2020/1 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2020/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 15 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesine ilişkin aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kaliteli bir denetim çalışması, çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi işleminin zamanında tamamlanmasına yönelik politika ve prosedürler oluşturmasını gerektirir.
  • B)Denetçi, çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi işlemini tamamladıktan sonra, çalışma kağıtlarında istediği her tür değişikliği herhangi bir husus gözetmeksizin yapabilir.
  • C)Çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi işleminin tamamlanması, yeni denetim prosedürlerinin uygulanmasını veya yeni sonuçlara ulaşılmasını içermeyen idari bir süreçtir.
  • D)Denetçi, çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi sürecinde, idari nitelikte olmak kaydıyla çalışma kâğıtlarında değişiklikler yapabilir.
  • E)Çalışma kağıtlarını saklama süresi normalde denetçi raporu tarihinden başlamak üzere Kurum tarafından belirlenen süreden daha fazla olamaz.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkı.

Hadi gel, neden B'nin yanlış olduğunu ve diğerlerinin neden doğru olduğunu birlikte inceleyelim.

🎯 Neden Doğru Cevap B?

B Şıkkı: "Denetçi, çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi işlemini tamamladıktan sonra, çalışma kağıtlarında istediği her tür değişikliği herhangi bir husus gözetmeksizin yapabilir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır.

Neden? Denetim süreci bittikten ve dosya "nihai" hale geldikten sonra, dosyaya müdahale etmek çok hassas bir konudur. Denetçi, dosyayı tamamladıktan sonra istediği her şeyi yapamaz. Eğer bir değişiklik yapmak zorunda kalırsa (örneğin bir hata fark edildiyse), bunu yaparken şu kurallara uymak zorundadır:

  • Değişikliği yapma nedenini yazmalıdır.
  • Değişikliği kimin ve ne zaman yaptığını kaydetmelidir.
  • Değişiklik, dosyanın içeriğini değiştirmemeli, sadece eksiklikleri gidermelidir.

B şıkkındaki "istediği her tür değişikliği" ve "herhangi bir husus gözetmeksizin" ifadeleri, denetim etiği ve standartlarına aykırıdır. Dosya üzerinde kontrolsüz bir değişiklik yapmak, denetim kalitesini ve güvenilirliğini yok eder.

❌ Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Yanlış" Olmadığı İçin Seçilmez)?

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Kaliteli bir denetim için dosyanın zamanında ve düzenli bir şekilde birleştirilmesi gerekir. Bu, denetim standartlarının temel bir gereğidir.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Dosyanın birleştirilmesi, denetim işleminin bittiği ve sadece dosyanın arşivlendiği bir idari süreçtir. Bu aşamada yeni denetim prosedürleri uygulanmaz veya yeni sonuçlar aranmaz. Sadece eksikler tamamlanır.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Dosya birleştirme sürecinde değişiklik yapılabilir, ancak bu değişiklikler sadece "idari nitelikte" olmalıdır (örneğin eksik bir imza eklemek, tarih düzeltmek). B şıkkındaki gibi serbest bir değişiklik değil, kurallı bir düzeltmedir.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Denetim dosyalarının saklama süresi, denetim raporunun tarihinden başlar ve kurumun belirlediği süreyi (genellikle 5-7 yıl) aşamaz. Bu, yasal bir zorunluluktur.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Standartları" ve özellikle "Denetim Dosyasının Hazırlanması ve Saklanması" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Dosya Tamamlama Tarihi: Dosya ne zaman kapanır?
  • Dosya Değişiklik Kuralları: Dosya kapandıktan sonra ne zaman ve nasıl değişiklik yapılabilir? (Neden, kim, ne zaman kaydı şarttır).
  • Saklama Süresi: Dosyalar ne kadar süre saklanmalıdır?

Özetle: Denetim dosyası kapandıktan sonra "istediğim gibi değiştiririm" demek büyük bir hatadır. Değişiklik yapmak isterseniz, bunu neden yaptığınızı ve nasıl yaptığınızı belgelendirmeniz gerekir. Bu kuralı ezberlersen bu soruyu rahatça çözersin.

Soru 2 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Denetçi, müşteri işletmenin kiralamış olduğu binada aydınlatma sisteminin tamamen yenilenmesine dair yapmış olduğu harcamayı gider olarak kaydettiğini tespit etmiştir. Denetçinin tespit etmiş olduğu bulgu sadece bu bilgi ışığında aşağıdaki yönetim beyanlarından hangisine aykırıdır?

  • A)Tamlık
  • B)Gerçekleşme
  • C)Sınıflandırma
  • D)Hesap kesimi
  • E)Doğruluk
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek adım adım çözelim. Sorunun mantığını kavramak, denetimde karşılaştığımız benzer durumları çözmen için çok önemli.

Neden Doğru Cevap C (Sınıflandırma)?

Öncelikle durumu basitleştirelim: İşletme, binayı kiraladı (yani mülk sahibi değildi). Ancak binadaki aydınlatma sistemini tamamen yeniledi ve bu harcamayı doğrudan "Gider" hesabına yazdı.

Buradaki temel sorun şudur:

  • Gider (Masraf): Sadece o yıl içinde tüketilen ve gelecekte fayda sağlamayan harcamalardır.
  • Yatırım (Varlık): Gelecek yıllarda da fayda sağlayacak, ömrü uzun olan harcamalardır.

İşletme, binayı yenilemiş ve bu yenileme muhtemelen binanın ömrünü uzatacak veya değerini artıracak bir yatırımdır. Bu harcamanın "Gider" olarak kaydedilmesi, bu işlemin hangi hesap grubuna (Varlık mı yoksa Gider mi?) ait olduğunun yanlış belirlenmesidir.

Denetimde bir işlemin doğru hesap hesabına yazılıp yazılmadığına bakmak "Sınıflandırma" (Classification) beyanı ile ilgilidir. İşletme, bu harcamayı "Gider" yerine "Yatırım" (Varlık) hesabına yazması gerekirken, yanlışlıkla "Gider" hesabına yazmıştır. Bu yüzden Sınıflandırma ilkesine aykırılık vardır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bu kadar uymadığını kısaca bakalım:

  • A) Tamlık: Bu ilke, "Tüm işlemler kaydedildi mi?" sorusuna cevap verir. Soruda işlemin kaydedildiği, sadece yanlış hesapta kaydedildiği belirtiliyor. Eksik bir kayıt yok, bu yüzden Tamlık ilkesi ihlal edilmemiş.
  • B) Gerçekleşme: Bu ilke, "Bu işlem gerçekten oldu mu?" sorusudur. Aydınlatma yenilenmiş, yani işlem gerçekleşmiş. Sadece muhasebe kaydı yanlış yapılmış. İşlemin varlığı tartışılmıyor.
  • D) Hesap Kesimi (Dönemsel): Bu ilke, "Harcamanın doğru yılın hesabına yazılması"dır. Soruda harcamanın "tamamen yenilenmesi" ve "gider olarak kaydedilmesi" vurgulanmış. Eğer bu harcamanın bir kısmı gelecek yıla ait olsaydı ve tümü bu yıla yazılmış olsaydı bu ilke devreye girerdi. Ancak burada sorun yıl değil, işlemin türüdür (Varlık mı Gider mi?).
  • E) Doğruluk: Bu ilke, "Miktarlar ve detaylar doğru mu?" sorusudur. Soruda harcamanın miktarının yanlış yazıldığından bahsedilmiyor, sadece "gider" olarak kaydedildiği belirtiliyor.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Varlık ve Gider Ayrımı" ve "Maliyetin Sermayeleştirilmesi" konusunu iyi bilmelisin.

Kural şudur: Bir işletme, mevcut bir varlığı (örneğin kiralanan bir binayı) yenileyen, onaran veya ömrünü uzatan harcamalar, genellikle "Varlık" hesabına yazılır (Sermayeleştirilir). Bu harcamalar, o yılın gideri olarak değil, varlığın değerinden düşülerek veya amortisman yoluyla gelecek yıllarda giderleştirilir.

Eğer harcamayı doğrudan "Gider" yazarsanız, Sınıflandırma hatası yapmış olursunuz.

Özetle: İşlem gerçekleşti, eksik yok, miktar doğru. Sadece "Bu para nereye yazılmalıydı?" sorusunun cevabı yanlış verildiği için doğru cevap C) Sınıflandırma'dır.

Soru 3 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdaki denetim prosedürlerinden hangisi maddi duran varlıklar için uygulanabilecek bir kontrol testidir?

  • A)Maddi duran varlıklara ilişkin önemli açıklamaların dipnotlarda yer alıp almadığının incelenmesi
  • B)Maddi duran varlıkların fiziki sayımından ve muhasebe kayıtlarından sorumlu personellerin denetlenen işletme tarafından belirlenip belirlenmediği
  • C)İşletmenin kayıtlarında gözüken maddi duran varlıkların var olup olmadıklarının incelenmesi
  • D)Duran varlıklara ilişkin kayıtdışı işlemin olup olmadığının incelenmesi
  • E)Duran varlıklar üzerinde haciz ve ipoteğin olup olmadığının incelenmesi
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle sorunun ne istediğine bakalım: "Kontrol testi" (Control Test) nedir? Denetimde iki tür test yaparız:

  • Uygunluk Testi (Kontrol Testi): İşletmenin iç kontrollerinin çalışıp çalışmadığını, kuralların uygulanıp uygulanmadığını kontrol ederiz. (Örn: "Bu işlemleri yaparken yetkili kişiler onay verdi mi?")
  • Ayrıntılı Test (Maddi Test): Varlıkların gerçekten var olup olmadığını, değerlerinin doğru yazılıp yazılmadığını kontrol ederiz. (Örn: "Fabrikadaki makineler gerçekten duruyor mu?")

Şimdi şıkları inceleyelim:

Neden Doğru Cevap B?

B) Maddi duran varlıkların fiziki sayımından ve muhasebe kayıtlarından sorumlu personellerin denetlenen işletme tarafından belirlenip belirlenmediği

Bu şık, bir kontrol testidir. Çünkü denetçi, "Makineleri sayacak olan kişi kim?" diye sorar. İşletme, bu işi yapacak kişileri önceden belirlemiş mi? Bu kişiler yetkili mi? Bu bir süreç ve iç kontrol kontrolüdür. Denetçi, varlığın kendisine dokunmadan, "işin nasıl yönetildiğini" ve "sorumluların belirlenip belirlenmediğini" kontrol eder. Eğer işletme bu kişileri belirlememişse, iç kontrol zayıftır ve denetçi bunu tespit eder. Bu yüzden bu bir kontrol testidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi Ayrıntılı Test (Maddi Test) türündedir. Yani denetçinin doğrudan varlığın kendisine veya kayıtların içeriğine dokunduğu testlerdir:

  • A Şıkkı: Dipnotların incelenmesi, sunum ve açıklama kontrolüdür. Varlığın varlığını değil, raporlarda doğru yazılıp yazılmadığını kontrol eder.
  • C Şıkkı: "Varlıkların var olup olmadığının incelenmesi" (Fiziki sayım), en klasik Ayrıntılı Test'tir. Denetçi makineyi görür, sayar. Bu bir kontrol testi değil, doğrudan varlık kontrolüdür.
  • D Şıkkı: Kayıtdışı işlemlerin incelenmesi, tamamlılık ilkesini test eden bir Ayrıntılı Test'tir. Kayıtlarda olmayan bir varlığın var olup olmadığına bakılır.
  • E Şıkkı: Haciz ve ipotek kontrolü, haklar ve yükümlülükler ilkesini test eden bir Ayrıntılı Test'tir. Varlığın üzerindeki yükümlülüğü doğrudan inceler.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Prosedürleri" konusundaki "Kontrol Testi (Uygunluk Testi)" ile "Ayrıntılı Test (Maddi Test)" arasındaki farkı iyi bilmelisin.

  • Kontrol Testi: "İşletme kurallara uyuyor mu?" sorusuna cevap arar. (Süreç odaklıdır).
  • Ayrıntılı Test: "Varlık gerçekten var mı, değeri doğru mu?" sorusuna cevap arar. (Sonuç odaklıdır).

Özetle: Soruda "kontrol testi" dendiği için, doğrudan varlığın kendisine dokunan C, D ve E şıklarını eleriz. A şıkkı da sunum kontrolüdür. Geriye kalan ve "sorumluların belirlenmesi" gibi bir süreç kontrolü yapan tek şık B şıkkıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi iç kontrol sisteminden etkilenmez?

  • A)Geçerli finansal raporlama çerçevesi
  • B)Denetim planı
  • C)Finansal tabloların hatalı olma riski
  • D)Denetim süresi
  • E)Denetim maliyeti
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A? (Geçerli Finansal Raporlama Çerçevesi)

İç kontrol sistemi, bir şirketin işleyişini düzenleyen kurallar bütünüdür. Ancak bu sistemin kendi içinde değişmeyen bir temel kuralı vardır: Geçerli Finansal Raporlama Çerçevesi.

Bunu şöyle hayal et: İç kontrol sistemi, bir binanın güvenlik sistemidir. Güvenlik sistemi (iç kontrol), binanın inşaat kurallarına (finansal raporlama çerçevesi) uymak zorundadır. Güvenlik sistemi ne kadar iyi olursa olsun, binanın inşaat kuralları (örneğin; Muhasebe Kanunu veya TMS/IFRS standartları) değişmez.

  • Mantık: İç kontrol sistemi, finansal tabloların bu çerçeveye uygun hazırlanmasını sağlamaya çalışır. Yani iç kontrol, çerçeveyi etkileyen değil, çerçeve içinde çalışan bir araçtır. Çerçeve (yasalar ve standartlar) sabittir; iç kontrol sistemi bu sabit çerçeveye göre çalışır, onu değiştirmez.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, bir denetçinin işini yaparken iç kontrol sisteminin güçlü veya zayıf olmasına göre değişen unsurlardır:

  • B) Denetim Planı: İç kontrol zayıfsa, denetçi daha fazla test yapar, planı değiştirir. İç kontrol güçlüyse plan daha hafif olur. (Etkilenir)
  • C) Finansal Tabloların Hatalı Olma Riski: İç kontrol sistemi ne kadar iyi olursa, hataplama riski o kadar düşer. İç kontrol yoksa risk artar. (Etkilenir)
  • D) Denetim Süresi: İç kontrol zayıf olduğunda denetçi daha fazla iş yapar, bu da süreyi uzatır. (Etkilenir)
  • E) Denetim Maliyeti: Süre ve iş yükü arttıkça denetim maliyeti de artar. İç kontrol kalitesi doğrudan maliyeti belirler. (Etkilenir)

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsız Denetim" dersinin "İç Kontrol ve Denetim Riski" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunu akılda tutmalısın: > İç Kontrol Sistemi, denetçinin denetim riskini (hata yapma ihtimalini) ve buna bağlı olarak denetim planını, süresini ve maliyetini belirler. Ancak iç kontrol sistemi, Muhasebe Standartları (Finansal Raporlama Çerçevesi) üzerinde bir etki yaratmaz; standartlar dışarıdan gelen bir zorunluluktur.

Özetle: İç kontrol, denetçinin işini kolaylaştırır veya zorlaştırır (B, C, D, E şıkları), ancak yasal raporlama kurallarını (A şıkkı) değiştirmez.

Soru 5 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi bağımsız denetim çalışmasında denetçinin amaçları arasında yer almaz?

  • A)Denetim riskini “sıfır” yapmak
  • B)Finansal tablolar hakkında görüş oluşturmak
  • C)Finansal tablolarda önemli yanlışlıklar olup olmadığını tespit etmek
  • D)Finansal tablolar hakkında raporlama yapmak
  • E)Finansal tablolar hakkında makul güvence vermek
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A?

Bağımsız denetimde en temel ve en önemli kural şudur: Denetçi, finansal tablolarda "sıfır" hata olacağını veya riskin tamamen yok olacağını garanti edemez.

Denetim süreci, finansal tabloların tüm işlemlerini tek tek kontrol etmek değil, örneklem (örnek bir kısmı) inceleyerek bir sonuç çıkarmaktır. Bu nedenle denetçi, finansal tablolarda makul güvence (yeterli ve uygun bir güven) sağlar. "Makul" kelimesi, "kesin" veya "sıfır" anlamına gelmez.

Eğer denetçi riski "sıfır" yapmaya çalışsaydı, bu hem imkansız olurdu hem de denetim maliyetini ve süresini kabul edilemez boyutlara taşırdı. Bu yüzden denetçinin amacı riski sıfırlamak değildir; riski kabul edilebilir bir seviyeye düşürmektir. Bu nedenle A şıkkı denetçinin amaçları arasında yer almaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Yani Neden Doğru Amaçlar)?

Diğer şıkların hepsi denetçinin yasal ve mesleki görevleridir:

  • B) Finansal tablolar hakkında görüş oluşturmak: Denetçinin en temel amacı, incelediği tabloların dürüst olup olmadığına dair bir "görüş" (olumlu, olumsuz, şüpheli veya görüş verilememiş) vermektir.
  • C) Finansal tablolarda önemli yanlışlıklar olup olmadığını tespit etmek: Denetim süreci, finansal tablolarda maddi (önemli) hataların veya hilelerin olup olmadığını bulmaya çalışır.
  • D) Finansal tablolar hakkında raporlama yapmak: Denetim bittiğinde denetçi, bulgularını ve görüşünü resmi bir denetim raporu ile kamuoyuna ve hissedarlara bildirir. Bu zorunludur.
  • E) Finansal tablolar hakkında makul güvence vermek: Daha önce de bahsettiğimiz gibi, denetçi kesinlik (sıfır risk) veremez, ancak makul güvence (yeterli bir güven) sağlar. Bu, denetimin temel hedefidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsız Denetimin Temel Amaçları ve Kapsamı" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisin:

  • Makul Güvence vs. Kesinlik (Sıfır Risk): Denetim asla %100 kesinlik veya sıfır risk sağlamaz.
  • Örneklem Yöntemi: Denetçilerin tüm işlemleri tek tek kontrol etmediği, bu yüzden riskin tamamen ortadan kaldırılamayacağı gerçeği.

Özetle; denetçi bir "hata avcısı" değil, "makul bir güven sağlayan" bir uzmandır. Bu yüzden riski sıfırlamak onun amacı değildir.

Soru 6 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi BDS 570 İşletmenin Sürekliliği Standardı’na göre, denetçinin denetim çalışmasını tamamlarken değerlendirebileceği işletmenin sürekliliği ile ilgili tehdit oluşturabilecek durumlardan biri değildir?

  • A)Temettü ödemelerindeki gecikme veya kesilmeler
  • B)Tedarikçilerle yapılan işlemlerde vadeli ödemeden, peşin ödemeye geçilmesi
  • C)Önemli hammadde darboğazı
  • D)Alacaklılara vade tarihinde ödeme yapılamaması
  • E)Kredi geri ödemelerini yapabilmek için yabancı paraların yerel para birimine çevrilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, BDS 570 İşletmenin Sürekliliği Standardı'na dayanıyor. Bu standardın temel amacı, denetçinin işletmenin önümüzdeki en az 12 ay boyunca faaliyetlerine devam edip edemeyeceğini değerlendirmesidir.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim ve neden doğru cevabın E olduğunu görelim.

Neden Doğru Cevap E?

E Şıkkı: "Kredi geri ödemelerini yapabilmek için yabancı paraların yerel para birimine çevrilmesi"

Bu durum, bir süreklilik tehdidi değil, aksine işletmenin sürekli çalışabilmesi için yaptığı normal bir finansal işlemdir.

  • Mantık: Bir işletmenin kredi borcunu ödemek için döviz bozdurması, kur riski yönetimi veya nakit akışı yönetimi kapsamında yapılan rutin bir işlemdir. Eğer bir işletme borcunu ödemek için döviz bozduruyorsa, bu onun borcunu ödeyebildiğini ve faaliyetlerine devam edebileceğini gösterir.
  • Süreklilik Tehdidi Nedir? Süreklilik tehdidi, işletmenin borcunu ödeyememesi, faaliyetlerini durdurması veya iflas etmesi riskidir. E şıkkındaki durum, borcun ödenmesini sağlayan bir eylemdir, borcun ödenememesi durumu değildir. Dolayısıyla bu bir tehdit oluşturmaz. Soru "tehdit oluşturabilecek durumlardan biri değildir" diye sorduğu için, tehdit olmayan tek seçenek olan E şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Tehdit Oluşturur)?

Diğer şıkların hepsi, işletmenin nakit akışının bozulduğunu ve iflas riski taşıdığını gösteren kırmızı bayraklardır:

  • A) Temettü ödemelerindeki gecikme veya kesilmeler: Şirketin hissedarlarına para verememesi, nakit sıkıntısının derinleştiğinin en belirgin işaretidir. Bu, yatırımcı güvenini sarsar ve bir süreklilik tehdididir.
  • B) Tedarikçilerle yapılan işlemlerde vadeli ödemeden, peşin ödemeye geçilmesi: Tedarikçiler artık vade tanımaz, peşin para ister. Bu, tedarikçilerin şirkete olan güvenini kaybettiğini ve şirketin nakit akışının çok kötü olduğunu gösterir. Bu da bir tehdittir.
  • C) Önemli hammadde darboğazı: Üretim yapabilmek için gerekli hammaddeyi alamamak, işin durmasına ve gelirin kesilmesine neden olur. Bu, operasyonel bir krizdir ve süreklilik tehdididir.
  • D) Alacaklılara vade tarihinde ödeme yapılamaması: Bu, en temel iflas işaretidir. Şirket borçlarını vaktinde ödeyemiyorsa, finansal olarak çökmüş demektir. Bu açık bir tehdittir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 570 İşletmenin Sürekliliği Standardı'nı iyi bilmelisin. Özellikle şu noktaları hatırlamalısın:

  • Süreklilik Tehdidi Belirteçleri: Nakit akışı sorunları, borçların ödenememesi, tedarikçi güveninin kaybı, hammadde sıkıntısı gibi durumlar "tehdit"tir.
  • Normal İşlem vs. Tehdit: Bir işletmenin borcunu ödemek için döviz bozdurması (E şıkkı), borcunu ödeyememesi (D şıkkı) ile karıştırılmamalıdır. Eylem, borcun ödenmesini sağlıyorsa tehdit değildir.

Özetle: Soru, "Hangisi bir sorun değildir?" diye soruyor. A, B, C ve D şıkları büyük sorunlardır (tehdittir). Sadece E şıkkı, sorunu çözmeye çalışan normal bir işlemdir. Bu yüzden doğru cevap E'dir.

Soru 7 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdaki işlemlerden hangisi stokların finansal tablolar açısından önemli olması durumunda stok hesaplarının denetimi ile ilgili olarak yanlıştır?

  • A)Denetçi, öngörülemeyen durumlardan dolayı fiziki stok sayımına katılamazsa, fiziki stok sayımını denetim prosedürlerinden çıkartabilir.
  • B)Denetçi test sayımlarını yapmak zorundadır.
  • C)Denetçi, işletmenin fiziki stok sayımı sonuçlarının kayıt ve kontrol edilmesine yönelik talimat ve prosedürlerini değerlendirmelidir.
  • D)Denetçi, varsa üçüncü bir tarafın emanetinde ve kontrolünde bulunan stokların miktar ve durumu ile ilgili teyitler talep etmelidir.
  • E)Denetçi, stokları tetkik etmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Öncelikle sorunun ne istediğine bakalım: Soru, stokların (mağazadaki ürünlerin, fabrikadaki hammaddelerin) finansal tablolarda çok önemli olduğu durumlarda, denetçinin (denetim yapan kişinin) yapması gereken işlemlerle ilgili yanlış olanı bulmamızı istiyor.

Neden A Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

A şıkkında şöyle deniyor: "Denetçi, öngörülemeyen durumlardan dolayı fiziki stok sayımına katılamazsa, fiziki stok sayımını denetim prosedürlerinden çıkartabilir."

Buradaki mantık şudur: Stoklar finansal tablolarda önemli ise, denetçi stokların gerçekten var olup olmadığını fiziki olarak görmelidir. Bu, denetimin en temel kurallarından biridir.

Eğer denetçi, "Hava durumu kötü oldu", "İşletme kapanık oldu" veya başka bir öngörülemeyen durum yüzünden fiziki sayıma katılamazsa, bu durumu görmezden gelip stok sayımını işlemler listesinden çıkaramaz. Çıkaramaz çünkü stokların varlığı kanıtlanmamış olur.

Bunun yerine denetçi şunları yapmalıdır:

  • Sayım tarihinden sonra stokları tekrar saydırıp kontrol etmelidir.
  • Sayım tarihinden önceki ve sonraki işlemleri (satın alımlar ve satışlar) detaylıca incelemelidir.
  • Bu alternatif prosedürler, stokların varlığını kanıtlamak için yeterli olmalıdır.

Yani, "öngörülemeyen durum" bahane edilerek stok sayımı işleminin tamamen atlanması yanlıştır. Bu yüzden A şıkkı, sorunun aradığı "yanlış ifade"dir ve doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların hepsi denetim standartlarına göre doğru işlemlerdir, bu yüzden onları "yanlış" olarak işaretleyemeyiz:

  • B Şıkkı (Doğru): Denetçi, işletmenin yaptığı sayımın doğruluğunu kontrol etmek için mutlaka kendi test sayımlarını yapmalıdır. Bu bir zorunluluktur.
  • C Şıkkı (Doğru): Denetçi, işletmenin sayım yaparken kullandığı talimatların ve kuralların (örneğin: "Stokları nasıl sayacağız?", "Eksikler nasıl kaydedilecek?") yeterli ve doğru olup olmadığını değerlendirmelidir.
  • D Şıkkı (Doğru): Eğer stoklar başka bir yerde (örneğin bir depoda veya başka bir firmada) duruyorsa, denetçi o yerden teyit (onay) mektubu istemelidir. Bu, stokların gerçekten orada olduğunu kanıtlar.
  • E Şıkkı (Doğru): Denetçi stokları tetkik etmelidir (yani kalite, durum ve değerini incelemelidir). Sadece saymak yetmez, stokların bozuk veya satılamaz durumda olup olmadığına da bakılmalıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları'nın özellikle "Stokların Sayımı ve Kontrolü" (TMS 141 veya ilgili denetim standartları) konusunu iyi bilmek gerekir.

Özetle kural şudur: Stoklar önemliyse, denetçi fiziki sayıma katılmak zorundadır. Katılamazsa, sayımı iptal edip işi bitiremez; bunun yerine alternatif ve yeterli başka kanıtlar toplamak zorundadır.

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçinin kendi inisiyatifi ile belirleyebileceği bir husus değildir?

  • A)Denetçi raporunun yazılı hazırlanıp hazırlanmayacağı
  • B)Önemlilik düzeyi
  • C)Denetim riski düzeyi
  • D)Denetim prosedürlerinin kapsam ve zamanlaması
  • E)Kanıtın, ilgili denetim hedefi için yeterli olup olmadığı
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocan sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A?

Sorunun anahtarı "denetçinin kendi inisiyatifi" yani "denetçinin kendi isteği ve tercihi" kısmında.

Bir denetim yaparken, denetçinin zorunlu olarak yapması gereken bazı işler vardır. Bunlar denetim standartları (TMS) tarafından belirlenmiştir ve denetçi bunları yapmamayı seçemez.

  • A Şıkkı (Doğru Cevap): Denetçi raporunun yazılı olarak hazırlanması zorunludur. Denetçi, "Ben bu raporu sözlü vereyim" veya "Raporu yazmayayım" diyemez. Yasalar ve denetim standartları, denetim sonuçlarının mutlaka yazılı bir raporla belgelendirilmesini şart koşar. Dolayısıyla, denetçinin bu konuda "kendi inisiyatifiyle" bir seçim yapma hakkı yoktur. Bu yüzden bu şık, denetçinin inisiyatifine bırakılmamış olan tek husustur ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (B, C, D ve E) denetçinin mesleki yargısına ve inisiyatifine bırakılmış alanlardır. Denetim her iş yeri için aynı değildir; bu yüzden denetçi kendi durumuna göre kararlar verir:

  • B) Önemlilik düzeyi: Denetçi, "Bu şirketin büyüklüğüne ve risklerine göre hangi hatayı önemsiz, hangisini önemli sayacağım?" diye kendi mesleki yargısıyla bir sınır belirler. Bu tamamen denetçinin inisiyatifindedir.
  • C) Denetim riski düzeyi: "Bu şirketin hata yapma ihtimali ne kadar?" sorusuna denetçi kendi analizine göre cevap verir ve riski bu doğrultuda değerlendirir.
  • D) Denetim prosedürlerinin kapsam ve zamanlaması: Denetçi, "Hangi işlemleri kontrol edeceğim, bunu ne zaman yapacağım ve ne kadar detaylı yapacağım?" kararını kendi inisiyatifiyle verir.
  • E) Kanıtın yeterli olup olmadığı: Denetçi, "Topladığım belgeler bu sonuca varmak için yeterli mi?" sorusunu kendi mesleki yargısıyla değerlendirir. Yetersiz görürse daha fazla kanıt ister.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları (TMS) ve özellikle Denetim Raporu ile Denetçinin Mesleki Yargısı arasındaki farkı bilmelisin.

  • Kural: Denetim standartları, denetçinin raporun yazılı olmasını zorunlu kılar. Ancak denetçinin nasıl denetim yapacağına (risk, önemlilik, prosedürler) karar vermesi mesleki yargı alanına girer ve inisiyatifindedir.

Özetle: Denetçi raporun yazılı olmasını seçemez (zorunludur), ancak raporun içeriğini ve nasıl hazırlanacağını kendi inisiyatifiyle belirler. Bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır.

Soru 9 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetçinin bağımsızlığına bir risk oluşturmaz?

  • A)Denetlenen işletmeden piyasa koşullarında denetim ücreti alınması
  • B)Denetlenen işletmenin sahipleri ile herhangi bir ortaklık bağının olması
  • C)Direkt veya dolaylı yoldan denetlenen işletmenin hisse senedine sahip olunması
  • D)Denetlenen işletmeden normal kredi koşullarının dışında kredi kullanmak
  • E)Denetlenen işletmenin ortak veya yöneticileri ile akrabalık bağının bulunması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın sana derste anlatıyor gibi sade bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden A?

Doğru cevap: A) Denetlenen işletmeden piyasa koşullarında denetim ücreti alınması

Bir denetçinin en önemli özelliği bağımsızlığıdır. Yani, denetim yaptığı şirketin yöneticilerinden veya sahiplerinden bağımsız olmalı, onlara karşı tarafsız bir duruş sergilemelidir.

A şıkkında, denetçi şirketin piyasa koşullarına uygun bir ücret alıyor. Bu normal bir ticari işlemdir. Eğer ücret, piyasa ortalamasından çok yüksekse veya çok düşükse bu bir risk yaratabilir; ancak "piyasa koşullarında" olması, denetçinin işini dürüst ve bağımsız bir şekilde yapmasına engel değildir. Bu, denetçilik mesleğinin temel işleyişidir ve bağımsızlığı tehdit etmez.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, denetçinin tarafsızlığını zedeleyecek ciddi riskler içerir:

  • B Şıkkı (Ortaklık Bağı): Eğer denetçi, denetlediği şirketin ortağıysa, kendi şirketinin başarısından doğrudan para kazanır. Bu durumda tarafsız olamaz.
  • C Şıkkı (Hisse Senedi Sahipliği): Denetçi, denetlediği şirketin hisselerine sahipse, şirketin değeri arttıkça kendi cebine para girer. Bu, en büyük bağımsızlık ihlallerinden biridir.
  • D Şıkkı (Normal Olmayan Kredi): Eğer denetçi, şirketin normal kredi koşullarının dışında (örneğin çok düşük faizle veya teminatsız) kredi kullanıyorsa, şirket yöneticisine borçlu olur. Bu borçluluk, denetçinin kararlarını etkileyebilir.
  • E Şıkkı (Akrabalık Bağı): Denetçi, şirketin yöneticisi veya ortağı ile akraba ise, duygusal bağlar nedeniyle tarafsızlığını yitirebilir. Mesleki etik kuralları buna izin vermez.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsızlık ve Etik Kurallar" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle Türk Muhasebe ve Denetim Standartları (TMS) ve Bağımsız Denetim Standartları altında yer alan "Bağımsızlık" ilkesini öğrenmelisin. Bu ilkeye göre; denetçinin maddi çıkarları, ailevi bağları veya ticari ilişkileri, denetim yaptığı şirketle çelişmemelidir.

Özetle: Denetçi, şirketle sadece "normal ticari bir ilişki" (piyasa fiyatında ücret) kurabilir. Ancak şirketle "ortaklık, hisse, borç veya aile" gibi özel bir bağı varsa bağımsızlığı biter ve denetim yapamaz.

Soru 10 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Denetçi stokların denetiminde aşağıdakilerden hangisini saptamaz?

  • A)Stokların istenen kalitede olup olmadıkları
  • B)Stokların doğru biçimde değerlenip değerlenmedikleri
  • C)Stoklara ilişkin sürekli envanter sisteminin güvenilir olup olmadığı
  • D)Stokların fiziken var olup olmadıkları
  • E)Stokların işletmenin sahipliğinde bulunup bulunmadıkları
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A?

Bir denetçi (denetim yapan kişi) işe başladığında asıl amacı, şirketin mali tablolarının gerçekçi ve doğru olup olmadığını kontrol etmektir. Stok denetimi yaparken denetçinin görevi şunlardır:

  • Var mı? (Fiziki kontrol) Stoklar gerçekten depoda duruyor mu? (D şıkkı)
  • Kimin? (Mülkiyet kontrolü) Bu mallar gerçekten şirketin mi, yoksa başkasının deposunda mı bekliyor? (E şıkkı)
  • Ne kadar? (Değerleme kontrolü) Stoklar doğru fiyattan ve doğru yöntemle kayıtlara geçilmiş mi? (B şıkkı)
  • Sistem çalışıyor mu? (İç kontrol) Şirketin stok takip sistemi güvenilir mi? (C şıkkı)

Ancak denetçinin görevi kalite kontrolü yapmak değildir. Denetçi, "Bu kumaşın kalitesi çok mu iyi yoksa çok mu kötü?" diye sormaz. Bu, üretim kalite kontrol biriminin veya satın alma departmanının işidir. Denetçi sadece stokların maliyetini ve varlığını doğrular. Kaliteyi saptamak denetçinin yetkisi ve sorumluluğu dışındadır. Bu yüzden A şıkkı denetçinin saptamadığı şeydir ve doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi denetçinin yapması gereken temel işlerdir:

  • B Şıkkı (Değerleme): Stokların değerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını kontrol etmek denetimin en önemli kısmıdır. Yanlışsa mali tablo yanlıştır.
  • C Şıkkı (Sistem): Eğer şirketin stok takip sistemi güvenilir değilse, denetçi mali tabloya güvenemez. Bu yüzden sistemi kontrol etmek zorundadır.
  • D Şıkkı (Fiziki Varlık): Stokların gerçekten var olup olmadığını görmek için denetçi genellikle depoya gider ve sayım yapar. Bu temel bir denetim prosedürüdür.
  • E Şıkkı (Mülkiyet): Şirketin kendi malını değil, başkasının malını stokta göstermesi hileye yol açar. Denetçi bunun önüne geçmek için mülkiyeti kontrol eder.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Stok Denetim Prosedürleri" ve "Denetçinin Sorumlulukları" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu hatırla: Denetçi, stokların "kalitesine" (kalite kontrolüne) bakmaz; sadece "varlığına, mülkiyetine ve değerine" bakar.

Soru 11 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Denetim için başvuran müşterinin kabul edilip edilmeyeceği veya var olan bir müşteri ile devam edilip edilmeyeceği aşağıdaki denetim süreçlerinden hangisinin kapsamındadır?

  • A)Sözleşme Öncesi Faaliyetler
  • B)Denetim Planının Hazırlanması
  • C)Denetim Planının Uygulanması
  • D)Raporlama Aşaması
  • E)Denetim programının Hazırlanması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "A" (Sözleşme Öncesi Faaliyetler)?

Düşün ki bir denetim firmasına gittin ve "Bana denetim yapar mısınız?" dedin. Firma seninle hemen sözleşme imzalamadan önce seninle ilgili bazı kontroller yapar. Bu aşamada şunları sorarlar:

  • Müşteri kim? (Bu şirketin itibarı ve durumu nedir?)
  • Bağımsızlık var mı? (Firma bu müşteriyle çalışabilir mi, yoksa bir çıkar çatışması var mı?)
  • Etik kurallara uyuyor muyuz?

Eğer bu kontroller sonucunda müşteri kabul edilemez bulunursa, hiçbir sözleşme imzalanmaz ve işe başlanmaz. Eğer kabul edilebilirse, o zaman sözleşme imzalanır ve işe başlanır.

Yani, "Bu müşteriyi alalım mı, yoksa almayalım mı?" kararı, sözleşme imzalanmadan önce alınan bir karardır. Denetim standartlarına göre bu aşamaya "Sözleşme Öncesi Faaliyetler" (veya Müşteri Kabulü ve Devamı) denir. Bu yüzden doğru cevap A'dır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca şöyle açıklayabiliriz:

  • B) Denetim Planının Hazırlanması: Bu aşamada müşteri zaten kabul edilmiştir. Artık "Bu işi yapalım mı?" sorusu değil, "Bu işi nasıl yapacağız?" sorusu sorulur. Planlama, kabulden sonra gelir.
  • C) Denetim Planının Uygulanması: Bu, işin en yoğun kısmıdır. Müşteri kabul edilmiş, plan hazırlanmış ve şimdi denetim saha çalışmaları (örneklem alma, inceleme vb.) yapılıyor. Kabul aşaması çoktan bitmiştir.
  • D) Raporlama Aşaması: Bu, işin en son aşamasıdır. Denetim bitti, bulgular toplandı ve rapor yazılıyor. Müşteri kabulü çoktan yapılmış ve bitmiştir.
  • E) Denetim Programının Hazırlanması: Bu, planın detaylandırılmış halidir. Yine işin nasıl yapılacağına dair detaylardır. Müşterinin kabul edilip edilmeyeceği sorusu bu aşamada değil, çok önce çözülür.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Süreçleri" ve özellikle "Müşteri Kabulü ve Devamı" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle kural şudur: Bir denetim firması, bir müşteriyle sözleşme imzalamadan önce o müşteriyi kabul edip etmeyeceğine karar verir. Bu karar aşamasına Sözleşme Öncesi Faaliyetler denir. Eğer firma bu aşamada müşteriyi reddederse, denetim süreci hiç başlamaz.

Soru 12 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Denetim riskine ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetim risk modelinde tespit edememe riski kontrol edilebilen değişkendir.
  • B)Belirlenen denetim riski denetim sırasında bulunan kanıtlara göre değiştirilebilir.
  • C)Yapısal risk ve kontrol riski denetçi tarafından toplanan kanıt miktarına dayalı olarak azalır.
  • D)Toplam denetim riski bağımsız denetçinin kabul etmeye hazır olduğu risk düzeyidir.
  • E)Denetim riski; yapısal risk, kontrol riski ve tespit edememe risklerinin birleşik olasılığıdır.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Öncelikle sorunun ne istediğine bakalım: "Hangi bilgi yanlıştır?" diyor. Yani doğru olanı değil, yanlış olanı bulmamız gerekiyor.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

C şıkkı şunu diyor: "Yapısal risk ve kontrol riski denetçi tarafından toplanan kanıt miktarına dayalı olarak azalır."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun cevabıdır. Nedenini şöyle düşün:

Denetimde riskler üç ana başlıkta incelenir:

  • Yapısal Risk (Doğal Risk): Şirketin iş yapış şekli, sektörün zorlukları gibi denetçinin elinde olmayan faktörlerdir.
  • Kontrol Riski: Şirketin kendi iç kontrollerinin ne kadar iyi çalıştığıdır. Bu da şirketin kendi kararlarıdır.
  • Tespit Edememe Riski: Denetçinin yaptığı işin yetersiz kalıp hatayı kaçırma riskidir.

Kritik Nokta: Denetçi ne kadar çok kanıt (delil) toplarsa, Tespit Edememe Riski azalır. Ancak denetçi ne kadar çok kanıt toplarsa toplansın, Yapısal Risk ve Kontrol Riski değişmez. Bu riskler şirketin kendi yapısından kaynaklanır, denetçinin kanıt toplamasıyla şirketin iç kontrolü veya sektör riski aniden düşmez.

Yani C şıkkı, denetçinin kanıt toplamasıyla bu iki riskin (Yapısal ve Kontrol) azalacağını söyleyerek yanlış bir mantık kurmuştur.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca görelim, böylece neden onları elerkeniz:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): "Tespit edememe riski kontrol edilebilen değişkendir." Evet, bu riski denetçi azaltabilir. Daha fazla test yapar, daha iyi kanıt toplarsa bu risk düşer. Bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): "Belirlenen denetim riski denetim sırasında bulunan kanıtlara göre değiştirilebilir." Evet, denetim sırasında beklenmedik bir hata bulursanız, başta tahmin ettiğiniz riski yeniden hesaplayıp değiştirebilirsiniz. Bu doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): "Toplam denetim riski bağımsız denetçinin kabul etmeye hazır olduğu risk düzeyidir." Evet, denetçi işi kabul ederken "Ben bu riski %5 kabul ediyorum" der. Bu kabul edilen risk düzeyidir. Doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): "Denetim riski; yapısal risk, kontrol riski ve tespit edememe risklerinin birleşik olasılığıdır." Bu, denetim risk modelinin temel formülüdür. Doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Risk Modeli" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin: > Denetçi sadece "Tespit Edememe Riski"ni kontrol edebilir ve azaltabilir. > Yapısal Risk ve Kontrol Riski şirketin kendi durumudur, denetçi bunları doğrudan azaltamaz. Denetçi sadece bu riskleri tahmin edip, tespit edememe riskini düşürerek toplam riski kabul edilebilir seviyeye çeker.

Özetle: C şıkkı, denetçinin kanıt toplamasıyla şirketin kendi risklerini (Yapısal ve Kontrol) azaltabileceğini söylediği için yanlıştır ve doğru cevaptır.

Soru 13 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

Denetim çalışmalarında öngörülemezlik faktörünün kullanılması aşağıdaki risklerden hangisinin azalmasına neden olur?

  • A)Hile riski
  • B)Finansal riskler
  • C)Faaliyet riski
  • D)Ekonomik riskler
  • E)Politik riskler
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden A (Hile Riski)?

Öncelikle sorunun anahtar kelimesi "öngörülemezlik faktörü"dür. Denetimde bu, denetçinin çalışmasını beklenmedik bir şekilde planlaması demektir.

  • Mantık: Eğer bir hile (dolandırıcılık) yapacak olan kişi, denetçinin ne zaman, hangi belgelere bakacağını veya hangi testleri yapacağını önceden tahmin edebilirse, hileyi çok daha kolay gizleyebilir.
  • Çözüm: Denetçi, "Bu yıl bütçeyi kontrol edeceğim" demek yerine, "Bütçeyi kontrol edeceğim ama bunu yapacağım zamanı ve yöntemini kimse bilmeyecek" der. Bu öngörülemezlik, hile yapmaya çalışan kişiyi şaşırtır ve hileyi gizlemeyi zorlaştırır.
  • Sonuç: Dolayısıyla, öngörülemezlik faktörü kullanıldığında, Hile Riski (A) azalır. Çünkü hile yapan kişi, denetçinin taktiklerini önceden bilemez.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • B) Finansal Riskler: Bu, şirketin borçlarını ödeyememe veya piyasa koşullarından zarar etme riskidir. Denetçinin çalışmasını gizli tutması, şirketin borç batağına sapmasını veya piyasa çökmesini engellemez.
  • C) Faaliyet Riski: Bu, şirketin iş süreçlerinin düzgün işlememesi veya verimsizlikten kaynaklanan risktir. Denetçinin öngörülemez çalışması, şirketin üretim hatasındaki bir sorunu otomatik olarak düzeltmez.
  • D) Ekonomik Riskler & E) Politik Riskler: Bunlar dış etkenlerdir (enflasyon, savaş, yasalar vb.). Denetçinin çalışma planını gizlemesi, ülkenin ekonomik durumunu veya siyasi kararlarını değiştirmez.

Özetle; öngörülemezlik sadece hile yapanın işini zorlaştırır, dış çevre risklerini (ekonomik, politik, finansal) etkilemez.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları ve özellikle "Denetim Riski" konusunu iyi bilmelisin.

  • Öğrenmen Gereken Kural: Denetim riski üç ana bileşenden oluşur: Doğruluk Riski, Kontrol Riski ve Hile Riski. Denetçi, hile riskini azaltmak için denetim prosedürlerini öngörülemez kılar. Bu, denetim planlamasının en önemli ilkelerinden biridir.

Başarılar dilerim! Bu mantığı oturtursan benzer soruları rahatça çözersin.

Soru 14 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 200 Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi Standardı’na göre, finansal tablolara ilişkin denetçi görüşü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşletmenin verimliliği hakkında güvence sağlamaz.
  • B)Finansal tabloların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğuna ilişkindir.
  • C)İşletmenin gelecekteki ekonomik başarısı hakkında güvence sağlar.
  • D)Finansal tablolara duyulan güveni arttırır.
  • E)Yönetimin işletme faaliyetlerini yürütmesinin etkinliği hakkında güvence sağlamaz.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır ve nedenini çok basit bir mantıkla anlatacağım.

Neden C Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış İfade)?

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. C şıkkı şunu diyor: "İşletmenin gelecekteki ekonomik başarısı hakkında güvence sağlar."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Çünkü bağımsız denetçinin en temel kuralı şudur: Denetçi, geleceği göremez ve geleceğe dair bir garanti vermez.

Bağımsız denetçi, geçmişte gerçekleşmiş işlemlerin ve finansal tabloların doğru mu, yoksa hatası var mı diye bakar. Gelecekte şirketin kâr edip etmeyeceğini, iflas edip etmeyeceğini veya ekonomik olarak başarılı olup olmayacağını kimse kesin olarak bilemez. Denetçi, finansal tabloların "gerçek ve doğru" olduğunu söyler, ancak "şirketin gelecekte de başarılı olacağına" dair hiçbir söz vermez. Bu yüzden C şıkkındaki "gelecekteki ekonomik başarı" ifadesi denetim standartlarına aykırıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir? (Yani Neden Cevap Değiller?)

Diğer şıkların doğru olduğunu, yani denetim standartlarına uygun olduğunu hatırlayalım:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Denetçi, işletmenin yönetiminin ne kadar verimli çalıştığını veya iş süreçlerinin ne kadar iyi işlediğini ölçmez. Sadece rakamların doğruluğuna bakar. Bu yüzden "verimliliğe güvence vermez" demesi doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Denetçinin ana işi, finansal tabloların muhasebe standartlarına (örneğin TMS/TFRS) uygun hazırlanıp hazırlanmadığını kontrol etmektir. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Finansal tabloların bağımsız bir uzman tarafından denetlendiğini bilmek, yatırımcılar ve halkın bu tablolara olan güvenini artırır. Bu da doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Yönetimin işleri ne kadar iyi yönettiği (etkinlik) denetçinin görevi değildir. Denetçi sadece "rakamlar doğru mu?" sorusuna cevap verir, "yönetim iyi mi?" sorusuna değil. Bu ifade de doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ezberlemelisin:

  • Denetçi geleceğe dair hiçbir tahmin veya garanti vermez.
  • Denetçi verimlilik veya etkinlik (işin nasıl yapıldığı) hakkında görüş bildirmaz.
  • Denetçi sadece geçmişe dönük finansal tabloların gerçek ve doğru (doğruluk ve uygunluk) olup olmadığına odaklanır.

Özetle: Denetçi bir "gelecek okuyucusu" veya "verimlilik uzmanı" değildir; o sadece geçmişin finansal tablolarının dürüstlüğüne tanıklık eder. Bu yüzden "gelecekteki başarı" vaadi veren C şıkkı yanlıştır.

Soru 15 · 2020/1 · Muhasebe Denetimi

BDS 500 Bağımsız Denetim Kanıtları Standardı’na göre, denetim kanıtlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bazı hâllerde bilginin bulunmaması durumu da bir denetim kanıtı teşkil eder.
  • B)Yönetimin faydalandığı bir uzman tarafından hazırlanmış bilgiler hiçbir zaman kanıt teşkil etmez.
  • C)Denetim kanıtları nitelik olarak kümülatiftir.
  • D)Dış bilgi kaynağından elde edilen bilgilerin ihtiyaca uygun olup olmadığı mütalaa edilir.
  • E)Daha önce yürütülen denetimlerden elde edilen bilgileri de içerebilir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Hadi gel, neden B'nin doğru cevap (yani yanlış ifade) olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu inceleyelim.

1. Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

Soruda "yanlış olan ifadeyi" bulmamız isteniyor. B şıkkı şunu diyor: "Yönetimin faydalandığı bir uzman tarafından hazırlanmış bilgiler hiçbir zaman kanıt teşkil etmez."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi?

  • Gerçek Hayat: Bir şirketin yönetimi, kendi işini daha iyi yapabilmek veya raporlarını hazırlayabilmek için bir uzmana (örneğin bir mühendise, avukata veya değerleme uzmanına) başvurabilir.
  • Denetçinin Görevi: Denetçi, bu uzman tarafından hazırlanan bilgileri doğrudan reddetmez. Bunun yerine, denetçi o uzmanın bağımsızlığını, yetkinliğini ve çalışmasının kalitesini kontrol eder. Eğer uzman yeterince yetkiliyse ve çalışması güvenilirse, bu bilgiler denetim kanıtı olarak kabul edilir.
  • Kural: "Hiçbir zaman" kelimesi bu şıkkı kesinlikle yanlış yapar. Denetim standartları, uzman görüşlerini bir kanıt olarak kullanmayı şart koşar, sadece denetçinin bu görüşü test etmesini ister.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Cevap Olamaz)?

Diğer şıkların doğru ifadeler olduğunu bilmemiz gerekir, çünkü soru "yanlış olanı" soruyor:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): "Bazı hâllerde bilginin bulunmaması durumu da bir denetim kanıtı teşkil eder."
  • Açıklama: Eğer bir belge yoksa veya bir işlem yapılmamışsa, bu "yokluk" bile bir kanıttır. Örneğin, bir şirketin borç kaydı yoksa, bu borcun olmadığını gösteren bir kanıttır.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): "Denetim kanıtları nitelik olarak kümülatiftir."
  • Açıklama: Bu çok önemli bir kuraldır. Tek bir kanıt (örneğin sadece bir fatura) bazen yeterli olmayabilir. Ancak denetçi, farklı kaynaklardan gelen kanıtları bir araya getirdiğinde (kümülatif), o kanıtların toplamı tek başına yeterli olmasa da bir arada güçlü bir kanıt oluşturur.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): "Dış bilgi kaynağından elde edilen bilgilerin ihtiyaca uygun olup olmadığı mütalaa edilir."
  • Açıklama: Dışarıdan gelen bilgi (örneğin bankadan alınan bakiye belgesi) her zaman doğru olmayabilir. Denetçi, bu dış bilginin kendi denetim ihtiyacına uygun olup olmadığını (doğruluğunu) kontrol etmek zorundadır.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): "Daha önce yürütülen denetimlerden elde edilen bilgileri de içerebilir."
  • Açıklama: Geçmiş yıllarda yapılan denetimlerden gelen bilgiler, bu yılki denetimde de kullanılabilir. Ancak denetçi, bu bilgilerin hala geçerli olup olmadığını güncellemek zorundadır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Kanıtları Standardı (BDS 500)'nı bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Uzman Görüşü: Yönetimin kullandığı uzmanların görüşleri, denetçi tarafından test edilirse geçerli kanıttır. Asla "hiçbir zaman" kabul edilmez denilemez.
  • Kümülatif Yapı: Kanıtların tek tek değil, bir arada değerlendirilmesi gerektiği.
  • Yokluk Kanıtı: Bilginin olmamasının da bir kanıt olabileceği.

Özetle: Sınavda "hiçbir zaman", "asla", "kesinlikle" gibi mutlak ifadeler içeren şıklara şüpheyle yaklaş. BDS 500'e göre, yönetimin uzmanı tarafından hazırlanan bilgiler, denetçi tarafından uygun görülürse mutlaka kanıt teşkil eder. Bu yüzden B şıkkı yanlıştır ve doğru cevaptır.

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz