2019/2 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2019/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 15 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetim sürecinin denetçinin mesleki yargısına başvurulan bir aşaması değildir?

  • A)Toplanacak kanıtların belirlenmesi
  • B)Risk faktörlerinin uygun şekilde tanımlanması
  • C)Etkin bir iç kontrol sisteminin kurulması
  • D)Yönetimin tahminlerinin değerlendirilmesi
  • E)Kanıt ve yönetim beyanlarına dayanarak çıkarımlarda bulunulması
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru?

Soruda "denetim sürecinin denetçinin mesleki yargısına başvurulan bir aşama" soruluyor. Yani, denetim sırasında denetçinin kendi bilgisi, tecrübesi ve mesleki yargısıyla karar verdiği, yaptığı işler hangileridir?

C şıkkı olan "Etkin bir iç kontrol sisteminin kurulması" işi Yönetim'in görevidir.

  • Denetçi, şirketin iç kontrol sisteminin ne kadar iyi çalıştığını kontrol eder ve değerlendirir.
  • Ancak iç kontrol sisteminin kurulması, tasarlanması veya düzenlenmesi tamamen şirket yönetiminin sorumluluğundadır.
  • Denetçi, yönetimin kurduğu sistemi inceler, eksiklikleri raporlar ama sistemi o kurar. Bu yüzden bu bir "denetçinin mesleki yargısı" ile yapılan bir denetim aşaması değil, yönetimin yapması gereken bir hazırlık işidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, denetçinin kendi mesleki yargısını kullanarak yaptığı işlerdir:

  • A) Toplanacak kanıtların belirlenmesi: Denetçi, hangi belgeleri toplayacağını, ne kadar örneklem alacağını kendi mesleki yargısıyla belirler.
  • B) Risk faktörlerinin uygun şekilde tanımlanması: Şirketin nerede riskli olabileceğini denetçi kendi bilgisiyle tespit eder.
  • D) Yönetimin tahminlerinin değerlendirilmesi: Yönetim "gelecekte bu kadar zarar ederiz" dediğinde, denetçi bu tahminin mantıklı olup olmadığını kendi mesleki yargısıyla değerlendirir.
  • E) Kanıt ve yönetim beyanlarına dayanarak çıkarımlarda bulunulması: Toplanan tüm kanıtların sonucunda, "Bu şirketin tabloları doğru mu?" sorusuna denetçi kendi yargısıyla cevap verir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Sorumlulukları ve Yönetim Sorumlulukları" ayrımını iyi bilmelisin.

  • Yönetimin Sorumluluğu: İç kontrolü kurmak, finansal tabloları hazırlamak, tahminlerde bulunmak.
  • Denetçinin Sorumluluğu: Yönetimin hazırladıklarını incelemek, iç kontrolü test etmek, riskleri değerlendirmek ve sonucunda bir görüş bildirmek.

Özetle: Denetçi sistemi kuramaz, sadece kontrol eder. Bu yüzden C şıkkı denetim sürecinin bir aşaması değildir ve doğru cevap budur.

Soru 2 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

İlişkili taraflarla olan işlemlerin denetimi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İlişkili taraf işlemleri normal piyasa yapısı ve koşulları dışında gerçekleşmiş olabilir.
  • B)İlişkili taraf işlemleri oldukça kapsamlı ve karmaşık olabildiğinden önemli yanlışlık riskini artırabilir.
  • C)İşletme ile ilişkili taraflar arasındaki işlemlerin belirlenmesinde bilgi sistemleri etkin olmayabilir.
  • D)İlişkili taraflar birbirinden bağımsız olduklarından denetçi denetim prosedürleri uygulamakla yükümlü olmayabilir.
  • E)İlişkili taraf işlemleri bedelsiz olarak gerçekleşmiş olabilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır ve bu şıkkın neden "yanlış" bir ifade olduğunu bulmamız gerekiyor.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. D şıkkı şunu diyor: "İlişkili taraflar birbirinden bağımsız olduklarından denetçi denetim prosedürleri uygulamakla yükümlü olmayabilir."

Bu ifade iki büyük hatayı içeriyor ve bu yüzden yanlıştır:

  • Bağımsızlık Yanılgısı: İlişkili taraflar (örneğin bir şirketin sahibi ile o şirket, veya ana şirket ile bağlı ortaklık) birbirinden bağımsız değildirler. Aralarında ailevi, mülkiyet veya yönetim kontrolü gibi güçlü bir bağ vardır. Bu bağ, normal ticari işlemlerdeki gibi "tarafsız" bir piyasa koşulu yaratmaz.
  • Denetçinin Yükümlülüğü: İlişkili taraflar bağımsız olmadığı için, denetçinin işi daha da zorlaşır. Tam tersine, denetçi daha fazla ve daha detaylı denetim prosedürleri uygulamak zorundadır. Çünkü bu taraflar, karlarını gizlemek veya zararlarını gizlemek için işlemleri normal piyasa fiyatlarının dışında yapma eğilimindedirler. Denetçi, "bağımsız değiller" diyerek işten kaçamaz; aksine, bu riski tespit etmek için ekstra çalışmak zorundadır.

Özetle: D şıkkı, "bağımsız değiller" gerçeğini görmezden gelerek denetçinin iş yükünü hafifletmeye çalıştığı için yanlış bir ifadedir ve sorunun cevabı budur.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıkların hepsi doğru ifadelerdir, bu yüzden onları işaretleyemeyiz:

  • A Şıkkı (Doğru): İlişkili taraflar arası işlemler, normal piyasa koşullarından farklı (daha ucuz veya daha pahalı) olabilir. Bu doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru): Bu işlemler genellikle karmaşıktır ve şirketin finansal tablolarında önemli hatalar (yanlışlıklar) gizlenmiş olabilir. Bu doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru): İşletmenin bilgi sistemleri, ilişkili taraflar arasındaki tüm işlemleri otomatik olarak ve eksiksiz yakalayamayabilir. Bu bir risk durumudur ve doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): İlişkili taraflar arası işlemler bazen para karşılığı (bedelli) olmayabilir, bedelsiz olarak (hediye gibi) da gerçekleşebilir. Bu doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim dersinin "İlişkili Taraflar" konusunu iyi bilmelisin.

Hatırlaman gereken temel kural şudur: İlişkili taraflar bağımsız değildir. Bu nedenle, denetçi bu işlemleri normal ticari işlemler gibi kabul edemez. Denetçi, bu işlemlerin gerçek piyasa koşullarına uygun olup olmadığını (transfer fiyatlandırması, bedelsizlik vb.) özel olarak sorgulamak ve ek denetim prosedürleri uygulamakla yükümlüdür.

Bağımsızlık ilkesi, denetçinin işini hafifletmez; aksine ilişkili taraflar söz konusu olduğunda denetimin daha sıkı olmasını gerektirir.

Soru 3 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi stokların finansal tablolara etkisinin önemli ve yaygın olması durumunda denetçinin gerçekleştirmesi gereken işlemlerden biri değildir?

  • A)Test sayımlarını yapmak
  • B)Yönetimin stoklara ilişkin iç kontrolünü değerlendirmek
  • C)Yönetimin sayıma ilişkin prosedürlerinin uygulamasını gözlemlemek
  • D)Stokları tetkik etmek
  • E)Stok sayımına katılımın mümkün olmadığı hâllerde olumsuz görüş vermek
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun mantığını anlamak, sadece doğru cevabı bilmek kadar önemlidir. Hadi adım adım inceleyelim.

🎯 Doğru Cevap Neden E?

Soruda "yapılmayan" işlem soruluyor. Doğru cevap E şıkkıdır: "Stok sayımına katılımın mümkün olmadığı hâllerde olumsuz görüş vermek."

Neden? Denetim standartlarına göre, stok sayımına katılamıyorsanız (örneğin stoklar çok uzakta bir yerdeyse veya sayım yapılmadan önce yok olmuşsa), denetçi hemen "olumsuz görüş" vermez. Bu, çok ağır bir sonuçtur ve sadece finansal tabloların genel olarak güvenilir olmadığı durumlarda kullanılır.

Bunun yerine denetçinin yapması gereken şudur:

  • Alternatif Denetim Yöntemleri Uygulamak: Sayıma katılamasanız bile, stok hareketlerini, faturaları, sonraki dönem satışlarını veya üçüncü şahıslardan (depo yöneticisinden) yazılı beyan alarak stokların varlığını ve değerini kanıtlamaya çalışırsınız.
  • Sadece Alternatifler İşe Yaramazsa: Eğer alternatif yöntemlerle de stokların varlığını ve değerini makul bir şekilde kanıtlayamazsaniz, o zaman görüşü kısıtlayarak (sınırlı görüş) veya olumsuz görüş verirsiniz.

Yani, sayıma katılamamak tek başına otomatik olarak "olumsuz görüş" demek değildir. Önce alternatif yollar denenir. Bu yüzden E şıkkı, denetçinin yapması gereken işlemler arasında yer almaz ve sorunun doğru cevabıdır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru İşlemler)?

Diğer şıklar (A, B, C ve D), stokların finansal tablolarda önemli olduğu durumlarda denetçinin yapması gereken standart işlemlerdir:

  • A) Test sayımlarını yapmak: Denetçi, yönetmenin yaptığı sayımın doğru olup olmadığını kontrol etmek için rastgele seçtiği bazı stokları tekrar sayar. Bu zorunludur.
  • B) Yönetimin stoklara ilişkin iç kontrolünü değerlendirmek: Stokların kayıp veya çalınmaması için şirketin kurduğu kuralları ve sistemleri inceler. Bu da zorunludur.
  • C) Yönetimin sayıma ilişkin prosedürlerinin uygulamasını gözlemlemek: Sayım günü denetçi orada olmalı ve yönetmenin talimatlarını doğru uygulayıp uygulamadığını izlemelidir.
  • D) Stokları tetkik etmek: Stokların fiziki durumunu, kalitesini ve değerini kontrol etmek için inceleme yapar.

Bu dört madde, stok denetiminin temel taşlarıdır. Soru "yapılmayan" işi sorduğu için bunlar cevap olamaz.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları'nın "Stok Sayımı ve Stokların Varlığı" konusunu iyi bilmeniz gerekir.

Özellikle şunlara dikkat etmelisiniz:

  • Denetçinin stok sayımına katılma yükümlülüğü.
  • Sayıma katılamama durumunda izlenmesi gereken alternatif denetim prosedürleri.
  • Alternatif prosedürler işe yaramadığında denetim görüşü (olumsuz görüş veya görüş kısıtlaması) verilmesi kuralları.

Özetle: Denetçi, stok sayımına katılamazsa hemen "olumsuz görüş" vermez; önce alternatif yollar dener. Bu kuralı ezberlerseniz bu soruyu rahatça çözersiniz. Başarılar!

Soru 4 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi maddi duran varlıkların denetimi sırasında uygulanacak bir maddi doğrulama testidir?

  • A)Maddi duran varlıklar için amortisman hesaplamalarının yeniden yapılması
  • B)Maddi duran varlık edinimlerinin yetkili kişiler tarafından yapılıp yapılmadığının incelenmesi
  • C)İşletmede mevcut maddi duran varlıkların yetki dışı kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi
  • D)İşletmede mevcut maddi duran varlıklara ait iç kontrollerin anlaşılması
  • E)Maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesine ait yazılı prosedürlerin incelenmesi
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkı. Hadi bunu adım adım, sanki bir hocanın sana anlatması gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap A?

Öncelikle sorunun anahtar kelimesine dikkat et: "Maddi Doğrulama Testi".

Denetimde iki temel test türü vardır:

  • Uyumluluk Testi: İşletmenin kurallarına (iç kontrollerine) uyup uymadığını kontrol eder.
  • Maddi Doğrulama Testi: Muhasebe kayıtlarının sayısal ve teknik olarak doğru olup olmadığını, rakamların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını kontrol eder.

A şıkkı (Amortisman hesaplamalarının yeniden yapılması), tam olarak bu ikinci gruba girer. Denetçi, işletmenin hesapladığı amortisman tutarının matematiksel olarak doğru olup olmadığını, kullanılan formülün ve sürenin doğru olup olmadığını kendi başına tekrar hesaplar. Eğer işletmenin hesabı ile denetçinin hesabı uyuşuyorsa, rakam doğru kabul edilir. Bu, rakamın doğruluğunu kanıtlamaya çalışan en temel "maddi doğrulama" yöntemidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (B, C, D ve E) aslında "Uyumluluk Testi" (İç Kontrol Testi) yapar. Bunlar rakamların doğru olup baktığına değil, işlemlerin kurallara uygun yapıldığına bakar:

  • B şıkkı: "Yetkili kişiler tarafından yapılıp yapılmadığı" sorusu, işlemin kurallara uygun yapıldığını kontrol eder. Bu bir uyumluluk testidir.
  • C şıkkı: "Yetki dışı kullanım" sorusu, varlıkların kurallara uygun kullanılıp kullanılmadığını inceler. Bu da uyumluluk testidir.
  • D şıkkı: "İç kontrollerin anlaşılması", sistemin nasıl çalıştığını anlamak içindir, rakamı doğrulamak için değil.
  • E şıkkı: "Yazılı prosedürlerin incelenmesi", işlemlerin kurallara uygun yazılıp yazılmadığını kontrol eder, yine uyumluluk testidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Prosedürleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Maddi Doğrulama Testi ile Uyumluluk Testi arasındaki farkı ayırt etmelisin.
  • Denetçinin ne zaman "rakamı tekrar hesaplayacağını" (Maddi Doğrulama), ne zaman da "işlemin kurallara uygunluğuna bakacağını" (Uyumluluk) belirlemelidir.

Özetle: Soru "Rakam doğru mu?" diye soruyorsa cevap A'dır. Soru "İşlem kurallara uygun mu?" diye soruyorsa cevaplar B, C, D veya E olurdu.

Soru 5 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi finansal tablo düzeyinde önemli yanlışlık riski olarak değerlendirilen risklere karşı yapılacak denetim işlemlerinden biri değildir?

  • A)Denetim ekibinin tümüne mesleki şüpheciliğini korumanın gerekliliğinin bildirilmesi
  • B)Maddi doğrulama prosedürlerinin ara dönemde uygulanmasına ağırlık verilmesi
  • C)Denetim ekibinde daha deneyimli personel ve/veya uzmanların görevlendirilmesi
  • D)Denetim süresince daha fazla yönlendirme ve gözetim yapılması
  • E)Daha güvenilir denetim kanıtları elde edilmesi amacıyla denetim prosedürlerinin değiştirilmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle sorunun ne sorduğuna bakalım: "Finansal tablo düzeyinde önemli yanlışlık riski" (yani şirketin genel bütçesinde, tüm tablolarda veya çok önemli kalemlerde olabilecek büyük hatalar riski) söz konusu olduğunda, denetçinin ne yapması gerekmez?

Neden Doğru Cevap B?

B) Maddi doğrulama prosedürlerinin ara dönemde uygulanmasına ağırlık verilmesi

Bu şık yanlış bir denetim yaklaşımıdır ve bu yüzden sorunun cevabıdır.

  • Neden? Finansal tablo düzeyinde büyük bir risk varsa (örneğin şirketin tüm bütçesiyle ilgili bir dolandırıcılık şüphesi veya genel muhasebe sisteminin çökmesi), denetçi riski yıl sonuna kadar bekleyip çözmeye çalışamaz.
  • Doğrusu: Eğer risk çok yüksekse, denetçi işlemleri yıl sonuna kadar (yani denetim bitiminde) yapmalıdır. Ara dönemde (yılın ortasında) yapılan işlemler, yıl sonundaki riski tamamen ortadan kaldırmaz. Yüksek riskli durumlarda, denetçi işlemleri yıl sonuna kadar ertelememeli, aksine riskin yıl sonuna kadar devam edebileceğini düşünerek, işlemleri yıl sonuna yakın veya yıl sonunda yapmalıdır.
  • Kısaca: Yüksek risk varsa, "ara dönemde işi bitirip rahatlayalım" demek yanlıştır. Bu, riskin yönetilemeyeceği anlamına gelir.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıklar (A, C, D ve E), finansal tablo düzeyinde yüksek risk olduğunda yapılması gereken standart denetim işlemleridir. Bu yüzden bunlar sorunun "yapılmayan" kısmına uymaz.

  • A) Mesleki şüpheciliğin bildirilmesi: Yüksek risk varsa, tüm ekip "Her şey yolunda" diyemez. Denetçi, ekibe "Şüpheli olun, her şeyi sorgulayın" demelidir. Bu doğru bir işlemdir.
  • C) Daha deneyimli personel ve uzman görevlendirilmesi: Risk yüksekse, işi yeni mezun bir stajyere yaptırmak tehlikelidir. Denetçi, işi daha deneyimli ve uzman kişilere verir. Bu doğru bir işlemdir.
  • D) Daha fazla yönlendirme ve gözetim: Risk yüksekse, denetçi ekibin işini daha sık kontrol etmeli, daha fazla gözetim sağlamalıdır. Bu doğru bir işlemdir.
  • E) Daha güvenilir kanıtlar elde etmek için prosedürleri değiştirmek: Eğer risk yüksekse, standart prosedürler yetmez. Denetçi, daha kesin ve güvenilir deliller bulmak için iş yapma yöntemini değiştirmelidir. Bu doğru bir işlemdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları'nın "Önemli Yanlışlık Riski" ve "Denetim Planlaması" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle şunu hatırlamalısın: > Finansal Tablo Düzeyinde Yüksek Risk varsa, denetçi işlemleri yıl sonuna kadar ertelememeli, aksine riskin yıl sonuna kadar devam edebileceğini düşünerek işlemleri yıl sonuna yakın veya yıl sonunda yapmalıdır. Ara dönemde yapılan işlemler, yüksek riskli durumlarda tek başına yeterli değildir.

Özetle: Yüksek risk varsa, "ara dönemde işi bitirip rahatlayalım" (B şıkkı) demek yanlıştır. Denetçi riski yıl sonuna kadar yönetmek zorundadır.

Soru 6 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi çalışma kâğıtlarının biçimi, içeriği ve kapsamını etkileyen unsurlardan biri değildir?

  • A)İşletme faaliyetlerinin karmaşıklığı
  • B)Belirlenen önemli yanlışlık riskleri
  • C)Kullanılan denetim metodolojisi ve araçları
  • D)Elde edilen denetim kanıtlarının sayısı
  • E)Denetim ekibi üyelerinin sorumlulukları
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Soruda bizi "çalışma kâğıtlarının biçimi, içeriği ve kapsamını etkileyen unsurlar"dan hangisinin olmadığını bulmamız istiyor.

Buradaki mantık şudur: Çalışma kâğıtları, denetçinin işini nasıl yapacağına dair bir plan ve yol haritasıdır. Bu planı hazırlarken denetçi şunlara bakar:

  • İşletme ne kadar karmaşık? (A şıkkı)
  • Hangi hatalar çıkma riski taşıyor? (B şıkkı)
  • Hangi yöntemleri ve yazılımları kullanacağız? (C şıkkı)
  • Ekip üyelerine hangi görevler verilecek? (E şıkkı)

Ancak D şıkkındaki "Elde edilen denetim kanıtlarının sayısı" durumu sonuçtur, etken değil.

  • Süreç: Önce çalışma kâğıtlarını hazırlarsın (biçim, içerik, kapsam belirlenir).
  • Sonuç: Sonra bu kâğıtlar üzerinde çalışıp kanıt toplarsın ve kanıt sayısını belirlersin.

Kanıt sayısı, çalışma kâğıtlarının nasıl çizileceğini belirlemez; aksine, çalışma kâğıtlarının içeriğine göre kanıt toplanır. Yani kanıt sayısı, kâğıtların yapısını belirleyen bir unsur değil, kâğıtların sonucunda ortaya çıkan bir veridir. Bu yüzden D şıkkı, sorunun aradığı "etkilemeyen" unsurudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Unsurlar)?

Diğer şıkların hepsi, çalışma kâğıtlarının nasıl olacağını doğrudan belirleyen faktörlerdir:

  • A) İşletme faaliyetlerinin karmaşıklığı: İşletme çok karmaşıksa, çalışma kâğıtları daha detaylı, daha fazla sayfadan oluşan ve daha teknik bir yapıda olmalıdır.
  • B) Belirlenen önemli yanlışlık riskleri: Risk yüksekse, denetçi çalışma kâğıtlarına daha fazla detay ve test eklemek zorundadır.
  • C) Kullanılan denetim metodolojisi ve araçları: Hangi yazılım veya yöntemi kullanırsanız, çalışma kâğıtlarınızın formatı ve içeriği ona göre şekillenir.
  • E) Denetim ekibi üyelerinin sorumlulukları: Kimin hangi işi yapacağı belirlenirse, çalışma kâğıtlarında o işe ait bölümler ve imza alanları oluşturulur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları içindeki "Denetim Çalışma Kâğıtları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle TMS 230 (Denetim Çalışma Kâğıtları) standardını incelemelisin. Bu standartta, denetçinin çalışma kâğıtlarını hazırlarken dikkate alması gereken faktörler (işletmenin büyüklüğü, karmaşıklığı, kullanılan yöntemler vb.) ve bunların kâğıtların içeriğini nasıl şekillendirdiği anlatılır. Sorunun anahtarı, "planlama aşaması" ile "sonuç aşaması" arasındaki farkı ayırt etmektir.

Özetle: Çalışma kâğıtlarının nasıl olacağını belirleyenler planlama faktörleridir (A, B, C, E). Kanıt sayısı ise bu planın sonucudur (D). Bu yüzden D şıkkı doğru cevaptır.

Soru 7 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Yönetimin finansal raporların ilgili çerçeveye uygun şekilde hazırlanmasından ve iç kontrollerden sorumlu olduğu bilgisinin denetçi raporunda verilmesi gerekir.
  • B)Denetçi olumlu görüş dışında bir görüş vermesi gerektiği durumda, bu görüşün verilmesine sebep olan konuyu raporunun Kilit Denetim Konuları bölümünde bildirir.
  • C)Denetçi kilit denetim konuları olarak belirlediği ve yönetime önemli olarak ilettiği konulara ilişkin olarak ayrı bir denetçi görüşü sunmaz.
  • D)Denetçi, bir bütün olarak finansal tabloların önemli yanlışlık içermediği sonucuna varmak için yeterli ve uygun denetim kanıtını elde edemezse olumlu görüş dışında bir görüş verir.
  • E)Finansal tablolar bir uygunluk çerçevesine göre hazırlanmışsa, denetçinin gerçeğe uygun sunum sağlanıp sağlanmadığı hakkında bir değerlendirme yapması gerekmez.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, Denetim Standartları ve özellikle Denetçi Raporunun yapısı ile ilgili temel bir kavramı sorguluyor.

Doğru cevap B şıkkıdır. Şimdi gel, neden B'nin yanlış olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu adım adım açıklayalım.

Neden B Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)

Bu şıkkın yanlış olmasının temel nedeni, "Kilit Denetim Konuları" bölümünün işlevi ile "Görüş" bölümünün işlevinin karıştırılmasıdır.

  • Kural: Denetçi, finansal tablolar üzerinde olumlu görüş dışında bir görüş (olumsuz, şüpheli veya görüş verilememiş) verdiğinde, bu durumun nedenini raporun "Görüş" bölümünde açıkça belirtir.
  • Kilit Denetim Konuları Bölümü Ne İşe Yarar? Bu bölüm, denetçinin en önemli ve en karmaşık bulduğu alanları anlatmak için kullanılır. Ancak, olumlu görüş verilmiş olsa bile bu bölüm doldurulabilir. Önemli olan şudur: Denetçi, olumsuz bir görüş verdiğinde, bu görüşün nedenini Kilit Denetim Konuları bölümüne değil, doğrudan Görüş bölümüne yazar. Kilit Denetim Konuları bölümü, görüşün türünü değiştirmek için bir yer değildir; sadece önemli konuları vurgulamak içindir.

Yani, "olumlu görüş dışında bir görüş verdiğim için bunu Kilit Denetim Konuları'nda bildiririm" demek, denetim standartlarına aykırıdır. Bu bilgi Görüş bölümünde yer almalıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru?

Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca inceleyelim ki, sınavda benzer sorularla karşılaştığında şaşırmayasın:

  • A Şıkkı (Doğru): Denetim raporunda, finansal tabloların hazırlanmasından ve iç kontrollerin kurulmasından yönetimin sorumlu olduğu bilgisi mutlaka verilir. Bu, denetim sorumluluğunu yönetimin sorumluluğundan ayıran temel bir ilkedir.
  • C Şıkkı (Doğru): Denetçi, Kilit Denetim Konuları olarak belirlediği konulara ilişkin ayrı bir görüş vermez. Bu konular sadece raporun açıklama kısmında anlatılır, denetçinin ana görüşü (olumlu veya olumsuz) tek bir bütündür.
  • D Şıkkı (Doğru): Eğer denetçi, finansal tabloların önemli yanlışlık içermediği sonucuna varmak için yeterli ve uygun kanıt toplayamazsa, bu durumda olumlu görüş veremez. Bu durumda şüpheli görüş, olumsuz görüş veya görüş verilememiş gibi bir görüş verir. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Eğer finansal tablolar gerçeğe uygun sunum çerçevesine göre hazırlanmamışsa (örneğin sadece vergi amaçlı hazırlanmışsa), denetçinin "gerçeğe uygun sunum" yapılıp yapılmadığına dair bir değerlendirme yapma zorunluluğu yoktur. Denetçi, sadece o çerçeveye uygunluğa bakar.

Hangi Konuyu Bilmelisin?

Bu soruyu çözmek için Türk Denetim Standartları (TDS)'nı, özellikle TDS 700 (Bağımsız Denetim Raporu) ve TDS 701 (Bağımsız Denetim Raporu - Kilit Denetim Konularının Dahil Edilmesi) standartlarını iyi birmen gerekir.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > Denetçi olumlu görüş dışında bir görüş verdiğinde, bu durumu raporun "Görüş" bölümünde açıklar. "Kilit Denetim Konuları" bölümü ise sadece önemli konuları anlatmak içindir ve buraya görüşün türünü değiştiren bir açıklama yazılmaz.

Başarılar dilerim! Bu konu, staj sınavının en sık sorulan ve en kritik konularından biridir.

Soru 8 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

İç kontrolün etkin ve dönem sonu nakit tutarının önemsiz olduğu bir işletmede henüz bankaya yatırılmamış tahsilatların denetimi sırasında aşağıdaki denetim yaklaşımlarından hangisinin kullanılması uygundur?

  • A)Maddi doğrulama prosedürleri ile daha fazla ikna edici kanıt toplanması
  • B)Önemlilik seviyesinin düşürülmesi
  • C)Denetim çalışmalarının detay testler ağırlıklı olarak yürütülmesi
  • D)Denetim prosedürlerinin dönem sonu yerine ara döneme yayılması
  • E)Denetim çalışmasında bir uzmandan faydalanılması
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, denetimde zaman kazanmanı ve doğru kararı vermeni sağlar.

Neden Doğru Cevap D?

Sorunun en kritik ipucu şudur: "İşletmede iç kontrol etkindir" ve "Dönem sonu nakit tutarı önemsizdir".

Burada denetçinin aklında şu mantık çalışır:

  • İç Kontrol Güçlü: İşletme kendi içinde nakit tahsilatlarını ve kayıtlarını çok iyi yönetiyor. Yani hata yapma ihtimali çok düşük.
  • Önemlilik Düşük: Dönem sonu nakit bakiyesi çok küçük. Yani bu tutarın yanlış olması, finansal tablolarda büyük bir hataya yol açmaz.
  • Zamanlama Sorunu: Tahsilat henüz bankaya yatırılmamış. Dönem sonu (31 Aralık gibi) çok kalabalık ve yoğun bir dönemdir.

Eğer denetçi, bu işlemleri sadece dönem sonunda (örneğin 31 Aralık'ta) kontrol etmeye çalışırsa, çok fazla iş yüküyle karşılaşır ve bu işlemlerin önemsiz olması nedeniyle bu çaba boşa gidebilir.

Bu durumda en mantıklı ve pratik çözüm şudur: İşlemleri ara döneme yaymak. İşletmenin iç kontrolü güçlü olduğu için, denetçi işlemleri yıl boyunca (ara dönemlerde) takip edebilir. Böylece yıl sonuna kadar beklemek yerine, işlemler gerçekleştiği anda veya ara dönemlerde kontrol edilmiş olur. Bu sayede yıl sonu yoğunluğunda iş yapma zorunluluğu ortadan kalkar ve denetim daha verimli yürütülür.

Bu yüzden D şıkkı ("Denetim prosedürlerinin dönem sonu yerine ara döneme yayılması") en uygun yaklaşımdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Maddi doğrulama prosedürleri ile daha fazla ikna edici kanıt toplanması: Bu şık, durumun "önemsiz" olduğu gerçeğiyle çelişir. Nakit tutarı önemsizse, bu kadar fazla ve maliyetli "maddi doğrulama" (örneğin her bir tahsilat için bankaya yazı yazmak) yapmak gereksizdir. İç kontrol güçlüyken bu kadar katı bir kanıt aramaya gerek yoktur.
  • B) Önemlilik seviyesinin düşürülmesi: Önemlilik seviyesi, denetçinin iş yükünü azaltmak için düşürülmez. Önemlilik, finansal tabloların kullanıcıları için ne kadar önemli olduğunu belirleyen bir kuraldır. Nakit önemsiz olduğu için denetçi daha az iş yapar, ancak bu "önemlilik seviyesini düşürmek" anlamına gelmez.
  • C) Denetim çalışmalarının detay testler ağırlıklı olarak yürütülmesi: Detay testleri yapmak çok zaman alır ve maliyetlidir. İç kontrol güçlü ve tutar önemsizken, tüm işlemleri tek tek detaylıca kontrol etmek (detay testi) verimsizdir. Bunun yerine daha genel ve ara dönem kontrolleri yeterlidir.
  • E) Denetim çalışmasında bir uzmandan faydalanılması: Bu iş için bir "uzman" (örneğin bir yazılım uzmanı veya değerleme uzmanı) gerekli değildir. Sıradan bir nakit tahsilatı ve iç kontrolü söz konusu olduğu için, denetçinin kendi bilgisi yeterlidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Zamanlaması" ve "İç Kontrolün Rolü" konularını iyi bilmelisin.

Özellikle şunu akılda tutmalısın: > İç kontrolü güçlü olan ve önemsiz işlemler olan durumlarda, denetçi işlemleri yıl sonuna kadar beklemek yerine, bunları yıl boyunca (ara dönemlerde) kontrol edebilir. Bu, denetim maliyetini düşürür ve iş yükünü dağıtır.

Başarılar dilerim!

Soru 9 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Bir denetçinin üretim miktarını tahmin ederken; işçi sayısı ve enerji giderlerinden faydalanması aşağıdaki analitik prosedürlerden hangisinin kullanıldığını gösterir?

  • A)Dikey analiz
  • B)Trend analizleri
  • C)Oran analizleri
  • D)Karşılaştırmalı tablolar analizi
  • E)Ussallık testleri
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "E" (Ussallık Testleri)?

Öncelikle sorunun senaryosuna bakalım: Bir denetçi, üretim miktarını tahmin etmeye çalışıyor. Ancak bunu yaparken doğrudan üretim verisine bakmıyor; bunun yerine işçi sayısı ve enerji giderleri gibi başka verileri kullanıyor.

Buradaki mantık şudur:

  • Üretim miktarı artarsa, işçi sayısı ve enerji tüketimi de mantıklı bir şekilde artmalıdır.
  • Eğer işçi sayısı ve enerji gideri yüksekse ama üretim miktarı düşükse, bu bir uyumsuzluk (ussallık bozukluğu) gösterir.
  • Denetçi, bu iki farklı veri grubu arasındaki mantıksal ilişkiyi kontrol ederek bir tahmin yürütür.

Bu türden, bir hesap kaleminin (üretim) başka bir hesap kalemiyle (işçi sayısı, enerji) olan mantıksal ve fiziksel ilişkisini kontrol edip tahmin yürütme işlemine Ussallık Testleri denir. Yani, "Bu kadar işçi ve enerji harcanmışsa, üretilen ürün miktarı şuna benzer olmalı" diyerek bir beklenti oluşturup bunu gerçek rakamla kıyaslamaktır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu senaryoya uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Dikey Analiz: Bu yöntemde bir yılın veya dönemin tüm kalemleri, o dönemin toplam bir tutarına (örneğin Toplam Satışlar veya Toplam Varlıklar) oranlanır. Soruda ise iki farklı kalemin birbirine oranı değil, birinin diğerine olan fiziksel bağımlılığı söz konusu.
  • B) Trend Analizleri: Bu yöntem, bir kalemin geçmiş yıllardaki değişimini inceler. Örneğin, "Geçen yıl 100 birim ürettik, bu yıl 120 birim ürettik" gibi. Soruda ise geçmiş yıllar değil, farklı kalemler arası ilişki var.
  • C) Oran Analizleri: Bu, finansal tabloların genel sağlığını ölçmek için kullanılan oranlardır (örneğin Kârlılık Oranı, Borçluluk Oranı). Sorudaki gibi fiziksel bir üretim-enerji ilişkisi değil, finansal oranlar söz konusudur.
  • D) Karşılaştırmalı Tablolar: Bu, sadece bir yılın kalemlerini bir önceki yılın kalemleriyle yan yana koyup farkları göstermektir. Sorudaki gibi bir tahmin yöntemi değil, sadece bir gösterim tekniğidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim dersinin "Analitik Prosedürler" konusunu iyi öğrenmen gerekir. Özellikle analitik prosedürlerin türlerini ve ne zaman kullanıldığını ayırt etmelisin.

Özetle: Bir kalemin fiziksel veya mantıksal olarak başka bir kalemle olan ilişkisini kontrol edip tahmin yürütüyorsan, bu bir Ussallık Testidir.

Doğru cevap: E

Soru 10 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

I. Alternatif denetim prosedürlerini uygulayarak stokların mevcudiyeti ve durumuyla ilgili yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek mümkün olmasa bile denetçi mesleki yargısını kullanarak olumlu görüş verebilir. II. Stok sayımına katılımın çok maliyet ve emek gerektirmesi, alternatifi bulunmayan bir prosedür olsa bile, denetçinin stok sayımına katılımı zorunluluğunu ortadan kaldırır. III. Fiziki stok sayımına ilişkin gerçekleştirilen prosedürler, denetçinin risk değerlendirmesine, denetim planına ve uygulanan denetim prosedürlerine bağlı olarak, kontrol testleri veya maddi doğrulama prosedürleri işlevi görebilir. Yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I ve II
  • D)I ve III
  • E)II ve III
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Hadi gel, madde madde inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "Yalnız III" (B Şıkkı)?

III. Madde: "Fiziki stok sayımına ilişkin gerçekleştirilen prosedürler, denetçinin risk değerlendirmesine, denetim planına ve uygulanan denetim prosedürlerine bağlı olarak, kontrol testleri veya maddi doğrulama prosedürleri işlevi görebilir."

Bu ifade doğrudur. Denetimde tek bir yöntem yoktur; her durum değişir. Eğer senin risk değerlendirmen düşükse ve stok sayımı çok güvenilirse, bu sayımı "kontrol testi" olarak kullanabilirsin. Ancak risk yüksekse veya stoklar karmaşıksa, aynı sayım işlemini "maddi doğrulama" (detaylı test) olarak kullanmak zorunda kalabilirsin. Yani stok sayımı, denetçinin planına göre esnek bir araçtır ve farklı işlevler görebilir. Bu, denetim standartlarının en temel esneklik ilkesidir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer iki maddeyi neden reddettiğimizi görelim:

  • I. Madde (Yanlış): "Alternatif denetim prosedürlerini uygulayarak stokların mevcudiyeti ve durumuyla ilgili yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek mümkün olmasa bile denetçi mesleki yargısını kullanarak olumlu görüş verebilir."
  • Neden Yanlış? Denetimde en önemli kural "Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı"dır. Eğer stokların varlığını (mevcudiyetini) kanıtlayacak hiçbir yol yoksa (ne fiziki sayım ne de alternatif yöntemler işe yarıyorsa), denetçi asla olumlu görüş veremez. Bu durumda "görüşten kaçınma" (ret) veya "olumsuz görüş" vermesi gerekir. Sadece "mesleki yargı" diyerek kanıt yokken olumlu görüş vermek, denetim etiğine ve standartlarına aykırıdır.
  • II. Madde (Yanlış): "Stok sayımına katılımın çok maliyet ve emek gerektirmesi, alternatifi bulunmayan bir prosedür olsa bile, denetçinin stok sayımına katılımı zorunluluğunu ortadan kaldırır."
  • Neden Yanlış? Maliyet ve emek, denetçinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi için geçerli bir mazeret olamaz. Eğer stok sayımı, stokların varlığını kanıtlamak için tek ve alternatif bulunmayan bir yöntemse, denetçi ne kadar zorlansa da, ne kadar pahalıya mal olsa mutlaka stok sayımına katılmalıdır. Maliyet, denetim standardını esnetmez.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları'nın özellikle şu iki konusunu iyi bilmelisin:

  • Yeterli ve Uygun Denetim Kanıtı: Kanıt yoksa olumlu görüş verilemez.
  • Stok Sayımına Katılım: Stok sayımı, stokların varlığını kanıtlamak için en önemli prosedürdür. Alternatif yoksa ve maliyetli olsa bile denetçi bu işe katılmak zorundadır.

Özetle:

  • Kanıt yoksa -> Olumlu görüş verilemez. (I. madde yanlış)
  • Maliyet yüksekse -> Sayıma katılmak zorunda değilsin denemez. (II. madde yanlış)
  • Sayım, risk ve plana göre kontrol veya maddi test olarak kullanılabilir. (III. madde doğru)

Bu mantıkla doğru cevap B) Yalnız III olur. Başarılar dilerim!

Soru 11 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi alacaklar hesabının denetiminde hile ihtimalini gösteren durumlara ilişkin örneklerden biri değildir?

  • A)Alacaklar hesabında az sayıda alacak veya düzeltme kaydının olması
  • B)Alacaklar hesabı yardımcı defteri ile kontrol hesabı arasında açıklanmayan farklılıkların bulunması
  • C)Müşteri hesap özetleri ile alacaklar hesabı yardımcı defteri arasında açıklanmayan farklılıkların bulunması
  • D)Alacaklar için gönderilen teyit mektuplarına beklenenden daha az veya daha fazla sayıda cevap gelmesi
  • E)Alacakların hasılattan daha hızlı büyümesi
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Alacaklar Hesabı'nda bir hile (dolandırıcılık) olup olmadığını anlamak için hangi işaretlerin (kırmızı bayrakların) bize yol gösterdiğini soruyor.

Hile yapmaya çalışan birinin en büyük korkusu, işlemlerinin çok fazla ve karmaşık olmasıdır. Çünkü ne kadar çok işlem varsa, o kadar çok hata yapma ve yakalanma riski vardır. Bu yüzden hile yapanlar genellikle işlemleri azaltmaya çalışırlar.

Şimdi gel, şıkları tek tek inceleyelim:

Neden Doğru Cevap A?

A) Alacaklar hesabında az sayıda alacak veya düzeltme kaydının olması

Bu durum hile ihtimalini göstermez, aksine normal bir durumu işaret edebilir.

  • Mantık: Eğer bir şirketin alacaklar hesabında çok az işlem varsa veya hiç düzeltme kaydı yoksa, bu genellikle işlemlerin az olduğunu gösterir. Hile yapan bir kişi, büyük bir alacak bakiyesini gizlemek veya sahte bir alacak yaratmak için genellikle çok sayıda sahte fatura keser, çok sayıda düzeltme kaydı yapar veya karmaşık işlemler düzenler.
  • Sonuç: "Az sayıda işlem" olması, hile yapma ihtimalini düşük gösterir. Soru da "hangisi hile ihtimalini gösteren durumlardan değildir?" diye sorduğu için, bu şık doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Hile İşareti Taşıyan)?

Diğer şıkların hepsi, bir hile yapma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteren klasik işaretlerdir:

  • B) Alacaklar hesabı yardımcı defteri ile kontrol hesabı arasında açıklanmayan farklılıkların bulunması:
  • Neden Tehlikeli? Yardımcı defter (müşteri bazlı) ile kontrol hesabı (genel bakiye) birbirine uymuyorsa, biri yanlış yazılmış veya biri kasıtlı olarak değiştirilmiştir. Bu, kayıtların manipüle edildiğinin en büyük işaretidir.
  • C) Müşteri hesap özetleri ile alacaklar hesabı yardımcı defteri arasında açıklanmayan farklılıkların bulunması:
  • Neden Tehlikeli? Müşteriye gönderilen özetle şirketin kendi defterindeki tutar uyuşmuyorsa, ya fatura kayıtları hatalıdır ya da alacaklar sahtedir. Bu da hile şüphesini artırır.
  • D) Alacaklar için gönderilen teyit mektuplarına beklenenden daha az veya daha fazla sayıda cevap gelmesi:
  • Neden Tehlikeli? Dışarıdan (müşteriden) gelen onaylar (teyit) beklenenden çok farklıysa, bu durum ya müşterilerin sahte olduğunu ya da şirketin müşterileriyle iletişimi gizlediğini gösterir. Bu da hile riskidir.
  • E) Alacakların hasılattan daha hızlı büyümesi:
  • Neden Tehlikeli? Şirketin sattığı malın (hasılat) büyüklüğüne göre alacaklar çok hızlı artıyorsa, bu genellikle sahte fatura kesildiği anlamına gelir. Yani şirket, satılmamış malları satılmış gibi gösterip alacakları şişirmeye çalışıyor olabilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim (Audit) konusundaki "Hile İşaretleri (Red Flags)" ve "Alacaklar Hesabı Denetim Prosedürleri" konularını iyi bilmelisin.

Özetle şunu akılda tut:

  • Hile yapanlar işlemleri karmaşıklaştırır, çok sayıda kayıt açar ve farklılıkları gizlemeye çalışır.
  • İşlemlerin çok az olması veya düzeltme kaydı olmaması ise genellikle hile değil, normal bir durumdur.

Başarılar dilerim!

Soru 12 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdaki durumların hangisi tek başına işletmelerin ilişkili taraf olduğunu göstermez?

  • A)İşletmelerin ortaklarının yakın aile üyeleri olması
  • B)İşletmelerin kontrole sahip ortaklarının aynı olması
  • C)İşletmelerin kamunun ortak kontrolü altında olması
  • D)İşletmelerin kilit yöneticilerinin aynı olması
  • E)İşletmelerin birbirleri üzerinde önemli etkiye sahip olması
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, "İlişkili Taraf" kavramını ve bunun işletmeler arası ilişkisini sorguluyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru? (İşletmelerin Kamunun Ortak Kontrolü Altında Olması)

Soru bize şunu soruyor: "Hangi durum, iki işletmenin birbirine 'ilişkili taraf' olduğunu tek başına göstermez?"

Buradaki kilit kelime "tek başına" ve "kamunun ortak kontrolü"dür.

  • Kural: Muhasebe standartlarına (TMS 24) göre, iki işletme sadece aynı kamunun (devletin veya kamu otoritesinin) kontrolü altında bulunsalar bile, bu durum onları otomatik olarak birbirlerinin "ilişkili tarafı" yapmaz.
  • Mantık: Devlet, yüzlerce farklı şirketi (örneğin; bir demiryolu şirketi ve bir hastane) aynı bütçeden yönetebilir. Ancak bu iki şirket birbirine borç para vermez, ortak yönetici atamaz veya birbirlerinin işlemlerine karışmaz. Sadece "aynı patronun (devletin) evlatları" olmaları, aralarında otomatik bir ticari ilişki kurdukları anlamına gelmez.
  • İstisna: Eğer bu iki işletme arasında işlemler varsa (örneğin biri diğerine mal satıyorsa veya ortak yönetici varsa) o zaman ilişkili taraf olurlar. Ama soruda sadece "aynı kamunun kontrolü altında olma" durumu tek başına verilmiş. Bu tek başına yeterli değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Neden İlişkili Taraf Olurlar?)

Diğer şıklar (A, B, D ve E), TMS 24'e göre doğrudan ve tek başına ilişkili taraf olduğunu gösteren durumlardır:

  • A) Ortakların yakın aile üyeleri olması: Eğer iki işletmenin ortakları birbirinin eşi, çocuğu veya kardeşi ise, arada otomatik bir "aile bağı" vardır. Bu durum onları ilişkili taraf yapar.
  • B) Kontrole sahip ortakların aynı olması: Eğer iki işletmenin de kontrolü elinde tutan kişi veya grup aynıysa, bu işletmeler birbirine bağlıdır. Bu açık bir ilişkili taraf durumudur.
  • D) Kilit yöneticilerin aynı olması: Eğer iki işletmenin de genel müdürü veya yönetici kurulu aynı kişilerden oluşuyorsa, kararlar aynı ağızdan çıkacağı için bunlar ilişkili taraftır.
  • E) Birbirleri üzerinde önemli etkiye sahip olması: Bir işletme diğerinin kararlarını belirleyecek kadar büyük bir etkiye sahipse (örneğin hisse oranı veya oy hakkı ile), bu da onları ilişkili taraf yapar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için TMS 24 - İlişkili Taraf Açıklamaları konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin: "Aynı kamu otoritesinin kontrolü altında olan işletmeler, aralarında işlemler yoksa, birbirlerinin ilişkili tarafı değildir." Bu, sınavlarda en çok karıştırılan ve "tek başına" ifadesiyle sorulan klasik bir durumdur.

Özetle:

  • A, B, D ve E şıkları ilişkili taraf olduğunu gösterir.
  • C şıkkı ise tek başına göstermez (doğru cevap).

Başarılar dilerim!

Soru 13 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Denetlenen işletmenin kiralamış olduğu taşınmazında, kiralanan taşınmaz için yapmış olduğu harcamaları Genel Yönetim Giderleri hesabına kaydetmesi, aşağıdaki yönetim iddialarından hangisinin test edilmesini gerektirir?

  • A)Hesap kesimi
  • B)Gerçekleşme
  • C)Tamlık
  • D)Doğruluk
  • E)Sınıflandırma
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı ve denetim dünyasında çok önemli bir kavram olan "Yönetim İddiaları"nı (Management Assertions) test etme becerini ölçüyor. Soruyu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "E" (Sınıflandırma)?

Öncelikle durumu hayal edelim: İşletme, kiraladığı bir bina için harcamalar yapmış. Bu harcamalar muhtemelen binanın tadilatı, boyası veya onarımıyla ilgili. Muhasebe sisteminde bu harcamaların nerede kaydedilmesi gerektiği tartışılıyor.

  • Doğru Muhasebe İşlemi: Eğer bu harcamalar binanın değerini artırıyor ve uzun vadeli fayda sağlıyorsa, bunlar "Maddi Duran Varlıklar" hesabına kaydedilmeli (sermaye gideri).
  • Yapılan Hata: İşletme bu harcamaları doğrudan "Genel Yönetim Giderleri" hesabına yazmış. Bu, bu harcamaların o yıl içinde tüketilecek bir gider (kararlı gider) olduğunu varsaymak demektir.

Buradaki sorun, paranın doğru hesapta olup olmadığıdır. Para doğru yerde mi yoksa yanlış yerde mi? Soru, "Bu harcamayı gider hesabına yazmak, hangi iddiayı test etmemizi gerektirir?" diye soruyor.

İşletme, bir varlık hesabına yazılması gereken bir kalemi, gider hesabına yazmıştır. Bu, kalemin hangi hesapta sınıflandırıldığı ile ilgilidir. Dolayısıyla denetçi, bu hatayı bulmak için "Sınıflandırma" (Classification) iddiasını test etmelidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu senaryoda doğru olmadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Hesap Kesimi (Cut-off): Bu konu, işlemin hangi dönemde kaydedildiği ile ilgilidir. Örneğin, 31 Aralık'ta yapılan bir harcamanın ertesi yılın 1 Ocak'ına kaydedilmesi hatasıdır. Soruda tarih hatası yok, sadece hesap hatası var.
  • B) Gerçekleşme (Existence/Occurrence): Bu, işlemin gerçekten olup olmadığını sorgular. Örneğin, hiç yapılmamış bir tadilat için para ödenmiş mi? Soruda harcamanın yapıldığı ve para ödendiği kabul ediliyor, sorun sadece hesabın yanlış seçilmesidir.
  • C) Tamlık (Completeness): Bu, eksik kayıt olup olmadığını sorgular. Örneğin, yapılan tüm harcamaların kayda geçirilip geçirilmediği. Soruda harcamalar kaydedilmiş, sadece yanlış yere kaydedilmiş.
  • D) Doğruluk (Accuracy): Bu, işlemin miktarının doğru yazılıp yazılmadığı ile ilgilidir. Örneğin, 100.000 TL'lik bir harcamanın 10.000 TL yazılması hatası. Soruda tutar hatası yok, hesap hatası var.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim ve Denetim Standartları" dersindeki "Yönetim İddiaları" (Management Assertions) konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu ayrımı yapmalısın:

  • Miktar hatası mı? (Doğruluk)
  • Dönem hatası mı? (Hesap Kesimi)
  • Hesap hatası mı? (Sınıflandırma) -> Cevap burasıdır.

Özetle: Bir kalemin "Varlık" yerine "Gider" hesabına yazılması, o kalemin sınıflandırma hatasıdır. Bu yüzden doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 14 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Denetçi tarafından uygun olmayan denetim prosedürlerinin kullanılması veya denetim kanıtının yanlış yorumlanması ve bir yanlışlık veya sapmanın tespit edilememesi durumu aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?

  • A)Önemli yanlışlık riski
  • B)Kabul edilebilir yanlışlık
  • C)Hile riski
  • D)Örnekleme riski
  • E)Örnekleme dışı risk
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, denetim dünyasında en sık karıştırılan kavramlardan birini, yani "Örnekleme dışı riski"yi sorguluyor. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap E (Örnekleme Dışı Risk)?

Soru senin şunu söylüyor: "Denetçi, denetim yaparken yanlış bir yöntem kullandı veya bulduğu kanıtı yanlış yorumladı. Sonuç olarak da bir hatayı (yanlışlığı) göremedi."

Buradaki en önemli nokta şudur: Denetçi, hatayı bulamamış çünkü ya yanlış bir yöntemle çalışmış ya da bulduğu veriyi yanlış okumuş.

  • Örnekleme Riski: Sadece "örneklem" (örneklem seçimi) ile ilgilidir. Yani, denetçi doğru yöntemi kullansa bile, seçtiği örneklemden dolayı hatayı kaçırabilir.
  • Örnekleme Dışı Risk: Bu, denetçinin yöntem hatası yapmasıdır. Denetçi, doğru olanı yapmaya çalışsa bile, elindeki prosedürler (yöntemler) yanlış kurgulanmıştır veya bulduğu kanıtı yanlış değerlendirmiştir. Bu durumda hatayı bulamama riski, örnekleme seçiminden bağımsız olarak, denetçinin kendi hatasından kaynaklanır.

Soru tam olarak bu durumu tarif ediyor: "Yanlış prosedür kullanmak" ve "yanlış yorumlamak", denetçinin kendi hatasıdır ve bu Örnekleme Dışı Risk'in en klasik örneğidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıklara neden bakmadığımızı kısaca açıklayalım:

  • A) Önemli yanlışlık riski: Bu, finansal tabloların baştan itibaren önemli hatalar içermesi riskidir. Soruda bahsedilen durum, denetçinin hatasıdır, tablonun kendisinin hatası değil.
  • B) Kabul edilebilir yanlışlık: Bu, denetçinin kabul edebileceği bir hata payıdır (materyalite). Soruda bir "hata payı" değil, bir "denetim hatası" anlatılıyor.
  • C) Hile riski: Bu, kasıtlı olarak yapılan hataların riskidir. Soruda kasıt değil, denetçinin yöntem hatası ve yanlış yorumu var.
  • D) Örnekleme riski: Bu risk, denetçi doğru çalışsa bile, seçtiği örneklemden dolayı hatayı kaçırma ihtimalidir. Soruda ise "yanlış prosedür kullanma" ve "yanlış yorumlama" gibi denetçinin yöntem hatası olduğu açıkça belirtilmiş. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Riski konusunu iyi bilmelisin. Özellikle denetim riski bileşenlerini ve bunların alt başlıklarını ayırt etmelisin:

  • Önekleme Riski: Sadece örneklem seçiminden kaynaklanan risktir.
  • Örnekleme Dışı Risk: Denetçinin yöntem hatası (yanlış prosedür, yanlış yorumlama, dikkatsizlik vb.) kaynaklı risktir.

Özetle: Eğer soruda "denetçi yanlış yöntem kullandı" veya "yanlış yorumladı" gibi ifadeler geçiyorsa, cevap her zaman Örnekleme Dışı Risktir.

Başarılar dilerim!

Soru 15 · 2019/2 · Muhasebe Denetimi

Örneklem seçiminde kullanılabilecek yöntemlere ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Parasal birim örneklemesi değer ağırlıklı bir seçim yöntemidir.
  • B)Gelişigüzel seçim yöntemi istatistiki bir yöntem değildir.
  • C)Blok seçim denetim örneklemesinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.
  • D)Rastgele (tesadüfi) seçim istatistiki bir seçim yöntemidir.
  • E)Sistematik seçim yönteminde anakitle örnekleme aralıklarına bölünür.
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Soru, Denetim Örneklemesi konusundaki yöntemlerin hangisinin yanlış tanımlandığını soruyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap (Yani Sorunun "Yanlış" İfadesi)?

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye sorulduğu için, biz yanlış olan ifadeyi bulmalıyız.

C) Blok seçim denetim örneklemesinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. ifadesi yanlıştır.

  • Neden? Blok seçim (Block Selection), denetimde hiçbir zaman sıklıkla kullanılan veya önerilen bir yöntem değildir.
  • Mantığı: Blok seçimde, anakiteden arka arkaya gelen bir grup (blok) seçilir. Örneğin, 1000 faturadan 100'ünü seçmek yerine, ilk 100 faturayı veya son 100 faturayı seçersiniz. Bu yöntem, seçilen bloğun anakiteyi temsil etme ihtimalinin çok düşük olmasından dolayı istatistiksel olarak çok risklidir.
  • Gerçek: Denetim standartlarına göre, blok seçim yöntemi sadece çok nadir durumlarda ve çok özel koşullar altında kullanılabilir. Sıklıkla kullanılması, denetçinin örneklemin temsiliyetini kaybetmesine ve denetim riskini artırmasına neden olur. Bu yüzden bu ifade yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Yanlış" Değil)?

Diğer şıkların doğru tanımlar olduğunu bilmemiz gerekir, çünkü onlar "yanlış" değildir:

  • A) Parasal birim örneklemesi değer ağırlıklı bir seçim yöntemidir: Bu doğrudur. Bu yöntemde, değeri yüksek olan kalemlerin örnekleme girme ihtimali daha yüksektir. Yani "değer ağırlıklı"dır.
  • B) Gelişigüzel seçim yöntemi istatistiki bir yöntem değildir: Bu doğrudur. Gelişigüzel (haphazard) seçimde rastgelelik kuralı uygulanmaz, sadece önyargısız bir seçim yapılır. Bu yöntem istatistiksel hesaplamalarla desteklenmez.
  • D) Rastgele (tesadüfi) seçim istatistiki bir seçim yöntemidir: Bu doğrudur. Her bir birimin seçilme ihtimali eşittir ve bu yöntem istatistiksel çıkarım yapmaya olanak tanır.
  • E) Sistematik seçim yönteminde anakitle örnekleme aralıklarına bölünür: Bu doğrudur. Sistematik seçimde, anakite büyüklüğüne örneklem büyüklüğü bölünerek bir "aralık" (örneğin 10'da bir) bulunur ve bu aralıkla seçim yapılır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Örneklemesi" konusundaki "Örneklem Seçim Yöntemleri" başlığını iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ezberlemelisin:

  • Blok Seçim Yönteminin Riski: Bu yöntemin neden istatistiksel olarak zayıf olduğunu ve neden sıklıkla kullanılmaması gerektiğini.
  • Yöntemlerin Sınıflandırılması: Hangi yöntemlerin istatistiksel (Rastgele, Sistematik, Parasal Birim), hangilerinin istatistiksel olmayan (Gelişigüzel) olduğunu.

Özetle: Sınavda "Blok seçim sıklıkla kullanılır" gibi bir ifade gördüğünde hemen şüphe et, çünkü bu ifade yanlıştır ve doğru cevap genellikle bu tür yanlış tanımlamadır.

Başarılar dilerim!

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz