2020/2 SGS Muhasebe Denetimi Soruları ve Çözümleri

2020/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Denetimi dersinden çıkan 16 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdaki denetim tekniklerinden hangisi denetlenen işletmenin bir maddi varlığına ilişkin var olma iddiasını test etmek amacı ile kullanılır?

  • A)Analitik Prosedürler
  • B)Yeniden hesaplama
  • C)Dış Teyit
  • D)Sorgulama
  • E)Tetkik
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, denetim teknikleri ve bunların hangi iddiayı test etmek için kullanıldığını sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim.

1. Neden Doğru Cevap "E) Tetkik"?

Sorunun anahtarı şudur: "Maddi varlık" ve "Var olma iddiası".

Bir işletmenin elinde bir bina, makine veya stok var. Denetçi bu varlığın gerçekten var olup olmadığını (yani "Var Olma" iddiasını) kanıtlamak istiyor. Bu durumda en doğrudan ve somut yöntem, o varlığın fiziksel olarak yerinde olup olmadığını kontrol etmektir.

  • Tetkik (Inspection): Denetçinin belgeleri incelediği veya maddi varlıkları fiziksel olarak incelediği bir denetim tekniğidir.
  • Örnek: Stok sayımı yapmak, bir binanın fiziksel durumunu görmek veya bir makinenin işyerinde durup durmadığını gözle görmek.
  • Bu işlem, "Bu varlık gerçekten var mı?" sorusuna en net cevabı verir. Bu yüzden E şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer teknikler farklı amaçlar için kullanılır ve doğrudan fiziksel varlığı kanıtlamazlar:

  • A) Analitik Prosedürler: Bu, rakamlar arasındaki mantıksal ilişkileri inceler. Örneğin, geçen yılki satışlarla bu yılki satışı kıyaslar. Bu yöntem, varlığın gerçekten orada olup olmadığını göstermez, sadece rakamların mantıklı olup olmadığını tahmin eder.
  • B) Yeniden Hesaplama: Bu, denetçinin kendi kendine hesap yapmasıdır. Örneğin, işletmenin yaptığı faiz hesabını tekrar yapıp doğru olup olmadığını kontrol eder. Bu, bir varlığın fiziksel varlığını değil, doğruluk iddiasını test eder.
  • C) Dış Teyit: Bu, üçüncü şahıslardan (örneğin bankadan veya müşteriden) yazılı onay almaktır. Genellikle varlık veya yükümlülük iddialarını destekler ama doğrudan fiziksel inceleme değildir. Daha çok alacakların varlığını kanıtlar.
  • D) Sorgulama: Bu, işletme çalışanlarına soru sormaktır. Birine "Stoklarınız var mı?" diye sormak, o varlığın gerçekten orada olduğuna dair yeterli kanıt oluşturmaz. Sadece bir beyandır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları içindeki "Denetim Kanıtları" ve "Denetim Teknikleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ezberlemelisin:

  • Var Olma (Existence) İddiası: Bir varlığın gerçekten var olup olmadığını test etmek için en güçlü teknik Tetkik (Fiziksel İnceleme) ve Dış Teyit'tir.
  • Var Olma iddiası için en somut yöntem, o varlığın gözle görülmesidir (Tetkik).

Özetle: Denetçi bir varlığın "gerçekten var olup olmadığını" anlamak istiyorsa, o varlığın gözle görülmesi (Tetkik) gerekir. Bu yüzden doğru cevap E'dir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi alınan ve verilen çeklerin denetimini yapan bir denetçinin iç kontrol sistemine ilişkin sorduğu sorular arasında yer almaz?

  • A)Çek ile ödeme ve tahsilat limitleri belirlenmiş midir?
  • B)Hatır çeki kullanılmakta mıdır?
  • C)Çek yaprakları basılı sıra numaralı mıdır?
  • D)Boş çek yapraklarının imzalanması yasaklanmış mıdır?
  • E)Çekin geçerli olabilmesi için birden fazla temsilci için “birlikte imza” koşulu aranmakta mıdır?
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Doğru cevap B şıkkıdır. Hadi bunu adım adım, sanki bir hocanın yanında oturmuş gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "B" Şıkkıdır?

Bir denetçi (SMMM), bir şirketin iç kontrol sistemini incelerken "riskleri önleyici" ve "yasal zorunlulukları" sorgular. Soruda, denetçinin iç kontrol sistemine ilişkin sorduğu sorular arasında "olmayan" soru soruluyor.

  • B şıkkı (Hatır çeki kullanılmakta mıdır?): "Hatır çeki", ticari bir işlemden ziyade, birine yardım etmek veya bir borcu ödemek için verilen, genellikle yasal bir ticari işlem niteliği taşımayan bir senettir.
  • Denetçilerin temel görevi, şirketin ticari işlemlerinin güvenliğini, yasalara uygunluğunu ve iç kontrollerin bu işlemleri nasıl yönettiğini kontrol etmektir.
  • "Hatır çeki" kullanımı, şirketin iç kontrol sisteminin bir parçası değildir; aksine, genellikle iç kontrol zayıflığına işaret eden veya ticari işlemler dışındaki özel bir durumdur. Denetçi, "Çek limitleri belirlendi mi?", "Çekler basılı mı?" gibi sistemsel ve prosedürel sorular sorar. Ancak "Hatır çeki kullanılıyor mu?" sorusu, bir iç kontrol prosedürü değil, şirketin özel bir uygulama durumudur ve denetçinin standart iç kontrol soruları arasında yer almaz.

Özetle: Denetçi, sistemin nasıl çalıştığını (limitler, imzalar, basılılık) sorar; "Hatır çeki kullanımı" ise sistemin bir parçası değil, dışarıda kalan özel bir durumdur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Soru Olarak) Değerlendirilir?

Diğer şıklar (A, C, D ve E), bir denetçinin mutlaka sorması gereken temel iç kontrol sorularıdır. Eğer bu sorulara "hayır" cevabı alınırsa, şirketin çek yönetimi çok riskli demektir.

  • A) Çek ile ödeme ve tahsilat limitleri belirlenmiş midir?
  • Neden Sorulur: Evet, sorması gerekir. Eğer limit yoksa, çalışanlar istedikleri kadar çek kesebilir ve şirket büyük kayıplar yaşayabilir. Limit belirlemek temel bir iç kontrol kuralıdır.
  • C) Çek yaprakları basılı sıra numaralı mıdır?
  • Neden Sorulur: Evet, sorması gerekir. Çekler basılı ve numaralı olmalıdır. Eğer el yazısıyla veya numaralı olmayan kağıtlar kullanılırsa, sahte çek çıkarma riski çok yüksek olur.
  • D) Boş çek yapraklarının imzalanması yasaklanmış mıdır?
  • Neden Sorulur: Evet, sorması gerekir. Boş çek imzalamak, şirketin en büyük risklerinden biridir. Denetçi, "Boş çek imzalamak kesinlikle yasak mı?" diye kontrol etmelidir.
  • E) Çekin geçerli olabilmesi için birden fazla temsilci için "birlikte imza" koşulu aranmakta mıdır?
  • Neden Sorulur: Evet, sorması gerekir. Büyük meblağlı çekler için "birlikte imza" (örneğin iki imza gereklidir) kuralı, tek bir kişinin yetkisizce çek kesmesini engeller. Bu çok önemli bir iç kontrol mekanizmasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "İç Kontrol Sistemleri" ve özellikle "Nakit ve Çek Yönetimi" konusunu iyi bilmelisin.

  • Öğrenmen Gereken Kural: Bir denetçi, şirketin nakit akışını ve çek işlemlerini denetlerken; limit belirleme, basılı numara kullanma, boş imza yasağı ve yetki devri (birlikte imza) gibi sistemsel ve önleyici kuralları sorgular.
  • "Hatır çeki" ise ticari bir iç kontrol prosedürü değil, özel bir durumdur ve denetçinin standart iç kontrol soruları listesinde yer almaz.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetim kanıtlarının yeterliliğini etkileyen unsurlardan biri değildir?

  • A)Denetçinin mesleki muhakemesi
  • B)Kanıtın uygunluğu
  • C)Belirlenen önemlilik seviyesi
  • D)Denetim sözleşmesi
  • E)Önemli yanlışlık riski
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı (Denetim Sözleşmesi) Doğru Cevap?

Öncelikle sorunun ne sorduğuna bakalak: "Denetim kanıtlarının YETERLİLİĞİNİ etkileyen unsurlardan biri hangisi değildir?"

Buradaki en kritik kelime "Yeterlilik"tir. Denetimde kanıtın yeterliliği, o kanıtın niceliğini (ne kadar çok olduğunu) ifade eder. Yani, elimizde ne kadar çok ve yeterli veri var?

Denetim kanıtlarının yeterliliğini etkileyen temel faktörler şunlardır:

  • Önemli yanlışlık riski: Risk ne kadar yüksekse, o kadar çok kanıt toplamamız gerekir.
  • Belirlenen önemlilik seviyesi: Önemlilik seviyesi düşükse, daha fazla kanıt toplamamız gerekebilir.
  • Denetçinin mesleki muhakemesi: Denetçinin tecrübesi ve kararları, ne kadar kanıt gerektiğini belirler.
  • Kanıtın uygunluğu: Eğer kanıtın kalitesi (uygunluğu) düşükse, niceliği (yeterliliği) artırmamız gerekir.

Denetim sözleşmesi ise, denetçi ile müşteri arasındaki hukuki ilişkiyi ve denetim kapsamını belirleyen belgedir. Sözleşme, "ne kadar kanıt toplayacağımızı" doğrudan belirlemez; bu karar yukarıda saydığımız risk ve muhakeme gibi teknik faktörlere dayanır. Dolayısıyla sözleşme, kanıtın yeterliliğini etkileyen bir unsur değildir. Bu yüzden D şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi kanıtın yeterliliğini doğrudan etkiler:

  • A) Denetçinin mesleki muhakemesi: Denetçi, riskleri değerlendirerek ne kadar kanıt gerektiğine karar verir. Bu, yeterliliği belirler.
  • B) Kanıtın uygunluğu: Kanıtın kalitesi (uygunluğu) düşükse, niceliği (yeterliliği) artırmak zorundayız. İkisi birbirini dengeler.
  • C) Belirlenen önemlilik seviyesi: Önemlilik seviyesi ne kadar düşükse, o kadar fazla kanıt toplamamız gerekir.
  • E) Önemli yanlışlık riski: Risk ne kadar yüksekse, o kadar fazla kanıt toplamamız gerekir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Kanıtları" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Yeterlilik (Nicelik) vs. Uygunluk (Kalite): Kanıtın "yeterliliği" ne kadar çok olduğunu, "uygunluğu" ise ne kadar doğru ve güvenilir olduğunu ifade eder.
  • Etkileyen Faktörler: Risk, önemlilik seviyesi ve muhakemenin kanıt miktarını nasıl belirlediğini ezberlemelisin.
  • Denetim Sözleşmesinin Amacı: Sözleşmenin sadece tarafların yükümlülüklerini ve denetim süresini belirlediğini, kanıt miktarını teknik olarak belirlemediğini bilmelidir.

Özetle: Denetim sözleşmesi bir "hukuki çerçeve"dir, kanıt miktarını belirleyen teknik bir "ölçüt" değildir. Bu ayrımı yapmak soruyu çözmeni sağlar.

Soru 4 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Denetim tekniklerinden dış teyide ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Dış teyitler belgelenmiş kanıtların bir türüdür.
  • B)Olumsuz teyitler hiçbir zaman tek başına maddi doğrulama prosedürü olarak kullanılamazlar.
  • C)Olumlu teyitlerin güvenilirliği, olumsuz teyitlerin güvenilirliğinden daha yüksektir.
  • D)Dış teyitler denetçi tarafından üçüncü kişilere gönderilir.
  • E)Dış teyitlere verilen cevap direkt bağımsız denetçiye gönderilmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle sorunun ne sorduğuna bakalak: "Dış teyitler" (yani denetçinin müşterinin borçlusu veya alacaklısı gibi üçüncü kişilere gönderdiği onay isteme yazıları) ile ilgili olanlardan hangisi YANLIŞ bir ifadedir?

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

B şıkkı şunu diyor: "Olumsuz teyitler hiçbir zaman tek başına maddi doğrulama prosedürü olarak kullanılamazlar."

Bu ifade YANLIŞTIR çünkü denetim standartlarına göre, olumsuz teyitler belirli koşullar sağlandığında tek başına da kullanılabilir.

  • Ne zaman tek başına kullanılabilir? Eğer risk düşükse, kontrol ortamı güçlüyse ve olası hataların çok az olacağına dair güçlü kanıtlar varsa, denetçi sadece "Olumsuz Teyit" göndererek işi bitirebilir.
  • Örnek: Bir banka hesabı bakiyesini doğrulamak için, "Eğer bakiye farklıysa lütfen bize haber verin" diyen bir olumsuz teyit göndermek, risk düşükse tek başına yeterli bir kanıt olabilir.

Yani, "hiçbir zaman" diyerek bunu kesin bir yasak gibi göstermek yanlıştır. Bu yüzden B şıkkı, sorunun aradığı "yanlış ifade"dir ve doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Yanlış Değil)?

Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca görelim, böylece neden elendiğini anlayabilirsin:

  • A Şıkkı (Doğru): Dış teyitler, denetçinin kendi gözlemlediği veya hazırladığı belgelerden ziyade, dışarıdan gelen ve bağımsız bir kaynaktan gelen kanıtlardır. Bu yüzden "belgelenmiş kanıtların bir türüdür" ifadesi doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru): Olumlu teyitler (karşı tarafın "Evet, doğru" demesi) daha güvenilirdir. Çünkü karşı tarafın cevap vermemesi bile bir risktir. Olumsuz teyitler ise (karşı tarafın "Hayır, yanlış" demesi) daha az güvenilirdir; çünkü cevap gelmezse, denetçi "belki cevap vermediler, belki de yanlış yazdılar" diye düşünmek zorunda kalır. Bu yüzden olumlu teyitlerin güvenilirliği daha yüksektir.
  • D Şıkkı (Doğru): Dış teyitlerin tanımı gereği, denetçi tarafından üçüncü kişilere (müşterinin borçlusu, alacaklısı, bankası vb.) gönderilir. Bu tanım doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Dış teyitlerin en önemli kuralı bağımsızlıktır. Cevaplar doğrudan denetçiye gelmelidir. Eğer cevaplar müşteriye (şirkete) gönderilirse, şirket cevapları değiştirebilir veya gizleyebilir. Bu yüzden cevapların direkt denetçiye gitmesi zorunludur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Dış Teyitler" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Olumlu vs. Olumsuz Teyit Farkı: Hangisi daha güvenilirdir? Hangisi ne zaman tek başına kullanılabilir?
  • Teyit Süreci: Cevapların nereye gönderilmesi gerektiği (doğrudan denetçiye).
  • Kanıt Türleri: Dış teyitlerin belgelenmiş kanıt sınıfında yer alması.

Özetle: Denetimde "hiçbir zaman" gibi kesin ifadeler genellikle şüphelidir. Olumsuz teyitler, risk düşükse tek başına kullanılabilir. Bu kuralı hatırlarsan, B şıkkının neden yanlış olduğunu hemen anlarsın.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Denetlenen işletme 5 yıllığına bir markanın franchise hakkını satın almıştır. Aşağıdakilerden hangisi gerekli olan denetim kanıtını sağlamasına rağmen ele alınan konu ile ilgili olarak tek başına yeterli ve uygun denetim kanıtı sayılmaz?

  • A)İşleme ilişkin muhasebe kayıtlarının kontrol edilmesi
  • B)Alış fiyatı ile ilgili olarak franchise hakkı veren işletmeye teyit talebi gönderilmesi
  • C)Sözleşmenin asıllarının temini
  • D)Alışa ilişkin yönetimden beyan mektubu istenmesi
  • E)Ayrılan amortisman tutarlarının yasal uygunluğunun incelenmesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM staja giriş sınavının en önemli konularından biri olan "Denetim Kanıtları" ve "Yeterlilik/Uygunluk" kavramlarını ölçüyor. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım açıklayalım:

Neden D Şıkkı Doğru? (Yönetimden Beyan Mektubu)

Soru bize şunu soruyor: "Hangisi kanıt sağlar ama tek başına yeterli değildir?"

D) Alışa ilişkin yönetimden beyan mektubu istenmesi şıkkı, denetimde en zayıf kanıt türlerinden biridir.

  • Neden? Beyan mektubu, yönetimin kendi kendine yazdığı bir beyandır. Yönetim, "Evet, bu işlemler doğru" der. Ancak denetçi, yönetimin bu beyanını tek başına kabul edemez. Çünkü yönetimin çıkarları olabilir, hata yapabilir veya kasıtlı olarak yanlış bilgi verebilir.
  • Kural: Denetim standartlarına göre, yönetimden alınan beyan mektubu, tek başına yeterli ve uygun denetim kanıtı olamaz. Bu mektup, diğer kanıtları desteklemek için kullanılabilir ama tek başına bir işlemin doğruluğunu kanıtlamaz. Bu yüzden soruda "tek başına yeterli ve uygun" denildiği için bu şık doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, C ve E), yönetimin beyanından daha güçlü ve bağımsız kanıtlardır. Bu kanıtlar tek başına da yeterli olabilirler:

  • A) Muhasebe kayıtlarının kontrolü: Kayıtların fiziksel olarak incelenmesi, işlemin kayıtlara yansımış olup olmadığını gösteren temel bir kanıttır.
  • B) Teyit talebi gönderilmesi: Franchise veren firmaya (üçüncü bir tarafa) yazı yazıp durumu doğrulatmak, en güvenilir kanıtlardan biridir. Dışarıdan gelen onay, yönetimin beyanından çok daha güçlüdür.
  • C) Sözleşmenin asıllarının temini: Orijinal sözleşmeyi elinde tutmak, işlemin varlığını ve koşullarını en somut şekilde kanıtlar.
  • E) Amortisman tutarlarının incelenmesi: Yasal mevzuata ve muhasebe ilkelerine göre amortisman hesabının yapılıp yapılmadığını kontrol etmek, teknik bir inceleme kanıtıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Kanıtlarının Nitelikleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisin:

  • Yeterlilik: Kanıtın miktarı ve kalitesi.
  • Uygunluk: Kanıtın işlemin doğruluğunu kanıtlama gücü.

Altın Kural: Denetimde yönetimden alınan beyanlar (beyan mektubu), tek başına yeterli ve uygun kanıt oluşturmaz. Mutlaka dışarıdan gelen belgeler, fiziki sayım, üçüncü şahıslardan teyit veya sözleşme gibi bağımsız kanıtlar ile desteklenmelidir.

Özetle; yönetimin "doğru" dediği bir şeyi, başka hiçbir kanıt olmadan kabul edemezsin. Bu yüzden D şıkkı tek başına yeterli değildir ve doğru cevaptır.

Soru 6 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

I. Kasa bakiyelerinin günlük trend analizinin yapılması II. Kasa işlemleri için yetkilendirilmiş personel olup olmadığının tespiti III. Döviz cinsinden olan nakit tutarın raporlama günü değerinin yeniden hesaplanması IV. İşletme yetkililerinin gözetiminde kasa sayımının yapılması Yukarıda verilen prosedürlerden hangileri kasa hesabının denetiminde maddi doğruluk testleri kapsamında değerlendirilir?

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I, III ve IV
  • D)II, III ve IV
  • E)I ve IV
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır. Gelin, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi adım adım inceleyelim.

Neden C Şıkkı Doğru? (Maddi Doğruluk Testi Nedir?)

Öncelikle "Maddi Doğruluk Testi" kavramını hatırlayalım. Bu testin amacı, bilançoda yer alan bir hesabın (burada Kasa hesabı) gerçekten var mıdır? ve kayıtlar doğru mu? sorularına cevap vermektir. Yani paranın fiziksel olarak orada olup olmadığını ve sayısının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını kontrol ederiz.

Şimdi sorudaki maddeleri tek tek inceleyelim:

  • I. Kasa bakiyelerinin günlük trend analizinin yapılması:
  • Doğru. Bu bir analizdir. Önceki yılların veya ayların kasa hareketlerine bakarak "Bu ayki çıkışlar normal mi?" veya "Bakiye beklenmedik şekilde arttı mı?" diye kontrol yaparız. Eğer bir sapma varsa, orada bir hata veya eksiklik olabilir. Bu, analitik inceleme yöntemidir ve maddi doğruluk testinin bir parçasıdır.
  • III. Döviz cinsinden olan nakit tutarın raporlama günü değerinin yeniden hesaplanması:
  • Doğru. Kasa hesabında döviz varsa, bilanço günü bu paraların TL karşılığını doğru hesaplamak gerekir. Eğer kur değişimi hesaplama hatası yapılırsa, kasa hesabı yanlış gösterilir. Bu işlem, doğruluğu (sayısal tutarın) kontrol eder.
  • IV. İşletme yetkililerinin gözetiminde kasa sayımının yapılması:
  • Doğru. Bu en temel ve en önemli testtir. Paranın fiziksel olarak kasa içinde olup olmadığını, sayısının kayıtlar ile örtüşüp örtüşmediğini görmek için sayım yapmak zorundayız. Bu, maddi varlığın varlığını ve miktarını kanıtlar.

Sonuç: I, III ve IV maddeleri, kasa hesabının doğru ve gerçekçi olup olmadığını kontrol eden işlemlerdir. Bu yüzden C şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi neden diğer şıkların içindeki maddelerin bu testin dışında kaldığını veya eksik olduğunu görelim:

  • II. Madde (Yetkilendirilmiş personel tespiti):
  • Bu madde "İşleyiş Testi" (veya İç Kontrol Testi) ile ilgilidir. Paranın doğru sayılıp sayılmadığını değil, sürecin düzgün işleyip işlemediğini kontrol eder. "Yetkili mi?" sorusu, paranın varlığına değil, sistemin kurallarına bakar. Bu yüzden maddi doğruluk testine girmez.
  • A ve B Şıkları:
  • Bu şıklar, yukarıda açıkladığımız II. maddenin (İşleyiş testi) doğru testlerle karıştırılmasından kaynaklanır. II. madde dahil edildiği için bu şıklar elenir.
  • D ve E Şıkları:
  • D şıkkı II. maddeyi içerdiği için yanlıştır. E şıkkı ise III. maddeyi (döviz hesabı) dışarıda bıraktığı için eksiktir. Döviz hesabı da kasa hesabının doğru değerini belirlemek için kritik bir maddi doğruluk testidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Prosedürleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramı birbirinden ayırmayı öğrenmelisin:

  • Maddi Doğruluk Testleri: Varlığın varlığını ve miktarını, değerini kontrol ederler. (Örnek: Sayım yapmak, analitik inceleme yapmak, döviz hesabını kontrol etmek).
  • İşleyiş Testleri: İç kontrol sisteminin çalışıp çalışmadığını, yetkilerin doğru dağıtılıp dağıtılmadığını kontrol ederler. (Örnek: Yetkili personel tespiti, imza yetkilerinin incelenmesi).

Özetle: Sınavda bir madde "sayım", "analiz", "tekrar hesaplama" içeriyorsa bu Maddi Doğruluk testidir. "Yetki", "onay", "uygunluk" içeriyorsa bu İşleyiş testidir. Soruda II. madde işleyiş testi olduğu için doğru cevapta yer almamalıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 7 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

BDS 550 İlişkili Taraflar standardına göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşletmenin dönem içinde söz konusu ilişkili taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirip gerçekleştirmediği konusunda yönetimin sorgulanması gerekir.
  • B)İlişkili taraf ilişkilerine ve işlemlerine ait geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak yeterli ve anlaşılabilir açıklamaların yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekir.
  • C)İlişkili taraflarla gerçekleştirilen önemli işlem ve düzenlemelere ilişkin yetki ve onay sürecine ait prosedürlerin yeniden uygulanması gerekir.
  • D)Yeni belirlenen ilişkili taraflarla gerçekleştirilen işlemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının kontrol edilmesi gerekir.
  • E)Geçerli finansal raporlama çerçevesinde ilişkili taraflarla ilgili herhangi bir hüküm bulunmuyorsa, denetçinin bu ilişki ve işlemler ile ilgili bilgi toplamasına gerek yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden E Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden "Yanlış" İfadesi E Şıkkında)?

Öncelikle sorunun ne istediğine bakalım: "Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?" diyor. Yani, yanlış olan ifadeyi bulmamız gerekiyor.

E şıkkı şunu diyor: "Geçerli finansal raporlama çerçevesinde ilişkili taraflarla ilgili herhangi bir hüküm bulunmuyorsa, denetçinin bu ilişki ve işlemler ile ilgili bilgi toplamasına gerek yoktur."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi?

BDS 550 (İlişkili Taraflar) standardının en temel mantığı şudur: İlişkili taraflar, normal piyasa koşullarından farklı işlemler yapabilir ve bu durum finansal tablolarda büyük bir risk oluşturabilir.

Eğer bir şirketin finansal raporlama çerçevesinde (örneğin TMS 24'te) ilişkili taraflar için özel bir hüküm yok gibi görünse bile, denetçinin "İlişkili taraf var mı?" sorusunu sorması ve varsa işlemleri incelemesi zorunludur. Denetçi, sadece kurallarda yazanları değil, gerçekte olan ilişkileri de sorgulamalıdır. Eğer bir ilişki varsa ve bu ilişki finansal tablolarda gizlenmişse, denetçinin bilgi toplamayı reddetmesi büyük bir hatadır. Dolayısıyla, "hüküm yoksa bilgi toplamaya gerek yok" demek, denetçinin görevini yapmaması demektir ve bu ifade yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değiller)?

Diğer şıklar (A, B, C ve D), BDS 550 standardının denetçinin yapması gereken doğru ve gerekli işlemleri tanımlar. Soru "yanlış olanı" sorduğu için bunlar cevap olamaz:

  • A Şıkkı: Yönetimin, dönem içinde ilişkili taraflarla işlem yapıp yapmadığını sorgulaması gerekir. Bu doğru bir gerekliliktir.
  • B Şıkkı: İlişkili taraf işlemlerinin finansal tablolarda yeterli ve anlaşılır şekilde açıklanıp açıklanmadığı kontrol edilmelidir. Bu doğru bir gerekliliktir.
  • C Şıkkı: İlişkili tarafla yapılan önemli işlemlerin yetki ve onay süreçlerinin tekrar kontrol edilmesi gerekir. Bu doğru bir gerekliliktir.
  • D Şıkkı: Yeni bulunan ilişkili tarafların işlemlerinin muhasebe kayıtlarının kontrol edilmesi gerekir. Bu doğru bir gerekliliktir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 550 (İlişkili Taraflar) standardını ve TMS 24 (İlişkili Taraflar Açıklamaları) konusunu iyi bilmelisin.

Özetle kural şudur: Denetçi, finansal raporlama çerçevesinde ilişkili taraflar için özel bir madde bulamasa bile, "İlişkili taraf var mı?" sorusunu sormak ve varsa işlemleri incelemek zorundadır. İlişkili tarafların varlığı, finansal tabloların dürüstlüğü açısından kritik bir risk alanıdır ve denetçi bunu görmezden gelemez.

Başarılar dilerim!

Soru 8 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme standardına göre, örneklem büyüklüğü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçinin anakitlede beklediği yanlışlık tutarındaki artış örneklem büyüklüğünü artırır.
  • B)Uygun hâllerde anakitlenin gruplandırılması örneklem büyüklüğünü azaltır.
  • C)Kabul edilebilir sapma oranındaki artış örneklem büyüklüğünü artırır.
  • D)Kabul edilebilir yanlışlıktaki artış örneklem büyüklüğünü azaltır.
  • E)Önemli yanlışlık riski düzeyindeki artış örneklem büyüklüğünü artırır.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Hadi gel, neden C'nin yanlış (yani sorunun doğru cevabı) olduğunu ve diğerlerinin neden doğru olduğunu inceleyelim.

1. Neden C Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Yanlış Bir İfade?)

Soruda "hangisi yanlıştır?" diye soruluyor. C şıkkı şunu diyor: "Kabul edilebilir sapma oranındaki artış örneklem büyüklüğünü artırır."

Bu ifade yanlıştır, bu yüzden doğru cevabımızdır. Mantığı şu:

  • Kabul edilebilir sapma oranı (tolerans hatası), senin "Bu kadar hatayı göze alabilirim" dediğin sınırdır.
  • Eğer bu sınır artarsa (yani daha fazla hataya izin veriyorsan), senin kontrol etmen gereken şeyler azalır. Daha az örnekle de işini bitirebilirsin.
  • Kural: Kabul edilebilir sapma oranı artarsa, örneklem büyüklüğü azalır.
  • C şıkkı ise tam tersini söylüyor: "Sapma oranı artarsa örneklem artar" diyor. Bu mantık hatasıdır.

> Özetle: Daha fazla hataya izin veriyorsan, daha az numune kontrol edersin. C şıkkı bunu tersine çevirdiği için yanlıştır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıkların hepsi bağımsız denetim standartlarına göre doğru ifadelerdir. Soru "yanlış olanı" sorduğu için bunları işaretleyemeyiz.

  • A Şıkkı (Doğru): Beklenen yanlışlık artarsa, senin "Bakalım ne kadar hata var?" demen gerekir. Daha fazla hata bekliyorsan, daha fazla örnekle kontrol etmelisin. Örneklem artar. (İfade doğru, cevap değil.)
  • B Şıkkı (Doğru): Anakitleyi gruplara ayırmak (stratifikasyon), işi parçalara böler. Her grup küçük olduğu için, toplamda daha az örnekle yeterli güveni sağlarsın. Örneklem azalır. (İfade doğru, cevap değil.)
  • D Şıkkı (Doğru): Kabul edilebilir yanlışlık artarsa (yani toleransın artarsa), C şıkkında anlattığımız gibi örneklem azalır. (İfade doğru, cevap değil.)
  • E Şıkkı (Doğru): Önemli yanlışlık riski artarsa, senin "Hata çıkma ihtimali çok yüksek, çok dikkatli olmalıyım" demen gerekir. Bu durumda örneklem artar. (İfade doğru, cevap değil.)

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme standardını ve Örneklem Büyüklüğünü Etkileyen Faktörler konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu ilişkiyi ezberlemen gerekir:

| Faktör | Değişim Yönü | Örneklem Büyüklüğüne Etkisi | | :--- | :--- | :--- | | Önemli Yanlışlık Riski | Artarsa | Artar | | Beklenen Yanlışlık | Artarsa | Artar | | Kabul Edilebilir Sapma (Tolerans) | Artarsa | Azalır | | Popülasyon Çeşitliliği | Artarsa | Artar |

Öğrenciye Not: Sınavda "Kabul edilebilir sapma" ile "Beklenen yanlışlık" kavramlarını karıştırmamaya dikkat et.

  • Beklenen yanlışlık artarsa -> Daha çok kontrol et (Örneklem Artar).
  • Kabul edilebilir sapma artarsa -> Daha az kontrol et (Örneklem Azalır).

C şıkkı bu ikinciyi tersine çevirdiği için sorunun doğru cevabıdır. Başarılar!

Soru 9 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi BDS 501 Bağımsız Denetim Kanıtları – Belirli Kalemler İçin Dikkate Alınması Gereken Özel Hususlar standardına göre yapılacak denetim işlemlerinden biri değildir?

  • A)İşletmenin faaliyet bölümleri arasındaki varlık ve maliyetlerin dağıtımı hakkında bilgi edinilmesi
  • B)Dava giderlerine ilişkin hesapların gözden geçirilmesi
  • C)Alacakların tahsil kabiliyetinin belirlenmesi
  • D)Yönetimin, fiziki stok sayım sonuçlarının kayıt ve kontrol edilmesine yönelik talimatlarına uygunluğun ve prosedürlerinin uygulanmasının gözlemlenmesi
  • E)Üçüncü bir tarafın emanetinde ve kontrolünde bulunan stokların miktar ve durumu ile ilgili teyit talep edilmesi
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır çünkü BDS 501, belirli kalemler için özel denetim işlemlerini üç alanda düzenler: stoklar (sayım gözlemi, üçüncü taraftaki stokların teyidi), dava ve talepler (hukuki giderlerin incelenmesi, hukuk müşavirine yazı) ve bölüm bilgileri. Alacakların tahsil kabiliyetinin değerlendirilmesi bu standardın konusu değildir; şüpheli alacak karşılığı gibi tahminler BDS 540 Muhasebe Tahminleri kapsamında ele alınır.

A şıkkı yanlıştır çünkü faaliyet bölümleri arasındaki varlık ve maliyet dağıtımına ilişkin bilgi edinmek, BDS 501'in bölüm bilgileri kısmında yer alır. B şıkkı yanlıştır çünkü dava giderlerine ilişkin hesapların gözden geçirilmesi, dava ve taleplerin belirlenmesi için öngörülen bir işlemdir. D şıkkı yanlıştır çünkü yönetimin fiziki sayım yönergelerine uyulup uyulmadığının gözlemlenmesi, sayıma katılım kapsamındaki stok işlemidir. E şıkkı yanlıştır çünkü üçüncü tarafın emanetindeki stokların miktar ve durumunun teyit edilmesi, standardın stoklarla ilgili işlemlerindendir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 501'in kapsamı stoklar, dava ve talepler ile bölüm bilgileriyle sınırlıdır.

Soru 10 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetim kanıtlarının güvenilirliğini etkileyen unsurlardan biri değildir?

  • A)Kanıtın maliyeti
  • B)Kanıt sağlayıcının bağımsızlığı
  • C)İç kontrol yapısının varlığı
  • D)Denetçinin kanıt üzerindeki etkisi
  • E)Kanıt üzerindeki uzman etkisi
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir denetim öğrencisi gibi düşünerek adım adım çözelim. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A (Kanıtın Maliyeti)?

Denetimde en önemli kural şudur: "Denetçinin amacı, kanıtın maliyetini değil, kanıtın güvenilirliğini ve yeterliliğini sağlamaktır."

Kanıtın maliyeti (ne kadar para tuttuğu), denetçinin kanıtı kullanıp kullanmamasına karar verirken dikkate alabileceği bir maliyet-fayda analizidir. Ancak, bir kanıtın güvenilirliği (doğruluk derecesi) maliyetine bağlı değildir. Örneğin; çok pahalı bir dış uzman raporu çok güvenilir olabilir, çok ucuz bir iç belge de çok güvenilir olabilir. Maliyet, kanıtın kalitesini veya güvenilirliğini değiştiren bir faktör değildir. Bu yüzden bu şık, güvenilirliği etkileyen unsurlar arasında yer almaz ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Güvenilirliği Etkiler)?

Diğer şıkların hepsi, bir kanıtın ne kadar güvenilir olduğunu belirleyen temel faktörlerdir:

  • B) Kanıt sağlayıcının bağımsızlığı: Eğer kanıtı sağlayan kişi (örneğin şirket çalışanı) bağımsız değilse ve şirketle çıkar ilişkisi varsa, verdiği kanıtın güvenilirliği düşer. Bağımsızlık, güvenilirliğin en önemli anahtarıdır.
  • C) İç kontrol yapısının varlığı: Şirketin iç kontrol sistemi güçlüyse, üretilen belgeler ve veriler daha güvenilirdir. Zayıf iç kontrol, kanıtın güvenilirliğini zedeler.
  • D) Denetçinin kanıt üzerindeki etkisi: Denetçinin kanıtı doğrudan kendisi elde etmesi (örneğin stok sayımı yapmak, banka bakiyesini kendisi sormak), kanıtın güvenilirliğini artırır. Eğer kanıtı sadece şirketin vermesi gerekiyorsa güvenilirlik daha düşüktür.
  • E) Kanıt üzerindeki uzman etkisi: Bir konuyu bilen uzman (örneğin bir mühendis veya hukukçu) tarafından hazırlanan veya değerlendirilen kanıt, denetçinin tek başına değerlendiremeyeceği kadar güvenilirdir. Uzmanlık, güvenilirliği artırır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Kanıtları" konusunu ve özellikle "Kanıtın Güvenilirliğini Etkileyen Faktörler" başlığını iyi öğrenmelisin.

Özetle şunu hatırla:

  • Bağımsızlık artarsa güvenilirlik artar.
  • İç kontrol güçlüyse güvenilirlik artar.
  • Doğrudan elde etme (denetçinin yaptığı) güvenilirliği artırır.
  • Uzmanlık güvenilirliği artırır.
  • Maliyet ise güvenilirlik ile ilgisizdir; sadece denetim maliyetini etkiler.

Başarılar dilerim!

Soru 11 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Denetçinin görüş bildirmekten kaçınması durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmiş demektir?

  • A)Genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden sapmalar mevcuttur.
  • B)Tutarlılık ilkesine uygunsuzluk söz konusudur.
  • C)Tam açıklama ilkesine uygunsuzluk söz konusudur.
  • D)İç kontrol sisteminde çeşitli eksik yanlar bulunmaktadır.
  • E)Denetçinin kanıt toplayamayacak kadar sınırlandırılması söz konusudur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle sorunun anahtar kelimesine bakalım: "Görüş bildirmekten kaçınma".

Bir denetçi, denetim raporunu hazırlarken genellikle "olumlu görüş", "olumsuz görüş", "görüşten kaçınma" veya "şüpheli görüş" seçeneklerinden birini seçer. Denetçinin "görüşten kaçınma" (veya görüş bildirmekten kaçınma) kararı vermesi, en ciddi durumlardan biridir.

Bu durum ne zaman olur? Denetçi, finansal tabloların doğru olup olmadığını kontrol etmek için gerekli olan delilleri (kanıtları) toplayamamışsa ve bu eksiklik, finansal tabloların tümüne veya önemli bir kısmına yayılmışsa, denetçi ne olumlu ne de olumsuz bir yargıya varamaz.

Bunu şöyle hayal et: Bir doktor hastayı muayene etmeye çalışıyor ama hastanın röntgenini çektiremiyor, kan tahlillerini yapamıyor ve hastayı da göremiyor. Bu durumda doktor "Hastanın durumu iyi" deyamaz, "Hastanın durumu kötü" deyamaz. Sadece "Yeterli veri olmadığı için bir yargıya varamıyorum" der.

Denetimde de durum aynıdır. Eğer yöneticiler denetçiye delil sunmayı engellerse veya delil toplayacak kadar bir sınırlandırma varsa (örneğin; stok sayımı yapılamamış, belgeler yok edilmiş, dışarıdan onaylar alınamamış), denetçi elini taşın altına koyamaz. Bu durumda E şıkkında belirtildiği gibi, "Denetçinin kanıt toplayamayacak kadar sınırlandırılması söz konusudur" ifadesi gerçekleşmiş demektir ve bu, "görüşten kaçınma" raporunun çıkmasına neden olur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu sorunun cevabı olmadığını kısaca inceleyelim:

  • A, B ve C Şıkları (Sapma ve Uygunluk Sorunları): Bu şıklar, finansal tabloların hatalı olduğunu gösterir.
  • Eğer genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinden sapma varsa (A), tutarlılık ilkesine uyulmamışsa (B) veya tam açıklama ilkesine uyulmamışsa (C), denetçi "Olumsuz Görüş" veya "Şüpheli Görüş" verir. Yani denetçi "Tablolar hatalı" der, ama "görüşten kaçınmaz". Bu durum, denetçinin elinde veri var ama veriler yanlış demektir.
  • D Şıkkı (İç Kontrol Eksikliği): İç kontrol sisteminde eksiklikler olması, denetçinin işini zorlaştırır ve denetim riskini artırır. Ancak iç kontrol eksikliği tek başına denetçinin "görüşten kaçınmasına" neden olmaz. Denetçi, iç kontrol eksikliklerini raporunda belirtir ve gerekli ek testler yapar, ancak elinde yeterli delil varsa yine de bir görüş (olumlu veya olumsuz) verebilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Raporu Türleri" ve "Denetim Kapsam Sınırlamaları" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle akılda kalması gereken kural şudur:

  • Tablolar Hatalıysa → Olumsuz Görüş veya Şüpheli Görüş.
  • Delil Toplanamıyorsa (Sınırlandırma Varsa) → Görüşten Kaçınma.

Başarılar dilerim!

Soru 12 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Aşağıdakilerden hangisi denetimin tamamlanması ve raporlama aşamasında yer almaz?

  • A)İç kontrol sisteminin etkinlik derecesinin belirlenmesi ve buna dönük kanıt toplanması
  • B)Çalışma kâğıtlarının gözden geçirilmesi
  • C)Müşteri işletmeden beyan mektubunun istenmesi
  • D)Bilanço sonrası olayların belirlenmesi
  • E)Denetim ekibi ile son değerlendirme toplantısının düzenlenmesi
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir denetim sürecinin "son aşamaları" ile "başlangıç/ortası aşamaları" arasındaki farkı anlamak üzerinden çözeceğiz. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Gel, adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap A?

Denetim süreci genellikle üç ana aşamadan oluşur: Planlama, Uygulama (Kanıt Toplama) ve Tamamlama (Raporlama).

  • A şıkkı: "İç kontrol sisteminin etkinlik derecesinin belirlenmesi ve buna dönük kanıt toplanması", denetimin uygulama aşamasında yapılır. Denetçi, işlemlerin nasıl yapıldığını ve iç kontrolün çalışıp çalışmadığını test ederken bu kanıtları toplar. Bu işlem, denetim bittiğinde veya rapor hazırlanırken değil, denetim sırasında gerçekleşen bir işlemdir. Bu yüzden bu madde "tamamlama ve raporlama aşamasında yer almaz".

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi, denetim bittiğinde ve rapor hazırlanırken yapılan işlemlerdir:

  • B şıkkı (Çalışma kâğıtlarının gözden geçirilmesi): Denetim bittiğinde, denetçi veya üst yönetici, toplanan tüm kanıtların ve çalışma kâğıtlarının doğru ve yeterli olup olmadığını kontrol eder. Bu, raporlamadan hemen önceki kritik bir adımdır.
  • C şıkkı (Beyan mektubunun istenmesi): Denetim bittiğinde, yöneticiden "Bütün işlemleri size bildirdik, gizli bir bilgi yok" demesi için yazılı bir beyan mektubu (confirmation letter) istenir. Bu, raporun imzalanmadan önceki son adımlardan biridir.
  • D şıkkı (Bilanço sonrası olayların belirlenmesi): Bilanço tarihinden sonra, raporlama tarihine kadar olan olaylar incelenir. Eğer bu olaylar bilançonun doğru olmasını etkilemişse raporlanmalıdır. Bu, denetim biterken yapılan bir işlemdir.
  • E şıkkı (Son değerlendirme toplantısı): Denetim ekibi, tüm bulguları bir araya getirip, raporun nasıl olacağına karar vermek için son bir toplantı yapar. Bu da tamamlama aşamasının bir parçasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Denetim Süreci ve Aşamaları" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Denetimin Planlama, Uygulama ve Tamamlama aşamalarının nelerden oluştuğunu,
  • İç kontrol testlerinin (etkinlik derecesinin belirlenmesi) denetim sırasında yapıldığını,
  • Beyan mektubu, bilanço sonrası olaylar ve çalışma kâğıtlarının gözden geçirilmesinin ise denetim sonunda yapıldığını ayırt etmeyi öğrenmelisin.

Özetle: İç kontrol testi denetim "yapılırken" yapılır, diğerleri ise denetim "bitirilirken" yapılır. Soru "bitirilirken" aşamasını sorduğu için, "yapılırken" aşaması olan A şıkkı dışarıda kalır.

Soru 13 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

I. Olumlu Görüş II. Olumsuz Görüş III. Görüş Bildirmekten Kaçınma IV. Sınırlı Olumlu (Şartlı) Görüş BDS 510 İlk Bağımsız Denetimler – Açılış Bakiyeleri standardına göre, açılış bakiyelerinin cari dönem finansal tablolarını önemli derecede etkileyen bir yanlışlık içerdiği ve bu yanlışlığın etkisinin uygun bir şekilde muhasebeleştirilmediği veya yeterli şekilde sunulmadığı ya da açıklanmadığı sonucuna varması durumunda denetçi yukarıdaki görüş türlerinden hangilerini verebilir?

  • A)I ve III
  • B)I ve IV
  • C)II ve III
  • D)II ve IV
  • E)III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır çünkü BDS 510'a göre açılış bakiyelerinde cari dönem finansal tablolarını önemli ölçüde etkileyen bir yanlışlık bulunur ve bu yanlışlığın etkisi uygun şekilde muhasebeleştirilmez, sunulmaz veya açıklanmazsa denetçi BDS 705 uyarınca sınırlı olumlu ya da olumsuz görüş verir. Burada denetçi yeterli kanıt elde etmiştir ve bir yanlışlık tespit etmiştir. Yanlışlık önemli fakat yaygın değilse sınırlı olumlu (şartlı) görüş (IV), önemli ve yaygınsa olumsuz görüş (II) verilir.

A şıkkı yanlıştır çünkü düzeltilmemiş önemli yanlışlık varken olumlu görüş verilemez; görüş bildirmekten kaçınma da kanıt yetersizliği durumuna özgüdür. B şıkkı yanlıştır çünkü sınırlı olumlu görüş verilebilse de olumlu görüş (I) verilemez. C şıkkı yanlıştır çünkü görüş bildirmekten kaçınma (III) yanlışlık tespitinde değil, yeterli ve uygun kanıt elde edilemediğinde söz konusudur. E şıkkı yanlıştır çünkü III bu durum için uygun değildir.

Bilinmesi gereken kural: Tespit edilen ve düzeltilmeyen önemli yanlışlık sınırlı olumlu veya olumsuz görüşe, yeterli kanıt elde edilememesi ise sınırlı olumlu görüşe ya da görüş bildirmekten kaçınmaya yol açar.

Soru 14 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Çalışma kâğıtları için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • A)Denetçi, çalışma kâğıtları nihai denetim dosyasında birleştirildikten sonra ne şekilde olursa olsun çalışma kâğıtlarını saklama süresi sona ermeden silemez, atamaz veya yok edemez.
  • B)Denetlenen işletmenin yazılı izni olmaksızın çalışma kâğıtları yasal otoriteler ile paylaşılamaz.
  • C)Çalışma kâğıtlarının gizliliğini sağlama sorumluluğu bağımsız denetçiye aittir.
  • D)Denetim ekibinin denetimi planlamasına ve yürütmesine yardımcı olur.
  • E)Denetim ekibinin kendi çalışmalarından sorumlu olmasını sağlar.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Hadi gel, önce neden B şıkkının yanlış (yani sorunun "söylenemez" dediği) olduğunu anlamaya çalışalım.

Neden Doğru Cevap B Şıkkıdır?

Bu şıkta şunu söylüyor: "Denetlenen işletmenin yazılı izni olmaksızın çalışma kâğıtları yasal otoriteler ile paylaşılamaz."

Buradaki hata, "yasal otoriteler" ifadesidir. Yasal otoriteler (örneğin; Maliye Bakanlığı, SGK, Savcılık, Mahkeme veya SMMM Odası gibi denetim kurulları) yasal bir yetki ile çalıştığında, denetlenen işletmenin iznini almaya gerek duymazlar.

  • Mantık şudur: Eğer bir mahkeme veya vergi dairesi denetim dosyasını istiyorsa, bu bir yasal zorunluluktur. İşletme "Hayır, izin vermiyorum" dese bile, yasal otorite yasal yetkisi çerçevesinde bu belgelere ulaşabilir.
  • İstisna: Eğer yasal bir zorunluluk yoksa ve sadece başka bir denetçi veya üçüncü bir kişi istiyorsa o zaman izin gerekir. Ancak şıkta genel bir yasallık durumu kastedildiği için, "izinsiz paylaşılamaz" demek yanlıştır.

Dolayısıyla, bu ifade söylenemez; yani yanlış bir ifadedir. Soru "hangisi söylenemez?" diye sorduğu için cevap B olur.

Diğer Şıklar Neden Doğru ve Dolayısıyla Cevap Olamaz?

Soruda "söylenemez" dediği için, doğru cevap olan şıkkı bulmamız gerekiyor. Diğer şıkların neden doğru ifadeler olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Denetim bittikten sonra dosya kapanır. Dosya kapanmadan önce veya kapanmış olsa bile saklama süresi dolana kadar denetçi bu dosyayı silemez veya yok edemez. Bu, denetim kalitesini ve sorumluluğu korumak için temel bir kuraldır.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Denetim kâğıtlarında işletmenin en gizli bilgileri vardır. Bu gizliliği koruma sorumluluğu tamamen bağımsız denetçiye aittir. Bu çok temel bir etik kuraldır.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Çalışma kâğıtları, denetçinin ne yapacağını planlamasına ve denetimi nasıl yürüteceğine dair kanıt oluşturur. Yani denetimi planlama ve yürütme işine yardımcı olur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Denetim ekibi, kendi yaptığı işlerin sorumluluğunu taşımalıdır. Çalışma kâğıtları, "Ben bu işi yaptım, şu kanıtlarım var" diyerek sorumluluğu üstlendiklerini gösterir.

Gördüğün gibi A, C, D ve E şıkları denetim standartlarına ve meslek etiğine uygundur. Sadece B şıkkı yasal otoritelerin yetkisini görmezden geldiği için yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmelisin:

  • Bağımsız Denetim Standartları (Özellikle Belgelendirme ve Saklama): Denetim kâğıtlarının saklama süresi, gizliliği ve yok edilememesi kuralları.
  • Meslek Etiği ve Yasal Yükümlülükler: Denetçinin gizlilik yükümlülüğü ile yasal otoritelerin (mahkeme, vergi dairesi vb.) yasal yetkisi arasındaki fark. Yasal bir zorunluluk olduğunda gizlilik kuralı, yasal yetkinin önünde geri planda kalır.

Özetle: Denetçi gizliliği korumak zorundadır, ancak bir mahkeme veya vergi dairesi yasal bir emirle dosyayı istediğinde işletmenin izni gerekmez. Bu yüzden "izinsiz paylaşılamaz" ifadesi yanlıştır.

Soru 15 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

I. Net yükümlülük veya kısa vadeli net yükümlülük pozisyonu II. Sabit vadeli borçların vadelerinde geri ödeneceğine veya yenileneceğine dair gerçekçi olmayan beklentiler III. Kredi verenler tarafından sağlanan finansal desteğin geri çekileceğine dair belirtiler IV. Temettü ödemelerindeki gecikme veya kesilmeler Bu bilgiler denetçinin işletme ile ilgili vereceği aşağıdaki kararlardan hangisi ile ilgilidir?

  • A)Bağımsız denetim sözleşmesinin şartları
  • B)İşletmenin ilişikli taraf işlemleri
  • C)İşletmenin sürekliliği
  • D)Muhasebe tahminleri
  • E)Bağımsız denetimde belirli kalemler için dikkate alınması gereken hususlar
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C) İşletmenin sürekliliği seçeneğidir.

Neden C Şıkkı Doğru?

Bu soruda verilen maddeler (I, II, III ve IV), bir işletmenin gelecekte hayatta kalıp kalmayacağına dair en önemli kırmızı bayraklardır. Denetçi, bir şirketin "Süreklilik Varsayımı" (Going Concern) altında çalışıp çalışmadığını değerlendirirken tam olarak bu işaretleri inceler:

  • Net yükümlülük pozisyonu: Şirketin elindeki nakit, kısa vadeli borçlarını ödemeye yetmiyor mu? (Yani iflas riski var mı?)
  • Borçların geri ödenememesi: Şirket borçlarını vadesinde ödeyemeyeceğini veya borçların yenilenemeyeceğini biliyor mu?
  • Kredi desteğinin çekilmesi: Bankalar veya kredi verenler, şirketin borcunu ödeyemeyeceğini düşünerek parayı çekiyor mu?
  • Temettü ödemelerindeki sorunlar: Şirket kâr etse bile, ortaklarına para dağıtamıyor mu? Bu, nakit akışının çok kötü olduğunu gösterir.

Tüm bu maddeler, işletmenin bir sonraki mali yılın ötesine devam edemeyeceği şüphesini doğurur. Denetim standartlarına göre, denetçi bu tür belirtiler gördüğünde, işletmenin "süreklilik" varsayımı altında çalışıp çalışmadığını derinlemesine sorgular. Eğer bu belirtiler varsa ve işletme kapanma riski taşıyorsa, denetçi raporunda bunu belirtmek zorundadır. Bu yüzden bu bilgiler doğrudan İşletmenin Sürekliliği kararını etkiler.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Bağımsız denetim sözleşmesinin şartları: Bu madde, denetçi ile müşteri arasındaki ücret, zamanlama ve sorumlulukların yazılı olarak ne olduğunu belirler. Sorudaki maddeler ise şirketin finansal sağlığıyla ilgilidir, sözleşme şartlarıyla değil.
  • B) İşletmenin ilişikli taraf işlemleri: Bu konu, şirketin kendi yöneticileri, ortakları veya bunların aileleriyle yaptığı özel işlemleri inceler. Sorudaki maddeler genel borç ödeme ve nakit akışı sorunlarıdır, özel tarafların işlemleriyle doğrudan ilgili değildir.
  • D) Muhasebe tahminleri: Bu konu, gelecekteki belirsizliklerin (örneğin; bir davanın sonucu, bir varlığın değer düşüşü) nasıl hesaplanacağıyla ilgilidir. Sorudaki maddeler ise geçmişten gelen ve gelecekteki hayatta kalma riskini gösteren somut finansal kriz işaretleridir.
  • E) Bağımsız denetimde belirli kalemler için dikkate alınması gereken hususlar: Bu çok genel bir ifade. Soru, spesifik olarak şirketin kapanma riskini (sürekliliği) sorgulayan maddeleri veriyor. Genel bir kural değil, spesifik bir "hayatta kalma" durumu söz konusu.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Bağımsız Denetim Standartları'nın "Süreklilik Varsayımı" (Going Concern) konusunu iyi bilmelisin.

Özetle; bir işletmenin borçlarını ödeyememesi, kredi çekememesi veya ortaklarına para dağıtamaması gibi durumlar, denetçinin "Bu şirket bir sonraki yıl da var mı?" sorusuna cevap aramasını sağlar. Eğer cevap "Hayır" ise, denetçi raporunda bunu belirtir. Bu konu, SMMM stajı ve bağımsız denetim sınavlarının en temel ve sık sorulan konularından biridir.

Doğru Cevap: C

Soru 16 · 2020/2 · Muhasebe Denetimi

Varlıkların, işletmenin tasarruf ve kontrolünde olup olmadığına dair test edilen yönetim beyanı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Sunum
  • B)Tamlık
  • C)Doğruluk
  • D)Sınıflandırma
  • E)Hak ve yükümlülükler
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı ve genel muhasebe mantığının en temel taşlarından biri olan "Varlık Sahipliği" kavramını sorguluyor. Soruyu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım çözelim.

Neden Doğru Cevap E (Hak ve Yükümlülükler)?

Sorunun anahtar kelimesi "işletmenin tasarruf ve kontrolünde" ifadesidir. Muhasebede bir varlık (örneğin bir bina, nakit para veya stok) sadece fiziksel olarak işletmenin elinde olsa bile, o varlığın yasal sahibi işletme mi yoksa başkası mı? Bu sorusu cevaplanmalıdır.

  • Hak ve Yükümlülükler (Rights and Obligations) beyanı, yönetimin "Bu varlıkların sahibi biziz ve üzerindeki yükümlülükler de bize aittir" demesidir.
  • Örneğin; bir işyeri kiraladıysa, o işyeri fiziksel olarak işletmenin kontrolündedir ama sahibi kiracı değil, mal sahibidir. Bu durumda işletme o varlık üzerinde "hak" sahibi değildir.
  • Dolayısıyla, varlıkların işletmenin tasarruf ve kontrolünde olup olmadığını test etmek, doğrudan Hak ve Yükümlülükler beyanını doğrulamak demektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Sunum: Bu, varlıkların bilançoda doğru bir şekilde gösterilip gösterilmediğiyle ilgilidir. "Varlık var mı?" sorusundan ziyade "Varlık nerede ve nasıl yazıldı?" sorusuna cevap verir.
  • B) Tamlık: Bu, "Eksiklik var mı?" sorusudur. Tüm varlıkların kayıtlara geçirilip geçirilmediğini kontrol eder. Sahiplik durumuyla doğrudan ilgisi yoktur.
  • C) Doğruluk: Bu, varlıkların miktarının doğru yazılıp yazılmadığıyla ilgilidir. Örneğin, kasadaki paranın 100.000 TL mi yoksa 100.000.000 TL mi olduğu sorusudur. Sahiplik durumu değil, miktar hatasıdır.
  • D) Sınıflandırma: Bu, varlığın doğru hesap grubuna yazılıp yazılmadığıdır. Örneğin, bir aracı "Makine" hesabına değil de "Taşıt" hesabına yazmak bir sınıflandırma hatasıdır. Sahiplik durumuyla ilgili değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Denetim Standartları ve Yönetim Beyanları konusunu iyi bilmelisin. Özellikle denetimde kullanılan 5 temel beyan grubunu (Varlık ve Yükümlülüğün Varlığı, Tamlık, Doğruluk, Sınıflandırma, Hak ve Yükümlülükler) ve bunların neyi test ettiğini ezberlemen gerekir.

Özetle: Bir varlığın "kimin malı olduğu" sorusu Hak ve Yükümlülükler beyanını test eder. Cevap E'dir.

Muhasebe Denetimi dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz