2018/2 SGS İktisat (Ekonomi) Soruları ve Çözümleri

2018/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İktisat (Ekonomi) dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/2 · İktisat (Ekonomi)

Aşağıdakilerden hangisi Heckscher-Ohlin modelinin varsayımları arasında yer almaz?

  • A)Her iki ülkede üretim ölçeğe göre artan getiriye tabidir.
  • B)Her iki ülkede zevk ve tercihler aynıdır.
  • C)Her iki ülkede tam istihdam vardır.
  • D)Her iki ülkedeki üretim teknolojisi aynıdır.
  • E)Her iki ülkede mal ve faktör piyasalarında tam rekabet vardır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, uluslararası ticaretin temel modellerinden biri olan Heckscher-Ohlin (H-O) Modeli'ni ne kadar iyi anladığını ölçüyor. Doğru cevap A şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap A?

Heckscher-Ohlin modeli, ülkeler arası ticaretin temel nedeninin faktör bolluğu (bir ülkenin emeğin mi yoksa sermayenin mi daha fazla olduğu) olduğunu savunur. Bu modelin en temel ve en önemli varsayımlarından biri şudur: Her iki ülkede de üretim teknolojisi aynıdır ve üretim ölçeğe göre sabit getiriye tabidir.

  • Ölçeğe göre sabit getiri: Bir firmanın üretim miktarını 2 katına çıkarması için girdilerini (hammadde, işçi vb.) de 2 katına çıkarması gerekir. Maliyetler değişmez.
  • Ölçeğe göre artan getiri: Üretim miktarı arttıkça birim maliyetler düşer. Bu durum genellikle "karşılaştırma avantajı" modelinde değil, daha modern ticaret modellerinde görülür.

H-O modeli, ülkeler arası farkın sadece faktör bolluğundan kaynaklandığını varsayar. Eğer bir ülkede "ölçeğe göre artan getiri" olsaydı, ticaretin nedeni faktör bolluğu değil, bu verimlilik farkı olurdu. Bu yüzden H-O modeli ölçeğe göre sabit getiri varsayar. "Artan getiri" varsayımı bu modelin dışındadır ve bu şık yer almaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Neden Modelin Varsayımıdır)?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), Heckscher-Ohlin modelinin kabul ettiği temel kurallardır:

  • B) Zevk ve tercihler aynıdır: Eğer ülkelerin tüketim alışkanlıkları farklı olsaydı, ticaretin nedeni faktör bolluğu değil, farklı tatlar olurdu. Model, herkesin aynı şeyleri istediğini varsayar.
  • C) Tam istihdam vardır: Model, işsizliğin olmadığını ve tüm kaynakların kullanıldığını kabul eder.
  • D) Üretim teknolojisi aynıdır: Bu çok önemlidir. Eğer teknoloji farklı olsaydı, ticaretin nedeni faktör bolluğu değil, teknoloji üstünlüğü olurdu. H-O modeli teknolojinin eşit olduğunu kabul eder.
  • E) Tam rekabet vardır: Piyasaların mükemmel rekabet koşullarında çalıştığını ve hiçbir firmanın fiyatı tek başına belirleyemediğini varsayar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Uluslararası Ticaret Teorisi" konusundaki Heckscher-Ohlin Modeli'nin varsayımlarını ezberlemeniz ve "Ölçeğe göre sabit getiri" ile "Ölçeğe göre artan getiri" arasındaki farkı ayırt etmeniz gerekir.

Özetle: Heckscher-Ohlin modeli, teknolojinin eşit olduğunu ve üretimde ölçek avantajı (artan getiri) olmadığını kabul eder. Bu yüzden "Artan getiri" varsayımı bu modelde yoktur.

Soru 2 · 2018/2 · İktisat (Ekonomi)

Belirli sayıda girdi ile belirli sayıda çıktı elde etmek mümkün ise aynı miktarda girdiyle daha az sayıda çıktı da elde etmenin mümkün olduğunu ifade eden varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Üretimin bölünebilirliliği
  • B)Üretimin tersine çevrilemezliği
  • C)Üretimin toplanabilirliliği
  • D)Üretimin dışbükeyliği
  • E)Üretimin bedava yok edilebilirliliği
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, iktisat ve üretim teorisi temelindeki "Üretimin Bedava Yok Edilebilirliliği" (Free Disposal Hypothesis) kavramını sorguluyor.

Gelin soruyu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi inceleyelim.

1. Neden Doğru Cevap E?

Soruda şu senaryo anlatılıyor:

  • Durum 1: Belirli bir miktar girdi (hammadde, emek, sermaye) ile belirli bir miktar çıktı (ürün) üretilebiliyor.
  • Durum 2: Aynı girdi miktarı kullanılarak daha az çıktı üretilebiliyor.

Bu durumu en basit örnekle düşünelim: Bir fırın 10 kg un ve 1 kg maya ile 100 adet ekmek üretebiliyor. Peki, aynı 10 kg un ve 1 kg maya ile 50 adet ekmek üretmek mümkün müdür? Evet, mümkün. Sadece fırını daha erken kapatır, hamuru daha az pişirir veya işçiyi daha az çalıştırırsınız.

İktisatta buna "Bedava Yok Edilebilirlilik" denir. Mantığı şudur: Eğer elimizde bir üretim teknolojisi varsa, bu teknolojiden daha fazla çıktı üretmek zorunda değiliz. İstediğimiz kadarını üretip, fazlasını "bedava" olarak yok edebiliriz. Yani, girdi miktarını değiştirmeden çıktı miktarını azaltmak mümkündür. Bu varsayım, üretimin esnekliğini ve atık oluşturma hakkını ifade eder.

Bu yüzden soruda tarif edilen durum E şıkkı olan "Üretimin bedava yok edilebilirliliği"dir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Üretimin Bölünebilirliliği: Bu, bir işin parçalara bölünerek farklı zamanlarda veya farklı yerlerde yapılabilmesi demektir. Sorudaki "daha az çıktı üretme" durumuyla doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • B) Üretimin Tersine Çevrilemezliği: Bu, üretilen bir ürünü tekrar hamdese (girdiye) dönüştüremeyeceğimiz anlamına gelir. Soru ise çıktıyı azaltmaktan bahsediyor, geri dönüşümden değil.
  • C) Üretimin Toplanabilirliliği: Bu, iki farklı üretim sürecinin birleştirilip tek bir süreç gibi işlenip işlenemeyeceği ile ilgilidir. Sorudaki senaryoyu açıklamaz.
  • D) Üretimin Dışbükeyliği: Bu, iktisatta "ölçek ekonomisi" veya "dönüşüm eğrisi" ile ilgili daha karmaşık bir matematiksel kuraldır. İki farklı üretim kombinasyonunun ortalamasının da mümkün olmasıdır. Sorudaki basit "daha az üretme" durumu bu kuralın tanımı değildir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Üretim Teorisi" altında yer alan "Üretim Fonksiyonu Varsayımları" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şu kavramları ezberlemelisin:

  • Girdi-Çıktı İlişkisi: Girdi miktarı sabitken çıktı miktarının nasıl değişebileceği.
  • Bedava Yok Edilebilirlilik (Free Disposal): Fazla üretilen ürünün veya kullanılmayan girdinin "bedava" olarak yok edilebilmesi.

Özetle: Sınavda "Aynı girdi ile daha az çıktı üretilebilir" ifadesini gördüğünde, hemen "Bedava Yok Edilebilirlilik" kuralını hatırla ve E şıkkını işaretle.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2018/2 · İktisat (Ekonomi)

İktisat teorisindeki klasik model ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Maliye politikası ile hasıla artırılamaz.
  • B)Paranın yansızlık özelliği geçersizdir.
  • C)Parasal bir değişken refah düzeyini etkilemez.
  • D)Ekonomide işsizlik yoktur.
  • E)Para politikası ile hasıla artırılamaz.
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi değil, sanki bir ekonomi dersi veriyormuş gibi adım adım inceleyelim. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Öncelikle Neden B şıkkı doğrudur? (Yani neden bu ifade "yanlıştır"?)

İktisat teorisindeki Klasik Model, ekonominin uzun vadede kendi kendine düzelme gücüne sahip olduğunu ve piyasaların mükemmel çalıştığını varsayar. Bu modelin en temel özeti şudur: "Para, sadece fiyatları belirler, gerçek ekonomik büyüklükleri (üretim, işsizlik, refah) etkilemez."

Ekonomistler buna "Paranın Yansızlık Özelliği" (Neutrality of Money) derler. Klasik modele göre, para arzı artırılsa bile bu sadece fiyatların yükselmesine neden olur; üretim miktarı veya işsizlik oranı değişmez.

Şimdi soruya bakalım: Soru bize "Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?" diye soruyor.

  • B şıkkı: "Paranın yansızlık özelliği geçersizdir" diyor.
  • Bu ifade, Klasik Model'in temel kuralını reddetmektedir. Klasik modelde para yansızdır (etkisizdir), yani para politikası gerçek ekonomiyi etkilemez. Dolayısıyla "yansızlık özelliği geçersizdir" demek, Klasik Model'in kendisiyle çelişir. Bu yüzden bu ifade yanlıştır ve sorunun doğru cevabı B olur.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir? (Yani Neden Cevap Olamazlar?)

Diğer şıklar (A, C, D ve E), Klasik Model'in temel varsayımlarını doğru bir şekilde anlatır. Soruda "yanlış olanı" bulmamız gerektiği için bunları işaretleyemeyiz:

  • A) Maliye politikası ile hasıla artırılamaz: Klasik modele göre, ekonomi tam istihdamdadır. Devlet harcamaları artırsa bile, bu sadece faiz oranlarını yükseltir ve özel sektör yatırımlarını (yatırımın yerini) alır. Toplam üretim (hasıla) değişmez. Bu ifade doğrudur.
  • C) Parasal bir değişken refah düzeyini etkilemez: Bu, "Paranın Yansızlık Özelliği"nin başka bir ifadesidir. Para miktarı değişse bile, gerçek refah (tüketim ve üretim) değişmez. Bu ifade doğrudur.
  • D) Ekonomide işsizlik yoktur: Klasik model, piyasaların esnek olduğunu ve ücretlerin hemen ayarlandığını varsayar. Bu nedenle doğal işsizlik dışında bir işsizlik olacağını kabul etmez. Bu ifade doğrudur.
  • E) Para politikası ile hasıla artırılamaz: Para arzını artırmak sadece enflasyonu (fiyatları) artırır, üretim miktarını (hasılayı) artırmaz. Bu ifade de doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Klasik Ekonomik Model" ve "Paranın Yansızlık Özelliği" konularını iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin:

  • Klasik Model: Uzun vadeli, fiyatlar esnek, tam istihdam, para yansızdır (gerçek ekonomiyi etkilemez).
  • Keynesyen Model: Kısa vadeli, fiyatlar yapışkan, işsizlik olabilir, para ve maliye politikaları ekonomiyi etkiler.

Sınavda "Klasik model" kelimesini gördüğünde aklına hemen "Para etkisizdir" ve "Tam istihdam" gelmelidir.

Soru 4 · 2018/2 · İktisat (Ekonomi)

Bir ekonomide servet artışı gerçekleştiğinde tahvil piyasasında aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

  • A)Tahvilin denge fiyatı değişmez.
  • B)Tahvil arzı artar.
  • C)Tahvil talebi düşer.
  • D)Tahvilin denge fiyatı düşer.
  • E)Tahvilin faizi düşer.
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "E" (Tahvilin faizi düşer)?

Öncelikle temel bir kuralı hatırlayalım: Servet artışı, insanların daha fazla para harcamaya veya yatırıma yönelmesine neden olur.

Bir ekonomide genel servet artışı olduğunda (örneğin halkın elindeki nakit artar veya ev fiyatları yükselirse), insanlar bu parayı değerlendirmek isterler. Tahviller, yatırımcılar için güvenli ve getirili bir yatırım aracıdır.

  • Talep Artar: Servet artışı olan insanlar, ellerindeki fazla parayı tahvil alarak değerlendirmek isterler. Bu durum tahvil piyasasında talebi artırır.
  • Fiyat Yükselir: Talep arttığında, tahvillerin fiyatı yükselir (Talep eğrisi sağa kayar).
  • Faiz Düşer: Tahvil piyasasında fiyat ile faiz oranı arasında ters orantı vardır. Tahvilin fiyatı yükseldiğinde, o tahvilden elde edilen sabit faiz geliri, piyasa fiyatına göre daha az cazip hale gelir. Bu nedenle, tahvillerin faiz oranı düşer.

Kısacası: Servet artışı → Tahvil talebi artar → Tahvil fiyatı yükselir → Tahvil faizi düşer.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bakamayacağımızı kısaca inceleyelim:

  • A) Tahvilin denge fiyatı değişmez: Yanlış. Talep arttığında fiyatın değişmemesi imkansızdır. Piyasa dengesizliğe uğrar ve fiyat yukarı doğru hareket eder.
  • B) Tahvil arzı artar: Yanlış. Soruda "servet artışı"ndan bahsediliyor. Bu durum tahvil çıkaracak olanların (hükümet veya şirketlerin) davranışını doğrudan değiştirmez. Soru, servet artışı olan yatırımcıların (talep edenlerin) davranışını sorguluyor. Arz tarafı değişmez, talep tarafı değişir.
  • C) Tahvil talebi düşer: Yanlış. Tam tersi! Servet artışı olan insanlar daha çok tahvil almak ister, yani talep artar.
  • D) Tahvilin denge fiyatı düşer: Yanlış. Talep artarsa fiyat yükselir. Fiyatın düşmesi için talebin azalması veya arzın artması gerekirdi.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Para ve Sermaye Piyasaları" konusundaki şu iki temel ilişkiyi iyi bilmelisin:

  • Servet Etkisi: Ekonomide servet artışı olduğunda yatırımcıların riskli ve güvenli varlık taleplerinin nasıl değiştiği.
  • Tahvil Fiyatı ve Faiz İlişkisi: Tahvil fiyatı ile faiz oranı arasındaki ters orantı kuralı (Fiyat yukarı çıkarsa faiz aşağı düşer).

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2018/2 · İktisat (Ekonomi)

Geriye bükük bireysel emek arz eğrisini doğuran ilişki, aşağıdakilerden hangisi arasındadır?

  • A)Ücret ile marjinal fayda
  • B)Emek arzı ile genel fiyat seviyesi
  • C)Ücret ile boş zaman talebi
  • D)Emek arzı ile emek talebi
  • E)Ücret ile emek talebi
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, ekonomi derslerinin en ilginç ve biraz da kafa karıştırıcı konularından biri olan "Geriye Bükük Emek Arz Eğrisi"ni sorguluyor. SMMM staj sınavlarında bu konu sıkça gelir, bu yüzden mantığını çok iyi kavramamız lazım.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden C Şıkkı Doğru?

Öncelikle şunu hatırlayalım: İnsanlar iş yapmak için çalışırlar, ancak çalışmak için de boş zaman feda ederler. Yani bir insanın elinde iki temel kaynak vardır: Para (Ücret) ve Boş Zaman.

Geriye bükük emek arz eğrisi, ücretler çok yüksek seviyelere çıktığında insanların daha az çalışıp daha çok boş zaman geçirmeyi tercih etmesi durumunu ifade eder.

  • Mantık şudur: Ücretler arttığında, insanın eline geçen para miktarı o kadar artar ki, artık "daha çok çalışıp daha çok para kazanmaya" ihtiyaç duymaz. Bunun yerine, kazandığı yüksek ücretle boş zamanı satın almaya (dinlenmeye, eğlenceye, ailesine vakit ayırmaya) yönelir.
  • Bu durumda, Ücret ile Boş Zaman Talebi arasında ters bir ilişki kurulur. Ücret arttıkça, boş zaman talebi artar ve bu da emek arzını (çalışma süresini) azaltır. Eğri geriye bükülür.

Bu yüzden doğru cevap C) Ücret ile boş zaman talebidir. Çünkü geriye bükülmenin temel nedeni, yüksek ücretin getirdiği "gelir etkisi" ile insanın boş zamanı tercih etmesidir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bakmadığımızı kısaca açıklayalım:

  • A) Ücret ile marjinal fayda: Marjinal fayda, son bir birimden elde edilen tatmin düzeyidir. Emek arz eğrisinin şekillenmesinde doğrudan "marjinal fayda" kavramı değil, "boş zaman" ve "para" arasındaki tercih mekanizması söz konusudur. Bu şık konuyu yanlış tanımlar.
  • B) Emek arzı ile genel fiyat seviyesi: Bu şık enflasyon veya fiyatlar genel seviyesi ile emek arzı arasındaki ilişkiyi sorar. Geriye bükük eğri ise bireysel ücret ve çalışma süresi arasındaki tercihtir. Konu farklıdır.
  • D) Emek arzı ile emek talebi: Bu şık, piyasa dengesini (arz ve talebin kesişimi) ifade eder. Eğrinin kendisinin neden büküldüğünü açıklamaz.
  • E) Ücret ile emek talebi: Burada "emek talebi"nden bahsediliyor. Soru ise "emek arzı"nın neden büküldüğünü soruyor. Talep tarafı (işverenler) ile arz tarafı (işçiler) karıştırılmamalıdır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Emek Arz Eğrisi" ve "Gelir Etkisi ile İkame Etkisi" kavramlarını iyi bilmelisin.

  • İkame Etkisi: Ücret artarsa, boş zamanın maliyeti artar, bu yüzden daha çok çalışılır (Eğri yukarı çıkar).
  • Gelir Etkisi: Ücret çok artarsa, kişi zaten zenginleşir, bu yüzden boş zamanı tercih eder ve daha az çalışır (Eğri geriye bükülür).

Geriye bükük eğri, Gelir Etkisi'nin İkame Etkisi'nden daha baskın olduğu durumdur. Yani yüksek ücretlerde insanın boş zaman talebi artar.

Özetle: Soru, "Ücret arttığında insan neden daha az çalışır?" diye sorar. Cevap: Çünkü yüksek ücretle boş zamanı satın almayı tercih eder. Doğru cevap C'dir.

İktisat (Ekonomi) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz