2017/3 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2017/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 16 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Denetçi, ilişkili taraflarla ilgili aşağıdaki konulardan hangisinde yönetimi sorgulamaz?

  • A)İşletmenin dönem içinde ilişkili taraflarla gerçekleştirdiği işlemlerin türü ve amacı
  • B)İşletme ile ilişkili taraflar arasındaki ilişkilerin niteliği
  • C)İşletmenin ilişkili taraflarının kimliği
  • D)İşletmenin dönem içinde ilişkili taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirip gerçekleştirmediği
  • E)İşletmenin gelecek dönem içinde ilişkili taraflarla gerçekleştireceği işlemlerin türü ve amacı
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E?

Denetim (audit) yaparken denetçinin temel görevi, geçmişte gerçekleşmiş olayları ve işlemleri kontrol etmektir. Muhasebe ve denetim kurallarına göre, denetçi işletmenin geçmiş dönem içindeki işlemlerini, belgelerini ve kayıtlarını inceler.

E şıkkında ise "gelecek dönem içinde" ifadesi geçiyor. Denetçi, gelecekte ne olacağını bilemez ve gelecekte gerçekleşecek işlemleri denetleyemez. Gelecekteki işlemler henüz gerçekleşmediği için, bunların türü veya amacı hakkında bir denetim yapma yetkisi veya imkanı yoktur. Denetçi sadece geçmişe dönük kayıtların doğruluğuna bakabilir, geleceği tahmin edemez. Bu yüzden yönetimi gelecekteki işlemler konusunda sorgulayamaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, C ve D) neden doğru değil? Çünkü hepsi geçmişte veya şu an gerçekleşmiş durumları ifade eder ve denetçinin inceleme alanına girer:

  • A Şıkkı: İşletmenin dönem içinde (yani geçmişte) ilişkili taraflarla yaptığı işlemlerin türü ve amacı. Bu, denetçinin mutlaka sorgulaması gereken bir konudur.
  • B Şıkkı: İşletme ile ilişkili taraflar arasındaki ilişkinin niteliği. Bu ilişki nasıl kurulmuş? Bu da geçmişte gerçekleşmiş bir durumdur ve denetçinin incelemesi gerekir.
  • C Şıkkı: İlişkili tarafların kimliği. Denetçi, kiminle iş yaptığını bilmelidir. Bu bir geçmiş/şu an durumu olduğu için sorgulanabilir.
  • D Şıkkı: Dönem içinde işlem yapıp yapılmadığı. Bu da geçmişe dönük bir durumdur ve denetçinin en temel kontrol noktalarından biridir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "İlişkili Taraflar" ve "Denetim Standartları" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Denetçinin sorumluluk alanının geçmiş dönem işlemlerine sınırlı olduğunu.
  • Geleceğe dönük projeksiyonların veya tahminlerin denetim konusu olamayacağını.
  • İlişkili tarafların kimliğini, işlemlerinin niteliğini ve amacını tespit etmenin denetçinin temel görevi olduğunu bilmek gerekir.

Özetle: Denetçi "Geçmişte ne oldu?" diye sorar, "Gelecekte ne olacak?" diye sormaz. Bu yüzden geleceği içeren E şıkkı denetçinin sorgulayamayacağı tek konudur.

Soru 2 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Satın alınan stoklara uygulanacak maddi doğruluk testleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A)Sevk irsaliyelerinden bir örneklem seçilerek satış faturaları, satış kayıtları ve müşteri hesapları incelenir.
  • B)Satış faturalarından bir örneklem seçilerek satış faturalarındaki fiyatlar ile piyasa fiyatları karşılaştırılır.
  • C)Satış faturalarındaki yatay ve dikey aritmetik işlemler yeniden hesaplanır.
  • D)Satış fişleri ve sevk irsaliyesi; müşteri adı, gönderilen malın nitelikleri ve miktarı karşılaştırılır.
  • E)Satış faturalarından örneklem seçilir ve yetki kullanımı açısından incelenir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu sorunun doğru cevabı B şıkkıdır, çünkü soruda "satın alınan stoklara" (satın alma döngüsü) uygulanacak testler sorulurken, B şıkkı doğrudan "satış faturaları" ve "satış fiyatları" ile ilgili bir işlem içerdiği için bu konuya ait değildir; satış işlemlerinin doğruluğunu test etmek, satın alınan stokların doğruluğunu test etmekle eş anlamlı değildir. Diğer şıklara bakıldığında ise A, C, D ve E seçenekleri genellikle satış işlemlerinin doğruluğunu (satışların kaydı, fiyatlandırması, aritmetik işlemleri, yetki kullanımı ve sevk irsaliyesi uyumu) kontrol eden testlerdir ve sorunun kökünde yer alan "satın alınan stoklar" ifadesiyle çelişir; ancak sorunun hazırlanış biçimi ve standart muhasebe testleri mantığına göre, B şıkkı diğerlerine kıyasla stokların varlığı veya maliyetiyle doğrudan ilgili olmayan en belirgin satış odaklı testtir. Aslında sorunun tam olarak neyi kastettiği, "satın alınan stoklar" yerine "satılan malların maliyeti" veya "satış gelirleri" testleri arasında bir ayrım yapılması gerektiğini gösterir; ancak verilen seçenekler ve doğru cevap (B) mantığına göre, B şıkkı stokların satın alınmasıyla değil, satış fiyatlandırmasıyla ilgili olduğu için bu testler arasında yer almaz. Bu soruyu çözebilmek için maddi doğruluk testleri (substantive tests) ile satın alma ve satış döngüleri arasındaki farkları ve her bir döngüye özgü test türlerini iyi bilmek gerekir. Sonuç olarak, satın alınan stokların doğruluğunu test etmek için satış faturalarındaki piyasa fiyat karşılaştırması yapılmaz, bu nedenle B şıkkı doğru cevaptır.

Soru 3 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi kanıtların yeterliğini etkileyen faktörler arasında yer almaz?

  • A)Önemlilik
  • B)Nicelik
  • C)Ana kütlenin büyüklüğü
  • D)Risk
  • E)Ekonomik etkenler
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Denetim konusundaki en temel kurallardan biri olan "Kanıt Yeterliliği"ni sorguluyor.

Doğru cevap B) Nicelik'tir. Şimdi nedenini adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "Nicelik"?

Öncelikle şunu bilmelisin: Denetimde "yeterlilik" (sufficiency), denetçinin bulduğu kanıtların niceliği (adedi) ve niteliği (kalitesi) ile ilgilidir. Ancak soru şunu soruyor: "Hangisi kanıtların yeterliliğini etkileyen faktörler arasında yer almaz?"

Burada bir kavram karmaşası var ve sınavın mantığı şudur:

  • Nicelik (Adet): Denetçinin bulduğu kanıtların sayısıdır. Kanıt yeterliliği, doğrudan kanıtların niceliği ile ölçülür. Yani "yeterlilik", "nicelik"tir.
  • Etkileyen Faktörler: Peki, bu niceliği (sayıyı) ne belirler? Denetim riski, önemlilik ve ana kütlenin büyüklüğü gibi faktörler, denetçinin ne kadar kanıt (ne kadar nicelik) toplayacağına karar vermesini sağlar.

Sorunun Mantığı: Soru, "Kanıtların yeterliliğini etkileyen faktörler" listesine bakıyor. Bu listede şunlar vardır:

  • Risk: Risk yüksekse daha fazla kanıt (daha fazla nicelik) gerekir. (Etkiler)
  • Önemlilik: Önemli bir hata varsa daha fazla kanıt gerekir. (Etkiler)
  • Ana Kütlenin Büyüklüğü: Kütlenin büyüklüğüne göre örneklem sayısı değişir. (Etkiler)
  • Ekonomik Etkenler: Maliyet-fayda analizi yapılır, bu da toplanacak kanıt miktarını (niceliği) sınırlar. (Etkiler)

Peki "Nicelik" neden listede yer almaz? Çünkü Nicelik, kanıt yeterliliğinin kendisidir, onu etkileyen bir faktör değildir.

  • Örnek: "Yeterlilik" bir sonuçtur. "Nicelik" de o sonucun ta kendisidir. Sonucu etkileyen faktörler (Risk, Önemlilik vb.) değil, sonucun kendisi (Nicelik) sorunun cevabıdır. Yani "Nicelik", kanıtların yeterliliğini etkileyen bir dış faktör değil, yeterliliğin tanımıdır.

Bu yüzden "Nicelik", kanıtların yeterliliğini etkileyen faktörler arasında yer almaz; o, yeterliliğin ta kendisidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Faktörler)?

  • A) Önemlilik: Önemlilik seviyesi düşükse daha az kanıt, yüksekse daha fazla kanıt toplanır. Bu, niceliği (yeterliliği) etkiler.
  • C) Ana Kütlenin Büyüklüğü: Kütlenin büyüklüğüne göre örneklem büyüklüğü belirlenir. Bu da kanıt miktarını etkiler.
  • D) Risk: Denetim riski arttıkça, denetçi daha fazla kanıt (daha fazla nicelik) toplamak zorunda kalır. Bu en önemli etkileyen faktördür.
  • E) Ekonomik etkenler: Denetim maliyetleri, toplanacak kanıt miktarını (niceliği) sınırlar. Bu da etkileyen bir faktördür.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları içindeki "Kanıt Yeterliliği ve Uygunluğu" konusunu iyi bilmelisin.

Özet Kural: Kanıt Yeterliliği = Nicelik (Adet) + Nitelik (Kalite). Kanıt Yeterliliğini Etkileyen Faktörler ise şunlardır:

  • Denetim Riski
  • Önemlilik
  • Ana Kütlenin Büyüklüğü
  • Ekonomik Etkenler (Maliyet-Fayda)

Sonuç: "Nicelik", yeterliliğin kendisidir, onu etkileyen bir dış faktör değildir. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 4 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Önleyici kontrollerde uygun belgeleme ve muhasebe kayıt düzeninin var olması ilkesi aşağıdakilerden hangisini kapsar?

  • A)Muhasebe kayıtlarının fatura, tahsil fişi, tediye fişi gibi belgelere dayanması
  • B)Bilgisayar sistemine girişin şifre sistemine bağlanması
  • C)Bilgisayara kaydedilen muhasebe kayıtlarının düzenli yedeklenmesi, bilgi işlem sisteminin özel bir odada korunması
  • D)İşletme iç ve dış denetçileri tarafından önceden haber vermeden, varlıkların muhasebe kayıtlarına uygunluğunun kontrol edilmesi
  • E)Daha zor ve karmaşık işlemlerin, işletmenin tümünde değil belirli bölümlerinde yerine getirilmesi
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, İç Kontrol Sistemi'nin en temel taşlarından biri olan "Belgeleme ve Muhasebe Kayıt Düzeni" ilkesini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Sorunun anahtarı "uygun belgeleme ve muhasebe kayıt düzeni" ifadesidir. Muhasebe dünyasının en temel kuralı şudur: "Her işlemin arkasında bir belge olmalıdır."

  • A Şıkkı tam olarak bunu anlatıyor. Bir işlemin (satış, satın alma, para girişi veya çıkışı) muhasebe kayıtlarına geçebilmesi için, o işlemin kanıtı olan fatura, tahsil fişi veya tediye fişi gibi belgelerin mevcut olması gerekir.
  • Eğer bir işlemin belgesi yoksa, o işlemin muhasebe kaydı da olamaz. Bu ilke, kayıtların gerçekliği ve doğruluğu için şarttır. Yani, "Muhasebe kaydı belgesiz olamaz" mantığına dayanır. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar da iç kontrol ile ilgili olsa da, sorunun sorduğu "belgeleme ve kayıt düzeni" ilkesini karşılamazlar:

  • B Şıkkı (Şifre sistemi): Bu bir "Yetki ve Görev Bölümü" veya "Fiziksel ve Teknik Güvenlik" önlemidir. Sadece yetkili kişilerin sisteme girmesini sağlar, belgelendirme ile doğrudan ilgisi yoktur.
  • C Şıkkı (Yedekleme ve fiziksel koruma): Bu "Varlıkların Korunması" ilkesidir. Bilgisayarın çalınmaması veya verilerin kaybolmaması için alınır. Muhasebe kayıtlarının belgelere dayanıp dayanmadığını kontrol etmez.
  • D Şıkkı (Denetçilerin kontrolü): Bu "Bağımsız Denetim" veya "İç Denetim" faaliyetidir. Kontrol mekanizmasıdır, ancak "belgeleme ilkesi"nin kendisi değildir.
  • E Şıkkı (İşlemlerin belirli bölümlerde yapılması): Bu "Görev Bölümü" ilkesidir. Karmaşık işlemlerin tek bir yerde toplanarak kontrol edilmesini sağlar, belgeleme ile ilgili değildir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için İç Kontrol Sistemi konusunu, özellikle de iç kontrolün 5 temel ilkesini ezberlemeniz gerekir:

  • Görev Bölümü: Yetkilerin bölünmesi.
  • Yetkili ve Uygun Personel: Doğru kişilerin işe atanması.
  • Belgeleme ve Muhasebe Kayıt Düzeni: İşlemlerin belgelendirilmesi (Bu sorunun konusu).
  • Varlıkların Korunması: Fiziksel ve teknik güvenlik.
  • Bağımsız Denetim: Kontrolün başkaları tarafından yapılması.

Özetle: Soru "Belgeleme"yi sorduğu için, cevap mutlaka fatura, fiş, makbuz gibi belgelerden bahsetmelidir. Sadece şifre, yedekleme veya denetimden bahseden şıklar bu ilkeyi karşılamaz.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kanıtı toplamanın maliyeti arttıkça toplanacak kayıt sayısı azalır.
  • B)Doğal riskle toplanacak kanıt sayısı arasında doğrusal bir ilişki vardır.
  • C)Hesap kalemleri düzeyindeki önemlilik düzeyi ile o hesapla ilgili toplanacak kanıt sayısı arasında ters bir ilişki vardır.
  • D)Ortaya çıkaramama riski ile toplanacak kanıt sayısı arasında doğrusal bir ilişki vardır.
  • E)Önemli olan bir hesap için önemsiz olan bir hesaba göre daha fazla sayıda kanıt toplanmalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır çünkü ortaya çıkaramama (bulunamama) riski ile toplanacak kanıt miktarı arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Denetçi kabul edilebilir ortaya çıkaramama riskini ne kadar düşük belirlerse, bu düşük riske ulaşmak için o kadar fazla kanıt toplamak zorundadır; kabul edilebilir risk yükseldikçe gereken kanıt azalır. Bu nedenle iki büyüklük arasında doğru yönlü bir ilişki olduğunu söyleyen ifade yanlıştır.

A şıkkındaki ifade doğrudur çünkü kanıt toplamanın maliyeti arttıkça denetçi maliyet ve fayda dengesini gözeterek daha az sayıda kayıt inceler.

B şıkkındaki ifade doğrudur çünkü doğal risk yükseldikçe yanlışlık olasılığı artar ve denetçi daha fazla kanıt toplar.

C şıkkındaki ifade doğrudur çünkü hesap düzeyindeki önemlilik tutarı düşürüldükçe daha küçük yanlışlıkların da bulunması gerekir ve toplanacak kanıt artar; yani önemlilik düzeyi ile kanıt miktarı ters ilişkilidir.

E şıkkındaki ifade doğrudur çünkü önemli bir hesaptaki yanlışlık finansal tabloları daha çok etkileyeceğinden bu hesap için daha fazla kanıt toplanır.

Bilinmesi gereken kural: Doğal risk ve kontrol riski ile kanıt miktarı aynı yönde, ortaya çıkaramama riski ve önemlilik düzeyi ile kanıt miktarı ters yönde hareket eder.

Soru 6 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Kasa hesabının denetimde denetçi, denetim yaptığı işletmede aşağıdakilerden hangisini dikkate almaz?

  • A)Kasa hesabında kayıtlı olan nakitlerin, kasa sayım tutanağı ile mutabakatının sağlanması
  • B)Kasa sayımı sırasında tespiti yapılan nakit olmayan kalemlerin araştırılması
  • C)Kasa hesabına yapılan kayıtların örnekleme yöntemiyle, belgelere uygunluğunun kontrol edilmesi
  • D)Kasa sayımı sonucunda, sayım fazlalığı veya noksanlığının araştırılması
  • E)Bilanço dönemi sonrası tarihlerdeki yüksek tutarlı tahsil ve ödeme kayıtlarının incelenmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Kasa Denetimi yaparken denetçinin neleri yapması gerektiğini ve hangisinin yapılmaması gerektiğini soruyor.

Doğru cevap E şıkkıdır. Şimdi gel, bunu adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap E?

Bir denetçi, kasa sayımı yaparken temel amacı Bilanço tarihi itibariyle kasadaki paranın ve kayıtların doğru olup olmadığını teyit etmektir.

  • Bilanço Tarihi: Şirketin mali tablolarının (Bilanço ve Gelir Tablosu) hangi tarihte hazırlandığıdır. Örneğin, 31 Aralık 2023 bilançosu varsa, denetçi o günkü kasa durumunu kontrol eder.
  • Bilanço Sonrası Dönem: Bilanço tarihinden sonra (örneğin 1 Ocak 2024'ten sonra) gerçekleşen işlemlerdir.

Denetçi, kasa sayımı yaparken sadece bilanço tarihindeki durumu doğrular. Bilanço tarihinden sonra gerçekleşen yüksek tutarlı tahsilat veya ödemeleri, kasa sayımının bir parçası olarak dikkate almaz. Çünkü bu işlemler, o anki bilanço durumunu etkilemez; bunlar gelecekteki işlemlerdir. Eğer denetçi bilanço sonrası işlemleri sayım sırasında dikkate alırsa, bilanço tarihindeki nakit bakiyesini yanlış hesaplamış olur.

Dolayısıyla, denetçi bilanço tarihinden sonraki işlemleri kasa sayımının bir parçası olarak dikkate almaz. Bu yüzden E şıkkı "dikkate almaz" ifadesiyle doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, C ve D), denetçinin kasa sayımı sırasında yapması gereken işlemlerdir. Soru "hangisini dikkate almaz" diye sorduğu için bu şıklar cevap olamaz:

  • A Şıkkı (Doğru Yapılması Gereken): Denetçi, kasa sayım tutanağındaki parayı, defterdeki kasa hesabı bakiyesiyle karşılaştırmalıdır (mutabakat). Bu temel bir işlemdir.
  • B Şıkkı (Doğru Yapılması Gereken): Sayım sırasında kasada para yerine başka şeyler (örneğin kişisel eşyalar, fatura vb.) bulunursa, bunların neden orada olduğunu araştırması gerekir. Bu da denetimde yapılır.
  • C Şıkkı (Doğru Yapılması Gereken): Kasa kayıtlarının belgelere (fiş, makbuz) uygunluğunu kontrol etmek için örnekleme (örnek seçim) yöntemi kullanılır. Bu standart bir denetim tekniğidir.
  • D Şıkkı (Doğru Yapılması Gereken): Sayım sonucunda kasada para fazla çıkarsa (fazlalık) veya eksik çıkarsa (noksanlık), bunun nedenini mutlaka araştırır. Bu da denetimde yapılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Dış Denetim ve Kasa Sayımı" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Bilanço Tarihi Kavramı: Denetimin hangi tarihe ait durumu doğruladığını bilmek.
  • Sayım Prosedürleri: Denetçinin kasa sayımı sırasında yapması gereken 4 temel işlem (mutabakat, belgelendirme, fazlalık/noksanlık araştırması, olmayan kalemlerin incelenmesi).
  • Bilanço Sonrası Dönem İşlemleri: Bilanço tarihinden sonra gerçekleşen işlemlerin, o tarihli bilanço durumunu etkilemediği ve sayım sırasında dikkate alınmaması gerektiği kuralı.

Özetle: Denetçi kasa sayımı yaparken sadece o günkü durumu kontrol eder, gelecekteki işlemlere (bilanço sonrası) sayım sırasında bakmaz. Bu yüzden E şıkkı doğru cevaptır.

Soru 7 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Denetçi, kasadan yapılan ödemelerin yasal sınırlar çerçevesinde olup olmadığını kontrol etmek için hesap muavinini gözden geçirmiş ve örnekleme usulü seçtiği işlemlere ilişkin belgeleri kontrol etmiştir. Bu çalışma, aşağıdaki denetim prosedürlerinden hangisini ifade eder?

  • A)Analitik prosedür
  • B)Sorgulama
  • C)Yeniden uygulama
  • D)Gözlem
  • E)Tetkik
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın sana anlatması gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E) Tetkik'tir.

Neden Doğru Cevap "Tetkik"?

Öncelikle sorudaki durumu inceleyelim: Denetçi, kasadan yapılan ödemelerin yasal sınırlara uyup uymadığını kontrol etmek istiyor. Bunun için de belgeleri (fatura, makbuz, ödeme emri vb.) incelemiş ve örnekleme yöntemiyle bazı işlemleri seçip bunları kontrol etmiş.

Buradaki anahtar kelime "belgeleri kontrol etmek" ve "yazılı kayıtları incelemek"tir. Denetimde, bir işlemin doğru kaydedilip kaydedilmediğini, belgelerin varlığını ve içeriğini, yasal sınırlara uygunluğunu yazılı dokümanlar üzerinden kontrol etmeye Tetkik (veya inceleme) denir.

Denetçi, kasadaki parayı saymamış (bu gözlem olurdu), birini arayıp sormamış (bu sorgulama olurdu), sadece elindeki belgeleri ve kayıtları dikkatle okuyup karşılaştırmıştır. Bu yüzden bu işlem Tetkik prosedürüdür.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Analitik Prosedür: Bu yöntem, veriler arasındaki mantıksal ilişkileri ve beklenen trendleri analiz etmektir. Örneğin, "Bu ayki kira gideri geçen aya göre %50 arttı, neden?" diye sormak analitik prosedürdür. Soruda ise sadece belgelerin kontrolü var, derinlemesine bir veri analizi yok.
  • B) Sorgulama: Bu, yöneticilere veya çalışanlara soru sormak, bilgi almaktır. Soruda denetçinin birine sorduğu, birinden bilgi aldığı belirtilmemiş; sadece belgeler incelenmiş.
  • C) Yeniden Uygulama: Bu, denetçinin kendi başına bir işlemin hesabını veya işleminin tekrar yapmasıdır. Örneğin, muhasebe personelinin yaptığı bir faiz hesabını denetçinin kendi hesap makinesiyle tekrar yapmasıdır. Soruda böyle bir tekrar hesaplama yok.
  • D) Gözlem: Bu, bir işlemin yapılışını izlemektir. Örneğin, denetçinin bir personelin kasayı sayarken yaptığı işlemleri arkadan izlemesi. Soruda ise sadece "belgeler" incelenmiş, işlemin yapılış anı izlenmemiş.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Prosedürleri konusunu iyi bilmelisin. Özellikle denetimde kullanılan 6 temel prosedürün (Gözlem, İnceleme/Tetkik, Yeniden Uygulama, Sorgulama, Analitik Prosedür ve Doğrulama) ne anlama geldiğini ve hangisinin ne zaman kullanıldığını ayırt edebilmelisin.

Özetle:

  • Belgeye bakıp kontrol etmek = Tetkik (Doğru Cevap)
  • İşlem yapılışını izlemek = Gözlem
  • Soru sormak = Sorgulama
  • Hesapları tekrar yapmak = Yeniden Uygulama

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

ABC A.Ş.’nin bilançosunda Geliştirme Giderlerinin tutarı 8.000.000 ₺’dir. Geliştirme Giderleri hesabının maddi doğruluk incelemesini yapan denetçi, söz konusu 8.000.000 ₺’nin 3.500.000 ₺’lik kısmının aslında piyasa araştırması kapsamında yapılan harcamalardan kaynaklandığını saptamıştır. Bu durum ABC A.Ş.’nin hangi iddiası ile ilgilidir?

  • A)Sınıflandırma
  • B)Tamlık
  • C)Değerleme
  • D)Sunum
  • E)Gerçekleşme
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A) Sınıflandırma'dır.

Neden Doğru Cevap "Sınıflandırma"?

Öncelikle durumu basitleştirelim: Şirketin defterinde "Geliştirme Giderleri" adında bir hesap var ve bu hesabın içinde 8.000.000 TL yazıyor. Ancak denetçi, bu paranın 3.500.000 TL'lik kısmının aslında "Geliştirme" değil, "Piyasa Araştırması" harcaması olduğunu söylüyor.

Buradaki temel sorun şudur: Para doğru yerde mi?

  • Geliştirme Giderleri: Genellikle bir ürünün veya teknolojinin geliştirilmesi için yapılan harcamalardır ve belirli bir muhasebe kuralına göre (TMS 38) belirli koşullar sağlanıyorsa varlık olarak kaydedilebilir.
  • Piyasa Araştırması: Bu harcamalar ise genellikle gelecekte bir ekonomik fayda sağlamadığı için doğrudan Gider olarak kaydedilmesi gereken kalemdir.

Denetçi, bu 3.500.000 TL'nin "Geliştirme Giderleri" hesabına yazılmasını değil, "Pazarlama ve Satış Giderleri" veya "Araştırma ve Geliştirme Giderleri" gibi başka bir gider hesabına yazılması gerektiğini söylüyor.

Yani, paranın doğru hesap hesabına yazılmamış olması, Sınıflandırma iddiasının ihlalidir. Para yanlış bir kutuya (hesaba) konulmuştur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden dokunmadığımızı kısaca bakalım:

  • B) Tamlık: Bu iddia, "Eksiklik var mı?" sorusudur. Yani, şirketin yapması gereken tüm işlemleri deftere yazıp yazmadığına bakar. Burada eksik bir işlem yok, sadece bir işlemin yanlış yere yazılması var.
  • C) Değerleme: Bu iddia, "Para doğru miktarda mı?" sorusudur. Örneğin, 100 TL'lik bir malın 1000 TL'ye yazılması gibi. Burada paranın miktarı (3.500.000 TL) doğru, sadece nereye yazıldığı tartışılıyor.
  • D) Sunum: Bu iddia, bilançonun ve tablonun genel olarak düzenli, anlaşılır ve yasal formatlara uygun olup olmadığına bakar. Sınıflandırma hatası genellikle sunumun bir parçası olsa da, bu sorunun özünde "hangi hesaba yazıldığı" tartışması olduğu için en temel ve doğru cevap Sınıflandırma'dır.
  • E) Gerçekleşme: Bu iddia, "Bu işlem gerçekten oldu mu?" sorusudur. Örneğin, hiç yapılmayan bir harcamayı deftere yazmak. Burada piyasa araştırması harcaması gerçekten yapılmış, sadece muhasebeleştirme yöntemi yanlış.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Muhasebe Standartları (TMS/TFRS) ve özellikle Mali Tablo Hazırlama konusundaki "İşlem Sınıflandırması" kuralını bilmelisin.

Özetle:

  • Geliştirme Giderleri ile Piyasa Araştırması giderlerinin muhasebeleştirme kurallarının farklı olduğunu bilmelisin.
  • Denetçinin bulduğu hatanın, paranın doğru hesaba yazılmaması (sınıflandırma hatası) olduğunu fark etmelisin.

Başarılar dilerim, bu tür sorular stajda sıkça karşına çıkacak!

Soru 9 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi standart bir bağımsız denetim raporunun, geçerli finansal raporlama çerçevesinin hükümleri açısından içermesi gereken hususlardan biri değildir?

  • A)Seçilen ve uygulanan önemli muhasebe politikalarının finansal tablolarda yeterli bir şekilde açıklanıp açıklanmadığı
  • B)Hedef kullanıcıların finansal tabloların düzenlenme tarihi sonrası meydana gelen tüm önemli işlem ve olaylar için finansal tablolarda yeterli açıklama yapılıp yapılmadığını
  • C)Seçilen ve uygulanan önemli muhasebe politikalarının uygunluğu ile bu politikaların geçerli finansal raporlama çerçevesiyle tutarlı olup olmadığı
  • D)Yönetim tarafından yapılan muhasebe tahminlerinin makul olup olmadığı
  • E)Finansal tablolarda sunulan bilgilerin ihtiyaca uygun, güvenilir, karşılaştırılabilir ve anlaşılabilir olup olmadığı
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap B?

Standart bir bağımsız denetim raporunun temel amacı, finansal tabloların o tarih itibariyle doğru ve dürüst bir tablo sunup sunmadığını kontrol etmektir.

B şıkkında ise "düzenlenme tarihi sonrası" (yani raporun imzalandığı tarihten sonra) gerçekleşen olaylardan bahsediliyor. Bağımsız denetçi, finansal tabloların o tarih itibariyle doğru olup olmadığına odaklanır. Tabloların imzalandığı tarihten sonra şirketin ne yaptığı veya hangi işlemlerin gerçekleştiği, denetçinin o anki raporda "yeterli açıklama yapıldı mı?" diyeceği bir konu değildir.

  • Kural: Denetim raporu, finansal tabloların düzenlenme tarihi itibariyle görüş bildirir.
  • İstisna: Eğer denetim tarihi ile raporun imzalandığı tarih arasında çok önemli bir olay (örneğin büyük bir yangın veya iflas) olursa, bu durum raporda "sonraki olaylar" başlığı altında belirtilir, ancak bu bir "standart raporun içeriği" değil, özel bir durumdur. Soru, standart raporun temel içeriğini sorduğu için, "tüm sonraki işlemleri kontrol et" demek yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Değildir" denilenler bunlar değil)?

Diğer şıklar (A, C, D ve E), bağımsız denetim raporunda mutlaka bulunması gereken temel hususlardır. Bunları bilmek gerekir:

  • A Şıkkı (Doğru bir husus): Muhasebe politikalarının (örneğin stokların değerlenmesi, amortisman yöntemi) yeterli açıklanıp açıklanmadığı raporun olmazsa olmazıdır.
  • C Şıkkı (Doğru bir husus): Seçilen politikaların, o ülkenin veya uluslararası muhasebe standartlarına (IFRS vb.) uygun olup olmadığı raporun temelidir.
  • D Şıkkı (Doğru bir husus): Yönetimin yaptığı tahminler (örneğin gelecekteki borçların tahmini) makul müdür? Bu da denetçinin raporunda mutlaka değerlendirmesi gereken bir konudur.
  • E Şıkkı (Doğru bir husus): Finansal tabloların "ihtiyaca uygun, güvenilir, karşılaştırılabilir ve anlaşılır" olması, finansal raporlamanın en temel nitelikleridir ve denetçi bunu raporunda onaylar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsız Denetim Raporu İçeriği" ve "Finansal Tabloların Düzenlenme Tarihi" kavramlarını iyi bilmelisin.

Özetle: Denetçi, "Bugün (o tarih) tablo doğru mu?" diye bakar. "Yarın ne olacak?" diye bakmaz. Bu farkı bilmek, B şıkkının neden "değildir" cevabı olduğunu anlamanı sağlar.

Soru 10 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Denetimi yapılan ABC A.Ş.’de ortaklar tarafından kasadan çekilen ve kişisel olarak kullanılan tutarlar, banka hesabına yatırılmış gibi 102 Bankalar hesabına kaydedilmiştir. Bu durum ABC A.Ş.’nin hangi iddiası ile ilgilidir?

  • A)Değerleme
  • B)Varolma
  • C)Tamlık
  • D)Sunum
  • E)Doğruluk
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, muhasebe ve denetim dünyasında çok önemli bir beceridir.

1. Neden Doğru Cevap "B) Varolma"?

Öncelikle durumu hayal edelim: Şirketin ortakları, şirketin kasasından para çekip bunu kendi kişisel harcamaları için kullanmışlar. Ancak muhasebe kayıtlarında bu para sanki şirketin banka hesabında duruyormuş gibi "102 Bankalar" hesabına yazılmış.

Buradaki en büyük sorun şudur: Para gerçekten şirketin banka hesabında yok. Para ortakların cebine gitmiş ve şirketin elinden çıkmıştır. Ancak defterde para hala varmış gibi gösteriliyor.

Denetimde "Varolma" (Existence) iddiası, "Şirketin defterlerinde yazan bir varlık (örneğin para, bina, stok) gerçekten var mı?" sorusuna cevap arar.

  • Eğer para banka hesabında yoksa, defterde "Bankalar" hesabında yazması yanlış bir durumdur.
  • Yani, defterde yazan bu varlık (para) gerçekten varolmamaktadır.

Bu yüzden, ortakların parayı çalması ve bunu banka varlığı gibi göstermesi, "Varolma" iddiasının ihlal edilmesidir. Doğru cevap B şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) Değerleme: Bu iddia, varlığın doğru bir fiyatla (örneğin 100 TL'lik bir malın 100 TL'ye değil de 120 TL'ye yazılması gibi) kaydedilip kaydedilmediğiyle ilgilidir. Burada sorun paranın fiyatı değil, paranın gerçekten orada olup olmadığıdır.
  • C) Tamlık: Bu iddia, "Şirketin tüm varlıkları ve borçları kaydedilmiş mi?" sorusudur. Yani eksik kayıt var mı? Burada sorun eksik kayıt değil, olmayan bir şeyin kayda alınmasıdır (fazlalık kayıt). Tamlık, genellikle kayıtların eksik kalması durumunda devreye girer.
  • D) Sunum: Bu iddia, kalemlerin bilanço veya gelir tablosunda doğru başlıklar altında ve uygun açıklamalarla gösterilip gösterilmediğiyle ilgilidir. Sorumuzda kalemin yanlış yerde yazılması değil, kalemin gerçekten var olmaması söz konusudur.
  • E) Doğruluk: Bu iddia, işlemlerin doğru tutarlarla ve doğru hesaplara kaydedilip kaydedilmediğidir. Ancak denetim standartlarında, "var olmayan bir varlığın kayda alınması" durumu en temel olarak "Varolma" ihlali olarak kabul edilir. Doğruluk daha çok matematiksel hataya veya yanlış hesaplara odaklanır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim İddiaları" (Audit Assertions) konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle Varolma (Existence) ve Varlık Varlığı (Completeness) arasındaki farkı ayırt etmelisin:

  • Varolma: "Defterde yazıyor, peki gerçekten var mı?" (Burada para yok, defterde var -> Varolma ihlali).
  • Tamlık: "Gerçekten var, peki deftere yazılmış mı?" (Burada para var ama deftere yazılmamış -> Tamlık ihlali).

Özetle: Soruda "kasa parası çekilip banka hesabına yazılmış" denildiği için, gerçekten olmayan bir varlığın deftere işlenmesi söz konusudur. Bu da Varolma iddiasının ihlalidir.

Başarılar dilerim!

Soru 11 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdaki kanıt türlerinden hangisi “nesnel kanıt” niteliğinde değildir?

  • A)Denetim ekibi tarafından düzenlenen dönem sonu stok sayım tutanağı
  • B)Denetim ekibi tarafından yapılan fiziki inceleme sırasında stoklarda gözlemlenen bozukluğun tutar olarak tespiti
  • C)Kasa sayım sonucu tutanağı
  • D)Büyük defter bakiyelerinin eşitliğini araştırmak amacıyla çeşitli borç hesaplarının bakiyelerini gösteren mizanın düzenlenmesi
  • E)Alacakların ve banka hesaplarının mutabakatı
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap B?

Öncelikle "Nesnel Kanıt" (Objektif Kanıt) ne demek onu anlamamız lazım. Nesnel kanıt, kişisel yorumlara, tahminlere veya duygulara yer bırakmayan, tamamen somut ve ölçülebilir verilerdir. Genellikle bir tutanak, bir belge veya bir sayım sonucu gibi somut bir belge ile desteklenir.

B şıkkını inceleyelim: "Denetim ekibi tarafından yapılan fiziki inceleme sırasında stoklarda gözlemlenen bozukluğun tutar olarak tespiti."

Buradaki kritik kelime "gözlemlenen" ve "tespiti" kısmıdır.

  • Denetçi stokları inceler ve bozuk olanları görür.
  • Ancak, bu bozukluğun ne kadar para edeceğini (tutarını) belirlemek için bir tahmin veya yorum yapması gerekir.
  • Örneğin; "Bu ürün bozuk, belki %20 değer kaybettir" veya "Bu ürün hurda olarak satılır, değeri 100 TL'dir" gibi bir karar vermek denetçinin kendi yargısına ve tahminine dayanır. Bu nedenle bu durum öznel (subjektif) bir kanıt türüdür. Nesnel kanıt, "bozukluk var" demez, "bozukluğun değeri X TL'dir" diyerek somut bir tutar göstermez; bu tutarın hesaplanma yöntemi kişiden kişiye değişebilir.

Bu yüzden B şıkkı, nesnel kanıt niteliğinde değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Nesnel Kanıttır)?

Diğer şıkların hepsi somut belgelere veya kesin sayımlara dayanır ve kişisel yorum alanı çok dardır:

  • A) Stok sayım tutanağı: Denetçi ve firma yetkilisi birlikte sayım yapar, eksik veya fazla olanları tutanakla yazar. Bu somut bir belgedir. (Nesnel)
  • C) Kasa sayım sonucu tutanağı: Kasa açılır, para sayılır ve eksiklik varsa tutanakla kaydedilir. Sayım sonucu kesin ve somuttur. (Nesnel)
  • D) Mizanın düzenlenmesi: Büyük defter bakiyelerinin eşitliği, matematiksel bir işlemdir. Borç ve alacaklar sayısal olarak eşitlenir. Kişisel bir yorum değil, matematiksel bir doğrulama sürecidir. (Nesnel)
  • E) Mutabakat: Banka ve şirket defterleri arasındaki farkların yazılı olarak açıklanması ve uzlaştırılmasıdır. Banka ekstresi somut bir belgedir. (Nesnel)

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Kanıtları" konusunu bilmelisin. Özellikle kanıtların sınıflandırılmasını (Nesnel vs. Öznel) ve denetim prosedürlerinin türlerini (Gözlem, Sayım, Mutabakat, Hesap) iyi ayırt etmen gerekir.

Özetle: Bir şeyin "nesnel" olması için somut bir belge veya kesin bir sayım olması gerekir. Eğer bir işlemin sonucunda denetçinin "tahmin etmesi" veya "yorum yapması" gerekiyorsa, o kanıt özeldir ve nesnel değildir. Soruda bozukluğun tutarının belirlenmesi bir tahmin/yorum işlemi olduğu için cevap B'dir.

Soru 12 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Denetim ekibinden birinin, işletmenin personeli tarafından yapılan stok sayımına katılması aşağıdaki kanıt toplama yordamlarından hangisinin kapsamına girmektedir?

  • A)Soruşturma
  • B)Dışsal doğrulama
  • C)Yeniden hesaplama
  • D)Gözlem
  • E)Kontrol
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Gözlem'dir.

Neden Doğru Cevap "Gözlem"?

Denetimde Gözlem (Observation), denetçinin bir işlemin veya sürecin nasıl yürütüldüğünü doğrudan izlemesidir.

Soruda geçen senaryoya bakalım: Denetim ekibinden biri, işletmenin personelinin yaptığı stok sayımına katılmıştır. Bu durumda denetçi, stokların sayılma şeklini, personelin dikkatini, kullanılan yöntemleri ve sayımın genel akışını gözleriyle görerek ve izleyerek kanıt toplamaktadır.

Kısacası; sen bir şeyi sadece sorarak veya kağıt üzerinde kontrol etmiyorsun, o işin canlısını izliyorsun. İşte bu eylem, denetim standartlarına göre "Gözlem" kanıt toplama yönteminin tam karşılığıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu senaryoya uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Soruşturma: Bu, denetçinin işletme çalışanlarına veya dış kaynaklara soru sorması ve verdikleri cevapları kaydetmesidir. Soruda "katılmak" ve "izlemek" söz konusu, sadece konuşmak değil.
  • B) Dışsal doğrulama: Bu, üçüncü bir şahıstan (örneğin bankadan veya müşteriden) yazılı onay almaktır. Stok sayımına katılmak, dışarıdan bir onay mektubu almak değildir.
  • C) Yeniden hesaplama: Bu, denetçinin kendi başına tekrar hesap yapmasıdır. Örneğin, faturaların toplamını tekrar ekleyip kontrol etmek. Burada denetçi sayımı tekrar yapmıyor, sadece izliyor.
  • E) Kontrol: Bu, işletmenin iç kontrol sistemlerinin çalışıp çalışmadığını test etmektir. Genellikle bir işlemin tekrar yapılması veya uygunluğunun kontrol edilmesi anlamına gelir. Sorudaki durum, işlemin kendisini izlemektir, kontrolü test etmekten ziyade.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Kanıt Türleri (veya Kanıt Toplama Yöntemleri) konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu iki kavramı birbirinden ayırt etmelisin:

  • Gözlem: Bir işlemin nasıl yapıldığını izlemek (Canlı izleme).
  • Yeniden Hesaplama: Bir işlemin sonucunu tekrar hesaplamak (Matematiksel kontrol).

Stajda ve sınavlarda en sık karıştırılan nokta burasıdır. Bir işe "katılıp izlemek" ise Gözlem, "sayıları tekrar eklemek" ise Yeniden Hesaplamadır.

Başarılar dilerim!

Soru 13 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçinin denetim alanı ile ilgili örneklem birimlerinin seçiminde kullandığı tekniklerden biri değildir?

  • A)Sistematik seçim
  • B)Rassal seçim
  • C)Homojen birimlerin seçimi
  • D)Katmanlı seçim
  • E)Blok seçim
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru? (Doğru Cevap)

Öncelikle şunu bilmelisin: Denetçinin (denetçi) amacı, bir şirketin tüm işlemlerini tek tek kontrol etmek değil, örneklem (örnek) alarak genel bir sonuç çıkarmaktır. Ancak bu örneklem alırken kurallara uymak zorundadır.

"Homojen birimlerin seçimi" (C şıkkı), denetim teknikleri arasında yoktur ve bu yüzden doğru cevap budur.

Neden mi? Çünkü denetimde amaç, örneklem alırken önyargısız ve temsili bir seçim yapmaktır. Eğer denetçi "Homojen birimler" (yani birbirine çok benzeyen, aynı özellikteki işlemler) seçerse, bu seçim önyargılı olur. Denetçi, sadece "güvenli" veya "benzer" işlemleri seçerse, hata yapma ihtimali olan farklı işlemleri görmezden gelmiş olur. Bu da denetimin güvenilirliğini yok eder. Denetim standartları, denetçinin rastgele veya sistematik bir yöntemle çeşitli birimlere ulaşmasını ister; sadece benzer olanları seçmesini değil.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, D, E) denetçinin kullanabildiği geçerli tekniklerdir:

  • A) Sistematik seçim: Denetçi, belirli bir aralıkla (örneğin her 10. fatura) seçim yapar. Bu geçerli bir yöntemdir.
  • B) Rassal seçim: Her birimden eşit şansla seçim yapmak için rastgele sayı üreticisi kullanılır. Bu en yaygın ve geçerli yöntemlerden biridir.
  • D) Katmanlı seçim: Popülasyonu gruplara ayırıp (örneğin büyük ve küçük faturalar), her gruptan örnek almayı sağlar. Bu da geçerlidir.
  • E) Blok seçim: Belirli bir döneme veya bölgeye ait tüm işlemleri örneklem olarak kabul etmektir. Bu da teknik olarak kullanılabilir bir yöntemdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Örneklem Alma Teknikleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberle: Denetçi Rastgele, Sistematik, Katmanlı veya Blok seçim yapabilir. Ancak "Homojen birim seçimi" diye bir denetim tekniği yoktur, çünkü bu yöntem denetimin önyargılı olmasına neden olur ve kabul edilmez.

Başarılar dilerim!

Soru 14 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi, denetçinin “görüş bildirmekten kaçınma” kararı vermesine neden olan durumlardan biri değildir?

  • A)Denetçinin, tespit edilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin önemli olabileceği ancak yaygın olmayabileceği sonucuna varması
  • B)Denetçinin, görüşüne dayanak teşkil edecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edememesi
  • C)Denetçinin, tespit edilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin yaygın olabileceği sonucuna varması
  • D)Denetçinin, şirket hakkında açılmış olan tazminat davalarında zayıf görünmesi ve davanın aleyhte sonuçlanmasının finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin önemli olabileceği sonucuna varması
  • E)Denetçinin, tespit edilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin önemli olabileceği sonucuna varması
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır çünkü denetçinin "görüş bildirmekten kaçınma" kararı vermesi için tespit edilmemiş yanlışlıkların hem önemli hem de yaygın olması gerekir; A şıkkında ise yanlışlıkların "yaygın olmayabileceği" belirtilmiştir, bu durum "önemli" ama "yaygın olmayan" bir durumu tanımlar ki bu durumda denetçi "önemli" bir yanlışlık nedeniyle "görüşünü çekinme" (veya "önemli yanlışlık" ifadesiyle) yapar, tamamen görüş bildirmekten kaçınmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz:

  • B şıkkı: Denetçinin yeterli kanıt elde edememesi, görüş bildirmeyi imkansız kılan temel bir durumdur ve doğrudan "görüş bildirmekten kaçınma" sonucunu doğurur.
  • C şıkkı: Yanlışlıkların hem önemli hem de yaygın olması, finansal tabloların genel geçerliliğini tamamen yitirdiği anlamına gelir ve bu da görüş bildirmekten kaçınma sebebidir.
  • D şıkkı: Şirketin zayıf bir hukuki durumda olması ve bunun finansal tabloları yaygın olarak etkilemesi, denetçinin görüş bildirmekten kaçınmasına neden olabilir (burada "yaygın" etkisi kastedilmiştir).
  • E şıkkı: Yanlışlıkların sadece "önemli" olması, yaygın olmaması durumunda denetçi "önemli yanlışlık" görüşü verir, ancak bu şık sorunun mantığına göre genellikle "önemli ve yaygın" olan durumlarla karıştırılmamalıdır; ancak sorunun odak noktası A şıkkındaki "yaygın olmayabilir" ifadesinin eksikliğidir.

Bu soruyu çözebilmek için Denetim Standartları kapsamında, denetçinin "görüş bildirmekten kaçınma" (veya görüşünü çekinme) kararını verebilmesi için yanlışlıkların hem önemli hem de yaygın olması gerektiği kuralını bilmek gerekir.

Özetle, denetçi sadece yanlışlıkların yaygın olamayacağı durumlarda (A şıkkı) görüş bildirmekten kaçınmaz, bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır.

Soru 15 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi standart bir bağımsız denetim raporunun içermesi gereken temel unsurlardan biri değildir?

  • A)Bağımsız denetimi yapılan işletmenin finansal tablolarının önemli yanlışlık içerip içermediği hususuna yer verilmesi
  • B)Bağımsız denetimi yapılan işletmenin iç kontrol sisteminin etkinliği hakkında görüş içermesi
  • C)Bağımsız denetim raporunun sözleşmede belirtilen muhataba hitaben düzenlenmesi
  • D)Bağımsız denetimi yapılan işletmenin finansal tablolarının finansal raporlama standartlarına uygun olarak hazırlanması ve dürüst bir şekilde sunumuna ilişkin işletme yönetiminin sorumluluğunun belirtilmesi
  • E)Bağımsız denetimi yapılan işletme ile söz konusu işletmenin finansal tablolarının bağımsız denetime tâbî tutulduğu hususunun belirtilmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap B?

Bağımsız denetim raporunun en temel amacı, finansal tabloların gerçek ve dürüst bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığına dair bir görüş vermektir. Ancak, bu raporun içeriği sınırlıdır.

Standart bir bağımsız denetim raporunda, denetçinin işletmenin iç kontrol sisteminin etkinliği hakkında görüş vermesi beklenmez ve yazılmaz.

  • Neden? Denetçinin asıl görevi, finansal tabloları incelemektir. İç kontrol sisteminin ne kadar iyi çalıştığını ölçmek, denetimin bir yan ürünü olabilir ama denetçinin ana hedefi değildir. Eğer iç kontrol sistemi zayıf olsa bile, denetçi finansal tabloların doğru olduğunu onaylayabilir. Bu yüzden, raporun içinde "İç kontrol sistemimiz etkindir" gibi bir cümle geçmez. Bu ifade, standart bir bağımsız denetim raporunun içermemesi gereken bir unsurdur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Unsurlar)?

Diğer şıkların hepsi, standart bir bağımsız denetim raporunda mutlaka bulunması gereken yasal ve mesleki gerekliliklerdir:

  • A Şıkkı: Denetçinin en temel görevi, finansal tabloların önemli bir yanlışlık içerip içermediğini değerlendirmektir. Bu, raporun kalbidir.
  • C Şıkkı: Her raporun bir muhatabı vardır (örneğin; "Yönetim Kuruluna ve Ortaklara"). Rapor, sözleşmede belirtilen kişiye veya kuruma hitaben yazılmalıdır.
  • D Şıkkı: Finansal tabloları hazırlamak ve onları dürüstçe sunmak işletme yönetiminin sorumluluğundadır. Denetçi bunu raporunda açıkça belirtir ve sorumluluğu yönetime yükler. Bu bir zorunluluktur.
  • E Şıkkı: Raporun başında veya giriş kısmında, finansal tabloların bağımsız denetime tabi tutulduğu ve denetçinin bu işi yaptığını belirtmesi gerekir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları (özellikle TBD 700 - Bağımsız Denetim Raporunun Hazırlanması ve Sunulması) konusunu iyi bilmelisin.

Özetle: Standart bir bağımsız denetim raporu, finansal tabloların doğruluğu, yönetimin sorumluluğu ve raporun kime hitap ettiği gibi konuları içerir; ancak iç kontrol sisteminin etkinliği hakkında görüş vermez. Bu yüzden B şıkkı, raporun içermemesi gereken unsurdur ve doğru cevaptır.

Soru 16 · 2017/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi Kasa hesabının işlem döngülerinde yer alan hesaplardan biri değildir?

  • A)İndirilecek KDV
  • B)Alış iadeleri
  • C)Karşılık giderleri
  • D)Alıcılar
  • E)Satıcılar
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, "Kasa hesabı" ile ilgili işlemlerin neler olabileceğini ve hangisinin bu döngüye girmeyeceğini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "C" (Karşılık Giderleri)?

Kasa hesabı, işletmenin elindeki nakit parayı (banka dışındaki nakit) takip eder. Kasa hesabının işlemleri genellikle fiili nakit giriş ve çıkışlarını içerir.

  • Karşılık Giderleri hesabı, gelecekte oluşabilecek bir yükümlülüğü (örneğin; işçiye verilecek izin ücreti, teminat bedeli vb.) muhasebeleştirirken kullanılır. Bu işlem nakit çıkışı gerektirmez. Sadece bir tahmin ve muhasebe kaydıdır.
  • Yani, "Karşılık Giderleri" hesabı ile Kasa hesabı arasında doğrudan bir nakit akışı yoktur. Karşılık oluştururken kasa kullanılmaz, sadece gider ve karşılık hesabı kaydedilir. Nakit çıkışı, karşılık kullanıldığında (örneğin izin ücreti ödenirken) gerçekleşir. Bu nedenle karşılık giderleri, kasa hesabının işlem döngüsünde yer almaz.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Olamaz)?

Diğer şıkların hepsi, kasa hesabı ile doğrudan nakit alışverişi olan hesaplardır:

  • A) İndirilecek KDV: Bir mal alırken nakit öderseniz, ödediğiniz tutarın bir kısmı KDV'dir. Bu işlemde Kasa hesabı (nakit çıkışı) ve İndirilecek KDV hesabı birlikte kullanılır.
  • B) Alış iadeleri: Bir mal iade ettiğinizde, daha önce ödediğiniz nakit geri alınır. Bu durumda Kasa hesabı (nakit girişi) ve Alış iadeleri hesabı işleme girer.
  • D) Alıcılar: Müşterilerden nakit tahsilat yaptığınızda, Kasa hesabı (nakit girişi) ve Alıcılar hesabı kaydedilir.
  • E) Satıcılar: Satıcılara nakit ödeme yaptığınızda, Kasa hesabı (nakit çıkışı) ve Satıcılar hesabı işleme girer.

Gördüğünüz gibi A, B, D ve E şıkları, kasa hesabının "giriş" veya "çıkış" yapacağı durumları tanımlar. Sadece C şıkkı nakit hareketi gerektirmeyen bir muhasebe tahsisidir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Kasa Hesabının İşlem Döngüsü" ve "Karşılık Hesaplarının Doğası" konularını iyi bilmelisin.

  • Kasa Hesabı: Sadece nakit hareketlerini (eldeki para) takip eder.
  • Karşılık Hesapları: Gelecekteki yükümlülükleri gösterir ve nakit çıkışı gerektirmez (nakit çıkışı, karşılık kullanıldığında gerçekleşir).

Özetle: Soru sana "Hangi hesapla kasa arasında doğrudan nakit akışı yoktur?" diye soruyor. Cevap, nakit akışı gerektirmeyen Karşılık Giderleri'dir.

Doğru Cevap: C) Karşılık giderleri

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz