2025/3 SGS Maliye Soruları ve Çözümleri

2025/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Maliye dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/3 · Maliye

Kamu harcamalarının cari ile yatırım harcamaları ayrımındaki temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Harcamanın yapıldığı dönem
  • B)Faydanın ortaya çıktığı dönem
  • C)Hangi vergilerle finanse edildiği
  • D)Ekonomiye doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığı
  • E)İstihdamı artırıp artırmadığı
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Gelin, bunu neden böyle olduğunu adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "B" (Faydanın ortaya çıktığı dönem)?

Kamu harcamaları ikiye ayrılır: Cari Harcamalar ve Yatırım Harcamaları. Bu ayrımın temel mantığı, o harcamanın yarattığı faydanın ne kadar sürede gerçekleştiğidir.

  • Cari Harcamalar: Bu harcamaların faydası o an ve o dönemde biter. Örnek olarak; memurlara maaş ödenmesi, elektrik faturasının ödenmesi veya bir okulun ısınma giderlerini düşünelim. Bu harcamalar yapıldığı yıl içinde tüketilir ve gelecekte kalıcı bir varlık oluşturmaz.
  • Yatırım Harcamaları: Bu harcamaların faydası ise uzun vadelidir. Örnek olarak; bir köprü yapmak, bir hastane inşa etmek veya bir okul binası kurmak. Bu harcamalar bugün yapılır, ancak yarattığı fayda (köprünün kullanılması, hastanenin hizmet vermesi) yıllar boyunca devam eder.

Yani, bir harcamanın cari mi yoksa yatırım mı olduğunu belirleyen en önemli kriter, "Bu harcamadan ne zaman faydalanıyoruz?" sorusudur. Fayda tek bir yılda bitiyorsa cari, birden fazla yılda sürüyorsa yatırım harcamasıdır. Bu yüzden B şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Harcamanın yapıldığı dönem: Bu şık çok yaygın bir yanılgıdır. Harcama ne zaman yapılırsa yapılsın (örneğin 2024 yılında köprü inşası başlatsa bile), bu bir yatırım harcamasıdır. Harcamanın yapıldığı tarih değil, faydasının ne kadar süreceği önemlidir.
  • C) Hangi vergilerle finanse edildiği: Harcamanın kaynağı (gelir vergisi mi, KDV mi?) harcamanın türünü (cari mi yatırım mı) belirlemez. Devlet ne kadar vergi topladığına bakarak harcamayı sınıflandırmaz.
  • D) Ekonomiye doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığı: Bu, harcamanın ekonomi üzerindeki etkisini anlatır, ancak cari ve yatırım ayrımının temel kriteri değildir. Her iki harcamanın da ekonomiye katkısı vardır.
  • E) İstihdamı artırıp artırmadığı: Harcamanın işsizlik üzerindeki etkisi önemlidir ancak bu, harcamanın sınıflandırma kriteri değildir. Cari harcamalar da (örneğin öğretmen maaşı) istihdam yaratır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Maliye ve Halk Yönetimi derslerindeki "Kamu Harcamaları" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Cari ve Yatırım harcamalarının tanımlarını,
  • Bu iki harcamayı birbirinden ayıran fayda süresi (zaman boyutu) kuralını ezberlemelisin.

Özetle; "Fayda ne kadar sürede biter?" sorusunu aklında tutarsan, bu tür sorularda asla yanılmazsın. Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2025/3 · Maliye

Dolaylı vergilere ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Gümrük vergisi dolaylı bir vergidir.
  • B)Tersine artan oranlı etki yaratırlar.
  • C)Dolaysız vergilere göre daha kolay yansıtılabilirler.
  • D)Sübjektif vergilerdir.
  • E)Mali anesteziye, dolaysız vergilere göre daha uygundurlar.
Çözümü göster — doğru cevap D

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soruda "yanlış" olan ifadeyi bulmamız isteniyor ve doğru cevap D şıkkı.

Gelin, neden D şıkkının yanlış olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim.

1. Neden D Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)

Sorunun anahtarı "Dolaylı Vergi" ve "Sübjektif Vergi" kavramları arasındaki farktır.

  • Sübjektif Vergi (Kişisel Vergi): Bu vergiler, mükellefin (vergi ödeyenin) mali gücüne göre belirlenir. Örneğin; gelir vergisi veya kurumlar vergisi. "Bana ne kadar kazandığına bakıyorum, ona göre vergi alıyorum" mantığı vardır. Bu vergiler doğrudan mükellefe yüklenir.
  • Dolaylı Vergi: Bu vergiler ise mali güce bakılmaksızın, bir mal veya hizmetin tüketimi üzerinden alınır. Örneğin; KDV, ÖTV veya Gümrük Vergisi. "Sen ne kadar para kazanırsan kazan, bu ürünü aldığında vergi ödersin" mantığı vardır. Bu vergiler nesneldir (objektif), sübjektif değildir.

Sonuç: Dolaylı vergiler, mükellefin mali gücüne bakılmadan tüketim üzerinden alındığı için "Sübjektif vergi" olamazlar. Bu nedenle "Dolaylı vergiler sübjektif vergilerdir" ifadesi yanlıştır ve sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru? (Yani Neden Seçilmezler?)

Diğer şıkların doğru ifadeler olduğunu bilmemiz gerekir, çünkü soru "yanlış olanı" soruyor:

  • A) Gümrük vergisi dolaylı bir vergidir: Doğru. Gümrük vergisi, ithal edilen mallar üzerinden alınan bir dolaylı vergidir. Bu ifade doğrudur, bu yüzden cevap olamaz.
  • B) Tersine artan oranlı etki yaratırlar: Doğru. Dolaylı vergiler genellikle sabit oranlıdır (örneğin KDV %10). Ancak bu vergiler, gelir dağılımında tersine artan bir etki yaratır. Yani zenginle fakir aynı oranda vergi ödeseler de, fakirlerin gelirinin vergiye giden kısmı zenginlere göre daha yüksek bir orandır. Bu ifade doğrudur.
  • C) Dolaysız vergilere göre daha kolay yansıtılabilirler: Doğru. Dolaylı vergiler, üretici veya satıcı tarafından tüketiciye yansıtılabilir. Örneğin, KDV'yi malın fiyatına ekleyip tüketiciye ödetiriz. Doğrudan vergilerde (gelir vergisi gibi) bu yansıtma mekanizması yoktur, doğrudan mükelleften alınır. Bu ifade doğrudur.
  • E) Mali anesteziye, dolaysız vergilere göre daha uygundurlar: Doğru. "Mali anestezi", verginin acı verici etkisini hissettirmemesi demektir. Dolaylı vergiler (KDV gibi) faturaya eklenir ve tüketici vergiyi doğrudan hissetmez, bu yüzden halkın vergiye direnci daha azdır. Bu ifade doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Vergi Türleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramın farkını ezberlemen gerekir:

  • Dolaylı Vergi (Objektif): Tüketim üzerinden alınır, mali güç aranmaz, yansıtılabilir, mali anestezi sağlar. (Örnek: KDV, ÖTV, Gümrük Vergisi).
  • Doğrudan Vergi (Sübjektif): Mali güç (gelir, servet) üzerinden alınır, yansıtılamaz, mali acıyı doğrudan hissettirir. (Örnek: Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi).

Özetle: Soruda "Dolaylı vergi" denmiş, şıkta ise "Sübjektif" (kişisel/mali güç odaklı) denmiş. Bu iki kavram birbirine zıttır. Dolaylı vergiler nesnel (objektif) vergilerdir, sübjektif değildir. Bu yüzden D şıkkı yanlıştır.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2025/3 · Maliye

Stagflasyonla mücadelede vergi temelli gelir politikalarının uygulanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Parasal ücret artışlarının sınırlandırılması
  • B)Ücret ve fiyatların dondurulması
  • C)Sektörel ağırlıklı önlemlere öncelik verilmesi
  • D)Toplam talebin desteklenmesi
  • E)Gelir dağılımında adaletin sağlanması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Öncelikle sorunun içinde geçen "Stagflasyon" kavramını hatırlayalım. Bu, ekonominin durma noktasına gelmesi (stagnasyon) ile enflasyonun (fiyat artışlarının) aynı anda yüksek olması durumudur. Bu çok tehlikeli bir durumdur çünkü normalde enflasyonu düşürmek için ekonomiyi yavaşlatırız, ama stagflasyonda ekonomi zaten yavaş.

Şimdi Neden A şıkkı doğru? sorusuna bakalım:

Vergi temelli gelir politikaları, devletin vergi sistemini kullanarak ücret ve fiyat artışlarını kontrol altına almasıdır. Stagflasyonun en büyük sorunlarından biri, işçilerin enflasyon karşısında alım güçlerini korumak için sürekli ücret artışı talep etmesidir. Eğer ücretler artarsa, firmalar da maliyetleri karşılamak için ürün fiyatlarını tekrar artırır. Bu bir kısır döngü yaratır ve enflasyonu daha da körükler.

Bu yüzden devlet, vergi politikalarıyla (örneğin ücret artışlarına vergi getirmek veya ücret artışlarını vergi avantajlarıyla sınırlamak) parasal ücret artışlarını sınırlandırır. Amaç, ücretlerin sürekli artmasını durdurarak enflasyonun tırmanmasını engellemektir. Bu nedenle A şıkkı doğru cevaptır.

Diğer şıklar neden yanlış?

  • B şıkkı (Ücret ve fiyatların dondurulması): Bu, "fiyat ve ücret kontrolü" veya "dondurma" politikasıdır. Vergi politikası ile ücreti dondurmak (kesinlikle artırmamak) farklıdır. Vergi politikası, ücret artışını sınırlar veya engelleyici vergi uygular, ancak doğrudan bir "dondurma" emri değildir. Bu daha çok doğrudan regülasyon yöntemidir.
  • C şıkkı (Sektörel ağırlıklı önlemlere öncelik verilmesi): Stagflasyonla mücadelede vergi politikaları genellikle genel bir ekonomi politikasıdır; sadece belirli bir sektöre (örneğin sadece otomotiv veya tekstil) odaklanmaz. Bu şık konunun genel mantığına uymaz.
  • D şıkkı (Toplam talebin desteklenmesi): Bu şık yanlış çünkü stagflasyonla mücadelede amaç ekonomiyi canlandırmak (talebi artırmak) değil, enflasyonu düşürmektir. Talebi desteklemek enflasyonu daha da artırır. Stagflasyonla mücadelede genellikle talep kısıtlanır.
  • E şıkkı (Gelir dağılımında adaletin sağlanması): Vergi politikalarının genel amacı gelir dağılımı olabilir, ancak soru özel olarak "stagflasyonla mücadele"yi sormaktadır. Bu bağlamda temel amaç adalet değil, enflasyonu ve ücret artışlarını durdurmaktır.

Hangi konuyu bilmek gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Stagflasyon" ve "Gelir Politikaları" konularını iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Stagflasyonun nedenleri ve çözüm yolları.
  • Gelir politikalarının türleri (fiyat ve ücret kontrolü vs. vergi temelli gelir politikaları).
  • Vergi politikalarının ücret artışlarını nasıl etkilediği.

Özetle; stagflasyonla mücadelede devletin vergiyle ücret artışını sınırlaması (A şıkkı), enflasyon döngüsünü kırmak için en temel ve doğru yöntemdir.

Soru 4 · 2025/3 · Maliye

Aşağıda sayılan iktisatçılardan hangisine göre bir ülkede uygulanan vergi oranı, belirli bir sınırı aştıktan sonra devletin sağlayacağı vergi geliri azalmaktadır?

  • A)Arthur Laffer
  • B)Adolp Wagner
  • C)James Buchanan
  • D)Adam Smith
  • E)Paul Samuelson
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, vergi teorilerinin en ünlü ve en pratik kurallarından birini sorguluyor. Doğru cevap A) Arthur Laffer'dır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap A (Arthur Laffer)? Bu sorunun temelinde Laffer Eğrisi (Laffer Curve) teorisi yatar. Arthur Laffer, 1970'li yıllarda ortaya attığı bu teoriyle şunu savunur:

  • Vergi oranı %0 ise: Devlet hiçbir vergi geliri elde edemez (çünkü vergi yok).
  • Vergi oranı %100 ise: Devlet yine hiçbir vergi geliri elde edemez (çünkü herkes çalışmayı bırakır, "neden çalışayım ki, kazandığımın tamamını devlete vereceğim" der).
  • Orta noktalar: Vergi oranı arttıkça vergi geliri de artar. Ancak bu artış sonsuza kadar devam etmez. Vergi oranı çok yüksek bir seviyeye (belirli bir sınırı) ulaştığında, insanlar çalışmayı azaltır, kaçakçılık artar veya yatırımlar durur. Bu durumda vergi oranı daha da artırılırsa, toplam vergi geliri düşmeye başlar.

Soruda geçen "belirli bir sınırı aştıktan sonra vergi gelirinin azalması" ifadesi, doğrudan Laffer Eğrisi'nin bu mantığına işaret eder.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Adolp Wagner: Wagner, "Devlet Faaliyetlerinin Genişleme Yasası"nı öne sürmüştür. Buna göre kalkınma ve sanayileşme arttıkça devletin harcamaları ve görev alanı otomatik olarak genişler. Vergi oranının artıp azalmasıyla değil, devletin büyümesiyle ilgilenir.
  • C) James Buchanan: Kamu seçimi teorisi ve kamu seçimi okulu ile bilinir. Vergi oranının bir eşiği geçince gelirin azalması gibi bir eğri çizmez; daha çok vergi yükünün halkın tercihleri ve siyasi süreçlerle nasıl belirlendiğini inceler.
  • D) Adam Smith: Klasik iktisadın kurucusudur. Vergi konusunda "Eşitlik, Kesinlik, Ekonomiklik ve Uygunluk" ilkelerini getirmiştir. Vergi oranının çok yüksek olmasının ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetse de, "oran arttıkça gelir azalır" diyen özel bir eğri veya formül (Laffer Eğrisi gibi) onun teorisi değildir.
  • E) Paul Samuelson: Kamu malları teorisinin kurucularından biridir. Devlet harcamalarının ne kadar olması gerektiğini ve kamu mallarının nasıl sağlanacağını inceler. Vergi oranı ile gelir arasındaki bu ters orantıyı (Laffer Eğrisi'ni) öne çıkarmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor? Bu soruyu çözmek için "Vergi Teorileri" konusundaki Laffer Eğrisi'ni ve Arthur Laffer'ın bu teoriyi geliştirdiğini bilmelisin.

Özetle: Vergi oranı çok yüksek olursa, vergi tabanı (vergilenen gelir) küçülür ve toplam vergi geliri düşer. Bu kuralı Arthur Laffer formüle etmiştir.

Soru 5 · 2025/3 · Maliye

“Ülkede medyan gelirin %60’ı olarak hesaplanan yoksulluk sınırı yıllık 60.000 ₺’dir. Devlet yıllık geliri 40.000 ₺ olan Ayşe Hanım’dan vergi almak yerine ona 20.000 ₺ ödemelidir”. Yukarıdaki önerinin bilinen adı ve bu öneriyi savunan iktisadi düşünce okulu aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

  • A)Yoksulluk katkısı, Keynesyenler
  • B)Yoksulluk giderici transfer, Monetaristler
  • C)Sosyal vergi iadesi, Keynesyenler
  • D)Yoksulluk giderici gelir vergisi, Keynesyenler
  • E)Negatif gelir vergisi, Monetaristler
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, iktisat dünyasında "Negatif Gelir Vergisi" (Negative Income Tax) kavramını ve bunu savunan Milton Friedman gibi Monetarist iktisatçıları sorguluyor. Soruyu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi açıklayalım.

1. Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle sorudaki senaryoya bakalım:

  • Yoksulluk sınırı: 60.000 ₺.
  • Ayşe Hanım'ın geliri: 40.000 ₺.
  • Eksiklik: 20.000 ₺.
  • Devletin yapacağı: Ayşe'ye vergi almak yerine, eksik olan 20.000 ₺'yi ödemek.

Bu durumun adı "Negatif Gelir Vergisi"dir. Normalde vergi, geliriniz belli bir seviyenin üzerindeyse devlete ödenir. Ancak bu sistemde, geliriniz yoksulluk sınırının altına düşerse, devlet size para öder. Yani vergi oranı negatiftir.

Bu sistemi en çok savunan ve teorik temellerini atan iktisatçı Milton Friedman'dır. Friedman, bu sistemi Monetarist iktisat okulunun bir parçası olarak savunmuştur. Amacı, karmaşık sosyal yardım programlarını (yoksulluk yardımı, işsizlik maaşı vb.) tek bir sistemde toplamak ve bürokrasiyi azaltmaktır.

  • Kavram: Negatif Gelir Vergisi.
  • Okul: Monetaristler.

Bu yüzden E şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden uymadığına bakalım:

  • A) Yoksulluk katkısı, Keynesyenler: "Yoksulluk katkısı" diye bir terim bu bağlamda standart bir iktisat terimi değildir. Ayrıca Keynesyenler genellikle devletin doğrudan harcama yaparak (sosyal devlet politikaları) işsizlik ve yoksullukla mücadele etmesini savunur, ancak "Negatif Gelir Vergisi" spesifik olarak Friedman'ın (Monetarist) önerisidir.
  • B) Yoksulluk giderici transfer, Monetaristler: "Yoksulluk giderici transfer" ifadesi durumu tanımlar ama iktisat literatüründeki teknik terim "Negatif Gelir Vergisi"dir. Soru teknik terimi sorduğu için bu şık eksik kalır.
  • C) Sosyal vergi iadesi, Keynesyenler: "Vergi iadesi" genellikle fazla ödenen verginin geri verilmesi anlamına gelir. Burada ise hiç vergi ödenmemişken devletin para vermesi söz konusudur. Ayrıca bu sistem Keynesyenlerin ana fikri değildir.
  • D) Yoksulluk giderici gelir vergisi, Keynesyenler: Bu şıkta "Yoksulluk giderici" ifadesi doğru gibi dursa da, bu sistemin teorik kurucusu ve savunucusu Keynesyenler değil, Monetaristlerdir. Keynesyenler daha çok doğrudan kamu harcamalarını ve istihdam politikalarını öne çıkarır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmen gerekir:

  • Negatif Gelir Vergisi (Negative Income Tax) Nedir?
  • Geliri yoksulluk sınırının altında olanlara devletin para ödemesi.
  • Bu sistemin bürokrasiyi azaltmak ve piyasa mekanizmalarını korumak için tasarlandığını bilmek.
  • İktisadi Düşünce Okulları ve Temsilcileri:
  • Keynesyenler: Devletin ekonomiye doğrudan müdahalesini (harcama, istihdam) savunur. Temsilcisi: John Maynard Keynes.
  • Monetaristler: Paranın miktarını kontrol etmeyi ve piyasa mekanizmalarına güvenmeyi savunur. Milton Friedman'ın önerdiği "Negatif Gelir Vergisi" bu okulun en önemli sosyal politika önerisidir.

Özetle: Soru, "Devletin yoksulluk sınırının altındaki insanlara para vermesi"ni ve bunu savunan "Milton Friedman / Monetarist" ekolünü tanımlıyor. Cevap E'dir.

Soru 6 · 2025/3 · Maliye

Aşağıdakilerden hangisi kamu açığının azaltılmasına yönelik olarak uygulamaya konulan gelir ve harcama politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesine ne düzeyde katkı verdiğiyle ilgilenmekte ve uygulanan bir ekonomik programda kamu açıklarının veya bütçe açıklarının düşürülme şekli olarak tanımlanmaktadır?

  • A)Mali derinlik
  • B)Mali uyum kalitesi
  • C)İçleme etkisi
  • D)Pigou-Dalton kriteri
  • E)Büyüme-refah kriteri
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Maliye ve Kamu Ekonomisi derslerinin en önemli kavramlarından biri olan "Mali Uygunluk" konusunu ölçüyor. Doğru cevap B) Mali uyum kalitesi'dir.

Gelin bu kavramı bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "Mali Uyum Kalitesi"?

Soruda geçen cümleyi parçalara ayıralım:

  • "Kamu açığının azaltılması": Hükümetin borçlanmasını azaltmak, bütçeyi dengelemek.
  • "Ekonomik ve sosyal gelişmeye ne düzeyde katkı verdiği": Sadece bütçeyi kapatmak yetmez; bu işin halkın refahını düşürmeden, ekonomiyi büyüterek yapılması gerekir.

Mali Uyum Kalitesi (Quality of Fiscal Adjustment), tam olarak şudur: Hükümet bütçe açığını kapatmak için ne kadar "ağır" bir önlem alıyorsa, bunun ekonomi üzerindeki olumsuz etkisini (örneğin işsizliği artırıp artırmadığını) ve bunun yerine sosyal refahı ne kadar koruyabildiğini ölçen kavramdır.

Yani; "Bütçeyi kapatmak için ekonomiye zarar vermeden, halkın refahını koruyarak ne kadar başarılı bir iş yaptık?" sorusunun cevabı Mali Uyum Kalitesi'dir. Soruda tam olarak bu tanımlama isteniyor.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Mali Derinlik: Bu kavram, bir ülkenin finansal piyasalarının ne kadar gelişmiş olduğunu, bankaların ve borsaların ekonomide ne kadar derin bir rol oynadığını ifade eder. Bütçe açığı ile doğrudan bir ilişki kurmaz.
  • C) İçleme Etkisi (Crowding Out Effect): Bu, hükümetin çok borç alıp piyasaya para çekmesi sonucu faizlerin artması ve özel sektörün yatırımlarının azalması durumudur. Bu bir "sonuçtur", soruda aranan "politikanın kalitesi" değil.
  • D) Pigou-Dalton Kriteri: Bu, gelir dağılımı adaleti ile ilgilidir. Gelir dağılımı daha eşit hale geldiğinde bu kriter sağlanmış sayılır. Bütçe açığı yönetimiyle doğrudan ilgili değildir.
  • E) Büyüme-refah kriteri: Bu genel bir amaçtır. Soruda ise bütçe açığını kapatma yönteminin kalitesi ve etkisi sorulmaktadır. "Mali Uyum Kalitesi", büyüme-refah kriterini bütçe açığını kapatma sürecine uygulayan özel bir ölçüttür.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Maliye Politikaları ve Kamu Ekonomisi" dersinin "Bütçe Dengesi ve Mali Uygunluk" konusunu iyi çalışmalısın.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Kamu açığını kapatma yöntemleri (harcamaları kesmek mi, vergileri artırmak mı?).
  • Bu yöntemlerin ekonomi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri.
  • "Mali Uygunluk Kalitesi" kavramının tanımını ezberlemek.

Özetle: Soru, "Bütçeyi kapatırken ekonomiye ve halka ne kadar zarar verdik?" sorusunu soruyor. Cevap da bu zararı ölçen "Mali Uyum Kalitesi"dir.

Maliye dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz