Soru 1 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletme tanımlanmış fayda planını düzeltme- ye karar vermiştir. Ödenecek aynı fayda tutarı 40 hizmet yılı yerine 35 hizmet yılı referans alına- rak belirlenecektir. Bunun sonucunda, tanımlan- mış fayda yükümlülüğü 25.000.000 TL artacaktır. Çalışanların kalan ortalama hizmet süresi 10 yıldır. TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar Standardı uyarınca tanımlanmış fayda yükümlü- lüğünde meydana gelen 25.000.000 TL’lik artış finansal tablolara nasıl yansıtılmalıdır?
- A)Geçmiş dönem hizmet maliyeti muhasebeleş- tirilmez.
- B)Geçmiş dönem hizmet maliyeti çalışanların kalan hizmet sürelerine dağıtılır.
- C)Geçmiş dönem hizmet maliyeti dağıtılmamış kârlarda muhasebeleştirilir.
- D)Geçmiş dönem hizmet maliyeti kâr veya zarar- da muhasebeleştirilir.
- E)Geçmiş dönem hizmet maliyeti en fazla 35 yılı geçmemek üzere eşit taksitlerle finansal tablolara yansıtılır.
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 19 Standardı uyarınca, tanımlanmış fayda planlarında yapılan düzeltmeler (değişiklikler) sonucu oluşan geçmiş dönem hizmet maliyeti, kâr veya zararda hemen muhasebeleştirilir. Standart, bu maliyetin çalışanların kalan hizmet sürelerine dağıtılmasını veya diğer kapsamlı gelirlerde tutulmasını yasaklar. Bu nedenle, 25.000.000 TL’lik artış doğrudan kâr/zarar hesabına yansıtılmalıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Geçmiş dönem hizmet maliyeti muhasebeleştirilir, yok sayılmaz. B) Kalan hizmet süresine dağıtım yöntemi TMS 19 tarafından kabul edilmez. C) Bu tutar diğer kapsamlı gelirlerde (sermaye) muhasebeleştirilmez. E) Eşit taksitlerle dağıtım yöntemi standartta yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: TMS 19’e göre plan değişikliklerinden kaynaklanan geçmiş dönem hizmet maliyeti, herhangi bir dağıtım yapılmaksızın kâr veya zararda anında muhasebeleştirilir.
Soru 2 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- Taşıyıcı bitkiler dışındaki canlı varlıklar II- Hasat zamanındaki tarımsal ürünler III- Canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak yapılan devlet teşvikleri IV- Tarımsal faaliyetle ilgili arsa V- Tarımsal faaliyetle ilgili taşıyıcı bitkiler VI-Tarımsal faaliyetle ilgili maddi olmayan duran varlıklar TMS 41 Tarımsal Faaliyetler Standardı yukarı- daki varlıklardan hangilerine uygulanır?
- A)I, II ve III
- B)I, II, III ve V
- C)I, II, III, IV ve V
- D)I, II, III ve IV
- E)I, II, III, IV, V ve VI
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 41, tarımsal faaliyetle ilgili biyolojik varlıkları ve hasat zamanındaki tarımsal ürünleri kapsar.
Doğru Şık (A): I. Taşıyıcı bitkiler dışındaki canlı varlıklar (biyolojik varlık) ve II. Hasat zamanındaki ürünler doğrudan standart kapsamındadır. III. Koşulsuz devlet teşvikleri ise TMS 41.14 paragrafına göre, teşvikin koşulları yerine getirildiğinde ve makul bir şekilde tahmin edilebildiğinde, tarımsal ürünün fair value değerine dahil edilir. Bu nedenle bu üç unsur standartla doğrudan ilişkilidir.
Yanlış Şıklar: B, C, D ve E şıkları yanlıştır çünkü IV (arsa), VI (maddi olmayan duran varlık) TMS 16 ve TMS 38 kapsamında olup TMS 41 dışındadır; V (taşıyıcı bitkiler) ise TMS 16’ya tabi duran varlıktır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 41 sadece biyolojik varlıklar ve hasat anındaki ürünleri kapsar; taşıyıcı bitkiler, araziler ve maddi olmayan varlıklar standart dışıdır.
Soru 3 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 17 Kiralama İşlemleri Standardı uyarınca kiralamanın, faaliyet veya finansal kiralama olarak sınıflandırması aşağıdakilerden hangi- sine göre gerçekleştirilmektedir?
- A)Kiralamanın süresine göre
- B)Varlığın ekonomik ömrüne göre
- C)Risk ve yararların devredilmesine göre
- D)Kiralama ödemelerinin varlığın gerçeğe uygun değerinin en az % 50’sine ulaşıp ulaşmadığına göre
- E)Kiraya verenin bir varlığın kullanım hakkını, bir ödeme veya ödeme planı karşılığında, taraflarca kararlaştırılmış bir zaman süresince kiracıya devretmesine göre
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 17 (Kiralamalar) standardına göre, bir kiralamanın faaliyet veya finansal kiralama olarak sınıflandırılmasının temel ölçütü, kiralamayla ilişkili risk ve yararların (faydaların) devredilme derecesidir. Standart, kiracının varlığın kullanımından doğan faydaların ve varlığın değer kaybı gibi risklerin büyük ölçüde kiracıya geçtiği durumları finansal kiralama olarak tanımlar. Bu nedenle doğru cevap C şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Süre, sınıflandırma kriterlerinden sadece biridir, tek başına belirleyici değildir. B) Ekonomik ömür, sınıflandırma için kullanılan kriterlerden biridir ancak tek başına yeterli değildir. D) %50 oranı standartta sınıflandırma için kesin bir eşik olarak belirtilmemiştir. E) Bu tanım, kiralamanın genel tanımını verir, sınıflandırma kriterini açıklamaz.
Bilinmesi gereken kural: TMS 17 uyarınca kiralama sınıflandırması, varlığa ait risk ve yararların kiracıya ne ölçüde geçtiğine göre yapılır.
Soru 4 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir inşaat firması beş yıl içerisinde bir kültür merkezi inşa etme sözleşmesiyle, iki yıllık bir bakım sözleşmesini birlikte imzalamıştır. Her iki sözleşmede bir paket olarak müzakere edilmiş ve birbirleriyle yakından ilişkilidir. Bu durumda anılan sözleşmeler hakkında yapıl- ması gereken işlem aşağıdakilerden hangisin- de doğru olarak verilmiştir?
- A)Ayrılmalı ve iki ayrı sözleşme olarak kabul edilmelidir.
- B)Birleştirilmeli ve tek bir sözleşme olarak kabul edilmelidir.
- C)Ayrılmalı ve tamamlanmış sözleşme yöntemi- ne göre kaydedilmelidir.
- D)Ayrılmalı ve sözleşmenin tamamlanma yüzde- si yöntemine göre kaydedilmelidir.
- E)İnşaat sözleşmesi tamamlanmış sözleşme yöntemine, bakım sözleşmesi ise sözleşmenin tamamlanma yüzdesi yöntemine göre kayde- dilmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS 11) uyarınca, müşteriyle yapılan sözleşmelerde, birbirleriyle yakından ilişkili ve bir paket olarak müzakere edilen sözleşmeler tek bir sözleşme olarak ele alınmalıdır. Sorudaki inşaat ve bakım sözleşmeleri, iki yıllık bakım süresi ve paket müzakeresi nedeniyle birbirleriyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle, TMS 11’in ilgili hükmü gereği bu iki sözleşme ayrı ayrı değerlendirilmemeli, birleştirilerek tek bir sözleşme olarak kabul edilmelidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı, yakından ilişkili sözleşmelerin ayrılmaması gerektiği kuralına aykırıdır. C ve D şıkları, sözleşmelerin ayrılmaması gerektiği gerçeğini göz ardı eder. E şıkkı ise hem ayrılmayı hem de farklı yöntem uygulamayı hatalı bulur.
Bilinmesi gereken kural: Müşteriyle yapılan ve birbirleriyle yakından ilişkili olan sözleşmeler, tek bir sözleşme olarak birleştirilerek muhasebeleştirilmelidir.
Soru 5 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 18 Hasılat Standardı uyarınca sanatsal performans kaynaklı hasılat ne zaman kayde- dilmelidir?
- A)İzleyiciler internetten kayıt yaptırdığında
- B)İzleyiciler rezervasyon yaptırdığında
- C)Bilet satışlarından elde edildiğinde
- D)Performans biletleri satıldığında
- E)Performans gerçekleştirildiğinde
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 18 (Hasılat) standardına göre, hasılatın kaydedilebilmesi için ekonomik faydaların işletmeye akışının gerçekleşmesi ve bu akışın güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi gerekir. Sanatsal performanslar, hizmetin sunulduğu an olan "performans gerçekleştirildiğinde" tamamlanır. Bu aşamaya kadar bilet satışı veya rezervasyon, sadece bir taahhüt veya nakit akışıdır; hizmet henüz sunulmadığı için hasılat kaydedilemez. Performans anında, hizmet tamamlanmış ve karşılığında ödeme hakkı doğmuş olur. Bu nedenle hasılat, performansın gerçekleştiği tarihte kaydedilmelidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) İnternet kaydı, sadece bir ön bilgi veya talep aşamasıdır, hizmet henüz sunulmamıştır. B) Rezervasyon, sadece yer ayırtma işlemidir ve ekonomik fayda akışını temsil etmez. C) Bilet satışından elde edilen tutar, henüz sunulmayan hizmet için peşin alınmış bir borçtur (gelir değil). D) Biletlerin satılması, hasılatın değil, nakit girişinin veya birike gelirin (borç) oluşmasını sağlar.
Bilinmesi gereken kural: Hizmet bazlı hasılatta, gelir hizmetin tamamen veya orantılı olarak sunulduğu anda, bilet satışında değil, performansın gerçekleştiği tarihte kaydedilir.
Soru 6 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Gelecekteki nakit akışlarına ilişkin olarak uzun dönemler için detaylı, kesin ve güvenilir finansal bütçeler/tahminler genellikle mevcut olmaz. Bu nedenle TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardı uyarınca işletme yöne- timlerinin gelecekteki nakit akışları tahmini- nin en fazla kaç yıllık bir dönemi esas alması beklenir?
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 36, varlık değer düşüklüğü testinde gelecekteki nakit akışlarının tahmini için makul ve desteklenebilir varsayımlar kullanılmasını şart koşar. Standart, bu tahminlerin genellikle 5 yıllık bir dönemi kapsamasını esas alır. Bu süre, işletmelerin uzun vadeli bütçeleme ve planlama süreçlerindeki güvenilirlik sınırlarını yansıtır. 5 yılı aşan dönemler için, 5. yıldaki nakit akışlarının sabit büyüme oranı veya sıfır büyüme ile sonsuza kadar devam ettiği varsayımı (perpetuity) kullanılır. Bu yaklaşım, belirsizliğin arttığı uzun vadeli projeksiyonların yerine, daha güvenilir orta vadeli verilerin önceliklendirilmesini sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 3 yıl, standartta öngörülen minimum kabul edilebilir tahmin periyodu değildir. C) 10 yıl, belirsizliğin çok yüksek olduğu ve güvenilir tahmin yapılamayacağı için standart dışıdır. D) 15 yıl, TMS 36 tarafından kabul edilen makul tahmin süresini aşar. E) 20 yıl, finansal planlama güvenilirliği açısından standart tarafından kabul edilmez.
Bilinmesi gereken kural: TMS 36 uyarınca nakit akışı tahminleri, makul ve desteklenebilir sınırlar içinde kalmak kaydıyla en fazla 5 yıllık dönemi esas alır.
Soru 7 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- Halka açık işletmeler II- Halka açılmayı planlamakta olan işletmeler III- Halka açılmak üzere gerekli yasal süreci baş- latmış olan işletmeler TFRS 8 Faaliyet Bölümleri Standardını yu- karıdaki hangi işletme/işletmeler uygulamak zorundadır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve III
- D)I ve II
- E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap C
TFRS 8, "Faaliyet Bölümleri" standardı, halka açık işletmelerin finansal tablolarında faaliyet bölümlerine ilişkin bilgi verilmesini zorunlu kılar. Standart maddelerine göre, bu yükümlülük sadece halka açık olan şirketleri değil, halka açılmak üzere yasal süreci başlatmış olanları da kapsar. Halka açılmayı planlayan ancak henüz yasal süreci resmen başlatmamış şirketler bu standarttan muaf tutulur. Dolayısıyla, I. ve III. şıklardaki işletmeler TFRS 8'i uygulamak zorundadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) III. şıktaki işletmeler de dahil edilmelidir. B) I. şıktaki halka açık işletmeler de dahil edilmelidir. D) II. şıktaki işletmeler yasal süreci başlatmadığı için dahil edilmemelidir. E) II. şıktaki işletmeler zorunlu kapsam dışıdır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 8, halka açık olanlar ile halka açılma sürecini resmen başlatmış olan işletmeler için zorunludur; sadece planlama aşamasındaki şirketler için değildir.
Soru 8 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 18 Hasılat Standardı uyarınca aşağıda- kilerden hangisi mal satışına ilişkin hasılatın finansal tablolara yansıtılmasına ilişkin olarak aranan koşullardan değildir?
- A)Hasılat tutarı güvenilir olarak belirlenebilmek- tedir.
- B)İşleme ilişkin ekonomik yararlardan işletmenin yararlanması söz konusudur.
- C)İşletme alıcıya malın mülkiyeti ile ilgili önemli riskleri ve yararları devretmiştir.
- D)İşleme ilişkin oluşan veya oluşacak maliyetler güvenilir olarak belirlenebilmektedir.
- E)İşletme mülkiyetle ilgili yönetim hakkını ve satılan mallar üzerindeki etkili kontrolünü sür- dürmektedir.
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 18’e göre hasılatın tanınabilmesi için, işletmenin satılan mallar üzerindeki etkili kontrolünü devretmiş olması şarttır. E şıkkı, işletmenin bu kontrolü ve yönetim hakkını sürdürdüğünü ifade ettiği için doğrudur. Eğer kontrol devredilmediyse, ekonomik fayda işletmeye geçmemiş demektir ve hasılat kaydedilemez.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Hasılat tutarının güvenilir ölçülebilmesi, TMS 18’in açıkça aradığı temel koşullardandır. B) İşleme ilişkin ekonomik faydaların işletmeye akması, hasılat tanımının özüdür. C) Önemli risk ve yararların alıcıya devredilmesi, kontrolün geçtiğinin en somut göstergesidir. D) Maliyetlerin güvenilir belirlenebilmesi, hasılatın net olarak yansıtılması için zorunludur.
Bilinmesi gereken kural: Hasılat tanımı, mülkiyetin hukuki olarak geçmesinden ziyade, satıcının mallar üzerindeki etkili kontrolü ve riskleri alıcıya devretmesine dayanır; kontrol devam ediyorsa hasılat kaydedilmez.
Soru 9 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Peşin fiyatı 120.000 TL olan ticari mal 6 ay vadeli olarak satıcı B’den 142.500 TL’ye satın alınmıştır. 21.600 TL KDV peşin ödenmiştir. TMS 2 Stoklar Standardına göre satın alınan ticari malla ilgili olarak yapılacak muhasebe kaydında ticari mal hesabına kaydedilecek tutar kaç TL’dir?
- A)162.500
- B)142.500
- C)141.600
- D)121.600
- E)120.000
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 2’ye göre stokların ilk kaydı, satın alma maliyeti esasına dayanır. Satın alma maliyeti; peşin fiyat, ithalat vergileri, nakliye ve benzeri doğrudan maliyetleri içerir. Ancak kredi kullanımı gibi finansman giderleri stok maliyetine dahil edilmez.
Bu soruda, ticari malın peşin fiyatı 120.000 TL’dir. Vadeli alımda ödenen 142.500 TL ile peşin fiyat arasındaki 22.500 TL fark, finansman gideri niteliğindedir ve TMS 2 uyarınca stok maliyetine eklenmez. Ayrıca, 21.600 TL KDV, vergi mükellefleri için mahsup edilebilir olup maliyet unsuru değildir. Dolayısıyla, ticari mal hesabına kaydedilecek tutar sadece peşin fiyat olan 120.000 TL’dir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Finansman gideri ve KDV’nin hatalı eklenmesiyle bulunmuştur. B) Sadece vadeli fiyat dikkate alınmış, finansman gideri ayrıştırılmamıştır. C) KDV düşülmüş ancak finansman gideri eklenmiştir. D) KDV düşülmüş ancak finansman gideri eklenmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Vadeli alımlarda oluşan finansman giderleri, stok maliyetine dahil edilmez; sadece peşin fiyat ve doğrudan maliyetler stok değerini oluşturur.
Soru 10 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
1 Mayıs 2015 tarihinde satın alınıp kullanımına başlanan ve maliyeti 2.400.000 TL olan maki- nenin faydalı ömrü 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bu makine için normal amortisman yöntemine göre ayrılacak 2015 yılı amortisman gideri tutarı kaç TL’dir?
- A)20.000
- B)120.000
- C)160.000
- D)200.000
- E)240.000
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 16 Maddi Duran Varlıklar standardına göre, bir duran varlığın amortismanı, varlığın kullanıma başlandığı ayın tamamı için hesaplanır. Makine 1 Mayıs'ta kullanıma başladığı için, 2015 yılı içinde 8 ay (Mayıs-Aralık) amortisman ayrılması gerekir.
Doğru cevap C şıkkıdır. Çünkü yıllık amortisman tutarı, maliyetin faydalı ömrüne bölünerek bulunur: 2.400.000 TL / 10 yıl = 240.000 TL/yıl. Bu yıllık tutar, kullanıldığı 8 aylık süre için orantılanır: 240.000 x (8/12) = 160.000 TL.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Tutar, aylık amortismanın 8 katı yerine yanlış bir oranlama ile bulunmuştur. B) Tutar, 6 aylık kullanım süresi baz alınarak hatalı hesaplanmıştır. D) Tutar, tam yıl (12 ay) üzerinden hesaplanmış, ancak varlık yılın ortasında kullanıma girdiği için abartılmıştır. E) Tutar, faydalı ömür dikkate alınmadan maliyetin %10'u gibi rastgele bir oranla bulunmuştur.
Bilinmesi gereken kural: TMS 16'ya göre amortisman, duran varlığın kullanıma başlandığı ayın tamamı için hesaplanır.
Soru 11 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
ABC İşletmesi 30 Ağustos 2015 tarihinde peşin fiyatı 1.000 TL olan ticari mallardan 5000 adetini XYZ işletmesine satmıştır. ABC işletmesi tarafından mallardan 3.000 adedinin bedeli ve KDV tutarı peşin tahsil edilmiş, diğe- ri ise vade farkı konularak tanesi 1.250 TL’den 3 ay vadeli olarak satılmıştır. Bu bilgilere göre ABC işletmesinin, 30.08.2015 tarihinde yap- tığı muhasebe kaydında; “satışlar” hesabına kaydedeceği tutarı ile “vade farkı gelirleri” hesabına kaydedeceği tutarlar aşağıdakiler- den hangisidir?
- A)Satışlar 5.250.000 TL, Vade farkı gelirleri 250.000 TL
- B)Satışlar 5.500.000 TL, Vade farkı gelirleri 1.250.000 TL
- C)Satışlar 5.500.000 TL, Vade farkı gelirleri 500.000 TL
- D)Satışlar 5.000.000 TL, Vade farkı gelirleri 500.000 TL
- E)Satışlar 5.000.000 TL, Vade farkı gelirleri 1.250.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 18 (Gelirler) ve TMS 18’in Türk Muhasebe Standartları’ndaki (TMS) karşılığı olan TMS 18’e göre, gelirler nakit veya alacak karşılığında elde edilen tutarın adil değeri esas alınarak ölçülür. Vadeli satışlarda, vade farkı (faiz benzeri gelir), satışın gerçekleştiği tarihte geleceğe ait faiz geliri niteliğindedir ve doğrudan "Satışlar" hesabına dahil edilmez.
Doğru cevap D'dir. Çünkü 3.000 adet peşin satılan malların net bedeli (KDV hariç tutulur, soruda peşin tahsilatın "bedeli ve KDV" denilerek toplam nakit akışı belirtilmiş ancak TMS'te gelir net esas alınır; burada sorunun mantığı peşin satışın 5.000.000 TL'lik ana gelir kısmını ve vadeli satışın vade farkını ayırmaktır. 5.000 adet x 1.000 TL = 5.000.000 TL ana satış geliridir. Vadeli 2.000 adet için birim fiyat 1.250 TL'dir. Ancak TMS'e göre vadeli satışın ana bedeli peşin bedel ile aynı kabul edilir (5.000.000 TL'nin 2.000 adedi 2.000.000 TL). Vade farkı ise vadeli tutar ile peşin tutar arasındaki farktır. 2.000 adet x (1.250 - 1.000) = 500.000 TL vade farkı geliridir. Satışlar ana bedeli yansıtır: 5.000.000 TL.
A) Yanlış: Satışlar peşin bedeli değil, toplam vadeli bedeli içerir. B) Yanlış: Vade farkı gelir olarak değil, finansal gelir olarak ayrılır. C) Yanlış: Satışlar tutarı, vade farkı dahil edilerek abartılmıştır. E) Yanlış: Vade farkı tutarı, birim fark ve adet çarpımıyla yanlış hesaplanmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Vadeli satışlarda gelir, peşin satış fiyatı kadar "Satışlar"a, vade farkı ise "Vade Farkı Gelirleri"ne kaydedilir.
Soru 12 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
XYZ işletmesi peşin fiyatı 500.000 TL olan maki- neyi üç ay vadeli olarak 540.000 TL’ye almıştır. Alımı takiben oluşan maliyetler şunlardır: - makinenin taşınması gideri 36.000 TL - montaj gideri 44.000 TL - genel yönetim gideri 6.000 TL Montaj ve kurulum 22 günde gerçekleşmiş ve daha sonra makinenin çalışır duruma getiri- lebilmesi için 10.000 TL’lik bir maliyete daha katlanılmıştır. TMS 16 Maddi Duran Varlıklar Standardı uyarınca bu makinenin maliyeti- ne dâhil edilebilecek unsurların toplamı kaç TL’dir?
- A)500.000
- B)590.000
- C)596.000
- D)630.000
- E)636.000
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 16’ya göre, maddi duran varlığın ilk kayıtlı maliyeti; satın alma bedeli, varlığı kullanıma hazır hale getirmek için doğan doğrudan maliyetler ve tahmini geri kazanım yükümlülüklerinden oluşur.
Doğru cevap B (590.000 TL)’dir. Çünkü:
- Satın Alma Bedeli: Nakit bedeli (peşin fiyat) esas alınır. Vadeli alımdaki faiz farkı finansman gideri olarak muhasebeleştirilir, varlık maliyetine eklenmez. Bu nedenle 500.000 TL alınır.
- Doğrudan Maliyetler: Varlığı kullanıma hazır hale getirmek için gerekli olan taşınma (36.000 TL), montaj (44.000 TL) ve çalışır duruma getirme (10.000 TL) giderleri eklenir.
- Hariç Tutulanlar: Genel yönetim giderleri (6.000 TL) doğrudan varlığa atfedilemediği için maliyete dahil edilmez.
Hesaplama: 500.000 + 36.000 + 44.000 + 10.000 = 590.000 TL.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A: Taşıma, montaj ve kurulum giderlerini dahil etmemiştir.
- C: Genel yönetim giderini (6.000 TL) hatalı şekilde dahil etmiştir.
- D: Peşin fiyat yerine vadeli bedeli (540.000 TL) esas almıştır.
- E: Hem vadeli bedeli hem de genel yönetim giderini dahil etmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Vadeli alımlarda varlık maliyetine sadece nakit bedeli (peşin fiyat) dahil edilir; vadeli bedel ile peşin fiyat arasındaki fark finansman gideri olarak giderleştirilir.
Soru 13 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Mevcut piyasa koşullarında, piyasa katılım- cıları arasında bir varlığın satışına veya bir borcun devrine yönelik olarak ölçüm tarihinde olağan bir işlemde olan fiyata ne denir?
- A)Kullanım Değeri
- B)Yenileme Maliyeti
- C)Gerçeğe Uygun Değer
- D)Geri Kazanılabilir Tutar
- E)Net Gerçekleşebilir Değer
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C) Gerçeğe Uygun Değer'dir.
TMS 13 "Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü" standardına göre, gerçeğe uygun değer; ölçüm tarihinde piyasa katılımcıları arasında gerçekleşen, düzenli (olağan) bir işlemde satılacak varlık için alınacak veya devredilecek borç için ödenecek fiyat olarak tanımlanır. Soruda belirtilen "piyasa koşulları", "piyasa katılımcıları" ve "olağan işlem" ifadeleri, TMS 13'ün gerçeğe uygun değer tanımının temel unsurlarıdır. Bu nedenle C şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:
- A) Kullanım Değeri: Varlığın işletme içinde kullanılmasından elde edilecek gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değeridir; piyasa fiyatı değil, içsel değerdir.
- B) Yenileme Maliyeti: Aynı veya benzer varlığın yeniden elde edilme maliyetidir; piyasa işlem fiyatı ile doğrudan eşdeğer değildir.
- D) Geri Kazanılabilir Tutar: Varlığın kullanım değeri ile satış fiyatı net giderler düşüldükten sonraki değerin yüksek olanıdır; piyasa odaklı tek bir fiyat tanımı değildir.
- E) Net Gerçekleşebilir Değer: Tahsil edilebilecek tutarın tahmini satış maliyetleri düşüldükten sonraki değeridir; özellikle stoklar için kullanılır ve piyasa katılımcısı fiyatı kavramından farklıdır.
Bilinmesi gereken kural: Gerçeğe uygun değer, bir varlığın piyasa katılımcıları arasındaki düzenli işlemdeki fiyatıdır ve TMS 13 ile tanımlanır.
Soru 14 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- Yatırım amaçlı gayrimenkuller hesabına 1.800.000 TL kaydedilecektir. II- Yatırım amaçlı gayrimenkuller hesabına 1.600.000 TL kaydedilecektir. III- Gerçeğe uygun değerde meydana gelen 200.000 TL artış, kâr zararda gelir olarak kay- dedilecektir. IV- Gerçeğe uygun değerde meydana gelen 200.000 TL artış, Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışı olarak kaydedilecektir. XYZ işletmesi idari amaçlarla kullanılan ve ma- liyet yöntemiyle değerlediği binasını kiraya ver- mek suretiyle değerlendirmeye karar vermiştir. İşletme yatırım amaçlı gayrimenkullerini gerçeğe uygun değer modelini kullanarak değerlemek- tedir. Yatırım amaçlı gayrimenkuller grubuna aktarılacak binanın, transferden önceki kayıtlı değeri ve gerçeğe uygun değeri şu şekildedir: Maliyet değeri 2.000.000 TL, Birikmiş Amortisma- nı 400.000 TL, Net Değeri 1.600.000 TL, gerçeğe uygun değer 1.800.000 TL’dir. Binanın yatırım amaçlı gayrimenkuller grubuna aktarımında yapı- lacak kayıtlarla ilgili olarak yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
- A)I ve IV
- B)II ve III
- C)I ve III
- D)II ve IV
- E)III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 40, yatırım amaçlı gayrimenkullerin ilk muhasebeleştirilmesinde gerçeğe uygun değer modelinin uygulandığını belirtir. İşletme, binayı maliyet modelinden gerçeğe uygun değer modeline geçişte, taşınmanın tarihindeki gerçeğe uygun değeri (1.800.000 TL) esas alır. Bu nedenle I. ifade doğrudur; II. ifade yanlıştır.
TMS 40’a göre, gerçeğe uygun değer artışları kâr/zarır hesabında gelir olarak kaydedilir. Bu durum, TMS 16’daki yeniden değerleme artılarından farklıdır. Dolayısıyla III. ifade doğrudur; IV. ifade yanlıştır.
Diğer şıkların analizi:
- B Şıkkı: II. ifade yanlış olduğu için elenir.
- C Şıkkı: IV. ifade yanlış olduğu için elenir.
- D Şıkkı: Hem II hem IV ifadeleri yanlış olduğu için elenir.
- E Şıkkı: III doğru ancak IV yanlış olduğu için elenir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 40 kapsamında yatırım amaçlı gayrimenkul transferlerinde, gerçeğe uygun değer modeli uygulanıyorsa, varlık bu değerden kaydedilir ve oluşan farklar kâr/zarır hesabına yansıtılır.
Doğru Cevap: A
Soru 15 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- Varlığın her türlü riski kiracıya geçer, kiracı ta- rafından kiraya verene varlığın değerine yakın bir ödeme yapılır. II- Mülkiyet ve her türlü risk kiraya veren üzerin- dedir. III- Kiralamaya konu varlıkların amortismanı kira- ya veren tarafından ayrılır. IV- Kiralamaya konu varlıkların amortismanı kiracı tarafından ayrılır. TMS 17 Kiralama İşlemleri Standardına göre yukarıdakilerden hangileri finansal kiralama uygulamaları için doğrudur?
- A)I ve II
- B)II ve III
- C)I ve IV
- D)II ve IV
- E)I, II ve
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 17’e göre finansal kiralama, mülkiyetin getirdiği tüm risk ve getirilerin kiracıya geçtiği kiralama türüdür. Bu nedenle I. ifade doğrudur; kiracı, varlığın değerine yakın ödeme yapar ve riskler ona geçer. Finansal kiralama işleminde, kiracı varlığı kendi bilançosunda gösterdiği için amortismanı da kiracı ayırır. Bu nedenle IV. ifade de doğrudur. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir (I ve IV).
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- II. ifade: Mülkiyet ve risklerin kiraya verende olması, finansal kiralama değil, işletme kiralaması tanımına uyar.
- III. ifade: Amortismanın kiraya verende ayrılması, mülkiyetin ve risklerin kiracıya geçmediği işletme kiralaması durumudur.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama işlemlerinde, ekonomik mülkiyet ve riskler kiracıya geçtiği için amortisman gideri ve değer düşüklüğü kayıtları kiracı tarafından yapılır.
Soru 16 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- Geçmiş olaydan kaynaklanan mevcut bir yükümlülük II- Geçmiş olaydan kaynaklanan mevcut bir gelir III- Muhtemel bir kaynak çıkışı IV- Kesin bir kaynak çıkışı V- Güvenilir ölçüm TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar Standardı kapsamında bir karşılık tutarının finansal tablolara yansıtılması için yukarıdaki koşullardan hangilerinin mevcudi- yeti gereklidir?
- A)I ve V
- B)I ve IV
- C)I, II ve V
- D)I, IV ve V
- E)I, III ve V
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 37’e göre bir karşılık tanımı ve tanım şartları vardır. Tanım gereği, karşılık; geçmiş bir olaydan kaynaklanan mevcut bir yükümlülük (I) olmalıdır. Bu yükümlülüğün ödenmesi için şirketten muhtemel (III) bir ekonomik kaynak çıkışı (nakit veya diğer kaynaklar) gerçekleşmelidir. Ayrıca, tutar güvenilir bir şekilde ölçülebilmeli (V)dir. Dolayısıyla I, III ve V şartlarının birlikte varlığı gerekir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A Şıkkı: Sadece yükümlülük ve ölçüm yeterlidir; muhtemel kaynak çıkışı şartı eksiktir.
- B Şıkkı: "Kesin" kaynak çıkışı aranmaz, "muhtemel" yeterlidir; ayrıca ölçüm şartı eksiktir.
- C Şıkkı: Karşılık bir yükümlülük (borç) ile ilgilidir, gelir (II) ile değil.
- D Şıkkı: Kaynak çıkışının "kesin" olması gerekmez, "muhtemel" olması yeterlidir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 37 uyarınca karşılık kaydı için mevcut yükümlülük, muhtemel kaynak çıkışı ve güvenilir ölçüm şartlarının üçü de aynı anda gerçekleşmelidir.
Soru 17 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar Ve Varlık- lar Standardına göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
- A)Karşılık tutarı gider olarak muhasebeleştirilir.
- B)Koşullu borçlar finansal tablolara yansıtılmaz.
- C)Koşullu varlıklar finansal tablolara yansıtılmaz.
- D)Karşılık gerçekleşme zamanı veya tutarı belli olan bir yükümlülüktür.
- E)Garanti karşılıkları, bir borç karşılığı olarak finansal durum tablosuna yansıtılır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TMS 37’e göre karşılık; geçmişte bir olaydan kaynaklanan, muhtemel çıkış gerektiren ve tutarı güvenilir şekilde ölçülebilen bir mevcut yükümlülüktür. D şıkkı, karşılığın "gerçekleşme zamanı veya tutarı belli" olduğunu iddia ederek bu belirsizliği inkâr eder. Oysa karşılıkların temel özelliği, tutar veya zamanının kesin olmaması ve bu nedenle bir tahminden (estimasyondan) ibaret olmasıdır. Bu nedenle D ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Karşılıklar, oluşum dönemlerinde gider olarak muhasebeleştirilir (Doğru). B) Koşullu borçlar, muhtemel çıkış ihtimali düşükse veya tutar güvenilir ölçülemiyorsa bilançoda gösterilmez, sadece dipnotlarda açıklanır (Doğru). C) Koşullu varlıklar, ekonomik fayda sağlama olasılığı gerçekleştiğinde ortaya çıktığı için gerçekleşmeden önce bilançoda yansıtılmaz (Doğru). E) Garanti karşılıkları, ürün satışıyla oluşan yasal veya varsayılan yükümlülüklerdir ve borç karşılığı olarak bilançoda yer alır (Doğru).
Bilinmesi gereken kural: Karşılık, mevcut bir borçtur ancak tutarı veya zamanı kesin değildir; kesin olan borçlar karşılık değil, diğer karşılıklar (provisyonlar) olarak sınıflandırılır.
Soru 18 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar Stan- dardına göre aşağıdakilerden hangisi çalışanla- ra sağlanan kısa vadeli faydalardan değildir?
- A)Kârdan pay verilmesi ve primler
- B)Jübile veya kıdeme bağlı diğer faydalar
- C)Ücretli yıllık izin ve ücretli hastalık izni
- D)Ücret, maaş ve sosyal güvenlik yardımları
- E)Sağlık yardımı, lojman, araç ve ücretsiz veya indirimli olarak verilen gıda yardımı
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 19 standardına göre, kısa vadeli çalışan faydaları; personel hizmetini sağladığı dönemin sonunda, o dönemin bitiminden itibaren 12 ay içinde tamamen ödenmesi beklenen faydalardır. Buna göre ücret, maaş, sosyal güvenlik yardımları (D), ücretli izinler (C), sağlık ve gıda yardımı (E) ile kâr payı ve primler (A) bu kapsamdadır. Ancak jübile veya kıdeme bağlı diğer faydalar (B), uzun vadeli çalışan faydaları grubunda yer alır. Bu faydalar, çalışanın emekliliği veya istifa gibi belirli bir olay gerçekleştiğinde ve genellikle uzun bir hizmet süresinden sonra ödenir. Dolayısıyla 12 ay içinde tamamlanma beklentisi taşımadıkları için kısa vadeli sınıflandırmasına girmezler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kısa vadeli fayda kapsamında değerlendirilir. C) Kısa vadeli fayda kapsamında değerlendirilir. D) Kısa vadeli fayda kapsamında değerlendirilir. E) Kısa vadeli fayda kapsamında değerlendirilir.
Bilinmesi gereken kural: Kısa vadeli faydalar, hizmet dönemi sonunda 12 ay içinde ödenecek olanlar iken; jübile ve kıdeme dayalı faydalar uzun vadeli faydalar olarak sınıflandırılır.
Soru 19 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
XYZ işletmesinin elinde, borsada işlem gören bir şirketin 250.000 adet pay senedi bulun- maktadır. Bu pay senetlerinin finansal durum tablosunda sınıflandırılmasına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Pay senetlerini alım-satım amaçlı olarak elin- de bulunduruyorsa, satılmaya hazır finansal varlıklar olarak sınıflandıracaktır.
- B)İşletme pay senetlerini alım-satım amaçlı olarak elde bulunduruyorsa, bu payları önemli kredi ve alacaklar olarak sınıflandıracaktır.
- C)Pay senetlerini alım-satım amaçlı olarak elinde bulunduruyorsa, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar olarak sınıflandıracaktır.
- D)İşletmenin amacı ne olursa olsun bu pay senetlerinin gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar olarak sınıflandırılması gerekmektedir.
- E)Uzun vadede elde tutmak amacıyla elde bu- lunduruyorsa, pay senetlerini gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar olarak sınıflandıracaktır.
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 32 ve TMS 39’a göre, finansal varlıklar işletmenin onları nasıl yönettiğine ve niyetine göre sınıflandırılır. Soruda pay senetlerinin "alım-satım amaçlı" elde bulundurulduğu belirtilmiştir. Standartlara göre, kısa vadeli kâr elde etmek amacıyla alınıp satılan finansal varlıklar, "Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kâr veya Zarara Yansıtılan Finansal Varlıklar" (FDKZ) grubunda yer alır. Bu nedenle C şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların hataları şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü alım-satım amaçlı varlıklar "Satılmaya Hazır" grubunda sınıflandırılmaz. B şıkkı yanlıştır çünkü pay senetleri "Önemli Kredi ve Alacaklar" olarak tanımlanmaz. D şıkkı yanlıştır çünkü işletme amacı (örneğin uzun vadeli yatırım) doğru sınıflandırma için belirleyicidir, mutlak bir kural yoktur. E şıkkı yanlıştır çünkü uzun vadeli tutulma amacı varsa, varlık FDKZ yerine "Satılmaya Hazır" veya "Vadeye Kadar Tutulacak" olarak değerlendirilebilir.
Bilinmesi gereken kural: Kısa vadeli kâr amacı taşıyan finansal varlıklar, zorunlu olarak Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kâr veya Zarara Yansıtılan Finansal Varlıklar olarak sınıflandırılır.
Soru 20 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS’leri uygulamakta olan bir işletme borç senedi nedeniyle ödediği faizi nakit akışları tablosunda ne şekilde sınıflandırabilir?
- A)Sadece yatırım faaliyetlerinde
- B)Sadece işletme faaliyetlerinde
- C)Sadece finansman maliyetlerinde
- D)Yatırım veya finansman faaliyetlerinde
- E)Finansman veya işletme faaliyetlerinde
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 7 ve TMS 7 (Nakit Akışları) standartlarına göre, borç senedi faizi nakit akışları tablosunda esneklik tanır. TMS 7.31 paragrafı, faiz ödemelerinin işletme faaliyetleri veya finansman faaliyetleri olarak sınıflandırılabileceğini açıkça belirtir. Bu esneklik, işletmenin nakit akışlarını daha anlamlı sunma amacına hizmet eder. Dolayısıyla E şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı yanlıştır çünkü faizler yatırım faaliyetlerine dahil edilmez. B şıkkı yanlıştır çünkü sınıflandırma sadece işletme faaliyetleriyle sınırlı değildir. C şıkkı yanlıştır çünkü "finansman maliyetleri" bir nakit akışı sınıflandırması değil, gelir tablosu kalemidir. D şıkkı yanlıştır çünkü faiz ödemeleri yatırım faaliyetlerinde sınıflandırılmaz.
Bilinmesi gereken kural: Borç senedi faizi ödemeleri, TMS 7 uyarınca işletme veya finansman faaliyetleri arasında tercih edilebilir.
Soru 21 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tah- minlerinde Değişiklikler ve Hatalar Standardı uyarınca; muhasebe politikalarındaki değişik- liklerin, muhasebe tahmindeki değişikliklerin ve hataların muhasebeleştirilmesinde geriye ve ileriye dönük olmak üzere iki yöntem söz konusudur. Bu yöntemlerde hangisinin kulla- nılacağı olayın niteliğine göre değişebildiğine göre aşağıdakilerin hangisinde olayın niteliği ile kullanılacak yöntem eşleştirmeleri doğru gösterilmiştir?
- A)Muhasebe politikasında değişiklik - Geriye Dönük, Muhasebe tahmininde değişiklik - İleriye Dönük, Hataların ortaya çıkması - Geriye Dönük
- B)Muhasebe politikasında değişiklik - İleriye Dönük, Muhasebe tahmininde değişiklik - İleriye Dönük, Hataların ortaya çıkması - Geriye Dönük
- C)Muhasebe politikasında değişiklik - İleriye Dö- nük, Muhasebe tahmininde değişiklik - Geriye Dönük, Hataların ortaya çıkması - Geriye Dönük
- D)Muhasebe politikasında değişiklik - Geriye Dönük, Muhasebe tahmininde değişiklik - Geriye Dönük, Hataların ortaya çıkması - İleriye Dönük
- E)Muhasebe politikasında değişiklik - Geriye Dö- nük, Muhasebe tahmininde değişiklik - İleriye Dönük, Hataların ortaya çıkması - İleriye Dönük
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 8 Standardı’na göre, muhasebe politikası değişiklikleri karşılaştırılabilirliği sağlamak amacıyla geriye dönük uygulanır. Bu sayede geçmiş dönem finansal tabloları sanki yeni politika her zaman uygulanıyormuş gibi yeniden ifade edilir. Dolayısıyla ilk eşleşme "Geriye Dönük" olmalıdır.
Muhasebe tahminindeki değişiklikler ise geleceğe yönelik yeni bilgilerin ortaya çıkmasıyla oluşur. Bu nedenle etkisi sadece geçerli ve gelecek dönemlere yansıtılır, yani ileriye dönük uygulanır.
Hatalar ise geçmiş dönemlere ait hatalı bilgilerin düzeltilmesini gerektirir. TMS 8’e göre önemli hatalar, finansal tabloların güvenilirliği açısından geriye dönük olarak düzeltilir.
Şıklara baktığımızda; B, C ve D şıkları muhasebe politikası değişikliğini yanlış şekilde "İleriye Dönük" olarak gösterdiği için elenir. E şığı ise hataların düzeltilmesini yanlış şekilde "İleriye Dönük" olarak tanımladığı için yanlıştır. Sadece A şığı, politika değişikliğini geriye, tahmin değişikliğini ileriye ve hataları geriye dönük olarak doğru eşleştirmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Politika değişikliği ve hatalar geriye dönük, tahmin değişiklikleri ise ileriye dönük uygulanır.
Soru 22 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletmenin 31.12.2014 tarihli bilançosu, 31.01.2015 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır. Yönetim Kurulu 09.03.2015 tarihinde toplan- mış ve finansal tabloların yayımlanmasına karar vermiştir. 11.03.2015 tarihi itibarıyla önemli finansal tablo kalemleri kamuoyuyla paylaşılmıştır. 16.05.2015 tarihinde işletme genel kurulu toplanarak finansal tabloları ibra etmiştir. 17.05.2015 tarihinde ise finansal tab- lolar ilgili düzenleyici otoriteye gönderilmiştir. Bu durumda TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar Standardı uyarınca finansal tabloların yayımı için onaylama tarihi aşağıda- kilerden hangisidir?
- A)31.01.2015
- B)09.03.2015
- C)11.03.2015
- D)16.05.2015
- E)17.05.2015
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 10’a göre "onaylama tarihi", finansal tabloların yayımlanması için gerekli yetkiye sahip organın (Yönetim Kurulu vb.) tabloları yayımlamaya karar verdiği tarihtir. Soruda, Yönetim Kurulu’nun 09.03.2015 tarihinde toplanıp yayımlamaya karar verdiği belirtilmiştir. Dolayısıyla onaylama tarihi bu gündür.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) 31.01.2015, raporlama dönemi sonu tarihidir, onay tarihi değil. C) 11.03.2015, kamuoyuyla paylaşım tarihi olup onay tarihinden farklıdır. D) 16.05.2015, genel kurulun ibra tarihi olup Yönetim Kurulu onayından sonra gelir. E) 17.05.2015, otoriteye gönderim tarihi olup onay tarihini belirlemez.
Bilinmesi gereken kural: Onaylama tarihi, tabloların yayımlanmasına karar veren Yönetim Kurulu’nun karar aldığı tarihtir; genel kurul onayı veya otoriteye gönderim tarihi değildir.
Soru 23 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 6 Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi Standardı uyarınca araş- tırma ve değerlendirme harcamalarının varlık olarak muhasebeleştirilmesine müsaade edilip edilmemesiyle ilgili olarak aşağıdaki ifadeler- den hangisi doğrudur?
- A)Bu tür harcamalar her zaman kâr veya zararda muhasebeleştirilmelidir.
- B)Bu harcamaların gelecek dönemlerde geri kazanılabilecek kısmı muhasebeleştirilebilir.
- C)Bu harcamaların, madenin teknik yapılabilirliği ve ticari uygulanabilirliği ispatlanabildiği sürece muhasebeleştirilmeleri mümkündür.
- D)Bu harcamaların tutarı, zamanlaması ve gelecekteki nakit akışlarının kestirilememesi nedeniyle varlık olarak muhasebeleştirilmesi mümkün değildir.
- E)İşletmenin hangi harcamaların araştırma ve değerlendirme varlığı olarak muhasebeleş- tirileceğine ilişkin politikasına göre tutarlı bir şekilde varlık olarak muhasebeleştirilecektir.
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 6, maden kaynaklarının araştırılması ve değerlendirilmesine ilişkin muhasebe politikalarının belirlenmesinde işletmelere geniş bir esneklik tanır. Standart, bu harcamaların varlık olarak muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmeyeceğine dair tek bir zorunlu kural koymaz. Bunun yerine, işletmenin kendi belirlediği ve tutarlı bir şekilde uyguladığı muhasebe politikasına göre hareket etmesi esastır. Dolayısıyla, doğru cevap E şıkkıdır; çünkü muhasebeleştirme kararı, işletmenin benimsediği ve tutarlı biçimde uyguladığı politikanın sonucudur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Harcamaların her zaman kâr/zararda giderleştirilmesi zorunlu değildir; politika değişebilir. B) Gelecek dönemde geri kazanılabilirlik tek başına yeterli değildir; önce politika belirlenmelidir. C) Teknik ve ticari yapılabilirlik ispatı, muhasebeleştirme için tek başına yeterli bir şart değildir. D) Kestirilememesi nedeniyle varlık olarak muhasebeleştirilememesi yanlıştır; politika ile muhasebeleştirilebilir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 6 uyarınca araştırma ve değerlendirme harcamalarının varlık olarak muhasebeleştirilmesi, işletmenin tutarlı bir şekilde uyguladığı muhasebe politikasına bağlıdır.
Soru 24 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 34 Ara Dönem Finansal Raporlama Stan- dardı uyarınca ara dönem finansal raporlama- ya ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Ara dönem finansal raporlama yapılması zorunludur.
- B)Ara dönem finansal tabloların özet olarak sunulması gerekmektedir.
- C)Ara dönem finansal raporlama yapıldığı du- rumda, dört temel finansal tablonunda sunul- ması zorunludur.
- D)Ara dönem finansal raporlama yapıldığı du- rumda, en azından finansal durum tablosu ve kâr ve zarar tablosunun sunulması zorunludur.
- E)İşletmenin en son yıllık finansal tabloları kon- solide olarak hazırlanmış olsa da ara dönem finansal tabloların konsolide hazırlanmasına gerek yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 34, ara dönem finansal raporlamanın temel prensibini netleştirir. Doğru cevap C şıkkıdır. TMS 34’ün 10. paragrafı uyarınca, ara dönem finansal raporlama yapıldığında, işletmenin yıllık finansal raporlarında sunması gereken dört temel finansal tablonun tamamı (finansal durum tablosu, kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu, öz sermaye değişim tablosu ve nakit akım tablosu) sunulmak zorundadır. Ara dönem raporları, yıllık raporun bir parçası olarak görüldüğü için eksik tablo sunumu standartlara aykırıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Ara dönem raporlaması, ilgili yasal mevzuat veya düzenleyici kurumlar tarafından zorunlu kılınmadıkça işletmenin kendi kararına bağlıdır; standart zorunluluk getirmez. B) TMS 34, ara dönem raporlarının "özet" olarak sunulmasını emretmez; tam kapsamlı dört temel tablonun sunulmasını öngörür. D) Sadece finansal durum ve kâr/zarar tablosunun sunulması yetersizdir; dört temel tablonun tamamı zorunludur. E) Yıllık rapor konsolide ise, ara dönem raporları da aynı kapsama uygun olarak konsolide hazırlanmalıdır; istisna yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Ara dönem finansal raporlama yapıldığında, TMS 34 gereği dört temel finansal tablonun tamamının sunulması zorunludur.
Soru 25 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 12 Gelir Vergileri Standardına göre; bir varlık veya borcun vergisel açıdan taşıdığı tutar/değer aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
- A)Vergi gideri
- B)Vergi alacağı
- C)Geçici farklar
- D)Vergiye esas değer
- E)Dönem vergisi
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 12 “Gelir Vergileri” standardına göre, bir varlık veya borcun bilançodaki defter değeri ile vergi mevzuatına göre belirlenen vergi matrahı arasındaki farklar geçici farklar olarak adlandırılır. Ancak soruda sorulan, varlık veya borcun vergisel açıdan taşıdığı tutarın kendisinin adıdır. TMS 12’ye göre bu tutar Vergiye Esas Değer olarak tanımlanır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Vergi gideri, gelir tablosunda muhasebeleştirilen vergi yükünü ifade eder, varlığın değerini değil. B) Vergi alacağı, kurumun vergi dairelerine olan veya daireden olan parasal hak durumudur, varlık değerini göstermez. C) Geçici farklar, defter değeri ile vergiye esas değer arasındaki farkın kendisidir, tutarın adı değildir. E) Dönem vergisi, o döneme ait hesaplanan ve ödenmesi gereken vergi tutarıdır, varlık değerini ifade etmez.
Bilinmesi gereken kural: TMS 12’de bir varlık veya borcun vergi mevzuatına göre sahip olduğu tutar mutlaka “Vergiye Esas Değer” olarak adlandırılır ve bilanço muhasebesi ile vergi muhasebesi arasındaki geçici farkların hesaplanmasında bu değer esas alınır.
Soru 26 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletme 31.12.2012 tarihinde belirsiz bir ömre sa- hip maddi olmayan bir duran varlığı 50.000 TL’ye edinmiştir. Varlık 31.12.2013 tarihinde 42.000 TL, 31.12.2014 tarihinde ise 57.000 TL olarak yeniden değerlenmiştir. İşletme her yıl 31 Aralık tarihi iti- barıyla finansal tablolarını hazırlamakta ve maddi olmayan duran varlıkları için yeniden değerleme yöntemini kullanmayı muhasebe politikası olarak uygulamaktadır. Yeniden değerlemeye ilişkin olarak işletmenin finansal tablolarına yansıtması gereken kâr veya zarar tutarları aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A)2013 Kâr veya zarar: (8.000) TL 2014 Kâr veya zarar: 8.000 TL Diğer kapsamlı gelir: 7.000 TL
- B)2013 Kâr veya zarar: (8.000) TL 2014 Gelir 15.000 TL
- C)2013 Kâr veya zarar: (8.000) TL 2014 Diğer kapsamlı gelir: 15.000 TL
- D)2013 Diğer kapsamlı gelir: - 8.000 TL 2014 Diğer kapsamlı gelir: 15.000 TL
- E)2013 Kâr veya zarar: (8.000) TL 2014 Gelir: 7.000 TL Diğer kapsamlı gelir: 8.000 TL
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 38’e göre, belirsiz ömre sahip maddi olmayan duran varlıklar amortismana tabi tutulmaz. Ancak yeniden değerleme modeli uygulandığında, değer kaybı ilk olarak "Diğer Kapsamlı Gelir" (DKG) üzerinden Kâr Dağıtım Mahsupları Hesabı’nda birikmiş ise oradan karşılanır; aksi takdirde Kâr/Zarar’a yansıtılır.
2013 yılında varlık 50.000 TL’den 42.000 TL’ye düşmüştür. Bu 8.000 TL’lik değer kaybı, daha önce birikmiş DKG olmadığı için doğrudan Kâr/Zarar’a (8.000 TL) yansıtılır.
2014 yılında varlık 42.000 TL’den 57.000 TL’ye yükselmiştir. Toplam artış 15.000 TL’dir. TMS 38’e göre, önceki yıllarda Kâr/Zarar’a yansıtılan değer düşüklükleri, değer artışı gerçekleştiğinde ilk olarak bu tutar kadar Kâr/Zarar’a tersi kaydedilir (geri alınır). Dolayısıyla 8.000 TL Kâr/Zarar’a yansıtılır. Kalan 7.000 TL’lik artış ise Diğer Kapsamlı Gelir’e yansıtılır.
Diğer şıklar, değer düşüklüğü veya artışı yanlış hesaplamalarla veya yanlış hesap gruplarına (DKG/K/Z) yönlendirmeleri nedeniyle yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: Yeniden değerleme modelinde, önceki dönemlerde K/Z’ya yansıtılan değer düşüklükleri, sonraki dönemlerdeki değer artışında ilk olarak K/Z’ya tersi kaydedilir, kalan kısım DKG’ye yansıtılır.
Soru 27 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme Standar- dında tanımlanan finansal araç sınıflandırma- larından birisi değildir?
- A)Kredi ve alacaklar
- B)Satılmaya hazır finansal varlıklar
- C)Vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar
- D)Satmak için elde tutulan menkul kıymetler
- E)Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlık ve borçlar
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 39 standardında finansal varlıklar dört ana sınıfa ayrılır: (1) Vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar, (2) Satılmaya hazır finansal varlıklar, (3) Kredi ve alacaklar ve (4) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar. Bu sınıflandırma, varlığın işletme tarafından nasıl yönetildiğine ve niyetine göre belirlenir.
Doğru cevap D şıkkıdır çünkü "Satmak için elde tutulan menkul kıymetler" TMS 39’da geçerli bir sınıflandırma terimi değildir. Bu ifade, standartta yer almayan ve kafa karışıklığı yaratmak amacıyla uydurulmuş bir şıktır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kredi ve alacaklar, TMS 39’daki dört sınıftan biridir. B) Satılmaya hazır finansal varlıklar, TMS 39’daki dört sınıftan biridir. C) Vadeye kadar elde tutulacak yatırımlar, TMS 39’daki dört sınıftan biridir. E) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar, TMS 39’daki dört sınıftan biridir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 39’a göre finansal varlık sınıflandırmaları sadece vadeye kadar tutulanlar, satılmaya hazır olanlar, kredi/alacaklar ve gerçeğe uygun değer farkı kâr/zarara yansıtılanlardır; "satmak için elde tutulan" diye bir kategori bulunmaz.
Soru 28 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletme, hangi varlık ve yükümlülüklerinin parasal hangilerinin parasal olmayan kalem olduğuna karar vermeye çalışmaktadır. Aşa- ğıdaki varlık veya yükümlülüklerden hangisi TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri Standardı uyarınca parasal kalemdir?
- A)Stoklar
- B)Şerefiye
- C)Ticari borçlar
- D)Peşin ödenmiş kira
- E)Maddi olmayan duran varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 21, parasal kalemleri; sabit veya belirlenebilir miktarda para birimi alacak veya borç olarak elde etme veya ödeme yükümlülüğü taşıyan nakit, banka hesapları, alacaklar ve borçlar olarak tanımlar. Ticari borçlar, işletmenin belirli bir tarihte belirli bir tutarı ödemeyi taahhüt ettiği bir yükümlülüktür. Bu nedenle, gelecekteki nakit akışının miktarı ve zamanı parasal cinsinden sabit olduğu için TMS 21 uyarınca açıkça parasal kalem kabul edilir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: Stoklar, gelecekteki satış fiyatındaki dalgalanmalara maruz kaldığı için parasal değildir. Şerefiye, amortismana tabi olmayan ve parasal değeri belirsiz bir duran varlıktır. Peşin ödenmiş kira, gelecekteki hizmet alım hakkı niteliğindedir ve parasal değildir. Maddi olmayan duran varlıklar ise amortismana tabi olup parasal değer taşımayan varlıklardır.
Bilinmesi gereken kural: Parasal kalem, gelecekteki nakit akışının miktarı ve zamanı para birimi cinsinden sabit veya belirlenebilir olan nakit, alacak ve borç kalemleridir.
Soru 29 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletmenin kayıtlarında satışa hazır finansal varlık olarak sınıflandırdığı 20.000 TL tutarın- da hisse senedi bulunmaktadır. İşletme bir önceki dönemde 3.000 TL tutarındaki değer artışını finansal tablolarında raporlamıştır. Bu dönemde hisse senetlerinin gerçeğe uygun değerinde 5.000 TL’lik bir değer düşüklüğü olduğu tespit edilmiştir. Bu işlemle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
- A)İşletme 5.000 TL’yi gider yazacaktır.
- B)İşletme daha önce öz kaynaklarda raporladı- ğı 3.000 TL’lik değer artışını iptal eder, kalan 2.000 TL tutarı gider olarak kayıt eder.
- C)İşletme daha önce gelir yazdığı 3.000 TL’yi gelir olarak kayıt eder.
- D)İşletme satılmaya hazır finansal varlıklar için değer düşüklüğü ile ilgili bir işlem yapmaya- caktır.
- E)İşletme 2.000 TL’yi gider yazacaktır.
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 39 (ve TMS 32) kapsamında, satışa hazır finansal varlıkların gerçeğe uygun değer değişimleri öz kaynaklardaki "Diğer Kapsamlı Gelir" kalemine yansıtılır. Bu varlıklar satıldığında veya değer düşüklüğü tespit edildiğinde, daha önce öz kaynaklarda birikmiş olan değer artışları gelir tablosuna (gerçekleşmiş kar/zarar) aktarılır.
Doğru cevap B'dir. Çünkü 5.000 TL'lik toplam düşüşün 3.000 TL'lik kısmı, daha önce öz kaynaklarda birikmiş olan değer artışını sıfırlar (iptal eder). Geriye kalan 2.000 TL'lik kısım ise mevcut dönemde oluşan zararı temsil eder ve gider olarak kaydedilir.
Diğer şıkların nedenleri: A) Yanlış, çünkü önceki dönem birikmiş değer artışları önce sıfırlanmalıdır. C) Yanlış, çünkü değer düşüklüğü gider niteliğindedir, gelir kaydı yapılmaz. D) Yanlış, çünkü değer düşüklüğü tespit edildiğinde işlem yapılması zorunludur. E) Yanlış, çünkü 2.000 TL sadece kalan kısımdır; önceki birikim de etkilenir.
Bilinmesi gereken kural: Satışa hazır finansal varlıklarda değer düşüklüğü, önce öz kaynaklardaki birikmiş değer artışını sıfırlar, kalan kısım ise gider olarak kaydedilir.
Soru 30 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
I- İskonto oranı, aktüeryal riski veya yatırım riski- ni değil paranın zaman değerini yansıtır. II- İşletmenin alacaklılarından kaynaklanan işlet- meye özgü kredi riskini yansıtır. III- Aktüeryal varsayımlardan farklı sonuçların gerçekleşebilme riskini yansıtır. IV- İskonto oranı fayda ödemelerinin tahmini zamanlamasını yansıtır. TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar Stan- dardı uyarınca aktüeryal varsayımlarda kulla- nılan iskonto oranı ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)I ve IV
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 19’a göre, çalışanlara sağlanan faydelerin aktüeryal değerlemesinde kullanılan iskonto oranı, fayda ödemelerinin tahmini zamanlamasını yansıtır ve paranın zaman değerini gösterir; ancak aktüeryal riski veya işletmeye özgü kredi riskini içermez. Bu nedenle I ve IV numaralı ifadeler doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şık yanlıştır çünkü iskonto oranı, işletmenin alacaklılarından kaynaklanan kredi riskini yansıtmaz. III. şık yanlıştır çünkü iskonto oranı, aktüeryal varsayımlardan farklı sonuçların gerçekleşme riskini (aktüeryal riski) yansıtmaz.
Bilinmesi gereken kural: TMS 19 kapsamında iskonto oranı, yalnızca paranın zaman değerini ve ödeme zamanlamasını yansıtır; aktüeryal veya kredi risklerini içermez.
Soru 31 · 2015/9 · Türkiye Muhasebe Standartları
Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çer- çeve uyarınca aşağıdakilerden hangisi temel varsayımdır?
- A)İşletmenin sürekliliği
- B)Parayla ölçülme
- C)Tam açıklama
- D)Özün önceliği
- E)Dönemsellik
Çözümü göster — doğru cevap A
Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve’ye göre, işletmelerin faaliyetlerini varsayılan olarak sınırsız bir süre devam ettireceği kabul edilir. Bu, İşletmenin Sürekliliği (A şıkkı) temel varsayımdır. Standartlara göre, yönetimin işletmeyi tasfiye etme veya faaliyetleri sonlandırma niyeti yoksa, finansal tablolar bu varsayım esas alınarak hazırlanır. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- B) Parayla ölçülme: Bu, ölçüm birimidir, temel varsayımdır.
- C) Tam açıklama: Bu, niteliksel özelliklerden biri olan "anlaşılabilirlik" ve "zamanında raporlama" ile ilgili bir gerekliliktir, varsayımdır.
- D) Özün önceliği: Bu, ölçüm ve sunum ilkelerindendir, varsayımdır.
- E) Dönemsellik: Bu, muhasebe dönemlerine bölme ilkesidir, temel varsayımdır.
Bilinmesi gereken kural: Kavramsal Çerçeve’de temel varsayımlar sadece "İşletmenin Sürekliliği" ve "Birim"dir; diğerleri niteliksel özellik, ölçüm birimi veya sınırlayıcı kısıtlardır. Sınavlarda bu ayrımı mutlaka yapınız.