2026/1 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2026/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 15 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi genel düzeyde “yapısal riskin” değerlendirilmesinde denetçinin dikkate alacağı faktörlerden biri değildir?

  • A)İşletmenin bağlı bulunduğu sektörün özellikleri
  • B)Müşteri işletmenin yapısı
  • C)İç kontrolün güçlü yanları
  • D)Olağandışı işlemler
  • E)İlişkili taraflar
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru? (Doğru Cevap Analizi)

Soruda bizi "yapısal risk" değerlendirmesi soruyor. Yapısal risk, işletmenin genel yapısı, sektörü ve işleyiş biçiminden kaynaklanan risklerdir. Denetçi, "Bu şirketin genel yapısı ne kadar riskli?" diye sorar.

  • A, B, D ve E şıkları (Sektör özellikleri, işletme yapısı, olağantışı işlemler, ilişkili taraflar) doğrudan işletmenin yapısını ve çevresini tanımlar. Örneğin, bir inşaat firmasının sektörü çok riskli olabilir (A), ya da şirketin yapısı çok karmaşık olabilir (B). Bu faktörler denetçinin "Yapısal Risk" haritasını çizerken dikkate alacağı temel unsurlardır.
  • C şıkkı ise "İç kontrolün güçlü yanları" ifadesidir. Buradaki kilit nokta şudur: Yapısal riski değerlendirirken denetçi, işletmenin zayıf yönlerine ve riskli noktalarına odaklanır. İç kontrolün güçlü yanlarını bilmek, riski azaltan bir durumdur; yani denetçi riski "değerlendirmek" için risk yaratan faktörlere bakar, riski yok eden (güçlü) faktörlere değil. Güçlü yanlar, riskin sonucunu etkiler ama riskin yapısını oluşturan faktörler değildir. Dolayısıyla, yapısal riski belirlerken dikkate alınacak bir "risk faktörü" olarak güçlü yanlar listeye girmez.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) İşletmenin bağlı bulunduğu sektörün özellikleri: Yanlış çünkü sektörün kendisi (örneğin teknoloji sektörü vs. inşaat sektörü) işletmenin risk yapısını doğrudan belirler. Bu bir yapısal risk faktörüdür.
  • B) Müşteri işletmenin yapısı: Yanlış çünkü şirketin organizasyon şeması, büyüklüğü ve karmaşıklığı doğrudan yapısal riski oluşturur.
  • D) Olağantışı işlemler: Yanlış çünkü normal iş akışının dışına çıkan işlemler, işletmenin yapısında beklenmedik riskler yaratır ve denetçinin dikkatini çeker.
  • E) İlişkili taraflar: Yanlış çünkü ilişkili taraflar arasındaki işlemler, genellikle normal piyasa koşullarından farklıdır ve yapısal riski artırır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları içindeki "Riskin Değerlendirilmesi" konusunu bilmelisin.

Özellikle şunu akılda tutmalısın: Denetçi, riski değerlendirirken işletmenin zayıf noktalarına, olağan dışı durumlarına ve karmaşık yapısına odaklanır. İç kontrolün güçlü olduğu yerler, riskin kaynağı değil, riskin yönetildiği yerdir. Soru, "risk kaynağı olmayan" faktörü bulmanı istiyor.

Özetle: Yapısal riski incelerken "Bu şirketin en güçlü yanı ne?" diye sormazsın; "Bu şirketin en riskli yapısı ne?" diye sorarsın. Güçlü yanlar risk kaynağı olmadığı için doğru cevap C'dir.

Soru 2 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

I. Risk Değerlendirme II. Riske Karşılık Verme III. Raporlama BDS 520 Analitik Prosedürler’e göre analitik prosedürler denetimin yukarıdaki süreçlerinden hangilerinde uygulanır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)Yalnız III
  • D)I ve II
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E (I, II ve III)?

BDS 520 (Analitik Prosedürler) standardı, analitik prosedürlerin denetim sürecinin her aşamasında kullanılabileceğini ve kullanılmasının gerektiğini söyler. Gelgelelim, bu prosedürlerin neden bu üç aşamada da geçerli olduğunu şöyle düşünelim:

  • Risk Değerlendirme (I): Denetçi işe başlarken, şirketin finansal tablolarında neler olabilir, nerede hata veya dolandırıcılık riski var? Bunu anlamak için önce analitik prosedürler yapar. Örneğin, geçen yılki ciroyla bu yılki ciroyu kıyaslar. Eğer büyük bir fark varsa, "Burada bir risk var" der ve risk değerlendirmesini yapar.
  • Riske Karşılık Verme (II): Riski bulduktan sonra ne yapar? Çözüm üretir. Analitik prosedürler, bulduğu bu riskin gerçek mi yoksa sadece bir hesaplama hatası mı olduğunu doğrulamak için en güçlü araçtır. Yani riski doğrulamak için analitik prosedür kullanır.
  • Raporlama (III): Denetim bittiğinde, elindeki tüm bulgulara dayanarak rapor hazırlar. Bu aşamada da analitik prosedürler kullanılır; çünkü finansal tabloların genel mantığına ve beklentilere uygunluğunu son bir kez daha kontrol etmek için bu yöntemden faydalanılır.

Özetle: Analitik prosedürler sadece bir aşamaya özel değildir; denetimin başından sonuna kadar I, II ve III aşamalarında da kullanılır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A, B ve C Şıkları: Bu şıklar "Yalnız" kelimesini kullandığı için yanlıştır. Analitik prosedürler sadece Risk Değerlendirme'de (I) veya sadece Riske Karşılık Verme'de (II) veya sadece Raporlama'da (III) kullanılmaz. Denetim sürecinin tamamında geçerlidir.
  • D Şıkkı (I ve II): Bu şık, analitik prosedürlerin raporlama aşamasında da kullanıldığını gözden kaçırmıştır. Raporlama aşamasında da bu yöntemden faydalanıldığı için bu şık eksiktir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için BDS 520 (Analitik Prosedürler) standardını iyi bilmelisin.

Kural şudur: Analitik prosedürler, denetçinin riskleri belirlemesi, risklere karşı test yapması ve sonuçları raporlaması aşamalarında kullanılabilir ve genellikle bu aşamaların hepsinde de kullanılması beklenir. Sadece bir aşamaya sınırlı değildir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 500 Bağımsız Denetim Kanıtları’nda “işletme içinden veya dışından elde edilen, basılı veya elektronik ortamda ya da başka bir depolama ortamında bulunan kayıt veya belgelerin incelenmesi ya da varlıkların fiziki olarak incelenmesi” olarak tanımlanan denetim kanıtı elde edilmesine yönelik denetim prosedürü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Gözlem
  • B)Dış Teyit
  • C)Tetkik
  • D)Yeniden Hesaplama
  • E)Yeniden Uygulama
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C) Tetkik'tir.

Hadi gel, nedenini birlikte inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "Tetkik" (C Şıkkı)?

Soru metninde sana çok önemli bir tanım vermiş: "Kayıt veya belgelerin incelenmesi" ve "varlıkların fiziki olarak incelenmesi".

Denetimde Tetkik (veya diğer adıyla İnceleme) prosedürü tam olarak şunu yapar:

  • Belgeleri inceler: Muhasebe kayıtlarını, faturaları, sözleşmeleri okur ve kontrol eder.
  • Varlıklara bakar: Örneğin, bir stok sayımı yaparken o malların gerçekten orada olup olmadığını gözle görür veya fiziki olarak kontrol eder.

Soru tam olarak bu iki işi (belgeyi okumak ve varlığı kontrol etmek) tanımladığı için cevap Tetkiktir. Bu, denetçinin en temel ve en sık yaptığı işlerden biridir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu tanıma uymadığını kısaca şöyle açıklayabiliriz:

  • A) Gözlem: Sadece bir işlemin nasıl yapıldığını izlemektir. Örneğin, bir personelin stok sayımı yaparken ne yaptığını izlemek. Ancak soruda "belgelerin incelenmesi" ve "varlıkların fiziki kontrolü" gibi daha kapsamlı bir işlem kastediliyor. Gözlem, sadece "izlemek"tir, belgeleri detaylıca okumak veya saymak değildir.
  • B) Dış Teyit: Bu, üçüncü bir kişiye (örneğin bankaya veya müşteriye) yazı yazarak bilgi istemektir. Soruda "işletme içinden veya dışından elde edilen belgelerin incelenmesi" deniyor, dışarıdan birine yazı yazıp cevap beklemek değil.
  • D) Yeniden Hesaplama: Bu, denetçinin kendi başına bir hesabı tekrar yapmasıdır. Örneğin, işletmenin yaptığı faiz hesabını denetçi kendi hesap makinesiyle tekrar yapıp doğruluğunu kontrol eder. Soruda "hesap yapmak" değil, "belgeyi veya varlığı incelemek" kastediliyor.
  • E) Yeniden Uygulama: Bu, denetçinin bir işlemin nasıl yapıldığını kendi başına tekrar uygulamasıdır. Örneğin, bir satış işleminin sisteme nasıl girildiğini denetçinin kendi başına tekrar yapmasıdır. Bu da sorudaki "belge ve varlık inceleme" tanımına uymaz.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları (BDS) içindeki "Denetim Kanıtları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle denetim prosedürlerinin isimlerini ve ne işe yaradıklarını ezberlemen gerekir:

  • Tetkik: Belge ve varlık inceleme.
  • Gözlem: Bir işlemin nasıl yapıldığını izleme.
  • Dış Teyit: Üçüncü şahıslardan yazılı onay alma.
  • Yeniden Hesaplama: Hesapları tekrar yapma.
  • Yeniden Uygulama: İşlemleri tekrar uygulama.

Özetle: Soruda "belgeyi oku, varlığı kontrol et" dendiği an aklına "Tetkik" gelmeli.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

İşletmelerde, denetimler sırasında normalde uygulanan denetim prosedürlerine aşina olan kişiler hileli finansal raporlamayı daha iyi gizleyebildiklerinden, uygulanacak denetim prosedürlerinin nitelik, zamanlama ve kapsamlarının seçimine öngörülemezlik unsurunun dâhil edilmesi önemlidir. I. Önemlilik veya risk düzeyinden dolayı test edilmeyecek yönetim beyanları ile seçilen hesap bakiyeleri için maddi doğrulama prosedürlerini uygulamak II. Denetim prosedürlerinin zamanlamasını beklenenden farklı bir zamana kaydırmak III. Denetim prosedürlerini, esas yerlerinde haber vermeden veya farklı yerlerde uygulamak IV. Aynı örnekleme yöntemlerini istikrarlı olarak kullanmak BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları’na göre denetimde bu öngörülemezliği sağlamak için yukarıdaki uygulamalardan hangileri kullanılabilir?

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I, II ve IV
  • D)I, II ve III
  • E)II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu çözerken, bağımsız denetimde "öngörülemezlik" (tahmin edilemezlik) ilkesinin ne anlama geldiğini ve hileyi gizlemeye çalışan kişilerin bu durumu nasıl etkilediğini anlamamız gerekiyor.

Doğru cevap D şıkkıdır (I, II ve III). Bunun nedeni, BDS 240 standardına göre denetçinin hileyi ortaya çıkarmak için denetim sürecini tahmin edilemez kılması gerektiğidir. Şimdi bu şıkları tek tek inceleyelim:

  • I. Şık (Doğru): Denetçinin, yönetimin "test edilmeyecek" dediği beyanları veya bakiyeleri seçerek onları maddi doğrulama (doğrulama) prosedürleriyle test etmesi, yönetimin "burası kontrol edilmez" diye düşünmesini engeller ve öngörülemezlik sağlar.
  • II. Şık (Doğru): Denetim prosedürlerini beklenenden farklı bir zamanda (örneğin yıl sonu yerine yıl ortasında veya beklenmedik bir tarihte) yapmak, yönetimin hile yapmaya hazırlandığı zamanı önceden planlamasını zorlaştırır.
  • III. Şık (Doğru): Denetim işlemlerini yöneticilerin haberi olmadan veya farklı bir yerde (örneğin farklı bir şubede) yapmak, yönetimin hileli işlemleri gizlemesi için hazırlık yapmasını engeller.

Peki, IV. Şık neden yanlış? Aynı örnekleme yöntemlerini her yıl istikrarlı olarak kullanmak, tam tersine denetimin tahmin edilebilir olmasına neden olur. Yöneticiler, denetçinin hangi yöntemleri kullanacağını önceden bilir ve hileli işlemleri bu yöntemlerin çalışmayacağı şekilde gizleyebilirler. Bu yüzden öngörülemezlik ilkesiyle çelişir.

Bu soruyu çözebilmek için BDS 240 (Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları) standardını ve denetçinin hileyi tespit etmek için denetim prosedürlerini nasıl tahmin edilemez hale getirebileceğini (nitelik, zamanlama ve kapsam değişiklikleri) iyi bilmek gerekir.

Özetle, denetçinin hileyi ortaya çıkarabilmesi için denetim sürecini yöneticilerin öngöremeyeceği şekilde (I, II ve III numaralı uygulamalarla) esnetmesi gerektiği için doğru cevap D şıkkıdır.

Soru 5 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 505 Dış Teyitler’e göre aşağıdakilerden hangisi dış teyitlerle elde edilen denetim kanıtları için söylenemez?

  • A)Dış teyitlerle elde edilen denetim kanıtı, işletme içinde üretilen kanıtlardan daha güvenilir olabilir.
  • B)Olumsuz teyit, teyit eden tarafın sadece talepte yer alan bilgilerle mutabık olmaması durumunda doğrudan denetçiye yanıt verdiği taleptir.
  • C)Olumlu teyit, teyit eden tarafın sadece talepte yer alan bilgilerle mutabık olması durumunda doğrudan denetçiye yanıt verdiği taleptir.
  • D)Olumsuz teyitler, olumlu teyitlere göre daha az ikna edici denetim kanıtı sağlamaktadır.
  • E)Dış teyit prosedürleri, genellikle hesap bakiyeleri ve bunların unsurlarıyla ilgili bilgileri teyit veya talep etmek için uygulanmaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, BDS 505 (Dış Teyitler) konusunu ve özellikle Olumlu ile Olumsuz teyitler arasındaki farkı sorguluyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Aslında "Söylenemez" olan şık)

Soruda "Aşağıdakilerden hangisi söylenemez?" diye soruluyor. Yani yanlış olan ifadeyi bulmamız gerekiyor.

C şıkkı şunu diyor: "Olumlu teyit, teyit eden tarafın sadece talepte yer alan bilgilerle mutabık olması durumunda doğrudan denetçiye yanıt verdiği taleptir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi? Çünkü Olumlu Teyit kuralları şöyledir:

  • Teyit eden kişi (örneğin banka veya müşteri), bilgilerle mutabık olsa da denetçiye cevap vermelidir.
  • Bilgilerle mutabık olmasa da (yani bir fark varsa) yine denetçiye cevap vermelidir.

Yani olumlu teyitte cevap zorunludur. C şıkkındaki "sadece mutabık olması durumunda" ifadesi, teyit edenin mutabık değilse cevap vermemesi gerektiği gibi yanlış bir anlam yaratır. Bu, olumlu teyidin temel mantığına aykırıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru ve Dolayısıyla Cevap Değildir?

Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu (yani neden "söylenemez" olmadığı) kısaca bakalım:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Dış teyitler, üçüncü bir şahıstan (dışarıdan) geldiği için genellikle işletme içinde üretilen kanıtlardan daha güvenilirdir. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Olumsuz Teyit kuralları şöyledir: Teyit eden kişi, bilgilerle mutabık değilse (fark varsa) sadece o zaman denetçiye cevap verir. Mutabıksa cevap vermez. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Olumsuz teyitlerde, cevap gelmeyen durumlar "mutabık kalındı" olarak kabul edilir. Bu yüzden olumlu teyitlere göre daha az ikna edici kanıt sağlarlar. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Dış teyitler genellikle hesap bakiyelerini ve bunların unsurlarını teyit etmek için kullanılır. Bu ifade doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 505 (Dış Teyitler) standardını ve özellikle Olumlu Teyit ile Olumsuz Teyit arasındaki temel farkı iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural:

  • Olumlu Teyit: "Bilgiler doğruysa cevap ver, yanlışsa da cevap ver." (Cevap zorunludur).
  • Olumsuz Teyit: "Bilgiler doğruysa cevap verme, yanlışsa sadece cevap ver." (Cevap koşulludur).

C şıkkı, olumlu teyidi olumsuz teyit gibi yorumlayarak "sadece mutabık olunca cevap verilir" demiş ve bu hatayı yapmıştır.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 300 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması’na göre aşağıdakilerden hangisi denetçinin genel denetim stratejisini oluştururken dikkate alacağı hususlardan biri değildir?

  • A)Denetimin kapsamını tanımlayan özelliklerin belirlenmesi
  • B)Denetimin zamanlamasının ve raporlama amaçlarının belirlenmesi
  • C)Denetimin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların niteliğinin, zamanlamasının ve kapsamının belirlenmesi
  • D)Ön denetim çalışmalarının sonuçlarının ve önceki denetimlerden elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi
  • E)İşletmenin üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırım planlarının hazırlanması ve değerlendirilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkı.

Neden Doğru Cevap E?

Soruda "Bağımsız Denetim Planlaması" (BDS 300) konusunu soruyor. Bir denetçi, bir işi yapmaya başlamadan önce "nasıl yapacağım?", "ne kadar zamanım var?" ve "kimlerle çalışacağım?" gibi soruların cevaplarını bulmak zorundadır. Buna Genel Denetim Stratejisi denir.

E şıkkı ise "İşletmenin üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırım planlarının hazırlanması" ile ilgilidir.

  • Neden yanlış? Çünkü bu, işletmenin yönetim kurulu veya yatırım biriminin yapacağı bir iştir. Denetçinin görevi, işletmenin bu planlarını incelemek veya onaylamak değil, bu planların finansal tablolarda doğru yansıtılıp yansıtılmadığını kontrol etmektir. Denetçi, işletmenin "ne yapacağını" planlamaz; işletmenin "ne yaptığını" ve bunu "nasıl kaydettiğini" denetler. Bu nedenle, denetçinin genel stratejisini oluştururken dikkate alacağı bir husus değildir.

Diğer Şıklar Neden Doğru (yani sorunun "değildir" kısmına uymayan) Cevaplardır?

Soruda "hangisi değildir?" diye sorulduğu için, A, B, C ve D şıklarının hepsi denetçinin planlama aşamasında dikkate alması gereken hususlardır.

  • A Şıkkı (Kapsam): Denetçi, hangi hesapları, hangi şubeleri ve hangi dönemleri inceleyeceğini belirlemelidir. Bu, planlamanın temelidir.
  • B Şıkkı (Zamanlama ve Raporlama): Denetçinin ne zaman çalışacağını, ara raporları ne zaman vereceğini ve nihai raporu ne zaman teslim edeceğini belirlemesi gerekir. Bu da planlamanın bir parçasıdır.
  • C Şıkkı (Kaynaklar): Denetimi kim yapacak? Kaç kişi lazım? Uzmanlık gerektiren alanlar var mı? Bu kaynakların ne zaman ve nasıl kullanılacağını belirlemek denetçinin görevidir.
  • D Şıkkı (Önceki Bilgiler): Denetçi, önceki yıllarda ne bulduğunu, işletmenin iç kontrol sisteminin nasıl çalıştığını ve önceki denetimlerden gelen bilgileri mutlaka gözden geçirmelidir. Bu, yeni denetimi planlarken kritik bir adımdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları (BDS) içindeki BDS 300 - Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması konusunu iyi bilmelisin.

Özetle: Denetçinin stratejisi; kapsam, zamanlama ve kaynak belirlemekle ilgilidir. İşletmenin kendi yatırım ve üretim planlarını hazırlamak ise yönetimin işidir, denetçinin planlama stratejisi değildir.

Başarılar dilerim!

Soru 7 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi BDS 210 Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması’na göre yazılı olarak düzenlenen bir bağımsız denetim sözleşmesinde yer alması gereken hususlardan biri değildir?

  • A)Finansal tabloların denetiminin konusu ve kapsamı
  • B)Denetim şirketinin sorumlulukları
  • C)Yönetimin sorumlulukları
  • D)Denetim sürecinde uygulanacak denetim prosedürleri, testler ve kullanılacak örnekleme yöntemleri
  • E)Finansal tabloların hazırlanmasında kullanılacak geçerli finansal raporlama çerçevesini belirten açıklama
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden "Yer Almaz"?)

Bağımsız Denetim Sözleşmesi (BDS 210), denetim firması ile müşterinin (şirketin) arasında imzalanan bir "sözleşme"dir. Bu sözleşmenin amacı, "Ne yapacağız?" ve "Kimin sorumluluğu nedir?" sorularını netleştirmektir.

Ancak, denetim sözleşmesinde "Nasıl yapacağız?" detaylarına (hangi testleri yapacağız, hangi örnekleme yöntemi kullanacağız) girilmez.

  • Sebep: Denetim prosedürleri, testler ve örnekleme yöntemleri, denetim firmasının kendi iç stratejisi ve mesleki yargısına bağlıdır. Bu detaylar her denetim için değişebilir ve denetim sırasında ortaya çıkabilir. Eğer sözleşmede "Şu tarihte şu test yapılacaktır" gibi kesin bir madde yazılırsa, denetçi işin gidişatına göre esnek davranamaz.
  • Özetle: Sözleşme "Ne" ve "Kim" sorularını çözer; "Nasıl" sorusunu (detaylı prosedürleri) ise denetim planı ve programı çözer. Bu yüzden detaylı prosedürler sözleşmede yer almaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Yani Neden Sözleşmede Yer Alır)?

Diğer şıkların hepsi sözleşmede mutlaka yer alması gereken temel hususlardır:

  • A) Finansal tabloların denetiminin konusu ve kapsamı: Denetimin neleri kapsadığı (örneğin sadece bilanço mı, yoksa tüm tablolar mı?) sözleşmede açıkça belirtilmelidir.
  • B) Denetim şirketinin sorumlulukları: Denetçinin ne yapacağı, ne yapmayacağı ve sorumluluk alanı sözleşmenin kalbidir.
  • C) Yönetimin sorumlulukları: Şirket yönetiminin finansal tabloları hazırlama sorumluluğu ve denetçiye gerekli belgeleri verme yükümlülüğü sözleşmede yazmalıdır.
  • E) Finansal raporlama çerçevesi: Hangi kurallara göre (TMS, US GAAP vb.) tablo hazırlanacağı sözleşmede belirtilmelidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları (BDS) içindeki BDS 210 - Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması konusunu iyi bilmelisin.

Kritik Kural: Bir denetim sözleşmesinde "Ne" (kapsam), "Kim" (sorumluluklar) ve "Hangi Çerçeve" (hazırlık kuralı) yazılır. "Nasıl" (detaylı denetim teknikleri, testler ve örnekleme) yazılmaz. Detaylı teknikler denetim planında belirlenir.

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

I. Olumlu görüş II. Sınırlı olumlu görüş III. Olumsuz görüş IV. Görüş vermekten kaçınma BDS 720 Bağımsız Denetçinin Diğer Bilgilere İlişkin Sorumlulukları’na göre bağımsız denetçi yaptığı bağımsız denetimde, finansal tablolar hakkında verdiği sınırlı olumlu görüşüne bağlı olarak içinde bulunulan şartlara göre “diğer bilgiler”e ilişkin görüşünde yukarıdaki görüşlerden hangilerini verebilir?

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I, II ve III
  • D)I, III ve IV
  • E)II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

🌟 Neden Doğru Cevap E (II, III ve IV)?

Öncelikle sorunun en kritik kısmına bakalım: "Sınırlı olumlu görüş" verilmiş.

Bağımsız Denetçi (SMMM), finansal tablolar üzerinde çalışırken iki farklı şeyi değerlendirir:

  • Finansal Tablolar: Şirketin rakamları doğru mu? (Buna "Bağımsız Denetim Raporu" verilir).
  • Diğer Bilgiler: Yıllık raporda tablolar dışında yazan hikayeler, yönetim konuşmaları vb. (Buna "Diğer Bilgiler" raporu verilir).

BDS 720 standardına göre mantık şudur: Eğer denetçi, finansal tablolar hakkında "Sınırlı Olumlu Görüş" vermişse, bu durum finansal tabloların genel olarak doğru olduğunu ama bazı küçük eksiklikler veya belirsizlikler olduğunu gösterir.

Bu durumda denetçi, "Diğer Bilgiler" kısmında ne yapabilir?

  • Sınırlı Olumlu Görüş (II): Tablolar sınırlı olumlu olduğu için, diğer bilgiler de sınırlı olumlu olabilir. (Mantıklı).
  • Olumsuz Görüş (III): Eğer diğer bilgilerde (örneğin yönetim konuşmasında) çok büyük bir çelişki veya hata bulursa, finansal tablolar sınırlı olumlu olsa bile, diğer bilgiler için "Olumsuz Görüş" verebilir. (Mantıklı).
  • Görüş Vermekten Kaçınma (IV): Eğer diğer bilgilerle ilgili yeterli kanıt toplayamazsa, görüş veremeyip "Görüş Vermekten Kaçınma" diyebilir. (Mantıklı).

Özetle: Finansal tablolar "Sınırlı Olumlu" olsa bile, diğer bilgiler kısmında denetçi Sınırlı Olumlu, Olumsuz veya Görüş Vermekten Kaçınma görüşlerinden herhangi birini verebilir. Çünkü diğer bilgiler, finansal tabloların doğruluğundan bağımsız olarak değerlendirilir.

Bu yüzden II, III ve IV kombinasyonu doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • I. Olumlu Görüş: Bu şık neden yanlış? Çünkü finansal tablolar üzerinde "Sınırlı Olumlu" görüş verilmişse, denetçi diğer bilgilerde "Tam Olumlu" (I. şık) görüş veremez. "Sınırlı" olan bir tablo için "Tam" bir diğer bilgi raporu vermek tutarsızdır. Dolayısıyla "I" şıkkını içeren tüm cevaplar (A, C, D) elenir.
  • B ve D Şıkları: Bu şıklar da "I. Olumlu Görüş"ü içerdiği için yukarıdaki mantık gereği yanlıştır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için BDS 720 (Bağımsız Denetçinin Diğer Bilgilere İlişkin Sorumlulukları) konusunu iyi bilmelisin.

Kuralın Özeti: Bağımsız denetçi, finansal tablolar üzerinde verdiği görüş türüne (Olumlu, Sınırlı Olumlu, Olumsuz, Kaçınma) bakmaksızın, "Diğer Bilgiler" kısmında Sınırlı Olumlu, Olumlu, Olumsuz veya Görüş Vermekten Kaçınma görüşlerinden herhangi birini verebilir. Ancak, finansal tablolar "Sınırlı Olumlu" ise, diğer bilgilerde "Tam Olumlu" görüş vermesi beklenmez (çünkü bu tutarsızlık yaratır).

Kısa Hatırlatma:

  • Finansal Tablolar = Sınırlı Olumlu
  • Diğer Bilgiler = Sınırlı Olumlu (II), Olumsuz (III) veya Kaçınma (IV) olabilir.
  • Diğer Bilgiler = Tam Olumlu (I) OLMAZ.

Doğru cevap E şıkkıdır. Başarılar!

Soru 9 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 315 Önemli Yanlışlık Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi’ne göre iç kontrol sistemi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşletmeler iç kontrol sisteminin farklı yönlerini açıklamak için farklı terminoloji veya çerçeveler kullanabilir. Ancak, denetçiler farklı terminoloji veya çerçeveler kullanamazlar.
  • B)İşletmenin iç kontrol sistemini tasarlama, uygulama ve sürdürme şekli işletmenin büyüklüğüne ve karmaşıklığına göre farklılık gösterir.
  • C)Kamu sektöründe görev yapan denetçilerin genellikle iç kontrole ilişkin ilâve sorumlulukları bulunabilir.
  • D)Kontrol çevresindeki kontroller, işletmenin risk değerlendirme süreci ve işletmenin iç kontrol sistemini izleme süreci esasen dolaylı kontrollerdir. Ancak, bu bileşenler içindeki bazı kontroller ayrıca doğrudan kontroller de olabilir.
  • E)Kontrol çevresi, yanlışlıkları doğrudan önlemez, tespit etmez ve düzeltmez ancak iç kontrol sisteminin diğer bileşenlerindeki kontrollerin etkinliğini etkileyebilir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Hadi gel, neden A şıkkının yanlış (yani sorunun doğru cevabı) olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu inceleyelim.

Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Soruda "yanlış olan" ifadeyi bulmamız isteniyor. A şıkkı şunu diyor: "İşletmeler farklı terminoloji kullanabilir ama denetçiler farklı terminoloji veya çerçeveler kullanamazlar."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi?

  • Denetçiler de Esnektir: BDS 315 (Önemli Yanlışlık Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi) standardı, denetçilerin de kendi çalışma yöntemlerine göre farklı terminoloji veya çerçeveler kullanabileceğini kabul eder. Örneğin, bazı denetçiler "COSO Çerçevesi"ni kullanırken, bazıları başka bir model kullanabilir. Önemli olan, denetçinin kullandığı çerçevenin iç kontrolün temel bileşenlerini (kontrol çevresi, risk değerlendirme, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletişim, izleme) kapsamasıdır.
  • Yanlış Anlaşılma: A şıkkı, denetçilerin katı bir şekilde tek bir terim kullanmak zorunda olduğunu ima eder. Oysa denetçiler, işin doğasına ve işletmenin yapısına göre farklı yaklaşımlar sergileyebilirler. Bu esneklik, denetçilerin de farklı terminoloji kullanabileceği anlamına gelir.

Özetle: Denetçiler de işletmeler gibi farklı çerçeveler kullanabilir; bu bir kısıtlama değil, bir esnekliktir. Bu yüzden A şıkkı yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların doğru ifadeler içermesi, onları "yanlış" cevap olarak eler.

  • B Şıkkı (Doğru İfade): İç kontrol sistemi, işletmenin büyüklüğüne ve karmaşıklığına göre değişir. Küçük bir dükkan ile büyük bir holdingin iç kontrol sistemi aynı olamaz. Bu ifade doğrudur, bu yüzden cevap olamaz.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Kamu sektörü denetçileri, özel sektöre göre genellikle daha fazla sorumluluk taşır (örneğin bütçe kullanımı, yasal uyumluluk vb.). Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Kontrol çevresi ve izleme süreçleri genellikle dolaylı kontrollerdir (yani doğrudan bir hatayı durdurmazlar, ortamı hazırlarlar). Ancak bu süreçlerin içinde bazen doğrudan kontroller de olabilir. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Kontrol çevresi (örneğin yönetimin dürüstlüğü, etik değerler) tek başına bir hatayı doğrudan önlemez veya düzeltmez. Ancak bu çevre, diğer kontrollerin (örneğin onay mekanizmalarının) ne kadar iyi çalışacağını belirler. Bu ifade doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 315 (Önemli Yanlışlık Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi) standardını ve İç Kontrolün Temel Bileşenlerini iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • İç Kontrolün Esnekliği: Denetçilerin ve işletmelerin farklı çerçeveler kullanabileceği gerçeği.
  • İç Kontrol Bileşenleri: Kontrol çevresi, risk değerlendirme, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletişim ve izlemenin birbirleriyle olan ilişkisi.
  • Dolaylı ve Doğrudan Kontroller: Kontrol çevresinin doğrudan hatayı önlemediği, ancak ortamı hazırladığı bilgisi.

Ders Notu: Denetçiler de işletmeler gibi farklı terminoloji kullanabilir. "Denetçiler kullanamaz" diyen bir ifade, standartların ruhuna aykırıdır ve genellikle "yanlış" soruların tuzağıdır.

Soru 10 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme’ye göre örneklem tasarımı, örneklem büyüklüğü ve test edilecek kalemlerin seçilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçinin kabul etmek istediği örnekleme riski düzeyi, gerekli örneklem büyüklüğünü etkiler.
  • B)Denetçinin kabul etmek istediği risk düzeyi azaldıkça, gerekli örneklem büyüklüğü artar.
  • C)Örneklem büyüklüğü, istatistiki ve istatistiki olmayan yaklaşımlar arasında ayrım yapmak için en önemli ve geçerli kriterdir.
  • D)Örneklem büyüklüğüne, istatistiki bir formül veya mesleki muhakeme kullanılarak karar verilebilir.
  • E)Örneklem seçimindeki temel yöntemler, rastgele (tesadüfi) seçim, sistematik seçim ve gelişigüzel seçimdir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Hadi gel, nedenini birlikte inceleyelim:

1. Neden C Şıkkı Yanlış (Doğru Cevap)? C Şıkkı: "Örneklem büyüklüğü, istatistiki ve istatistiki olmayan yaklaşımlar arasında ayrım yapmak için en önemli ve geçerli kriterdir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır. Nedenini şöyle düşün:

  • Kavram Karışıklığı: İstatistiksel ve istatistiksel olmayan (örneğin gelişigüzel) yöntemler arasındaki fark, örneklem büyüklüğünde değil, örneklem seçim yönteminde ve sonuçların genelleştirilebilirliğinde yatar.
  • Gerçek Durum: Bir denetçi, 100 kalemden oluşan bir örnekleme "istatistiksel olmayan" bir yöntemle (örneğin sadece en büyük kalemleri seçerek) ulaşabilir. Başka bir denetçi de 1000 kalemden oluşan bir örnekleme "istatistiksel olmayan" bir yöntemle ulaşabilir.
  • Özetle: Örneklem büyüklüğü ne kadar büyük olursa olsun, eğer seçim yöntemi rastgele değilse ve her kalemin seçilme şansı bilinmiyorsa, bu bir "istatistiksel olmayan" yaklaşımdır. Dolayısıyla büyüklük, bu iki yaklaşımı ayırt eden en önemli kriter olamaz.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru? (Yani Neden Cevap Değiller?)

  • A ve B Şıkları (Doğru): Bunlar birbirini tamamlayan mantıklı ifadelerdir. Denetçi ne kadar emin olmak isterse (riski azaltırsa), o kadar fazla veriye (örneklem büyüklüğüne) ihtiyaç duyar. Yani risk azalınca örneklem büyür. Bu temel bir denetim kuralıdır.
  • D Şıkkı (Doğru): Örneklem büyüklüğüne karar verirken ya matematiksel bir formül (istatistiksel yöntem) kullanılır ya da denetçinin tecrübesi ve mesleki muhakemesi (istatistiksel olmayan yöntem) kullanılır. Her iki yol da doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Örneklem seçiminde kullanılan temel yöntemler şunlardır: Rastgele (her kalemin eşit şansı var), Sistematik (belirli aralıklarla, örneğin her 10. kalemden) ve Gelişigüzel (denetçinin yargısıyla). Bu tanımlar doğrudur.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 530 (Bağımsız Denetimde Örnekleme) standardını iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramın farkını ayırt etmelisin:

  • Örneklem Büyüklüğü: Ne kadar veri toplayacağımızdır.
  • Örneklem Seçim Yöntemi: Bu verileri nasıl seçtiğimizdir (Rastgele mi, sistematik mi, yoksa yargı ile mi?).

Kritik Kural: İstatistiksel ve istatistiksel olmayan yöntemler arasındaki temel fark büyüklükte değil, seçim yönteminin rastgelelik ve olasılık hesabı gerektirip gerektirmemesindedir.

Başarılar dilerim! Unutma, denetimde "ne kadar çok" değil, "nasıl seçildiği" önemlidir.

Soru 11 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi iç kontrol bileşenlerinden olan kontrol çevresi unsurlarından biri değildir?

  • A)Bilgi işlem kontrolleri
  • B)Dürüstlük ve etik değerlere ilişkin kuralları bildirme ve uygulatma
  • C)Yönetimin felsefesi ve çalışma şekli
  • D)Organizasyon yapısı
  • E)İnsan kaynakları politika ve uygulamaları
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "A" Bilgi İşlem Kontrolleri?

Bu sorunun temelinde İç Kontrol Sistemi'nin 5 bileşeni yatar. Bu bileşenler şunlardır:

  • Kontrol Çevresi
  • Riskin Değerlendirilmesi
  • Kontrol Faaliyetleri
  • Bilgi ve İletişim
  • İzleme

Soruda "Kontrol Çevresi" unsurlarından hangisinin olmadığı soruluyor. Kontrol çevresi, iç kontrol sisteminin temelidir; yani şirketin "havası" veya "kültürü"dür. Yönetimin dürüstlüğü, çalışanların yetkinliği ve organizasyonun yapısı gibi konular buraya girer.

Bilgi İşlem Kontrolleri ise, şirketin bilgisayar sistemlerinin ve veri işleme süreçlerinin güvenliğini sağlayan Kontrol Faaliyetleri'nin bir alt grubudur. Yani, "Bilgi İşlem Kontrolleri", Kontrol Çevresi'nin bir parçası değil, sistemin başka bir bileşenidir. Bu yüzden A şıkkı kontrol çevresi unsuru değildir ve doğru cevap budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Kontrol Çevresi Unsurlarıdır)?

Diğer şıkların hepsi doğrudan Kontrol Çevresi'ni oluşturur:

  • B) Dürüstlük ve etik değerler: Yönetimin ve çalışanların dürüstlüğü, kontrol çevresinin en temel taşıdır.
  • C) Yönetimin felsefesi ve çalışma şekli: Yönetim nasıl yönetirse, çalışanlar da o şekilde davranır. Bu kontrol çevresidir.
  • D) Organizasyon yapısı: Sorumlulukların ve yetkilerin nasıl dağıldığı kontrol çevresini belirler.
  • E) İnsan kaynakları politikaları: Personelin işe alımı, eğitimi ve terfisi gibi konular kontrol çevresinin bir parçasıdır.

Bu şıkların hepsi, şirketin "ruhunu" ve temel yapısını oluşturduğu için kontrol çevresi unsurlarıdır. Sadece A şıkkı bu yapıdan dışarıda kalır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için İç Kontrol Sistemi konusunu ve özellikle COSO Çerçevesi'ne göre iç kontrolün 5 bileşenini (Kontrol Çevresi, Risk Değerlendirme, Kontrol Faaliyetleri, Bilgi ve İletişim, İzleme) ezberlemen ve bunların alt başlıklarını ayırt etmen gerekir.

Özetle: "Bilgi İşlem Kontrolleri" bir faaliyettir, kontrol çevresi değil. Bu ayrımı yapmak soruyu çözmeni sağlar.

Soru 12 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 570 İşletmenin Sürekliliği’ne göre finansal tabloların işletmenin sürekliliği esasına göre hazırlandığı ancak yönetimin finansal tablolarında işletmenin sürekliliği esasını kullanmasının denetçinin yargısına göre uygun olmaması durumunda denetçi aşağıdaki görüşlerden hangisini verir?

  • A)Olumsuz Görüş
  • B)Olumlu Görüş
  • C)Görüş Bildirmekten Kaçınma
  • D)Sınırlı Olumlu Görüş
  • E)Şartsız Görüş
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A) Olumsuz Görüş'tür.

Neden Doğru Cevap "Olumsuz Görüş"?

Öncelikle sorunun senaryosunu anlamamız lazım:

  • Durum: İşletme yönetimi, şirketin gelecekte de varlığını sürdüreceğini (sürekliliği) varsayarak finansal tabloları hazırlamış. Bu normal bir durumdur.
  • Sorun: Ancak denetçi (SMMM), yönetimin bu varsayımının yanlış olduğunu düşünüyor. Yani denetçiye göre şirketin batma ihtimali çok yüksek ve bu durumu tabloda göstermek gerekiyor.
  • Sonuç: Yönetim, denetçinin uyarısına rağmen tabloları "işletme süreceği" varsayımıyla sunmaya devam ediyor. Bu durum, finansal tabloların gerçek ve dürüst bir yansıma yapmadığı anlamına gelir.

Kural şudur: Eğer bir hata veya eksiklik, finansal tabloların genelini ciddi derecede etkiliyor ve bu durum maddi ise (yani şirketin durumunu tamamen çarpıtıyorsa), denetçi "Olumsuz Görüş" verir. Bu, "Bu tabloları kullanmayın, çünkü tamamen yanlışlar içeriyor" demektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere bakalım ve neden elendiğini görelim:

  • B) Olumlu Görüş & E) Şartsız Görüş: Bu görüşler, finansal tabloların doğru ve kurallara uygun hazırlandığı durumlarda verilir. Soruda yönetimin hazırladığı tabloların yanlış olduğu açıkça belirtilmiş. Bu yüzden bu şıklar elenir.
  • C) Görüş Bildirmekten Kaçınma: Bu görüş, denetçinin yeterli ve uygun denetim delillerine ulaşamaması durumunda (örneğin belgeler kaybolmuşsa veya denetçi işe girememişse) verilir. Soruda ise denetçi işi yapmış, hatayı bulmuş ama yönetim düzeltmemiş. Yani sorun "delil yokluğu" değil, "bilinen bir hatanın düzeltilmemesi"dir.
  • D) Sınırlı Olumlu Görüş: Bu ifade genellikle "Sınırlı Olumlu Görüş" olarak bilinir ve ciddi olmayan (maddi olmayan) hatalar veya sınırlı bir etki durumunda kullanılır. Sorudaki durum ise "işletmenin süresi" gibi en temel konuyu etkilediği için ciddi ve yaygın bir hatadır. Bu yüzden "Sınırlı Olumlu" değil, daha sert olan "Olumsuz" görüş verilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Raporu Türleri ve Maddi Hataların Etkisi konusunu iyi bilmelisin.

Özetle hatırlaman gereken kural şudur:

  • Hata küçükse: "Dikkat Çekici Madde" eklenir.
  • Hata büyük ama sadece bir kısmı etkiliyorsa: "Reddedilmiş Görüş" (veya belirli durumlarda Olumsuz) verilir.
  • Hata çok büyükse ve tabloların tamamını çarpıtıyorsa (Örn: Süreklilik varsayımının reddedilmesi): Olumsuz Görüş verilir.

Başarılar dilerim!

Soru 13 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 501 Bağımsız Denetim Kanıtları – Belirli Kalemler İçin Dikkate Alınması Gereken Hususlar’a göre fiziki stok sayımının finansal tablo tarihinden farklı bir tarihte yapılması durumunda denetçi, sayım tarihi ile finansal tablo tarihi arasında stoklarda meydana gelen değişikliklerin uygun olarak kaydedilip kaydedilmediğine ilişkin denetim kanıtı elde etmek amacıyla aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır?

  • A)Stok kalemlerini denetim kapsamı dışında bırakmalıdır.
  • B)Sayım tarihindeki sonuçları hiçbir işlem yapmadan finansal tablolara yansıtmalıdır.
  • C)Sayım tarihi ile finansal tablo tarihi arasında stoklarda meydana gelen değişikliklerin uygun kaydedilip kaydedilmediğine dair ek denetim prosedürleri uygulamalıdır.
  • D)Stokların tamamını finansal tablo tarihinde yeniden saydırmalıdır.
  • E)Sadece yönetimin bu iki tarih arasındaki stok hareketlerine ilişkin yazılı açıklamasını almalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru?

Haydi durumu hayal edelim: Finansal tablo tarihi (örneğin 31 Aralık) ile fiziki stok sayım tarihi (örneğin 15 Aralık) farklı. Bu durumda denetçi, 15 Aralık'ta saydığı stokların, 31 Aralık'taki bilançoda doğru yansıyıp yansımadığından emin olamaz. Çünkü aradaki 16 gün içinde stoklar satılmış, yeni malzeme alınmış veya kayıp oluşmuş olabilir.

BDS 501 (Bağımsız Denetim Kanıtları) standardı der ki: "Sayım tarihi ile bilanço tarihi arasında bir boşluk varsa, bu boşluğu doldurmak zorundasın."

Bu boşluğu doldurmanın tek yolu, sayım tarihinden sonraki günlerden itibaren bilanço tarihine kadar olan stok hareketlerini (satınalmalar, satışlar, iadeler vb.) kontrol etmektir. Denetçi, bu tarihler arasındaki işlemlerin deftere doğru işlenip işlenmediğini test etmelidir. İşte C şıkkı tam olarak bunu söylüyor: "Sayım tarihi ile finansal tablo tarihi arasında stoklarda meydana gelen değişikliklerin uygun kaydedilip kaydedilmediğine dair ek denetim prosedürleri uygulamalıdır." Bu, denetçinin yapması gereken en mantıklı ve standartlara uygun işlemdir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklara bakalım ve neden reddedilmeleri gerektiğini görelim:

  • A Şıkkı (Stok kalemlerini denetim kapsamı dışında bırakmak): Bu çok büyük bir hatadır. Stoklar genellikle en önemli kalemlerden biridir. Sadece tarih farklılığı diye tüm stokları "denetim dışı" bırakmak, denetçinin sorumluluğunu üstlenmemesi demektir. Bu kabul edilemez.
  • B Şıkkı (Sayım tarihindeki sonuçları hiçbir işlem yapmadan yansıtmak): Bu en tehlikeli hatadır. Aradaki 16 gün içinde stoklar değişmiş olabilir. Eğer bu değişimleri dikkate almadan 15 Aralık'taki sayımı 31 Aralık için kullanırsanız, finansal tabloları çarpıtırsınız. Denetçi bunu yapamaz.
  • D Şıkkı (Stokların tamamını finansal tablo tarihinde yeniden saydırmak): Bu teorik olarak doğru bir yöntem gibi görünse de pratikte maliyetli ve gereksizdir. Eğer aradaki stok hareketlerini (satış ve alışları) kontrol ederseniz, tüm stoku tekrar saymanıza gerek kalmaz. Sadece hareketleri kontrol etmek yeterli ve yeterlidir.
  • E Şıkkı (Sadece yönetimin yazılı açıklamasını almak): Denetimde "yazılı beyan" tek başına yeterli kanıt değildir. Yönetim "her şey doğru" dese bile, denetçi bunu kendi yaptığı testlerle doğrulamalıdır. Sadece beyan almak, denetçiye yeterli güvence vermez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için BDS 501 (Bağımsız Denetim Kanıtları) standardını ve özellikle "Stok Sayımı" konusundaki denetim prosedürlerini iyi bilmelisin.

Özetle kural şudur: > Eğer stok sayımı bilanço tarihinden önce veya sonra yapılıyorsa, denetçi sayım tarihi ile bilanço tarihi arasındaki stok hareketlerini (satınalmalar ve satışlar) test etmelidir.

Başarılar dilerim, bu konu stajda en sık karşılaşacağın konulardan biridir!

Soru 14 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 200 Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi’ne göre, denetçinin göstermesi gereken mesleki şüphecilik, bazı durumlara karşı dikkatli olunmasını gerektirir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi mesleki şüphecilik kapsamında denetçinin dikkatli olması gereken durumlardan biri değildir?

  • A)Elde edilen denetim kanıtlarının diğer denetim kanıtlarıyla çelişmesi
  • B)Denetim kanıtı olarak kullanılacak belgelerin ve sorgulamalar sonucunda elde edilen cevapların güvenilirliği konusunda şüphe oluşması
  • C)Hile ihtimaline işaret edebilecek durumların bulunması
  • D)İşletmenin kârlılığını artırmak için yönetim tarafından yeni pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi
  • E)Bağımsız Denetim Standartlarında belirtilen prosedürlere ilave denetim prosedürleri gerektiren durumların ortaya çıkması
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkı.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Öncelikle sorunun ne istediğine bakalak: "Hangisi mesleki şüphecilik kapsamında dikkatli olunması gereken durumlar arasında değildir?" Yani, hangisi denetçinin şüpheyle yaklaşması gereken bir "kırmızı alarm" değilse, o şıkkı işaretleyeceğiz.

D şıkkı: "İşletmenin kârlılığını artırmak için yönetim tarafından yeni pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi."

Bu durum, işletmenin normal ve sağlıklı bir işleyişidir. Yönetimin kârı artırmak için yeni stratejiler geliştirmesi, ticari bir karardır ve doğrudan bir hile veya hata ihtimalini işaret etmez. Denetçinin bu duruma karşı "şüpheyle" yaklaşması veya "dikkatli" olması beklenmez; çünkü bu bir risk değil, işletmenin büyüme çabasıdır. Dolayısıyla bu durum, mesleki şüphecilik gerektiren bir "uyarı işareti" değildir. Soru "değildir" dediği için D şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Dikkat Edilmesi Gereken Durumlardır)?

Diğer şıklar (A, B, C ve E), denetçinin "dur!" demesi ve daha dikkatli çalışması gerektiğini gösteren klasik uyarı işaretleridir:

  • A Şıkkı (Çelişen Kanıtlar): Eğer elindeki bir belgedeki rakamla, başka bir belgedeki rakam uyuşmuyorsa, bu bir çelişkidir. Denetçi hemen durup "Burada bir hata veya hile var mı?" diye sorgulamalıdır. Bu şüphecilik gerektirir.
  • B Şıkkı (Güvenilirlik Şüphesi): Eğer bir belgenin sahte olma ihtimali varsa veya çalışanların verdiği cevaplar şüpheli geliyorsa, denetçi bunları kabul edip geçemez. Daha fazla kanıt aramalıdır. Bu şüphecik gerektirir.
  • C Şıkkı (Hile İhtimali): Eğer bir durumun hile (dolandırıcılık) yapıldığını düşündürüyorsa, denetçinin en dikkatli olduğu yer burasıdır. Bu şüphecik gerektirir.
  • E Şıkkı (Ekstra Prosedür Gerekliliği): Standartlarda yazan işlemler yetmiyorsa ve durum ekstra inceleme gerektiriyorsa, denetçi daha fazla iş yapmalıdır. Bu da şüphecik gerektirir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları'nın (özellikle BDS 200 ve BDS 230) temel kavramlarını bilmelisin.

Özellikle "Mesleki Şüphecilik" kavramını iyi öğrenmelisin. Mesleki şüphecilik; denetçinin, elde edilen kanıtların güvenilirliği konusunda şüpheyle yaklaşmasını, çelişkili durumları görmezden gelmemesini ve hile ihtimaline karşı tetikte olmasını ifade eder.

Özetle: Denetçinin şüpheyle yaklaşması gereken durumlar; çelişki, şüpheli belgeler, hile ihtimali ve yetersiz kanıtlardır. İşletmenin normal ticari faaliyetleri (yeni pazarlama stratejisi) ise şüphecik gerektiren bir durum değildir.

Soru 15 · 2026/1 · Muhasebe Denetimi

Denetim riski, finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermesine rağmen, denetçinin duruma uygun olmayan bir denetim görüşü vermesi riskidir. Buna göre denetim riski aşağıdaki bileşenlerden hangisinden oluşmaktadır?

  • A)Yapısal Risk ve Tespit Edememe Riski
  • B)Kontrol Riski ve Tespit Edememe Riski
  • C)Kontrol Riski ve Örnekleme Riski
  • D)Yapısal Risk ve Önemli Yanlışlık Riski
  • E)Önemli Yanlışlık Riski ve Tespit Edememe Riski
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır. Gelin, bunu sanki bir sınıfta ders anlatıyormuş gibi adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle soruda verilen tanıma bakalım: "Denetim riski, finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermesine rağmen, denetçinin duruma uygun olmayan bir denetim görüşü vermesi riskidir."

Bu tanıma göre denetim riski, aslında iki ana bileşenin birleşiminden oluşur. Bu bileşenleri şöyle hayal edebiliriz:

  • Önemli Yanlışlık Riski (Yapısal Risk): Bu, şirketin kendi finansal tablolarında, denetçi henüz işe başlamadan önce zaten var olan hatadır. Yani şirketin muhasebe kayıtlarında, hile veya hatadan kaynaklı önemli bir yanlışlık olma ihtimalidir. Bu risk şirketin kendisine aittir.
  • Tespit Edememe Riski: Bu ise denetçinin yaptığı işle ilgilidir. Tabloda bir yanlışlık olsa bile, denetçinin uyguladığı testler veya yöntemler o hatayı bulamamış olma riskidir.

Sonuç: Denetim riski, "Tabloda bir yanlışlık var mı?" (Önemli Yanlışlık Riski) ve "Denetçi bu hatayı bulabilir mi?" (Tespit Edememe Riski) sorularının birleşimidir. Bu iki risk çarpıldığında denetim riski oluşur. Bu yüzden E şıkkı olan "Önemli Yanlışlık Riski ve Tespit Edememe Riski" doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda kullanılan terimler denetim modelinde yer almaz veya eksik bırakılmıştır:

  • A ve D Şıkları (Yapısal Risk): Muhasebe ve denetim literatüründe "Yapısal Risk" diye bir terim yoktur. Bu terim genellikle yanlış bir ifade olarak kullanılır. Doğru terim "Önemli Yanlışlık Riski"dir. Bu yüzden bu şıklar elenir.
  • B ve C Şıkları (Kontrol Riski ve Örnekleme Riski): Bu şıkların yanlış olmasının sebebi, denetim riski modelinin temel bileşenlerini eksik bırakmalarıdır.
  • Kontrol Riski, Önemli Yanlışlık Riski'nin bir alt bileşenidir (Yapısal Risk = İç Kontrol Riski + Doğruluk Riski). Ancak denetim riski formülü doğrudan "Kontrol Riski + Tespit Edememe Riski" şeklinde değil, "Önemli Yanlışlık Riski + Tespit Edememe Riski" şeklinde tanımlanır.
  • Örnekleme Riski ise, denetçinin tüm verileri kontrol edemeyip sadece bir örneklem yapmasından kaynaklanan bir alt risktir ve yine "Tespit Edememe Riski"nin bir parçasıdır.
  • Soru, denetim riskinin en üst düzeydeki iki ana bileşenini sorduğu için, alt bileşenleri (Kontrol veya Örnekleme) tek başına veya yanlış kombinasyonlarda sunan şıklar yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Riski Modeli" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu formülü ezberlemelisin: > Denetim Riski = Önemli Yanlışlık Riski × Tespit Edememe Riski

Bunu hatırladığında, soruda "denetim riski hangi bileşenlerden oluşur?" diye sorulduğunda, doğrudan bu iki ana bileşeni (Önemli Yanlışlık ve Tespit Edememe) işaretlemen yeterli olacaktır.

Başarılar dilerim!

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz