şık, çeşitlerin farklı olmasına rağmen hepsinin ortak temel özelliğini (tuzlu sıvı olmaları ve yemek pişirmekte kullanılmaları) belirtir. "Although" ile kurulan zıtlık mantığına en uygun cevap budur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı: "...it is an essential flavouring in Japanese cuisine" (Japonya mutfağında temel bir lezzet vericidir.)
  • Hata: Cümlenin başında "many types" (çoğu çeşit) denmiş, bu şıkta ise "it" (o) tekil kullanılmış. Daha önemlisi, "Although" bağlacı bir zıtlık bekler. "Çok çeşidi olsa da Japonya'da temel lezzettir" demek mantıksal bir zıtlık oluşturmaz, sadece bir bilgi verir.
  • C Şıkkı: "...an opened bottle of soy sauce could become slightly bitter" (açılmış bir şişe hafifçe acılaşabilir.)
  • Hata: Bu şık, genel bir tanımdan ziyade çok özel bir duruma (açılmış şişe) odaklanır. "Although" bağlacı ile bağlandığında cümlenin genel geçer bir yargısı kalmaz.
  • D Şıkkı: "...they are used in several cuisines across Asia" (Asya'daki çeşitli mutfaklarda kullanılırlar.)
  • Hata: Bu şık da genel bir bilgi verir. "Çok çeşidi olsa da Asya'da kullanılırlar" demek, "Although" bağlacının beklediği "farklılıklara rağmen ortak bir özellik" mantığını tam karşılamaz. B şıkkı kadar güçlü bir tanımlama yapmaz.
  • E Şıkkı: "...almost all soy sauce has some alcohol added during bottling" (neredeyse tüm soya sosları şişeleme sırasında biraz alkol içerir.)
  • Hata: Bu şık, soya sosu hakkında yanlış bir bilgi içerir. Soya sosu üretiminde alkol eklenmez. Bu nedenle mantıksal olarak da, gerçeklik açısından da yanlıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlaçlar (Conjunctions): Özellikle "Although" (olsa da / rağmen) bağlacının cümlede nasıl bir zıtlık veya ortak nokta yarattığını bilmek. "Although"dan sonra genellikle cümlenin başındaki duruma rağmen değişmeyen bir gerçeklik gelir.
  • Genel Kültür ve Kelime Bilgisi: Soya sosunun temel özelliğinin "tuzlu bir sıvı" olduğunu ve yemek pişirmede kullanıldığını bilmek. Ayrıca E şıkkındaki gibi yaygın yanlış bilinen bilgileri (alkol eklenmesi gibi) elemek.

Özetle: Soru, "Soja sosunun çeşitleri farklı olsa da, hepsi ortak olarak ne yapar?" diye soruyor. Cevap da "Hepsi tuzlu sıvıdır ve yemek pişirir" demektir. Doğru cevap B'dir.

Soru 10 · 2022/2 · Yabancı Dil (İngilizce)

The Jungle Book is a collection of stories written by Rudyard Kipling, ----.

  • A)because the original copy included illustrations
  • B)but he spent the first six years of his life there
  • C)so not every magazine published it in
  • D)which was published by Macmillan & Co. in
  • E)when we spent time reading such great works
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim.

🎯 Doğru Cevap Neden D?

Öncelikle cümlenin yapısına bakalım: "The Jungle Book is a collection of stories written by Rudyard Kipling, ----." (The Jungle Book, Rudyard Kipling tarafından yazılmış bir hikayeler koleksiyonudur, ----.)

Burada virgülden sonra gelen boşluk, cümlenin devamını getiren bir tanımlayıcı cümle (relative clause) istiyor. Yani, "The Jungle Book" kitabı hakkında ekstra bir bilgi vermemiz gerekiyor.

D seçeneği: "which was published by Macmillan & Co. in 1894" (...ki bu kitap 1894 yılında Macmillan & Co. tarafından yayınlandı.)

  • Neden doğru? "Which" kelimesi, daha önce bahsettiğimiz bir şeyi (burada kitabı) tanımlar. Cümle mantıklı bir akışa sahip: Kitap kimin yazdığı? -> Kipling. Peki ne zaman ve kim tarafından çıktı? -> 1894'te Macmillan tarafından. Bu, kitabın tarihçesine dair doğru ve mantıklı bir ek bilgi.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklerin neden mantıksız olduğunu inceleyelim:

  • A) because the original copy included illustrations
  • Hata: "Because" (çünkü) bağlacı, bir sebep bildirir. Cümlede "Kitap Kipling tarafından yazılmıştır, çünkü..." diyerek bir sonuç bekleriz. Ancak "orijinal kopyanın resim içermesi", kitabın Kipling tarafından yazılmasının sebep olamaz. Mantık akışı bozuk.
  • B) but he spent the first six years of his life there
  • Hata: "But" (ama) bağlacı bir zıtlık bildirir. Ayrıca "he" (o) zamiri Kipling'e işaret ediyor. Cümlede "The Jungle Book" (kitap) bir yer değil, bir eser. "Kitap Kipling tarafından yazılmıştır, ama o (Kipling) hayatının ilk 6 yılını orada geçirdi" demek, bağlamla uyuşmuyor. "The Jungle Book" bir yer (Orman Kitabı) gibi algılanıp "orada" ifadesiyle bağlanmaya çalışılmış ama bu çok zorlama ve gramer açısından tutarsız.
  • C) so not every magazine published it in 1894
  • Hata: "So" (bu yüzden) bir sonuç bildirir. "Kitap Kipling tarafından yazılmıştır, bu yüzden her dergi onu 1894'te yayınlamadı" demek mantıksız. Bir kitabın yazarı ile dergilerin onu yayınlamaması arasında doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi yok.
  • E) when we spent time reading such great works
  • Hata: "When" (ne zaman) zaman bildirir. "Kitap Kipling tarafından yazılmıştır, biz böyle harika eserleri okurken zaman geçirdik" demek cümlenin ana fikrini dağıtır. Cümle kitabın tarihçesini anlatırken, aniden "bizim okuma zamanımıza" geçiş yapar. Bu bağlamdan kopuk bir cümle.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şunları bilmelisin:

  • Relative Clauses (Sıfat Cümlecikleri): Özellikle "which" bağlacının kullanımı. "Which", önceki bir şeyi (kitap, bina, olay vb.) tanımlamak için kullanılır.
  • Bağlaç Mantığı (Conjunctions): "Because", "so", "but", "when" gibi kelimelerin cümle içinde ne ifade ettiğini (sebep, sonuç, zıtlık, zaman) ve cümlenin akışına uygun olup olmadığını kontrol etmeyi bilmek.
  • Cümle Bütünlüğü: Boşluğa gelecek cümlenin, ana cümledeki konuyla (The Jungle Book kitabı) mantıklı bir şekilde bağlanması gerektiği.

Özetle: Soru, kitabın yazarını verdikten sonra, onun yayın tarihini ve yayınevinin (kitapla ilgili bir detay) verildiği bir tanımlama istiyor. Bu yüzden "which" ile başlayan D şıkkı tek mantıklı cevaptır.

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz