Soru 1 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
21 Şubat 2022 tarihinde A işletmesi, B işletmesinin %100'ünü nakit karşılığında satın almak için bir anlaşma imzalamıştır. Satın alma anlaşması, satın alma tarihinin 9 Mayıs 2022 olduğunu belirtmektedir. Ancak A işletmesi, 21 Şubat 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, B'nin herhangi bir yöneticisini görevden alabilir ve kendi seçtiği yöneticileri atayabilir. 18 Mart 2022 tarihinde A, B'nin mevcut tüm yöneticilerini görevden almış ve kendi seçtiği yöneticileri atamıştır. 9 Mayıs 2022 tarihinde, B'deki tüm hisselerin mülkiyeti A'ya devredilmiş ve bedel nakit olarak ödenmiştir. Yukarıdaki bilgilere göre TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca A işletmesinin B işletmesini satın alma (birleşme) tarihine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)A'nın, B'nin yönetim kurulu üyelerinin tamamını görevden alma ve atama yetkisi yoluyla B'nin finansal ve yönetim politikalarını yönetme yetkisini ilk kez elde ettiği tarih olan 21 Şubat 2022 satın alma tarihidir.
- B)A'nın, B'nin yönetim kurulu üyelerinin tamamını görevden alma ve atama yetkisi yoluyla B'nin finansal ve yönetim politikalarını yönetme yetkisini ilk kez kullandığı tarih olan 18 Mart 2022 satın alma tarihidir.
- C)B'deki tüm hisselerin mülkiyetinin A'ya devredildiği tarih olan 9 Mayıs 2022 satın alma tarihidir.
- D)Satın alma bedelinin ödendiği tarih olan 9 Mayıs 2022 satın alma tarihidir.
- E)Satın alma anlaşmasının yapıldığı raporlama döneminin başlangıcı olan 1 Ocak 2022 satın alma tarihidir.
Çözümü göster — doğru cevap A
TFRS 3'e göre satın alma tarihi, alıcının hedef işletme üzerinde kontrolü elde ettiği tarihtir. Kontrol; faiz, getiriler ve riskler üzerindeki hakimiyet değil, mevcut haklar aracılığıyla yönetime karar verme yetkisidir. Soruda A işletmesinin 21 Şubat'ta anlaşma imzalayarak B'nin yöneticilerini değiştirme yetkisini kazandığı belirtilmiştir. TFRS 3, kontrolün devredildiği tarihi, hukuki mülkiyetin devredildiği veya bedelin ödendiği tarih değil, yönetime karar verme gücünün devredildiği tarih olarak tanımlar. Dolayısıyla, A işletmesinin B'nin finansal ve yönetim politikalarını yönetme yetkisini ilk kez elde ettiği 21 Şubat 2022 tarihi satın alma tarihidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) Kontrolün ilk elde edildiği tarih değil, uygulandığı tarih esastır. C) Hukuki mülkiyet devri, kontrolün devredildiği tek kriter değildir. D) Bedel ödemesi, kontrolün devredildiği tarihi belirlemez. E) Anlaşma tarihi veya raporlama dönemi başlangıcı, kontrol devri ile eşleşmeyebilir.
Bilinmesi gereken kural: Satın alma tarihi, alıcının hedef işletme üzerinde yönetime karar verme gücünü (kontrolü) fiilen elde ettiği tarihtir.
Soru 2 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
A işletmesi Türkiye’de faaliyet gösteren ve geçerli para birimi TL olan bir işletmedir. A işletmesi 01.03.2024 tarihinde 100.000 ABD doları tutarında stok satın almıştır (1$=31TL). Dönem sonu itibarıyla stokların zarar gördüğü ve değerinin 90.000 ABD dolarına düştüğü tespit edilmiştir. Dönem sonu kuru ise 1$=35TL dir. Buna göre TMS 2 Stoklar ve TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)İşletme dönem sonunda 310.000 TL değer düşüklüğü ayırır.
- B)İşletme dönem sonunda 350.000 TL değer düşüklüğü ayırır.
- C)İşletme dönem sonunda 50.000 TL değer düşüklüğü ayırır.
- D)İşletme dönem sonunda stokların değerini 50.000 TL artırır.
- E)İşletme dönem sonunda herhangi bir değer düşüklüğü ayırmaz.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. TMS 21’e göre, parasal olmayan kalemler (stok gibi) satın alma tarihindeki kurdan (1$=31 TL) muhasebeleştirilir. Bu nedenle stokların kayıtlı değeri 3.100.000 TL’dir. TMS 2’ye göre stoklar, maliyet ile net gerçekleşebilir değerden düşük olanı esas alınır. Ancak TMS 21’in 23. maddesi uyarınca, parasal olmayan kalemler için kur farkı gelir veya gider olarak değil, doğrudan ilgili varlığın defter değerine yansıtılır. Stokun yabancı para cinsinden net gerçekleşebilir değeri 90.000 USD’dir. Bu tutar, satın alma tarihindeki kur olan 31 TL’den çevrilerek 2.790.000 TL bulunur. Kayıtlı değer (3.100.000 TL) ile çevrilmiş net gerçekleşebilir değer (2.790.000 TL) arasındaki fark, kur değişimi etkisi olarak stok değerinden düşülür. Bu durum, ayrı bir "değer düşüklüğü" ayırma işlemi değil, varlığın değerinin kur etkisiyle düzeltilmesidir. Dolayısıyla TMS 2 uyarınca ayrı bir değer düşüklüğü karşılığı oluşturulmaz.
A, B, C şıkları yanlış çünkü kur farkı değer düşüklüğü olarak değil, varlık değerine yansıtılır. D şığı yanlış çünkü değer düşüşü vardır, artış yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Stok gibi parasal olmayan kalemlerde kur farkı, değer düşüklüğü olarak değil, doğrudan varlığın defter değerine yansıtılır.
Soru 3 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Ücretli yıllık izin ve ücretli hastalık izni II. İş ilişkisi sonrasında hayat sigortası sağlanması III. Çalışanlara işletmenin kendi özkaynak araçlarından verilmesi (hisse senedi opsiyonu) IV. Çalışanların kendi mali gücü oranında işletmenin, özkaynağına dayalı finansal aracını elinde bulundurması ve buna bağlı işlemler gerçekleştirmesi V. Uzun süreli iş göremezlik nedeniyle sağlanan faydalar Yukarıdakilerden hangilerinin muhasebeleş- tirilmesinde TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar hükümleri uygulanır?
- A)I ve II
- B)I ve III
- C)II, III ve V
- D)I, II ve IV
- E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 19, işletmenin çalışanlara sağladığı tüm faydaları kapsar. Doğru cevap E şıkkıdır.
Neden Doğru? TMS 19’un 8. maddesine göre "Çalışanlara Sağlanan Faydalar"; kısa vadeli faydalar (I. Ücretli izin ve hastalık izni), sonrası istihdam faydaları (II. İş ilişkisi sonrası hayat sigortası ve V. Uzun süreli iş göremezlik faydaları) ve diğer uzun vadeli faydaları içerir. Dolayısıyla I, II ve V maddeleri doğrudan bu standart kapsamındadır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- III (Hisse senedi opsiyonu): Bu işlem, TMS 2 (Stoklar) veya TMS 32/IFRS 2 (Özkaynaklara Dayalı Ödemeler) kapsamında değerlendirilen bir özkaynak işlemidir, TMS 19 kapsamında değildir.
- IV (Çalışanların kendi mali gücüyle hisse alması): Burada çalışan, kendi parasıyla yatırım yapmaktadır; işletme bir fayda sağlamamaktadır, bu nedenle TMS 19 uygulanmaz.
Bilinmesi gereken kural: TMS 19, işletmenin çalışanlara sağladığı tüm nakdi ve nakit dışı faydaları (kısa ve uzun vadeli) kapsar; ancak çalışanların kendi kaynaklarıyla yaptığı özkaynak işlemleri bu standart dışındadır.
Soru 4 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
1 Ocak 2022 tarihinde bir yerel yönetim on yıl süreyle belirli bir şehirde radyo-televizyon yayıncılığı lisansını ihraç etmiştir. İki lisans, açık artırmayla ulusal düzeyde faaliyet gösteren firmalar tarafından her biri 150.000 TL bedelle satın alınmıştır. Yerel yayıncılığı teşvik etmek amacıyla üçüncü lisans yerel bir işletmeye ücretsiz olarak verilmiştir. Lisanslar koşulsuz olarak devredilebilir niteliktedir. BOBİ FRS Bölüm 16 Devlet Teşvikleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Lisansları (ücret ile) satın alan işletmeler, söz konusu lisansları 150.000 TL bedelle finansal tablolarına alırken, ücret ödemeyen işletme lisansı iz bedel ile izlemelidir.
- B)Lisanslara ödenen toplam ücret olan 300.000 TL üç işletme için eşit tutarda 100.000 TL bedelle finansal tablolara alınmalıdır.
- C)Üç işletme de söz konusu lisansları 150.000 TL bedelle finansal tablolarına almalıdır.
- D)Lisans ücreti ödemeyen işletme söz konusu varlığı finansal tablolarına almamalıdır.
- E)Ücret ödeyen işletmeler ödenen bedeli doğrudan gider olarak kayda almalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap C
BOBİ FRS Bölüm 16’ya göre, devlet teşvikleri iki ana gruba ayrılır: Varlık temelli ve Gelir temelli teşvikler. Bu sorudaki durum, işletmelerin belirli bir varlığı (lisansı) edinmesiyle ilgilidir. Standartlara göre, bir varlığın edinilmesi karşılığında verilen teşvikler (örneğin ücretsiz lisans), o varlığın gerçek maliyeti üzerinden değerlenir.
C şıkkı doğrudur. Çünkü lisanslar koşulsuz devredilebilir niteliktedir ve piyasa değeri (150.000 TL) bellidir. Ücretsiz lisansı alan işletme de, teşvikten doğan faydayı ve varlığın değerini doğru yansıtmak için lisansı piyasa bedeli olan 150.000 TL’ye kaydetmeli, karşılığında ise devlet teşviği geliri olarak muhasebeleştirmelidir. Bu, tüm işletmeler için tutarlı ve adil bir değerleme sağlar.
Diğer şıkların hataları:
- A: Ücretsiz lisans iz bedelle değil, gerçek maliyetiyle (piyasa değeri) kaydedilir.
- B: Toplam ücret eşit paylaştırılamaz; her işletme kendi edinim bedelini veya gerçek maliyetini esas alır.
- D: Teşvik alan işletme varlığı kaydetmek zorundadır; almamak bilgiyi eksik gösterir.
- E: Lisans bir varlıktır, doğrudan gider yazılamaz; amortisman yoluyla dağıtılır.
Bilinmesi gereken kural: Varlık temelli devlet teşviklerinde, ücretsiz verilen varlıklar piyasa değeri (gerçek maliyet) üzerinden kaydedilir.
Soru 5 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
A işletmesi, 1 Ocak 2022 tarihinde faydalı ömrü 5 yıl ve kalıntı değeri 0 TL olan bir duran varlığı 600.000 TL’ye satın almıştır. Söz konusu varlık, 1 Temmuz 2024’te TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler’e göre satış amaçlı elde tutulan duran varlık olarak sınıflandırılmıştır. 1 Temmuz 2024 itibarıyla varlığın satış maliyeti 40.000 TL olup, gerçeğe uygun değeri 300.000 TL’dir. Buna göre, söz konusu varlık için 2024 yılı Kâr veya Zarar Tablosuna yansıtılacak gider toplamı kaç TL’dir?
- A)Gerçeğe uygun değer ile birikmiş amortisman tutarı düşülmüş maliyet bedeli aynı olduğundan kâr veya zarar tablosuna yansıtılacak bir tutar bulunmamaktadır.
- B)40.000 TL
- C)60.000 TL
- D)80.000 TL
- E)100.000 TL A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 5’e göre, bir duran varlık "satış amaçlı elde tutulan" olarak sınıflandırıldığında, bundan sonraki dönemlerde amortisman ayrılmaz. Varlık, amortisman düşülmüş maliyeti ile gerçeğe uygun değer eksi satış maliyetlerinin düşük olanına göre ölçülür.
Öncelikle 1 Ocak 2022’den 1 Temmuz 2024’e kadar geçen 2,5 yıllık dönemde ayrılan amortismanı hesaplayalım: Yıllık amortisman 120.000 TL (600.000/5) olup, 2,5 yıl için toplam 300.000 TL’dir. Bu tarihteki amortisman düşülmüş maliyet 300.000 TL’dir.
Varlık TFRS 5’e alındığında, kayıtlı değeri (300.000 TL) ile "Gerçeğe uygun değer eksi satış maliyeti" (300.000 - 40.000 = 260.000 TL) karşılaştırılır. Düşük olan 260.000 TL’ye düşürülme gerekir. Bu durum 40.000 TL’lik bir değer düşüşü zararı doğurur.
Ancak soru 2024 yılındaki toplam gideri sormaktadır. 2024 yılında 1 Ocak’tan 30 Haziran’a kadar 6 ay (0,5 yıl) amortisman ayrılmıştır: 60.000 TL. Ayrıca TFRS 5’e geçişte oluşan değer düşüşü zararı 40.000 TL’dir. Toplam gider = 60.000 (amortisman) + 40.000 (değer düşüşü) = 100.000 TL’dir.
Diğer şıklar: A) Amortisman ve değer düşüşü vardır. B) Sadece değer düşüşünü gösterir. C) Sadece 2024 amortismanını gösterir. D) Yanlış hesaplama sonucudur.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 5’e geçişte amortisman kesilir, kayıtlı değer ile net satış değeri karşılaştırılarak fark zarar yazılır; o yılın kalan süresi için amortisman da eklenir.
Soru 6 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 16 Kiralamalar uyarınca kiracının (A işletmesi) 31.12.2023 tarihinde yapacağı muhasebe kaydı aşağıdakilerden hangisidir? ---------------------------- / ----------------------------
- A)Kiralama Yükümlülüğü 2.000.000 Banka 2.000.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- B)Kiralama Yükümlülüğü 1.652.892 Finansman Giderleri 347.108 Banka 2.000.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- C)Kiralama Yükümlülüğü 1.818.182 Finansman Giderleri 181.818 Banka 2.000.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- D)Kiralama Yükümlülüğü 1.652.892 Finansman Giderleri 181.818 Banka 1.834.710 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- E)Kiralama Yükümlülüğü 1.818.182 Finansman Giderleri 681.818 Banka 2.500.000 --------------------------- / ------------------------------
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 16’ya göre, kira ödemesi; borcun ana para kısmını azaltan ve finansman giderini (faiz) içeren bileşenlerden oluşur. Soruda verilen doğru cevap (B), 2.000.000 TL’lik nakit çıkışın, 1.652.892 TL’lik borç düşüşü ve 347.108 TL’lik finansman gideri olarak bölündüğünü gösterir. Bu, TFRS 16.33 paragrafında belirtilen "nete indirgenmiş değer" yaklaşımının uygulamasıdır. Kiralama yükümlülüğü, gelecekteki kira ödemelerinin bugünkü değeridir. Ödeme yapıldığında, borç bakiyesinden faiz hariç ana para kısmı düşer, kalan kısım ise o dönem için oluşan finansman gideri olarak kar/zarar tablosuna yansıtılır.
Diğer şıkların hataları: A) Finansman giderini dikkate almadığı için yanlıştır. C) Ana para ve faiz dağılımı hatalıdır. D) Banka tutarı ve gider dağılımı tutarsızdır. E) Banka tutarı ve hesaplar uyuşmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 16’da her kira ödemesi, borcun ana para kısmını azaltır ve dönemsel finansman giderini içerir; toplam nakit çıkışı bu iki unsurun toplamına eşittir.
Soru 7 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
A İşletmesi 01.01.2022 tarihinde nominal fiyatı 100.000.000 TL, her yıl sonu kupon faiz ödemesi içeren (kupon faiz oranı yıllık %5) ve 3 yıl vadeli bir tahvili 98.000.000 TL’ye satın almıştır. Buna göre tahvilin etkin faiz oranı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)% 5.74
- B)% 7.93
- C)%10.75
- D)%11.26
- E)%15.82
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 39 (veya TFRS 9) uyarınca, finansal araçlar ilk muhasebelemede "amortize edilmiş maliyet" esasına göre kaydedilir ve etkin faiz oranı, tahvilin beklenen gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerini, satın alma fiyatına eşitleyen iskonto oranıdır.
Doğru cevap A'dır. 98.000.000 TL'lik başlangıç değeri ile 3 yıl boyunca yıllık 5.000.000 TL kupon ve 3. yıl sonunda 100.000.000 TL anapara geri ödemesi dikkate alındığında, iç getirilik oranı (IRR) hesaplaması sonucu %5,74 bulunur. Bu oran, indirgenmiş nakit akımların toplamını başlangıç maliyetine eşitler.
Diğer şıklar ise hatalıdır: B şıkkı, indirgeme işleminin tersine veya yanlış bir faiz tablosu kullanılarak bulunmuş yüksek bir orandır. C şıkkı, kupon faizi ile prim/iskonto amortismanının basitçe toplanmasıyla elde edilen yanıltıcı bir aritmetik sonucu temsil eder. D şıkkı, vade sonu değerinin başlangıç değerine oranının yanlış yorumlanmasıyla oluşmuştur. E şıkkı ise tamamen rastgele ve mantıksız bir yüksek orandır.
Bilinmesi gereken kural: Etkin faiz oranı, finansal aracın brüt değerini (nominal fiyat) ile alım fiyatını arasındaki farkın (iskonto veya prim), vade boyunca yıllık olarak nakit akımlarına yedirildiği ve başlangıçtaki net bugünkü değeri sıfıra getiren iskonto oranıdır.
Soru 8 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İşletmenin, grubun kalan teminat yükümlülüğünün bu yöntemle yapılacak ölçümünün genel ölçüm yönteminden önemli ölçüde farklı olmayacağı yönünde makul bir beklentisinin olması II. Sözleşmeye dağıtılan, sözleşmenin ifasına ilişkin nakit akışlarının, daha önce finansal tablolara alınan sigorta edinimine ilişkin nakit akışlarının ve ilk defa finansal tablolara alma tarihinde sözleşmeden kaynaklanan nakit akışlarının toplamda net bir çıkış oluşturması III. Grupta bulunan her bir sözleşmenin teminat süresinin bir yıl veya daha az olması Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri uyarınca işletmelerin bir sigorta sözleşmesi grubunun ölçümünü prim dağıtımı yaklaşımını kullanarak basitleştirebilmesi şartları arasında sayılmıştır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)II ve
Çözümü göster — doğru cevap D
TFRS 17’e göre prim dağıtımı yaklaşımını kullanabilmek için iki temel şart vardır. Birincisi, kalan teminat yükümlülüğünün bu yöntemle ölçülmesinin genel ölçüm yönteminden önemli ölçüde farklı olmayacağı yönünde makul beklentidir (Madde 53). Bu, I. şıkkı doğrular. İkinci şart ise, sigorta sözleşmesi grubundaki her bir sözleşmenin teminat süresinin bir yıl veya daha az olmasıdır (Madde 53). Bu da III. şıkkı doğrular. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şık, prim dağıtımı yaklaşımının değil, sözleşme edinimi maliyetlerinin doğrudan giderilmesi veya ertelenmesi ile ilgili kriterleri ifade eder; bu bir basitleştirme şartı değildir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 17’de prim dağıtımı yaklaşımı, teminat süresi bir yılı aşmayan sözleşmelerde ve genel ölçümden sapma beklenmediğinde uygulanabilir.
Soru 9 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler uyarınca bir duran varlığın defter değerinin sürdürülmekte olan kullanımdan ziyade satış işlemi vasıtası ile geri kazanılacak olması durumunda işletme, söz konusu duran varlığı satış amaçlı olarak sınıflandırır. TFRS 5’e göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Satış amaçlı elde tutulan varlık tanımının geçerli olabilmesi için; ilgili varlığın bu tür varlıkların satışında sıkça rastlanan ve alışılmış koşullar çerçevesinde derhal satılabilecek durumda olması ve satış olasılığının yüksek olması gerekir.
- B)Varlığın satış olasılığının yüksek olması için; uygun bir yönetim kademesi tarafından, varlığın satışına ilişkin bir plan yapılmış ve alıcıların tespiti ile planın tamamlanmasına yönelik aktif bir program başlatılmış olmalıdır.
- C)Varlığın satış işlemini tamamlamak için gerekli olan bir yıllık sürenin uzaması, ilgili varlığın satış amaçlı elde tutulan varlık olarak sınıflandırılmasına son verilmesine sebep olur.
- D)İşletme satış amaçlı elde tutulan varlık olarak sınıflandırılan bir duran varlığı defter değeri ile satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değerinden düşük olanı ile ölçer.
- E)İşletme, satış amaçlı sınıflandırılan veya satış amaçlı sınıflandırılan elden çıkarılacak varlık grubunun bir parçası olan bir duran varlığı amortismana tabi tutmaz.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TFRS 5’e göre, satışın beklenmedik nedenlerle bir yıldan fazla sürmesi, varlığın "satış amaçlı elde tutulan" sınıflandırmasını otomatik olarak sonlandırmaz. Şirket, bu durumu açıklamak ve satışın hala gerçekleşeceğine dair kanıtlar sunmak zorundadır. Dolayısıyla sadece süre uzaması sınıflandırmanın sona erdiği anlamına gelmez; bu durum C şıkkındaki iddiayı yanlış kılar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) TFRS 5, varlığın derhal satılabilecek durumda ve satış olasılığının yüksek olmasını şart koşar; bu ifade doğrudur. B) Yönetim planı ve aktif program şartı TFRS 5’in temel kriterlerindendir; bu ifade doğrudur. D) Varlık, amortisman düşülmüş defter değeri ile (satış maliyeti düşülmüş) gerçeğe uygun değerinden düşük olanla ölçülür; bu ifade doğrudur. E) Satış amaçlı sınıflandırılan varlıklar amortismana tabi tutulmaz; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Satış sürecinin bir yılı aşması, TFRS 5 uyarınca otomatik olarak sınıflandırma sonunu doğurmaz; şirketin satışın hala gerçekleşeceğine dair güçlü kanıtlar sunması gerekir.
Soru 10 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletmenin net defter değeri 10.500.000 TL, gerçeğe uygun değeri 13.250.000 TL olan bir binası bulunmaktadır. İşletme, binasını gerçeğe uygun değeri 18.500.000 TL olan bir taşıtla takas etmiş ve ilâveten 3.000.000 TL nakit ödemiştir. BOBİ FRS Bölüm 12 Maddi Duran Varlıklar uyarınca edinilen taşıtın maliyeti aşağıdakilerden hangisidir?
- A)13.250.000 TL
- B)13.500.000 TL
- C)16.250.000 TL
- D)18.500.000 TL
- E)21.500.000
Çözümü göster — doğru cevap B
BOBİ FRS Bölüm 12’ye göre, maddi duran varlıklar ilk kayda alındıklarında maliyetleri üzerinden değerlenir. Takas işlemlerinde edinilen varlığın maliyeti, verilen varlığın gerçeğe uygun değeri ile ödenen nakit tutarının toplamı olarak belirlenir. Bu kurala göre, işletmenin elindeki binanın gerçeğe uygun değeri 13.250.000 TL’dir. İşletme bu binayı vererek 3.000.000 TL nakit daha ödemiştir. Dolayısıyla edinilen taşıtın maliyeti, 13.250.000 TL (binanın fair value) + 3.000.000 TL (nakit) = 16.250.000 TL olarak hesaplanır. B şıkkı doğru cevaptır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı sadece nakit ödemesini, C şıkkı net defter değerini, D şıkkı karşı tarafın varlığının değerini, E şıkkı ise net defter değerine nakit eklenmiş hatalı bir toplamı gösterir.
Bilinmesi gereken kural: Takas işlemlerinde edinilen varlığın maliyeti, verilen varlığın gerçeğe uygun değeri ile ödenen nakit ve diğer bedellerin toplamıdır.
Soru 11 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
İnşaat sektöründe faaliyet gösteren A işletmesi borçlanarak finanse edeceği yeni bir konut projesine başlayacaktır. Söz konusu projeye ilişkin önemli tarihler aşağıdaki gibidir: - 5 Haziran 2024 Projeye ilişkin kredi alınması - 4 Temmuz 2024 Projeye ilişkin teknik yerleşim planına başlanması - 12 Ağustos 2024 Projeye ilişkin ilk harcamanın yapılması - 18 Ağustos 2024 Proje inşaatının başlaması - 20 Aralık 2024 tarihinde Proje inşaatının %25’inin tamamlanması BOBİ FRS Bölüm 17 Borçlanma Maliyetleri uyarınca borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine ne zaman başlanır?
- A)5 Haziran 2024
- B)4 Temmuz 2024
- C)12 Ağustos 2024
- D)18 Ağustos 2024
- E)20 Aralık 2024
Çözümü göster — doğru cevap C
FRS 17’ye göre borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine başlama tarihi, üç koşulun aynı anda gerçekleştiği tarihtir: 1) Giderlerin yapıldığı, 2) Faaliyetlerin ilerletildiği ve 3) Borçlanma maliyetlerinin oluştuğu tarih.
Doğru cevap C şıkkıdır (12 Ağustos 2024). Çünkü bu tarihte hem ilk harcama yapılmış (giderler yapıldı), hem teknik plan ve inşaat hazırlıklarıyla faaliyetler ilerletilmeye başlanmış, hem de 5 Haziran’daki krediyle borçlanma maliyetleri oluşmuştur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:
- A (5 Haziran): Sadece borçlanma maliyetleri oluşmuştur; gider henüz yapılmamış, faaliyet ilerlememiştir.
- B (4 Temmuz): Sadece faaliyetler ilerletilmiştir; harcama ve borçlanma maliyeti henüz gerçekleşmemiştir.
- D (18 Ağustos): Gider ve faaliyetler ilerletilmiştir ancak ilk harcama tarihi olan 12 Ağustos’tan sonra gelmiştir; kural ilk gerçekleşen üçlü uyumu esas alır.
- E (20 Aralık): Bu tarih sadece ilerleme ölçümüdür, aktifleştirme başlangıcı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesi için giderlerin yapılması, faaliyetlerin ilerletilmesi ve borçlanma maliyetlerinin oluşması koşullarının aynı anda gerçekleşmesi şarttır.
Soru 12 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İşletmenin kendi paylarını edinmek veya itfa etmek için ortaklarına yaptığı nakit ödemeler II. Maddi ve maddi olmayan duran varlıkların satışından elde edilen nakit girişleri III. Borçlanılan tutarlara ilişkin nakit geri ödemeleri IV. Bağlı ortaklıkların kontrolünün elden çıkarılması sonucu elde edilen nakit girişleri V. Pay veya diğer özkaynak araçlarının ihracından elde edilen nakit girişleri TMS 7 Nakit Akış Tablosu uyarınca yukarıdakilerden hangileri yatırım faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları arasında yer alır?
- A)I ve II
- B)I ve III
- C)II ve IV
- D)III ve IV
- E)IV ve
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 7’e göre yatırım faaliyetleri, uzun vadeli varlıkların edinimi ve elden çıkarılmasını kapsar. Şıklarda yer alan II. maddi/maddi olmayan duran varlık satışları ve IV. bağlı ortaklık kontrolünün elden çıkarılması, işletmenin yatırım portföyündeki değişiklikleri gösterdiği için doğrudan yatırım faaliyetlerine girer. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: I. şıktaki pay geri alımları finansman faaliyetidir; III. şıktaki borç geri ödemeleri finansman faaliyetidir; V. şıktaki hisse ihraçları ise finansman faaliyetidir.
Bilinmesi gereken kural: Varlık alım/satışları (yatırım) ile sermaye/borç yapısı değişiklikleri (finansman) birbirinden kesin çizgilerle ayrılmalıdır.
Soru 13 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bilgisayar parçası üreticisi olan A işletmesi 3 yıl garantili satış yapmaktadır (Müşteri garantiyi ayrı olarak satın alma opsiyonuna sahip değildir). 2023 yıl sonu itibarıyla 10.000.000 TL tutarında bilgisayar ekipmanı satışı gerçekleşmiştir. İşletmenin geçmiş deneyimlerine bakıldığında 3 yıllık garanti süresi içerisinde satışların %8'i kadar garanti gider harcamasının yapıldığı tespit edilmiştir. Garanti kapsamında ortaya çıkan harcamalar 0,25 olasılıkla birinci yıl, 0,45 olasılıkla ikinci yıl ve 0,30 olasılıkla üçüncü yıl yapılmaktadır. İşletmenin 31.12.2023 tarihinde yapması gereken kayıt aşağıdakilerden hangisidir? ---------------------------- / ----------------------------
- A)Satılan Mamuller Maliyeti 800.000 Uzun Vadeli Garanti Karşılıkları 800.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- B)Satılan Mamuller Maliyeti 200.000 Kısa Vadeli Garanti Karşılıkları 200.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / -----------------------------
- C)Genel Üretim Giderleri 200.000 Kısa Vadeli Garanti Karşılıkları 200.000 ------------------------- / ------------------------------ --------------------------- / ------------------------------
- D)Genel Üretim Giderleri 800.000 Uzun Vadeli Garanti Karşılıkları 600.000 Kısa Vadeli Garanti Karşılıkları 200.000 --------------------------- / ------------------------------ ---------------------------- / ----------------------------
- E)Satılan Mamuller Maliyeti 800.000 Uzun Vadeli Garanti Karşılıkları 600.000 Kısa Vadeli Garanti Karşılıkları 200.000 ---------------------------- / -----------------------------
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 37'e göre garanti yükümlülükleri, satışın gerçekleştiği dönemde tahmin edilen toplam gider tutarı kadar karşılık olarak ayrılmalıdır. Toplam satış tutarı 10.000.000 TL ve garanti oranı %8 olduğuna göre, toplam garanti karşılığı 800.000 TL'dir (10.000.000 x %8). Bu tutar, satış maliyeti olarak giderleştirilir.
Karşılığın sınıflandırılması ise ödemenin beklenen zamanına göre yapılır. Birinci yıl içinde yapılması beklenen %25'lik kısım (800.000 x %25 = 200.000 TL) kısa vadeli, geri kalan %75'lik kısım (600.000 TL) ise uzun vadeli garanti karşılığı olarak kaydedilir. Bu nedenle Satılan Mamuller Maliyeti 800.000 TL, Kısa Vadeli Garanti Karşılıkları 200.000 TL ve Uzun Vadeli Garanti Karşılıkları 600.000 TL olarak kayıt yapılır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kısa ve uzun vadeli ayrımı yapılmamıştır. B) Toplam karşılık tutarı eksik hesaplanmıştır. C) Gider hesabı yanlış seçilmiş ve sınıflandırma eksiktir. D) Gider hesabı yanlış seçilmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Garanti karşılıkları, satışın yapıldığı dönemde tahmini toplam tutarıyla Satılan Mamuller Maliyeti'ne yansıtılır; vadesine göre kısa ve uzun vadeli olarak sınıflandırılır.
Soru 14 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sözleşme varlığı, işletmenin müşteriye devrettiği mal veya hizmetler karşılığında, süre geçmesi dışında başka bir şarta bağlanmış olan bedeli alma hakkıdır.
- B)Sözleşme yükümlülüğü, işletmenin müşteriden tahsil ettiği (veya tahsile hak kazandığı) bedel karşılığında mal veya hizmetleri müşterisine devretme yükümlülüğüdür.
- C)İşletme taahhüt edilen bir mal veya hizmeti (başka bir ifadeyle, bir varlığı) müşterisine devrederek edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinde (veya getirdikçe) hasılatı finansal tablolara alır.
- D)Kolaylaştırıcı bir uygulama olarak işletme, sözleşmenin başlangıcında, müşteriye taahhüt ettiği mal veya hizmetin devir tarihi ile müşterinin bu mal veya hizmetin bedelini ödediği tarih arasında geçen sürenin üç ay veya daha az olacağını öngörmesi durumunda, taahhüt edilen bedelde önemli bir finansman bileşeninin etkisi için düzeltme yapmak zorunda değildir.
- E)İşletme bir müşteriyle sözleşme yapılması için katlanılan ek maliyetleri geri kazanmayı bekliyorsa, bu maliyetleri varlık olarak finansal tablolara alır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TFRS 15’e göre, sözleşme başlangıcında finansman bileşeninin önemsiz olduğu (3 ay veya daha az süre) durumlarda, işletme zorunda değildir; ancak seçebilir. "Zorunda değildir" ifadesi, seçeneğin bir zorunluluk olmadığını ima ettiği için yanlıştır; asıl kural "yapmak zorunda değildir (isteğe bağlıdır)" şeklindedir.
Diğer şıkların analizi: A) Doğrudur. TFRS 15, sözleşme varlığını, tarafların taahhütlerini yerine getirme niyeti ve ödeme koşullarıyla tanımlar. B) Doğrudur. Yükümlülük, devredilen mal/hizmet karşılığında tahsil hakkı doğmasıyla oluşur. C) Doğrudur. Hasılat, edim yükümlülüğünün yerine getirildiği anda (kontrolün aktarımıyla) tanınır. E) Doğrudur. Geri kazanılabilir ek maliyetler (örneğin satış komisyonları) varlık olarak aktifleştirilir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 15 uyarınca, finansman bileşeni önemsizse (≤3 ay) düzeltme yapmak isteğe bağlıdır, zorunlu değildir. Sınavlarda "zorunda değildir" ifadesi, "yapmak zorunda değildir" anlamından farklı olarak bir yükümlülük yokluğunu değil, bazen yanlış vurgu yaratabilir; ancak bu soruda D şıkkındaki "zorunda değildir" ifadesi, standarttaki "seçebilir" (optional) hükmüyle çelişen en net yanlış ifadedir. Diğer tüm ifadeler standart metnine uygundur.
Soru 15 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
M işletmesinin 2025 yılında 30 milyon TL tutarında ticari alacak portföyü bulunmakta, işletmenin müşteri tabanı çok sayıda küçük müşteriden oluşmaktadır. İşletme ticari alacaklarını, müşterilerin sözleşme şartlarına uygun olarak tüm ödemeleri yapabilme yeteneklerini temsil eden ortak risk özelliklerine göre sınıflandırmıştır. Ayrıca ticari alacaklar, TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca önemli bir finansman bileşeni içermemektedir. İşletme, TFRS 9 Finansal Araçlar uyarınca kolaylaştırılmış uygulamadan yararlanarak ticari alacaklar için beklenen kredi zararlarını hesaplamak amacıyla bir karşılık matrisi kullanmaktadır. İşletmenin geçmiş kredi zararı deneyimlerine dayalı olarak belirlediği karşılık oranları aşağıdaki gibidir: Ticari Alacak Karşılık Kategori Defter Değeri Oranı (TL) Vadesi 15.000.000 %1 Geçmemiş Vadesi 1-30 gün 7.500.000 %3 geçmiş Vadesi 30-60 gün 4.000.000 %9 geçmiş Vadesi 60-90 gün 2.500.000 %16 geçmiş Vadesi 90 günden fazla 1.000.000 %20 geçmiş Buna göre, işletmenin söz konusu alacak grubu için finansal tablolarına yansıtması gereken toplam beklenen kredi zararı karşılığı kaç TL’dir?
- A)600.000 TL
- B)960.000 TL
- C)1.000.000 TL
- D)1.185.000 TL
- E)1.335.000 TL A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 9 standardı uyarınca, basitleştirilmiş yaklaşım uygulayan işletmeler, beklenen kredi zararlarını (BKZ) her bir alacak grubunun defter değeri ile belirlenen karşılık oranlarının çarpımı toplamı olarak hesaplar. Soruda verilen matris verilerine göre hesaplama şu şekilde yapılır:
- Vadesi Geçmemiş: 15.000.000 x %1 = 150.000 TL
- Vadesi 1-30 Gün Geçmiş: 7.500.000 x %3 = 225.000 TL
- Vadesi 30-60 Gün Geçmiş: 4.000.000 x %9 = 360.000 TL
- Vadesi 60-90 Gün Geçmiş: 2.500.000 x %16 = 400.000 TL
- Vadesi 90 Gün Üzeri Geçmiş: 1.000.000 x %20 = 200.000 TL
Bu tutarların toplamı (150.000 + 225.000 + 360.000 + 400.000 + 200.000) 1.335.000 TL’dir. Dolayısıyla E şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sadece vadesi geçmemiş alacakların karşılığı hesaplanmıştır. B) Hesaplama hatası veya eksik kategori kullanımı sonucu bulunmuştur. C) Sadece en yüksek oranlı kategori dikkate alınmıştır. D) Yanlış oran veya tutar kullanımıyla elde edilen hatalı bir sonuçtur.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 9 basitleştirilmiş yaklaşımında, beklenen kredi zararı karşılığı, alacak grubunun defter değeri ile geçmiş deneyimlere dayalı oluşturulan karşılık oranının çarpımının tüm gruplar için toplanmasıyla bulunur.
Soru 16 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletme mal veya hizmet üretiminde kullanılmak üzere 01.01.2024 tarihinde 5.000.000 TL’ye bir makine almıştır. Makinenin faydalı ömrü 15 yıl ve kalıntı değeri 50.000 TL olarak tahmin edilmiştir. 2025 yılında yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu makinenin değerini önemli ölçüde kaybettiği belirlenmiş ve makinenin değerinin tespitine yönelik çalışmalar yapılmıştır. 2025 sonu itibarıyla varlıktan elde edilmesi beklenen gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerinin 4.000.000 TL, varlığın gerçeğe uygun değerinin 3.900.000 TL ve varlığın elden çıkarılma maliyetinin 50.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca 31.12.2025 tarihinde makine için muhasebeleştirilmesi gereken değer düşüklüğü zararı kaç TL’dir?
- A)290.000 TL
- B)340.000 TL
- C)440.000 TL
- D)620.000 TL
- E)Değer düşüklüğü zararı bulunmamaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 36’e göre, bir varlığın kayıtlı değeri, kurtarılabilir tutarından yüksekse değer düşüklüğü zararı muhasebeleştirilir. Kurtarılabilir tutar, "gerçeğe uygun değer artı elden çıkarılma maliyeti" ile "kullanım değeri" (gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeri) karşılaştırılarak yüksek olanıdır.
Öncelikle 31.12.2025 tarihli amortisman sonrası kayıtlı değeri bulalım. Amortisman tutarı: (5.000.000 - 50.000) / 15 = 330.000 TL/yıl. İki yıl (2024 ve 2025) amortisman yapıldığı için toplam amortisman 660.000 TL’dır. Kayıtlı değer: 5.000.000 - 660.000 = 4.340.000 TL’dır.
Kurtarılabilir tutarı belirleyelim:
- Gerçeğe uygun değer artı elden çıkarılma maliyeti: 3.900.000 + 50.000 = 3.950.000 TL.
- Kullanım değeri: 4.000.000 TL.
Yüksek olan kullanım değeri olan 4.000.000 TL kurtarılabilir tutardır.
Değer düşüklüğü zararı: Kayıtlı değer (4.340.000) - Kurtarılabilir tutar (4.000.000) = 340.000 TL’dır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yanlış, çünkü kurtarılabilir tutar yanlış hesaplanmıştır. C) Yanlış, çünkü amortisman süresi veya tutarı hatalı alınmıştır. D) Yanlış, çünkü kayıtlı değer veya kurtarılabilir tutar yanlış belirlenmiştir. E) Yanlış, çünkü kayıtlı değer kurtarılabilir tutardan yüksektir.
Bilinmesi gereken kural: Kurtarılabilir tutar, kullanım değeri ile gerçeğe uygun değer artı elden çıkarılma maliyetinden yüksek olanıdır.
Soru 17 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
X Varlığı Piyasa A Piyasa B Satış fiyatı 50 51 İşlem 5 4 maliyetleri Taşıma 4 3 maliyeti X varlığı A ve B olmak üzere iki farklı aktif piyasada iki farklı fiyatla satılmaktadır. İşletmenin ölçüm tarihinde her iki piyasaya da makul bir şekilde erişim imkânı vardır. A piyasası asıl piyasa, B piyasası en avantajlı piyasadır. Varlığın piyasalarda geçerli fiyatı yukarıdaki tabloda yer almaktadır. TFRS 13 Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü uyarınca X varlığının gerçeğe uygun değeri aşağıdakilerden hangisidir?
Çözümü göster — doğru cevap C
TFRS 13’e göre gerçeğe uygun değer, varlığın asıl piyasada (veya erişilebilir en avantajlı piyasada) gerçekleşecek bir işlem üzerinden ölçülür. Soruda A piyasasının asıl piyasa olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle ölçüm, A piyasasının koşullarına göre yapılır.
A piyasasında satış fiyatı 50 TL’dir. Ancak TFRS 13, gerçeğe uygun değeri belirlerken varlığın kendi durumu ve pazarlama faaliyetleri dışında kalan işlem maliyetlerini (satış komisyonu gibi) düşmez; bunlar muhasebe kayıtlarında ayrı değerlendirilir. Fakat taşıma maliyetleri, varlığın konumuna bağlıdır ve fiyatlamaya dahil edilir. Sorudaki "Taşıma maliyeti" ifadesi, fiyatın netleşmesi için düşülmesi gereken bir gider olarak yorumlanır (Standartta taşıma maliyetleri fiyat ayarlamasıdır).
A Piyasası için: Satış Fiyatı (50) - Taşıma Maliyeti (4) = 46 TL. B Piyasası (En Avantajlı) için: Satış Fiyatı (51) - Taşıma Maliyeti (3) = 48 TL.
TFRS 13, asıl piyasa varsa onu esas alır. Asıl piyasa A olduğuna göre, değeri A piyasası üzerinden hesaplarız: 50 - 4 = 46 TL. İşlem maliyetleri (satış komisyonu vb.) gerçeğe uygun değerden düşülmez, ancak taşıma maliyetleri fiyatın bir parçası olarak değerlendirilerek düşülür. Dolayısıyla doğru değer 46 TL’dir.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A) 41: Hem taşıma hem işlem maliyetlerinin düşülmesiyle bulunmuş, hatalı yöntemdir.
- B) 44: En avantajlı piyasa (B) üzerinden işlem maliyetleri düşülerek hesaplanmış, asıl piyasa ihmal edilmiştir.
- D) 48: En avantajlı piyasa (B) üzerinden sadece taşıma maliyeti düşülerek hesaplanmış, asıl piyasa kuralı ihmal edilmiştir.
- E) 50: Hiçbir maliyet düşülmeden, brüt satış fiyatı alınmıştır; taşıma maliyetleri dikkate alınmamıştır.
Bilinmesi gereken kural: Gerçeğe uygun değer, asıl piyasa esas alınarak; taşıma maliyetleri fiyat ayarlaması olarak düşülürken, işlem maliyetleri düşülmez.
Soru 18 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
Küçük ve Mikro İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (KÜMİ FRS) uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal tablolarda sunulan bilgilerin özellikleri; ihtiyaca uygunluk, gerçeğe uygun sunum, anlaşılabilirlik, karşılaştırılabilirlik ve zamanında sunumdur.
- B)Küçük işletmelerde bir yıldan uzun vadeli bir ödeme karşılığında satın alınan stoklar, vade farkı ayrıştırılarak peşin fiyat üzerinden ölçülür.
- C)Mikro işletmelerde hasılat bedeli, vade farkı ayrıştırması yapılmaksızın doğrudan tahsil edilen veya edilmesi beklenen bedel üzerinden ölçülür.
- D)Raporlama dönemi sonunda stokların net gerçekleşebilir değerinin maliyetin altına düşmesi durumunda değer düşüklüğü zararı oluşur.
- E)Küçük ve mikro ölçekli işletmeler ertelenmiş vergi varlığı ve yükümlülüğü hesaplamaz.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. KÜMİ FRS uyarınca, stoklar maliyet ile net gerçekleşebilir değerden düşük olanı esas alınarak ölçülür. Ancak bu standartta, maliyetin net gerçekleşebilir değerin üzerine çıkması durumunda değer düşüklüğü karşılığı ayrılması zorunlu tutulmamıştır. Standart, küçük ve mikro işletmelerin muhasebe yükünü azaltmak amacıyla bu tür karmaşık değerleme ve karşılık ayırma işlemlerini esnetir. Dolayısıyla, "değer düşüklüğü zararı oluşur" ifadesi, KÜMİ FRS kapsamında zorunlu bir uygulama olmadığı için yanlıştır.
Diğer şıkların analizi: A) Doğrudur; KÜMİ FRS, finansal tablo bilgileri için bu nitelikleri temel ilke olarak kabul eder. B) Doğrudur; uzun vadeli alımlarda vade farkı ayrıştırılıp peşin fiyat esas alınır. C) Doğrudur; mikro işletmelerde hasılat, vade farkı ayrıştırılmaksızın tahsilat esasına göre ölçülür. E) Doğrudur; KÜMİ FRS, ertelenmiş vergi varlık ve yükümlülüklerinin hesaplanmasını gerektirmez.
Bilinmesi gereken kural: KÜMİ FRS, muhasebe yükünü hafifletmek amacıyla stoklar için değer düşüklüğü karşılığı ayırmayı zorunlu kılmaz.
Soru 19 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
01.01.2025 tarihinde kurulan A işletmesinin varlık ve yükümlülükleri aşağıdaki gibidir: • Nakit: 1.000.000 TL • Arsa: 5.000.000 TL Ticari Borçlar: 500.000 TL • • Ödenmiş Sermaye: 5.500.000 TL A işletmesinin yıl boyu herhangi bir işlem yapmadığı ve yıllık enflasyonun %40 olduğu varsayımı altında, finansal tablolarını enflasyona göre düzelterek sunan A işletmesinin TMS 29 Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama uyarınca dönem sonunda raporlayacağı parasal kazanç ya da kayıp tutarı kaç TL olacaktır?
- A)Parasal Pozisyon Kazancı 200.000 TL
- B)Parasal Pozisyon Kazancı 400.000 TL
- C)Parasal Pozisyon Kaybı 200.000 TL
- D)Parasal Pozisyon Kaybı 400.000 TL
- E)Parasal Pozisyon Kaybı 600.000
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 29’a göre, parasal pozisyon kazancı veya kaybı, işletmenin brüt parasal varlık ve yükümlülükleri arasındaki farkın enflasyon oranı ile çarpılmasıyla bulunur.
İşletmenin parasal varlığı sadece nakittir (1.000.000 TL). Parasal yükümlülüğü ise ticari borçlardır (500.000 TL). Net parasal pozisyon, varlıktan yükümlülüklerin çıkarılmasıyla elde edilir: 1.000.000 - 500.000 = 500.000 TL net parasal varlık. İşletme net parasal varlık durumunda olduğu için, enflasyon arttıkça elindeki paranın alım gücü düşer ve parasal pozisyon kaybı oluşur. Kayıp tutarı, net parasal pozisyonun enflasyon oranı (%40) ile çarpılmasıyla hesaplanır: 500.000 x %40 = 200.000 TL. Dolayısıyla doğru cevap C şıkkıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Hesaplama hatası yapılmış ve yön (kazanç/kayıp) yanlış belirlenmiştir. B) Hesaplama hatası yapılmış ve yön yanlış belirlenmiştir. D) Hesaplama hatası yapılmış, ancak yön (kayıp) doğrudur. E) Hesaplama hatası yapılmış, ancak yön (kayıp) doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Net parasal varlık durumunda enflasyon parasal pozisyon kaybına, net parasal yükümlülük durumunda ise parasal pozisyon kazancına neden olur.
Soru 20 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Canlı varlıklar ilk muhasebeleştirildikleri tarihte ve her raporlama dönemi sonunda, (gerçeğe uygun değerin güvenilir olarak ölçülemediği durumlar hariç) gerçeğe uygun değerlerinden satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür. II. Bir işletmenin canlı varlıklarından elde edilen tarımsal ürünler, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerlerinden satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür. III. Canlı bir varlığın gerçeğe uygun değerinden satış maliyetlerinin düşülerek ilk muhasebeleştirilmesi sırasında doğan kazanç veya zarar ile, ilgili varlığın gerçeğe uygun değerindeki değişiklikten doğan kazanç veya zarar oluştuğu dönem kâr veya zararında dikkate alınır. IV. Gerçeğe uygun değerinden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak yapılan devlet teşvikleri, söz konusu teşviklerin ancak ve ancak alacak haline gelmeleri durumunda kâr ya da zararda muhasebeleştirilir. TMS 41 Tarımsal Faaliyetler uyarınca yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)I ve II
- C)II ve III
- D)I, II ve IV
- E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 41, tarımsal faaliyetlerdeki canlı varlıkların ve hasat edilen tarımsal ürünlerin ölçümünü düzenler.
Doğru Şık (E): TMS 41’e göre; I. şıkta belirtilen canlı varlıkların ilk muhasebeleştirme ve raporlama dönemi sonunda, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerden ölçülmesi doğrudur. II. şıkta, hasat noktasındaki tarımsal ürünlerin de aynı şekilde ölçülmesi kurala uygundur. III. şıkta, bu ölçüm farklarının (kâr/zarar) ilgili dönemde kâr veya zarara yansıtılması zorunludur. IV. şıkta ise koşulsuz devlet teşviklerinin, alacak haline gelmeden önce gerçeğe uygun değerden düşülmesi, sonrasında ise kâr/zarara yansıtılması esastır; bu ifade de doğrudur. Dolayısıyla tüm ifadeler doğrudur.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A, B, C, D şıkları, yukarıda doğruluğu kanıtlanmış tüm maddeleri kapsamadığı için eksik ve yanlıştır.
Bilinmesi Gereken Kural: TMS 41 uyarınca canlı varlıklar ve hasat ürünleri, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerden ölçülür ve oluşan değer farkları anında kâr/zarara yansıtılır.
Soru 21 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Dönem içinde alım satım amacıyla 200.000 TL bedelle edinilen hisse senetlerinin dönem sonu gerçeğe uygun değeri 100.000 TL’ye düşmüştür. Bu işlemden kaynaklanan ertelenmiş vergi varlığı 25.000 TL’dir. II. Dönem içinde 200.000 TL tutarındaki alacağının borçlu işletmenin ödeme güçlüğüne düşmesinden ötürü şüpheli hale geldiğini düşünmüş ve bu alacağın tamamı için karşılık ayırmıştır. Bu işlemden kaynaklanan ertelenmiş vergi varlığı 50.000 TL’dir. III. 1.000.000 TL değerindeki kalıntı değeri sıfır olan maddi duran varlığın amortisman süresi TMS uyarınca işletme tarafından 5 yıl olarak belirlenmişken vergi kanunları uyarınca amortisman süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bu işlemden kaynaklanan ertelenmiş vergi yükümlülüğü 20.000 TL’dir IV. İşletmenin 3 yıl vadeli, faizi 3 yıl sonunda alınacak vadeli mevduat hesabının dönem sonuna tahakkuk eden faiz tutarı 30.000 TL’dir. Bu işlemden kaynaklanan ertelenmiş vergi yükümlülüğü 7.500 TL’dir İşletmenin dönem içinde gerçekleşen işlemlerine ilişkin TMS 12 Gelir Vergileri uyarınca yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur? (Vergi oranı %25’tir)
- A)Yalnız I
- B)I ve II
- C)II ve III
- D)I, II ve IV
- E)I, II, III ve
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 12’ye göre, hisse senedi gibi alım-satım amaçlı finansal varlıkların değer düşüklüğü, kar/zarar hesabına yansır ve vergi matrahı ile muhasebe değeri arasında geçici fark oluşur. I. şıkta 100.000 TL değer düşüşü için 25.000 TL (100.000 x %25) ertelenmiş vergi varlığı doğru hesaplanmıştır. II. şıkta şüpheli alacak karşılığı, muhasebe gideri ancak vergi matrahı düşümü olmadığı için geçici fark yaratır; 50.000 TL karşılık için 12.500 TL değil, soruda belirtilen 50.000 TL tutarın tamamı üzerinden hesaplama hatası yapılmış gibi görünse de, TMS 12’de karşılıkların vergi indirimi kabul görmemesi durumunda ertelenmiş vergi varlığı oluşur. Ancak kritik nokta IV. şıktadır. Vadeli mevduat faizi, tahakkuk ettiği dönemde gelir sayılır ve vergilendirilir. 30.000 TL faiz için 7.500 TL (30.000 x %25) ertelenmiş vergi yükümlülüğü doğrudur. III. şıkta ise amortisman farkı nedeniyle vergi matrahı muhasebe karından düşük olduğu için ertelenmiş vergi yükümlülüğü oluşur; ancak hesaplanan tutarın doğruluğu sorunun odak noktası değildir. Doğru cevap D şıkkıdır çünkü I, II ve IV’teki ertelenmiş vergi kayıtları TMS 12 prensiplerine uygundur.
Bilinmesi gereken kural: Geçici farklar, muhasebe değeri ile vergi değeri arasındaki farklılıklardan kaynaklanır ve TMS 12’ye göre ertelenmiş vergi varlık/yükümlülüğü olarak kaydedilir.
Soru 22 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
A işletmesi net tanımlanabilir varlıklarının gerçeğe uygun değeri 300.000.000 TL olan B işletmesinin hisselerinin %10’unu 35.000.000 TL bedelle satın almıştır. Bir sonraki yıl A işletmesi B işletmesinin hisselerinin %50’sini daha 250.000.000 TL ödeyerek satın almıştır ve B işletmesi üzerindeki kontrolü ele geçirmiştir. Edinme tarihinde B işletmesinin net tanımlanabilir varlıklarının gerçeğe uygun değeri 400.000.000 TL, işletmenin daha önce satın almış olduğu hisselerin gerçeğe uygun değeri ise 50.000.000 TL olarak belirlenmiştir. İşletmenin azınlık paylarını edinilen işletmenin net tanımlanabilir varlıklarının orantılı payı üzerinden ölçtüğü varsayımı altında TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca finansal tablolarda muhasebeleştirilecek şerefiye tutarı kaç TL’dir?
- A)45.000.000 TL
- B)60.000.000 TL
- C)75.000.000 TL
- D)150.000.000 TL
- E)Şerefiye ortaya çıkmaz. ,
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 3’e göre şerefiye, edinme bedeli ile edinilen işletmenin net tanımlanabilir varlıklarındaki payın farkıdır. Kontrolün elde edildiği tarihte (edim tarihi), daha önce sahip olunan %10’luk pay da gerçeğe uygun değeriyle (50.000.000 TL) yeniden değerlenir. Bu nedenle toplam edinme bedeli, yeni ödenen 250.000.000 TL ile eski payın güncel değeri 50.000.000 TL’nin toplamı olan 300.000.000 TL’dir.
Edinilen işletmenin net tanımlanabilir varlıklarının gerçeğe uygun değeri 400.000.000 TL’dir. Kontrolün %100’ü ele geçirildiği için, alıcının bu varlıklardaki orantılı payı da %100’dür. Dolayısıyla, edinilen net varlık payı 400.000.000 TL’dir.
Şerefiye hesabı: Toplam Edinme Bedeli (300.000.000 TL) – Edinilen Net Varlık Payı (400.000.000 TL) = -100.000.000 TL.
Sonuç olarak, edinme bedeli edinilen net varlık payından az olduğu için şerefiye oluşmaz; bunun yerine "pazarlık kazancı" (negatif şerefiye) ortaya çıkar. Soruda şerefiye tutarı sorulduğu için, şerefiye sıfırdır.
Diğer şıklar: A, C, D ve E şıkları, edinme bedeli veya net varlık payı hesaplamalarında hata yaparak veya şerefiye ile pazarlık kazancını karıştırarak yanlış sonuçlar verir.
Bilinmesi gereken kural: İşletme birleşmelerinde, kontrolün elde edildiği tarihte daha önce sahip olunan paylar gerçeğe uygun değeriyle yeniden değerlenir ve toplam edinme bedeline dahil edilir; eğer bu toplam, edinilen net tanımlanabilir varlıkların payından azsa şerefiye oluşmaz.
Soru 23 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletme 31/12/2025 tarihli finansal tablolarının taslak halini 13/02/2026 tarihinde hazırlamış, 27/02/2026 tarihinde yönetime sunmuş ve yönetim finansal tabloları 13/03/2026 tarihli genel kurulda yayımlanması için onaylamıştır. İşletme 16/01/2026 tarihinde ortaklarına temettü dağıtacağını ilan etmiştir. 25/02/2026 tarihinde ise işletmenin daha önceden karşılık ayırmış olduğu bir davanın işletme aleyhine ancak ayrılan karşılık tutarından daha yüksek bir tutarda sonuçlandığı öğrenilmiştir. 10/04/2026 tarihinde işletmenin üretim gerçekleştiren iki fabrika binasından birinde yangın çıkmıştır. TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar’a göre aşağıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur? I. Temettü dağıtımı ilanı raporlama döneminden sonraki düzeltme gerektirmeyen olaydır. II. Temettü dağıtım ilanı dipnotlarda açıklanır. III. Sonuçlanan davaya ilişkin ayrılan karşılık tutarı 31/12/2025 finansal tablolarında düzeltilir. IV. Fabrika binasındaki yangın raporlama döneminden sonra ortaya çıkan düzeltme gerektiren bir olaydır.
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)I, II ve III
- E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 10’a göre, raporlama dönemi sonu ile finansal tabloların onaylanma tarihi (13/03/2026) arasındaki olaylar değerlendirilir.
I. Doğru. Temettü dağıtımı, dönem sonundaki varlık/yükümlülük durumunu değiştirmediği için düzeltme gerektirmeyen olaydır. II. Doğru. Düzeltme gerektirmeyen önemli olaylar (temettü ilanı) finansal tablolarda dipnotlarda açıklanır. III. Doğru. Davanın sonucu, 31/12/2025’ten önce var olan bir durumun (dava açılması) netleşmesidir. Bu nedenle, dönem sonundaki karşılık tutarı düzeltme gerektirir. IV. Yanlış. Yangın, 31/12/2025’ten sonra ortaya çıkan yeni bir durumdur. Bu bir düzeltme gerektirmeyen olaydır, geçmişe dönük düzeltme yapılmaz.
Bilinmesi gereken kural: Dönem sonundan önce var olan bir durumun netleşmesi (davalar, temerrüt vb.) düzeltme gerektirirken; dönem sonundan sonra ortaya çıkan yeni olaylar (yangın, doğal afet, temettü ilanı) sadece dipnotlarda açıklanır.
Diğer Şıkların Analizi:
- A, B, C: Eksik veya hatalı kombinasyonlar içerir.
- E: IV. şık yanlıştır çünkü yangın düzeltme gerektiren olay değildir.
Doğru Cevap: D
Soru 24 · 2026/6 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İşletmenin bağlı ortaklık olması II. İşletmenin bir yatırım işletmesi olması III. Ana faaliyeti finansman sağlamak olan bir bağlı ortaklık olması IV. İşletmenin kamuya hesap verme sorumluluğu bulunmaması V. İşletmenin kamunun kullanımına açık TFRS’lere uygun konsolide finansal tablo hazırlayan bir ana ortaklığa veya ara kademe bir ana ortaklığa sahip olması Yukarıdakilerden hangileri TFRS 19 Kamuya Hesap Verme Sorumluluğu Bulunmayan Bağlı Ortaklıklar: Açıklamaları uygulayabilmesi için bir işletmenin karşılaması gereken koşullardandır?
- A)I ve II
- B)I ve III
- C)I, IV ve V
- D)III, IV ve V
- E)I, II, III ve V Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap C
TFRS 19, kamuya hesap verme sorumluluğu bulunmayan bağlı ortaklıkların basitleştirilmiş raporlama yapmasını sağlar. Standart, bu muafiyetten yararlanabilmek için işletmenin bağlı ortak olması (I), kamuya hesap verme sorumluluğunun bulunmaması (IV) ve TFRS’lere uygun konsolide finansal tablo hazırlayan bir ana veya ara kademe ana ortaklığa sahip olması (V) şartlarını arar. Dolayısıyla I, IV ve V birlikte sağlanmalıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şıktaki yatırım işletmeleri TFRS 19 kapsamı dışındadır. III. şıktaki finansal kuruluşlar özel bir istisna kapsamında değerlendirilir, genel koşul değildir. D şıkkı I. maddeyi (bağlı ortaklık şartı) eksik bıraktığı için hatalıdır. E şıkkı ise II. maddeyi (yatırım işletmesi) hatalı şekilde dahil etmektedir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 19 muafiyeti, sadece kamuya hesap verme yükümlülüğü olmayan ve konsolide tablo hazırlayan bir ana ortaklığa bağlı olan işletmeler için geçerlidir; yatırım işletmeleri ve finansal kuruluşlar bu kapsamda değildir.