Soru 1 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdaki tablolardan hangisi TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca tam bir finansal tablolar setinde yer almaz?
- A)Önemli muhasebe politikalarını ve diğer açıklayıcı bilgileri içeren dipnotlar
- B)Döneme ait özkaynak değişim tablosu
- C)Döneme ait kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu
- D)Yönetimin yıllık faaliyet raporu
- E)Döneme ait nakit akış tablosu
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 1, "Finansal Tabloların Sunuluşu" standardıdır ve bir finansal rapor setinin zorunlu bileşenlerini net bir şekilde tanımlar. Bu standart uyarınca tam finansal tablolar seti; finansal durum tablosu, kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu, özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu ve önemli muhasebe politikaları ile diğer açıklamaları içeren dipnotlardan oluşur. Dolayısıyla A, B, C ve E şıkları bu zorunlu listede yer alır.
D şıkkı olan "Yönetimin yıllık faaliyet raporu", TMS 1’in kapsamı dışındadır. Faaliyet raporu, şirketin yönetim kurulu tarafından hazırlanan ve genellikle şirketler kanunu ile düzenlenmiş, finansal tabloların tamamlayıcısı niteliğindeki ayrı bir yönetim raporudur. Finansal tabloların kendisi değildir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Dipnotlar, TMS 1’e göre zorunludur. B) Özkaynak değişim tablosu, TMS 1’e göre zorunludur. C) Kâr/zarar tablosu, TMS 1’e göre zorunludur. E) Nakit akış tablosu, TMS 1’e göre zorunludur.
Bilinmesi gereken kural: Faaliyet raporu, finansal tablo değil, yönetim raporudur; TMS 1 setinde yer almaz.
Soru 2 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İhtiyaca uygun sunum II. Gerçeğe uygun sunum III. İşletmenin sürekliliği IV. Tahakkuk esası V. Tahsil esası Yukarıdakilerden hangileri Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve uyarınca genel amaçlı finansal tabloların hazırlanmasına ilişkin temel varsayımlardandır?
- A)II-IV
- B)III-IV
- C)IV-V
- D)II-III-IV
- E)I-II-III-IV-V
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) Kavramsal Çerçeve’ye göre, genel amaçlı finansal tabloların hazırlanmasında iki temel varsayım esastır: İşletmenin Sürekliliği ve Tahakkuk Esası. İşletmenin sürekliliği varsayımı, işletmenin faaliyetlerine ön görülebilir gelecekte devam edeceğini kabul eder. Tahakkuk esası ise, işlemlerin ve olayların, nakit akışlarının gerçekleştiği tarihten ziyade, söz konusu işlemlerin gerçekleştiği dönemde kaydedilmesini öngörür. Bu nedenle III ve IV numaralı seçenekler temel varsayımlardır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: I. şıkkındaki "İhtiyaca uygun sunum" bir temel varsayım değil, bilgi niteliği veya sunum ilkelerinden biri olabilir; II. şıkkındaki "Gerçeğe uygun sunum" ( dürüstlük), temel varsayım değil, nitelikli bilgiye ilişkin temel niteliklerden biridir; V. şıkkındaki "Tahsil esası", finansal raporlamada kullanılan bir muhasebe yöntemi olup Kavramsal Çerçeve’nin temel varsayımı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Finansal tablolar, işletmenin sürekliliği ve tahakkuk esasına dayanarak hazırlanır.
Soru 3 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Sigma İşletmesi (Sigma) 1 Temmuz 2014 tarihinde 400.000 TL karşılığında bir bina satın almıştır. Sigma, 1 Ocak 2017 tarihinde, söz konusu binayı 10.000 payı karşılığında Zeta İşletmesine (Zeta) satmıştır. Bu tarihte Zeta’nın pay fiyatı 44 TL ve binanın gerçeğe uygun değeri 432.000 TL’dir. TFRS 2 Hisse Bazlı Ödemeler uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Zeta binayı ilk kez finansal tablolarına alırken 400.000 TL üzerinden kaydetmelidir.
- B)Zeta binayı ilk kez finansal tablolarına alırken 432.000 TL üzerinden kaydetmelidir.
- C)Zeta binayı ilk kez finansal tablolarına alırken 440.000 TL üzerinden kaydetmelidir.
- D)Zeta özkaynaklarını 440.000 TL azaltmalıdır.
- E)Zeta finansal tablolarına 40.000 TL zarar kaydetmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 2’ye göre, bir işletmenin kendi hisse senetlerini veya paylarını üçüncü kişilere (bu durumda Sigma) mal/hizmet karşılığında vermesi, hisse bazlı ödeme olarak değerlendirilir. Bu işlemin muhasebeleştirilmesinde temel kural, alınan mal veya hizmetin gerçeğe uygun değerinin esas alınmasıdır.
Soruda, 1 Ocak 2017 tarihinde binanın gerçeğe uygun değeri 432.000 TL olarak belirtilmiştir. Sigma, binayı Zeta’ya vererek karşılığında 10.000 pay almıştır. Zeta, bu binayı ilk kez kayıtlarına alırken, TFRS 2’nin getirdiği ölçüm kuralı gereği, malın eldeki gerçeğe uygun değeri olan 432.000 TL’yi esas almalıdır. Pay fiyatı (44 TL) veya Sigma’nın maliyeti (400.000 TL) bu ölçümde birincil referans değildir; öncelik malın gerçek değerine aittir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sigma’nın maliyeti, Zeta için ölçüm kriteri değildir. C) Pay fiyatı ile adet çarpımı, gerçeğe uygun değerin yerine geçmez. D) Özkaynaklar azalmaz, aksine hisse senedi ihraç edildiği için artar. E) Zarar kaydı söz konusu değildir; bu bir sermaye işlemidir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 2 uyarınca, mal/hizmet karşılığında verilen hisse senetlerinde ölçüm, alınan malın gerçeğe uygun değerine göre yapılır.
Soru 4 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Ekim 2016’da gerçekleşen ve fabrikanın kapanmasına yol açan yangından kaynaklanan kayıp II. Haziran 2016’da ekipman ve makinelere ait faydalı ömür tahminlerinin yeniden değerlendirilmesi III. 14 Ocak 2017’de yabancı para alacakları tutarını etkileyen döviz kurlarındaki önemli değişim IV. 2016 yılı finansal tablolarında yer alan değersiz alacaklara ilişkin tahminin değiştirilmesi Oskar İşletmesi (Oskar), 31 Aralık 2016 tarihinde sonra eren dönem için finansal tablolarını hazırlarken yukarıdaki tespitlerde bulunmuştur. TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu, TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar ve TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar uyarınca yukarıdakilerden hangileri vergi sonrası kârın tespitinde dikkate alınmalıdır?
- A)I-II
- B)I-IV
- C)II-IV
- D)I-II-IV
- E)I-II-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TMS 10’a göre, raporlama dönemi sonunda varlık veya yükümlülüklerin durumunu gösteren olaylar (ayarlanmış olaylar) finansal tablolarda yansıtılır. I. şıktaki yangın, bilanço tarihi öncesi gerçekleştiği için fabrika değerinin düşüklüğünü gösteren ayarlanmış olaydır; bu nedenle 2016 yılı kârında dikkate alınır. II. şıktaki faydalı ömür değişikliği, TMS 8’e göre ileriye dönük muhasebe tahmini değişikliğidir ve mevcut/ileriki dönemlerde kârı etkiler; bu yüzden 2016 kârında yansıtılır. IV. şıktaki değersiz alacak tahmini değişikliği de TMS 8 uyarınca muhasebe tahmini değişikliğidir ve 2016 yılı kârını etkiler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: III. şıkta döviz kuru değişimi, bilanço tarihinden sonra oluşan ve işletmenin durumunu yansıtmayan ayarlanmamış olaydır; bu nedenle 2016 kârında dikkate alınmaz, sadece dipnotlarda açıklanır.
Bilinmesi gereken kural: Bilanço tarihi öncesi gerçekleşen olaylar ayarlanmış olaydır ve finansal tablolarda yansıtılır; tarih sonrası oluşan olaylar ise ayarlanmamış olaydır ve kârı etkilemez.
Soru 5 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca Kâr veya Zarar ve Diğer Kapsamlı Gelir Tablosuna ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Yeniden değerlenen bir maddi duran varlık kalemi satıldığında diğer kapsamlı gelirde yeniden sınıfl andırma düzeltmesi yapılır.
- B)Diğer kapsamlı gelir kalemleri, kalemlere ilişkin gelir vergilerinin toplam tutarını ayrı olarak tek bir kalemde göstermek suretiyle, ilgili vergisel etkiler dikkate alınmadan önceki tutarı ile sunulabilir.
- C)İşletmenin olağan faaliyetlerinden kaynaklanmayan gelir ve giderler diğer kapsamlı gelire dahil edilir.
- D)Bir işletmenin bağlı ortaklık yatırımı bulunduğu durumlarda, söz konusu bağlı ortaklıktan işletmeye düşen kâr “bağlı ortaklığın kâr veya zarar ve diğer kapsamlı kârından paylar” alt kaleminde sunulur.
- E)Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşların diğer kapsamlı gelire ilişkin ayrı bir raporlama yapması ihtiyaridir.
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 1, diğer kapsamlı gelir (DKG) kalemlerinin sunumunda vergi etkilerinin nasıl ele alınacağını netleştirir. Doğru cevap B şıkkıdır. TMS 1.03 paragrafı uyarınca, işletmeler DKG kalemlerini, ilgili vergisel etkiler dikkate alınmadan önceki tutarı ile sunabilir; ancak bu durumda, bu kalemlere ilişkin gelir vergilerinin toplam tutarını tek bir kalemde göstermek zorunludur. Bu esneklik, kullanıcıların vergi sonrası net etkiyi daha kolay analiz etmesini sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yeniden değerleme kazancı satıldığında, birikmiş yeniden değerleme farkı öz sermayedeki "yeniden değerleme fonu"ndan "kâr/zarar" hesabına sınıflandırılır, DKG'ye değil. C) Olağan dışı gelir ve giderler artık TMS 1 kapsamında ayrı bir kategori olarak sunulmaz; tüm gelir ve giderler tek tabloda veya iki tabloda bütüncül olarak gösterilir. D) Bağlı ortaklıklardan paylar, konsolide tabloda "kâr veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosu"nda değil, "öz sermaye değişim tablosu"nda veya notlarda detaylandırılır; anahtar kelime hatasıdır. E) Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar için DKG raporlaması zorunludur, ihtiyari değildir.
Bilinmesi gereken kural: Diğer kapsamlı gelir kalemleri, vergi etkileri dikkate alınmadan önceki tutarla sunulabilir; ancak bu durumda vergi tutarı tek bir kalemde ayrıca gösterilmelidir.
Soru 6 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi bir varlığın değer düşüklüğüne uğramış olabileceğinin göstergelerindendir?
- A)Varlığın fiziksel hasara uğradığına ilişkin kanıt bulunmaktadır.
- B)Varlığın ekonomik performansının beklenenden daha iyi olduğu veya olacağına ilişkin kanıt mevcuttur.
- C)Varlığın kullanım değeri defter değerine eşittir.
- D)Varlığın piyasa değeri artmıştır.
- E)İşletmenin piyasa değeri varlıklarının defter değerinden daha yüksektir.
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 36, bir varlığın değer düşüklüğüne uğrayıp uğramadığını anlamak için içsel ve dışsal göstergeleri inceler. Doğru cevap A şıkkıdır. TMS 36.12’ye göre, varlığın fiziksel hasara uğraması açık bir değer düşüklüğü göstergesidir. Hasarlı varlık, kullanım değerinin veya adil değerinin düşük olması nedeniyle defter değerinden düşük olabilir; bu da değer düşüklüğü kaybının muhasebeleştirmesi gerektiğini gösterir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı yanlıştır çünkü beklenenden daha iyi ekonomik performans, değer düşüklüğü göstergesi değil, aksine olumlu bir durumdur. C şıkkı yanlıştır çünkü kullanım değerinin defter değerine eşit olması, değer düşüklüğü olmadığını (yani zarar olmadığını) gösterir. D şıkkı yanlıştır çünkü piyasa değerindeki artış, varlığın değer kazandığını gösterir, düşmediğini. E şıkkı yanlıştır çünkü işletme piyasa değerinin defter değerinden yüksek olması, varlıkların genel olarak değer kaybetmediğini ima eder.
Bilinmesi gereken kural: TMS 36 uyarınca, fiziksel hasar, piyasa değerindeki düşüş veya ekonomik performansın kötüleşmesi gibi dışsal ve içsel sinyaller, değer düşüklüğü testi yapılması gereken zorunlu göstergelerdir.
Soru 7 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca bir varlığın değer düşüklüğü açısından test edilmesi için defter değeriyle geri kazanılabilir tutarının karşılaştırılması gerekmektedir. Geri kazanılabilir tutar ise tanımında yer alan iki unsurdan yükseği olarak tanımlanmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi geri kazanılabilir tutarın tanımında yer alan unsurlardır?
- A)Varlığın gerçeğe uygun değeri ve varlıktan elde edilecek gelecekteki nakit akışları
- B)Varlığın gerçeğe uygun değeri ve varlıktan elde edilecek gelecek nakit akışlarının bugünkü değeri
- C)Varlığın satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ve varlıktan elde edilecek nakit akışlarının toplamı
- D)Varlığın satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeri
- E)Varlığın birikmiş amortismanı ile birikmiş değer düşüklüğü zararları indirildikten sonraki tutarı ve varlığın gerçeğe uygun değeri
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 36’a göre geri kazanılabilir tutar, bir varlığın satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değeri ile kullanım değerinin (gelecek nakit akışlarının bugünkü değeri) yüksek olanıdır. Bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) "Gelecekteki nakit akışları" ifadesi iskonto edilmemiş olduğundan yanlıştır. B) "Gerçeğe uygun değer" satış maliyetleri düşülmeden verilmiş olduğundan yanlıştır. C) Nakit akışlarının toplamı iskonto edilmediği ve gerçeğe uygun değer satış maliyetleri düşülmeden verildiği için yanlıştır. E) Birikmiş amortisman ve değer düşüklüğü defter değerini oluşturur, geri kazanılabilir tutarın bileşenleri değildir.
Bilinmesi gereken kural: Geri kazanılabilir tutar, satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer ile kullanım değerinden yüksek olanıdır.
Soru 8 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir lunapark işletmesi varlıklarından birini değer düşüklüğü açısından test etmektedir. Varlığın defter değeri 255.000 TL’dir. İşletme varlığa ilişkin olarak aşağıdaki bilgileri toplamıştır. (TL) Varlığın tahmini gerçeğe uygun değeri 240.000 Varlıktan gelecekte elde edilmesi beklenen nakit akışlarının bugünkü değeri 180.000 Varlığın elden çıkarılma maliyeti 6.000 TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca varlığın geri kazanılabilir tutarı kaç TL’dir?
- A)180.000
- B)234.000
- C)240.000
- D)300.000
- E)294.000
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 36’e göre geri kazanılabilir tutar, bir varlığın "kullanım değeri" ile "gerçeğe uygun değerinden elden çıkarılma maliyeti düşüldükten sonraki tutar" arasında yüksek olanıdır. Soruda kullanım değeri 180.000 TL olarak verilmiştir. Gerçeğe uygun değer 240.000 TL olup, elden çıkarılma maliyeti 6.000 TL’dir. Bu iki tutar arasındaki fark 234.000 TL’dir (240.000 - 6.000). 180.000 TL ile 234.000 TL’den yüksek olan 234.000 TL, geri kazanılabilir tutardır. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sadece kullanım değerini dikkate alarak yanlış hesaplanmıştır. C) Elden çıkarılma maliyeti düşülmeden sadece gerçeğe uygun değeri gösterir. D) Elden çıkarılma maliyeti eklenerek hatalı bir toplama yapılmıştır. E) Gerçeğe uygun değer ile elden çıkarılma maliyeti toplamı alınarak mantık hatası yapılmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Geri kazanılabilir tutar, kullanım değeri ile (gerçeğe uygun değer eksi elden çıkarılma maliyeti) karşılaştırılarak yüksek olanı kabul edilir.
Soru 9 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Çalışanlara ödenen satış komisyonları II. Sözleşme yapmak için katlanılan yasal ücretler III. Teklifi iletmek için katlanılan seyahat masrafl arı TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca bir müşteriyle sözleşme yapılması için katlanılan ek maliyetlerin geri kazanılması bekleniyorsa, bu maliyetleri varlık olarak finansal tablolara almak mümkündür. Bu kapsamda sözleşme yapılması için katlanılan yukarıdaki ek maliyetlerden hangisi veya hangileri varlık olarak finansal tablolara alınmalıdır?
- A)Yalnızca I
- B)Yalnızca II
- C)Yalnızca III
- D)I-II
- E)I-III
Çözümü göster — doğru cevap D
TFRS 15’e göre, müşteri sözleşmesi elde etmek için katlanılan ek maliyetler, geri kazanılması bekleniyorsa varlık olarak kaydedilir. Ancak bu kural, doğrudan sözleşme imzalamaya yönelik maliyetler için geçerlidir.
Doğru Şık (D): I ve II şıkları doğrudur. Çalışanlara ödenen satış komisyonları (I), sözleşme imzalandığında ortaya çıkan ve genellikle geri kazanılan doğrudan bir maliyettir. Sözleşme yapmak için katlanılan yasal ücretler (II), sözleşmenin imzasına doğrudan bağlıdır ve geri kazanılabilir. Bu nedenle ikisi de varlık olarak alınır.
Yanlış Şıklar:
- A: II şıkkı da varlık olarak alınabileceği için eksiktir.
- B: I şıkkı da varlık olarak alınabileceği için eksiktir.
- C: Teklifi iletmek için katlanılan seyahat masrafları (III), henüz sözleşme aşamasına geçilmemiş, erken evredeki faaliyetlere aittir ve geri kazanılsa bile varlık olarak kaydedilmez; gider olarak yansıtılır. Bu nedenle C şıkkı tamamen yanlıştır.
- E: III şıkkı varlık olarak alınamayacağı için yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 15 kapsamında, sözleşme imzasından önceki pazarlama ve teklif hazırlık aşamalarındaki giderler (seyahat, sunum vb.) asla varlık olarak kaydedilmez; sadece sözleşme imzasına doğrudan yönelik ve geri kazanılabilir maliyetler (komisyon, yasal ücret) varlık kabul edilir.
Soru 10 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve uyarınca faydalı finansal bilginin niteliksel özelliklerinden değildir?
- A)İhtiyaca uygunluk
- B)Gerçeğe uygun şekilde sunum
- C)Doğrulanabilirlik
- D)Zamanında sunum
- E)Yönetimin teyidi
Çözümü göster — doğru cevap E
Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve’ye göre faydalı finansal bilginin temel nitelikleri İlgili Olma (ihtiyaca uygunluk) ve Güvenilir Olma’dır. Güvenilirlik ise gerçeğe uygun şekilde sunum, tarafsızlık, doğrulanabilirlik ve zamanında sunum gibi alt özelliklerden oluşur. Dolayısıyla A, B, C ve D şıkları bu çerçevede tanımlanan geçerli niteliklerdir.
E şıkkı olan "Yönetimin teyidi", bilginin niteliksel kalitesini belirleyen bir özellik değildir. Yönetim, finansal tabloların hazırlanmasından ve sunulmasından sorumludur; ancak bu sorumluluk, bilginin kullanıcılar için faydalı olmasını sağlayan içsel bir nitelik (özgünlük, doğruluk vb.) olarak sınıflandırılmaz. Teyit, bir prosedür veya sorumluluk alanıdır, bilgi kalitesini ölçen bir kriter değildir.
Bilinmesi gereken kural: Kavramsal Çerçeve’de faydalı bilginin nitelikleri sadece ilgili olma ve güvenilirlik (gerçeğe uygunluk, tarafsızlık, doğrulanabilirlik, zamanında sunum) ile sınırlıdır; yönetim onayı bu nitelikler arasında yer almaz.
Soru 11 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İhtiyaca uygunluk temel niteliksel özelliklerdendir. II. İhtiyaca uygunluk ve gerçeğe uygun şekilde sunum niteliklerinin her ikisini de karşılamayan bilgi faydalı olamaz. III. İhtiyaca uygunluk ve gerçeğe uygun şekilde sunum niteliklerinin her ikisini de karşılamayan bilgi karşılaştırılabilir, doğrulanabilir, zamanında ve anlaşılabilir şekilde sunularak faydalı hale getirilemez. IV. Destekleyici niteliksel özellikleri karşılamasa bile ihtiyaca uygun ve gerçeğe uygun şekilde sunum sağlayan bilgi faydalı olabilir. Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve uyarınca yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnızca IV
- B)I-II
- C)I-II-III
- D)I-II-IV
- E)I-II-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap E
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) Kavramsal Çerçeve’ye göre, finansal raporlama bilgilerinin faydalı olması için temel nitelikler olan ihtiyaca uygunluk ve gerçeğe uygun şekilde sunum birlikte aranır.
Doğru Şık (E): I. Doğrudur; ihtiyaca uygunluk temel niteliklerdendir. II. Doğrudur; temel niteliklerden biri eksikse bilgi faydalı olamaz. III. Doğrudur; destekleyici nitelikler (karşılaştırılabilirlik vb.) temel nitelikleri tamamlamaz, temel nitelikler eksikse bilgi faydalı hale getirilemez. IV. Doğrudur; temel nitelikler sağlandığında, destekleyici nitelikler olmasa bile bilgi faydalı olabilir.
Diğer Şıkların Yanlışlığı: A) I, II ve III ifadeleri de doğru olduğu için eksiktir. B) IV ifadesi de doğru olduğu için eksiktir. C) IV ifadesi de doğru olduğu için eksiktir. D) III ifadesi doğru olduğu için eksiktir.
Bilinmesi gereken kural: Finansal raporlama bilgilerinin faydalı olabilmesi için temel nitelikler (ihtiyaca uygunluk ve gerçeğe uygun sunum) zorunludur; destekleyici nitelikler ise bu temel nitelikler sağlandıktan sonra bilgiyi güçlendiren tamamlayıcı unsurlardır.
Soru 12 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi Finansal Durum Tablosunun unsurlarından biri değildir?
- A)Geri alınmış paylar
- B)Ertelenmiş vergi
- C)Satışların maliyeti
- D)Nakit ve nakit benzerleri
- E)Özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlar
Çözümü göster — doğru cevap C
Finansal Durum Tablosu (Bilanço), bir işletmenin belirli bir tarihteki finansal pozisyonunu gösteren ve TMS 1’e göre Aktif, Pasif ve Özkaynaklar olmak üzere üç ana unsurdan oluşur.
C şıkkı (Satışların maliyeti) doğrudur çünkü bu kalem, Gelir Tablosu’nun (Kârlılık Tablosu) temel bir kalemidir. Satışların maliyeti, dönem içinde gerçekleşen satışlara isabet eden giderleri ifade eder ve bilançoda doğrudan yer almaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır:
- A şıkkı: Geri alınmış paylar, özkaynaklar grubunda gösterilen bir kalemdir.
- B şıkkı: Ertelenmiş vergi varlığı veya yükümlülüğü, bilançoda aktif veya pasif olarak yer alır.
- D şıkkı: Nakit ve nakit benzerleri, bilançonun aktif tarafındaki en likit varlık grubudur.
- E şıkkı: Özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlar, bilançoda aktif olarak muhasebeleştirilen varlıklardır.
Bilinmesi gereken kural: Finansal Durum Tablosu (Bilanço) varlık, yükümlülük ve özkaynakları; Gelir Tablosu ise gelir, gider ve kâr/zararı kapsar; bu iki tablonun unsurları birbirine karıştırılmamalıdır.
Soru 13 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca “maliyet ve net gerçekleşebilir değerin düşük olanı ile değerlenen” varlıklar aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Maddi Duran Varlıklar
- B)Finansal Araçlar
- C)Stoklar
- D)Araştırma ve Geliştirme Giderleri
- E)Maddi Olmayan Duran Varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TMS 2 Stoklar Standardı’nın 9. maddesi gereği, stoklar maliyet ile net gerçekleşebilir değerin düşük olanı ile değerlenir. Bu kural, stokların bilançoda aşırı değerlenmesini önleyerek muhasebe bilgisi güvenilirliğini sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Maddi duran varlıklar, TMS 16 uyarınca genellikle maliyet modeli veya yeniden değerleme modeli ile ölçülür, doğrudan TMS 2 kuralına tabi değildir. B) Finansal araçlar, TMS 39/TFRS 9 uyarınca farklı ölçüm kategorilerine (amortize edilmiş maliyet, adil değer vb.) göre değerlendirilir. D) Araştırma giderleri giderleştirilir, geliştirme giderleri ise belirli koşullar sağlandığında aktifleştirilebilir ancak TMS 38’e göre ölçülürler. E) Maddi olmayan duran varlıklar, TMS 38’e tabi olup maliyet veya yeniden değerleme modeli ile ölçülür.
Bilinmesi gereken kural: Stoklar, maliyet ile net gerçekleşebilir değerin düşük olanı esas alınarak değerlenir.
Soru 14 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İdari amaçlarla kullanılan varlıklar II. İşin normal akışı içinde satılmak için elde tutulan varlıklar III. Satılmak üzere üretilmekte olan varlıklar IV. Üretim sürecinde ya da hizmet sunumunda kullanılacak ilk madde ve malzemeler V. Uzun vadede sermaye kazancı için elde tutulan varlıklar Yukarıdaki varlıklardan hangileri TMS 2 Stoklar kapsamındadır?
- A)II-III
- B)II-V
- C)II-III-IV
- D)II-III-V
- E)I-II-III
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 2, stokları işletmenin normal faaliyet sürecinde satılmak üzere elde tutulan, üretim sürecinde olan veya üretim/hizmet sunumunda kullanılacak malzeme ve hammaddeler olarak tanımlar. Bu tanıma göre; II (satılmak için elde tutulanlar), III (üretilmekte olanlar) ve IV (üretimde kullanılacak ilk madde ve malzemeler) doğrudan stok kapsamındadır. I numaralı şıktaki idari amaçlı varlıklar (örneğin ofis mobilyası) TMS 16 Maddi Duran Varlıklar kapsamında değerlendirilir. V numaralı şıktaki uzun vadeli sermaye kazancı amaçlı varlıklar ise TMS 39 veya TMS 40 kapsamında yer alır. Dolayısıyla sadece II, III ve IV numaralı varlıklar TMS 2 kapsamındadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) IV numaralı şıkkı (hammaddeler) dışladığı için eksiktir. B) I ve V numaralı şıkları (duran varlık ve yatırım) yanlış dahil ettiği için hatalıdır. D) V numaralı şıkkı (yatırım amaçlı varlık) yanlış dahil ettiği için hatalıdır. E) I numaralı şıkkı (idari amaçlı varlık) yanlış dahil ettiği için hatalıdır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 2, sadece ticari süreçte dönen varlık niteliği taşıyan; satılık, üretim aşamasındaki ve üretimde kullanılacak malları kapsar.
Soru 15 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
İşletme stokları için aşağıdaki tespitlerde bulunmuştur. (TL)
Tarihi maliyeti: 1.000.000
Cari yenileme maliyeti: 700.000
Net gerçekleşebilir değeri: 900.000
Normal kâr marjı hariç net gerçekleşebilir değeri: 850.000
Gerçeğe uygun değeri: 950.000
TMS 2 Stoklar uyarınca finansal durum tablosunda raporlanacak stok tutarı kaç TL’dir?
- A)900.000
- B)700.000
- C)850.000
- D)1.000.000
- E)950.000
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 2 (Stoklar) standardına göre, stoklar maliyet ile net gerçekleşebilir değerden (NRV) düşük olanı esas alınarak değerlenir. Bu soruda stokun tarihi maliyeti 1.000.000 TL iken, net gerçekleşebilir değeri 900.000 TL’dir. Net gerçekleşebilir değeri, normal kâr marjı düşülmüş hali (850.000 TL) değil, satış fiyatından satış masraflarını düşerek bulunan tutardır. Maliyet (1.000.000) NRV’den (900.000) yüksek olduğu için stok, düşüşe uğramış kabul edilerek 900.000 TL’den raporlanır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkındaki cari yenileme maliyeti, TMS 2’de değerleme ölçüsü değildir. C şıkkındaki tutar, NRV’nin normal kâr marjı düşülmüş hali olup standartta kullanılmaz. D şıkkı, düşüşe uğramış stokun maliyet bedelini gösterir ve değer düşüklüğü dikkate alınmamıştır. E şıkkındaki gerçeğe uygun değer, TMS 2 kapsamında stok değerlemesinde esas alınmaz.
Bilinmesi gereken kural: Stoklar, maliyet ile net gerçekleşebilir değerden düşük olanı esas alınarak değerlenir; net gerçekleşebilir değeri belirlerken normal kâr marjı dikkate alınmaz.
Soru 16 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Efeoğlu Proje İnşaat İşletmesi üretimde kullandığı bir makinayı cari dönemde satmıştır. Yeniden değerleme metoduna göre muhasebeleştirilmekte olan makinanın satışına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir. (TL) Satış fiyatı 300.000 Makinanın net defter değeri 270.000 Yeniden değerleme artışı 60.000 Söz konusu satışa ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Kâr veya zararda muhasebeleştirilmesi gereken kazanç 90.000 TL’dir.
- B)Diğer kapsamlı gelirde raporlanması gereken kazanç 30.000 TL’dir.
- C)Diğer kapsamlı gelirde raporlanması gereken kazanç 90.000 TL’dir.
- D)60.000 TL’lik yeniden değerleme artışı dönem zararında muhasebeleştirilmelidir.
- E)30.000 TL’lik kazanç kâr veya zararda, 60.000 TL’lik yeniden değerleme artışı geçmiş yıl kârlarında muhasebeleştirilmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 16 Maddesi 41’e göre, yeniden değerleme modeli uygulanan duran varlıklar satıldığında, varlığın defter değerindeki yeniden değerleme artışı (diğer kapsamlı gelirle birikmiş olan kısım), kâr veya zarara yansıtılmaz. Bunun yerine, bu birikmiş artış doğrudan geçmiş yıl kârlarına (sermaye hesabına) aktarılır.
Soruda satış fiyatı 300.000 TL, defter değeri 270.000 TL’dir. Brüt satış kazancı 30.000 TL’dir. Bu 30.000 TL’lik kazanç, işletmenin normal faaliyetinden kaynaklandığı için kâr veya zararda muhasebeleştirilir. Ayrıca, makinaya ait 60.000 TL’lik yeniden değerleme artışı, satılma anında diğer kapsamlı gelir bakiyesinden silinerek geçmiş yıl kârlarına aktarılır. Dolayısıyla, 30.000 TL’lik kısım K/Z’da, 60.000 TL’lik kısım geçmiş yıl kârlarında yer alır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Brüt kazanç 30.000 TL’dir, 90.000 TL değildir. B) Kazancın tamamı K/Z’da, diğer kapsamlı gelirde değil raporlanır. C) Diğer kapsamlı gelirde raporlanacak tutar 0’dır, 90.000 TL değildir. D) Yeniden değerleme artışı zarar değil, geçmiş yıl kârlarına aktarılır.
Bilinmesi gereken kural: Yeniden değerleme modeli uygulanan duran varlık satıldığında, birikmiş yeniden değerleme artışı kâr veya zarara değil, doğrudan geçmiş yıl kârlarına aktarılır.
Soru 17 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir ana ortaklık ofis binasını bağlı ortaklığına kiralamıştır. Söz konusu bina TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller uyarınca aşağıdaki finansal tabloların hangisinde yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sunulacaktır?
- A)Ana ortaklığın bireysel finansal tablolarında
- B)Bağlı ortaklığın finansal tablolarında
- C)Gruba ait konsolide finansal tablolarda
- D)Bağlı ortaklığın konsolide finansal tablolarında
- E)Ana ortaklık veya bağlı ortaklığın konsolide veya bireysel finansal tablolarda yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sunulamaz.
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 40, Yatırım Amaçlı Gayrimenkul tanımı gereği, bir varlığın kiralanması durumunda, kiraya verenin (bu durumda ana ortaklık) bu varlığı yatırım amacıyla tuttuğunu kabul eder. Ana ortaklık binayı bağlı ortaklığına kiralamıştır; yani ana ortaklık kiraya verendir. TMS 40’a göre, kiraya veren için yatırım amaçlı gayrimenkul, bireysel finansal tablolarında "Yatırım Amaçlı Gayrimenkul" olarak sınıflandırılır. Konsolide tabloda ise grup içi işlemler elenir ve bina ana ortaklığın mülkiyetinde kaldığı için konsolide tabloda da yatırım amaçlı gayrimenkul olarak gösterilir. Ancak soru, "hangisinde yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sunulacaktır?" diye soruyor ve en doğru ve doğrudan uygulama, kiraya verenin bireysel tablolarında bu sınıflandırmayı yapmasıdır. Konsolide tabloda da doğru olsa da, bireysel tablodaki sınıflandırma daha temel ve doğrudan TMS 40 uygulamasıdır. Diğer şıklar yanlış çünkü bağlı ortaklık kiracıdır ve binayı kiralama maliyeti veya kullanım hakkı varlığı olarak gösterir, yatırım amaçlı gayrimenkul olarak değil. Konsolide tabloda da doğru olsa da, bireysel tablodaki sınıflandırma daha temel ve doğrudan TMS 40 uygulamasıdır.
Bilinmesi gereken kural: Kiraya veren, kiraya verdiği gayrimenkulu bireysel finansal tablolarında yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sınıflandırır.
Soru 18 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdaki varlıklardan hangisi TMS 23 Borçlanma Maliyetleri uyarınca kesinlikle “özellikli varlık” olarak nitelendirilemez?
- A)Enerji üretim tesisleri
- B)Gemi üretim tesisleri
- C)Seri olarak üretilen stoklar
- D)Maddi olmayan duran varlıklar
- E)Yatırım amaçlı gayrimenkuller
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 23’e göre, borçlanma maliyetlerinin sermayeleştirilebilmesi için varlığın "özellikli varlık" olması gerekir. Özellikli varlık; hazırlanması veya üretimine büyük bir zaman dilimi gereken varlıklardır.
Doğru cevap C şıkkıdır. Seri olarak üretilen ve kısa sürede tekrar tekrar üretilen stoklar, hazırlanma sürecinin uzun sürmemesi nedeniyle TMS 23 kapsamında kesinlikle özellikli varlık sayılmaz. Bu varlıkların maliyetlerine borçlanma maliyeti eklenmez.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkındaki enerji tesisleri, inşaat süresi uzun olduğu için özellikli varlıktır. B şıkkındaki gemiler, yapım sürecinin uzunluğu nedeniyle özellikli varlık kabul edilir. D şıkkındaki maddi olmayan duran varlıklar, geliştirme süreci uzunsa özellikli varlık niteliği taşır. E şıkkındaki yatırım amaçlı gayrimenkuller, inşaat veya geliştirme aşamasındaysa özellikli varlık olarak değerlendirilir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 23’e göre özellikli varlık tanımı, varlığın hazırlanma veya üretim sürecinin "büyük bir zaman dilimi" gerektirmesine dayanır; seri üretim stokları bu kuralın dışındadır.
Soru 19 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Türkiye Muhasebe Standartlarında “finansal tabloların hazırlanmasında ve sunulmasında işletmeler tarafından kullanılan belirli ilkeler, esaslar, gelenekler, kurallar ve uygulamalar” olarak tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Muhasebe tahminleri
- B)Ticari örf ve adet
- C)Geriye dönük uygulama
- D)Muhasebe politikaları
- E)Doğrulanabilirlik
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Muhasebe politikalarıdır. TMS 8 “Muhasebe Politikaları, Tahmin Değişiklikleri ve Hatalar” standardında, muhasebe politikaları; finansal tabloların hazırlanması ve sunumu sırasında işletmeler tarafından uygulanan belirli ilkeler, esaslar, gelenekler, kurallar ve uygulamalar olarak açıkça tanımlanmıştır. Bu tanım, standartların diline birebir uymaktadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A) Muhasebe tahminleri: Belirsizlik içeren unsurların değerlemesinde kullanılan yargı ve varsayımlardır, genel uygulama ilkeleri değildir.
- B) Ticari örf ve adet: Hukuki ve ticari geleneklerdir; TMS’de finansal tablo hazırlama için esas alınan teknik tanım değildir.
- C) Geriye dönük uygulama: Bir muhasebe politikası değişikliğinde veya standart geçişinde izlenen bir yöntemdir, tanımın kendisi değildir.
- E) Doğrulanabilirlik: Bilginin farklı gözlemciler tarafından aynı sonuca varılabilmesini sağlayan niteliklerden biridir, ilke tanımı değildir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 8’e göre, finansal tabloların hazırlanmasında uygulanan temel ilkeler ve yöntemler “Muhasebe Politikaları” olarak adlandırılır.
Soru 20 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Uygar İşletmesi (Uygar), Lidya İşletmesinin (Lidya) 400.000 adet payının 120.000 adetini pay başına 12 TL’den 1 Temmuz 2016 tarihinde satın almıştır. Lidya’nın 31 Aralık 2016’da sona eren döneme ilişkin kârı 2.000.000 TL ve 20 Aralık 2016 tarihinde dağıttığı temettü tutarı ise 1.000.000 TL’dir. Lidya’nın, Uygar’ın iştiraki olduğu varsayımıyla; Uygar’ın 31 Aralık 2016 tarihli konsolide finansal tablolarında Lidya’ya yapılan yatırımın defter değeri kaç TL olarak raporlanacaktır?
- A)1.740.000
- B)2.040.000
- C)1.440.000
- D)300.000
- E)1.000.000
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. TMS 27 ve TMS 28 uyarınca, iştiraklerdeki yatırımlar eşitlik yöntemiyle muhasebeleştirilir. Başlangıçta yatırım maliyeti 120.000 adet x 12 TL = 1.440.000 TL’dir. Uygar, Lidya’nın %30 hissesine (120.000/400.000) sahiptir. Lidya’nın 2016 yılı kârı 2.000.000 TL olduğundan, Uygar’ın payı 600.000 TL’dir. Bu tutar yatırımın defter değerini artırır. Ancak Lidya’nın dağıttığı 1.000.000 TL temettünün %30’u (300.000 TL) nakit akışı sağladığı için yatırım defter değerinden düşülür. Hesaplama: 1.440.000 (Maliyet) + 600.000 (Kâr Payı) - 300.000 (Temettü) = 1.740.000 TL.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı, temettünün düşülmemesi hatasından kaynaklanır. C şıkkı, sadece maliyet dikkate alınarak kâr ve temettünün göz ardı edilmesinden doğar. D şıkkı, sadece kâr payının dikkate alınmasıyla elde edilen hatalı bir sonuçtur. E şıkkı, sadece dağıtılan temettünün dikkate alınmasıyla bulunan yanlış bir tutardır.
Bilinmesi gereken kural: Eşitlik yöntemine göre iştirak yatırımlarının defter değeri, başlangıç maliyetine ortak kârın payı eklenir ve dağıtılan temettü düşülür.
Soru 21 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 3 İşletme Birleşmeleri’nde “Pazarlıklı bir satın alımda kazancı muhasebeleştirmeden önce, edinen işletme, edindiği varlıkları ve üstlendiği borçları doğru bir şekilde belirleyip belirlemediğini yeniden değerlendirir” ifadesi yer almaktadır. Pazarlıklı satın almadan kaynaklanan kazanç kesinleştiğinde söz konusu kazanç ne şekilde finansal tablolara alınmaktadır?
- A)Kâr veya zararda muhasebeleştirilir.
- B)Maddi olmayan duran varlıklarda izlenir.
- C)Geçmiş yıl kârlarına kaydedilir.
- D)Pozitif şerefiyeden düşülür.
- E)Özkaynaklarda takip edilir.
Çözümü göster — doğru cevap A
TFRS 3 (İşletme Birleşmeleri) standardına göre, bir işletme birleşmesi "pazarlıklı bir satın alma" ise, edinen işletme edindiği net varlıkların adil değerini belirler. Eğer bu adil değer, ödenen karşılıktan (satın alma bedeli) fazla çıkarsa, bu fark "negatif şerefiye" olarak adlandırılır.
Standart, negatif şerefiyenin doğrudan özsermayeye yansıtılmasını veya şerefiyeden düşülmesini yasaklar. Bunun yerine, edinen işletme önce varlık ve borçların doğru tespit edildiğini yeniden değerlendirmeli; hata yoksa, kalan negatif şerefiye kâr veya zararda muhasebeleştirilmelidir. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:
- B: Negatif şerefiye bir varlık değildir, maddi olmayan varlıkta izlenmez.
- C: TFRS geçmiş yıl kârı hesabını kullanmaz; kazanç anlık kâr/zararda görünür.
- D: Pozitif şerefiye düşülmez; aksine negatif şerefiye kâr/zarara gider.
- E: Doğrudan özsermayeye (rezervlere) yansıtılmaz, gelir tablosuna yansır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 3'e göre negatif şerefiye, yeniden değerlendirmeden sonra da kalan kısım olarak kâr veya zararda muhasebeleştirilir.
Soru 22 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletme, 1 Ekim 2016 tarihinde üretimine başlanan yeni bir makinanın finansmanında kullanmak üzere bu tarihte 1 yıllığına 12 milyon TL kredi kullanmıştır. Kredinin faiz oranı %6’dır. Ancak işçilerin grev yapması nedeniyle tam 3 ay boyunca herhangi bir çalışma yapılamamıştır. Söz konusu varlık, 12 milyon TL maliyetle 30 Eylül 2017 tarihinde kullanıma hazır hale gelmiştir. Söz konusu makinanın 30 Eylül 2017 tarihindeki defter değeri kaç TL’dir?
- A)24.540.000
- B)12.540.000
- C)12.660.000
- D)12.720.000
- E)12.000.000
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 23'e göre, nitelikli varlıkların maliyetine dahil edilebilecek borçlandırma maliyetleri, o varlığın kullanıma hazır hale gelmesi için gerekli olan faaliyetlerin sürekli olarak yürütüldüğü dönemlerde biriktirilir. İşletme, 3 ay boyunca işçilerin grevi nedeniyle üretim yapamadığı için, bu süre zarfında varlık üzerinde aktif bir geliştirme veya inşaat faaliyeti bulunmamaktadır. Dolayısıyla, grev süresince (3 ay) oluşan faiz giderleri maliyete eklenemez; doğrudan kar/zarar hesabına yazılır.
Maliyete eklenecek faiz süresi, toplam 12 aydan grev süresi olan 3 ay çıkarılarak 9 ay olarak hesaplanır. Faiz tutarı: 12.000.000 TL x %6 x (9/12) = 540.000 TL’dir. Makinenin defter değeri, ana para (12.000.000 TL) ile bu 9 aylık faizin toplamıdır: 12.540.000 TL.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Tüm yılın faizi eklenerek hatalı hesaplanmıştır. C) Grev süresi dahil tüm yılın faizi eklenmiş, ancak matematiksel hata yapılmıştır. D) Grev süresi çıkarılmadan tüm yılın faizi eklenmiştir. E) Hiçbir faiz maliyete eklenmemiştir.
Bilinmesi gereken kural: Nitelikli varlık inşaatı veya üretimi durakladığı dönemlerdeki borçlandırma maliyetleri, varlık maliyetine dahil edilmez.
Soru 23 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Normal iş akışı çerçevesinde kısa vadede satılmaktan ziyade, uzun vadede sermaye kazancı elde etmek amacıyla elde tutulan arsalar aşağıdaki standartlardan hangisinin kapsamındadır?
- A)TMS 17 Kiralama İşlemleri
- B)TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri
- C)TMS 16 Maddi Duran Varlıklar
- D)TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller
- E)TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TMS 40 (Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller), kiradan veya sermaye kazancından elde etmek amacıyla elde tutulan gayrimenkulleri kapsar. Soruda belirtilen "uzun vadede sermaye kazancı elde etmek amacıyla elde tutulan arsalar", bu tanımın tam karşılığıdır. TMS 40, yatırım amaçlı gayrimenkullerin muhasebeleştirilmesi, ölçülmesi ve açıklaması için özel hükümler içerir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) TMS 17, kiralamaların sınıflandırılması ve muhasebeleştirilmesi ile ilgilidir, arsa sahipliği ile doğrudan ilgili değildir. B) TMS 11, inşaat sözleşmelerinin gelir tablosunda nasıl yansıtılacağını düzenler, gayrimenkul sınıflandırması ile ilgisi yoktur. C) TMS 16, işletmenin faaliyetlerinde kullanılan maddi duran varlıkları kapsar; satış amaçlı veya yatırım amaçlı varlıklar bu standarttan dışlanır. E) TMS 38, patent, telif hakkı gibi maddi olmayan varlıkları düzenler; arsa maddi bir varlık olduğu için bu kapsamda değildir.
Bilinmesi gereken kural: İşletmenin normal faaliyetinde satmak amacıyla değil, kira geliri veya sermaye kazancı sağlamak amacıyla elde tutulan arsa ve binalar TMS 40 kapsamında değerlendirilir.
Soru 24 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Finansal tabloların bir yıldan daha uzun bir dönemi kapsamasının nedeni II. Finansal tablolarda sunulan tutarların tümüyle karşılaştırılabilir olmadığı III. Aynı sektördeki işletmelerin de raporlama dönemini değiştirdiğine ilişkin açıklama IV. Finansal tabloların kapsadığı dönem XYZ işletmesi, 12 aylık dönemler şeklinde raporlama yapmaktadır. XYZ işletmesi, 12 ay olan raporlama dönemini değiştirerek, 15 aylık dönemler şeklinde raporlama yapma kararı almıştır. TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca işletmenin, yapmış olduğu raporlama dönemi değişikliğiyle ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisini açıklaması gereklidir?
- A)I-II-III
- B)I-II-IV
- C)I-III-IV
- D)II-III-IV
- E)I-II-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 1’e göre, raporlama döneminin değişmesi durumunda işletme, bu değişikliğin nedenlerini açıkça belirtmek zorundadır. Doğru cevap B şıkkıdır (I, II ve IV).
Neden Doğru? TMS 1.125 paragrafı uyarınca, raporlama dönemi değişikliği yapıldığında işletme; dönemin neden değiştiğini (I), karşılaştırılabilirlik üzerindeki etkisini ve tutarların neden tam olarak karşılaştırılamadığını (II) ve yeni dönemin uzunluğunu (IV) açıklamalıdır. Bu maddeler, finansal tablo kullanıcılarının durumu anlaması için zorunludur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- I. Şık: Yanlış değildir, ancak soruda "hangisini açıklaması gereklidir" denildiği için III'ün dahil edilmemesi kilit noktadır; III şıkkı genel sektörel bir varsayım olup zorunlu bir açıklama maddesi değildir.
- II. Şık: Yanlışdır çünkü III şıkkı (aynı sektördeki işletmelerin dönemi değiştirmesi) TMS 1 tarafından zorunlu kılınan bir açıklama konusu değildir.
- III. Şık: Yanlışdır çünkü işletmenin kendi dönem değişikliği nedenleri ve etkileri önceliklidir; rakip işletmelerin davranışı zorunlu açıklama kapsamında değildir.
- IV. Şık: Yanlışdır çünkü I, II ve IV maddeleri standartta açıkça talep edilen zorunlu açıklamalardır; III maddesi bu kapsamda yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Raporlama dönemi değişikliğinde, değişikliğin gerekçesi, karşılaştırılabilirlik etkisi ve yeni dönem uzunluğu açıkça belirtilmelidir.
Soru 25 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Maddi duran varlıklar II. Canlı varlıklar III. Karşılıklar IV. Yatırım amaçlı gayrimenkuller TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca, yukarıdaki hesap kalemlerinden hangisinin finansal durum tablosunda yer alması gerekmektedir?
- A)I-II
- B)II-IV
- C)III-IV
- D)II-III-IV
- E)I-II-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 1, finansal durum tablosunun (bilanço) bir işletmenin belirli bir tarihteki varlık, yükümlülük ve özkaynak yapısını göstermesini zorunlu kılar. Bu standart uyarınca, bilançonun temel unsurları varlık, yükümlülük ve özkaynaktır.
I. Maddi duran varlıklar ve IV. Yatırım amaçlı gayrimenkuller, TMS 16 ve TMS 40 kapsamında varlık grubunda yer alır. II. Canlı varlıklar ise TMS 41’e göre varlık olarak sınıflandırılır. III. Karşılıklar ise TMS 37’e göre yükümlülük grubunda değerlendirilir ve bilançoda yer almak zorundadır. Dolayısıyla, dört seçenek de TMS 1’in tanımladığı varlık veya yükümlülük kategorilerine girdiği için hepsi finansal durum tablosunda gösterilmektedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) I ve II dışında III ve IV de bilançoda yer alır. B) I ve III de bilançoda yer alır. C) I ve II de bilançoda yer alır. D) I de bilançoda yer alır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 1 uyarınca bilanço; varlıklar (maddi/maddi olmayan/yatırım amaçlı/kanlı varlık vb.) ve yükümlülükleri (karşılıklar dahil) kapsayan tüm yasal kalemleri içermelidir.
Doğru Cevap: E
Soru 26 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
ABC işletmesi paketler halinde kâğıt zarf üretimi ve satışı yapan bir işletmedir. İşletmenin 31 Aralık 2016 tarihli finansal durum tablosunda kâğıt zarf stoku, paket başına maliyet bedeli olan 50 TL üzerinden değerlenmiştir. Ancak denetçi, denetim çalışmaları sırasında 15 Ocak 2017 tarihi itibarıyla söz konusu kâğıt zarfl arın paket başına 40 TL’den satıldığını tespit etmiştir. Bununla birlikte denetçi, yapmış olduğu stok sayımında işletme depolarında meydana gelen su baskını nedeniyle zarfl arın kâğıt ve tutkallı bölümlerinde hasar oluştuğunu ve işletmenin zarfl arı eski satılabilir durumuna getirmek için paket başına ekstra 15 TL’lik bir harcama yaptığını tespit etmiştir. Bu bilgiler ışığında zarfl arın paket başına net gerçekleşebilir değeri ve paket başına oluşan kayıp (zarar) tutarı kaç TL’dir?
- A)40 TL- 10 TL
- B)45 TL- 10 TL
- C)25 TL- 25 TL
- D)35 TL- 25 TL
- E)30 TL- 15
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 2 Stoklar standardına göre, stoklar maliyet ile net gerçekleşebilir değerden (NĞD) düşük olanı esas alınarak değerlenir. NĞD, normal faaliyet sonucu tahmini satış fiyatından, satışı tamamlamak için gereken maliyetler ve satış masrafları düşülerek bulunur.
Bu soruda, 15 Ocak 2017’deki satış fiyatı 40 TL’dir. Ancak zarflar hasarlı olduğu için eski haline getirilmek üzere 15 TL ekstra harcama yapılması gerekmektedir. Bu ek harcama, satışı tamamlamak için gerekli maliyettir. Dolayısıyla NĞD = Tahmini Satış Fiyatı (40 TL) - Tamamlama Maliyeti (15 TL) = 25 TL olarak hesaplanır.
Stokların bilançodaki kayıtlı değeri (maliyeti) 50 TL’dir. NĞD (25 TL), maliyetten (50 TL) düşük olduğu için stok değeri 25 TL’ye indirgenmelidir. Oluşan kayıp tutarı ise Maliyet (50 TL) - NĞD (25 TL) = 25 TL’dir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Ekstra 15 TL’lik tamamlama maliyeti NĞD hesaplamasından çıkarılmamıştır. B) NĞD hesaplanırken tamamlama maliyeti yanlışlıkla eklenmiş veya yanlış formül uygulanmıştır. D) NĞD hesaplanırken tamamlama maliyeti ihmal edilmiştir. E) NĞD ve kayıp hesaplamalarında temel kavram karışıklığı yapılmıştır.
Bilinmesi gereken kural: Net gerçekleşebilir değeri bulurken tahmini satış fiyatından, ürünü satılabilir duruma getirmek için gereken ekstra maliyetler ve satış masrafları mutlaka düşülmelidir.
Soru 27 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
XYZ İşletmesi stoklar için uyguladığı ağırlıklı ortalama maliyet yöntemini değiştirmeye ve FIFO yöntemini uygulamaya karar vermiştir. XYZ işletmesinin yapmış olduğu bu değişikliği nasıl muhasebeleştirmesi gerekir?
- A)Yapılan değişiklik bir muhasebe tahmini değişikliğidir ve geleceğe yönelik olarak muhasebeleştirilmesi gerekir.
- B)Yapılan değişiklik bir muhasebe politikası değişikliğidir ve geleceğe yönelik olarak muhasebeleştirilmesi gerekir.
- C)Yapılan değişiklik bir muhasebe politikası değişikliğidir ve geçmişe dönük olarak muhasebeleştirilmesi gerekir.
- D)Yapılan değişiklik bir hata düzeltmesidir ve geçmişe dönük olarak muhasebeleştirilmesi gerekir.
- E)Yapılan değişiklik için herhangi bir işlem yapılmasına gerek yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap C
Stok değerleme yöntemlerinin (FIFO, Ağırlıklı Ortalama vb.) değiştirilmesi, TMS 8'e göre muhasebe politikası değişikliği olarak kabul edilir. TMS 8, muhasebe politikası değişikliklerinin geriye dönük (geçmişe dönük) uygulanmasını zorunlu kılar. Bu sayede farklı dönemlerdeki finansal tablolar karşılaştırılabilir olur. İşletme, ilk uygulandığı döneme ait başlangıç bakiyeleri ve önceki dönemlerin finansal tablolarını yeniden ifade etmek zorundadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Stok yöntemi değişikliği tahmin değişikliği değil, politika değişikliğidir. B) Politika değişiklikleri geleceğe yönelik değil, geriye dönük uygulanır. D) Bu bir hata düzeltmesi değil, bilinçli bir politika değişikliğidir. E) Yöntem değişikliği muhasebe kaydı ve yeniden ifade gerektirir, işlem yapılmaz denemez.
Bilinmesi gereken kural: Stok değerleme yöntemi değişikliği bir muhasebe politikası değişikliğidir ve TMS 8 uyarınca finansal tablolarda geriye dönük uygulanır.
Soru 28 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Maddi duran varlık sınıfının tamamının yeniden değerlenmesi gerekir. II. Maddi duran varlık sınıfının tamamını yeniden değerlemeye göre daha kolay olacağından maddi duran varlık sınıfının yarısı yeniden değerlenebilir. III. Gemilerin tamamını yeniden değerlemeye göre daha kolay olacağından gemilerin yalnızca bir tanesi yeniden değerlenebilir. IV. Varlıklar düzenli olarak yeniden değerleneceği için amortisman ayırmaya gerek yoktur. Sermaye yoğun bir sektörde faaliyet gösteren ABC İşletmesinin 100 adet araç ve 20 adet gemiden oluşan bir filosu ve bunların dışında çok sayıda maddi duran varlığı bulunmaktadır. Maddi duran varlıklarını yeniden değerlemek isteyen işletmeye, muhasebecisi yukarıdaki seçenekleri sunmuştur. TMS 16 Maddi Duran Varlıklar uyarınca işletme yukarıdaki seçeneklerden hangilerini seçebilir?
- A)Yalnızca I
- B)Yalnızca IV
- C)I-II
- D)III-IV
- E)II-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 16’ya göre, bir varlık sınıfı yeniden değerleme modelini seçtiğinde, o sınıftaki tüm varlıklar yeniden değerlenmek zorundadır. Bu kural, sınıftaki bazı varlıkların değerlenip diğerlerinin değerlenmemesi gibi seçici uygulamayı engeller. Bu nedenle, ABC İşletmesi araç sınıfını yeniden değerleyecekse, 100 aracın tamamını değerlendirmeli; gemiler için de 20 geminin tamamını değerlendirmelidir. Bu durum, I. seçeneğin doğru olduğunu gösterir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şık, sınıfın sadece yarısını değerleme izni vermediği için yanlıştır. III. şık, gemi sınıfından sadece bir tanesini değerlemenin sınıf bütünlüğüne aykırı olduğu için yanlıştır. IV. şık ise, yeniden değerleme sonrası varlığın tutarı değişse bile, kullanım ömrü boyunca sistematik olarak amortisman ayırmak zorunlu olduğu için yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 16’da yeniden değerleme, varlık sınıfının tamamı için uygulanır; sınıf içinde seçici değerleme yapılamaz ve yeniden değerleme amortisman yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Soru 29 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 17 Kiralama Sözleşmeleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi finansal kiralamalara ilişkin olarak işletmelerin finansal tablolarında açıklanması gereken hususlar arasında yer almaz?
- A)Önemli kiralama işlemlerine ilişkin genel nitelikler
- B)Dönem içerisinde gider olarak muhasebeleştirilen koşullu kira tutarları
- C)Kiralama konusu varlığın piyasa değeri
- D)Gelecekteki asgari kira ödemelerinin raporlama dönemi sonu itibariyle toplamları ile bugünkü değerlerinin birbirleriyle mutabakatı
- E)Kiralama konusu her bir varlık için raporlama dönemi sonundaki net defter değeri
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 17 (Kiralamalar) standardına göre, finansal kiralama işlemi yapan kiracılar, finansal tablolarında belirli açıklamaları yapmakla yükümlüdür. Doğru cevap C şıkkıdır çünkü standart, kiralanmış varlığın piyasa değerinin finansal tablolarda ayrıca açıklanmasını zorunlu kılmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Standart, önemli kiralama işlemlerinin genel niteliklerinin açıklanmasını şart koşar. B) Koşullu kira tutarlarının dönem gideri olarak muhasebeleştirilmesi ve bu durumun açıklanması standart gereğidir. D) Gelecekteki asgari kira ödemelerinin toplamı ile bugünkü değerleri arasındaki mutabakatın sunulması zorunludur. E) Kiralama konusu varlıkların raporlama dönemi sonundaki net defter değerinin açıklanması TMS 17 ile gereklidir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 17 uyarınca kiracılar, finansal kiralama ile elde ettikleri varlıkların net defter değerini, gelecekteki kira yükümlülüklerini ve koşullu kiraları açıklamalı; ancak kiralanmış varlığın güncel piyasa değerini tabloda ayrıca belirtmek zorunda değildir.
Soru 30 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi bir kiralamanın finansal kiralama olduğuna ilişkin göstergelerden biri değildir?
- A)Kiralanan varlığın, üzerinde büyük değişiklikler yapılmadığı sürece, sadece kiracı tarafından kullanılabilecek özel bir yapıda olması
- B)Kiralama sözleşmesinin başlangıcı itibarıyla, asgari kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin, en az, kiralanan varlığın gerçeğe uygun değerine eşit olması
- C)Kiralama sözleşmesinde, kiralanan varlığın mülkiyetinin kiralama süresi sonunda veya daha önce kiracıya geçeceğinin öngörülmesi
- D)Kiracının, piyasa fiyatının çok daha altında bir bedelle bir dönem daha kiralamayı sürdürme hakkının bulunması
- E)Kira süresinin kiralanan varlığın ekonomik ömrünün küçük bir bölümünü kapsaması
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 17 (ve TFRS 16 öncesi TMS 17) standartlarına göre, finansal kiralama tanımı, varlığın risk ve getirilerinin neredeyse tamamının kiracıya geçtiği durumları kapsar.
Doğru Cevap E Neden Doğru? TMS 17’e göre finansal kiralama göstergelerinden biri, kira süresinin varlığın ekonomik ömrünün büyük bir bölümünü kapsamasıdır. Şık E’de “küçük bir bölüm” ifadesi geçtiği için bu durum finansal kiralama göstergesi değildir. Aksine, ekonomik ömrün küçük bir kısmını kapsayan kiralamalar genellikle işletme kiralaması (operasyonel kiralama) olarak sınıflandırılır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A: Varlığın sadece kiracıya özel olması, alternatif kullanım imkânının olmaması ve dolayısıyla riskin kiracıya geçmesi anlamına gelir; bu bir finansal kiralama göstergesidir.
- B: Asgari kira ödemelerinin bugünkü değerinin varlığın gerçeğe uygun değerinin neredeyse tamamına (genellikle %90+) eşit olması, varlığın karşılığının neredeyse tamamen ödendiğini gösterir; bu bir finansal kiralama göstergesidir.
- C: Mülkiyetin kiracıya geçmesi, varlığın tüm faydalarının kiracıya aktığını gösterir; bu bir finansal kiralama göstergesidir.
- D: Çok düşük fiyatla devam etme hakkı, kiracının varlığı satın alma niyetinde olduğunu ve ekonomik faydayı sürdüreceğini gösterir; bu bir finansal kiralama göstergesidir.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama göstergesi, kira süresinin ekonomik ömrün büyük bir bölümünü kapsamasıdır, küçük bir bölümünü değil.
Soru 31 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi, TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri uyarınca geçerli para biriminin tespitinde dikkate alınabilecek faktörler arasında değildir?
- A)Para biriminin, mal ve hizmetlerin satış fiyatlarını en çok etkileyen para birimi olması
- B)Para biriminin, rekabet unsurları ve yasal düzenlemeleriyle mal ve hizmetlerin satış fiyatlarını en çok etkileyen ülkenin para birimi olması
- C)Para biriminin, mal ve hizmetlere ilişkin işçilik, ham madde ve diğer maliyetleri en çok etkileyen para birimi olması
- D)Para biriminin, işletme faaliyetlerine ilişkin tahsilatların tutulduğu para birimi olması
- E)Para biriminin, uluslararası ticarette en çok kabul gören para birimi olması
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 21’e göre, bir işletmenin işlevsel para birimi, faaliyetlerinin gerçekleştiği ekonomik ortamın temel para birimidir. Bu tespit, işletmenin gelir ve giderlerini etkileyen para birimlerine bakılarak yapılır.
Doğru Cevap (E): Uluslararası ticarette en çok kabul gören para birimi (örneğin ABD Doları veya Euro), bir işletmenin kendi işlevsel para birimi olma kriteri değildir. Standartlar, küresel geçerliliği değil, işletmenin kendi ekonomik gerçekliklerini esas alır.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A: Satış fiyatlarını etkileyen para birimi, gelir akışını belirlediği için temel kriterdir.
- B: Rekabet ve yasal düzenlemeler fiyatları belirlediğinden işlevsel para birimi tespiti için doğrudur.
- C: Maliyetleri (işçilik, hammadde) etkileyen para birimi, gider akışını belirlediğinden temel kriterdir.
- D: Tahsilatların yapıldığı para birimi, nakit akışını yansıttığı için dikkate alınır.
Bilinmesi gereken kural: İşlevsel para birimi, işletmenin kendi faaliyetlerinin ekonomik gerçekliğini yansıtan para birimidir; küresel ticaretteki yaygınlığı veya resmi rezerv para birimi olması bu tespiti belirlemez.
Soru 32 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Geçmiş bir olaydan kaynaklanan mevcut bir yükümlülüğün bulunması II. Yükümlülüğün yerine getirilmesi için ekonomik fayda içeren kaynakların işletmeden çıkmalarının muhtemel olması III. Yükümlülük tutarının güvenli bir biçimde tahmin edilebiliyor olması Yukarıda yer alan koşulların hangisinin varlığı halinde, TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar uyarınca finansal tablolara bir karşılık yansıtılır?
- A)Yalnızca I
- B)I-II
- C)I-III
- D)II-III
- E)I-II-III
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 37’e göre bir karşılık tanınabilmesi için üç temel koşulun hepsinin aynı anda var olması gerekir. Bu nedenle doğru cevap E şıkkıdır.
İlgili standart hükmüne göre; I. maddedeki "geçmiş olaydan kaynaklanan mevcut yükümlülük", borcun kaynağını oluşturur. II. maddedeki "ekonomi kaynaklarının işletmeden çıkmasının muhtemel olması", borcun ödenme ihtimalini ve III. maddedeki "tutarın güvenilir şekilde ölçülebilmesi", muhasebeleştirme için gerekli olan güvenilirliği sağlar. Standart, bu üç unsurun bütünlüğünü şart koşar; dolayısıyla yalnızca bir veya ikisinin varlığı yetersizdir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Yalnızca yükümlülüğün varlığı, muhtemel çıkış ve ölçülebilirlik olmadan karşılık oluşturulmasını sağlamaz. B) Ölçülebilirlik (III) eksik olduğundan finansal tablolara yansıtılamaz. C) Muhtemel çıkış (II) eksik olduğundan tanım karşılanmaz. D) Mevcut yükümlülük (I) eksik olduğundan karşılık tanımı gerçekleşmez.
Bilinmesi gereken kural: TMS 37 uyarınca karşılık tanımı için mevcut yükümlülük, muhtemel ekonomik çıkış ve güvenilir ölçüm koşullarının tamamının eş zamanlı olarak sağlanması zorunludur.
Soru 33 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 41 Tarımsal Faaliyetler, tarımsal faaliyetlere ilişkin muhasebeleştirme yöntemlerini ve açıklamaları belirlemektir. I. Canlı varlıkların muhasebeleştirilmesinde II. Hasat zamanındaki tarımsal ürünlerin muhasebeleştirilmesinde III. Hasat sonrası tarımsal ürünlerin işlenmesinde IV. Canlı varlıklara ilişkin devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesinde V. Tarımsal faaliyetle ilgili arsanın muhasebeleştirilmesinde Yukarıdaki durumların hangisinde TMS 41 uygulanmaz?
- A)Yalnızca II
- B)I-II
- C)I-IV
- D)II-IV
- E)III-V
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 41, tarımsal faaliyetlere ilişkin canlı varlıkların ve hasat zamanındaki ürünlerin adil değer üzerinden muhasebeleştirilmesini düzenler. Ancak bu standart, hasat sonrası süreçleri ve arazi değerlemelerini kapsamaz.
Doğru Cevap (E):
- III (Hasat sonrası işleme): Hasat sonrası ürünlerin işlenmesi, depolanması veya satılması TMS 2 "Stoklar" standardına tabidir. TMS 41, hasat anında sona erer.
- V (Tarımsal arsa): Tarımsal faaliyetle ilgili arsa, TMS 16 "Maddi Duran Varlıklar" veya TMS 40 "Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller" kapsamında değerlendirilir. TMS 41, arsanın kendisini değil, üzerinde yetiştirilen bitki/hayvanı kapsar.
Diğer Şıkların Analizi:
- I (Canlı varlıklar): TMS 41’in temel kapsamıdır; doğrudan uygulanır.
- II (Hasat zamanı ürünler): Hasat anındaki tarımsal ürünler TMS 41’e göre adil değerle kaydedilir; uygulanır.
- IV (Devlet teşvikleri): TMS 41’e göre, canlı varlıklara ilişkin devlet teşvikleri, ilgili varlığın adil değerinden düşülerek muhasebeleştirilir; uygulanır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 41, hasat anına kadar olan süreci ve canlı varlıkları kapsar; hasat sonrası işleme (TMS 2) ve arsa değerlemesi (TMS 16/40) bu standart dışındadır.
Soru 34 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca satın alma yönteminin aşamalarından biri değildir?
- A)Edinen işletmenin belirlenmesi
- B)Birleşme tarihinin belirlenmesi
- C)Şerefiyenin itfa edilmesi
- D)Edinilen tanımlanabilir varlıkların, üstlenilen tanımlanabilir borçların ve kontrol gücü olmayan payların finansal tablolara yansıtılması ve ölçülmesi
- E)Şerefiye veya pazarlıklı satın alma sonucunda oluşabilecek kazancın muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
TFRS 3, işletme birleşmelerinde satın alma yöntemini zorunlu kılar. Bu yöntem, birleşmenin bir işletmenin diğerini satın alması olarak ele alınmasını esas alır. Süreç şu adımları içerir: Önce edinen işletmenin belirlenmesi (A şıkkı), ardından birleşme tarihinin (satın alma tarihinin) tespiti (B şıkkı) yapılır. Bu tarih itibarıyla edinilen tanımlanabilir varlık ve borçlar ile kontrol gücü olmayan paylar ölçülür (D şıkkı). Son olarak, bedel ile net varlık payı arasındaki fark olan şerefiye veya kazanc muhasebeleştirilir (E şıkkı).
Ancak TFRS 3’e göre şerefiye, sınırsız kullanım ömrüne sahip bir varlık olarak kabul edilir ve bu nedenle itfa edilmez. Bunun yerine her raporlama döneminde değer düşüklüğü testi yapılır. Dolayısıyla şerefiyenin itfa edilmesi, satın alma yönteminin bir aşaması veya muhasebe ilkesi değildir.
- A şıkkı: Edinenin tespiti, sürecin ilk ve zorunlu adımıdır.
- B şıkkı: Ölçümün yapılacağı tarih belirlenmelidir.
- D şıkkı: Varlık ve borçların tanımlanması ve ölçülmesi temel bir aşamadır.
- E şıkkı: Şerefiye veya kazancın hesaplanması nihai sonuçtur.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 3 uyarınca şerefiye itfa edilmez, yalnızca değer düşüklüğü açısından test edilir.
Soru 35 · 2017/11 · Türkiye Muhasebe Standartları
30 Haziran 2016 tarihi itibarıyla bir işletmenin defter değeri 100.000 TL, vergiye esas değeri 80.000 TL olan bir varlığı bulunmakta olup, söz konusu döneme ilişkin vergi oranı %30’dur. Bu durumda işletmenin söz konusu varlığa ilişkin olarak muhasebeleştirmesi gereken vergi varlığı veya yükümlülüğü tutarı ne kadardır?
- A)6.000 TL tutarında ertelenmiş vergi varlığı
- B)6.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü
- C)24.000 TL tutarında ertelenmiş vergi varlığı
- D)24.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü
- E)4.000 TL tutarında ertelenmiş vergi varlığı
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 19 (Vergi Karşılıkları) ve TMS 12 (Gelir Vergileri) standartlarına göre, defter değeri vergi değerinden yüksek olan varlıklar, gelecekte vergi matrahını artıracak geçici farklar oluşturur. Bu durum, işletmenin gelecekte daha fazla vergi ödemesine neden olacağı anlamına gelir.
Hesaplama şu şekildedir: Geçici fark tutarı = Defter Değeri (100.000 TL) - Vergi Değeri (80.000 TL) = 20.000 TL. Bu fark, gelecekte vergilendirilecek tutardır. Ertelenmiş vergi yükümlülüğü = Geçici Fark (20.000 TL) x Vergi Oranı (%30) = 6.000 TL. Dolayısıyla işletme 6.000 TL tutarında ertelenmiş vergi yükümlülüğü kaydetmelidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Varlık değeri vergi değerinden yüksek olduğu için varlık değil, yükümlülük oluşur. C) Tutar yanlış hesaplanmıştır; vergi oranı uygulanmamıştır. D) Tutar yanlış hesaplanmıştır; vergi oranı uygulanmamıştır. E) Tutar ve yönü (varlık/yükümlülük) tamamen hatalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Defter değeri vergi değerinden yüksek olan varlıklar, gelecekte vergi ödeneceği anlamına geldiği için ertelenmiş vergi yükümlülüğü doğurur.