2019/1 YMM Revizyon Soruları ve Çözümleri

2019/1 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Revizyon dersinden çıkan 8 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum, ödenmiş sermeyesi 1.000.000Euro olan ve menkul kıymet yatırımı
alanında faaliyet gösteren yurt dışındaki (X) AŞ’nin 300.000Euro bedelli hisselerine 01.01.2016
tarihinden beri sahiptir.
(X) AŞ 2017 Yılı Kurumlar Vergisi Beyanı Tutar (Euro)
Ticari Bilanço Karı 1.250.000
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler 50.000
İstisna Kazançlar 400.000
Kurumlar Vergisi Matrahı 900.000
Hesaplanan Kurumlar Vergisi 216.000
Ödenecek Kurumlar Vergisi 216.000
İstisna kazançlar üzerinden yabancı ülke mevzuatı uyarınca kazancın elde edildiği tarih olan
06.06.2018 tarihinde 24.000 EURO kesinti yapılmıştır.
05.05.2018 tarihinde yapılan kar dağıtımı sonucunda mükellef kurumun elde ettiği
300.000Euro aynı tarihte Türkiye’ye transfer edilmiştir. Söz konusu paranın yarısını döviz
borçlarının ödenmesinde kullanılmak üzere vadesiz mevduat hesabında bekletildiği, diğer yarısının
da 31.12.2018 tarihinde yurt dışı borç ödemelerinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Mükellef kurum
2018 yılı yevmiye defterine aşağıdaki kaydı yapmıştır.
_________________05.05.2018____________________
102 Bankalar 1.530.000
640 İştiraklerden Temettü Gelirleri 1.530.000
Kurumlar Vergisinden İstisna Edilen Kazanç
_________________31.12.2018____________________
320 Satıcılar Hs. 1.125.000
102 Bankalar Hs. 1.125.000
_______________________________________________
(05.05.2018 tarihinde kur 1 Euro = 5,10 TL, 06.06.2018 tarihinde kur 1 EURO= 6,00TL,
Dağıtılan kar üzerinden kesinti, zorunlu karşılık vs. gibi başka bir kesinti dikkate almayınız.)

Komisyonun resmî cevabını gör

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-b maddesinde kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan iştirak kazançlarının kurumlar vergisinden müstesna olduğu belirtilmiş ve bu şartlar aşağıdaki gibi belirlenmiştir. -İştirak edilen kurumun anonim veya limited şirket niteliğinde bir kurum olması, -İştirak edilen kurumun kanuni ve iş merkezinin Türkiye’de bulunmaması, -İştirak payını elinde tutan kurumun, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %10’una sahip olması, -İştirak kazancının elde edildiği tarih itibarıyla, iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süre ile elde tutulması, -İştirak kazancının (kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler de dahil olmak üzere) iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az %15 oranında; iştirak edilen yabancı kurumun esas faaliyet konusunun finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında, gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması, -İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir. Buna göre; -Yurtdışında bulunan X A.Ş. anonim şirket niteliğindedir. -X A.Ş.nin kanuni ve iş merkezinin Türkiye’de olmadığı tespit edilmiştir. -Mükellef kurum X A.Ş.nin ödenmiş sermayesinin %30’una 1.1.2016 tarihinden beri sahiptir. -İştirak payı kesintisiz 1 yıldır elde tutulmaktadır. Vergi yükü: Vergi yükü, yurt dışındaki iştirakin bulunduğu ülkede ilgili dönemde tahakkuk eden ve kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler de dahil olmak üzere, toplam gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması suretiyle tespit edilecektir. Dağıtılabilir kurum kazancında istisnalar dikkate alınırken KKEG dikkate alınmaz. Yurt dışındaki iştirakin kazancı içinde istisna kazanç unsuru bulunması halinde, kazanca istisna uygulandıktan sonra bulunan matrah üzerinden hesaplanan vergi, vergi yükünün tespitinde dikkate alınacaktır. Toplam Vergi Vergi Yükü= Dağ. Kurum Kaz. + Toplam Vergi X A.Ş.nin 2017 yılı hesaplarına yansıttığı 400.000€ istisna kazançlar üzerinden hesaplanan 24.000€ nun vergi yükü hesaplamasında dikkate alınması gerekmektedir. Dağıtılabilir Kurum Kazancı(DKK): Yurtdışı iştirak tarafından elde edilen 1.250.000 TL’lik ticari bilanço karından ödenen vergilerin mahsup edilmesi gerekmektedir. Ayrıca DKK’nın hesaplanmasında istisna kazançlar dikkate alınırken KKEG dikkate alınmaz. Buna göre; DKK: Ticari Bilanço Karı- Vergiler DKK: 1.250.000- (216.000+24.000) =1.010.000 216.000+24.000 Vergi Yükü= 1.010.000 + 240.000 Vergi Yükü =%19,2 Yurt dışı iştirak kazancının kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması şartı da sağlanmaktadır. Ancak iştirak edilen şirketin esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye'de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması gerekmektedir. Verilerde Kurumlar Vergisi oranı % 20 dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. İştirak kazancının vergi yükünün % 19,2 olması ve iştirak edilen kurumun faaliyet konusunun menkul kıymet yatırımı olması sebepleriyle Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-b maddesinde belirtilen istisnadan yararlanması mümkün değildir. Konunun ayrıca KVK 33 üncü maddesi kapsamında da değerlendirilerek yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu yoluna gidilmesi gerekir. 5520 sayılı Kurumlar Vegisi Kanununun 33. Maddesinde “(3) Tam mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının % 25'ine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden elde ettikleri kâr payları üzerinden Türkiye'de ödenecek kurumlar vergisinden, iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki kâr payı dağıtımına kaynak oluşturan kazançlar üzerinden ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin kâr payı tutarına isabet eden kısmı mahsup edilebilir. Kazanca ilave edilen kâr payı, bu kazançlar üzerinden yurt dışında ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler dahil edilmek suretiyle dikkate alınır.” hükmü bulunmaktadır. Mükellef kurum tarafından 05.05.2018 tarihinde tahsil edilen bu tutar net tutardır. Bu tutarın brüte tamamlanarak gelir hesaplarına yansıtılması gerekmektedir. Söz konusu kazanca ilişkin yurtdışında ödenen vergilerin mahsup edilebilmesi için bu tutarın brüt olması gerekmektedir. Yurtdışında bulunana yabancı iştirak 216.000€ kurumlar vergisi ve 24.000€ istisnaya ilişkin kurumlar vergisi benzeri vergi ödemiştir. Mükellef kurumun iştirak oranı % 30 olduğu için ve kardan %30 pay aldığından yurtdışı iştirak tarafından ödenen bu vergilerin %30’nun mükellefin elde ettiği net kara eklenerek brüte tamamlanması gerekir. Buna göre; Kurumlar vergisi 216.000€ x 0,30= 64.800€ İstisna Kesinti Vergisi 24.000€ x 0,30= 7.200€ Toplamda mükellef kurum tarafından elde edilen 300.000€ ya eklenmesi gereken tutar 72.000€ olması gerekmektedir. Buna göre, mükellef kurum tarafından gelir hesaplarına yansıtılması gereken 372.000€ 5,10 kur üzerinden TL’ye çevrilerek 1.897.200 TL olarak gelir hesaplarına yansıtılması gerekmektedir. Dolayısıyla (1.892.200-1.530.000=) 367.200TL nin 2018 yılı ticari bilanço karına ilave edilmesi “Yurt dışında yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel sonuç hesaplarına intikali esnasındaki kur uygulanacaktır.” Mükellef kurum tarafından mahsup edilmesi gereken 72.000€ kazancın genel sonuç hesaplarına intikali esnasındaki kur olan 5,10 üzerinden hesaplanacaktır. Buna göre 72.000€’nun TL karşılığı 367.200 TL’dir Yurt dışı kazançlar üzerinden Türkiye'de tarh olunacak vergilere mahsup edilebilecek tutar, hiç bir surette yurt dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32’nci maddesinde belirtilen kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz. Dolayısıyla mükellef kurum bu oranı aşmadığından 367.200TL yi mahsup edebilecektir. Ayrıca mükellef 31.12.2018 tarihinde yurt dışına 150.000Euro borç ödemesi yapmıştır. Bu ödemeye ilişkin olarak yapmış olduğu kayıtta kur farkı hesaplamamıştır. Buna göre 150.000x(7,5- 5,10)=360.000TL Kur Farkı geliri hesaplaması gerekmektedir. Ödeme sırasında mükellef kurumun yapması gereken kayıt şu şekilde olmalıdır. ____________31.12.2018_______________________ 320 Satıcılar Hs. 1.125.000 102 Bankalar Hs. 765.000 Euro hesabı (1.500Eurox5,1) 646 Kambiyo Karları 360.000 ____________________________________________ Mükellef kurum ayrıca mevduat hesabında bulunan 150.000Euro yu dönem sonu kur ile değerlemesi gerekmektedir. Buna göre; Mükellef kurum 150.000x(7,5-5,1)= 360.000TL kambiyo karını da dönem kazancına ilave etmesi gerekmektedir. Açıklamalara göre mükellef kurum toplam (360.000+360.000=) 720.000TL kambiyo karını 2018 dönem karına ilave etmesi gerekmektedir.

Soru 2 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurumun dönem içinde yaptığı bazı işlemler aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.
a) Mükellef kurum ortağı dar mükellef (D) AŞ’ den 30.04.2017 tarihinde bir yıl vadeli
400.000 ABD doları borç almıştır. Bu borç 30.04.2018 tarihinde 96.000TL faizi ile
birlikte ödenmiştir. Mükellef kurum borcun ödendiği tarihte oluşan kur farkını faiz tutarı
ile birlikte gider hesaplarına yansıtmıştır.
b) Mükellef kurum iştiraki olan Türkiye’ de kurulu ve ana faaliyet konusuna uygun olarak
faaliyette bulunan (B) Bankasından 01.07.2018 tarihinde, 2 yıl vadeli 1.000.000 ABD
Doları kredi almıştır. Mükellef kurumun ödeyeceği toplam faiz tutarı 480.000TL dir.
Mükellef kurum ödeyeceği faiz tutarı ile kur farkını gider hesaplarına yansıtmıştır.
c) Mükellef kurumun ortağı tam mükellef (T) gerçek kişisinden 01.10. 2017 tarihinde alınan
800.000TL borç, 31.12.2018 tarihinde 90.000TL faizi ile birlikte ödenmiştir. Söz konusu
faiz mükellef kurum tarafından gider hesaplarına yansıtılmıştır.
(30.04.2017 tarihinde 1 ABD doları 3,30TL, 30.04.2018 tarihinde 1 ABD doları 4.50TL,
01.07.2018 tarihinde 1 ABD doları 4.50TL)

Komisyonun resmî cevabını gör

Kurumlar Vergisi Kanunun 12 nci maddesinde “(1) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır. (2) Yukarıda belirtilen karşılaştırma sırasında, sadece ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır. (3) Bu maddenin uygulanmasında; … b) Öz sermaye, kurumun Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş hesap dönemi başındaki öz sermayesini, ifade eder. … (5) Yukarıda belirtilen oranlar, borç veren ortaklar ve ortakların ilişkide bulunduğu kişiler için topluca dikkate alınır. “ hükmüne yer verilmiştir. Yine kurumlar vergisi kanunun 11/b bendinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamayacağını belirtmektedir. Tespit edilen hususlar bölümünde mükellef kurumun hesap dönemi başındaki öz sermayesi aşağıdaki gibi olacaktır. Öz sermaye = Net aktif – Borçlar =3.625.500-3.025.500 Öz sermaye =600.000 Soruya göre; 01.01.2018-30.04.2018 tarihleri arası ve 01.07.2017-31.12.2017 tarihleri arası 2 dönemde örtülü sermaye oluşmuştur. 01.01.2018-30.04.2018 tarihlerinde oluşan örtülü sermayeye ilişkin: Mükellef kurum ortağı gerçek kişiden alınan 800.000TL ile dar mükellef ortaktan alınan 400.000ABD doları örtülü sermaye hesaplamasında dikkate alınacaktır. Bu dönemde örtülü sermayenin 3 katını aşan borç örtülü sermaye sayılacaktır. Dar mükellef ortaktan alınan 400.000ABD doları için 31.12.2017 tarihindeki kur esas alınacaktır. Buna göre; 400.000x4,30=1.720.000+800.000=2.520.000 Öz sermayenin 3 katı 1.800.000TL olduğundan 01.01.2018-30.04.2018 tarihleri arasındaki örtülü sermaye tutarı (2.520.000-1.800.000=) 720.000TL olarak dikkate alınacaktır. Ortaklara isabet eden örtülü sermaye tutarları; Gerçek Mükellefe ilişkin 800.000/2.520.000x720.000 =228.500 Dar Mükellef Ortağa ilişkin 1.720.000/2520.000x720000 =491.500 Toplam =720.000 01.01.2018-30.04.2018 tarihleri arası hesaplanan faiz gideri: Dar mükellef ortağa isabet eden faiz tutarı 96.000/12x4 =32.000 Gerçek kişi ortağa isabet eden faiz tutarı 90.000/15x4 =24.000 01.01.2018-30.04.2018 tarihleri arası hesaplanan kur farkı gideri: 400.000x(4,5-4,30) =80.000 Mükellef kurumun 01.01.2018-30.04.2018 tarihleri arasında kullandığı 720.000TL örtülü sermaye nedeniyle kanunen kabul edilmeyen faiz gideri ve kur farkı tutarları aşağıdaki gibi Gerçek kişi ortağa ödenen faiz gideri = 228.500/800.000x24.000 = 6.855 Dar mükellef ortağa ödenen faiz gideri =491.500/1.720.000x32.000 = 9.144 Dar mükellef ortağa isabet eden kur farkı gideri =491.500/1.720.000x80.000 =22.860 Toplam =38.859 Kurumlar vergisi kanunu 11/1-b maddesi gereği 38.859TL gider olarak kabul edilmeyecektir. 01.07.2018-31.12.2018 tarihleri arasında oluşan örtülü sermayeye ilişkin: Bankadan alınan kredinin %50 si dikkate alınacak olup 1.000.000/2 =500.000Dolar örtülü sermaye hesabında dikkate alınacaktır. Buna göre bankadan alınan kredi 500.000x4.5=2.250.000 örtülü sermaye hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca gerçek kişi ortaktan alınan 800.000TL ile birlikte 2.250.000+800.000=3.050.000TL olacaktır. Mükellef kurumun dönem başı öz sermayesinin 3 katı 1.800.000TL olduğundan 3.050.000- 1.800.000=1.250.000TL örtülü sermaye tutarı olacaktır. Ortaklara isabet eden örtülü sermaye şu şekilde hesaplanacaktır. Gerçek kişi ortağa isabet eden 800.000/3.050.000x1.250.000 = 327.870 Bankaya isabet eden 2.250.000/3.050.000x1.250.000 = 922.130 Toplam =1.250.000 01.07.2018-31.12.2018 tarihleri arası hesaplanan faiz gideri Gerçek kişi ortağa isabet eden faiz gideri 90.000/15x6=36.000 Bankaya isabet eden faiz gideri 480.000/24x6=120.000 olması gerekir ancak borcun yarısı örtülü sermaye hesabında dikkate alındığından ortağa ödenen faiz gideri 120.000/2=60.000TL olarak dikkate alınması gerekmektedir. 01.07.2018-31.12.2018 tarihleri arası hesaplanan kur farkı gideri 500.000ABD doları için dönem sonunda hesaplanan kur farkı gideri 500.000x(4.80- 4.50)=150.000TL dir Mükellef kurumun 01.07.2018-31.12.2018 tarihleri arasında kullandığı 1.250.000TL örtülü sermaye nedeniyle kanunen kabul edilmeyen faiz gideri ve kur farkı tutarları aşağıdaki gibi Gerçek kişi ortağa ödenen faiz gideri = 327.870/800.000x36.000 = 14.750 Bankaya ödenen faiz gideri = 922.130/2.250.000x60.000 = 24.590 Bankaya isabet eden kur farkı gideri =922.130/2.250.000x150.000= 61.475 Toplam =100.815 Kurumlar vergisi kanunu 11/1-b maddesi gereği 100.815TL gider olarak kabul edilmeyecektir. 2018 yılında örtülü sermaye üzerinden ödenen toplam (100.815+38.859=) 139.674TL nin kurum kazancına ilave edilmesi gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanunun 12/7 nci maddesinde “ Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.” hükmü yer almaktadır. Buna göre; Gerçek kişi ortaktan alınan borca ilişkin ödenen faiz tutarı (14.750+6.855=) 21.605TL dir. Bu tutar dağıtılmış net kar payı sayılacak ve brüte tamamlanarak vergi kesintisi yapılacaktır. Brüt Kar Payı :21.605/0,85 = 25.418TL Kar Payı Stopajı :25.418x0,15= 3.813TL Dar mükellef kurumdan alınan borca ilişkin ödenen faiz tutarı 9.144TL dir. Bu tutar brüte tamamlanarak vergi kesintisi yapılacaktır. Brüt Kar Payı :9.144/0,85=10.758TL Kar Payı Stopajı :10.758x0,15=1.614TL Bankaya dağıtılmış sayılan kar payı tutarı vergi kesintisine tabi olmayacak iştirak kazancı istisnasından faydalanacaktır.

Soru 3 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum kayıtlarında yer almayan makine ve cihazlarını kayda almak için
30.08.2018 tarihinde 7143 sayılı kanuna göre hazırladığı beyanname ve eki envanter listesi ile
birlikte bağlı olduğu vergi dairesine bildirmiştir. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu
kıymetlerin mükellefçe belirlenen rayiç bedeli 600.000TL dir. Mükellef kurum kayda aldığı makine
ve cihazlarını KDV hariç 500.000TL bedel karşılığında satmıştır.(7143 sayılı kanuna göre beyan
esnasında hesaplanan KDV oranı yüzde 10) Konuya ilişkin olarak mükellef kurum kayda alma ve
satış işlemleri için şu kayıtları yapmıştır.
________________30.08.2018___________________
253 Tesis Makine ve Cihazlar 600.000
191 İnd. KDV 60.000
526 Özel Karşılık Hes. 600.000
360 Ödenecek Vergi ve Fon 60.000
___________________2018______________________
102 Banka Hs. 590.000
659 Diğer Olağan Gider ve Zarar 100.000
253 Tesis Makine ve Cihazlar 600.000
391 Hes.KDV 90.000
______________________/_______________________

Komisyonun resmî cevabını gör

7143 sayılı kanunun 6. Maddesinde; “MADDE 6- (1) İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır: a) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman ayrılmaz. b) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine, teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler. c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca beyan edilen; genel orana tabi makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden %10 oranı, indirimli orana tabi diğer makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası hükmü uygulanmaz. ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen değerinden düşük olamaz.” Hükümleri yer almaktadır. Buna göre makine ve cihazlara ilişkin beyanname verildiğinde yapılması gereken muhasebe kaydının şu şekilde olması gerekmektedir. ________________________/________________________ 253 Tesis Makine ve Cihazlar 600.000 689 Diğer Olağan Dışı Gid ve Zararlar 60.000 526 Demirbaş Makine ve Cihazlar 600.000 Özel Karşılık Hesabı (7143 sayılı Kanunun 6/1 md.) 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar 60.000 (Sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV) ________________________/________________________ Mükellef kurumun ayrıca söz konusu makine ve cihazları satmadan önce aşağıdaki kaydı yapması gerekmektedir. _____________________/__________________________ 526 Demirbaş Makine ve Cihazlar 600.000 Özel Karşılık Hesabı (7143 sayılı Kanunun 6/1 md.) 257 Birikmiş Amortismanlar 600.000 ______________________/_________________________ Yukarıda yapılan açıklamalara göre, mükellef kurum 2 nolu KDV beyannamesi ile beyan ettiği 60.000TL yi ilgili dönem KDV beyanlarından indirim konusu yapamaz. İndirim konusu yapamadığı 60.000TL yi gider olarak kurum kazancından indirmesi gerekmektedir. Ayrıca satış bedeli makine ve cihazın kayıtlı tutarından düşük olamaz. Bu nedenle 100.000TL gider yazılamaz. Dönem içerisinde gider yazılan bu tutarın kanunen kabul edilmeyen gider olarak dönem kazancına ilave edilmesi gerekmektedir. Ayrıca satış yapılmadan önce fon hesabı birikmiş amortismanlara devredilerek kapatılacağından tesis makine ve cihazın rayiç bedel üzerinden satış kaydı yapılmalı ve 600.000TL nin tamamı kurum kazancına ilave edilmelidir. Mükellef kurum 500.000TL üzerinden 90.000TL KDV hesaplamış olup, rayiç bedel üzerinden satış yapması gerektiğinden (100.000x0,18=)18.000TL KDV ile birlikte toplam hesaplaması gereken KDV’ nin 108.000TL olması gerekmektedir.

Soru 4 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum ürettiği bir kısım inşaat malzemelerini yurt dışına satmaktadır.
Ürettiği mallara yurt dışında müşteri bulması için Libya’ da faaliyet gösteren ve Türkiye’ de işyeri ve
daimi temsilcisi bulunmayan (Y) firması ile anlaşmıştır. Yapılan anlaşma gereğince (Y) firmasının
mükellef kurumun ürettiği mallara belli miktarda müşteri bulması karşılığında her yıl sonunda
50.000ABD Doları ödeme yapılacaktır. Belirlenen müşteri sayısına 30.11.2018 tarihinde ulaşılmış
olduğundan mükellef kurum 50.000 ABD Dolarını hesaplarına alarak dönem içi kayıtlarına
yansıtmıştır. Yıl sonunda 50.000 ABD Doları ödeme gerçekleştirilmiştir. Mükellef kurum bu
işlemlere ilişkin aşağıda yer alan kayıtları yapmıştır. (30.11.2018 tarihinde 1 ABD Doları= 4.60TL
dir)
_____________________30.11.2018______________________
631 Pazarlama Satış Dağ. Gid. 230.000
320 Satıcılar 230.000
_____________________31.12.2018_______________________
320 Satıcılar 230.000
102 Bankalar 230.000
____________________________________________________

Komisyonun resmî cevabını gör

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında; Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellef esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükmüne yer verilmiş, 3 üncü fıkrasında ise dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar sayılmıştır. Darmükellefin, mükellef kurumun ürettiği mallara yurt dışında müşteri bulma faaliyeti komisyonculuk faaliyetidir. Komisyon karşılığı müşteri bulma faaliyeti ise ticari kazançtır. KVK nın 30. Maddesinde “(1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır: a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri. b) Serbest meslek kazançları. c) Gayrimenkul sermaye iratları. ç) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları. d)(6745 sayılı kanunun 65 inci maddesiyle eklenen bent, Yürürlük: 07.09.2016) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden.” Hüküm bulunmaktadır. Söz konusu kanunun 30 maddesinde dar mükelleflere yapılan ödemeler üzerinden ticari kazanç üzerinden vergi kesintisi yapılacağı belirtilmemiştir. Yapılan açıklamalara göre yapılan ödeme üzerinden vergi kesintisi yapılmaması durumuna ilişkin eleştirilecek bir husus bulunmamaktadır. Ancak söz konusu firmanın vermiş olduğu hizmet müşteri bulma dışında 3. taraf üretimlerinin pazarlama hizmet komisyonunun, şirketinizin yurt içi ve yurt dışında üçüncü taraflara ürettirdiği ürünlerin satışını gerçekleştirmek pazarlama stratejisi yanında kalite-kontrol, ambalajlama, dizayn, logo çalışması vb. gibi teknik bilgiye dayalı hizmetlerin satın alınması karşılığında yapılan bir ödeme olsaydı, Gelir Vergisi Kanunu 65 inci maddesi kapsamında serbest meslek kazancı niteliğinde değerlendirilmesi ve bu hizmetler karşılığı ödenen komisyon bedelleri üzerinden KVK 30/1-b maddesi gereğince % 20 oranında vergi kesintisi yapılması gerekirdi. Mükellef kurum dönem sonunda ödeme yaptığında kur farkından kaynaklanan tutarı (50.000x4,8-4,6=)10.000TL yi pazarlama satış ve dağıtım giderleri hesabının borcunda izlemesi gerekmektedir. Buna göre mükellef kurumun 31.12.2018 tarihinde yapmış olduğu ödeme kaydı şu şekilde olması gerekmektedir. ______________31.12.2018_____________________ 320 Satıcılar 230.000 760 Pazarlama Satış ve Dağıtım Gid. 10.000 102 Bankalar 240.000 _____________________________________________ Buna göre mükellef kurumun 10.000TL yi dönem kazancından indirmesi gerekmektedir. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden Yapılan Değerlendirmeler Katma Değer Vergisi Kanunun; 1/1 Maddesinde, Türkiye’de Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin verginin konusuna girdiği,

  • maddesinde, hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler

olarak tanımlandıktan sonra bu işlemlerin bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebileceği belirtilmiştir. 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye’ de yapılmış olması için hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasının gerektiği belirtilmiştir. Yurt dışı firmanın elde ettiği kazanç ticari kazançtır. Dolayısıyla hizmet olarak değerlendirilmediği için Türkiye’ de faydalanma hususuda söz konusu değildir. Buna göre; yurt dışındaki firmanın müşteri bulma faaliyeti Türkiye’ de yapılmadığından mükellef kurum hakkında eleştirilecek herhangi bir hususta bulunmamaktadır.

Soru 5 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum, kat karşılığı inşaat uyarınca üçüncü şahıslara ait arsa üzerinde
konut projesi yapan müteahhit firmaya taşeronluk hizmeti vermek üzere taahhütte bulunmuştur.
Yapılan görüşmeye göre 20 dairelik inşaatın kalıp işlerini mükellef kurum üstlenecek ve işe 2017
yılında başlayıp 2018 yılında işi tamamlayacaktır.
Müteahhit firma yapılan iş karşılığında mükellef kuruma herhangi bir nakit ödemede
bulunmayacak olup, inşaatın teslim edilme aşamasına gelmesi ile birlikte yapılan iş karşılığı 2
daireyi mükellef kuruma vermeyi taahhüt etmiştir.
Kalıp işi 2018 yılında tamamlanmıştır. Söz konusu işle ilgili olarak taşeron firmanın
yüklendiği direk maliyetler 2017 yılı için 1.000.000TL, 2018 yılı için 500.000TL, genel idare
giderlerden bu işe düşen pay ise 2017 yılı için 100.000TL, 2018 yılı için 150.000TL olarak
hesaplanmıştır. Mükellef kurum söz konusu inşaat için yüklendiği KDV leri indirim konusu
yapmıştır.
İnşaat 2019 yılında tamamlanmış olup, 2 adet daire arsa sahipleri tarafından mükellef
kuruma emlak vergisi beyan değeri olan 500.000TL üzerinden teslim edilmiştir. Mükellef kurum
temsilcisi söz konusu dairelerin satış fiyatının belli olmaması nedeniyle 2018 yılında yaptıkları işe
ilişkin herhangi bir fatura düzenlemediklerini bildirmiştir.
Diğer veriler;
- Mükellef kurumun kalıp işine benzer başkaca bir faaliyeti bulunmamaktadır.
- Müteahhit firma başka bir iş nedeniyle söz konusu bina için 2018 yılında takdir
komisyonuna başvurmuş olup takdir komisyonu 1 adet daire fiyatını 900.000TL olarak
belirlemiştir.
- İnşaata ilişkin yapı ruhsatı 2013 yılında alınmıştır. Dairelerin brüt alanı standart 139
m2’dir.
- Daire teslimlerinde KDV oranı %1’dir.

Komisyonun resmî cevabını gör

Sorudan mükellef kurumun, bağımsız bölüm karşılığında kat karşılığı inşaat işi yapan müteahhit firmaya kalıp işi taahhütünde bulunduğu ve işe 2017 yılında başlanarak 2018 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesinde; "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir." hükmüne yer verilmiştir. Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için; a) Faaliyet konusu inşaat ve onarma işi olması b) İnşaat ve onarım işi birden fazla yıla sirayet etmesi c) İnşaat ve onarım işi resmi veya özel taahhütlere bağlı olarak yapılması Özel inşaatlar esas itibariyle (kat karşılığı inşaat işleri dahil) Gelir vergisi Kanunu 42. madde kapsamında değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla mükellef kurumun kat karşılığı inşaat işi yapan firmaya sözlü taahhüte bulunarak iş yapması ve işe 2017 yılında başlanarak 2018 yılında bitirilmiş olması dahi bu işin niteliğini değiştirmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla, söz konusu inşaat işinin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesiyle düzenlenen birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 15.01.2018 tarih ve 45228 sayılı özelgede de, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat işi yapan firmaya verilen taşeronluk hizmeti karşılığında daire alınması durumunun yıllara yaygın inşaat olarak değerlendirilemeyeceğini belirtilmiştir. Ayrıca mükellef kurumun yaptığı iş, yıllara sari inşaat ve onarma işi niteliğinde olsa bile, bu işin karşılığı nakden veya hesaben yapılan bir ödeme olmadığı için (ayni bir ödeme yapıldığından) yine stopaj yapılması söz konusu değildir. (Cevaplar değerlendirilirken işin gerekçeleri ile birlikte yıllara yaygın inşaat işi olarak değerlendirilmesi halinde de puanlama yapılacaktır.) Örnek olayımıza mükellef kurum yapacağı iş karşılığında söz konusu firmadan 2 adet daire almaktadır. Dolayısıyla yapılacak iş karşılığında bir mal alınmaktadır ki bu işlem trampa olarak isimlendirilmektedir. Trampa veya değiş tokuş işleminin en önemli özelliği, işlemin karşılığının para olarak değil mal ve hizmet olarak belirlendiği için, tarafların bu işlemleri nedeniyle düzenleyecekleri faturalarda işlem bedeli olarak emsal bedelini dikkate almaları gerekmektedir. Emsal bedele ilişkin VUK 267 ve KDVK 27 maddelerinde açıklama getirilmiştir. VUK 267 de emsal bedeli, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlanmıştır. Emsal bedel tespiti, ortalama fiyat esası, maliyet bedeli esası ve takdir esasına göre yapılmaktadır. Birinci sıra olan ortalama fiyat esasına ilişkin olarak soruda herhangi bir belirleme yapılmamıştır. VUK 267 de maliyet bedeli esası, emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelinin tespit edileceği bildirilmektedir. Buna göre mükellef kurumun maliyetleri bilinmektedir. Ancak genel idare giderlerden pay verme konusunda Vergi Usul Kanununda (madde 275) ihtiyarilik varken KDVK’ da (madde 27) maliyete ekleme konusunda zorunluluk vardır. Bulunacak bedelin KDV açısından da geçerli olması için genel idare giderlerinden maliyete düşen payı dikkate almak yerinde olacaktır. Dolayısıyla mükellef kurum VUK 267 ye göre ikinci sırada yer alan maliyet bedeli esasını atlayarak takdir komisyonu kararını dikkate alamaz. Ticari kazançlarda tahakkuk esası geçerli olduğundan işin tamamlanması ile kazanç 2018 yılının kazancı olması gerekmektedir. Katma değer vergisi kanununa göre malın teslimi ve hizmetin ifası ile katma değer vergisinin doğduğu anlaşılmaktadır. VUK 231’e göre de faturanın mal teslimi ve hizmet ifasından itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir. Mükellef kurum tarafından yapılan iş, hizmet işi olduğundan KDV oranı %18 olarak dikkate alınması gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre mükellef kurum işi bitirdiğinde maliyet bedeli esasına (VUK 267/2) göre (1.750.000x1,05=) 1.837.500TL üzerinden ayrıca %18 KDV (1.837.500x0,18) 330.750TL toplam 2.168.000TL fatura düzenlemesi gerekmektedir. Buna göre mükellef kurumun 1.837.500TL yi 2018 dönem kazancına ilave etmesi gerekmektedir.

Soru 6 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurumun defter kayıtlarından POS cihazı ile yapmış olduğu satışlarına
ilişkin bilgiler şu şekildedir.
Dönem (2018) Tutar (TL)
Mart 250.000
Mayıs 625.000
Ağustos 750.000
Kasım 1.100.000
Mükellef kurum yetkilisi konuya ilişkin olarak “POS cihazları ile yapmış olduğumuz
çekişlerimizin tamamı bir şekilde bizi tanıyan ve maddi olarak zor durumda olan kişilere yardım
amacıyla verdiğimiz paraların POS cihazını kullanarak güvence altına alınmasıdır. Bu işlemden
dolayı herhangi bir komisyon geliri elde etmedik. Bankaların uyguladığı faiz oranları çok yüksek
olduğu için bu kişilerin mağdur olmamaları için insani bir görev olarak bu POS cihazlarından
çektiğimiz tutarları kart sahiplerine nakit olarak verdik. POS çekişleri ile KDV beyanlarımızın
uyumlu olması içinde KDV hesaplamadan ilgisi olmayan kişilere bu faturaları düzenledik. Aynı
şekilde maliyetlerimizi de ayarlamak için bu tutarda KDV siz fatura temin ettik. POS çekiş tutarlarını
hasılat olarak KDV siz temin ettiğimiz fatura tutarlarını da maliyet olarak kayıtlarımıza aldık.
Dolayısıyla vergi kanunları açısından herhangi bir hazine zararına neden olmadık” şeklinde ifade
etmiştir.
Mükellef kurum adına kayıtlı olduğu tespit edilen POS cihazını kullananlarla görüşülmüş
olup bu kişilerin tamamı özetle “Söz konusu işlemleri ticari bir alışveriş karşılığında yapmadım.
Kredi kartı borçlarımı ertelemek ve nakit ihtiyacımı karşılamak amacıyla yaptım. Elimde şu anda
size ibraz edebileceğim herhangi bir belge bulunmamaktadır. İlgili firma POS çekiş tutarından %3
faiz hesaplayıp kalan kısmı bana nakit olarak ödedi.” şeklinde ifadede bulunmuşlardır.
Bankalar POS cihazı işlemlerinden dolayı mükellef kurumdan yüzde 1 kesinti yapmaktadır.

Komisyonun resmî cevabını gör

Mükellef kurum pos cihazları ile Mart ayında 250.000-TL, Mayıs ayında 625.000- TL, Ağustos ayında 750.000-TL ve Kasım ayında 1.100.000-TL olmak üzere toplam 2.725.000-TL işlem gerçekleşmiş ve mükellef kurum temsilcisi bu işlemlerin üzerinden komisyon kesildikten sonra kalan tutarın kredi kartı sahiplerine nakit olarak iade edildiğini beyan etmiştir. Kredi kartı sahipleri ise yaptıkları işlem üzerinden %3 komisyon ödediklerini beyan etmişlerdir. Mükellef kurumun yaptığı bu işlemin kurumlar vergisi, katma değer vergisi, bankacılık sigorta ve muameleleri vergisi ve vergi usul kanunu hükümleri açısından değerlendirilmesi a) Kurumlar Vergisi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Devamlı ve mutat meslek halinde, faiz veya her ne ad altında olursa olsun, bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle ödünç para verme işiyle uğraşan veya ödünç para verme işlerine aracılık eden ve kendilerine faaliyet izni verilen gerçek kişilere ikrazatçı denilmektedir. İkrazatçılık yapmak üzere izin almadan, faiz veya her ne ad altında olursa olsun, bir ivaz karşılığı veya ipotek almak suretiyle, ödünç para verme işlerinin yapılması veya bu işlerin meslek ittihaz edilmesi ise tefecilik olarak kabul edilmiştir. Gelir Vergisi Kanunu 104 seri nolu tebliğde borç para verenlerin bu işi devamlı olarak yapmaları halinde elde edecekleri kazancın ticari kazanç olduğunu belirlemiştir. Örnek olayımızda devamlılık oluşturacak şekilde borç para verme gerçekleştiğinden elde edilen kazanç ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, mükellef kurumun pos makinaları üzerinden gerçekleştirdiği toplam 2.725.000TL işlem bedeli üzerinden % 3 komisyon geliri hesaplayıp bankalar tarafından kesilen %1 komisyon giderini de düştükten sonra kalan (2.725.000x0,02=) 54.400-TL kazancın 2018 yılı ticari bilanço karına eklenmesi gerekmektedir. b) BSMV ve KDV Yönünden Yapılan Değerlendirme: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28’incimaddesi ve mülga 90 sayılı KHK ve 87 seri nolu Gider Vergileri Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca verilen finansman hizmeti esas itibariyle BSMV’nin konusuna girmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 13.12.2012 tarihinde yürürlüğe girmesiyle idarenin, tefecileri BSMV mükellefi olarak vergilemesine dayanak teşkil eden 90 sayılı KHK yürürlükten kaldırılmış ve bu konu ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme yapmamıştır. Mükellef kurum finansman hizmetini birden fazla dönem ve farklı kişilere verdiği için bu işi sürekli yaptığı kabul edilecektir. Gider Vergileri Kanunu’nun 28’inci maddesinin 2’nci fıkrasında banka muamele ve hizmetlerini esas iştigal konusu olarak yapanlar da banker olarak değerlendirilmiş ve bu faaliyetleriyle ilgili BSMV mükellefi olacakları belirtilmiştir. Ancak 87 nolu gider vergileri tebliğinde idare “esas iştigal konusu” kavramının bu işlemleri ilgili kanunlarla yetkilendirilmek veya izin verilmek suretiyle yürütenleri ifade ettiğini belirtmiştir. Dolayısıyla yetki belgesi alanların 6802 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen işlemleri “esas iştigal konusu” olarak BSMV’ ye tabi olacak, bunlar dışındakilerin aynı fıkrada belirtilen işlemleri “esas iştigal konusu” olmadığından KDV’ye tabi olacaktır. Ayrıca, idarenin 90 sayılı KHK yürürlükten kalktıktan sonra 87 nolu Gider Vergileri tebliğindeki görüşünü koruması durumunda tefecilerin KDV mükellefi olarak vergilendirilmesi Bu açıklamalar ışığında, mükellef kurumun borç para verme işlemi esas iştigal konusu olarak değerlendirilmediğinden elde etmiş olduğu komisyon geliri (2.725.000TLx0,03=81.750) üzerinden dönemler itibariyle %18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir. Komisyon Hesaplanan Dönem Tutar (A) Geliri KDV (B)=Ax0,03 (C)=Bx0,18 Mart 250.000 7.500 1.350 Mayıs 625.000 18.750 3.375 Ağustos 750.000 22.500 4.050 Kasım 1.100.000 33.000 5.940 Toplam 2.725.000 81.750 14.715 (Söz konusu olayı BSMV veya KDV yönünden değerlendiren adayların cevapları tutarlı ve gerekçeli açıklamalar eşliğinde doğru kabul edilecektir) c) Vergi Usul Kanunu ve Sahte Belge Yönünden Yapılan Değerlendirme: Mükellef kurum yapmış olduğu tefecilik faaliyetini gizlemek için fatura düzenlemiş ve bu tutar kadar fatura temin etmiştir. Düzenlenen ve temin edilen fatura tutarlarının aynı olması ve her iki faturanın da KDV siz olması nedeniyle vergisel yönden eleştirilecek bir husus yoktur. Ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 359. Maddesinde mükellef kurumun düzenlemiş ve temin etmiş olduğu faturalar sahte fatura olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle mükellef adına yapılacak tarhiyatlarda 3 kat vergi zıyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.

Soru 7 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum, herhangi bir mükellefiyeti bulunmayan (A) şahsına ait arsayı 10
yıllığına kiralayarak üzerine işyeri yapmayı ve yaptığı işyerini kira süresi sonunda bedelsiz teslim
etmeyi sözleşmeye bağlamıştır. Kira sözleşmesi 01.01.2018 tarihinde yapılmış olup, iş yeri inşaatı
10.10.2018 tarihinde tamamlanarak fiilen kullanılmaya başlanmıştır. İşyeri inşaatı için işletme
1.500.000TL harcama yapmıştır.
Mükellef kurum yaptığı inşaat işlerinden ortalama yüzde 10 kar elde etmektedir.
Mükellef kurum 1.500.000TL harcamayı dönem kayıtlarında “258 Yapılmakta Olan
Yatırımlar” hesabının borcunda izlemiş olup, KDV’ leri indirim konusu yapmıştır. 2018 yılında
başka herhangi bir kayıt yapmamıştır.

Komisyonun resmî cevabını gör

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanunun 70 inci maddesinde gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılmış ve maddede 8 bent halinde yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiştir. GVK 72 nci maddesinde de, gayrimenkul sermaye iratlarında gayrisafi hasılatın 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarı olduğu; ayın olarak tahsil edilen kiraların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrileceği; kiracı tarafından gayrimenkulü genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle arttıracak şekilde gayrimenkule ilave edilen kıymetlerin, kira müddetinin hitamında bedelsiz olarak kiralayana devrolunduğu takdirde, mezkur kıymetlerin kiralayan bakımından, bu tarihte aynen tahsil edilmiş sayılacağı, kıymetlerin emsal bedelinden düşük değerle devri halinde aradaki farkın bedelsiz devir sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Gelir Vergisi Kanunu 94 üncü maddesinde ise vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar sayılmış olup maddenin (5/a) bendinde 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden %20 oranında kesinti yapılacağı, 96 ncı maddesinde ise vergi kesintisinin, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, bu maddede geçen hesaben ödeme deyiminin, vergi kesintisine tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade ettiği, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, mükellef kurum ile arsa sahibi şahıs arasında akdedilen sözleşmeye istinaden binaların inşa edilmesi için yapılan harcamaların özel maliyet bedeli olarak dikkate alınması mümkün bulunmayıp, sözleşmeye göre yapılan binaların tamamlanıp fiilen kullanılmaya başlandığı tarih itibarıyla, söz konusu arsa üzerine bina yapılarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Buna göre; Mükellef kurum, kiraladığı arsa üzerine inşa ettiği bina ve tesisi, “fiilen kullanmaya başladığı” tarihte bina inşaatı harcamalarına, kâr marjı (soruda yüzde 10) ekleyerek bulacağı tutarı % 18 KDV’siyle bina yapım hizmeti olarak kiralayana yani mal sahibine fatura edecek ve %10 kar marjı ile oluşan kar 2018 yılı kurum kazancına ilave edilecektir. Mükellef kurum arsa sahibine fatura ettiği ancak tahsil etmediği tutarı “alacak olarak” kayıtlarına intikal ettirecek. Alacak tutarı işyerinin kullanılmaya başlandığı tarihi müteakip kalan kira süresine bölünmek suretiyle hesaplanan kısmının ilgili yıllar itibariyle alacak tutarından düşülerek safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca ilgili yıllar itibarıyla kira gideri olarak dikkate alınacaktır. Mükellef kurumun ilgili yıllar itibarıyla kira gideri olarak dikkate alınan tutarların arsa sahibi şahsa hesaben yapılan kira ödemesi olarak kabul edilmek suretiyle bu tutarlar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir. Ayrıca mükellef kurum tarafından inşa edilen bina ile ilgili olarak yüklenilen katma değer vergilerinin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde yıl aşılmamak şartıyla genel esaslara göre indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Buna göre mükellef kurumun işyerini fiilen kullanılmaya başlandığı tarihte yapması gereken muhasebe kaydı şu şekilde olmalıdır. __________________10.10.2018__________________ 127 Diğer Ticari Alacaklar 1.947.000 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar 1.500.000 391 Hes.KDV 297.000 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar 150.000 ______________________________________________ Ayrıca mükellef kurum 127 nolu hesaptaki alacak tutarını işyerini kullanmaya başladığı tarihten sonra kalan kira süresine (111 ay) bölerek her ay kira gideri olarak muhasebeleştirerek üzerinden vergi tevkifatı yapması gerekmektedir. Buna göre; Aylık kira gideri tutarı :1.947.000/11=17.540TL 2018 yılında mükellef kurumun kira gideri olarak dikkate alabileceği tutar (17.540x3=) 52.620TL dir. Bu tutar net kira ödemesi olarak kabul edilecek ve brüte iblağ edilerek üzerinden vergi kesintisi yapılması gerekmektedir. 52.620/0,85=61.905TL Buna göre mükellef kurumun 2018 yılında stopaj gelir vergisi olarak beyan etmesi gereken tutar 9.285TL olarak hesaplanmıştır. Damga Vergisi Kanunu yönünden mükellef kurum ile arsa sahibi arasında yapılan sözleşeme değerlendirildiğinde; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olacağı, 3 üncü maddesinde, damga vergisi mükellefinin kâğıtları imzalayanlar olduğu; 4 üncü maddesinde bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; 10 uncu maddesinde, belli para terimi, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği hükme bağlanmıştır. Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I-Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı bölümünde, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükmü yer almaktadır. Buna göre, damga vergisi doğabilmesi için sözleşmede “belli para” bulunması gerekmektedir. Mükellef kurum ile arsa sahibi arasında düzenlenen sözleşmede belli bir para belirlenmediğinden, söz konusu sözleşmenin damga vergisine tabi tutulması mümkün değildir.

Soru 8 · 2019/1 · Revizyon

Mükellef kurum, Batık Tic. ve San. AŞ'nin 120.000TL tutarında hissesine sahip ve
%25 oranında iştirakidir. Mükellef kurumun 28.06.2016 tarihinde iştirak ettiği söz konusu şirket
2017 yılında tasfiye kararı almış olup, tasfiye sürecini 27.06.2018 tarihinde tamamlayarak Ticaret
Sicilinden ve Vergi Dairesinden kaydını terkin ettirmiştir. Şirketin tasfiyesi 90.000TL zararla
sonuçlanmıştır. Mükellef kurum 120.000TL tutarındaki iştirakini gider olarak kayda almıştır.
Mükellef kurum temsilcisi konu hakkında“ Sermayesine iştirak ettiğimiz firmanın tasfiye sonucunda
zarar etmesi nedeniyle iştirak tutarını dönem kayıtlarımızda gider/zarar olarak kayıtlara aldık.
Ayrıca iştirakimizin tasfiye edildiğine ilişkin ticaret sicil belgesi firmamız için 213 sayılı VUK’ un
322. Maddesine göre kanaat verici belge niteliğinde olduğundan iştirakimizden alamadığımız
120.000TL tutarındaki alacağımızı gider yazmanın vergi kanunları açısından doğru olduğunu
düşünüyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Veriler:
2017 Dönem sonu döviz kurları 2018 Dönem sonu döviz kurları
1 ABD Doları :4,30TL 1 ABD Doları :4.80TL
1 EURO :5,00TL 1 EURO :7,50TL
-İhtiyaç duyulması halinde her türlü amortisman hesaplamalarında faydalı ömür 10 yıl olarak
dikkate alınması, amortisman usulü olarak normal amortisman yönteminin seçildiği kabul
edilmelidir.
- Soruda aksi belirtilmedikçe ihtiyaç duyulması halinde gelir/kurumlar vergisi oranı %20,
kurum/gelir stopaj vergi oranları %15, İnşaat taahhüt işlerinde stopaj oranı %3, KDV oranı %18,
BSMV oranı %5, Damga vergisi oranı %1 dir.
-Türkiye Cumhuriyeti ile diğer dış ülkeler arasında çifte vergiyi önleme anlaşması
bulunmadığı kabul edilmiştir.
-Soruda aksi belirtilmediği sürece mükellef kurumun 2018 yılında 2 nolu KDV beyannamesi
vermediği kabul edilecektir.
-Geçici vergiler ihmal edilecektir.
-Dönem içerisinde gelir ve gider hesaplarına alınan işlemlerin dönem sonu gelir ve gidere
aktarma ve yansıtma işlemlerinin yapıldığı kabul edilecektir.
İstenenler:
a) Tespitlere ilişkin olarak vergi kanunları ve ikincil mevzuata göre eleştirilecek bir hususun
bulunup bulunmadığını değerlendirerek gerekli hesaplamaları yapınız. Eleştirilen bir hususun
bulunması durumunda verginin türü, dönemi, matrah farkı ve hesaplanması gereken vergi farkı
tutarını belirtiniz. (1,3,5 inci sorular 6 puan, 2 nci soru 7 puan, 4,6,7 ve 8 nci sorular 5 puan)
b) Yapılan tespitleri dikkate alarak mükellef kurumun olması gereken 2018 hesap dönemi
kurumlar vergisi beyannamesini hesaplayınız ve ödenmesi gereken kurumlar vergisi tutarını
hesaplayınız. (5 puan)
CEVAPLAR
Değerlendirme sırasında, aday tarafından, cevap anahtarında belirtilenden farklı olarak verilen
cevaplar, yapılan değerlendirmelerin tutarlılığına ve gerekçelendirmelerine bağlı olarak
puanlandırılmıştır.

Komisyonun resmî cevabını gör

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kurumlar bir hesap dönemi içinde elde ettikleri kazancın safî miktarı üzerinden kurumlar vergisine tâbi tutulacaktır. Kazancın safi miktarının tespitinde GVK'nın 40. maddesinde ve KVK'nın 8. belirtilen giderleri indirim konusu yapabilecektir. GVK'nın 40. maddesi ile KVK'nın 8. maddesi incelendiğinde kurumların bir başka kurumun sermayesine iştirak etmesi ve iştirak edilen kurumun tasfiyeye girmesi dolayısıyla tasfiyenin zararla sonuçlanması durumunda iştirak edilen şirkete konulmuş olan sermaye payının geri alınamaması söz konusu olduğunda geri alınamayan sermaye paylarının kurum kazancının tespitinde gider veya zarar olarak indirilebilmesine dair bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Bir kurumun başka bir kuruma sermaye koymak suretiyle iştirak etmesinin temel amacı faaliyet kârını artırmaktır. İştirak edilen kurumun kar etmesi halinde sermaye koyan kuruma sermaye oranı kadar kar payı öder. Bu kar payı KVK’ na göre belli şartlarla vergiden istisna edilmiştir. KVK na göre bir kurum iştirak ettiği kurumun sadece kârına iştirak etmektedir. Dolayısıyla iştirak edilen kurumun bir kısım giderlerini kendi bünyesinde indirim konusu yapamadığı gibi iştirak edilen kurumun zarar etmesi halinde bu zarara da iştirak edilmesi söz konusu olmayacaktır. Yani, iştirak edilen kurumun tasfiye olması halinde alınamayan sermaye payları dolayısıyla oluşan zarar ticarî kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmadığı için gider veya zarar olarak ticarî kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayacaktır. Ayrıca soruda mükellef “iştirakimizin tasfiye edildiğine ilişkin ticaret sicil belgesi firmamız için 213 sayılı VUK’ un 322. Maddesine göre kanaat verici belge niteliğinde olduğundan iştirakimizden alamadığımız 120.000TL tutarındaki alacağımızı gider yazmanın vergi kanunları açısından doğru olduğunu düşünüyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. VUK' un 322. maddesinde "Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler." Hükmü yer almaktadır. VUK'un 322. maddesine göre bir alacağın değersiz bir alacak olarak kabul edilebilmesi için her şeyden önce ortada bir alacağın olması gerekmektedir. Mükellef kurumun tam mükellefiyete tâbi bir başka kurumun sermayesine iştirak etmesi bir alacak mahiyetinde değildir. Bu nedenle iştirak edilen şirketin tasfiye olması ve tasfiyesinin zararla sonuçlanması durumunda geri alınamayan sermaye paylarının değersiz alacak olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mükellef kurum tarafından geri alınması mümkün olmayan sermaye payının kurum kazancının tespitinde gider veya zarar olarak indirim konusu yapılması mümkün değildir. Mükellef kurum tarafından gider yazılan 120.000TL nin kanunen kabul edilmeyen giderlere ilave edilmesi gerekmektedir. 2018 YILI KURUMLAR VERGİSİ BEYANININ YENİDEN DÜZENLENMESİ Soru Yapılacak işlem Tutar (TL) 1.Soru Yurt dışı iştirak kazancının brüt tutarının ticari +367.200 bilanço karına ilave edilmesi gerekir. 1.Soru Kambiyo karının ticari bilanço karına ilave edilmesi +720.000 2.Soru Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz gideri kanunen +139.674 kabul edilmeyen giderlere eklenmesi gerekmektedir. 3.Soru 7143 sayılı Kanuna göre hesaplanan KDV nin ticari -60.000 bilanço karından indirilmesi gerekmektedir. 3.Soru 7143 sayılı Kanuna göre kayıtlı bedelden düşük +100.000 fiyata satılan makine için hesaplanan tutarın kanunen kabul edilmeyen giderlere ilave edilmesi 3.Soru 7143 sayılı Kanun kapsamında satılan makinanın +600.000 satış gelirinin ticari bilanço karına eklenmesi 4.Soru Kur Farkı Giderinin ticari bilanço karından -10.000 indirilmesi gerekmektedir. 5.Soru Taşeronluk hizmet bedelinin ticari bilanço karına +1.837.500 ilave edilmesi gerekmektedir. 6.Soru Pos Cihazlarından para kullandırma karşılığında elde +54.400 edilen hasılatın ticari bilanço karına ilave edilmesi 7.soru Kiralanan boş arsa üzerine yapılan iş yeri devrinden +150.000 elde edilen kazancın ticari bilanço karına ilave edilmesi gerekmektedir. 7.soru Kira Giderinin ticari bilanço karından indirilmesi -61.905 8.Soru İştirak edilen kurumun tasfiye edilmesi nedeniyle +120.000 gider yazılan iştirak tutarının kanunen kabul edilmeyen giderlere ilave edilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan tablodan mükellef kurumun ticari bilanço karına (367.200+720.000- 60.000+600.000-10.000+1.837.500+54.400+150.000-61.905=) 3.597.195TL nin ilave edilmesi gerekmektedir. Ayrıca kanunen kabul edilmeyen giderlere (139.674+100.000+120.000=) 359.674TL nin ilave edilmesi gerekmektedir. Buna göre mükellef kurumun olması gereken 2018 dönemi beyanları aşağıdaki gibi düzeltilmiştir. Tutar (TL) Ticari Bilanço Karı 8.530.500 İlave Edilmesi Gereken Kazanç Tutarı 3.597.195 Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler 400.000 İlave Edilmesi Gereken KKEG 359.674 Toplam 12.887.369 Yurt Dışı İştirak Kazancı 0 Geçmiş Yıl Zararı 130.000 Bağış ve Yardım (Makbuz karşılığında 400.000 kamuya yararlı derneğe yapılan bağış toplam tutarı=400.000TL) Matrah 12.357.369 Hesaplanan Kurumlar Vergisi 2.471.473 Yıl İçinde Kesinti Yoluyla Ödenen Vergiler 88.500 Yurtdışında Ödenen Vergi 367.200 Ödenen Geçici Vergi 1.550.000 Ödenmesi Gereken Kurumlar Vergisi 465.773 İade Edilecek Kurumlar Vergisi 0 Revizyon (2. Oturum) 27 Nisan 2019 Cumartesi – 18.45 (Sınav Süresi 2 Saat) CEVAPLAR 1.KAYIT DIŞI HASILATIN TESPİTİ:

  • Taşıma ve Bekleme Firesi

Cinsi Alış Miktarı Taşıma Firesi (% 3) Bekleme Firesi(% 3) Kalan Kayısı 8.000.000 KG 8000000*0,03= 240.000- (8000000-240000)*0,02= 7.604.800-KG KG 155.200-kg Vişne 8.900.000 KG 8900000*0,03= 267.000- (8900000-267000)*0,02= 8.460.340-KG KG 172.66-KG

  • Ayıklama ve Ham Meyve Firesi

Cinsi Önceki Aşama Ayıklama Firesi (% 5) Ham Meyve Ayrıştırma Kalan Kalan Mktar Firesi(% 3) Kayısı 7.604.800-KG 7604800*0,05=308.240- (7604800-308240)*0,03= 7.007.823,20- KG 216.736,80-KG KG Vişne 8.460.340-KG 8460340*0,05=423.017- 0,00-KG 8.037.323,00- KG KG

  • Çekirdek Firesi

Cinsi Önceki Aşama Yıkama Firesi (% 4) Çekirdek Firesi (Kayısı Kalan Kalan Miktar %30, Vişne %20) Kayısı 7.007.823,20- 7.007.823,20*0,04=280.313- (7.007.823,20-280.313)0,30 4.709.257,12- KG KG = 2.018.253,08-KG KG Vişne 8.037.323-KG 8.037.323*0,04=321.493- (8.037.323-321.493)*0,20= 6.172.664,00- KG 1.543.166,01-KG KG Yıkama firesinden ve çekirdek firesinden sonra 4.709.257,12-KG Kayısı ve 6.172.664-KG vişne parçalama ünitesine gönderilmiştir. Bu aşamada parçalamaya gönderilen vişne ve kayısı miktarları ile soruda verilen parçalama ünitesinde parçalanan meyve verilerini kıyaslamak gerekecektir. Ünite Adı Kapasite Çalışma Saati Toplam Parçalanan Meyve A-Ünitesi 6 Ton/Saat 500 Saat 6 Ton*500 Saat= 3000 Ton B-Ünitesi 9 Ton/Saat 700 Saat 9 Ton*700 Saat= 6300 Ton C-Ünitesi 12,5 Ton/Saat 730 Saat 12,50 Ton*730 Saat= 9125 Ton Toplam 18.425 Ton Kayıtlı alışlardan gittiğimizde ise parçalama ünitesine (4.709.257,12-KG Kayısı + 6.172.664,00-KG Vişne =10.881.921 kg / 1000= 10.881 Ton meyve sevk edildiği görülmektedir. Parçalama ünitesinde-değirmenlerde 18.425 Ton meyve parçalanmıştır. Bu durum mükellefin kayıtlı alışları yanında kayıt dışı meyve alışının da bulunduğunu göstermektedir. Kumaş Dönem Dönem İçi Üretimde Torba Başı Stok Alışlar Kalan kullanılan Adet 20.000 60.000 18.583 61.417 Torba envanterine göre preslerde kullanılan toplam torba miktarı 61.417 adettir. Bir torba 100 kg meyve almakta ve en az 3 defa kullanılmaktadır. Bu verilere göre preslenen meyve miktarı 61.417*100*3=18.425.100-KG / 1000=18.425 Ton meyvedir. Parçalama ünitelerinde parçalan meyve miktarı ile preslerde sıkılan meyve miktarı aynı olduğuna göre bu safhadan sonra üretimde kullanılan meyve miktarı 18.425*1000=18.425.000-KG kabul edilecektir. Soruda dağıtım anahtarı olarak kayıtlı mahsul alış miktarlarının kullanılacağı belirtilmiştir. Üretimde preslerde sıkılan18.425.000-kg meyvenin ne kadarının kayısı ne kadarının vişne olduğu kayıtlı meyve alış miktarına göre aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. Cinsi Kayıtlı Alım Miktarı Payı Üretimde Kullanılan Miktar Kayısı 8.000.000-KG 0,47 18425000*0,47=8.659.750-KG Vişne 8.900.000-KG 0,53 18425000*0,53=9.765.250-KG Toplam 16.900.000-KG 1,00 18.425.000-KG Presleme aşamasında ortaya çıkan yarı mamulün hesabı Cinsi Preslenen Meyve Miktarı Elde Edilen Meyve Şırası / litre Kayısı 8.659.750-KG 8.659.750*0,7= 6.061.825 Litre Vişne 9.765.250-KG 9.765.250*0,85= 8.300.462,50 Litre Toplam 18.425.000-KG Elde edilen vişne suyu şırasında %7 oranında saflaştırma-berraklaştırma firesi oluşmaktadır. 8.300.462,50-litre vişne şırasından %7 fire düşüldükten sonra (8.300.462,50,93=) 7.719.430 litre satışa hazır vişne suyu-meyve suyu elde edilmiştir. Elde edilen kayısı şırasına ise su asit ve şeker ilave edilmekte ve ortaya meyve nektarı çıkmaktadır. Sorudaki verilere göre 1 litre vişne nektarında % 5 asit, % 10 sıvı şeker ve % 35 saf su bulunmaktadır. Bu veriye göre 1 litre kayısı nekratında 0,50 litre kayısı şırası vardır. Elde edilen kayısı şırasını 0,50 litreye böldüğümüz zaman satışa hazır hale gelen meyve nektarı bulunur. Buradan yola çıkarak, 6.061.825 litre / 0,50= 12.123.650 litre satışa hazır hale gelen meyve nektarı bulunur. Yapılan hesaplamalara göre dönem içinde üretimden elde edilen vişne suyu 7.719.430 litre ve kayısı nektarı 12.123.650 litre bulunmuştur. Mükellef kurumun dönem içinde satılması gereken mamül miktarı ise aşağıda yer alan tablodaki gibidir. Dönem Başı Üretimde Dönem Sonu Satılması Gereken Mamul Cinsi Stok Gelen Stok Miktar Kayısı 100.000 Litre 12.123.650 lt 201.200 Litre 12.022.450 Litre Nektarı --- Vişne Suyu 400.000 Litre 7.719.430 lt 505.716 Litre 7.613.714 Litre

Mükellef kurum 2018 yılı boyunca üretmiş olduğu mamullerin %5’ini işçilere %5’ini ise yöre halkına ücretsiz dağıtmıştır. Yöre halkına dağıtılan miktarların işletmeden çekiş sayılarak hasılata ilave edilmesi gerekmekte olup, işçilere dağıtılan miktarın ise ücret kabul edilmesi gerekmektedir. Bu bölümde yöre halkına dağıtılan kısım kayıt dışı hasılatın içinde hesap edilecek, işçilere verilen kısım ise hasılattan çıkarılacaktır. Hasılata ilave edilmemesi gereken işçilere dağıtılan kısım aşağıda yer alan tabloda gösterilmiştir. Satılması Gereken M. İşçilere Ücretsiz dağıtılan Miktar Satılabilir Miktar (Kayısı )12.022.450 Litre 12.022.450*0,05=601.122,50-KG 11.421.327,50-KG (Vişne ) 7.613.714 Litre 7.613.714*0,05=380,685,70-KG 7.233.028,30-KG Mükellef kurumun dönem içi kayıtlı satışları ile satılması gereken mamül miktarı ve buna göre bulunan belgesiz satış miktarı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. Cinsi Kayıtlı Satış Satılması Gereken Fark (Belgesiz Satış) Kayısı Nektarı 5.000.000 Litre 11.421.327,50-KG 6.421,327,50 Litre Vişne Suyu 4.000.000 Litre 7.233.028,30-KG 3.233.028,30 Litre Mükellef dönem içinde 1 litre kayısı nektarını (7.500.000-TL/5.000.000-Litre) 1,50-TL’ye, 1 litre vişne suyunu (12.000.000-TL/4.000.000-Litre) 3,00-TL’ye satmıştır. Ortalama satış fiyatlarına göre belgesiz vişne suyu ve kayısı nektarından elde edilen kayıt dışı hasılat ise aşağıdaki gibi Cinsi Ortalama Satış Belgesiz Satış Kayıt Dışı Hasılat Fiyatı Miktarı Tutarı Kayısı Nektarı 1,50-TL/Litre 6.421,327,50 Litre 9.631.991,25-TL Vişne Suyu 3,00-TL/Litre 3.233.028,30 Litre 9.699.084,90-TL Toplam 19.331,076,15-TL 2.KAYIT DIŞI SATIN ALINAN MEYVELERİN MALİYETİNİN HESAPLANMASI: Soruya göre bir işçi 250-KG meyve toplaması karşılığında 50,00-TL gündelik almaktadır. Bir kg meyvenin toplama maliyeti 50/250=0,20-TL dir. Yine 1 ton meyvenin nakliyesi için 50,00-TL ödenmektedir. Bir kg meyvenin nakliye maliyeti 50/1000kg=0,05-TL dir. Buna göre maliyetler hesaplanırken kg başına 0,20-TL işçilik, 0,05-TL nakliye bedeli hesaplanması gerekmektedir. Üretim sürecinde 18.425.000-Kg meyve parçasının, parçalama ünitesi ve torbalarda işlem gördüğü tespit edilmiştir. Kayıtlı alış miktarları üzerinden dağıtım anahtarına göre meyve parçaları cinsine göre aşağıdaki gibi tespit edilmiştir. Cinsi Kayıtlı Alım Miktarı Payı Üretimde Kullanılan Miktar Kayısı 8.000.000-KG 0,47 18425000*0,47=8.659.750-KG Vişne 8.900.000-KG 0,53 18425000*0,53=9.765.250-KG Toplam 16.900.000-KG 1,00 18.425.000-KG 8.659.750-KG kayısı parçası ve 9.765.250-KG vişne parçası üretimde kullanıldığına göre geriye doğru fireleri eklediğimiz zaman satın alınan kayıtlı ve kayıt dışı meyve miktarlarını bulabiliriz. Parçalama ünitesinde kullanılan 8.659.750 kg kayısı parçasını geriye doğru randıman yaptığımız zaman (8.659.750/0,7/0,96/0,97/0,95/0,98/0,97=) 14.711.025,20-KG kayısı alınmıştır. Bu miktarın 8.000.000-kg’si belgeli, 6.711.025,20 kilogramı ise belgesizdir. Bir kg kayısı için 0,50-TL meyve bedeli, 0,25-TL işçilik ve nakliye bedeli, ödenmesi gerekmektedir. Bir kg kayısının işletmeye giriş maliyeti 0,75-TL dir. Belgesiz kayıt dışı satın alınan 6.711.025,20-KG kayısı için (6.711.025,20*0,75=) 5.033.268,90-TL maliyetlere ilave edilmesi gerekmektedir. Parçalama ünitesinde kullanılan 9.765.250-KG vişne parçasını geriye doğru randıman yaptığımız zaman (9.765.250/0,8/0,96/0,95/0,98/0,97=) 14.079.937-KG vişne satın alınmıştır. Bu miktarın 8.900.000-kilogramı belgeli, 5.179.937-Kilogramı ise belgesiz satın alınmıştır. Bir kg vişne için 0,80-TL meyve bedeli, 0,25-TL işçilik ve nakliye bedeli, ödenmesi gerekmektedir. Bir kg vişnenin işletmeye giriş maliyeti 1,05-TL dir. Belgesiz kayıt dışı satın alınan 5.179.937-KG vişne için (5.179.937-*1,05=) 5.438.933,85-TL maliyetlere ilave edilmesi Belgesiz alışlar nedeni ile maliyetlere ilave edilmesi gereken tutar (5.033.268,90-TL + 5.438.933,85-TL) 10.472.202,75-TL dir. Belgesiz alınan kayısı ve vişne miktarları oran orantı yöntemi ile de bulunabilmektedir. Aşağıda yer aldığı şekilde de sorunun çözümü oran ve orantı yöntemi ile mümkündür. 8.659.750-KG kayısı parçası ve 9.765.250-KG vişne parçası üretimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Buna göre; Kayıt dışı kayısı alış miktarının oran orantı yöntemi ile tespiti: 8.659.750-4.709.257=3.950.493-KG 8.000.000-KG 4.709.257-KG X-KG 3.950.493-KG _______________________________________ X=8.000.000*3.950.493/4.709.257 X=6.711.025-KG kayısı kayıt dışı alınmıştır. Kayıt dışı vişne alış miktarının oran orantı yöntemi ile tespiti: 9.765.250-6.172.664=3.592.586-KG 8.900.000-KG 6.172.664-KG X-KG 3.592.586-KG _______________________________________ X=8.900.000*3.592.586/3.592.586 X=5.179.937-KG vişne kayıt dışı alınmıştır. 3.BELGESİZ SATILAN KAYISI ÇEKİRDEĞİ HASILATININ TESPİTİ: Soruda mükellef kurumun kayısı çekirdeklerini düzenli aralıklarla bir kuruyemiş imalatçısına satmakta ve herhangi bir belge düzenlemediği belirtilmiştir. Mükellef kurum temsilcisi konu ile ilgili olarak; “Satmış olduğumuz kayısı çekirdeklerine herhangi bir belge düzenlemedik. Ayrıca geçmiş dönem olması nedeniyle satış fiyatını hatırlamıyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Çözümün önceki bölümünde belgeli ve belgesiz alınan toplam kayısı miktarının 14.711.025,20-KG olduğu bulunmuştu. 14.711.025,20-KG kayısıyı ileriye doğru randıman yaptığımız zaman elde edilen çekirdek miktarını (14.711.025,20- KG*0,97*0,98*0,95*0,97*0,96*0,3=) 3.711.321,50-kg kayısı çekirdeği elde edilmiş ve kayıt dışı satılmıştır. VUK 267. Maddesindeki ikinci sırada yer alan maliyet bedeli esası ise, emsal bedeli tespit edilecek malın maliyeti bilinir veya tespit edilirse, mükellef maliyet bedeline toptan satışlar için %5, perakende satışlar için %10 ilave ederek emsal bedeli tespit edilir denilmektedir. Dolayısıyla meyve alımı sırasında katlanılan maliyetlerin, çekirdek üretimine düşen kısmı tespit edilerek, belgesiz satılan çekirdek hasılatı tespit edilecektir. Mükellef kurum çekirdekleri imalatçıya toptan sattığı için maliyet bedeline %5 ilave etmek suretiyle bedel tespit edilecektir. Mükellef kurum dönem içinde 1 kg kayısı için 0,75-TL mahsul bedeli, toplama ve işçilik bedeli ödemektedir. 14.711.025,2-KG kayısı için (14.711.025,20*0,75=) 11.033.268,90-TL ödenmiştir. Bu maliyetin (3.711.321,50-kg/14.711.025,20=) 0,252282’lik kısmı çekirdek maliyetidir. Buradan çekirdeğin maliyetinin (11.033.268,90-TL*0,252282=) 2.783.495,15-TL olduğu sonucuna varılır. Toptan satışlara %5 ilave edilerek emsal bedeli bulunacaktır. Belgesiz kayısı çekirdeği satışından (2.783.495,15-TL*1,05=)2.922.669,90-TL hasılat elde edilmiştir. 4.DİĞER TESPİTLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 4.1.Mükellef Kurumun Ücretsiz Dağıttığı Meyve Suyundan Elde Ettiği Hasılatın Hesabı: Mükellef kurum yönetimi, 2018 hesap döneminde üretilen meyve sularının ve meyve nektarlarının % 5 lik kısmını yöre halkına, % 5 lik kısmını da fabrikasında çalışan işçilere olmak üzere toplam %10’nu ücretsiz olarak dağıtma kararı almış, bu karar 2018 hesap dönemi boyunca uygulanmıştır. Mükellef kurum bedelsiz dağıtılan toplam meyve suyu miktarının % 5’ini işçilere dağıtmıştır. İşçilere bedelsiz verilen bu ayınlar GVK’nın 61. Maddesi gereği ücrettir. Dolayısıyla işçilere dağıtılan miktar ücret olarak değerlendirilecek ve dönem maliyetlerine eklenecektir. Yöre halkına bedelsiz dağıtılan mamul ise işletmeden çekiştir. Dolayısıyla işletmeden çekilen miktarın ortalama perakende satış fiyatına göre hesaplanıp mükellef kurumun hasılatına eklenmesi gerekmektedir. Mükellef kurumun karşılıksız dağıttığı malların bedeli üzerinden KDV Kanununun 1 ve 3 maddesi gereğince vergi hesaplanması gerekmektedir. KDV Kanununun 27. Maddesine göre, ortalama satış fiyatı üzerinden bedel tespit edilecektir. 4.2.İşçilere Dağıtılan Bedelin Tespiti: Dağıtılan Miktar Ort. Satış Fiyatı Toplam Tutar Toplam KDV Kayısı N. 601.122,50-Litre 1,50-TL/Litre 901.683,75-TL 162.303,07-TL Vişne Suyu 380.685,70-Litre 3,00-TL/Litre 1.142.057,10-TL 205.570,28-TL Toplam 2.043.740,85-TL 367.873,35-TL İşçilere ayın olarak verilen KDV Dahil toplam 2.411.614,20-TL ücret üzerinden gelir vergisinin 94. Maddesi gereğince tevkifat yapılması gerekmektedir. Yapılacak gelir vergisi tevkifatı (2.411.614,20-TL net tutar kabul edilecek bu tutar brüte iblağ edilecek ve brüt tutar üzerinden tavkifat yapılacaktır) 2.411.614,20-TL/0,85=2.837.193,18-TL*0,15= 425.579,18-TL Gelir Vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, ayrıca Aralık dönemi KDV matrahına 2.043.740,85-TL nin eklenmesi gerekmektedir. 4.3.Mükellef Kurumun Meyve Posalarını Müstahsillere Ücretsiz Dağıtması: Mükellef kurum üretim sürecinde ortaya çıkan meyve posalarını müstahsillere geri vermektedir. Mükellef kurum temsilcisi, bu işlemin o yörede bir adet şeklinde uygulandığını, kendilerininde yörenin adetlerine uyarak posaları müstahsillere, satın aldıkları mahsul oranında geri verdiklerini beyan etmiştir. KDV Kanunun teslim başlıklı 2. Maddesinde “Kap ve ambalajlar ile döküntü ve tali maddelerin geri verilmesinin mutat olduğu hallerde teslim, bunlar dışında kalan maddeler itibariyle yapılmış sayılır. Bunların yerine aynı cins ve mahiyette kap ve ambalajlar ile döküntü tali maddelerin geri verilmesinde de aynı hüküm uygulanır” denmektedir. Dolayısıyla yöre çevresindeki adetlere göre posa teslimi matrahın dışında tutulacağı için üzerinden ayrıca kdv hesaplanmasına gerek bulunmamakta ve kurumlar vergisi matrahına dahil edilmemesi gerekir. 4.4.Mükellef Kurumun Müstahsillerin İşçilerine Verdiği Gündelikler: Mükellef kurum müstahsillerden satın aldığı meyvelerin toplatılması için müstahsillerin hesabına çalışan işçilerin yevmiyelerini ödemektedir. Meyve toplayan işçiler müstahsillerin hesabına çalıştığı için mükellef kurum ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla gelir vergisi yönünden yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. 4.5.Üretim Ünitesinde Çıkan Yangında Zayi Olan Tesisin Değerlendirmesi: Mükellef kurumun 12/12/2018 tarihinde fabrika binasında çıkan yangında üretim ünitesinin bir kısmı yanmış ve zararının tamamı sigorta şirketince karşılanmıştır. Yanan ünitenin faydalı ömrü 5 yıldır ve 01/01/2016 tarihinde KDV Dahil 1.100.000-TL’ye mal olmuştur. Vergi usul kanunu 329. Maddesine göre Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen zıyaa, uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına geçirilir. Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile zıyaa, uğrayan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kara ilave olunur. Zararın tamamı sigorta şirketince karşılandığı için kar veya zarara atılacak bir tutar bulunmamaktadır. Katma değer vergisi kanununun 30. Maddesine göre deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Çıkan yangın maliye bakanlığınca mücbir sebep ilan edilmediği için katma değer vergisi indirilemeyecektir. Katma değer vergisi genel uygulama tebliğine göre ise indirim konusu yapılan 100.000-TL KDV 5 yıla bölünecek ve kullanılmayan 2 yıla isabet eden kısmı ise indirilecek KDV hesaplarından çıkartılacaktır. Mükellef kurumun indirim konusu yaptığı 167.796,61-TL KDV tutarının 2 yıla isabet eden (167.796,61/5*2) 67.118,65-TL KDV tutarının ödenecek KDV sütununa ilave edilmesi Mükellef kurum 932.203-TL lik amortismana tabi iktisadi kıymetin 3 yıla isabet eden amortismanını gider olarak maliyet hesaplarına kaydedecek, kalan iki yıla isabet eden amortisman tutarını giderlerine konu edemeyecektir. (Gider yazılmayan zararlar karşılığında sigorta şirketinden alınan tazminat bedelinin gelir yazılıp yazılmaması hususu vergi mevzuatı açısından tartışmalı konular arasında yer almaktadır. Üretim ünitesi için sigorta şirketinden alınan bedelin gelir yazılmasına ilişkin verilen cevaplar doğru kabul edilecek, sigorta şirketinden alınan bedel için herhangi bir işlemden bahsedilmemesi de yine doğru kabul edilecektir.) 4.6.Danışmanlık Hizmeti ve İsim Listesi Ödemesi: Mükellef kurum, satış hacmini artırmak ve yeni pazarlara girmek için 2018/Aralık döneminde bir pazarlama şirketinden, yurtiçi ve yurtdışında meyve suyu tüketimi yüksek olan bölgelere yönelik, pazar araştırması ve müşteri listesi hizmeti satın almıştır. Mükellef kurum pazar araştırması için 20.000-TL, müşteri listesi için 50.000-TL olmak üzere, toplam 70.000-TL ödeme yapmış ve tamamını gider hesaplarına yansıtmıştır. Ödenen danışmanlık hizmeti pazarlama gideri olarak kayıtlara alınacak, isim listesi ise gayri maddi hak olarak aktife kaydedilecek ve 15 yılda itfa edilecektir. 50.000-TL/15= 3.333,00-TL’nin gider yazılmasına müsaade edilecek, 46.667,00-TL ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak dönem beyannamesine eklenecektir. 4.7.Müstahsillerden Belgesiz Alınan Meyveler: Mükellef kurumun yapılan randıman incelemesi neticesinde müstahsillerden belgesiz tarım ürünü satın aldığı tespit edilmiştir. Mükellef kurumun belgesiz satın aldığı meyveler için gelir vergisi kanunun 94/11-b Maddesine göre %4 oranında tevkifat yapması gerekmektedir. Cinsi Belgesiz Al. Mk Alış Fiyatı Toplam Tutar Tevkifat Tutarı Kayısı 6.711.025,20-KG 0,50-TL 3.355.512,60-TL 134.220,50-TL Vişne 5.179.937,00-KG 0,80-TL 4.143.949,60-TL 165.757,98-TL Toplam 7.499.462,20-TL 299.978,48-TL

  • VERGİ TÜRLERİ AÇISINDAN YAPILACAK İŞLEMLER:

5.1.Kurumlar Vergisi Yönünden Yapılması Gereken İşlemler: Brüt Satışlara Eklenmesi Gereken Hasılat Belgesiz Satış Hasılatı 22.253.746,05TL Bedelsiz Dağıtılan Mamuller 19.331.076,15TL Çekirdek Satışı 2.922.669,90TL Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler İsim Listesi nedeniyle Reddedilen Gider 46.667,00TL Maliyetlere Eklenmesi Gereken Tutar Belgesiz Alınan Mamul Maliyeti 10.472.202,75TL (13.309.395,93TL) İşçilere Ayın Olarak Verilen Ücret 2.837.193,18TL Kurumlar Vergisine Eklenmesi Gereken Tutar 8.991.017,12TL Ödenmesi Gereken Fark KV (%22) 1.978.023,77TL Vergi Zıyaı Cezası 1.978.023,77TL Özel Usulsüzlük Cezası Madde 353 120.000,00TL 1.320.000,00TL Mük. Madde 355 1.200.000,00TL 5.2.Katma Değer Vergisi Yönünden Yapılması Gereken İşlemler: Katma Değer Vergisi Matrahına Eklenmesi Gereken Tutarlar Belgesiz Satış Hasılatı Bedelsiz Dağıtılan 24.297.486,90TL Mamuller 21.374.817,00TL Çekirdek Satışı 2.922.669,90TL Hesaplanan KDV 4.373.547,64TL İlave Edilecek Kdv (Üretim Ünitesi) 67.118,65TL Fark Ödenecek KDV 4.440.666,25TL Vergi Zıyaı Cezası 4.440.666,25TL 5.3.Gelir Vergisi Yönünden Yapılması Gereken İşlemler: Gelir Vergisi 94. Maddesi Kapsamında Yapılması Gereken İşlemler Tevkifat Ödeme Tutarı Tutarı Ücret Sayılan Ödemeler (GVK 94/1) 2.837.193,18TL 425.579,18TL Belgesiz Satın Alınan Mahsuller (GVK 94/11-1) 7.499.462,20TL 299.978,48TL TOPLAM 725.557,66TL Vergi Zıyaı Cezası 725.557,66TL

Revizyon dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması