2026/1 SGS Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Soruları ve Çözümleri

2026/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2026/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Osmanlı aile hukukunu düzenleyen Hukuk-ı Aile Kararnamesi aşağıdaki hangi padişah döneminde çıkarılmıştır?

  • A)III. Selim
  • B)II. Abdülhamit
  • C)II. Mahmut
  • D)V. Mehmet Reşat
  • E)VI. Mehmet Vahdettin
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi değil, tarih ve hukukun temel bir ilkesi olarak ele alalım. Sorunun doğru cevabı D) V. Mehmet Reşat'tır.

Gelin, neden bu cevabın doğru olduğunu ve diğer şıkların neden işe yaramadığını adım adım inceleyelim.

Neden D Şıkkı Doğru?

Osmanlı İmparatorluğu'nda aile hukukunu (evlilik, boşanma, velayet, miras gibi konuları) düzenleyen ilk ve en önemli modern kanun Hukuk-ı Aile Kararnamesi'dir. Bu kanun, 1917 yılında çıkarılmıştır.

Tarih takvimine baktığımızda 1917 yılı, V. Mehmet Reşat'ın tahtta olduğu döneme denk gelir. Bu kanun, Osmanlı'nın son dönemlerinde aile hukukunu İslam hukuku ile modern hukukun birleşimi şeklinde düzenlemeye çalışmış ve "Mecelle"nin yetersiz kaldığı alanları kapatmıştır. Dolayısıyla, bu kanunun çıkarıldığı padişah V. Mehmet Reşat'tır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elenmesi gerektiğini kısaca açıklayalım:

  • A) III. Selim: Osmanlı'da ilk modernleşme hareketleri (Nizam-ı Cedid) bu dönemde başlamıştır. Ancak aile hukukunu düzenleyen bir kanun henüz çıkarılmamıştır.
  • B) II. Abdülhamit: Dönemi uzun sürmüş ve birçok reform yapılmıştır, ancak Hukuk-ı Aile Kararnamesi onun döneminde değil, onun yerine geçen V. Mehmet Reşat döneminde çıkarılmıştır.
  • C) II. Mahmut: Osmanlı'yı modernleştirmeye çalışan büyük bir padişah olsa da, aile hukuku kanunlaşması onun döneminde gerçekleşmemiştir.
  • E) VI. Mehmet Vahdettin: Osmanlı'nın son padişahıdır. Hukuk-ı Aile Kararnamesi onun tahta çıkmasından yıllar önce, yani V. Mehmet Reşat döneminde yürürlüğe girmiştir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Osmanlı Hukuk Tarihi" ve "Osmanlı İmparatorluğu'nda Son Dönem Reformları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Hukuk-ı Aile Kararnamesi'nin hangi yıl (1917) ve hangi padişah döneminde çıkarıldığı.
  • Osmanlı padişahlarının kronolojik sıralaması (V. Mehmet Reşat'ın II. Abdülhamit'ten sonra, Vahdettin'den önce tahta çıktığı).

Özetle: Soru, Osmanlı'nın aile hukukunu düzenleyen ilk kanununun kimin döneminde çıkarıldığını soruyor. Cevap, 1917 yılında tahtta olan V. Mehmet Reşat'tır.

Soru 2 · 2026/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk döneminde iç düzeni sağlamak amacıyla hükümete geniş yetkiler sağlayan hukuki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Takrir-i Sükûn Kanunu
  • B)Milli Korunma Kanunu
  • C)Kabotaj Kanunu
  • D)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
  • E)Nisab-ı Müzakere Kanunu
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Atatürk Dönemi hukuk tarihi ve cumhuriyetin ilk yıllarındaki istikrar tedbirlerini anlamak için çok önemli bir konuya dokunuyor. Sorunun doğru cevabı A) Takrir-i Sükûn Kanunu'dur.

Gelin bu konuyu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "Takrir-i Sükûn Kanunu"?

Atatürk döneminin başında, Türkiye Cumhuriyeti henüz yeni kurulmuştu ve ülke içinde ve dışarıda ciddi karışıklıklar, isyanlar ve işgallerle mücadele ediliyordu. Hükümetin bu karışıklıkları hızlıca bastırması ve ülkeyi bir an önce istikrara kavuşturması gerekiyordu.

Takrir-i Sükûn Kanunu (1925), tam da bu amaçla çıkarılmıştır. Bu kanunun temel özelliği şudur:

  • Geniş Yetki: Hükümete, "halkın huzur ve güvenini bozan" her türlü hareketi önleme yetkisini verir.
  • İstisnai Güç: Bu kanun döneminde, hükümet normal mahkemelerden bağımsız olarak, şüphelileri tutuklayabilir, sürgün edebilir ve hatta idam cezası verebilir. Yani, hükümete çok geniş ve olağanüstü yetkiler tanır.
  • Amaç: İç düzeni sağlamak, isyanları bastırmak ve cumhuriyeti korumak.

Soruda geçen "iç düzeni sağlamak" ve "hükümete geniş yetkiler" ifadeleri, doğrudan bu kanunun tanımına uymaktadır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu sorunun cevabı olamayacağını kısaca açıklayalım:

  • B) Milli Korunma Kanunu: Bu kanun, 1930'ların başında, özellikle Doğu Anadolu'daki isyanlar ve dış tehditler karşısında çıkarılmıştır. Ancak bu kanun, Milli Korunma Mahkemeleri kurarak yargı yetkisini de hükümete devretmiştir. Yine hükümete geniş yetki verse de, sorunun odaklandığı "Atatürk döneminin başındaki ilk iç düzenleme" ve "Takrir-i Sükûn" kavramı daha çok 1925 tarihli kanuna aittir. Ayrıca Milli Korunma Kanunu, Takrir-i Sükûn Kanunu'na benzer bir işlev görmüş olsa da, tarihsel olarak "iç düzeni sağlamak amacıyla hükümete geniş yetkiler" denildiğinde akla gelen ilk ve en temel kanun Takrir-i Sükûn'dur.
  • C) Kabotaj Kanunu: Bu kanun, denizcilik ile ilgilidir. Türkiye sularında gemi taşımacılığına sadece Türk bayrağı taşıyan gemilerin izin verileceğini belirler. İç düzen veya hükümet yetkisi ile hiçbir ilgisi yoktur.
  • D) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu: Bu kanun, yargılama usullerini düzenler. Yani mahkemelerin davaları nasıl işleyeceğini, delillerin nasıl sunulacağını belirler. Hükümete siyasi yetki vermez, sadece hukuk sisteminin işleyişini düzenler.
  • E) Nisab-ı Müzakere Kanunu: Bu kanun, TBMM'nin toplantı kurallarıyla ilgilidir. Meclis'in toplanabilmesi için gereken minimum üye sayısını (nisab) belirler. Hükümetin geniş yetkileriyle değil, meclisin çalışma usulüyle ilgilidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Atatürk Dönemi Hukuk Tarihi" ve "Cumhuriyetin İlk Yıllarında Çıkarılan Kanunlar" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları hatırlaman gerekir:

  • Takrir-i Sükûn Kanunu: İç karışıklıkları bastırmak için hükümete olağanüstü yetki verir.
  • Kabotaj Kanunu: Deniz sularının egemenliği ve ticareti ile ilgilidir.
  • Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu: Yargı süreçlerini düzenler.

Özetle: Soru "iç düzeni sağlamak" ve "hükümete geniş yetki" dediği için, tarihsel olarak bu işlevi en net yerine getiren kanun Takrir-i Sükûn Kanunu'dur. Cevap A seçeneğidir.

Soru 3 · 2026/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Erzurum Kongresi’nin toplanma, çalışma aşamaları ve kararları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Mustafa Kemal’in çağrısı ile toplanmıştır.
  • B)Bölgesel bir kongredir.
  • C)İcra organı niteliğinde bir Temsil Heyeti seçilmiştir.
  • D)23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanmıştır.
  • E)Manda ve himaye reddedilmiştir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır çünkü Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal Paşa'nın doğrudan bir "çağrısı" ile değil, Sivas'taki diğer delegelerin daveti üzerine ve daha önce Samsun'dan gönderdiği telgraflarla hazırlanan bir davet mektubu çerçevesinde toplanmıştır; Mustafa Kemal'in kendisi kongreye katılmak için Samsun'dan hareket etmiş, ancak kongrenin toplanma fikri ve daveti, Erzurum'daki delegeler tarafından organize edilmiştir. Diğer şıkları incelediğimizde, B şıkkı doğrudur çünkü kongre sadece Doğu Anadolu'nun illerini kapsayan bölgesel bir nitelik taşımıştır, C şıkkı da doğrudur çünkü kongre kararları uygulamak için Temsil Heyeti gibi bir icra organı seçmiştir, D şıkkı tarih bilgisi olarak doğru olup kongre 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 arasında gerçekleşmiştir ve E şıkkı da doğrudur çünkü kongrede manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir. Bu soruyu çözebilmek için Erzurum Kongresi'nin toplanma sürecindeki detayları, tarihlerini ve aldığı kararları hatırlamanız gerekmektedir.

Soru 4 · 2026/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Dünya barışını korumak için uluslararası bir örgüt kurulması fikri ilk kez Wilson İlkeleri’nde yer almış, bu amaç doğrultusunda Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) Türkiye Cumhuriyeti Devleti Milletler Cemiyeti’ne hangi yılda üye olmuştur?

  • A)1925
  • B)1928
  • C)1930
  • D)1932
  • E)1937
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) 1932'dir.

Neden Doğru Cevap 1932?

Bu sorunun temelinde Türk Dış Politikası ve Uluslararası Örgütler konusundaki tarihsel bir bilgi yatar. Soruda geçen "Milletler Cemiyeti" (League of Nations), Birleşmiş Milletler'in (BM) öncüsü olan ve II. Dünya Savaşı'ndan önce var olan uluslararası barış örgütüdür.

Türkiye Cumhuriyeti, 1923'te kurulduktan sonra dış dünyaya açılma ve uluslararası hukukun bir parçası olma yolunda önemli adımlar atmıştır. Türkiye, 1932 yılında Milletler Cemiyeti'ne resmen üye olmuştur. Bu tarih, Türkiye'nin uluslararası arenada aktif rol almasının ve barışın korunması için kurulan bu ilk büyük örgütün bir parçası olmasının sembolik bir dönüm noktasıdır. Dolayısıyla, Türkiye'nin bu örgüte katılım yılı olan 1932 doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A) 1925: Bu tarih, Türkiye'nin henüz Milletler Cemiyeti'ne üye olmadığı bir dönemdir. Türkiye bu yılda Lozan Antlaşması'nın ardından iç ve dış politikasını güçlendirmeye odaklanmıştır.
  • B) 1928: Bu yıl, Türkiye'nin Laiklik ilkesini Anayasa'ya dahil ettiği ve halifeliğin kaldırıldığı önemli bir yıl olsa da, Milletler Cemiyeti üyeliği bu tarihte gerçekleşmemiştir.
  • C) 1930: Türkiye bu yılda da henüz Cemiyet'e tam üye olmamıştır. 1932'ye kadar beklenmiştir.
  • E) 1937: Bu tarih çok geç kalır. 1932'de üye olan Türkiye, 1937'de zaten Cemiyet'in bir üyesidir. Ayrıca 1937'de Türkiye, Lozan Antlaşması'na ek olarak "Lozan Antlaşması'nın 1937 Ek Protokolü"nü imzalamıştır, ancak bu üyeliğin ilk yılı değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Türk Dış Politikası" ve "Uluslararası Örgütler" konusundaki temel tarih bilgilerine sahip olman gerekir. Özellikle:

  • Milletler Cemiyeti'nin ne zaman kurulduğu ve ne zaman dağıldığı,
  • Türkiye'nin bu örgüte ne zaman üye olduğu (1932),
  • Türkiye'nin dış politikadaki önemli tarihleri (Lozan, Laiklik, Üyelikler) bilmek gerekir.

Özetle; Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olduğu yıl 1932'dir ve doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 5 · 2026/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

11 Temmuz 1933’te kurulan, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın yürütücüsü olarak Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri, SEKA (Selüloz ve Kâğıt İşletmesi) gibi işletmeleri kuran banka aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)İş Bankası
  • B)Sümerbank
  • C)Emlak ve Eytam Bankası
  • D)Ziraat Bankası
  • E)Osmanlı Bankası
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken dönem sanayileşme tarihini ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın kuruluşundan önceki sanayi yatırımlarını anlamak için çok önemlidir. Sorunun doğru cevabı B) Sümerbank'tır.

Gelin bu cevabı neden bulduğunu adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "Sümerbank"?

Soruda geçen ipuçlarını birleştirdiğimizde cevap netleşiyor:

  • Kuruluş Tarihi: Soruda 11 Temmuz 1933 tarihi verilmiş. Bu tarih, Türkiye'de sanayileşme hamlesinin başladığı döneme denk gelir.
  • Yapılan İşletmeler: Soruda Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri ve SEKA (Selüloz ve Kâğıt İşletmesi) örnekleri verilmiş.
  • Görevi: Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürütücüsü olarak tanımlanmış.

Tarihçe: 11 Temmuz 1933'te kurulan Sümerbank (Sanayi ve İş Bankası), o dönemde devletin doğrudan kurduğu ve yönettiği sanayi kuruluşlarının ana çatısıydı. Karabük'te çelik fabrikasını, İzmit'te SEKA'yı, tekstil fabrikalarını ve daha birçok ağır sanayi tesisini Sümerbank bünyesinde kurdu. Yani, soruda bahsedilen "demir, çelik ve kâğıt" işlemlerini yapan tek ve ana banka Sümerbank'tır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) İş Bankası: Türkiye'nin ilk özel bankasıdır (1924). Ancak o dönemde sanayi yatırımlarını doğrudan yürüten ve Karabük gibi fabrikaları kuran kurum Sümerbank'tır. İş Bankası daha çok ticari ve finansal işlere odaklanmıştır.
  • C) Emlak ve Eytam Bankası: Bu banka daha çok konut inşaatı (Emlak) ve emekli maaşları (Eytam) gibi sosyal konularla ilgilenir. Sanayi fabrikaları kurma görevi yoktur.
  • D) Ziraat Bankası: Kuruluş amacı tarım ve çiftçiyi desteklemektir. Sanayi fabrikaları kurmak onun görevi değildir.
  • E) Osmanlı Bankası: Cumhuriyet öncesinde kurulmuş, daha çok ticari bankacılık ve dış ticaret finansmanı ile ilgilenen bir kuruluştur. Cumhuriyet döneminin sanayi hamlesini yürüten kurum değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Cumhuriyet Dönemi Ekonomik Politikaları" ve "Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle şunları hatırlaman gerekir:

  • Sümerbank: Sanayi ve maden işlerini yürütür.
  • Etibank: Maden ve enerji işlerini yürütür.
  • Halkbank: Tarım ve kalkınma işlerini yürütür.

Özetle: Karabük ve SEKA gibi fabrikaları kuran, 1933'te kurulan ve sanayi planlarını yürüten banka Sümerbank'tır. Cevap B seçeneğidir.

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz