Soru 1 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
Vekâlet teorisi bağlamında asil-vekil problemlerinin ortaya çıkmasına neden olan durumlar arasında metinde hangisi yer almaz?
- A)Vekilin risk üstlenimini veya paylaşımını içermemesi
- B)Hizmet sırasında vekilin çıkar çatışmasına düşmesi
- C)Bilgi sahibi olunmasının çok maliyetli olması
- D)Asilin vekilin işlemleri hakkında tam bilgi sahibi olmaması
- E)Hizmetin sonuçları ile vekilin çabası arasında doğrusal ilişki olmaması
Çözümü göster — doğru cevap A
Metin, asil-vekil problemlerinin hizmetin vekil tarafından risk üstlenimini veya paylaşımını içermesi halinde ortaya çıktığını belirtir; dolayısıyla riskin içermemesi metinde yer alan nedenler arasında bulunmamaktadır.
Dayanak: “Asil-vekil problemlerinin genellikle asilin, vekilin işlemleri, çabası ve hizmet sonuçları hakkında tam bilgi sahibi olmaması, bilgi sahibi olunmasının çok maliyetli olması, söz konusu hizmetin vekil tarafından risk üstlenimini veya paylaşımını içeren bir konu olması, hizmetin sonuçları ile vekilin çabası ve vekilin aldığı ücret arasında doğrusal bir ilişki olmaması, hizmet sırasında vekilin çıkar çatışmasına düşmesi ve ahlaki tehlike probleminin varlığı halinde ortaya çıktığı söylenebilir (Aktaran:”
Soru 2 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
Denetçinin mevcut olan bazı hataları bulmakta başarısız olması durumunda ortaya çıkan risk nasıl tanımlanmaktadır?
- A)Denetçinin mevcut olan bazı hataları bulmakta başarısız olması durumunda ortaya çıkan risk, tespit riski veya ortaya çıkarma riski olarak tanımlanmaktadır.
- B)İşletmeler olabilecek hata ve düzensizlikleri önlemek, bu mümkün değil ise ortaya çıkartabilmek amacıyla iç kontrol yapıları oluşturmaktadırlar.
- C)Denetçi denetim prosedürlerini uygulayarak tüm önemli hataları ortaya çıkartamayabilir.
- D)Doğal risk olarak açıklanan finansal tablolarda yer alması muhtemel olan önemli hatalardır.
- E)Risk değerlendirme prosedürleri aşağıdakileri içerir: Yönetimin, varsa iç denetim fonksiyonundaki uygun kişilerin ve denetçinin muhakemesine göre hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlık risklerinin belirlenmesinde yardımcı olabilecek bilgiye sahip olan işletme içindeki diğer kişilerin sorgulanması.
Çözümü göster — doğru cevap A
Metinde, denetçinin hataları bulamaması durumunda ortaya çıkan riskin 'tespit riski' veya 'ortaya çıkarma riski' olarak tanımlandığı ifade edilmiştir. Bu tanım A şıkkında birebir verilmiştir.
Dayanak: “Denetçinin mevcut olan bazı hataları bulmakta başarısız olması durumunda ortaya çıkan risk, tespit riski veya ortaya çıkarma riski olarak tanımlanmaktadır.”
Soru 3 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
Metne göre, işletme ile işletmenin sahip/ortağının kasasının birbirinden ayrılması neden büyük bir güçlük olarak kabul edilir?
- A)İşletme faaliyetlerinin bir süreye bağlı olmaması nedeniyle
- B)Kişilik kavramının sadece büyük işletmelerde geçerli olması
- C)Finansal tabloların farklı gerekçelerle hazırlanması gerektiği için
- D)Maliyet esasının uygulanmasının zorlaşmasına neden olması
- E)KOBİ'lerde kurumsallaşma önündeki en büyük engellerden biri olması
Çözümü göster — doğru cevap E
Metin, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) bu ayrıştırmanın güç olmasını ve bunun kurumsallaşma önündeki en büyük engel olduğunu belirtir.
Dayanak: “Bu güçlük veya eksiklik küçük işletmelerin kurumsallaşması önündeki en büyük engellerden biri olarak kabul edilmektedir.”
Soru 4 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
600 Yurtiçi Satışlar hesabının alacak tarafına hangi işlemde kayıt yapılır?
- A)Ana faaliyet konusu satış gerçekleştirildiğinde
- B)Dönem sonunda kâr veya zarara devredildiğinde
- C)KDV oranı %18 olarak belirlendiğinde
- D)Malın yarısı ile KDV'nin tamamı peşin alındığında
- E)Yurt içindeki gerçek ve tüzel kişilere tahsilat yapıldığında
Çözümü göster — doğru cevap A
Metinde açıkça belirtildiği üzere, satış gerçekleştiğinde hesap alacak, dönem sonu devirde ise borç kaydedilir. Diğer şıklar ya işlem anını yanlış tanımlar ya da sadece ödeme yöntemine odaklanır.
Dayanak: “Ana faaliyet konusu satış gerçekleştirildiğinde hesaba alacak kaydedilir, dönem sonunda "690 Dönem Kârı veya Zararı" hesabına devredildiğinde borç kaydedilir.”
Soru 5 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
Yurt dışı satışlarda kur farkı hesabına hangi durumda kaydedilir?
- A)Para transferi gerçekleşene kadarki kur farkları
- B)Devletin malları vergi istisnaları yoluyla verdiği yardımlar
- C)Dönem sonuna kadar tahsilat yapılamayan alacaklar
- D)Satış tarihindeki vade farkları ve sübvansiyonlar
- E)İhracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primleri
Çözümü göster — doğru cevap A
Metin, para transferi gerçekleşene kadar oluşan kur farklarının doğrudan satış hesabına kaydedildiğini belirtir. Diğer şıklar farklı gelir kalemlerini veya farklı kur farkı senaryolarını ifade eder.
Dayanak: “Ayrıca para transferi gerçekleşene kadarki kur farkları satışın yapıldığı dönem içinde olması şartıyla, bu hesabın alacağına kaydedilir.”
Soru 6 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
602 Diğer Gelirler hesabı hangi tür gelirleri izler?
- A)Satış tarihindeki vade farkları ve ihracat primleri
- B)Sermaye katkısı niteliğinde olmayan mali yardımlar
- C)Yurt dışındaki gerçek veya tüzel kişilere satılan mal
- D)Dönem kârı veya zararı hesabına devredilen tutarlar
- E)Yurt içindeki mal ve hizmetler karşılığında alınan değer
Çözümü göster — doğru cevap B
Metin, 602 hesabının sermaye katkısı niteliği taşımayan mali yardımları, vergi iadelerini ve vade farklarını izlediğini açıkça tanımlar. Diğer şıklar 600 veya 601 numaralı hesapların konusunu ifade eder.
Dayanak: “İşletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan mali yardımlar (sübvansiyonlar), devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primi vb. yolla elde edilen gelirlerin izlendiği hesaptır.”
Soru 7 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
Bağımsız denetimde 'mesleki şüphecilik' kavramının tanımı ve bağımsız denetçinin bu anlayışla yürütmesi gereken faaliyetler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A)Elde edilen bağımsız denetim kanıtlarının geçerliliğinin sorgulayıcı bir anlayışla değerlendirilmesi mesleki şüpheciliği ifade eder.
- B)Bağımsız denetçi, finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin önemli bir yanlışlık içerebileceğini dikkate alarak, bağımsız denetimi, mesleki şüphecilik anlayışıyla planlayarak yürütür.
- C)Bağımsızlık, mesleki faaliyetin dürüst ve tarafsız yürütülmesini sağlayacak bir davranış ve anlayışlar bütünüdür.
- D)Tam zamanlılık, bağımsız denetçilerin mesleki yeterliğinin sağlanması ve geliştirilmesi suretiyle bağımsız denetimin kalitesinin artırılması ve kurumsallığın sağlanması açısından mevcut çalışma ortamında sürekli bir şekilde faaliyet gösterilmesini ifade eder.
- E)Bağımsız denetçilerin yarı zamanlı eğitmen ya da öğretim görevlisi olarak hizmet vermelerine tam zamanlılık kuralı engel teşkil etmez.
Çözümü göster — doğru cevap A
Metin, mesleki şüpheciliğin tanımı olarak elde edilen kanıtların geçerliliğinin sorgulayıcı bir anlayışla değerlendirilmesini belirtmektedir. B şıkkı bu kavramın uygulanışını açıklar, ancak tanım A şıkkında verilmiştir.
Dayanak: “Elde edilen bağımsız denetim kanıtlarının geçerliliğinin sorgulayıcı bir anlayışla değerlendirilmesi mesleki şüpheciliği ifade eder.”
Soru 8 · Muhasebe ve Finansal Raporlama
İştirak ilişkisinin var sayılabilmesi için sahip olunan oy hakkı veya yönetime katılma hakkının en az ne kadar olması gerekir?
- A)Sermaye payı dikkate alınarak en az %20 oranında bulunması gerekir.
- B)Sermaye payı dikkate alınmaksızın en az %50 oranında bulunması gerekir.
- C)Sermaye payı dikkate alınmaksızın en az %10 oranında bulunması gerekir.
- D)Sermaye payı dikkate alınarak en az %10 oranında bulunması gerekir.
- E)Sermaye payı dikkate alınmaksızın en az %25 oranında bulunması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Metin, iştirak ilişkisi için sermaye payı değil, oy hakkı veya yönetime katılma hakkının en az %10 olması gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Dayanak: “İştirak edilen ortaklıklarda iştirak ilişkisinden bahsedebilmek için sermaye payı dikkate alınmaksızın sahip olunan oy hakkı veya yönetime katılma hakkının en az %10 oranında bulunması gerekir.”