2018/2 SGS Muhasebe Standartları Soruları ve Çözümleri

2018/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Muhasebe Standartları dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar standardına göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Önemli etki kavramı, yatırım yapılan işletmenin finansal ve faaliyetle ilgili politikalarını tek başına kontrol etme gücünü ifade etmektedir.
  • B)Özkaynak yöntemine göre, iştirak veya iş ortaklığı yatırımı başlangıçta elde etme maliyeti ile muhasebeleştirilir.
  • C)Özkaynak yönteminde, yatırım yapılan bir iştirakten elde edilen kâr payları yatırımın defter değerini azaltır.
  • D)Bir işletmenin doğrudan ya da dolaylı olarak yatırım yapılan işletmenin yönetime katılma gücünün en az %20’sini elinde tutması durumunda, aksi açıkça ortaya konulamadığı sürece, önemli etkisinin bulunduğu kabul edilir.
  • E)Müşterek anlaşma; iki veya daha fazla tarafın üzerinde müşterek kontrole sahip olduğu anlaşmadır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi analiz edelim. Soruda TMS 28 (İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar) standardına göre yanlış olan ifadeyi bulmamız isteniyor.

Doğru cevap A şıkkıdır. Şimdi gel, nedenini adım adım açıklayalım.

Neden A Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış İfade)?

A şıkkında "Önemli etki" kavramı tanımlanmaya çalışılmış. Ancak burada bir tanım hatası yapılmış.

  • Doğru Tanım: "Önemli etki", yatırım yapılan işletmenin finansal ve faaliyetle ilgili politikalarına katılma gücüdür. Yani, o şirketin kararlarını tek başına belirleme yetkisi değil, katılma yetkisidir.
  • Hata: A şıkkı, "tek başına kontrol etme gücünü" ifade ediyor derken, aslında "Kontrol" kavramını anlatıyor. Kontrol, iştirak değil, kontrol edilen bağlı ortaklık (TMS 10) ile ilgilidir. Önemli etki, kontrolün altında kalan ama yönetimde söz sahibi olunan durumdur.

Özetle: Önemli etki = Katılma hakkı. Kontrol = Tek başına belirleme hakkı. A şıkkı bu ikisini karıştırdığı için yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıklar TMS 28'e göre doğru tanımlar içerir, bu yüzden onları eleriz:

  • B Şıkkı (Doğru): Özkaynak yönteminde yatırım, başlangıçta elde etme maliyeti (piyasa değeri) ile kaydedilir. Bu standart bir kuraldır.
  • C Şıkkı (Doğru): Özkaynak yönteminde, iştirak kâr payı dağıttığında, bu para yatırımcının eline geçer ama iştirakin özkaynağı azalacağı için yatırımcının yatırımın defter değeri düşürülür. Bu yöntemde kâr payı gelir olarak değil, yatırımın azalması olarak kaydedilir.
  • D Şıkkı (Doğru): Bu şık, "Önemli Etki Varsayımı"nı anlatır. Yasal olarak doğrudan veya dolaylı olarak %20 veya üzeri oy hakkına sahipsen, önemli etki var kabul edilir. Aksi kanıtlanmadıkça bu varsayım geçerlidir.
  • E Şıkkı (Doğru): Bu şık "Müşterek Kontrol" tanımını doğru veriyor. İki veya daha fazla tarafın üzerinde müşterek kontrolün olduğu anlaşma, iş ortaklığı (joint venture) olarak tanımlanır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için TMS 28 - İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar standardını iyi bilmelisin. Özellikle şu üç temel kavramı birbirinden ayırt etmelisin:

  • Kontrol: Tek başına karar alma yetkisi (%50+ oy veya sözleşme ile).
  • Önemli Etki: Karar alma sürecine katılma yetkisi (Genelde %20-%50 arası).
  • Müşterek Kontrol: Kararların ortaklaşa alınması (İş ortaklıkları).

Öğrenci Notu: Sınavlarda en sık yapılan hata, "Önemli Etki" ile "Kontrol" kavramlarını karıştırmaktır. "Kontrol" kelimesi geçtiği yerde genellikle "Önemli Etki" tanımı aranmıyorsa, o şık yanlıştır.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

TMS 10 Raporlama Tarihinden Sonraki Olaylar standardına göre, raporlama tarihinden sonraki olaylar, hangi tarih aralığında ortaya çıkan olayları ifade eder?

  • A)Raporlama dönemi sonu ile finansal tabloların kamuya açıklandığı tarih aralığı
  • B)Raporlama dönemi sonu ile finansal tabloların düzenleyici kuruluşa iletildiği tarih aralığı
  • C)Raporlama dönemi sonu ile ortakların finansal tabloları onayladığı tarih aralığı
  • D)Raporlama dönemi sonu ile yönetim kurulunun finansal tabloların yayımını onayladığı tarih aralığı
  • E)Raporlama dönemi sonu ile genel kurul arasındaki tarih aralığı
Çözümü göster — doğru cevap D

Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin, nedenini adım adım inceleyelim:

Neden D Şıkkı Doğru?

TMS 10 standardına göre, raporlama tarihinden sonraki olayları incelemek için belirlediğimiz zaman aralığı şudur: Raporlama dönemi sonu ile finansal tabloların yayımını onaylayan yetkili makamın (genellikle Yönetim Kurulu) onayladığı tarih.

Buradaki mantık şudur: Finansal tablolar, şirketin yönetimi tarafından hazırlanır ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanarak yayımlanmaya hazır hale getirilir. Standart, bu onay tarihine kadar olan süreçte ortaya çıkan olayların (örneğin bir yangın, büyük bir dava çıkması veya bir şirketin iflası gibi) finansal tablolarda dikkate alınması veya açıklanması gerekip gerekmediğini inceler.

Yani, finansal tabloların "resmi olarak" kabul edildiği ve kamuya sunulmaya hazır hale geldiği an, Yönetim Kurulu'nun onay tarihidir. Bu tarih, olayların sınırlarını belirleyen en önemli tarihtir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A Şıkkı (Kamuya açıklama tarihi): Bu tarih, şirketin finansal tabloları borsada veya resmi gazetede yayınladığı tarihtir. Ancak olayların değerlendirilmesi, tabloların onaylandığı tarihte durur. Kamuya açıklama tarihi, onay tarihinden sonra gelebilir ve bu tarih aralığındaki olaylar "ikinci grup" olaylar olarak değerlendirilir, TMS 10'un temel tanımladığı aralık değildir.
  • B Şıkkı (Düzenleyici kuruluşa iletme tarihi): Bu tarih, şirketin tabloları SPK veya Maliye Bakanlığı'na gönderdiği tarihtir. Bu, sadece bir idari işlemdir ve finansal tabloların hukuki olarak kabul edildiği tarih değildir.
  • C Şıkkı (Ortakların onay tarihi): Ortaklar (hissedarlar), finansal tabloları genellikle Genel Kurul'da onaylarlar. Ancak TMS 10 standardı, Yönetim Kurulu onay tarihini esas alır. Genel Kurul onayı, yönetim kurulunun onayından sonra gerçekleşir ve bu tarih aralığındaki olaylar genellikle finansal tablolarda düzeltme yapılmasını gerektirmez, sadece açıklama yapılabilir.
  • E Şıkkı (Genel Kurul aralığı): Bu şık da C şıkkı gibi Genel Kurul tarihini hedef alır. Oysa standart, Yönetim Kurulu'nun onay tarihine kadar olan süreci kapsar. Genel Kurul, onay işlemini daha sonra yapar.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için TMS 10 - Raporlama Tarihinden Sonraki Olaylar standardını iyi bilmelisin. Özellikle şu iki kavramın farkını ezberlemelisin:

  • Raporlama Tarihi: Finansal tabloların kapsadığı dönemin bittiği tarih (Örn: 31 Aralık).
  • Finansal Tabloların Onaylanma Tarihi: Finansal tabloların Yönetim Kurulu tarafından yayımlanmak üzere onaylandığı tarih.

Özetle: TMS 10, Raporlama Tarihi ile Yönetim Kurulu'nun onay tarihi arasındaki dönemi kapsar. Bu nedenle doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 3 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar standardına göre, çalışanların cari dönemdeki hizmetleri sonucu ortaya çıkan tanımlanmış fayda yükümlülüğünün bugünkü değerinde meydana gelen artışa verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Aktüeryal kazanç ve kayıplar
  • B)Cari dönem hizmet maliyeti
  • C)Faiz maliyeti
  • D)Tanımlanmış net fayda borcuna (varlığına) ilişkin net faiz
  • E)Kıdem tazminatı
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Muhasebe ve Maliyet Muhasebesi alanında TMS 19 (Çalışanlara Sağlanan Faydalar) standardının en temel kavramlarından birini ölçüyor. Doğru cevap B şıkkıdır.

Gelin bu kavramı bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "B" (Cari Dönem Hizmet Maliyeti)?

Soru kökünde geçen ifadeyi parçalara ayıralım:

  • "Çalışanların cari dönemdeki hizmetleri sonucu ortaya çıkan...": Bu kısım, çalışanların şu anki (cari) dönemde işe devam ettikleri ve emek verdikleri anlamına gelir. Yani, çalışanlar bu yıl çalıştıkları için şirketin onlara bir sonraki yıl ödeyeceği kıdem veya emeklilik borcunu bugünden hesaplaması gerekir.
  • "...tanımlanmış fayda yükümlülüğünün bugünkü değerinde meydana gelen artışa...": Çalışanlar çalıştıkça, şirketin gelecekte ödeyeceği borç miktarı artar. Bu artışın bugünkü değerine (şu anki parasal karşılığına) "Cari Dönem Hizmet Maliyeti" denir.

Özetle: Çalışanlar çalıştıkça şirketin borcu artar. Bu artışın bugünkü değeri, şirketin bu yıl için maliyet olarak kaydetmesi gereken Cari Dönem Hizmet Maliyeti'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu sorunun cevabı olmadığını kısaca açıklayalım:

  • A) Aktüeryal kazanç ve kayıplar: Bu, tahminlerin değişmesinden kaynaklanır. Örneğin; emeklilik yaşı değişirse, enflasyon oranı değişirse veya beklenen yaşam süresi farklı çıkarsa ortaya çıkan farklardır. Çalışanın "çalışması" ile değil, "tahminlerin değişmesi" ile ilgilidir.
  • C) Faiz maliyeti: Bu, borcun zaman değeridir. Yani, geçen bir yıl boyunca borcun üzerinde biriken "faiz" gibidir. Çalışanın hizmet vermesiyle değil, zamanın geçmesiyle oluşur.
  • D) Tanımlanmış net fayda borcuna (varlığına) ilişkin net faiz: Bu, faiz maliyeti ile faiz gelirinin birleşiminden oluşan bir kavramdır ve yine zamanın geçmesiyle ilgilidir, doğrudan hizmetle ilgili değildir.
  • E) Kıdem tazminatı: Bu, bir hedef veya sonuçtur (ödenmesi gereken para). Soruda ise bu paranın oluşma sürecinin (hizmet karşılığı artışın) adı sorulmaktadır. Kıdem tazminatı bir maliyet kalemi değil, bir yükümlülüktür.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için TMS 19 - Çalışanlara Sağlanan Faydalar standardını iyi bilmelisin. Özellikle standardın "Hizmet Maliyeti" başlığı altında tanımlanan kavramları ayırt etmen gerekir:

  • Cari dönem hizmet maliyeti (Çalışma karşılığı artış)
  • Geçmiş dönem hizmet maliyeti (Geçmiş hataların düzeltilmesi)
  • Faiz maliyeti (Zaman değeri)
  • Aktüeryal kazanç ve kayıplar (Tahmin değişiklikleri)

Kısa bir hatırlatma: Çalışan çalıştı mı? Evet -> Cari Dönem Hizmet Maliyeti oluşur. Tahmin değişti mi? Evet -> Aktüeryal Kayıp/Kazanç oluşur. Zaman geçti mi? Evet -> Faiz Maliyeti oluşur.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

TMS 7 Nakit Akış Tablosu standardına göre, aşağıdakilerden hangisi nakit akış tablosunun İşletme Faaliyetlerinden Kaynaklanan Nakit Akışları bölümünde yer alan kalemlerden biri değildir?

  • A)Çalışanlara ve çalışanlar adına yapılan ödemelerden kaynaklanan nakit çıkışları
  • B)Satılan mallardan ve verilen hizmetlerden (satışlardan) elde edilen nakit girişleri
  • C)Alım satım amaçlı elde bulundurulan sözleşmelerle ilgili nakit girişleri ve çıkışları
  • D)Sigorta şirketlerine ödenen primler nedeniyle oluşan nakit çıkışları
  • E)Finansal kurumların yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, üçüncü kişilere verilen avans ve borçlara ilişkin nakit çıkışları
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocanın tahtaya yazdığı gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E?

Öncelikle TMS 7 (Nakit Akış Tablosu) standardına bakalım. Bu standart, nakit akışlarını üç ana başlıkta inceler:

  • İşletme Faaliyetleri: Şirketin ana işini yaparken (mal satıp para kazanmak gibi) ortaya çıkan nakit.
  • Yatırım Faaliyetleri: Uzun vadeli varlık alım-satımı veya başkalarına borç verme gibi işlemler.
  • Finansman Faaliyetleri: Sermaye artırımı, borçlanma veya temettü ödemeleri gibi işlemler.

E şıkkına dönelim: "Üçüncü kişilere verilen avans ve borçlara ilişkin nakit çıkışları". Bir şirketin başkasına borç vermesi veya avans ödemesi, o şirketin ana işi değildir. Bu, paranın şirket dışına çıkıp başka bir yerde değerlendirilmesi veya geri alınmasıdır. Bu tür işlemler, Yatırım Faaliyetleri bölümünde yer alır. Dolayısıyla, bu kalemin "İşletme Faaliyetleri"nde yer alması yanlıştır. Soru "hangisi değildir" diye sorduğu için, yanlış olan ifadeyi işaretlememiz gerekir. Bu yüzden E şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru İşletme Faaliyeti)?

Diğer şıkların hepsi, bir şirketin ana faaliyetlerini yürütürken ortaya çıkan nakit akışlarıdır ve İşletme Faaliyetleri içinde yer alır:

  • A Şıkkı (Çalışanlara yapılan ödemeler): Maaş ve ücret ödemeleri, şirketin en temel faaliyetidir. Doğrudan İşletme Faaliyetlerindendir.
  • B Şıkkı (Satışlardan elde edilen nakit): Mal veya hizmet satıp para kazanmak, işletmenin ana amacıdır. Doğrudan İşletme Faaliyetlerindendir.
  • C Şıkkı (Alım satım amaçlı sözleşmeler): Eğer şirketin ana işi alım-satım ise (örneğin bir emlak veya ticaret şirketi), bu sözleşmelerden kaynaklanan nakit akışları da İşletme Faaliyetlerindendir.
  • D Şıkkı (Sigorta primleri): Sigorta ödemeleri, şirketin işini sürdürebilmesi için yaptığı zorunlu bir giderdir ve İşletme Faaliyetlerindendir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için TMS 7 Nakit Akış Tablosu standardını ve özellikle "İşletme Faaliyetleri" ile "Yatırım Faaliyetleri" arasındaki ayrımı iyi bilmelisin.

  • İşletme Faaliyetleri: Şirketin ana işini yaparken (mal satma, hizmet verme, maaş ödeme, vergi ödeme) ortaya çıkan nakit.
  • Yatırım Faaliyetleri: Uzun vadeli varlık alımı/satımı veya başkalarına borç verme gibi işlemler.

Özetle: Bir şirketin başkasına borç vermesi (E şıkkı), onun ana işi olmadığı için "Yatırım Faaliyeti"dir ve İşletme Faaliyetleri listesinde yer almaz. Bu yüzden E şıkkı sorunun doğru cevabıdır.

Soru 5 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (International Federation of Accountants – IFAC) hangi tarihte kurulmuştur?

  • A)1977
  • B)1981
  • C)1989
  • D)1994
  • E)1998
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hocan sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

Neden Doğru Cevap A (1977)?

Bu sorunun temelinde Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC)'nın kuruluş tarihi yatar. IFAC, dünya genelindeki muhasebe mesleğini temsil eden ve uluslararası muhasebe standartları ile etik kuralların gelişimini sağlayan en önemli uluslararası kuruluştur.

Tarihî olarak IFAC, 1977 yılında, o dönemdeki muhasebe meslek kuruluşlarının bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Bu tarih, mesleğin uluslararası alanda kurumsallaşma sürecinin başlangıcı kabul edilir. Dolayısıyla, soruda sorulan "kuruluş tarihi" sorusuna en doğru ve kesin cevap 1977'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklardaki yıllar, IFAC'nın kuruluş tarihiyle eşleşmemektedir ve genellikle mesleğin başka önemli gelişim dönemlerini veya farklı organizasyonların tarihlerini temsil eder:

  • 1981, 1989, 1994 ve 1998: Bu yıllar IFAC'nın kuruluş yılı değildir. Bu tarihler, muhasebe mesleğinde uluslararası standartların (ISSB/IASB) daha da güçlendiği dönemler, IFAC'nın bazı yeni komitelerinin kurulduğu yıllar veya mesleğin Türkiye'de yasal statüsünün değiştiği farklı dönemler olabilir. Ancak soru doğrudan kuruluş tarihini sorduğu için bu yıllar hatalıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Muhasebe Mesleği ve Uluslararası Kuruluşlar" konusunu blemen gerekir. Özellikle:

  • IFAC'ın (Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu) ne zaman ve hangi amaçla kurulduğunu.
  • Mesleğin uluslararası alandaki tarihçesini ve önemli kuruluşların tarihlerini ezberlemeni.

Özetle: IFAC 1977 yılında kurulmuştur. Cevap A şıkkıdır.

Soru 6 · 2018/2 · Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi bir sisteme ait özelliklerden biri değildir?

  • A)Sistemin sınırları olmalıdır.
  • B)Sistem bir amaca yönelik olarak kurgulanır.
  • C)Sistemin öğeleri birlikte bir bölümü oluşturur.
  • D)Sistemin öğeleri arasında iletişim olmalıdır.
  • E)Sistemin her öğesi bir alt sistemdir.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM stajı giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, "Sistem" kavramının temel özelliklerini sorguluyor. Doğru cevap E şıkkıdır.

Gelin, neden E şıkkının yanlış (yani sorunun doğru cevabı) olduğunu adım adım inceleyelim:

Neden E Şıkkı Doğru Cevap?

Sistem teorisine göre bir sistemin en temel özelliği, parçaların bir araya gelerek bütünü oluşturmasıdır. Ancak bu parçaların (öğelerin) otomatik olarak birer "alt sistem" olması beklenmez.

  • Mantık: Bir sistemin öğesi, tek başına işlev gören basit bir parça olabilir. Örneğin, bir otomobilin "lastiği" bir sistemdir, ancak otomobilin "somunu" (civatası) tek başına bir sistem değildir; o sadece bir parçadır.
  • Kural: Bir öğenin "alt sistem" olabilmesi için, o öğenin kendi içinde bir yapı, işlev ve sınırların olması gerekir. Soruda "Sistemin her öğesi bir alt sistemdir" denilerek bu durum mutlak bir kural gibi sunulmuştur. Oysa sistemler hiyerarşik olabilir; bazı öğeler sadece basit parçadır, bazıları ise alt sistemdir. Bu yüzden "her öğe alt sistemdir" ifadesi yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Soruda "Değildir" denilen şıklar değil)?

Diğer şıkların sistem teorisine göre doğru özellikler olduğunu bilmemiz gerekir, çünkü soru "hangisi değildir" diye sormaktadır:

  • A) Sistemin sınırları olmalıdır: Evet, bir sistemin dış dünyadan ayrıldığı bir sınırı olmalıdır. Sınır yoksa sistem ile çevre birbirine karışır ve sistem tanınmaz.
  • B) Sistem bir amaca yönelik olarak kurgulanır: Sistemler rastgele oluşmaz; bir amaç veya hedefe hizmet etmek için var edilirler.
  • C) Sistemin öğeleri birlikte bir bölümü oluşturur: Sistemin parçaları (öğeleri) bir araya gelerek o sistemin bir parçasını/bölümünü oluşturur. Bu, sistemin bütünlük özelliğidir.
  • D) Sistemin öğeleri arasında iletişim olmalıdır: Parçalar birbirleriyle etkileşime girmeli ve iletişim kurmalıdır. Eğer parçalar birbirini görmezden geliyorsa, o bir sistem değil, sadece bir yığın (karmaşa) olur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Sistem Teorisi" ve "Sistemlerin Temel Özellikleri" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu hatırla: Bir sistem; sınırlıdır, amaçlıdır, parçaları birbirine bağlıdır ve iletişim kurar. Ancak parçaların hepsi otomatik olarak "alt sistem" olmak zorunda değildir. Bu ayrım, sınavlarda en çok karıştırılan noktadır.

Başarılar dilerim!

Muhasebe Standartları dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz