2022/1 SGS İktisat (Ekonomi) Soruları ve Çözümleri

2022/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: İktisat (Ekonomi) dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

Elektrik hizmetinin tüketici ve üreticilere farklı fiyattan satılmasına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Birinci dereceden fiyat farklılaştırması
  • B)İkinci dereceden fiyat farklılaştırması
  • C)Üçüncü dereceden fiyat farklılaştırması
  • D)Zamanlar arası fiyat farklılaştırması
  • E)Tam fiyat farklılaştırması
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir) adayı olarak çözmek için önce sorunun temel mantığını anlamamız gerekiyor. Soruda, elektrik gibi bir malın veya hizmetin, farklı gruplara (tüketici ve üretici) farklı fiyatlarla satılması durumu soruluyor.

Gelin şıkları tek tek inceleyelim ve doğru cevabı bulalım.

Neden Doğru Cevap C Şıkkıdır?

Doğru cevap C) Üçüncü dereceden fiyat farklılaştırması'dır.

Ekonomide fiyat farklılaştırması, satıcının aynı ürünü farklı gruplara farklı fiyatlarla satmasıdır. Bu durum üç ana başlıkta incelenir:

  • Birinci Derece (Mükemmel Farklılaştırma): Satıcı, her bir müşterinin ödemeye razı olduğu maksimum fiyatı bilir ve ona göre fiyat belirler. (Örneğin: Bir sanatçının her tablosu için farklı bir koleksiyoncu ile pazarlık yapması gibi). Bu, sorudaki genel grup ayrımından ziyade bireysel fiyatlandırmadır.
  • İkinci Derece (Miktar veya Paket Farklılaştırma): Satıcı, müşterinin ne kadar alacağına göre fiyat belirler. (Örneğin: "100 adet alırsan birim fiyat düşer" veya "İndirimli paket" uygulamak). Burada gruplar değil, miktarlar önemlidir.
  • Üçüncü Derece (Grup Farklılaştırma): Satıcı, müşterileri belirli özelliklere veya gruplara göre ayırır ve her gruba farklı fiyat uygular.
  • Sorudaki durum tam olarak budur: Elektrik şirketleri, müşterileri "evsel tüketici" (hanehalkı) ve "sanayi üreticisi" (fabrikalar) olarak iki farklı gruba ayırır. Bu grupların talep esneklikleri farklı olduğu için, her gruba farklı bir fiyat uygularlar. Bu, iktisat literatüründe klasik bir Üçüncü Derece Fiyat Farklılaştırması örneğidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Birinci dereceden fiyat farklılaştırması: Yanlış. Çünkü elektrik şirketleri her bir evin veya fabrikanın ödemeye razı olduğu en yüksek fiyatı birebir bilip ona göre fiyat vermez. Sadece genel gruplara (ev ve fabrika) göre fiyat belirler.
  • B) İkinci dereceden fiyat farklılaştırması: Yanlış. Bu yöntemde fiyat, "ne kadar elektrik kullandığına" (miktarına) göre değişir. Soruda ise vurgu, "kim olduğu"na (tüketici mi üretici mi) göre fiyat değişmesidir.
  • D) Zamanlar arası fiyat farklılaştırması: Yanlış. Bu yöntemde fiyat, zamanın değişmesine göre değişir. (Örneğin: Yazın pik saatte elektrik daha pahalı, gece daha ucuzdur). Soruda ise zaman değil, müşteri tipi farklılığı söz konusudur.
  • E) Tam fiyat farklılaştırması: Bu terim iktisat literatüründe standart bir sınıflandırma değildir ve genellikle birinci dereceden farklılaştırmanın aşırı bir hali olarak düşünülür. Sorudaki senaryoya uymaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Mikro İktisat dersinin "Fiyatlandırma Stratejileri" veya "Fiyat Farklılaştırması" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ayırt etmelisin:

  • Farklılaştırma bireysel mi (1. derece), miktar mı (2. derece), yoksa grup mu (3. derece)?
  • Farklılaştırma zaman bazlı mı?

Özetle: Soruda "tüketici" ve "üretici" gibi farklı gruplar olduğu için cevap Üçüncü Derece Fiyat Farklılaştırması'dır.

Soru 2 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

I. A sepeti B sepetine tercih edilebilir. II. B sepeti A sepetine tercih edilebilir. III. A ve B sepetleri arasında farksız kalınabilir. IV. A ve B mal sepetleri arasında bir sıralama yapılmayabilir. A ve B gibi iki alternatif mal sepeti varsa tercihlerin bütünlüğü varsayımına göre yukarıdakilerden hangisi gerçekleşemez?

  • A)Yalnız III
  • B)Yalnız IV
  • C)I ve II
  • D)III ve IV
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, Mikroekonomi dersinin en temel ve önemli konularından biri olan "Tercihlerin Bütünlüğü (Tam Sıralanabilirlik)" ilkesini sorguluyor. SMMM stajı sınavlarında bu kavram sıkça karşımıza çıkar, bu yüzden çok iyi anlamamız gerekir.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

1. Neden Doğru Cevap B (Yalnız IV) Şıkkıdır?

Soruda bize "Tercihlerin Bütünlüğü" varsayımı veriliyor. Bu varsayımın temel mantığı şudur: Bir tüketici, elindeki iki farklı mal sepeti (A ve B) arasında mutlaka bir tercihi olmalıdır. Yani tüketici şu üç durumlardan birini seçmek zorundadır:

  • A'yı B'den daha çok tercih eder. (I. şık)
  • B'yi A'dan daha çok tercih eder. (II. şık)
  • A ve B'yi eşit bulur (farksız kalır). (III. şık)

Bütünlük ilkesi, tüketiciye "A ve B arasında hiçbir şey söyleyemem, aralarında bir sıralama yapamam" deme hakkını tanımaz. Tüketici, iki seçenek arasında mutlaka bir ilişki kurmak zorundadır.

  • IV. Şık: "A ve B mal sepetleri arasında bir sıralama yapılmayabilir" ifadesi, tüketicinin iki seçenek arasında hiçbir tercihi olmadığını ve aralarında bir ilişki kuramadığını ima eder. Bu durum, "Tercihlerin Bütünlüğü" ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla bu durum gerçekleşemez.

Bu yüzden, gerçekleşemeyen tek durum IV. şıktır ve doğru cevap B seçeneğidir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Yani Neden Gerçekleşebilir)?

  • I. ve II. Şıklar (A'yı tercih etmek veya B'yi tercih etmek): Bunlar bütünlük ilkesinin en temel halidir. Tüketici birini diğerinden daha çok isterse bu tamamen normaldir ve gerçekleşebilir.
  • III. Şık (Farksız kalınabilir): Tüketici, A sepeti ile B sepetinin ona aynı faydayı sağladığını düşünürse, aralarında bir tercih yapamaz ve "farksız" der. Bu da bütünlük ilkesi çerçevesinde kabul edilen bir durumdur.

Özetle; I, II ve III şıkları tüketimin mantığına uygundur. Sadece IV. şık, tüketimin mantığını bozar.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Tüketici Tercihleri" konusundaki "Bütünlük (Tam Sıralanabilirlik)" varsayımını iyi bilmelisin.

  • Kural: Bir tüketici, herhangi iki mal sepeti arasında mutlaka bir tercihi olmalıdır. Tercih; ya "daha iyi", ya "daha kötü" ya da "eşit" olmalıdır. "Hiçbiri" veya "kararsızlık" (sıralama yapamama) bu varsayım altında kabul edilemez.

Kısa Hatırlatma: Tüketici her zaman bir seçim yapmak zorundadır. "Seçemem" demek, mikroekonomik modelde kabul edilemez bir durumdur.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

Klasik modelde parasal bir değişikliğin reel bir değişiklik yaratmasının söz konusu olmadığını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Paranın yansızlığı
  • B)Tüketim bulmacası
  • C)Taylor prensibi
  • D)Statik bekleyişler
  • E)Terkip hatası
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, iktisadın en temel ve önemli kavramlarından birini sorguluyor. Hadi adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "A" (Paranın Yansızlığı)?

Soruda geçen "Klasik model" ve "parasal değişikliğin reel bir değişiklik yaratmaması" ifadeleri, iktisat literatüründe "Paranın Yansızlığı" (Neutrality of Money) ilkesini işaret eder.

Bunu şöyle basitleştirebiliriz: Klasik iktisatçılar (örneğin Adam Smith veya David Ricardo gibi düşünürler), paranın sadece bir "takas aracı" olduğunu ve ekonominin gerçek üretimini (reel sektörü) etkilemediğini savunurlar.

  • Senaryo: Devlet para basarsa veya para arzı artarsa, bu durum sadece fiyatları artırır (enflasyon). Ancak bu artış, işsizlik oranını değiştirmez, üretim miktarını (GSYH) artırmaz veya azaltmaz.
  • Sonuç: Para miktarı değiştiğinde, sadece para birimiyle ifade edilen değerler (fiyatlar, ücretler) değişir; ekonominin "reel" (somut) yapısı değişmez. İşte bu duruma Paranın Yansızlığı denir. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca açıklayalım:

  • B) Tüketim bulmacası: Bu, tüketicilerin harcamalarını nasıl planladıklarıyla ilgili bir kavramdır. Paranın reel ekonomi üzerindeki etkisinden bahsetmez.
  • C) Taylor prensibi: Bu genellikle yönetim bilimi veya işçi- patron ilişkilerinde (Taylorizm) kullanılan bir kavramdır. Para teorisiyle doğrudan bir ilgisi yoktur.
  • D) Statik bekleyişler: Bu, insanların gelecekteki fiyatları tahmin ederken geçmişteki fiyatları baz almaları durumudur. Paranın yansızlığı ilkesinin sonucunu veya varsayımını destekleyen bir mekanizma olabilir, ancak soruda istenen kavramın kendisi değildir.
  • E) Terkip hatası: Bu, bir bütünün özelliklerini, o bütünün parçalarına atfetme hatasıdır. Mantık hatası türüdür, para teorisi kavramı değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Makro İktisat" dersinin "Paranın Yansızlığı" ve "Klasik İktisat Teorisi" konularını iyi bilmen gerekir.

Özetle şunu ezberlemelisin: > Klasik Model = Paranın Yansızlığı (Para sadece fiyatları değiştirir, üretimi ve işsizliği etkilemez). > Keynesyen Model = Paranın Yansızlığı Geçerli Değildir (Para arzı artarsa üretim ve işsizlik de değişebilir).

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

Bir ekonomide GSYH deflatörü 2, reel GSYH 500 birim ve para arzı 200 birim ise paranın dolaşım hızı aşağıdakilerden hangisine eşittir? (GSYH: Gayrisafi yurt içi hâsıla)

  • A)1
  • B)2
  • C)3
  • D)4
  • E)5
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu çözmek için öncelikle Para Miktarı Denklemi (MV = PY) formülünü hatırlaman gerekir; burada M para arzını, V paranın dolaşım hızını, P fiyat düzeyini (GSYH deflatörü) ve Y ise reel GSYH'yi temsil eder. Soruda verilen değerleri bu formüle yerleştirdiğimizde, para arzı (M) 200, fiyat düzeyi (P) 2 ve reel GSYH (Y) 500 olarak karşımıza çıkar; bu durumda denklemimiz 200 × V = 2 × 500 şeklinde olur. Hesaplama yaparken sağ taraftaki çarpımı (2 × 500 = 1000) bulup, bu sonucu para arzına böldüğümüzde (1000 / 200), paranın dolaşım hızının (V) 5 birim olduğunu görürüz, bu da doğru cevabın E şıkkı olduğunu gösterir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu inceleyelim: A, B, C ve D şıkları, formüldeki sayıları yanlış yerleştirmekten veya bölme işlemi hatası yapmaktan kaynaklanan hatalı hesaplamalardır; örneğin sadece reel GSYH'yi para arzına bölmek (500/200 = 2.5) veya GSYH deflatörünü atmak gibi hatalar bu şıkları doğurur. Bu soruyu çözebilmek için Para Miktarı Denklemi'nin (MV = PY) mantığını ve bileşenlerini doğru tanımlayıp uygulaman gerektiğini bilmelisin.

Sonuç olarak, verilen verileri doğru formüle uyguladığımızda paranın dolaşım hızının 5 birim olduğu kesin olarak ortaya çıkar.

Soru 5 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

Taylor prensibine göre enflasyon oranı %1 arttığında TCMB kısa dönem nominal faiz haddi nasıl yön değiştirmelidir? (TCMB: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)

  • A)%1’den fazla azalmalı
  • B)%1’den fazla artmalı
  • C)%1’den az azalmalı
  • D)%1’den az artmalı
  • E)Aynı kalmalı
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap B? (%1'den fazla artmalı)

Bu sorunun temelinde Tayler Prensibi (Taylor Kuralı) yatar. Bu kural, Merkez Bankalarının enflasyonla mücadele ederken nasıl davranması gerektiğini belirleyen en önemli kurallardan biridir.

Kuralın mantığı şudur:

  • Enflasyon Artarsa: Eğer enflasyon oranı %1 artarsa, para biriminin değerini korumak ve enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası faiz oranlarını yükseltmelidir. Çünkü faiz arttığında insanlar borç almaz, harcamaz ve enflasyon baskılanır.
  • Ne Kadar Artmalı? Tayler Prensibi'ne göre, enflasyon %1 arttığında faiz oranı en az %1 kadar artmalıdır. Hatta daha da önemlisi, enflasyonun yarattığı baskıyı tamamen yok etmek ve ekonomiyi istikrara kavuşturmak için faiz oranının %1'den daha fazla artması gerekir.

Örnek ile düşünelim: Diyelim ki enflasyon %10'dan %11'e çıktı (yani %1 arttı). Eğer Merkez Bankası faizi sadece %1 artırıp %11'e getirirse, enflasyonla faiz oranı aynı kalır. Bu durumda reel faiz (enflasyondan arındırılmış faiz) sıfır olur ve enflasyon durmaz. Bu yüzden faiz oranını %1'den fazla (örneğin %12'ye) yükseltmek gerekir ki enflasyon baskılanabilsin.

Bu yüzden enflasyon %1 arttığında, TCMB'nin kısa vadeli nominal faiz haddini %1'den fazla artırmalıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A ve C Şıkları (%1'den fazla/az azalmalı): Enflasyon artarken faizleri azaltmak ekonomiye "sıcak para" göndermek ve enflasyonu daha da körüklemek demektir. Bu, Merkez Bankasının görevine tamamen aykırıdır. Bu yüzden bu şıklar kesinlikle yanlıştır.
  • D Şığı (%1'den az artmalı): Faiz oranını enflasyon artışından daha az (örneğin enflasyon %1 artarken faiz %0.5 artarsa) artırmak, enflasyonla mücadelede yetersiz kalır. Enflasyonun üstüne çıkacak kadar güçlü bir faiz artışı yapılmazsa, enflasyon beklentileri yükselir ve ekonomi durgunlaşır. Tayler Prensibi, faiz artışının enflasyon artışından daha fazla olmasını şart koşar.
  • E Şığı (Aynı kalmalı): Enflasyon artarken faiz oranını hiç değiştirmemek, enflasyonun kontrolsüzce artmasına izin vermek demektir. Bu da Merkez Bankasının temel amacı olan "fiyat istikrarını" sağlamakla çelişir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Makroekonomi dersinde işlenen "Tayler Kuralı (Taylor Rule)" konusunu iyi bilmelisin.

  • Kuralın Özeti: Enflasyon arttığında Merkez Bankası faizleri enflasyon artışından daha fazla (veya en az enflasyon kadar) artırmalıdır.
  • Anahtar Kelime: "Tayler Kuralı" ve "Enflasyon-Faiz İlişkisi".

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2022/1 · İktisat (Ekonomi)

Aşağıdaki tablo Malezya ve Tayland’da bir saatte üretilen kumaş ve pirinç miktarını göstermektedir. Saatlik emek başına çıktı
Kumaş | Pirinç
Malezya: 12 birim | 4 birim
Tayland: 30 birim | 6 birim
Buna göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Malezya'da pirincin fırsat maliyeti 3 birim kumaştır.
  • B)Ticaret başladığında Malezya pirinç üretiminde uzmanlaşır.
  • C)Tayland'da kumaşın fırsat maliyeti 5 birim pirinçtir.
  • D)Ticaret başladığında pirincin fiyatı 3 birim kumaş ile 5 birim kumaş arasında gerçekleşir.
  • E)Ticaret başladığında kumaşın fiyatı 1/5 birim pirinç ile 1/3 birim pirinç arasında gerçekleşir.
Çözümü göster — doğru cevap C

C şıkkı, soruda "yanlış olanı" bulmamızı istediği için doğru cevaptır çünkü Tayland'da kumaş üretirken feda edilen pirinç miktarı hesaplandığında 5 birim değil, 0.2 birim (veya 1/5 birim) pirinç çıkmaktadır.

Öncelikle bu sorunun mantığını anlamak için Fırsat Maliyeti kavramını ve Karşılaştırmalı Üstünlük kuralını bilmek gerekir. Fırsat maliyeti, bir şeyi üretmek için vazgeçtiğimiz diğer şeyin miktarıdır. Tayland'ın verilerine bakalım: Tayland bir saatte 30 birim kumaş veya 6 birim pirinç üretebiliyor. Demek ki 30 birim kumaş üretmek için 6 birim pirinçten vazgeçiyor. Bu durumda 1 birim kumaşın fırsat maliyeti, 6 bölü 30 yani 1/5 (0.2) birim pirinçtir. C şıkkı ise bunun 5 birim pirinç olduğunu iddia ettiği için matematiksel olarak hatalıdır; aslında 5 birim pirinç, Tayland'ın 30 birim kumaş üretme kapasitesine denk gelir, 1 birim kumaşın maliyeti değildir.

Diğer şıkları neden yanlış (yani doğru) bulduğumuzu kısaca özetlersek:

  • A şıkkı doğrudur: Malezya 12 kumaş veya 4 pirinç üretir; 4 pirinç için 12 kumaş feda edildiğinden, 1 pirinç 3 kumaşa (12/4) mal olur.
  • B şıkkı doğrudur: Malezya'nın pirinçteki fırsat maliyeti (3 kumaş), Tayland'ınkinden (0.2 kumaş) çok daha yüksektir; bu yüzden Malezya'nın pirinçte karşılaştırmalı üstünlüğü vardır ve uzmanlaşır.
  • D ve E şıkkı doğrudur: Ticaret, iki ülkenin fırsat maliyetleri arasında bir fiyatla gerçekleşir; pirinç 3 ile 0.2 kumaş arasında, kumaş ise 1/5 ile 1/3 pirinç arasında alınıp satılır.

Sonuç olarak, karşılaştırmalı üstünlük ve fırsat maliyeti hesaplamalarını doğru yapabilmek için bir ülkenin bir malı üretirken ne kadarını feda ettiğini (bölme işlemiyle) dikkatlice hesaplamak gerekir.

İktisat (Ekonomi) dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz