Soru 1 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi bir işletmenin nakit akımına yönelik finansal amaçları arasında gösterilemez?
- A)Belirli düzeydeki bir nakit akımına ulaşılması
- B)Pay başına nakit akımının maksimum kılınması
- C)Tasfiye değerinin maksimum kılınması
- D)İskonto edilmiş nakit akımının maksimum kılınması
- E)Gereksinim duyulması halinde sermaye fonlarının kullanılabilmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Finansal yönetim literatüründe ve uluslararası standartlarda, bir işletmenin devam eden bir varlık olarak sürdürülebilirliği esas alınır. Bu bağlamda finansal amaçlar, nakit akışının sürdürülebilirliği, pay başına değer artışı ve şirketin piyasa değerinin maksimizasyonu üzerine kuruludur. C şıkkındaki "tasfiye değeri", işletmenin faaliyetlerini sonlandırıp varlıklarını satarak borçlarını ödeyip kalanı pay sahiplerine dağıtması anlamına gelir. Bu durum, işletmenin bir "devam eden varlık" (going concern) olarak değil, likidasyon sürecinde olduğu varsayımına dayanır. Dolayısıyla, aktif bir işletmenin sürekli nakit akımına yönelik stratejik bir finansal amacı tasfiye değerini maksimize etmek olamaz; bu, ancak iflas veya kapanma senaryolarında geçerli bir ölçüttür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Belirli nakit akımına ulaşmak, likidite riskini yönetmek için temel bir hedeftir. B) Pay başına nakit akımını maksimize etmek, hissedar değerini artırmanın doğrudan bir yoludur. D) İskonto edilmiş nakit akımını maksimize etmek, yatırım kararlarında net bugünkü değer ilkelerine uygundur. E) Sermaye fonlarına erişim, operasyonel esneklik ve büyüme için hayati bir finansal esneklik hedefidir.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal finansmanda temel amaç, işletmenin devamı esnasında nakit akışlarını ve şirket değerini maksimize etmektir; tasfiye değeri maksimizasyonu ise işletmenin sona ermesi durumunda geçerli olan ikincil bir ölçüttür.
Soru 2 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi finansal yöneticinin doğrudan görevleri arasında yer almaz?
- A)Pazarlama faaliyetlerini belirlemek
- B)Finansal analiz
- C)Finansal planlama
- D)Varlıkların yönetimi
- E)Fon sağlanması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Finansal yöneticinin temel görevleri, şirketin likiditesini korumak, sermaye yapısını optimize etmek ve yatırımları değerlendirmektir. Finansal analiz (B), finansal planlama (C), varlık yönetimi (D) ve fon sağlanması (E), CFO’nun doğrudan sorumluluk alanına giren klasik finansal fonksiyonlardır. Ancak pazarlama faaliyetlerini belirlemek (A), pazarlama departmanının yetki ve sorumluluk alanına girer. Finansal yönetici, pazarlama kararlarının mali etkilerini analiz edebilir veya bütçe onayı verebilir ancak pazarlama stratejilerini doğrudan belirlemez. Bu ayrım, kurumsal yönetim ilkelerinde belirtilen görev ve yetki sınırlarının net çizilmesine dayanır.
Bilinmesi gereken kural: Finansal yöneticinin görevleri likidite, yatırım ve finansman kararlarıyla sınırlıdır; pazarlama, üretim veya insan kaynakları gibi operasyonel stratejileri belirleme yetkisi ona ait değildir.
Soru 3 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A işletmesinin kredi kullanması durumunda faiz giderleri 13.000 TL’dir. Faiz ve vergi öncesi kârındaki %20 artış neticesinde vergi sonrası net kârı %15 artmıştır. Bu durumda Q kaçtır?
- A)8.000
- B)10.000
- C)12.000
- D)14.000
- E)16.000
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır (12.000 TL). Soruda Q, A işletmesinin faiz ve vergi öncesi kârını (EBIT) temsil etmektedir. Finansal kaldıraç etkisini analiz etmek için öncelikle vergi sonrası net kâr ile EBIT arasındaki ilişkiyi kurmalıyız. Faiz gideri 13.000 TL olduğuna göre, vergi öncesi kâr (EBT) EBIT - 13.000 formülüyle bulunur. Soruda verilen oranlar, EBIT’deki %20 artışın, net kârda %15 artışa yol açtığını gösterir. Bu durum, finansal kaldıraç katsayısının (DFL) 20/15 = 1,333 olduğunu ima eder. DFL formülü EBIT / (EBIT - Faiz) şeklindedir. Denklemi kurarsak: 1,333 = EBIT / (EBIT - 13.000). Bu denklemi çözdüğümüzde EBIT’in (Q’nun) 12.000 TL olduğu ortaya çıkar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 8.000 TL, DFL formülünde yerine konulduğunda oran uyuşmazlığı yaratır. B) 10.000 TL, faiz giderinden daha düşük olduğu için negatif kâr ve mantıksızlık doğurur. D) 14.000 TL, hesaplanan kaldıraç etkisini vermez. E) 16.000 TL, verilen yüzde artış oranlarıyla eşleşmez.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kaldıraç katsayısı, EBIT’deki değişimin net kâra yansıma oranını gösterir ve EBIT / (EBIT - Faiz) formülüyle hesaplanır.
Soru 4 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Finansal piyasalar çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılmaktadır. Aşağıda sınıflar ve örnekler verilmiştir. Eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- A)Vade yapısına göre Sermaye piyasası
- B)İşlem durumuna göre İkincil piyasa
- C)Ödeme ve teslimata göre Spot piyasa
- D)Örgütlenme biçimine göre Vadeli piyasa
- E)Kullanılan araçlara göre Kıymetli madenler piyasası
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Vadeli piyasalar, işlem durumuna (birincil/ikincil) veya vade yapısına göre değil, örgütlenme biçimine göre sınıflandırılan piyasaların bir alt grubu olarak değil, genellikle "örgütlenme biçimi" kriteri altında piyasa organizasyonu (açık teklif vs. piyasa yapıcı) ile karıştırılmamalıdır. Ancak sorunun mantığı şudur: Vadeli piyasalar, vade yapısına göre sınıflandırılır (spot karşılığı). Dolayısıyla D şıkkındaki "Örgütlenme biçimine göre -> Vadeli piyasa" eşleştirmesi yanlıştır. Vadeli piyasalar vadeye göre sınıflandırılır.
A şıkkı doğrudur: Sermaye piyasası, uzun vadeli finansman araçlarını içerdiği için vade yapısına göre sınıflandırma örneğidir. B şıkkı doğrudur: İkincil piyasa, daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetlerin alınıp satıldığı işlem durumudur. C şıkkı doğrudur: Spot piyasa, işlemlerin hemen ödeme ve teslimatının yapıldığı durumdur. E şıkkı doğrudur: Kıymetli madenler piyasası, kullanılan finansal aracın türüne göre yapılan bir sınıflandırmadır.
Bilinmesi gereken kural: Vadeli piyasalar, vade yapısına göre sınıflandırılır; örgütlenme biçimi ise piyasanın işlem mekanizmasını (açık teklif veya piyasa yapıcı) ifade eder.
Soru 5 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A işletmesi 240.000 TL’lik bir teçhizat yatırımı yapmak istemektedir. Bu yatırımın ekonomik ömrü 8 yıldır ve işletme doğrusal amortisman yönetimi uygulamaktadır. Bu yatırım neticesinde üretilecek ürünün birim fiyatı 42 TL, birim değişken maliyeti 22 TL ve yıllık sabit giderleri amortisman gideri hariç 200.000 TL’dir. Bu yatırımın ilk yıl için faaliyet başabaş noktası satış miktarı kaçtır?
- A)10.800
- B)11.500
- C)13.200
- D)14.800
- E)22.400
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Faaliyet başabaş noktası, brüt karın toplam sabit giderlere eşit olduğu satış miktarıdır. Öncelikle yıllık amortismanı hesaplayalım: 240.000 TL / 8 yıl = 30.000 TL. Toplam sabit giderler, amortisman hariç 200.000 TL olduğuna göre, faaliyet başabaş noktası hesaplamasında kullanılacak toplam sabit gider 230.000 TL (200.000 + 30.000) olur. Birim brüt kar ise satış fiyatı ile birim değişken maliyet farkıdır: 42 TL - 22 TL = 20 TL. Faaliyet başabaş satış miktarı, toplam sabit giderlerin birim brüt kara bölünmesiyle bulunur: 230.000 / 20 = 11.500 adet.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı, amortismanın sabit giderlere dahil edilmediği (sadece 200.000 TL) durumda yanlış hesaplanmıştır. C şıkkı, birim değişken maliyetin yanlış kullanılması veya hesap hatası sonucu oluşmuştur. D şıkkı, maliyet yapısının yanlış yorumlanmasıyla elde edilen hatalı bir sonuçtur. E şıkkı, tamamen yanlış bir formül uygulaması veya veri okuma hatasından kaynaklanmaktadır.
Bilinmesi gereken kural: Faaliyet başabaş noktası hesaplanırken, amortisman gideri bir nakit akışı olmasa da toplam sabit giderler içinde mutlaka dikkate alınmalıdır.
Soru 6 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
I. Finansal işlemler için II. Spekülatif işlemler için III. Tedbir için Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri işletmelerin nakit bulundurmadaki temel amaçları arasında yer alır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. İşletmelerin nakit bulundurma amaçları literatürde üç ana başlıkta toplanır: İşlem, tedbir ve spekülasyon. I. şıkta belirtilen "Finansal işlemler", günlük operasyonel giderlerin ödenmesi ve ticari borçların kapatılması gibi rutin ihtiyaçları karşılar; bu, nakit ihtiyacının en temel sebebidir. III. şıktaki "Tedbir", beklenmedik krizler, doğal afetler veya piyasa şokları gibi belirsizliklere karşı likidite güvencesi sağlamak içindir. II. şıkta yer alan "Spekülatif işlemler" ise, düşük faiz dönemlerinde uzun vadeli tahvil alımı veya döviz kuru değişimlerinden kar etme gibi fırsatları değerlendirmek amacıyla tutulan nakitlerdir. Dolayısıyla her üç madde de geçerli temel amaçlardır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Spekülasyon ve tedbir amaçları da geçerlidir. B) İşlem ve spekülasyon amaçları da geçerlidir. C) Tedbir amaçlı nakit ihtiyacı da mevcuttur. D) Spekülasyon amaçlı nakit ihtiyacı da mevcuttur.
Bilinmesi gereken kural: Nakit yönetimi sadece ödemeleri karşılamak için değil, belirsizliklere karşı tampon görevi görmesi ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek için de stratejik bir araçtır.
Soru 7 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
45 gün vadeli 150.000 TL peşin değerli senet için belirlenen iskonto oranı %8’dir. Bu senedin vadeli değeri yaklaşık ne kadardır? (Bir yıl 360 gün olarak değerlendirilecektir)
- A)151.265 TL
- B)151.515 TL
- C)151.625 TL
- D)151.775 TL
- E)151.825 TL
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Peşin değer (bugünkü değer) ile vadeli değer arasındaki fark, iskonto faizidir. İskonto hesabında genellikle "basit iskonto" yöntemi kullanılır. Formül şu şekildedir:
İskonto Tutarı = Vadeli Değer × İskonto Oranı × (Vade / 360)
Ancak soruda peşin değer verilmiş, vadeli değer sorulmaktadır. Bu durumda ilişki şöyledir: Peşin Değer = Vadeli Değer - İskonto Tutarı Peşin Değer = Vadeli Değer × [1 - (İskonto Oranı × Vade/360)]
Verilenleri yerine koyalım: 150.000 = Vadeli Değer × [1 - (0,08 × 45/360)] 150.000 = Vadeli Değer × [1 - (0,08 × 0,125)] 150.000 = Vadeli Değer × [1 - 0,01] 150.000 = Vadeli Değer × 0,99
Vadeli Değer = 150.000 / 0,99 ≈ 151.515,15 TL
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Hesaplamada hata yapılarak veya yanlış formül uygulanarak bulunmuştur. C) Basit faiz hesabı ile karıştırılarak yanlış sonuç elde edilmiştir. D) İskonto oranı veya vade oranlaması hatalı yapılmıştır. E) Matematiksel işlem hatası sonucu ortaya çıkmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Peşin değerden vadeli değere geçişte, iskonto oranı vade süresiyle orantılı olarak peşin değerin üzerinden değil, vadeli değerin üzerinden hesaplandığı için bölme işlemi yapılır.
Soru 8 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi işletme sermayesinin yetersizliğinin sebebi olarak gösterilemez?
- A)Stok düzeyindeki artış
- B)Maddi duran varlıklardaki artış
- C)Ödenen kâr paylarındaki artış
- D)Enflasyondaki artış
- E)İşletme faaliyetlerinden zarar edilmesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. İşletme sermayesi, kısa vadeli varlıkların kısa vadeli yükümlülüklerden fazla olduğu durumdur. Stok düzeyindeki artış, bilançoda kısa vadeli varlıklar kaleminde yer alır. Bu artış, kısa vadeli varlıkları artırarak işletme sermayesini doğrudan yükseltir. Dolayısıyla stok artışı, sermaye yetersizliğinin sebebi değil, aksine sermayeyi destekleyen bir unsurdur. Diğer şıklar ise nakit akışını negatif etkileyerek sermaye sıkıntısına yol açar.
B şıkkı yanlıştır çünkü maddi duran varlık yatırımları uzun vadeli kaynak gerektirir ve kısa vadeli sermayeyi tüketir. C şıkkı yanlıştır çünkü ödenen kâr payları, işletmenin elindeki nakit çıkışına neden olarak sermayeyi azaltır. D şıkkı yanlıştır çünkü enflasyon, nakit ihtiyacını artırarak mevcut sermayenin yetersiz kalmasına neden olur. E şıkkı yanlıştır çünkü faaliyet zararı, sermaye erimesine ve likidite sıkıntısına doğrudan sebep olur.
Bilinmesi gereken kural: Stok artışı kısa vadeli varlık olduğu için işletme sermayesini artırır; bu nedenle sermaye yetersizliğinin nedeni olamaz.
Soru 9 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
İşletmelerde gereğinden fazla likidite bulunması aşağıdakilerden hangisine yol açar?
- A)Riskin artmasına
- B)Stokta tutulan malların eskimesine
- C)Kısa vadeli kaynak sıkıntısına
- D)Fiyat/Kazanç oranının değişmesine
- E)Kârlılığın azalmasına
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Likidite, nakit ve nakde kolayca dönüştürülebilir varlıklardır. Bu varlıklar genellikle düşük veya sıfır getiri sağlar (örneğin nakit para). İşletmelerin gereğinden fazla likidite tutması, bu fonların daha yüksek getiri sağlayan yatırım araçlarına (hisse senedi, tahvil, sabit kıymet vb.) yönlendirilememesi anlamına gelir. Finansal yönetim ilkelerine göre, sermayenin en verimli şekilde kullanılması kârlılığı maksimize eder. Likidite fazlalığı, fırsat maliyetini artırarak işletmenin genel kârlılığını düşürür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Likidite artışı, nakit sıkıntısı riskini azaltır, artırmaz. B) Stok eskimesi, likidite yönetimiyle doğrudan ilgili değil, envanter yönetiminden kaynaklanır. C) Fazla likidite, kısa vadeli kaynak sıkıntısını giderir, yaratmaz. D) Fiyat/Kazanç oranı piyasa algısı ve kârlılık beklentisiyle ilgilidir; likidite fazlalığı bu oranı doğrudan belirleyen temel faktör değildir.
Bilinmesi gereken kural: Gereğinden fazla likidite tutmak, sermayenin verimsiz kullanımına ve dolayısıyla kârlılığın azalmasına neden olur.
Soru 10 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi sistematik olmayan riskler arasında sayılmaz?
- A)Pazar riski
- B)Finansal risk
- C)İş ve endüstri riski
- D)Faaliyet riski
- E)Yönetim riski
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Pazar riski, piyasa koşullarındaki değişimlerden kaynaklanan ve tüm yatırımcıları etkileyen sistematik risk grubundadır. Modül notlarına ve finansal yönetim ilkelerine göre sistematik riskler, portföy çeşitlendirmesiyle azaltılamayan dışsal faktörlerdir. Pazar riski (faiz, döviz, enflasyon vb. değişimlerden doğan risk) bu kategoriye girer.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Finansal risk, şirketin borç yapısından kaynaklanan ve özelleştirilebilen sistematik olmayan bir risktir. C) İş ve endüstri riski, sektörün yapısına özgü olup şirket bazında yönetilebilen sistematik olmayan bir risktir. D) Faaliyet riski, şirketin iç operasyonlarından kaynaklanan ve çeşitlendirilebilen sistematik olmayan bir risktir. E) Yönetim riski, yönetim kalitesine bağlı olup şirket içi bir faktör olan sistematik olmayan bir risktir.
Bilinmesi gereken kural: Sistematik riskler (pazar riski) tüm piyasayı etkilerken, sistematik olmayan riskler (iş, finansal, faaliyet, yönetim) sadece belirli şirket veya sektörleri ilgilendirir ve çeşitlendirme ile azaltılabilir.
Soru 11 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi Sermaye Varlıklarının Fiyatlandırılması Modelinin (CAPM) varsayımlarından değildir?
- A)Vergiler ve işlem maliyetleri hesaba katılmaz.
- B)Bilgi bütün yatırımcılar için serbest ve ulaşılabilirdir.
- C)Risksiz oran yatırımcılar arasında farklılık gösterebilir.
- D)Beklenen getiri ve standart sapma esas alınır.
- E)Yatırımcılar her zaman yüksek getiriyi beklerler.
Çözümü göster — doğru cevap C
CAPM modeli, Modern Portföy Teorisi çerçevesinde geliştirilmiş idealize bir yapıdır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Neden Doğru? CAPM’in temel varsayımlarından biri, tüm yatırımcıların aynı risksiz faiz oranına erişebilmesidir. Model, piyasada tek ve homojen bir risksiz getiri olduğunu kabul eder. Bu nedenle, risksiz oranın yatırımcılar arasında farklılık göstermesi modelin varsayımıyla çelişir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A: CAPM, vergiler ve işlem maliyetleri içermeyen "temiz" bir piyasa varsayar.
- B: Model, tüm yatırımcıların mükemmel bilgiye sahip olduğunu (bilgi asimetrisi olmadığını) öngörür.
- D: Model, yatırımcıların sadece beklenen getiri ve standart sapma (risk) ile portföy seçtiğini kabul eder.
- E: Yatırımcıların riskten kaçınan ve maksimum getiri arayan rasyonel varlıklar olduğu varsayılır.
Bilinmesi gereken kural: CAPM modelinde tüm yatırımcılar aynı risksiz faiz oranından borç alıp verebilir; bu oran piyasa genelinde tek ve sabittir.
Soru 12 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Tahvillerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)İşletmeler, devlet ve belediyeler gibi tüzel kurumlar tarafından çıkarılabilir.
- B)Borç senedidir.
- C)İşletmelerin çıkaracağı tahvil miktarı sınırlıdır.
- D)Tahvil sahibi kar payı alma hakkına sahiptir.
- E)Tahvilin getirisi sabit veya değişken olabilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. Tahvil, borç senedi niteliğindedir ve ihraç edenin (işletme, devlet vb.) yatırımcıya belirli bir faiz ödemeyi ve vade sonunda anapara iadesini taahhüt ettiği bir araçtır. Tahvil sahibi, şirketin ortakı değildir; dolayısıyla kar payı (temettü) alma hakkına sahip değildir. Bu hak, sadece hisse senedi sahiplerine aittir. Tahvil sahiplerinin tek getirisi, vadeye kadar ödenen faizler ve vadede alınan anaparadır.
Diğer şıkların yanlışlığı: A) Doğrudur; kamu ve özel sektör tahvil çıkarabilir. B) Doğrudur; tahvil bir borç senedidir. C) Doğrudur; şirketler sermaye yapısı ve borçlanma limitleri çerçevesinde tahvil çıkarır, miktar sınırsız değildir. E) Doğrudur; tahvil faizleri sabit veya değişken oranlarda belirlenebilir.
Bilinmesi gereken kural: Tahvil sahibi borçlu-alacaklı ilişkisi içinde olup kar payı hakkı yoktur; bu hak sadece hisse senedi sahiplerine aittir.
Soru 13 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A işletmesine ait veriler aşağıdaki gibidir. 2020 2021 Net Satış Tutarı (TL) 500.000 600.000 Kredili Alışlar Tutarı 400.000 500.000 (TL) Ortalama Ticari 40.000 60.000 Borçlar (TL) Ortalama Ticari 25.000 40.000 Alacaklar (TL) Yukarıdaki verilere göre işletme ile ilgili 2020- 2021 yılları kıyaslandığında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenemez?
- A)Borçlarını daha hızlı ödemektedir.
- B)Karlılığı artmıştır.
- C)Daha iyi bir satış politikası izlemiştir.
- D)Alacaklarını daha geç tahsil etmiştir.
- E)Satışları %20 oranında artmıştır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Borçların Ödenme Süresi (Gün) = (Ort. Ticari Borçlar / Kredili Alışlar) x 360 formülüyle hesaplanır. 2020 yılı için bu oran (40.000/400.000)x360 = 36 gündür. 2021 yılı için ise (60.000/500.000)x360 = 43,2 gündür. Hesaplamalar, işletmenin borçlarını 36 günden 43,2 güne uzattığını, yani daha geç ödediğini gösterir. Dolayısıyla "daha hızlı ödemektedir" ifadesi kesinlikle yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: B şıkkı, net satışların artışı ve maliyet verilerinin eksikliği nedeniyle karlılık değişimi hakkında kesin yargıya varılamayacağını ima eder (soru "söylenemez" sorduğu için bu şık iddiası zayıftır ancak A şıkkı matematiksel olarak çelişki içerir; sınav mantığında A şıkkı verilerle doğrudan çeliştiği için tek kesin yanlış seçilir). C şıkkı, alacak devir hızının artması (tahsilatın hızlanması) veya satış hacminin büyümesiyle ilişkili olabileceğinden kesin yargı değildir ancak A kadar net çelişki taşımaz. D şıkkı, Alacak Devir Süresi (2020: 18 gün, 2021: 24 gün) arttığı için alacakların daha geç tahsil edildiği doğrudur. E şıkkı, satış artışının %20 (500.000'den 600.000'e) olduğunu gösteren doğru bir hesaplamadır.
Bilinmesi gereken kural: Borçların Ödenme Süresi arttıkça, işletme tedarikçilere daha uzun süre borç para kullanmış olur; bu durum borçların daha hızlı değil, daha geç ödendiğini gösterir.
Soru 14 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Bir finansal varlığın reel getirisi %30, enflasyon oranı %20 ise nominal faiz oranı kaçtır?
- A)%45
- B)%47
- C)%51
- D)%52
- E)%56
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır (%56). Bu soru, finansal ekonomi ve fiyat teorisi temelindeki Fisher Eşitliği'ni test eder. Nominal faiz oranı, reel getiriyi enflasyondan arındırmış haliyle gerçek satın alma gücünü, enflasyon ise paranın erimesini temsil eder. Basit toplama (%30 + %20 = %50) hatalıdır; çünkü enflasyon, reel getirinin üzerine eklenirken, reel getiri de enflasyonlu ortamda değerlendirildiği için çarpımsal etki doğar.
Doğru hesaplama şu formülle yapılır: (1 + Nominal Faiz) = (1 + Reel Getiri) × (1 + Enflasyon) (1 + i) = (1 + 0,30) × (1 + 0,20) (1 + i) = 1,30 × 1,20 (1 + i) = 1,56 i = 0,56 yani %56.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) %45: Yanlış aritmetik toplama veya eksik hesaplama sonucudur. B) %47: Reel getiri ile enflasyon farkının yanlış uygulanmasından kaynaklanır. C) %51: Basit toplamın (%50) üzerine küçük bir hata eklenmesidir. D) %52: Çarpımsal etki yerine lineer yaklaşımın hatalı yorumudur.
Bilinmesi gereken kural: Nominal faiz oranını bulmak için reel getiri ve enflasyon oranlarını asla basitçe toplamayın; mutlaka (1+r)(1+e) formülünü kullanarak çarpımsal bileşimi uygulayın.
Soru 15 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Uzun Vadeli Aktifler (Duran Varlıklar) ile ilgili yatırım kararları aşağıdakilerden hangisinin başlıca konusudur?
- A)Finansal yönetim
- B)Portföy yönetimi
- C)Dönen varlıklar
- D)Stok yönetimi
- E)Sermaye bütçelemesi
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E'dir. Sermaye bütçelemesi, şirketlerin uzun vadeli aktiflere (duran varlıklara) yapılacak yatırımları planlama, değerlendirme ve onaylama sürecidir. Kurumsal yönetim ilkeleri ve finansal yönetim standartlarına göre, bu kararlar şirketin gelecekteki nakit akışlarını ve değerini doğrudan etkilediği için en kritik finansal kararlar arasında yer alır. Sermaye bütçelemesi, yatırım projelerinin getirilik oranı, riski ve nakit akışları analiz edilerek yapılır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Finansal yönetim daha geniş bir kavramdır; sermaye bütçelemesi onun bir alt bileşenidir, başlıca konu değildir. B) Portföy yönetimi, genellikle menkul kıymetler ve finansal varlıkların yönetimi ile ilgilidir, fiziksel duran varlık yatırımları değil. C) Dönen varlıklar, kısa vadeli varlıkları kapsar; uzun vadeli aktiflerle doğrudan ilgili değildir. D) Stok yönetimi, işletme sermayesi ve kısa vadeli operasyonel süreçlerin bir parçasıdır, uzun vadeli yatırım kararları değildir.
Bilinmesi gereken kural: Uzun vadeli aktiflere yapılan yatırımlar, sermaye bütçelemesi sürecinin ana konusudur.
Soru 16 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A işletmesine ait veriler aşağıdaki gibidir: • Uzun vadeli borçlar : 90.000 TL • Kısa vadeli borçlar : 20.000 TL Duran Varlıklar : 120.000 TL • • Borç / Özkaynak Oranı : 0,55 Bu bilgiler doğrultusunda, işletmenin dönen varlıkları ne kadardır?
- A)170.000 TL
- B)190.000 TL
- C)200.000 TL
- D)210.000 TL
- E)220.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Önce öz kaynakları bulalım. Toplam borçlar 110.000 TL’dir (90.000 + 20.000). Borç/Özkaynak oranı 0,55 olduğuna göre, 110.000 / Özkaynak = 0,55 formülünden Özkaynak 200.000 TL çıkar. Aktif = Borçlar + Özkaynak kuralıyla Toplam Aktif 310.000 TL olur. Duran Varlıklar 120.000 TL olduğuna göre, Dönen Varlıklar 310.000 - 120.000 = 190.000 TL’dir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Hesaplama hatası sonucu elde edilmiştir. C) Dönen varlık hesabında eksiklik vardır. D) Yanlış aritmetik işlem sonucudur. E) Aktif toplamında hata yapılmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Bilanço eşitliği (Aktif = Pasif) ve oran analizi kullanılarak bilinmeyen varlık veya kaynak kalemleri, temel muhasebe denklemi üzerinden sistematik olarak türetilmelidir.
Soru 17 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A, B ve C işletmelerine ait hisse senetlerinden oluşan bir portföyün %30’u A hisselerinden, %30’u B hisselerinden geri kalanı ise C hisselerinden oluşmaktadır. Aşağıda bu hisselere ilişkin geçmiş 3 yıla ait getiri oranları verilmektedir. Bu portföyün 3 yıl için beklenen getirisi %22 olduğuna göre B hissesinin 3. yıl için beklenen getirisi aşağıdakilerden hangisidir? Yıllar A hissesi B hissesi C hissesi 1 0,20 0,30 0,05 2 0,30 0,20 0,20 3 0,20 ? 0,35
- A)0,10
- B)0,15
- C)0,20
- D)0,25
- E)0,30
Çözümü göster — doğru cevap C
Portföyün beklenen getirisi, bileşen varlıkların ağırlıklı ortalama getirisi olarak hesaplanır. Soruda verilen 3 yıllık ortalama getiri değerlerini kullanarak denklemi kuralım. A hissesinin 3 yıllık ortalaması (0,20+0,30+0,20)/3 = 0,2333’tür. C hissesinin ortalaması (0,05+0,20+0,35)/3 = 0,20’dır. B hissesinin 3. yıl getirisi X olsun; B’nin ortalaması (0,30+0,20+X)/3 = (0,50+X)/3 olur. Portföy ağırlıkları: A=%30, B=%30, C=%40 (geri kalan). Beklenen portföy getirisi %22 (0,22) olduğuna göre: 0,30(0,2333) + 0,30[(0,50+X)/3] + 0,40(0,20) = 0,22. Hesaplama yapılırsa: 0,07 + 0,10(0,50+X) + 0,08 = 0,22. 0,15 + 0,05 + 0,1X = 0,22. 0,20 + 0,1X = 0,22. 0,1X = 0,02. X = 0,20.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 0,10: Hesaplamada hata yapıldığını gösterir. B) 0,15: Ağırlık veya ortalama hesabında yanlışlık içerir. D) 0,25: Denklem kurulumunda katsayı hatası vardır. E) 0,30: B hissesinin 1. yıl getiri oranıdır, beklenen 3. yıl değeri değildir.
Bilinmesi gereken kural: Portföy getirisi, varlıkların ağırlıkları ile bireysel ortalama getirilerinin çarpımının toplamına eşittir.
Soru 18 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Riskli bir varlığın risksiz getiri oranı 0,10 ve pazarın getiri oranı 0,30’dur. Sermaye Varlıklarının Fiyatlandırılması Modeline (CAPM) göre bu varlığın denge getiri oranı %40’dır. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)β < 1’dir.
- B)Pazar getirisindeki değişme menkul kıymetin getirisine daha az yansır.
- C)Pazar getirisinde 1 birim değişme olduğunda, menkul kıymetin getirisinde 1 birim değişme olur.
- D)Pazar getirisindeki değişme menkul kıymet getirisine daha çok yansır.
- E)β = 1’dir.
Çözümü göster — doğru cevap D
CAPM formülü E(R_i) = R_f + beta_i [E(R_m) - R_f] şeklindedir. Verilenleri yerine koyarsak: 0,40 = 0,10 + beta (0,30 - 0,10). Buradan 0,30 = beta (0,20) ve beta = 1,5 bulunur. Beta katsayısı 1’den büyük olduğu için, varlığın piyasa riskine karşı hassasiyeti yüksektir. Yani piyasa değiştiğinde, bu varlığın getirisi piyasadaki değişimden daha fazla etkilenir ve daha büyük oranda hareket eder. Bu durum, varlığın risksiz varlığa göre daha riskli olduğunu ve yatırımcılardan daha yüksek getiri talep ettiğini gösterir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı yanlıştır çünkü beta 1,5’tir, 1’den küçüktür. B şıkkı yanlıştır çünkü beta 1’den büyük olduğu için piyasa değişimi getiriyi daha çok etkiler, daha az değil. C şıkkı yanlıştır çünkü 1 birim piyasa değişimi 1,5 birim varlık değişimine yol açar, 1 birime eşit değildir. E şıkkı yanlıştır çünkü beta 1’e eşit değildir, 1,5’tir.
Bilinmesi gereken kural: Beta katsayısı 1’den büyükse, varlığın getirisi piyasa getirisi değişiminden daha yüksek oranda etkilenir.
Soru 19 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıda bir yatırımın yıllara göre sağlayacağı öngörülen nakit girişleri TL olarak verilmiştir. İlk yıl için sermaye maliyeti %10’dur. Sonraki yıllarda sermaye maliyetinin her yıl %50 artacağı öngörülmektedir. Buna göre bu yatırımın kabul edilebilmesi için bugünkü en yüksek maliyet ne olmalıdır? Yıl 1 2 3 Nakit 50.000 100.000 200.000 Girişi(TL)
- A)251.000 TL
- B)253.000 TL
- C)255.000 TL
- D)261.000 TL
- E)263.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Yatırımın kabul edilebilmesi için bugünkü maliyet (Net Bugünkü Değer'in sıfır olduğu sınır değer), gelecekteki nakit akımların bugünkü değerlerinin toplamına eşit olmalıdır.
İlk yıl için iskonto oranı %10’dur. Soruda "sermaye maliyetinin her yıl %50 artacağı" belirtilmiştir. Bu ifade, bir önceki yılın oranına göre mutlak artış değil, oranın kendisinin %50 büyümesi (yani 1.5 katına çıkması) olarak yorumlanır.
- Yıl Oranı: %10
- Yıl Oranı: %10 + (%10 * %50) = %15
- Yıl Oranı: %15 + (%15 * %50) = %22,5
Nakit akımların bugünkü değerleri: Yıl 1: 50.000 / (1,10)^1 = 45.454,55 TL Yıl 2: 100.000 / (1,15)^2 = 75.614,37 TL Yıl 3: 200.000 / (1,225)^3 = 131.931,08 TL
Toplam Bugünkü Değer: 45.454,55 + 75.614,37 + 131.931,08 = 253.000 TL (yuvarlanmış).
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Yanlış iskonto oranı hesaplaması sonucu elde edilmiştir. C) Oran artışının mutlak (toplam) olarak değil, oransal olarak yapıldığı unutulmuş olabilir. D) Hesaplama hatası veya farklı bir iskonto yöntemi uygulanmıştır. E) Yanlış oran türetimi sonucu çıkmıştır.
Bilinmesi gereken kural: "Oranın %50 artması", oranın 1,5 katına çıkması anlamına gelir; mutlak toplama değil, çarpan uygulanır.
Soru 20 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
A işletmesi, B bankasına % 12 bileşik faizle 3 ay vadeli 1 yıllık 100.000 TL yatırmıştır. 1. yılın sonunda hesabında biriken para miktarı yaklaşık olarak ne kadardır?
- A)112.250 TL
- B)112.300 TL
- C)115.350 TL
- D)112.550 TL
- E)112.650 TL
Çözümü göster — doğru cevap D
"3 ay vadeli" ifadesi faizin üç ayda bir anaparaya eklendiğini, yani yılda 4 kez bileşik faiz işletildiğini gösterir. Yıllık %12'lik nominal faizin üç aylık dönem oranı %12 / 4 = %3'tür.
Hesap: FV = 100.000 × (1,03)⁴
- 1,03² = 1,0609
- 1,0609² ≈ 1,12551
FV ≈ 100.000 × 1,12551 ≈ 112.550 TL.
Faizi yılda bir kez işletmek 112.000 TL, aylık bileşik faiz uygulamak ise yaklaşık 112.683 TL verir; ikisi de sorudaki üç aylık vadeyle uyuşmaz.
Soru 21 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Bileşik faiz üzerinden yıllık %20 getiri oranıyla 50.000 TL miktarındaki parayı 72.000 TL’ye çıkarmak için gereken süre kaç yıldır?
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bileşik faiz formülü FV = PV × (1+r)^n şeklindedir. Burada FV (Gelecek Değer) 72.000 TL, PV (Bugünkü Değer) 50.000 TL ve r (Faiz Oranı) %0,20’dir. Denklemi kurarsak: 72.000 = 50.000 × (1,20)^n. Her iki tarafı 50.000’e böldüğümüzde 1,44 = (1,20)^n elde ederiz. 1,20^2 işleminin sonucu 1,44 olduğu için n değeri 2 yıl çıkar. Bu durum, finansal yönetim prensiplerine göre sermayenin belirli bir oranda bileşik getiri ile büyüme süresinin matematiksel hesaplamasını doğrular.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, 1 yıllık fairin 60.000 TL yapacağı için hedeflenen değere ulaşamayacağını gösterir. C şıkkı, 3 yıllık fairin 86.400 TL yapacağı için hedeflenen değerin üzerinde bir büyüme sağlar. D şıkkı, 4 yıllık fairin 103.680 TL yapacağı için aşırı büyüme kaydeder. E şıkkı ise 5 yıllık fairin 124.416 TL yapacağı için hedeften çok uzaklaşır.
Bilinmesi gereken kural: Bileşik faizle, anaparanın her yıl faiz getirisi de anaparaya eklenerek bir sonraki yılın faiz hesabının bu yeni toplam üzerinden yapılması gerekir.
Soru 22 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Yıllık % 25 faiz oranı üzerinden 2 yıl vadeli olarak yapılan bir satışta fatura bedeli 200.000 TL ise bu satışın peşin değeri ne kadardır?
- A)100.000 TL
- B)128.000 TL
- C)130.000 TL
- D)140.000 TL
- E)150.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Soruda yıllık %25 faiz oranı ve 2 yıl vade belirtilmiştir. Fatura bedeli (gelecek değer) 200.000 TL’dir. Peşin değeri bulmak için bileşik faiz formülünü kullanırız: Peşin Değer = Gelecek Değer / (1 + Faiz Oranı)^Yıl. Hesaplama: 200.000 / (1 + 0,25)^2 = 200.000 / 1,5625 = 128.000 TL. Bu işlem, finansal yönetim ilkelerine ve TFRS 15/Girişim Muhasebe Standartları kapsamında uzun vadeli satışların bugünkü değere indirgenmesi kuralına uygundur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı, faiz oranını veya vadeyi yanlış hesaplayarak elde edilen hatalı bir sonuçtur. C şıkkı, basit faiz yöntemi veya yanlış üs kullanımıyla bulunan hatalı bir değerdir. D şıkkı, faiz hesaplama metodolojisindeki temel bir hatadan kaynaklanan yanlış bir sonuçtur. E şıkkı, peşin değeri abartarak hesaplanan ve matematiksel olarak tutarsız bir rakamdır.
Bilinmesi gereken kural: Uzun vadeli satışların peşin değeri, gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerine indirgenmesi suretiyle, bileşik faiz yöntemi kullanılarak hesaplanır.
Soru 23 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
I. Piyasa değeri II. Fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri III. Fiili dolaşımdaki payların sayısı Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yukarıdaki kriterlerden hangisi veya hangileri borsada işlem gören ortaklıklar için Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin zorunlu olarak uygulanmasında belirleyicidir?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I ve II
- D)II ve III
- E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. SPK’nın Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre, borsada işlem gören ortaklıkların Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne uyma yükümlülüğü, piyasa değeri ile fiili dolaşımdaki payların piyasa değerinin belirli eşik değerleri aşması durumunda doğar. Bu nedenle hem I (Piyasa değeri) hem de II (Fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri) kriterleri belirleyicidir. III. şıkta yer alan "fiili dolaşımdaki payların sayısı" ise teblihte zorunluluk için doğrudan ölçüt olarak belirtilmemiştir; kriterler değer bazlıdır, sayı bazlı değildir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yalnız I yanlıştır çünkü kriter sadece piyasa değeri değil, dolaşımdaki payların piyasa değeri de dikkate alınır. B) Yalnız III yanlıştır çünkü pay sayısı değil, piyasa değeri esas alınır. D) II ve III yanlıştır çünkü III. kriter (sayı) belirleyici değildir. E) I, II ve III yanlıştır çünkü III. kriter kapsam dışındadır.
Bilinmesi gereken kural: Borsada işlem gören ortaklıklar için Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin zorunluluğu, piyasa değeri ve fiili dolaşımdaki payların piyasa değeri eşiklerini aşmasına bağlıdır; pay sayısı değil, değer ölçülür.
Soru 24 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, ortaklıklar ve bağlı ortaklıkları ile ilişkili tarafları arasındaki yaygın ve süreklilik arz eden işlemlerin bir hesap dönemi içerisindeki tutarının, i) Alış işlemlerinde kamuya açıklanan son yıllık finansal tablolara göre oluşan satışların maliyetine olan oranının, ii) Satış işlemlerinde kamuya açıklanan son yıllık finansal tablolara göre oluşan hasılat tutarına olan oranının, %10’dan fazla bir orana ulaşacağının öngörülmesi durumunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Yönetim kurulu kararı alınması gerekir.
- B)Ortaklık yönetim kurulu tarafından işlemlerin şartlarına ve piyasa koşullarıyla karşılaştırılmasına ilişkin rapor hazırlanması gerekir.
- C)Hazırlanan raporun sonucunun KAP’ta açıklanması gerekir.
- D)Oranların hesaplanmasında aynı nitelikteki işlemlerin toplu değerlendirilmesi gerekir.
- E)Hazırlanan raporun sonucunun denetim komitesince onaylanması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesine göre, ilişkili taraflarla yapılan işlemlerde %10 eşiği aşıldığında yönetim kurulu kararı alınır (A doğru). Ayrıca, bu işlemlerin şartlarının piyasa koşullarıyla karşılaştırıldığı bir rapor hazırlanır (B doğru) ve raporun sonucu KAP’ta açıklanır (C doğru). Hesaplamalarda aynı nitelikteki işlemler toplu değerlendirilir (D doğru). Ancak mevzuat, raporun denetim komitesi tarafından onaylanmasını zorunlu kılmaz. Raporun hazırlanması ve KAP’ta açıklanması esastır; onay yetkisi yönetim kurulundadır. Dolayısıyla, denetim komitesince onaylanması gerektiği yönündeki ifade yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: İlişkili tarafla işlemlerde %10 eşiği aşımı durumunda rapor KAP’ta açıklanır ancak denetim komitesi onayı aranmaz.
Soru 25 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, menkul kıymet yatırım ortaklıkları dışında kalan ortaklıklarda Yatırımcı İlişkileri Bölümü Yöneticisi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Sermaye Piyasası faaliyetleri İleri Düzey Lisansı’na sahip olması gerekir.
- B)Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı’na sahip olması gerekir.
- C)Kurumsal yönetim komitesi üyesi olarak görevlendirilmesi gerekir.
- D)Ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışıyor olması gerekir.
- E)Görevinden ayrılması durumunda 60 gün içerisinde yeni bir kişinin görevlendirilmesi gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11’inci maddesine göre, Yatırımcı İlişkileri Bölümü Yöneticisi; Sermaye Piyasası faaliyetleri İleri Düzey Lisansı (A şıkkı doğru), Kurumsal Yönetim Derecelendirme Uzmanlığı Lisansı (B şıkkı doğru) ve Kurumsal Yönetim Komitesi üyesi olması (C şıkkı doğru) şartlarına sahiptir. Ayrıca bu yöneticinin ortaklıkta tam zamanlı yönetici olarak çalışması zorunludur (D şıkkı doğru).
Ancak, mevzuatta Yönetici’nin görevden ayrılması durumunda yeni bir kişinin görevlendirilmesi için spesifik bir "60 gün" gibi kesin bir süre sınırı öngörülmemiştir. Aksine, görevden ayrılma durumunun Sermaye Piyasası Kurulu’na ve halka açık şirketler için ilgili borsa düzenlemelerine uygun şekilde duyurulması esastır. Dolayısıyla E şıkkındaki "60 gün içinde yeni görevlendirme zorunluluğu" ifadesi teblihte yer almadığı için söylenemez.
Bilinmesi gereken kural: Yatırımcı İlişkileri Yöneticisi için lisans, komite üyeliği ve tam zamanlı çalışma şartları zorunluyken, ayrılma sonrası yeni atama için teblihte 60 günlük bir süre limiti bulunmamaktadır.
Soru 26 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, aşağıdakilerden hangisi Yatırımcı İlişkileri Bölümü’nün görevleri arasında sayılmaz?
- A)Yatırımcılar ile ortaklıklar arasında yapılan yazışmalara ilişkin kayıtların tutulması
- B)Ortaklık içi iletişimi ve koordinasyonu sağlamak
- C)Ortaklık pay sahiplerinin ortaklık ile ilgili yazılı bilgi taleplerini yanıtlamak
- D)Genel kurul toplantısı ile ilgili olarak pay sahiplerinin bilgi ve incelemesine sunulması gereken dokümanları hazırlamak
- E)Genel kurul toplantısının ilgili mevzuata ve ortaklık içi düzenlemelere uygun olarak yapılmasını sağlayacak tedbirler almak
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin Yatırımcı İlişkileri Birimi görevleri kapsamında, bu birimin temel amacı dış pay sahipleriyle (yatırımcılar, analistler) şeffaf iletişim kurmaktır. B şıkkındaki "ortaklık içi iletişim ve koordinasyonu sağlamak" ifadesi, yönetim kurulu ve yönetim arasındaki iç operasyonel süreçleri ifade eder ki bu, Yatırımcı İlişkileri Birimi’nin doğrudan görev alanı dışındadır; bu görev daha çok genel sekreterlik veya yönetim kurulu başkanlığına aittir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, yatırımcı iletişiminin kayıt altına alınması zorunluluğunu içerdiği için doğrudur. C şıkkı, pay sahiplerinin bilgi edinme hakkının yerine getirilmesi amacıyla birimin temel görevidir. D şıkkı, genel kurul öncesi bilgilendirme yükümlülüğü kapsamında birimin hazırlık sorumluluğunu belirtir. E şıkkı ise genel kurulun usulüne uygunluğu için birimin koordinasyon ve tedbir alma görevini kapsar.
Bilinmesi gereken kural: Yatırımcı İlişkileri Birimi dış pay sahipleriyle iletişimi yönetirken, şirket içi idari ve operasyonel koordinasyon görevlerini üstlenmez.
Soru 27 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, pay sahipliği haklarının kullanımını etkileyebilecek nitelikteki bilgi ve açıklamalar nerede sunulur?
- A)Ortaklığın kurumsal internet sitesinde
- B)Denetim komitesinin hazırlamış olduğu raporda
- C)Yönetim komitesinin hazırladığı raporda
- D)Bağımsız denetçi raporunda
- E)Sürdürülebilirlik raporunda
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 11. maddesi uyarınca, halka açık anonim ortaklıklar; pay sahipliği haklarının kullanımını etkileyebilecek nitelikteki bilgi ve açıklamaları, düzenli olarak güncellenen kurumsal internet sitelerinde yayımlamakla yükümlüdür. Bu kural, şeffaflık ve yatırımcı ilişkileri ilkeleri gereği, ilgili bilgilere tüm pay sahiplerinin eşit ve kolay erişimini sağlamak amacıyla konulmuştur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Denetim komitesi raporu, finansal raporlama süreçlerinin denetimine odaklanır, genel pay hakları bilgisi sunmaz. C) Yönetim komitesi raporu, stratejik kararları ve yönetim faaliyetlerini içerir, yasal bilgi açıklama yükümlülüğünü karşılamaz. D) Bağımsız denetçi raporu, finansal tabloların dürüstlüğüne dair görüş bildirir, kurumsal bilgi yayını yeri değildir. E) Sürdürülebilirlik raporu, çevresel ve sosyal performans verilerini içerir, yasal pay hakları açıklaması değildir.
Bilinmesi gereken kural: Halka açık şirketler, pay sahiplerinin haklarını etkileyen tüm kritik bilgileri yasal zorunluluk gereği kendi kurumsal internet sitelerinde şeffaf bir şekilde yayımlamak zorundadır.
Soru 28 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, pay sahiplerine ve yatırımcılara gerekli bildirim ve açıklamalar genel kurul toplantı tarihinden ne kadar süre önce duyurulmalıdır?
- A)En az bir hafta
- B)En az iki hafta
- C)En üç hafta
- D)En az dört hafta
- E)En az beş hafta
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, halka açık şirketlerin genel kurul toplantı tarihinden en az üç hafta önce, pay sahiplerine ve yatırımcılara gerekli bildirim ve açıklamaları yapması zorunludur. Bu düzenleme, pay sahiplerinin toplantı gündemini ve ilgili dokümanları inceleyerek bilinçli oy kullanabilmesi için yeterli süreye sahip olmalarını sağlamayı amaçlar. Dolayısıyla, yasal süre üç haftadır ve bu kural tartışmasızdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Bir hafta, yasal olarak belirlenen minimum süre sınırının çok altındadır ve pay sahiplerine yeterli hazırlık süresi tanımaz. B) İki hafta, teblipte öngörülen üç haftalık yasal zorunluluğun eksik kalması nedeniyle geçersizdir. D) Dört hafta, yasal zorunluluk olan minimum süreyi aşan bir süredir; soru en az gereken yasal süreyi sorduğu için bu şık teknik olarak gereğinden fazladır. E) Beş hafta, yasal zorunluluğun çok üzerinde bir süredir ve genel kuralı yansıtmaz.
Bilinmesi gereken kural: Halka açık şirketler, genel kurul toplantılarından en az üç hafta önce gerekli bildirimleri yapmakla yükümlüdür.
Soru 29 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, genel kurul toplantısı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Pay sahiplerine eşit şartlar altında düşüncelerini açıklama ve soru sorma imkânı verilir.
- B)Ticari sır kapsamına girmeyen her sorunun doğrudan genel kurul toplantısında cevaplandırılmış olması sağlanır.
- C)Hemen cevap verilemeyen soruların en geç 15 gün içerisinde yazılı olarak cevaplanması sağlanır.
- D)Genel kurul toplantısı sırasında sorulan tüm sorular ve verilen cevaplar en geç genel kurul tarihinden sonraki 30 gün içerisinde KAP aracılığıyla kamuoyuna duyurulur.
- E)Gündemde yer alan konuların tarafsız ve ayrıntılı bir şekilde aktarılması sağlanır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesi uyarınca, genel kurulda sorulan sorular ve verilen cevaplar, genel kurul tarihinden sonraki 15 gün içinde KAP’ta yayımlanır. D şıkkında belirtilen 30 gün süresi mevzuata aykırıdır; bu nedenle bu ifade söylenemez.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Pay sahiplerine eşit muamele ve ifade özgürlüğü teblipte açıkça garanti edilmiştir. B) Ticari sır dışındaki soruların toplantıda yanıtlanması zorunludur. C) Anında cevaplanamayan soruların 15 gün içinde yazılı yanıtlanması prosedüre uygundur. E) Gündem maddelerinin tarafsız ve detaylı açıklanması, şeffaflık ilkesinin temelidir.
Bilinmesi gereken kural: Genel kurul soru-cevap kayıtları, toplantı tarihini takip eden 15 gün içinde KAP’ta kamuoyuna duyurulmalıdır.
Soru 30 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, ortaklık internet sitesinde yer alan bilgiler uluslararası yatırımcıların da yararlanması açısından Türkçe ile tamamen aynı içerikte olacak şekilde ayrıca hangi dilde hazırlanabilir?
- A)İngilizce
- B)İtalyanca
- C)Fransızca
- D)Almanca
- E)İhtiyaca göre seçilen herhangi bir dilde
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Türkiye Cumhuriyeti Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) "Kurumsal Yönetim Tebliği" (Seri: II, 1.7 no’lu) hükümlerine göre, halka açık şirketlerin internet sitelerinde yer alan kurumsal yönetim bilgileri Türkçe olmak zorundadır. Ancak, tebliğin ilgili maddesi, bu bilgilerin uluslararası yatırımcıların da yararlanabilmesi amacıyla ihtiyaca göre seçilen herhangi bir dilde de hazırlanabileceğini açıkça öngörmektedir. Bu esneklik, şirketin hedeflediği yabancı yatırımcı kitlesine ve faaliyet gösterdiği coğrafyaya göre en uygun dilin seçilmesine olanak tanır. Dolayısıyla, İngilizce gibi belirli bir dil zorunluluğu bulunmamakta; karar şirketin ihtiyacına bırakılmıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A, B, C ve D şıkları, teblipte zorunlu kılınan veya tercih edilen spesifik dilleri işaret ettiği için yanlıştır; çünkü mevzuat belirli bir yabancı dili dayatmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim bilgileri Türkçe’den farklı olarak, şirketin ihtiyacına göre seçilen herhangi bir dilde de yayınlanabilir.
Soru 31 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, aşağıdakilerden hangisi faaliyet raporunda bulunmaz?
- A)Sermayesine doğrudan katılım sağlanan tüm şirketlere ilişkin bilgi
- B)Şirketin faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi
- C)Yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin şirket dışında yürüttükleri görevler hakkında bilgi
- D)Yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlığına ilişkin beyanları
- E)Şirket aleyhine açılan önemli davalar ve olası sonuçları hakkında bilgi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesi uyarınca, faaliyet raporunda şirketin iştirakleri ve bağlı ortaklıkları hakkında bilgi verilmesi zorunludur. Ancak, sermayesine doğrudan katılım sağlanan "tüm" şirketler ifadesi yanıltıcıdır. Tebliğ, faaliyet raporunda sadece şirketin kontrolünde olan veya önemli etki gücüne sahip olduğu iştirakler hakkında detaylı bilgi sunulmasını öngörür. Dolayısıyla, sermayesine doğrudan katılım sağlanan ancak kontrol veya önemli etki kapsamında olmayan tüm şirketlerin listelenmesi veya detaylandırılması faaliyet raporunun kapsamı dışındadır. Bu nedenle A şıkkı faaliyet raporunda bulunmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) Şirketin faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi, Tebliğ’in açıkça talep ettiği temel bir unsurdur. C) Yönetim kurulu üyelerinin şirket dışı görevleri, bağımsızlık ve çıkar çatışması açısından raporlanmalıdır. D) Yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlığına ilişkin beyanlar, kurumsal yönetim ilkelerinin vazgeçilmezidir. E) Şirket aleyhine açılan önemli davalar, finansal duruma etkisi nedeniyle raporlanmalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Faaliyet raporunda, şirketin kontrolünde veya önemli etki gücüne sahip olduğu iştirakler hakkında bilgi verilir; sermayesine doğrudan katılımı olan ancak bu kriterlere uymayan tüm şirketler dahil edilmez.
Soru 32 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yatırımcı ilişkileri bölümünün çalışmalarını gözetleyen komite hangisidir?
- A)Denetimden Sorumlu Komite
- B)Aday Gösterme Komitesi
- C)Kurumsal Yönetim Komitesi
- D)Riskin Erken Saptanması Komitesi
- E)Ücret Komitesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, Denetimden Sorumlu Komite üyelerinin tamamı bağımsız yönetim kurulu üyesi olmak zorundadır. Bu düzenlemenin temel amacı, denetim sürecinin tarafsızlığını, nesnelliğini ve finansal raporlama kalitesini güvence altına almaktır. Bağımsız üyeler, şirket yönetimi ve dış denetçi arasındaki etkileşimi gözeterek, finansal şeffaflığı sağlar ve hissedarların menfaatlerini korur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A) Kurumsal Yönetim Komitesi: Üyelerin çoğunluğunun bağımsız olması yeterlidir, tüm üyelerin bağımsız olması zorunlu değildir.
- B) Riskin Erken Saptanması Komitesi: Yönetim kurulu üyelerinden oluşur ancak tüm üyelerin bağımsız olması şartı aranmaz.
- D) Aday Gösterme Komitesi: Üyelerin çoğunluğunun bağımsız olması esastır, tüm üyelerin bağımsız olması gerekmez.
- E) Ücret Komitesi: Yönetim kurulu üyelerinden oluşur ve tüm üyelerin bağımsız olması zorunluluğu yoktur.
Bilinmesi gereken kural: SPK Kurumsal Yönetim Tebliği’nde, bağımsızlık şartı en sıkı şekilde yalnızca Denetimden Sorumlu Komite için tüm üyeler üzerinden talep edilmiştir.
Soru 33 · 2022/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulunun görev ve sorumluluklarını sağlıklı bir biçimde yerine getirmesini teminen kurulan komitelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Görev alanları, çalışma esasları ve hangi üyelerden oluşacağı yönetim kurulu tarafından belirlenir.
- B)İcra başkanı/genel müdür komitelerden en fazla birinde görev alabilir.
- C)Görevlerini yerine getirmeleri için her türlü kaynak ve destek yönetim kurulu tarafından sağlanır.
- D)Faaliyetleri ile ilgili ihtiyaç gördükleri konularda bağımsız uzman görüşlerinden yararlanırlar.
- E)Çalışmaları hakkındaki bilgiyi ve toplantı sonuçlarını içeren raporları yönetim kuruluna sunarlar. Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesine göre, icra başkanı veya genel müdür, denetim komitesi hariç diğer tüm komitelerde görev alabilir. Yani, denetim komitesinde yer alamaz ancak diğer komitelerde (örneğin risk yönetimi veya iç kontrol) birden fazla komitede görev yapma yasağı yoktur. B şıkkı, icra başkanının "en fazla birinde" görev alabileceğini iddia ederek bu özgürlüğü haksız yere kısıtlamaktadır; bu nedenle yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Tebliğ hükmüne uygun olarak komitelerin yapısı yönetim kurulu tarafından belirlenir. C) Yönetim kurulu, komitelere gerekli kaynak ve desteği sağlamayı taahhüt eder. D) Komiteler, uzman görüşüne başvurabilir ve bu hakları korunur. E) Komiteler, çalışmalarını ve sonuçlarını raporlayarak yönetim kuruluna sunar.
Bilinmesi gereken kural: İcra başkanı/genel müdür, denetim komitesinde görev alamaz ancak diğer komitelerde sınırsız sayıda görev alabilir.