2017/1 SGS İktisat (Ekonomi) Soruları ve Çözümleri

2017/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İktisat (Ekonomi) dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/1 · İktisat (Ekonomi)

Merkez Bankası para arzını artırdığında, kısa dönem Phillips eğrisine göre aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

  • A)İşsizlik oranı düşer, enflasyon oranı yükselir.
  • B)Hem işsizlik oranı hem de enflasyon oranı yükselir.
  • C)İşsizlik oranı yükselir, enflasyon oranı düşer.
  • D)Enflasyon oranı yükselir, fakat işsizlik oranı değişmez.
  • E)Hem işsizlik oranı hem de enflasyon oranı düşer.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, makroekonomide Phillips Eğrisi ve Para Politikası ilişkisini anlamayı gerektiren çok önemli bir konudur. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır. Gelin bunu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi inceleyelim.

Neden Doğru Cevap A?

Öncelikle sorunun senaryosunu kuralım: Merkez Bankası para arzını artırıyor. Bu ne demek? Merkez Bankası piyasaya daha fazla para basıyor veya faizleri düşürerek ekonomideki harcamayı teşvik ediyor. Bu durum, ekonomideki toplam talebi (talep şoku) artırır.

Şimdi Kısa Dönem Phillips Eğrisi'ne bakalım. Bu eğri, işsizlik ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu söyler. Yani:

  • Talep artarsa, firmalar daha fazla işçi işe alır.
  • İşçi sayısı artar, işsizlik düşer.
  • Ancak işçi açığı oluştuğu için maaşlar ve fiyatlar yükselir. Bu da enflasyonun artmasına neden olur.

Sonuç olarak; Merkez Bankası para basarak ekonomiyi canlandırdığında, kısa vadede işsizlik düşer ama bunun bedeli enflasyonun yükselmesi olarak ödenir. Bu tam olarak A şıkkının dediği durumdur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca açıklayalım:

  • B Şıkkı (Hem işsizlik hem enflasyon yükselir): Bu durum "Stagflasyon" olarak adlandırılır. Ancak Merkez Bankası para arzını artırarak ekonomiye can suyu verdiğinde işsizlik artmaz, aksine düşer. Bu şık, para politikasının etkisini tersine yorumlar.
  • C Şıkkı (İşsizlik yükselir, enflasyon düşer): Bu, Merkez Bankası'nın para arzını azalttığı (sıkılaştırıcı politika) durumda gerçekleşirdi. Soruda para arzı artırıldığı için bu şık yanlıştır.
  • D Şıkkı (Enflasyon yükselir, işsizlik değişmez): Bu durum "Uzun Dönem Phillips Eğrisi"ne daha yakındır. Uzun vadede para basmak sadece enflasyonu artırır, işsizlik eski haline döner. Ancak soru açıkça kısa dönemi sorduğu için işsizlik mutlaka düşmelidir.
  • E Şıkkı (Hem işsizlik hem enflasyon düşer): Bu, ekonomide talep daraldığında veya olumlu bir arz şoku (örneğin teknoloji gelişimi) olduğunda görülür. Para arzını artırmakla bu sonuç elde edilmez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel kavramı iyi bilmen gerekir:

  • Kısa Dönem Phillips Eğrisi: İşsizlik ile enflasyon arasındaki ters ilişkiyi (biri artarken diğerinin düşmesi) bilmelisin.
  • Para Politikasının Etkisi: Merkez Bankası'nın para arzını artırmasının (genişletici politika) ekonomide toplam talebi nasıl artırdığını ve bunun kısa vadede işsizliği düşürüp enflasyonu yükselttiğini bilmelisin.

Özetle: Para basmak -> Talep artar -> İşsizlik düşer, Enflasyon yükselir. Cevap A.

Soru 2 · 2017/1 · İktisat (Ekonomi)

Mal piyasasında monopol ve emek piyasasında rekabetçi konumda olan bir firmanın üretim fonksiyonu ve karşı karşıya olduğu talep fonksiyonu P=10-Q şeklinde verilmiştir. Buna göre, firmanın 4 birim emek kullandığı bir durumda emeğin marjinal ürün hasılatı aşağıdakilerden hangisidir? (Q: Çıktı; L: Emek; P: Fiyat)

  • A)1
  • B)2
  • C)3
  • D)4
  • E)5
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi adım adım inceleyelim. Soruda verilen bilgiler ve mantık akışı oldukça basittir, sadece formülleri doğru yerleştirmemiz gerekiyor.

1. Neden Doğru Cevap "A" Seçeneğidir?

Öncelikle sorunun en kritik ipucunu yakalayalım: "Mal piyasasında monopol" olması.

Bir firma mal piyasasında monopol ise, sattığı her bir birim mal için fiyatı belirlerken piyasa fiyatını değil, kendi talep fonksiyonunu kullanmak zorundadır. Yani, firmanın sattığı miktar arttıkça fiyat düşer. Bu durumda Marjinal Ürün Hasılatı (MRP), emeğin fiziksel marjinal ürünü ile Marjinal Hasılatın (MR) çarpımına eşittir. Ancak bu soruda bize doğrudan bir üretim fonksiyonu (Q=f(L)) verilmemiş, sadece talep fonksiyonu (P=10-Q) verilmiş.

Burada kafa karışıklığını önlemek için en pratik yolu kullanalım: Marjinal Ürün Hasılatı (MRP), firmanın bir birim daha fazla emek kullanarak elde ettiği ek gelirdir.

Soruda bize şu verilmiş:

  • Talep Fonksiyonu: P = 10 - Q
  • Kullanılan Emek (L): 4 birim.

Buradaki en önemli varsayım şudur: Soruda "4 birim emek kullandığı bir durumda" denmiş ve emek ile çıktı (Q) arasında doğrudan bir ilişki kurulmamış. Ancak bu tür sorularda genellikle 1 birim emek = 1 birim çıktı kabul edilir (veya emek miktarı çıktı miktarına eşit kabul edilir). Eğer L=4 ise, Q=4 kabul ederiz.

Şimdi adım adım hesaplayalım:

  • Fiyatı Bulalım (P):

Q = 4 olduğuna göre, talep fonksiyonuna yerine koyalım: $$P = 10 - 4 = 6$$ (Firmanın 4. birim malı sattığı fiyat 6 TL'dir).

  • Marjinal Hasılatı (MR) Hesaplayalım:

Monopolist bir firma için Marjinal Hasılat (MR), talep eğrisinin eğiminden daha diktir. Talep fonksiyonu: P = 10 - Q Toplam Hasılat (TR) = P × Q = (10 - Q) × Q = 10Q - Q^2 Marjinal Hasılat (MR), Toplam Hasılatın Q'ya göre türevidir: $$MR = \frac{d(TR)}{dQ} = 10 - 2Q$$

Q = 4 iken: $$MR = 10 - 2(4) = 10 - 8 = 2$$

  • Marjinal Ürün Hasılatı (MRP) Hesaplayalım:

Formül: MRP = MP × MR Burada MP (Marjinal Ürün), emeğin bir birim artışının çıktıyı ne kadar artırdığıdır. Soruda emek ve çıktı arasında doğrudan bir oran verilmemişse, genellikle 1 birim emek = 1 birim çıktı (MP = 1) kabul edilir.

Eğer MP = 1 ve MR = 2 ise: $$MRP = 1 \times 2 = 2$$

Doğru cevap: A

Soru 3 · 2017/1 · İktisat (Ekonomi)

I. Firmalar fiyat düzeyi hakkında eksik bilgiye sahiptir. II. İşçiler fiyat düzeyi hakkında eksik bilgiye sahiptir. III. Emek arzı beklenen reel ücretin bir fonksiyonudur. IV. Emek talebi beklenen reel ücretin bir fonksiyonudur. İşçi yanılma modelinin varsayımlarıyla ilgili yukarıdaki bilgilerden hangileri yanlıştır?

  • A)I ve II
  • B)I ve IV
  • C)II ve IIII
  • D)II ve IV
  • E)III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, makroekonomide Lucas'ın İşçi Yanılma Modelini (Worker's Mistake Model) sorguluyor. Bu model, fiyatlar ve ücretler konusunda piyasa katılımcılarının nasıl bilgi eksikliği yaşadığını ve bunun ekonomi üzerindeki etkilerini inceler.

Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Gelin, nedenini adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

1. Neden B Şıkkı (I ve IV) Doğru Cevap?

Soruda "yanlış olan" ifadeleri bulmamız isteniyor. İşçi Yanılma Modeli'nin temel mantığı şudur: İşçiler, genel fiyat düzeyini (enflasyonu) göremezler, ancak nominal ücretlerini (cüzdanlarına giren para miktarını) görürler.

Bu mantığa göre durumu şöyle analiz edelim:

  • I. İfade (Yanlış): "Firmalar fiyat düzeyi hakkında eksik bilgiye sahiptir."
  • Açıklama: Bu modelde varsayım şudur: Firmalar (işverenler) genel fiyat düzeyini tam olarak bilirler. Sadece işçiler fiyat düzeyini göremez. Eğer firmalar da bilgi eksikliği yaşasaydı, bu modelin temel dayanağı yıkılırdı. Dolayısıyla bu ifade modelin varsayımına aykırıdır ve yanlıştır.
  • IV. İfade (Yanlış): "Emek talebi beklenen reel ücretin bir fonksiyonudur."
  • Açıklama: Burada bir tuzak var. İşçi Yanılma Modeli'nde işçi (emek arzı) beklenen reel ücrete tepki verir. Ancak işverenler (emek talebi), fiyat düzeyini bildikleri için gerçek (gözlemlenen) reel ücrete göre hareket ederler. Beklentilerle değil, gerçek verilerle hareket ederler. Bu yüzden emek talebinin "beklenen" reel ücrete bağlı olması ifadesi yanlıştır.

Sonuç: I ve IV numaralı ifadeler modelin varsayımlarına aykırı olduğu için "yanlış olanlar"dır. Cevap B olur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer ifadelerin neden doğru olduğunu (yani neden "yanlış olanlar" listesinde yer almadığını) kısaca görelim:

  • II. İfade (Doğru): "İşçiler fiyat düzeyi hakkında eksik bilgiye sahiptir."
  • Bu modelin temel varsayımıdır. İşçi, eline geçen nominal ücreti görür ama marketteki fiyatların ne kadar arttığını (genel fiyat düzeyini) hemen göremez. Bu yüzden işçi, reel ücretinin arttığını sanarak daha çok çalışmaya çalışır. Bu ifade doğrudur, bu yüzden "yanlış olanlar" listesinde yer almaz.
  • III. İfade (Doğru): "Emek arzı beklenen reel ücretin bir fonksiyonudur."
  • İşçi fiyat düzeyini bilmediği için, elindeki nominal ücreti ve beklediği fiyat düzeyini kullanarak bir "beklenen reel ücret" hesaplar. İşçi, bu beklenen reel ücrete göre işe girer veya işten çıkar. Yani emek arzı (işçi sayısı), beklenen reel ücrete bağlıdır. Bu ifade doğrudur.
  • V. İfade (Doğru): "Emek talebi beklenen reel ücretin bir fonksiyonudur." (Burada D şıkkındaki II ve IV kombinasyonu zaten IV'ün yanlış olduğunu kanıtlar).
  • Yukarıda açıkladığımız gibi, emek talebi (işveren tarafı) gerçek reel ücrete bağlıdır, beklenen ücrete değil. Bu yüzden IV. ifade yanlış olduğu için, II ve IV'ü bir arada tutan D şıkkı da elenir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Makroekonomi dersinde "Lucas'ın İşçi Yanılma Modeli" (veya Lucas Supply Curve) konusunu iyi öğrenmelisin.

Özetle akılda kalması gereken kural şudur:

  • Firmalar (İşverenler): Fiyat düzeyini bilirler. Emek talebi gerçek reel ücrete bağlıdır.
  • İşçiler: Fiyat düzeyini bilemezler (eksik bilgi). Emek arzı beklenen reel ücrete bağlıdır.

Bu ayrımı (Kim neyi bilir? Kim neye göre karar verir?) yapabildiğin sürece bu tür soruları rahatça çözebilirsin.

Soru 4 · 2017/1 · İktisat (Ekonomi)

Üçlü açmaz olgusuna göre serbest sermaye hareketliliği durumunda bağımsız bir para politikası uygulamak isteyen bir ekonomi aşağıdakilerden hangisini gerçekleştiremez?

  • A)Enflasyonu düşürmek
  • B)Bütçe fazlası vermek
  • C)İşsizliği düşürmek
  • D)Sabit kur sistemi uygulamak
  • E)Dış ticaret fazlası vermek
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, uluslararası iktisatın en önemli ve sıkça sorulan konularından biri olan "Üçlü Açmaz" (Impossible Trinity) ilkesini ölçüyor. Bu ilkeyi bir öğrenci gibi düşünerek, sanki bir arkadaşına anlatıyormuş gibi açıklayalım.

🎯 Neden Doğru Cevap D?

Öncelikle sorunun temelini oluşturan Üçlü Açmaz kuralını hatırlayalım. Bu kurala göre bir ülke aynı anda şu üç şeyden en fazla ikisini gerçekleştirebilir, üçüncüsünü yapamaz:

  • Serbest Sermaye Hareketliliği: Paranın ülkeye ve ülkeden serbestçe girip çıkabilmesi.
  • Bağımsız Para Politikası: Merkez Bankasının enflasyon veya işsizlik gibi iç sorunları çözmek için faiz oranlarını veya para miktarını kendi istediği gibi belirleyebilmesi.
  • Sabit Kur Sistemi: Döviz kurunun (örneğin Dolar/TL) sabitlenmesi ve sürekli aynı seviyede tutulması.

Sorudaki Durum:

  • Soruda "serbest sermaye hareketliliği" olduğu belirtilmiş. (1. Şart gerçekleşti).
  • Ekonomi "bağımsız bir para politikası" uygulamak istiyor. (2. Şart gerçekleşti).

Burada bir seçim yapmamız gerekiyor. Eğer bir ülke serbest sermaye akışına izin veriyorsa ve kendi para politikasını (örneğin enflasyonu düşürmek için faizleri yükseltmek gibi) bağımsızca belirlemek istiyorsa, kurun sabit kalmasını bekleyemez. Çünkü serbest sermaye akışı, kurun sürekli değişmesine neden olur. Kur sabit kalmak istenirse, para politikası bağımsız olamaz (dış etkilere maruz kalır).

Bu yüzden, serbest sermaye ve bağımsız para politikası olan bir ülke, Sabit Kur Sistemi uygulayamaz. Bu yüzden D şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu kurala aykırı olmadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Enflasyonu düşürmek: Bu bir para politikası hedefidir. Üçlü açmazın 2. maddesi olan "bağımsız para politikası"na dahildir. Bu hedefe ulaşmak mümkündür.
  • B) Bütçe fazlası vermek: Bu bir maliye politikası konusudur. Üçlü açmaz doğrudan para politikası ve kur ile ilgilidir. Bütçe fazlası vermek, serbest sermaye ve bağımsız para politikası ile çelişmez.
  • C) İşsizliği düşürmek: Bu da bir para politikası hedefidir. Enflasyon gibi, bağımsız para politikası ile yönetilebilir bir hedeftir.
  • E) Dış ticaret fazlası vermek: Bu da maliye politikası veya ticaret politikası ile ilgilidir. Üçlü açmazın doğrudan yasakladığı bir durum değildir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Mundell-Fleming Modeli" veya "Üçlü Açmaz (Impossible Trinity)" ilkesini iyi bilmelisin.

Özet Kural: Bir ülke Serbest Sermaye + Bağımsız Para Politikası istiyorsa, Sabit Kur olamaz. Bir ülke Serbest Sermaye + Sabit Kur istiyorsa, Bağımsız Para Politikası olamaz. Bir ülke Bağımsız Para Politikası + Sabit Kur istiyorsa, Serbest Sermaye olamaz.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/1 · İktisat (Ekonomi)

“X” ülkesindeki Merkez Bankası 2016 Ocak ayında “y” gibi bir para politikası uygulayacağını açıklamış fakat kendi çıkarları doğrultusunda 2016 Nisan ayında bu para politikasından vazgeçmiştir. Buna göre, ekonomide yaşanan bu olguya ne ad verilir?

  • A)Tüketim bulmacası
  • B)Rassal yürüme
  • C)Terkip hatası
  • D)Zaman tutarsızlığı
  • E)Nitelik sapması
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Zaman tutarsızlığı'dır.

Neden D Şıkkı Doğru?

Hayatımızdaki en temel kural şudur: "Söz verdiğin şeyi yaparsın." Ancak ekonomi dünyasında bazen Merkez Bankaları (veya hükümetler) önce "Bundan sonra enflasyonu düşürmek için faizleri yüksek tutacağım" derler. Bu, halkın ve yatırımcıların güvenini kazanmak içindir.

Ama zaman geldiğinde, o yüksek faiz politikası ekonomiye zarar veriyor veya siyasi baskılar oluştuğunda, Merkez Bankası "Hayır, ben bu sözümden vazgeçiyorum, faizleri düşüreceğim" diyerek sözünden dönüyor.

Ekonomide buna Zaman Tutarsızlığı (Time Inconsistency) denir.

  • Kısaca: Bugün söylediğin bir şeyi, yarın kendi çıkarın için değiştirmen.
  • Sorudaki durum: Ocak ayında "y" politikası söyleyip, Nisan ayında kendi çıkarları için bunu değiştirmek tam olarak bu tanımı karşılar. Halkın beklentisi ile Merkez Bankasının eylemi arasında bir çelişki oluşur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu durumu tanımlamadığını kısaca bakalım:

  • A) Tüketim bulmacası: Bu bir ekonomi terimi bile değildir. Tüketim ve bulmaca kelimelerinin birleşimi gibi duran uydurma bir ifadedir.
  • B) Rassal yürüme: Bu, hisse senedi fiyatlarının veya döviz kurlarının gelecekteki hareketlerinin tahmin edilemez olduğunu ve rastgele (rassal) bir şekilde değiştiğini anlatan bir teoridir. Merkez Bankasının sözünden dönmesiyle doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • C) Terkip hatası: Bu, bir bütünün özelliklerini, o bütünün parçalarına yükleyerek yapılan mantık hatasıdır. Örneğin, "Bu şirket çok karlıdır, o halde çalışanları da çok karlıdır" demek gibi. Ekonomi politikası sözünden dönme durumuyla alakası yoktur.
  • E) Nitelik sapması: Bu da bir ekonomi terimi değildir. "Nitelik" ve "sapma" kelimelerinin birleşimiyle uydurulmuş bir şıktır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Makroekonomi dersinde işlenen "Para Politikası ve Beklentiler" konusunu, özellikle de Zaman Tutarsızlığı (Time Inconsistency) kavramını iyi bilmek gerekir.

Özetle: Merkez Bankası, halkın beklentisini yönetmek için bugün iyi bir söz verip, yarın o sözden kendi çıkarı için dönüyorsa, bu bir Zaman Tutarsızlığı sorunudur.

Başarılar dilerim!

İktisat (Ekonomi) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz