2022/3 SGS Maliye Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Maliye dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · Maliye

t zamanında bütçe dengededir. t+1 döneminde ise bütçe, hükümet maliye politikasında hiç bir iradi değişikliğe gitmediği halde fazla vermeye başlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu durumun açıklamasıdır?

  • A)Ekonomi daralma dönemine girmiştir. Bu nedenle reel kamu gelirleri artış göstermiştir.
  • B)Ekonomi genişleme dönemine girmiştir. Bu nedenle kamu borçlanması daha düşük maliyetle gerçekleştirilebilmiştir.
  • C)Ekonomi genişleme dönemine girmiştir. Bu nedenle kamu hizmetlerinin sunum maliyetleri düşmüştür.
  • D)Ekonomi genişleme dönemine girmiştir. Bu nedenle otomatik istikrarlandırıcı kamu harcamaları azalmış, otomatik istikrarlandırıcı kamu gelirleri artmıştır.
  • E)Ekonomi daralma dönemine girmiştir. Bu nedenle otomatik istikrarlandırıcı kamu harcamaları azalmış, otomatik istikrarlandırıcı kamu gelirleri artmıştır.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, Maliye Politikası derslerinin en önemli ve sıkça sorulan konularından biri olan "Otomatik İstikrarlaştırıcılar" (Automatic Stabilizers) konusunu ölçüyor. Soruyu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım çözelim.

1. Neden Doğru Cevap D?

Öncelikle sorudaki durumu analiz edelim:

  • Başlangıç: Ekonomi dengedeydi.
  • Değişim: Hükümet hiçbir iradi (bilinçli) değişiklik yapmadı. Yani vergi oranlarını artırmadı, harcamaları kesmedi.
  • Sonuç: Bütçe, kendiliğinden fazla vermeye başladı.

Buradaki anahtar kelime "otomatik"tır. Ekonomi genişleme (büyüme) dönemine girdiğinde ne olur?

  • Gelirler Artar: Ekonomi büyüdükçe işler döner, işsizlik azalır, ücretler ve kârlar artar. Bu durumda devlet, otomatik olarak daha fazla gelir (vergiler) toplar. Vergi oranı değişmese bile, vergi tabanı genişlediği için devlet kasasına giren para artar.
  • Harcamalar Azalır: Ekonomi iyi gittiğinde işsizlik düşer. İşsizlik sigortası alanların sayısı azalır. Devlet, otomatik olarak daha az harcama yapar.

Sonuç: Gelirler otomatik artarken, harcamalar otomatik azalır. Bu iki durumun birleşimi, bütçenin kendiliğinden fazla vermesine neden olur.

Bu tam olarak D şıkkında anlatılıyor: "Ekonomi genişleme dönemine girmiştir. Bu nedenle otomatik istikrarlandırıcı kamu harcamaları azalmış, otomatik istikrarlandırıcı kamu gelirleri artmıştır."

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A Şıkkı (Ekonomi daralma...): Ekonomi daralırken vergi tabanı küçülür, dolayısıyla vergi gelirleri azalır, artmaz. Ayrıca daralma dönemlerinde işsizlik artar, devlet harcamaları (işsizlik maaşı vb.) artar. Bu durumda bütçe açığı oluşur, fazla vermez.
  • B Şıkkı (Borçlanma maliyeti...): Bu şık bütçe fazlası oluşumunu değil, borçlanma maliyetini tartışıyor. Soru bütçenin neden fazla verdiğini soruyor, borçlanma maliyeti bunun açıklaması değildir.
  • C Şıkkı (Hizmet sunum maliyeti...): Ekonomi genişlemesinde kamu hizmetlerinin sunum maliyetlerinin düşmesi gibi bir kural yoktur. Bütçe fazlasının sebebi harcamaların otomatik azalmasıdır, hizmet kalitesinin veya maliyetinin düşmesi değil.
  • E Şıkkı (Ekonomi daralma...): Bu şık mantık hatası içeriyor. Ekonomi daralırken otomatik istikrarlaştırıcılar harcamaları artırır (işsizlik maaşı öder) ve gelirleri azaltır (daha az vergi toplanır). Bu durumda bütçe açık verir, fazla vermez. Soruda bütçenin fazla verdiği belirtilmiş.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Otomatik İstikrarlaştırıcılar" (Automatic Stabilizers) konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu hatırla:

  • Ekonomi Büyüyorsa (Genişleme): Vergi gelirleri otomatik artar, işsizlik harcamaları otomatik azalır → Bütçe Fazla verir.
  • Ekonomi Düşüyorsa (Daralma): Vergi gelirleri otomatik azalır, işsizlik harcamaları otomatik artar → Bütçe Açık verir.

Hükümetin elini hiç kaldırmadan (iradi müdahale olmadan) ekonominin durumu bütçeyi otomatik olarak bu şekilde etkiler. Bu kuralı ezberlersen, benzer soruları kolayca çözersin.

Doğru Cevap: D

Soru 2 · 2022/3 · Maliye

“Hükümetin önünde kamu harcamalarını arttırmak için iki yol vardır. Hangi yol kullanılırsa kullanılsın kamu harcaması artış miktarı 100 Milyon ₺ olacaktır. Birinci yol hanehalkı kesiminin tasarruf miktarında doğrudan bir artışa yol açacaktır. İkinci yol ise hanehalkı kesiminin tasarruflarında ilk elden ve doğrudan bir artışa yol açmayacaktır.” Aşağıdakilerden hangisi yukarıda ifade edilen durumu anlatmaktadır?

  • A)Birinci yol kamu yatırımlarının, ikinci yol ise kamu kesimi mal ve hizmet talebinin arttırılmasını ifade etmektedir.
  • B)Birinci yol kamu kesiminden yapılan kalkınma carilerinde bir artışı, ikinci yol ise kamu yatırımlarında bir artışı ifade etmektedir.
  • C)Birinci yol kamu transfer harcamalarında bir artışı, ikinci yol ise kamunun gerçek harcamalarında bir artışı ifade eder.
  • D)Birinci yol kamu yatırımlarında bir artışı, ikinci yol ise kamunun gerçek harcamalarında bir artışı ifade eder.
  • E)Birinci yol kamu kesimi tasarruflarında bir azalışı, ikinci yol ise kamu kesimi tasarruflarında bir artışı ifade etmektedir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, Kamu Maliyesi ve Kamu Harcamaları konusundaki temel bir ayrımı test ediyor. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım, basit bir dille çözelim.

1. Neden C Şıkkı Doğru?

Sorunun en kritik kısmı şudur: "Birinci yol hanehalkı kesiminin tasarruf miktarında doğrudan bir artışa yol açacaktır."

Bunu şöyle düşün:

  • Hanehalkı Tasarrufu: Hanehalkının eline geçen para miktarıdır. Eğer hanehalkının eline para geçerse, bunu tasarruf edebilir veya harcayabilir.
  • Kamu Transfer Harcamaları: Hükümetin vatandaşlara doğrudan para vermesidir (örneğin; emekli maaşı, işsizlik ödeneği, sosyal yardımlar).
  • Hükümet buradan 100 Milyon TL harcadığında, bu para doğrudan vatandaşın cebine girer.
  • Vatandaşın cebine para girdiği için, tasarruf yapma kapasitesi artar.
  • Bu yüzden birinci yol, Kamu Transfer Harcamaları'nı ifade eder.

Peki ikinci yol ne?

  • Soruda: "hanehalkı kesiminin tasarruflarında ilk elden ve doğrudan bir artışa yol açmayacaktır" deniyor.
  • Bu ne demek? Hükümet para vermiyor, doğrudan bir harcama yapıyor. Örneğin; hükümet bir yol yapıyor, bir okul inşa ediyor veya askerlere maaş ödüyor.
  • Bu harcamalar Kamu Gerçek Harcamaları'dır.
  • Bu harcamalar, para doğrudan vatandaşın cebine girip tasarruf etmesini sağlamaz. Para, mal ve hizmet üreten firmalara veya çalışanlara gider. Dolayısıyla hanehalkının tasarrufu doğrudan artmaz.

Özetle:

  • Birinci Yol: Vatmana para veriyoruz -> Tasarruf artar -> Kamu Transfer Harcamaları.
  • İkinci Yol: Vatmana para vermiyoruz, mal/hizmet alıyoruz -> Tasarruf doğrudan artmaz -> Kamu Gerçek Harcamaları.

Bu mantıkla C şıkkı tam olarak bu durumu anlatır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A ve D Şıkları: Bu şıklar "Birinci yolun kamu yatırımları" olduğunu söylüyor. Ancak kamu yatırımları (yol, köprü yapımı vb.) Kamu Gerçek Harcamaları'nın bir alt kalemidir. Bu harcamalar, para doğrudan vatandaşın cebine girip tasarruf etmesini sağlamaz. Soruda birinci yolun tasarrufu artırdığı belirtilmiş, bu da yatırımla uyuşmaz.
  • B Şıkkı: "Kalkınma carileri" ifadesi burada mantıksız ve teknik olarak hatalı bir terim kullanımıdır. Ayrıca birinci yolun tasarrufu artırması gerektiği için bu şık da mantıksızdır.
  • E Şıkkı: Bu şık "tasarruf azalışı" ve "tasarruf artışı" gibi karmaşık bir durumdan bahsediyor. Oysa soruda birinci yolun doğrudan tasarruf artışına yol açtığı açıkça belirtilmiş. Bu şık sorunun temel mantığına ters düşüyor.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Kamu Maliyesi dersinde "Kamu Harcamalarının Sınıflandırılması" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu iki kavram arasındaki farkı ayırt etmelisin:

  • Kamu Transfer Harcamaları: Para doğrudan bireylere (hanehalkına) aktarılır. (Örn: Maaş, yardım, sübvansiyon). Etkisi: Hanehalkının gelirini ve tasarrufunu doğrudan artırır.
  • Kamu Gerçek Harcamaları: Hükümetin mal ve hizmet satın almasıdır. (Örn: Altyapı yatırımı, personel maaşı, eğitim harcamaları). Etkisi: Para doğrudan hanehalkının cebine girmez, ekonomiye enjeksiyon yapar. Tasarrufu doğrudan artırmaz.

Sonuç: Soruda "hanehalkı tasarrufu doğrudan artıyor" diyen kısım Transfer Harcamaları'nı, "doğrudan artmıyor" diyen kısım ise Gerçek Harcamaları (Yatırımlar dahil) ifade eder. Doğru cevap C'dir.

Soru 3 · 2022/3 · Maliye

Bütçeleme politikasındaki değişimden önce bir kamu kurumu olan A kurumunun bütçesi giderleri gelirlerinden düşüldükten sonra genel bütçeye dahil ediliyordu. Politika değişikliğiyle birlikte A kurumunun harcamaları bütçe harcamalarına, gelirleri ise bütçe gelirlerine ayrı ayrı kaydedilemeye başlandı. Bu durumda bütçe harcamalarındaki artış miktarı bütçe gelirlerindeki artış miktarından fazla oldu. I. Politika değişiminden önceki durum bütçenin önceden izin ilkesine aykırıdır. II. Politika değişiminden önceki durum bütçenin gayrısafilik ilkesine aykırıdır. III. A kurumu açık veren bir kurumdur. Verilen açıklamaya göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I ve II
  • D)I ve III
  • E)II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, Kamu Maliyesi ve Bütçe İlkeleri konusundaki temel kavramları birbiriyle ilişkilendirerek soruyor. Doğru cevap E şıkkıdır. Gelin, bu durumu sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap E (II ve III) Şıkkıdır?

Soruda anlatılan senaryoyu iki aşamaya ayıralım:

1. Politika Değişimi Öncesi Durum (Net Esas): Kurumun harcamaları ve gelirleri birbirinden düşülüp, sadece fark (açık veya fazla) bütçeye dahil ediliyordu.

  • Kural: Bütçenin "Net Esas" ilkesine göre hazırlanması gerekir. Yani bütçede sadece net tutarlar görünür.
  • İlke: Ancak, bütçenin "Gayrısafilik" ilkesi gereği, bütçede tüm gelirler ve tüm giderler ayrı ayrı gösterilmelidir.
  • Sonuç: Soruda, kurumun harcamaları ve gelirleri birbirine karıştırılıp sadece farkın bütçeye girmesi, bütçenin gayrısafilik ilkesine aykırı olduğunu gösterir. Bu yüzden II. ifade doğrudur.

2. Politika Değişimi Sonrası Durum (Açık Verme): Politika değişti ve kurumun harcamaları ile gelirleri ayrı ayrı kaydedilmeye başlandı.

  • Veri: Harcamalardaki artış, gelirlerindeki artıştan daha fazla oldu.
  • Yorum: Kurumun harcamaları, gelirlerini geçiyorsa (veya artış oranı daha yüksekse), kurum bütçesinde açık vermektedir.
  • Sonuç: Bütçesi açık veren kamu kurumlarına "Açık Veren Kurum" denir. Bu yüzden III. ifade de doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • I. İfade (Yanlış): "Önceden izin ilkesine aykırıdır" ifadesi yanlıştır.
  • Neden? "İzin ilkesi", bütçede yer alan bir harcamanın yapılabilmesi için önce bütçeden izin alınması gerektiğini ifade eder. Soruda ise durum, harcamaların ve gelirlerin nasıl kaydedildiği (net mi yoksa brüt mü) ile ilgilidir. Bu durum Net Esas ve Gayrısafilik ilkesiyle ilgilidir, izin ilkesiyle değil.
  • II. İfade (Doğru): Yukarıda açıkladığımız gibi, harcamalar ve gelirlerin birbirine karıştırılıp sadece farkın bütçeye girmesi, bütçenin gayrısafilik ilkesine aykırıdır. Gayrısafilik ilkesi, bütçenin tüm gelir ve giderleri ayrı ayrı göstermesini şart koşar.
  • III. İfade (Doğru): Harcamaların artışının gelirlerin artışından fazla olması, kurumun bütçesinde açık verdiğini kanıtlar. Bu da onu bir "Açık Veren Kurum" yapar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Kamu Maliyesi dersinin "Bütçe İlkeleri" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle şu iki ilkeyi birbirinden ayırt etmelisin:

  • Net Esas: Gelir ve giderlerin birbirine karıştırılıp sadece farkın bütçeye girmesi. (Bu ilke genellikle uygulanmaz, istisnai durumlarda olabilir ama genel kural değildir).
  • Gayrısafilik (Brüt Esas): Bütçede tüm gelirlerin ve tüm giderlerin ayrı ayrı gösterilmesi zorunluluğu.

Özetle: Soruda kurumun harcamaları ve gelirlerini birbirine karıştırıp sadece farkı göstermesi Gayrısafilik ilkesine aykırıdır (II doğru). Harcamaların artışının gelirlerden fazla olması ise kurumun açık verdiğini gösterir (III doğru). Bu yüzden cevap E seçeneğidir.

Soru 4 · 2022/3 · Maliye

Hükümet iç borçlanmaya gidecektir ancak kamu maliyesindeki istikrarsızlıktan dolayı borcu verecek kesimleri ikna etmek için belirli bir risk primi de ödemek zorundadır. Böylece iç piyasa faiz haddinden daha yüksek bir faiz oranıyla iç borçlanmaya giden hükümet özel kesim fonlarının özel yatırımlar yerine devlet borçlanma kağıtlarına yöneldiklerine şahit olur. Yukarıda anlatılan olayı aşağıdakilerden hangisi açıklamaktadır?

  • A)Dışlama etkisi
  • B)Mali disiplinsizlik
  • C)Mali engel
  • D)Rikardocu denklik
  • E)Mali ikame
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, kamu maliyesi ve makroekonomi konularının en önemli kavramlarından birini, yani "Dışlama Etkisi"ni sorguluyor. Doğru cevap A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "Dışlama Etkisi" (A)?

Soruda anlatılan senaryoyu şöyle özetleyebiliriz:

  • Hükümetin Eylemi: Hükümet borçlanmak için piyasaya giriyor.
  • Maliyet Artışı: Hükümet, risk primi ödemek zorunda kaldığı için yüksek faiz oranları teklif ediyor.
  • Sonuç: Özel sektör yatırımcıları, hükümetin sunduğu yüksek faizden dolayı özel yatırımlarını (fabrika kurma, yeni iş açma vb.) erteleyip, paralarını devlet tahvillerine kaydırıyorlar.

Bu durum tam olarak "Dışlama Etkisi"nin (Crowding Out Effect) tanımıdır. Hükümetin piyasaya girmesi ve kaynakları (parayı) kendi ihtiyacı için kullanması, özel sektörün bu kaynakları kullanmasını engellemesi veya "dışlaması"dır.

  • Mantık: Hükümet yüksek faizle borçlanınca, özel sektörün elindeki fonlar devlete kayar. Özel sektör yatırımları azalır, devlet harcamaları artar. Yani devlet, özel sektörü piyasadan dışlamıştır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Mali Disiplinsizlik: Bu bir durumun adıdır, açıklama mekanizması değil. Soruda hükümetin borçlanma nedeni veya sonucu soruluyor, sadece "disiplinsizlik" tanımı bu durumu tam olarak açıklamaz.
  • C) Mali Engel: Bu terim genellikle vergi veya harcamaların bir bariyer oluşturması gibi durumlarda kullanılır. Burada özel sektörün fonlarını kaybetmesi bir "engel"den ziyade, piyasa mekanizmasıyla olan bir "dışlanma" sürecidir.
  • D) Rikardocu Denklik: Bu teoriye göre, hükümet borçlanarak harcamayı artırır veya vergi düşürürse, insanlar gelecekte vergilerin artacağını öngörür ve bugünkü tüketimlerini azaltıp tasarruf ederler. Soruda ise özel sektörün yatırım fonlarını devlet tahvillerine kaydırması anlatılıyor, bu Rikardocu Denklik'in temel mantığı değildir.
  • E) Mali İkame: Bu terim, bir mali yükümlülüğün başka bir mali yükümlülükle değiştirilmesi gibi durumlarda kullanılır. Burada ise özel sektörün devlet tahvillerine yönelmesi bir "ikame" değil, piyasa faizlerinin yükselmesi sonucu oluşan bir dışlama durumudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Kamu Maliyesi" dersinin "Dışlama Etkisi" (Crowding Out Effect) konusunu iyi öğrenmelisin.

Özetle kural şudur: Hükümet borçlanarak piyasaya girdiğinde, para arzı kısıtlandığı için faiz oranları yükselir. Faizlerin yükselmesi, özel sektörün borçlanma maliyetini artırır ve yatırımlarını azaltır. Bu duruma Dışlama Etkisi denir.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2022/3 · Maliye

Sermaye hareketlerinin serbest olduğu sabit kur rejiminde aşağıdaki politikalardan hangisi etkinsizdir?

  • A)Kurumlar vergisi oranının %25’ten %20’ye düşürülmesi
  • B)Temel gıda maddelerinde katma değer vergisi oranının düşürülmesi
  • C)Devlet bütçesinde cari harcamaların %10 artırılması
  • D)Zorunlu karşılık oranlarının %10 artırılması
  • E)Kamu yatırım harcamalarının %10 düşürülmesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, Makroekonomi dersinin en önemli konularından biri olan "Sabit Kur ve Sermaye Hareketleri" ilişkisini ölçüyor. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır. Gelin bunu adım adım, sanki bir derste anlatıyormuş gibi açıklayalım.

Neden D Şıkkı Doğru? (Zorunlu Karşılık Oranının Artırılması)

Öncelikle sorunun şartlarını hatırlayalım:

  • Sabit Kur Rejimi: Döviz kurunun devlet tarafından belirlenen bir seviyede sabit tutulması.
  • Sermaye Hareketlerinin Serbestliği: Paranın ülke içinde ve dışında serbestçe dolaşabilmesi.

Bu iki şart bir araya geldiğinde Mundell-Fleming Modeli'ne göre şu mantık işler:

  • Merkez Bankası'nın Elinde Ne Var? Merkez Bankası, para arzını kontrol etmek için zorunlu karşılık oranlarını değiştirebilir.
  • Ne Olur? Zorunlu karşılık oranı artırıldığında (D şıkkı), bankaların elindeki para azalır, kredi verememe kapasitesi düşer ve para arzı azalır.
  • Sonuç Nedir? Para arzı azalınca faiz oranları yükselir. Sermaye serbest olduğu için yüksek faiz, yurtdışından sermaye girişini çeker. Bu sermaye girişi, döviz piyasasında döviz talebini artırır ve kurun yükselme baskısı yaratır.
  • Sabit Kurun Gücü: Kurun sabit kalması gerekiyorsa, Merkez Bankası bu yükselme baskısını önlemek için döviz satmak zorundadır. Döviz satmak, para arzını tekrar artırmak demektir. Yani Merkez Bankası, başlattığı "para sıkıştırma" (zorunlu karşılık artırma) hamlesini, kurun sabit kalması için otomatik olarak iptal etmek zorunda kalır.

Özetle: Sabit kur rejiminde, para politikası (para arzını değiştirmek) kendi kendine işlemez; Merkez Bankası kuru korumak için para politikasını feda eder. Bu yüzden para politikası etkinsizdir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden etki ettiğini kısaca inceleyelim:

  • A, B ve E Şıkları (Vergi ve Harcama Değişiklikleri): Bunlar Maliye Politikası araçlarıdır.
  • Vergi düşürülürse (A ve B) veya kamu harcamaları artırılırsa (C), ekonomi canlanır, gelir artar.
  • Gelir arttığında para talebi artar, faiz yükselir. Sermaye serbest olduğu için yurtdışından para girer.
  • Ancak bu sefer kurun düşme baskısı oluşur. Merkez Bankası kuru sabit tutmak için döviz almak zorunda kalır. Döviz almak para arzını artırır.
  • Sonuç: Maliye politikası, sabit kur altında etkindir. Ekonomi canlanır ve Merkez Bankası bunu durdurmaz.
  • C Şıkkı (Devlet Harcamalarının Artırılması): Bu da bir maliye politikasıdır. Yukarıdaki mantıkla ekonomi canlanır, dolayısıyla etkilidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Makroekonomi dersinde "Mundell-Fleming Modeli"ni ve "Sabit Kur Rejiminde Para ve Maliye Politikalarının Etkinliği" konusunu iyi öğrenmelisin.

Kural Özeti:

  • Sabit Kur + Sermaye Serbestliği:
  • Maliye Politikası: Etkintir (Ekonomiyi canlandırır).
  • Para Politikası: Etkisizdir (Merkez Bankası kuru korumak için politikayı iptal eder).

Bu soruda D şıkkı bir para politikası olduğu için etkinsizdir ve doğru cevap D'dir.

Soru 6 · 2022/3 · Maliye

4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “Nakit, Borç ve Risk Yönetimi” konusundaki hükümlerine göre, para piyasası nakit işlemleri stoku ilgili yıl bütçe başlangıç ödenekleri toplamının yüzde kaçını geçemez?

  • A)1'ini
  • B)2’sini
  • C)3’ünü
  • D)4’ünü
  • E)5’ini
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 4749 sayılı Kanun arasındaki ilişkiyi ve bütçe limitlerini ölçen klasik bir staj sorusudur. Doğru cevap B şıkkıdır.

Gelin bu konuyu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "B" (2'sini)?

4749 sayılı Kanun'un "Nakit, Borç ve Risk Yönetimi" başlıklı bölümünde, devletin nakit ihtiyacını karşılamak için para piyasası araçlarına (örneğin vadeli mevduat, repo vb.) yatırabileceği para miktarı için bir tavan (üst sınır) belirlenmiştir.

Kanunun ilgili maddesine göre; para piyasası nakit işlemleri stoku, ilgili yılın bütçe başlangıç ödenekleri toplamının %2'sini geçemez.

  • Mantığı şudur: Devlet, elindeki nakdi çok fazla para piyasası araçlarına yatırmamalıdır. Bu, bütçenin ana işlevini (hizmet sunma, harcama yapma) riske atmamak ve nakit akışını kontrol altında tutmak içindir. Bu limit, bütçenin %2'si olarak sabitlenmiştir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 1'ini: Bu oran kanunda belirtilen limitin altındadır. Eğer limit %1 olsaydı, devletin elindeki nakdi yönetme esnekliği çok kısıtlanırdı. Kanun %2'yi öngörmüştür.
  • C), D) ve E) (3, 4 ve 5): Bu oranlar kanunda belirtilen %2 limitinin üzerindedir. Eğer bu oranlar geçerli olsaydı, devletin bütçe başlangıç ödeneklerinin çok büyük bir kısmı para piyasasında bekletilebilirdi. Bu durum, bütçenin ana hedefi olan kamu hizmetlerinin finansmanını tehlikeye atar ve kanunla çelişir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "Nakit, Borç ve Risk Yönetimi" bölümünü (özellikle para piyasası işlemleri sınırlarını düzenleyen maddeyi) ezberlemeniz veya kaynaklardan bulabilmeniz gerekir.

Özetle: Devlet bütçesinin başlangıç ödenekleri toplamının %2'si, para piyasası nakit işlemleri stoku için yasal üst sınırdır. Bu bilgiyi hatırladığınızda soruyu kolayca çözebilirsiniz.

Maliye dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz