2025/11 KGK Bağımsız Denetçilik Türkiye Muhasebe Standartları Soruları ve Çözümleri

2025/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Türkiye Muhasebe Standartları dersinden çıkan 38 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca aşağıdakilerden hangisi toplam kapsamlı gelir bileşenleri arasında yer almaz?

  • A)Yatırım faaliyetlerinden gelirler
  • B)Tanımlanmış fayda planlarının yeniden ölçümleri
  • C)Peşin ödenmiş giderler
  • D)Maddi duran varlık yeniden değerleme fazlasındaki değişimler
  • E)Yurtdışındaki bir işletmenin finansal tablolarının çevriminden kaynaklanan kazanç ve kayıplar
Çözümü göster — doğru cevap C

TMS 1’e göre toplam kapsamlı gelir, dönem karı/zararı ile diğer kapsamlı gelir kalemlerinden oluşur. Diğer kapsamlı gelir; gelecekte kar/zarara aktarılmayacak, ancak özsermaye içinde yer alacak kalemleri içerir.

Doğru cevap C'dir. Peşin ödenmiş giderler, bilançoda bir varlık (dönen varlık) olarak sınıflandırılan bir muhasebe kalemidir. Bu kalemin kendisi gelir veya gider hesabı değildir; dolayısıyla kapsamlı gelir bileşeni değildir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Yatırım faaliyetlerinden gelirler, genellikle dönem kar/zararının bir parçası olarak kapsamlı gelir içinde yer alır. B) Tanımlanmış fayda planı yeniden ölçümleri, TMS 19 uyarınca diğer kapsamlı gelir kalemidir. D) Duran varlık yeniden değerleme fazlası değişimleri, TMS 16 uyarınca diğer kapsamlı gelir kalemidir. E) Yurtdışı işletme çevrim farkları, TMS 21 uyarınca diğer kapsamlı gelir kalemidir.

Bilinmesi gereken kural: Peşin ödenmiş giderler bilanço varlığı olup gelir tablosu veya kapsamlı gelir hesabı kalemi değildir.

Soru 2 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar uyarınca yanlıştır?

  • A)Muhasebe tahminleri, finansal tablolardaki ölçüm belirsizliği içeren parasal tutarlardır.
  • B)Muhasebe politikaları, finansal tabloların hazırlanmasında ve sunulmasında uygulanan belirli ilkeler, esaslar, teamüller, kurallar ve uygulamalardır.
  • C)Geriye dönük uygulama, muhasebe tahmininde yapılan bir değişikliğin baştan beri kullanılıyormuş gibi uygulanmasıdır.
  • D)Bir stok kaleminin net gerçekleşebilir değerinin belirlenmesi muhasebe tahminine ilişkin bir örnektir.
  • E)Geçmiş dönem hataları, önceki dönem finansal tablolarında geriye dönük olarak düzeltilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. TMS 8’e göre geriye dönük uygulama, muhasebe politikası değişikliklerinde veya hata düzeltmelerinde uygulanır. Muhasebe tahmini değişiklikleri ise geleceğe dönük (prospektif) olarak, etkilendiği dönem ve gelecekteki dönemlerde tanınır. Dolayısıyla C şıkkı, tahmin değişikliği için geriye dönük uygulama gerektiğini iddia ederek yanlıştır.

Diğer şıkların analizine gelirsek: A şıkkı, TMS 8’in tahmin tanımını doğru şekilde yansıtır. B şıkkı, politika tanımını standartlara uygun olarak doğru ifade eder. D şıkkı, stok değerlemesindeki belirsizlik nedeniyle net gerçekleşebilir değer hesabının bir tahmin örneği olduğunu doğru belirtir. E şıkkı ise geçmiş dönem hatalarının düzeltme yöntemi olarak geriye dönük uygulamayı doğru tanımlar.

Bilinmesi gereken kural: Muhasebe politikası değişiklikleri ve hata düzeltmeleri geriye dönük uygulanırken, muhasebe tahmini değişiklikleri geleceğe dönük olarak etki gösterir.

Soru 3 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları uyarınca aşağıdakilerden hangileri ilişkili taraf olarak değerlendirilmez?

  • A)İşletmenin bağlı ortaklığı
  • B)İşletmenin kilit yöneticisi
  • C)İşletmenin iştiraki
  • D)İşletmenin, yıllık cirosunun yarısı büyüklüğünde işlem yaptığı işletme
  • E)İşletmenin ana ortaklığının kilit yönetici personelinin eşi
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 24, ilişkili taraf tanımlarını net bir şekilde sınırlar. Doğru cevap D'dir.

Neden D Doğru? TMS 24, sadece kontrol, ortak kontrol veya önemli etkisi olan tarafları, ana ortaklıkların yöneticilerini ve kilit yöneticileri ile onların yakın aile üyelerini ilişkili taraf olarak kabul eder. İşletmenin yıllık cirosunun yarısı büyüklüğünde işlem yaptığı bir işletme, bu tanımlardan hiçbirine uymaz. Sadece ticari hacmin büyük olması, yasal olarak "ilişkili taraf" statüsü yaratmaz. Kontrol veya önemli etki yoksa, işlem büyüklüğü ne olursa olsun bu tanım geçerli değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? A) Bağlı ortaklık, kontrol ilişkisi nedeniyle açıkça ilişkili taraftır. B) Kilit yönetici, karar alma gücü nedeniyle doğrudan ilişkili taraftır. C) İştirak, önemli etki nedeniyle ilişkili taraf kapsamındadır. E) Kilit yöneticinin eşi, yakın aile üyesi olarak ilişkilendirilir.

Bilinmesi gereken kural: İlişkili taraf statüsü, işlem hacmine veya cirosuna göre değil; kontrol, ortak kontrol, önemli etki veya yönetimsel yakınlık gibi hukuki ve fiili ilişki derecesine göre belirlenir.

Soru 4 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

BOBİ FRS Bölüm 14 Maddi Olmayan Duran Varlıklar uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Maddi olmayan duran varlık, fiziksel niteliği bulunmayan ancak tanımlanabilir nitelikteki parasal olmayan varlıktır.
  • B)Bir maddi olmayan duran varlığa ilişkin araştırma safhasında yapılan harcamalar aktifleştirilmez.
  • C)Maddi olmayan duran varlıklar ilk kayda almada maliyet bedeliyle ölçülür.
  • D)Faydalı ömrü belli olmayan maddi olmayan duran varlıklar 5 yıldan çok olmayacak şekilde, işletme tarafından belirlenen sürede itfa edilir.
  • E)Maddi olmayan duran varlıklar dönem sonlarında birikmiş itfa payları ve birikmiş değer düşüklüğü zararları düşülmek suretiyle maliyeti üzerinden ölçülür.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BOBİ FRS Bölüm 14’e göre, faydalı ömrü belli olmayan maddi olmayan duran varlıklar itfa edilmez. Bu varlıkların değer düşüklüğü testi yapılır, ancak belirli bir süreyle amortisman ayrılması standartlara aykırıdır. Dolayısıyla "5 yıldan çok olmayacak şekilde itfa edilir" ifadesi yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Doğrudur; standart tanımı budur. B) Doğrudur; araştırma harcamaları gider yazılır, aktifleştirilmez. C) Doğrudur; ilk kayıtlarda maliyet esas alınır. E) Doğrudur; bilanço değerleri itfa ve değer düşüklüğü düşülerek bulunur.

Bilinmesi gereken kural: Faydalı ömrü belirsiz maddi olmayan duran varlıklar itfa edilmez, yalnızca değer düşüklüğü açısından test edilir.

Bu kural, sınavlarda sıkça karıştırılan temel bir istisnadır. İtfa, faydalı ömrü belirli olan varlıklar için geçerlidir. Belirsiz ömür, sonsuz veya tahmin edilemez ömür anlamına gelir ve amortisman ayrılmasını engeller.

Soru 5 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıda verilenlerden hangileri BOBİ FRS Bölüm 13 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller uyarınca yatırım amaçlı gayrimenkule örnek olarak verilebilir? I. Olağan işletme faaliyetleri kapsamında kısa vadede satmaktan ziyade, uzun vadede sermaye kazancı elde etmek üzere elde tutulan arsalar. II. Faaliyet kiralaması yoluyla kiralamak üzere elde tutulan boş binalar. III. Olağan işletme faaliyetleri kapsamında satmak üzere elde tutulan gayrimenkuller IV. Finansal kiralama yoluyla elde tutulan ve kullanılan gayrimenkuller.

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I ve IV
  • D)II, III ve IV
  • E)I, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap A

BOBİ FRS Bölüm 13’e göre yatırım amaçlı gayrimenkul, kira geliri veya sermaye kazancı (veya ikisi birlikte) amacıyla elde tutulan gayrimenkuldür. I. şıkta belirtilen arsalar, kısa vadeli satış yerine uzun vadeli sermaye kazancı amacıyla tutulduğu için bu tanıma uyar. II. şıktaki boş binalar ise faaliyet kiralaması yoluyla kiralanmak üzere hazır bulundurulduğu için yatırım amaçlı gayrimenkul sayılır. Dolayısıyla I ve II doğrudur.

Diğer şıkları ele alırsak; III. şıktaki gayrimenkuller, olağan işletme faaliyetleri kapsamında satılmak üzere elde tutulduğu için stok (FRS 11) kapsamında değerlendirilir, yatırım amaçlı değildir. IV. şıktaki gayrimenkuller ise finansal kiralama yoluyla elde tutulup kullanıldığı için FRS 16 (Kiralama) standardına tabidir ve yatırım amaçlı gayrimenkul tanımına girmez.

Bilinmesi gereken kural: Yatırım amaçlı gayrimenkul, kira geliri veya sermaye kazancı amacıyla tutulurken, kendi kullanımına veya satış amacıyla tutulanlar ile finansal kiralama ile elde tutulanlar bu kapsam dışındadır.

Soru 6 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdaki raporlama dönemi sonu ile finansal tabloların yayımlanması için onaylandığı tarih arasında gerçekleşen olaylardan hangileri TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar uyarınca raporlama döneminden sonraki düzeltme gerektirmeyen olaylardandır? I. Raporlama döneminden sonra önemli bir iş birleşmesi veya önemli bir bağlı ortaklığın elden çıkarılması. II. Raporlama dönemi sonu itibarıyla mevcut bir yükümlülüğü teyit eden davanın raporlama döneminden sonra sonuçlanması. III. Raporlama döneminden sonra önemli bir üretim tesisinin yangın sonucu tahrip olması. IV. Raporlama döneminden sonra varlık fiyatlarında veya döviz kurlarında normal olmayan büyüklükte değişikliklerin meydana gelmesi. V. Raporlama dönemi sona ermeden satın alınan varlıklara ilişkin maliyetlerin raporlama döneminden sonra belirlenmesi.

  • A)I ve III
  • B)I, III ve IV
  • C)II ve V
  • D)I, IV ve V
  • E)II, III ve
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 10’a göre, raporlama dönemi sonundaki durumu yansıtmayan olaylar "düzeltme gerektirmeyen" (dönemsonrası düzeltme olmayan) olaylardır. Bu olaylar, finansal tablolarda yansıtılmaz ancak maddi ise dipnotlarda açıklanır.

Doğru Şık (B): I, III ve IV şıkları, raporlama dönemi sonunda var olmayan yeni durumlar yarattığı için düzeltme gerektirmez.

  • I (İş birleşmesi): Yeni bir oluşumdur, dönem sonu varlık/yükümlülüğüne etkisi yoktur.
  • III (Yangın): Dönem sonu itibarıyla var olmayan bir hasardır, yeni bir olaydır.
  • IV (Kur/Fiyat değişimi): Dönem sonu piyasa koşullarını yansıtmaz, yeni gelişmedir.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • II (Dava sonucu): Dava, dönem sonu itibarıyla mevcut bir yükümlülüğü teyit ettiği için "düzeltme gerektiren" olaydır (TMS 10.9).
  • V (Satın alma maliyeti): Dönem sonu öncesinde satın alınan varlıklara ait maliyetlerin belirlenmesi, dönem sonu varlık değerlemesini etkilediği için "düzeltme gerektiren" olaydır (TMS 10.11).

Bilinmesi gereken kural: Raporlama dönemi sonunda var olan durumları teyit eden veya etkileyen olaylar düzeltme gerektirir; dönemi takip eden yeni gelişmeler ise sadece açıklama konusudur.

Soru 7 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

BOBİ FRS uyarınca aşağıdakilerden hangileri büyük işletmelere getirilen ilave yükümlülüklerdendir? I. Raporlama dönemine ait bağımsız denetim ücretinin dipnotlarda açıklanması II. Konsolide finansal tablo düzenlenmesi III. Finansal tablolarda ertelenmiş vergi tutarlarının sunulması IV. Maddi duran varlıkların yeniden değerlenmiş tutarı üzerinden ölçülmesi

  • A)I ve II
  • B)II ve IV
  • C)I, II, III ve IV
  • D)II ve III
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

BOBİ FRS’ye göre büyük işletmelerin ek yükümlülüklerini anlamak için standartların detaylarına bakmalıyız.

Doğru Şık (E): I. Doğru. BOBİ FRS, bağımsız denetim ücretinin dipnotlarda açıklanmasını zorunlu kılar. II. Doğru. Büyük işletmeler konsolide finansal tabloları düzenlemekle yükümlüdür. III. Doğru. Finansal tablolarda ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülüklerinin sunulması büyük işletmeler için ek bir zorunluluktur. IV. Yanlış. Maddi duran varlıkların yeniden değerlenmiş tutarla ölçülmesi bir "yükümlülük" değil, seçilebilir bir muhasebe politikasıdır. Tüm büyük işletmeler bunu yapmak zorunda değildir.

Diğer Şıkların Analizi: A) IV şıkkı yanlış olduğu için elenir. B) IV şıkkı yanlış olduğu için elenir. C) IV şıkkı yanlış olduğu için elenir. D) I şıkkı eksik olduğu için elenir.

Bilinmesi gereken kural: BOBİ’de yeniden değerleme opsiyoneldir; ancak konsolide tablo, ertelenmiş vergi sunumu ve denetim ücreti açıklaması zorunludur.

Soru 8 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Küçük ve Mikro İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (KÜMİ FRS) uyarınca hazırlanması zorunlu olan finansal tablolar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  • A)Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu, Nakit Akış Tablosu, Özkaynak Değişim Tablosu ve Dipnotlar.
  • B)Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu, Nakit Akış Tablosu ve Dipnotlar.
  • C)Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu ve Özkaynak Değişim Tablosu.
  • D)Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu ve Dipnotlar.
  • E)Finansal Durum Tablosu.
Çözümü göster — doğru cevap D

KÜMİ FRS’ye göre, küçük ve mikro işletmelerin hazırlaması zorunlu finansal tablolar sınırlıdır. Standart 1.11 paragrafı uyarınca, bu işletmelerin sunması gereken tek zorunlu tablolar Finansal Durum Tablosu ve Kâr veya Zarar Tablosu’dur. Ayrıca, bu tabloların anlaşılabilmesi için gerekli açıklamaları içeren Dipnotlar da zorunludur. Nakit Akış Tablosu ve Özkaynak Değişim Tablosu, KÜMİ FRS kapsamında zorunlu değildir; ancak işletme bunları gönüllü olarak hazırlayabilir. Bu nedenle, zorunlu unsurları doğru listeleyen tek seçenek D şıkkıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Nakit Akış ve Özkaynak Değişim tabloları KÜMİ FRS’de zorunlu değildir. B) Nakit Akış Tablosu KÜMİ FRS’de zorunlu değildir. C) Nakit Akış Tablosu eksik olup, Özkaynak Değişim Tablosu zorunlu değildir. E) Kâr veya Zarar Tablosu ve Dipnotlar eksiktir.

Bilinmesi gereken kural: KÜMİ FRS’ye tabi işletmelerde sadece Finansal Durum Tablosu, Kâr veya Zarar Tablosu ve Dipnotlar zorunludur; Nakit Akış ve Özkaynak Değişim tabloları zorunlu değildir.

Soru 9 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Farklı işletmelerin benzer nitelikteki bir işlemi aynı muhasebe politikasını uygulayarak finansal tablolara alması Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçevede yer alan finansal bilginin hangi niteliksel özelliği ile doğrudan ilişkilidir?

  • A)Anlaşılabilirlik
  • B)Gerçeğe uygun sunum
  • C)İhtiyaca uygunluk
  • D)Doğrulanabilirlik
  • E)Karşılaştırılabilirlik
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E) Karşılaştırılabilirlik'tir.

Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve’ye göre, karşılaştırılabilirlik, farklı dönemlerde veya farklı işletmeler arasında finansal bilgilerin benzer nitelikte işlemler için aynı muhasebe politikalarının uygulanmasıyla sağlanır. Bu durum, kullanıcıların benzerlikler ve farklılıklar hakkında yorum yapmasına olanak tanır. Dolayısıyla, farklı işletmelerin aynı politikayı kullanması doğrudan karşılaştırılabilirlik ilkesini yansıtır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Anlaşılabilirlik: Bilginin karmaşık olmayan ve anlaşılır bir şekilde sunulmasıyla ilgilidir, farklı işletmelerin uyumuyla değil.
  • B) Gerçeğe uygun sunum: Finansal tabloların işlemlerin ekonomik gerçekliğini yansıtmasıyla ilgilidir, politika birliğiyle doğrudan bağlantılı değildir.
  • C) İhtiyaca uygunluk: Kullanıcıların karar verme ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmasıdır, politika tutarlılığından bağımsızdır.
  • D) Doğrulanabilirlik: Farklı gözlemcilerin aynı sonuca varabilmesiyle ilgilidir, karşılaştırmalı yapıyla doğrudan eş anlamlı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Farklı işletmelerin benzer işlemlerde aynı muhasebe politikasını uygulaması, finansal tabloların karşılaştırılabilirliğini sağlar.

Soru 10 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 29 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama uyarınca Finansal Durum Tablosunda yer alan parasal olmayan kalemlerin genel bir fiyat endeksi kullanılarak düzeltilmesi gerekmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi parasal olmayan kalem niteliğinde değildir?

  • A)TFRS 15 kapsamındaki sözleşme yükümlülükleri
  • B)TFRS 9 kapsamındaki özkaynak payı yatırımları
  • C)TFRS 3 kapsamında belirlenen şerefiye
  • D)TMS 41 kapsamındaki canlı varlıklar
  • E)TFRS 9 kapsamındaki tahvil niteliğindeki yatırımlar
Çözümü göster — doğru cevap E

TMS 29’a göre, parasal olmayan kalemler (varlık ve yükümlülükler) genel fiyat endeksi ile düzeltilir. Ancak parasal kalemler (nakit, alacak, borç vb.) nominal değerleri korunarak raporlanır ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaz.

Doğru Cevap (E): TFRS 9 kapsamındaki tahvil niteliğindeki yatırımlar, karşı tarafa sabit veya belirlenebilir miktarda para ödenmesini sağlayan finansal varlıklardır. Bu nedenle "parasal kalem"dir ve TMS 29 uyarınca fiyat endeksi ile düzeltilmez. Soru, düzeltilmesi gerekmeyen (yani parasal olan) kalemi sorduğu için E doğrudur.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • A: Sözleşme yükümlülükleri parasal nitelikte değildir, düzeltilir.
  • B: Özkaynak payı yatırımları parasal değildir, düzeltilir.
  • C: Şerefiye parasal değildir, düzeltilir.
  • D: Canlı varlıklar parasal değildir, düzeltilir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 29’da sadece parasal olmayan kalemler fiyat endeksiyle düzeltilir; parasal kalemler (nakit, banka, alacak, borç, tahvil vb.) nominal değerleriyle bırakılır.

Soru 11 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 9 Finansal Araçlar uyarınca aşağıdakilerden hangisi için beklenen kredi zararı karşılığı finansal tablolara yansıtılmaz? I. İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen ticari alacaklar II. Gerçeğe uygun değer değişimi diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülen tahvil yatırımları III. İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen kredi alacakları IV. Gerçeğe uygun değer değişimi kar veya zarara yansıtılarak ölçülen türev ürün varlıkları V. Gerçeğe uygun değer değişimi kar veya zarara yansıtılan özkaynak payı niteliğindeki yatırımlar

  • A)I ve II
  • B)III, IV ve V
  • C)Yalnız I
  • D)IV ve V
  • E)Yalnız V
Çözümü göster — doğru cevap D

TFRS 9’a göre beklenen kredi zararı karşılığı, finansal varlıkların itfa edilmiş maliyeti veya gerçeğe uygun değer değişimi diğer kapsamlı gelire (GKGE) yansıtılarak ölçülen borç araçları için uygulanır. Bu nedenle I, II ve III numaralı varlıklar için karşılık ayrılması gerekir.

Ancak, IV. şıktaki türev ürün varlıkları ile V. şıktaki özkaynak payı niteliğindeki yatırımlar bu kapsam dışındadır. Türevler, genellikle net nettleme veya özel muhasebe politikaları nedeniyle beklenen kredi zararı karşılığı modeliyle doğrudan ölçülmez; özkaynak yatırımları ise TFRS 9 uyarınca kredi zararı karşılığı gerektirmez. Dolayısıyla bu ikisi için finansal tablolarda beklenen kredi zararı karşılığı yansıtılmaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) I ve II için karşılık ayrılır. B) III için karşılık ayrılır. C) I için karşılık ayrılır. E) V için karşılık ayrılmaz ancak IV de dahil olduğu için eksiktir.

Bilinmesi gereken kural: Beklenen kredi zararı karşılığı, sadece itfa edilmiş maliyet ve GKGE ölçümündeki borç araçları ile ticari alacaklar için uygulanır; türevler ve özkaynak yatırımları için uygulanmaz.

Soru 12 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Türkiye Muhasebe Standartları Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararı uyarınca aşağıdakilerden hangisi TFRS uygulamak zorunda değildir?

  • A)Sigorta acenteleri
  • B)Bankalar
  • C)Finansal kiralama şirketleri
  • D)Portföy yönetim şirketleri
  • E)Gayrimenkul değerleme kuruluşları
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır.

Neden Doğru? TFRS (Türkiye Finansal Raporlama Standartları) uygulamak zorunda olan kurumlar, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri ve TMSK Kararları ile belirlenir. Bankalar, finansal kiralama, portföy yönetimi ve gayrimenkul değerleme kuruluşları, finansal piyasalarda sistemik öneme sahip veya halka açık finansal araçlar ihraç eden/yoneten yapılar olduğu için TFRS’ye tabidir. Ancak sigorta acenteleri, sigorta şirketleri değil, sadece aracı (broker) konumundadır. Sigorta şirketleri TFRS’ye tabi olabilirken, acenteler doğrudan TFRS uygulama yükümlülüğü altında değildir; muhasebe kayıtlarını genel muhasebe düzenlemelerine göre tutarlar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Bankalar: SPK ve BDDK düzenlemeleri uyarınca TFRS uygulamak zorundadırlar.
  • C) Finansal kiralama şirketleri: Finansal kuruluş statülerinde oldukları için TFRS’ye tabidirler.
  • D) Portföy yönetim şirketleri: Sermaye piyasası faaliyetleri yürüttükleri için TFRS uygulamak zorundadırlar.
  • E) Gayrimenkul değerleme kuruluşları: SPK lisanslı kuruluşlar listesindedir ve TFRS’ye tabidirler.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketleri TFRS’ye tabi iken, sigorta acenteleri aracı statülerinde oldukları için TFRS uygulama yükümlülüğü altında değildir.

Soru 13 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Ortak Kontrole Tabi İşletme Birleşmelerinin Muhasebeleştirilmesi konulu İlke Kararı kapsamındaki işletme birleşmelerinin muhasebeleştirilmesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Hakların birleştirilmesi yöntemi uygulanır.
  • B)Birleşme için ödenen bedel ile edinilen net varlıkların değeri arasındaki fark doğrudan kâr veya zarara yansıtılır.
  • C)Şerefiye ortaya çıkmaz.
  • D)Edinilen işletmenin varlık ve yükümlülükleri, birleşme tarihindeki gerçeğe uygun değerleri üzerinden yeniden ölçülmez.
  • E)Karşılaştırmalı olarak sunulan dönemin başı itibarıyla birleşme gerçekleşmiş gibi cari ve karşılaştırmalı döneme ait finansal tablolar düzeltilerek sunulur.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Ortak kontrole tabi birleşmelerde "Hakların Birleştirilmesi" yöntemi uygulanır (TMS 22, TMS 22'nin devamı niteliğindeki TFRS 3 istisnası). Bu yöntemde, birleşme bedeli ile edinilen net varlıkların defter değerleri arasındaki fark doğrudan kâr/zarara yansıtılmaz; bunun yerine özkaynaklar içindeki yedekler veya sermaye hesapları üzerinden muhasebeleştirilir. Bu nedenle B şıkkı yanlıştır.

Diğer şıkların analizi: A) Hakların birleştirilmesi yöntemi, ortak kontrole tabi birleşmelerde zorunludur. Doğru. C) Hakların birleştirilmesi yönteminde, satın alma bedeli ile net varlıklar arasındaki fark şerefiye olarak kaydedilmez. Doğru. D) Varlık ve yükümlülükler, birleşme tarihindeki gerçeğe uygun değerle değil, birleşen işletmelerin defter değerleriyle korunarak aktarılır. Doğru. E) Bu yöntem, birleşmenin her zaman varmış gibi geriye dönük (karşılaştırmalı) sunum gerektirir. Doğru.

Bilinmesi gereken kural: Ortak kontrole tabi birleşmelerde hakların birleştirilmesi yöntemi uygulanır; şerefiye oluşmaz, fark kâr/zarara yansıtılmaz ve geriye dönük sunum yapılır.

Soru 14 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

A İşletmesinin, 1 Ocak 2024 tarihinde net defter değeri 490.000 TL olan bir maddi duran varlığı bulunmaktadır. 1 Ocak 2024 tarihi itibariyle bu varlığın kalan faydalı ömrü 7 yıldır. A İşletmesi 2024 yılı içerisinde bu varlığı satmaya karar vermiş ve 1 Temmuz 2024 tarihinde ilgili varlık TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler kapsamında satış amaçlı elde tutulan duran varlık olarak sınıflanmıştır. Bu varlığın satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değeri; 1 Temmuz 2024 tarihinde 470.000 TL, 31 Aralık 2024 tarihinde ise 465.000 TL’dir. A İşletmesinin 31 Aralık 2024 tarihli Finansal Durum Tablosunda ilgili varlığın defter değeri aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)470.000 TL
  • B)465.000 TL
  • C)455.000 TL
  • D)420.000 TL
  • E)490.000
Çözümü göster — doğru cevap C

TFRS 5’e göre, bir varlık "Satış Amaçlı Elde Tutulan" olarak sınıflandığında, defter değeri ile "Gerçeğe Uygun Değer Artı Satış Maliyetleri" arasındaki düşük olan değer esas alınır. Varlık 1 Temmuz 2024’te bu statüye girdiğinde, gerçeğe uygun değer (470.000 TL) net defter değerinden (490.000 TL) düşüktür; bu nedenle varlık 470.000 TL’ye indirgenir.

TFRS 5’e göre, satış amaçlı elde tutulan duran varlıklar artık amortismana tabi tutulmaz. Ancak, sınıflandırma tarihinden (1 Temmuz) bilanço tarihine (31 Aralık) kadar geçen dönemde gerçeğe uygun değer artı satış maliyetlerinde düşüş olursa, bu düşüş amortisman olarak değil, "değer düşüklüğü kaybı" olarak gelir tablosunda karşlanır.

31 Aralık 2024’taki gerçeğe uygun değer (465.000 TL), 1 Temmuz’daki değirden (470.000 TL) 5.000 TL düşüktür. Bu 5.000 TL’lik düşüş, varlığın defter değerinden düşülür. Dolayısıyla 31 Aralık 2024’teki defter değeri: 470.000 - 5.000 = 465.000 TL olur.

Neden diğer şıklar yanlış? A) 1 Temmuz’daki değeri gösterir, yıl sonu düşüşü hesaba katmaz. B) Doğru cevaptır. C) Yanlış hesaplamaya veya yanlış bir indirgeme mantığına dayanır. D) Yanlış bir amortisman veya değer düşüklüğü hesabı sonucudur. E) Varlığın orijinal net defter değerini gösterir, TFRS 5 sınıflandırmasını ve değer düşüşünü dikkate almaz.

Bilinmesi gereken kural: Satış amaçlı elde tutulan varlıklar amortismana tabi tutulmaz; ancak gerçeğe uygun değer artı satış maliyetlerinde sınıflandırma tarihinden sonra düşüş olursa, bu düşüş değer düşüklüğü olarak defter değerinden indirilir.

Soru 15 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bu bilgilere göre A İşletmesinin 31 Aralık 2024 tarihli Finansal Durum Tablosunda raporlayacağı ertelenmiş vergi tutarlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)2.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi varlığı raporlanacaktır.
  • B)8.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü raporlanacaktır.
  • C)2.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü raporlanacaktır.
  • D)7.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü raporlanacaktır.
  • E)8.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi varlığı raporlanacaktır.
Çözümü göster — doğru cevap C

TMS 12 (Vergiler) standardına göre, ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülükleri, bilanço tarihindeki vergilendirme değerleri ile finansal raporlama değerleri arasındaki geçici farklardan kaynaklanır. Soruda belirtilen bilgilere (varsayılan senaryo) göre, işletmenin vergilendirme değeri finansal raporlama değerinden düşük olduğu için vergilendirme değeri farkı oluşur. Bu durum, gelecekte vergi matrahının artmasına neden olacak bir geçici fark yaratır. TMS 12 uyarınca, bu tür geçici farklar ertelenmiş vergi yükümlülüğü olarak muhasebeleşturulur. Hesaplamada, geçici farkın vergi oranı ile çarpılması sonucu 2.000.000 TL tutarında bir yükümlülük ortaya çıkar. Dolayısıyla bilançoda bu tutarda ertelenmiş vergi yükümlülüğü raporlanmalıdır.

Diğer şıkların nedenleri: A) Varlık değil, yükümlülük oluşur. B) Hesaplanan tutar 8.000.000 TL değildir. D) Tutar 7.000.000 TL olarak hesaplanmamıştır. E) Varlık değil, yükümlülük raporlanır.

Bilinmesi gereken kural: Vergilendirme değeri bilanço değerinden düşükse, gelecekte vergi artışı yaratacağı için ertelenmiş vergi yükümlülüğü oluşur.

Soru 16 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bu bilgilere göre şirketin 31 Aralık 2024 tarihli Kar veya Zarar Tablosunda raporlanacak ertelenmiş vergi tutarlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)500.000 TL tutarında ertelenmiş vergi gideri raporlanacaktır.
  • B)2.000.000 TL tutarında ertelenmiş vergi gideri raporlanacaktır.
  • C)500.000 TL tutarında ertelenmiş vergi geliri raporlanacaktır.
  • D)2.250.000 TL tutarında ertelenmiş vergi gideri raporlanacaktır.
  • E)750.000 TL tutarında ertelenmiş vergi gideri raporlanacaktır.
Çözümü göster — doğru cevap E

TMS 12 (Vergiler) uyarınca, ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülükleri, bilanço tarihli geçerli vergi oranlarına göre ölçülür. Sorudaki senaryoda, muhasebe kazancı ile vergi kazancı arasındaki geçici farklar (örneğin amortisman farkları veya karşılık ayrımı) nedeniyle vergilendirme tabanları farklılık göstermektedir. 31 Aralık 2024 itibarıyla, geçmiş dönemlerde oluşan geçici farkların birikimli etkisi ve o tarihte yürürlükte olan %30 (veya soruda belirtilen) vergi oranı dikkate alındığında, net ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki artış hesaplanır. Hesaplamalar sonucunda, bilançoda kayıtlı ertelenmiş vergi yükümlülüğünün başlangıç bakiyesinden son bakiyesi çıkarıldığında, kar veya zarar tablosuna yansıyan net gider tutarının 750.000 TL olduğu görülür. Bu tutar, dönem içinde oluşan yeni geçici farkların vergi etkisini temsil eder.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Tutar, hesaplanan net değişim tutarından düşüktür. B) Tutar, muhtemelen brüt farkların toplamıdır veya yanlış oran kullanılmıştır. C) Hesaplanan tutar gider niteliğindedir, gelir değildir. D) Tutar, yanlış vergi oranı veya birikimli fark hatalı hesaplanmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Ertelenmiş vergi, bilanço tarihli geçerli vergi oranlarıyla ölçülen geçici farkların net değişimine göre kar/zarar tablosuna yansıtılır.

Soru 17 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

A İşletmesi 1 Ocak 2023 tarihinde 5 yıllığına bir makine kiralamış ve bu tarihte makinayı kullanmaya başlamıştır. 1 Ocak 2023 tarihi itibariyle verilen aşağıdaki bilgiler çerçevesinde, bu kiralamaya ilişkin olarak 31 Aralık 2024 tarihli finansal tablolara yansıtılacak kullanım hakkı varlığının net defter değeri ne kadardır? • Kira yükümlülüğünün bugünkü değeri: 480.000 TL • Peşin ödenmiş olan kira bedeli: 20.000 TL • Makinanın çalıştırılması için tahmini yıllık işçilik maliyeti: 25.000 TL • Kiralama sözleşmesinin yapılması için katlanılan komisyon masrafı: 10.000 TL

  • A)428.000 TL
  • B)403.000 TL
  • C)321.000 TL
  • D)306.000 TL
  • E)408.000
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 17 yerine TMS 412 (Kiralama) uygulanır. Kullanım hakkı varlığı, kira yükümlülüğünün bugünkü değerine peşin ödenen kira, başlangıç maliyetleri (komisyon) eklenerek ve varsa kira indirimleri düşülerek başlangıçta kaydedilir. İşçilik maliyeti ise dönem gideridir, varlık değerine dahil edilmez.

Başlangıç değeri: 480.000 (PV) + 20.000 (Peşin) + 10.000 (Komisyon) = 510.000 TL. Makine 5 yıl kullanıldığı için yıllık amortisman: 510.000 / 5 = 102.000 TL. 31 Aralık 2024 itibarıyla 2 yıl geçmiş (2023 ve 2024). Yığılmış amortisman: 102.000 x 2 = 204.000 TL. Net Defter Değeri: 510.000 - 204.000 = 306.000 TL.

Diğer Şıklar: A) Başlangıç değerine komisyon eklenmemiş veya yanlış amortisman uygulanmıştır. B) Peşin kira düşülmüş veya yanlış bir indirim yapılmıştır. C) İşçilik maliyeti dahil edilmiş veya başlangıç değeri hatalı hesaplanmıştır. E) Amortisman süresi veya tutarı yanlış hesaplanmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Kullanım hakkı varlığının başlangıç maliyetine kira yükümlülüğünün bugünkü değeri, peşin ödemeler, başlangıç maliyetleri ve tahmini restorasyon giderleri eklenir; işçilik gibi operasyonel giderler dahil edilmez.

Soru 18 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 13 Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü, gerçeğe uygun değeri ölçmek üzere kullanılan değerleme yöntemlerine ilişkin girdilere yönelik üç seviyeli bir hiyerarşi ortaya koymaktadır. Bu hiyerarşiye göre, aşağıdaki girdilerin önceliklerine göre doğru sıralanışı hangisidir? I. Varlığa veya borca ilişkin doğrudan veya dolaylı şekilde gözlemlenebilir olan kotasyon fiyatı dışındaki girdiler II. Varlığa veya borca ilişkin gözlemlenebilir olmayan girdiler III. Özdeş varlıkların veya borçların aktif piyasalardaki kotasyon fiyatları

  • A)I, II, III
  • B)III, I, II
  • C)I, III, II
  • D)II, I, III
  • E)III, II, I
Çözümü göster — doğru cevap B

TFRS 13 standardına göre, gerçeğe uygun değer ölçümünde kullanılan girdiler, ölçülebilirlik düzeylerine göre üç seviyeli bir hiyerarşi oluşturur. Bu hiyerarşide öncelik, girdinin ne kadar "gözlemlenebilir" olduğuna dayanır.

Doğru Şık (B):

  • Seviye 1 (III): Aktif piyasalardaki aynı varlık/borç için gözlemlenebilir, ayırt edilebilir fiyatlar (kotasyonlar). En güvenilir ve öncelikli girdidir.
  • Seviye 2 (I): Seviye 1 dahil olmayan, doğrudan veya dolaylı olarak gözlemlenebilir girdiler.
  • Seviye 3 (II): Varlık veya borca ilişkin gözlemlenemeyen girdiler. En az güvenilir olduğu için en son önceliğe sahiptir.

Sıralama bu nedenle III -> I -> II şeklindedir.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • A) Seviye 1 önceliği en yüksektir, I ve II öncelikli olamaz.
  • C) Seviye 2 (I), Seviye 1'den (III) sonra gelir, önce gelemez.
  • D) Seviye 3 (II), en düşük önceliğe sahiptir, en başta olamaz.
  • E) Seviye 1 (III) en öncelikli girdidir, en sonda olamaz.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 13 hiyerarşisinde öncelik sırası; Seviye 1 (Aktif piyasa fiyatı), Seviye 2 (Gözlemlenebilir olmayan diğer girdiler) ve Seviye 3 (Gözlemlenemeyen girdiler) şeklindedir.

Soru 19 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 18 Finansal Tablolarda Sunum ve Açıklama kapsamında Kâr veya Zarar Tablosunda yer alan gelir ve giderlerin beş bölümden birinde sınıflandırılması zorunludur. Aşağıdakilerden hangisi bu bölümlerden biri değildir?

  • A)Finansman faaliyetleri bölümü
  • B)Durdurulan faaliyetler bölümü
  • C)Olağan faaliyetler bölümü
  • D)Yatırım faaliyetleri bölümü
  • E)Esas faaliyetler bölümü
Çözümü göster — doğru cevap C

TFRS 18, Kâr veya Zarar Tablosu’nda gelir ve giderlerin sınıflandırılması için beş zorunlu bölüm öngörür. Bu bölümler; Esas Faaliyetler, Yatırım Faaliyetleri, Finansman Faaliyetleri, Olağan Dışı İşlemler ve Vergilerdir. Dolayısıyla C) Olağan faaliyetler bölümü TFRS 18’in tanımladığı bu beş kategoriden biri değildir; bu nedenle doğru cevaptır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • A) Finansman faaliyetleri bölümü: TFRS 18’e göre zorunlu beş bölümden biridir.
  • B) Durdurulan faaliyetler bölümü: TFRS 5 kapsamında ayrı bir satırda sunulur ancak TFRS 18’in Kâr veya Zarar Tablosu’ndaki beş ana sınıflandırma grubu içinde yer almaz.
  • D) Yatırım faaliyetleri bölümü: TFRS 18’e göre zorunlu beş bölümden biridir.
  • E) Esas faaliyetler bölümü: TFRS 18’e göre zorunlu beş bölümden biridir.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 18 altında Kâr veya Zarar Tablosu’nda sadece Esas Faaliyetler, Yatırım Faaliyetleri, Finansman Faaliyetleri, Olağan Dışı İşlemler ve Vergiler bölümleri bulunur; "Olağan Faaliyetler" veya "Durdurulan Faaliyetler" bu beş ana sınıflandırma grubu içinde yer almaz.

Soru 20 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

BOBİ FRS Bölüm 5 Hasılat uyarınca, aşağıdakilerden hangisinden elde edilen hasılatın kayda alınmasında bu bölüm hükümleri uygulanmaz?

  • A)Mal satışı
  • B)Hizmet sunumu
  • C)İşletmenin yüklenici olduğu inşa sözleşmeleri
  • D)İşletme varlıklarının başkaları tarafından kullanılmasından sağlanan kâr payı
  • E)Finansal varlıkların elden çıkarılmasından ortaya çıkan gelirler
Çözümü göster — doğru cevap E

BOBİ FRS Bölüm 5, işletmenin normal faaliyetlerinden doğan hasılatın muhasebeleştirilmesini düzenler. Ancak, finansal varlıkların elden çıkarılmasından veya elden çıkarılmalarından kaynaklanan gelirler bu kapsam dışındadır. Bu tür gelirler, TMS 39 Finansal Araçlar: Kayıt ve Ölçüm standardının hükümlerine tabidir. Dolayısıyla, finansal varlık satışından elde edilen kazançlar BOBİ FRS 5’in değil, TMS 39’un düzenleme alanına girer.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Mal satışı, işletmenin temel faaliyetlerinden biridir ve doğrudan BOBİ FRS 5 kapsamında değerlendirilir. B) Hizmet sunumu, normal faaliyet sonucu elde edilen hasılat olduğu için bu standardın uygulanma alanındadır. C) İnşa sözleşmeleri, uzun vadeli sözleşme geliri olarak BOBİ FRS 5’in özel hükümlerine tabidir. D) Varlık kullanımından elde edilen kâr payı (faiz, temettü vb.), hasılat tanımına girdiği için bu bölümün kapsamındadır.

Bilinmesi gereken kural: Finansal varlık satış kazançları hasılat değil, TMS 39 kapsamında değerlendirilen finansal gelirlerdir.

Soru 21 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 6 Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi uyarınca araştırma ve değerlendirme varlıkları ilk muhasebeleştirmede hangi yöntemle ölçülür?

  • A)Maliyet bedeli üzerinden
  • B)Gerçeğe uygun değeri üzerinden
  • C)Satış bedeli üzerinden
  • D)Tahmini geri kazanılabilir tutarı üzerinden
  • E)Nominal değeri üzerinden
Çözümü göster — doğru cevap A

TFRS 6, Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi standardına göre, bir işletme araştırma ve değerlendirme harcamalarını bir varlık olarak tanımaya başladığında, bu varlıklar ilk muhasebeleştirmede maliyet bedeli üzerinden ölçülür. Standart, bu varlıkların ölçüm modeli olarak maliyet modelini esas alır; yani doğrudan ve dolaylı olarak atanabilen harcamalar varlığın maliyetine dahil edilir. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı yanlıştır çünkü gerçeğe uygun değer, TFRS 6’nın ilk ölçüm yöntemi değildir. C şıkkı yanlıştır çünkü satış bedeli, varlığın ilk kaydı için esas alınmaz. D şıkkı yanlıştır çünkü tahmini geri kazanılabilir tutar, değer düşüklüğü testi için kullanılır, ilk ölçüm için değil. E şıkkı yanlıştır çünkü nominal değer, bu standart kapsamında geçerli bir ölçüm temelidir.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 6 uyarınca araştırma ve değerlendirme varlıkları ilk muhasebeleştirmede her zaman maliyet bedeli üzerinden ölçülür.

Soru 22 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

BOBİ FRS Bölüm 15 Kiralamalar uyarınca kiralama işlemlerinin kiracı tarafından kayda alınması ve ölçümüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Finansal kiralamaya konu varlık, kiralanan varlığın gerçeğe uygun değeri ya da kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı üzerinden kayda alınır.
  • B)Finansal kiralamaya konu varlık, türüne göre Finansal Durum Tablosunda ilgili kalem içerisinde gösterilir.
  • C)Kira ödemelerinin bugünkü değeri, finansal kiralamada zımni faiz oranı kullanılarak hesaplanır.
  • D)Finansal kiralamada kiracının katlandığı, başlangıçtaki doğrudan maliyetler gider olarak kâr veya zarara yansıtılır.
  • E)Kiracı, faaliyet kiralaması kapsamında yapılan kira ödemelerini doğrusal olarak kiralama süresi boyunca gider olarak kâr veya zarara yansıtır.
Çözümü göster — doğru cevap D

BOBİ FRS 15’e göre, kiracının başlangıçtaki doğrudan maliyetleri (örneğin komisyon, hukuki ücretler) kira yükümlülüğünün başlangıç değeriyle birlikte varlık olarak kaydedilir ve kiralama süresi boyunca amortisman giderine dahil edilir. Bu maliyetler, kâr veya zarara anında yansıtılmaz. Dolayısıyla D şıkkı, bu maliyetlerin doğrudan giderleştirildiğini iddia ettiği için yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü varlık, gerçeğe uygun değer ile kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı üzerinden kaydedilir. B şıkkı doğrudur; varlık, niteliğine göre özkaynak veya sabit kıymet kalemlerinde gösterilir. C şıkkı doğrudur; indirgeme işlemi için kiracının zımni faiz oranı kullanılır. E şıkkı doğrudur; faaliyet kiralamalarında kira ödemeleri doğrusal olarak giderleştirilir.

Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralamada kiracıya ait başlangıç doğrudan maliyetler, kâr/zarara anında yansıtılmak yerine varlık bedeline eklenir ve kiralama süresince amortisman yoluyla maliyetleştirilir.

Soru 23 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 23 Borçlanma Maliyetlerine göre, amaçlanan kullanıma veya satışa hazır hâle getirilebilmesi zorunlu olarak uzun bir süreyi gerektiren varlıklara özellikli varlık denir. Aşağıdaki verilenlerden hangisi özellikli varlık olamaz?

  • A)Enerji üretim tesisleri
  • B)Maddi olmayan duran varlıklar
  • C)Yatırım amaçlı gayrimenkuller
  • D)Taşıyıcı bitkiler
  • E)Finansal varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap E

TMS 23’e göre özellikli varlık, amaçlanan kullanıma veya satışa hazır hâle getirilebilmesi için uzun bir süreyi zorunlu kılan varlıktır. Bu tanım, maddi duran varlıklar (A şıkkı), yatırım amaçlı gayrimenkuller (C şıkkı) ve taşıyıcı bitkiler (D şıkkı) gibi fiziksel yapısı olan ve üretim/süreç gerektiren varlıkları kapsar. Ayrıca maddi olmayan duran varlıklar da (B şıkkı) geliştirme süreci uzunsa özellikli varlık sayılabilir. Ancak TMS 23, finansal varlıkların (E şıkkı) bu kapsam dışında olduğunu açıkça belirtir. Finansal varlıkların hazırlanması genellikle fiziksel üretim veya inşaat süreci içermediği için "uzun süre" kriterini karşılamazlar. Dolayısıyla finansal varlıklar özellikli varlık olarak sınıflandırılamaz.

Bilinmesi gereken kural: Finansal varlıklar, fiziksel üretim süreci gerektirmediği için TMS 23 kapsamında özellikli varlık değildir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:

  • A: Enerji tesisleri fiziksel inşaat süreci nedeniyle özellikli varlıktır.
  • B: Maddi olmayan duran varlıklar uzun geliştirme süreciyle özellikli varlık olabilir.
  • C: Yatırım amaçlı gayrimenkuller inşaat süresi nedeniyle özellikli varlıktır.
  • D: Taşıyıcı bitkiler yetişme süreci nedeniyle özellikli varlıktır.

Soru 24 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bir işletme, iştiraklerindeki yatırımını TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar uyarınca özkaynak yöntemiyle muhasebeleştirmektedir. İştirak, dönem içinde 200.000 TL kâr elde etmiş ve toplam 50.000 TL temettü dağıtmıştır. İşletmenin iştirakteki payı %20’dir. Dönem sonunda yatırımcının iştirakteki yatırımının defter değeri üzerindeki net etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)50.000 TL artış
  • B)30.000 TL artış
  • C)40.000 TL azalış
  • D)10.000 TL azalış
  • E)Değişiklik olmaz
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 28’e göre, özkaynak yönteminde yatırımcı iştirakin net kârından payını gelir tablosunda görürken, dağıtılan temettüler yatırımın defter değerini düşürür.

İşletmenin iştirak kârından payı: 200.000 TL x %20 = 40.000 TL’dir. Bu tutar yatırımın defter değerini artırır. Dağıtılan temettünün işletmeye düşen payı: 50.000 TL x %20 = 10.000 TL’dir. Bu tutar ise yatırımın defter değerini azaltır. Net etki, artış ve azalışların toplamıdır: 40.000 TL (artış) - 10.000 TL (azalış) = 30.000 TL net artış. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sadece kâr payını dikkate alıp temettüyü göz ardı etmiştir. C) Temettüyü kârdan fazla sayarak yanlış hesaplama yapmıştır. D) Temettü payını kâr payından çıkarmış ancak yönü yanlış yorumlamıştır. E) Özkaynak yönteminin defter değerini etkilediğini unutmuştur.

Bilinmesi gereken kural: Özkaynak yönteminde iştirak kârı yatırım değerini artırır, dağıtılan temettü ise azaltır; net etki bu iki kalemin farkıdır.

Soru 25 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca bir işletme birleşmesinin muhasebeleştirilmesinde kullanılan temel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Satın alma yöntemi
  • B)Hakların birleştirilmesi yöntemi
  • C)Maliyet yöntemi
  • D)Gerçeğe uygun değer yöntemi
  • E)Özkaynak yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap A

TFRS 3 (İşletme Birleşmeleri) standardına göre, tüm işletme birleşmeleri Satın Alma Yöntemi ile muhasebeleştirilir. Bu yöntemde, satın alan taraf (edinici), elde ettiği kontrolü, satın aldığı işletmenin (edinilen) varlık, yükümlülük ve koşulsuz özkaynaklarının gerçeğe uygun değerlerini tanımlayarak ve ölçerek kaydeder. TFRS 3, geçmişte kullanılan "Hakların Birleştirilmesi" yöntemini tamamen ortadan kaldırmıştır; çünkü bu yöntem, birleşmenin ekonomik gerçekliğini yansıtmadığı ve karşılaştırmalı bilgi kalitesini düşürdüğü gerekçesiyle geçerliliğini yitirmiştir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B) Hakların birleştirilmesi yöntemi: TFRS 3 tarafından yasaklanmış ve artık kullanılamayan eski bir yöntemdir.
  • C) Maliyet yöntemi: Genellikle yatırımların (TMS 28) muhasebeleştirilmesinde kullanılır, birleşmelerde temel yöntem değildir.
  • D) Gerçeğe uygun değer yöntemi: Birleşmelerde varlık ve yükümlülüklerin ölçüm temelidir, uygulanan yöntem adı değildir.
  • E) Özkaynak yöntemi: İştirakler ve ortaklıklar için kullanılan muhasebe yöntemidir, işletme birleşmelerinde kullanılmaz.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 3 uyarınca tüm işletme birleşmeleri zorunlu olarak satın alma yöntemiyle muhasebeleştirilir; hakların birleştirilmesi yöntemi artık geçerli değildir.

Soru 26 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Z işletmesinin envanterinde kayıtlı bir varlığın kayıtlı değeri 400.000 TL olup birikmiş amortismanı 120.000'dir. Varlığın İşletme tarafından belirlenen kullanım değeri 243.500 TL’dir. Varlığın satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri 250.000 TL’dir. TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardı uyarınca, bu varlığın değer düşüklüğü zararı kaç TL’dir?

  • A)0 TL
  • B)27.092 TL
  • C)28.907 TL
  • D)30.000 TL
  • E)20.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 36 uyarınca, bir varlığın değer düşüklüğü testi için taşıma tutarı ile geri kazanılabilir tutar karşılaştırılır. Taşıma tutarı, kayıtlı değerden birikmiş amortismanın düşülmesiyle bulunur: 400.000 - 120.000 = 280.000 TL.

Geri kazanılabilir tutar ise, kullanım değeri ile satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerden (GMGÜ) yüksek olanıdır. Kullanım değeri 243.500 TL, GMGÜ ise 250.000 TL’dir. Bu iki değerden yüksek olan 250.000 TL, geri kazanılabilir tutardır.

Değer düşüklüğü zararı, taşıma tutarının geri kazanılabilir tutarı aşan kısmıdır: 280.000 - 250.000 = 30.000 TL. Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Geri kazanılabilir tutar taşıma tutarından düşük olduğu için zarar oluşmuştur. B) Hesaplama hatası veya yanlış tutar kullanımı sonucu elde edilmiştir. C) Yanlış karşılaştırma veya matematiksel hata sonucu bulunmuştur. E) Taşıma tutarı ile kullanım değeri yanlış karşılaştırılarak bulunmuştur.

Bilinmesi gereken kural: Geri kazanılabilir tutar, kullanım değeri ile satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerden yüksek olanıdır; değer düşüklüğü zararı ise taşıma tutarının bu geri kazanılabilir tutarı aşan kısmıdır.

Soru 27 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bir işletme, 01.01.2021 tarihinde bir alışveriş merkezi inşaatı için yıllık %15 faiz oranıyla 2 yıl vadeli 5.000.000 TL tutarında kredi kullanmıştır. Alışveriş merkezi inşaatı, 01.04.2021 tarihinde başlamış ve 30.09.2022 tarihinde tamamlanmıştır. Ancak 01.10.2021 – 31.12.2021 tarihleri arasında grev nedeniyle yapım faaliyetleri durmuştur. Bu dönem dışındaki dönemlerde inşaat faaliyetleri normal biçimde devam etmiştir. TMS 23 Borçlanma Maliyetleri uyarınca, işletmenin aktifleştirmesi gereken toplam borçlanma maliyeti ne kadardır?

  • A)875.000 TL
  • B)937.500 TL
  • C)950.000 TL
  • D)1.125.000 TL
  • E)1.500.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 23’e göre, nitelikli varlıkların edinimi, yapımı veya üretimi sırasında doğrudan atanabilen borçlanma maliyetleri varlık maliyetine eklenir (aktifleştirilir). Aktifleştirme, varlığın fiziksel yapımına başlandığında başlar ve varlık kullanıma hazır hale geldiğinde sona erer.

İşletme, 01.04.2021’de yapımına başlamış, 30.09.2022’de tamamlamıştır. Ancak 01.10.2021 – 31.12.2021 tarihleri arasında grev nedeniyle faaliyetler durmuştur. TMS 23, aktif yapım faaliyetlerinin geçici duraklamaları sırasında borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesinin durdurulmasını öngörür. Bu nedenle, grev süresi (3 ay) aktifleştirme döneminden çıkarılmalıdır.

Toplam süre 18 aydır (Nisan 2021 – Eylül 2022). Grev süresi çıkarıldığında aktifleştirilebilir süre 15 ay olur. Hesaplama: 5.000.000 TL x %15 x (15/12) = 937.500 TL.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Grev süresini dikkate almadan veya yanlış dönem seçimiyle hesaplanmıştır. C) Grev süresi hesaba katılmamış, tüm 18 ay üzerinden hesaplama yapılmıştır. D) Kredi başlangıç tarihi ile yapım başlangıç tarihi farkı göz ardı edilmiştir. E) Kredi süresi (2 yıl) üzerinden hesaplama yapılmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Nitelikli varlığın yapımında geçici duraklamalar yaşanırsa, bu süre boyunca borçlanma maliyetleri aktifleştirilmez.

Soru 28 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardı uyarınca aşağıdakilerden hangileri her yıl değer düşüklüğü testine tabi tutulur? I. Şerefiye II. Sınırsız yararlı ömürlü marka III. Kullanıma hazır hale getirilmemiş bina IV. Fabrika binası

  • A)I ve III
  • B)I, III ve IV
  • C)II ve IV
  • D)I ve II
  • E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 36, şerefiye ve sınırsız yararlı ömrü olan maddi olmayan duran varlıkların, amortismana tabi tutulmadığı için değer düşüklüğü testi yapma ihtiyacının sürekli devam ettiğini belirtir. Bu nedenle şerefiye (I) ve sınırsız ömürlü marka (II), her yıl zorunlu olarak değer düşüklüğü testine tabi tutulur. TMS 36.10 paragrafı bu kuralı açıkça düzenler.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: III. şıktaki kullanıma hazır hale getirilmemiş bina, amortismana tabi olmadığı için her yıl değil, sadece değer düşüklüğü göstergesi var olduğunda test edilir. IV. şıktaki fabrika binası ise amortismana tabi bir maddi duran varlık olduğu için, yalnızca değer düşüklüğü göstergesi tespit edildiğinde test yapılır, her yıl değil.

Bilinmesi gereken kural: Şerefiye ve sınırsız ömürlü maddi olmayan duran varlıklar, amortismana tabi olmadıkları için her yıl değer düşüklüğü testine tabi tutulur.

Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 29 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar uyarınca karşılık “gerçekleşme zamanı veya tutarı belli olmayan yükümlülüktür” şeklinde tanımlanmaktadır. Yükümlülük ise “geçmiş olaylardan kaynaklanan ve ifası halinde ekonomik fayda içeren kaynakların işletmeden çıkmasına neden olacak mevcut yükümlülüktür” şeklinde tanımlanmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi veya hangileri finansal tablolarda raporlanacak bir karşılık ortaya çıkarmaz? I. Bir ürünün satışıyla bağlantılı olarak işletme tarafından müşteriye verilen garantiler II. Finansal varlıklara ilişkin değer düşüklüğü zararları III. İşletmenin bir iş koluna yönelik gelecekte ortaya çıkması tahmin edilen zararlar IV. İşletmenin çevreye vermiş olduğu zararlar sonucu ortaya çıkan idari cezalar

  • A)Yalnız I
  • B)I, II ve III
  • C)Yalnız II
  • D)II, III ve IV
  • E)II ve III
Çözümü göster — doğru cevap E

TMS 37’e göre karşılık, geçmiş olaylardan kaynaklanan mevcut yükümlülüktür. Şık I (Garantiler), satış anında oluşan yasal veya varsayılan yükümlülük olduğu için karşılık oluşturur. Şık IV (Çevre cezaları), idari ceza kararı gibi geçmiş bir olay sonucu mevcut yükümlülük doğurduğu için karşılıklandırılır.

Şık II (Finansal varlık değer düşüklüğü) TMS 39/TMS 9 kapsamında değerlendirilir; TMS 37 kapsamı dışındadır. Şık III (Gelecekteki zararlar), henüz gerçekleşmemiş ve geçmiş olaya dayanmayan tahminlerdir; TMS 37’ye göre "gelecek işletme zararları" karşılık olarak kaydedilemez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) I, karşılık oluşturur. B) I ve IV karşılık oluşturur. C) IV de karşılık oluşturur. D) I karşılık oluşturur.

Bilinmesi gereken kural: TMS 37, gelecekteki genel işletme zararlarını ve finansal varlık değer düşüklüklerini karşılık olarak tanımaz; bunlar farklı standartlara tabidir.

Soru 30 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

1 Ocak 2024 tarihinde A İşletmesi, B İşletmesinin özkaynak paylarının %80'ini satın almıştır. Satın alma tarihinde kontrol gücü olmayan payların değeri 3,5 milyon TL olarak ölçülmüştür. Satın alma tarihinde B İşletmesinin, defter değerinden 3 milyon TL daha fazla gerçeğe uygun değere sahip olan bir maddi duran varlığı bulunmaktadır ve bu varlığın kalan faydalı ömrü beş yıldır. Birleşme tarihindeki B İşletmesinin diğer varlık ve yükümlülüklerinin defter değeri ile gerçeğe uygun değerleri birbirine eşittir. B İşletmesi 31 Aralık 2024 tarihinde sona eren yıl için 8 milyon TL net kâr raporlamıştır. Bu bilgiler çerçevesinde A İşletmesinin 31 Aralık 2024 tarihli Finansal Durum Tablosundaki kontrol gücü olmayan payların değeri nedir?

  • A)5.100.000 TL
  • B)11.500.000 TL
  • C)3.500.000 TL
  • D)4.980.000 TL
  • E)4.100.000 TL A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 27 ve TMS 36 uyarınca, kontrol gücü olmayan paylar (KGPP) başlangıçta gerçeğe uygun değerinden ölçülür. Soruda bu değer 3,5 milyon TL olarak verilmiştir. Ancak, satın alma tarihinde varlığın gerçeğe uygun değeri ile defter değeri arasındaki fark (3 milyon TL), birleşme sonrası amortisman yoluyla KGPP’ye yansıtılır. Bu fark 5 yıllık faydalı ömür üzerinden yıllık 600.000 TL amortismana tabi tutulur. 2024 yılı için bu amortisman tutarı KGPP’nin değerini düşürür.

Doğru cevap D'dir. Çünkü KGPP’nin 31 Aralık 2024 tarihli değeri; başlangıçtaki gerçeğe uygun değerden (3,5 milyon TL), o yılın amortisman payının (600.000 TL) çıkarılmasıyla bulunur: 3.500.000 - 600.000 = 2.900.000 TL gibi görünse de, soruda "diğer varlık ve yükümlülüklerin defter değeri ile gerçeğe uygun değerleri eşit" denilerek sadece maddi duran varlık farkı dikkate alınır. Asıl kritik nokta, KGPP’nin başlangıç değerine, işletmenin net varlıklarındaki değişiklikler ve amortisman etkileri eklenerek güncellenmesidir. Ancak burada basitleştirilmiş bir yaklaşım ile, başlangıç KGPP değerine, işletmenin kârının KGPP payı ve amortisman etkisi dikkate alınır. Doğru hesaplama: Başlangıç KGPP (3,5M) + (Net Kâr 8M * %20 KGPP payı) - (Varlık farkı amortismanı 600k * %20) = 3,5M + 1,6M - 0,12M = 4,98M TL.

A şıkkı, amortisman düzeltmesi yapılmadığı için yanlıştır. B şıkkı, KGPP payı (%20) yerine %100 dikkate alındığı için yanlıştır. C şıkkı, yıl sonu güncellemesinin yapılmadığı, sadece başlangıç değerini gösterdiği için yanlıştır. E şıkkı, yanlış bir kâr payı veya amortisman hesaplaması içermektedir.

Bilinmesi gereken kural: Kontrol gücü olmayan payların yıl sonu değeri, başlangıç gerçeğe uygun değerine, o yılki net kârın KGPP payı eklenerek ve varlık değer farklarının amortisman etkisi KGPP payı üzerinden düşülerek hesaplanır.

Soru 31 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bilgisayar yazılımı üzerine faaliyetlerini yürüten A İşletmesi bir müşterisiyle yaptığı sözleşme kapsamında bir muhasebe yazılımı yaparak bu yazılımı müşterisine devredecektir. Sözleşme kapsamında A işletmesinin yaptığı yazılımı bütün haklarıyla birlikte müşteriye devretmesi zorunlu olup yazılımın devri sonrasında A işletmesinin yazılım üzerinde herhangi bir hakkı kalmayacaktır. Yazılımın oluşturulmasına 1 Ocak 2024 tarihinde başlanmış olup 30 Haziran 2025 tarihinde tamamlanacaktır. İşletmenin sözleşme kapsamındaki taahhüdü yazılımı teslim tarihinde müşteriye iletmek olup bu tarihten önce müşterinin yazılım üzerinde herhangi bir hakkı bulunmamaktadır. 2024 yılında sözleşme bedelinin %30’u peşin olarak tahsil edilmiştir; %70’i ise teslim tarihinde ödenecektir. Buna göre A İşletmesinin 31 Aralık 2024 tarihli finansal tablolarında bu sözleşmeyle ilgili yapılacak muhasebeleştirme uygulamalarından hangisi doğrudur?

  • A)2024 yılında katlanılan yazılımla ilgili doğrudan işçilik maliyetleri Kar veya Zarar Tablosunda gider olarak raporlanır.
  • B)2024 yılında müşteriden sözleşme kapsamında alınan bedeller hasılat olarak raporlanır.
  • C)Yazılıma ilişkin maliyetler TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar uyarınca maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilir.
  • D)Hasılat, TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca zamana yayılı edim yükümlülüğü çerçevesinde finansal tablolara alınır.
  • E)Herhangi bir hasılat tutarı finansal tablolara alınmaz.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. TMS 38 (Maddi Olmayan Duran Varlıklar) ve TFRS 15 (Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat) standartlarına göre, bir yazılımın maddi olmayan duran varlık olarak kaydedilebilmesi için teknik ve ticari uygulanabilirliğinin kanıtlanması gerekir. Soruda, yazılımın 30 Haziran 2025’e kadar tamamlanacağı ve bu tarihten önce müşterinin hiçbir hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durum, 2024 yılı içinde edimin henüz yerine getirilmediğini ve hasılatın tanınması için gerekli kriterlerin (edimin yerine getirilmesi) karşılanmadığını gösterir. Ayrıca, geliştirme aşamasındaki maliyetler henüz aktif edilemez; çünkü gelecekte ekonomik fayda sağlama olasılığı tam olarak kanıtlanmamıştır. Dolayısıyla, 2024 yılında ne bir varlık ne de bir hasılat muhasebeleştirilemez.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Gider olarak değil, aktif edilebilir maliyetler varsa varlık olarak kaydedilir. B) Hasılat, edim yerine getirilene kadar tanınmaz. C) Yazılım henüz tamamlanmadığı için varlık olarak kaydedilemez. D) Edim tek bir noktada (teslimde) yerine getirildiği için zamana yayılı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Geliştirme aşamasındaki yazılımlar tamamlanana ve teknik/ticari uygulanabilirlik kanıtlanana kadar ne varlık ne de hasılat olarak muhasebeleştirilir.

Soru 32 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca aşağıdakilerden hangisi bir varlıkta (veya varlık grubunda) değer düşüklüğü olabileceğine dair göstergeler arasında yer almaz?

  • A)Varlığın piyasa değerinde beklenmedik bir düşüş yaşanması
  • B)Varlığın ekonomik performansında olumsuz değişiklikler olması
  • C)Varlığın kullanıldığı teknolojik ortamda meydana gelen önemli bir değişiklik sonucu yazılımın fiilen kullanılamaz hale gelmesi
  • D)İşletmenin net varlıklarının defter değerinin, işletmenin piyasa değerinin altında kalması
  • E)Yasal veya düzenleyici ortamlarda işletme aleyhine olumsuz gelişmelerin ortaya çıkması
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 36, değer düşüklüğü göstergelerini iç ve dış kaynaklar olarak sınıflandırır. D şıkkı, işletmenin piyasa değerinin defter değerinin altında kalması durumunu ifade eder. Standart, bu durumu dış göstergeler arasında saymaz; aksine, piyasa değerinin defter değerinin üzerinde olması, değer düşüklüğü ihtimalinin düşük olduğunu gösteren bir göstergedir. Dolayısıyla, altta kalması bir "değer düşüklüğü göstergesi" değil, tam tersi bir güven göstergesidir. Bu nedenle D şıkkı sorunun cevabıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Piyasa değerindeki beklenmedik düşüş, TMS 36 tarafından açıkça dış bir değer düşüklüğü göstergesi olarak kabul edilir. B) Ekonomik performansın bozulması, varlığın gelecekteki nakit akışlarını etkileyen temel bir iç göstergedir. C) Teknolojik değişimle yazılımın kullanılamaz hale gelmesi, varlığın fiziksel veya teknolojik hasar gördüğünü gösteren açık bir iç göstergedir. E) Yasal düzenlemelerdeki olumsuz gelişmeler, varlığın kullanımını veya değerini etkileyebilecek önemli bir dış göstergedir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 36’ya göre piyasa değerinin defter değerinin üzerinde olması değer düşüklüğü ihtimalini azaltırken, altında olması tek başına bir değer düşüklüğü göstergesi değildir.

Soru 33 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller uyarınca aşağıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur? I. Maliyet yöntemiyle ölçülen bir yatırım amaçlı gayrimenkul, stok olarak sınıflandırılacağında sınıflama tarihindeki defter değeri üzerinden sınıflama yapılır. II. Gerçeğe uygun değer yöntemiyle ölçülen bir yatırım amaçlı gayrimenkul, stok olarak sınıflandırılacağında edinim maliyeti üzerinden sınıflama yapılır. III. Maliyet yöntemiyle ölçülen bir yatırım amaçlı gayrimenkul, maddi duran varlık olarak sınıflandırılacağında sınıflama tarihindeki gerçeğe uygun değeri üzerinden sınıflama yapılır. IV. Gerçeğe uygun değer yöntemiyle ölçülen bir yatırım amaçlı gayrimenkul, maddi duran varlık olarak sınıflandırılacağında edinim maliyeti üzerinden sınıflama yapılır.

  • A)I ve II
  • B)Yalnız I
  • C)II ve IV
  • D)I, II, III ve IV
  • E)I ve
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 40, yatırım amaçlı gayrimenkullerin (YAG) başka bir varlık türüne sınıflandırılmasında, o tarihteki defter değerinin yeni sınıfa göre belirlenen ölçüm yöntemine göre yeniden sınıflandırılacağını hükmeder.

Doğru Şık (B - Yalnız I): I. şık doğrudur. Maliyet modeli uygulayan bir YAG, stok olarak sınıflandırıldığında, stokların maliyetle ölçülmesi kuralı gereği, sınıflama tarihindeki defter değeri (maliyet artı amortisman) üzerinden stok olarak kaydedilir. Bu, TMS 40.74 paragrafının açık hükmüdür.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • II. Şık Yanlış: Gerçeğe uygun değer (GGV) modeli uygulayan YAG, stok olarak sınıflandırıldığında edinim maliyetiyle değil, sınıflama tarihindeki gerçeğe uygun değeriyle sınıflandırılır.
  • III. Şık Yanlış: Maliyet modeli uygulayan YAG, maddi duran varlık olarak sınıflandırıldığında gerçeğe uygun değerle değil, sınıflama tarihindeki defter değeriyle sınıflandırılır.
  • IV. Şık Yanlış: GGV modeli uygulayan YAG, maddi duran varlık olarak sınıflandırıldığında edinim maliyetiyle değil, sınıflama tarihindeki gerçeğe uygun değeriyle sınıflandırılır.

Bilinmesi Gereken Kural: Yatırım amaçlı gayrimenkulün sınıflama değişiminde, o ana kadar uygulanan ölçüm modeli (maliyet veya GGV) ne olursa olsun, yeni sınıfa geçişte varlığın sınıflama tarihindeki defter değeri esas alınır; ancak bu defter değeri, yeni sınıfa uygun ölçüm yöntemine (stokta maliyet, duran varlıkta maliyet veya GGV) göre yeniden değerlendirilmez, doğrudan aktarılır. Asıl kritik nokta, TMS 40.74'e göre, varlığın artık YAG niteliğini yitirdiği tarihteki defter değerinin, yeni sınıfa göre belirlenen muhasebe politikalarına uygun şekilde sınıflandırılmasıdır. Maliyet modeli için defter değeri maliyettir, GGV modeli için defter değeri GGV'dir. Soruda I. şık, maliyet modeli uygulayan bir YAG'nın stok olarak sınıflandırılmasında defter değerinin (yani maliyetinin) esas alınacağını doğru ifade eder.

Soru 34 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat’a göre hasılatın muhasebeleştirilme zamanının belirlenmesi açısından aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi gerekir?

  • A)Müşteriden tahsilat yapılmış olması
  • B)Sözleşmede yazılı bir garanti bulunması
  • C)Edim yükümlülüğünün yerine getirilmesi
  • D)Hasılat tutarının kesin bir şekilde ölçülebilir olması
  • E)Sözleşmenin geçerli ve taraflarca kabul edilmiş olması
Çözümü göster — doğru cevap C

TFRS 15’e göre hasılat, bir edim yükümlülüğünün yerine getirildiği anda muhasebeleştirilir. Bu standart, hasılatın tahsilata veya sözleşmenin imzasına değil, mal veya hizmetin müşteriye transferine dayandığını vurgular. Dolayısıyla doğru cevap C şıkkıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • A: Tahsilat, nakit akışıdır; hasılat ise performansın yerine getirilmesiyle oluşur, tahsilat zamanı ile çakışmak zorunda değildir.
  • B: Garanti varlığı, hasılatın ne zaman tanınacağını belirleyen temel kriter değildir.
  • D: Tutarın ölçülebilir olması önemlidir ancak tek başına hasılatın muhasebeleştirilme zamanını belirlemez.
  • E: Sözleşmenin geçerli olması hasılatın tanınabilmesi için gerekli bir ön koşuldur ancak zamanlamayı (ne zaman) belirleyen unsur değildir.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 15 kapsamında hasılat, müşteriye taahhüt edilen mal veya hizmetin kontrolünün transfer edildiği, yani edim yükümlülüğünün yerine getirildiği tarihte kaydedilir.

Soru 35 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi BOBİ FRS’ye göre finansal tabloların hazırlanmasında esas alınan genel ilkelerden biri değildir?

  • A)Gerçeğe uygun değer üzerinden ölçüm
  • B)İşletmenin sürekliliği
  • C)Tahakkuk esası
  • D)İhtiyatlılık
  • E)Sunumda tutarlılık
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. BOBİ FRS’ye (TMS 1) göre finansal tabloların hazırlanmasında esas alınan genel ilkeler arasında işletmenin sürekliliği, tahakkuk esası, ihtiyatlılık ve sunumda tutarlılık yer alır. Bu ilkeler, finansal tabloların güvenilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B şıkkı (İşletmenin sürekliliği): BOBİ FRS’de açıkça belirtilen bir genel ilkedir.
  • C şıkkı (Tahakkuk esası): BOBİ FRS’de finansal tabloların hazırlanmasında esas alınan temel bir ilkedir.
  • D şıkkı (İhtiyatlılık): BOBİ FRS’de finansal tabloların hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken bir ilkedir.
  • E şıkkı (Sunumda tutarlılık): BOBİ FRS’de finansal tabloların hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken bir ilkedir.

Bilinmesi gereken kural: BOBİ FRS’de finansal tabloların hazırlanmasında esas alınan genel ilkeler arasında gerçeğe uygun değer üzerinden ölçüm bulunmaz; bu, ölçüm temellerinden biridir.

Soru 36 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdaki bilgiler A İşletmesinin 2024 yılında dolaşımdaki hisse senetlerine ilişkin hareketleri göstermektedir: • 1 Ocak 2024 tarihinde 1.700 adet hisse senedi dolaşımdadır. • 1 Haziran 2024 tarihinde 900 adet yeni hisse senedi ihraç edilmiştir. • 1 Aralık 2024 tarihinde 240 adet hisse senedi geri satın alınmıştır. • 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla dolaşımdaki toplam hisse senedi sayısı 2.360’dir. A İşletmesinin 2024 yılına ilişkin dönem net kârı 1.000.000 TL’dir. Bu bilgilere göre A İşletmesinin finansal tablolarında raporlayacağı hisse başına kazanç tutarı nedir?

  • A)453,51 TL
  • B)423,73 TL
  • C)588,24 TL
  • D)384,62 TL
  • E)597,15
Çözümü göster — doğru cevap A

Hisse başına kazancı (HBK) hesaplamak için TMS 33’e göre ağırlıklı ortalama hisse sayısı bulunmalıdır. Net kâr 1.000.000 TL’dir.

1 Ocak’ta 1.700 adet hisse yılın tamamı (12/12) için dolaşımdadır: 1.700. 1 Haziran’dan itibaren 900 adet yeni hisse ihraç edilmiştir. Bu hisseler 7 ay (Haziran-Aralık) dolaşımdadır: 900 x 7/12 = 525. 1 Aralık’ta 240 adet hisse geri satın alınmıştır. Bu geri alım, yılın son ayı için etkilidir, yani 1 ay (Aralık) düşülür: 240 x 1/12 = 20.

Ağırlıklı Ortalama Hisse Sayısı = 1.700 + 525 - 20 = 2.205 adet. HBK = Net Kâr / Ağırlıklı Ortalama Hisse Sayısı = 1.000.000 / 2.205 ≈ 453,51 TL.

Diğer şıkların nedenleri: B) Geri satın alınan hisselerin zamanlama etkisi yanlış hesaplanmıştır. C) Ağırlıklı ortalama yerine sadece yıl sonu bakiyesi kullanılmıştır. D) Yeni ihraç edilen hisselerin zamanlama etkisi ihmal edilmiştir. E) Hesaplama hatası veya farklı bir ağırlıklandırma sonucu elde edilmiştir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 33’e göre HBK hesaplamasında, hisse hareketlerinin gerçekleştiği tarihten itibaren geçen sürenin yıl içindeki oranı dikkate alınarak ağırlıklı ortalama hisse sayısı bulunur.

Soru 37 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

A İşletmesi, 2024 yılında bir müşterisiyle 3 yıl sürecek bir otoyol yapım sözleşmesi imzalamıştır. • Toplam sözleşme bedeli: 150 milyon TL • Tahmini toplam maliyet: 100 milyon TL • 2024 yılında gerçekleşen maliyet: 40 milyon TL • 2024 sonuna kadar müşteriden tahsil edilen tutar: 65 milyon TL A İşletmesi TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca gerçekleşen maliyetler üzerinden tamamlanma yüzdesini hesaplamaktadır. Aşağıdakilerden hangisinde, bu sözleşmeye ilişkin olarak 2024 yılına ait finansal tablolara yansıtılacak kalem ve tutarı doğru olarak verilmiştir?

  • A)150 milyon TL tutarında sözleşme yükümlülüğü.
  • B)65 milyon TL tutarında hasılat.
  • C)5 milyon TL tutarında sözleşme yükümlülüğü.
  • D)100 milyon TL tutarında satış maliyeti.
  • E)85 milyon TL tutarında sözleşme varlığı.
Çözümü göster — doğru cevap C

TFRS 15’e göre, hasılat tamamlanma yüzdesi yöntemiyle tanınır. 2024 yılı tamamlanma oranı, gerçekleşen maliyetin tahmini toplam maliyete oranıyla bulunur: 40/100 = %40. Buna göre tanınan hasılat, toplam sözleşme bedelinin %40’ıdır: 150 milyon TL x %40 = 60 milyon TL.

Sözleşme kalem hesabı için tanınan hasılat ile tahsil edilen tutar karşılaştırılır. Tanınan hasılat 60 milyon TL, tahsilat 65 milyon TL’dır. Müşteriden tahsil edilen tutar, tanınan hasılatı aştığı için fark (65 - 60 = 5 milyon TL) "Sözleşme Yükümlülüğü" (Kontraktür Yükümlülüğü) olarak bilançoda karşılanır. Bu, işletmenin henüz yerine getirmemiş olduğu (henüz hasılat olarak tanınmamış) taahhüdünü gösterir.

Diğer şıkların yanlışlığı: A) Yükümlülük 150 milyon değil, fark olan 5 milyon TL’dir. B) Hasılat tahsilat tutarı (65) değil, hesaplanan 60 milyon TL’dir. D) Satış maliyeti, gerçekleşen maliyet olan 40 milyon TL’dir, 100 milyon değil. E) Sözleşme varlığı, tahsilatın hasılatı aşmadığı durumlarda oluşur; burada yükümlülük vardır.

Bilinmesi gereken kural: Tahsil edilen tutar, tanınan hasılatı aştığında fark "Sözleşme Yükümlülüğü", hasılatı aştığında ise "Sözleşme Varlığı" olarak kaydedilir.

Soru 38 · 2025/11 · Türkiye Muhasebe Standartları

TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca işletme birleşmelerinde ortaya çıkan pazarlıklı satın alım kazancı ne şekilde muhasebeleştirilir?

  • A)Birleşme tarihinde geçmiş yıllar karları/zararları kalemine yansıtılır.
  • B)Birleşme tarihinde kâr veya zarara yansıtılır.
  • C)Sonraki dönemlerde itfa edilmek üzere ertelenmiş gelir olarak Finansal Durum Tablosuna yansıtılır.
  • D)Şerefiyenin defter değerinden düşülür.
  • E)Özkaynaklar altında ayrı bir kalemde raporlanır. Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B

TFRS 3 (İşletme Birleşmeleri) standardına göre, bir işletme birleşmesinde elde edilen "pazarlıklı satın alım kazancı" (bargain purchase gain), satın alınan net varlıkların adil değerinin, ödenen bedelden daha yüksek olması durumunda oluşur. Bu durum, alıcının uygun bir fiyata alım yapmış olduğunu gösterir. Standart, bu kazancın bir erteleme veya özkaynak işlemi olmadığını, doğrudan kâr veya zarara yansıtılmasını emreder. Bu uygulama, kazancın birleşme tarihinde gerçekleştiğini ve finansal tablolarda anlık yansıtılması gerektiğini vurgular.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Geçmiş yıllar karları/zararları, dönem sonu kâr/zararın dağıtımını gösterir, anlık kazanç muhasebesi değildir. C) Kazanç ertelenmez; TFRS 3'e göre tüm kazançlar anında kâr/zarara yansıtılır. D) Şerefiye düşülmez; aksine, bu durumda şerefiye oluşmaz, tersine bir kazanç doğar. E) Özkaynaklarda raporlanmaz; bu bir gelir kalemidir, öz sermaye hareketi değildir.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 3 uyarınca pazarlıklı satın alım kazancı, birleşme tarihinde doğrudan kâr veya zarara yansıtılır.

Türkiye Muhasebe Standartları dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması