Soru 1 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Bazı durumlarda işletme yöneticilerinin, hissedarların zararına işlemler yapması ve davranışlarda bulunması aşağıdaki finansın temel ilkelerinden hangisiyle açıklanabilir?
- A)Riskten kaçınma ilkesi
- B)Çeşitlendirme ilkesi
- C)Değerli fikirler ilkesi
- D)İşaret verme ilkesi
- E)Kişisel çıkarları düşünme davranışı ilkesi
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bu durum, kurumsal yönetimde "temsilci sorunu" veya "ajans sorunu" olarak bilinen ve yöneticilerin (ajan) kendi kişisel çıkarlarını, hissedarların (mülk sahibi) çıkarlarının önüne koyduğu durumu ifade eder. Finansal yönetim ve kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde, yöneticilerin şirket kaynaklarını kendi lehine kullanması veya hissedarların zararına karar alması, temel olarak kişisel çıkarları önceliklendirme davranışıyla açıklanır. Bu ilke, menfaat çatışmalarının yönetilmesinin neden kritik olduğunu gösterir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Riskten kaçınma ilkesi, yatırımcıların belirsizlikten kaçınma eğilimini ifade eder, yöneticinin hırsını değil. B) Çeşitlendirme ilkesi, riskin azaltılması için portföy dağılımını hedefler, ahlaki bir davranış kalıbı değildir. C) Değerli fikirler ilkesi, piyasanın yeni bilgileri hızla fiyatlama yaklaşımıdır, etik bir sorunla ilgisi yoktur. D) İşaret verme ilkesi, yöneticilerin özel bilgilerini piyasa sinyalleriyle aktarmasını konu alır, çıkar çatışmasını açıklamaz.
Bilinmesi gereken kural: Yönetici-hissedar menfaat çatışmalarında, yöneticilerin kendi çıkarlarını şirketin önüne koyması "kişisel çıkarları düşünme davranışı" olarak tanımlanır ve kurumsal yönetim zafiyeti sayılır.
Soru 2 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Beklenen getirinin negatif olduğu piyango çekilişleri ve kumar oynanması durumunun aşağıdaki finansın temel ilkelerinden hangisiyle çeliştiği söylenebilir?
- A)Paranın zaman değeri
- B)İki taraflı muameleler ilkesi
- C)Çeşitlendirme ilkesi
- D)İşaret verme ilkesi
- E)Riskten kaçınma ilkesi
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Finansın temel ilkelerinden biri olan "Riskten Kaçınma" (veya riskten kaçınma eğilimi), rasyonel yatırımcıların, aynı getiriyi sunan daha düşük riskli varlıkları tercih ettiğini veya risk almadan ek getiri beklemediklerini ifade eder. Piyango ve kumar, beklenen getirisi negatif olan (yani ortalama olarak kaybettiren) oyunlardır. Rasyonel bir aktör, risk alıp beklenen değeri düşüren bu tür işlemlere girmez; bu durum doğrudan riskten kaçınma ilkesiyle çelişir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Paranın zaman değeri, bugünkü paranın gelecekteki paradan daha değerli olduğunu belirtir, kumarın negatif getirisiyle doğrudan çelişmez. B) İki taraflı muameleler ilkesi, her işlemin bir alıcı ve satıcı tarafından gerçekleştirildiğini vurgular, kumarın matematiksel yapısıyla ilgisi yoktur. C) Çeşitlendirme ilkesi, riskin azaltılması için farklı varlıklara yatırım yapılması gerektiğini söyler, kumarın tekli ve negatif beklenen değeriyle doğrudan bağdaşmaz. D) İşaret verme ilkesi, finansal kararların piyasa sinyallerine dayanması gerektiğini ifade eder, kumarın rastgeleliği ve negatif getirisiyle ilgili değildir.
Bilinmesi gereken kural: Rasyonel finansal davranış, beklenen getirisi negatif olan ve risk içeren kumar/piyango gibi oyunlardan kaçınmayı gerektirir.
Soru 3 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Hisse senedi yatırımcısının temettüyü, hisse senedinin fiyatının artmasıyla oluşan sermaye kazancına tercih etmesi durumu aşağıdaki teorilerden hangisiyle açıklanmaktadır?
- A)Net gelir yaklaşımı
- B)Eldeki kuş teorisi
- C)Kar payı ilgisizliği teorisi
- D)Sermayenin maksimum kılınması
- E)İndirgenmiş nakit akışları yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Eldeki kuş teorisi, yatırımcıların belirsiz sermaye kazancına (hisse fiyatı artışı) güvenmediğini, bunun yerine garantili ve nakit akışı sağlayan temettüleri tercih ettiğini savunur. Bu teoriye göre, temettü getirisi ile sermaye kazancı getirisi arasında doğrudan bir yer değiştirme vardır; yatırımcı daha yüksek temettü ödemeleri beklediği için hisse senetlerine daha yüksek değer biçer. Bu durum, Modüldeki Kurumsal Yönetim ve Finansal Yönetim ilkelerinde, özellikle hissedar memnuniyeti ve nakit akışı yönetimi bağlamında, riskten kaçınan yatırımcı psikolojisi olarak açıklanır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Net gelir yaklaşımı, sermaye maliyeti ile temettü getirisi arasındaki ilişkiyi yanlış yorumlayan ve temettü artışıyla şirket değerinin artacağını savunan hatalı bir yaklaşımdır. C) Kar payı ilgisizliği teorisi (Modigliani-Miller), temettü politikasının şirket değerini etkilemediğini, yatırımcının temettü ve sermaye kazancı arasında tercih yapmadığını öne sürer. D) Sermayenin maksimum kılınması, bu teorik tartışmanın bir parçası olmayan ve sorunun bağlamına uymayan genel bir ifadedir. E) İndirgenmiş nakit akışları yöntemi, varlık değerlemesi için kullanılan bir matematiksel modeldir, yatırımcı tercihlerini açıklayan bir davranışsal teori değildir.
Bilinmesi gereken kural: Yatırımcılar belirsizliği sevmediği için, temettüyü sermaye kazancına tercih eden davranış "Eldeki kuş teorisi" ile açıklanır.
Soru 4 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
İşletmenin nasıl finanse edildiği ve kredi verenlerin emniyet payının yeterli olup olmadığı sorularına cevap arayan bir kişinin öncelikle hangi finansal oranları analiz etmesi beklenir?
- A)Likidite oranları
- B)Varlık getiri oranları
- C)Devir hızı oranları
- D)Kaldıraç oranları
- E)Piyasa değeri oranları
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Kaldıraç oranları, işletmenin sermaye yapısını (kendi öz sermayesi ile borçlunun kullandığı yabancı kaynakların oranı) ve mali yükümlülüklerini karşılayabilme yeteneğini ölçer. Soruda belirtilen "nasıl finanse edildiği" sorusu doğrudan sermaye yapısını işaret eder. Ayrıca "kredi verenlerin emniyet payı", borçlunun borçlarını ödeyebilmesi için sahip olduğu marjinal güvenlik payını ifade eder; bu da kaldıraç analizinin temel konusudur. Finansal yönetim literatüründe ve bağımsız denetim standartlarında, kredi riski ve sermaye yapısı analizi için öncelikli bakılması gereken göstergeler kaldıraç oranlarıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Likidite oranları, kısa vadeli borçların ödenip ödenemeyeceğini gösterir, uzun vadeli finansman yapısını değil. B) Varlık getiri oranları, varlıkların kârlılık açısından verimliliğini ölçer, finansman kaynağını değil. C) Devir hızı oranları, varlıkların kullanım etkinliğini gösterir, sermaye yapısını analiz etmez. E) Piyasa değeri oranları, hisse senedi değerini ve yatırımcı beklentilerini yansıtır, kredi emniyetini doğrudan ölçmez.
Bilinmesi gereken kural: Kredi verenler ve sermaye yapısı analizi için öncelikle kaldıraç oranlarına bakılır.
Soru 5 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunun; şirketin misyonu, vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri konusunda tam ve doğru bilgiye ulaşmasında diğerlerinden daha etkili bir araçtır?
- A)Basın bültenleri
- B)İnternet sitesi
- C)Medya kuruluşları
- D)Bütçeler
- E)Faaliyet raporu
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Faaliyet raporu, şirketin misyon, vizyon ve stratejik hedeflerini içeren, düzenleyici kurumlar (örneğin SPK) tarafından zorunlu kılınmış ve kamuoyuna açıkça sunulan resmi bir belgedir. Kurumsal yönetim ilkeleri gereği, şirketin geleceğe yönelik beklentileri ve performansının şeffaf bir şekilde aktarılmasında en güvenilir ve kapsamlı kaynak faaliyet raporudur. Bu rapor, denetlenmiş finansal verilerle desteklenerek yatırımcıların ve diğer paydaşların doğru bilgiye ulaşmasını sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Basın bültenleri, anlık duyurular içindir ve kapsamlı stratejik bilgi sunmaz. B) İnternet sitesi, bilgiyi yaymak için bir platformdur ancak içeriğin resmiyet ve derinliği rapora göre daha az standarttır. C) Medya kuruluşları, habercilik ilkelerine göre haber yapar ve şirketin resmi stratejik dokümanı değildir. D) Bütçeler, içsel bir planlama aracıdır ve genellikle gizli tutulur, kamuoyuna açık stratejik hedef raporu değildir.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim çerçevesinde, şirketin misyon, vizyon ve geleceğe yönelik hedeflerine ilişkin en resmi, denetlenmiş ve kamuoyuna açık bilgi kaynağı faaliyet raporudur.
Soru 6 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
ABC işletmesi her yılın sonunda 20.000 TL ödemesi olan 4 yıl vadeli bir makine satın almıştır. Satıcı firma yıllık % 10 uygulayarak bu taksitleri hesapladığına göre makinenin peşin fiyatı kaç TL’dir?
- A)71.028
- B)81.028
- C)89.000
- D)63.397
- E)51.000
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bu soru, gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerinin hesaplanmasını gerektiren bir "taksitli satın alma" problemidir. Makinenin peşin fiyatı, gelecekte ödenecek 4 yıllık taksitlerin %10'luk iskonto oranıyla bugünkü değerlerinin toplamına eşittir. Her yılın sonunda ödenecek 20.000 TL, bir "normal anüite"dir. Formül: Bugünkü Değer = Taksit × [1 - (1+r)^-n] / r. Hesaplama: 20.000 × [1 - (1,10)^-4] / 0,10 ≈ 20.000 × 3,16987 = 63.397 TL.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) 71.028 TL, muhtemelen faiz oranı veya dönem sayısı hatalı kullanılarak veya faiz önceden eklenerek (basit faiz mantığıyla) yapılan hatalı bir hesaplamadır. B) 81.028 TL, taksitlerin sadece toplanmasıyla (20.000 x 4 = 80.000) elde edilen toplam borcun üzerine eklenen hatalı bir faiz payıdır; iskonto etkisini görmezden gelir. C) 89.000 TL, taksitlerin toplamı olan 80.000 TL’ye rastgele eklenmiş veya yanlış faiz uygulamasıyla bulunan, mantıksız bir tutardır. E) 51.000 TL, iskonto oranının çok yüksek alınması veya dönem sayısının yanlış yorumlanmasıyla elde edilen, gerçek piyasa değerinin çok altında kalan hatalı bir sonuçtur.
Bilinmesi gereken kural: Taksitli alımlarda peşin fiyat, gelecekteki sabit ödemelerin bugünkü değerlerinin (anüite bugünkü değeri) toplamıdır; nominal toplam borç değil, iskonto edilmiş değer esas alınır.
Soru 7 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi tahvil ve hisse senedi ile finansmanın farklarından birisi değildir?
- A)Tahvilin fiyatı ile piyasadaki faiz oranları arasında doğru yönde bir ilişki vardır ancak hisse senetlerinde bu ilişki ters yönlüdür.
- B)Tahvillerin belirli bir vadesi vardır ancak hisse senetlerinde belirli bir vade yoktur.
- C)Tahvillerde elde edilecek faiz ve anapara bellidir. Ancak hisse başına ödenecek temettü tutarı ile ilgili bir kesinlik söz konusu değildir.
- D)Tahvil sahiplerinin yönetimde söz hakkı yoktur ancak firmanın yönetimi hisse senedi sahiplerindedir.
- E)Tahvil sahiplerinin alacaklarının ödenmesinde yasal öncelikleri vardır. Hisse senedi sahipleri ise tüm borçlar ödendikten sonra geriye kalan kısmı paylaşmaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Soru, hangisinin fark değil olduğunu sormaktadır. A şıkkı, tahvil fiyatı ile faiz oranları arasındaki ilişkinin "doğru yönde" olduğunu iddia eder ki bu yanlıştır. Finans teorisinde ve mevzuatta, tahvil fiyatı ile piyasa faiz oranları arasında ters yönlü bir ilişki vardır; faizler arttıkça tahvil fiyatları düşer. Hisse senetlerinde ise bu ilişki doğrudan ve tek yönlü bir kural değildir. Dolayısıyla A şıkkı, her iki araç için de geçerli olmayan hatalı bir ifade içerdiği için "fark" olarak kabul edilemez ve sorunun cevabı olur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) Yanlış değildir; tahvillerin vadesi vardır, hisselere yoktur. C) Yanlış değildir; tahvil getirisi sabittir, temettü değişkendir. D) Yanlış değildir; tahvil sahipleri oy hakkı taşımaz, hissedarlar taşır. E) Yanlış değildir; tahvil sahipleri alacaklarında önceliklidir, hissedarlar rezidüardır.
Bilinmesi gereken kural: Tahvil fiyatı ile piyasa faiz oranları arasında her zaman ters yönlü bir ilişki vardır; bu kural hisse senetleri için geçerli değildir.
Soru 8 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Vade boyunca hiçbir faiz ödemesinin bulunmadığı, yatırımcının faiz gelirinin nominal değerle satın alma değeri arasındaki fark olduğu tahvil türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Endeksli tahviller
- B)Dönüştürülebilir tahviller
- C)Sıfır kuponlu tahviller
- D)Geri çağrılabilir tahviller
- E)Güvenceli tahviller
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sıfır kuponlu tahviller, vade boyunca düzenli faiz (kupon) ödemesi yapmaz. Yatırımcının getirisi, tahvilin nominal (senet üzerindeki) değeri ile düşük bir indirimli fiyatla (satın alma değeri) alımı arasındaki farktan oluşur. Bu yapı, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (TFRS 9) ve temel finansman ilkeleri gereği, etkin faiz yöntemiyle amortisman tablosu üzerinden değerlenir. Faiz geliri nakit akışı olarak değil, senedin defter değeri üzerinden zamanla nominal değere doğru artışı şeklinde gelir tablosuna yansıtılır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Endeksli tahviller, faiz oranları enflasyon veya başka bir endekse endekslenmiş olup düzenli faiz öder. B) Dönüştürülebilir tahviller, belirli bir oranda şirket sermayesine dönüştürülebilme hakkı taşıyan ve genellikle faiz ödeyen tahvillerdir. D) Geri çağrılabilir tahviller, ihraççı tarafından vade öncesi geri alınabilme hakkına sahip olup düzenli faiz ödemesi yapar. E) Güvenceli tahviller, belirli bir varlıkla teminat altına alınmış olup düzenli faiz öder.
Bilinmesi gereken kural: Sıfır kuponlu tahvillerde nakit faiz akışı yoktur; getiri, iskonto fiyatı ile nominal değer arasındaki farkın vade boyunca etkin faiz yöntemiyle dağıtılmasıyla elde edilir.
Soru 9 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Proforma bilanço, proforma gelir tablosu ve nakit bütçesinin hazırlanması finans yöneticisinin temel görevlerinden hangisinin kapsamına öncelikle girmektedir?
- A)Dış denetim
- B)Finansal planlama
- C)Finansal analiz
- D)İşletmenin karşılaştığı özel sorunların çözümü
- E)İç denetim
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Finansal planlama, işletmenin gelecekteki finansal ihtiyaçlarını tahmin etmek ve bu ihtiyaçları karşılayacak kaynakları belirlemek amacıyla yapılan sistematik bir süreçtir. Proforma bilanço, gelir tablosu ve nakit bütçesi, finans yöneticisinin geleceğe yönelik beklentileri nicel verilerle ifade ettiği ve stratejik hedeflere ulaşmak için kaynak tahsisi yaptığı temel finansal planlama araçlarıdır. Bu belgeler, işletmenin likidite, kârlılık ve büyüme hedeflerini ölçülebilir kılarak karar alma mekanizmasının temelini oluşturur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Dış denetim, bağımsız denetçiler tarafından geçmiş dönem finansal tabloların doğruluğunu teyit etme sürecidir, geleceğe yönelik tahmin içermez. C) Finansal analiz, geçmişe veya mevcut döneme ait verilerin yorumlanması ve performansın değerlendirilmesidir, planlama değil inceleme odaklıdır. D) Özel sorunların çözümü, kriz yönetimi veya danışmanlık süreçlerini kapsar ve rutin bütçeleme faaliyetinin ötesindedir. E) İç denetim, süreçlerin etkinliği ve risk yönetiminin gözetimi amacıyla yapılır, finansal tahminleme görevi değildir.
Bilinmesi gereken kural: Proforma tablolar ve nakit bütçeleri, geleceğe yönelik tahmin ve kaynak planlaması içerdiği için doğrudan finansal planlama faaliyetinin temel unsurlarıdır.
Soru 10 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Bir varlığın hızlı ve uygun maliyetle paraya çevrilememe riski aşağıdaki terimlerden hangisiyle ifade edilmektedir?
- A)Fırsat riski
- B)Likidite riski
- C)Enflasyon riski
- D)Vade riski
- E)Geri ödenmeme riski
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Likidite riskidir.
Likidite riski, bir varlığın piyasa koşullarında hızlı ve uygun maliyetle nakde çevrilememesi veya bir borcun vadesinde ödenememesi durumudur. Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS 7) ve bankacılık düzenlemelerinde, varlığın nakde dönüştürülebilirlik zorluğu doğrudan likidite riski kapsamında tanımlanır. Bu nedenle soruda belirtilen "hızlı ve uygun maliyetle paraya çevrilememe" tanımı, likidite riskinin temel özünü yansıtır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır:
- A) Fırsat riski: Yatırım alternatiflerinin değerlendirilmesinde kaçırılan kazanç potansiyeli ile ilgilidir, varlığın nakde dönüşü ile doğrudan bağlantılı değildir.
- C) Enflasyon riski: Genel fiyat düzeyindeki artışın satın alma gücünü eritmesinden kaynaklanır, likiditeyle ilgisi yoktur.
- D) Vade riski: Varlık ve yükümlülüklerin vade yapıları arasındaki uyumsuzluktan doğar, doğrudan nakde dönüş hızını ifade etmez.
- E) Geri ödenmeme riski: (Kredi riski) Borçlunun borcunu ödeyememe ihtimalidir, varlığın piyasa değeri veya dönüş hızı ile ilgili değildir.
Bilinmesi gereken kural: Likidite riski, varlığın piyasa derinliği yetersizliği veya zorlu koşullar nedeniyle nakde çevrilmesindeki gecikme ve maliyet artışı riskidir.
Soru 11 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Para piyasasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Vadesi 1 yıl veya 1 yıldan daha az olan fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalardır.
- B)Sermaye piyasasına kıyasla para piyasası araçları düşük riske sahip yatırım araçlarıdır.
- C)Tahviller para piyasası araçlarından birisidir.
- D)Para piyasası yatırım araçları yüksek likiditeye sahip araçlardır.
- E)Para piyasası yatırım araçlarının paraya dönüştürülme maliyeti düşüktür.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Para piyasası, vadesi bir yılı geçmeyen kısa vadeli araçların işlem gördüğü piyasadır. Tahviller ise vadesi bir yılı aşan uzun vadeli menkul kıymetlerdir ve sermaye piyasası araçları kapsamında değerlendirilirler. Bu nedenle tahvillerin para piyasası aracı olduğu iddiası mevzuata ve finansal tanımlara aykırıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, para piyasasının tanımını doğru şekilde ifade eder. B şıkkı, kısa vadeli araçların daha az piyasa riski taşıdığını belirten doğru bir genellemeyi içerir. D şıkkı, para piyasası araçlarının kolayca nakde dönüştürülebilir olduğunu (yüksek likidite) doğru şekilde açıklar. E şıkkı ise bu araçların dönüşüm maliyetinin düşük olduğunu ifade ederek doğru bir tespittir.
Bilinmesi gereken kural: Tahviller vadesi bir yılı aşan sermaye piyasası araçlarıdır; para piyasası araçları ise vadesi bir yıl veya daha kısa olan enstrümanlardır.
Soru 12 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Sermaye piyasasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Para piyasasına kıyasla, sermaye piyasası uzun vadeli olduğu için risk ve faiz oranı yüksektir.
- B)Sermaye piyasası 1 yıl veya daha uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalardır.
- C)İşletmeler genellikle uzun vadeli varlıklarının finansmanı için sermaye piyasasına başvurmaktadır.
- D)Sermaye piyasası araçlarının nakde dönüştürülme maliyeti para piyasası araçlarına kıyasla düşüktür.
- E)Yatırım kredileri, hisse senetleri ve tahviller sermaye piyasası araçlarına örnek olarak verilebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sermaye piyasası araçları (hisse, tahvil vb.), para piyasası araçlarına (hazine bonosu, bankacılık kabul belgesi vb.) kıyasla likiditesi daha düşüktür. Likidite düşük olan varlıkların nakde dönüştürülmesi, piyasa derinliğinin azlığı ve fiyat dalgalanmaları nedeniyle daha yüksek işlem maliyeti ve gecikme riski taşır. Dolayısıyla, sermaye piyasası araçlarının nakde dönüştürülme maliyetinin daha düşük olduğu iddiası yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Sermaye piyasası araçları uzun vadeli olduğundan, belirsizlik artar ve bu durum hem riski hem de talep edilen faiz/getiri oranını yükseltir; bu ifade doğrudur. B) Finansal piyasalar, vadeleri 1 yılı aşan fonların işlem gördüğü yerler olarak tanımlandığı için bu tanım teknik olarak kabul görür; bu ifade doğrudur. C) İşletmeler, sabit kıymet ve uzun vadeli yatırımlarını finanse etmek için sermaye piyasasından yararlanma eğilimindedir; bu ifade doğrudur. E) Yatırım kredileri, hisse senetleri ve tahviller, uzun vadeli finansman sağlayan temel sermaye piyasası araçlarıdır; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sermaye piyasası araçları, para piyasası araçlarına göre daha az likit olduğundan nakde çevrilme maliyetleri daha yüksektir.
Soru 13 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi tam rekabet piyasasının özelliklerinden değildir?
- A)Firmaların reklam gibi fiyat dışı yollarla rekabet etmesi
- B)Çok sayıda alıcı ve satıcının olması
- C)Piyasaya giriş ve çıkışın serbest olması
- D)Piyasadaki malların homojen olması
- E)Piyasanın şeffaf olması, alıcı ve satıcıların tüm bilgilere erişim imkânının olması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A’dır. Tam rekabet piyasasının temel özellikleri arasında çok sayıda alıcı ve satıcı bulunması (B), serbest giriş-çıkış (C), homojen ürünler (D) ve mükemmel bilgi şeffaflığı (E) yer alır. Bu yapıda ürünler birbirinin aynısı olduğu için marka sadakati veya farklılaşma söz konusu değildir. Dolayısıyla firmalar fiyat dışı yöntemlerle, özellikle reklamla rekabet edemezler; çünkü tüketiciler ürünler arasında fark görmez ve sadece en düşük fiyata yönelir. Reklam, tam rekabet yerine tam rekabetçi veya oligopol gibi piyasa yapılarında görülen bir stratejidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B: Çok sayıda aktör, tek bir firmanın fiyat belirleyememesini sağlar. C: Serbest giriş-çıkış, uzun vadede normal karın sıfıra eşitlenmesini garanti eder. D: Homojen ürün, tüketicinin ürünler arasında tercih yapmasını imkansız kılar. E: Şeffaflık, tüm oyuncuların piyasa koşullarını tam olarak bilmesini zorunlu kılar.
Bilinmesi gereken kural: Tam rekabet piyasasında ürünler homojen olduğu için firmalar fiyat dışı rekabet (reklam vb.) yürütmez, sadece fiyat mekanizması çalışır.
Soru 14 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
“……” aslında kurumların ihtiyaç duyduğu ödünç paranın sağlanması için çıkarılan uzun vadeli para borcu senedidir. Yukarıda yer alan cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A)Finansman bonosu
- B)Hazine bonosu
- C)Tahvil
- D)Mevduat
- E)Hisse senedi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Tahvil, şirketlerin veya kamu kurumlarının uzun vadeli ihtiyaç duyduğu ödünç parayı temin etmek amacıyla ihraç ettikleri, vadesi genellikle bir yıldan uzun olan ve faiz ödemeli borç senetleridir. Finansal yönetim ve sermaye piyasası mevzuatı uyarınca, tahvillerin temel işlevi uzun vadeli sermaye ihtiyacını karşılamaktır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Finansman bonosu, genellikle kısa vadeli (bir yıldan az) nakit ihtiyacını karşılamak için kullanılan bir araçtır. B) Hazine bonosu, devletin kısa vadeli bütçe açıklarını finanse etmek amacıyla çıkardığı bir devlet tahvili niteliğindedir. D) Mevduat, bankalara yatırılan ve geri alınabilen para birikimidir, kurumsal bir borç senedi değildir. E) Hisse senedi, şirketin sermayesine ortaklık payını temsil eden ve borç değil, öz sermaye niteliğinde bir araçtır.
Bilinmesi gereken kural: Tahvil, uzun vadeli borçlanma ihtiyacını karşılayan temel sermaye piyasası aracıdır.
Soru 15 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Sahiplerine, ortaklık hakkına sahip olmaksızın kardan pay alma, tasfiye bakiyesinden yararlanma, yeni pay alma ve belli bazı olanaklardan yararlanma hakkı veren sermaye piyasası aracı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Tahvil
- B)Hazine bonosu
- C)Katılma intifa senedi
- D)Borç senedi
- E)Hisse senedi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Katılma intifa senedi (KİS), sermaye piyasası mevzuatına göre, sahibine ortaklık hakkı (oy hakkı gibi) vermez ancak şirketin kârından pay alma, tasfiye bakiyesinden yararlanma ve yeni pay alma gibi ekonomik hakları sağlar. Bu özellikleri, KİS’yi hisse senedinden ayıran temel farktır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Tahvil, sabit veya değişken faiz ödemeyi taahhüt eden bir borç senedidir; kâr payı veya tasfiye hakkı vermez. B) Hazine bonosu, Hazine’nin kısa vadeli borçlanma aracıdır; kâr payı veya ortaklık hakkı içermez. D) Borç senedi, genel olarak faiz ödemesi ve anapara iadesini öngören bir araçtır; kâr payı hakkı tanımaz. E) Hisse senedi, sahibine doğrudan ortaklık hakkı (oy hakkı) verir; soruda "ortaklık hakkına sahip olmaksızın" ifadesi bu şıkkı eler.
Bilinmesi gereken kural: Katılma intifa senedi, ortaklık hakkı vermeden sadece ekonomik (kâr, tasfiye, yeni pay) haklar sağlayan bir sermaye piyasası aracıdır.
Soru 16 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
İşletmenin bir bütün olarak satılması durumunda elde edilecek değer öncelikle aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
- A)İşleyen teşebbüs değeri
- B)Nominal değer
- C)Maliyet değeri
- D)İşletmenin tasfiye değeri
- E)İşletmenin defter değeri
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. İşletmenin bir bütün olarak satılması durumunda, varlıkların parça parça değil, işleyen bir organizasyon olarak değerlendirilmesi esastır. Bu durum, işletmenin gelecekteki nakit akışlarını ve kâr potansiyelini yansıtan İşleyen Teşebbüs Değeri (Going Concern Value) ile ifade edilir. Muhasebe standartları ve değerleme ilkeleri, işletmenin faaliyetlerine devam edeceğini varsayar; bu nedenle bütünlük içindeki değer, bileşenlerinin toplamından farklıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- B) Nominal değer: Sadece hisse senedi veya tahvil gibi menkul kıymetlerin kağıt üzerindeki yüz değeridir, piyasa veya işletme değeriyle ilgisi yoktur.
- C) Maliyet değeri: Varlıkların elde edilme bedelini gösterir, mevcut piyasa değerini veya kâr potansiyelini yansıtmaz.
- D) İşletmenin tasfiye değeri: İşletmenin kapatılıp varlıkların parça parça satılması durumunda elde edilecek değeri ifade eder, "bütün olarak satış" senaryosuna uymaz.
- E) İşletmenin defter değeri: Bilanodaki net varlık değeridir; muhasebe kayıtlarına dayalıdır, piyasa değerini veya işleyen teşebbüs değerini yansıtmayabilir.
Bilinmesi gereken kural: İşletme bir bütün olarak satıldığında, varlıkların toplamından ziyade, işletmenin devam eden faaliyetiyle yaratacağı ekonomik değeri temsil eden "İşleyen Teşebbüs Değeri" esas alınır.
Soru 17 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Etkin bir piyasada bir işletmenin varlıkları hakkındaki bilgilerin tamamına dayalı olarak oluşan değer aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Nominal değer
- B)Gerçek değer
- C)Defter değeri
- D)Tasfiye değeri
- E)İşleyen teşebbüs değeri
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Etkin piyasalarda, tüm mevcut bilgilere dayalı olarak piyasa katılımcıları tarafından belirlenen ve varlığın adil bir şekilde satılabileceği fiyat "Gerçek Değer"dir. Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS 13) ve Türk Muhasebe Standartları (TMS 13) uyarınca, gerçek değer piyasa koşullarında bir satıcı ile bir alıcı arasındaki düzenli işlemde elde edilecek fiyattır. Bu tanım, soruda belirtilen "bilgilerin tamamına dayalı oluşan değer" ifadesiyle birebir örtüşür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkındaki nominal değer, senedin veya varlığın kağıt üzerindeki yüz değeridir ve piyasa dinamiklerini yansıtmaz. C şıkkındaki defter değeri, maliyet tutarından amortisman düşülmesiyle bulunan muhasebe kaydıdır, piyasa değerini göstermez. D şıkkındaki tasfiye değeri, işletmenin kapanış sürecindeki zorunlu satış fiyatını ifade eder. E şıkkındaki işleyen teşebbüs değeri ise işletmenin devam ettiği varsayılarak hesaplanan toplam değerdir ve spesifik bir varlık fiyatı tanımı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Etkin piyasa koşullarında, tüm bilgilere yansıtılmış olan adil piyasa fiyatı "Gerçek Değer" olarak adlandırılır.
Soru 18 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Bir firmanın 2016 yılı dönem net karı 20.000 TL, 2017 yılı dönem net karı 30.000 TL’dir. Firma dönem karındaki dalgalanmaya bakmaksızın 2.000 hissedarına sabit bir şekilde toplam 10.000 TL kar dağıtma politikası izlemektedir. Yatırımcı hisse senedinden % 20 getiri beklediğine göre temettü modeline göre hisse senedinin değeri kaç TL’dir?
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Temettü modeli (Gordon Modeli), hisse senedi değerini, beklenen temettü ödemesinin getiri oranından düşürülmesiyle hesaplar. Soruda firma, kar dalgalanmasına rağmen sabit 10.000 TL temettü dağıttığı için bu tutar "sabit temettü" olarak kabul edilir. Hisse başına düşen temettü (D), toplam temettünün hisse sayısına bölünmesiyle bulunur: 10.000 TL / 2.000 hisse = 5 TL. Beklenen getiri oranı (r) %20 (0,20) olarak verilmiştir. Sabit temettü modelinde büyüme oranı (g) sıfırdır. Formül P = D / r şeklindedir. Hesaplama: 5 / 0,20 = 25 TL. Dolayısıyla hisse senedinin değeri 25 TL'dir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı, payda ve payın ters çevrilmesiyle elde edilen hatalı bir sonuçtur. C şıkkı, getiri oranının yüzde olarak kullanılmaması (0,20 yerine 20) sonucuyla oluşur. D şıkkı, hisse başına temettünün (5) getiri oranıyla (0,20) çarpılmasıyla bulunan yanlış bir değerdir. E şıkkı, hisse başına temettünün (5) getiri oranına (0,20) bölünmeden önce yanlış bir işlemle elde edilmiş olabilir veya temel formülün yanlış uygulanmasıdır.
Bilinmesi gereken kural: Sabit temettü modelinde hisse senedi değeri, hisse başına sabit temettünün beklenen getiri oranına bölünmesiyle bulunur.
Soru 19 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Değerleme yöntemleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Net bugünkü değer yöntemi paranın zaman değerini dikkate alan bir yöntemdir.
- B)Karlılık endeksi yönteminde paranın zaman değeri dikkate alınmamaktadır.
- C)Geri ödeme süresinde paranın zaman değeri dikkate alınmamaktadır.
- D)Ortalama muhasebe getirisi yönteminde paranın zaman değeri dikkate alınmamaktadır.
- E)İç getiri oranı yöntemi paranın zaman değerini dikkate almaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Karlılık Endeksi (Profitability Index) yöntemi, projelerin net bugünkü değerinin başlangıç yatırımına oranlanmasıyla hesaplanır. Net Bugünkü Değer (NBD) yöntemi, gelecekteki nakit akımlarını iskonto ederek bugünkü değerlerini bulur; bu da paranın zaman değerinin açıkça dikkate alındığı anlamına gelir. Dolayısıyla, NBD’ye dayalı olan Karlılık Endeksi yönteminde de paranın zaman değeri mutlaka dikkate alınır. B şıkkı, bu yöntemin zaman değerini görmezden geldiğini iddia ettiği için yanlıştır.
Diğer şıklara bakıldığında; A, C, D ve E şıkları doğrudur. Geri ödeme süresi ve Ortalama Muhasebe Getirisi yöntemleri, nakit akımlarını iskonto etmediği için paranın zaman değerini dikkate almazlar. İç getiri oranı ise iskonto oranı bulma yöntemi olduğu için zaman değerini esas alır.
Bilinmesi gereken kural: Net Bugünkü Değer ve İç Getiri Oranı gibi yöntemler paranın zaman değerini dikkate alırken, Geri Ödeme Süresi ve Ortalama Muhasebe Getirisi yöntemleri bu unsuru göz ardı eder; Karlılık Endeksi ise NBD’den türediği için zaman değerini dikkate alan bir yöntemdir.
Soru 20 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Ortalama sermaye maliyetinin, yatırım için belirlenen iç getiri oranından büyük olması durumunda yatırımın net bugünkü değeri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Ortalama sermaye maliyetine göre yatırımın net bugünkü değeri pozitiftir.
- B)Ortalama sermaye maliyetine göre yatırımın net bugünkü değeri sıfırdır.
- C)Yatırımın net bugünkü değeri ile ilgili olarak hiçbir şey söylenemez.
- D)Ortalama sermaye maliyetine göre yatırımın net bugünkü değeri negatiftir.
- E)Yatırımın asgari sürede geri ödemesi gerçekleştirilecektir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. Net Bugünkü Değer (NBD), projeden beklenen nakit akımlarının, sermaye maliyeti (WACC) ile iskonto edilerek bugünkü değerinin, başlangıç yatırım maliyetinden çıkarılmasıyla bulunur. Finansal yönetim ilkelerine göre; eğer iskonto oranı olarak kullanılan ortalama sermaye maliyeti, projenin iç getiri oranından (İGO) yüksekse, bu durum projenin beklenen getiriyi karşılayamadığını gösterir. Matematiksel olarak, daha yüksek bir iskonto oranı gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerini düşürür. Bu düşüş, başlangıç yatırım maliyetinden fazla olduğunda sonuç negatif olur. Yani, projenin getirdiği verim, kullandığı sermayenin maliyetinden düşük olduğu için değer yaratmaz, aksine değer yok eder. Bu nedenle NBD negatiftir.
Diğer şıkların nedenleri: A) NBD'nin pozitif olması için İGO'nun sermaye maliyetinden büyük olması gerekir. B) NBD'nin sıfır olması için İGO'nun sermaye maliyetine eşit olması gerekir. C) İGO ve sermaye maliyeti arasındaki ilişki NBD'nin işaretini kesin olarak belirler. E) Geri ödeme süresi, NBD'nin işaretiyle doğrudan ve tek başına belirlenmez; likidite ve zaman değeri farklı ölçütlerdir.
Bilinmesi gereken kural: İGO, ortalama sermaye maliyetinden küçükse yatırımın Net Bugünkü Değeri negatiftir ve proje reddedilmelidir.
Soru 21 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıda gösterilen likit (asit test) oran formülünde soru işareti konulan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? Likit Oran = (Dönen Varlıklar - ..?.. )/Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
- A)Şerefiye
- B)Stoklar
- C)Duran varlıklar
- D)Hesaplanan KDV
- E)İndirilen KDV
Çözümü göster — doğru cevap B
Likit oran (asit test), bir işletmenin stokları satmadan kısa vadeli borçlarını ödeyebilme gücünü ölçer. Stoklar, nakde dönüştürülmesi en uzun süren ve belirsizliği en yüksek dönen varlık kalemidir. Bu nedenle, likit oran hesaplanırken stoklar, dönen varlıklar toplamından düşülür. Bu durum, standart finansal analiz prensiplerine ve muhasebe uygulamalarına uygundur. Dolayısıyla soru işaretli yere "Stoklar" gelmelidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Şerefiye, immateryal bir duran varlıktır ve likit oran formülünde doğrudan yer almaz. C) Duran varlıklar, likit oran hesaplamasında kullanılan dönen varlıklar grubunda yer almadığı için düşülmez. D) Hesaplanan KDV, vergi borcu olarak kısa vadeli yabancı kaynaklarda veya vergi alacaklarında muhasebeleştirilir, varlık düşümü değildir. E) İndirilen KDV, alacak olarak dönen varlıklarda yer alır ancak likit oranın temel mantığına göre stoklar hariç tutulur.
Bilinmesi gereken kural: Likit oran, stoklar hariç tutularak hesaplanır çünkü stokların nakde dönüşümü belirsizdir.
Soru 22 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi kurumsal yönetimin faydalarından birisi olarak nitelenemez?
- A)Sermaye maliyetinin azalması
- B)Şirket derecelendirme notunun düşmesi
- C)Finansman imkânları ile likiditede artış
- D)Krizleri kolay atlatabilme
- E)Sermaye piyasasından dışlanmama
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Kurumsal yönetim ilkelerinin etkin uygulanması, şirketin şeffaflığını, hesap verebilirliğini ve risk yönetimini güçlendirir. Bu durum yatırımcı güvenini artırarak şirketin itibarını yükseltir. Finansal piyasalarda güvenilir bir şirket olarak algılanan firmalar, daha düşük risk primi talep ederler. Sonuç olarak, kredi derecelendirme kuruluşları şirketin notunu yükseltme eğilimine girer. Dolayısıyla, kurumsal yönetim notun düşmesine neden olmaz; aksine yükselmesine katkı sağlar. Bu nedenle B şıkkı fayda olarak nitelenemez.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, artan güven nedeniyle sermaye maliyetinin azaldığını, C şıkkı finansman erişiminin kolaylaştığını, D şıkkı iç kontrol mekanizmaları sayesinde krizlere karşı direncin arttığını, E şıkkı ise şeffaflık sayesinde piyasa dışlanmasının önüne geçildiğini ifade eden doğru faydalardır.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim uygulamaları, şirketin itibarını ve finansal güvenilirliğini artırarak kredi notunu yükseltir, sermaye maliyetini düşürür ve yatırımcı güvenini sağlar.
Soru 23 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Paydaşlar arasında muhtemel çıkar çatışmalarının önüne geçilmesine yönelik şirket politikalarının oluşturulması kurumsal yönetim ilkelerinden hangisiyle diğerlerine kıyasla öncelikle ilgilidir?
- A)Hesap verebilirlik
- B)Şeffaflık
- C)Eşitlik
- D)Risk almama
- E)Sorumluluk
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde "Eşitlik", tüm paydaşların haklarının korunmasını ve çıkar çatışmalarının adil bir şekilde yönetilmesini esas alır. SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği’ne göre şirket, hissedarlar ve diğer paydaşlar arasındaki çıkar çatışmalarını önleyecek politikalar geliştirmeli ve bu süreçte tüm paydaşlara eşit muamele etmelidir. Bu ilke, özellikle azınlık hissedarların haklarının korunması ve çıkar çatışmalarının tarafsız bir ortamda çözülmesi açısından temel dayanak noktasıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Hesap verebilirlik, yönetim kurulunun kararlarını ve eylemlerini açıklamakla ilgilidir, çıkar çatışması yönetimiyle doğrudan eşdeğer değildir. B) Şeffaflık, bilgi akışının açık olmasıyla ilgilidir, çıkar dengeleme mekanizmasını doğrudan ifade etmez. D) Risk almama, kurumsal yönetim ilkelerinde yer almayan ve yanlış bir yaklaşımdır; şirketler risk yönetimi yapar, risk almaz. E) Sorumluluk, yönetim kurulunun görevlerini yerine getirmesiyle ilgilidir, paydaşlar arası eşitliği doğrudan garanti etmez.
Bilinmesi gereken kural: Çıkar çatışmalarının önlenmesi ve adil çözüm, kurumsal yönetimde "Eşitlik" ilkesinin temel işlevidir.
Soru 24 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Şirket faaliyetlerinin mevzuata, esas sözleşmeye, iç düzenlemelere ve oluşturulan politikalara uygunluğunun gözetilmesinden öncelikle aşağıdakilerden hangisi sorumludur?
- A)İç denetçiler
- B)Bağımsız denetçiler
- C)Denetim komitesi
- D)Yönetim kurulu
- E)Finansal işlerden sorumlu direktör
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Yönetim kurulu'dur.
Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği uyarınca, şirketin genel yönetiminden ve faaliyetlerin mevzuata, esas sözleşmeye ile iç politikalara uygunluğundan öncelikle ve doğrudan Yönetim Kurulu sorumludur. Yönetim kurulu, stratejik kararları alır ve bu kararların yasalara uygun şekilde uygulanmasını temin etmekle yükümlüdür. Bu, yönetim kurulunun temel fiduciary (güven) yükümlülüğüdür.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) İç denetçiler: Sadece bağımsız bir değerlendirme ve öneri sunarlar, nihai karar ve sorumluluk sahibi değildirler.
- B) Bağımsız denetçiler: Sadece finansal tabloların dürüstlüğünü denetlerler, operasyonel uyumluluktan sorumlu değildirler.
- C) Denetim komitesi: Yönetim kuruluna destek ve izleme sağlar, ancak nihai karar yetkisi yönetim kurulundadır.
- E) Finansal işlerden sorumlu direktör: Sadece finansal süreçlerden sorumludur, şirketin genel uyumluluğundan birincil sorumlu değildir.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim çerçevesinde, şirketin yasal ve içsel kurallara uyumundan nihai ve birincil sorumluluk her zaman Yönetim Kuruluna aittir.
Soru 25 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre; başta bilgi alma ve inceleme hakkı olmak üzere pay sahipliği haklarının korunması ve kullanılmasının kolaylaştırılmasında etkin rol oynayan işletme birimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Yatırımcı ilişkiler bölümü
- B)Aday gösterme komitesi
- C)Denetim komitesi
- D)Kamu aydınlatma platformu
- E)Ücret komitesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, Yatırımcı İlişkileri Birimi; pay sahiplerinin bilgi alma, inceleme ve oy kullanma gibi haklarını etkin şekilde kullanmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu birim, şirket ile yatırımcılar arasındaki köprü görevi görerek şeffaflığı artırır ve iletişim süreçlerini yönetir. Dolayısıyla, pay sahipliği haklarının korunması ve kolaylaştırılmasında doğrudan ve merkezi rol oynayan birim Yatırımcı İlişkiler Bölümü’dür.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Aday gösterme komitesi, yönetim kurulu üyeliğine aday belirleme sürecini yürütür, yatırımcı iletişimiyle doğrudan ilgilenmez. C) Denetim komitesi, finansal raporlama ve iç kontrol sistemlerinin denetimini sağlar, pay sahiplerinin bilgi alma hakkını doğrudan kolaylaştıran iletişim birimi değildir. D) Kamu aydınlatma platformu (KAP), zorunlu duyuruların yayınlandığı bir veri tabanıdır; aktif iletişim veya hak kolaylaştırma işlevi gören şirket içi birim değildir. E) Ücret komitesi, yöneticilerin ve yönetim kurulu üyelerinin ücretlendirme politikalarını belirler, yatırımcı haklarıyla ilgili bir rol üstlenmez.
Bilinmesi gereken kural: Yatırımcı İlişkileri Birimi, şirketin pay sahipleriyle kurumsal iletişiminden ve onların haklarının etkin kullanılmasından sorumlu tek birimdir.
Soru 26 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre bir şirket, aşağıdakilerden hangisinin ücretlendirmesinde kâr payı, pay opsiyonları veya şirketin performansına dayalı ödeme planları kullanamaz?
- A)İcra başkanı/genel müdür
- B)Finansal işler direktörü
- C)Pazarlama direktörü
- D)Bağımsız yönetim kurulu üyeleri
- E)Risk yönetim birimi başkanı
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesi uyarınca, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin ücretlendirme politikaları, şirketin finansal performansına veya hisse senedi fiyatına bağlı kâr payı, opsiyon veya performans planları içeremez. Bu kural, bağımsız üyelerin tarafsızlığını ve objektifliğini korumak, çıkar çatışmasını önlemek amacıyla konulmuştur. Şirketin başarısına bağlı değişken ödemeler, bağımsız üyenin denetim ve gözetim görevini etkileyebilecek bir baskı yaratır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) İcra başkanı/genel müdür, şirketin operasyonel başarısına bağlı olarak performans bazlı ücretlendirilebilir. B) Finansal işler direktörü, belirlenen finansal hedeflere ulaşması durumunda değişken ödeme alabilir. C) Pazarlama direktörü, satış veya pazar payı hedeflerine bağlı olarak kâr payı veya bonus alabilir. E) Risk yönetim birimi başkanı, risk azaltma hedeflerine bağlı olarak performans ödemesi alabilir.
Bilinmesi gereken kural: Bağımsız yönetim kurulu üyeleri, tarafsızlıklarını korumak için şirketin finansal performansına dayalı herhangi bir değişken ücret veya hisse senedi opsiyonu alamazlar.
Soru 27 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulu üyelerine ve idari sorumluluğu bulunan yöneticilere verilen ücretler ile sağlanan diğer tüm menfaatler aşağıdaki raporlardan hangisiyle kamuoyuna açıklanır?
- A)İç denetim raporu
- B)Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu
- C)Bağımsız denetçi raporu
- D)İlişkili taraf işlemleri raporu
- E)Denetim komitesi yıllık çalışma raporu
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, yönetim kurulu üyelerine ve idari sorumluluğu bulunan yöneticilere ödenen ücretler ile sağlanan diğer tüm menfaatler, şirketin Yönetim Kurulunun Yıllık Faaliyet Raporu’nda kamuoyuna açıklanmak zorundadır. Bu tebliğ, şeffaflık ilkesi gereği bu ödemelerin detaylı bir şekilde raporlanması gerektiğini hükme bağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) İç denetim raporu, iç kontrol süreçlerinin işleyişini değerlendirir, ücretlendirmeyi ana konu almaz. C) Bağımsız denetçi raporu, finansal tabloların dürüstlüğünü ifade eder, yönetim maaşlarını detaylandırmaz. D) İlişkili taraf işlemleri raporu, sadece ilişkili taraflarla yapılan özel işlemleri kapsar, genel yönetici ücretlerini içermez. E) Denetim komitesi yıllık çalışma raporu, komitenin faaliyetlerini özetler, ücret detaylarını ana rapor yerine geçiremez.
Bilinmesi gereken kural: SPK Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre, yönetim kurulu ve üst düzey yöneticilerin ücret ve menfaatleri mutlaka Yönetim Kurulunun Yıllık Faaliyet Raporu’nda açıklanmalıdır.
Soru 28 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulunun yapısıyla ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A)Yönetim kurulu üye sayısının, her durumda beş üyeden az olmaması gerekir.
- B)Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu icrada görevli olmayan üyelerden oluşur.
- C)Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır, tekrar seçilemezler.
- D)Yönetim kurulu içerisindeki bağımsız üye sayısı toplam üye sayısının üçte birinden az olamaz.
- E)Her durumda, bağımsız üye sayısı ikiden az olamaz.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesine göre, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır ancak tekrar seçilebilirler. Dolayısıyla "tekrar seçilemezler" ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Tebliğ, yönetim kurulu üye sayısının her durumda en az beş olması gerektiğini hükme bağlar. B) Yönetim kurulunun çoğunluğunun icrada görevli olmayan üyelerden oluşması zorunludur. D) Bağımsız üye sayısının toplam üye sayısının en az üçte biri olması gerekir. E) Yönetim kurulunda en az iki bağımsız üye bulunması zorunludur.
Bilinmesi gereken kural: Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır ve görev süresi sonunda tekrar seçilebilirler.
Soru 29 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulu üyesi olmayan konusunda uzman kişiler, hangi komiteye üye olamazlar?
- A)Denetimden sorumlu komite
- B)Aday gösterme komitesi
- C)Riskin erken saptanması komitesi
- D)Kurumsal yönetim komitesi
- E)Ücret komitesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre, denetimden sorumlu komitenin üyelerinin tamamı yönetim kurulu üyesi olmayan bağımsız üyelerden oluşmak zorundadır. Bu komite, finansal raporlama ve iç kontrol süreçlerinin tarafsızlığını sağlamak amacıyla özellikle dış uzmanlardan veya bağımsız üyelerden müteşekkil edilir. Dolayısıyla, yönetim kurulu üyesi olmayan ancak "konu konusunda uzman" olan kişiler (örneğin harici danışmanlar veya bağımsız olmayan uzmanlar) bu komitenin asıl üyesi olamazlar; çünkü teblih, bu komitenin yapısını katı bir şekilde "bağımsız yönetim kurulu üyeleri" ile sınırlamıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, aday gösterme komitesinde yönetim kurulu üyesi olmayan uzmanların görev yapmasına izin verilir. C şıkkı, riskin erken saptanması komitesi için böyle bir kısıtlama öngörülmemiştir. D şıkkı, kurumsal yönetim komitesi üyeliğinde uzman dış kişilere yer verilebilir. E şıkkı, ücret komitesinde de yönetim kurulu üyesi olmayan uzmanların bulunması mümkündür.
Bilinmesi gereken kural: Denetimden sorumlu komite, teblihe göre mutlaka yönetim kurulu üyesi olmayan bağımsız üyelerden oluşur; harici uzmanlar bu komiteye üye olamaz.
Soru 30 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Kurumsal Yönetim Tebliğine göre yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan komitelerden hangisi, yönetim kurulunun yapısı ve verimliliği hakkında düzenli değerlendirmeler yapmak ve bu konularda yapılabilecek değişikliklere ilişkin tavsiyelerini yönetim kuruluna sunmakla sorumludur?
- A)İç kontrol komitesi
- B)Ücret komitesi
- C)Genel kurul
- D)Aday gösterme komitesi
- E)Riskin erken saptanması komitesi
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 14. maddesine göre, Aday Gösterme Komitesi’nin görevleri arasında yönetim kurulunun yapısı, büyüklüğü, nitelikleri ve verimliliği hakkında düzenli değerlendirmeler yapmak ve bu konularda yapılabilecek değişikliklere ilişkin tavsiyelerini yönetim kuruluna sunmak yer alır. Bu nedenle D şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı (İç Kontrol Komitesi), iç kontrol sisteminin etkinliğini izlemekle sorumludur, yapısal değerlendirmeyle değil. B şıkkı (Ücret Komitesi), yöneticilerin ücret ve teşvik politikalarını belirlemekle görevlidir. C şıkkı (Genel Kurul), şirketin en üst karar organıdır ve komite değildir. E şıkkı (Riskin Erken Saptanması Komitesi), risk yönetimi süreçlerini izlemekle yükümlüdür.
Bilinmesi gereken kural: Aday gösterme komitesi, yönetim kurulunun yapısı, verimliliği ve üyelerinin nitelikleri konusunda düzenli değerlendirme yaparak tavsiyeler sunan tek komitedir.
Soru 31 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkelerinde yer alan ana bölümlerden birisi değildir?
- A)Pay sahipleri
- B)Risk değerlendirme
- C)Kamuyu aydınlatma ve şeffaflık
- D)Menfaat sahipleri
- E)Yönetim kurulu
Çözümü göster — doğru cevap B
SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri, şirketlerin uyması gereken yapısal çerçeveyi belirler. Doğru cevap B şıkkıdır.
Neden Doğru? SPK’nın yayımladığı "Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği"ne (Seri: IV, No: 2017/10) göre, ilkeler ana başlıklar halinde düzenlenmiştir. Bu başlıklar şunlardır: 1) Yönetim Kurulu, 2) Pay Sahipleri, 3) Menfaat Sahipleri, 4) Kamuyu Aydınlatma ve Şeffaflık, 5) Bağımsız Denetim, 6) İç Kontrol ve 7) Risk Yönetimi. Metinde "Risk Değerlendirme" ifadesi ana bölüm başlığı olarak geçmez; bunun yerine kapsamlı bir süreç olan "Risk Yönetimi" bölümü yer alır. Dolayısıyla B şıkkı, ilkelerin resmi ana başlıklarından biri değildir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A (Pay Sahipleri): İlkelerin 2. ana bölümüdür.
- C (Kamuyu Aydınlatma ve Şeffaflık): İlkelerin 4. ana bölümüdür.
- D (Menfaat Sahipleri): İlkelerin 3. ana bölümüdür.
- E (Yönetim Kurulu): İlkelerin 1. ana bölümüdür.
Bilinmesi gereken kural SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri’nde "Risk Değerlendirme" değil, "Risk Yönetimi" ana bölüm başlığı olarak kullanılır.
Soru 32 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Sermaye piyasası kurumsal yönetim ilkeleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudan pay sahipliği ile ilgili bir kavram değildir?
- A)Faaliyet raporu isteme hakkı
- B)Kar payı hakkı
- C)Bilgi alma ve inceleme hakkı
- D)Oy hakkı
- E)Genel kurula katılma hakkı
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim İlkeleri Tebliği’ne göre, A şıkkındaki "Faaliyet raporu isteme hakkı" doğrudan bir pay sahipliği hakkı olarak tanımlanmamıştır. Faaliyet raporu, şirketin genel kurulda sunması ve pay sahiplerine duyurması zorunlu olan bir bilgilendirme aracıdır; ancak pay sahiplerinin bu raporu talep etme gibi tek taraflı bir "isteme hakkı" mevzuatta yer almaz.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, pay sahiplerinin kar dağıtımından pay alma hakkı olan temel bir mülkiyet hakkıdır. C şıkkı, pay sahiplerinin şirketin mali durumunu öğrenmek için bilgi edinme ve incelemeye gitme hakkıdır. D şıkkı, şirket kararlarına müdahil olma yetkisi olan en temel oy hakkıdır. E şıkkı ise genel kurul toplantılarına katılma ve orada söz alma hakkıdır.
Bilinmesi gereken kural: Faaliyet raporu, pay sahiplerinin talep edip edemeyeceği bir hak değil, şirketin sunmakla yükümlü olduğu bir bilgilendirme dokümanıdır; pay sahipliği hakları genellikle oy, kar payı, bilgi edinme ve genel kurula katılma gibi doğrudan yetkileri kapsar.
Soru 33 · 2018/5 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim
Aşağıdakilerden hangisi ülkelerin kurumsal yönetim anlayışları üzerinde en az etkilidir?
- A)Ekonomik konjonktür
- B)Yönetim biçimi
- C)Kültürel yapı
- D)Hukuki alt yapı
- E)Şirket yapılanmaları Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal yönetim ilkeleri, bir ülkenin uzun vadeli yapısal ve sistematik özellikleri tarafından şekillenir. Ekonomik konjonktür (A), kısa vadeli dalgalanmaları ifade eder; kurumsal yönetim ise kalıcı kurallar ve kültürler üzerine kuruludur. Dolayısıyla konjonktürün kurumsal yapı üzerindeki etkisi, diğer yapısal faktörlere kıyasla en az düzeydedir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Yönetim biçimi (demokrasi, otoriterlik vb.), karar alma mekanizmalarını doğrudan belirlediği için kurumsal yönetimi derinden etkiler. C) Kültürel yapı, toplumsal güven, şeffaflık beklentisi ve iktidar mesafesi gibi unsurlarla kurumsal yönetim uygulamalarının benimsenme biçimini belirler. D) Hukuki alt yapı, hissedar hakları ve denetim mekanizmalarını zorunlu kılan yasal çerçeveyi oluşturduğu için en temel etkenlerden biridir. E) Şirket yapılanmaları, yönetim kurulu yapısı ve iç kontrol sistemleri kurumsal yönetimin somut uygulamasını doğrudan şekillendirir.
Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim, ekonomik konjonktür gibi geçici faktörlerden ziyade; hukuk, kültür, yönetim biçimi ve şirket yapısı gibi yapısal ve kalıcı unsurlarla belirlenir.