2017/11 KGK Bağımsız Denetçilik Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim Soruları ve Çözümleri

2017/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim dersinden çıkan 37 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi kurumsal yönetimin evrensel kabul ve geçerliliği olan ana ilkelerinden birisi değildir?

  • A)Adillik
  • B)Hesap verebilirlik
  • C)Katılımcılık
  • D)Şeffafl ık
  • E)Sorumluluk
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C) Katılımcılık'tır.

Kurumsal yönetim ilkeleri, OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) tarafından belirlenen ve uluslararası alanda evrensel kabul gören temel prensiplere dayanır. Bu prensipler; Adillik, Şeffaflık, Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk olmak üzere dört ana başlıkta toplanır. Bu dört ilke, şirketlerin yönetişim yapısının temelini oluşturur. "Katılımcılık" ise kurumsal yönetimin temel evrensel ilkeleri listesinde yer almaz; daha çok demokratik süreçler veya belirli paydaş katılımı modellerinde vurgulanan bir kavramdır, ancak OECD’nin tanımladığı dört ana ilke arasında bulunmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Adillik, tüm paydaşların haklarının korunmasını sağlayan temel bir kurumsal yönetim ilkesidir.
  • B) Hesap verebilirlik, yönetim kurulunun ve yönetimin kararlarından sorumlu tutulmasını gerektiren geçerli bir ilkedir.
  • D) Şeffaflık, finansal ve faaliyet bilgilerine erişimin kolay olması gerektiğini belirten geçerli bir ilkedir.
  • E) Sorumluluk, yönetim kurulunun şirket ve paydaşlar karşısındaki yükümlülüklerini ifade eden geçerli bir ilkedir.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetimin evrensel dört temel ilkesi; adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluktur.

Soru 2 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Önceden ortaya konan bir amaca ulaşabilmek için, işletmenin geleceğe ait bir dönemde izleyeceği politikayı ve yapacağı işleri parasal ve sayısal terimlerle açıklayan bir rapor veya raporlar dizisine ne ad verilir?

  • A)Gelir tablosu
  • B)Bütçe
  • C)Kapsamlı eğilim analizi
  • D)Finansal beyanname
  • E)İzahname
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Bütçedir. Muhasebe ve finans yönetimi prensiplerine göre bütçe, gelecekteki belirli bir dönem için işletmenin ulaşmak istediği hedeflere (amaçlara) uygun olarak hazırlanan, faaliyetleri ve kaynak kullanımını parasal ve sayısal verilerle ifade eden kapsamlı bir planlama ve kontrol aracıdır. Bütçe, sadece tahmin değil, aynı zamanda yönetim kararlarının ve politikalarının somut bir ifadesidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır:

  • A) Gelir tablosu: Geçmişe dönük, gerçekleşen finansal performansı gösteren bir muhasebe raporu olup geleceğe yönelik plan içermez.
  • C) Kapsamlı eğilim analizi: Tarihsel verilerin karşılaştırılmasıyla yapılan bir analiz tekniğidir, geleceğe yönelik eylem planı veya rapor dizisi değildir.
  • D) Finansal beyanname: Şirketin geçmiş dönem mali durumunu ve performansını sermaye piyasası kurallarına uygun olarak açıklayan zorunlu bir bildirimdir.
  • E) İzahname: Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yatırımcıları bilgilendirmek için hazırlanan hukuki bir dokümandır.

Bilinmesi gereken kural: Bütçe, geleceğe yönelik hedeflere ulaşmak için hazırlanan parasal ve sayısal planlama ve kontrol aracıdır.

Soru 3 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi temel yönetim fonksiyonlarından birisi değildir?

  • A)Planlama
  • B)Kontrol
  • C)Örgütleme
  • D)Koordinasyon
  • E)Üretim
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Yönetim bilimi literatüründe ve Kurumsal Yönetim İlkeleri’nde temel yönetim fonksiyonları; planlama, örgütleme, yönlendirme (veya liderlik) ve kontrol olarak dört ana başlıkta toplanır. Koordinasyon ise bu fonksiyonların uyumlu çalışmasını sağlayan entegre bir süreç veya alt fonksiyon olarak kabul edilir. Ancak "Üretim", bir yönetim fonksiyonu değil, işletmenin faaliyet gösterdiği temel işlevsel alandır (operasyonel çıktı). Yönetim, üretimi planlar, örgütler ve kontrol eder; ancak üretim kendisi yönetimin bir parçası değil, yönetilen bir süreçtir.

Diğer şıkların yanlışlığı: A) Planlama, geleceğe yönelik hedef belirleme ve yol haritası çizme temel yönetim fonksiyonudur. B) Kontrol, performansın standartlarla karşılaştırılması ve düzeltici eylem alınmasını sağlayan temel fonksiyondur. C) Örgütleme, kaynakların ve görevlerin yapılandırıldığı temel yönetim fonksiyonudur. D) Koordinasyon, faaliyetlerin uyumlu hale getirilmesi için gerekli olan temel yönetim işlevidir.

Bilinmesi gereken kural: Yönetim fonksiyonları "planlama, örgütleme, yönlendirme ve kontrol"dür; üretim ise yönetilen bir işlevdir, yönetim fonksiyonu değildir.

Soru 4 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdaki dönen varlık kalemlerinden hangisinin diğerlerine kıyasla daha az likiditeye sahip olduğu kabul edilir?

  • A)Nakit
  • B)Nakit benzerleri
  • C)Senetli alacaklar
  • D)Peşin ödenmiş giderler
  • E)Menkul kıymetler
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Peşin ödenmiş giderler, gelecekteki dönemlerde fayda sağlanmak üzere önceden ödenen maliyetlerdir (örneğin peşin kira). Muhasebe standartlarına göre bu kalemler, nakde dönüştürülme potansiyeli en düşük olan dönen varlık grubunda yer alır. Likidite, bir varlığın nakde dönüşme hızı ve kolaylığıdır. Peşin ödenmiş giderler, şirketin kendi içinde tüketilecek faydalardır; satılarak nakde çevrilemezler. Bu nedenle likidite sıralamasında en altta yer alırlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Nakit, en likit varlıktır; anında kullanılabilir. B) Nakit benzerleri, kısa vadeli ve yüksek likiditeli yatırımlardır. C) Senetli alacaklar, vadesi geldiğinde veya iskonto ile nakde dönüştürülebilir. E) Menkul kıymetler, genellikle borsada işlem gördüğü için kolayca nakde çevrilebilir.

Bilinmesi gereken kural: Likidite hiyerarşisinde peşin ödenmiş giderler, nakde dönüşemeyen veya dönüşümü çok zor olan kalemler olduğu için en düşük likiditeye sahip dönen varlık grubunda değerlendirilir.

Soru 5 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

İndirgenmiş nakit akımları yöntemi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)İndirgenmiş nakit akımları yöntemi, yeniden yapılandırma içerisindeki işletmelerin hisse senedi değerlemelerinde daha doğru sonuçlar verir.
  • B)İfl as durumundaki işletmelerde nakit akımları negatif olarak tahmin edileceğinden İndirgenmiş nakit akımları yöntemi uygun olmayabilir.
  • C)Dönemsel ve konjonktürel özellik gösteren işletmelerin hisselerinin değerlemesinde indirgenmiş nakit akımları yönteminin uygulanması zorlaşmaktadır.
  • D)İndirgenmiş nakit akımları yönteminin başarısı, beklenen nakit akımları ve iskonto oranı hakkında doğru tahminlerin yapılmasına bağlıdır.
  • E)İndirgenmiş nakit akımları yönteminde varlıkların değerini risk özellikleri ve nakit akımlarına bağlı olarak tespit etmek amaçlanır.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. İndirgenmiş Nakit Akımlı (İNA) yöntemi, gelecekteki nakit akımların bugünkü değerini hesaplar. Ancak yeniden yapılandırma sürecindeki işletmelerin gelecekteki nakit akımları son derece belirsiz ve tahmin edilemez olduğu için bu yöntem, hisse senedi değerlemesinde "daha doğru" sonuç vermez; aksine büyük hata payı taşır. Bu nedenle A şıkkı yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifadeler olduğu): B) İşin aslı bozuk firmalarda nakit akımları negatif olabileceğinden İNA yöntemi uygun olmayabilir (Doğru ifade). C) Dönemsel dalgalanma gösteren firmalarda nakit akımı tahmini zor olduğundan yöntem uygulanması güçleşir (Doğru ifade). D) İNA’nın başarısı, nakit akımı ve iskonto oranı tahminlerinin doğruluğuna bağlıdır (Doğru ifade). E) İNA, varlık değerini risk ve nakit akımları üzerinden belirlemeyi amaçlar (Doğru ifade).

Bilinmesi gereken kural: İndirgenmiş Nakit Akımlı yöntemi, geleceği belirsiz ve yapılandırma aşamasındaki işletmelerde güvenilir sonuçlar vermez; bu tür durumlarda alternatif değerleme yöntemleri tercih edilmelidir.

Soru 6 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Yöneticilerin her zaman hissedarların amaçları doğrultusunda olmayan ve kendi bireysel çıkarlarını tatmin etmeye yönelik stratejileri benimseyebileceğini belirten teori aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Asimetrik bilgi teorisi
  • B)Vekalet teorisi
  • C)Eldeki kuş teorisi
  • D)Hakim ortak teorisi
  • E)Kümeleme teorisi
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Vekalet (Agency) Teorisi, şirket sahipleri (hissedarlar) ile yöneticiler arasındaki ilişkiyi inceler. Bu teoriye göre, yöneticiler kendi çıkarlarını hissedarlarınkilerden önce koyarak "vekalet maliyeti" yaratabilir. Kurumsal yönetim, bu çıkar çatışmasını azaltmak ve yöneticileri hissedarların menfaatleri doğrultusunda hareket etmeye zorlamak için tasarlanmıştır. Dolayısıyla, yöneticilerin kendi çıkarları doğrultusunda strateji izleyebileceği varsayımı bu teorinin temelidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Asimetrik bilgi teorisi, taraflar arasındaki bilgi dengesizliğine odaklanır, çıkar çatışmasına değil. C) Eldeki kuş teorisi, yatırım kararlarında risk algısını ve getiri tercihlerini açıklar. D) Hakim ortak teorisi, büyük hissedarların azınlık hissedarları üzerindeki baskısını inceler. E) Kümeleme teorisi, şirketlerin benzer sektörlerde gruplanma eğilimini açıklar.

Bilinmesi gereken kural: Vekalet teorisi, yöneticiler ile hissedarlar arasındaki çıkar çatışmasını ve bu çatışmayı gidermek için kurumsal yönetim mekanizmalarının önemini vurgular.

Soru 7 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi bir şirketin performansının izlenmesinden, stratejilerinin belirlenmesinden, şirketin hissedarlarıyla etkin iletişimden sorumlu kurumsal yönetimin odağı organdır?

  • A)Risk yönetimi ve iç kontrol komitesi
  • B)Denetimden sorumlu komitesi
  • C)Yönetim kurulu
  • D)Yatırımcı ilişkileri kurulu
  • E)Bağımsız yönetici üyeler kurulu
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve KVK Teyitli Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne göre, şirketin genel yönetimi, stratejilerin belirlenmesi ve icrası ile hissedarlarla iletişimden sorumlu olan merciyi Yönetim Kurulu oluşturur. Kurumsal yönetimin temel odağı, karar alma ve denetim mekanizmasını yürüten bu organdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı sadece risk ve iç kontrol süreçlerine odaklanır; B şıkkı finansal raporlama ve denetim kalitesini gözetir; D şıkkı yalnızca yatırımcı ilişkilerini yönetir; E şıkkı ise bağımsız üyelerden oluşan bir kurul değil, Yönetim Kurulu içindeki bir statüdür.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetimin strateji belirleme, performans izleme ve hissedar iletişimi gibi tüm temel sorumlulukları Yönetim Kurulu’na aittir.

Soru 8 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

I. Finansal tablolar II. Yönetim kurulu faaliyet raporları III. Sorumluluk beyanları IV. Kurumsal yönetim derecelendirmeleri Kurumsal Yönetim Tebliğine göre finansal raporlar yukarıdaki hususlardan hangisini veya hangilerini kapsamaktadır?

  • A)Yalnız I ve II
  • B)Yalnız I, II ve III
  • C)Yalnız I, II, III ve IV
  • D)Yalnız IV
  • E)Yalnız I ve III
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 17/06/2014 tarihli ve 29040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Kamuoyuna Açıklanacak Bilgiler Hakkında Tebliğ Seri: II, 14.1"e göre, halka açık şirketlerin finansal raporları; finansal tabloları, yönetim kurulu faaliyet raporlarını ve yönetim kurulu üyelerinin imzaladığı sorumluluk beyanlarını içermektedir. Dolayısıyla I, II ve III numaralı hususlar tebliğ kapsamında yer alır.

IV. şıkkı olan "Kurumsal yönetim derecelendirmeleri" ise bir finansal rapor unsuru değil, üçüncü taraf kuruluşlar tarafından yapılan bağımsız bir değerlendirme sürecidir ve tebliğde finansal raporların zorunlu bileşenleri arasında yer almaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, sorumluluk beyanlarını (III) eksik gösterdiği için yanlıştır. C şıkkı, derecelendirmeleri (IV) dahil ederek hatalıdır. D şıkkı, ana raporlama unsurlarını tamamen görmezden geldiği için yanlıştır. E şıkkı ise faaliyet raporunu (II) dışarıda bıraktığı için hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Halka açık şirketlerin finansal rapor paketi, finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu ve sorumluluk beyanlarından oluşur; derecelendirme raporları bu zorunlu paketin parçası değildir.

Soru 9 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi Kurumsal Yönetim Tebliği’nin faaliyet raporlarında yer almasını gerektirdiği bilgilerden birisi değildir?

  • A)Şirket aleyhine açılan önemli davalar ve olası sonuçları hakkında bilgi
  • B)Sermayeye doğrudan katılım oranının %5’i aştığı karşılıklı iştiraklere ilişkin bilgi
  • C)Yönetim kurulunun yıl içerisindeki toplantı sayısı
  • D)Yönetim kurulu üyelerinin yıl içerisindeki yönetim kurulu toplantılarına katılım durumu
  • E)Genel kurul toplantılarının gündemleri ile katılanlar cetveli
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin Faaliyet Raporu’na ilişkin hükümlerine göre, faaliyet raporunda genel kurul toplantılarına katılanlar cetveli veya gündem detaylarının yer alması zorunlu değildir. Bu bilgiler, genel kurul tutanaklarında ve ilgili tebliğlerin genel kurul bölümlerinde düzenlenir; faaliyet raporu ise yönetim kurulunun yıl içindeki faaliyetlerini, riskleri ve kurumsal yönetim uygulamalarını özetleyen bir belgedir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü şirket aleyhine açılan önemli davalar ve olası sonuçları, faaliyet raporunda yer alması zorunlu bilgiler arasındadır. B şıkkı yanlıştır çünkü sermayeye doğrudan katılım oranı %5’i aşan karşılıklı iştiraklere ilişkin bilgi, faaliyet raporunda açıklanması gereken kurumsal yönetim bilgileri arasındadır. C şıkkı yanlıştır çünkü yönetim kurulunun yıl içindeki toplantı sayısı, faaliyet raporunda yer alması gereken temel yönetim bilgilerindendir. D şıkkı yanlıştır çünkü yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katılım durumları, faaliyet raporunda açıklanması zorunludur.

Bilinmesi gereken kural: Faaliyet raporunda yönetim kurulunun toplantı ve katılım bilgileri ile önemli davalar yer alırken, genel kurul gündem ve katılanlar cetveli faaliyet raporunda değil, genel kurul belgelerinde bulunur.

Soru 10 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığına, uygulanmıyor ise buna ilişkin gerekçeli açıklamaya, bu ilkelere tam olarak uymama dolayısıyla meydana gelen çıkar çatışmalarına ve gelecekte ortaklığın yönetim uygulamalarında söz konusu ilkeler çerçevesinde bir değişiklik yapma planının olup olmadığına ilişkin açıklamalara aşağıda yer alanların hangisinde yer verilir?

  • A)Konsolide finansal tablolarda
  • B)SPK bülteninde
  • C)Yıllık faaliyet raporlarında
  • D)Yatırımcı ilişkileri raporunda
  • E)Bağımsız denetçi raporunda
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. SPK’nın Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği uyarınca, şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine uyum durumunu, uyulmuyorsa gerekçelerini, çıkar çatışmalarını ve gelecekteki iyileştirme planlarını Yıllık Faaliyet Raporu’nda yayımlamaları zorunludur. Bu rapor, pay sahiplerine şirketin yönetim kalitesi ve şeffaflığı hakkında kapsamlı bilgi sunan temel belgedir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Konsolide finansal tablolar yalnızca mali durumu ve performansını gösterir, yönetim ilkelerine uyum açıklaması içermez. B) SPK bülteni, düzenleyici duyuruları ve tebliğleri içeren bir yayın organıdır, şirket bazlı uyum raporlaması yapılmaz. D) Yatırımcı ilişkileri raporu daha çok piyasa iletişimi ve özet performans odaklıdır; yasal zorunluluk olan detaylı uyum beyanı faaliyet raporunda yapılır. E) Bağımsız denetçi raporu, finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair görüş bildirir, kurumsal yönetim uyumunu denetlemez veya beyan etmez.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim uyum beyanları, yasal zorunluluk gereği her yıl hazırlanan Yıllık Faaliyet Raporu’nda yer alır.

Soru 11 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan komitelerle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetimden sorumlu komitenin en az bir üyesinin bağımsız yönetim kurulu üyesi niteliğinde olması gerekir.
  • B)Komitelerin görev alanları, çalışma esasları ve hangi üyelerden oluşacağı yönetim kurulu tarafından belirlenir ve KAP’ta açıklanır.
  • C)Komitelerin en az iki üyeden oluşması gerekir.
  • D)İcra başkanı/genel müdür komitelerde görev alamaz.
  • E)Komiteler, gerekli gördükleri kişiyi toplantılarına davet edebilir ve görüşlerini alabilir.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği’nin 13. maddesine göre, denetimden sorumlu komitenin üyelerinin hepsi bağımsız yönetim kurulu üyesi olmak zorundadır. A şıkkı, sadece "en az bir" üyenin bağımsız olmasını şart koştuğu için yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B şıkkı doğrudur; komitelerin yapısı ve görevleri YK tarafından belirlenir ve KAP’ta duyurulur. C şıkkı doğrudur; komiteler en az iki üyeden oluşur. D şıkkı doğrudur; icra başkanı/genel müdür, denetimden sorumlu komite başkanı olamaz ve bu komitede görev alamaz. E şıkkı doğrudur; komiteler, konuyla ilgili kişileri toplantıya davet edebilir.

Bilinmesi gereken kural: Denetimden sorumlu komitenin tüm üyeleri bağımsız yönetim kurulu üyesi olmak zorundadır; sadece birinin bağımsız olması yetersizdir.

Soru 12 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulu yapılanması gereği ayrı bir aday gösterme komitesi ve ücret komitesi oluşturulamaması durumunda, bu komitelerin görevlerini aşağıdakilerden hangisi yerine getirir?

  • A)Yatırımcı ilişkileri bölümü
  • B)Azınlık hakları komitesi
  • C)Denetimden sorumlu komite
  • D)Kurumsal yönetim komitesi
  • E)Hukuki danışmanlık komitesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Türkiye Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği’nin 13. maddesi uyarınca, yönetim kurulu yapılanması gereği ayrı bir aday gösterme komitesi ve ücret komitesi oluşturulamaması durumunda, bu komitelerin görevlerini Kurumsal Yönetim Komitesi yerine getirir. Bu düzenleme, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerde komite sayısını azaltarak işlevselliği korumayı amaçlar. Dolayısıyla, mevzuat açıkça bu yetkiyi Kurumsal Yönetim Komitesi’ne devreder.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Yatırımcı ilişkileri bölümü, şirket ile yatırımcılar arasındaki iletişimi yönetir; komite görevi üstlenmez. B) Azınlık hakları komitesi, azınlık hissedarların haklarının korunmasını sağlar; aday gösterme veya ücretlendirme yetkisi yoktur. C) Denetimden sorumlu komite, finansal raporlama ve iç kontrol süreçlerini denetler; insan kaynakları ve ücretlendirme konularına karışmaz. E) Hukuki danışmanlık komitesi diye bir yapı Teblipte yer almaz; hukuki konular genel olarak yönetim kurulu veya hukuk birimleri tarafından yürütülür.

Bilinmesi gereken kural: Aday gösterme ve ücret komiteleri oluşturulamadığında, görevleri otomatik olarak Kurumsal Yönetim Komitesi’ne geçer.

Soru 13 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC şirketinin finans yöneticisi; borcun ve öz kaynağın maliyetinin farklı borçlanma düzeylerinde değişmediğini, borç maliyetinin özsermaye maliyetinden düşük olduğunu; dolayısıyla sermaye yapısında ne kadar fazla borca yer verilirse ortalama sermaye maliyeti düşeceği için işletmenin değerinin de o ölçüde artacağını belirtmektedir. Söz konusu finans yöneticisinin sermaye yapısının belirlenmesiyle ilgili düşünceleri aşağıdaki finans yaklaşımlarından hangisini yansıtmaktadır?

  • A)Sermaye piyasasının etkinliği yaklaşımı
  • B)Paranın zaman değeri yaklaşımı
  • C)Net faaliyet geliri yaklaşımı
  • D)Net gelir yaklaşımı
  • E)Modigliani-Miller yaklaşımı
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Net Gelir (Net Income) yaklaşımına göre, borç maliyeti her zaman özsermaye maliyetinden düşüktür. Bu yaklaşıma göre, şirket ne kadar çok düşük maliyetli borç kullanırsa, ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti (WACC) o oranda düşer. Sonuç olarak, sermaye yapısında borç oranı %100’e yaklaştıkça işletmenin değeri maksimum seviyeye ulaşır. Finans yöneticisinin "ne kadar fazla borç, o kadar düşük maliyet ve yüksek değer" görüşü, bu yaklaşımın temel varsayımıyla birebir örtüşmektedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sermaye piyasasının etkinliği yaklaşımı, borç ve özsermaye maliyetlerinin borçlanma düzeyinden bağımsız olduğunu savunur. B) Paranın zaman değeri yaklaşımı, sermaye yapısı ile işletme değeri arasındaki doğrudan ilişkiyi inceleyen bir sermaye yapısı yaklaşımı değildir. C) Net faaliyet geliri yaklaşımı, ortalama sermaye maliyetinin borçlanma düzeyinden bağımsız olduğunu ve sermaye yapısının işletme değerini etkilemediğini öne sürer. E) Modigliani-Miller yaklaşımı (vergi olmadan), sermaye yapısının işletme değerini etkilemediğini savunur.

Bilinmesi gereken kural: Net gelir yaklaşımında borç maliyeti özsermaye maliyetinden daima düşüktür ve borç oranı arttıkça işletme değeri artar.

Soru 14 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, denetimden sorumlu komite ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Şirketin iç kontrol ve iç denetim sisteminin işleyişinin ve etkinliğinin gözetimini de yapar.
  • B)Yönetim kurulunca belirlenen şirketin hizmet alacağı bağımsız denetim kuruluşunun denetimden sorumlu komitece onaylanması gerekir.
  • C)Bağımsız denetim sürecinin başlatılması ve bağımsız denetim kuruluşunun her aşamadaki çalışmaları denetimden sorumlu komitenin gözetiminde gerçekleştirilir.
  • D)Denetimden sorumlu komite; en az üç ayda bir olmak üzere yılda en az dört kere toplanır.
  • E)Denetimden sorumlu komitenin hesap dönemi içinde yönetim kuruluna kaç kez yazılı bildirimde bulunduğu da yıllık faaliyet raporunda belirtilir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre, denetimden sorumlu komitenin yetkisi sadece bağımsız denetim kuruluşunun seçilmesine değil, aynı zamanda bu kuruluşun görevlendirilmesine de uzanır. Ancak, teblih hükmü gereği bağımsız denetim kuruluşunun seçimi ve görevlendirilmesi Yönetim Kurulu tarafından yapılır. Denetimden sorumlu komite, bu seçimi ve görevlendirmeyi onaylama yetkisine sahip değildir; yalnızca süreci gözetir ve önerilerde bulunur. Bu nedenle, "onaylanması gerekir" ifadesi mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Şirketin iç kontrol ve iç denetim sisteminin işleyişini gözetmek, komitenin temel görevlerindendir. C) Bağımsız denetim sürecinin başlatılması ve her aşamasının komite gözetiminde yürütülmesi doğrudur. D) Komite, yılda en az dört kez (en az üç ayda bir) toplanmak zorundadır. E) Yönetim kuruluna yapılan yazılı bildirimlerin sayısı, yıllık faaliyet raporunda belirtilmelidir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetim kuruluşunun seçimi ve görevlendirme yetkisi Yönetim Kurulundadır; Denetimden Sorumlu Komite bu kararı onaylama yetkisine sahip değildir.

Soru 15 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi etkin piyasa hipotezinin varsayımlarından birisi değildir?

  • A)Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcının olması
  • B)Hiçbir alıcının ve satıcının piyasayı etkileyecek güce sahip olmaması
  • C)Yatırımcıların bilgilere kolayca ulaşabilmesi
  • D)Yatırımcıların rasyonel davranmaları
  • E)Yatırımcıların piyasa ortalamasının üzerinde gelir elde etmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Etkin Piyasa Hipotezi (EMH), varlık fiyatlarının tüm mevcut bilgileri yansıttığını ve bu nedenle sürekli olarak piyasa ortalamasının üzerinde getiri elde etmenin mümkün olmadığını öne sürer. Bu hipotezin temel dayanakları; çok sayıda katılımcı (A), rekabetçi yapı (B), bilgiye eşit erişim (C) ve rasyonel yatırımcı davranışı (D) şeklindedir.

Doğru cevap E şıkkıdır. Çünkü EMH’nin temel varsayımı, piyasanın etkin olduğunda, yeni bilgilerin fiyatlara anında yansıması nedeniyle hiçbir yatırımcının sistematik olarak piyasa ortalamasının üzerinde getiri elde edemeyeceğidir. Dolayısıyla "üstün getiri elde etme" bu hipotezin bir varsayımı değil, etkin piyasa koşullarında gerçekleşmesi imkansız bir durumdur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Çok sayıda alıcı/satıcı, piyasa etkinliği için temel bir koşuldur. B) Güçsüz katılımcılar, fiyatların manipülasyona kapalı olmasını sağlar. C) Bilgiye kolay erişim, fiyatların hızlı düzelmesi için şarttır. D) Rasyonellik, fiyatların temel değerleri yansıtmasını garanti eder.

Bilinmesi gereken kural: Etkin piyasa hipotezi, piyasa ortalamasının üzerinde sürekli getiri elde etmenin mümkün olmadığını savunur; bu nedenle üstün getiri varsayımı hipotezin bir parçası değildir.

Soru 16 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdaki kararlardan hangisi sermaye bütçelemesi kapsamında yer alır?

  • A)Yabancı para mevduatının artırılması
  • B)Satışlara ilişkin kredi politikasının değiştirilmesi
  • C)Bono ihraç edilmesi
  • D)Hisse senedi ihraç edilmesi
  • E)Uzun vadeli varlık alımı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sermaye bütçelemesi (Capital Budgeting), firmanın uzun vadeli yatırım kararlarını içeren süreçtir. Bu kapsamda, gelecekte nakit akışı yaratacak sabit varlık alımları, yeni tesis kurulumları veya büyük teknoloji yatırımları değerlendirilir. Uzun vadeli varlık alımı, firmanın üretim kapasitesini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım kararı olduğu için sermaye bütçelemesinin temel unsuru olarak kabul edilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Yabancı para mevduatı artırımı, likidite yönetimi ve kısa vadeli nakit akışı kararları kapsamında değerlendirilir. B) Kredi politikasının değiştirilmesi, çalışma sermayesi yönetimi ve kısa vadeli finansman politikası ile ilgilidir. C) Bono ihraç edilmesi, finansman yapısının düzenlenmesi ve uzun vadeli borçlanma kararıdır; yatırım değil, kaynağın temini sürecidir. D) Hisse senedi ihraç edilmesi de sermaye yapısının düzenlenmesi ve öz sermaye finansmanı kararıdır; yatırım kararı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sermaye bütçelemesi "para nereye yatırılacak?" sorusuna yanıt verirken, finansman kararları "para nereden sağlanacak?" sorusuna odaklanır.

Soru 17 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

İşletme bünyesinde stratejinin etkin olarak uygulanabilmesiyle ilgili olarak Kurumsal Karne yaklaşımını geliştiren R. Kaplan ve D. Norton şirket performans metriklerinin en az dört boyutta dengeli olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulamışlardır. Aşağıdakilerden hangisi Kurumsal Karnenin bu dört boyutundan birisi değildir?

  • A)Finansal boyut
  • B)Müşteri boyutu
  • C)Yatay iletişim ve kalite boyutu
  • D)İç süreçler (Operasyonel) boyutu
  • E)Öğrenme ve gelişme boyutu
Çözümü göster — doğru cevap C

Kaplan ve Norton’un geliştirdiği Bütüncül Performans Ölçüm Sistemi (Balanced Scorecard), stratejinin uygulanabilmesi için performansı dört temel perspektiften ölçmeyi öngörür. Bu dört boyut şunlardır: Finansal, Müşteri, İç İş Süreçleri ve Öğrenme ile Büyüme. Bu çerçevede A, B, D ve E şıkları sistemin temel taşlarını oluşturur. Finansal boyut, geçmişe dönük sonuçları; müşteri boyutu, pazar konumunu; iç süreçler boyutu, operasyonel verimliliği; öğrenme ve gelişme boyutu ise organizasyonun yenilik kapasitesini ölçer.

C şıkkındaki "Yatay iletişim ve kalite boyutu" ise Bütüncül Karnenin resmi dört boyutundan biri değildir. Kalite ve iletişim, bu sistemde doğrudan bir ana boyut olarak değil, genellikle "İç İş Süreçleri" veya "Öğrenme ve Büyüme" perspektifleri altında ele alınan alt göstergeler veya destekleyici unsurlar olarak yer alır. Dolayısıyla, dört ana boyut listesinde bu ifade yer almaz.

Bilinmesi gereken kural: Bütüncül Karnenin dört zorunlu boyutu Finansal, Müşteri, İç Süreçler ve Öğrenme-Büyüme'dir; diğer tüm unsurlar bu dört çerçeve içinde değerlendirilir.

Soru 18 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Finansal piyasalarla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kısa vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalar para piyasasıdır.
  • B)Bir Türk şirketinin ABD’de ABD doları üzerinden ihraç ettiği tahviller Euro tahvildir.
  • C)Uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalar sermaye piyasasıdır.
  • D)Daha önce piyasaya sunulmuş olan menkul kıymetlerin el değiştirmesi ikincil piyasa işlemidir.
  • E)Tahviller genellikle teminatsız olarak ihraç edilirler.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Bir Türk şirketinin ABD’de ABD doları üzerinden ihraç ettiği tahviller, "Yabancı Para İhraçlı Tahvil" (Eurobond değil) olarak sınıflandırılır. Eurobond terimi, genellikle ihraççının ülkesi dışındaki bir ülkede, kendi para birimi dışında bir para birimiyle (örneğin ABD şirketinin Londra’da dolarla) ihraç ettiği menkul kıymetler için kullanılır. Ancak Türk şirketinin ABD’de dolarla ihraç ettiği tahvil, yerel piyasa kuralı ve terminoloji gereği doğrudan "Yabancı Para İhraçlı Tahvil" olarak adlandırılır; Eurobond tanımı burada teknik olarak uymaz veya sınav terminolojisinde bu ayrım esastır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Para piyasası, vadeleri bir yılı geçmeyen kısa vadeli fonların işlem gördüğü piyasadır. C) Sermaye piyasası, vadeleri bir yılı aşan uzun vadeli fonların arz ve talebinin karşılaştığı piyasadır. D) İkincil piyasa, daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetlerin yatırımcılar arasında alınıp satıldığı piyasadır. E) Tahviller, genellikle teminat istemeden, ihraççının itibarına dayalı olarak (teminatsız) ihraç edilir.

Bilinmesi gereken kural: Türk şirketlerinin yurt dışında döviz cinsinden ihraç ettiği tahviller, "Yabancı Para İhraçlı Tahvil" olarak adlandırılır; Eurobond tanımı farklı bir yapıyı ifade eder.

Soru 19 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdaki şekil bir yatırımcının her bir birim ilave getiri karşısında elde edeceği faydayı göstermektedir. Bu şekle göre söz konusu yatırımcının risk karşısındaki davranış biçimi aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak gösterilmiştir? Fayda Getiri (verimlilik)

  • A)Risk karşısında kayıtsız yatırımcı
  • B)Riskten kaçınan yatırımcı
  • C)Risk arzulayan yatırımcı
  • D)Genç ve risk isteyen yatırımcı
  • E)Bilgili ve risk almayan yatırımcı
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Grafikte, artan getiri ile birlikte faydanın da doğrusal (doğru orantılı) bir şekilde arttığı görülmektedir. Finansal teoride, marjinal faydanın sabit kaldığı bu durum, yatırımcının ek getiri için ek risk ödemeye hazır olduğunu ancak riskten hoşlanmadığını da göstermez; sadece getiriden sağladığı tatminin miktarla doğru orantılı olduğunu ifade eder. Bu davranış, "risk karşıtı" (azalan marjinal fayda) veya "risk seven" (artan marjinal fayda) profilinden farklıdır. Standartlara göre, fayda fonksiyonu doğrusal olan yatırımcı, riskten kaynaklanan kayıplardan veya kazançlardan etkilenmez; yani riski görmezden gelir. Bu nedenle "risk karşısında kayıtsız" (risk-neutral) olarak tanımlanır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Riskten kaçınan yatırımcıda fayda fonksiyonu konkav (azalan marjinal fayda) olurdu. C) Risk arzulayan yatırımcıda fayda fonksiyonu konveks (artan marjinal fayda) olurdu. D) Genç ve risk isteyen yatırımcı da artan marjinal fayda eğrisine sahip olmalıdır. E) Bilgili ve risk almayan yatırımcı, riskten kaçınan profilini yansıtır, bu da konkav eğri demektir.

Bilinmesi gereken kural: Fayda fonksiyonu doğrusal olan yatırımcılar, getiri artışıyla orantılı fayda sağladıkları için risklere karşı kayıtsız (risk-neutral) davranır.

Soru 20 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC Bankası, bir ihracatçı şirketin mal veya hizmet ihracatından kaynaklanan ve vadesi 3-4 yıla kadar olan emre yazılı senetlerini satın alarak o şirkete orta vadeli ihracat finansmanı sağlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu finansman yöntemini belirtmektedir?

  • A)Rotatif krediler
  • B)Swap
  • C)Forfaiting
  • D)Forward sözleşmesi
  • E)Tevsi kredileri
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Forfaiting, ihracatçının vadesi 1 yıldan uzun (orta-uzun vadeli) olan, genellikle emre yazılı senet veya bono gibi ticari kağıtlarla temsil edilen alacaklarını, faizi ve diğer riskleri (kredi, siyasi, transfer vb.) tamamen devrederek nakde çevirdiği finansman yöntemidir. Soruda belirtilen 3-4 yıllık vade ve emre yazılı senetler, forfaiting’in temel unsurlarıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Rotatif krediler, genellikle kısa vadeli ve tekrar kullanılabilir likidite sağlar, senet devri esaslı değildir. B) Swap, farklı para birimi veya faiz oranı varlıklarının takasıdır, senet alımı değildir. D) Forward sözleşmesi, gelecekteki bir işlemi bugünden fiyatlandırma taahhüdüdür, finansman aracı değil risk yönetimi aracıdır. E) Tevsi kredileri, bankaların belirli bir alacak senedini teminat alarak verdiği kredilerdir ancak senedin mülkiyeti devredilmez ve forfaiting kadar kapsamlı risk devri içermez.

Bilinmesi gereken kural: Forfaiting, orta ve uzun vadeli ihracat finansmanında, alacağın mülkiyetinin ve risklerinin tamamen alıcıya (finansman kuruluşuna) devri esasına dayanan bir faktoring türüdür.

Soru 21 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi sistematik riskin kaynakları arasında yer almamaktadır?

  • A)Kur riski
  • B)Faiz oranı riski
  • C)Endüstri riski
  • D)Politik risk
  • E)Satın alma gücü riski (enfl asyon riski)
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sistematik risk, tüm piyasayı etkileyen ve çeşitlendirme ile ortadan kaldırılamayan makroekonomik faktörlerden kaynaklanır. Kur, faiz, politika ve enflasyon riskleri genel ekonomik koşulları kapsadığı için sistematik risk kategorisindedir. Buna karşılık endüstri riski, belirli bir sektörün veya şirketin iç dinamiklerinden (teknoloji değişimi, rekabet vb.) doğan unsistemik risktir ve portföy çeşitlendirmesiyle azaltılabilir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kur riski, uluslararası ticaret ve makroekonomik dalgalanmalardan kaynaklandığı için sistematik risk kaynağıdır. B) Faiz oranı riski, genel para politikası ve ekonomik döngülerle ilgili olduğu için sistematik risk kaynağıdır. D) Politik risk, hükümet kararlarının tüm piyasayı etkilemesi nedeniyle sistematik risk kaynağıdır. E) Satın alma gücü riski, enflasyonun genel fiyat düzeyini etkilemesiyle sistematik risk kaynağıdır.

Bilinmesi gereken kural: Sistematik riskler çeşitlendirmeyle giderilemezken, unsistemik (özel) riskler çeşitlendirme yoluyla azaltılabilir.

Soru 22 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Elindeki hisse senedini aldığı bedelden daha yüksek bir bedelle satmak isteyen bir kişinin kazancı hangi tür getiri olarak ifade edilir?

  • A)Faiz
  • B)Sermaye kazancı
  • C)Temettü
  • D)Kambiyo kazancı
  • E)Vade farkı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Sermaye kazancıdır.

Finansal piyasalarda, bir varlığın (örneğin hisse senedinin) alım fiyatından daha yüksek bir satış fiyatı ile satılması sonucu ortaya çıkan farka sermaye kazancı denir. Bu, yatırımcının sermayesinin değer artışıyla elde ettiği karı ifade eder.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Faiz: Borçlu olan tarafın, borç sahibine ödediği para bedelidir; hisse senedi satışıyla doğrudan ilgili değildir.
  • C) Temettü: Şirketin karından hissedarlara dağıttığı kısımdır; hisse satışından elde edilen gelir değildir.
  • D) Kambiyo kazancı: Farklı para birimleri arasındaki kur değişiminden kaynaklanan kar/zarardır.
  • E) Vade farkı: Vadeli işlemlerde vade sonu ile bugünkü fiyat arasındaki farktan doğan getiridir.

Bilinmesi gereken kural: Varlığın alım ve satış fiyatı arasındaki farktan elde edilen gelir "sermaye kazancı", şirket tarafından dağıtılan kar payı ise "temettü" olarak adlandırılır.

Soru 23 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Pazarda menkul kıymetlerin yönü ile firmanın menkul kıymetlerinin yönü aynı ve değişmelerinin derecesi eşit olduğunda Beta (β) katsayısının değeri aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Beta =(1)
  • B)Beta = (0)
  • C)Beta = (-1)
  • D)Beta = (2)
  • E)Beta = (0,5)
Çözümü göster — doğru cevap A

Beta katsayısı, bir hisse senedinin piyasa riskine karşı duyarlılığını ölçen bir göstergedir. Formül gereği Beta, varlığın getirisi ile piyasa getirisi arasındaki kovaryansın, piyasa getirisinin varyansına oranıdır. Soruda, firmanın menkul kıymetlerinin yönü ile piyasanın yönü aynı ve değişim dereceleri eşit olarak belirtilmiştir. Bu durum, varlık getirisi ile piyasa getirisi arasında tam pozitif korelasyon (1) ve aynı volatilite olduğunu gösterir. Bu koşullarda, sistematik risk piyasa riskine eşit olur ve Beta katsayısı 1'e eşitlenir. Yani piyasa %1 arttığında hisse de %1, piyasa %1 düştüğünde hisse de %1 düşer.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Beta 0 ise, varlık getirisi piyasa hareketlerinden bağımsızdır (risk-free varlık). C) Beta -1 ise, varlık getirisi piyasa hareketinin tam tersi yönde ve eşit oranda değişir. D) Beta 2 ise, varlık piyasa hareketlerine göre iki kat daha hassastır. E) Beta 0,5 ise, varlık piyasa hareketlerine göre yarı yarıya daha az hassastır.

Bilinmesi gereken kural: Beta katsayısı 1 ise, varlığın sistematik riski piyasa riskiyle aynıdır; 1’den büyükse piyasadan daha riskli, 1’den küçükse daha az risklidir.

Soru 24 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Piyasaların genel nitelikleri incelendiğinde yüksek likiditeye sahip ve riskin düşük olduğu finansal araçlara yatırım yapmak isteyen bir kişinin aşağıdaki alt piyasalardan hangisinde yatırım yapması beklenir?

  • A)Para piyasası
  • B)Sermaye piyasası
  • C)Hisse senedi piyasası
  • D)Tahvil piyasası
  • E)Kredi riski swapı piyasası (CDS piyasası)
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Para piyasası, vadesi bir yılı geçmeyen, yüksek likiditeye sahip ve düşük riskli kısa vadeli finansal araçların (hazine bonosu, banka kabulü vb.) işlem gördüğü piyasadır. Finansal yönetim ilkelerine göre, sermaye koruması ve nakit akışının esnekliği öncelikli olan yatırımcılar için en uygun araçlar bu piyasada yer alır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, vadesi bir yılı aşan ve daha yüksek risk/getiri profiline sahip uzun vadeli araçları kapsar. C şıkkı, hisse senetlerinin işlem gördüğü ve fiyat dalgalanmalarına bağlı olarak riskin yüksek olduğu bir piyasadır. D şıkkı, tahvil piyasası genellikle orta-uzun vadeli borçlanma araçlarını içerir ve faiz riski taşır. E şıkkı ise kredi riski transferine dayanan türev bir araçtır ve spekülasyon amaçlı kullanıldığı için riski yüksektir.

Bilinmesi gereken kural: Para piyasası, kısa vadeli, likit ve düşük riskli araçların buluştuğu tek piyasa olduğu için sermaye koruma odaklı yatırımların adresidir.

Soru 25 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Rasyonel yatırımcıların bulunduğu, her türlü bilgiye ulaşılması mümkün olan serbest ve rekabetçi etkin bir piyasada varlıkların değerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Varlığın piyasa değeri gerçek değerinden küçüktür.
  • B)Varlığın defter değeri piyasa değerinden küçüktür.
  • C)Varlığın defter değeri tasfiye değerinin iki katıdır.
  • D)Varlığın tasfiye değeri sıfırdır.
  • E)Varlığın piyasa değeri gerçek değerine eşittir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Etkin Piyasa Hipotezi’ne göre, tüm bilgiye sahip rasyonel yatırımcıların bulunduğu serbest piyasada, varlıkların piyasa fiyatı o andaki içsel (gerçek) değerini yansıtır. Finansal yönetim literatüründe ve ilgili standartlarda, piyasa değerinin gerçek değere eşit olması, piyasanın etkinliğinin temel göstergesidir. Bu denge, arz ve talebin rasyonel beklentiler doğrultusunda anında tepki vermesiyle sağlanır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Piyasa değeri, etkin piyasa varsayımı altında gerçek değerden sapmaz; sadece geçici dengesizliklerde farklılaşabilir. B) Defter değeri muhasebe kayıtlarına dayanır, piyasa koşullarını yansıtmayabilir ve her zaman piyasa değerinden küçük olmak zorunda değildir. C) Defter değeri ile tasfiye değeri arasında sabit bir matematiksel oran (iki katı gibi) bulunmamaktadır; tasfiye değeri genellikle defter değerinden düşüktür. D) Tasfiye değeri, varlığın satılmasından elde edilecek net tutardır ve sıfır olması, varlığın hiçbir değeri olmadığını gösterir ki bu genel bir kural değildir.

Bilinmesi gereken kural: Etkin piyasada rasyonel yatırımcılar nedeniyle varlığın piyasa değeri ile gerçek (içsel) değeri eşittir.

Soru 26 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Black ve Scholes modeli ile Binomial model olarak adlandırılan değerleme yöntemleri aşağıdaki varlıklardan hangisinin değerinin tespitinde diğerlerine kıyasla daha fazla kullanılmaktadır?

  • A)Opsiyon
  • B)Adi hisse senedi
  • C)Leasing
  • D)Euro tahvil
  • E)Gelire endeksli hazine tahvili
Çözümü göster — doğru cevap A

Black-Scholes ve Binomial modeller, türev finansal araçların, özellikle opsiyonların teorik değerini belirlemek için geliştirilmiş temel yöntemlerdir. Black-Scholes modeli, opsiyonun vadeye kadar değiştirilememesi (Avrupa tipi) durumunda; Binomial model ise opsiyonun vade öncesi de kullanılabildiği (Amerikan tipi) durumlarda esneklik sağlar. Bu modeller, opsiyon fiyatlamasında volatilite, faiz oranları ve zaman değeri gibi değişkenleri matematiksel olarak işleyerek adil değeri hesaplar. Dolayısıyla, bu yöntemlerin ana kullanım alanı açıkça opsiyonlardır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Adi hisse senedi değerlemesi genellikle serbest nakit akışı iskonto modeli veya çoklu kat sayılarla yapılır. C) Leasing değerlemesi, kira akımlarının iskonto edilmesi ve vergi etkilerinin dikkate alındığı finansal kiralama standartlarına dayanır. D) Euro tahvil, piyasa faiz oranlarına ve kredi risk primine dayalı olarak iskonto edilen nakit akımlarıyla değerlenir. E) Gelire endeksli hazine tahvili, enflasyon endeksine bağlı faiz ödemeleri içeren standart tahvil değerleme yöntemleriyle hesaplanır.

Bilinmesi gereken kural: Black-Scholes ve Binomial modeller, finansal piyasalarda opsiyon fiyatlamasının temel taşlarıdır ve doğrudan türev varlık değerlemesinde kullanılır.

Soru 27 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesinin yıllık üretim kapasitesi 50.000 birim olup birim başına 100 TL değişken gider gerçekleşmektedir. Üretim ve satış hacmine bağlı olarak değişmeyen giderler toplamı 1.440.000 TL ve birim satış fiyatı 180 TL olduğuna göre ABC işletmesinin 220.000 TL kâr beklediği üretim düzeyindeki kapasite kullanım oranı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)% 41,5
  • B)% 40
  • C)% 43,5
  • D)% 39
  • E)% 38
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Kâr hesabı için Brüt Kar Marjı (BKM) yöntemi kullanılır. Öncelikle birim başına düşen BKM’yi bulalım: Birim Satış Fiyatı (180 TL) eksi Birim Değişken Gider (100 TL) = 80 TL.

İstenen kârı (220.000 TL) elde etmek için karşılanması gereken toplam sabit giderler ve kâr toplamıdır: 1.440.000 TL + 220.000 TL = 1.660.000 TL. Bu tutarı birim BKM’ye bölerek gerekli üretim birim sayısını buluruz: 1.660.000 / 80 = 20.750 birim.

Son olarak, kapasite kullanım oranını hesaplamak için gerekli üretim miktarını toplam kapasiteye böleriz: (20.750 / 50.000) * 100 = %41,5.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı, hesaplamada yuvarlama hatası veya yanlış sabit gider kullanımı sonucu oluşur. C şıkkı, değişken giderlerin yanlış eklenmesiyle elde edilen hatalı bir sonuçtur. D şıkkı, kâr hedefinin sabit giderlerden çıkarılmasıyla yapılan temel bir işlem hatasından kaynaklanır. E şıkkı, kapasite paydasının yanlış alınmasıyla oluşan bir hesaplama yanlışıdır.

Bilinmesi gereken kural: İstenen kâr düzeyindeki üretim hacmi, (Sabit Giderler + İstenen Kâr) / Birim Brüt Kar Marjı formülüyle bulunur; kapasite oranı ise bu miktarın toplam kapasiteye oranıdır.

Soru 28 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Satışlardaki değişime karşı faiz ve vergi öncesi kârın göstereceği değişim seviyesini ifade eden ve faiz ve vergi öncesi kârdaki yüzde değişimin satışlardaki yüzde değişime oranlanması olarak formüle edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Nakit oranı
  • B)Varlık devir hızı
  • C)Faaliyet Kaldıraç derecesi
  • D)Brüt kâr marjı
  • E)Öz sermaye kârlılığı
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Faaliyet Kaldıraç Derecesi (Operating Leverage), şirketin sabit maliyet yapısının kârlılık üzerindeki etkisini ölçer. Finansal yönetim literatüründe ve ilgili standartlarda, bu kavram; satışlardaki yüzde değişime karşılık EBIT’de (Faiz ve Vergi Öncesi Kâr) meydana gelen yüzde değişimin oranı olarak tanımlanır. Formülü şöyledir: (EBIT Değişim % / Satış Değişim %). Bu oran, şirketin maliyet yapısındaki sabit yükün ne kadar yüksek olduğunu ve satışlardaki küçük dalgalanmaların kâra nasıl büyük yansıtıldığını gösterir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Nakit oranı, nakit ve nakde benzer varlıkların kısa vadeli yükümlülüklere oranıdır, kâr değişimi ile ilgisi yoktur. B) Varlık devir hızı, satışların toplam varlıklara oranıdır ve verimlilik göstergesidir. D) Brüt kâr marjı, brüt kârın satışlara oranıdır ve karlılık yapısını gösterir. E) Öz sermaye kârlılığı, net kârın öz sermayeye oranıdır ve hissedar getirisi ölçer.

Bilinmesi gereken kural: Faaliyet kaldıraç derecesi, satış değişiminin EBIT değişimine oranıdır ve sabit maliyetlerin kâra etkisini ölçer.

Soru 29 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesinin alacak tahsil süresi 65 gün, stok tutma süresi 45 gün ve borç ödeme süresi 80 gün ise faaliyet döngüsü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)125
  • B)145
  • C)25
  • D)110
  • E)70
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Faaliyet döngüsü, işletmenin nakite dönmeden önce varlıklarını dönüştürme süresidir. Muhasebe standartlarına ve finansal yönetim ilkelerine göre faaliyet döngüsü; alacak tahsil süresi ile stok tutma süresinin toplamına eşittir. Borç ödeme süresi ise nakit döngüsü hesaplamasında kullanılır, faaliyet döngüsünü etkilemez.

Hesaplama: 65 gün (Alacak Tahsil Süresi) + 45 gün (Stok Tutma Süresi) = 110 gün.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 125: Yanlış hesaplamaya dayanır. B) 145: Borç ödeme süresi de eklenerek hatalı bulunmuştur. C) 25: Borç ödeme süresi çıkarılarak nakit döngüsü ile karıştırılmıştır. E) 70: Yanlış aritmetik işlem sonucudur.

Bilinmesi gereken kural: Faaliyet döngüsü, alacak tahsil süresi ile stok devir süresinin toplamıdır; borç ödeme süresi bu hesaplamaya dahil edilmez.

Soru 30 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Sabit bir şekilde öz kaynak kârlılığı 0,20 olan ve kârının 0.75’ ini dağıtan ABC işletmesinin cari yılda dağıttığı hisse başına kâr payı 10 TL’dir. Yatırımcının beklediği asgari getiri oranı 0,19 olduğuna göre, büyüme oranı da dikkate alınarak hesaplanan hisse senedinin değeri aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)88
  • B)93,60
  • C)65
  • D)75
  • E)68,20
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Hisse senedi değeri, Gordon Büyüme Modeli’ne göre hesaplanır. Öncelikle büyüme oranını (g) bulmamız gerekir. Büyüme oranı, kârın yeniden yatırılan kısmının öz kaynak kârlılığı ile çarpımına eşittir. Dağıtılan kâr oranı 0,75 olduğuna göre, yeniden yatırılan kısım 0,25’tir. Bu durumda büyüme oranı g = 0,25 * 0,20 = 0,05 (veya %5) olur.

Sabit büyüme varsayımıyla hisse senedi fiyatı (P0), bir sonraki yılın beklenen temettüsünün (D1), beklenen getiri oranından (r) büyüme oranının (g) çıkarılmasına bölünmesiyle bulunur. Formül: P0 = D1 / (r - g).

Soruda cari yılın temettüsü 10 TL olarak verilmiştir. Gelecek yılın temettüsü D1 = D0 * (1 + g) formülüyle hesaplanır. D1 = 10 * (1 + 0,05) = 10,5 TL.

Beklenen getiri oranı (r) 0,19’dur. Hesaplama: P0 = 10,5 / (0,19 - 0,05) = 10,5 / 0,14 = 75 TL.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Büyüme oranı dikkate alınmadan veya yanlış hesaplanarak elde edilmiştir. B) Temettü büyümesi uygulanmadan veya oran hatasıyla bulunmuştur. C) Formülde pay ve payda yerleri karıştırılmış veya büyüme oranı eklenmemiştir. E) Hesaplama hatası veya yanlış parametre kullanımı sonucu çıkmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Sabit büyüme modelinde hisse senedi değeri, bir sonraki yılın temettüsünün, beklenen getiri ile büyüme oranı farkına bölünmesiyle hesaplanır.

Soru 31 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

I. Ödememe riski II. Likidite riski III. Enfl asyon riski IV. Yeniden yatırım riski Yukarıda yer alan risklerden hangisi veya hangileri tahvile sahip olmanın içerdiği risklerdendir?

  • A)Yalnız I ve II
  • B)Yalnız I ve III
  • C)Yalnız I ve IV
  • D)Yalnız II, III ve IV
  • E)I, II, III ve IV
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Tahvil yatırımları, finansal piyasalarda yer alan temel risk türlerinin tamamını içerir.

I. Ödememe riski (Kredi riski): Issuer’ın faiz veya anapara ödemesinde başarısız olması durumudur. II. Likidite riski: Tahvilin piyasa koşullarında hızlı ve uygun fiyata satılamaması riskidir. III. Enflasyon riski: Enflasyonun beklenenden yüksek olması, tahvilin reel getirisini eritir. IV. Yeniden yatırım riski: Tahvil vadesi geldiğinde veya kupon alındığında, elde edilen paranın daha düşük faiz oranlarıyla yeniden değerlendirilmesi riskidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şığı, III ve IV risklerini eksik bırakarak yanlıştır. B şığı, II ve IV risklerini eksik bırakarak yanlıştır. C şığı, II ve III risklerini eksik bırakarak yanlıştır. D şığı, I (kredi) riskini eksik bırakarak yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Tahvil yatırımları; issuer’ın iflası, piyasa derinliği, makroekonomik değişimler ve faiz oranı hareketleri karşısında tüm bu risk unsurlarını aynı anda barındıran karmaşık bir finansal araçtır.

Soru 32 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Bir firmanın kendine özgü özelliklerinden ve içinde bulunduğu spesifik şartlarından kaynaklanan riski aşağıdakilerden hangisi belirtmektedir?

  • A)Sistematik risk
  • B)Politik risk
  • C)Sistematik olmayan risk
  • D)Forward riski
  • E)Yönetim riski
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sistematik olmayan risk (diversifiye edilebilir risk), bir şirketin kendi iç yapısı, yönetim kalitesi, ürün çeşitliliği veya sektördeki konumu gibi spesifik faktörlerden kaynaklanır. Bu risk, piyasanın genel hareketlerinden bağımsızdır ve portföy çeşitlendirmesi ile azaltılabilir. Finansal yönetim literatüründe ve ilgili mevzuatta, firma özgü riskler sistematik olmayan risk olarak tanımlanır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sistematik risk, tüm piyasayı etkileyen makroekonomik faktörlerden kaynaklanır, firma özgü değildir. B) Politik risk, hükümet politikalarındaki değişimlerden kaynaklanan genel bir risk türüdür. D) Forward riski, vadeli işlem sözleşmelerindeki kur değişimlerinden kaynaklanan piyasa riskidir. E) Yönetim riski, sistematik olmayan riskin sadece bir alt bileşenidir; soruda genel tanım istenmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Firma özgü ve spesifik şartlardan kaynaklanan riskler "sistematik olmayan risk" olarak adlandırılır ve çeşitlendirme ile yönetilebilir.

Soru 33 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıda yer alan proje değerlendirme yöntemlerinden hangisi paranın zaman değerini dikkate almamaktadır?

  • A)Geri ödeme süresi
  • B)Kârlılık endeksi
  • C)İç kârlılık oranı
  • D)Net bugünkü değer yöntemi
  • E)Yıllık eşdeğer gider yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Geri ödeme süresi yöntemi, bir yatırımın başlangıç maliyetinin nakit akışları yoluyla ne kadar sürede geri kazanılacağını ölçer. Bu yöntemde, nakit akışlarının gerçekleştiği zaman dilimi ve faiz oranları hesaba katılmaz; sadece nominal tutarlar toplanır. Bu nedenle, paranın zaman değeri (TVP) dikkate alınmaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı (Kârlılık endeksi), gelecekteki nakit akışlarını bugünkü değere indirgeyerek hesaplandığı için TVP’yi dikkate alır. C şıkkı (İç kârlılık oranı), projenin net bugünkü değerini sıfıra getiren iskonto oranı olduğu için TVP esaslıdır. D şıkkı (Net bugünkü değer), tüm gelecekteki nakit akışlarını belirli bir iskonto oranıyla bugüne çevirdiği için TVP’yi temel alır. E şıkkı (Yıllık eşdeğer gider), varlıkların ekonomik ömrü boyunca oluşan maliyetlerin bugünkü değerini eşit yıllık taksitlere böldüğü için TVP’yi dikkate alır.

Bilinmesi gereken kural: Geri ödeme süresi yöntemi, paranın zaman değerini hesaba katmayan tek temel yatırım değerlendirme yöntemidir; diğer tüm yöntemler (NBV, İKO, Kârlılık Endeksi vb.) iskonto işlemi içerir.

Soru 34 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Durasyonla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  • A)Durasyon tahvil faizlerinin ağırlıklı ortalamasını gösteren getiri oranıdır.
  • B)Kupon ödemesiz tahvillerde durasyon vadeye eşittir.
  • C)Kupon ödemeli tahvillerde durasyon anapara ödemesine eşittir.
  • D)Tahvile ilişkin likidite riskini ölçer.
  • E)İşletmenin dönem kârı ile tahvilin piyasa değeri arasındaki ilişkiyi ölçer.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Durasyon, tahvilin fiyat hassasiyetini (faiz riskini) ölçen bir zaman ölçüsüdür. Kupon ödemesiz (zero-coupon) tahvillerde nakit akışı sadece vade sonunda gerçekleştiği için, paranın geri dönüş zamanı vadeye eşittir. Bu nedenle, böyle tahvillerde durasyon ile vade aynıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Durasyon getiri oranı değil, fiyatın faiz değişimine duyarlılığını gösteren bir zaman dilimidir. C) Durasyon, anapara ödemesine değil, tüm nakit akışlarının ağırlıklı ortalama süresine eşittir. D) Likidite riskini değil, faiz oranı riskini ölçer. E) İşletme kârı ile piyasa değeri arasındaki ilişkiyi değil, faiz değişimi ile tahvil fiyatı arasındaki ilişkiyi ölçer.

Bilinmesi gereken kural: Kupon ödemesiz tahvillerde durasyon, vadeye eşittir; kuponlu tahvillerde ise durasyon her zaman vadeden küçüktür.

Soru 35 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesinin betası (β) 0.60, risksiz faiz oranı % 11 ve pazar getiri (faiz) oranı % 15’tir. Sermaye varlıklarını fiyatlama yöntemine (CAPM) göre bu işletmenin sermaye maliyeti aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)0.134
  • B)0,125
  • C)0.232
  • D)0.0161
  • E)0.153
Çözümü göster — doğru cevap A

CAPM formülü K_e = R_f + beta × (R_m - R_f) şeklindedir. Burada R_f risksiz oran (%11), beta beta katsayısı (0,60) ve R_m piyasa getirisi (%15)’tir. Formülde değerleri yerine koyarsak: K_e = 11 + 0,60 × (15 - 11) = 11 + 0,60 × 4 = 11 + 2,4 = 13,4% bulunur. Bu da ondalık gösterimle 0,134 eder. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.

B şıkkı, beta ile piyasa risk priminin çarpımının risksiz orana eklenmemesiyle elde edilen hatalı bir hesaplamadır. C şıkkı, beta katsayısının risksiz orana eklenip piyasa getirisiyle çarpılması gibi yanlış bir işlem sonucudur. D şıkkı, piyasa risk priminin risksiz orana bölünmesiyle elde edilen anlamsız bir oranı temsil eder. E şıkkı ise beta katsayısının risksiz orana eklenmesiyle yapılan basit ve hatalı bir toplama işleminin sonucudur.

Bilinmesi gereken kural: CAPM’de sermaye maliyeti, risksiz oran ile beta çarpılıp piyasa risk priminin toplanmasıyla bulunur.

Soru 36 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi işletmenin sermaye maliyetini oluşturan unsurlardan biri değildir?

  • A)Uzun vadeli borçlar
  • B)Satın alınan menkul kıymetler
  • C)Dağıtılmayan kârlar
  • D)İhraç edilen hisse senetleri
  • E)Tahviller
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. İşletmenin sermaye maliyeti, finansman sağlanan kaynakların (özsermaye ve yabancı kaynak) maliyetlerinin ağırlıklı ortalamasıdır. Bu kapsamda; uzun vadeli borçlar (A), dağıtılmayan kârlar (C), ihraç edilen hisse senetleri (D) ve tahviller (E), işletmenin kullandığı ve karşılığında faiz, temettü veya kâr payı ödeyeceği finansman kaynaklarıdır. Dolayısıyla bu unsurların maliyetleri sermaye maliyetini oluşturur.

B şıkkı olan "Satın alınan menkul kıymetler", işletmenin kendi finansmanını değil, mevcut varlıklarını yatırdığı yerleri ifade eder. Bu birer "yatırım" kalemidir; işletmeye kaynak sağlayan bir "finansman" aracı değildir. Yatırım kararları ile finansman kararları ayrıdır. Satın alınan kıymetlerin getirisi, sermaye maliyeti hesabında kullanılan bir girdi değil, yatırım değerlendirme kriteri olarak kullanılabilir.

Bilinmesi gereken kural: Sermaye maliyeti, işletmenin kaynak temin ettiği (borç veya özsermaye) unsurların maliyetidir; yatırım yapılan varlıkların maliyet veya getirisi değildir.

Soru 37 · 2017/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesi yılda bir kez % 15 faiz ödemeli ve vade sonunda 2.000 TL anapara ödemesi olan 2 yıllık tahvil çıkaracaktır. İstenen getiri oranı % 15 olduğuna göre tahvilin değeri aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)2.000
  • B)2.150
  • C)2.200
  • D)2.300
  • E)2.600
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Finansal yönetim ilkelerine göre, bir tahvilin değeri, gelecekteki nakit akımlarının (faiz ve anapara) piyasa faiz oranıyla iskonto edilmiş bugünkü değerlerinin toplamına eşittir. Bu soruda tahvilin kupon faiz oranı (%15) ile yatırımcının istenen getiri oranı (%15) birbirine eşittir. Mevzuat ve finansal teoride, kupon oranı ile iskonto oranının eşit olduğu durumlarda tahvil her zaman par değeri (nominal değer) üzerinden işlem görür. Bu nedenle, 2.000 TL anapara ödemesi olan tahvilin bugünkü değeri de 2.000 TL'dir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı, faizlerin bileşik etkisini veya yanlış bir toplama mantığını yansıtır; C şıkkı, basit faiz hesaplaması hatasından kaynaklanır; D şıkkı, faiz oranını veya vadeyi yanlış yorumlamaktan doğar; E şıkkı ise tamamen hatalı bir aritmetik çıkarımdır.

Bilinmesi gereken kural: Kupon faiz oranı ile piyasa iskonto oranı eşitse, tahvilin değeri her zaman nominal (par) değerine eşittir.

Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması