2023/11 KGK Bağımsız Denetçilik Türkiye Denetim Standartları Soruları ve Çözümleri

2023/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Türkiye Denetim Standartları dersinden çıkan 33 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Bilanço tarihinden sonraki olaylar, finansal tabloların tarihi ile denetçi raporu tarihi arasındaki dönemde gerçekleşen olaylar ile denetçinin, denetçi raporu tarihinden sonra haberdar olduğu durumlardır. II. Denetçinin, denetçi raporu tarihinden sonra meydana gelen olaylara karşı sorumluluğu devam etmektedir. III. Denetçi raporu tarihinden sonra finansal tabloların yayımlandığı tarihten önce haberdar olduğu ve denetçi raporu tarihinde haberdar olması hâlinde raporunu değiştirmesine sebep olabilecek bir durumun mevcut olması halinde denetçi, finansal tablolarda değişiklik yapılmasının gerekli olup olmadığına karar verir. BDS 560 Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar uyarınca yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)II, III
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 560’a göre I. ifade doğrudur; bilanço tarihinden sonraki olaylar, rapor tarihine kadar olanlar ile rapor tarihinden sonra keşfedilenler olarak iki gruba ayrılır. III. ifade de doğrudur; denetçi, rapor tarihinden sonra ancak tablo yayımlanmadan önce kritik bir hata fark ederse, tablonun düzeltilmesi gerekip gerekmediğini değerlendirir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. ifade yanlıştır çünkü denetçinin, rapor tarihinden sonra meydana gelen olaylara karşı yasal bir sorumluluğu bulunmamaktadır; sadece rapor tarihinden önceki olayları ve o tarihte bilinenleri kapsar.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, rapor tarihinden sonra yeni olaylar için sorumluluk taşımaz, ancak tablo yayımlanmadan önce rapor tarihindeki durumu etkileyen hataları fark ederse düzeltme talep etme yükümlülüğü vardır. Bu ayrım, denetçinin sorumluluk sınırlarını netleştirir.

Soru 2 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetimin amacı ve kapsamı II. Yönetimin sorumlulukları III. Önceki döneme ait denetimin sonuçları IV. Denetimin mesleki şüphecilik içinde yürütülmesi gerektiği BDS 210 Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması uyarınca yukarıdakilerden hangisi veya hangileri denetim sözleşmesinde yer alması gereken hususlar arasındadır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız IV
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)I, II, IV A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap C

BDS 210, denetim sözleşmesinde yer alması gereken temel hususları açıkça tanımlar. Doğru cevap C şıkkıdır (I ve II).

Neden Doğru? BDS 210’un 11. maddesi uyarınca, denetim sözleşmesinde mutlaka bulunması gereken iki temel unsur vardır:

  • Denetimin amacı ve kapsamı (I): Denetçinin hangi finansal tablolara bakacağı ve denetimin kapsamı belirtilmelidir.
  • Yönetimin sorumlulukları (II): Yönetimin finansal tablolara hazırlama ve iç kontrol kurulumu gibi sorumlulukları açıkça yazılmalıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • III (Önceki döneme ait denetim sonuçları): BDS 210, önceki denetim sonuçlarının sözleşmede yer almasını zorunlu kılmaz; bu bilgi genellikle ön bilgi olarak alınır ancak sözleşme şartı değildir.
  • IV (Mesleki şüphecilik): BDS 200 ve BDS 200 serisi, denetçinin genel davranış ilkelerini (şüphecilik vb.) düzenler; ancak bu genel ilkeler sözleşme maddesi olarak yazılmaz, denetçinin mesleki yükümlülüğüdür.

Bilinmesi gereken kural: BDS 210’a göre denetim sözleşmesinde sadece "denetimin amacı/kapsamı" ve "yönetimin sorumlulukları" zorunlu olarak yer almalıdır.

Soru 3 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Yönetim tarafından bilinen tüm iç kontrol eksikliklerinin denetçiye iletilip iletilmediği II. Finansal tablolarda düzeltme veya açıklama gerektiren bilanço tarihinden sonraki olayların uygun şekilde ele alınıp alınmadığı III. Muhasebe kayıtlarının mevcut olmadığı yıla ait işçi ücretlerinin doğru şekilde beyan edilip edilmediği IV. Yönetimin finansal tabloların hazırlanması ve sunumuna ilişkin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği BDS 580 Yazılı Beyanlar uyarınca yukarıdaki hususlardan hangisi veya hangilerinin teyidi için yazılı beyanların denetim kanıtı olarak kullanılması uygun değildir?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)II, IV
  • D)I, II, III
  • E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 580 (Yazılı Beyanlar), denetçinin yazılı beyanları kanıt olarak kullanabileceği durumları ve sınırlarını belirler. Doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? BDS 580.10 paragrafına göre, yazılı beyanlar, denetçinin diğer kanıtları tamamlaması veya çelişkileri gidermesi amacıyla kullanılır. Ancak, III. şıkta bahsedilen "muhasebe kayıtlarının mevcut olmadığı" bir durum söz konusudur. BDS 580.11'e göre, yazılı beyanlar, denetçinin elde edebileceği diğer uygun kanıtların yerini tutmaz. Muhasebe kaydı yoksa, denetçi ücretlerin doğruluğunu teyit etmek için yazılı beyana güvenemez; bu, yetersiz bir kanıt kaynağıdır. Bu nedenle III için yazılı beyan kanıt olarak kullanılması uygun değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • I: Yönetimin iç kontrol eksikliklerini bildirmesi, BDS 580 kapsamında yazılı beyan alınması gereken standart bir husustur.
  • II: Bilanço sonrası olayların muhasebeleştirilmesi, yönetimin sorumluluğundadır ve yazılı beyanla teyit edilmesi uygundur.
  • IV: Finansal tablo hazırlama sorumluluğu, BDS 580 uyarınca yazılı beyanla teyit edilmesi zorunlu temel husustur.

Bilinmesi gereken kural: Yazılı beyanlar, mevcut olmayan muhasebe kayıtları gibi somut verilerin doğruluğunu teyit etmek için tek başına yeterli kanıt oluşturamaz.

Soru 4 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetim planı, genel denetim stratejisinden önce oluşturulur. II. Denetim planı, genel denetim stratejisinden daha ayrıntılıdır. III. Genel denetim stratejisi ve denetim planı oluşturulduktan sonra değiştirilemez. BDS 300 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması uyarınca denetim planı ve denetim stratejisiyle ilgili olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız II
  • B)Yalnız III
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)II, III TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 300’e göre, denetim süreci önce Genel Denetim Stratejisi ile başlar. Strateji, kapsam, zamanlama ve yönü belirleyen üst düzey bir çerçevedir. Bu çerçeve belirlendikten sonra, denetimin nasıl uygulanacağına dair detayları içeren Denetim Planı hazırlanır. Dolayısıyla I. ifade yanlıştır; plan stratejiden sonra yapılır.

II. ifade doğrudur. Strateji genel hatları çizerken, denetim planı denetim prosedürlerinin, test edilecek hesap kalemlerinin ve kullanılacak denetim yöntemlerinin detaylı listesini içerir. Yani plan, stratejiye kıyasla çok daha ayrıntılıdır.

III. ifade yanlıştır. BDS 300, denetim planı ve stratejisinin esnek olması gerektiğini vurgular. Denetim ilerledikçe elde edilen bulgular, beklenmedik durumlar veya değişen koşullar nedeniyle bu belgeler güncellenebilir ve değiştirilebilir. Sabit kalıpları yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Genel denetim stratejisi önce oluşturulur ve daha geniş bir çerçeve çizer; denetim planı ise stratejiye dayalı, daha detaylı ve değiştirilebilir bir belgedir.

Soru 5 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 570 İşletmenin Sürekliliği uyarınca aşağıdakilerden hangisi, işletmenin finansal durumuyla ilgili olarak işletmenin sürekliliğini devam ettirme kabiliyetine yönelik ciddi şüphe oluşturabilecek faktörler arasında yer almaz?

  • A)Önemli hammadde darboğazı
  • B)Net yükümlülük pozisyonu
  • C)Temettü ödemelerindeki gecikme veya kesilmeler
  • D)Alacaklılara vade tarihinde ödeme yapılamaması
  • E)Kredi sözleşmelerinin şartlarına uyulamaması
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 570, "İşletmenin Sürekliliği" standardıdır. Bu standart, denetçinin, işletmenin faaliyetlerini normal şekilde sürdürme kabiliyetinde ciddi şüphe uyandıran olay veya koşulları değerlendirmesini gerektirir.

Doğru Cevap Neden A? BDS 570 Ek-1’de yer alan "Ciddi Şüphe Uyandıran Örnekler" listesinde finansal, işletme ve diğer faktörler ayrılmıştır. "Önemli hammadde darboğazı" (A şıkkı), tedarik zinciri veya üretim kapasitesiyle ilgili işletme (operasyonel) faktörler grubundadır. Soru özellikle "işletmenin finansal durumuyla ilgili" faktörleri sorduğu için, operasyonel bir sorun olan hammadde darboğazı bu kapsam dışı kalır. Diğer şıklar ise doğrudan likidite, borç yapısı ve ödeme gücü gibi finansal göstergelerdir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Net yükümlülük pozisyonu: İşletmenin aktiflerinin pasiflerinden az olması, finansal zorluğu gösteren temel bir finansal faktördür.
  • C) Temettü ödemelerindeki gecikme: Nakit akışı yetersizliğinin ve finansal kısıtların bir göstergesidir.
  • D) Alacaklılara ödeme yapılamaması: Likidite krizinin doğrudan ve en net finansal belirtisidir.
  • E) Kredi sözleşmelerine uyulamaması: Finansal kısıtların ihlali, bankaların kredi çekmesini zorlaştırarak finansal durumu olumsuz etkiler.

Bilinmesi gereken kural: BDS 570’ta finansal durumla ilgili şüpheler; borçluluk, nakit akışı ve likidite gibi mali göstergelerden kaynaklanırken, hammadde veya personel gibi sorunlar işletme (operasyonel) faktörler olarak sınıflandırılır.

Soru 6 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Performans önemliliği belirlendikten sonra denetim bitene kadar değiştirilemez. II. Performans önemliliği, bir bütün olarak finansal tablolar için belirlenen önemlilikten yüksek olamaz. III. Performans önemliliği, yalnızca finansal tablolar düzeyinde belirlenebilir; işlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalar düzeyinde belirlenemez. BDS 320 Bağımsız Denetimin Planlanması ve Yürütülmesinde Önemlilik uyarınca performans önemliliğiyle ilgili olarak yukarıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)Yalnız III
  • D)I, III
  • E)I, II, III A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 320’ye göre performans önemliliği, bir bütün olarak finansal tablolar için belirlenen önemlilikten yüksek olamaz (Madde 10). Bu nedenle II. ifade doğrudur.

I. ifade yanlıştır çünkü denetçi, yeni bilgiler elde edilmesi veya denetim ortamında değişiklik olması durumunda performans önemliliğini yeniden gözden geçirebilir ve değiştirebilir; sabit değildir. III. ifade yanlıştır çünkü performans önemliliği, finansal tablolar düzeyinde olduğu gibi işlem sınıfları, hesap bakiyeleri ve açıklamalar düzeyinde de belirlenebilir; bu sınırlı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Performans önemliliği, genel önemlilikten yüksek olamaz ve denetim sürecinde gerek duyulduğunda revize edilebilir.

Özetle, denetim planlamasında esneklik esastır; ancak belirlenen üst sınır (genel önemlilik) aşılamaz. Sınavda "değiştirilemez" veya "yalnızca düzey" gibi mutlak ifadeler genellikle hatalıdır. BDS 320’nin temel mantığı, denetçinin mesleki muhakemesiyle önemlilik düzeylerini dinamik olarak yönetmesidir. Bu kuralı ezberlemek yerine, denetim sürecinin doğası gereği değişken olduğunu hatırlamak, benzer sorularda hızlı karar vermenizi sağlar.

Soru 7 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 520 Analitik Prosedürler uyarınca analitik maddi doğrulama prosedürlerinin tasarlanması açısından verilerin güvenilir olup olmadığına karar verilirken aşağıdaki faktörlerden hangisi dikkate alınmaz?

  • A)Mevcut bilgilerin kaynağı
  • B)Mevcut bilgilerin karşılaştırılabilirliği
  • C)Mevcut bilgilerin önemlilik düzeyi
  • D)Mevcut bilgilerin niteliği ve ihtiyaca uygunluğu
  • E)Tam, doğru ve geçerli bilgilerin hazırlanmasına yönelik kontroller
Çözümü göster — doğru cevap C

BDS 520 (Analitik Prosedürler) standardına göre, analitik prosedürlerin tasarımı ve uygulanması sırasında denetçinin, kullanılan verilerin güvenilirliğine dair bir kanaat oluşturması gerekir. Bu güvenilirlik değerlendirmesi yapılırken dikkate alınan temel faktörler şunlardır: Mevcut bilgilerin kaynağı (A şıkkı), karşılaştırılabilirliği (B şıkkı), niteliği ve ihtiyaca uygunluğu (D şıkkı) ile bu bilgilerin hazırlanmasına yönelik iç kontrollerin etkinliği (E şıkkı). Standardın açık hükümlerine göre, "önemlilik düzeyi" (C şıkkı), verinin güvenilirliğinin belirlenmesinde kullanılan bir kriter değildir. Önemlilik, denetim riskinin ve bulguların değerlendirilmesinde kullanılan ayrı bir kavramdır; verinin kendisinin güvenilir olup olmadığına karar verirken doğrudan bir faktör olarak göz önünde bulundurulmaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Kaynak, verinin güvenilirliğini belirleyen temel unsurdur. B) Karşılaştırılabilirlik, anlamlı analizler için şarttır. D) Nitelik ve uygunluk, verinin amaca hizmet edip etmediğini gösterir. E) İç kontroller, verinin doğruluğunu güvence altına alır.

Bilinmesi gereken kural: Analitik prosedürlerde veri güvenilirliği; kaynak, karşılaştırılabilirlik, nitelik ve iç kontrollerle değerlendirilir; önemlilik ise güvenilirlik kriteri değildir.

Soru 8 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar uyarınca denetçinin, müşteriden önemli bir hediye kabul etmiş olması ve bu durumun kamuya açıklanacağı hususuyla tehdit edilmesi, temel ilkelere uyumu engelleyen aşağıdaki tehditlerden hangisine daha iyi bir örnektir?

  • A)Taraf tutma tehdidi
  • B)Yıldırma tehdidi
  • C)Kişisel çıkar tehdidi
  • D)Yakınlık tehdidi
  • E)Kendi kendini denetleme tehdidi
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Yıldırma tehdidi'dir.

Neden Doğru? Türkiye Bağımsız Denetim ve Muhasebe Denetim Standartları (TBDMS) ve Etik Kurallar çerçevesinde, denetçinin kararlarını etkilemek amacıyla üzerinde baskı kurma veya olumsuz sonuçlarla tehdit etme durumu "Yıldırma Tehdidi" olarak tanımlanır. Müşterinin, denetçinin hediye kabul etme durumunu kamuya açıklama tehdidinde bulunması, denetçiyi etik kurallara aykırı davranmaktan vazgeçirmek veya belirli bir tutum sergilemeye zorlamak amacıyla uygulanan açık bir baskıdır. Bu durum, denetçinin mesleki muhakemesini ve bağımsızlığını koruma iradesini kırmayı hedeflediği için yıldırma tehdidine en net örnektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Taraf tutma tehdidi: Denetçinin, bir tarafın çıkarlarını diğerinin aleyhine koruyacak şekilde tarafsızlığını yitirmesi durumudur; burada baskı unsuru yoktur.
  • C) Kişisel çıkar tehdidi: Denetçinin maddi veya manevi çıkarları nedeniyle tarafsızlığını yitirmesidir; tehdit unsuru değil, içsel motivasyon söz konusudur.
  • D) Yakınlık tehdidi: Denetçinin, müşteriyle kurduğu çok yakın ilişki nedeniyle tarafsızlığını yitirmesidir; tehdit veya baskı içermez.
  • E) Kendi kendini denetleme tehdidi: Denetçinin, kendi veya bağlı olduğu firmanın verdiği hizmetleri denetlemesidir; bu senaryo ile ilgisi yoktur.

Bilinmesi gereken kural: Müşterinin olumsuz sonuçlarla tehdit ederek denetçinin davranışını veya kararını etkilemeye çalışması, bağımsızlığı zedeleyen "yıldırma tehdidi" olarak sınıflandırılır.

Soru 9 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme uyarınca örneklem seçim yöntemlerinden biri olan “rastgele (tesadüfi) seçim” yöntemiyle ilgili olarak aşağıda yer alan ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)İstatistiki bir seçim yöntemi olup, tesadüfi sayı tabloları gibi tesadüfi sayı üreteçleri yoluyla uygulanır.
  • B)Bu yöntemde, anakitledeki örnekleme birimi sayısı bir örnekleme aralığı oluşturmak için örneklem büyüklüğüne bölünür.
  • C)Bu yöntemde denetçi, örneklemi yapılandırılmış bir teknik izlemeksizin seçer.
  • D)Bu yöntem anakitlede art arda gelen kalemlerden oluşan blok(lar) arasından seçim yapılmasını içerir.
  • E)Bu yöntem kullanıldığında denetçi, örnekleme birimlerinin, örnekleme aralığının anakitledeki belirli kalıplarla örtüşmeyecek şekilde yapılandırıldığını tespit eder.
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 530’a göre rastgele seçim, her birim seçilme olasılığının bilindiği ve eşit olduğu istatistiki bir yöntemdir. Bu yöntem, bilgisayarlı rastgele sayı üreteçleri veya tesadüfi sayı tabloları kullanılarak uygulanır. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, sistematik seçimi tanımlar; rastgele seçimde aralık hesaplaması zorunlu değildir. C şıkkı, denetçinin yargısıyla yaptığı seçim yöntemini (önceden belirlenmiş kriterler dışı) ifade eder, istatistiki rastgele seçimi değil. D şıkkı, blok seçimi yöntemini tanımlar. E şıkkı ise sistematik seçimde dikkat edilmesi gereken bir uyarıdır, rastgele seçimin tanımı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Rastgele seçim, tesadüfi sayı üreteçleri kullanılarak her birimin eşit olasılıkla seçildiği istatistiki bir örnekleme tekniğidir.

Soru 10 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 550 İlişkili Taraflar uyarınca aşağıdakilerden hangisi denetçinin, işletmenin olağan iş akışı dışında gerçekleşen önemli bir ilişkili taraf işleminin iş mantığını değerlendirirken dikkate alacağı faktörler arasında yer almaz?

  • A)İşlemin gerçekleşmesi için açık ve mantıklı bir ticari gerekçenin bulunup bulunmadığı
  • B)Yönetimin, işlemin fiyatını piyasa şartlarında gerçekleşen benzer bir işlemle karşılaştırıp karşılaştırmadığı
  • C)Yönetimin, bu tür bir işlemin niteliğini ve muhasebeleştirilmesini üst yönetimden sorumlu olanlarla müzakere edip etmediği
  • D)İşlemin daha önce belirlenmemiş olan ilişkili tarafları kapsayıp kapsamadığı
  • E)Yönetimin, işlemin temelinde yatan ekonomik gerekçeler yerine, belirli bir muhasebe uygulamasına, daha fazla önem verip vermediği
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 550 (İlişkili Taraflar) standardına göre, denetçi olağan dışı ilişkili taraf işlemlerinin "iş mantığını" değerlendirirken, işlemin ticari gerekçelerini ve ekonomik gerçekliğini sorgular.

Doğru Cevap (B) Neden Doğru? Standart, denetçinin işlemin ticari gerekçelerini (A), muhasebe politikalarına aşırı odaklanılıp ekonomiden kaçınıp kaçınılmadığını (E) ve işlemin niteliğinin üst yönetime bildirilip bildirilmediğini (C) incelemesini gerektirir. Ancak BDS 550, denetçinin fiyat transferi veya piyasa koşulları analizini doğrudan yapmasını zorunlu kılmaz; bu, genellikle değerleme uzmanlarının veya vergi denetçilerinin görev alanıdır. Denetçinin temel odak noktası, işlemin varoluş nedenidir, fiyatlandırma metodolojisinin doğruluğu değil. Bu nedenle B şıkkı, iş mantığı değerlendirmesinin doğrudan bir parçası değildir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Ticari gerekçe, iş mantığının temel taşıdır; mutlaka değerlendirilir.
  • C: Muhasebe politikalarının üst yönetime bildirilmesi, iç kontrol ve şeffaflık açısından kritiktir.
  • D: Gizli ilişkili tarafların tespiti, işlemin gerçek amacını anlamak için hayati önem taşır.
  • E: Muhasebe uygulamasına aşırı odaklanma, ekonomik gerçekliğin gizlenmesine işaret edebilir; bu risk faktörüdür.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, ilişkili taraf işlemlerinin "iş mantığını" değerlendirirken işlemin ticari gerekçesine ve ekonomik gerçekliğine odaklanır; fiyatlandırma metodolojisinin piyasa koşullarıyla karşılaştırılması denetçinin doğrudan sorumluluğu veya iş mantığı değerlendirmesinin zorunlu bir adımı değildir.

Soru 11 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetçi raporu ve denetlenmiş finansal tabloların üçüncü tarafların erişimine sunulması II. Denetçi raporunun imzalanarak işletmeye sunulması III. Yönetim tarafından finansal tabloların hazırlanması IV. Yönetim tarafından finansal tabloların onaylanması BDS 560 Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar uyarınca yukarıda yer verilen olaylar aşağıdakilerin hangisinde kronolojik olarak doğru sıralanmıştır?

  • A)I, II, III, IV
  • B)I, IV, III, II
  • C)II, III, IV, I
  • D)III, IV, II, I
  • E)III, II, IV, I
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 560 (Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar) standardına göre süreç şu şekilde işler: Öncelikle yönetim, finansal tabloları hazırlar (III). Bu tabloların yayımlanabilmesi için yönetim tarafından onaylanması gerekir (IV). Onaydan sonra denetçi, denetim raporunu hazırlar ve imzalayarak işletmeye sunar (II). En son aşamada ise denetçi raporu ve denetlenmiş finansal tablolar, üçüncü tarafların erişimine sunulur (I). Dolayısıyla doğru sıra III-IV-II-I’dir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Şıkkı: Tabloların hazırlanmadan önce sunulması veya onaylanmadan önce imzalanması mantık ve mevzuata aykırıdır. B) Şıkkı: Onay ve hazırlama sırası ters olup, raporlama süreci ihmal edilmiştir. C) Şıkkı: Denetçi raporu, tablolar henüz hazırlanmamış veya onaylanmamışken imzalanamaz. E) Şıkkı: Denetçi raporu, yönetim onayından önce işletmeye sunulamaz.

Bilinmesi gereken kural: Finansal tablolar önce hazırlanır, sonra yönetim tarafından onaylanır, ardından denetçi raporu imzalanır ve en son üçüncü taraflara sunulur.

Soru 12 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 580 Yazılı Beyanlar uyarınca yazılı beyanlarla ilgili olarak aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçi yazılı beyanları, finansal tablolara ilişkin uygun sorumluluğu bulunan ve ilgili konular hakkında bilgiye sahip olan yöneticilerden talep eder.
  • B)Yazılı beyanlar, ele aldıkları konularla ilgili olarak tek başlarına yeterli ve uygun denetim kanıtı sağlar.
  • C)Yazılı beyanlar; finansal tabloları, bu tablolarda yer alan yönetim beyanlarını veya bu tabloları destekleyen defterleri ve kayıtları kapsamaz.
  • D)Yazılı beyanların tarihi, finansal tablolara ilişkin denetçi raporu tarihinden sonra olamaz.
  • E)Yazılı beyanlar denetçi raporunda atıf yapılan tüm finansal tabloları ve dönemleri kapsar.
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 580’e göre doğru cevap B şıkkıdır.

Neden Doğru? Standart açıkça belirtir ki, yazılı beyanlar tek başlarına yeterli ve uygun denetim kanıtı sağlamaz. Denetçi, beyanların doğruluğunu teyit etmek için bağımsız diğer kanıtları da edinmek zorundadır. Beyanlar, denetim sürecinin bir parçasıdır ancak tek başına kanıt niteliği taşımaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Doğrudur; beyanlar, sorumluluğu olan ve konuya hakim yöneticilerden talep edilir.
  • C: Doğrudur; beyanlar finansal tabloların kendisini veya defter kayıtlarını kapsamaz, sadece yönetim beyanlarını içerir.
  • D: Doğrudur; beyanların tarihi, denetçi raporu tarihinden sonra olamaz.
  • E: Doğrudur; beyanlar raporlanan tüm tabloları ve dönemleri kapsar.

Bilinmesi gereken kural: Yazılı beyanlar tek başına yeterli denetim kanıtı oluşturmaz; denetçi mutlaka bağımsız diğer kanıtları da temin etmelidir.

Soru 13 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Görüş paragrafı denetçi raporunda yer alan ilk paragraftır. II. Görüş paragrafının hemen ardından görüşün dayanağı paragrafı gelir. III. Raporun son bölümü olan mevzuattan kaynaklanan diğer yükümlülükler bölümü denetçinin sorumlulukları paragrafından sonra gelir. IV. Olumlu görüş dışında bir görüş verilmesi durumunda görüşün dayanağı paragrafı görüş paragrafından hemen önce gelir. BDS 700 Finansal Tablolara İlişkin Görüş Oluşturma ve Raporlama uyarınca denetçi raporuyla ilgili olarak yukarıda yer verilen ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)II, IV
  • D)I, II, III
  • E)I, II, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap D

BDS 700’e göre denetçi raporu, finansal tabloların sunulduğu bir bölümle başlar; ancak geleneksel yapıda "Görüş Paragrafı" asıl görüşü içerir ve raporun ana gövdesinde yer alır. Sorudaki ifade I, raporun ilk paragrafı olduğunu belirtir ki bu, BDS 700’ün standart rapor formatında "Giriş" veya "Finansal Tabloların Sunuluşu" bölümünden sonra gelen "Görüş" kısmının, raporun özünde ilk önemli yargı bölümü olarak kabul edilmesi bağlamında, sınav mantığında doğru kabul edilir (Not: Modern raporda "Giriş" önce gelir ama görüş paragrafı ana yargıdır, soru bağlamında I doğru kabul edilmiştir).

II. Doğrudur. BDS 700, görüş paragrafının hemen ardından "Görüşün Dayanağı" paragrafının gelmesini öngörür. III. Doğrudur. Denetçinin Sorumlulukları bölümünden sonra, mevzuattan kaynaklanan diğer yükümlülükler (varsa) gelir. IV. Yanlıştır. Olumsuz görüş veya ret gibi durumlarda bile "Görüşün Dayanağı" her zaman görüş paragrafından sonra gelir, önce değil.

Diğer Şıklar: A) I, II ve III de doğru olduğu için eksiktir. B) I ve II doğru olduğu için eksiktir. C) IV yanlış olduğu için elenir. E) IV yanlış olduğu için elenir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 700 uyarınca "Görüşün Dayanağı" paragrafı, verilen görüş türü ne olursa olsun, her zaman "Görüş Paragrafı'nın hemen ardından" gelir.

Soru 14 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

Aşağıdakilerden hangisi, GDS 3000 Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri uyarınca “dayanak denetim konusunun değerlendirilmesi ve ölçülmesi için kullanılan kıyaslama noktaları” şeklinde tanımlanan kıstasların taşıması gereken özellikler arasında yer almaz?

  • A)İhtiyaca uygunluk
  • B)Tamlık
  • C)Güvenilirlik
  • D)Önemlilik
  • E)Tarafsızlık ve anlaşılabilirlik
Çözümü göster — doğru cevap D

GDS 3000’e göre, dayanak denetim konusunun değerlendirilmesinde kullanılan kıyaslama noktalarının (kıstasların) taşıması gereken beş temel özellik vardır: İhtiyaca uygunluk, tamlık, güvenilirlik, tarafsızlık ve anlaşılabilirlik. Bu nedenle A, B, C ve E şıkları, standartta açıkça belirtilen zorunlu niteliklerdir.

D şıkkı olan "Önemlilik", kıstasların kendisine ait bir özellik değil; denetçinin mali tablolardaki yanlış ifade risklerini ve bulgularını değerlendirirken uyguladığı bir kavramsal çerçevedir. Önemlilik, kıstasın niteliğini belirleyen bir ölçüt değil, denetim sürecinin bütünlüğü içinde kullanılan bir eşik değeridir. Dolayısıyla, kıstasların "taşıması gereken özellikler" listesinde yer almaz.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) İhtiyaca uygunluk, kıstasların kullanıcıların karar verme ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği için zorunludur. B) Tamlık, kıstasların tüm önemli yönleri kapsaması gerektiği için gereklidir. C) Güvenilirlik, kıstasların doğru ve doğrulanabilir olmasını gerektirir. E) Tarafsızlık ve anlaşılabilirlik, kıstasların önyargısız ve net olması için şarttır.

Bilinmesi gereken kural: Kıstasların nitelikleri (uygunluk, tamlık, güvenilirlik, tarafsızlık, anlaşılabilirlik) ile denetimde kullanılan "önemlilik" kavramı birbirinden ayrılmamalı; önemliliğin bir kıstas özelliği olmadığı unutulmamalıdır.

Soru 15 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetime konu bilgilerin farklı birçok unsurdan oluşması durumunda, her bir unsura ilişkin ayrı sonuç bildirilebilir. II. Sınırlı güvence denetiminde elde edilen güvence seviyesi makul güvence denetiminde elde edilen güvence seviyesinden daha düşük olduğundan uygulanan prosedürlerin kapsamı daha dardır. III. Denetime konu bilginin önemli yanlışlık içermesine rağmen denetçinin duruma uygun olmayan bir sonuç bildirmesi riski olan makul güvence riski yalnızca makul güvence denetimlerinde söz konusudur. GDS 3000 Tarihi Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri uyarınca yukarıda yer alan ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)II, III A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır.

Neden Doğru? GDS 3000’e göre, denetime konu bilgilerin farklı unsurlardan oluşması halinde denetçi, her bir unsur için ayrı sonuç bildirebilir (I. ifade doğrudur). Ayrıca, sınırlı güvence denetiminde elde edilen güvence seviyesi makul güvence denetimine göre daha düşüktür; bu nedenle uygulanan prosedürlerin kapsamı ve niceliği daha dardır (II. ifade doğrudur).

Neden Yanlış? III. ifade yanlıştır çünkü "makul güvence riski" (olumlu ifade riski) sadece makul güvence denetimlerinde değil, sınırlı güvence denetimlerinde de "olumsuz ifade riski" olarak karşımıza çıkan benzer bir risk yapısı bulunur; ifade biçimi farklı olsa da risk kavramı her iki denetim türünde de mevcuttur.

Bilinmesi gereken kural Sınırlı denetimde prosedürler daha dardır ve sonuç olumsuz ifade ile sunulurken, makul denetimde prosedürler daha kapsamlıdır ve sonuç olumlu ifade ile sunulur; her iki durumda da ifade riski söz konusudur.

Soru 16 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetim şirketinin risk değerlendirme süreci II. Etik hükümler III. Bilgi ve iletişim IV. Denetimin yürütülmesi Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Kalite Yönetim Standartları uyarınca kalite kontrol sisteminden farklı olarak kalite yönetim sistemine yeni eklenen unsurlar arasında yer alır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız IV
  • C)I, III
  • D)II, III
  • E)III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Türkiye Kalite Yönetimi Standartları (TQS 1), denetim şirketlerinin kalite yönetim sistemini oluştururken izlemesi gereken unsurları belirler. Bu standart, geleneksel kalite kontrol unsurlarının ötesine geçerek, özellikle risk değerlendirme süreci (I) ve bilgi ve iletişim (III) gibi unsurları sistematik olarak dahil etmeyi zorunlu kılar. Geleneksel kalite kontrol sistemlerinde bu unsurlar bu kadar vurgulanmazken, TQS 1 ile birlikte şirketlerin risk odaklı yaklaşım benimsemesi ve iç/ dış iletişim mekanizmalarını güçlendirmesi esastır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şıktaki etik hükümler, hem kalite kontrol hem de kalite yönetim sistemlerinin temel ve ortak bir unsuru olduğu için "yeni eklenen" değildir. IV. şıktaki denetimin yürütülmesi ise denetim sürecinin kendisidir, kalite yönetim sisteminin yapısal bir bileşeni olarak "yeni eklenen" bir unsur olarak sınıflandırılmaz.

Bilinmesi gereken kural: TQS 1 kapsamında, kalite kontrol sisteminden farklı olarak risk değerlendirme süreci ve bilgi ile iletişim unsurları kalite yönetim sistemine yeni eklenen temel bileşenlerdir.

Soru 17 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

İHS 4400 Üzerinde Mutabık Kalınan Prosedürlerin Uygulandığı İşler uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçi, üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulandığı bir işe ilişkin makul veya sınırlı güvence içeren bir rapor sunar.
  • B)Denetçi, üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulandığı bir işte, kendisinin ve işi yaptıran tarafın üzerinde mutabık kaldığı prosedürleri uygular.
  • C)Düzenleyici bir kuruma raporlanan sera gazı emisyonlarının hacmi, üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulandığı işin yürütülebileceği konulardan biridir.
  • D)Üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulandığı işe ilişkin rapor tarihi, denetçinin üzerinde mutabık kalınan prosedürleri tamamladığı ve bulguları belirlediği tarihten önce olamaz.
  • E)Üzerinde mutabık kalınan prosedürlerin uygulandığı işe ilişkin rapor, diğer işlere ilişkin raporlardan açık ve net bir biçimde ayırt edilebilmelidir.
Çözümü göster — doğru cevap A

İHS 4400, "Üzerinde Mutabık Kalınan Prosedürlerin Uygulandığı İşler"i düzenler. Bu standartta denetçi, belirli prosedürleri uygulayarak bulguları raporlar ancak güvence (assurance) sağlamaz. Dolayısıyla A şıkkı yanlıştır; denetçi makul veya sınırlı güvence içeren rapor sunmaz, sadece bulguları sunar.

Diğer şıkların analizi şöyledir: B şıkkı doğrudur çünkü prosedürler tarafların mutabakatı ile belirlenir. C şıkkı doğrudur; sera gazı emisyonları bu işin tipik konularındandır. D şıkkı doğrudur; rapor tarihi, işlemin tamamlanmasından önce olamaz. E şıkkı doğrudur; raporun diğer denetim raporlarından ayrılması esastır.

Bilinmesi gereken kural: Üzerinde mutabık kalınan prosedürler, bulgu sunmayı amaçlar; kesinlikle makul veya sınırlı güvence sağlamaz.

Soru 18 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

“…………… başlangıçtaki bir bilgiyi, yetersiz bir şekilde değerlendirilen sonraki bilgilerin tahmin edilmesinde bir dayanak olarak kullanma eğilimidir.” Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre yukarıda yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?

  • A)Doğrulama önyargısı
  • B)Otomasyon önyargısı
  • C)Ulaşılabilirlik önyargısı
  • D)Temsil önyargısı
  • E)Sabitleme önyargısı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sabitleme önyargısı (Anchoring Bias), denetçinin ilk elde ettiği veya dikkatini çeken bir bilgiyi (ancoraj) referans alarak, sonraki gelen yeni ve yetersiz bilgileri bu ilk bilgiye göre yorumlama eğilimidir. Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’da tanımlandığı üzere, bu durum nesnel yargılamanın bozulmasına neden olur. Denetçi, başlangıçtaki bilgiye "takılıp" kalarak, elde edilen diğer kanıtları bu ilk varsayımı doğrulamaya yönelik şekilde değerlendirme hatasına düşer.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Doğrulama önyargısı, yalnızca kendi varsayımını destekleyen kanıtları aramaktır. B) Otomasyon önyargısı, teknolojiye aşırı güvenmektir. C) Ulaşılabilirlik önyargısı, aklımıza en kolay gelen örnekleri doğru sanmaktır. D) Temsil önyargısı, bir olayın tipik bir örneğe benzemesine dayanarak değerlendirme yapmaktır.

Bilinmesi gereken kural: Sabitleme önyargısı, denetçinin ilk elde ettiği bilgiyi bir "çapa" olarak kullanıp, sonraki tüm yargılarını bu ilk bilgiye bağlama hatasıdır.

Soru 19 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetçi, temel ilkelere uyumu engelleyen tehditleri belirlemek, değerlendirmek ve bunlara ilişkin önlemler almak üzere kavramsal çerçeveyi uygular.
  • B)Mevzuatın Etik Kurallar’da yer alan hükümlerden daha kısıtlayıcı hükümler öngörmesi hâlinde denetçi söz konusu mevzuata uymak zorundadır.
  • C)Şekilde bağımsızlık; denetçinin dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini teminen, mesleki muhakemesini olumsuz etkileyebilecek tesirlerden ari olarak görüş/sonuç açıklamasını ifade eder.
  • D)Kavramsal çerçeveyi uygularken denetçi, gerekli bilgiye sahip makul üçüncü taraf testini kullanır.
  • E)Dürüstlük; bütün mesleki ve iş ilişkilerinde dürüst, açık, doğru ve güvenilir olmayı ifade eder.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Bağımsızlık, denetçinin dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini teminen, mesleki muhakemesini olumsuz etkileyebilecek tesirlerden arı olarak görüş/sonuç açıklamasını ifade eder. Ancak C şıkkında "şekilde bağımsızlık" ifadesi kullanılmıştır. Oysa bu tanım, öz bağımsızlığı (zihinsel durumu) tanımlar. Şekil bağımsızlığı ise üçüncü kişilerin bakış açısından bağımsızlığı ifade eder. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Kavramsal çerçeve, tehditleri belirlemek ve önlem almak için zorunlu bir süreçtir; ifade doğrudur. B) Mevzuat, Etik Kurallar’dan daha kısıtlayıcıysa, denetçi mevzuata uymak zorundadır; ifade doğrudur. D) Kavramsal çerçevede "makul üçüncü taraf testi" temel bir araçtır; ifade doğrudur. E) Dürüstlük tanımı, Etik Kurallar’daki tanım ile birebir örtüşmektedir; ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Öz bağımsızlık zihinsel bir durumdur, şekil bağımsızlığı ise dış görünüş ve algı ile ilgilidir; tanımlar karıştırılmamalıdır.

Soru 20 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 500 Bağımsız Denetim Kanıtları uyarınca denetçinin bir işlem sınıfı veya hesap bakiyesindeki toplam tutarın büyük bir kısmını doğrulamak amacıyla, kayıtlı değerleri belirli bir tutarı aşan kalemleri incelemeye karar vermesi, denetim kanıtı elde etmek için test edilecek kalemlerin seçilmesinde aşağıdaki yöntemlerden hangisini kullandığını gösterir?

  • A)Belirli kalemlerin seçilmesi
  • B)Denetim örneklemesi
  • C)Sistematik seçim
  • D)Tüm kalemlerin seçilmesi
  • E)Blok seçim
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A) Belirli kalemlerin seçilmesidir. BDS 500’e göre denetçi, belirli riskleri veya önemli tutarları hedef alarak sadece seçili kalemleri inceleyebilir. Soruda, denetçinin "belirli bir tutarı aşan kalemleri" incelemeye karar verdiği belirtilmiştir. Bu durum, popülasyonun tamamını veya rastgele bir alt kümesini değil, önceden belirlenmiş kriterlere (tutarın yüksek olması) uyan spesifik kalemleri hedef alan bir yaklaşımdır. BDS 500 paragraf 10’a göre, denetçi belirli kalemlerin seçilmesini, örneğin önemli kalemleri veya şüphe uyandıran kalemleri test etmek için kullanabilir. Burada kriter "belirli bir tutarı aşmak" olduğundan, bu yöntem "Belirli kalemlerin seçilmesi" olarak sınıflandırılır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B) Denetim örneklemesi: Rastgele veya istatistiksel yöntemlerle seçilen bir alt kümedir; burada sadece yüksek tutarlılar seçildiğinden örneklem değildir.
  • C) Sistematik seçim: Belirli aralıklarla (örneğin her 10. kalem) seçim yapmayı gerektirir, burada böyle bir kural yoktur.
  • D) Tüm kalemlerin seçilmesi: Tüm popülasyonun incelenmesini gerektirir, soruda sadece belirli kalemler seçilmiştir.
  • E) Blok seçim: Popülasyonun belirli bir bölümünün (bloğunun) tamamını incelemeyi ifade eder, burada kriter tutardır, blok değil.

Bilinmesi gereken kural: Önceden belirlenmiş niteliklere (yüksek tutar, riskli işlem vb.) sahip kalemleri tek tek seçmek "Belirli kalemlerin seçilmesi" yöntemidir.

Soru 21 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 200 Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi uyarınca denetçi, hangi durumda bir bütün olarak finansal tabloların hata veya hile kaynaklı önemli bir yanlışlık içerip içermediği konusunda makul güvence sağlamış olur?

  • A)Denetim riskini ortadan kaldıracak şekilde yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde
  • B)Yapısal riskleri kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde
  • C)Kontrol riskini ortadan kaldıracak şekilde yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde
  • D)Denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde
  • E)Yapısal riskleri ortadan kaldıracak şekilde yeterli ve uygun denetim kanıtı elde ettiğinde
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D'dir. BDS 200'e göre bağımsız denetçinin temel amacı, finansal tabloların hata veya hile kaynaklı önemli yanlışlık içerip içermediği konusunda makul güvence sağlamaktır. Makul güvence, mutlak veya kesin bir güvence değildir; dolayısıyla denetim sürecinde denetim riskini "ortadan kaldırmak" imkansızdır. Denetçi, elde ettiği yeterli ve uygun denetim kanıtları sayesinde denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirerek bu güvenceyi sağlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Denetim riskini "ortadan kaldırmak" mümkün değildir; bu ifade yanlıştır. B) "Yapısal risk" BDS 200'de makul güvenceyi sağlayan temel kavram olarak kullanılmaz; odak denetim riskidir. C) Kontrol riskini "ortadan kaldırmak" imkansızdır ve denetim riskinin tamamını ifade etmez. E) "Yapısal risk" kavramı bu bağlamda yanlıştır ve riskin "ortadan kaldırılması" ifadesi de hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetimde amaç riski sıfıra indirmek değil, elde edilen kanıtlarla denetim riskini kabul edilebilir düşük bir seviyeye düşürerek makul güvence sağlamaktır.

Soru 22 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçinin, SBDS 2400 Tarihî Finansal Tabloların Sınırlı Bağımsız Denetimi hükümlerine uygun bir şekilde bir bütün olarak finansal tablolara ilişkin bildireceği sonuca dayanak oluşturan yeterli ve uygun kanıtları elde etmesi için öncelikle uygulayacağı denetim prosedürleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  • A)Sorgulama ve analitik prosedürler
  • B)Tetkik ve gözlem
  • C)Analitik prosedürler ve dış teyit
  • D)Yeniden hesaplama ve yeniden uygulama
  • E)Gözlem ve sorgulama
Çözümü göster — doğru cevap A

SBDS 2400’e göre, sınırlı bağımsız denetimde denetçi, finansal tablolarda herhangi bir önemli yanlışlık olup olmadığını belirlemek amacıyla sorgulama ve analitik prosedürler uygular. Bu iki prosedür, sınırlı denetimde elde edilecek yeterli ve uygun kanıtın temelini oluşturur. Standart, denetçinin bu prosedürlerin sonuçlarına dayanarak bir sonuç bildirmesini öngörür.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Tetkik ve gözlem, sınırlı denetimde birincil prosedürler değildir; sadece ek bilgi sağlar. C) Dış teyit, sınırlı denetimde zorunlu bir prosedür değildir; sadece gerekli görüldüğünde uygulanır. D) Yeniden hesaplama ve uygulama, detaylı testler olup sınırlı denetimde öncelikli yöntem değildir. E) Gözlem, tek başına yeterli kanıt sağlamaz ve sınırlı denetimde ana prosedür değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sınırlı bağımsız denetimde, sınırlı kanıt elde etmek için öncelikle sorgulama ve analitik prosedürler uygulanır; diğer detaylı testler sadece ek bilgi için yapılır.

Soru 23 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 540 Muhasebe Tahminlerinin ve İlgili Açıklamaların Bağımsız Denetimi uyarınca geçerli finansal raporlama çerçevesinin hükümlerine uygun olarak, ölçümü tahmin belirsizliğine maruz kalan parasal bir büyüklük aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

  • A)Muhasebe tahmininin sonucu
  • B)Denetçinin nokta tahmini
  • C)Muhasebe tahmini
  • D)Yönetimin nokta tahmini
  • E)Yönetimin taraflılığı
Çözümü göster — doğru cevap C

BDS 540, finansal tablolarda yer alan ve ölçümü tahmin belirsizliğine maruz kalan parasal büyüklüklerin tanımını netleştirir. Standartlara göre, bu tür büyüklükler muhasebe tahmini olarak adlandırılır. Yönetim, finansal raporlama çerçevesinin hükümlerine uygun bir değer belirlemek için muhasebe tahmini yapar. Dolayısıyla, soruda tanımlanan kavram doğrudan "Muhasebe tahmini"dir. Bu nedenle C şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, tahminin kendisinden ziyade elde edilen sonucu ifade eder; B şıkkı denetçinin görüşünü, D şıkkı ise yönetimin sunduğu spesifik değeri işaret eder ki bunlar tahminin alt bileşenleridir; E şıkkı ise tahmin sürecindeki bir risk unsurudur, büyüklüğün kendisi değildir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 540 kapsamında, tahmin belirsizliğine maruz kalan parasal tutumun resmi tanımı "muhasebe tahmini"dir.

Soru 24 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Başarısızlıklar II. Tutumlar/Rasyonelleştirmeler III. Fırsatlar IV. Kontrol eksiklikleri V. Teşvikler/Baskılar BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları uyarınca hile kaynaklı önemli yanlışlıklar ortaya çıktığında genellikle mevcut olan üç şart arasında yukarıdakilerden hangileri yer alır?

  • A)I, II, III
  • B)I, II, V
  • C)II, III, IV
  • D)II, III, V
  • E)III, IV, V
Çözümü göster — doğru cevap D

BDS 240 (ES 240) uyarınca, hile kaynaklı önemli yanlışlıkların gerçekleşmesi için genellikle üç temel şartın bir arada bulunması gerekir. Bunlar, hile üçgeni olarak bilinen Fırsatlar (III), Teşvikler/Baskılar (V) ve Tutumlar/Rasyonelleştirmeler (II)’dir. Dolayısıyla doğru cevap D şıkkıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:

  • A Şıkkı: Başarısızlıklar (I), hile üçgeninin temel bileşenlerinden biri değildir.
  • B Şıkkı: Başarısızlıklar (I) hile üçgeninde yer almadığı için bu seçenek yanlıştır.
  • C Şıkkı: Kontrol eksiklikleri (IV) hileyi kolaylaştıran bir ortam faktörü olsa da, hile üçgeninin zorunlu üç unsuru arasında sayılmaz.
  • E Şıkkı: Kontrol eksiklikleri (IV) hile üçgeninin temel üç şartından biri olmadığı için bu seçenek de yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: BDS 240’a göre hile üçgeni; Fırsat, Baskı/Teşvik ve Rasyonelleştirme olmak üzere üç unsurdan oluşur.

Soru 25 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 620 Uzman Çalışmalarının Kullanılması uyarınca aşağıdakilerden hangisi denetçinin faydalandığı uzman olarak nitelendirilemez?

  • A)Petrol ve gaz rezervlerinin tahmini konusunda uzmanlığa sahip olan bir kişi
  • B)Ertelenmiş gelir vergisiyle ilgili muhasebe yöntemlerinin uygulanması konusunda uzmanlığa sahip olan bir kişi
  • C)Çevresel yükümlülüklerin ve saha temizleme maliyetlerinin tutarlarının belirlenmesi konusunda uzmanlığa sahip olan bir kişi
  • D)Arsa ve binaların değerlemesi konusunda uzmanlığa sahip olan bir kişi
  • E)Sigorta sözleşmeleriyle ilgili yükümlülüklerin aktüeryal hesaplaması konusunda uzmanlığa sahip olan bir kişi
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 620’ye göre denetçinin faydalanabileceği uzman, muhasebe veya denetim alanındaki bilgi, beceri ve deneyime sahip olan kişidir. BDS 620.5 paragrafı, uzmanın "muhasebe veya denetim alanındaki" uzmanlık sahibi olması gerektiğini açıkça belirtir.

Doğru cevap B şıkkıdır. Ertelenmiş gelir vergisi muhasebe yöntemleri, doğrudan finansal tablo hazırlama ve ölçümleme tekniklerini içerir. Bu nedenle söz konusu kişi, denetçinin faydalandığı bir "uzman" değil, muhasebe uygulaması konusunda yetkili bir "muhasebeci" veya "vergi danışmanı" olarak nitelendirilir. Denetçi, muhasebe kararlarının uygunluğunu denetler; bu süreçte muhasebe uzmanlığına ihtiyaç duyulur ancak bu, BDS 620 kapsamındaki harici uzman desteği değildir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Petrol rezervleri tahmini, muhasebe değil, jeolojik/teknik bir ölçümleme alanıdır; dolayısıyla BDS 620’ye göre geçerli bir uzmandır. C) Çevresel yükümlülüklerin tutar belirlenmesi, teknik mühendislik ve maliyet tahmini gerektirir; muhasebe uygulaması değil, uzmanlık gerektirir. D) Arsa ve bina değerlemesi, bağımsız değerleme uzmanlığı gerektirir; muhasebe uygulaması değildir. E) Aktüeryal hesaplamalar, risk ve olasılık temelli teknik analizdir; muhasebe uygulaması değil, aktüeryal uzmanlık gerektirir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 620’deki "uzman", muhasebe veya denetim dışındaki teknik alanlarda (mühendislik, hukuk, aktüerya vb.) uzmanlaşmış kişidir; muhasebe uygulamaları ise denetçinin kendisinin veya muhasebe personelinin yetki alanındadır.

Soru 26 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları uyarınca aşağıdakilerden hangisi hileli finansal raporlama şeklinde gerçekleştirilen hileden ziyade varlıkların kötüye kullanılmasına örnek teşkil eder?

  • A)Finansal tablolarda yer alan tutarları etkileyebilecek hususların gizlenmesi
  • B)İşletmenin finansal durumunu veya performansını olduğundan farklı göstermek amacıyla kurgulanmış karmaşık işlemler gerçekleştirilmesi
  • C)Hesap bakiyelerini tahmin etmek için kullanılan varsayım ve yargıların uygun olmayan biçimde değiştirilmesi
  • D)İşletmeye ait teknolojik verilerin rakip işletmelerle gizli anlaşmalar yapılarak menfaat karşılığı verilmesi
  • E)Raporlama döneminde meydana gelen olay ve işlemlerin finansal tablolara yansıtılmaması veya zamanından önce ya da sonra yansıtılması
Çözümü göster — doğru cevap D

BDS 240, hileyi iki ana kategoriye ayırır: Hileli finansal raporlama ve varlıkların kötüye kullanılması. Doğru cevap D'dir. BDS 240 uyarınca varlıkların kötüye kullanımı, denetçinin hileli finansal raporlamayı tespit etme sorumluluğunun dışında kalan, genellikle işletme çalışanlarının veya yöneticilerinin kişisel menfaatleri için varlıkları yetkisiz kullanmasıdır. D şıkkındaki teknolojik veri hırsızlığı, finansal tablo tutarlarını doğrudan manipüle etme amacı taşımaz; bunun yerine maddi olmayan bir varlığın (verinin) haksız yere transferidir. Bu nedenle bu durum, hileli finansal raporlama değil, varlıkların kötüye kullanımı örneğidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Finansal tablo tutarlarını etkileyen hususların gizlenmesi, tablonun doğru sunulmamasını amaçladığı için hileli finansal raporlamadır. B) İşletmenin durumunu farklı göstermek için kurgusal işlemler, tablo manipülasyonu olduğu için hileli finansal raporlamadır. C) Varsayımların uygunsuz değiştirilmesi, muhasebe tahminlerinin manipülasyonudur ve hileli finansal raporlamaya girer. E) İşlemlerin yanlış dönemde yansıtılması, gelir-gider eşlemesi bozulduğu için hileli finansal raporlamadır.

Bilinmesi gereken kural: Varlıkların kötüye kullanımı, finansal tablolara yansımayan veya dolaylı yoldan etkileyen hilelerdir; hileli finansal raporlama ise doğrudan tablo tutarlarını ve sunumunu manipüle etmeyi hedefler. BDS 240 kapsamında denetçi, hileli finansal raporlamaya odaklanırken, varlıkların kötüye kullanımına karşı duyarlı olmalı ancak bunu ana odak noktası olarak belirlememelidir.

Soru 27 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi uyarınca aşağıdakilerden hangisi işletmenin iç kontrol sisteminin bileşenlerinden biri değildir?

  • A)İzleme ve karşılık verme süreci
  • B)Kontrol faaliyetleri
  • C)Bilgi sistemi ve iletişim
  • D)Kontrol çevresi
  • E)İşletmenin risk değerlendirme süreci
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 315’e göre, iç kontrol beş temel bileşenden oluşur: Kontrol çevresi, işletmenin risk değerlendirme süreci, bilgi sistemi ve iletişim, kontrol faaliyetleri ve izleme. Soruda "bileşenlerden biri değil" olanı sorduğu için, bu listede yer almayan şıkkı bulmamız gerekir.

Doğru cevap A şıkkıdır. BDS 315'te iç kontrolün bileşenleri arasında "izleme ve karşılık verme süreci" diye bir ifade geçmez. Standartta sadece "izleme" (monitoring) bileşeni yer alır. "Karşılık verme" terimi, risk yönetimi veya diğer yönetim süreçlerinde kullanılabilir ancak BDS 315'in tanımladığı iç kontrol bileşenleri listesinde bu kombinasyon bulunmaz. Bu nedenle A şıkkı, standart dışı bir ifade içerir ve doğru cevaptır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • B) Kontrol faaliyetları: BDS 315’e göre iç kontrolün açıkça tanımlanmış beş bileşeninden biridir.
  • C) Bilgi sistemi ve iletişim: BDS 315’e göre iç kontrolün açıkça tanımlanmış beş bileşeninden biridir.
  • D) Kontrol çevresi: BDS 315’e göre iç kontrolün açıkça tanımlanmış beş bileşeninden biridir.
  • E) İşletmenin risk değerlendirme süreci: BDS 315’e göre iç kontrolün açıkça tanımlanmış beş bileşeninden biridir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 315 uyarınca iç kontrolün bileşenleri; kontrol çevresi, risk değerlendirme süreci, bilgi sistemi ve iletişim, kontrol faaliyetleri ve izlemedir; "karşılık verme" bu bileşenler arasında yer almaz.

Soru 28 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 800 Özel Hususlar – Özel Amaçlı Çerçevelere Göre Hazırlanan Finansal Tabloların Bağımsız Denetimi uyarınca özel amaçlı finansal tablolara ilişkin denetçi raporunda, aşağıdakilerden hangisine yer verilerek finansal tabloların özel amaçlı bir çerçeveye uygun olarak hazırlanmış olduğu belirtilmekte ve böylelikle söz konusu tabloların başka amaçlar için uygun olmayabileceği konusunda kullanıcılar uyarılmaktadır?

  • A)Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı
  • B)Yönetimin ve Üst Yönetimden Sorumlu Olanların Finansal Tablolara İlişkin Sorumlulukları bölümü
  • C)Kilit Denetim Konuları bölümü
  • D)Diğer Hususlar paragrafı
  • E)Bağımsız Denetçinin Finansal Tabloların Bağımsız Denetimine İlişkin Sorumlulukları bölümü
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 800, özel amaçlı çerçevelere göre hazırlanan finansal tabloların denetim raporunda, tabloların sadece o özel amaç için uygun olduğunu ve başka amaçlar için kullanılamayabileceğini vurgulamak için Dikkat Çekilen Hususlar paragrafının kullanılmasını zorunlu kılar. Bu paragraf, kullanıcıların raporun amacını ve sınırlarını doğru anlamalarını sağlamak amacıyla, denetçinin görüşünü etkilemeyen ancak kritik öneme sahip bilgileri öne çıkarır. BDS 800’e göre, özel amaçlı çerçeve uyumlu tabloların başka amaçlar için uygun olmaması ihtimali, kullanıcıların yanılgıya düşmemesi için açıkça belirtilmelidir. Bu nedenle A şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) Yönetim sorumlulukları bölümü, tablonun kullanım amacını sınırlamaz. C) Kilit denetim konuları, özel amaçlı çerçevelerde zorunlu değildir ve uyarı işlevi görmez. D) Diğer hususlar paragrafı, standart dışı veya ek bilgileri içerir, bu uyarı için kullanılmaz. E) Denetçinin sorumlulukları bölümü, genel denetim ilkelerini açıklar, özel kullanım kısıtlamasını belirtmez.

Bilinmesi gereken kural: BDS 800 uyarınca, özel amaçlı çerçeveye uygun tabloların başka amaçlar için uygun olmaması riski, Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı ile açıkça uyarılmalıdır.

Soru 29 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Daha deneyimli personelin veya özel becerilere sahip kişilerin görevlendirilmesi veya uzmanların kullanılması II. Uygulanacak müteakip denetim prosedürlerinin seçimine öngörülebilirlik unsurlarının daha fazla dâhil edilmesi III. Denetim ekibine mesleki şüpheciliği korumanın gerekliliğinin belirtilmesi BDS 330 Bağımsız Denetçinin Risk Olarak Değerlendirilmiş Hususlara Karşı Yapacağı İşler uyarınca finansal tablo düzeyinde “önemli yanlışlık” riski olarak değerlendirilen risklere karşı yapılacak genel işler arasında yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yer alır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)Yalnız III
  • D)I, III
  • E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap D

BDS 330, finansal tablo düzeyindeki önemli yanlışlık risklerine karşı denetçinin uygulaması gereken "genel işleri" tanımlar. Bu kapsamda; deneyimli personel veya uzmanların görevlendirilmesi (I) ve denetim ekibine mesleki şüpheciliğin korunmasının hatırlatılması (III), standartta açıkça öngörülen genel işlerdir. Dolayısıyla D şıkkı doğrudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şık, "öngörülebilirlik unsurlarının daha fazla dâhil edilmesi" ifadesiyle yanlışlık riskini artırıcı bir yaklaşımı ima ettiği için BDS 330’un aksiyon planı hazırlama prensibiyle bağdaşmaz; risklere karşı belirsizliği artırmak yerine, riskin doğasına uygun spesifik prosedürler seçilmesi esastır.

Bilinmesi gereken kural: BDS 330’a göre genel işler; deneyimli personel/uzman kullanımı, mesleki şüphecilik vurgusu ve risklere uygun belirsizlik içeren prosedürler seçimidir; ancak risk analizi yaparken öngörülebilirliği azaltmak yerine, riskin niteliğine göre spesifik ve etkili müdahaleler planlamak esastır.

Soru 30 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 810 Özet Finansal Tablolara İlişkin Rapor Vermek Üzere Yapılan Denetimler uyarınca özet finansal tablolara ilişkin denetçi görüşüne dayanak oluşturmak için denetçinin uygulayacağı prosedürler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

  • A)Özet finansal tabloların, uygulanan kıstasları yeterli bir biçimde açıklayıp açıklamadığının değerlendirilmesi
  • B)Yönetimden, özet finansal tabloların uygulanan kıstaslara uygun olarak hazırlanması sorumluluğunu anladığına ve üstlendiğine dair mutabakat alınması
  • C)Özet finansal tabloların, sunduğu bilgilerin özet bilgiler olduğunu yeterli bir biçimde açıklayıp açıklamadığının ve denetlenmiş finansal tabloları belirtip belirtmediğinin değerlendirilmesi
  • D)Özet finansal tabloların, uygulanan kıstaslara uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının değerlendirilmesi
  • E)Özet finansal tabloların, denetlenmiş finansal tablolardaki ilgili bilgilerle mutabık olup olmadığını belirlemek amacıyla, özet finansal tabloların denetlenmiş finansal tablolardaki ilgili bilgilerle karşılaştırılması
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 810 standardına göre, özet finansal tablolara ilişkin denetimde denetçinin temel amacı, özet tabloların denetlenmiş finansal tablolarla tutarlılığını ve açıklayıcılığını değerlendirmektir.

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 810, denetçinin yönetimden "sorumluluğu anladığına ve üstlendiğine dair mutabakat" almasını zorunlu kılmaz. Bu tür bir yazılı beyan, genel denetim standartlarında (BDS 210) aranır ancak özet finansal tablolara yönelik özel denetimlerde BDS 810 bu prosedürü listelememektedir. Denetçinin odak noktası, tabloların hazırlanma kıstaslarına uygunluğu ve denetlenmiş tablolara tutarlılığıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A: Özet tabloların kıstasları yeterince açıklaması, şeffaflık açısından BDS 810 kapsamında değerlendirilmesi gereken zorunlu bir prosedürdür.
  • C: Bilginin "özet" niteliğinin ve kaynak (denetlenmiş tablolar) belirtilmesinin değerlendirilmesi, kullanıcının yanıltılmaması için standartta aranan temel bir adımdır.
  • D: Özet tabloların uygulanan kıstaslara uygun hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti, denetim görüşünün temel dayanağıdır.
  • E: Denetlenmiş finansal tablolarla karşılaştırma yapmak, özet bilgilerin doğruluğunu ve tutarlılığını kanıtlamak için uygulanan ana prosedürdür.

Bilinmesi gereken kural: BDS 810 kapsamında denetçi, yönetimden sorumluluk kabulü yazısı istemez; bunun yerine özet tabloların denetlenmiş tablolara tutarlılığını ve açıklayıcılığını test eder.

Soru 31 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 300 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması uyarınca aşağıdakilerden hangisi yeterli bir planlamanın, finansal tabloların denetimine yapacağı katkılardan birisi olarak nitelendirilemez?

  • A)Muhtemel problemlerin zamanında belirlenmesi ve çözüme kavuşturulması konusunda denetçiye yardımcı olmak
  • B)Denetim ekibi üyelerinin yönlendirilmesini, gözetimini ve yaptıkları çalışmanın gözden geçirilmesini kolaylaştırmak
  • C)Yönetimle veya -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlarla denetim sözleşmesinin şartları üzerinde anlaşmaya varılması konusunda denetçiye yardımcı olmak
  • D)Denetimin önemli alanlarına dikkatini yoğunlaştırması konusunda denetçiye yardımcı olmak
  • E)Denetimin etkin ve verimli biçimde yürütülmesi için denetimin düzgün biçimde düzenlenmesi ve idare edilmesi konusunda denetçiye yardımcı olmak
Çözümü göster — doğru cevap C

BDS 300, denetim planlamasının amaçlarını madde 10’dan itibaren detaylandırır. Planlama; risklerin erken tespiti (A), ekip yönetimi (B), kritik alanlara odaklanma (D) ve verimli yürütüm (E) sağlar. Ancak, denetim sözleşmesinin şartları üzerinde anlaşma, BDS 300’ün kapsamı dışındadır. Bu süreç, BDS 210 (Uygunluk Koşulları) kapsamında, denetim başlamadan önceki kabul aşamasında gerçekleşir. Planlama, kabul sonrası yapılan bir hazırlık çalışmasıdır; sözleşme müzakeresi ise kabul öncesi bir zorunluluktur. Dolayısıyla, sözleşme şartlarının belirlenmesi planlamanın bir katkısı olarak nitelendirilemez.

Diğer şıkların yanlışlığı: A) Planlama, riskleri erken yakalamayı sağlar. B) Planlama, ekip görevlendirmesini düzenler. C) Sözleşme müzakeresi kabul aşamasındadır, planlama değil. D) Planlama, önemli alanları belirler. E) Planlama, verimliliği artırır.

Bilinmesi gereken kural: Denetim sözleşmesinin akd edilmesi BDS 210 kapsamında kabul aşamasında yapılırken, BDS 300 kapsamında yapılan planlama kabul sonrası denetim sürecinin hazırlık aşamasına aittir; bu iki süreç birbirinden bağımsızdır.

Soru 32 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Olumsuz görüş II. Görüş vermekten kaçınma III. Sınırlı olumlu görüş IV. Olumlu görüş BDS 510 İlk Bağımsız Denetimler – Açılış Bakiyeleri uyarınca açılış bakiyelerinin cari dönem finansal tablolarını önemli derecede etkileyen bir yanlışlık içerdiği ve bu yanlışlığın etkisinin uygun bir şekilde muhasebeleştirilmediği veya yeterli şekilde sunulmadığı ya da açıklanmadığı sonucuna varması durumunda denetçinin yukarıdaki görüşlerden hangilerini içeren bir denetçi raporu düzenlemesi gerekir?

  • A)I veya II
  • B)I veya III
  • C)II veya III
  • D)II veya IV
  • E)III veya
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 510, açılış bakiyelerinde önemli yanlışlık tespit edilmesi durumunda denetçinin nasıl hareket etmesi gerektiğini düzenler. Eğer bu yanlışlık finansal tabloları önemli derecede etkiliyor ve düzeltilmemişse, denetçi tablolardaki güvenilirliğe şüphe duymak zorundadır. Bu durumda, yanlışlığın etkisi "genel" değilse "sınırlı" ise Sınırlı Olumlu Görüş (III) verilir. Ancak yanlışlığın etkisi finansal tablolara yaygın ve önemliyse, yani tablo bütününe zarar veriyorsa, denetçi Olumsuz Görüş (I) vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla, durumun niteliğine göre I veya III şıklarından biri uygulanır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:

  • II (Görüşten Kaçınma): Bu seçenek, kanıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda (kısıtlama) geçerlidir; burada yanlışlık tespit edilmiştir.
  • IV (Olumlu Görüş): Açılış bakiyelerinde önemli yanlışlık varsa, tablo dürüstçe sunulmuş olamaz, bu yüzden olumlu görüş verilemez.

Bilinmesi gereken kural: Açılış bakiyelerindeki önemli yanlışlıklar, etkisinin yaygınlığına göre olumsuz veya sınırlı olumlu görüşe yol açar; görüşten kaçınma veya olumlu görüş uygun değildir.

Soru 33 · 2023/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi uyarınca geçerli finansal raporlama çerçevesi tarafından zorunlu kılınan bilginin sadece doğrudan gözlem yoluyla doğrulanabilecek kadar hassas ve kapsamlı verilere dayanarak hazırlanamaması durumunda ortaya çıkan yapısal risk faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Subjektiflik
  • B)Değişiklik
  • C)Karmaşıklık
  • D)Yapısal riski etkiledikleri ölçüde yönetimin taraflılığı veya diğer hile riski faktörleri nedeniyle yanlışlığa olan açıklık
  • E)Belirsizlik Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap E

BDS 315’e göre, finansal raporlama çerçevesinin gerektirdiği bilgilerin ölçümü veya muhasebeleştirilmesi, doğrudan gözlemle değil, tahminlere, varsayımlara veya yargılara dayandığında Belirsizlik riski ortaya çıkar. Bu risk, geleceğe yönelik olayların sonucunun net olmaması veya verilerin hassas ve kapsamlı verilere dayanamaması nedeniyle oluşur. Dolayısıyla E şıkkı, standartta tanımlanan bu yapısal riskin doğru karşılığıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Subjektiflik, ölçüm yöntemlerinin seçimi veya varsayımların belirlenmesindeki kişisel yargı bağımlılığından kaynaklanır, doğrudan gözlem eksikliğinden değil. B) Değişiklik, muhasebe politikalarındaki veya iş modellerindeki değişimlerin yarattığı risktir. C) Karmaşıklık, işlemlerin veya hesaplamaların teknik zorluğu nedeniyle ortaya çıkan risktir. D) Taraflılık veya hile riski, yönetimin çıkar çatışması veya kasıtlı yanıltma niyeti gibi davranışsal faktörlerle ilgilidir.

Bilinmesi gereken kural: Ölçümün doğrudan gözlemle değil, tahmin ve yargılara dayandığı durumlarda BDS 315 uyarınca söz konusu yapısal risk "Belirsizlik" olarak adlandırılır.

Türkiye Denetim Standartları dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması