2026/1 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2026/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2026/1 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi ücret geliri olarak vergilendirilmez?

  • A)Doktora muayenehanesinde ödenen ücret
  • B)Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesine yapılan ödeme
  • C)Sporcuya yapılan transfer ücreti
  • D)İşverene bağlı çalışana sağlanan menfaat ve ayın
  • E)Bilirkişiye ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaat
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap A? (Doktora Muayenehanesinde Ödenen Ücret)

Gelir Vergisi Kanunu'na (GVK) göre "ücret", bir işverene bağlı olarak çalışan bir personele ödenen para ve ayınlardır. Ancak burada çok önemli bir istisna vardır: Serbest meslek erbabı olanlar.

Bir doktorun kendi muayenehanesinde çalışması, onun bir işverene bağlı çalışan bir memur veya işçi olması anlamına gelmez. O, kendi işini yapan bir serbest meslek erbabıdır. Kendi muayenehanesinde hastalara hizmet verip ücret alması, Gelir Vergisi Kanunu'na göre "Serbest Meslek Kazancı" (GVK Md. 64) olarak değerlendirilir.

Dolayısıyla, bir doktora muayenehanesinde ödenen ücret, "ücret" değil, "serbest meslek kazancı"dır ve bu nedenle ücret geliri olarak vergilendirilmez. Bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden ücret geliri olduğunu kısaca inceleyelim:

  • B) TBMM Üyesine yapılan ödeme: Milletvekilleri, görevleri gereği bir işverene bağlı olarak çalışırlar ve aldıkları ödenekler, kanunen "ücret" olarak kabul edilir.
  • C) Sporcuya yapılan transfer ücreti: Sporcuların kulüplere transferi sırasında ödenen ücretler, sporcuların kulübe bağlı çalışması ve kulübün ondan hizmet alması nedeniyle "ücret" geliridir.
  • D) İşverene bağlı çalışana sağlanan menfaat ve ayın: Bu, ücretin en temel tanımıdır. İşveren çalışanına para dışında (örneğin araba, ev, yemek) sağladığı menfaatler de "ücret" kapsamında vergilendirilir.
  • E) Bilirkişiye ödenen para, ayın ve menfaat: Bilirkişiler mahkemeler veya kurumlar tarafından görevlendirilir ve bu görevleri için aldıkları ücretler, Gelir Vergisi Kanunu'na göre "ücret" olarak kabul edilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu'nda "Ücret" ve "Serbest Meslek Kazancı" ayrımını iyi bilmelisin.

Özellikle şunu akılda tutmalısın: Bir mesleği icra eden kişi (doktor, avukat, mimar, mühendis vb.), kendi iş yerinde kendi hesabına çalışıyorsa, aldığı paralar "ücret" değil "serbest meslek kazancı"dır. Eğer aynı kişi bir hastane yönetimine bağlı olarak "çalışan doktor" olarak işe girerse o zaman ücret gelirine tabi olur. Soruda "Doktora muayenehanesinde" ifadesi geçtiği için bu kişinin kendi iş yerinde çalıştığı ve serbest meslek erbabı olduğu anlaşılır.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2026/1 · Vergi Hukuku

I. Vergi borcunun olmadığı II. Vergi borcunun kısmen ödendiği III. Verginin hukuka aykırı olduğu IV. Vergi tarhiyatının hatalı olduğu V. Vergi borcunun zamanaşımına uğradığı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yukarıdakilerden hangileri kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin itiraz sebepleri arasında yer alabilir?

  • A)I ve II
  • B)II ve III
  • C)I, II ve V
  • D)I, III ve V
  • E)II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku dünyasında çok önemli bir konuyu, yani "Ödeme Emrine İtiraz Sebepleri"ni sorguluyor. Doğru cevap C şıkkıdır.

Gelin bu konuyu adım adım, sanki bir sınıfta ders işliyormuşuz gibi açıklayalım.

1. Neden C Şıkkı Doğru? (Doğru Sebepler)

6183 sayılı Kanun'un 15. maddesi, vergi borcunu ödemek zorunda olan bir kişiye "Ödeme Emri" gönderildiğinde, bu kişiye itiraz edebileceği sadece 3 temel durumu tanımlar. Sorudaki maddeleri bu kanun maddesiyle eşleştirelim:

  • I. Vergi borcunun olmadığı: Eğer vergi borcunuz hiç yoksa, elbette itiraz edebilirsiniz. (Doğru)
  • II. Vergi borcunun kısmen ödendiği: Eğer borcun bir kısmını zaten ödediyseniz, geriye kalan kısmı ödemek zorunda kalmamanız için itiraz edebilirsiniz. (Doğru)
  • V. Vergi borcunun zamanaşımına uğradığı: Vergi borçları için belirlenen zamanaşımı süresi dolmuşsa, devlet artık bu borcu tahsil edemez. Bu durumda itiraz edebilirsiniz. (Doğru)

Gördüğünüz gibi, I, II ve V maddeleri Kanun'un 15. maddesinde açıkça sayılan itiraz sebepleridir. Bu yüzden C şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Hatalı Sebepler)

Diğer maddeler (III ve IV) neden itiraz sebebi olamaz?

  • III. Verginin hukuka aykırı olduğu: Vergi hukukunda "hukuka aykırılık" iddiası, doğrudan vergi dairesine itiraz edilecek bir sebep değildir. Eğer bir vergi kanununa aykırıysa, bu durum Vergi Mahkemesi'nde dava açma sebebidir. İtiraz usulü, sadece borcun varlığı, miktarı veya ödeme durumuyla ilgilidir.
  • IV. Vergi tarhiyatının hatalı olduğu: "Hatalı tarhiyat" ifadesi de çok genel bir kavramdır. Eğer tarhiyat hatası, borcun hiç olmaması (I. madde) veya eksik ödenmiş olması (II. madde) anlamına geliyorsa itiraz edilir. Ancak genel bir "hata" iddiası, Kanun'un 15. maddesinde sayılan özel durumlar dışındadır. Bu da mahkemeye gitmeyi gerektirir.

Özetle: Kanun, itiraz hakkını sadece "Borcun yokluğu", "Borcun kısmen ödenmiş olması" ve "Zamanaşımı" gibi somut ve net durumlara kısıtlamıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 15. Maddesini ezberlemeniz veya iyi anlamanız gerekir.

Kural Özeti: Bir kişiye ödeme emri tebliğ edildiğinde, sadece şu 3 durumda itiraz edebilir:

  • Borcun olmadığı,
  • Borcun kısmen ödenmiş olduğu,
  • Borcun zamanaşımına uğradığı.

Diğer tüm itirazlar (hukuka aykırılık, tarhiyat hatası vb.) Vergi Mahkemesi'nde dava açma yoluyla çözülür, doğrudan ödeme emrine itiraz yoluyla değil.

Başarılar dilerim! Bu kuralı iyi kavradığınızda, benzer soruları rahatlıkla çözebilirsiniz.

Soru 3 · 2026/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisinin vergilendirme süreci 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na tabi değildir?

  • A)Motorlu taşıtlar vergisi
  • B)Eğlence vergisi
  • C)Gelir vergisi
  • D)Katma değer vergisi
  • E)Gümrük vergisi
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "E" (Gümrük Vergisi)?

Buradaki en önemli kural şudur: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK), Türkiye'de iç vergileri düzenler. Yani, malın veya hizmetin Türkiye sınırları içinde üretildiği, tüketildiği veya dolaşımda olduğu durumlarda uygulanır.

Ancak Gümrük Vergisi, malın Türkiye'ye dışarıdan girmesi (ithal edilmesi) veya dışarı çıkması (ihraç edilmesi) durumunda ödenen bir vergidir. Gümrük vergisinin temelini oluşturan yasa 4458 sayılı Gümrük Kanunu'dur. Dolayısıyla, gümrük vergisi işlemleri VUK'un (Vergi Usul Kanunu) değil, Gümrük Kanunu'nun hükümlerine tabidir. Bu yüzden gümrük vergisi, VUK'a tabi değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların (A, B, C ve D) hepsi Vergi Usul Kanunu'na tabidir. Çünkü bunlar Türkiye içindeki ekonomik faaliyetlerle ilgilidir ve VUK'un genel hükümleri (beyanname verme, inceleme, ceza, defter tutma vb.) bu vergiler için de geçerlidir:

  • A) Motorlu Taşıtlar Vergisi: Türkiye içindeki araçların vergisidir, VUK hükümlerine tabidir.
  • B) Eğlence Vergisi: Eğlence yerlerindeki harcamalar üzerinden alınan vergidir, VUK'a tabidir.
  • C) Gelir Vergisi: Bireylerin ve kurumların kazançlarından alınan vergidir, VUK'un en temel uygulama alanlarından biridir.
  • D) Katma Değer Vergisi (KDV): Mal ve hizmetlerin Türkiye içindeki dolaşımında alınan vergidir, VUK hükümlerine tabidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Vergi Türlerinin Yasal Dayanağı" ve "VUK'un Kapsamı" konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin: VUK, Türkiye içindeki vergileri düzenler. Sınır kapılarında ödenen Gümrük Vergisi ise Gümrük Kanunu'na tabidir ve VUK'un dışındadır.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2026/1 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisi mükellefi değildir?

  • A)Kooperatif
  • B)Kollektif şirket
  • C)İktisadi kamu kuruluşu
  • D)Derneğe ait iktisadi işletme
  • E)Vakfa ait iktisadi işletme
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "Kollektif Şirket"?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na (KVK) göre, vergi mükellefiyeti şahıs veya kurum olmasına göre değişir. Kanun'un 1. maddesinde, kurumlar vergisine tabi olanlar şunlardır:

  • Kooperatifler (A şıkkı)
  • İktisadi kamu kuruluşları (C şıkkı)
  • Dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri (D ve E şıklarında belirtilen durumlar)
  • Şirketler ve ortaklıklar (Ancak burada çok önemli bir istisna vardır!)

Kanun, "Kollektif ve Komandit şirketler" ile "Adi ortaklıklar"ın kurumlar vergisi mükellefi olmadığını, bunların gelir vergisi mükellefi olduğunu açıkça belirtir.

Yani; bir şirketin adı ne olursa olsun, eğer o şirket Kollektif ise, bu şirketin kendisi vergi mükellefi değildir. Vergi, bu şirketin ortaklarına (şahıslarına) gelir vergisi olarak kesilir. Bu yüzden B şıkkı doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden "kurumlar vergisi mükellefi" olduğunu kısaca hatırlayalım:

  • A) Kooperatif: Kooperatifler, KVK'ya göre doğrudan kurumlar vergisi mükellefidir. (Yanlış şık)
  • C) İktisadi kamu kuruluşu: Devletin veya kamu kurumlarının ticari iş yapan birimleri, kurumlar vergisi öder. (Yanlış şık)
  • D) Derneğe ait iktisadi işletme: Bir derneğin kendisi vergi ödemeyebilir (kâr amacı gütmeyen), ancak derneğin iktisadi işletmesi varsa, bu işletme kurumlar vergisi mükellefi olur. (Yanlış şık)
  • E) Vakfa ait iktisadi işletme: Derneklerde olduğu gibi, vakfın iktisadi işletmesi de kurumlar vergisi mükellefiyetine tabidir. (Yanlış şık)

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti" konusunu ve 5520 sayılı Kanun'un 1. maddesini iyi bilmelisin.

Özet Kural:

  • Şirketler (Anonim, Limited, Sermayesi paylara bölünmüş komandit) -> Kurumlar Vergisi öder.
  • Kollektif ve Komandit Şirketler + Adi Ortaklıklar -> Gelir Vergisi öder (Kurumlar vergisi mükellefi değildir).

Bu ayrımı ezberlemek, SMMM stajı ve muhasebe dünyasında en sık sorulan temel kurallardan biridir. Başarılar!

Soru 5 · 2026/1 · Vergi Hukuku

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca vergiye tabi sözleşme süresinin uzatılması halinde damga vergisi asıl verginin hangi miktar veya nispetinde alınır?

  • A)Dörtte biri
  • B)Yarısı
  • C)İki katı
  • D)Dört katı
  • E)Aynı
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na dayanıyor ve sözleşme süresinin uzatılması durumunda ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini soruyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "E" (Aynı) Şıkkıdır?

Kanunun 10. maddesine baktığımızda, sözleşme süresinin uzatılması durumunda uygulanacak kural çok nettir:

> "Sözleşme süresinin uzatılması halinde, damga vergisi asıl verginin aynı miktar veya nispetinde alınır."

Buradaki mantık şudur: Sözleşme süresini uzatmak, sözleşmenin içeriğini veya miktarını değiştirmemek, sadece süresini uzatmaktır. Bu nedenle, sözleşmenin başlangıcında ödenen damga vergisi miktarı neyse, uzatma işlemi için de aynı miktar ödenir. Artı veya eksiltme yapılmaz, sadece "aynısı" alınır.

Bu yüzden doğru cevap E seçeneğidir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar, kanunda farklı durumlarda (örneğin sözleşme miktarının artırılması veya sözleşme süresinin baştan belirlenmemesi gibi) uygulanabilecek oranları karıştırmak için hazırlanmış tuzaklardır:

  • A) Dörtte biri: Bu oran, genellikle sözleşme süresinin baştan belirlenmemesi veya belirli bir durumun varlığı gibi özel durumlarda değil, ancak kanunda farklı bir bağlamda (örneğin bazı özel sözleşme türlerinde) söz konusu olabilir. Ancak sürenin uzatılması için geçerli değildir.
  • B) Yarısı: Bu oran, sözleşme süresinin uzatılması durumunda değil, sözleşme süresinin baştan belirlenmemesi durumunda veya bazı özel durumlarda uygulanabilir. Uzatma işleminde geçerli değildir.
  • C) İki katı: Bu oran, sözleşme süresinin uzatılması durumunda değil, sözleşme süresinin baştan belirlenmemesi durumunda veya sözleşme miktarının artırılması gibi durumlarda uygulanabilir.
  • D) Dört katı: Bu oran, sözleşme süresinin uzatılması durumunda değil, sözleşme süresinin baştan belirlenmemesi durumunda veya sözleşme miktarının artırılması gibi durumlarda uygulanabilir.

Özetle, diğer şıkların hepsi kanunda farklı senaryolar için öngörülen oranlardır ve "süre uzatma" durumuna uygulanmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Damga Vergisi Kanunu Madde 10'u ezberlemeniz veya iyi bilmeniz gerekir.

Kural Özeti:

  • Süre Uzatması: Asıl verginin aynısı alınır.
  • Süre Belirsizliği: Asıl verginin yarısı alınır.
  • Miktar Artırımı: Artan kısım için aynı oran uygulanır.

Sınavda "süre uzatması" ifadesini gördüğünüzde aklınıza hemen "aynı" gelmelidir. Bu kuralı iyi kavradığınızda benzer soruları rahatlıkla çözebilirsiniz. Başarılar dilerim!

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz