2025/2 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2025/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/2 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre aşağıdaki sürelerden hangisi geçtikten sonra vergi ziyaı cezası kesilmez?

  • A)Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl
  • B)Fiilin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren beş yıl
  • C)Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak üç yıl
  • D)Fiilin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren üç yıl
  • E)Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak altı ay
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, Vergi Usul Kanunu'ndaki (VUK) en önemli kavramlardan biri olan "Zamanaşımı" süresini sorguluyor. Özellikle vergi ziyaı cezasının ne zaman kesilemeyeceğini bilmek, bir SMMM için hayati önem taşır.

Gelin soruyu adım adım çözelim:

✅ Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Vergi Usul Kanunu'na göre, vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için belirli bir zamanaşımı süresi vardır. Bu süre, cezanın kesilip kesilemeyeceğini belirleyen "son tarih"tir.

Kanun maddesine (VUK Md. 371) göre vergi ziyaı cezasının zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak bu 5 yılın başlangıç tarihi çok önemlidir:

  • Bu süre, fiilin işlendiği tarihten değil; cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın birinci gününden başlar.

Örnek ile açıklayalım: Diyelim ki 2023 yılında bir vergi kaçırma fiili işlendi ve bu fiil nedeniyle 2023 yılına ait vergi alacağı doğdu.

  • Vergi alacağının doğduğu yıl: 2023
  • Takip eden yıl: 2024
  • Zamanaşımı süresi: 2024 yılının 1 Ocak günü başlar ve 5 yıl sürer. Yani 2029 yılının 1 Ocak tarihine kadar ceza kesilebilir.
  • 2029'un 1 Ocak'ından sonra ceza kesilemez.

A şıkkı tam olarak bu kuralı ifade eder: "Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl". Bu süre geçtiğinde ceza kesilemez.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B Şıkkı (Fiilin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren beş yıl): Bu şık, zamanaşımının başlangıç tarihini yanlış veriyor. Vergi hukukunda ceza zamanaşımı, fiilin işlendiği tarihten değil, vergi alacağının doğduğu yılın bitiminden (takip eden yılın başından) itibaren işler. Bu şık, genel hukuk kurallarına daha yakındır ama VUK için yanlıştır.
  • C ve D Şıkları (Üç Yıl): Vergi ziyaı cezası için zamanaşımı süresi 3 yıl değil, 5 yıldır. 3 yıl süresi genellikle vergi inceleme süresi veya bazı özel durumlar için geçerlidir, ancak ceza kesme yetkisi için süre 5 yıldır. Bu yüzden bu şıklar sayı hatası içerir.
  • E Şıkkı (Altı Ay): Bu süre çok kısadır ve vergi ziyaı cezası için geçerli olan zamanaşımı süresi ile hiçbir ilgisi yoktur.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 371'deki "Zamanaşımı" konusunu iyi bilmelisin.

Hatırlaman gereken iki temel kural:

  • Süre: Vergi ziyaı cezası için zamanaşımı süresi 5 yıldır.
  • Başlangıç: Bu süre, fiilin işlendiği tarihten değil, vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın 1 Ocak tarihinden itibaren başlar.

Başarılar dilerim! Bu kuralı ezberlersen, benzer sorularda asla hata yapmazsın.

Soru 2 · 2025/2 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu düzenlemeleri dikkate alınarak hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisi, mükelleflerin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde kaçından az olamaz?

  • A)5
  • B)10
  • C)15
  • D)20
  • E)25
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hesaplamalarında en sık karşılaşılan ve çok önemli bir konuya, yani "Asgari Kurumlar Vergisi"ne aittir. Sorunun doğru cevabı B) 10'dur.

Gelin bu kuralı adım adım ve basit bir dille açıklayalım:

Neden Cevap "10" (B Şıkkı) Doğru?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, bir şirketin normal vergi hesabı sonucu çıkacak vergi tutarı, yurt içi asgari kurumlar vergisi tutarından az olamaz. Bu kuralın mantığı şudur: Şirketler ne kadar çok indirim ve istisnadan yararlanırlarsa yararlanılsın, devlete en azından belli bir oranda vergi ödemek zorundadır.

Kanun, bu asgari vergi tutarını, mükellefin indirim ve istisnalar düşülmeden önceki (yani vergi matrahı hesaplanmadan önceki) kurum kazancının %10'u olarak belirlemiştir.

  • Örnek: Bir şirketin vergi matrahı hesaplanmadan önceki kazancı 100.000 TL ise, bu şirketin ödeyeceği asgari vergi en az 10.000 TL (100.000'in %10'u) olmalıdır. Eğer normal vergi hesabı sonucu 5.000 TL vergi çıkarsa, şirket 5.000 TL yerine 10.000 TL ödemek zorunda kalır.

Bu yüzden soruda sorulan "yüzde kaç" sorusunun cevabı 10'dur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 5: Bu oran, asgari vergi oranı değildir. Eski kanunlarda veya farklı vergi türlerinde farklı oranlar olabilir ancak mevcut Kurumlar Vergisi Kanunu'nda asgari oran 5 değil, 10'dur.
  • C) 15: Bu oran, normal kurumlar vergisi oranıdır. Şirketler normal şartlarda kazancının %15'ini vergi olarak öderler. Ancak asgari vergi hesabında bu oran kullanılmaz.
  • D) 20 ve E) 25: Bu oranlar, mevcut Kurumlar Vergisi Kanunu'nda asgari vergi oranı olarak yer almamaktadır. Bu şıklar, dikkatinizi dağıtmak için soruya eklenmiş yanlış seçeneklerdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 15'i ve "Asgari Kurumlar Vergisi" kavramını iyi bilmelisiniz.

Özetle hatırlamanız gereken kural şudur: > Asgari Kurumlar Vergisi = (İndirim ve İstisnalar Düşülmeden Önceki) Kurum Kazancı x %10

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2025/2 · Vergi Hukuku

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi katma değer vergisinde vergiyi doğuran olay ile ilgili olarak yanlıştır?

  • A)Mal teslimi ve hizmet ifası hâllerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması
  • B)Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hâllerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi
  • C)Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hâllerde, teslimin veya hizmetin tamamının yapılması
  • D)Komisyoncular vasıtasıyla yapılan satışlarda, malların alıcıya teslimi
  • E)Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi hâlinde, malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci veya sürücüye tevdii
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders çalışıyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Hadi gel, nedenini birlikte inceleyelim.

1. Neden C Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)

Soruda "yanlış olan hangisidir?" diye soruluyor. C şıkkı, KDV Kanunu'ndaki "Kısım Kısım Teslim ve Hizmet" kuralını yanlış yorumluyor.

Kanun (3065 sayılı Kanun, Madde 11), malın veya hizmetin parça parça teslim edilmesi veya yapılması durumunda vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiğini şöyle belirler:

  • Kural: Eğer mal veya hizmet kısım kısım teslim ediliyorsa, vergiyi doğuran olay o kısmın teslim edildiği tarihtir. Yani, işin tamamı bitene kadar beklenmez. Her parça teslim edildiğinde, o parça için KDV doğar.
  • C Şıkkının Hatası: C şıkkı, "teslimin veya hizmetin tamamının yapılması" durumunda vergiyi doğuran olayın gerçekleştiğini söylüyor. Bu yanlıştır. Çünkü kanun, kısmi teslimlerde "tamamını beklemeyi" değil, "o kısmın teslimini" esas alır.

Özetle: Eğer bir inşaat firması bir binayı 3 aşamada yapıyorsa, her aşama bittiğinde o aşamanın KDV'si doğar; binanın tamamı bitene kadar beklenmez. C şıkkı bu mantığı bozduğu için yanlıştır ve doğru cevap budur.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru? (Yanlış Şıklar)

Diğer şıklar (A, B, D ve E) KDV Kanunu'na göre doğru ifadelerdir, bu yüzden onları eleriz:

  • A Şıkkı (Doğru): Genel kural budur. Mal teslim edildiğinde veya hizmet yapıldığında vergi doğar. (Kanun'un temel ilkesi).
  • B Şıkkı (Doğru): Eğer mal teslim edilmeden önce fatura kesildiyse, vergiyi doğuran olay faturanın düzenlendiği tarihtir. Bu, fatura kesme zorunluluğu olan durumlarda vergiyi ileriye çeken bir kuraldır.
  • D Şıkkı (Doğru): Komisyoncular aracılığıyla yapılan satışlarda, malın komisyoncu tarafından alıcıya teslim edilmesi vergiyi doğurur. Komisyoncu aracıdır, asıl teslim alıcıya olmalıdır.
  • E Şıkkı (Doğru): Mal alıcıya gönderiliyorsa ve nakliye varsa, vergiyi doğuran olay nakliye başladığı veya sürücüye teslim edildiği andır. Alıcının malı eline alması beklenmez.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için "Vergiyi Doğuran Olay" konusunu ve özellikle 3065 sayılı KDV Kanunu Madde 11'i iyi bilmelisin.

Öğrenmen gereken temel kural şudur: > "Kısım kısım teslim ve hizmet" durumunda vergiyi doğuran olay, o kısmın teslim edildiği tarihtir, işin tamamının bitmesi beklenmez.

Bu kuralı ezberlersen, benzer sorularda "tamamının yapılması" gibi tuzak ifadeler gördüğünde hemen şüpheye düşersin ve doğru cevabı bulursun.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2025/2 · Vergi Hukuku

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru kaç yıl içinde yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür?

  • A)Bir
  • B)İki
  • C)Üç
  • D)Dört
  • E)Beş
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku dünyasında çok önemli bir konuya, yani "İptal Davası" ve "Alacaklının Haklarını Korumaya Yönelik Kurallara" dayanıyor. Soruyu senin için adım adım, sanki bir ders anlatıyormuş gibi açıklayalım.

Neden Doğru Cevap "B" (İki Yıl)?

Sorunun özünde şunlar var: Devletin (Devlet Amme Alacağı) bir borçludan alacağı var. Borçlu, bu borcu ödemiyor. Hatta mahkeme veya vergi dairesi tarafından "mal beyan et" denmesine rağmen mal beyan etmiyor, ya da "malım yok" diyor ya da malı borcuna yetmiyor.

Bu durumda devlet, borçlunun geçmişte yaptığı bazı işlemleri iptal edebilir. Yani borçlu, borcunu ödememek için malını başkasına bedelsiz (bağış) vermişse veya çok ucuza satmışsa, devlet bunları geri alabilir.

6183 Sayılı Kanun'un 10. maddesine göre; borçlu, ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru en fazla 2 yıl içinde yaptığı bağışlamalar ve bedelsiz tasarruflar (hediye verme, miras bırakma gibi) hükümsüzdür.

  • Mantığı şudur: Borçlu borcunu ödemek yerine son 2 yıl içinde malını başkasına vermişse, bu işlem devlet nezdinde geçersiz sayılır ve devlet bu malları tahsil edebilir. Bu süre 2 yıldır.

Bu yüzden doğru cevap B) İki'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Bir: Süre çok kısadır. Kanun, borçlunun son 1 yıl içindeki işlemlerini değil, daha geniş bir zaman dilimini (2 yılı) kapsayarak alacağın tahsilini güvence altına almıştır.
  • C) Üç, D) Dört, E) Beş: Bu süreler 6183 sayılı Kanun'da bu madde için öngörülmemiştir. Eğer süre 3, 4 veya 5 yıl olsaydı, borçlular çok daha uzun süre boyunca malını başkasına verip devletten kaçabilirlerdi. Kanun koyucu, bu hakkı korumak için 2 yıl sınırını koymuştur.

(Not: Medeni Kanun'daki "İptal Davası" süresi genellikle 1 yıldır, ancak 6183 sayılı Kanun'da amme alacağı için bu süre 2 yıldır. Bu farkı bilmek çok önemlidir.)

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şunları bilmelisin:

  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: Özellikle 10. Madde (İptal Davası ve Mal Beyanı).
  • Amme Alacağının Tahsiline İlişkin İptal Davası Süresi: Borçlunun son 2 yıl içindeki bağış ve bedelsiz tasarruflarının hükümsüz sayılacağı kuralı.

Özetle: Borçlu borcunu ödememek için son 2 yıl içinde malını başkasına vermişse, devlet bu işlemleri iptal edip malı geri alabilir. Cevap B'dir.

Soru 5 · 2025/2 · Vergi Hukuku

Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde yer alan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre üçüncü kişilerle paylaşılabilen bilgilerin, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ve tüzel kişilerle paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına 0,35 kuruştan az olmamak üzere alınan bedele ne ad verilir?

  • A)Katılma payı
  • B)Harç
  • C)Şerefiye
  • D)Maliyet bedeli
  • E)Satınalma bedeli
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, sadece bu soruyu değil, benzer vergi ve idari işlemleri de anlamanı kolaylaştıracaktır.

1. Neden Doğru Cevap "A) Katılma Payı"?

Öncelikle sorunun anahtar kelimelerine bakalım: "Vergi Usul Kanunu'na göre üçüncü kişilerle paylaşılabilen bilgiler" ve "karşılığında alınan bedel".

Devlet kurumları (Gelir İdaresi Başkanlığı gibi), vergi mükelleflerine ait bilgileri sadece kendi içlerinde kullanmak zorunda değildir. Kanun, bu bilgileri başka kamu kurumlarıyla veya özel tüzel kişilerle (örneğin bankalar, sigorta şirketleri veya diğer kamu kuruluşları) paylaşabilir. Ancak bu paylaşım bedava yapılmaz; bir karşılık ödenir.

Buradaki mantık şudur:

  • Bilgiyi veren kurum (GİB), bilgiyi alan kuruma (örneğin bir belediye veya özel bir tüzel kişi) veri tabanı sorgusu veya dönen kayıt gönderir.
  • Bu işlem için bilgiyi alan kurum, GİB'e bir ücret öder.
  • Bu ücretin birim bedeli kanunla belirlenmiştir (soru metninde belirtildiği gibi 0,35 kuruştan az olamaz).
  • Bu ödenen bedel, bir vergi veya harç değil, paylaşımın karşılığı olarak kabul edilir.

Hukuki ve mali terminolojide, bir hizmetin veya bilginin paylaşılması karşılığında ödenen bu ücretin adı "Katılma Payı"dır. Yani, bilgiye erişen kurum, bu sisteme ve veri tabanına "katıldığı" için ödediği paydır. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçenekleri neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • B) Harç: Harçlar, belirli işlemlerin (evrak düzenleme, dava açma, tapu işlemleri vb.) yapılabilmesi için devlete ödenen ve genellikle işlem başına veya belge başına sabit bir tutar olan vergi türüdür. Soruda bahsedilen durum, bir "bilgi paylaşım bedeli"dir, harçtan farklı bir hukuki niteliği vardır. Harçlar genellikle "hizmet karşılığı" değil, "işlem yetkisi" için alınır.
  • C) Şerefiye: Şerefiye, genellikle bir iş yerinin veya dükkanın ticari değeri, konumu veya prestiji nedeniyle ödenen bir bedeldir. Bilgi paylaşımıyla hiçbir ilgisi yoktur.
  • D) Maliyet Bedeli: Bu, bir malın veya hizmetin üretim maliyetidir. Devletin bilgi paylaşım maliyetini karşılamak için aldığı bir ücretten bahsetmiyoruz; bu bir "katılım" ücretidir.
  • E) Satınalma Bedeli: Bu, bir mal veya hizmetin satın alınması için ödenen fiyattır. Burada bir mal satın alınmıyor, sadece bir veri tabanına erişim hakkı için "katılma" söz konusu.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK)'nun Bilgi Verme Yükümlülüğü ve Bilgi Paylaşımı ile ilgili hükümlerini bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • VUK Madde 24 ve 24/A: Vergi mükelleflerinin ve üçüncü kişilerin (bankalar, ticari işletmeler vb.) vergi dairesine bilgi verme yükümlülüğü.
  • Bilgi Paylaşımı Karşılığı Ödenen Ücretler: Devletin, diğer kamu kurumları veya tüzel kişilerle bilgi paylaşımı yaparken, bu kurumların ödediği ücretin hukuki niteliğinin "Katılma Payı" olduğu kuralı.

Özetle: Soru, "Devlet bilgileri başka yerlerle paylaşıyor, bu paylaşımdan para alıyor. Bu paraya ne denir?" diye soruyor. Cevap, bu paylaşıma katılanların ödediği Katılma Payı'dır.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2025/2 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasından yararlanmak için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son kaç yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerekir?

  • A)Bir
  • B)İki
  • C)Üç
  • D)Dört
  • E)Beş
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana konuyu anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden "B" (İki)?

Gelir Vergisi Kanunu'na (GVK) göre, vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi (yani vergi borcunun bir kısmının silinmesi veya indirilmesi) uygulamasından yararlanmak için belirli şartlar vardır. Bu şartlardan en önemlisi, mükellefin geçmişte de vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmiş olmasıdır.

Kanun koyucu, bu indirimden yararlanabilmek için şu kuralı getirmiştir:

  • İndirim hesaplanacak olan beyannamenin ait olduğu yıl ile birlikte, bu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi beyannamelerinin de kanuni süresinde verilmiş olması gerekir.

Özetle: Bugün 2024 yılı için beyanname veriyorsan ve indirim istiyorsan; 2024 yılına ek olarak 2023 ve 2022 yıllarına ait beyannamelerin de zamanında verilmiş olması şarttır. Yani geçmişe dönük 2 yıl kontrol edilir. Bu yüzden doğru cevap B şıkkı olan "İki"dır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Bir: Eğer sadece bir yıl (geçen yıl) kontrol edilseydi, mükellefin düzenli vergi ödeme alışkanlığı tam olarak ölçülemezdi. Kanun, daha uzun bir süreli uyumu şart koşar.
  • C) Üç, D) Dört, E) Beş: Kanun, vergi indirimi için geçmişe çok geriye gitmeyi (3, 4 veya 5 yıl) şart koşmamıştır. Bu kadar uzun bir süre, mükellefler için çok ağır bir yük olur ve kanun koyucu bunu kabul etmemiştir. Sadece en son 2 yıl dikkate alınır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu (GVK) Madde 193'ü ve "Vergi İndirimi" uygulamasını blemen gerekir.

Özellikle şunu ezberlemelisin: > Vergi İndirimi için, beyannamenin ait olduğu yıl ve o yıldan önceki son 2 yılın beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması şarttır.

Başarılar dilerim! Bu kuralı akılda tutarsan benzer soruları rahatça çözersin.

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz