2016/1 SGS Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Soruları ve Çözümleri

2016/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2016/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk’ün, Türk dilinin yabancı kelimelerden arındırılması çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla yazdığı kitap aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Nutuk
  • B)Geometri
  • C)Cumali Ordugâhı
  • D)Medeni Bilgiler
  • E)Zabit ve Kumandan ile Hasbihal
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi açıklayalım. Sorunun mantığını ve arkasındaki tarihi gerçeği anlamak, sınavda benzer soruları çözmeni kolaylaştıracaktır.

Neden Doğru Cevap "B" (Geometri) Şıkkıdır?

Atatürk, sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda dilin sadeleşmesi ve Türkçenin özleştirilmesi için büyük çaba sarf etmiş bir liderdir. Soruda bahsedilen "yabancı kelimelerden arındırma" hedefi, o dönemin en büyük sorunlarından biriydi.

Atatürk, Geometri adlı kitabını yazarken, o zamana kadar geometri derslerinde kullanılan Arapça ve Farsça kökenli çok sayıda teknik terimi (örneğin; "teğet", "kiriş", "merkez" gibi) Türkçe karşılıklarıyla değiştirmiş ve bu kelimeleri ilk defa sistematik bir şekilde Türkçe olarak tanımlamıştır. Bu kitap, Türkçenin teknik terimlerle ifade edilebileceğini kanıtlayan ve dilin yabancı dillerden arındırılması çalışmalarına en büyük katkıyı sağlayan eserlerden biridir. Dolayısıyla, Atatürk'ün dil sadeleşmesi için yazdığı en somut ve teknik eser Geometri'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) Nutuk: Bu, Atatürk'ün en önemli siyasi ve tarihsel eseridir. Ancak amacı, Kurtuluş Savaşı'nı anlatmak ve milletle konuşmaktır. Dil sadeleştirme çalışması yapmak için yazılmamıştır.
  • C) Cumali Ordugâhı: Bu kitap, Atatürk'ün yazdığı bir eser değildir. Bu isimde bir kitap, o dönemin edebiyatında veya Atatürk'ün eserler listesinde yer almaz.
  • D) Medeni Bilgiler: Atatürk'ün yazdığı bir kitap değildir. Bu isimde bir eser, o dönemin eğitim kitapları arasında geçse de Atatürk'ün kalemiyle yazılmamıştır.
  • E) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal: Bu da Atatürk'ün yazmadığı bir eserdir. Atatürk'ün yazdığı eserler arasında bu isimde bir kitap bulunmamaktadır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Atatürk'ün Eserleri" ve "Dil Devrimi" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle Atatürk'ün dil sadeleşmesi için yazdığı Geometri kitabının, o dönemin teknik terimlerini Türkçeleştirmedeki rolünü ezberlemen gerekir. Sınavlarda sıkça sorulan bu tür "Atatürk'ün yazdığı kitaplar ve amaçları" eşleştirmelerine dikkat etmelisin.

Özetle: Atatürk, geometri terimlerini Türkçeleştirmek için Geometri kitabını yazmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 2 · 2016/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk döneminde Türkiye ile Fransa arasında yaşanan sorunlardan birisi değildir?

  • A)Türkiye-Suriye sınırı
  • B)Adana-Mersin demiryolu
  • C)Osmanlı borçları
  • D)Yabancı okullar
  • E)Musul
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemi dış politikasını ve özellikle Lozan Antlaşması'nın ardından Fransa ile yaşanan sorunları sorguluyor.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

Neden Doğru Cevap E (Musul) Şıkkıdır?

Sorunun anahtarı şudur: "Fransa ile yaşanan sorunlar" ve "Atatürk dönemi".

  • Musul Sorunu: Musul, Osmanlı Devleti'nin bir parçasıydı ve Lozan Antlaşması'nda bu bölgenin statüsü belirsiz bırakılmıştı. Ancak Musul, coğrafi olarak İngiltere'nin (Büyük Britanya) mandaterlik bölgesi olan Irak sınırları içinde yer alıyordu. Dolayısıyla Musul meselesi, Türkiye ile İngiltere arasında uzun yıllar süren en büyük sorun olmuştur. Fransa ile Musul arasında doğrudan bir sınır veya anlaşmazlık yoktur.
  • Fransa ile Sorunlar: Fransa ile Türkiye arasında ise Lozan sonrası dönemde Adana-Mersin demiryolu, Osmanlı borçları, Yabancı okullar ve Hatay'ın (Suriye sınırı dahil) durumu gibi maddeler tartışılmış ve çözülmeye çalışılmıştır.

Bu nedenle, Musul sorunu Fransa ile değil, İngiltere ile yaşanmıştır. Soru "Fransa ile yaşanan sorunlardan biri değildir" diye sorduğu için, Musul'u seçmek en mantıklı ve doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden Fransa ile ilgili sorunlar olduğunu kısaca hatırlayalım:

  • A) Türkiye-Suriye Sınırı: Lozan Antlaşması'ndan sonra Fransa, Suriye üzerinde mandaterlik hakkına sahipti. Türkiye ile Fransa arasında Hatay ve çevresindeki sınır anlaşmazlıkları uzun yıllar sürmüştür. (Bu Fransa ile bir sorundur).
  • B) Adana-Mersin Demiryolu: Lozan Antlaşması'nda Fransa'ya bu demiryolunun inşası ve işletilmesi hakkı verilmişti. Daha sonra Türkiye bu hakkı geri almaya çalışmış ve bu konuda Fransa ile ciddi bir anlaşmazlık yaşanmıştır. (Bu Fransa ile bir sorundur).
  • C) Osmanlı Borçları: Osmanlı borçlarının nasıl ödeneceği ve Fransa'nın bu borçlardaki payı, Lozan'dan sonra da süren bir tartışma konusuydu. (Bu Fransa ile bir sorundur).
  • D) Yabancı Okullar: Fransa, Osmanlı döneminde Türkiye'de çok sayıda okul kurmuştu. Cumhuriyet döneminde bu okulların Türk mevzuatına tabi olması ve Fransa'nın bu konudaki itirazları büyük bir sorun teşkil etmiştir. (Bu Fransa ile bir sorundur).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Türk İnkılap Tarihi dersinde "Lozan Antlaşması Sonrası Dönem" ve "Dış Politika" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ayırt etmelisin:

  • İngiltere ile olan sorunlar nelerdir? (Musul, Basra petrolü, Kerkük vb.)
  • Fransa ile olan sorunlar nelerdir? (Hatay, Adana-Mersin demiryolu, Osmanlı borçları, Yabancı okullar).

Özetle: Musul İngiltere ile, diğer maddeler Fransa ile olan sorunlardır. Soru "Fransa ile olmayanı" sorduğu için cevap E seçeneğidir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2016/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Aşağıdakilerden hangisi, İsmet Paşa Hükümeti döneminde, Şeyh Said Ayaklanmasını bastırmak amacıyla çıkarılan kanundur?

  • A)Takrir-i Sükun Kanunu
  • B)Hıyanet-i Vataniye Kanunu
  • C)Firariler Hakkında Kanun
  • D)Tevhid-i Tedrisat Kanunu
  • E)Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun
Çözümü göster — doğru cevap A

Sorunun doğru cevabı A) Takrir-i Sükun Kanunu'dur.

Gelin, neden bu cevabın doğru olduğunu ve diğer şıkların neden işe yaramadığını adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "Takrir-i Sükun Kanunu"?

Bu kanun, 1925 yılında çıkarılmıştır. Dönemin başbakanı İsmet Paşa (İnönü) hükümeti döneminde, Şeyh Said Ayaklanması'nın çıkmasıyla birlikte hükümet, ülkeyi istikrarsızlık ve anarşiden korumak için olağanüstü yetkiler istedi.

Kanunun adı olan "Takrir-i Sükun", Arapça kökenli bir ifadedir ve "Sükunu (huzuru) bildirmek" veya "Huzuru sağlamak" anlamına gelir. Bu kanunla hükümet, şiddetli bir isyanı bastırmak ve ülkeyi karışıklıklardan korumak amacıyla:

  • Basını kapatma,
  • Şüpheli gördüğü kişileri tutuklama,
  • Mahkemeleri askeriye devretme (İstiklal Mahkemeleri'nin yetkilerini artırma) gibi olağanüstü yetkiler elde etmiştir.

Yani soruda geçen "Şeyh Said Ayaklanmasını bastırmak amacıyla çıkarılan kanun" ifadesi, doğrudan Takrir-i Sükun Kanunu'nu işaret eder.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca açıklayalım:

  • B) Hıyanet-i Vataniye Kanunu: Bu kanun, 1915'te çıkarılmıştır ve amacı vatan hainlerini yargılamaktır. Şeyh Said Ayaklanması'ndan çok önce, I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında vatanı düşmana satanları cezalandırmak için kullanılmıştır.
  • C) Firariler Hakkında Kanun: Bu kanun, I. Dünya Savaşı sırasında cepheye kaçan askerleri yakalamak ve cezalandırmak için çıkarılmıştır. İç isyanlarla doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • D) Tevhid-i Tedrisat Kanunu: Bu kanun 1924 yılında çıkarılmıştır. Amacı eğitim ve öğretim birliğini sağlamak, yani tüm okulları tek bir bakanlık altında toplamaktır. Şeyh Said Ayaklanması'na bir tepki olarak değil, eğitim reformu olarak çıkarılmıştır.
  • E) Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun: Bu da eğitimle ilgili bir kanundur ve 1926 yılında çıkarılmıştır. Eğitim bakanlığının teşkilatını düzenler, isyan bastırma yetkisi vermez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Cumhuriyet Dönemi Türk Tarihi'nde "İnkılaplar ve Yasalar" konusunu iyi bilmen gerekir. Özellikle:

  • Takrir-i Sükun Kanunu'nun hangi yıl çıkarıldığı,
  • Hangi olaya (Şeyh Said Ayaklanması) tepki olarak çıktığı,
  • Hükümete ne gibi olağanüstü yetkiler verdiği konularını ezberlemen ve olaylar arasındaki zaman çizelgesini (takvim) hatırlaman gerekir.

Özetle; isyan bastırma ve olağanüstü hal ilan etme denince akla gelen ilk ve en doğru yasa Takrir-i Sükun Kanunu'dur. Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2016/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Mustafa Kemal Paşa, aşağıdakilerden hangisinde Sivas’ta ulusal bir kongre toplamak için çağrıda bulunmuştur?

  • A)Havza Genelgesi
  • B)Amasya Görüşmesi
  • C)Amasya Genelgesi
  • D)Tekalif-i Milliye Emirleri
  • E)Bilecik Görüşmesi
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajına giriş sınavında çıkabilecek en temel ve önemli tarih sorularından biridir. Soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "C" (Amasya Genelgesi)?

Mustafa Kemal Paşa, 1919 yılında Sivas'ta ulusal bir kongre toplamak için Amasya Genelgesi'ni yayınlamıştır.

Bunu şöyle hatırlayabilirsin:

  • Olay: Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıktıktan sonra ülkenin durumunu değerlendirdi.
  • Karar: Hükümetin işgalcilere teslim olduğunu ve milletin direnmesi gerektiğini düşündü.
  • Eylem: Amasya'da toplanan temsilcilerle birlikte, "Amasya Genelgesi"ni hazırladı.
  • Hedef: Bu genelge ile tüm vilayetlere, Sivas'ta bir kongre toplanması için çağrıda bulundu.

Yani, "Sivas Kongresi'ni çağıran belge hangisidir?" sorusunun cevabı doğrudan Amasya Genelgesi'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) Havza Genelgesi: Bu, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıktığı ilk gün (19 Mayıs 1919) yayınladığı genelgedir. Sivas Kongresi'ni henüz düşünmemiştir, sadece görevi kabul ettiğini ve Anadolu'ya çıkma niyetini belirtmiştir.
  • B) Amasya Görüşmesi: Bu, Amasya Genelgesi'nden önce gerçekleşen bir toplantıdır. Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa ve Rauf Bey'in katıldığı bu görüşmede Sivas Kongresi fikri konuşulmuştur, ancak resmi çağrı (yazılı emir) Amasya Genelgesi ile yapılmıştır. Soru "hangisinde çağrıda bulunmuştur" dediği için genelgeyi seçmeliyiz.
  • D) Tekalif-i Milliye Emirleri: Bu, Sivas Kongresi'nden sonra (1920'de) Kurtuluş Savaşı'nın finansmanı için çıkarılan emirlerdir. Sivas Kongresi'ni çağıran bir belge değildir.
  • E) Bilecik Görüşmesi: Bu, Erzurum Kongresi'nden sonra, Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul Hükümeti ile yaptığı görüşmelerden biridir. Sivas Kongresi ile ilgisi yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Kurtuluş Savaşı'nın Hazırlık Dönemi" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu sıralamayı ezberlemen gerekir:

  • Havza Genelgesi (Samsun'a çıkış)
  • Amasya Görüşmesi (İlk toplantı)
  • Amasya Genelgesi (Sivas Kongresi çağrısı) -> Doğru Cevap
  • Erzurum Kongresi (İlk ulusal kongre)
  • Sivas Kongresi (İkinci ulusal kongre)

Özetle: Sivas Kongresi'ni çağıran belge Amasya Genelgesi'dir. Cevap C şıkkıdır.

Soru 5 · 2016/1 · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

1923 yılında, Fethi Okyar’ın, Bakanlar Kurulu Başkanlığından çekilmesinden sonra yaşanan hükümet bunalımı, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin gerekliğini ortaya koymuştur?

  • A)Yeni siyasi partilerin kurulması
  • B)Halifeliğin kaldırılması
  • C)Cumhuriyetin ilanı
  • D)Saltanatın kaldırılması
  • E)Seçim sisteminin değiştirilmesi
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki en kritik dönemeçlerden birini sorguluyor. SMMM stajı sınavlarında tarih soruları genellikle "neden-sonuç" ilişkisine dayanır. Gelin bu soruyu adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap C (Cumhuriyetin İlanı)?

Soruda geçen olay 1923 yılı ve Fethi Okyar'ın istifa etmesidir. O dönemde Türkiye, saltanatın kaldırıldığı (1922) ama henüz resmen cumhuriyetin ilân edilmediği bir geçiş dönemindeydi. Hükümetin başında "Bakanlar Kurulu Başkanı" vardı, ancak devletin yönetim şekli hala meşruti monarji (saltanat) çerçevesindeydi.

Fethi Okyar'ın istifa etmesiyle hükümet bunalımı yaşandı ve bu bunalım, "Saltanatın kaldırılmasıyla birlikte devletin yönetim şeklinin de netleşmesi gerektiği" gerçeğini ortaya çıkardı. Mevcut sistemde (Saltanatın kaldırıldığı halde cumhuriyetin ilân edilmemiş olması) hükümetin istifa etmesi durumunda yeni bir hükümet kurmak ve devletin meşruiyetini sağlamak imkansız hale geliyordu.

Bu bunalım, "Devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olması gerektiği" fikrini güçlendirdi ve 10 Kasım 1923'te Cumhuriyetin ilânını zorunlu kıldı. Yani, hükümet bunalımı, saltanatın kaldırılmasının ardından devletin yeni bir yönetim şekline (Cumhuriyet'e) ihtiyacı olduğunu gösterdi.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Yeni siyasi partilerin kurulması: O dönemde henüz çok partili hayata geçilmemişti. Siyasi partiler, Cumhuriyetin ilânından yıllar sonra (1946-1947 civarında) tartışılmaya başlanmıştır.
  • B) Halifeliğin kaldırılması: Halifeliğin kaldırılması 1924 yılında gerçekleşmiştir. Sorudaki olay 1923 yılındadır ve kronolojik olarak halifeliğin kaldırılması bu bunalımdan sonra olmuştur.
  • D) Saltanatın kaldırılması: Saltanatın kaldırılması 1 Kasım 1922 tarihinde gerçekleşmiştir. Soruda bahsedilen bunalım, saltanatın kaldırılmasından sonraki bir süreçte (1923) yaşanmıştır. Yani saltanat zaten kaldırılmıştı, sorun bu boşluğu dolduracak yeni bir yönetim şekli bulmaktı.
  • E) Seçim sisteminin değiştirilmesi: Seçim sistemleri Cumhuriyet döneminde değişiklik gösterse de, 1923 bunalımının doğrudan sonucu seçim sistemini değiştirmek değil, devletin yönetim şeklini belirlemektir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Cumhuriyetin İlanı" ve "Cumhuriyetin Kuruluşu" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Saltanatın kaldırılması (1922) ile Cumhuriyetin ilânı (1923) arasındaki zaman farkı ve bu iki olay arasındaki neden-sonuç ilişkisi.
  • Fethi Okyar hükümetinin istifa etmesinin neden olduğu siyasi boşluk.
  • Bu boşluğun nasıl doldurulduğu ve devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak resmen ilân edilmesi süreci.

Özetle: Soru, "Saltanat gitti, ama devlet nasıl yönetilecek?" sorusuna cevap arıyor ve cevap "Cumhuriyetin ilânıdır". Doğru cevap C seçeneğidir.

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz