2018/3 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2018/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 16 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Makul güvence kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçi makul güvence sağlamak için denetim riskini düşürecek bir yaklaşım benimser.
  • B)Denetim standartları, denetçinin makul güvence elde etmesini desteklemek için yayınlanmıştır.
  • C)Makul güvence, yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edildiğinde sağlanır.
  • D)Makul güvence, yüksek ve mutlak bir güvence seviyesidir.
  • E)Makul güvence, mutlak bir güvence seviyesi değildir.
Çözümü göster — doğru cevap D

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, denetim dünyasının en temel kavramlarından biri olan "Makul Güvence"yi sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim ve neden D şıkkının doğru cevap (yani yanlış olan ifade) olduğunu birlikte görelim.

1. Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yanlış İfade)?

Soruda "Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. Yani yanlış olan ifadeyi bulmamız gerekiyor.

D şıkkı: "Makul güvence, yüksek ve mutlak bir güvence seviyesidir." ifadesi yanlıştır.

Neden? Denetimde "makul güvence" (reasonable assurance) kavramı, finansal tabloların tüm hatalardan arındırılmış olmasını veya %100 kesinlik (mutlak güvence) sağlanmasını vaat etmez.

  • Gerçeklik: Denetim, bir denetçinin tüm işlemleri tek tek kontrol edemeyeceği, örneklem (örnek) yöntemiyle çalıştığı ve zaman/kaynak kısıtlamaları olduğu için mutlak bir kesinlik sağlayamaz.
  • Amaç: Denetçinin amacı, finansal tabloların tüm önemli hatalardan arındırılmış olma ihtimalini yüksek bir seviyeye çıkarmaktır. Ancak bu, "mutlak" veya "kesin" değildir.
  • Sonuç: Eğer makul güvence "mutlak" olsaydı, denetim maliyetleri çok yüksek olurdu ve pratikte mümkün olmazdı. Bu yüzden "mutlak" kelimesini içeren D şıkkı yanlıştır ve sorunun cevabıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yanlış Cevap Olarak Seçilmez)?

Diğer şıkların neden doğru ifadeler olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Denetçi, denetim riskini (yanlış ifade riskini) düşürmek için çalışır. Riski düşürdükçe elde edilen güvence artar. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Uluslararası Denetim Standartları (IDS), denetçilerin makul güvence elde etmesini sağlamak için hazırlanmıştır. Standartlar bu amaç için vardır. Doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Makul güvence, denetçinin yeterli ve uygun denetim kanıtlarını (delilleri) topladığında elde edilir. Kanıt yoksa güvence de olmaz. Doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Bu ifade, D şıkkının tam tersidir ve doğrudur. Makul güvence, mutlak bir güvence değildir. Bu ifade doğru olduğu için cevap olamaz.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları ve özellikle Denetim Riski ile Makul Güvence İlişkisi konusunu iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > Makul Güvence = Yüksek Güvenlik (Ancak Mutlak veya %100 Kesinlik değildir).

Denetimde "mutlak güvence" diye bir şey yoktur. Denetçi, finansal tabloların hiçbir hatası yok diyemez; sadece "büyük hatalar yok, önemli hatalar yok" diyebilir. Bu farkı bilmek, bu tür soruları çözmek için yeterlidir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Hilenin önlenmesi ve tespit edilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşletme yönetimi hileye imkân veren fırsatların azaltılması için uygun bir tutum sergilemelidir.
  • B)Hilenin önlenmesi ve tespit edilmesinde esas sorumluluk işletme yönetimine aittir.
  • C)İşletme yönetimi işletme içerisinde uygun bir etik davranış kültürü oluşturmaktan sorumludur.
  • D)Denetçinin finansal tablolardaki bazı önemli yanlışlıkları tespit edememe riski her zaman vardır.
  • E)Denetim standartlarına uygun olarak yürütülen denetim neticesinde, finansal tablolarda bir bütün olarak hata veya hile kaynaklı yanlışlıklar bulunmaz.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, hilenin (dolandırıcılığın) önlenmesi ve denetimle ilgili temel bir yanılgıyı test ediyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

🎯 Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?

Soruda "yanlış olan" ifadeyi istiyor. E şıkkı şunu diyor: "Denetim standartlarına uygun olarak yürütülen denetim neticesinde, finansal tablolarda bir bütün olarak hata veya hile kaynaklı yanlışlıklar bulunmaz."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi?

Çünkü bir denetçi, denetim standartlarına en mükemmel şekilde uysa bile, %100 kesinlik veya garanti veremez. Denetim, "makul güvence" (reasonable assurance) sağlar, "kesinlik" (absolute assurance) değil.

  • Hile gizli olabilir: Hile yapanlar genellikle izleri siler, belgeleri uydurur ve denetçiyi yanıltmak için özel önlemler alır.
  • İnsan hatası: Denetçi de bir insandır, bazen hileyi fark edemeyebilir.
  • Örneklem yöntemi: Tüm işlemleri tek tek kontrol etmek yerine, örneklem (örnek) yöntemle çalışılır. Bu da bazı hataların kaçma ihtimalini doğurur.

Dolayısıyla, denetim yapılsa bile finansal tablolarda hiçbir yanlışlık olmaması garanti edilemez. E şıkkı, denetçiden imkansız bir şey (garanti) beklediği için yanlıştır.

❌ Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Yanlış" Olmadığı İçin Seçilmez)?

Diğer şıkların hepsi doğru ifadelerdir, bu yüzden sorunun "yanlış olanı" sorulduğunda bunlar elenir:

  • A Şıkkı (Doğru): İşletme yönetimi, hile yapma fırsatını ortadan kaldırmak için iç kontrolleri kurmak ve uygun tutum sergilemekle yükümlüdür. Bu bir yönetici sorumluluğudur.
  • B Şıkkı (Doğru): Hilenin önlenmesi ve tespit edilmesindeki esas sorumluluk denetçiye değil, işletme yönetimine aittir. Denetçi sadece finansal tablolarda önemli yanlışlık olup olmadığını kontrol eder.
  • C Şıkkı (Doğru): Yönetim, çalışanlarına dürüstlük ve etik davranma kültürünü aşılamakla yükümlüdür. Bu, hilenin önlenmesinin temelidir.
  • D Şıkkı (Doğru): Denetçinin, finansal tablolarda bazı önemli yanlışlıkları (özellikle hile kaynaklı olanları) tespit edememe riski her zaman vardır. Bu, denetim riskinin doğası gereğidir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları ve Denetim Riski konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisin:

  • Makul Güvence vs. Kesinlik: Denetim, finansal tablolarda "hiç hata yok" demez; "büyük ihtimalle hata yok, ama %100 garanti veremem" der.
  • Sorumluluk Dağılımı: Hilenin önlenmesi yönetimin sorumluluğudur; denetçinin sorumluluğu ise finansal tablolarda önemli yanlışlıkların olup olmadığını kontrol etmektir.

Özetle: Denetçi bir "hile avcısı" değil, finansal tablolarda makul bir güvence sağlayan bir "kontrolör"dür. E şıkkı bu gerçeği inkar ettiği için yanlıştır.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçinin risk değerlendirme prosedürlerinden biri değildir?

  • A)Gözlem
  • B)Sorgulama
  • C)Tetkik
  • D)Örnekleme
  • E)Analitik prosedürler
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın sana derste anlatıyor gibi açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Örnekleme'dir.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Bu sorunun anahtarı, Denetim Standartları'nda (özellikle 315 numaralı standart) geçen "Risk Değerlendirme Prosedürleri" listesini bilmektir.

Denetçi, bir şirketin finansal tablolarında hata olma ihtimalini (riski) anlamak için çalışmaya başlar. Bu aşamada denetçinin yapması gereken üç temel prosedür vardır:

  • Sorgulama: Yöneticiler ve çalışanlarla konuşmak.
  • Gözlem: İşlemlerin nasıl yapıldığını yerinde görmek.
  • Tetkik: Belgeleri ve kayıtları incelemek.

Ayrıca, Analitik Prosedürler de risk değerlendirme aşamasında kullanılan bir yöntemdir.

Peki "Örnekleme" neden bu listede yok? Çünkü örnekleme, riskleri tespit etmek için değil, tespit edilen risklerin gerçekten var olup olmadığını kanıtlamak için yapılan "Denetim Kanıtı Toplama" aşamasında kullanılır. Yani, riski bulmak için "örnekleme" yapmazsın; riski bulduktan sonra, o riskin boyutunu ölçmek için örnekleme yaparsın. Bu yüzden örnekleme, risk değerlendirme prosedürü değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, denetim standartlarında açıkça belirtilen ve riskleri anlamak için kullanılan doğru prosedürlerdir:

  • A) Gözlem: Denetçinin bir işlemin nasıl yapıldığını (örneğin stok sayımı sırasında) yerinde izlemesidir. Bu bir risk değerlendirme yöntemidir.
  • B) Sorgulama: Yöneticiler ve çalışanlarla görüşerek bilgi almaktır. En temel risk değerlendirme yöntemidir.
  • C) Tetkik: Belgeleri, kayıtları ve sözleşmeleri incelemektir. Bu da riskleri anlamak için yapılan bir işlemdir.
  • E) Analitik prosedürler: Finansal veriler arasındaki ilişkileri inceleyerek beklenmedik durumları tespit etmektir. Bu da risk değerlendirme aşamasında kullanılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları'nın 315 numaralı standardını (Finansal Tablolarda Hata Olma Riskini Belirlemek ve Değerlendirmek) iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin:

  • Risk Değerlendirme aşamasında kullanılanlar: Sorgulama, Gözlem, Tetkik ve Analitik Prosedürler.
  • Kanıt Toplama aşamasında kullanılanlar: Örnekleme, Kontrol Testleri ve Detaylı Testler.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Denetçinin kanıt toplamasındaki amacı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Çalışma kâğıtlarını düzenleyebilmek
  • B)İşletme iddialarına ilişkin görüşüne dayanak oluşturan makul sonuçlara ulaşmak
  • C)Denetim programının oluşturulmasına yardımcı olmak
  • D)İç kontrolün etkinliğini değerlendirmek
  • E)Finansal tablolardaki tüm hatalı/hileli işlemleri ortaya çıkarmak
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, denetçinin en temel görevi olan "kanıt toplama" işlevini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

🎯 Neden Doğru Cevap B?

Doğru cevap B şıkkıdır: "İşletme iddialarına ilişkin görüşüne dayanak oluşturan makul sonuçlara ulaşmak".

Bunu şöyle düşün: Denetçi, finansal tabloların doğru olduğunu iddia eden yöneticilere (işletme iddialarına) inanmak zorunda değildir. Denetçinin görevi, bu iddiaların arkasında gerçekten doğru veriler olup olmadığını kanıtlamaktır.

  • Kanıtın Amacı: Denetçi, topladığı belgeleri, sayımları ve görüşmeleri bir araya getirerek, "Evet, bu finansal tablo gerçeği yansıtıyor" diyebileceği makul bir güven seviyesine ulaşır.
  • Sonuç: Bu güven, denetçinin vereceği görüşe (onay, şüphe vb.) dayanak oluşturur. Yani kanıt toplamanın tek ve en önemli amacı, denetçi görüşünü mantıklı ve sağlam bir temele oturtmaktır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden doğru olmadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Çalışma kâğıtlarını düzenleyebilmek: Çalışma kâğıtları, denetçinin kendi notlarıdır ve işini organize etmesi içindir. Kanıt toplamanın amacı kâğıtları düzenlemek değildir; kâğıtlar kanıtın bir sonucudur.
  • C) Denetim programının oluşturulmasına yardımcı olmak: Programı oluşturmak, kanıt toplamadan önce yapılır. Önce plan yaparsın, sonra kanıt toplarsın. Yani kanıt toplama, programın amacı değil, programın bir parçasıdır.
  • D) İç kontrolün etkinliğini değerlendirmek: İç kontrolü değerlendirmek, denetim sürecinin bir adımıdır, ancak kanıt toplamanın nihai amacı değildir. İç kontrolü test ederken kanıt toplarız, ama amaç sadece iç kontrolü görmek değildir.
  • E) Finansal tablolardaki tüm hatalı/hileli işlemleri ortaya çıkarmak: Bu en sık yapılan hatadır! Denetçi %100 garanti veremez ve tüm hataları bulmak zorunda değildir. Denetçi, makul bir güven düzeyi sağlar. "Tüm" kelimesi bu şıkkı kesinlikle yanlış yapar.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Kanıtları" ve "Denetim Süreci" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle şunları akılda tut:

  • Kanıt toplamanın amacı, denetçi görüşüne makul bir dayanak sağlamaktır.
  • Denetçi tüm hataları bulma garantisi vermez, sadece makul bir güven sağlar.
  • Kanıt toplama, denetim programının bir parçasıdır, amacı programı hazırlamak değildir.

Başarılar dilerim, bu mantığı oturtursan benzer soruları rahatça çözersin!

Soru 5 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçi raporunun bölümlerinden biri değildir?

  • A)Görüş
  • B)Mevzuattan kaynaklanan diğer yükümlülükler
  • C)Uygulanan denetim prosedürleri
  • D)Görüşün dayanağı
  • E)Kilit denetim konuları
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap?

Soruda "denetçi raporunun bölümlerinden biri değildir" diye soruluyor. Yani, denetçi raporunda bulunmayan bir başlığı bulmamız gerekiyor.

Bir denetçi raporu, standartlara (TMS 700) göre belirli bir formatta hazırlanır ve şu ana bölümleri içerir:

  • Başlık ve Alıcı
  • Görüş (Denetçinin ne düşündüğü)
  • Görüşün Dayanağı (Bu görüşe neden ulaştığı)
  • Mevzuattan Kaynaklanan Diğer Yükümlülükler (Yasa gereği ek olarak söylemesi gerekenler)
  • Kilit Denetim Konuları (Eğer raporun bu kısmı varsa, en önemli riskli alanlar buraya yazılır)
  • Diğer Bilgiler
  • İmza ve Tarih

C şıkkındaki "Uygulanan denetim prosedürleri" ifadesine bakalım: Denetçi, işini yaparken yüzlerce prosedür uygular (örneğin; faturaları kontrol eder, sayım yapar, onaylar). Ancak bu prosedürlerin detaylı listesini veya uygulanan teknik adımlarını raporda yazmaz. Raporda sadece "ne bulduğunu" ve "nasıl bir kanaate vardığını" yazar. Prosedürlerin detayları, denetçinin kendi çalışma kağıtlarında (çalışma dosyasında) saklanır, kamuoyuna veya rapora sunulmaz. Bu yüzden bu madde bir rapor bölümü değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, yukarıda saydığım standart denetçi raporunun zorunlu veya opsiyonel ama raporun bir parçası olan bölümleridir:

  • A) Görüş: Bu raporun en önemli kısmıdır. Finansal tabloların dürüst olup olmadığına dair denetçinin nihai kararını buraya yazar. (Raporun bir parçasıdır).
  • B) Mevzuattan kaynaklanan diğer yükümlülükler: Denetçi, sadece finansal tablolara değil, yasal mevzuata uygunluk konularında da rapor vermesi gerekebilir. Bu da raporun bir bölümüdür. (Raporun bir parçasıdır).
  • D) Görüşün dayanağı: Denetçi, "Bu tablo doğru" dediğinde, bunu hangi kanıtlara dayanarak söylediğini buraya özetler. (Raporun bir parçasıdır).
  • E) Kilit denetim konuları: Bu, özellikle kamu kurumları veya büyük şirketler için raporun ayrı bir bölümüdür. En riskli ve en çok dikkat edilen alanları buraya yazar. (Raporun bir parçasıdır).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Raporu Formatı ve İçeriği" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle TMS 700 (Bağımsız Denetim Raporu) standardını incelemelisin. Bu standart, denetçi raporunun hangi başlıklardan oluşacağını ve hangi bilgilerin raporda yer alıp hangilerinin (örneğin detaylı prosedürler) yer almaması gerektiğini kesin olarak belirler.

Özetle: Denetçi raporu bir "sonuç raporu"dur, "yapılan işlerin detaylı teknik listesi" değildir. Bu yüzden "Uygulanan denetim prosedürleri" raporda yer almaz.

Soru 6 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Denetçi tarafından Müşteri A’nın ticari alacak hesabına ilişkin doğrulamalar finansal durum tablosu (bilanço) tarihinden önce gönderilmiş olup, doğrulama tarihi ile finansal durum tablosunun (bilançonun) çıkarıldığı tarih arasındaki işlemlerin denetimi kapsamında bağımsız denetçinin aşağıdakilerden hangisini yapmasına gerek yoktur?

  • A)Ticari alacak hesap kalemine ilişkin kayıtların uygunluk ve yazım hatası açısından gözden geçirilmesi
  • B)Dönem sonunda açık kalan olağandışı ticari alacak kalemleri için yeniden doğrulama gönderilmesi
  • C)Ticari alacaklar hesaplarının incelenmesi
  • D)Büyük tutarlı ticari alacaklar için yeniden doğrulama mektubu gönderilmesi
  • E)Dönem sonunda bakiyesi bulunan tüm ticari alacaklar için olumsuz doğrulama gönderilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, sadece doğru cevabı bulmakla kalmayıp, denetim sürecinin neden böyle işlediğini de anlamanı sağlar.

🎯 Doğru Cevap Neden E?

Sorunun anahtarı şudur: Doğrulama (confirmation) işlemleri bilanço tarihinden önce yapılmışsa, denetçinin yapması gerekenler, o tarihten sonraki işlemleri kontrol etmektir.

E şıkkı "Dönem sonunda bakiyesi bulunan tüm ticari alacaklar için olumsuz doğrulama gönderilmesi" ifadesi yanlış bir işlemdir ve bu yüzden denetçinin yapmasına gerek yoktur.

Neden?

  • Mantık: Eğer denetçi, bilanço tarihinden önce müşteriden alacakları doğrulamışsa ve bu doğrulamalar olumlu gelmişse, dönemin sonunda (bilanço tarihi) bakiye olan tüm alacaklar için tekrar "olumsuz doğrulama" göndermek gereksiz ve maliyetli bir iştir.
  • Kural: Denetim standartlarına göre, aradaki dönemde (doğrulama tarihi ile bilanço tarihi arası) gerçekleşen işlemler incelenir. Eğer aradaki dönemde büyük bir değişiklik yoksa veya sadece küçük tutarlı alacaklar varsa, tüm bakiye için tekrar mektup göndermek zorunda değilsiniz. Sadece olağandışı veya büyük tutarlı kalemler için ek doğrulama veya inceleme yapılır. Tüm bakiye için tekrar mektup göndermek, denetim maliyetini gereksiz yere artırır ve standart gereği değildir.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Yapılması Gerekir)?

Diğer şıklar (A, B, C ve D), aradaki dönemde (doğrulama tarihi ile bilanço tarihi arası) denetçinin yapması gereken işlemlerdir. Soru "hangisini yapmasına gerek yoktur" diye sorduğu için bu şıklar cevap olamaz.

  • A) Kayıtların gözden geçirilmesi: Doğrulamadan sonra bilanço tarihine kadar geçen sürede, alacak hesabına kaydedilen işlemlerin (satışlar, tahsilatlar, iadeler) doğru mu, yazım hatası var mı diye kontrol etmek zorunludur.
  • B) Olağantışı kalemler için yeniden doğrulama: Eğer aradaki dönemde bakiye değiştiyse veya olağandışı bir durum oluştuysa, bu kalemleri tekrar doğrulamak gerekir.
  • C) Hesapların incelenmesi: Aradaki dönemde yapılan işlemlerin tümünü incelemek denetçinin temel görevidir.
  • D) Büyük tutarlılar için yeniden mektup: Eğer aradaki dönemde büyük bir bakiye oluştuysa veya büyük bir alacak varsa, bu büyük tutarları tekrar doğrulamak gerekir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Dönem Sonu İşlemlerinin Denetimi" ve "Doğrulama (Confirmation) Prosedürleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları hatırlamalısın:

  • Doğrulama Tarihi ile Bilanço Tarihi Arasındaki Dönem: Denetçi, doğrulamayı erken yaparsa, aradaki dönemde (bilanço tarihine kadar) olan işlemleri mutlaka kontrol etmelidir.
  • Olumsuz Doğrulama (Negative Confirmation): Bu yöntemde, "Bize cevap vermezseniz bakiye doğru kabul edilir" denir. Ancak tüm bakiye için bunu yapmak, özellikle aradaki dönemde işlemler varsa, uygun bir denetim prosedürü değildir.
  • Denetim Maliyeti ve Etkinlik: Denetçi, gereksiz yere tüm bakiye için tekrar mektup göndererek zaman ve para harcamamalıdır. Sadece riskli veya büyük kalemlere odaklanmalıdır.

Özetle: Soru, "Doğrulamayı erken yaptık, şimdi ne yapmalıyız?" diye soruyor. Cevap: "Sadece aradaki işlemleri kontrol et, büyükleri tekrar doğrula, ama tüm bakiye için tekrar mektup gönderme." Bu yüzden E şıkkı yapılması gereken işler arasında değildir ve doğru cevaptır.

Soru 7 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Bir bankanın bağımsız denetimi sırasında gerçek kişilere ait mevduat hesaplarının gerçekte olduğundan düşük gösterilmesi riski için aşağıdaki denetim tekniklerinden hangisi kullanılmalıdır?

  • A)Bankaya olumsuz teyit mektubu gönderilmesi
  • B)Bankaya olumlu teyit talebi gönderilmesi
  • C)Mevduat hesabı sahiplerine olumsuz teyit talebi gönderilmesi
  • D)Mevduat hesap bakiyelerinin yeniden hesaplanması
  • E)Banka mevduatının fiziki sayımının yapılması
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM staja giriş sınavında sıkça karşımıza çıkan "Banka Mevduatı ve Teyit İşlemleri" konusundaki en kritik kurallardan birini test ediyor. Sorunun mantığını ve neden doğru cevabın C şıkkı olduğunu adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap C Şıkkıdır?

Sorunun senaryosu şudur: Banka, mevduat hesaplarını gerçekte olduğundan düşük gösteriyor. Yani banka, müşterilerin hesabında olan parayı eksik göstererek borcunu küçültmeye çalışıyor.

Bu durumda izlememiz gereken yol şudur:

  • Hedef Kitle: Sorun bankanın kayıtlarında değil, müşterilerin (gerçek kişilerin) elindeki bakiyedir. Müşteri, hesabında X TL olduğunu bilir, banka ise Y TL (daha az) gösterir.
  • Teyit Türü: Müşterilere "Hesabınızda X TL var mı?" diye sormak (Olumlu Teyit) yerine, "Hesabınızda X TL'den fazla bir bakiye yoksa, lütfen bize haber verin" demek (Olumsuz Teyit) daha etkilidir.
  • Mantık: Eğer banka bakiyeyi düşük göstermişse, müşteriye "Hesabınızda 100 TL var" deriz. Müşteri hesabında 1000 TL olduğunu biliyorsa, bu teyit mektubuna cevap vererek "Hayır, hesabımda 1000 TL var, banka eksik göstermiş" der. Böylece fark ortaya çıkar.

Özetle: Müşterilere Olumsuz Teyit göndermek, bankanın bakiyeyi düşük gösterme riskini (eksik gösterme riskini) tespit etmenin en iyi yoludur. Çünkü olumsuz teyitte, müşteri sadece "fark varsa" haber verir; bu da eksik gösterme durumunu yakalamamızı sağlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Bankaya olumsuz teyit mektubu gönderilmesi: Bu şık yanlıştır çünkü sorun bankanın kayıtlarında değil, müşterilerin haklarında. Bankaya teyit göndermek, bankanın kendi kayıtlarını doğrulamasını sağlar; ancak bankanın bakiyeyi kasıtlı olarak düşük gösterip göstermediğini anlamak için müşteriden bilgi almamız gerekir.
  • B) Bankaya olumlu teyit talebi gönderilmesi: Bu da bankaya gönderildiği için aynı hatayı yapar. Ayrıca, olumlu teyit (Müşteri: "Evet, bakiye doğru") genellikle bakiyenin fazla gösterilmesi riski için kullanılır. Bizim sorunumuz "düşük gösterme" olduğu için bu yöntem işe yaramaz.
  • D) Mevduat hesabı bakiyelerinin yeniden hesaplanması: Bu bir matematik işlemidir. Hesap makinesi ile bakiyeyi tekrar hesaplasanız bile, bankanın sisteme girdiği veri zaten yanlışsa (düşük gösterilmişse), yeniden hesaplamak sadece yanlış sayıyı doğrular. Sorunu çözmek için dışarıdan (müşteriden) kanıt gerekir.
  • E) Banka mevduatının fiziki sayımının yapılması: Bu şık en büyük tuzaktır. Mevduat fiziki olarak sayılamaz! Para bankanın kasasında değil, müşterilerin hesaplarında kayıtlıdır. Nakit para sayımı (fiziki sayım) sadece kasadaki nakit için yapılır, mevduat için yapılamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Dışarıdan Teyit İşlemleri" ve "Banka Mevduatı Denetimi" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kuralı ezberlemelisin:

  • Olumlu Teyit: Müşteriye "Bakiye doğru mu?" sorulur. Genellikle bakiyenin fazla gösterilmesi riski veya yüksek bakiyeli az sayıdaki müşteriler için kullanılır.
  • Olumsuz Teyit: Müşteriye "Bakiye yanlışsa haber verin" denir. Genellikle düşük gösterilmesi riski, çok sayıda müşterinin olduğu durumlarda veya bakiyelerin küçük olduğu durumlarda kullanılır.

Sonuç: Soruda "düşük gösterilmesi riski" ve "gerçek kişiler" (müşteriler) geçtiği için, müşterilere Olumsuz Teyit göndermek en doğru denetim tekniğidir.

Doğru Cevap: C

Soru 8 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

İşletme yönetiminin iç kontrol ve önemine ilişkin farkındalık, tutum ve faaliyetlerini kapsayan iç kontrol bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Kontrollerin izlenmesi
  • B)Kontrol faaliyetleri
  • C)Bilgi sistemi ve iletişim
  • D)İşletmenin risk değerlendirme süreci
  • E)Kontrol çevresi
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, İç Kontrol Sistemi'nin en temel ve en üst katmanı olan "Kontrol Çevresi" kavramını sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap E (Kontrol Çevresi)?

Soruda geçen "işletme yönetiminin iç kontrol ve önemine ilişkin farkındalık, tutum ve faaliyetlerini kapsayan" ifadesi, İç Kontrol Sistemi'nin temelini oluşturan Kontrol Çevresi'nin tam tanımıdır.

Bunu şöyle hayal edebiliriz: Bir binayı inşa ederken en önce temeli atarız. İç kontrol sisteminde de "Kontrol Çevresi", o temelattır. Yönetimin bu sisteme olan inancı, dürüstlüğü, etik değerleri ve çalışanlara verdiği yetki gibi unsurlar buraya girer. Eğer yönetimin bu konudaki tutumu (farkındalığı) zayıfsa, sistemin geri kalanı (kontroller, riskler vb.) ne kadar iyi olursa olsun işe yaramaz. Soruda özellikle "yönetimin tutumu ve farkındalığı" vurgulandığı için cevap açıkça E şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar da iç kontrol sisteminin parçalarıdır ancak soruda istenen tanım onlara uymaz:

  • A) Kontrollerin izlenmesi: Bu, sistemin zaman içinde çalışıp çalışmadığını kontrol etmektir. Yönetimin tutumu değil, sistemin denetimi ile ilgilidir.
  • B) Kontrol faaliyetleri: Bu, riskleri yönetmek için alınan somut adımlardır (örneğin; onay mekanizmaları, fiziki sayımlar). Yönetimin "tutumu" değil, "yaptığı işlerdir".
  • C) Bilgi sistemi ve iletişim: Bu, verilerin toplanması, işlenmesi ve raporlanmasıyla ilgilidir. Yönetimin farkındalığı değil, teknik altyapıdır.
  • D) İşletmenin risk değerlendirme süreci: Bu, işletmenin hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek tehlikelerin belirlenmesidir. Yönetimin tutumu değil, risk analizi sürecidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için İç Kontrol Sistemi Bileşenleri konusunu iyi bilmelisin. Özellikle COSO Çerçevesi'ne göre iç kontrolün 5 bileşenini (Kontrol Çevresi, Risk Değerlendirme, Kontrol Faaliyetleri, Bilgi ve İletişim, İzleme) ve bunların tanımlarını ezberlemen gerekir.

Özetle: Soruda "yönetim", "tutum", "farkındalık" ve "temel" kelimeleri geçiyorsa, cevap her zaman Kontrol Çevresi'dir.

Başarılar dilerim!

Soru 9 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçinin raporunda dikkat çekilen hususlar paragrafı olarak belirtilebilecek hususlardan biri değildir?

  • A)Finansal tabloların tarihi ile denetçi raporu tarihi arasında gerçekleşen bilanço tarihinden sonraki önemli bir olay olması durumu
  • B)İşletmenin finansal durumunu önemli ölçüde etkilemiş veya etkilemeye devam eden ciddi bir afet durumu
  • C)İşletmenin stokları ve ticari alacaklarına ilişkin denetim kanıtı elde edilememesi durumu
  • D)Finansal tablolar üzerinde önemli etkisi bulunan yeni bir muhasebe standardının (izin verilmesi hâlinde) erken uygulanması durumu
  • E)İstisnai bir davanın gelecekte ortaya çıkacak sonucuna ilişkin bir belirsizliğin bulunması durumu
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafının ne zaman kullanıldığını ve ne zaman kullanılmadığını sorguluyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Gelin bunu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi inceleyelim.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap?

Sorunun anahtarı şudur: "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı, finansal tabloların doğru ve usulüne uygun hazırlandığına dair denetçinin onay vermesi (olumlu görüş vermesi) durumunda, okuyucuların dikkatini çeken ekstra bir bilgiyi belirtmek için kullanılır.

Ancak C şıkkına bakalım: "İşletmenin stokları ve ticari alacaklarına ilişkin denetim kanıtı elde edilememesi durumu."

Burada bir kısıtlama var. Denetçi, stokları ve alacakları görememiş veya kanıtlayamamış. Bu durum, finansal tabloların doğruluğu hakkında şüphe yaratır. Eğer bu kısıtlama önemli ise, denetçi "olumlu görüş" veremez. Bunun yerine "Kısıtlı Görüş" veya "Görüş Bildirememek" (Red) raporu verir.

Kural şudur: Eğer denetçi, finansal tabloların doğru olduğunu onaylayamıyorsa (yani kısıtlama varsa), "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı yazamaz. Çünkü bu paragraf, "Tablolar doğru, ama şunu da bilmenizi isterim" demektir. "Tabloları doğrulayamıyorum" demek ise başka bir rapor türüdür. Bu yüzden C şıkkı, dikkat çekilen hususlar paragrafı olamaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Yani Neden Dikkat Çekilen Hususlar Olabilirler)?

Diğer şıklar (A, B, D, E), finansal tabloların doğru olduğunu kabul ettiğimiz, ancak okuyucuların dikkatini çekmemiz gereken olağanüstü veya özel durumları içerir. Bu durumlarda denetçi "Olumlu Görüş" verir ve altına "Dikkat Çekilen Hususlar" ekler:

  • A Şıkkı (Bilanço Sonrası Olaylar): Bilanço tarihinden sonra çok önemli bir olay olmuş. Tablolar doğru hazırlanmış ama bu olayı bilmeleri gerekir. -> Dikkat Çekilen Hususlar yazılır.
  • B Şıkkı (Afet Durumu): Büyük bir afet olmuş, işletme etkilenmiş. Tablolar doğru ama bu afet durumu okuyucuların bilmesi gerekir. -> Dikkat Çekilen Hususlar yazılır.
  • D Şıkkı (Erken Uygulama): Yeni bir muhasebe standardı erken uygulanmış. Bu yasal bir durum ve tablolar doğru. Sadece dikkat çekmek gerekir. -> Dikkat Çekilen Hususlar yazılır.
  • E Şıkkı (Belirsizlik): Gelecekte çıkacak bir dava belirsizliği var. Tablolar doğru ama bu belirsizlik önemli. -> Dikkat Çekilen Hususlar yazılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Raporu Türleri" ve "Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafının Kullanım Koşulları" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şu mantığı aklında tut:

  • Dikkat Çekilen Hususlar: "Tablolar doğru, ama şunu da bilmenizi isterim" der. (Kısıtlama yok).
  • Kısıtlı Görüş / Görüş Bildirememek: "Tabloları doğrulayamıyorum, çünkü kanıt bulamadım" der. (Kısıtlama var).

C şıkkı bir kısıtlama (kanıt elde edilememesi) içerdiği için "Dikkat Çekilen Hususlar" paragrafı yerine, daha ağır bir rapor türü (Kısıtlı Görüş) gerektirir. Bu yüzden C şıkkı "olamaz" sorusunun doğru cevabıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 10 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi bir denetim dosyasında bulunması gereken dokümanlardan biri değildir?

  • A)Denetçiye ulaşan doğrulama mektuplarının örnekleri
  • B)Denetçi yardımcılarının sorumlu ortak tarafından imzalanmış yıllık performans değerlendirmeleri
  • C)Müşterinin önemli yönetim kurulu kararlarının örnekleri
  • D)Denetim kanıtlarının elde edilmesi sırasında uygulanan testlere ilişkin açıklama
  • E)Denetim sırasında müşteri faturalarından alınan örnekler
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Hadi bunu adım adım, sanki bir hoca anlatıyormuş gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap B?

Sorunun anahtarı şudur: "Denetim Dosyası" (Audit File) neyin kaydıdır?

Denetim dosyası, denetçinin yaptığı işin, bulduğu kanıtların ve kararlarının o müşteriye (şirkete) özel olarak tutulmuş kayıtlarıdır. Yani dosyada sadece o müşterinin işleriyle ilgili belgeler olmalıdır.

  • B Şıkkı (Yanlış olan): "Denetçi yardımcılarının sorumlu ortak tarafından imzalanmış yıllık performans değerlendirmeleri" ifadesi, denetçi firmasının kendi iç insan kaynakları işidir. Bu belgeler, denetçi yardımcısının ne kadar iyi çalıştığını gösterir, ancak denetilen müşterinin işlemleriyle, riskleriyle veya finansal tablolarıyla doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu belgeler denetim dosyasında değil, denetçi firmanın kendi personel dosyasında saklanır. Bu yüzden bu belge bir denetim dosyasında bulunmaz.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Dosyada Olması Gereken) Belgelerdir?

Diğer şıkların hepsi, denetçinin müşterinin finansal tablolarını doğruladığına dair doğrudan kanıt içerir ve bu yüzden dosyada mutlaka bulunmalıdır:

  • A Şıkkı: Bankalar ve müşterilerden gelen "doğrulama mektupları", paranın veya borcun varlığını kanıtlayan en önemli dış kanıtlardır. Dosyada olmalıdır.
  • C Şıkkı: Müşterinin yönetim kurulu kararları, şirketin büyük kararlarını ve risklerini gösterir. Denetçi bu kararların finansal tablolara yansımasını kontrol etmek için bunları dosyaya ekler.
  • D Şıkkı: Denetçinin hangi testleri yaptığını, nasıl yaptığını ve sonuçlarını açıklayan notlar, denetim sürecinin izini sürmek için dosyanın kalbidir.
  • E Şıkkı: Müşteriden alınan fatura örnekleri, işlemlerin gerçekliğini kanıtlayan temel belgelerdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Dosyasının İçeriği ve Yapısı" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu hatırlamalısın: > Denetim dosyası sadece "o müşteriyle ilgili" kanıtları ve belgeleri içerir. Denetçi firmanın kendi çalışanlarının maaş, terfi veya performans değerlendirmesi gibi "kendi iç işleri" asla denetim dosyasına konulmaz.

Başarılar dilerim!

Soru 11 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Denetçi, Uzun Holding A.Ş.’nin bağımsız denetimi sırasında ticari alacaklar hesabını incelerken işletmenin kontrolünü elinde bulunduran en büyük ortağın soyadı olan “Uzungiller” ile aynı ifadeyi ticaret unvanında bulunduran “Uzungiller Ltd.” adlı bir şirket arasında yapılan işlemler olduğunu gözlemlemiştir. Uzun Holding A.Ş. yönetimi tarafından verilen ilişkili taraflara ilişkin listede “Uzungiller Ltd.”nin adı bulunmamaktadır. Buna göre, denetçinin yapması gerekenler arasında aşağıdakilerden hangisi bulunmamaktadır?

  • A)Yeni belirlenen ilişkili tarafa veya önemli ilişkili taraf işlemlerine yönelik uygun maddi doğrulama prosedürlerini uygulamak
  • B)İlgili bilgileri derhâl denetim ekibinin diğer üyelerine iletmek
  • C)Ticari alacaklar hesabında bakiyesi bulunan tüm taraflara yeniden doğrulama mektubu göndermek
  • D)İlişkili taraflarla ilgili yönetim tarafından açıklama yapılmamasının kasıtlı olduğunu düşünmesi durumunda, bu durumun denetim üzerindeki etkilerini değerlendirmek
  • E)Yönetim tarafından denetçiye açıklanmamış ilişkili taraf ilişkilerinin veya işlemlerinin bulunma (var olma) riskini tekrar ele almak
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi analiz edelim. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Hadi gel, bu durumu adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

1. Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Yapılmamalı?)

Denetçi, denetim sırasında ilişkili taraflar (örneğin patronun soyadını taşıyan başka bir şirket) ile yapılan işlemleri fark etmiştir. Ancak yönetim, bu şirketin listede olmadığını söylemiştir. Bu durum şüpheli bir durumdur.

C şıkkı: "Ticari alacaklar hesabında bakiyesi bulunan tüm taraflara yeniden doğrulama mektubu göndermek" ifadesi yanlış bir denetim yöntemidir ve bu yüzden denetçinin yapması gerekenler arasında bulunmamalıdır.

Neden? Denetimde kaynaklar sınırlıdır ve zaman önemlidir. Denetçi, "tüm" müşterilere (ticari alacaklar hesabındaki tüm taraflara) rastgele veya gereksiz yere mektup göndererek zaman kaybetmez. Denetçi, sadece riskli olanlara odaklanır.

  • Burada riskli olan, "Uzungiller Ltd." gibi şüpheli ilişkili taraflardır.
  • Normal müşterilere (örneğin 1000 farklı firmaya) tek tek mektup göndermek, denetimin verimliliğini bozar ve gereksiz maliyet yaratır.
  • Denetçi, sadece şüpheli olan veya önemli olan işlemleri doğrulamalıdır, tüm listeyi tek tek kontrol etmemelidir.

Bu yüzden C şıkkı, denetçinin yapması gerekenler arasında yoktur ve doğru cevap budur.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yapılması Gereken) İşlemlerdir?

Diğer şıklar, denetçinin şüpheli bir durumla karşılaştığında izlemesi gereken doğru ve gerekli adımlardır:

  • A Şıkkı: Şüpheli olan "Uzungiller Ltd." ile yapılan işlemleri ayrıntılı olarak kontrol etmeli (doğrulama prosedürleri uygulamalı) ve belgeleri incelemelidir. Bu yapılmalıdır.
  • B Şıkkı: Bulunan bu önemli bir risktir. Denetim ekibinin diğer üyelerine derhal haber verilmelidir ki herkes aynı riskin farkında olsun. Bu yapılmalıdır.
  • D Şıkkı: Eğer yönetim bu işlemleri gizlemeye çalışıyorsa (kasıtlıysa), bu durum denetimin genel kalitesini ve güvenilirliğini etkiler. Denetçi bunu değerlendirmelidir. Bu yapılmalıdır.
  • E Şıkkı: Yönetimden açıklanmamış ilişkili taraf ilişkileri olma riski her zaman vardır. Denetçi bu riski tekrar gözden geçirmelidir. Bu yapılmalıdır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları'nın özellikle İlişkili Taraflar konusunu iyi bilmelisin.

Öğrenmen gereken temel kurallar şunlardır:

  • İlişkili Taraf Tespiti: Denetçi, yönetimin vermediği veya gizlediği ilişkili tarafları bulursa ne yapmalı? (Cevap: Riski değerlendirmeli, ek prosedürler uygulamalı ve ekibe bildirmeli.)
  • Önemlilik ve Risk Odaklılık: Denetçi, tüm işlemleri tek tek kontrol etmez; sadece riskli ve önemli olanlara odaklanır. "Tüm taraflara mektup göndermek" kural dışı bir yöntemdir.
  • Gizli İşlemler: Yönetimden gizlenen ilişkili taraf işlemleri, dolandırıcılık veya hata riski taşıyabilir ve denetçinin dikkatini en çok çeken konudur.

Özetle: Denetçi şüpheli bir işlemler bulduğunda "tüm listeyi kontrol etmez", sadece "şüpheli olanı" derinlemesine inceler. Bu yüzden C şıkkı denetçinin yapması gerekenler arasında yoktur.

Soru 12 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

TDS 500 Bağımsız Denetim Kanıtları standardına göre, bağımsız denetimdeki kanıtların güvenilirliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bir denetim kanıtının üçüncü bir taraftan elde edilmiş olması kanıtın güvenilirlik düzeyini artırır.
  • B)Müşterinin sunduğu bir faksın orijinal imzalı bir dokümana göre kanıt olarak güvenirlilik düzeyi daha düşüktür.
  • C)Yazılı bir dokümandan elde edilen bilgi, yönetici ile yapılan görüşmede sözlü olarak elde edilen bilgiye göre daha güvenilirdir.
  • D)Doğrudan denetçi tarafından elde edilen kanıtlar müşterinin sisteminden elde edilen kanıtlardan daha güvenilirdir.
  • E)Müşterinin iç kontrol sisteminin etkinliğinin, elde edilen denetim kanıtlarının güvenilirliği üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır ve bu şıkkın neden "yanlış" olduğunu (yani sorunun doğru cevabını) bulmamız gerekiyor.

Neden Doğru Cevap E Şıkkı?

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. Yani, mantığına aykırı olan, hatalı olan ifadeyi bulmamız isteniyor.

E şıkkı şunu diyor: "Müşterinin iç kontrol sisteminin etkinliğinin, elde edilen denetim kanıtlarının güvenilirliği üzerinde hiçbir etkisi yoktur."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi? Çünkü denetimde en temel kurallardan biri şudur: İç kontrol sistemi ne kadar güçlüyse, o sistemden elde edilen veriler (kanıtlar) o kadar güvenilirdir.

  • Basit Örnek: Eğer bir şirketin "kasa sayımı" için çok sıkı bir iç kontrolü varsa (örneğin kasayı iki farklı kişi tutuyor, her çıkış için onay belgesi isteniyor), bu sistemin ürettiği kayıtların doğru olma ihtimali çok yüksektir.
  • Ters Durum: Eğer iç kontrol yoksa veya çok zayıfsa (örneğin kasa tek bir kişinin elinde, kimse kontrol etmiyor), o zaman o kasa kayıtlarına güvenmek çok zordur. Denetçi bu duruma göre daha fazla test yapmak zorunda kalır.

Dolayısıyla, iç kontrolün etkinliği kanıtların güvenilirliğini doğrudan etkiler. E şıkkı "etkisi yoktur" dediği için mantıken hatalıdır ve sorunun cevabı olur.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların hepsi TDS 500 standardına göre doğru ifadelerdir. Soruda "yanlış olanı" istediğimiz için bunları eleriz:

  • A Şıkkı (Doğru): Üçüncü bir taraftan (örneğin bankadan alınan bakiye belgesi) gelen bilgi, müşterinin kendisinin hazırladığı belgeden daha güvenilirdir. Çünkü dışarıdan birinin onayı vardır.
  • B Şıkkı (Doğru): Orijinal imzalı bir belge, faks veya fotokopiye göre daha güvenilirdir. Faks üzerinde değişiklik yapılmış olabilir veya imza sahte olabilir; orijinal ise en sağlam delildir.
  • C Şıkkı (Doğru): Yazılı belge, sözlü beyandan daha güvenilirdir. Sözlü beyanlar unutulabilir, yanlış hatırlanabilir veya kasıtlı olarak değiştirilebilir; yazılı belge ise somut bir kanıttır.
  • D Şıkkı (Doğru): Denetçinin kendi gözlemlediği veya kendi yaptığı bir işlemden elde edilen kanıt, müşterinin sisteminden gelen veriye göre daha güvenilirdir. Çünkü denetçi süreci doğrudan kontrol etmiştir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için TDS 500 - Bağımsız Denetim Kanıtları standardını iyi bilmelisin. Özellikle şu iki temel kavramı ezberlemelisin:

  • Kanıtın Güvenilirlik Sıralaması: Hangi kanıt daha güvenilirdir? (Örn: Dış kaynak > İç kaynak, Yazılı > Sözlü, Orijinal > Kopya, Doğrudan elde edilen > Dolaylı elde edilen).
  • İç Kontrolün Rolü: İç kontrol sisteminin gücü, elde edilen kanıtların güvenilirliğini doğrudan artırır. Eğer iç kontrol zayıfsa, denetçi daha fazla kanıt toplamak zorunda kalır.

Özetle: İç kontrolün kanıt güvenilirliği üzerinde etkisi yoktur demek, denetim mantığına aykırıdır. Bu yüzden E şıkkı yanlıştır ve doğru cevaptır.

Soru 13 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

İşletme tarafından sadece Türk lirası nakit işlemleri için kullanılan kasa hesabının denetimi için aşağıdaki denetim prosedürlerinden hangisinin uygulanması gerekli değildir?

  • A)Kasada bulunan varlıkların değerlemesinin kontrolü
  • B)Kasa muavinindeki hareketlerin incelenmesi
  • C)Kasa sayım tutanakları ile kasa hesabının muavinindeki bakiyelerinin uyumunun kontrolü
  • D)Kasadaki tahsilat ve ödemelerin belgeye dayanıp dayanmadığının kontrolü
  • E)Kasa sayımı yapılması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın sana ders anlatıyor gibi sade bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A?

Sorunun en kritik kısmı "sadece Türk lirası nakit işlemleri için kullanılan" ifadesidir. Bu ifade, kasada sadece Türk Lirası olduğunu, döviz (Dolar, Euro vb.) veya başka bir para birimi olmadığını belirtir.

  • Değerleme (Valuation): Muhasebede "değerleme", bir varlığın o anki piyasa değerini veya kur farklarını hesaplayarak bütçeye yansıtılmasıdır. Eğer kasada sadece Türk Lirası varsa ve kur değişimi söz konusu değilse, kasadaki parayı "değerlemek" diye bir işlem yapılmaz. Kasadaki para ne kadar ise, o kadardır.
  • Sonuç: Sadece TL olan bir kasada, döviz kuru değişimi veya farklı bir para biriminin TL'ye çevrilmesi gibi bir değerleme işlemi yapılamaz ve dolayısıyla bu işlemin kontrolüne gerek yoktur. Bu yüzden A şıkkı gereksizdir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Yapılması Gerekir)?

Diğer şıkların hepsi, kasada sadece TL olsa bile mutlaka yapılması gereken temel denetim adımlarıdır:

  • B) Kasa muavinindeki hareketlerin incelenmesi: Kasaya ne girdi ve ne çıktı? Bu kayıtların doğru tutulup tutulmadığını kontrol etmek zorundayız.
  • C) Sayım tutanağı ile muavenin uyumu: Fiziksel olarak kasada kaç para varsa, defterde (muaven) yazan rakamla aynı mı? Bu uyumun kontrolü en temel denetimdir.
  • D) Belgelerin kontrolü: Kasadan çıkan veya giren her para bir belgelere (fiş, makbuz, dekont) dayanmalı mı? Evet, belgesiz para hareketi olamaz.
  • E) Kasa sayımı: Kasanın fiziksel olarak sayılması (sayım yapılması) denetimin olmazsa olmazıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Nakit Sayımı ve Denetim Prosedürleri" ile "Varlık Değerlemesi" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle şunu akılda tutmalısın: Değerleme, genellikle döviz cinsinden varlıklar veya stokların piyasa değerine göre yeniden hesaplanmasıyla ilgilidir. Sadece yerel para birimi (TL) olan nakit kasalarında, kur riski olmadığı için "değerleme kontrolü" yapılmaz.

Özetle: Soru sana "Sadece TL olan bir kasada ne yapmaya gerek yok?" diye soruyor. Cevap: "Kur farkı veya döviz olmadığı için değerlemeye gerek yok."

Soru 14 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

I. Finansal durum tablosunda (bilançoda) yer alan finansal yatırımlar hesabındaki değerlemelerin yeniden hesaplanması-Yeniden hesaplama II. Finansal yatırımlarla ilgili iç kontrol sisteminin etkinliğinin kontrolü-Soruşturma III. Merkezî Kayıt Kuruluşundan alınan hesap dökümlerinin kontrolü-Belge incelemesi IV. Finansal yatırım hesabı bakiyesi ile ilgili gelir hesapları arasındaki ilişkinin kontrolü-Fiziki inceleme V. Halka açık olmayan bir işletmeye ait hisse senetlerinin varlığının ve sahipliğinin kontrolü-Karşılaştırma İşletmenin finansal yatırımlar hesabının bağımsız denetimi kapsamında denetim amacı - denetim işlemleri hakkında yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi/hangileri yanlıştır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I ve III
  • D)II ve III
  • E)IV ve V
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu çözerken, denetim türleri ile denetim işlemlerinin mantıklı bir şekilde eşleşip eşleşmediğine dikkat etmemiz gerekiyor. Doğru cevap E şıkkıdır çünkü IV ve V numaralı eşleştirmeler tamamen yanlıştır.

Öncelikle IV numaralı ifadeye bakalım: Burada "Finansal yatırım hesabı bakiyesi ile ilgili gelir hesapları arasındaki ilişkinin kontrolü" işleminin Fiziki inceleme olduğu söyleniyor. Ancak fiziki inceleme, varlıkların (örneğin stokların veya nakit paraların) yerinde sayılması veya varlığın gerçekten var olup olmadığının gözle görülerek kontrol edilmesidir. Bakiye ile gelir hesapları arasındaki ilişkiyi kontrol etmek ise matematiksel hesaplamalar ve karşılaştırmalar gerektirdiği için bu işlem bir analitik inceleme veya belge incelemesi olmalıdır, fiziki inceleme değildir.

Aynı şekilde V numaralı ifadeye de bakalım: "Halka açık olmayan bir işletmeye ait hisse senetlerinin varlığının ve sahipliğinin kontrolü" işleminin Karşılaştırma olduğu belirtilmiş. Oysa halka açık olmayan şirketlerin hisse senetleri genellikle fiziksel olarak elinizde bulunmaz veya doğrudan bir borsada işlem görmez; bu nedenle sahipliğin ve varlığın kanıtlanması için bu senetlerin veya ilgili sözleşmelerin belge incelemesi yapılması gerekir. "Karşılaştırma" ise genellikle iki farklı döneme ait verilerin veya farklı kaynaklardaki bilgilerin birbirine uyması açısından yapılır, varlık sahipliğinin kanıtlanmasında birincil yöntem değildir.

Diğer şıklara gelince; I numarada değerleme yeniden hesaplamasının bilançoda yer alması ve bu işlemin yeniden hesaplama (revaluation) olarak adlandırılması doğrudur. II numarada iç kontrol sisteminin etkinliğinin kontrolü için yapılan soruşturma (mülakat ve gözlem) mantıklıdır. III numarada ise Merkezî Kayıt Kuruluşu'ndan alınan dökümlerin kontrolü, bir belge incelemesi örneğidir ve bu eşleşme de doğrudur.

Bu soruyu çözmek için denetim türleri (fiziki inceleme, belge incelemesi, analitik inceleme, soruşturma vb.) ile denetim işlemlerinin ne zaman ve nasıl uygulanması gerektiği konusunu iyi bilmek gerekir.

Sonuç olarak, finansal yatırımların denetiminde bakiye-gelir ilişkisinin fiziki inceleme ile değil analitik inceleme ile, hisse senedi sahipliğinin ise karşılaştırma ile değil belge incelemesi ile kontrol edilmesi gerektiği için IV ve V eşleştirmeleri yanlıştır.

Soru 15 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

Bağımsız denetim çalışmasında aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılmışsa denetçi tarafından görüş vermekten kaçınılması gerekir?

  • A)Müşterinin tutarı belirlenebilir miktardaki finansman giderinin finansal raporlama standartlarına aykırı olarak aktifleştirilmiş olması
  • B)Müşteri stoklarının değerlemesinde muhasebe standardına aykırı olarak net gerçekleşebilir değerin kullanılmamış olması nedeniyle stok kalemi, satışların maliyeti, net kâr ve öz kaynakta hesaplanabilir bir farkın oluşması
  • C)Müşterinin kredi borcu sözleşmesinde yer alan temettü dağıtım kısıtlaması hakkındaki bilginin finansal tablo dipnotlarında sunulmamış olması
  • D)Müşterinin aktif toplamının önemli bir bölümünü oluşturan alacaklar için doğrulama alınamaması
  • E)Müşteri firmanın aktif toplamına oranı önemlilik sınırının altında olan bir yurtdışı yatırımının bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarının bulunmaması
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru? (Doğru Cevabın Mantığı)

Bağımsız denetimde en temel kural şudur: Denetçi, finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair "makul bir güvence" elde edebilmelidir.

D şıkkında durum şudur: Şirketin aktiflerinin önemli bir bölümünü oluşturan alacaklar için doğrulama (onay) alınamamış.

  • Önemli Kısım: Alacaklar, şirketin en büyük varlıklarından biri. Eğer bu varlıkların gerçekten var olup olmadığını dışarıdan (müşteriden) onaylatamıyorsan, bu varlıkların değeri hakkında hiçbir şey bilemezsin.
  • Sonuç: Denetçi, bu kadar büyük bir kalemi doğrulayamıyorsa, elinde yeterli kanıt yoktur. Bu durumda denetçi, "Tabloları doğrulayamıyorum" diyerek görüşten kaçınmak zorundadır. Çünkü bu kadar büyük bir belirsizlik, tüm finansal tablonun güvenilirliğini sarsar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklarda da sorunlar var ama bunlar "görüşten kaçınma" (en ağır ceza) seviyesine gelmiyor. Genellikle "Olumsuz Görüş" veya "Düzeltme Önerisi" gerektirirler:

  • A Şıkkı: Finansman giderinin aktifleştirilmesi hatası, finansal tablolarda önemli bir hatadır. Ancak bu hata, tablonun tamamını geçersiz kılmaz. Denetçi bu hatayı düzeltmesi için uyarır, düzeltmezse "Olumsuz Görüş" verir. Görüşten kaçınmaz.
  • B Şıkkı: Stokların değerlemesindeki hata ve bunun kâr/öz kaynak üzerindeki etkisi hesaplanabilir bir fark yaratıyor. Yani hatanın büyüklüğü bellidir. Bu da bir "Olumsuz Görüş" durumudur, kaçınma değil.
  • C Şıkkı: Temettü kısıtlamasının dipnotlarda yazılmaması bir açıklama hatasıdır. Bu, finansal tablonun gerçeği yansıtmamasını sağlar ama genellikle "Düzeltme Önerisi" veya "Düzeltme Yapılmazsa Olumsuz Görüş" ile sonuçlanır. Görüşten kaçınma gerekmez.
  • E Şıkkı: Yurtdışı yatırımın önemlilik sınırının altında olması, hatanın önemsiz olduğu anlamına gelir. Bu durumda denetçi, hatayı görmezden gelebilir veya sadece dipnotlarda belirtir. Görüşten kaçınma veya olumsuz görüş gerekmez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsız Denetim Raporu Türleri" ve "Önemlilik (Maliyet) Kavramı" konularını iyi bilmelisin.

Özetle şunları ayırt etmelisin:

  • Görüşten Kaçınma: Kanıt toplanamıyor ve etki çok büyük (önemli ve yaygın).
  • Olumsuz Görüş: Hata var, hatanın büyüklüğü belli ve önemli.
  • Düzeltme Önerisi / Düzeltme Yapılmazsa Olumsuz Görüş: Hata var ama önemli değilse veya sadece açıklama eksikliği varsa.

Kural: Eğer bir hata veya belirsizlik, finansal tablonun genelini etkileyecek kadar büyükse ve bunu kanıtlayamıyorsan -> Görüşten Kaçınma. Eğer hata sadece belirli bir kalemi etkiliyor ve büyüklüğü belli ise -> Olumsuz Görüş.

Başarılar dilerim!

Soru 16 · 2018/3 · Muhasebe Denetimi

TDS 501 Bağımsız Denetim Kanıtları – Belirli Kalemler için Dikkate Alınması Gereken Özel Hususlar standardına göre, aşağıdaki hâllerden hangisinde denetçinin stok sayımına katılmamasının kabul edilmesi mümkündür?

  • A)Stokların denetçinin güvenliği için tehdit oluşturabilecek bir bölgede yer alması
  • B)Stok sayılacak bölgeye ulaşılmasının uzun bir yolculuk gerektirmesi
  • C)Stok sayımına katılımın çok maliyetli olması
  • D)Özel korucu giysiler kullanmadan stokların sayılmasının mümkün olmaması
  • E)Stok sayım işleminin çok uzun zaman alması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın sana derste anlatıyor gibi sade bir dille açıklayalım.

Öncelikle sorunun temel mantığını anlamamız gerekiyor: Bağımsız Denetim Kanıtları standardına göre, denetçinin stok sayımına katılması (yani orada bulunup sayımı izlemesi) en iyi kanıtı sağlar. Ancak, bazı zorunlu ve meşru sebepler varsa denetçi oraya gitmeyebilir. Bu sebeplerin ortak özelliği şudur: Denetçinin veya personelin can güvenliği tehlikededir.

Neden Doğru Cevap A?

Doğru cevap A şıkkıdır: "Stokların denetçinin güvenliği için tehdit oluşturabilecek bir bölgede yer alması."

Neden? Türk Denetim Standartları (TDS) ve uluslararası benzerleri, denetçinin fiziksel güvenliğini en üst düzeyde tutar. Eğer stokların bulunduğu yer (örneğin; silahlı bir çete bölgesi, savaş alanı, çok yüksek riskli bir maden ocağı veya terörün yoğun olduğu bir bölge) denetçinin can güvenliğini tehdit ediyorsa, denetçi oraya gitmek zorunda değildir.

Bu durumda denetçi, stok sayımına katılmak yerine başka kanıtlar arar. Örneğin:

  • Bağımsız üçüncü bir şahsın (örneğin yerel bir denetçi veya sayım yapan bir firma) yaptığı işi inceleyebilir.
  • Sayım tarihinden sonra stokları başka bir yöntemle (örneğin sonradan sayım yaparak) kontrol edebilir.
  • Stok hareket kayıtlarını ve belgelerini detaylıca inceleyebilir.

Yani, can güvenliği söz konusu olduğunda, denetçinin orada bulunmaması kabul edilebilir ve hatta beklenir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden reddedildiğini kısaca inceleyelim:

  • B Şıkkı (Uzun yolculuk): Sadece yolun uzun olması veya ulaşmanın zor olması, denetçinin işini yapmaması için geçerli bir mazeret değildir. Denetçi, bu zorluğu göze alarak oraya gitmelidir.
  • C Şıkkı (Maliyet): Denetim maliyetli olabilir, ancak "çok pahalı" olması, denetçinin sorumluluğunu yerine getirmemesi için bir sebep değildir. Maliyet, denetim planlamasında dikkate alınır ama can güvenliği kadar bir engel değildir.
  • D Şıkkı (Özel giysi): Eğer özel korucu giysiler (örneğin balistik yelek veya özel koruma ekipmanı) kullanmak işi mümkün kılıyorsa, denetçi bu ekipmanları temin edip oraya gitmelidir. Giysi kullanmak bir engel değil, bir önlemdir.
  • E Şıkkı (Uzun zaman): Sayımın uzun sürmesi, denetçinin iş yükünü artırır ama onu oradan uzak tutacak bir engel değildir. Denetçi zaman ayırarak süreci takip etmelidir.

Özetle: Sadece B (Bölge), C (Maliyet), D (Ekipman) ve E (Zaman) gibi ekonomik veya operasyonel zorluklar denetçinin katılmamasını haklı çıkarmaz. Tek geçerli sebep A'da belirtildiği gibi fiziksel güvenlik riskidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için TDS 501 (Bağımsız Denetim Kanıtları) standardını ve özellikle "Stok Sayımına Katılım" başlığını iyi bilmelisin.

Standartta şunlar vurgulanır:

  • Denetçi stok sayımına katılmalıdır.
  • Katılım sadece denetçinin veya personelin can güvenliğinin tehdit altında olduğu durumlarda ertelenebilir veya başka yöntemler kullanılabilir.
  • Maliyet, zaman veya ulaşım zorluğu gibi sebepler, denetçinin sorumluluğunu yerine getirmemesi için yeterli değildir.

Başarılar dilerim! Bu konu, staj sınavlarında sıkça çıkan ve mantığı basit ama kuralı kesin olan bir konudur.

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz