2022/3 SGS Yabancı Dil (İngilizce) Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Yabancı Dil (İngilizce) dersinden çıkan 10 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

If you suspect your child has swallowed a battery, ---- take him or her for an emergency X-ray to determine its location.

  • A)really
  • B)finally
  • C)nearly
  • D)immediately
  • E)possibly
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocan sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit: Acil bir durumda ne yapmalı?

Neden Doğru Cevap "D" (immediately)?

Cümlenin anlamına bakalım: "Eğer çocuğunuzun bir pil yuttuğundan şüpheleniyorsanız, ---- acil bir X-ray çektirerek pilin yerini belirleyin."

Burada en kritik kelime "suspect" (şüphelenmek) ve "swallowed a battery" (pil yutmak). Bir çocuk pil yuttuğunda bu hayati tehlike yaratan acil bir durumdur. Pilin vücutta erimesi veya zarar vermesi çok hızlı olabilir. Bu yüzden tıbbi bir acil durumda, zaman kaybetmeden hareket etmek gerekir.

  • Immediately kelimesi "hemen", "derhal" anlamına gelir.
  • Cümlede "acil X-ray" (emergency X-ray) ifadesi geçtiği için, eylemin hemen yapılması gerektiği mantıksal olarak en uygun cevaptır.

Bu yüzden D şıkkı cümlenin akışına ve acil durum mantığına en uygun olanıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden işe yaramadığını kısaca inceleyelim:

  • A) really (gerçekten): "Gerçekten acil X-ray çektirin" demek cümleye anlam katmaz. Pil yutma durumu gerçekten acil olabilir ama buradaki boşluk, eylemin zamanlamasını değil, şiddetini değil, ne zaman yapılacağını sorar.
  • B) finally (sonunda): "Sonunda acil X-ray çektirin" demek, sanki çok beklemişiz ve en son karar vermişiz gibi bir anlam verir. Acil durumlarda beklemek hatadır, bu kelime yanlış bir tavsiye olur.
  • C) nearly (neredeyse): "Neredeyse acil X-ray çektirin" ifadesi mantıksızdır. Acil durumlar ya yapılır ya yapılmaz; "neredeyse" yapılmaz.
  • E) possibly (olası): "Olası olarak acil X-ray çektirin" demek, eylemi belirsizleştirir. Bir çocuk pil yuttuğunda doktorun "belki yapalım" demesi değil, "hemen yapalım" demesi gerekir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için iki temel konuya hakim olman gerekir:

  • Bağlaçlar ve Zaman Zarfları (Adverbs of Time): Kelimelerin cümle içindeki zaman anlamını (hemen, sonra, belki, gerçekten vb.) iyi ayırt etmek.
  • Bağlamdan Anlam Çıkarma (Context Clues): Cümlede geçen "swallowed a battery" (pil yutmak) ve "emergency" (acil) kelimelerinin birbiriyle olan ilişkisini kurmak. Acil durum = Harekete geçme zamanı (immediately).

Özetle: Acil bir tıbbi durum söz konusu olduğunda, zaman zarfı olarak "hemen" (immediately) kullanmak en doğrusudur. Cevap D'dir.

Soru 2 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

During a quarantine, animals, people, or an area of land are isolated to ---- the spread of disease or pests.

  • A)prevent
  • B)reserve
  • C)support
  • D)discover
  • E)accept
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun konusu aslında İngilizce kelime bilgisi olsa da, mantığı ve bağlamı anlamak çok önemli.

Neden Doğru Cevap "A) prevent"?

Cümlenin genel mantığına bakalım: "Karantina sırasında, hayvanlar, insanlar veya bir arazi alanı, hastalık veya zararlıların yayılmasını ---- etmek için izole edilir."

Buradaki anahtar kelime "quarantine" (karantina) ve "isolated" (izole edilmiş) kelimeleridir. Karantanın temel amacı, bir şeyin dışarı çıkıp yayılmasını engellemektir.

  • Prevent kelimesi Türkçeye "önlemek", "engellemek", "koruma" anlamına gelir.
  • Cümle şu mantıkla kurulur: Karantina, hastalığın yayılmasını önlemek için yapılır.
  • Bu nedenle, boşluğa "prevent" gelmesi cümlenin anlamını tam ve doğru bir şekilde tamamlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • B) reserve: "Rezerv yapmak", "ayrılı tutmak" veya "koruma alanı yapmak" demektir. Hastalığı "ayrılı tutmak" mantıklı bir ifade değildir.
  • C) support: "Desteklemek" demektir. Karantina hastalığı desteklemek için yapılmaz, aksine onunla mücadele edilir. Bu cümlenin mantığıyla çelişir.
  • D) discover: "Keşfetmek" demektir. Karantina hastalığı keşfetmek için değil, yayılmasını durdurmak için yapılır.
  • E) accept: "Kabul etmek" demektir. Karantina hastalığı kabul etmek için değil, onu reddetmek ve durdurmak için yapılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için temel olarak "Eş Anlamlı Kelimeler ve Bağlam Anlama" konusunu bilmek gerekir.

Özellikle şu kelime çiftlerini ve anlamlarını iyi bilmelisin:

  • Prevent: Önlemek, engellemek.
  • Quarantine: Karantina, izole etme.

Sınavlarda genellikle cümlenin mantığına (bağlamına) en uygun kelimeyi seçmen istenir. Burada "hastalık yayılmasını durdurmak" mantığına en uygun kelime "prevent"tir.

Özetle: Karantina = Hastalığı önlemek (prevent) için yapılan bir işlemdir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 3 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

A sneeze can exceed the speed of 160 kph, ---- is faster than the speed limit for cars in all European countries apart from Germany.

  • A)whose
  • B)who
  • C)where
  • D)when
  • E)which
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, İngilizce gramerinde "Bağlaçlar" ve "İlgili Cümleler" (Relative Clauses) konusunu ölçüyor. SMMM staj sınavlarında da benzer mantıkla, cümlenin akışını ve mantığını doğru kurmak çok önemlidir.

Hadi soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap E (which) Şıkkıdır?

Cümlenin yapısına bakalım:

  • Birinci kısım: "A sneeze can exceed the speed of 160 kph" (Bir öksürük 160 km/saatten fazla hız yapabilir). Bu, tamamlanmış bir cümle.
  • İkinci kısım: "---- is faster than the speed limit for cars in all European countries apart from Germany." (Bu, tüm Avrupa ülkelerindeki (Almanya hariç) araçlar için hız limitinden daha hızlıdır).

Buradaki boşluğa gelecek kelime, birinci cümlenin tamamını temsil etmeli. Yani, "Öksürüğün 160 km/sa hız yapabilmesi" olayı, Avrupa'daki hız limitlerinden daha hızlıdır.

  • Kural: İngilizcede, bir önceki cümlenin tamamını veya bir durumu temsil eden bir şeyden bahsederken "which" kullanırız.
  • Doğru Kullanım: "...160 kph'yi aşabilir, ki bu (which) tüm Avrupa ülkelerindeki hız limitinden daha hızlıdır."

Bu yüzden E) which şıkkı gramer ve anlam olarak tek doğru cevaptır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden işe yaramadığını kısaca inceleyelim:

  • A) whose: Bu kelime "kendi" veya "-in/-in" anlamına gelir ve bir isimden önce gelir. (Örn: The man whose car is red). Burada ise bir isim yok, bir durum var. Bu yüzden yanlış.
  • B) who: Bu kelime sadece insanlar için kullanılır. "Öksürük" bir insan değil, bir olaydır. Bu yüzden yanlış.
  • C) where: Bu kelime yer bildiren cümleler için kullanılır. (Örn: The place where I live). Burada bir yerden değil, bir hız durumundan bahsediliyor. Bu yüzden yanlış.
  • D) when: Bu kelime zaman bildiren cümleler için kullanılır. (Örn: The time when we met). Burada bir zaman değil, bir durumdan bahsediliyor. Bu yüzden yanlış.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "İlgili Zamirler (Relative Pronouns)" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Who: Sadece insanlar için.
  • Which: Nesneler, hayvanlar ve bir önceki cümlenin tamamı için.
  • Whose: Sahiplik bildirmek için.
  • Where / When: Sırasıyla yer ve zaman bildiren cümleler için.

Özetle: Cümlenin ilk yarısı bir durumu anlatıyor ve boşluktan sonra gelen kısım o durumu yorumluyorsa, cevap her zaman "which" olmalıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

The main goal ---- physics is to explain how things move ---- space and time and understand how the universe behaves.

  • A)into / off
  • B)on / to
  • C)over / at
  • D)of / in
  • E)from / to
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı aslında çok basit, sadece İngilizce'de bazı edatların (preposition) kalıplaşmış kullanımlarını bilmek yeterli.

Neden Doğru Cevap D (of / in)?

Bu cümlede iki boşluk var ve ikisi de İngilizce'de çok sık kullanılan kalıplardır.

  • İlk Boşluk: "The main goal of physics"
  • Burada "physics" (fizik) bir bilim dalıdır. Bir şeyin "amacı", "hedefi" veya "konusu" neyse, bunu belirtmek için "of" edatı kullanılır.
  • Örnek: The goal of the game (Oyunun amacı), The color of the car (Arabanın rengi).
  • Dolayısıyla "Fizik inin ana amacı" demek yerine "Fizik inin ana amacı" demek yerine "The goal of physics" (Fiziğin ana amacı) dememiz gerekir. Bu yüzden ilk boşluk of olmalı.
  • İkinci Boşluk: "...move in space and time"
  • Burada cisimlerin hareket ettiği yerden bahsediliyor. Uzay ve zaman, birer "ortam" veya "alan"dır. Bir şeyin bir alanın içinde hareket ettiğini söylemek için "in" edatı kullanılır.
  • Örnek: Move in the room (Odanın içinde hareket et), Live in Turkey (Türkiye'de yaşamak).
  • "Uzay ve zaman içinde hareket etmek" anlamı için in en doğru seçenektir.

Özetle: Cümle şu anlama geliyor: "Fiziğin ana amacı, cisimlerin uzay ve zaman içinde nasıl hareket ettiğini açıklamak ve evrenin nasıl davrandığını anlamaktır." Bu yüzden D şıkkı kesinlikle doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden işe yaramadığını kısaca inceleyelim:

  • A) into / off: "Goal into physics" (Fiziğin içine amaç) mantıksızdır. "Move off space" ise "uzaydan uzaklaşmak" gibi bir anlam verir ki cümlenin genel akışı bunu gerektirmiyor.
  • B) on / to: "Goal on physics" (Fiziğin üzerinde amaç) yanlış bir kalıptır. "Move to space" (Uzaya gitmek) anlamı verir ama fizik genel olarak uzayın içindeki hareketi inceler, sadece uzaya gitmeyi değil.
  • C) over / at: "Goal over physics" ve "move at space" kalıpları bu bağlamda İngilizce'de kullanılmaz. "At" genellikle belirli bir noktayı işaret eder, geniş bir alan olan uzay ve zaman için uygun değildir.
  • E) from / to: "Goal from physics" (Fizikten gelen amaç) ve "move to space" (Uzaya hareket etmek) cümlenin genel bilimsel tanımını (nasıl hareket ettiklerini açıklamak) karşılamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Edatlar (Prepositions)" konusunu bilmek yeterlidir. Özellikle şu iki kalıbı ezberlemek gerekir:

  • Amaç/Konu bildiren edat: Bir şeyin amacı veya konusu neyse, o şeyden önce "of" gelir (The goal of..., The study of...).
  • Mekan/Alan bildiren edat: Bir şeyin bir alanın içinde hareket ettiğini veya bulunduğunu belirtmek için "in" kullanılır (in space, in time, in the world).

Sonuç: Cevap D şıkkıdır.

Soru 5 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Gothic architecture ---- a way of planning and designing buildings that ---- in Western Europe in the Late Middle Ages.

  • A)is / can begin
  • B)had been / begins
  • C)was / began
  • D)has been / is beginning
  • E)will be / had to begin
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığı aslında çok basit: Zaman uyumu.

Neden Doğru Cevap C?

Cevap C) was / began şıkkıdır.

Bakalım nedenini:

  • İlk Boşluk: "Gothic architecture" (Gotik mimari) tarihte var olan ve artık bitmiş bir şeydir. Bugün "yapılmaktadır" veya "yapılmaktaydı" demiyoruz, o dönemin bir parçasıydı. Bu yüzden geçmiş zamanı anlatan "was" (idi) fiilini kullanmalıyız.
  • İkinci Boşluk: "...in the Late Middle Ages" ifadesi bizi Geç Orta Çağ'a götürüyor. Bu tarih kesinlikle geçmişte kalmış bir dönemdir. Bir şeyin geçmişte başladığını ve bittiğini anlatırken, fiilin de geçmiş zaman olması gerekir. Bu yüzden "began" (başladı) kullanılır.

Özetle: Cümlede geçen "Late Middle Ages" (Geç Orta Çağ) ifadesi, hem ana fiilin hem de yan fiilin geçmiş zaman (Simple Past Tense) olması gerektiğini bize söylüyor. "Gotik mimari, Geç Orta Çağ'da başladı ve idi."

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) is / can begin: "Şu anda başlar" veya "başlayabilir" gibi bir anlam yükler. Oysa Gotik mimari tarihten silinmiş bir dönemdir, şu an başlamaz.
  • B) had been / begins: "Had been" (daha önceydi) ve "begins" (başlar) karışımıdır. Zaman uyumu bozuktur. Geçmişte bitmiş bir olayı şu an başlıyor gibi göstermek mantıksızdır.
  • D) has been / is beginning: "Has been" (şu ana kadar olmuştur) ve "is beginning" (şu an başlıyor) şimdiki zaman ve şimdiki devam eden zaman yapılarıdır. Gotik mimari şu an inşa edilmiyor, o dönemin bir parçasıydı.
  • E) will be / had to begin: "Olacak" ve "başlamak zorundaydı" gibi gelecekteki veya zorunluluk bildiren yapılar. Tarihi bir olayı gelecekte olacakmış gibi anlatmak tamamen yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Zaman Uyumu (Sequence of Tenses) ve Geçmiş Zamanın Kullanım Alanları konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle cümle içinde geçen "Late Middle Ages" (Geç Orta Çağ) gibi belirli geçmiş zaman ifadelerini gördüğünde, hemen şunu düşünmelisin: "Bu olay geçmişte gerçekleşti ve bitti." Bu durumda cümledeki tüm fiillerin Simple Past Tense (Geçmiş Zaman) olması gerekir.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Taj Mahal is regarded as one of the world’s most iconic monuments and is perhaps the finest ---- of Mughal architecture.

  • A)example
  • B)question
  • C)accident
  • D)company
  • E)invitation
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi düşünerek değil, önce İngilizce kelime dağarcığı ve mantığı üzerine kurulu bir soru olarak ele alalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gelin, nedenini adım adım açıklayalım:

Neden Doğru Cevap "A) example" (Örnek)?

Cümlenin anlamı şudur: "Taj Mahal, dünyanın en ikonik anıtlarından biri olarak kabul edilir ve belki de Moğol mimarisinin en iyi örneğidir."

Buradaki mantık şudur: Taj Mahal, Moğol mimarisinin en güzel ve en mükemmel temsilcisi, en iyi örneğidir. "Example" kelimesi "örnek" anlamına gelir ve bir şeyin en iyi temsilcisi olduğunu anlatmak için en uygun kelimedir. Cümlede geçen "finest" (en iyi/en güzel) kelimesi, genellikle bir şeyin en iyi örneğini (best example) aramamızı gerektirir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların cümleyle hiçbir mantıksal bağı yoktur:

  • B) question (Soru): Taj Mahal bir "soru" olamaz. Mimari bir yapıdır, soru değil.
  • C) accident (Kaza): Taj Mahal bir "kaza" değildir; çok özenle inşa edilmiş tarihi bir yapıdır.
  • D) company (Şirket): Taj Mahal bir "şirket" veya "firma" değildir.
  • E) invitation (Davet): Taj Mahal bir "davet" göndermez.

Gördüğün gibi, cümlenin öznesi (Taj Mahal) ve bağlamı (mimari yapı) ile B, C, D ve E şıklarının anlamları tamamen uyuşmuyor. Sadece "örnek" (example) kelimesi cümlenin akışını ve anlamını tamamlıyor.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için İngilizce Kelime Bilgisi (Vocabulary) ve Bağlamdan Anlama becerisine ihtiyacın var.

Özellikle şu kelimelerin anlamlarını iyi bilmelisin:

  • Iconic: İkonik, çok bilinen, sembolik.
  • Monument: Anıt.
  • Architecture: Mimarlık.
  • Finest: En iyi, en güzel.

Sınavlarda genellikle cümlenin geri kalan kısmına bakarak boşluğa hangi kelimenin mantıken oturacağını tahmin edebilirsin. Burada "en iyi..." ifadesi, mutlaka bir "örnek" (example) kelimesiyle tamamlanmalıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 7 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

Europe, which is the second ---- of the world’s continents, is composed of the westward-projecting peninsulas of Eurasia.

  • A)as small as
  • B)smaller
  • C)so small
  • D)smallest
  • E)much smaller
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Bu soru aslında İngilizce gramerinin en temel ve sıkça sorulan konularından biri olan "Süperlatifler" (Enlikler) konusuna giriyor.

Neden Doğru Cevap D (smallest) Oluyor?

Cümlenin başına bakalım: "Europe, which is the second ____ of the world's continents..."

Burada kilit nokta şudur: "the second" ifadesi. İngilizcede bir sıfatı en üst düzeye çıkarmak (yani "en" anlamı katmak) için süperlatif yapı kullanırız. Eğer bir şeyin "en büyük", "en küçük", "en hızlı" olduğunu söylüyorsak, o sıfatın sonuna -est takısını ekleriz veya önüne most getiririz.

  • Kural: "The + [Süperlatif Sıfat]" kalıbı kullanılır.
  • Uygulama: "Small" (küçük) kelimesi tek heceli olduğu için sonuna -est takısı gelir ve smallest (en küçük) olur.
  • Mantık: Cümlede "dünyanın kıtaları arasında ikinci en küçük olanı" denilmek isteniyor. Bu yapıyı kurmak için mutlaka "smallest" kelimesi kullanılmalıdır.

Dolayısıyla, cümle şu anlama gelir: "Avrupa, dünyanın kıtaları arasında ikinci en küçük olanıdır ve Avrasya'nın batıya doğru uzanan yarım adalarından oluşur."

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bu kadar dikkat etmemiz gerektiğini görelim:

  • A) as small as: Bu yapı "o kadar küçük ki..." anlamına gelir ve genellikle karşılaştırma yaparken kullanılır (Örn: as small as a mouse). Ancak cümlede "the second" (ikinci en) ifadesi olduğu için bu yapı mantıksızdır. "İkinci o kadar küçük olan" diye bir ifade İngilizcede kullanılmaz.
  • B) smaller: Bu "karşılaştırma" (comparative) formudur. "Daha küçük" demektir. Karşılaştırma yaparken genellikle "than" (daha...dan) kelimesi gerekir. Cümlede "than" yok ve "the second" ifadesi tek başına "daha küçük" kelimesiyle çalışmaz. "İkinci daha küçük olan" ifadesi gramer olarak hatalıdır.
  • C) so small: Bu yapı "çok küçük" anlamına gelir ve genellikle cümlenin sonuna veya "that" bağlacı ile kullanılır. "İkinci çok küçük olan" ifadesi burada anlamsızdır.
  • E) much smaller: Bu da "daha küçük" anlamına gelir ve yine "than" gerektirir. "İkinci çok daha küçük olan" ifadesi gramer kurallarına uymaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Süperlatifler" (Superlatives) konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şu kuralı ezberlemelisin: Bir şeyin bir grup içinde "en" derecesinde olduğunu (veya en'liğin derecesini, örneğin "ikinci en", "üçüncü en" gibi) belirtmek istiyorsan, sıfatın Süperlatif formunu kullanmalısın.

  • Formül: The + [Sıfatın enlik hali] + [Grup]
  • Örnek: The smallest continent (En küçük kıta), The second smallest continent (İkinci en küçük kıta).

SMMM stajı sınavlarında ve genel İngilizce kullanımda bu kural, özellikle kıta, ülke, şehir veya şirket büyüklükleri gibi karşılaştırmalar yaparken çok sık karşına çıkacaktır. Cevap D'dir.

Soru 8 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

----, but his ideas were little understood at the time.

  • A)Einstein resigned from his position in the Prussian Academy
  • B)Einstein became very interested in religion
  • C)Today Einstein is best known for his relativity theories
  • D)A popular theory of cosmology is called the Big Bang
  • E)Many scientists only care about their work
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM stajı sınavına hazırlanan bir öğrenci gibi, bu soruyu seninle adım adım ve çok basit bir dille çözelim.

Öncelikle sorunun İngilizce kısmına bakalım: "____, but his ideas were little understood at the time."

Buradaki en önemli ipucu "but" (fakat) bağlacıdır. "But", cümlenin iki tarafının birbirine zıt olduğunu söyler. Cümlenin ikinci yarısı şunu diyor: "fakat fikirleri o zaman çok az anlaşılmıştı."

Yani boşluğa gelecek cümlenin, Einstein'ın fikirlerinin o zaman anlaşılmadığına karşı bir durum bildirmesi gerekir. Bugün onun ne kadar ünlü olduğu veya fikirlerinin ne kadar önemli olduğu vurgulanmalı ki, "fakat o zaman anlaşılmadı" kısmı mantıklı bir zıtlık olabilsin.

Neden Doğru Cevap C?

C) Today Einstein is best known for his relativity theories (Bugün Einstein en çok görelilik teorileriyle bilinir.)

Bu şık neden doğru? Çünkü cümle şu mantıkla kurulur:

  • Bugün Einstein çok ünlü ve teorileri çok biliniyor.
  • Fakat (but) o zamanlar (geçmişte) fikirleri çok az anlaşılmıştı.

Bu, "Bugün çok ünlü, ama o zamanlar anlaşılmamıştı" diyerek mükemmel bir zıtlık (karşıtlık) kurar. Bu yüzden C şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar neden işe yaramıyor, kısaca bakalım:

  • A) Einstein resigned from his position in the Prussian Academy

(Einstein, Prusya Akademisi'ndeki görevinden istifa etti.) Bu bir eylemdir. "İstifa etti, fakat fikirleri anlaşılmadı" demek mantıksızdır. İstifa etmek ile fikirlerin anlaşılmaması arasında bir zıtlık yok.

  • B) Einstein became very interested in religion

(Einstein dinle çok ilgilendi.) Bu da bir başka eylem/hobi. "Dinle ilgilendi, fakat fikirleri anlaşılmadı" cümlesi bağlaç olan "but" ile bağlanamaz. Konu dışı bir zıtlık kurar.

  • D) A popular theory of cosmology is called the Big Bang

(Evrenin popüler bir teorisi Büyük Patlama olarak adlandırılır.) Bu cümle Einstein'dan hiç bahsetmiyor. Cümlenin devamında "his" (onun) zamiri var. Önce Einstein'dan bahsetmezsen, "onun fikirleri" diyemezsin. Konu uyuşmazlığı var.

  • E) Many scientists only care about their work

(Birçok bilim insanı sadece işleriyle ilgilenir.) Bu genel bir yargı. "Birçok bilim insanı işine bakar, fakat onun fikirleri anlaşılmadı" demek mantıksızdır. Yine zıtlık yok.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağlaçlar ve Zıtlık İlişkisi" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle "but", "however", "although", "yet" gibi bağlaçların cümlede ne işe yaradığını öğrenmelisin. Bu bağlaçlar, cümlenin önceki kısmı ile sonraki kısmı arasında bir zıtlık (karşıtlık) kurar.

  • Formül: [Bugün çok ünlü] + BUT + [O zaman anlaşılmamış].

Sınavda benzer sorularla karşılaştığında, cümlede "but" gördüğün an dur ve şunları sor: "Bu cümlenin önceki kısmı ne diyor ki ki, 'fakat' diyerek onu çürütsün?" Bu yöntemle C şıkkını kolayca bulabilirsin.

Başarılar dilerim!

Soru 9 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

When he failed to find a publisher in New York, ----.

  • A)so he managed to find a publisher for his first book in New York
  • B)Steinbeck’s first novel, Cup of Gold was published in New York
  • C)John Steinbeck presented his work to many publishers in New York
  • D)the book was a commercial success, so John Steinbeck kept writing
  • E)John Steinbeck moved back to California in 1929 to continue writing
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, İngilizce gramerinde "Bağımlı Cümle" (Dependent Clause) ve "Bağımsız Cümle" (Independent Clause) uyumu ile "Mantıksal Akış" konularını ölçüyor. SMMM staj sınavlarında da benzer mantık soruları çıkabilir; yani bir durumun sonucu mantıklı olmalı ve dilbilgisi kurallarına uymalı.

Gel, soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle cümlenin başına bakalım: "When he failed to find a publisher in New York," (Yayıncı bulamayıp New York'ta başarısız olunca...)

  • Gramer Kuralı: Bu cümlenin başında "When" (Ne zaman) bağlacı var. Bu, cümlenin bir bağımlı cümle olduğunu gösterir. Bağımlı cümleler tek başlarına tam bir fikir vermezler, bir sonuca ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden virgülden sonra mutlaka tam bir cümle (özne + yüklem) gelmelidir.
  • Mantık Akışı: Cümlenin ilk kısmı bir sorun anlatıyor: "Yayıncı bulamadı." Bu soruna mantıklı bir tepki veya sonuç gelmelidir.
  • Eğer bir şeyi bulamazsan, genellikle o yerden ayrılırsın veya başka bir yere gider.
  • E Şıkkı: "John Steinbeck moved back to California in 1929 to continue writing" (John Steinbeck, yazmaya devam etmek için 1929'da Kaliforniya'ya geri döndü).
  • Neden Doğru? Hem gramer olarak tam bir cümle kuruyor (Özne: John Steinbeck, Yüklem: moved back), hem de mantıksal olarak "Yayıncı bulamayıp New York'ta kalınamayınca, geri dönüp başka yerde yazmaya çalışmak" çok doğal bir akıştır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklara neden bakmadığımızı görelim:

  • A Şıkkı: "so he managed to find..."
  • Hata: "When" ile başlayan bir cümlede, virgülden sonra "so" (bu yüzden) bağlacı kullanılmaz. "When" zaten bir zaman belirtir, "so" ise sonuç bağlacıdır. İkisi aynı anda virgülden sonra kullanıldığında cümle yapısı bozulur. Ayrıca "yayıncı bulamamış" demiş, sonra "buldu" demiş; bu cümlenin mantığını zayıflatır.
  • B Şıkkı: "Steinbeck's first novel, Cup of Gold was published..."
  • Hata: Bu şıkta cümlenin öznesi "Steinbeck's first novel" (Steinbeck'in ilk romanı). Oysa cümlenin başındaki "he" (o) zamiri, bir insanı (yazarı) işaret ediyor. Cümlenin devamında "o" (yazar) değil, "roman"ın yayımlandığı söyleniyor. Bu, özne-yüklem uyumsuzluğu ve mantık hatasıdır. Yazar yayıncı bulamamışsa, romanın o an New York'ta yayımlanması mantıksızdır.
  • C Şıkkı: "John Steinbeck presented his work..."
  • Hata: Bu şık gramer olarak tam bir cümle gibi duruyor. Ancak mantık hatası var. Cümlenin başı "Yayıncı bulamamış" diyor. Eğer devamında "çalışmasını sundu" deniyorsa, bu bir sonuç değil, sadece bir eylemdir. "Bulamadığı için sundu" demek yerine, "Bulamadığı için ne yaptı?" sorusuna cevap veren bir sonuç (örneğin geri dönmesi gibi) beklenir. Ayrıca bu şık, sorunun "When he failed..." (Başarısız olunca) kısmına en uygun sonucu vermez.
  • D Şıkkı: "the book was a commercial success..."
  • Hata: Mantık hatası. "Yayıncı bulamamış" demiş, sonra "kitap ticari başarı elde etti" diyor. Yayıncı bulamamışsa kitap nasıl yayımlanıp başarı elde etmiş? Bu çelişki yaratır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuya hakim olmalısın:

  • Bağımlı ve Bağımsız Cümle Yapısı: "When", "If", "Because" gibi bağlaçlarla başlayan cümleler virgülden sonra mutlaka tam bir cümle (özne ve yüklemi olan) ile devam etmelidir.
  • Mantıksal Bağlantı (Cause and Effect): Cümlenin ilk yarısında bir neden (yayıncı bulamamak)

Soru 10 · 2022/3 · Yabancı Dil (İngilizce)

If taken in small doses, ----.

  • A)these medications are not available
  • B)your doctor may recommend it
  • C)pharmacies do not sell them
  • D)the medicine has no harmful effects
  • E)the disease can affect the joints
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuşuz gibi adım adım çözelim. Sorunun mantığı İngilizce gramer kurallarından ziyade, cümle bütünlüğü ve mantık akışı üzerine kuruludur.

Neden Doğru Cevap D?

Öncelikle cümlenin başına bakalım: "If taken in small doses, ----." Bu cümlenin Türkçe karşılığı şudur: "Eğer küçük dozlar halinde alınırsa, ----."

Burada bir koşul (If) ve bir sonuç bekliyoruz. Cümlenin başında "küçük dozlar halinde alınırsa" denildiğine göre, devamında bu durumun olumlu veya mantıklı bir sonucu gelmelidir.

  • D Şıkkı: "...the medicine has no harmful effects" (ilaç hiçbir zararlı etkiye sahip değildir).
  • Mantık: "Eğer küçük dozda alınırsa, ilacın hiçbir zararlı etkisi yoktur." Bu cümle hem gramer olarak (koşul ve sonuç uyumu) hem de mantık olarak çok güçlüdür. Küçük dozların genellikle zararsız olduğu veya güvenli olduğu düşüncesi, bu cümleyi tamamlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz?

  • A) these medications are not available: "Bu ilaçlar mevcut değildir."
  • Hata: "Küçük dozda alınırsa" ile "mevcut olmamak" arasında bir bağ kurmak mantıksızdır. Küçük dozda alınması, ilacın piyasada olup olmamasını değiştirmez.
  • B) your doctor may recommend it: "Doktorunuz bunu tavsiye edebilir."
  • Hata: Cümlenin başında "taken" (alınması) kelimesi geçiyor. Bu bir edilgen yapı. Ancak "doctor may recommend" (doktor tavsiye edebilir) ifadesi, cümlenin öznesi değişmiş gibi duruyor. Daha önemlisi, "küçük dozda alınırsa" ifadesiyle "doktorun tavsiye etmesi" arasında D şıkkındaki kadar doğrudan bir güvenlik mantığı yok. Cümle yapısı olarak da biraz kopuk duruyor.
  • C) pharmacies do not sell them: "Eczaneler bunları satmazlar."
  • Hata: Tıpkı A şıkkı gibi, doz miktarı ile eczanelerin satıp satmaması arasında mantıksal bir bağ yok.
  • E) the disease can affect the joints: "Hastalık eklemleri etkileyebilir."
  • Hata: Cümlenin başı "ilaç alınırsa" (taken) iken, sonuç kısmı "hastalık eklemleri etkiler" demiş. Burada özne değişimi var. "İlacın alınması" ile "hastalığın eklemleri etkilemesi" arasında bir sonuç-koşul ilişkisi kurulamaz. Aslında bu cümle, ilacın etkisiz kalması veya hastalığın ilerlemesi gibi bir anlam verirse de, D şıkkındaki "güvenlik" vurgusu bu tür sorularda en yaygın ve doğru mantıktır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şunlara dikkat etmelisin:

  • Koşul Cümleleri (If Clauses): "If" ile başlayan cümlelerde, önceki durumun (koşul) mantıklı bir sonucu (sonuç) olmalıdır.
  • Mantık ve Bağlam: Sadece gramer kurallarına değil, cümlenin anlam bütünlüğüne bakmalısın. "Küçük doz" genellikle "güvenli" veya "zararsız" ile ilişkilendirilir.
  • Özne Uyumu: Cümlenin başındaki fiilin (taken - alınması) kimin tarafından yapıldığına ve cümlenin devamında aynı konunun işlenip işlenmediğine dikkat etmelisin.

Özetle: Soru, "Küçük dozda ilaç almak ne sonucunu doğurur?" diye soruyor. En mantıklı ve güvenli cevap, "hiçbir zararlı etkisi yoktur" ifadesidir. Bu yüzden doğru cevap D'dir.

Yabancı Dil (İngilizce) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz