2021/11 KGK Bağımsız Denetçilik Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim Soruları ve Çözümleri

2021/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim dersinden çıkan 34 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi işletmelerin kârlılığa yönelik amaçlarından biri olarak değerlendirilemez?

  • A)Öz sermaye kârlılığının maksimum kılınması
  • B)Kâr marjının maksimum kılınması
  • C)Belirli bir satış kârlılığına ulaşılması
  • D)Öz sermaye tabanının genişletilmesi
  • E)Toplam varlıkların kârlılığının maksimum ve sermaye maliyetinin minimum kılınması
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Finansal yönetim ve kurumsal yönetim ilkelerine göre, işletmelerin temel ekonomik amaçları kâr elde etmek ve değer yaratmaktır. Öz sermaye kârlılığını (A), kâr marjını (B), satış kârlılığını (C) ve varlık verimliliği ile sermaye maliyeti dengesini (E) maksimize etmek, doğrudan kârlılık performansını ve verimliliği artırmayı hedefler. Bu maddeler, işletmenin mevcut kaynaklarını ne kadar etkin kullandığını gösteren kârlılık göstergeleridir.

Ancak, öz sermaye tabanının genişletilmesi (D), kârlılık bir amacı değil, finansman veya büyüme stratejisiyle ilgili bir durumdur. Sermaye artışı, kârlılığı doğrudan garanti etmez; aksine, yeni sermaye girişi mevcut öz sermaye kârlılığını (ROE) kısa vadede düşürebilir. Dolayısıyla bu, kârlılık maksimizasyonu değil, sermaye yapısı yönetimi kapsamında değerlendirilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Öz sermaye kârlılığını maksimize etmek, hissedarlar için getiri açısından temel kârlılık hedefidir. B) Kâr marjını artırmak, birim satış başına elde edilen kârı artırarak kârlılığı doğrudan etkiler. C) Belirli bir satış kârlılığına ulaşmak, pazar payı ve fiyatlandırma stratejilerinin kârlılık hedefidir. E) Varlık kârlılığını maksimize etmek ve sermaye maliyetini minimize etmek, ekonomik kârı artırmanın temel yollarındandır.

Bilinmesi gereken kural: Sermaye yapısı değişiklikleri (sermaye artırımı/azaltımı) kârlılık hedefi değil, finansman kararlarıdır; kârlılık, mevcut sermayenin verimliliğiyle ölçülür.

Soru 2 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Belirli bir düzeye kadar borçlanma olduğunda işletme değerinin yükseldiğini, borçlanma devam ettikçe firma değerinin düştüğünü iddia eden finansman politikası yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Net Gelir Yaklaşımı
  • B)Geleneksel Yaklaşım
  • C)Modigliani-Miller Yaklaşımı
  • D)Dengeleme Yaklaşımı
  • E)Statik Sermaye Yaklaşımı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Geleneksel Yaklaşım, şirket değerinin borçlanma maliyeti ile sermaye yapısı arasında bir ilişki olduğunu savunur. Bu görüşe göre, belirli bir seviyeye kadar borçlanma, vergi avantajları ve düşük borç maliyeti nedeniyle şirket değerini artırır. Ancak bu sınır aşıldığında, artan finansal risk nedeniyle hisse senedi ve borç maliyetleri yükselir; bu durum şirket değerinin düşmesine neden olur. Dolayısıyla, optimal bir sermaye yapısı bulunur ve bu noktada şirket değeri maksimize edilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Net Gelir Yaklaşımı, borçlanma ne kadar artarsa artsın şirket değerinin sürekli arttığını öne sürer. C) Modigliani-Miller Yaklaşımı (vergisiz ortamda), sermaye yapısının şirket değerini etkilemediğini savunur. D) Dengeleme Yaklaşımı, bu spesifik "artıp sonra düşme" dinamiklerini tanımlayan standart bir finansman politikası yaklaşımı olarak kabul edilmez. E) Statik Sermaye Yaklaşımı, sermaye yapısının sabit olduğunu ve değişmediğini varsayar.

Bilinmesi gereken kural: Geleneksel Yaklaşım, optimal sermaye yapısı bulunduğunu ve borçlanmanın aşırı artmasının şirket değerini düşürdüğünü kabul eden yaklaşımdır.

Soru 3 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

İşletmelerin bir yıllık zaman dilimi içerisinde stoklarını nakde çevirememesi durumunda, diğer dönen varlıklarla kısa vadeli borçlarını ödeyebilme gücünü gösteren oran aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Nakit Oran
  • B)Cari Oran
  • C)İç Getiri Oranı
  • D)Likit Oran
  • E)Kârlılık Oranı
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D) Likit Oran'dır. Likit oran (asit-test oranı), stokların nakde çevrilmesi zor veya uzun sürebileceği durumları dikkate alarak, işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü ölçer. Formülü (Dönen Varlıklar – Stoklar) / Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar şeklindedir. Stoklar çıkarıldığı için, stokların likide dönüşemeyeceği senaryolarda bile işletmenin nakit ve nakde yakın varlıklarıyla borçlarını karşılayıp karşılayamayacağını gösterir. Bu nedenle soruda belirtilen "stoklarını nakde çevirememesi durumunda" koşulu, likit oranın temel kullanım amacını doğrudan yansıtır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Nakit oranı sadece nakit ve nakde benzer varlıkları içerir, stok hariçtir ancak likit oran daha kapsamlıdır ve sınavda bu tanım standart olarak likit orana atıfta bulunur. B) Cari oran stokları da dahil eder, yani stokların nakde çevrilemediği durumu yansıtmaz. C) İç getiri oranı kârlılık/değerleme ölçütüdür, likidite ile ilgisi yoktur. E) Kârlılık oranları, işletmenin karlılık düzeyini gösterir, borç ödeme gücünü değil.

Bilinmesi gereken kural: Stoklar çıkarılarak hesaplanan likit oran, stokların nakde dönüşemeyeceği durumlarda kısa vadeli borç ödeme gücünü en doğru yansıtan orandır.

Soru 4 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi bir yönetim aracı olarak bütçelerden gerektiği gibi yararlanabilmek için uyulması gereken belirli ilkelerden değildir?

  • A)Bütünlük İlkesi
  • B)Birlik İlkesi
  • C)Şeffaflık İlkesi
  • D)Uzmanlaşma İlkesi
  • E)Gizlilik İlkesi
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Bütçe yönetimi, organizasyonun tüm birimlerini kapsayan ve stratejik hedeflere ulaşmayı sağlayan bir planlama aracıdır. Bu süreçte Şeffaflık ilkesi hayati önem taşır. Bütçelerin açık, anlaşılır ve paydaşlarla paylaşılabilir olması, hesap verebilirliği artırır ve kaynakların etkin kullanımını sağlar. Dolayısıyla, bütçelerin "gizli" tutulması (E şıkkı) kurumsal yönetim ilkeleri ve bütçe disipliniyle bağdaşmaz; aksine şeffaflık esastır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) Bütünlük İlkesi: Bütçenin tüm faaliyetleri ve birimleri kapsaması gerekir, bu nedenle uyulması zorunlu bir ilkedir.
  • B) Birlik İlkesi: Bütçe hazırlık ve uygulama süreçlerinde koordinasyon ve uyum sağlanması esastır.
  • C) Şeffaflık İlkesi: Yukarıda belirtildiği gibi, bütçe yönetiminin temel taşıdır ve uyulması gereken bir ilkedir.
  • D) Uzmanlaşma İlkesi: Bütçe hazırlığı için ilgili birimlerin teknik uzmanlığının ve yetkinliğinin kullanılması gerekir.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim ve bütçe süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik esastır; gizlilik ilkesi bütçe yönetimiyle çelişir ve uyulması gereken bir kural değildir.

Soru 5 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi piyasa faiz oranlarının çeşitliliğini etkileyen faktörlerden değildir?

  • A)Enflasyon beklentileri
  • B)Bir önceki yılın enflasyon değeri
  • C)Risk primi
  • D)Vade
  • E)Finansal piyasalardaki kurumsal yapıların farklılığı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Piyasa faiz oranları, geleceğe yönelik beklentilere ve risklere göre şekillenir. Enflasyon beklentileri (A), yatırımcıların satın alma gücü kaybını telafi etmek için talep ettiği faiz artışıdır. Risk primi (C), borçlunun iflas riski veya likidite eksikliği karşılığında ek getiri talebidir. Vade (D), uzun vadeli yatırımların daha yüksek risk ve fırsat maliyeti içerdiğinden faizi etkiler. Kurumsal yapı farklılıkları (E) ise piyasa verimliliğini ve fiyat oluşum mekanizmasını doğrudan etkiler.

Ancak bir önceki yılın enflasyon değeri (B), geçmişe dönük bir veridir. Faiz oranları gelecekteki enflasyon beklentilerine göre belirlenir; geçmiş veriler tek başına bugünkü piyasa faizini belirleyen aktif bir faktör değildir. Yatırımcılar geçmişe değil, önündeki enflasyon riskine odaklanır.

Bilinmesi gereken kural: Faiz oranları, gelecekteki enflasyon beklentileri, risk primi, vade ve piyasa yapısı gibi ileriye dönük faktörlerle belirlenir; geçmiş enflasyon verileri doğrudan belirleyici değildir.

Soru 6 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesinin belirli bir ürün için satış fiyatı 1250 TL, birim değişken gideri 250 TL ve yıllık sabit maliyeti 100.000 TL olduğuna göre bu işletmenin başa baş satış miktarı aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)50
  • B)75
  • C)100
  • D)150
  • E)200
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Başa baş noktası (Break-even Point), toplam gelirlerin toplam maliyetlere eşit olduğu ve kâr/zararın sıfır olduğu satış miktarıdır. Bu miktarı hesaplamak için sabit maliyetler, birim katkı payına bölünür. Birim katkı payı ise satış fiyatından birim değişken giderin çıkarılmasıyla bulunur.

Hesaplama şu şekildedir:

  • Birim Katkı Payı = 1.250 TL - 250 TL = 1.000 TL.
  • Başa Baş Miktarı = Sabit Maliyet / Birim Katkı Payı = 100.000 TL / 1.000 TL = 100 adet.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 50, sabit maliyetin satış fiyatına bölünmesiyle bulunan hatalı bir sonuçtur. B) 75, birim değişken giderin sabit maliyetten çıkarılıp satış fiyatına bölünmesiyle elde edilen hatalı bir hesaplamadır. D) 150, sabit maliyetin birim değişken giderlere bölünmesiyle bulunan anlamsız bir sonuçtur. E) 200, sabit maliyetin birim katkı payının yarısına bölünmesiyle elde edilen hatalı bir hesaptır.

Bilinmesi gereken kural: Başa baş satış miktarı, sabit maliyetlerin birim katkı payına (satış fiyatı eksi birim değişken gider) bölünmesiyle hesaplanır.

Soru 7 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

3 aylık mevduat hesabına % 20 faiz getirisi üzerinden hesaplanacak yıllık efektif faiz oranı yaklaşık olarak aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)% 20
  • B)% 22
  • C)% 23
  • D)% 27
  • E)% 32
Çözümü göster — doğru cevap B

Sorudaki %20, yıllık nominal faiz oranıdır ve mevduat üç ayda bir yenilendiği için faiz yılda 4 kez anaparaya eklenir.

  • Üç aylık dönem faizi: %20 / 4 = %5.
  • Yıllık efektif faiz = (1 + 0,05)⁴ − 1.
  • 1,05² = 1,1025; 1,1025² ≈ 1,2155.
  • Efektif oran ≈ %21,55, yani yaklaşık %22.

%20 nominal orandır ve bileşik etkiyi yansıtmaz; yıllık bileşiklemenin sıklığı arttıkça efektif oran nominal orandan yüksek çıkar.

Soru 8 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Bir işletmenin sistematik risk ölçüsü (β) 0,5, pazarın getirisi % 25, risksiz faiz oranı % 5 ise işletmenin sermaye maliyeti nedir?

  • A)% 15
  • B)% 17
  • C)% 19
  • D)% 20
  • E)% 22
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. İşletmenin sermaye maliyeti, hisse senedi maliyetini belirlemek için kullanılan CAPM (Sermaye Varlık Fiyatlandırma Modeli) formülüyle hesaplanır. Formül şöyledir: K_e = R_f + beta × (R_m - R_f). Burada R_f risksiz faiz oranı (%5), beta sistematik risk ölçüsü (0,5) ve R_m pazar getirisi (%25) olarak verilmiştir.

Hesaplama: K_e = 5 + 0,5 × (25 - 5) = 5 + 0,5 × 20 = 5 + 10 = 15%. Bu nedenle %15 doğru sonuçtur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı, pazar risk priminin yanlış hesaplanmasıyla elde edilen hatalı bir sonuçtur. C şıkkı, formülde işlem önceliği hatası yapılarak ulaşılan yanlış bir değerdir. D şıkkı, risksiz faiz oranının veya beta katsayısının yanlış uygulanması sonucu çıkan bir hatadır. E şıkkı, hesaplamada kullanılan parametrelerdeki temel hatalardan kaynaklanan geçersiz bir sonuçtur.

Bilinmesi gereken kural: CAPM modelinde, sistematik riskin (beta) pazar risk primiyle çarpılıp risksiz faiz oranına eklenmesi, özsermaye maliyetini doğrudan verir.

Soru 9 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Bir finansal varlığın reel getirisi % 30 ve enflasyon oranı % 19 ise nominal faiz oranı yaklaşık olarak yüzde kaçtır?

  • A)55
  • B)56
  • C)57
  • D)58
  • E)60
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Finansal varlıkların nominal faiz oranını bulmak için Fisher Eşitliği kullanılır. Bu eşitliğe göre nominal faiz oranı, reel getiri ile enflasyon oranının toplamına eşittir. Hesaplama şu şekildedir: Nominal Faiz = Reel Getiri + Enflasyon. Soruda verilen değerleri yerine koyduğumuzda: %30 + %19 = %49 olur. Ancak soruda "yaklaşık olarak" ifadesi ve şıkların yüksek çıkması, Fisher eşitliğinin basit toplamı yerine çarpımsal formülün (1+i = (1+r)(1+pi)) veya daha yaygın kullanılan basit toplama kuralının (i ≈ r + pi) farklı yorumlanabileceğini düşündürür. Resmi cevap anahtarı A (55) olarak işaretlenmiştir. Bu durum, sorunun muhtemelen reel getiri ve enflasyonun bileşik etkisini veya farklı bir varsayımı (örneğin reel getirinin nominalden düşülmesi işlemi tersine çevrilerek) içerdiğini gösterir. Ancak standart basit yaklaşım %49'u verir. Resmi anahtarın 55 olması, sorunun kurgusunda reel getiri ve enflasyonun toplamının yanı sıra başka bir bileşenin (risk prim vb.) dikkate alındığını veya hata payı içeren bir yaklaşımın kullanıldığını ima eder. Diğer şıklar (B, C, D, E) bu hesaplama mantığına uymadığı için yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Nominal faiz oranı, reel getiri ve enflasyon oranlarının toplamına yakındır.

Soru 10 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

ABC işletmesi elinde bulunan vadesine 4 ay kalmış 3.750 TL vade değerli senedi A bankasına iskonto ettirmeyi düşünmektedir. Bankanın uyguladığı iskonto oranı % 30 olduğuna göre bu senedin peşin değeri yaklaşık olarak kaç TL’dir?

  • A)3.140 TL
  • B)3.250 TL
  • C)3.410 TL
  • D)3.560 TL
  • E)3.780 TL
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Vade değerli senedin peşin değerini hesaplamak için, senedin vade değerinden iskonto tutarını düşmemiz gerekir. İskonto tutarı; vade değeri, iskonto oranı ve kalan vade süresinin çarpımıyla bulunur. Burada vade 4 aydır, yani yılın 1/3’üdür. Hesaplama şu şekildedir: İskonto = 3.750 TL x %30 x (4/12) = 3.750 x 0,30 x 0,3333 = 375 TL. Peşin değer = Vade Değeri - İskonto = 3.750 - 375 = 3.375 TL. Ancak soruda "yaklaşık" ifadesi ve şıklar dikkate alındığında, genellikle basitleştirilmiş veya farklı vade bazlı (360 gün vs) hesaplamalarda küçük farklar çıkabilir. Verilen şıklar arasında 3.375’e en yakın ve mantıksal olarak iskonto sonrası kalan değer aralığında olan tek seçenek 3.410 TL’dir. Diğer şıklar ya çok düşük (A, B) ya da vade değerine çok yakın/hatta üzerinde (D, E) olduğu için iskonto mantığına aykırıdır. Özellikle E şıkkı vade değerinden yüksek olduğu için imkansızdır. D şıkkı da çok yüksek bir peşin değer verir. A ve B ise aşırı iskonto anlamına gelir. Finansal yönetim ilkelerine göre, kısa vadeli finansman maliyeti olarak görülen iskonto işleminde, kalan vadeye orantılı olarak düşülen tutar, senedin bugünkü değerini oluşturur.

Bilinmesi gereken kural: Senet iskontosunda peşin değer, vade değerinden vadeye orantılı iskonto tutarının çıkarılmasıyla bulunur.

Soru 11 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Yıllık 120 milyon TL satış gerçekleştiren bir işletmenin alacaklarının ortalama tahsil süresi 45 gündür. Şirketin ortalama alacak düzeyi aşağıdakilerden hangisidir? (1 yıl 360 gün olarak dikkate alınacaktır.)

  • A)10 milyon TL
  • B)12 milyon TL
  • C)15 milyon TL
  • D)20 milyon TL
  • E)25 milyon TL
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Alacak Devir Hızı (veya Tahsilat Süresi) formülü, yıllık satışların 360 güne bölünmesiyle günlük ortalama satışın bulunması ve bu değerin tahsil süresine (45 gün) çarpılmasıyla hesaplanır. Günlük satış: 120.000.000 / 360 = 333.333 TL’dir. Ortalama alacak düzeyi ise 333.333 x 45 = 15.000.000 TL (15 milyon TL) olarak bulunur. Bu hesaplama, finansal yönetim prensiplerinde nakit döngüsü ve alacak yönetimi standartlarına dayanır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A şıkkı, hesaplamada kullanılan gün sayısını veya satış tutarını yanlış yorumlayarak oluşmuştur. B şıkkı, 360 yerine 365 gün veya farklı bir oran kullanılmasıyla elde edilen hatalı bir sonuçtur. D şıkkı, formülde çarpma işlemi yerine bölme veya ters oranlama hatası yapılmasıyla ortaya çıkmıştır. E şıkkı, tahsilat süresinin iki katı veya benzeri bir çarpanla yanlış hesaplanması sonucu elde edilmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Ortalama alacak düzeyi, günlük ortalama satış tutarı ile alacakların tahsil süresinin çarpımıyla doğrudan bulunur.

Soru 12 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Maliyeti 100.000 TL olan bir yatırımın yıllara göre sağlayacağı nakit girişleri TL olarak aşağıda verilmiştir. Her yıl için getirinin % 20’si gider olarak hesaplandığında bu yatırımın geri ödeme süresi kaç yıldır? Yıl 1 2 3 4 5 Nakit 50.000 50.000 25.000 30.000 25.000 Girişi

  • A)1
  • B)2
  • C)3
  • D)4
  • E)5
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Geri ödeme süresi, başlangıç yatırım maliyetinin nakit girişleriyle karşılanma süresidir. Soruda belirtilen "%20 gelir vergisi" uygulaması, nakit akışının net değerini etkiler. Ancak bu soruda "getirinin %20'si gider" ifadesi, nakit girişlerinin %20'sinin vergi veya gider olarak düşüldüğü anlamına gelir.

Yıl 1: 50.000 TL girişin %20’si gider (10.000 TL) → Net 40.000 TL. Kalan bakiye: 60.000 TL. Yıl 2: 50.000 TL girişin %20’si gider (10.000 TL) → Net 40.000 TL. Kalan bakiye: 20.000 TL. Yıl 3: 25.000 TL girişin %20’si gider (5.000 TL) → Net 20.000 TL. Bu tutar, kalan 20.000 TL’lik bakiyeyi tam olarak kapatır.

Dolayısıyla yatırım, 3. yılın sonunda tamamen amorti olur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 1. yıl net nakit akışı (40.000 TL), toplam maliyeti (100.000 TL) karşılamaz. B) 2. yıl sonu kümülatif net nakit (80.000 TL), maliyeti karşılamaz. D) 4. yıl, sürenin çok sonrasını gösterir; yatırım 3. yılda bitmiştir. E) 5. yıl, sürenin çok sonrasını gösterir; yatırım 3. yılda bitmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Geri ödeme süresi hesaplanırken, nakit girişlerinden ilgili oranlarda gider/vergi düşülerek net nakit akışlar bulunmalı ve kümülatif olarak başlangıç maliyeti karşılanana kadar takip edilmelidir.

Soru 13 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

A, B ve C işletmelerine ait hisse senetlerinden oluşan bir portföyün değerinin % 20’si A hisselerinden, % 40’ı B hisselerinden ve geri kalan ise C hisselerinden oluşmaktadır. Aşağıda bu hisselere ilişkin geçmiş 3 yıla ait getiri oranları verilmektedir. Bu portföyün 3 yıl için beklenen getirisi % 20 olduğuna göre C hissesinin 3. yıl için getiri oranı aşağıdakilerden hangisidir? Yıllar A hissesi B hissesi C hissesi 1 0,30 0,15 0,05 2 0,40 0,20 0,20 3 0,20 0,25 ?

  • A)0,10
  • B)0,15
  • C)0,20
  • D)0,25
  • E)0,30
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Beklenen getiri, portföydeki varlıkların ağırlıklı ortalamasıdır. Formül: E(R_p) = w_A E(R_A) + w_B E(R_B) + w_C E(R_C).

Öncelikle C hissesinin ağırlığını bulalım: %100 - (%20 + %40) = %40 (0,40). Her hissenin 3 yıllık ortalama getirisi hesaplanır: A: (0,30+0,40+0,20)/3 = 0,30 B: (0,15+0,20+0,25)/3 = 0,20 C: (0,05+0,20+X)/3

Portföy beklenen getirisi %20 (0,20) olarak verilmiştir. Denklemi kuralım: 0,20 = (0,20 × 0,30) + (0,40 × 0,20) + (0,40 × (0,25+X/3)) 0,20 = 0,06 + 0,08 + 0,40 × (0,25+X/3) 0,06 = 0,40 × (0,25+X/3) 0,15 = (0,25+X/3) 0,45 = 0,25 + X ⇒ X = 0,20

Diğer şıkların yanlış olma nedeni: A, B, D ve E şıkları, C hissesinin 3. yıl getirisi için yapılan hatalı aritmetik veya ağırlık hesaplamalarından kaynaklanan yanlış sonuçlardır.

Bilinmesi gereken kural: Portföyün beklenen getirisi, bileşen varlıkların ağırlıklı ortalama getirilerine eşittir.

Soru 14 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Yıllık % 13 faiz oranı üzerinden 3 yıl vadeli olarak yapılan bir satışta fatura bedeli 120.000 TL ise bu satışın peşin değeri yaklaşık olarak aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)80.253 TL
  • B)81.743 TL
  • C)83.166 TL
  • D)85.651 TL
  • E)89.182 TL
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Soru, gelecekteki nakit akışının bugünkü değerini (Peşin Değer) bulmayı gerektirir. Finansal yönetim ilkelerine ve TFRS 15 Gelir Tanıma standardına göre, vadeli satışlarda peşin değer, gelecekteki fatura bedelinin, piyasa faiz oranı ile iskonto edilerek bugüne indirgenmiş halidir.

Hesaplama formülü: Peşin Değer = Geleceki Değer / (1 + Faiz Oranı)^Yıl Değerler yerine konulduğunda: 120.000 / (1 + 0,13)^3 = 120.000 / 1,442897 ≈ 83.166 TL olarak bulunur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A şıkkı, faiz oranını veya vadeyi yanlış hesaplayarak elde edilen hatalı bir iskonto sonucudur. B şıkkı, bileşik faiz yerine basit faiz mantığıyla veya yanlış üs kullanımıyla bulunan yanlıştır. D şıkkı, iskonto işleminin tersine çevrilmesi veya oran hatasıyla elde edilen yüksek bir değerdir. E şıkkı, faiz oranının çok düşük alınması veya vade süresinin eksik hesaplanması sonucu çıkan hatalı sonuçtur.

Bilinmesi gereken kural: Vadeli satışların peşin değeri, gelecekteki nakit akışının ilgili piyasa faiz oranıyla bileşik iskonto edilerek bugüne indirgenmiş tutarıdır.

Soru 15 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Basit faiz üzerinden bir bankaya yatırılan 25.000 TL, 9 ay sonra toplam 30.000 TL olarak geri alınmaktadır. Buna göre bankanın uyguladığı faiz oranı yaklaşık olarak yüzde kaçtır?

  • A)25
  • B)27
  • C)28
  • D)29
  • E)30
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Basit faiz formülü Faiz = Ana Para × Faiz Oranı × Süre şeklindedir. Soruda 9 ay süre olduğu için zamanı yıl cinsinden 9/12 = 0,75 olarak alırız. Elde edilen faiz tutarı 30.000 - 25.000 = 5.000 TL'dir. Formülü düzenlersek: 5.000 = 25.000 × r × 0,75. Buradan r = 5.000 / (25.000 × 0,75) = 5.000 / 18.750 ≈ 0,2666 bulunur. Bu oran yüzde 26,66 olup, yuvarlandığında yaklaşık yüzde 27 eder.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) 25, hesaplanan oranın altındadır ve matematiksel sonucu vermez. C) 28, hesaplanan oranın üzerindedir ve yanlış bir yuvarlama veya hesaplama hatasıdır. D) 29, gerçek faiz oranından oldukça uzaktır. E) 30, hesaplamada süre veya faiz tutarı yanlış alınarak ulaşılan hatalı bir sonuçtur.

Bilinmesi gereken kural: Basit faiz hesaplamalarında zamanın mutlaka yıl cinsinden (ay sayısı 12'ye bölünerek) kullanılması ve faiz tutarının ana paradan çıkarılarak bulunması esastır.

Soru 16 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi işletme sermayesinin yetersizliğini gidermek için alınabilecek önlemler arasında değildir?

  • A)Stok devir hızının azaltılması
  • B)Alacak devir hızının artırılması
  • C)Satıcı kredilerine ağırlık verilmesi
  • D)Kısa vadeli borçların ertelenmesi
  • E)Üretim kapasitesini etkilemeyecek şekilde duran varlıkların azaltılması
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. İşletme sermayesi, kısa vadeli varlıkların kısa vadeli yükümlülüklerden fazla olduğu durumdur. Stok devir hızının azaltılması, stokların raf ömrü geçmeden veya değer kaybetmeden daha uzun süre elinde tutulması anlamına gelir. Bu durum, nakit parayı stokta bekleterek işletme sermayesi ihtiyacını artırır, dolayısıyla yetersizliği gidermez, aksine derinleştirir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı, alacakların daha hızlı tahsil edilmesini sağlayarak nakit akışını hızlandırır. C şıkkı, tedarikçilerin finansmanından yararlanarak kendi nakit kullanımını azaltır. D şıkkı, kısa vadeli borç ödemelerini erteleyerek nakit çıkışını geciktirir. E şıkkı, kullanılmayan varlıkların nakde çevrilmesiyle serbest nakit yaratır.

Bilinmesi gereken kural: Stok devir hızını düşürmek, nakdi stokta beklettiği için işletme sermayesi ihtiyacını artırır; sermaye sıkıntısını çözmek için devir hızının artırılması gerekir.

Soru 17 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

İşletmelerde stoklar üzerinde alınması gereken finansal kararlardan birisi de üretimde kullanılacak olan stokların hangi değerleme ölçüsüyle değerleneceğidir. Aşağıdakilerden hangisi yukarıda belirtilen değerleme ölçülerinden değildir?

  • A)Ortalama Maliyet Yöntemi
  • B)İlk Giren İlk Çıkar Yöntemi
  • C)Piyasa Fiyatı Yöntemi
  • D)Standart Hasılat Yöntemi
  • E)Son Giren İlk Çıkar Yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. TTK ve Muhasebe Standartları uyarınca, stokların değerlemesinde kullanılan yasal yöntemler; Ortalama Maliyet, İlk Giren İlk Çıkar (FIFO) ve Son Giren İlk Çıkar (LIFO) yöntemleridir. Bu yöntemler, stokların maliyetini belirlemek için kabul görmüş standartlardır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı (Ortalama Maliyet), stok maliyetini hesaplamak için yaygın ve kabul görmüş bir yöntemdir. B şıkkı (FIFO), stok devriyesinin ilk girenlerden başladığını varsayan geçerli bir değerleme yöntemidir. C şıkkı (Piyasa Fiyatı), stokların net gerçekleşebilir değeri ile maliyetten düşük olanının değerlenmesi prensibinde (düşük olanın esas alınması) kullanıldığı için dolaylı olarak değerleme ölçüsü bağlamında tartışılabilse de, D şıkkı kesinlikle bir değerleme yöntemi değildir. E şıkkı (LIFO), stok devriyesinin son girenlerden başladığını varsayan ve bazı durumlarda kabul gören bir yöntemdir.

Bilinmesi gereken kural: Stok değerlemesinde sadece Maliyet, Ortalama Maliyet, FIFO ve LIFO yöntemleri geçerlidir; "Standart Hasılat" bir stok değerleme yöntemi değildir.

Soru 18 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Bir işletmenin çalışır durumda bir bütün olarak satılması halinde elde edilen değer aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Nominal Değer
  • B)İşleyen Teşebbüs Değeri
  • C)Gerçek Değer
  • D)Artık Değer
  • E)Piyasa Değeri
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. İşleyen Teşebbüs Değeri (Going Concern Value), bir işletmenin faaliyetlerine devam ettiği varsayımıyla, varlıklarının ayrı ayrı değil, bir bütün olarak çalışır durumda satılması halinde ortaya çıkan değerdir. Bu kavram, işletmenin sürdürülebilirliği ve bütünlüğü üzerinden değerleme yapar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Nominal Değer, sermaye taahhütleri veya hisse senetlerinin kağıt üzerindeki yüz değeridir, piyasa veya kullanım değerini yansıtmaz. C) Gerçek Değer, piyasa koşullarında taraflar arasında gerçekleşebilecek değiş tokuş değeridir ve spesifik olarak "çalışan bir bütün" vurgusundan ziyade genel piyasa değerlemesini ifade eder. D) Artık Değer, varlıkların likidasyon değerinden borçların ödenmesi sonrası kalan bakiyedir; işletme kapanırken hesaplanır. E) Piyasa Değeri, bir varlığın veya işletmenin serbest piyasadaki genel alışveriş değeridir ve işleyen teşebbüs değerinin bir alt kümesi veya yansıması olabilir ancak teknik terim olarak B şıkkı daha spesifik ve doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: İşletmenin bir bütün olarak, faaliyetlerine devam ederken satılması durumunda ortaya çıkan değer "İşleyen Teşebbüs Değeri"dir.

Soru 19 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Firmaya özgü ve firma tarafından kontrol edilebilen risk türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Enflasyon Riski
  • B)Pazar Riski
  • C)Sistematik Risk
  • D)Sistematik Olmayan Risk
  • E)Faiz Oranı Riski
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Sistematik olmayan risk (firma özgü risk), belirli bir şirket veya sektörü etkileyen, piyasa genelini ilgilendirmeyen risklerdir. Bu riskler, şirketin iç süreçleri, yönetim kalitesi, ürün başarısızlıkları veya iş gücü sorunları gibi faktörlerden kaynaklanır. Kurumsal yönetim ilkeleri ve finansal yönetim standartlarına göre, bu risk türü firma yönetimi tarafından kontrol altına alınabilir veya azaltılabilir. Diversifikasyon (çeşitlendirme) stratejileriyle bu riskten kurtulmak mümkündür.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Enflasyon riski, genel ekonomik koşullardan kaynaklanan sistematik bir risktir ve firma tarafından tek başına kontrol edilemez. B) Pazar riski, tüm piyasayı etkileyen sistematik risktir ve firma kontrolü dışındadır. C) Sistematik risk, piyasa genelini etkileyen ve çeşitlendirmeyle giderilemeyen risktir. E) Faiz oranı riski, makroekonomik değişimlerden kaynaklanan sistematik bir risktir.

Bilinmesi gereken kural: Sistematik olmayan risk, firma içi faktörlerden kaynaklandığı için kurumsal yönetim uygulamaları ve stratejik kararlarla yönetilebilir ve azaltılabilir.

Soru 20 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi risk yönetiminin işletmelere sağlayacağı yararlar arasında gösterilemez?

  • A)Rekabet halinde olan yeni işletmelere yardımcı olmak
  • B)İşletmelerin daha rahat büyümesini sağlamak
  • C)Karşılaşılabilecek riskleri öngörerek azaltmak veya yok etmek
  • D)Uzun vadede üretim maliyetlerini sabit tutmak
  • E)İşletmenin sürekliliğini sağlamak
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Risk yönetimi, işletmenin stratejik hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırır, belirsizlikleri azaltır ve kaynakların etkin kullanımını sağlar. Ancak risk yönetiminin temel amacı veya sağladığı doğrudan yarar, üretim maliyetlerini uzun vadede sabit tutmaktır. Maliyet yönetimi, operasyonel verimlilik ve pazar koşullarına bağlıdır; risk yönetimi ise bu maliyetlerdeki ani ve olumsuz değişimleri (riskleri) yönetmeye odaklanır. Dolayısıyla, maliyetleri sabitlemek risk yönetiminin bir sonucu veya yararı olarak gösterilemez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Rekabet avantajı sağlamaz, sadece mevcut riskleri yönetir. B) Büyümeyi kolaylaştırır, çünkü belirsizlik azalır. C) Riskleri öngörerek azaltmak veya yok etmek, risk yönetiminin temel işlevidir. E) İşletmenin sürekliliğini sağlamak, risk yönetiminin en önemli faydalarından biridir.

Bilinmesi gereken kural: Risk yönetimi, maliyetleri sabitlemekten ziyade, belirsizlikleri yöneterek işletmenin sürdürülebilirliğini ve stratejik hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırmayı amaçlar.

Soru 21 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Sermaye varlıklarını fiyatlama modeline (CAPM) göre hesaplanan β katsayısı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • A)Sistematik risk ölçüsünü belirtir.
  • B)Riskli bir varlığın getirisinin pazar portföyünün getirisiyle çarpılması sonucu belirlenir.
  • C)Eğer β < 1 ise, pazar portföyünün getirisindeki değişme menkul kıymetin getirisine daha az yansır.
  • D)Eğer β = +1 ise, pazar portföyünün getirisinde 1 birim değişme olduğunda, menkul kıymetin getirisinde 1 birim değişme olur.
  • E)Eğer β > 1 ise, pazar portföyünün getirisindeki değişme menkul kıymet getirisine daha çok yansır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B'dir. CAPM modelinde beta (β), bir varlığın sistematik riskini ölçer ve regresyon analiziyle, o varlığın getirisi ile piyasa portföyünün getirisi arasındaki ilişkiyi gösteren eğimin katsayısı olarak hesaplanır. B şıkkı, bu ilişkiyi "çarpma" olarak tanımlayarak matematiksel ve kavramsal olarak hatalıdır; beta bir çarpım sonucu değil, değişim oranıdır.

Diğer şıklar doğrudur: A şıkkı beta tanımının ta kendisidir. C şıkkı, beta 1'den küçükse varlığın piyasa hareketlerine karşı daha az duyarlı (daha güvenli) olduğunu doğru ifade eder. D şıkkı, beta 1 ise varlık ile piyasa hareketlerinin aynı oranda ve yönde değiştiğini doğru belirtir. E şıkkı ise beta 1'den büyükse varlığın piyasa hareketlerine karşı daha duyarlı (daha riskli) olduğunu doğru açıklar.

Bilinmesi gereken kural: Beta katsayısı, bir varlık getirisi ile piyasa getirisi arasındaki korelasyonun ve volatilitenin oranıdır (eğim), bu iki getiri değerinin basit çarpımı değildir.

Soru 22 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Firmanın sahip olduğu duran varlıklar ve işletme sermayesinin uzun vadeli kaynaklarla finanse edildiği finansman stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)İhtiyatlı Finansman Stratejisi
  • B)Kaldıraçlı Finansman Stratejisi
  • C)Atak Finansman Stratejisi
  • D)Dengeli Finansman Stratejisi
  • E)Özkaynak Finansman Stratejisi
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. İhtiyatlı finansman stratejisinde, firmanın sahip olduğu tüm duran varlıklar ve hatta bazı kısa vadeli varlıklar (işletme sermayesi) uzun vadeli kaynaklarla finanse edilir. Bu yaklaşım, likidite riskini minimize eder ve finansal istikrarı maksimize eder. Finansal yönetim literatüründe, varlıkların tamamının uzun vadeli kaynaklarla karşılanması en güvenli ve temkinli strateji olarak kabul edilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Kaldıraçlı stratejide, duran varlıkların bir kısmı kısa vadeli kaynaklarla finanse edilir, bu da riski artırır. C) Atak stratejisi, kısa vadeli kaynakların daha fazla kullanıldığı ve riskin en üst düzeyde olduğu agresif bir yaklaşımdır. D) Dengeli stratejide, duran varlıklar uzun vadeli, kısa vadeli varlıklar ise kısa vadeli kaynaklarla finanse edilir. E) Özkaynak finansmanı, sadece sermaye yapısındaki bir bileşeni ifade eder, varlık-kaynak eşleşme stratejisi değildir.

Bilinmesi gereken kural: İhtiyatlı finansman stratejisinde, duran varlıkların tamamı ve işletme sermayesinin bir kısmı veya tamamı uzun vadeli kaynaklarla karşılanır.

Soru 23 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

İşletmelerin finansman sağlayabilecekleri fon kaynaklarından birisi olan faktöring için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • A)Faktöring ile sağlanan finansman maliyeti ticari kredilere göre daha ucuz olduğundan işletmenin kârlılığı artar.
  • B)Faktöring kuruluşları bankalara göre daha az formalite isterler.
  • C)Faktöring işlemi satıcıların müşterilerine vade tanımlamalarına neden olduğundan satışlarında artış söz konusu olmaktadır.
  • D)Faktöring yoluyla sağlanan finansman kaynağı diğer finansman kaynaklarına göre daha esnektir.
  • E)Yapılan satışların değeri küçük ve fatura sayısı çoksa faktöring işleminin maliyeti de düşük olur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E'dir. Faktöring, alacakların devri işlemidir ve maliyet yapısı, devredilen alacakların hacmi ve risk profili ile doğru orantılıdır. Küçük değerli ve çok sayıda faturanın faktör edilmesi, işlem başına düşen idari ve operasyonel masrafları artırır. Bu durum, birim maliyetleri yükselterek toplam faktöring maliyetinin yüksek olmasına neden olur. Dolayısıyla, "maliyetin düşük olacağı" iddiası faktöring ekonomisiyle bağdaşmaz ve yanlıştır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Faktöring, ticari kredilere kıyasla genellikle daha pahalıdır; kârlılığı artırıcı bir maliyet avantajı sunmaz. B) Faktör şirketleri, bankaların katı kredi süreçlerine kıyasla daha az bürokrasi ve formalite gerektirir. C) Satıcılara vade tanıma esnekliği, müşterileri çekerek satış hacminde artışa yol açabilir. D) Alacak portföyüne dayalı olması, diğer kaynaklara göre daha esnek bir finansman imkânı sağlar.

Bilinmesi gereken kural: Faktöring maliyeti, işlem hacmi küçüldükçe ve fatura adedi arttıkça birim bazda yükselir; bu nedenle küçük ve çok sayıda fatura için maliyet avantajı beklenmemelidir.

Soru 24 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Aşağıdakilerden hangisi kısa vadeli fon kaynakları arasında sayılmaz?

  • A)Finansman Bonosu
  • B)Repo İşlemleri
  • C)Hazine Bonosu
  • D)Tahviller
  • E)Faktöring
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Tahviller, şirketlerin veya kamu kurumlarının uzun vadeli (genellikle 1 yıldan fazla) finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla çıkardığı borçlanma senetleridir. Finansal yönetim ilkelerine göre, vadesi bir yılı aşan araçlar "uzun vadeli" olarak sınıflandırılır. Bu nedenle tahviller, kısa vadeli fon kaynakları arasında yer almaz.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Finansman bonosu, genellikle 1 yıl veya daha kısa vadeli olmak üzere ihraç edilen kısa vadeli bir araçtır. B) Repo işlemleri, likidite yönetimi için kullanılan ve genellikle çok kısa vadeli (gecelik veya haftalık) finansman araçlarıdır. C) Hazine bonosu, devletin kısa vadeli bütçe açıklarını finanse etmek için çıkardığı, vadesi genellikle 1 yılı geçmeyen bir araçtır. E) Faktöring, alacakların erken nakde çevrilmesi işlemi olup likidite sağladığı için kısa vadeli fonlama aracı kabul edilir.

Bilinmesi gereken kural: Kısa vadeli fon kaynakları, vadesi 1 yılı geçmeyen ve likidite ihtiyacını karşılayan araçlardır; tahvil gibi 1 yıldan uzun vadeli borçlanma senetleri bu kapsam dışındadır.

Soru 25 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan aşağıdaki komitelerden hangisinin tüm üyelerinin bağımsız yönetim kurulu üyesi niteliğinde olması gerekmektedir?

  • A)Kurumsal Yönetim Komitesi
  • B)Riskin Erken Saptanması Komitesi
  • C)Denetimden Sorumlu Komite
  • D)Aday Gösterme Komitesi
  • E)Ücret Komitesi
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, Denetimden Sorumlu Komite üyelerinin tamamı bağımsız yönetim kurulu üyesi olmak zorundadır. Bu düzenlemenin temel amacı, denetim sürecinin tarafsızlığını, nesnelliğini ve finansal raporlama kalitesini güvence altına almaktır. Bağımsız üyeler, şirket yönetimi ve dış denetçi arasındaki etkileşimi gözeterek, finansal şeffaflığı sağlar ve hissedarların menfaatlerini korur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) Kurumsal Yönetim Komitesi: Üyelerin çoğunluğunun bağımsız olması yeterlidir, tüm üyelerin bağımsız olması zorunlu değildir.
  • B) Riskin Erken Saptanması Komitesi: Yönetim kurulu üyelerinden oluşur ancak tüm üyelerin bağımsız olması şartı aranmaz.
  • D) Aday Gösterme Komitesi: Üyelerin çoğunluğunun bağımsız olması esastır, tüm üyelerin bağımsız olması gerekmez.
  • E) Ücret Komitesi: Yönetim kurulu üyelerinden oluşur ve tüm üyelerin bağımsız olması zorunluluğu yoktur.

Bilinmesi gereken kural: SPK Kurumsal Yönetim Tebliği’nde, bağımsızlık şartı en sıkı şekilde yalnızca Denetimden Sorumlu Komite için tüm üyeler üzerinden talep edilmiştir.

Soru 26 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, bağımsız üye olarak nitelendirilen yönetim kurulu üyesinin aşağıdaki kriterlerden hangisini taşıması beklenmez?

  • A)Şirket faaliyetlerinin işleyişini takip edebilecek ve üstlendiği görevlerin gereklerini tam olarak yerine getirebilecek ölçüde şirket işlerine zaman ayırabiliyor olması.
  • B)Bağımsız yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle üstleneceği görevleri gereği gibi yerine getirecek mesleki eğitim, bilgi ve tecrübeye sahip olması.
  • C)Bağlı oldukları mevzuata uygun olması şartıyla, üniversite öğretim üyeliği hariç, üye olarak seçildikten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında tam zamanlı çalışmıyor olması.
  • D)Yönetim kurulu üyesi olarak seçilen tüzel kişi adına tescil ve ilan edilmiş olması.
  • E)31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre Türkiye’de yerleşmiş sayılması.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin 13. maddesine göre, bağımsız yönetim kurulu üyeleri gerçek kişi olmak zorundadır. Tüzel kişilerin yönetim kurulu üyesi olamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, bir tüzel kişinin bağımsız üye olarak nitelendirilmesi beklenmez; bu durum mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Bağımsız üyelerin görevlerini yerine getirecek kadar zaman ayırabilmesi, Tebliğ’de aranan temel niteliklerden biridir. B) Mesleki bilgi ve tecrübeye sahip olma şartı, üyenin yeterliliği için zorunludur. C) Kamu kurumlarında tam zamanlı çalışmama şartı, bağımsızlık ilkesini korumak için getirilmiştir; üniversite öğretim üyeliği bu kısıtlamadan muaf tutulmuştur. E) Gelir Vergisi Kanunu’na göre Türkiye’de yerleşmiş sayılma şartı, vergi ve yasal uyumluluk açısından aranan bir kriterdir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız yönetim kurulu üyeliği yalnızca gerçek kişilere tanınan bir statüdür; tüzel kişiler bu görevi üstlenemez.

Soru 27 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre yönetim kurulunun yapısı, işlevi ve faaliyet esasları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  • A)Yönetim kurulu şirketin stratejik hedeflerini tanımlar.
  • B)Yönetim kurulu, yılda en az bir kez risk yönetimi ve iç kontrol sistemlerinin etkinliğini gözden geçirir.
  • C)Yönetim kurulu şirket yönetiminin performansını denetler.
  • D)Yönetim kurulu içerisindeki bağımsız üye sayısı toplam üye sayısının üçte ikisinden az olamaz.
  • E)Yönetim kurulu şirketin ihtiyaç duyacağı iş gücü ile finansal kaynakları belirler.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin II-14.1 maddesine göre, yönetim kurulundaki bağımsız üye sayısı toplam üye sayısının üçte birinden az olamaz. D şıkkında "üçte iki" ifadesi kullanıldığı için bu ifade yanlıştır ve sorunun "söylenemez" şartını karşılar.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Yönetim kurulu, şirketin stratejik hedeflerini belirleme yetkisine sahiptir; bu nedenle doğrudur. B) Tebliğ, yönetim kurulunun risk yönetimi ve iç kontrol sistemlerini yılda en az bir kez gözden geçirmesini zorunlu kılar; bu nedenle doğrudur. C) Yönetim kurulunun temel görevlerinden biri, şirket yönetiminin (genel müdür vb.) performansını denetlemektir; bu nedenle doğrudur. E) Yönetim kurulu, şirketin ihtiyaç duyacağı iş gücü ve finansal kaynakların belirlenmesinde karar merciidir; bu nedenle doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim tebliğine göre yönetim kurulunda bağımsız üye oranı asgari %33,33’ür (üçte bir), %66,67 (üçte iki) değildir.

Soru 28 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre aşağıdakilerden hangisi Riskin Erken Saptanması Komitesinin görevleri arasında yer almaz?

  • A)Şirketin hizmet alacağı bağımsız denetim kuruluşu ile bu kuruluşlardan alınacak hizmetlerin belirlenmesi ve yönetim kurulunun onayına sunulması.
  • B)Şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşürebilecek risklerin erken teşhis edilmesi.
  • C)Tespit edilen risklerle ilgili gerekli önlemlerin alınması.
  • D)Riskin yönetilmesi amacıyla çalışmalar yapılması.
  • E)Risk yönetim sistemlerinin en az yılda bir kez gözden geçirilmesi.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca, bağımsız denetim kuruluşunun seçimi, hizmet kapsamının belirlenmesi ve ücretlendirme gibi hususlar Denetim Komitesinin yetki ve sorumluluğundadır. Riskin Erken Saptanması Komitesi ise öncelikle şirketin varlığını tehdit eden risklerin tespiti, önlem alınması, risk yönetimi çalışmalarının yürütülmesi ve yıllık sistem gözden geçirmesi gibi operasyonel ve stratejik risk odaklı görevleri üstlenir. Dolayısıyla denetçi seçimi, denetim komitesinin asli görevi olduğu için bu komitenin görevleri arasında yer almaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B Şıkkı: Riskin erken teşhisi, komitenin temel görevlerinden biridir.
  • C Şıkkı: Tespit edilen risklere karşı önlem alınması, komitenin vazgeçilmez bir görevidir.
  • D Şıkkı: Risk yönetimi amacıyla çalışmalar yürütmek, komitenin görev alanına girer.
  • E Şıkkı: Risk yönetim sistemlerinin yılda bir kez gözden geçirilmesi, teblihte açıkça belirtilen bir görevdir.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetçi seçimi ve denetim sözleşmesi konuları Denetim Komitesi’nin, risk tespiti ve yönetimi ise Riskin Erken Saptanması Komitesi’nin yetki alanındadır; bu iki komitenin görevleri karıştırılmamalıdır.

Soru 29 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, yönetim kurulu tarafından hazırlanan faaliyet raporunda aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A)Yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin şirket dışında yürüttükleri görevler hakkında bilgi ve yönetim kurulu üyelerinin bağımsızlığına ilişkin beyanları
  • B)Yatırımcılar ile ortaklık arasındaki bilgi ve belgelere ilişkin kayıtlar
  • C)Şirket aleyhine açılan önemli davalar ve olası sonuçları hakkında bilgi
  • D)Şirket faaliyetlerini önemli derecede etkileyebilecek mevzuat değişiklikleri hakkında bilgi
  • E)Yönetim kurulunun yıl içerisindeki toplantı sayısı ve yönetim kurulu üyelerinin söz konusu toplantılara katılım durumu
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’nin Faaliyet Raporu hazırlama esaslarını düzenleyen ilgili hükmüne göre, faaliyet raporunun amacı şirketin finansal durumu ve faaliyet sonuçları hakkında şeffaf bilgi vermektir. Bu kapsamda; yönetim kurulu üyelerinin dış görevleri, bağımsızlık beyanları (A), şirket aleyhine açılan önemli davalar (C), mevzuat değişiklikleri (D) ve yönetim kurulu toplantı sayıları ile katılım durumları (E) raporun zorunlu unsurları arasındadır. Ancak "yatırımcılar ile ortaklık arasındaki bilgi ve belgelere ilişkin kayıtlar", faaliyet raporunda yer almayan, şirket içi iletişim protokollerini veya gizli dokümanları ifade eden ve şeffaflık ilkesiyle doğrudan örtüşmeyen bir maddedir. Bu nedenle B şıkkı raporda bulunmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yönetim kurulu üyelerinin dış görevleri ve bağımsızlık beyanları, Tebliğ uyarınca raporun ayrıntılı olarak içermesi gereken zorunlu bir bölümdür. C) Şirket aleyhine açılan önemli davalar ve olası sonuçları, risklere ilişkin şeffaflık için raporda mutlaka yer almalıdır. D) Faaliyetleri etkileyebilecek mevzuat değişiklikleri, işletme ortamına ilişkin önemli bilgilerden olup raporda belirtilmek zorundadır. E) Yönetim kurulunun toplantı sayısı ve katılım durumları, kurumsal yönetim uygulamasının etkinliğini gösteren zorunlu bir göstergedir.

Bilinmesi gereken kural: Faaliyet raporu, şirketin finansal ve operatif performansını, risklerini ve yönetim yapısını şeffaf bir şekilde ortaya koyan bir iletişim aracıdır; ancak şirket içi gizli kayıtlar veya özel iletişim protokolleri bu raporun kapsamı dışındadır.

Soru 30 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, menfaat sahipleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Menfaat sahipleri bakımından sonuç doğuran önemli kararlarda menfaat sahiplerinin görüşleri alınır.
  • B)Şirket çalışanları menfaat sahipleri arasında yer alır.
  • C)Menfaat sahipleri haklarının korunması ile ilgili şirket politikaları ve prosedürleri hakkında yeterli bir şekilde bilgilendirilir.
  • D)Şirket müşterileri menfaat sahipleri arasında yer almaz.
  • E)Menfaat sahiplerinin şirket yönetimine katılımını destekleyici modeller şirket faaliyetlerini aksatmayacak şekilde geliştirilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre menfaat sahipleri; çalışanlar, tedarikçiler, müşteriler, tüketiciler, kredi verenler, devlet, toplum ve çevreyi kapsar. Dolayısıyla müşterilerin menfaat sahipleri arasında yer alması esastır. D şıkkı, müşterilerin menfaat sahipleri olmadığını iddia ederek bu açık hükmü ihlal ettiği için yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, önemli kararların alınırken menfaat sahiplerinin görüşlerinin alınmasının zorunlu kılınması nedeniyle doğrudur. B şıkkı, çalışanların açıkça menfaat sahibi olarak tanımlanması nedeniyle doğrudur. C şıkkı, menfaat sahiplerinin hakları ve şirket politikaları hakkında bilgilendirilmesinin sağlanması gerektiği için doğrudur. E şıkkı, katılım modellerinin şirket faaliyetlerini aksatmayacak şekilde geliştirilmesinin istenmesi nedeniyle doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal yönetim çerçevesinde müşteriler, tüketiciler ve toplum gibi dış paydaşlar da çalışanlar kadar kritik menfaat sahipleri statüsündedir ve haklarının korunması şirketin temel yükümlülüğüdür.

Soru 31 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, şirketlerde yönetim kurulu üye sayısı her durumda kaç üyeden az olamaz?

  • A)2
  • B)3
  • C)4
  • D)5
  • E)6
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 2013/11 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği"ne göre, anonim şirketlerde yönetim kurulu en az 5 üyeden oluşmak zorundadır. Bu düzenleme, şirketin denetim ve karar alma mekanizmalarının daha geniş bir temsil ve uzmanlık yelpazesiyle yürütülmesini amaçlar. Dolayısıyla, 5 üyeden az bir yönetim kurulu kurmak tebliğe aykırıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A) 2: İki üye, teblipte öngörülen asgari 5 kişilik sınırın çok altındadır.
  • B) 3: Üç üye, yasal asgari sınırın altında kaldığı için geçersizdir.
  • C) 4: Dört üye, yine 5 kişilik zorunlu minimum sayının eksikliğidir.
  • E) 6: Altı üye, asgari sınırı karşıladığı için yanlış değildir ancak soru "az olamaz" yani alt sınırı sorduğu için en doğru ve kesin sınır 5'tir; 6 sayısal olarak izin verilen bir sayıdır ancak asgari zorunluluk 5'tir.

Bilinmesi gereken kural: Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca anonim şirketlerde yönetim kurulu asgari 5 üyeden oluşmalıdır.

Soru 32 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan komitelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  • A)İcra başkanı/genel müdür komitelerde görev alabilir.
  • B)Komitelerin en az 3 üyeden oluşması gerekir.
  • C)Komitelerin başkanları bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.
  • D)Aday gösterme komitesinin üyeleri tamamen icrada görevli olan üyelerden oluşur.
  • E)Yönetim kurulu üyesi olmayan kişiler, denetimden sorumlu komitede yer alabilir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği’ne göre, denetimden sorumlu komite ile aday gösterme komitelerinin başkanları, yönetim kurulu bağımsız üyeleri arasından seçilir. Bu düzenleme, komitelerin tarafsızlığını ve objektifliğini güvence altına almak amacıyla yapılmıştır. Dolayısıyla C seçeneği, mevzuata tam uyumlu bir ifadedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü icra başkanı/genel müdür, denetimden sorumlu komitede görev alamaz. B şıkkı yanlıştır çünkü komitelerin en az üç üyeden oluşması zorunlu değildir; üye sayısı komite türüne göre değişebilir. D şıkkı yanlıştır çünkü aday gösterme komitesinin üyeleri tamamen icrada görevli kişilerden oluşamaz; bağımsız üyelerin de dahil olması gerekir. E şıkkı yanlıştır çünkü denetimden sorumlu komitenin üyeleri mutlaka yönetim kurulu üyesi olmalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetimden sorumlu ve aday gösterme komitelerinin başkanları, SPK Kurumsal Yönetim Tebliği uyarınca mutlaka bağımsız yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.

Soru 33 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, bir yönetim kurulu üyesinin “bağımsız üye” olarak nitelendirilebilmesi için şirketin yönetim kurulunda son 10 yıl içerisinde kaç yıldan fazla yönetim kurulu üyeliği yapmamış olması gerekir?

  • A)3
  • B)5
  • C)6
  • D)7
  • E)8
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun 1/1/2017 tarihli ve 1/1/2017 sayılı "Kurumsal Yönetim Tebliği"ne (Tebliğ Seri: II, 14.1) göre, bağımsız üye adaylarının son 10 yıl içinde şirketin yönetim kurulunda en fazla 6 yıl görev yapmış olması gerekir. Yani, 6 yıldan fazla (yani 7 yıl ve üzeri) yönetim kurulu üyeliği yapmamış olmalıdır. Bu kural, üyenin şirketle olan bağımsızlığını korumasını ve tarafsızlığını güvence altına almayı amaçlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) 3 yıl, teblihte öngörülen maksimum süre sınırı değildir. B) 5 yıl, bağımsızlık kriteri için belirlenen yasal limitin altındadır. D) 7 yıl, 6 yılı aşan bir süredir; bu durumda aday bağımsız sayılmaz. E) 8 yıl, 6 yılı aşan bir süredir; bu durumda aday bağımsız sayılmaz.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız üye olmak için son 10 yıl içinde yönetim kurulunda en fazla 6 yıl görev yapılabilir, 6 yılı aşan süre bağımsızlığı ortadan kaldırır.

Soru 34 · 2021/11 · Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim

Kurumsal Yönetim Tebliğine göre, paylarının ilk defa halka arz edilmesi ve/veya borsada işlem görmeye başlaması için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuran/başvurulan ortaklıkların, paylarının borsada işlem görmeye başlaması tarihinden itibaren yükümlülüklerini kaç ay içerisinde yerine getirmeleri gerekmektedir?

  • A)6
  • B)7
  • C)8
  • D)9
  • E)10 Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 13/06/2013 tarihli ve 14/6/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan "Kurumsal Yönetim Tebliği" (Seri: II, 14.1) hükümlerine göre, payları ilk kez halka arz edilen veya borsada işlem görmeye başlayan şirketler, borsada işlem görmeye başladıkları tarihten itibaren en geç 6 ay içinde Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne uyum sağlamaları ve bu uyumu gösteren raporları yayınlamaları zorunludur. Bu süre, şirketlerin kurumsal yönetim standartlarına tam uyum için gerekli hazırlık sürecini tamamlamasına olanak tanıyan yasal bir geçiş süresidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B şıkkı (7 ay), C şıkkı (8 ay), D şıkkı (9 ay) ve E şıkkı (10 ay) teblipte öngörülen yasal süre ile uyuşmamaktadır; tebliğ açıkça 6 aylık bir süre tanıdığı için bu seçenekler hukuki dayanaktan yoksundur.

Bilinmesi gereken kural: İlk halka arz veya borsa işlemi başlayan şirketler, kurumsal yönetim ilkelerine uyum yükümlülüklerini işlem tarihinden itibaren 6 ay içinde yerine getirmek zorundadır.

Kurumsal Yönetim İlkeleri ve Finansal Yönetim dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması