2018/1 SGS Maliye Soruları ve Çözümleri

2018/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Maliye dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/1 · Maliye

Aşağıdakilerden hangisi kamu harcamalarının görünüşte artış nedenlerinden biri değildir?

  • A)Teknolojinin gelişmesi
  • B)Nüfusun artması
  • C)Bütçe usullerinin değişmesi
  • D)Para değerinin değişmesi
  • E)Para ekonomisinin yaygınlaşması
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Kamu harcamaları, devletin ekonomi üzerindeki en önemli araçlarından biridir ve bu harcamaların neden arttığını anlamak, maliyet muhasebesi ve kamu maliyesi derslerinin temelidir.

Sorunun doğru cevabı A) Teknolojinin gelişmesi'dir. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "Teknolojinin Gelişmesi"?

Kamu harcamalarının görünüşte (yani rakamların kağıt üzerinde) artmasının temel nedenleri genellikle enflasyon, nüfus artışı veya bütçe sistemlerinin değişmesi gibi faktörlerdir. Ancak teknolojinin gelişmesi, kamu harcamalarını gerçekten artıran bir neden değildir; aksine, teknoloji genellikle harcamaların azalmasına veya verimliliğin artmasına neden olur.

  • Mantık: Teknoloji geliştiğinde devlet, aynı işi daha az insan gücü ve daha az kaynakla yapabilir. Örneğin, eski usul kağıt işlemleri yerine dijital sistemler kurulduğunda, harcanan kağıt, mürekkep ve insan saati azalır. Bu da harcamaların gerçek hacmini düşürür.
  • Sorudaki İpucu: Soru "görünüşte artış" diyor. Teknoloji gelişirse, harcamaların gerçek miktarı azalır, bu da "görünüşte artış" nedenleri arasında yer almaz. Dolayısıyla bu şık, harcamaların artma nedenlerinden biri değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Harcama Artışıdır)?

Diğer şıkların hepsi, kamu harcamalarının rakamlarının artmasına neden olan klasik faktörlerdir:

  • B) Nüfusun artması: İnsan sayısı artarsa, devletin eğitim, sağlık, güvenlik ve altyapı gibi alanlarda harcaması kaçınılmaz olarak artar. Daha fazla vatandaşa hizmet vermek için daha fazla para gerekir.
  • C) Bütçe usullerinin değişmesi: Bütçe usulleri değiştiğinde (örneğin, bazı harcamalar bütçe dışına çıkarılıp "görünmez" hale getirilir veya tersi durumda tüm harcamalar bütçeye dahil edilir), harcamaların görünüşte (rakam olarak) artması veya azalması söz konusu olabilir. Bu, harcamaların gerçek büyüklüğünden bağımsız bir "görünüş" sorunudur.
  • D) Para değerinin değişmesi: Enflasyon (para değerinin düşmesi) durumunda, aynı mal ve hizmetin fiyatı artar. Devlet aynı miktarda hizmet alsa bile, ödediği para miktarı rakam olarak çok daha yüksek çıkar. Bu, harcamaların görünüşte artmasının en büyük nedenidir.
  • E) Para ekonomisinin yaygınlaşması: Eskiden devlet harcamaları daha çok "doğal ekonomi" (mal takası vb.) ile yapılırdı. Para ekonomisi yaygınlaştıkça, devlet harcamaları para cinsinden ifade edilir ve rakamların büyüklüğü artar. Bu da harcamaların görünüşte artmasına neden olur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Kamu Maliyesi" dersinin "Kamu Harcamalarının Artış Nedenleri" konusunu iyi öğrenmelisin.

Özellikle şunu hatırlamalısın:

  • Gerçek Artış vs. Görünüşte Artış: Teknoloji genellikle verimliliği artırır ve harcamayı gerçekten azaltır. Ancak enflasyon, nüfus artışı ve bütçe usulleri harcamaların rakam olarak (görünüşte) artmasına neden olur.
  • Sınavlarda "nedenlerden biri değildir" sorularında, genellikle harcamayı azaltan veya etkisiz olan faktör (burada teknoloji) doğru cevap olur.

Başarılar dilerim, bu mantıkla diğer soruları da rahatça çözebilirsin!

Soru 2 · 2018/1 · Maliye

Vadesi gelmiş borçların ya da kısa vadeli borçların uzun süreli borca çevrilmesine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Konversiyon
  • B)Borcun reddi
  • C)Moratoryum
  • D)Rachat
  • E)Konsolidasyon
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM stajı sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, finans dünyasında sıkça karşılaşılan bir işlemin adını soruyor. Gelin adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "E" (Konsolidasyon)?

Soruda geçen "vadesi gelmiş borçların" veya "kısa vadeli borçların" "uzun vadeli borca çevrilmesi" işlemi, finans ve muhasebe literatüründe Konsolidasyon olarak adlandırılır.

Bunu şöyle hayal edebiliriz: Bir şirketin elinde ödenmesi gereken çok sayıda kısa vadeli borç var. Bu borçlar vadesi geldiği için şirketin nakit akışını bozabilir. Şirket, bu borçları tek bir büyük borca dönüştürür ve ödeme tarihini (vadesini) geleceğe, yani uzun vadeli bir tarihe erteler. Bu işlemle şirketin kısa vadeli borç yükü azalır, borç yapısı düzenlenir. İşte bu "borçların birleştirilip vadesi uzatılması" işleminin adı Konsolidasyondur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu işlemin karşılığı olmadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Konversiyon: Bu kelime genellikle "dönüşüm" anlamına gelir. Finans dünyasında en çok tahvillerin hisse senedine dönüştürülmesi (tahvilin hisseye çevrilmesi) işleminde kullanılır. Borcun vadesini uzatmakla doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • B) Borcun reddi: Bu, borcun ödenmemesi veya borçlunun borcu kabul etmemesi durumudur. Soruda sorulan "borcu dönüştürme" işleminin tam tersidir.
  • C) Moratoryum: Bu, bir ülkenin veya şirketin borçlarını ödeyememesi durumunda, borçlulara ödemeyi ertelemesi için verilen yasal bir durumdur. Bu bir "borç dönüştürme" işlemi değil, bir "borç durdurma/erteleme" kriz yönetimi yöntemidir.
  • D) Rachat: Bu kelime Fransızca kökenli olup, genellikle hisse geri alımı (şirketin kendi hisselerini piyasadan geri alması) anlamında kullanılır. Borç işlemleriyle doğrudan ilgili değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Maliyet Muhasebesi veya Finansal Yönetim derslerindeki "Borç Yapısı Yönetimi" ve "Borçların Yeniden Yapılandırılması" konusunu bilmek gerekir. Özellikle konsolidasyonun, kısa vadeli borçların uzun vadeli hale getirilerek şirketin likidite sorununu çözmek için kullanılan bir yöntem olduğunu hatırlamanız yeterlidir.

Özetle: Kısa vadeli borçları uzun vadeli borca çevirmek = Konsolidasyon.

Doğru cevap E seçeneğidir. Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2018/1 · Maliye

Devletin ekonomideki işlevlerini etkinlik, adalet ve istikrar olarak üç başlık altında sınıflandırmasıyla tanınan maliyeci aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)R. Musgrave
  • B)R. Wagner
  • C)P. Samuelson
  • D)J. Stiglitz
  • E)J. Buchanan
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Maliye Bilimleri'nin en temel ve önemli isimlerinden birini tanımanı istiyor. SMMM staj sınavlarında bu tür "kim kimdir?" soruları sıkça çıkar ve cevabı ezberlemek yerine mantığını anlamak işini kolaylaştırır.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

Neden Doğru Cevap A (R. Musgrave) Şıkkıdır?

Bu sorunun anahtarı, "Devletin ekonomideki işlevleri" ve bunların "Etkinlik, Adalet ve İstikrar" olarak üçe ayrılmasıdır.

Bu sınıflandırma, modern maliye biliminin kurucularından olan Richard Musgrave'e aittir. Musgrave, devletin ekonomi üzerindeki rolünü sadece bir işlev olarak değil, üç temel görev grubu altında incelemiştir:

  • Etkinlik (Allocation Function): Kaynakların en verimli şekilde dağıtılması. (Örneğin: Devlet, özel sektörün yapmadığı kamu mallarını üretir veya piyasa bozukluklarını düzeltir.)
  • Adalet (Distribution Function): Gelir ve servetin yeniden dağıtımı. (Örneğin: Vergi sistemi ve sosyal harcamalarla zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatmaya çalışır.)
  • İstikrar (Stabilization Function): Ekonomide enflasyon, işsizlik gibi dalgalanmaları önleyerek istikrarlı bir büyüme sağlamak. (Örneğin: Para ve maliye politikaları ile toplam talebi yönetir.)

Soruda tam olarak bu üç kavramın bir arada ve devletin işlevleri olarak tanımlanması istendiği için cevap kesinlikle R. Musgrave'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer isimler de ekonomi ve maliye dünyasının devleridir, ancak onlar bu üçlü işlev sınıflandırmasını yapmamışlardır:

  • B) R. Wagner: "Wagner Yasası" ile tanınır. Devletin büyümesinin ekonomik gelişmeyle birlikte otomatik olarak artacağını savunan isimdir. İşlevleri üçe ayırmamıştır.
  • C) P. Samuelson: Kamu malları teorisinin kurucusudur. "Kamu malları" kavramını ekonomiye kazandıran isimdir, ancak Musgrave gibi işlevleri üçe ayıran sınıflandırma onun değil, Musgrave'in eseridir.
  • D) J. Stiglitz: Bilgi asimetrisi ve piyasa bozuklukları üzerine çalışmıştır. Kamu maliyesine büyük katkılar sağlamıştır ancak bu spesifik üçlü sınıflandırma Musgrave'e aittir.
  • E) J. Buchanan: Kamu seçimi teorisi ve kamu seçimi okulu'nun kurucusudur. Devlet müdahalesinin sınırlarını ve bürokrasinin işleyişini incelemiştir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Maliye Biliminin Tarihi ve Temel Kavramlar" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Richard Musgrave'in kim olduğunu,
  • Devletin üç temel işlevini (Etkinlik, Adalet, İstikrar) ezberlemeni ve bunları Musgrave ile eşleştirmeni gerektirir.

Özetle: Soruda "Devletin işlevleri" ve "Etkinlik-Adalet-İstikrar" üçlüsü geçiyorsa, aklına hemen Musgrave gelmelidir.

Doğru Cevap: A) R. Musgrave

Soru 4 · 2018/1 · Maliye

“Vergilemede etkinlik”in tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Vergi toplamak için yapılan masrafların mümkün olduğu kadar düşük olmasıdır.
  • B)Vergi hasılatının ekonomideki dalgalanmaları yakından izlemesidir.
  • C)Vergi toplama maliyetlerine oranla vergi hasılatının en yüksek düzeyde olmasıdır.
  • D)Vergilerin ekonomideki kaynak tahsisini ve nispî fiyat yapısını değiştirmemesidir.
  • E)Vergi tahsilatının yükümlüler için en uygun zamanda yapılmasıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D

SMMM staja giriş sınavına hazırlanırken bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, vergi sisteminin en temel amaçlarından biri olan "Etkinlik" ilkesini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap D Şıkkıdır?

Vergilemede "Etkinlik" ilkesi, verginin ekonomi üzerindeki yan etkilerini en aza indirmeyi hedefler.

  • Basit Anlatımı: Vergi, devletin gelir elde etmesini sağlar. Ancak vergi koyulduğunda, insanlar ve şirketler davranışlarını değiştirebilir. Örneğin; bir ürüne çok yüksek vergi konulursa, o ürünü üretmek veya satın almak azalır. Bu da ekonomideki kaynakların (iş gücü, sermaye, mal) en verimli olduğu yere gitmesini engeller.
  • Kural: Etkinlik ilkesine göre, vergi ekonomideki kaynak tahsisini (nerede üretileceği, neyin üretilip tüketileceği) ve nispî fiyat yapısını (fiyatların göreceli durumunu) değiştirmemelidir. Yani vergi, piyasa mekanizmasını bozmadan sadece bütçeyi doldurmalıdır.

D şıkkı tam olarak bunu söylüyor: "Vergiler ekonomideki kaynak tahsisini ve fiyat yapısını değiştirmemeli." Bu, vergi sisteminin en "etkili" ve en az bozucu olduğu durumdur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar genellikle vergi ilkesinin farklı bir yönünü (örneğin "Maliyet" veya "Adillik") anlatır, "Etkinlik"i değil:

  • A Şıkkı: "Vergi toplamak için yapılan masrafların düşük olmasıdır." Bu, vergi ilkesinin "Maliyet" ilkesidir. Devletin vergi toplamak için harcadığı para (personel, bina, sistem) ne kadar az olursa o kadar iyidir. Bu etkinlik değil, maliyet optimizasyonudur.
  • B Şıkkı: "Vergi hasılatının ekonomideki dalgalanmaları izlemesi." Bu, vergi sisteminin otomatik istikrar veya gözlem özelliği ile ilgilidir, etkinliğin tanımı değildir.
  • C Şıkkı: "Vergi toplama maliyetlerine oranla vergi hasılatının en yüksek düzeyde olması." Bu da Maliyet ilkesinin bir başka ifadesidir. Devletin eline geçen net para ile harcadığı paranın oranının iyi olmasıdır.
  • E Şıkkı: "Vergi tahsilatının yükümlüler için en uygun zamanda yapılması." Bu, vergi ilkesinin "Ödeme Gücü" veya "Uygulanabilirlik" (kolaylık) ilkesidir. Verginin ödenmesi için uygun zamanın seçilmesi, etkinliğin tanımı değildir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Vergileme İlkeleri" konusunu bilmelisin. Özellikle şu iki ilkeyi birbirinden ayırt etmelisin:

  • Etkinlik İlkesi: Vergi, piyasa fiyatlarını ve kaynak dağılımını bozmamalıdır. (Doğru cevap burası).
  • Maliyet İlkesi: Vergi toplamak için devlet ne kadar az para harcarsa o kadar iyidir.

Özetle: Sınavda "Etkinlik" kelimesini gördüğünde aklına "Piyasa bozulması" ve "Kaynak dağılımının değişmemesi" gelmelidir. Cevap D şıkkıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2018/1 · Maliye

Kısa vadeli kamu borçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Dalgalı borçlar olarak da adlandırılır.
  • B)Kısa vadeli borçlar toplamı, yıl içerisinde sabittir.
  • C)Vadesi bir yıl veya daha kısa süreli borçlardır.
  • D)Kısa vadeli olarak borçlanılan piyasa genellikle para piyasası olarak tanımlanır.
  • E)Bütçe açığını kapatmak için kısa vadeli borçlanmaya başvurulabilir.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM stajı sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, Kamu Maliyesi ve Borçlanma konusundaki temel kavramları ölçüyor.

Hadi gel, soruyu adım adım inceleyelim.

🎯 Doğru Cevap Neden B?

Soruda "yanlış olan" ifadeyi bulmamız isteniyor. Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden? Kısa vadeli kamu borçları (genellikle "Dalgalı Borçlar" olarak bilinir), devletin bütçe açığını kapatmak için piyasa koşullarına göre ve ihtiyaç duydukça çıkardığı borçlardır. Bu borçların miktarı yıl boyunca sabit değildir; aksine, bütçe açığının büyüklüğüne, enflasyon oranlarına ve piyasa faizlerine göre sürekli değişir (dalgalanır).

Örneğin; yılın başında bütçe açığı yüksekse devlet daha fazla kısa vadeli borçlanabilir, yılın ortasında bütçe dengelenirse borçlanma azalabilir. Bu yüzden "yıl içerisinde sabittir" ifadesi yanlıştır.

❌ Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Yanlış Değil)?

Diğer şıkların neden doğru olduğunu bilmek, mantığı pekiştirmeni sağlar:

  • A Şıkkı (Doğru): Kısa vadeli borçlar, vade süreleri kısa olduğu ve miktarları piyasa koşullarına göre değiştiği için ekonomi literatüründe "Dalgalı Borçlar" olarak da adlandırılır. Bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru): Kısa vadeli borçların en temel tanımı, vadesi bir yıl veya daha kısa olan borçlardır. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru): Kısa vadeli borçlanma işlemleri genellikle Para Piyasası'nda gerçekleşir. Para piyasası, 1 yıldan kısa vadeli para ve sermaye işlemlerinin yapıldığı yerdir. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Devletler, bütçe açığını kapatmak için uzun vadeli borçlanmanın yanı sıra, acil ihtiyaçlar için kısa vadeli borçlanmaya da başvurabilirler. Bu ifade doğrudur.

📚 Hangi Konuyu Bilmelisin?

Bu soruyu çözmek için "Kamu Borçlanma Türleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Kısa Vadeli Borçların Tanımı: Vade süresi 1 yıl veya daha kısa olmalıdır.
  • Dalgalı Borçlar Kavramı: Kısa vadeli borçların neden "dalgalı" denildiğini (miktarının değişkenliği) anlamalısın.
  • Borçlanma Yöntemleri: Devletin bütçe açığını kapatmak için hangi piyasaları (Para piyasası, Tahvil piyasası vb.) kullandığını bilmelisin.

Özetle: Kısa vadeli borçlar değişkendir, sabit değildir. Bu kuralı aklında tutarsan benzer soruları rahatça çözersin. Başarılar!

Soru 6 · 2018/1 · Maliye

Enflasyonist açık var iken aşağıdaki maliye politikalarından hangisi açığı kapatma anlamında daha etkindir?

  • A)Spesifik vergilerin kaldırılması
  • B)Düşük gelir gruplarına vergi indirimine gidilmesi
  • C)Harcamalar üzerinden alınan vergilerin oranlarının indirilmesi
  • D)Üst gelir gruplarından verginin alınmaması
  • E)Düşük gelir gruplarına verilen transfer harcamasının kesilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, Maliye Politikaları ve Enflasyon konularının kesişim noktasında yer alan çok önemli bir durumdur. Soruyu bir öğrenci gibi düşünerek adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle sorunun anahtar kelimelerine bakalım: "Enflasyonist açık" ve "Açığı kapatma".

  • Durum Analizi: Enflasyonist açık, ekonominin aşırı ısındığı, talebin arzdan fazla olduğu ve fiyatların sürekli yükseldiği bir durumdur. Bu durumda hükümetin yapması gereken şey, ekonomideki toplam talebi düşürmek (sıkıcı bir politika izlemek) ve bütçe açığını kapatmaktır.
  • Politika Seçimi: Bütçe açığını kapatmanın en doğrudan yolu, harcamaları azaltmak veya gelirleri artırmaktır.
  • E Şıkkının Mantığı: "Düşük gelir gruplarına verilen transfer harcamasının kesilmesi", devletin cebinden çıkan parayı azaltır.
  • Bütçe Açığına Etkisi: Harcama azalır, dolayısıyla bütçe açığı kapanır.
  • Enflasyona Etkisi: Düşük gelir grupları, gelirlerinin büyük bir kısmını tüketim için harcar. Bu gruba verilen transferler (nakit yardımlar, sübvansiyonlar vb.) kesildiğinde, bu grupların elindeki para azalır ve tüketime olan talepleri düşer. Talep düştüğünde enflasyon baskısı azalır.
  • Sonuç: Hem bütçe açığını kapatır hem de enflasyonu düşürür. Bu yüzden en etkili yöntem budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi aslında "Genişletici Maliye Politikası" (ekonomiyi canlandırmak için harcamayı artırma veya vergiyi düşürme) içerir. Enflasyonist ortamda bunları yapmak, enflasyonu daha da körükler ve açığı büyütür:

  • A) Spesifik vergilerin kaldırılması: Vergi düşerse, firmaların maliyeti azalır ve ürün fiyatları düşebilir gibi görünse de, vergi geliri azalır. Bu da bütçe açığını artırır. Ayrıca vergi düşüşü genellikle tüketimi artırarak enflasyonu tetikler.
  • B) Düşük gelir gruplarına vergi indirimine gidilmesi: Bu gruplar parayı hemen harcar. Vergi indirimi onların elindeki parayı artırır, tüketime olan talebi ve enflasyonu daha da yükseltir. Ayrıca vergi geliri azalacağı için bütçe açığı kapanmaz, büyür.
  • C) Harcamalar üzerinden alınan vergilerin oranlarının indirilmesi: Tüketim vergileri (KDV gibi) düşerse, tüketiciler daha ucuz mal alır ve daha fazla harcar. Bu enflasyonu artırır, devlet geliri azalır, açık büyür.
  • D) Üst gelir gruplarından verginin alınmaması: Zenginlerden vergi alınmaması, devletin gelirini ciddi oranda düşürür. Bu bütçe açığını artırır. Üst gelir grupları genellikle tasarruf yapar, vergi indirimi enflasyonu doğrudan tetiklemez ama açığı kapatma hedefine tamamen ters düşer.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel kavramı iyi bilmen gerekir:

  • Maliye Politikasının Türleri:
  • Sıkıcı (Daraltıcı) Politika: Enflasyonla mücadele ve bütçe açığını kapatmak için kullanılır. (Harcamalar azaltılır, vergiler artırılır).
  • Genişletici Politika: Durgunlukla mücadele için kullanılır. (Harcamalar artırılır, vergiler düşürülür).
  • Soru enflasyonist ortamda olduğu için "Sıkıcı Politika" aramamız gerekir.
  • Transfer Harcamalarının Etkisi:
  • Transfer harcamaları (işsizlik maaşı, emekli maaşı, sosyal yardımlar) kesildiğinde, hem devletin bütçesi toparlanır hem de halkın harcama gücü düşerek enflasyonist baskı azalır.

Özetle: Enflasyon varken ve açığı kapatmak istiyorsan, harcamaları kıs (E şıkkı) veya vergileri artır. Vergi indirimi veya harcama artırımı yapan şıklar (A, B, C, D) bu durumda yanlış cevaplar olur.

Doğru Cevap: E

Maliye dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz