Soru 1 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletmenin, tek başına veya müştereken kontrolünün bulunmadığı bir yatırımı üzerinde; önemli bir etkisi de bulunmuyorsa, söz konusu yatırımı aşağıdaki standartlardan hangisi uyarınca finansal tablolara almalıdır?
- A)TMS 28 Bireysel Finansal Tablolar
- B)TFRS 13 Gerçeğe Uygun Değerin Ölçümü
- C)TFRS 9 Finansal Araçlar
- D)TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar
- E)TFRS 3 İşletme Birleşmeleri
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TFRS 9, bir işletmenin hisse senedi veya borç araçlarına yönelik yatırımlarını düzenler. Standart uyarınca, yatırımcının yatırım üzerinde "önemli etkisi" (TMS 28 kapsamı) veya "kontrolü" (TFRS 3 veya TMS 27 kapsamı) bulunmuyorsa, bu finansal araçlar TFRS 9’a tabi tutulur. Soruda belirtilen durum, yatırımcının ne ortaklık ne de kontrol gücüne sahip olduğu, dolayısıyla yatırımın bir finansal araç olarak sınıflandırılması gerektiği anlamına gelir. Bu nedenle, yatırımın ilk muhasebeleştirilmesi ve ölçümü TFRS 9 hükümlerine göre yapılır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) TMS 28, önemli etki varlığında uygulanır. B) TFRS 13, ölçüm tekniğini belirler, sınıflandırma kuralı değildir. D) TMS 31, müştereken kontrolün var olduğu iş ortaklıkları içindir. E) TFRS 3, kontrolün elde edildiği işletme birleşmelerini kapsar.
Bilinmesi gereken kural: Kontrol ve önemli etki yoksa, yatırım TFRS 9 kapsamında finansal araç olarak muhasebeleştirilir.
Soru 2 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Tarımsal ürünlerin üretimi veya temini için kullanılan, bir hesap döneminden fazla ürün vermesi beklenen ve önemsiz kalıntı satışları dışında tarımsal ürün olarak satılma ihtimali çok düşük olan bitki olarak tanımlanan “taşıyıcı bitkilerin”, ilk kayda alınması esnasındaki maliyet değerinin ölçümünde uygulanması gereken standart aşağıdakilerden hangisidir?
- A)TMS 16 Maddi Duran Varlıklar
- B)TMS 41 Tarımsal Faaliyetler
- C)Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve
- D)TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller
- E)TMS 2 Stoklar
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. TMS 41 (Tarımsal Faaliyetler) standardının 6. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, bu standart "taşıyıcı bitkiler"i kapsam dışı bırakır. Taşıyıcı bitkiler, tarımsal ürünü üretmek için kullanılan ve uzun vadeli olan varlıklar niteliğindedir. Bu nedenle, taşıyıcı bitkilerin ilk kayda alınması ve sonraki ölçümleri TMS 16 (Maddi Duran Varlıklar) standardına tabidir. TMS 16, maddi duran varlıkların maliyet modeli veya yeniden değerleme modeli ile ölçülmesini düzenler.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B (TMS 41): Taşıyıcı bitkiler standarttan açıkça hariç tutulmuştur.
- C (Kavramsal Çerçeve): Özel bir ölçüm standardı değil, genel çerçevedir.
- D (TMS 40): Yatırım amaçlı gayrimenkuller arazi ve binaları kapsar, bitkileri değil.
- E (TMS 2): Stoklar kısa vadeli satışa hazır varlıklardır, uzun ömürlü bitkileri kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: Tarımsal faaliyetlerde kullanılan, birden fazla dönem ürün veren taşıyıcı bitkiler, TMS 41 kapsamında değil, TMS 16 Maddi Duran Varlıklar standardına tabidir.
Soru 3 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Şerefiye veya pazarlıklı satın alma sonucunda oluşabilecek kazancın muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesi II. Birleşme tarihinin belirlenmesi III. Edinilen tanımlanabilir varlıkların, üstlenilen tanımlanabilir borçların ve kontrol gücü olmayan payların finansal tablolara yansıtılması ve ölçülmesi IV. Edinen işletmenin belirlenmesi TFRS 3 İşletme Birleşmeleri uyarınca bir işletme tüm işletme birleşmelerini satın alma yöntemini kullanarak muhasebeleştirmekle yükümlüdür. Satın alma yönteminin uygulanmasına ilişkin yukarıdaki adımlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A)I-II-III-IV
- B)IV-III-II-I
- C)III-IV-I-II
- D)IV-II-III-I
- E)II-I-III-IV
Çözümü göster — doğru cevap D
TFRS 3’e göre satın alma yönteminin uygulanması mantıksal bir sırayı izler. Öncelikle, birleşmenin kimin tarafından yapıldığını belirlemek esastır; bu nedenle IV. Edinen işletmenin belirlenmesi ilk adımdır. Edinen taraf belirlendikten sonra, işlemin muhasebe kayıtlarına alınacağı tarih olan II. Birleşme tarihi tespit edilir. Tarih belli olduktan sonra, edinilen varlıklar, borçlar ve kontrol gücü olmayan paylar III. finansal tablolara yansıtılır ve ölçülür. Son olarak, ödenen bedel ile edinilen net varlıklar arasındaki fark hesaplanarak I. Şerefiye veya kazancın muhasebeleştirilmesi yapılır. Bu akış IV-II-III-I sırasını oluşturur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Edinen taraf belirlenmeden tarih veya varlık ölçümü yapılamaz. B) Birleşme tarihi, edinen taraf belirlenmeden önce saptanamaz. C) Varlıkların ölçülmesi, edinen taraf ve tarih belirlenmeden mümkün değildir. E) Şerefiye hesabı, varlık ve borçların ölçülmesinden sonra yapılır.
Bilinmesi gereken kural: Satın alma yöntemi her zaman önce edineni, sonra birleşme tarihini, ardından varlık/borç ölçümünü ve en son şerefiye/kazanç hesaplamasını takip eder.
Soru 4 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Zümrüt A.Ş. 1 Ekim 2016 tarihinde Gümüş A.Ş.'nin % 60'ını satın almıştır. 31 Aralık 2016 tarihinde sona eren yıla ait bireysel kâr veya zarar tabloları aşağıdaki gibidir. Zümrüt A.Ş. Gümüş A.Ş. Satışların 1.420.000 960.000 Maliyeti (TL) Zümrüt A.Ş. yıl boyunca Gümüş A.Ş.’ye aylık 40.000 TL’lik satış yapmıştır. Yılsonunda Gümüş A.Ş. bu stokların 40.000 TL’lik kısmını elinde bulundurmaktadır. Zümrüt A.Ş., Gümüş A.Ş.'ye yaptığı satışlara %25 kâr payı uygulamaktadır. Zümrüt A.Ş.’nin 31 Aralık 2016 tarihinde sona eren döneme ait konsolide finansal tablolarında yer alacak olan satışların maliyeti ne kadardır?
- A)1.485.000
- B)1.908.000
- C)1.900.000
- D)1.532.000
- E)1.548.000
Çözümü göster — doğru cevap E
Konsolide tablolara bağlı ortaklığın sonuçları kontrolün elde edildiği tarihten (1 Ekim 2016) itibaren alınır ve grup içi işlemler elenir.
- Gümüş'ün satışların maliyetinin 3 aylık kısmı: 960.000 × 3/12 = 240.000 TL.
- Kontrol sonrası grup içi satışlar: 40.000 × 3 = 120.000 TL; bu tutar hem satışlardan hem satışların maliyetinden elenir.
- Gümüş'ün elindeki 40.000 TL'lik stoktaki gerçekleşmemiş kâr (%25 maliyet üzerine kâr): 40.000 × 25/125 = 8.000 TL; bu tutar stoktan düşülür ve satışların maliyetine eklenir.
- Konsolide satışların maliyeti: 1.420.000 + 240.000 − 120.000 + 8.000 = 1.548.000 TL.
Gümüş'ün tüm yıllık maliyetini almak ya da gerçekleşmemiş kârı düşmeyi unutmak diğer tutarlara götürür.
Soru 5 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletme, makinanın kullanım şeklini daha iyi yansıtmak amacıyla kullandığı amortisman yöntemini değiştirmeye karar vermiştir. Söz konusu değişiklik aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilmeli ve ne şekilde uygulanmalıdır?
- A)Muhasebe politikasında değişiklik olup, ileriye dönük olarak uygulanmalıdır.
- B)Muhasebe politikasında değişiklik olup, geriye dönük olarak uygulanmalıdır.
- C)Muhasebe tahmininde değişiklik olup, geriye dönük olarak uygulanmalıdır.
- D)Muhasebe tahmininde değişiklik olup, ileriye dönük olarak uygulanmalıdır.
- E)Muhasebe tahmininde değişiklik olup, ileriye veya geriye dönük olarak uygulanması yönetimin takdirine bağlıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS 8) uyarınca, amortisman yöntemi değişikliği bir "muhasebe politikası" değil, "muhasebe tahmini" değişikliği olarak kabul edilir. Çünkü bu durum, varlığın faydalı ömrü veya kalan değeri gibi geleceğe yönelik belirsizliklerin yeniden değerlendirilmesinden kaynaklanır. Standartlara göre muhasebe tahmini değişiklikleri, etkisi varsa sadece geleceğe yönelik (ileriye dönük) olarak uygulanır. Geriye dönük uygulama yapılmaz; yani geçmiş dönem finansal tabloları düzeltilmez.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Amortisman yöntemi değişikliği muhasebe politikası değişikliği değildir. B) Hem politika değişikliği değildir hem de geriye dönük uygulanmaz. C) Tahmin değişikliği doğru sınıflandırma olsa da geriye dönük uygulanmaz. E) Uygulama yöntemi yönetimin takdirine değil, TMS 8’e göre ileriye dönük uygulamaya tabidir.
Bilinmesi gereken kural: Amortisman yöntemi değişikliği, TMS 8’e göre muhasebe tahmini değişikliği olup, etkisi varsa sadece geleceğe dönük olarak uygulanır.
Soru 6 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Zebercet A.Ş., Topaz A.Ş.’nin % 80'ini 1 Ekim 2015'te satın almıştır. Bu tarihte, Topaz A.Ş.’nin stoklarının bir kısmının defter değeri 1.200.000 TL iken gerçeğe uygun değeri 1.600.000 TL’dir. 31 Aralık 2015 itibariyle, bu stokların % 70'i Topaz A.Ş. tarafından satılmıştır. Her iki şirketin 31 Aralık 2015 tarihli bireysel finansal durum tablolarında aşağıdaki tutarlar yer almaktadır. Zebercet Topaz A.Ş. A.Ş. Stoklar (TL) 6.500.000 3.880.000 31 Aralık 2015 tarihinde Zebercet A.Ş.’nin konsolide finansal durum tablosunda yer alacak stoklar kalemi tutarı kaç TL olacaktır?
- A)10.500.000
- B)10.660.000
- C)10.260.000
- D)10.450.000
- E)10.380.000
Çözümü göster — doğru cevap A
Konsolide finansal tablolarda, iştirakin (Topaz A.Ş.) varlıkları gerçeğe uygun değerinden (FFV) yansıtılır. Satın alma tarihinde Topaz’ın stoklarının FFV’si defter değerinden 400.000 TL (1.600.000 - 1.200.000) daha yüksektir. 31 Aralık 2015 itibarıyla bu stokların %70’i satıldığı için, konsolidasyonda sadece kalan %30’luk kısım için FFV farkı dikkate alınır. Kalan stoktaki FFV farkı 120.000 TL’dir (400.000 x %30).
Hesaplama şu şekildedir: Zebercet’in bireysel stokları (6.500.000) + Topaz’ın bireysel stokları (3.880.000) + Konsolidasyonda eklenen kalan FFV farkı (120.000) = 10.500.000 TL.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı tüm FFV farkını ekleyerek, C şıkkı farkı çıkarmaya çalışarak, D şıkkı yanlış oranlama yaparak ve E şıkkı ise hesaplama hatası içermektedir.
Bilinmesi gereken kural: Konsolidasyonda iştirakin varlık farkı, satılmamış kısım oranında konsolide bakiyeye eklenir veya çıkarılır.
Soru 7 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdakilerden hangisi TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu uyarınca Finansal Durum Tablosunda yer alması zorunlu olan hesap kalemlerinden biri değildir?
- A)Ana şirketin ortaklarına ait çıkarılmış sermaye ve yedekler
- B)Karşılıklar
- C)Ertelenmiş vergi borçları ve ertelenmiş vergi varlıkları
- D)Özkaynak yöntemine göre muhasebeleştirilen yatırımlar
- E)Finansal olmayan varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 1, Finansal Durum Tablosu’nda yer alması zorunlu kalemleri madde 54’te sıralar. Bu maddede; sermaye ve yedekler (A şıkkı), karşılıklar (B şıkkı), ertelenmiş vergi varlık ve borçları (C şıkkı) ve özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlar (D şıkkı) açıkça "zorunlu" olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla A, B, C ve D şıkları standartta yer aldığı için tablodada bulunmak zorundadır.
E şıkkı olan "Finansal olmayan varlıklar" ise TMS 1’in zorunlu kalemler listesinde yer almaz. Finansal olmayan varlıklar (örneğin stoklar, sabit kıymetler) genellikle TMS 2, TMS 16 gibi diğer standartlara tabi olup, TMS 1 sadece finansal varlık/borç yapısına odaklanan zorunlu liste sunar. Bu nedenle E şıkkı zorunlu bir kalem değildir ve sorunun doğru cevabıdır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 1, Finansal Durum Tablosu’nda gösterilmesi zorunlu olan spesifik hesap kalemlerini madde 54’te sayar; sayılmayan kalemler zorunlu değildir.
Soru 8 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdaki karşılık türlerinden hangisi için TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar kapsamında karşılık ayrılmalıdır?
- A)Gelir vergilerine ilişkin olarak karşılık ayrılması
- B)Maden kaynaklarının araştırılması ve değerlendirilmesinin üstlenilmesi sonucunda, belirli bir süre boyunca oluşan kaldırma ve restorasyon yükümlülükleri için karşılık ayrılması
- C)Çalışanlara sağlanan faydalar için karşılık ayrılması
- D)Sigorta sözleşmeleri kapsamında ayrılacak karşılıklar
- E)Ekonomik açıdan dezavantajlı faaliyet kiralamaları hariç kiralama işlemleri için ayrılacak karşılıklar
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. TMS 37, bir karşılığın ancak şu üç koşul sağlandığında ayrılacağını belirtir: (a) Geçmiş olaylardan kaynaklanan mevcut bir yükümlülük, (b) yükümlülüğün ödenmesi için ekonomik faydaların şirketten çıkma ihtimali, (c) tutarın güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi. Maden kaynaklarının araştırılması ve değerlendirilmesi süreci, yasal veya varsayılan yükümlülük doğurur ve bu restorasyon maliyetleri TMS 37 kapsamında karşılık olarak muhasebeleştirilir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, TMS 12 Gelir Vergileri standardının kapsamındadır. C şıkkı, TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar standardına tabidir. D şıkkı, TMS 4 Sigorta Sözleşmeleri standardının konusudur. E şıkkı ise TMS 17 (veya güncel TFRS 16) Kiralamalar standardının düzenleme alanına girer.
Bilinmesi gereken kural: TMS 37, çevre restorasyon yükümlülüklerini kapsarken; vergi, çalışan faydaları, sigorta ve kiralama gibi özel alanlar ilgili diğer standartların önceliğine sahiptir.
Soru 9 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Gümüş A.Ş, birim fiyatı 50 TL olmak üzere 100 tane oyuncak satmak üzere bir müşterisiyle sözleşme imzalamıştır. Sözleşme kapsamında kullanılmayan oyuncaklar, geri ödeme karşılığı satıştan sonraki 30 gün içinde iade edilebilmektedir. Gümüş A.Ş. geçmiş deneyimlerine dayanarak, müşterinin iade olasılıklarını aşağıdaki gibi tahmin etmiştir. İade edilen Olasılık oyuncak sayısı 5 % 5 10 % 15 15 % 60 20 % 15 30 % 5 TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat uyarınca Gümüş A.Ş. söz konusu satış karşılığında hak edeceği bedeli “en muhtemel tutar” yöntemine göre kaç TL olarak hesaplamıştır?
- A)5.000
- B)4.750
- C)4.250
- D)4.000
- E)4.550
Çözümü göster — doğru cevap C
TFRS 15’e göre, iade hakkı içeren sözleşmelerde hasılat, beklenen iade tutarı düşüldükten sonra kalan bedel olarak kaydedilir. "En muhtemel tutar" yöntemi, olası sonuçlar arasında en yüksek olasılığa sahip olanı esas alır.
Soruda verilen olasılık dağılımına bakalım: 5 oyuncak iadesi %5, 10 oyuncak iadesi %15, 15 oyuncak iadesi %60, 30 oyuncak iadesi %5 olasılıkla gerçekleşmektedir. En yüksek olasılık %60 olup, bu durum 15 adet oyuncak iadesine işaret eder. Dolayısıyla, en muhtemel iade adedi 15’tir.
Toplam satış bedeli 100 x 50 = 5.000 TL’dir. Beklenen iade bedeli ise 15 x 50 = 750 TL’dir. Hak edilecek hasılat, toplam satıştan beklenen iade düşülerek bulunur: 5.000 - 750 = 4.250 TL.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) İade düşülmeden brüt satış bedeli gösterilmiştir. B) Beklenen iade tutarı yanlış hesaplanmıştır. D) İade adedi 30 olarak alınarak hata yapılmıştır. E) Ağırlıklı ortalama yöntemi kullanılarak hata yapılmıştır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 15 kapsamında "en muhtemel tutar" yöntemi kullanıldığında, en yüksek olasılığa sahip tek bir senaryo esas alınarak hasılat belirlenir.
Doğru Cevap: C
Soru 10 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Ankara A.Ş.’nin 31 Aralık 2017 tarihli finansal tablolarında 400.000 TL muhasebe kârı ve 340.000 TL vergilendirilebilir kâr bulunmaktadır. 31 Aralık 2017 tarihinde sona eren dönem için işletmenin vergi gideri 120.000 TL’dir. Bu tarih itibariyle işletmenin 54.000 TL ertelenmiş vergi yükümlülüğünün bulunduğu tespit edilmiştir. Dönem başı veya sonu itibariyle işletmenin ertelenmiş vergi varlığı bulunmamaktadır. Vergi oranı %30’dur. TMS 12 Gelir Vergileri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)31 Aralık 2017 tarihi itibariyle dönem vergi gideri 66.000 TL’dir.
- B)31 Aralık 2016 tarihi itibariyle ertelenmiş vergi yükümlülüğü bulunmamaktadır.
- C)31 Aralık 2016 tarihi itibariyle ertelenmiş vergi yükümlülüğü 36.000 TL’dir.
- D)31 Aralık 2017 tarihi itibariyle ertelenmiş vergi gideri 54.000 TL’dir.
- E)31 Aralık 2016 tarihi itibariyle ertelenmiş vergi gideri 54.000 TL’dir.
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 12’ye göre toplam vergi gideri, dönem vergi gideri ve ertelenmiş vergi giderinin toplamıdır. Soruda toplam vergi gideri 120.000 TL ve dönem sonu ertelenmiş vergi yükümlülüğü 54.000 TL olarak verilmiştir. Dönem başında (31 Aralık 2016) ertelenmiş vergi varlığı/yükümlülüğü olmadığı belirtilse de, sorunun mantığı ve doğru cevap anahtarı (C), dönem başında zaten bir ertelenmiş vergi yükümlülüğünün var olduğunu ve bu yükümlülüğün 36.000 TL olduğunu ima eder.
Doğru cevap C'dir çünkü: Toplam vergi gideri (120.000) = Dönem Vergisi + Ertelenmiş Vergi Gideri. Ertelenmiş vergi yükümlülüğü 31 Aralık 2017’de 54.000 TL ise ve bu dönem içinde oluştuysa, dönem başı bakiye 36.000 TL ise, artış 18.000 TL olur. Ancak sorudaki "ertelenmiş vergi yükümlülüğünün bulunduğu tespit edilmiştir" ifadesi ve şıklar, 31.12.2016'daki bakiyenin 36.000 TL olduğunu doğrular. Yani dönem başı ertelenmiş vergi yükümlülüğü 36.000 TL'dir.
A) Yanlış: Dönem vergi gideri, vergilendirilebilir kârın vergi oranına çarpılmasıyla bulunur (340.000 x %30 = 102.000 TL), 66.000 TL değildir. B) Yanlış: C şıkkı doğru olduğu için, dönem başında yükümlülük bulunmamaktadır ifadesi yanlıştır. D) Yanlış: Ertelenmiş vergi gideri, ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki artıştır. Eğer başlangıç 36.000 ve bitiş 54.000 ise artış 18.000 TL'dir, 54.000 TL değil. E) Yanlış: 31 Aralık 2016 tarihi dönem başıdır, bu tarihte "gider" oluşumu değil, bakiye bulunur.
Bilinmesi gereken kural: Toplam vergi gideri, dönem vergi gideri ile ertelenmiş vergi gideri/yararının toplamına eşittir.
Soru 11 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir türev ürün, bir finansal varlığın gerçeğe uygun değer (GUD) değişiminden korunmak amacıyla finansal tablolara alınmıştır. Söz konusu ürünle ilgili olarak aşağıdaki maliyet ve gerçeğe uygun değer bilgileri mevcuttur. GUD (TL) Maliyeti (TL) Yıl 0 180.000 180.000 Yıl 1 200.000 180.000 Yıl 2 170.000 180.000 Yıl 3 170.000 180.000 TFRS 9 Finansal Araçlar uyarınca ikinci yılın sonunda Kâr veya Zarar ve Diğer Kapsamlı Gelir Tablosunda raporlanacak kazanç veya (zarar) tutarı kaç TL olacaktır?
- A)(10.000)
- B)(30.000)
- C)0
- D)10.000
- E)30.000
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 9’a göre, gerçeğe uygun değeri kâr/zarar üzerinden izlenen türev ürünlerin GUD değişimi doğrudan Kâr veya Zarar Tablosuna yansıtılır. Soruda ikinci yılın sonu (Yıl 2) sorulduğu için, bu döneme ait marjinal (sadece o yıl içindeki) değişim esas alınır.
Yıl 1 sonundaki GUD 200.000 TL iken, Yıl 2 sonundaki GUD 170.000 TL’dir. Bu iki tarih arasındaki fark 30.000 TL’lik bir düşüşü ifade eder. Dolayısıyla, Yıl 2’de gerçekleşen GUD kaybı 30.000 TL’dir ve bu tutar K/Z tablosunda zarara gider. Maliyet tutarı (180.000 TL) bu hesaplama için dikkate alınmaz; çünkü muhasebeleştirme GUD esasına dayanır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Yıl 1 ve Yıl 2’nin kümülatif değişimini yanlış hesaplamaktan kaynaklanır. C) GUD değişiminin ihmal edildiği yanlıştır. D) Yıl 3’teki sabitlik ile Yıl 2’deki düşüşün karıştırılmasından kaynaklanır. E) Zararın kazanç olarak yanlış işaretlenmesinden kaynaklanır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 9 uyarınca, K/Z üzerinden izlenen türevlerde her dönem, bir önceki dönem GUD’suna göre marjinal GUD değişimi K/Z tablosuna yansıtılır.
Soru 12 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir işletme ticari alacaklarına ilişkin olarak aşağıdaki bilgileri finansal tablo dipnotlarında açıklamıştır. (TL) Brüt Ticari Alacaklar 40.000.000 Şüpheli Alacaklar Karşılığı 3.000.000 Ticari Alacakların Net Tutarı 37.000.000 TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklama uyarınca dipnotlarda açıklanması gereken azami kredi riskine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)3 Milyon
- B)37 Milyon
- C)40 Milyon
- D)43 Milyon
- E)Açıklama yapılmasına gerek yoktur.
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 7, "Finansal Araçlar: Açıklamalar" standardına göre, bir işletmenin maruz kaldığı azami kredi riski, karşı tarafın ödemeyi yapmaması durumunda işletmenin kaybedebileceği azami tutarı ifade eder. Bu tutar, finansal aracın brüt değeridir.
Soruda brüt ticari alacaklar 40.000.000 TL olarak verilmiştir. Şüpheli alacaklar karşılığı (3.000.000 TL), brüt tutardan düşülerek net tutar (37.000.000 TL) bulunmuştur. Ancak azami kredi riski, karşılık ayrıldıktan sonraki net tutarı değil, tahsil edilmeyi bekleyen toplam brüt tutarı esas alır. Dolayısıyla, işletmenin karşı tarafa olan kredi riski 40.000.000 TL'dir.
Ancak, sorunun resmi cevap anahtarı E şıkkını işaret etmektedir. Bu durum, sorunun bağlamında "azami kredi riski" ifadesinin, TFRS 7'nin getirdiği ayrı bir dipnot açıklaması zorunluluğuyla karıştırılmasından veya sorunun kurgusunda bir eksiklik/özel durum (örneğin, riskin önemsiz olması veya başka bir standart kapsamına girmesi) varsayımından kaynaklanıyor olabilir. Fakat standartlara sadık kalındığında, azami kredi riski brüt tutardır (C şıkkı mantıksal olarak doğrudur). Resmi cevap E ise, bu sorunun muhtemelen "dipnotlarda ayrıca tablo/tablo dışı açıklama yapılması gerekmez" gibi teknik bir nüansa veya sorunun hatalı kurgusuna işaret ediyor olabilir.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A) 3 Milyon: Bu tutar karşılık miktarıdır, risk tutarı değildir.
- B) 37 Milyon: Bu net tutardır, azami riski yansıtmaz.
- D) 43 Milyon: Bu tutarın hesaplamada bir karşılığı yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Azami kredi riski, finansal aracın brüt değeridir; karşılık düşülmez.
Soru 13 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Alfa İşletmesi 1 Ocak 2017 tarihinde aşağıdaki özelliklere sahip yeni bir finansal araç ihraç etmiştir. I. İtibari değeri 300 TL, ihraç fiyatı 275 TL’dir. II. İlk 10 yıl %5 temettü ödemesi vardır. 10 yıldan sonra temettü ödemesi ihraççının takdirine bağlı olarak yapılabilir. III. Aracın hamili, bu aracı 10 yılın sonunda Alfa’nın hisse senetlerine dönüştürme opsiyonuna sahiptir ve bu işlem için her bir araç karşılığı 10 adet hisse senedi verilecektir. IV. Aracın hamili, aracın itibari değerini 10 yılın sonuna kadar altı ay önceden bildirimde bulunmak suretiyle, istediği zaman itfa edilmesini isteyebilecektir. 10 yılın ardından itfa, ihraççının takdirindedir. V. Belirlenmiş bir vade tarihi bulunmamaktadır. TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum uyarınca söz konusu finansal araç 10 yılın ardından ne şekilde sınıflandırılacaktır?
- A)Bileşik finansal araç olarak
- B)Özkaynak olarak
- C)Yükümlülük olarak
- D)Yükümlülük veya özkaynak olarak
- E)Varlık olarak
Çözümü göster — doğru cevap B
TMS 32’ye göre, bir finansal aracın özkaynak muamelesi görülebilmesi için ihraççının nakit veya başka bir finansal varlığı ödeme zorunluluğundan kurtulması gerekir. Alfa İşletmesi’nin ihraç ettiği araçta, V. maddede belirtildiği üzere "belirlenmiş bir vade tarihi bulunmamaktadır". Bu durum, aracın süresiz olduğunu gösterir.
II. maddeye göre, 10 yıldan sonraki temettü ödemesi tamamen ihraççının takdirindedir; yani ödeme zorunluluğu yoktur. IV. maddeye göre ise, 10 yılın sonrasındaki itfa da yine ihraççının takdirindedir. Hamilin itfa hakkı sadece ilk 10 yıl için geçerlidir ve bu süre sonunda ihraççıyı zorlayıcı bir yükümlülük doğurmaz. TMS 32’ye göre, süresiz özkaynak araçlarında vade sonu olmadığı için ve ödeme zorunluluğu bulunmadığı için araç özkaynak olarak sınıflandırılır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Bileşik araç olabilmesi için yükümlülük ve özkaynak bileşenlerinin ayrıştırılabiliyor olması gerekir; burada net özkaynak özelliği baskındır. C) Nakit ödeme zorunluluğu olmadığı için yükümlülük değildir. D) Kesinlikle özkaynak olduğu için alternatifli sınıflandırma yanlıştır. E) Finansal araçlar ya yükümlülük ya da özkaynaktır, varlık kategorisinde değerlendirilmez.
Bilinmesi gereken kural: İhraççının nakit ödeme veya başka finansal varlık transferi yükümlülüğü bulunmayan ve belirlenmiş vadesi olmayan finansal araçlar, TMS 32 uyarınca özkaynak olarak sınıflandırılır.
Soru 14 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir bağlı ortaklığın ediniminde ortaya çıkan şerefiyeye ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Konsolidasyon düzeltmesi olarak kaydedilir.
- B)Herhangi bir finansal tabloda ayrıca sunulmaz.
- C)Bağlı ortaklığın finansal tablolarında ayrıca sunulur.
- D)Yatırımcının bireysel finansal tablolarında ayrıca sunulur.
- E)Ana ortaklığın finansal tablo dipnotlarında sunulur.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A'dır. TMS 27'e göre, konsolide finansal tablolar hazırlanırken ana ortaklık ile bağlı ortaklıklar tek bir ekonomik birim olarak değerlendirilir. Bu kapsamda, edinim bedeli ile bağlı ortaklığın net aktiflerindeki adil değeri arasındaki fark olan şerefiye, konsolidasyon düzeltmeleri olarak kaydedilir ve konsolide bilançoda varlık olarak gösterilir. Şerefiye, bağlı ortaklığın kendi veya ana ortaklığın bireysel tablolarında bir varlık olarak yer almaz; sadece konsolide süreçte ortaya çıkar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Şerefiye konsolide bilançoda ayrıca sunulur. C) Şerefiye bağlı ortaklığın kendi tablolarında yer almaz. D) Şerefiye yatırımcının bireysel tablolarında varlık olarak kaydedilmez. E) Şerefiye sadece dipnotlarda değil, konsolide bilançoda ana kalem olarak sunulur.
Bilinmesi gereken kural: Şerefiye, konsolidasyon sürecinde ortaya çıkan ve sadece konsolide finansal tablolarda varlık olarak gösterilen bir düzeltme kalemidir.
Soru 15 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Yatırımcı, iştirakindeki payını 1 Ocak 2017 tarihinde edinmiş ve bu tarihte 500.000 TL şerefiye hesaplanmıştır. Hesaplanan şerefiyeye ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Yatırım yapılan işletmenin defterlerine kaydedilir.
- B)Yatırımcının defterlerine kaydedilir.
- C)Yatırımcı veya yatırım yapılanın finansal tablolarında sunulmaz.
- D)Yatırımcının konsolide finansal tablolarına kaydedilir.
- E)Yatırım yapılan işletmenin konsolide finansal tablolarına kaydedilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TMS 28 (İştiraklerdeki ve Ortak Kontroldeki İşletmelerdeki Yatırımlar) uyarınca, iştirak yatırımları genellikle maliyet veya eşitlik yöntemiyle değerlenir. Şerefiye, iştirakin net varlıklarının adil değeri ile yatırımcının ödediği bedel arasındaki farktan kaynaklanır. Ancak TMS 28, bu şerefiyenin ayrı bir varlık olarak finansal tablolarda gösterilmesini yasaklar. Şerefiye, iştirak yatırımının bakiyesi içinde gizli olarak yer alır ve ayrıca satırlanmaz veya amortismana tabi tutulmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Şerefiye, iştirakin kendi defterlerinde kaydedilmez; sadece yatırımcı tarafında bir değerlendirme farkıdır. B) Yatırımcının ayrı (bireysel) finansal tablolarında şerefiye ayrı bir kalem olarak gösterilmez. D) Konsolide tablolar da TMS 27 ve TMS 28 çerçevesinde iştirakleri eşitlik yöntemiyle veya doğrudan konsolidasyonla ele alırken, şerefiye iştirak yatırımlarının bakiyesinde gizli kalır, ayrıca kaydedilmez. E) Yatırım yapılan işletmenin konsolide tabloları, kendi iştiraklerini kapsar; bu sorudaki şerefiye yatırımcı tarafına aittir.
Bilinmesi gereken kural: İştirak yatırımlarında hesaplanan şerefiye, yatırımcının veya iştirakin finansal tablolarında ayrı bir varlık olarak sunulmaz; yatırımın bakiyesi içinde gizli olarak yer alır.
Soru 16 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir üretim işletmesinin muhasebecisi bir makinanın kullanım değerini belirlemektedir. TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca aşağıdakilerden hangisi kullanım değerinin tespiti çalışmasına dahil edilmelidir?
- A)Gelir vergisi ödemeleri
- B)Sermaye harcamalarını finanse etmek amacıyla temin edilen kredinin faizi
- C)Makinenin planlanan iyileştirme harcamaları için gerekli nakit çıkışları
- D)Varlığın yararlı ömrünün sonunda elden çıkarılması karşılığında elde edilecek net nakit akışları
- E)Kullanım değerinin tespiti için yukarıdakilerden herhangi birine ihtiyaç bulunmamaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap D
TMS 36’e göre kullanım değeri, bir varlığın beklenen gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değeridir. Doğru cevap D'dir çünkü standart, varlığın kullanım ömrü sonunda elden çıkarılmasından elde edilecek net nakit akışlarının (satış fiyatı, satış giderleri düşüldükten sonra) bu hesaplamaya dahil edilmesini zorunlu kılar. Bu, varlığın son değerini yansıtır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır:
- A: Gelir vergisi, TMS 36 uyarınca kullanım değeri hesaplamasında dikkate alınmaz; vergi sonrası nakit akışları kullanılmaz.
- B: Sermaye harcamalarını finanse eden kredinin faizi, nakit akışlarının indirgenmesinde kullanılan iskonto oranına yansıtılır, nakit akışlarına eklenmez.
- C: Gelecekteki iyileştirme harcamaları, henüz yapılmamışsa ve varlığın mevcut durumunu yansıtmıyorsa, kullanım değeri hesaplamasına dahil edilmez.
- E: Yukarıdaki unsurlardan en azından son dönem nakit akışları (D şıkkı) hesaplamaya dahil edildiği için bu şık yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 36 kapsamında kullanım değeri hesaplanırken, gelir vergisi ve gelecekteki iyileştirme harcamaları dışlanmalı, ancak varlığın son değerini temsil eden elden çıkarma nakit akışları dahil edilmelidir.
Soru 17 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Bir ana ortaklığın bağlı ortaklığa satışlarından kaynaklan kâr, söz konusu malların bağlı ortalık tarafından sadece üçüncü taraflara satışında gerçekleşir. II. Grup içi gerçekleşmemiş kârların elimine edilmesi kontrol gücü olmayan payları etkilemez. III. Ana ortaklığın iştirake sağladığı mallardan kaynaklanan kâr ve yıl sonunda envanter bulunan stoklar tamamen elimine edilmelidir. Belirli koşullar altında, bir ana ortaklığa bağlı işletmeler arasındaki işlemlerden kaynaklı kâr TFRS’ler uyarınca konsolide tablolarda elimine edilmelidir. Konsolide finansal tablolardaki grup içi işlemler kaynaklı kâra ilişkin olarak yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)(I), (II) ve (III)
- B)(I) ve (II)
- C)(II) ve (III)
- D)Yalnızca (III)
- E)Yalnızca (I)
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 10 "Konsolide Finansal Tablolar" standardına göre, grup içi işlemlerden kaynaklanan kâr ve zararlar, konsolide tablolarda tamamen elimine edilmelidir.
Doğru Şık (E): I. ifade doğrudur. TFRS 10.B86 paragrafı uyarınca, bağlı ortaklık tarafından üçüncü taraflara satış yapıldığında, ana ortaklıktan kaynaklanan gerçekleşmemiş kâr elimine edilir. Bu işlem, kontrol gücü olmayan payların (KGP) payına da yansır; yani KGP etkilenir.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- II. Yanlış: Grup içi gerçekleşmemiş kârların elimine edilmesi, kontrol gücü olmayan payların payını doğrudan etkiler (azaltır).
- III. Yanlış: İfade "tamamen elimine edilmelidir" diyerek genel bir kural gibi sunsa da, asıl hata II. maddedeki KGP etkisi iddiasının yanlışlığı ve I. maddenin tek doğru seçenek olarak işaretlenmesidir. Soru kökünde "belirli koşullar altında" ifadesi kafa karışıklığı yaratmak için eklenmiş olsa da, TFRS 10'da grup içi kâr elimine edilirken KGP payı da dikkate alınır. Ancak sınav mantığında I. madde standart hükmüne en uygun açık tanımdır. II. madde kesinlikle yanlıştır. III. maddedeki "tamamen" vurgusu ve bağlamı, I. maddenin daha spesifik ve doğru bir uygulama örneği olması nedeniyle E şıkkı öne çıkar.
Bilinmesi gereken kural: Grup içi gerçekleşmemiş kâr elimine edilirken, bu tutar ana ortaklık ve kontrol gücü olmayan paylar arasında orantılı olarak dağıtılır; KGP etkilenmez iddiası yanlıştır.
Soru 18 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Stok Maliyeti Net gerçekleşebilir numarası (TL) değeri (TL) 1907 3.500 4.500 2013 6.000 6.250 2500 4.000 2.000 2987 7.000 4.000 2999 13.500 16.500 TMS 2 Stoklar uyarınca yukarıdaki stokların değeri toplam kaç TL’dir?
- A)33.250
- B)34.000
- C)29.000
- D)24.000
- E)67.250
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 2’ye göre stoklar, maliyet ile net gerçekleşebilir değerin (NFD) düşük olanı esas alınarak değerlenir. Her bir stok kalemi için bu kuralı uygulayalım:
- 1907 No’lu stok: Maliyet 3.500 TL, NFD 4.500 TL. Düşük olan 3.500 TL’dir.
- 2013 No’lu stok: Maliyet 6.000 TL, NFD 6.250 TL. Düşük olan 6.000 TL’dir.
- 2500 No’lu stok: Maliyet 4.000 TL, NFD 2.000 TL. Düşük olan 2.000 TL’dir (Zarar oluştuğu için NFD esas alınır).
- 2987 No’lu stok: Maliyet 7.000 TL, NFD 4.000 TL. Düşük olan 4.000 TL’dir.
- 2999 No’lu stok: Maliyet 13.500 TL, NFD 16.500 TL. Düşük olan 13.500 TL’dir.
Toplam değer: 3.500 + 6.000 + 2.000 + 4.000 + 13.500 = 29.000 TL.
Diğer Şıkların Analizi:
- A şıkkı, tüm stokların maliyetleri toplamıdır (NFD düşüklüğü dikkate alınmamıştır).
- B şıkkı, tüm stokların NFD’leri toplamıdır (Maliyet üstü değerleme yapılmıştır).
- D şıkkı, sadece zarar eden stokların NFD’leri ile diğerlerinin maliyetlerinin yanlış hesaplanmış toplamıdır.
- E şıkkı, maliyet ve NFD’lerin toplamının yanlış toplanmasıyla bulunmuş hatalı bir sonuçtur.
Bilinmesi gereken kural: Stoklar, maliyet ile net gerçekleşebilir değerin düşük olanı üzerinden değerlenir; zarar eden stoklar NFD’ye, kâr edenler maliyete tabi tutulur.
Soru 19 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İhtiyaca uygunluk II. Gerçeğe uygun şekilde sunum III. Karşılaştırılabilirlik IV. Doğrulanabilirlik V. Zamanında sunum VI. Anlaşılabilirlik Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve uyarınca yukarıdakilerden hangileri faydalı finansal bilginin niteliksel özelliklerindendir?
- A)I-II
- B)III-IV-V-VI
- C)I-II-III
- D)I-II-III-IV-V-VI
- E)I-II-III-IV A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap D
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) Kavramsal Çerçevesi’ne göre, faydalı finansal bilginin temel nitelikleri İlgililik ve Güvenilirlik (veya sunum nitelikleri) olarak ikiye ayrılır. Soruda listelenen tüm maddeler (I-VI), bu çerçevede bilginin kalitesini artıran temel niteliksel özellikler olarak tanımlanmıştır.
Doğru Şıkkın Gerekçesi: D şıkkı doğrudur. Kavramsal Çerçeve’de; İhtiyaca uygunluk, Gerçeğe uygun sunum, Karşılaştırılabilirlik, Doğrulanabilirlik, Zamanında sunum ve Anlaşılabilirlik, finansal raporlamanın temel nitelikleri olarak kabul edilir. Bu nedenle listedeki tüm maddeler (I-VI) doğrudur.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A şıkkı yanlıştır çünkü sadece iki özelliği içerir, diğerleri de geçerlidir.
- B şıkkı yanlıştır, ilk iki temel niteliği eksik bırakır.
- C şıkkı yanlıştır, doğrulanabilirlik ve zamanlılık gibi kritik özellikleri atlar.
- E şıkkı yanlıştır, zamanlı ve anlaşılır sunum özelliklerini dışarıda bırakır.
Bilinmesi gereken kural: Kavramsal Çerçeve’de faydalı bilgiyi sağlayan tüm nitelikler (ilgililik, güvenilirlik bileşenleri ve sunum özellikleri) eşit derecede temel kabul edilir; bu nedenle listedeki tüm maddeler doğru seçilmelidir.
Soru 20 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. İtfa edilmiş maliyetinden ölçülenler II. Vadesine kadar elde tutulacaklar III. Kredi ve alacaklar IV. Satılmaya hazır finansal varlıklar V. Gerçeğe uygun değer değişimi diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülenler VI. Gerçeğe uygun değer değişimi kâr veya zarara yansıtılarak ölçülenler TFRS 9 Finansal Araçlar uyarınca finansal varlıkların sınıflandırılmasında yukarıdakilerden hangileri kullanılmaktadır?
- A)I-II-III
- B)I-V-VI
- C)I-II-III-IV-V
- D)II-III-IV-V
- E)I-VI
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 9’a göre finansal varlıklar, işletmenin onları yönetme iş modeli ve nakit akış sözleşmesel özelliklerine göre üç sınıfa ayrılır. Doğru cevap B şıkkıdır (I, V, VI).
Neden Doğru? TFRS 9, finansal varlıkları şu üç ölçüm kategorisine sınıflandırır:
- İtfa edilmiş maliyet (I): Hem nakit akışları sadece anapara ve faizden oluşur hem de varlıklar bu nakit akışlarını elde etmeyi amaçlayan iş modelinde tutulur.
- Gerçeğe uygun değer değişimi diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülenler (V): Nakit akışları sadece anapara ve faizden oluşur ancak varlıklar hem tahsilat hem de satış amacıyla tutulan iş modelindedir.
- Gerçeğe uygun değer değişimi kâr veya zarara yansıtılarak ölçülenler (VI): Yukarıdaki iki kriteri karşılamayan tüm diğer varlıklar bu kategoriye girer.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- II (Vadesine kadar elde tutulacaklar): TFRS 8 öncesi IAS 39 standardına ait eski bir sınıflandırmadır, TFRS 9’daki "iş modeli" kavramı ile yerini değiştirmiştir.
- III (Kredi ve alacaklar): Bu da IAS 39’daki eski bir sınıflandırma olup TFRS 9’daki yerini yukarıdaki üç yeni kategoriye bırakmıştır.
- IV (Satılmaya hazır finansal varlıklar): TFRS 9 tarafından tamamen kaldırılmıştır; artık bu sınıflandırma kullanılmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 9’daki sınıflandırma, varlığın niteliğinden ziyade işletmenin onu tutma amacına (iş modeli) ve nakit akış özelliklerine dayanır.
Soru 21 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 16 Maddi Duran Varlıklar uyarınca bir varlığın amortismana tabi tutarının yararlı ömrü boyunca sistematik olarak dağıtmak için çeşitli amortisman yöntemleri kullanılabileceği ifade edilerek bazı amortisman yöntemleri sayılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi TMS 16’da sayılan amortisman yöntemleridir?
- A)Doğrusal amortisman yöntemi, azalan bakiyeler yöntemi ve üretim miktarı yöntemi
- B)Doğrusal amortisman yöntemi, azalan bakiyeler yöntemi ve fevkalede amortisman yöntemi
- C)Doğrusal amortisman yöntemi ve azalan bakiyeler yöntemi
- D)Doğrusal amortisman yöntemi ve üretim miktarı yöntemi
- E)Azalan bakiyeler yöntemi ve üretim miktarı yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap A
TMS 16, Maddi Duran Varlıklar standardının 61. maddesi uyarınca, bir varlığın amortismana tabi tutarının yararlı ömrü boyunca sistematik olarak dağıtılması için çeşitli yöntemler kullanılabilir. Standart, özellikle doğrusal amortisman, azalan bakiyeler ve üretim miktarı yöntemlerini örnek olarak sayar. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı yanlıştır çünkü "fevkalede amortisman" TMS 16'da sayılan geçerli bir yöntem değildir. C şıkkı eksiktir çünkü üretim miktarı yöntemi de standartta belirtilen yöntemler arasındadır. D şıkkı eksiktir çünkü azalan bakiyeler yöntemi de standartta sayılan yöntemlerdendir. E şıkkı eksiktir çünkü doğrusal amortisman yöntemi de standartta sayılan temel yöntemlerden biridir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 16 kapsamında amortisman hesaplamasında doğrusal, azalan bakiyeler ve üretim miktarı yöntemleri açıkça kabul edilen üç temel yaklaşımdır.
Soru 22 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
1 Ocak 2014 tarihinde Anamur A.Ş. idari personelinin kullanımı amacıyla 400.000 TL’ye ofis binası satın almıştır. Binanın muhasebeleştirilmesi için maliyet yöntemi kullanılmaktadır. İşletme doğrusal amortisman yöntemini kullanarak 20 yıl boyunca binayı amorti edecektir ve binanın hurda değeri bulunmamaktadır. 31 Aralık 2017 tarihinde ekonomik koşullarda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle binanın değeri 280.000 TL’ye düşmüştür ve binanın elden çıkarma maliyeti 10.000 TL’dir. Binadan beklenen nakit akışlarının bugünkü değeri 245.000 TL’dir. TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü uyarınca söz konusu binanın geri kazanılabilir tutarı kaç TL’dir?
- A)220.000
- B)245.000
- C)320.000
- D)280.000
- E)270.000
Çözümü göster — doğru cevap E
TMS 36’a göre geri kazanılabilir tutar, bir varlığın "gerçekleşmiş satış tutarı" ile "kullanım değeri"nden yüksek olanıdır.
Doğru Şık (E): Gerçekleşmiş satış tutarı, satış fiyatından (280.000 TL) elden çıkarma maliyetinin (10.000 TL) çıkarılmasıyla bulunur: 280.000 - 10.000 = 270.000 TL. Kullanım değeri ise beklenen nakit akışlarının bugünkü değeri olan 245.000 TL’dir. Bu iki değerden yüksek olan 270.000 TL, geri kazanılabilir tutardır.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- A) 220.000: Yanlış, çünkü 245.000 (kullanım değeri) 220.000’den büyüktür.
- B) 245.000: Yanlış, çünkü bu sadece kullanım değeridir, gerçekleşmiş satış tutarı daha yüksektir.
- C) 320.000: Yanlış, bu tutarın hesaplanmasında herhangi bir standart karşılığı yoktur.
- D) 280.000: Yanlış, çünkü elden çıkarma maliyeti (10.000 TL) düşülmemiştir.
Bilinmesi gereken kural: Geri kazanılabilir tutar, gerçekleşmiş satış tutarı (satış fiyatı eksi elden çıkarma maliyeti) ile kullanım değerinden yüksek olanıdır.
Soru 23 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve uyarınca, varlıklar aynı varlığın veya bu varlıkla eşdeğer olan bir varlığın alınması için hâlihazırda gereken nakit veya nakit benzerlerinin tutarı ile gösterilmesi hangi ölçüm esasının kullanılması anlamına gelmektedir?
- A)Piyasa değeri
- B)Tarihi maliyet
- C)Gerçeğe uygun değer
- D)Cari maliyet
- E)Yerine koyma değeri
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Cari maliyet'tir.
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) Kavramsal Çerçeve’ye göre, bir varlığın cari maliyeti; o varlığın veya eşdeğer bir varlığın hâlihazırda (bugün) alınması için ödenmesi gereken nakit veya nakit benzerlerinin tutarıdır. Bu ölçüm esas, geçmişteki işlem bedelini değil, güncel yeniden edinim maliyetini esas alır. Dolayısıyla soruda belirtilen "hâlihazırda gereken nakit" tanımı, cari maliyetin kesin tanımıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Piyasa değeri: Belirli bir piyasadaki aktif alım-satım fiyatlarına dayanır, sadece "alım maliyeti"ni ifade etmez.
- B) Tarihi maliyet: Varlığın ilk elde edildiği andaki bedelini esas alır, güncel değeri yansıtmaz.
- C) Gerçeğe uygun değer: Çıkış fiyatı (satış bedeli) odaklıdır, giriş fiyatı (alım maliyeti) değildir.
- E) Yerine koyma değeri: Genellikle varlığın mevcut durumu ve işlevi dikkate alınarak, benzer bir varlığın yerine konulması maliyetini ifade eder; kavramsal çerçevedeki "cari maliyet" tanımıyla birebir örtüşmez.
Bilinmesi gereken kural: Cari maliyet, varlığın bugünkü yeniden edinim maliyetidir; tarihi maliyet geçmiş, gerçeğe uygun değer ise çıkış fiyatıdır.
Soru 24 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
TMS 16 Maddi Duran Varlıklar uyarınca maddi duran varlıkların yeniden değerlemesinden kaynaklanan yeniden değerleme artışlarına ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisinin uygulanması gerekmektedir?
- A)Gerçekleşmemiş kârlar gibi dağıtılmayan kârlar alacaklandırılır.
- B)Yeniden değerlenmiş tutar ile tarihi maliyet farkı üzerinden hesaplanan amortisman tutarı gelir tablosuna yansıtılır.
- C)Yeniden değerlenen maddi duran varlık sınıfına borç, özsermaye altında maddi vuran varlık yeniden değerleme artışları hesabına alacak kaydı yapılır.
- D)Dönen varlıklardan çıkarılır ve maddi vuran varlıklara eklenir.
- E)Yeniden değerlenen maddi duran varlık sınıfına borç, özsermaye altında yer alan sermaye yedekleri hesabına alacak kaydı yapılır.
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 16’ya göre, maddi duran varlıkların yeniden değerlemesi sonucu oluşan artışlar, bu varlığın kullanım ömrü boyunca giderilmediği sürece Yeniden Değerleme Artışları hesabı üzerinden Özsermayede tutulur. Bu nedenle, varlığın değeri arttığında hesaplar arasında Varlık (Borç) ve Özsermaye (Alacak) karşılığı kurulur. C şıkkı, bu muhasebe kaydının doğru yansıtılışını ifade eder.
Diğer şıkların hataları şöyledir: A) Gerçekleşmemiş kârlar bilanço dışı bırakılmaz, özsermayeye yansıtılır. B) Amortisman, yeniden değerlenmiş tutar üzerinden hesaplanır ancak fark doğrudan gelir tablosuna yansıtılmaz, özsermaye hesabından aktarılır. D) Dönen varlıktan çıkarılma işlemi, maddi duran varlık sınıflandırmasıyla ilgisi olmayan hatalı bir işlemdir. E) Artışlar doğrudan "Sermaye Yedekleri"ne değil, özel bir alt hesap olan "Yeniden Değerleme Artışları"na kaydedilir.
Bilinmesi gereken kural: TMS 16 uyarınca maddi duran varlık yeniden değerleme artışları, gerçekleşmemiş kâr niteliğinde olup doğrudan Özsermaye altındaki "Yeniden Değerleme Artışları" hesabına yansıtılır.
Soru 25 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
TFRS 6 Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi uyarınca araştırma ve değerlendirme varlıklarına ilk muhasebeleştirmeden sonra hangi ölçüm modeli uygulanmaktadır?
- A)Maliyet modeli veya yeniden değerleme modeli
- B)Maliyet modeli
- C)Yeniden değerleme modeli
- D)Geri kazanabilir tutar modeli
- E)Yeniden değerleme modeli veya geri kazanabilir tutar modeli
Çözümü göster — doğru cevap A
TFRS 6, maden kaynaklarının araştırılması ve değerlendirme faaliyetlerine ilişkin muhasebe politikalarının belirlenmesinde esneklik tanır. Standart, bu varlıkların ilk muhasebeleştirmeden sonraki ölçümünde tek bir zorunlu model dayatmaz. Bunun yerine, işletmelerin kendi muhasebe politikalarında Maliyet Modeli veya Yeniden Değerleme Modeli'nden birini seçmesine izin verir. Bu esneklik, sektörün doğası ve uluslararası uygulamalar dikkate alınarak getirilmiştir. Dolayısıyla, doğru cevap A şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B) Yanlıştır çünkü sadece maliyet modelini zorunlu kılar; yeniden değerleme seçeneğini görmezden gelir. C) Yanlıştır çünkü sadece yeniden değerleme modelini zorunlu kılar; maliyet modelini dışlar. D) Yanlıştır çünkü TFRS 6, geri kazanabilir tutar modelini ölçüm modeli olarak değil, değer düşüklüğü testi bağlamında ele alır. E) Yanlıştır çünkü geri kazanabilir tutar modeli, TFRS 6 kapsamında izin verilen temel ölçüm modellerinden biri değildir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 6 kapsamında araştırma ve değerlendirme varlıklarında maliyet veya yeniden değerleme modellerinden biri serbestçe seçilebilir.
Soru 26 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Bir otelin finansal tablolarda sınıflandırılmasına ilişkin iki duruma aşağıda yer verilmiştir. Durum 1) Otel, hizmet sunumunda kullanılmak üzere işletme tarafından elde tutulan bina niteliğindedir. Otel sahibinin ana gelir kaynağı, otel odalarının günlük ve haftalık olarak doluluk durumuna, restoranların ve diğer tesislerin kullanımına bağlıdır ve otel misafirlerine akşam yemeği hizmeti de vermektedir. Durum 2) Mülk sahibinin esas gelir kaynağı otelin uzun vadeli kiralanmasından (aylık ve yıllık gibi) kaynaklanmaktadır. Ayrıca, mülk sahibi, temizlik gibi göreceli olarak önemli sayılamayacak miktarda bir hizmeti de kiracıya sağlamaktadır. Yukarıdaki durumlara uygun olarak kullanılmakta olan binalar, sahiplerince sırasıyla hangi standartlar uyarınca muhasebeleştirmelidir?
- A)TMS 16 Maddi Duran Varlıklar – TMS 28 İştiraklerdeki ve İş Ortaklıklarındaki Yatırımlar
- B)TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller - TMS 16 Maddi Duran Varlıklar
- C)TMS 17 Kiralama İşlemleri - TMS 16 Maddi Duran Varlıklar
- D)TMS 16 Maddi Duran Varlıklar - TMS 17 Kiralama İşlemleri
- E)TMS 16 Maddi Duran Varlıklar - TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller
Çözümü göster — doğru cevap E
Durum 1’de otel, ana gelir kaynağı günlük/haftalık doluluk ve restoran hizmeti gibi aktif işletme faaliyetlerine dayandığı için "kullanım amaçlı"dır. TMS 16’ya göre, işletme tarafından elde tutulan ve hizmet sunumunda kullanılan maddi duran varlıklar bu standart kapsamında muhasebeleştirilir. Dolayısıyla birinci kısım TMS 16’dır.
Durum 2’de ise mülk sahibinin esas gelir kaynağı uzun vadeli kiralama ve bu süreçte sağlanan hizmetler (temizlik gibi) önemsiz düzeydedir. TMS 40’a göre, kiralama gelirinden ve değer artışından faydalanmak amacıyla elde tutulan, operasyonel kullanımda olmayan gayrimenkuller yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sınıflandırılır. Bu nedenle ikinci kısım TMS 40’tır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) TMS 28, iştirak ve ortaklıklardaki yatırımları kapsar, gayrimenkul sınıflandırmasıyla ilgisi yoktur. B) Durum 1 aktif işletme olduğu için TMS 40’a girmez, TMS 16 uygulanır. C) TMS 17 kiralamaları düzenler, varlığın sahibinin muhasebeleştirme standardı değildir (TMS 40/16 geçerlidir). D) Durum 2 yatırım amaçlı olduğu için TMS 17 değil, TMS 40 uygulanır.
Bilinmesi gereken kural: Varlık, aktif işletme faaliyetinde kullanılıyorsa TMS 16; kiralama geliri ve değer artışından faydalanmak amacıyla elde tutuluyorsa TMS 40 uygulanır.
Soru 27 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
I. Stoklar II. İmalat tesisleri III. Yatırım amaçlı gayrimenkuller IV. Taşıyıcı bitkiler V. Finansal varlıklar VI. Kısa süre içerisinde üretilen veya imal edilen stoklar Yukarıdaki varlıklardan hangisi veya hangileri TMS 23 Borçlanma Maliyetleri uyarınca özellikli varlık olamaz?
- A)IV-V-VI
- B)I-II-III-IV
- C)V-VI
- D)II-III-IV
- E)V
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 23’e göre, özellikli varlık; hazırlanması veya üretilmesi, kullanıma hazır hale gelmesi için uzun bir sürenin (genellikle 12 aydan fazla) gerektiği varlıklardır. Bu kapsamda imal tesisleri (II), yatırım amaçlı gayrimenkuller (III) ve taşıyıcı bitkiler (IV) uzun süreçli üretim gerektirdiği için özellikli varlık sayılır. Ancak finansal varlıklar (V) ve kısa sürede üretilen stoklar (VI) bu süreyi karşılamaz. TMS 23 madde 5, finansal varlıkların ve kısa sürede üretilen stokların özellikli varlık olmadığını açıkça hükme bağlar. Dolayısıyla bu iki kalem borçlanma maliyetini aktif edemez.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) IV (Taşıyıcı bitkiler) özellikli varlık olduğu için bu şık yanlıştır. B) I, II ve III varlıkları özellikli varlık kapsamına girdiği için bu şık yanlıştır. D) II, III ve IV varlıkları özellikli varlık olduğu için bu şık yanlıştır. E) VI (Kısa sürede üretilen stoklar) da özellikli varlık olmadığı için eksik cevaptır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 23 uyarınca sadece uzun sürede hazırlanan maddi duran varlıklar ve yatırım amaçlı gayrimenkuller özellikli varlık olup, finansal varlıklar ve kısa vadeli stoklar bu kapsam dışındadır.
Soru 28 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardının TMS/TFRS’lerden farklılaştığı noktalara ilişkin olarak aşağıda yer verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal Durum Tablosunda satış amaçlı duran varlıklar kalemi yer almamaktadır.
- B)Kâr veya Zarar Tablosu basitleştirilmiş ve kapsamlı gelir sunumu kaldırılmıştır.
- C)Kâr veya Zarar Tablosundaki, esas ve diğer faaliyet gelirleri (giderleri) gruplaması daha netleştirilmiştir. Durdurulan faaliyet ve sürdürülen faaliyet ayırımı kaldırılmıştır.
- D)Stok maliyetinin belirlenmesinde sadece tam maliyet yöntemine izin verilmiştir.
- E)Maden Kaynaklarının Aranması ve Değerlendirilmesi bölümünde sonraki ölçümde sadece maliyet bedeline izin verilmiştir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TMOBS’te stok maliyetinin belirlenmesinde hem tam maliyet hem de değişken maliyet yöntemlerine izin verilir. Dolayısıyla "sadece tam maliyet" ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) TMOBS’te Finansal Durum Tablosu’nda satış amaçlı duran varlıklar kalemi yer almaz; bu TFRS’ye özgüdür. B) TMOBS, kapsamlı gelir tablosu sunumunu zorunlu kılmaz, basitleştirilmiş tek tablo veya iki tablo seçeneği sunar. C) TMOBS, esas ve diğer faaliyet gelir/giderlerini daha net gruplar ve durdurulan/sürdürülen faaliyet ayrımını TFRS’deki gibi detaylı yapmaz. E) TMOBS’in maden kaynakları standardında sonraki ölçümde sadece maliyet modeli uygulanır, değerleme artışı kabul edilmez.
Bilinmesi gereken kural: TMOBS, TFRS’ye göre daha basit ve geleneksel muhasebe ilkelerine dayanır; özellikle stok maliyetinde değişken maliyet yöntemine izin verir ve kapsamlı gelir tablosu zorunluluğu yoktur.
Soru 29 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Aşağıdaki bağımsız denetime tabi işletmelerden hangisi ihtiyari olarak TMS/TFRS uygulamayı tercih etmediği takdirde 31 Aralık 2018 tarihinde sona eren hesap dönemi için Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardını uygulamak zorundadır?
- A)Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler
- B)Borsa İstanbul Piyasalarında faaliyet göstermesine izin verilmeyen yetkili müesseseler
- C)Finansal kiralama şirketleri
- D)Reasürans ve emeklilik şirketleri
- E)Konut finansmanı ve varlık finansmanı fonları
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. TFRS 15 (Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı) uyarınca, 31 Aralık 2018 itibarıyla aktif toplamı 400 milyon TL’yi geçen ve sermaye piyasası araçları borsada işlem gören, finansal kiralama, reasürans, emeklilik şirketleri ile konut/varlık finansmanı fonları gibi belirli kurumlar zorunlu olarak TMS/TFRS uygulamak zorundadır. Ancak, sermaye piyasası araçları borsada işlem görmeyen yetkili müesseseler (B şıkkı), bu zorunluluk kapsamına girmez. Bu nedenle, TMS/TFRS’yi ihtiyari olarak benimsemedikleri takdirde TFRS 15’i uygulamak zorunda değildirler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Borsa’daki anonim şirketler zorunlu TMS/TFRS uygulaması altındadır. C) Finansal kiralama şirketleri zorunlu TMS/TFRS uygulaması altındadır. D) Reasürans ve emeklilik şirketleri zorunlu TMS/TFRS uygulaması altındadır. E) Konut/varlık finansmanı fonları zorunlu TMS/TFRS uygulaması altındadır.
Bilinmesi gereken kural: Sermaye piyasası araçları borsada işlem görmeyen yetkili müesseseler, TMS/TFRS’yi tercih etmedikleri sürece TFRS 15’i uygulamak zorunda değildirler.
Soru 30 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı kapsamındaki büyük işletmelere ilişkin limitler aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Aktif toplam (TL) ………... 75 milyon Satış Hasılatı (TL) …...... 150 milyon Çalışan Sayısı ……………250
- B)Aktif toplam (TL) ……….. 40 milyon Satış Hasılatı (TL) …...... 80 milyon Çalışan Sayısı …………. 200
- C)Aktif toplam (TL) ………...150milyon Satış Hasılatı (TL) …...... 200 milyon Çalışan Sayısı ……………500
- D)Aktif toplam (TL) ……….. 50 milyon Satış Hasılatı (TL) …...... 100 milyon Çalışan Sayısı ……………200
- E)Aktif toplam (TL) ………... 75 milyon Satış Hasılatı (TL) …...... 100 milyon Çalışan Sayısı ……………250
Çözümü göster — doğru cevap A
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) tarafından yayımlanan "Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı"na göre, bir işletmenin "Büyük İşletme" olarak sınıflandırılabilmesi için belirtilen üç kriterden en az ikisini aynı anda karşılaması gerekir. Bu limitler, TMSK'nın ilgili tebliğinde açıkça tanımlanmıştır.
Doğru cevap olan A şıkkı, mevzuatta yer alan güncel ve resmi limitleri doğru yansıtmaktadır: Aktif toplam 75 milyon TL, Satış Hasılatı 150 milyon TL ve Çalışan Sayısı 250 kişidir. Bu eşiklerin üzerindeki veya bu değerlere eşit olan işletmeler büyük işletme statüsündedir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- B şıkkı, eski veya küçük/orta ölçekli işletme limitlerine benzer hatalı değerler içerir.
- C şıkkı, limitleri olduğundan çok daha yüksek göstererek gerçek mevzuat dışı bir tablo sunar.
- D şıkkı, hem aktif hem de çalışan sayısı limitlerinde mevzuata aykırı düşük değerler kullanır.
- E şıkkı, satış hasılatı limitini 100 milyon TL olarak yanlış vererek doğru sınıflandırmayı bozar.
Bilinmesi gereken kural: Büyük işletme sınıflandırması için aktif toplam 75 milyon TL, satış hasılatı 150 milyon TL ve çalışan sayısı 250 olan üçlü kriterden en az ikisinin aynı anda sağlanması zorunludur.
Soru 31 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
ABC İşletmesinin üretim (teorik) kapasitesi 100.000 birim, normal kapasitesi 80.000 birim ve gerçekleşen kapasitesi 60.000 birimdir. Sabit Genel Üretim Giderleri toplamı 30.000.000 TL’dir. Ayrıca Sabit Genel Üretim Giderlerinin % 60’lık kısmının satılan mamul maliyeti, kalanının da stoktaki mamul maliyeti içinde olduğu tespit edilmiştir. TMS 2 Stoklar uyarınca; stoklar ile satılan mamul maliyeti içinde yer alan atıl kapasite giderleri sırasıyla kaç TL’dir?
- A)12.000.000 - 18.000.000
- B)7.500.000 - 4.500.000
- C)3.000.000 - 4.500.000
- D)4.500.000 - 3.000.000
- E)3.000.000 - 1.500.000
Çözümü göster — doğru cevap C
TMS 2’ye göre, sabit genel üretim giderleri normal kapasiteye göre dağıtılmalıdır. Normal kapasite 80.000 birim ve toplam gider 30.000.000 TL olduğundan, birim başına düşen sabit gider 375 TL’dir (30.000.000 / 80.000). Gerçekleşen üretim 60.000 birim olduğu için, stok maliyetine dahil edilecek gider 22.500.000 TL’dir (60.000 x 375). Toplam giderden bu tutarı çıkardığımızda, atıl kapasite gideri 7.500.000 TL olarak bulunur. Soruda bu 7.500.000 TL’nin %60’ının satılan mamul, %40’ının stokta olduğu belirtilmiştir. Stoktaki atıl kapasite gideri: 7.500.000 x %40 = 3.000.000 TL. Satılan mamuldaki atıl kapasite gideri: 7.500.000 x %60 = 4.500.000 TL. Dolayısıyla sırasıyla 3.000.000 ve 4.500.000 TL’dir.
Diğer şıklar, normal kapasite yerine gerçekleşen kapasite üzerinden hesaplama yapıldığında veya atıl kapasitenin dağılımı ters okunduğunda ortaya çıkan hatalı sonuçlardır.
Bilinmesi gereken kural: TMS 2’de sabit giderler normal kapasiteye göre dağıtılır; atıl kapasite gideri dönem gideri olarak kaydedilir ve satılan/stoktaki oranlara göre ayrıştırılır.
Soru 32 · 2018/5 · Türkiye Muhasebe Standartları
Piyasa A Piyasa B Y Varlığı (TL) (TL) Satış fiyatı 26 25 İşlem maliyetleri 3 1 Taşıma maliyeti 2 2 Bir varlık, A ve B olmak üzere iki farklı aktif piyasada iki farklı fiyatla satılmaktadır. İşletmenin her iki piyasaya da makul bir şekilde erişim imkânı vardır. A piyasası asıl piyasa, B piyasası en avantajlı piyasadır. Varlığın piyasalarda geçerli fiyatı yukarıdaki tabloda yer almaktadır. TFRS 13 Gerçeğe Uygun Değer Ölçümü uyarınca Y varlığının gerçeğe uygun değeri aşağıdakilerden hangisidir?
- A)21
- B)22
- C)23
- D)24
- E)26 Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap D
TFRS 13'e göre gerçeğe uygun değer, asıl piyasadaki fiyat esas alınarak ölçülür; asıl piyasa varsa, başka bir piyasadaki fiyat daha avantajlı olsa bile asıl piyasa kullanılır. Soruda asıl piyasa A'dır.
- İşlem maliyetleri varlığa değil işleme özgü olduğundan fiyattan düşülmez.
- Taşıma maliyetleri ise konum, varlığın bir özelliği olduğundan fiyattan düşülür.
Gerçeğe uygun değer = 26 − 2 (taşıma) = 24 TL.
26 TL taşıma maliyetini yok sayar; 21 TL işlem maliyetini de düşer; B piyasasına dayalı tutarlar ise asıl piyasa kuralına aykırıdır. Net tutarların karşılaştırılması yalnızca asıl piyasa bulunmadığında en avantajlı piyasayı belirlemek için yapılır.