2013/8 KGK Bağımsız Denetçilik Türkiye Muhasebe Standartları Soruları ve Çözümleri

2013/8 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Türkiye Muhasebe Standartları dersinden çıkan 26 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdaki koşullardan hangisi yapılan işlemin finansal kiralama olduğunun bir göstergesi değildir?

  • A)Kiralanan varlığın mülkiyetinin kiralama süresi- nin sonunda kiracıya geçmesi
  • B)Kiralanan varlığın belirli bir ödeme ve belirli bir süre için kiracının kullanımına verilen sözleş- meler
  • C)Kiracıya, gerçeğe uygun değerinden çok daha düşük bir bedelle satın alma opsiyonu veril- mesi
  • D)Kira süresinin, kiralanan varlığın ekonomik ömrünün büyük bir bölümünü kapsaması
  • E)Kiralama sözleşmesinin başlangıcı itibarıyla, asgari kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin, en azından, kiralanan varlığın gerçeğe uygun değerine önemli ölçüde eşit olması
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B'dir. TMS 17'e göre finansal kiralama, risk ve getirilerin neredeyse tamamının kiracıya geçtiği kiralama türüdür. Şık B, sadece bir "işletme kiralama" tanımını içerir; belirli süre ve ödeme içeren sözleşmelerin otomatik olarak finansal kiralama olduğu söylenemez. Bu nedenle bu durum bir gösterge değildir.

Diğer şıklar ise TMS 17'in finansal kiralama göstergeleridir: A) Mülkiyetin devri, varlığın ekonomik faydasının kiracıya geçtiğini gösterir. C) Düşük satın alma opsiyonu, kiracının varlığı satın alması neredeyse kesin olduğu için finansal kiralama işaretidir. D) Ekonomik ömrün büyük bölümünü kapsaması, varlığın faydasının kiracıya aktığını gösterir. E) Bugünkü değerin gerçeğe uygun değere eşit olması, kiralamanın finansal nitelik taşıdığını kanıtlar.

Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama, risk ve getirilerin kiracıya geçtiği; işletme kiralama ise sadece kullanım hakkı verilen ve risklerin kiracıya geçmediği kiralama türüdür.

Soru 2 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

“Hizmet sunumuna ilişkin bir işlemin sonucu- nun güvenilir biçimde tahmin edilebildiği du- rumlarda, işlemle ilgili hasılat, işlemin bilanço tarihi itibarıyla ........ dikkate alınarak finansal tablolara yansıtılır.” Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden han- gisi gelmelidir?

  • A)Fatura tutarı
  • B)Peşin değeri
  • C)Tamamlanma düzeyi
  • D)İskonto edilmiş değer
  • E)Gerçeğe uygun değer
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Tamamlanma düzeyi'dir.

TMS 18 (Gelirler) standardına göre, hizmet sunumu gibi uzun vadeli işlemlerde, sonuç güvenilir şekilde tahmin edilebiliyorsa hasılat, bilanço tarihi itibarıyla işlemin tamamlanma düzeyine göre tanınmalıdır. Bu yöntem, işlemin süresince gerçekleşen maliyetlerin ve gelirlerin dönemlere adil bir şekilde dağıtılmasını sağlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Fatura tutarı: Fatura tarihi ile gelir tanınma tarihi aynı olmak zorunda değildir; fatura sadece bir ödeme talebidir.
  • B) Peşin değeri: Peşin değer, genellikle finansal kiralama veya taksitli satışlarda faiz unsuru ayrımı için kullanılır, gelir tanınma ölçütü değildir.
  • D) İskonto edilmiş değer: Bu kavram, nakit akışlarının bugünkü değerini hesaplamak için kullanılır, gelir ölçümünün temel prensibi değildir.
  • E) Gerçeğe uygun değer: Bu değerleme ölçütü, özellikle finansal araçlar ve stoklar için geçerlidir; hizmet gelirlerinde birincil ölçüt değildir.

Bilinmesi gereken kural: Hizmet gelirleri, sonuç güvenilir tahmin edilebiliyorsa, bilanço tarihindeki tamamlanma düzeyi esas alınarak dönemsel olarak tanınır.

Soru 3 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

“Bir fiyat karşılığı olup olmadığına bakılmaksı- zın, ilişkili taraf ile raporlayan işletme arasında kaynakların, hizmetlerin ya da yükümlülükle- rin transferidir.” tanımı aşağıdakilerin hangisi- ne karşılık gelmektedir?

  • A)İlişkili kişi
  • B)İlişkili kuruluş
  • C)Diğer ilişkili taraflar
  • D)İlişkili taraf açıklamaları
  • E)İlişkili tarafla yapılan işlem
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. TMS 24 "İlişkili Taraflarla İlgili Açıklamalar" standardının 4. maddesindeki tanımlar bölümüne göre, "İlişkili tarafla yapılan işlem", bir fiyat karşılığı olup olmadığına bakılmaksızın, ilişkili taraf ile raporlayan işletme arasında kaynakların, hizmetlerin veya yükümlülüklerin transferi olarak tanımlanır. Bu tanım, işlemin mahiyetini (transfer) vurgularken, bedelinin varlığı veya yokluğu tanımın bir parçası olmadığını netleştirir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) İlişkili kişi, tanımda belirtilen "transfer" eylemini değil, taraflar arasındaki "ilişki"yi ifade eden bir statü kavramıdır. B) İlişkili kuruluş, bir işletme türü olup işlem tanımını karşılamaz. C) Diğer ilişkili taraflar, kapsam dışı kalan veya özel durumları ifade eden genel bir terimdir, işlem tanımı değildir. D) İlişkili taraf açıklamaları, finansal tablolarda yapılan bilgi verme zorunluluğunu (disclosure) ifade eden bir süreçtir, işlemi değil.

Bilinmesi gereken kural: TMS 24'e göre, bedel ödenip ödenmediği önemli değildir; esas olan ilişkili taraflar arasında gerçekleşen kaynak, hizmet veya yükümlülük transferidir.

Soru 4 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi TMS 11 İnşaat Söz- leşmeleri standardına göre sabit fiyatlı sözleş- mede inşaat sözleşmesi sonucunun güvenilir biçimde tahmin edilebilmesinin şartlarından biri değildir?

  • A)Sözleşmeye yüklenebilecek inşaat maliyetleri- nin açıkça belirlenebilmesi ve güvenilir biçim- de ölçülebilir olması
  • B)Toplam sözleşme gelirinin güvenilir biçimde ölçülebilmesi
  • C)Sözleşmeye ilişkin ekonomik yararların işlet- meye akışının muhtemel olması
  • D)Sözleşmeye ilişkin olası risklerin tahmin edile- bilir olması
  • E)Sözleşme konusu işin bitirilmesi için gereken inşaat maliyetleri ile işin tamamlanma aşa- masının raporlama dönemi sonunda güvenilir biçimde belirlenebilmesi
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 11 (İnşaat Sözleşmeleri) standardına göre, sabit fiyatlı sözleşmelerde sonuçların güvenilir tahmini için dört temel şart aranır. Bu şartlar; toplam sözleşme gelirinin güvenilir ölçülebilmesi (B şıkkı), sözleşmeye yüklenebilecek maliyetlerin açıkça belirlenebilmesi (A şıkkı), ekonomik yararların işletmeye akışının muhtemel olması (C şıkkı) ve tamamlanma aşamasının güvenilir belirlenebilmesi (E şıkkı) şeklindedir.

D şıkkı olan "Sözleşmeye ilişkin olası risklerin tahmin edilebilir olması" ise bu standart şartlar arasında yer almaz. Standart, riskin tahmin edilebilirliğini doğrudan "sonucun güvenilir tahmini" için ayrı bir şart olarak listelemez; bunun yerine maliyetlerin ve tamamlanma oranının ölçülebilirliği üzerinden ilerler. Dolayısıyla D şıkkı, TMS 11’in getirdiği spesifik kriterlerden biri değildir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 11’e göre inşaat sözleşmesi sonucunun güvenilir tahmini için gelir, maliyet, ekonomik fayda akışı ve tamamlanma aşamasının ölçülebilirliği şarttır; riskin tahmin edilebilirliği bu dört temel kriterden biri olarak sayılmaz.

Soru 5 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdaki koşullardan hangisinin mevcut olması hâlinde taraflar, raporlayan işletme ile ilişkilidir?

  • A)İşletmenin ortakları
  • B)Tedarikçiler
  • C)Kamu hizmeti şirketleri
  • D)Finansman sağlayanlar
  • E)Devlet makamları ve mercileri
Çözümü göster — doğru cevap A

TMS 24 "İlişkili Taraflar Açıklamaları" standardına göre, ilişkili taraf tanımı, bir tarafın işletme üzerinde kontrol, ortak kontrol veya önemli etkisi olması veya aynı tarafın kontrol, ortak kontrol veya önemli etkisine sahip olması durumlarını kapsar. A şıkkındaki "işletmenin ortakları", işletmenin hissedarlarıdır ve genellikle işletme üzerinde önemli etki veya kontrol gücüne sahiptirler. Dolayısıyla, ortaklar ile işletme arasında TMS 24 kapsamında açık bir ilişki bulunur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkındaki tedarikçiler, sadece normal ticari ilişkiler içinde işlem yapan üçüncü taraflardır; C şıkkındaki kamu hizmeti şirketleri, işletmenin faaliyet gösterdiği sektördeki rakipler veya hizmet sağlayıcılardır, doğrudan kontrol ilişkisi yoktur; D şıkkındaki finansman sağlayanlar (bankalar vb.), kredi ilişkisi kurar ancak işletme üzerinde kontrol veya önemli etki sahibi olmazlar; E şıkkındaki devlet makamları ise, işletme üzerindeki kontrol veya önemli etkiyi doğrudan temsil etmez, sadece düzenleyici bir rol üstlenir.

Bilinmesi gereken kural: İlişkili taraflar, işletme üzerinde kontrol, ortak kontrol veya önemli etki gücüne sahip olanlar veya bu güçlere sahip olan kişilerin yakın aile üyeleridir.

Soru 6 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

DEF AŞ’nin 15 Mart 2010 tarihli özkaynakları aşağıdaki gibidir: Sermaye: 10.000 TL, Dönem Net Kârı: 36.000 TL, Geçmiş Yıllar Kârları: 54.000 TL. Ayrıca 15 Mart 2010 tarihinde DEF AŞ’nin net varlıklarının gerçeğe uygun değeri 110.000 TL’dir. ABC AŞ, DEF AŞ’nin hisselerinin % 40’ını 70.000 TL ödeyerek satın almıştır. Bu işlemde ortaya çıkan şerefiye tutarı ne kadardır?

  • A)30.000 TL
  • B)22.000 TL
  • C)26.000 TL
  • D)44.000 TL
  • E)28.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap C

TMS 27 ve TMS 28 standartlarına göre, bağlı ortaklık veya önemli etkide olan yatırımlarda şerefiye, elde edilen kontrolün veya önemli etkinin karşılığı ile elde edilen iştirak payının net varlık değerleri arasındaki farktır. Ancak bu soruda "önemli etki" (hisse %40) söz konusudur. TMS 28'e göre, önemli etkideki iştiraklerde şerefiye, satın alma bedeli ile iştirakin net varlıklarındaki payın gerçeğe uygun değeri arasındaki fark olarak hesaplanır.

Satın alma bedeli: 70.000 TL. DEF AŞ’nin toplam özkaynakları: 10.000 (Sermaye) + 36.000 (Dönem Kârı) + 54.000 (Geçmiş Kârlar) = 100.000 TL. ABC AŞ’nin %40 payı: 100.000 x %40 = 40.000 TL.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, TMS 31 veya TMS 28 uygulamalarında net varlık yöntemi ile değerleme yapılırken, iştirakin net varlıklarının gerçeğe uygun değeri esas alınır mı? Soruda DEF AŞ’nin net varlıklarının gerçeğe uygun değeri 110.000 TL olarak verilmiştir. Bu durumda ABC AŞ’nin %40 payının gerçeğe uygun değeri: 110.000 x %40 = 44.000 TL olur.

Şerefiye = Satın Alma Bedeli - Pay Edilen Net Varlık (Gerçeğe Uygun Değer) Şerefiye = 70.000 - 44.000 = 26.000 TL.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) 30.000 TL: Net varlık değeri olarak muhasebe kayıtları (100.000 TL) kullanılarak hesaplanmıştır (70.000 - 40.000). B) 22.000 TL: Hesaplama hatası veya farklı bir oran kullanımı sonucu oluşmuştur. D) 44.000 TL: Sadece iştirak payının gerçeğe uygun değeri verilmiş, şerefiye hesaplanmamıştır. E) 28.000 TL: Yanlış aritmetik işlem sonucudur.

Bilinmesi gereken kural: Önemli etkideki iştiraklerde şerefiye, satın alma bedeli ile iştirakin net varlıklarının gerçeğe uygun değerindeki pay arasındaki farktır.

Soru 7 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

“Bir işletmenin, doğrudan ya da dolaylı olarak yatırım yaptığı işletmenin oy hakkının yüz- de ........ ya da daha fazlasını elinde tutması durumunda, aksi açıkça ortaya konulamadığı sürece, söz konusu işletmenin önemli etkisi- nin bulunduğu kabul edilir.” Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

  • A)10
  • B)20
  • C)30
  • D)50
  • E)55
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. TMS 28 (İştirak Yatırımlarına İlişkin Standart), bir işletmenin doğrudan veya dolaylı olarak %20 veya daha fazla oy hakkına sahip olması durumunda, aksi açıkça kanıtlanmadıkça, söz konusu işletme üzerinde önemli etki bulunduğunu varsayar. Bu oran, yatırımcının işletmenin finansal ve faaliyet politikalarına katılma gücünü gösteren temel bir yasal varsayımdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) %10, önemli etki varsayımı için yetersizdir ve genellikle sadece önemli etki yoksa veya yatırımcı sadece finansal varlık olarak muhasebeleştiriyorsa geçerli olabilir. C) %30, %20’den yüksek olsa da, standarttaki başlangıç varsayım eşiği %20’dir; %30 özel bir eşik değildir. D) %50, kontrolün başladığı eşiği temsil eder, önemli etki değil. E) %55, yine kontrol veya mutlak çoğunluk ile ilgilidir, önemli etki varsayım eşiği değildir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 28’e göre, %20 ve üzeri oy hakkı, aksi kanıtlanmadıkça, önemli etki varlığına işaret eden varsayımsal bir eşiktir.

Soru 8 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Ekonomik açıdan dezavantajlı olan bir söz- leşmeye sahip bir işletmede bu durum nasıl muhasebeleştirilir?

  • A)Finansal tablolara yansıtılmaz.
  • B)Sözleşme gelirinden mahsup edilir.
  • C)Yükümlülük olarak finansal tablolara yansıtılır.
  • D)Mevcut yükümlülük karşılık olarak muhasebe- leştirilir ve ölçülür.
  • E)Mevcut yükümlülük koşullu borç olarak muha- sebeleştirilir ve ölçülür.
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 37 "Karşılıklar, Şartlı Borçlar ve Şartlı Varlıklar" standardına göre, ekonomik açıdan dezavantajlı sözleşmeler, işletmenin yerine getirilmesi için gereken maliyetlerin, sözleşmeden beklenen ekonomik faydalardan fazla olduğu durumlarda ortaya çıkar. Standart, bu tür sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin mevcut yükümlülük niteliğinde olduğunu ve karşılık olarak muhasebeleştirilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlar. Bu nedenle, işletme gelecekteki zararı karşılamak üzere bir karşılık ayırır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Finansal tablolara yansıtılmaz: Standart, zararı gizlemeyi değil, erken yansıtılmasını emreder. B) Sözleşme gelirinden mahsup edilir: Gelir ve giderler netleştirilemez, karşılık ayrı bir yükümlülük olarak gösterilir. C) Yükümlülük olarak finansal tablolara yansıtılır: Bu ifade genel olup, TMS 37’deki spesifik "karşılık" muhasebeleştirme yöntemini ve ölçümünü belirtmez. E) Mevcut yükümlülük koşullu borç olarak muhasebeleştirilir: Ekonomik dezavantajlı sözleşme, gerçekleşmiş bir yükümlülük olduğu için "şartlı borç" değil, "karşılık" kapsamındadır.

Bilinmesi gereken kural: TMS 37 uyarınca, gelecekteki zararı öngören ekonomik dezavantajlı sözleşmeler, mevcut yükümlülük olarak karşılık oluşturularak muhasebeleştirilir.

Soru 9 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi Kavramsal Çerçe- vede belirtilen faydalı finansal bilginin temel niteliksel özelliğidir?

  • A)Anlaşılabilirlik
  • B)Zamanında sunum
  • C)İhtiyaca uygunluk
  • D)Güvenilirlik
  • E)Karşılaştırılabilirlik
Çözümü göster — doğru cevap C

Türkiye Muhasebe Standartları’na (TMS) göre, finansal raporlamanın en üst düzey nitelikleri İlgililik ve Gerçeği Yansıtmadır. Soruda "temel niteliksel özellik" ifadesi, bu iki ana kategoriyi işaret eder.

C şıkkı (İhtiyaca uygunluk) doğrudur. Çünkü İlgililik, karar vericilerin mevcut veya tahmini durumları değerlendirmelerine ve geçmiş, mevcut veya gelecekteki olaylardan kaynaklanan kararları gözden geçirmelerine yardımcı olma yeteneğidir. Yani bilgi, kullanıcının ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A, B ve E şıkları (Anlaşılabilirlik, Zamanında sunum, Karşılaştırılabilirlik): Bu özellikler, bilgilerin faydalı hale gelmesini sağlayan destekleyici niteliklerdir, temel nitelikler değildir.
  • D şıkkı (Güvenilirlik): TMS çerçevesinde güncel terminoloji "Gerçeği Yansıtma"dır; ancak eski terminolojide güvenilirlik temel nitelik sayılsa da, "İhtiyaca uygunluk" (İlgililik) ile birlikte temel ikiliden biri olarak C şıkkı, sorunun odak noktası olan "faydalı bilginin temel özelliği" bağlamında en doğru ve tartışmasız cevaptır.

Bilinmesi gereken kural: Temel nitelikler İlgililik (İhtiyaca uygunluk) ve Gerçeği Yansıtma’dır; diğerleri destekleyici niteliktir.

Soru 10 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bir işletme 01.9.2012 tarihinde 27.000 TL + 4.860 KDV’ye bir taşıt satın almış ve kullanmaya başlamıştır. Söz konusu taşıtın amortisman oranının % 25 olduğu varsayıl- maktadır. TMS 16 Maddi Duran Varlıklar standardı esas alındığında ilk ve son yıla ait amortisman tutarları normal amortisman yöntemine göre aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  • A)İlk yıl 2.250 TL, son yıl 11.250 TL
  • B)İlk yıl 2.250 TL, son yıl 4.500 TL
  • C)İlk yıl 2.250 TL, son yıl 6.750 TL
  • D)İlk yıl 6.750 TL, son yıl 6.750 TL
  • E)İlk yıl 6.750 TL, son yıl 11.250 TL
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 16’ya göre, maddi duran varlıklar kullanıma başlandığı ayın sonundan itibaren amortismana tabi tutulur. Taşıt 01.09.2012’de kullanıma başladığı için ilk yıl (2012) sadece Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları için amortisman hesaplanır. Amortismana esas değer KDV hariç 27.000 TL’dir. Yıllık amortisman 27.000 x %25 = 6.750 TL’dir. İlk yıl için 4/12’si alınır: 6.750 x 4/12 = 2.250 TL.

Son yıl (2013) ise tam yıl olduğu için yıllık amortisman tutarı olan 6.750 TL hesaplanır. Ancak soruda "normal amortisman" ve şıklardaki son yıl tutarları incelendiğinde, TMS 16’da kalan değer yöntemi veya kullanım ömrü sonu değerinin sıfır olduğu varsayımıyla, son yıl tutarı ilk yıl gibi kalmaz. Burada kritik nokta, sorunun "son yıl" ifadesiyle muhtemelen ikinci yılı veya tam yılı kastetmesi değil, amortisman tablosunun sonucudur. Ancak resmi cevap B olduğuna göre, soruda bir kısıtlama veya farklı bir yorum (örneğin kalan değer yöntemi veya özel bir varsayım) olabilir. Fakat standart doğrusal amortismanla son yıl 6.750 TL olmalıdır. Resmi cevap anahtarı B (2.250 - 4.500) ise, bu durum genellikle kalan değer yöntemi veya farklı bir hesaplama hatası içerebilir. Ancak TMS 16’ya göre doğrusal yöntemde son yıl da 6.750 TL olmalıdır. Resmi cevap B ise, sorunun kaynağındaki "son yıl" ifadesiyle 2013 yılındaki kısmi bir durum veya hata kastedilmiş olabilir. Yine de, doğru yaklaşım: İlk yıl 2.250 TL’dir.

A) Son yıl tutarı yanlış. C) Son yıl tutarı yanlış. D) İlk yıl tutarı yanlış. E) İlk yıl tutarı yanlış.

Bilinmesi gereken kural: TMS 16’ya göre varlık kullanıma başlanan ayın sonundan itibaren amortismana tabi tutulur.

Soru 11 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi nakit akışı yaratma- yan işleme örnek olarak verilebilir?

  • A)Borçların özkaynağa dönüştürülmesi
  • B)Borçların ödenmesi
  • C)Duran varlık satışı
  • D)Alacak tahsilatı
  • E)Sermaye artışı
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Borçların özkaynağa dönüştürülmesi (örneğin tahvilin hisse senedine çevrilmesi), bilançoda bir varlık veya yükümlülük türünden diğerine geçiştir. Bu işlem, işletmenin kasasından veya bankadan herhangi bir nakit akışına neden olmaz. TMS 7 (Nakit Akış Tablosu) standartlarına göre, nakit ve nakit benzeri kalemler arasında gerçekleşmeyen işlemler nakit akış tablosunda gösterilmez. Bu nedenle bu işlem nakit yaratmaz veya tüketmez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Borçların ödenmesi, nakit çıkışına neden olduğu için nakit akışı yaratır. C) Duran varlık satışı, nakit girişi sağladığı için nakit akışı yaratır. D) Alacak tahsilatı, nakit girişi sağladığı için nakit akışı yaratır. E) Sermaye artışı, nakit girişi sağladığı için nakit akışı yaratır.

Bilinmesi gereken kural: Bilanço içi kalemler arasında gerçekleşen, nakit veya nakit benzeri varlıkların miktarını değiştirmeyen tüm işlemler nakit akışı yaratmaz ve nakit akış tablosunda doğrudan gösterilmez.

Soru 12 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi finansman faaliyetle- rinden kaynaklanan nakit çıkışı içinde rapor- lanır?

  • A)Devlete ödenen vergiler
  • B)Hisse senedi temini için yapılan nakit çıkışları
  • C)Başka bir işletmeye iştirak etmek için yapılan nakit çıkışları
  • D)Finansal kiralama sözleşmelerinden kaynakla- nan borç ödemelerine ilişkin nakit çıkışları
  • E)Finansal kurumların yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, işletmeler tarafından üçüncü kişilere verilen avanslar
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. TMS 7 (Nakit Akış Tabloları) standardına göre, finansman faaliyetleri işletmenin öz sermaye ve borçlanma kaynaklarından oluşan finansman yapısını değiştiren nakit akışlarını kapsar. Finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan borç ödemeleri, işletmenin borçlanma kaynaklı finansmanını azalttığı için doğrudan finansman faaliyetleri kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle D şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, vergiler genellikle faaliyet faaliyetleri olarak sınıflandırılır. B şıkkı, kendi hisse senetlerinin temini (ihraç) nakit girişi yarattığı için çıkış değil, giriş niteliğindedir veya geri alımlar ise özel bir durum olup genel kural değildir. C şıkkı, iştirak satın alması yatırım faaliyetleri kapsamındadır. E şıkkı, üçüncü kişilere verilen avanslar genellikle faaliyet veya yatırım faaliyetleri arasında değerlendirilir, finansman değildir.

Bilinmesi gereken kural: Borçlanma kaynaklı finansman yükümlülüklerinin (kredi, kira, bono vb.) geri ödemeleri, işletmenin finansman yapısını etkilediği için TMS 7 uyarınca finansman faaliyetleri olarak raporlanır.

Soru 13 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi işletme faaliyetlerinden kaynaklanan nakit girişi içinde raporlanmaz?

  • A)Satılan mallardan ve verilen hizmetlerden (satışlardan) elde edilen nakit girişleri
  • B)Alım satım amacıyla yapılanlar hariç, vadeli işlem sözleşmelerine ilişkin nakit girişi
  • C)Alım satım amaçlı elde bulundurulan sözleş- melerle ilgili nakit girişleri
  • D)Royalti, ücret, komisyon ve diğer hasılatla ilgili nakit girişleri
  • E)Sigorta şirketlerinin aldığı primler
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 7 (Nakit Akış Tablosu) standardına göre, işletmenin ana faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları, ana gelir elde etme faaliyetleriyle doğrudan ilişkilidir. Satışlardan elde edilen nakit (A), alım satım amaçlı sözleşmelerden gelen nakit (C), telif/ücret gibi hasılatlar (D) ve sigorta primleri (E), işletmenin temel işleyişine ait gelir kalemleridir. Bu nedenle bu kalemler faaliyet nakit akışı içinde raporlanır.

Ancak, alım satım amacıyla yapılmayan (yani uzun vadeli yatırım veya finansman amaçlı) vadeli işlem sözleşmelerine ilişkin nakit girişleri, işletmenin günlük ana faaliyetleri kapsamında değerlendirilmez. Bu tür işlemler genellikle yatırım veya finansman faaliyetlerine girer veya standart dışı özel durumlar oluşturur. Dolayısıyla, "alım satım amacıyla yapılanlar hariç" ifadesi, bu kalemin ana faaliyet akışından hariç tutulduğunu gösterir.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • A: Satışlar, ana faaliyetin temelidir.
  • C: Alım satım amaçlı sözleşmeler doğrudan faaliyet akışıdır.
  • D: Hasılat kalemleri faaliyet geliridir.
  • E: Sigorta primleri, sigorta şirketleri için ana faaliyet geliridir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 7’ye göre, sadece işletmenin ana gelir elde etme faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı nakit akışları "faaliyet nakit akışı" içinde gösterilir; yatırım veya finansman amaçlı vadeli işlemler bu kapsama girmez.

Soru 14 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

İşletme maliyet değeri 60.000 TL ve birikmiş amortismanı 20. 000 TL olan bir makinesini eskiyen teknolojisi nedeniyle satmaya karar vermiştir. Makinenin gerçeğe uygun değerinin 45.000 TL ve satış giderlerinin ise 1.000 TL olacağı belirlenmiştir. Bu işleme ilişkin yapılacak muhasebe kayıtla- rından birisi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Makineler 45.000 TL borç
  • B)Makineler 40.000 TL borç
  • C)Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar 44.000 TL borç
  • D)Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar 40.000 TL borç
  • E)Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar 45.000 TL borç
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 16’ya göre, bir sabit kıymet satışa hazır hale geldiğinde "Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar" hesabına aktarılır. Aktarım tutarı, gerçeğe uygun değerden satış giderleri düşülerek bulunan net tutar ile amortismana tabi tutulmuş değerden düşük olanıdır.

İşlem öncesi makinenin defter değeri 40.000 TL’dir (60.000 - 20.000). Gerçeğe uygun değer 45.000 TL, satış giderleri 1.000 TL olduğuna göre, net satış tutarı 44.000 TL’dir. Defter değeri (40.000 TL) ile net satış tutarı (44.000 TL) karşılaştırıldığında, daha düşük olan 40.000 TL tutarı esas alınır. Bu nedenle makine, 40.000 TL değerinden "Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar" hesabına aktarılır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Makineler hesabı borçlanmaz, alacaklanır. B) Makineler hesabı borçlanmaz, alacaklanır. C) Tutar 44.000 TL değil, defter değerine göre 40.000 TL olmalıdır. E) Tutar 45.000 TL değil, net satış tutarı veya defter değeri esas alınır.

Bilinmesi gereken kural: Satışa hazır varlıklar, defter değeri ile (gerçeğe uygun değer eksi satış giderleri) karşılaştırılarak düşük olan tutarla aktarılır.

Soru 15 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıkların ölçümü ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Maliyet değeri ile ölçülür.
  • B)Kullanım değeri ile ölçülür.
  • C)Gerçeğe uygun değer ile ölçülür.
  • D)Net gerçekleşebilir değer ile ölçülür.
  • E)Defter değerleri ile satış için katlanılacak mali- yetler düşülmüş gerçeğe uygun değerlerinden düşük olanı ile ölçülür.
Çözümü göster — doğru cevap E

TMS 5 "Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar ve Durdurulmuş Faaliyetler" standardına göre, bu varlıklar gerçeğe uygun değerinden satış için katlanılacak maliyetler düşülmüş tutar ile ölçülür. Ancak, bu tutarın defter değerinden düşük olması durumunda, varlık bu düşük tutara indirgenir. Yani ölçüm, "gerçeğe uygun değer eksi satış maliyetleri" ile "defter değeri" arasında daha düşük olanı esas alır. Bu nedenle E şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Maliyet değeri, TMS 16 gibi maddi duran varlıklar için geçerlidir, satış amaçlılar için değil. B) Kullanım değeri, duran varlıkların değer düşüklüğü testi için kullanılır, satış amaçlılar için değil. C) Gerçeğe uygun değer, satış maliyetleri düşülmeden tek başına ölçüm kriteri değildir. D) Net gerçekleşebilir değer, stoklar (TMS 2) için temel ölçüm kriteridir, TMS 5 için değil.

Bilinmesi gereken kural: Satış amaçlı elde tutulan varlıklar, defter değeri ile (gerçeğe uygun değer eksi satış maliyetleri) karşılaştırılarak, hangisi düşükse o tutarla ölçülür.

Soru 16 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Canlı varlıkların muhasebeleştirilmesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi / hangileri doğrudur? I- Canlı varlıklarından elde edilen tarımsal ürünler, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerlerinden satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür. II- Canlı varlığa ilişkin gelecekteki ekonomik faydaların muhtemel olmaması durumunda, bu varlıklar özkaynaklarda muhasebeleştirilir. III- Gerçeğe uygun değerin belirlenmesinde söz- leşme fiyatlarının esas alınması gereklidir.

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I ve III
  • D)II ve III
  • E)I, II ve III
Çözümü göster — doğru cevap A

TMS 41 Tarım, canlı varlıkların hasat noktasındaki ölçümünü düzenler. I. şık doğrudur; çünkü standart, hasat edilen tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerinden satış maliyetleri düşülerek ölçülmesini emreder. Bu, ürünün ilk muhasebeleştirilmesindeki temel ölçü temelidir.

II. şık yanlıştır; gelecekteki ekonomik faydaların muhtemel olmadığı durumlarda varlık tanımına uymaz ve bu nedenle özkaynaklarda değil, gider olarak muhasebeleştirilir veya değer düşüklüğü uygulanır. III. şık yanlıştır; TMS 41, gerçeğe uygun değerin belirlenmesinde sözleşme fiyatını esas almaz. Aksine, aktif piyasada varsa piyasa fiyatı, yoksa en iyi mevcut bilgi kullanılır; sözleşme fiyatı tek başına yeterli değildir.

Bilinmesi gereken kural: TMS 41’e göre tarımsal ürünler hasat anında, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerle ölçülür.

Doğru Cevap: A

Soru 17 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıdakilerden hangisi TMS 2 Stoklar stan- dardına göre stokların maliyeti içinde yer almamaktadır?

  • A)Vergi idaresinden iade alınabilecek vergiler
  • B)Yükleme boşaltma maliyetleri
  • C)Nakliye Giderleri
  • D)İthalat vergileri
  • E)Satın alma maliyeti
Çözümü göster — doğru cevap A

TMS 2’ye göre stokların maliyeti, satın alma maliyeti, dönüştürme maliyeti ve stokların mevcut konumlarına ve durumlarına getirilmesine ilişkin diğer maliyetleri içerir. Ancak, standart açıkça bazı giderlerin maliyete dahil edilmemesini şart koşar.

Doğru cevap A şıkkıdır. TMS 2.16 paragrafına göre, stokların maliyeti içinde vergi idaresinden iade alınabilecek vergiler yer almaz. Bu vergiler, stokların maliyetinden düşülür veya aktifleştirilmez; bunun yerine bir alacak olarak muhasebeleştirilir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • B) Yükleme boşaltma maliyetleri: Stokların mevcut konumuna getirilmesine doğrudan ilişkin olduğu için maliyete dahildir.
  • C) Nakliye Giderleri: Stokların satın alınarak işletmeye taşınması sırasında oluşan ve maliyete eklenen temel giderlerdir.
  • D) İthalat vergileri: İade edilemeyen ithalat vergileri, stokların maliyetine dahil edilir.
  • E) Satın alma maliyeti: Stok değerlemesinin temel unsuru olup maliyetin ana bileşenidir.

Bilinmesi gereken kural: İade alınabilir vergiler stok maliyetine dahil edilmez, aksine bir alacak olarak kaydedilir.

Soru 18 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

İnşaat sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Tamamlanma yüzdesi yönteminde, sözleşme geliri işin yapıldığı hesap dönemlerinin kâr veya zararında gelir olarak gösterilir.
  • B)Bir yüklenici sözleşme kapsamında gelecekte yapılacak işlere ilişkin maliyetler “yapılmakta olan işler “ adıyla bir yükümlülük olarak sınıf- landırılır.
  • C)Finansal tablolara yansıtılacak gelir ve gider- lerin belirlenmesinde sözleşmenin tamamlan- ma aşamasının baz alınması “tamamlanma yüzdesi yöntemi” olarak adlandırılır.
  • D)Tamamlanma yüzdesi yönteminde, sözleşme geliri, ulaşılan tamamlanma aşamasına kadar katlanılan inşaat maliyetiyle eşleştirilerek, bitirilen işle orantılı gelir, gider ve kârın rapor- lanması sağlanır.
  • E)Bir inşaat sözleşmesinin sonucu güvenilir biçimde öngörülebiliyorsa, inşaata ilişkin gelir ve maliyetler raporlama dönemi sonu itibariyle sözleşmeye konu işin tamamlanma aşaması esas alınarak, gelir ve giderler olarak finansal tablolara yansıtılır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. TMS 11 (İnşaat Sözleşmeleri) uyarınca, gelecekte yapılacak işlere ilişkin maliyetler bilançoda varlık olarak sınıflandırılır. Bu kalemler "Yapılmakta Olan İşler" hesabında izlenir ve şirketin sözleşme kapsamında hak ettiği bir varlığı temsil eder. Dolayısıyla bunların bir "yükümlülük" olarak gösterilmesi hukuka ve muhasebe prensiplerine aykırıdır.

Diğer şıkların analizine gelirsek: A şıkkı doğrudur; tamamlanma yüzdesi yönteminde gelir, işin yapıldığı dönemlerde kâr/zarar hesabında yansıtılır. C şıkkı doğrudur; gelir ve giderlerin belirlenmesinde tamamlanma aşamasının esas alınması yöntemin tanımıdır. D şıkkı doğrudur; yöntem, katlanılan maliyetle geliri eşleştirerek orantılı kârı raporlamayı amaçlar. E şıkkı doğrudur; sonuç güvenilir öngörülebildiğinde dönem sonu itibarıyla tamamlanma aşaması esas alınır.

Bilinmesi gereken kural: İnşaat sözleşmelerinde "Yapılmakta Olan İşler" hesabı, tamamlanmayan işlere ait maliyetleri gösteren bir varlık hesabıdır, yükümlülük değildir.

Soru 19 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 2 Stoklar Standardı uyarınca normal şart- larda birbirleri ile ikame edilemeyen stok ka- lemleri ile özel projeler için üretilen veya satın alınan mal veya hizmetlerin maliyeti aşağıdaki yöntemlerden hangisi ile belirlenir?

  • A)Üretim miktarı yöntemi
  • B)İlk giren ilk çıkar yöntemi
  • C)Son giren ilk çıkar yöntemi
  • D)Gerçek parti maliyeti yöntemi
  • E)Ağırlıklı ortalama maliyet yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap D

TMS 2’ye göre, birbirleriyle ikame edilemeyen stok kalemleri veya özel projeler için üretilen/satın alınan mal ve hizmetlerin maliyeti, Gerçek Parti Maliyeti Yöntemi ile belirlenir. Bu standart, benzersiz veya özelleştirilmiş ürünlerin maliyetinin, onlara özgü doğrudan maliyetler ve uygun bir dağıtım esasına göre atanmış dolaylı maliyetler toplamı olarak izlenmesini zorunlu kılar. Dolayısıyla D şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • A şıkkı yanlıştır; üretim miktarı yöntemi bir maliyet toplama yöntemi olup stok değerlemesi için TMS 2 tarafından kabul edilen bir yöntem değildir.
  • B şıkkı yanlıştır; İlk Giren İlk Çıkar (FIFO) yöntemi, ikame edilebilen benzer stok kalemleri için kullanılır, ikame edilemeyenler için değil.
  • C şıkkı yanlıştır; Son Giren İlk Çıkar (LIFO) yöntemi, TMS 2 tarafından açıkça yasaklanmış bir değerleme yöntemidir.
  • E şıkkı yanlıştır; Ağırlıklı Ortalama Maliyet yöntemi de ikame edilebilen stok kalemleri için geçerlidir, özel projeler için kullanılmaz.

Bilinmesi gereken kural: İkame edilemeyen stoklar ve özel projeler her zaman "Gerçek Parti Maliyeti" ile, ikame edilebilenler ise FIFO, LIFO (yasak) veya Ağırlıklı Ortalama ile değerlenir.

Soru 20 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 12 Gelir Vergileri Standardı uyarınca pasif kalemlerde indirilebilir geçici farklar nasıl oluşur?

  • A)Defter değeri, vergiye esas değere eşit ise
  • B)Defter değeri, vergiye esas değerden büyük ise
  • C)Defter değeri ≤ Vergiye esas değer ise
  • D)Defter değeri, vergiye esas değerden küçük ise
  • E)Defter değeri pozitif bir değer ise
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 12’ye göre, pasif kalemlerde indirilebilir geçici fark oluşabilmesi için defter değeri ile vergiye esas değerin karşılaştırılması esastır. Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? TMS 12.15 paragrafı uyarınca, bir varlık veya yükümlülüğün defter değeri ile vergiye esas değeri arasındaki farklar geçici farktır. Pasif bir kalemde (örneğin karşılık veya ertelenmiş gelir), defter değerinin vergiye esas değerden büyük olması, gelecekte vergi matrahını azaltacak tutarların oluşmasına neden olur. Bu durum, gelecekte vergi indirimi sağlanacağı anlamına gelir ve bu da indirilebilir geçici fark olarak tanımlanır. Dolayısıyla, defter değeri > vergiye esas değer koşulu sağlandığında indirilebilir geçici fark doğar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? A) Değerlerin eşit olması fark oluşturmaz, dolayısıyla geçici fark da doğmaz. C) Defter değerinin eşit veya küçük olması, indirilebilir fark şartını sağlamaz; küçük olması indirilebilir fark doğururken eşit olması doğurmaz. D) Defter değerinin vergiye esas değerden küçük olması, indirilebilir geçici fark doğurur ancak sorunun resmi cevabı B olarak verilmiştir; bu şık teknik olarak indirilebilir fark doğursa da, sınav mantığında B şıkkı daha net bir "büyüklük" ilişkisiyle işaretlenmiştir (Not: Gerçek TMS 12 uygulamasında D şıkkı da indirilebilir fark doğurur, ancak sınav anahtarı B’yi işaretler; bu durum sorunun bağlamına göre değerlendirilmelidir. Ancak verilen cevap anahtarı B olduğuna göre, açıklama B’ye odaklanır). E) Defter değerinin pozitif olması, vergiye esas değere göre büyüklüğünü göstermez, dolayısıyla tek başına yeterli değildir.

Bilinmesi gereken kural: Pasif kalemlerde defter değeri vergiye esas değerden büyükse indirilebilir geçici fark oluşur.

Soru 21 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standar- dına göre geri kazanılabilir tutar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • A)Nakit yaratan birim için geri kazanılabilir tutar birimin tümü için belirlenir, varlık başına ayrı olarak belirlenmez.
  • B)Geri kazanılabilir tutar, bir varlığın veya nakit yaratan birimin satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinden düşük olanıdır.
  • C)Geri kazanılabilir tutar, bir varlığın veya nakit yaratan birimin satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinden yüksek olanıdır.
  • D)Bazen satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri belirlemek mümkün olmayabilir, bu durumda işletme, varlığın kullanım değerini geri kazanılabilir tutar olarak kullanabilir.
  • E)Varlık, diğer varlık ya da varlık gruplarına iliş- kin nakit girişlerine büyük ölçüde bağımlı nakit girişleri yaratmadıkça, geri kazanılabilir tutar her bir varlık için ayrı olarak belirlenir.
Çözümü göster — doğru cevap B

TMS 36’a göre geri kazanılabilir tutar, bir varlığın veya nakit yaratan birimin satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinden yüksek olanıdır. Bu tanım, işletmenin varlığı elinde tutarak elde edeceği faydayı maksimize etme mantığına dayanır. Dolayısıyla B şıkkı, "düşük olanı" ifadesiyle doğru tanımı tersine çevirdiği için yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer şıkların analizine gelirsek: A şıkkı, nakit yaratan birimlerin bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini belirtir ki bu doğrudur. C şıkkı, geri kazanılabilir tutarın yüksek olanı seçtiğini ifade ederek TMS 36 tanımına uygundur. D şıkkı, gerçeğe uygun değerin belirlenemediği durumlarda kullanım değerinin esas alınacağını doğru şekilde açıklar. E şıkkı ise bağımsız nakit akışı yaratmayan varlıkların birim bazında değerlendirilmesi gerektiğini, ancak bağımsız olanların tek başına değerlendirilebileceğini doğru şekilde ifade eder.

Bilinmesi gereken kural: Geri kazanılabilir tutar, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer ile kullanım değerinden yüksek olanıdır.

Soru 22 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

TMS/TFRS’lere göre gerçeğe uygun değeri ile değerlenen yatırım amaçlı gayrimenkullerin kaydı ve raporlanması ile ilgili aşağıdaki açık- lamalardan hangisi yanlıştır?

  • A)Yatırım amaçlı gayrimenkuller, işletme faali- yetleri için kullanılan maddi duran varlıklardan ayrı olarak raporlanmalıdır.
  • B)Yatırım amaçlı gayrimenkuller, işletme faali- yetlerinde kullanılan maddi duran varlıklardan bağımsız nakit akışı yaratır.
  • C)Gerçeğe uygun değer ile değerlenen yatırım amaçlı gayrimenkuller için amortisman ayrılır ve birikmiş amortismanlar aktifte eksi olarak raporlanır.
  • D)Gerçeğe uygun değer ile değerlenen yatırım amaçlı gayrimenkuller için ortaya çıkan değer artış ve azalışları gelir-gider olarak gelir tablo- sunda raporlanır.
  • E)Yatırım amaçlı gayrimenkulün elden çıkarılma- sı durumunda satış bedelinin bugünkü değeri ile satış bedeli arasındaki fark vade süresince faiz geliri olarak kaydedilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. TMS 40 "Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller" standardına göre, gerçeğe uygun değer modeli uygulanan yatırım amaçlı gayrimenkuller için amortisman ayrılması yasaktır. Bu varlıkların değeri, her bilanço tarihinde piyasa koşullarına göre güncellenir; bu nedenle birikmiş amortisman hesabı tutulmaz. Dolayısıyla C seçeneğindeki "amortisman ayrılır" ifadesi standartlara aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru beyanlar olduğu): A) TMS 40, bu varlıkların maddi duran varlıklardan (TMS 16) ayrı sınıflandırılmasını ve raporlanmasını zorunlu kılar. B) Yatırım amaçlı gayrimenkullerin tanımı gereği, işletme faaliyetlerinden bağımsız olarak kiralamadan veya sermaye kazancından nakit akışı yaratması beklenir. D) Gerçeğe uygun değer modeli altında, değer değişimleri doğrudan gelir tablosuna yansıtılır; bu, standartın temel muhasebe politikasıdır. E) Satış bedelinin vadesi varsa, gecikme süresince oluşan fark finansal bileşen olarak faiz geliri olarak muhasebeleştirilir; bu TFRS 15 uyumlu bir yaklaşımdır.

Bilinmesi gereken kural: Gerçeğe uygun değer modeli uygulanan yatırım amaçlı gayrimenkullerde amortisman ayrılmaz, değer değişimleri gelir tablosuna yansıtılır.

Soru 23 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bir emlakçı işin normal akışı içinde satmak üzere elinde tuttuğu gayrimenkulleri ne olarak sınıflandırır?

  • A)Stok
  • B)Kredi ve alacaklar
  • C)Finansal varlık
  • D)Maddi duran varlık
  • E)Yatırım amaçlı gayrimenkul
Çözümü göster — doğru cevap A

Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) 2’ye göre, stoklar; işletmenin normal faaliyetleri kapsamında satılmak üzere tutulan, satış sürecinde olan veya üretim sürecinde kullanılan varlıklardır. Bir emlakçı için gayrimenkuller, ana faaliyet konusu olan alım-satım işleminin doğrudan parçasıdır. Dolayısıyla, bu mülkler “normal akış içinde satılmak üzere” elinde tutulduğu için TMS 2 kapsamında Stok olarak sınıflandırılır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Kredi ve alacaklar, nakit veya nakit benzeri hakları ifade eder, mülk değildir. C) Finansal varlık, sözleşmeden doğan nakit alma veya başka bir finansal varlık alma hakkıdır. D) Maddi duran varlık, uzun vadeli kullanım amaçlıdır, satılmak üzere değildir. E) Yatırım amaçlı gayrimenkul, kira geliri veya sermaye kazancı için tutulur, satmak üzere değildir.

Bilinmesi gereken kural: Bir işletmenin ana faaliyet konusu ne ise, o konuda elinde tuttuğu ve satmayı amaçladığı varlıklar stok sayılır.

Soru 24 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Bir inşaat sözleşmesinin tamamlanma aşama- sının belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisi dikkate alınmaz?

  • A)Yapılan işe ilişkin incelemeler
  • B)Müşteriden alınan avanslar ve hak edişler
  • C)Öngörülen toplam inşaat maliyetleri
  • D)Sözleşmeye konu işin fiziki tamamlanma oranı
  • E)Bugüne kadar yapılan işle ilgili katlanılan söz- leşme maliyetleri
Çözümü göster — doğru cevap B

Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) 11, Uzun Dönemli İnşaat Sözleşmeleri kapsamında, sözleşmenin tamamlanma aşamasının belirlenmesinde genellikle "katlanılan sözleşme maliyetlerinin toplam öngörülen sözleşme maliyetlerine oranı" yöntemi kullanılır. Bu yöntemde, bugüne kadar yapılan işle ilgili katlanılan maliyetler (E şıkkı) ve öngörülen toplam maliyetler (C şıkkı) doğrudan dikkate alınır. Ayrıca, işin fiziki tamamlanma oranı (D şıkkı) ve yapılan işe ilişkin incelemeler (A şıkkı) de tamamlanma düzeyini ölçmek için geçerli ve yaygın yöntemlerdir.

Ancak, müşteriden alınan avanslar ve hak edişler (B şıkkı), nakit akışı veya tahsilat durumunu gösterir; işin fiziki veya mali olarak ne kadar tamamlandığını ölçmez. Avanslar, henüz tamamlanmamış işler için de ödenebilir; bu nedenle tamamlanma aşamasını belirlemede güvenilir bir gösterge değildir.

Bilinmesi gereken kural: İnşaat sözleşmelerinde tamamlanma oranı, maliyet veya fiziki ilerlemeye dayalı olarak hesaplanır; nakit akışı (avans/hak ediş) dikkate alınmaz.

Diğer Şıkların Analizi:

  • A: İncelemeler, fiziki ilerlemeyi doğruladığı için dikkate alınır.
  • C: Toplam maliyet, oran hesaplamasının paydası olduğu için dikkate alınır.
  • D: Fiziki tamamlanma oranı, doğrudan ilerlemeyi gösterdiği için dikkate alınır.
  • E: Katlanılan maliyetler, oran hesaplamasının payı olduğu için dikkate alınır.

Soru 25 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

ABC işletmesi XYZ işletmesine 100.000 TL bedelle dekorasyon hizmeti verecektir. İşin tahmini olarak 80.000 TL maliyetle tamam- lanması beklenmektedir. Dönem sonunda 27.000 TL harcama yapılmış, 32.000 TL tahsil edilmiştir. Verilen hizmetin verilecek hizmete oranı olarak tamamlanma düzeyi %30 olarak belirlenmiştir. Buna göre işletmenin kaydedeceği hasılat tutarı ve dönem sonu hizmet stoğu tutarı aşa- ğıdakilerden hangisidir? (Tamamlanma düzeyi katlanılan maliyet oranını da yansıtmaktadır.)

  • A)32.000 TL hasılat, 5.000 TL hizmet stoğu
  • B)20.000 TL hasılat, 5.000 TL hizmet stoğu
  • C)30.000 TL hasılat, 3.000 TL hizmet stoğu
  • D)9.600 TL hasılat, 22.400 TL hizmet stoğu
  • E)30.000 TL hasılat, 5.000 TL hizmet stoğu
Çözümü göster — doğru cevap C

TMS 11 "İş Sözleşmeleri" standardına göre, sonuçları güvenilir şekilde tahmin edilebilen iş sözleşmelerinde hasılat, dönem sonundaki tamamlanma düzeyine göre tanınır. Soruda tamamlanma düzeyi %30 olarak verilmiştir. Toplam sözleşme bedeli 100.000 TL olduğuna göre, tanınacak hasılat tutarı 100.000 x %30 = 30.000 TL'dir.

Hizmet stoğu (tamamlanmamış işler), katlanılan maliyetlerin tanınan hasılattan fazla olması durumunda ortaya çıkan farktır. Katlanılan maliyet 27.000 TL, tanınan hasılat 30.000 TL'dir. Bu durumda hasılat maliyeti aşmaktadır, yani kâr vardır. Ancak soruda "hizmet stoğu" ifadesi, bilançoda gösterilen "tamamlanmamış işler" kalemi olarak yorumlanmalıdır. TMS 11'e göre, tamamlanmamış işlerin maliyeti (katlanılan maliyet), tahakkuk eden hasılattan fazla ise fark stok olarak kaydedilir. Burada 27.000 TL maliyet var, 30.000 TL hasılat tanındı. Genellikle tamamlanmamış işler maliyeti esas alınır. Ancak şıklarda 3.000 TL hizmet stoğu var. Bu, tahakkuk eden hasılat (30.000) ile katlanılan maliyet (27.000) arasındaki farkın, tamamlanma oranına göre hesaplanan beklenen toplam kârın bir yansıması veya sorunun "hizmet stoğunu" yanlış tanımlaması olabilir. Resmî cevap C'dir. 30.000 TL hasılat doğrudur. Hizmet stoğu kısmında, beklenen toplam kâr 100.000 - 80.000 = 20.000 TL'dir. %30 tamamlanma ile tanınan kâr 6.000 TL'dir. Katlanılan maliyet 27.000. Tahakkuk eden hasılat 30.000. Fark 3.000 TL. Bu 3.000 TL, bilançoda "tamamlanmamış işler" veya benzeri bir alacak/maliyet muhasebesiyle ilişkilendirilebilir. Soruda "hizmet stoğu" denilerek, katlanılan maliyetin (27.000) beklenen toplam maliyetten (80.000) oranı veya benzeri bir hesaplama kastedilmiş olabilir. Ancak en mantıklı yaklaşım: Hasılat 30.000 TL'dir. Hizmet stoğu olarak, tamamlanmamış işlerin maliyeti yerine, tahakkuk eden hasılat ile katlanılan maliyet arasındaki farkın (3.000 TL) bir gösterge olduğu kabul edilmiştir.

A) Yanlış: Hasılat tahsilat esasına göre değil, tamamlanma oranına göre hesaplanır. B) Yanlış: Hasılat tutarı yanlış hesaplanmıştır. D) Yanlış: Hem hasılat hem de hizmet stoğu tutarları hatalıdır. E) Yanlış: Hizmet stoğu tutarı yanlış hesaplanmıştır.

Bilinmesi gereken kural: TMS 11'e göre, sonuçları güvenilir tahmin edilebilen iş sözleşmelerinde hasılat, tamamlanma düzeyi oranında tanınır.

Soru 26 · 2013/8 · Türkiye Muhasebe Standartları

Aşağıda verilen finansal varlıkların hangisi için değer düşüklüğü hesaplanmaz?

  • A)Kredi ve alacaklar
  • B)Satılmaya hazır finansal varlıklar
  • C)Maliyet değeri ile değerlenen finansal varlıklar
  • D)Gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtı- lan finansal varlıklar
  • E)İtfa edilmiş maliyet ile değerlenen finansal varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. TMS 39 (ve TFRS 9) kapsamında, gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtılan finansal varlıklar, her bilanço tarihi itibarıyla piyasa değeriyle (gerçeğe uygun değerle) değerlenir. Bu varlıkların değerindeki düşüşler doğrudan "gerçeğe uygun değer" değişimi olarak kâr/zarar hesabına yansıtılır. Dolayısıyla, ayrıca bir "değer düşüklüğü" testi uygulanmasına veya ayrı bir değer düşüklüğü karşılığı oluşturulmasına gerek yoktur; fiyat dalgalanmaları zaten bilançoda ve kâr/zararda yansıtılmıştır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kredi ve alacaklar için beklenen kredi zararları modeli gereği değer düşüklüğü hesaplanır. B) Satılmaya hazır varlıkların değer kaybı, değer düşüklüğü olarak muhasebeleştirilir. C) Maliyet değeriyle değerlenen varlıkların (örneğin hisse senedi) değer düşüklüğüne uğraması durumunda karşılık ayrılır. E) İtfa edilmiş maliyetle değerlenen varlıklar için de beklenen zararlar nedeniyle değer düşüklüğü hesaplanır.

Bilinmesi gereken kural: Gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtılan varlıklarda değer düşüklüğü muhasebesi yapılmaz; tüm değer değişimleri doğrudan gerçeğe uygun değer kalemi üzerinden kâr/zarara yansıtılır.

Türkiye Muhasebe Standartları dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması