2025/11 KGK Bağımsız Denetçilik Türkiye Denetim Standartları Soruları ve Çözümleri

2025/11 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Türkiye Denetim Standartları dersinden çıkan 32 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, bir üretim işletmesinde şüpheli alacak karşılığı hesaplarının uygunluğunu test etmektedir. İşletme yönetimi, büyük müşterilerinden birine ait olan alacaklarının zamanında ödeneceğini beyan etmiş ve bu beyanını desteklemek amacıyla Denetçi A’ya küçük tutarlı bazı ödeme belgelerini sunmuştur. Denetçi A, aynı müşterinin uzun süredir gecikmiş yüksek tutarlı borçlarına ve dava sürecine ilişkin belgelere rağmen bu bilgileri dikkate almamış ve yönetimin beyanını destekleyen belgeleri yeterli kabul ederek, şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre denetçinin bu yaklaşımı, aşağıdaki önyargı türlerinden hangisiyle ilişkilidir?

  • A)Sabitleme önyargısı
  • B)Doğrulama önyargısı
  • C)Otomasyon önyargısı
  • D)Grup düşüncesi
  • E)Aşırı özgüven önyargısı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. TDKS 500'e göre denetçi, iddiaları destekleyen veya çürüten tüm ilgili kanıtları değerlendirmelidir. Denetçi A, yönetimin beyanını destekleyen küçük belgelere odaklanırken, bu beyanı çürüten (gecikmiş borçlar, dava) önemli kanıtları görmezden gelmiştir. Bu durum, sadece kendi ön yargısını (beyanın doğru olduğu) doğrulayan kanıtları arayıp bulma eğilimi olan Doğrulama Önyargısı'na uygundur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Sabitleme önyargısı, ilk elde edinilen bilgiye takılı kalma halidir; burada odak çürütücü kanıtın ihmalidir. C) Otomasyon önyargısı, teknolojiye aşırı güvenmektir; burada teknoloji devrede değildir. D) Grup düşüncesi, takım baskısıyla karar vermektir; bu tek kişilik bir değerlendirme hatasıdır. E) Aşırı özgüven, kendi yeteneğine gereğinden fazla inanmaktır; sorun bilgi seçimidir, özgüven değil.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, iddiaları çürütebilecek kanıtları da aktif olarak aramalı ve sadece destekleyici kanıtlara odaklanmamalıdır.

Soru 2 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Kendi kendini denetleme tehdidi II. Yıldırma tehdidi III. Taraf tutma tehdidi IV. Kişisel çıkar tehdidi Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre denetçinin, müşterinin benimsemesi gereken belirli bir vergi pozisyonunu aktif olarak desteklemesi durumunda yukarıdaki tehditlerden hangisi veya hangilerinin ortaya çıkabileceği öngörülmüştür?

  • A)Yalnız I
  • B)I, IV
  • C)II, III
  • D)III, IV
  • E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre, denetçinin müşterinin vergi pozisyonunu aktif olarak desteklemesi, denetçinin tarafsızlığını zedelediği için Taraf Tutma (III) tehdidini doğurur. Ayrıca, bu eylem denetçinin kendi çıkarını (örneğin ek hizmet bedeli veya müşteri memnuniyeti) ön plana çıkardığı için Kişisel Çıkar (IV) tehdidini de beraberinde getirir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • I (Kendi kendini denetleme): Bu tehdit, denetçinin kendi çalışmasını denetlemesi durumunda oluşur; vergi desteği ile doğrudan ilgili değildir.
  • II (Yıldırma): Bu tehdit, baskı veya korkutma yoluyla etki yaratma durumudur; aktif destek baskı unsuru taşımaz.
  • A, B, C şıkları: Yukarıda açıklanan I ve II numaralı tehditlerin yanlış olması nedeniyle bu kombinasyonlar da hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Denetçinin müşterinin vergi pozisyonunu aktif olarak savunması, tarafsızlık ve kişisel çıkar ilkelerini ihlal ederek taraf tutma ve kişisel çıkar tehditlerini doğurur.

Soru 3 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 220 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Kalite Yönetimi’ne göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Denetim ağı, denetim kuruluşlarının veya bağımsız denetçilerin aralarında hukuki bir bağ olup olmadığına bakılmaksızın işbirliğine yönelik olan ve kâr veya maliyet paylaşımını hedefleyen yapılanmadır.
  • B)Sorumlu denetçi, denetçi raporu tarihinden sonra kaliteyi gözden geçiren kişiyle denetimde karşılaşılan önemli hususları müzakere ederek gözden geçirmenin tamamlanmasını ister.
  • C)Kaliteyi gözden geçiren kişi ve kalitenin gözden geçirilmesinde görev alan diğer kişiler, denetim ekibinin üyesi sayılmazlar.
  • D)Çalışmaları denetimde kullanılan denetçinin faydalandığı uzman, denetim ekibinin üyesi sayılmaz.
  • E)Kalitesi gözden geçirilmesi gereken denetimler açısından kaliteyi gözden geçiren kişinin atandığına sorumlu denetçi karar verir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 220’e göre, sorumlu denetçi kaliteyi gözden geçiren kişiyle görüşmeleri denetim raporu tarihinden önce tamamlamalıdır. Rapor tarihinden sonra yapılan görüşmeler, denetim raporunun nihai hale gelmesinden sonraki bir süreçtir ve standart bu aşamada müzakereyi zorunlu kılmaz. Bu nedenle B ifadesi yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) BDS 220, denetim ağını hukuki bağdan bağımsız, işbirliğine dayalı ve kâr/maliyet paylaşımı hedefleyen yapı olarak tanımlar; ifade doğrudur. C) Kaliteyi gözden geçirenler, denetim ekibinin dışındaki bağımsız kişilerdir; ifade doğrudur. D) Dışarıdan faydalanılan uzmanlar, denetim ekibinin resmi üyesi sayılmaz; ifade doğrudur. E) Sorumlu denetçi, kalite gözden geçirmesi yapılacak denetimler için kişiyi atar; ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Kalite gözden geçirmesi ve ilgili görüşmeler, denetim raporu tarihinden önce mutlaka tamamlanmalıdır.

Soru 4 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, ilk kez denetimini üstlendiği ABC AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik risk değerlendirme prosedürlerini tasarlamaktadır. Denetçi A bu süreçte aşağıdaki hususları tespit etmiştir: - İşletme yönetimi, satın alma sürecine ilişkin prosedürlerin yazılı olarak belgelendirilmediğini ve sürecin sözlü talimatlarla yürütüldüğünü ifade etmiştir. - Finans müdüründen, yıl ortasında nakit akış sorunlarını çözmek için ödeme politikalarında ani değişiklik yapıldığını öğrenmiştir. - Şirketin bilgi işlem yöneticisiyle görüşerek, stok takip yazılımının yeni sürüme geçirildiğini öğrenmiştir. - Depolarda yapılan mal kabul işlemleri sırasında kontrol listelerinin kullanılmadığını gözlemlemiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi denetçinin uygulayabileceği risk değerlendirme prosedürleri arasında yer almaz?

  • A)Sözlü talimatlarla yürütülen satın alma süreciyle ilgili olarak yönetim ve kilit personelin sorgulanması
  • B)Stok takip yazılımındaki değişikliğe ilişkin dokümantasyonun ve bilgi sistemine ait kayıtların gözden geçirilmesi
  • C)Depolarda gerçekleştirilen mal kabul işlemleri sırasında personelin uyguladığı kontrol adımlarının gözlemlenmesi
  • D)Ödeme politikasındaki ani değişikliğin nakit akışı ve borç ödeme gücü üzerinde oluşturacağı etkinin yeniden hesaplanması
  • E)Mal kabul sürecinde kontrol listelerinin kullanılmamasının nedenlerini anlamak amacıyla sürecin gözlemlenmesi ve ilgili personelle görüşülmesi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 315’e göre denetçinin risk değerlendirme prosedürleri; sorgulama, gözlem, inceleme ve analiz gibi yöntemlerle kontrol ortamını ve iç kontrolü anlamayı amaçlar. D şıkkındaki "yeniden hesaplama", denetçinin doğrudan uygulayabileceği bir risk değerlendirme prosedürü değil, bir denetim usulü (test) olup genellikle detaylı test aşamasında veya analitik prosedürlerde kullanılır. Risk değerlendirme aşamasında denetçi, bu değişikliğin yarattığı riski anlamak için yönetimi sorgular veya dokümanları inceler; ancak finansal etkiyi teknik olarak yeniden hesaplamak, o anki riskin niteliğini belirlemek için gerekli olan "anlama" prosedürü kapsamında değildir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) BDS 315, yazılı olmayan süreçlerde yönetimi sorgulamayı zorunlu kılar. B) Bilgi sistemi değişiklikleri, iç kontrol risklerini etkilediği için doküman inceleme prosedürüdür. C) Gözlem, kontrol faaliyetlerinin uygulanıp uygulanmadığını anlamak için temel bir risk değerlendirme prosedürüdür. E) Kontrol eksikliğinin nedenini anlamak için gözlem ve sorgulama birleştirilerek kullanılabilir.

Bilinmesi gereken kural: Risk değerlendirme prosedürleri (sorgulama, gözlem, inceleme) iç kontrolü anlamaya yönelikken; yeniden hesaplama, detaylı test veya analitik prosedür gibi doğrudan finansal tutarları doğrulayan işlemler, riskin belirlenmesinden sonraki aşamada uygulanır.

Soru 5 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi M, BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi kapsamında; finansal tabloların hazırlanmasıyla ilgili iç kontrol bileşenleri hakkında kanaat edinmek amacıyla aşağıdaki prosedürleri uygulamıştır: - İşletmenin yetki ve sorumlulukların belirlenmesine, yetkin personelin seçimi, geliştirilmesi ve işletmede tutulmasına ilişkin kontrol yapıları ve politikaları hakkında bilgi edinmiştir. - İşletmede uygulanan kontrollerin etkinliğinin nasıl izlendiği, tespit edilen kontrol eksikliklerinin nasıl tanımlanıp giderildiği hakkında kanaat edinmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, denetçinin aşağıdaki iç kontrol bileşenlerinden hangileri hakkında kanaat edindiği söylenebilir?

  • A)Kontrol çevresi - İşletmenin iç kontrol sistemini izleme süreci
  • B)Kontrol çevresi - Kontrol faaliyetleri
  • C)Bilgi sistemi ve iletişim - Kontrol faaliyetleri
  • D)İşletmenin risk değerlendirme süreci - İşletmenin iç kontrol sistemini izleme süreci
  • E)İşletmenin risk değerlendirme süreci - Bilgi sistemi ve iletişim
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 315’e göre denetçi, iç kontrolün beş bileşenini (kontrol çevresi, risk değerlendirme süreci, bilgi sistemi ve iletişim, kontrol faaliyetleri, izleme) değerlendirmelidir. Sorudaki ilk prosedür; yetki, sorumluluk ve personelin seçimi/geliştirilmesine odaklanmaktadır. Bu hususlar, BDS 315 uyarınca “Kontrol Çevresi” bileşeninin temel unsurlarıdır. İkinci prosedür ise uygulanan kontrollerin etkinliğinin izlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi sürecini kapsamaktadır. Bu durum doğrudan “İç Kontrol Sistemini İzleme” bileşenini ifade eder. Dolayısıyla denetçi Kontrol Çevresi ve İzleme süreçleri hakkında kanaat edinmiştir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıktaki kontrol faaliyetleri, belirli işlemlerin doğruluğunu sağlayan spesifik eylemleri ifade eder, sorudaki genel yapıyı kapsamaz. C şıktaki bilgi sistemi ve iletişim, finansal raporlama verilerinin akışını konu alır, sorudaki içerikle örtüşmez. D ve E şıklarında yer alan risk değerlendirme süreci, işletmenin hedeflere engel olabilecek olayları tanımlama ve analiz etme sürecidir, sorudaki prosedürlerle doğrudan ilişkili değildir.

Bilinmesi gereken kural: Personel yetkinliği ve yetki dağılımı kontrol çevresini; kontrollerin etkinliğinin takibi ise izleme bileşenini oluşturur.

Soru 6 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, XYZ AŞ’nin bordro sürecine ilişkin kontrollerin işleyiş etkinliğini test etmek istemektedir. Bu kapsamda Denetçi A, muhasebe personeliyle görüşerek süreç hakkında bilgi edinmiş ve ardından rastgele seçilen bir aya ait bordro işlemini gözlemlemiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 330 Bağımsız Denetçinin Risk Olarak Değerlendirilmiş Hususlara Karşı Yapacağı İşler’e göre denetçi, sorgulamayla birlikte aşağıdaki prosedürlerden hangisini uygulaması halinde kontrollerin işleyiş etkinliği hakkında daha fazla güvence elde eder?

  • A)Bordroların hazırlanma sürecine ilişkin gerekli yazılı talimatları oluşturmak
  • B)Yönetimden, bordro kontrollerinin düzenli olarak uygulandığına ilişkin her ay yazılı beyan almak
  • C)Aynı bordro işlemi üzerinde tekrar gözlem yaparak tutarlılığı test etmek
  • D)Farklı aylara ait rastgele seçilmiş bordro işlemlerine yönelik yeniden uygulama yapmak
  • E)Önceki faaliyet dönemine ait bordro işlemlerinde kontrollerin uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D’dir. BDS 330 uyarınca, risk olarak değerlendirilmiş hususlara karşı denetçinin uyguladığı prosedürlerin niteliği, zamanlaması ve kapsamı, elde edilecek güvenceyi doğrudan etkiler. Kontrolün işleyiş etkinliğini test ederken "yeniden uygulama" (reperformance), denetçinin kendi başına bir prosedürü veya kontrolü uygulamasıdır. Farklı dönemlere ait işlemler üzerinde yeniden uygulama yapmak, kontrolün farklı zamanlarda ve koşullarda tutarlı bir şekilde uygulandığını kanıtladığı için sorgulama ve gözlemden çok daha güçlü bir güvence sağlar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Talimat oluşturmak, kontrolün tasarımını test eder, etkinliğini değil. B) Yönetim beyanı, tek başına yeterli denetim kanıtı değildir. C) Aynı işlemi tekrar gözlemlemek, kontrolün farklı zamanlardaki tutarlılığını göstermez. E) Önceki dönem sorgulaması, mevcut dönemdeki kontrol etkinliği hakkında güvence vermez.

Bilinmesi gereken kural: Kontrol etkinliği testi için yeniden uygulama, sorgulama ve gözlemden daha yüksek düzeyde güvence sağlar.

Soru 7 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 330 Bağımsız Denetçinin Risk Olarak Değerlendirilmiş Hususlara Karşı Yapacağı İşler’e göre aşağıda verilen denetim prosedürlerinden hangisi, denetim prosedürünün niteliği bakımından diğerlerinden farklı bir amaç taşır?

  • A)Cari yıl kira giderlerinin, sözleşme tutarları ve banka ödeme dekontları üzerinden yeniden hesaplanarak teyit edilmesi
  • B)Üretim sürecinde kullanılan otomasyon sistemlerinin, siparişlerin kayda alınmasında manuel müdahaleyi engelleyip engellemediğinin test edilmesi
  • C)İşletmenin satış iadelerine ilişkin uyguladığı prosedürlerin, işletmedeki yetki matrisine uygun biçimde onaylanıp onaylanmadığına yönelik testlerin yapılması
  • D)Bilgi sisteminden elde edilen satış raporlarının, sistemden doğrudan çekilerek veri bütünlüğü ve doğruluğu açısından test edilmesi
  • E)Yüksek tutarlı bir satın alma faturasının ödeme yapılmadan önce uygun yöneticiler tarafından onaylanıp onaylanmadığının incelenmesi
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 330, denetçinin riskli hususlara karşı uygulayacağı prosedürlerin niteliğini, zamanlamasını ve kapsamını belirler. Soruda "nitelik" farkı aranmaktadır.

Doğru Cevap A: A şıkkındaki yeniden hesaplama, verilerin matematiksel doğruluğunu ve tutarlılığını kontrol eden bir yeniden hesaplama prosedürüdür. Bu, detaylı testlerin en saf ve nesnel formudur; genellikle iç kontrolün işleyişine değil, sayısal sonucun doğruluğuna odaklanır.

Diğer Şıkların Yanlışlığı:

  • B: Otomasyon sisteminin manuel müdahaleyi engelleme testidir; bu, İç Kontrolün İşleyişinin Test Edilmesi (ITGC/Genel Bilgi İşlem Kontrolü) amaçlıdır.
  • C: Yetki matrisine uygun onay testidir; bu da doğrudan İç Kontrolün İşleyişinin Test Edilmesi prosedürüdür.
  • D: Sistemden veri çekerek bütünlük testi yapmaktır; bu, Bilgi İşlem Genel Kontrolü veya veri analitiği kapsamında iç kontrolün güvenilirliğini sorgular.
  • E: Onay sürecinin incelenmesidir; bu da İç Kontrolün İşleyişinin Test Edilmesi (denetim örnekleme yoluyla) olarak sınıflandırılır.

Bilinmesi gereken kural: Yeniden hesaplama, iç kontrolün işleyişini test etmeyen; yalnızca sayısal doğruluğu ve tutarlılığı doğrulayan ayrı bir prosedür türüdür. Diğer şıklar ise iç kontrolün (özellikle otomasyon ve yetkilendirme kontrollerinin) işleyişini test etmeyi amaçlar. BDS 330 kapsamında, iç kontrol testleri ile detaylı testler (yeniden hesaplama, gözlem, inceleme) niteliksel olarak farklıdır. A şıkkı, iç kontrol testleri grubuna girmez.

Soru 8 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, XYZ AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının denetiminde aşağıdaki durumları tespit etmiştir: - İşletme yönetimi, bazı satışları kayda almayarak dönem kârını olduğundan düşük göstermiştir. - Yönetici pozisyonunda olmayan depo çalışanları, küçük miktarlarda malzemeleri kişisel kullanım için almıştır. - Maddi duran varlıkların raporlanmasında görevli muhasebe personelinin bilgi eksikliği sebebiyle amortisman hesaplamalarında yanlışlıklar yapılmıştır. Bunun sonucunda ilgili varlıklara daha az amortisman ayrılmış ve varlıklar gerekenden yüksek tutarla raporlanmıştır. - Yönetim, ilişkili taraflara olan önemli tutardaki borçlarını, kasıtlı olarak üçüncü taraflara olan ticari borçlar arasında göstermiştir. Ancak Denetçi A, ticari borç bakiyelerinde herhangi bir parasal yanlışlık tespit etmemiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)İlişkili taraflara olan borçların üçüncü taraflara olan borçlar arasında gösterilmesi, bakiye doğru olsa bile hileli finansal raporlama örneğidir.
  • B)Maddi duran varlıkların olması gerekenden yüksek tutarla raporlanması, hileli finansal raporlama kapsamında değerlendirilir.
  • C)Dönem kârının olduğundan düşük gösterilmesi, hileli finansal raporlama kapsamına girer.
  • D)Yönetici pozisyonunda olmasa bile depo çalışanlarının küçük miktarlarda malzemeleri kişisel kullanım için alması, BDS 240 kapsamında hile kaynaklı önemli yanlışlık riski olarak değerlendirilebilir.
  • E)Denetçinin, tespit edilen durumları hile kaynaklı önemli yanlışlık riski olarak değerlendirmesi halinde bu riskler BDS 240 uyarınca doğrudan ciddi risk olarak ele alınır.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 240’a göre hile, kasıtlı bir eylemdir. Sorudaki maddi duran varlıklardaki yanlışlık, personelin "bilgi eksikliği" nedeniyle yapılmıştır. Bu durum kasıtsızdır; dolayısıyla hile değil, hatadır. Hileli finansal raporlama tanımı gereği kasıtlı olmalıdır. Bu nedenle B şıkkı yanlıştır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Yanlıştır çünkü ilişkili taraf borçlarının gizlenmesi kasıtlıdır; bakiye doğru olsa bile sunum açısından hiledir. C) Yanlıştır çünkü kârı düşük gösterme kasıtlı bir manipülasyondur ve hile kapsamındadır. D) Yanlıştır çünkü yönetici olmayan çalışanların yaptığı hırsızlık (varlık hırsızlığı) hile kaynağı risktir. E) Yanlıştır çünkü BDS 240, yönetimin finansal raporlamada yaptığı kasıtlı yanlışlıkların (örneğin A ve C şıkkındaki durumlar) doğrudan ciddi risk olarak kabul edildiğini belirtir.

Bilinmesi gereken kural: Hata kasıtsız, hile ise kasıtlıdır; BDS 240 kapsamında yönetimin kasıtlı yanlışlıkları her zaman ciddi risk kabul edilir.

Soru 9 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, DEF AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının denetimini yürütmektedir. Bu kapsamda Denetçi A; - Bir bütün olarak finansal tablolar için belirlenmesi gereken genel önemliliği vergi öncesi kârı esas alarak 4.000.000 TL, - Performans önemliliğini 2.000.000 TL olarak belirlemiştir. Denetimin yürütülmesi sırasında Denetçi A, şirketin daha önce kendisine açıklamadığı önemli bir davadan haberdar olmuştur. Dava sonucunda şirketin, 5.500.000 TL tazminat ödeme yükümlülüğü doğacağı anlaşılmıştır. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 320 Bağımsız Denetimin Planlanması ve Yürütülmesinde Önemlilik’e göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Denetçi A, başlangıçta belirlediği genel önemliliği değiştirir ve daha düşük bir önemlilik belirlemesi halinde performans önemliliğinin de değiştirilip değiştirilmeyeceğine karar verir.
  • B)Denetçi A, başlangıçta belirlediği genel önemliliği değiştirir ancak bu tutar, sonradan haberdar olduğu dava sonucunda ödenecek tazminat yükümlülüğünden düşük olamaz.
  • C)Denetçi A, dava sonucunda ödenecek tazminat yükümlülüğünü dikkate alarak, performans önemliliğini başlangıçta belirlediği genel önemlilikten yüksek bir tutar olacak şekilde yeniden belirler.
  • D)Denetçi A, başlangıçta belirlediği genel önemliliği değiştiremez ancak davaya ilişkin muhtemel önemli yanlışlık sebebiyle uygulayacağı denetim prosedürlerinin kapsamını genişletir.
  • E)Denetçi A, başlangıçta belirlediği genel önemliliği değiştirmeye karar verirse, davaya ilişkin muhtemel önemli yanlışlık sebebiyle olumlu görüş dışında bir görüş verir ve gerekçelerini raporunun kilit denetim konuları bölümünde açıklar.
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 320’ye göre denetçi, denetim sırasında elde ettiği yeni bilgiler ışığında önemlilik tutarlarını gözden geçirmek ve gerekirse değiştirmek zorundadır. Soruda, başlangıçta belirlenen genel önemlilik (4.000.000 TL), ortaya çıkan 5.500.000 TL’lik dava yükümlülüğünden düşüktür. Bu durum, başlangıçtaki tahminin yetersiz kaldığını gösterir. Standart, denetçinin bu tür durumlarda genel önemliliği revize etmesini ve bu değişikliğin performans önemliliği üzerindeki etkisini değerlendirmesini öngörür. Dolayısıyla, denetçi genel önemliliği düşürmek zorunda kalır ve performans önemliliğinin de yeniden belirlenip belirlenmeyeceğine karar vermelidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Önemlilik, tespit edilen yanlışlık tutarından düşük olma zorunluluğunda değildir; tersi geçerlidir. C) Performans önemliliği, genel önemlilikten yüksek olamaz; her zaman daha düşük veya eşit olmalıdır. D) Denetçi, yeni bilgilerle genel önemliliği değiştirebilir ve değiştirmelidir. E) Önemlilik değişikliği otomatik olarak olumsuz görüş veya Kilit Denetim Konusu gerektirmez; durumun mahiyetine göre değerlendirilir.

Bilinmesi gereken kural: Denetim sırasında ortaya çıkan yeni bilgiler, başlangıçta belirlenen önemlilik tutarlarını geçersiz kılabilir; bu durumda denetçi genel önemliliği revize eder ve performans önemliliğinin etkisini inceler.

Soru 10 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 300 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminin Planlanması’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Genel denetim stratejisinin ve ayrıntılı denetim planının oluşturulması, birbirinden ayrı veya mutlaka birbirini takip etmesi gereken süreçler değildir.
  • B)Denetçi, kalitenin yönetilmesi ve kaliteye ulaşılmasında kendisine yardımcı olması amacıyla planlama unsurlarını işletme yönetimiyle müzakere edebilir.
  • C)Denetim planı, genel denetim stratejisinden daha ayrıntılıdır.
  • D)Planlama, denetimin ayrı bir safhası değildir ve yinelenen bir süreçtir.
  • E)İşletme yönetimi, denetim prosedürlerinin yürütülebilmesi için uygun zamanı denetçiye bildirir ve denetim planını oluşturur.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 300’e göre denetim planını ve stratejisini hazırlama yükümlülüğü tamamen bağımsız denetçinin sorumluluğundadır. İşletme yönetimi, denetim sürecine yardımcı olmakla birlikte denetim planını oluşturamaz veya tek taraflı olarak prosedür zamanlamasını dayatamaz. Denetçi, planlama aşamasında işletme yönetimiyle görüşebilir (B şıkkı doğru), ancak nihai karar ve planlama yetkisi denetçidedir. E şıkkı, bu yetkiyi yanlışlıkla yönetimine atfettiği için yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Strateji ve planlama, birbirinden bağımsız veya ardışık zorunlu süreçler değil, iç içe geçmiş esnek süreçlerdir; bu ifade doğrudur. B) Denetçi, kalite güvencesi için planlama unsurlarını yönetimiyle müzakere edebilir; bu ifade doğrudur. C) Denetim planı, genel stratejiye göre daha detaylı ve operasyoneldir; bu ifade doğrudur. D) Planlama, denetimin başında biten tek bir aşama değil, tüm süreç boyunca güncellenen yinelenen bir süreçtir; bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Finansal tablo bağımsız denetiminde planlama yetkisi ve sorumluluğu her zaman bağımsız denetçide olup, işletme yönetimi bu süreci yönetemez veya dayatamaz.

Soru 11 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

KLM AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının denetimini yürüten Denetçi K, ticari alacaklara ilişkin uyguladığı denetim prosedürleri sonucunda ticari alacaklar bakiyesinde herhangi bir yanlışlık tespit etmemiştir. Ancak Denetçi K, vadeleri bir yıldan uzun olan alacakların kısa vadeli ticari alacaklar arasında sınıflandırıldığını ve dipnotlarda bu hususa ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini belirlemiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi’ne göre denetçinin, aşağıdaki yönetim beyanlarından hangilerine ilişkin bir yanlışlık tespit etmesi beklenir? I. Var olma II. Tamlık III. Sunum IV. Hak ve yükümlülükler

  • A)I, III
  • B)II, III
  • C)II, IV
  • D)I, II, III
  • E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 315 ve ilgili denetim standartlarına göre, vadeleri bir yıldan uzun olan alacakların kısa vadeli olarak gösterilmesi, finansal tablolarda sunum ve ifşa (presentation and disclosure) yönünden bir hatadır. Bu durum, varlıkların sınıflandırılmasındaki yanlışlık nedeniyle Sunum (III) yönünden yanlışlık tespit edilmesini gerektirir. Ayrıca, dipnotlarda bu önemli sınıflandırma hatasına ilişkin açıklama yapılmaması, kullanıcıların durumu tam olarak anlamasını engeller ve Tamlık (II) yönünden bir eksiklik/yanlışlık oluşturur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: I. Var olma: Alacakların varlığına (gerçekliğine) dair bir şüphe yoktur, sadece sınıflandırma hatası vardır. IV. Hak ve yükümlülükler: Alacağın şirketin hakkı olduğu konusunda bir itiraz veya eksiklik belirtilmemiştir.

Bilinmesi gereken kural: Finansal tablolarda varlık/liyakit sınıflandırma hataları ve buna ilişkin dipnot açıklama eksiklikleri, "Sunum" ve "Tamlık" yönünden yönetim beyanlarının ihlali olarak değerlendirilir.

Soru 12 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Tek bir tüzel kişiliğe ve birden fazla işletme birimine sahip XYZ AŞ’nin denetimini yürüten Denetçi K, şirketin faaliyetlerine ilişkin aşağıdaki hususları tespit etmiştir: - Şirket, faaliyetlerini, Marmara ve Karadeniz olmak üzere iki farklı bölgedeki işletme birimleri aracılığıyla yürütmektedir. - Her iki bölgedeki işletme birimlerinin, ayrı bir yönetim kadrosu ve ayrı bilgi sistemleri bulunmaktadır. - Her iki bölgeye ait finansal bilgiler, XYZ AŞ’nin finansal tabloları hazırlanırken toplulaştırılarak bir araya getirilmektedir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 600 Özel Hususlar – Topluluk Finansal Tablolarının Bağımsız Denetimi (Topluluğa Bağlı Birim Denetçilerinin Çalışmaları Dâhil)’e göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)XYZ AŞ tek bir tüzel kişilik olduğu için Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki işletme birimlerine ait finansal bilgilerin toplulaştırılması, konsolidasyon kapsamında değerlendirilmez.
  • B)Tek bir tüzel kişilik olan XYZ AŞ’nin finansal tabloları, topluluk finansal tabloları tanımını karşılamaz ancak Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki işletme birimleri için yürütülecek denetimde BDS 600 hükümleri uygulanır.
  • C)Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki işletme birimleri ayrı bir yönetim kadrosu ve bilgi sistemlerine sahip olduğundan, topluluğa bağlı birim tanımını karşılamaz.
  • D)XYZ AŞ’nin finansal tabloları, farklı işletme birimlerine ait finansal bilgiler bir araya getirildiğinden topluluk finansal tabloları tanımını karşılar.
  • E)Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki işletme birimlerinin bilgi sistemlerine ilişkin kontrollerin işleyiş etkinliği hakkında bir hizmet kuruluşu tarafından Tip 2 rapor düzenlenmişse, Denetçi K bu kontrollere güvenerek BDS 600 hükümlerini uygulayabilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D’dir. BDS 600’e göre, tek bir tüzel kişiliğe sahip olsa bile, faaliyetlerini farklı işletme birimlerinde yürüten ve bu birimlere ait finansal bilgileri tek bir finansal tabloda toplulaştıran şirketin hazırladığı tablolar "topluluk finansal tabloları" kapsamında değerlendirilir. Şirketin iç yapısında ayrı yönetim ve bilgi sistemleri bulunması, bu birimlerin bağımsız tüzel kişilik olmaması durumunda bile, finansal raporlamanın toplulaştırılması nedeniyle BDS 600’ün uygulanmasını gerektirir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Tek tüzel kişilik olması, iç birimlerin toplulaştırılmasını konsolidasyon dışı bırakmaz; bu durum topluluk tablosu tanımını karşılar. B) Tek tüzel kişilikli şirketin toplulaştırılmış tabloları, topluluk finansal tabloları tanımını karşılar ve BDS 600 uygulanır. C) Ayrı yönetim ve bilgi sistemlerine sahip olmaları, bu birimlerin topluluğa bağlı birim olarak kabul edilmesini engellemez. E) Hizmet kuruluşu raporları, denetçinin iç kontrollerden doğan riski azaltmasına yardımcı olsa da BDS 600’ün uygulanma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz veya tek başına yeterli dayanak değildir.

Bilinmesi gereken kural: Tek tüzel kişilikli şirketlerde bile, farklı işletme birimlerine ait finansal verilerin tek tabloda toplulaştırılması, söz konusu tabloların "topluluk finansal tabloları" sayılmasını ve BDS 600 hükümlerinin uygulanmasını sağlar.

Soru 13 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 540 Muhasebe Tahminlerinin ve İlgili Açıklamaların Bağımsız Denetimi’ne göre aşağıdakilerden hangisi muhasebe tahminlerine örnek olarak verilemez?

  • A)Garanti yükümlülüklerinin hesaplanması
  • B)Uzun vadeli sözleşmeler için finansal tablolara alınan hasılatın raporlanması
  • C)Stokların değer düşüklüğüne yönelik net gerçekleşebilir değerin tespiti
  • D)Devam etmekte olan bir hukuki davanın sonucu
  • E)Yatırım amaçlı gayrimenkullerin ölçümünde gerçeğe uygun değer modelinin seçilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E

BDS 540’a göre muhasebe tahmini, finansal tablolarda parasal olarak ifade edilen ve belirsizlik içeren bir ölçüm sonucudur. Doğru cevap E şıkkıdır çünkü yatırım amaçlı gayrimenkullerde gerçeğe uygun değer modelinin seçilmesi, bir muhasebe politikası tercihidir; bu politika seçildikten sonra, o model altında yapılacak değerlemeler ise tahmin sürecini oluşturur. Yani modelin kendisi tahmin değil, ölçüm çerçevesidir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Garanti yükümlülükleri, gelecekteki olası ödemeler nedeniyle belirsizlik içerir ve bu nedenle bir tahmindir. B) Uzun vadeli sözleşmelerdeki hasılat, tamamlanma oranı gibi yöntemlerle hesaplandığından tahmini içerir. C) Stokların net gerçekleşebilir değeri, piyasa koşullarına bağlı belirsiz bir değerlemeyi gerektirdiğinden tahmindir. D) Hukuki davaların sonucu, mahkeme kararına bağlı olup kesinleşene kadar belirsizlik taşır ve tahmin olarak değerlendirilir.

Bilinmesi gereken kural: Muhasebe politikası seçimi ile o politika uyarınca yapılan ölçüm (tahmin) birbirinden ayrılmalıdır; model tercihi tahmin değildir.

Soru 14 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 200 Bağımsız Denetçinin Genel Amaçları ve Bağımsız Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına Uygun Olarak Yürütülmesi’ne göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  • A)Mesleki muhakeme, bilgiye değil tecrübeye dayalı kararlar alınırken kullanılır.
  • B)Denetim riski, yapısal risk ile kontrol riskinin bir fonksiyonudur.
  • C)Denetim kanıtının yeterliliği, denetim kanıtının kalitesinin ölçütüdür.
  • D)Makul güvencenin elde edilemediği ve sınırlı olumlu görüşün yetersiz kaldığı tüm durumlarda, BDS’ler denetçinin zorunlu olarak denetimden çekilmesini gerektirir.
  • E)Denetçi, BDS 200 ve denetimle ilgili diğer tüm BDS’lerin hükümlerine uymadığı sürece, raporunda denetimin BDS’lere uygun olarak yürütüldüğünü belirtemez.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 200’e göre denetçi, raporunda denetimin standartlara uygun yürütüldüğünü beyan edebilmesi için hem BDS 200’ün hem de diğer ilgili tüm BDS’lerin hükümlerine tam olarak uymak zorundadır. Bu uyum, denetim kalitesinin ve güvenilirliğinin temel şartıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Mesleki muhakeme, hem bilgi hem de tecrübe ile birlikte eleştirel düşünceyi gerektirir; sadece tecrübeye dayalı değildir. B) Denetim riski, yapısal risk ve kontrol riskinin yanı sıra tespit riskinin de bir fonksiyonudur. C) Yeterlilik, kanıtın miktarını; kalite ise kanıtın uygunluğunu ifade eder; yeterlilik kalitenin ölçütü değildir. D) Standartlar her durumda zorunlu çekilmeyi öngörmez; bazı durumlarda görüş reddi veya açıklama yapılması yeterlidir.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, raporunda standartlara uyumu beyan edebilmek için tüm ilgili BDS hükümlerine eksiksiz uymak zorundadır.

Soru 15 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

ABC AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının denetimini yürüten Denetçi K, söz konusu finansal tablolara ilişkin görüş vermekten kaçınmıştır. İşletme yönetiminin talebi üzerine, BDS 805 Özel Hususlar – Tek Bir Finansal Tablonun Bağımsız Denetimi ile Finansal Tablolardaki Belirli Unsurların, Hesapların veya Kalemlerin Bağımsız Denetimi kapsamında, finansal tablolardaki belirli bir unsurun ayrıca denetimi yürütülmektedir. Denetçi K, söz konusu unsura ilişkin olumlu görüş vermenin uygun olduğunu değerlendirmekte ve bu durumun mevzuat tarafından yasaklanmadığını bilmektedir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 805 Özel Hususlar – Tek Bir Finansal Tablonun Bağımsız Denetimi ile Finansal Tablolardaki Belirli Unsurların, Hesapların veya Kalemlerin Bağımsız Denetimi’ne göre denetçi, aşağıdaki şartların hangisi veya hangilerinin varlığı halinde söz konusu unsura ilişkin olumlu görüş verebilir? I. Söz konusu unsura ilişkin denetçi raporunun, tam set finansal tablolara ilişkin görüş vermekten kaçınma içeren denetçi raporundan ayrı olarak düzenlenmesi II. Söz konusu unsurun, işletmenin tam set finansal tablolarının büyük bir kısmını oluşturmaması III. Söz konusu unsurun, görüş vermekten kaçınma içeren denetçi raporunda kilit denetim konusu bölümünde açıklanmamış olması

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I, II
  • D)II, III
  • E)I, III, III
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 805’e göre, tam set finansal tablolara ilişkin görüşten kaçınıldığında, belirli bir unsura olumlu görüş verilebilmesi için iki temel şartın sağlanması gerekir. Birincil şart, özel husus raporu ile genel denetim raporunun ayrı ayrı düzenlenmesidir (Madde 14). Bu, kullanıcıların raporları birbirinden ayırabilmesini sağlar. İkinci şart ise, söz konusu unsurun finansal tablolardaki büyük bir kısmını oluşturmamasıdır (Madde 15). Bu kural, denetçinin genel görüşten kaçınma nedeninin (örneğin yetersiz kanıt), o özel unsurun güvenilirliğini de zedelememesini temin eder. Eğer unsur büyük bir kısmı oluşturuyorsa, genel görüşün geçersizliği o unsuru da etkiler.

Diğer şıkların analizi şöyledir: II. şık yanlıştır çünkü kural, unsurun "büyük bir kısmını oluşturamaması" yönündedir, bu şartın varlığı olumlu görüş için engel değildir ancak soruda "büyük bir kısmını oluşturması" ifadesi kafa karıştırıcı olabilir; asıl kritik olan I ve II'nin birlikte sağlanmasıdır. III. şık yanlıştır çünkü kilit denetim konusu açıklaması, özel görüş verilmesini yasaklayan bir şart değildir; sadece şeffaflık için önemlidir.

Bilinmesi gereken kural: Genel görüşten kaçınılan durumlarda, özel unsura olumlu görüş verebilmek için raporların ayrılması ve unsurun finansal tablolarda baskın olmaması şarttır.

Soru 16 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetimin amacı ve kapsamı II. Yönetimin sorumlulukları III. Denetçi tarafından düzenlenecek raporların beklenen şekline ve içeriğine atıf iznine tabi olduğu V. Denetimin mesleki şüphecilik içinde yürütülmesi gerektiği BDS 210 Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması’na göre yukarıdakilerden hangileri denetim sözleşmesinde bulunması gereken hususlar arasında yer alır?

  • A)I, II, III
  • B)I, II, V
  • C)I, III, IV
  • D)II, IV, V
  • E)III, IV, V TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 210, denetim sözleşmesinde yer alması zorunlu hususları net bir şekilde sıralar. Doğru cevap A şıkkıdır.

Standart maddesi uyarınca, sözleşmede mutlaka bulunması gerekenler şunlardır:

  • Denetimin amacı ve kapsamı (I. madde).
  • Yönetimin sorumlulukları (II. madde).
  • Denetçi tarafından düzenlenecek raporların beklenen şekli ve içeriğine atıf iznine tabi olduğu (III. madde).

Bu üç unsur, BDS 210’un 11. maddesinde açıkça "sözleşmede yer alması gereken hususlar" olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla I, II ve III numaralı ifadeler doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • V. Madde (Mesleki şüphecilik): BDS 200 ve BDS 230 gibi standartlarda denetçinin genel yükümlülüğü olarak belirtilir; sözleşme maddesi olarak zorunlu kılınmaz.
  • IV. Madde (Eksik/Not): Soruda IV. madde metni eksik görünse de, A şıkkının doğru olması için IV’ün listede olmaması gerekir. BDS 210’a göre IV. madde (genellikle denetçinin bağımsızlığı veya diğer hususları) sözleşmenin zorunlu "şartları" listesinde I, II, III ile birlikte yer almaz.

Bilinmesi gereken kural: BDS 210’a göre denetim sözleşmesinde sadece denetimin amacı/kapsamı, yönetim sorumlulukları ve rapor içeriğine atıf izni zorunludur; mesleki şüphecilik sözleşme maddesi değildir.

Soru 17 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Çalışma kâğıtları mevzuat hükümleri uyarınca dış teftişlerin yürütülmesini sağlamaya katkıda bulunur. II. Denetçi, çalışma kâğıtlarını denetçi raporu tarihinden itibaren en fazla altmış gün içinde bir denetim dosyasında birleştirir. III. Çalışma kâğıtlarının nihai denetim dosyasında birleştirilmesi işlemi tamamlandıktan sonra denetçi, ne şekilde olursa olsun çalışma kâğıtlarını değiştiremez. IV. Denetçi, önemli hususlara ilişkin olarak yönetimle yaptığı müzakerelerin niteliğini, ne zaman ve kiminle yapıldığını belirtmek suretiyle belgelendirir. BDS 230 Bağımsız Denetimin Belgelendirilmesi’ne göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)I, III
  • C)I, II, III
  • D)I, II, IV
  • E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 230’a göre; I. madde doğrudur, çünkü çalışma kâğıtları dış teftişlere (örneğin SPK denetimlerine) olanak tanır. II. madde doğrudur; denetçi, denetim raporu tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde dosyayı tamamlar. IV. madde doğrudur; önemli hususlar, yönetimle ne zaman, kiminle ve nasıl müzakere edildiğiyle birlikte belgelenmelidir.

Diğer şıkların hataları ise şöyledir: III. madde yanlıştır çünkü BDS 230, özel durumlarda (örneğin ek delil bulunması veya hata düzeltme) çalışma kâğıtlarında değişiklik yapılmasına ve bu değişikliklerin gerekçesinin kaydedilmesine izin verir; "ne şekilde olursa olsun" ifadesi mutlak bir yasak içerdiği için yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Denetim dosyası 60 gün içinde tamamlanmalı ve önemli müzakereler detaylıca belgelenmelidir; ancak ek delillerle çalışma kâğıtlarında değişiklik yapılması ve bu durumun gerekçelendirilmesi yasaldır.

Soru 18 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

ABC AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarının denetimini yürüten Denetçi A, denetim sırasında aşağıdaki hususları tespit etmiştir: I. Şirkete ait kamyonet, üst yöneticinin kendisi için yaptırdığı özel mülkte bedelsiz olarak kullanılmıştır. II. Şirketin satın aldığı stoklar yanlışlıkla gider hesaplarına kaydedilmiştir. III. Şirket, kredibilitesini yüksek göstermek amacıyla ilişkili taraflarına yüksek kâr marjıyla satış yapmıştır. IV. Şirket, ortağına piyasa fiyatı üzerinden yaptığı stok satışından doğan alacağını ilişkili taraflardan ticari alacak olarak raporlamıştır. BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları’na göre yukarıdaki işlemler denetimde sırasıyla hangi durumlara işaret eder?

  • A)I. Hile – II. Hata – III. Hile – IV. Doğru kayıt
  • B)I. Hata – II. Hata – III. Hile – IV. Hata
  • C)I. Hile – II. Hile – III. Hata – IV. Doğru kayıt
  • D)I. Hile – II. Hile – III. Hile – IV. Hile
  • E)I. Hile – II. Hata – III. Hata – IV. Doğru kayıt
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 240’a göre hile, kasıtlı bir eylem; hata ise kasıtsız bir eylemdir.

I. maddede üst yöneticinin şirkete ait varlığı kişisel amaçla kullanması kasıtlıdır, bu bir Hiledir. II. maddede stokların gider kaydedilmesi "yanlışlıkla" yapıldığı için kasıtsızdır, bu bir Hatadır. III. maddede kredibiliteyi abartmak için yüksek kâr marjıyla satış yapmak, finansal tablolarda yanıltıcı bilgi sunma amacıyla kasıtlıdır, bu bir Hiledir. IV. maddede işlem piyasa fiyatı üzerinden ve doğru sınıflandırılmıştır, bu Doğru kayıttır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) I. madde hata değil kasıtlıdır. C) II. madde kasıtsızdır, hile değildir. D) II. madde kasıtsızdır, IV. madde ise hatasızdır. E) III. madde kasıtlıdır, hata değildir.

Bilinmesi gereken kural: Hilede kasıt, hatada kasıt yoktur; doğru kayıtta ise ne hile ne de hata bulunmaz.

Soru 19 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetçi, yönetimin ve üst yönetimden sorumlu olanların doğruluk ve dürüstlükleri hakkındaki geçmiş tecrübesine bakmaksızın, denetim boyunca mesleki şüpheciliğini sürdürür. II. Mesleki şüpheciliğin gereği olarak denetçi, aksini düşünmesini gerektiren bir gerekçe olmasa bile araştırmalarını derinleştirmeden kayıt ve belgelerin gerçek olduğunu kabul edemez. III. Denetçi bir hile tespit etmişse, mevzuat veya etik hükümlerin; bu durumun yetkili bir kuruma rapor etmesini zorunlu kılıp kılmadığına karar verir. IV. Hile, ister hileli finansal raporlama isterse varlıkların kötüye kullanılması şeklinde olsun; hile yapmaya yönelik teşvik veya baskıyı, hile yapmak için algılanan bir fırsatı ve eylemin bir ölçüde rasyonelleştirilmesini içerir. BDS 240 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde Bağımsız Denetçinin Hileye İlişkin Sorumlulukları’na göre yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  • A)I, II, III
  • B)I, II, IV
  • C)I, III, IV
  • D)II, III, IV
  • E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 240 uyarınca I, III ve IV numaralı ifadeler doğrudur.

I. Doğrudur: Standart, denetçinin yönetimin dürüstlüğüne güvenerek mesleki şüpheciliğini bırakmasını yasaklar. Şüphecilik denetim süresince kesintisiz uygulanmalıdır.

II. Yanlıştır: BDS 240, aksini gösteren durumlar olmadıkça belgelerin güvenilir olduğunu varsaymamızı emreder. Denetçi, şüphe uyandıran bir gerekçe yoksa her belgeyi derinlemesine araştırmakla yükümlü değildir; bu ifade standartın "güven varsayımı" ilkesine aykırıdır.

III. Doğrudur: Hile tespit edildiğinde denetçi, mevzuat veya etik kuralların yetkili kuruma bildirim zorunluluğu getirip getirmediğini değerlendirmelidir.

IV. Doğrudur: Hilenin "Üçgen Teorisi" olarak bilinen üç unsuru (teşvik/baskı, fırsat, rasyonelleştirme) içerdiği BDS 240'ta açıkça tanımlanmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Denetçi, yönetimin dürüstlüğüne rağmen şüpheciliğini sürdürmeli, şüphe uyandıran durum yoksa belgelerin güvenilirliğini varsaymalı ve hile tespitinde yasal bildirim yükümlülüğünü değerlendirmelidir.

Soru 20 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. İşletmenin diğer mevzuata uygunluk sağlayıp sağlamadığına ilişkin olarak yönetimi ve üst yönetimden sorumlu olanları sorgular. II. İşletmenin avukatından şüpheli hale gelen ticari alacakların tespiti için işletmenin açtığı davalar hakkında bilgi ister. III. Düzenlenen satış faturalarının finansal tablolara doğru yansıtılıp yansıtılmadığını inceler. IV. Lisans veren veya düzenleyici kurumlarla yapılan yazışmalar varsa, bunları tetkik eder. BDS 250 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde İlgili Mevzuatın Dikkate Alınması’na göre denetçi, finansal tablolar üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilecek diğer mevzuata ilişkin aykırılıkların tespit edilmesine yardımcı olması için yukarıdaki denetim prosedürlerinden hangilerini uygular?

  • A)I, IV
  • B)II, III
  • C)I, II, III
  • D)II, III, IV
  • E)I, II, III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap A

BDS 250’ye göre denetçi, finansal tabloları etkileyebilecek diğer mevzuat uyumunu denetler. Bu kapsamda, işletmenin yönetiminin ve üst yönetim kurulu üyelerinin ilgili mevzuata uygunluk sağlayıp sağlamadığını sorgulamak (I) ve düzenleyici kurumlarla yapılan yazışmaları tetkik etmek (IV) doğrudur. Bu prosedürler, mevzuata aykırılık risklerini ve potansiyel yaptırımları ortaya çıkarmayı hedefler.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: II. şıktaki avukattan bilgi isteme işlemi, BDS 505 (Dışardan Onay) veya BDS 501 (Kanıt Toplama) kapsamında varlık varlığı/yokluğu denetimine girer, diğer mevzuat uyumuna değil. III. şıktaki satış fatura incelemesi, gelirlerin gerçekleşme ve kesim prensiplerine uygunluğunu (BDS 500) test eder, doğrudan mevzuat uyumu denetimi değildir.

Bilinmesi gereken kural: BDS 250 kapsamında denetçi, sadece finansal tablolara doğrudan yansıyan veya dolaylı etkisi olan (cezalar, karşılıklar vb.) "diğer mevzuat" uyumunu; I ve IV gibi spesifik prosedürlerle test eder.

Soru 21 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Gözlem, yalnızca yapıldığı zamanla sınırlı bilgi sağladığı için denetim kanıtı olarak kullanılamaz. II. Sorgulama genellikle, yönetim beyanı düzeyinde önemli bir yanlışlığın olmadığına veya kontrollerin işleyiş etkinliğine ilişkin tek başına yeterli denetim kanıtı sağlamaz. III. Finansal tablolardaki şüpheli alacakları kontrol etmek için şirket avukatından yazılı bilgi isteyen denetçinin uyguladığı denetim prosedürüne tetkik adı verilir. IV. Finansal tablo analizi, denetim kanıtı elde edilmesine yönelik bir denetim prosedürü olarak kullanılamaz. BDS 500 Bağımsız Denetim Kanıtları’na göre yukarıdaki ifadelerden hangileri yanlıştır?

  • A)I, II
  • B)II, III
  • C)III, IV
  • D)I, III, IV
  • E)I, II, III, IV A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 500’e göre; I. ifade yanlıştır çünkü gözlem, o anki durum hakkında kanıt sağlar ve kullanılır. III. ifade yanlıştır; avukattan yazılı bilgi istemek "tetkik" değil, "dışardan edinilen kanıt" (onaylama) prosedürüdür. IV. ifade yanlıştır; finansal tablo analizi, BDS 500’e göre geçerli bir denetim prosedürüdür.

Diğer şıkların analizi: II. ifade doğrudur; sorgulama tek başına yeterli kanıt sağlamaz, bu nedenle soruda "yanlış" olanlar arasında yer almaz.

Bilinmesi gereken kural: Gözlem, analiz ve sorgulama denetim kanıtı elde etme yöntemleridir; ancak sorgulama tek başına yeterli değildir ve dışarıdan onay alma farklı bir prosedürdür.

Özetle; gözlem kanıt sağlar (I yanlış), sorgulama tek başına yetersizdir (II doğru), avukattan bilgi almak onaylamadır (III yanlış), analiz bir prosedürdür (IV yanlış). Dolayısıyla yanlış olanlar I, III ve IV’tür.

Soru 22 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Stoklar II. Hasılat III. İşletmenin dâhil olduğu dava ve iddialar IV. Faaliyet bölümü bilgileriyle ilgili özel olarak dikkate alınacak hususlar V. İşletme birleşmeleri Yukarıdakilerden hangileri, BDS 501 Bağımsız Denetim Kanıtları – Belirli Kalemler İçin Dikkate Alınması Gereken Özel Hususlar kapsamında yer alır?

  • A)I, II, III
  • B)I, III, IV
  • C)II, III, IV
  • D)II, III, V
  • E)III, IV, V TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap B

BDS 501, denetçinin belirli kalemler için özel kanıt toplama gerekliliklerini düzenler. Doğru cevap B şıkkıdır (I, III, IV).

Neden Doğru? BDS 501’in kapsam maddesinde açıkça sayılan kalemler şunlardır: stoklar (I), dava ve iddialar (III) ve faaliyet bölümü bilgileri (IV). Bu maddeler, denetçinin standart prosedürlerin ötesinde ek dikkat ve kanıt toplama zorunluluğunu getirdiği için listede yer alır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • II (Hasılat): Hasılat, BDS 501’in özel kapsamına girmeyen genel bir muhasebe kalemidir; bunun yerine BDS 500 veya BDS 540 gibi diğer standartlarla yönetilir.
  • V (İşletme birleşmeleri): İşletme birleşmeleri, BDS 501 kapsamında değil, BDS 510 (Açılış Dönemi Kanıtları) veya BDS 500 kapsamında değerlendirilir.

Bilinmesi gereken kural BDS 501, sadece stoklar, dava/iddialar ve faaliyet bölümü bilgileri gibi özel risk taşıyan kalemleri kapsar; diğer tüm muhasebe kalemleri genel kanıt standartlarına tabidir.

Soru 23 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

ABC AŞ, yaşadığı finansal zorluklar nedeniyle konkordato talebinde bulunmuş ve mahkeme, konkordato teklifinin başarıya ulaşma ihtimalini değerlendirerek şirkete bir yıllık kesin mühlet vermiştir. ABC AŞ’nin ilgili döneme ait finansal tablolarının denetimini yürüten Denetçi A, - Bu durumun işletmenin faaliyetlerini sürdürme kabiliyeti üzerinde önemli bir belirsizlik oluşturduğunu, - Söz konusu önemli belirsizliğe ilişkin açıklamaların finansal tablo dipnotlarında yeterli ve uygun şekilde yer aldığını ve - İşletmenin sürekliliği esasının kullanılmasının uygun olduğunu değerlendirmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 570 İşletmenin Sürekliliği’ne göre denetçi, raporunda hangi görüş türüne yer vermeli ve bu hususu raporunda hangi başlık altında açıklamalıdır?

  • A)Olumlu görüş - İşletmenin Sürekliliğiyle İlgili Önemli Belirsizlik başlığı
  • B)Olumlu görüş – Kilit Denetim Konuları başlığı
  • C)Olumlu görüş – Mevzuattan Kaynaklanan Diğer Yükümlülükler başlığı
  • D)Sınırlı olumlu görüş – Sınırlı Olumlu Görüşün Dayanağı başlığı
  • E)Sınırlı olumlu görüş – İşletmenin Sürekliliğiyle İlgili Önemli Belirsizlik başlığı
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A’dır. BDS 570’e göre, finansal tablolarda süreklilikle ilgili önemli belirsizlikler mevcutsa ancak bu durumun finansal tablolara yansıtılması uygunsa (dipnotlar yeterliyse) denetçi olumlu görüş verir. Bu önemli belirsizlik, raporun "Temel Görüş" bölümünden sonra, "İşletmenin Sürekliliğiyle İlgili Önemli Belirsizlik" başlığı altında ayrıca vurgulanır. Bu başlık, kullanıcının bu riski fark etmesini sağlar ancak görüşü etkilemez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Kilit Denetim Konuları, BDS 701 kapsamında, denetimin en önemli alanlarını içerir; süreklilik belirsizliği otomatik olarak KDK değildir. C) Mevzuattan Kaynaklanan Diğer Yükümlülükler, BDS 706 kapsamında, standartta talep edilen ek açıklamaları içerir; süreklilik belirsizliği için ayrı bir başlık (BDS 570) önceliklidir. D) Sınırlı olumlu görüş, finansal tabloların tüm önemli yönlerden doğru yansıtmadığı durumlarda verilir; burada durum uygun kabul edildiği için yanlıştır. E) Sınırlı olumlu görüş, denetim görevinin kapsamı sınırlı olduğunda veya yetersiz kanıt olduğunda verilir; bu senaryoda denetim tamamlanmış ve görüş olumludur.

Bilinmesi gereken kural: Finansal tablolarda süreklilikle ilgili önemli belirsizlik olsa bile, açıklamalar yeterli ve süreklilik esasına uygunsa denetçi olumlu görüş verir ve bu durumu "İşletmenin Sürekliliğiyle İlgili Önemli Belirsizlik" başlığında belirtir.

Soru 24 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Denetçi, makul gördüğü bir sebeple yönetimin teyit talebi gönderilmesine izin vermemesi durumunda denetim kanıtı elde etmek için alternatif denetim prosedürlerini uygular. II. Olumsuz teyitler, olumlu teyitlere göre daha az ikna edici denetim kanıtı sağlar. III. Denetimin şartlarına bağlı olarak, doğrudan denetçi tarafından dış teyitlerle elde edilen denetim kanıtı, işletme içinde üretilen kanıtlardan daha güvenilir olabilir. BDS 505 Dış Teyitler’e göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I, II
  • D)II, III
  • E)I, II, III A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 505'e göre;

  • I. Şık Doğrudur: Yönetim teyit gönderimini engellerse denetçi, borçlularla doğrudan görüşme veya sonraki nakit akışlarını inceleme gibi alternatif prosedürler uygulayarak kanıt elde etmek zorundadır.
  • II. Şık Doğrudur: Olumsuz teyitlerde, alıcının cevap vermemesi "doğruluk" olarak kabul edilir. Bu durum, olumlu teyitlerdeki gibi aktif onay gerektirmediği için elde edilen kanıt daha az ikna edicidir.
  • III. Şık Doğrudur: Dış teyitler, üçüncü taraflardan bağımsız olarak doğrudan denetçiye ulaşır. İşletme içinde üretilen (iç) kanıtlar ise yönetimin kontrolü altındadır; bu nedenle dış kanıtlar genellikle daha güvenilirdir.

Diğer Şıkların Neden Yanlış Olduğu:

  • A, B, C ve D şıkları, her üç ifadenin de doğru olduğunu belirten E şıkkını eksik veya hatalı şekilde sınırladıkları için yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Dış teyitler en güvenilir kanıtlardan biridir; olumsuz teyitler ikna ediciliği düşük olduğu için riskli alanlarda tercih edilmez ve yönetim engeli durumunda mutlaka alternatif prosedür uygulanır.

Soru 25 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, XYZ AŞ’nin 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarına ilişkin olumlu görüş içeren denetçi raporunu 10 Mart 2025 tarihinde şirkete teslim etmiştir. Şirketin genel kurulu 31 Mart 2025 tarihinde toplanmış, yönetim ibra edilmiş, kâr dağıtım kararı alınmış ve söz konusu denetçi raporu bankaya sunularak kredi temin edilmiştir. Denetçi A, 10 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı incelemede, şirketin finansal tablolarında önemli ve yaygın etkiye sahip bir bağlı ortaklığın konsolide edilmeden raporlandığını fark etmiş ve bu durumun önceden biliniyor olması halinde görüşünü değiştirecek nitelikte olduğunu değerlendirmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 560 Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar’a göre denetçi, söz konusu durumla ilgili olarak aşağıdaki adımlardan hangisini atmalıdır?

  • A)Finansal tabloların yayımlandıktan sonra denetçinin herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığından, konuyla ilgili herhangi bir adım atması beklenmez.
  • B)Denetçi, izleyen döneme ait finansal tablolarda yer alan karşılaştırmalı bilgileri düzeltir ve 2025 hesap dönemine ait raporunda cari ve önceki yıl tablolarını yeniden düzenler.
  • C)Denetçi, yönetimden finansal tabloları değiştirmesini talep eder ve yönetim tabloları değiştirmezse denetçinin sorumluluğu ortadan kalkar.
  • D)Denetçi, yönetimden finansal tabloları değiştirmesini talep eder, yönetim talebi reddederse denetçi, bu rapora güvenilmesini engellemeye yönelik gerekli adımları atacağı hususunda yönetime bildirimde bulunur.
  • E)Denetçi, durumu Ticaret Mahkemesine bildirir ve mahkemenin atayacağı yeni denetçi süreci tekrar başlatarak bir sonuca ulaşır.
Çözümü göster — doğru cevap D

BDS 560, bilanço tarihinden sonra ortaya çıkan ve finansal tablolara yansıtılması gereken "düzeltici olayları" düzenler. Denetçi A, tablolar yayımlandıktan sonra (10 Mart) ancak daha sonra fark ettiği (10 Mayıs), görüşü değiştirecek nitelikte bir hatayı tespit etmiştir. Standarta göre, denetçinin yayımlanmış raporlar üzerinde doğrudan bir yükümlülüğü yoktur; ancak finansal tabloların kullanıcıların yanıltılmasına neden olabileceğini bildiğinde, yönetimden tabloları düzeltmesini talep etmelidir.

Doğru cevap D'dir. BDS 560 paragraf 13'e göre, yönetim tabloları düzeltmezse denetçi, rapora güvenilmesini engellemek için gerekli adımları (örneğin ilgili mercilere bildirim veya halka açıklama) atmakla yükümlüdür. Bu, kamu yararını korumak için zorunludur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yanlış, çünkü denetçi, tabloların yanıltıcı olduğunu bildiğinde harekete geçme yükümlülüğü vardır. B) Yanlış, çünkü denetçi tabloları tek taraflı düzeltemez; bu yetki yönetime aittir. C) Yanlış, çünkü yönetim reddederse denetçinin sorumluluğu sona ermez, aksine kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüğü doğar. E) Yanlış, çünkü mahkemeye bildirim doğrudan bir BDS 560 prosedürü değildir; öncelikli adım yönetimle iletişimidir.

Bilinmesi gereken kural: Yayımlanmış finansal tablolarda, yayımlanmadan önce bilinseydi görüşü değiştirecek nitelikte hata tespit eden denetçi, yönetimden düzeltme talep eder; reddedilirse rapora güvenilmesini engellemeye yönelik gerekli önlemleri alır.

Soru 26 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Örneklem kalemlerinin rastgele (tesadüfi) seçilmesi, istatistiki olmayan örnekleme yaklaşımının bir özelliğidir. II. Denetçi tarafından belirlenen, öngörülen iç kontrol prosedürlerinden sapma oranına kabul edilebilir sapma oranı denir. III. Denetçinin, örneklemde tespit edilen bir sapmayı anomali olarak değerlendirdiği çok ender durumlarda, söz konusu sapma veya yanlışlığın anakitleyi temsil etmediğine dair kesinlik derecesi yüksek bir kanaate sahip olması gerekir. IV. Denetçinin, bir örneklemi temel alarak vardığı sonucun, aynı denetim prosedürünün anakitlenin tamamına uygulanması durumunda varılacak sonuçtan farklı olması riskine örnekleme dışı risk denir. BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme’ye göre yukarıdaki ifadelerden hangileri yanlıştır?

  • A)I, II
  • B)I, IV
  • C)II, III
  • D)II, IV
  • E)III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 530’a göre; I. ifade yanlıştır çünkü rastgele (tesadüfi) seçim, istatistiki ve istatistiki olmayan örneklemede de kullanılan temel prensiptir; sadece istatistiki örnekleme için zorunlu değildir. IV. ifade yanlıştır çünkü tanımlanan durum "örnekleme dışı risk" değil, "örnekleme riski"dir. Örnekleme dışı risk, denetçinin sapmayı tespit edememesi veya yanlış yorumlaması gibi örnekleme süreciyle doğrudan ilgili olmayan hatalardır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: II. ifade doğrudur; kabul edilebilir sapma oranı, denetçinin riskleri karşılayacak düzeyde belirlediği sınırdır. III. ifade doğrudur; anomali niteliğindeki sapmaların temsil etmediğinden emin olmak için yüksek kanaat gerekir.

Bilinmesi gereken kural: Rastgele seçim her iki örnekleme türünde de geçerlidir; örnekleme dışı risk, örnekleme süreci dışındaki insan hatası veya yanlış yorumlamadan kaynaklanır.

Soru 27 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Bariz biçimde önemsiz sayılan yanlışlıklar, toplu olarak ele alınarak değerlendirildiğinde ulaşacağı büyüklük, nitelik veya şartları bakımından önemli yanlışlıklara dönüşebilir. II. Bir veya birden fazla kalemin bariz biçimde önemsiz sayılıp sayılmaması hakkında herhangi bir belirsizliğin bulunduğu durumlarda bu yanlışlık, bariz biçimde önemsiz olarak değerlendirilir. III. Yanlışlıklar yönetimin, muhasebe tahminleriyle ilgili olarak denetçi tarafından makul bulunmayan muhakemelerinden kaynaklanabilir. IV. Yönetim, denetçinin talebi üzerine bir hesap bakiyesinde tespit edilen yanlışlığı düzelttiğinde, denetçi yanlışlıkların kalıp kalmadığına karar vermek için ilâve denetim prosedürleri uygular. BDS 450 Bağımsız Denetimin Yürütülmesi Sırasında Belirlenen Yanlışlıkların Değerlendirilmesi’ne göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I, II
  • D)II, IV
  • E)III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 450’ye göre, tek başına önemsiz görünen yanlışlıkların toplamı, nitelik veya tutar itibarıyla önemli hale gelebilir; bu nedenle I. ifade doğrudur. Ancak II. ifade yanlıştır. Standart, belirsizlik durumunda yanlışlığın "önemsiz" değil, dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtir; varsayımsal olarak önemsiz saymak denetçi sorumluluğunu zayıflatır. III. ifade doğrudur, çünkü yanlışlıklar yönetimin muhasebe tahminlerindeki hatalı muhakemeden de kaynaklanabilir. IV. ifade ise yanlıştır. Yönetim yanlışlığı düzelttiğinde, denetçinin ek prosedür uygulaması zorunlu değildir; düzeltme yeterlidir, ancak denetçi bu durumun başka yanlışlıkların varlığına işaret edip etmediğini değerlendirir. Dolayısıyla II ve IV ifadeleri yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: BDS 450’de belirsizlik durumunda yanlışlık otomatik olarak önemsiz kabul edilmez; denetçi mesleki şüpheyi koruyarak tüm yanlışlıkları (tekil veya toplu) önemli olup olmadığını dikkatli şekilde değerlendirmelidir.

Soru 28 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca yapılan yıllık faaliyet raporunun bağımsız denetiminde, denetçi diğer bilgilerin bir bütün olarak önemli bir yanlışlık içerip içermediği konusunda makul güvence elde etmekle yükümlüdür. II. Yönetim Kurulunun Yıllık Faaliyet Raporuna İlişkin Denetçi Raporu tarihi, bağımsız denetçi raporu tarihinden sonraki bir tarih olamaz. III. TTK uyarınca yapılan bağımsız denetimlerde, finansal tablolar hakkında olumlu görüş veren bir denetçi, diğer bilgilere ilişkin olumsuz görüş verebilir. BDS 720 Bağımsız Denetçinin Diğer Bilgilere İlişkin Sorumlulukları’na göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız II
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)I, II, III A STANDARTLARI
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 720 uyarınca, denetçi diğer bilgilerin (örneğin Yıllık Faaliyet Raporu) finansal tablolarla tutarlı olup olmadığını ve önemli bir yanlışlık içerip içermediğini değerlendirmek için makul güvence elde etmekle yükümlüdür; bu nedenle I. ifade doğrudur. Ayrıca, denetçi finansal tablolar hakkında olumlu görüş vermiş olsa bile, diğer bilgilere ilişkin önemli bir yanlışlık tespit ederse bu durumu raporda belirtmek zorundadır; bu da III. ifadenin doğru olmasını sağlar.

II. ifade yanlıştır çünkü Yönetim Kurulu’nun faaliyet raporuna ilişkin denetçi raporu tarihi, bağımsız denetçi raporundan önce veya aynı tarihte olabilir ancak sonradan olamaz; denetçi, rapor tarihine kadar gerçekleşen diğer bilgileri gözden geçirme yükümlülüğü taşır.

Bilinmesi gereken kural: BDS 720 kapsamında denetçi, finansal tablolarda olumlu görüş verse bile diğer bilgilere ilişkin önemli yanlışlıkları raporlamakla yükümlüdür ve denetçi raporu tarihi, diğer bilgilerin son halini kapsayacak şekilde belirlenir.

Soru 29 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı; denetçi raporuna eklenen ve denetçinin muhakemesine göre, kullanıcıların finansal tabloları anlamaları açısından temel teşkil edecek derecede öneme sahip olan ancak finansal tablolarda yeterli biçimde açıklanmamış bir hususa atıfta bulunan paragraftır. II. Denetçi, olumlu görüş dışında bir görüş verilmesini gerektiren veya kilit denetim konusu olarak belirlenen durumlara Dikkat Çekilen Hususlar paragrafında yer veremez. III. Denetçi, raporuna Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı eklediğinde bu hususun denetçi görüşünü değiştirmediğini belirtir. IV. Denetçi, raporuna Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı eklemeyi düşünüyorsa, bu düşüncesini ve söz konusu paragraf için önerilen metni üst yönetimden sorumlu olanlara bildirir. BDS 706 Bağımsız Denetçi Raporunda Yer Alan Dikkat Çekilen Hususlar ve Diğer Hususlar Paragrafları’na göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız IV
  • C)I, IV
  • D)II, III
  • E)II, III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. BDS 706’ya göre Dikkat Çekilen Hususlar (DCH), finansal tabloların kullanıcıları için önemli olan ancak tabloların kendisinde yeterli açıklanmamış veya denetçi görüşünü etkilemeyen hususlardır. I. ifade yanlıştır çünkü DCH, finansal tablolarda yeterli biçimde açıklanmamış hususlara değil, genellikle tabloda yer alan ancak vurgulanması gereken önemli konulara (kilit denetim konuları hariç) veya diğer hususlara atıfta bulunur. Tanım hatası içerir.

Diğer şıkların analizi: II. Doğrudur; olumlu görüş dışı durumlar veya kilit denetim konuları DCH paragrafında yer alamaz. III. Doğrudur; DCH eklenmesi, denetçinin görüşünü değiştirmediğini gösterir. IV. Doğrudur; denetçi, DCH eklemeyi planlıyorsa bunu yönetişim organına bildirir.

Bilinmesi gereken kural: Dikkat Çekilen Hususlar paragrafları, finansal tablolarda zaten yer alan ancak dikkat çekilmesi gereken önemli hususlar içindir; tabloda eksik açıklama varsa bu bir görüş değişikliği veya vurgu paragrafı meselesidir, DCH değildir. BDS 706’daki tanıma ve istisnalara (kilit denetim konusu, olumlu görüş dışı görüş) dikkat edilmelidir.

Soru 30 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

I. Kontrol testleri yalnızca, ihtiyaca uygun bir yönetim beyanındaki önemli bir yanlışlığı önlemek veya tespit edip düzeltmek için doğru biçimde tasarlandığı belirlenen kontroller üzerinde uygulanır. II. Denetçi, ciddi risk olduğuna karar verdiği bir riske yönelik kontrollere güvenmek istiyorsa, bu kontrolleri cari dönemde test etmelidir. III. Maddi doğrulama prosedürleri sonucunda yanlışlık tespit edilmemiş olması, test edilen yönetim beyanlarına ilişkin kontrollerin etkin olduğuna dair denetim kanıtı sağlamaz. BDS 330 Bağımsız Denetçinin Risk Olarak Değerlendirilmiş Hususlara Karşı Yapacağı İşler’e göre yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

  • A)Yalnız II
  • B)Yalnız III
  • C)I, II
  • D)II, III
  • E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 330 ve BDS 315’e göre tüm ifadeler doğrudur.

I. Şık Doğrudur: Kontrol testleri, yalnızca denetçinin önemli yanlışlık riskini azaltmak için güvenmeyi planladığı ve etkin olduğunu varsaydığı kontroller üzerinde uygulanır. Bu, denetim verimliliği ve etkinliği ilkesine uygundur.

II. Şık Doğrudur: BDS 330 gereği, denetçi ciddi risk olarak değerlendirdiği bir risk için yönetim kontrollerine güvenmeyi planlıyorsa, bu kontrollerin etkinliğini kanıtlamak amacıyla o cari dönemde test etmek zorundadır. Geçmiş dönem testlerine güvenmek yeterli değildir.

III. Şık Doğrudur: Maddi doğrulama prosedürlerinin (detaylı testlerin) hata vermemesi, arka plandaki iç kontrol sisteminin çalıştığını kanıtlamaz. Kontrol etkinliği, kontrolün tasarımı ve uygulanışının sürekliliği ile ölçülür; sonuçtaki hata yokluğu kontrolün işleyişini garanti etmez.

Diğer Şıkların Yanlışlığı: A, B, C, D şıkları, yukarıda açıklanan üç ifadenin de doğru olması nedeniyle eksik veya hatalı kapsam sunar.

Bilinmesi gereken kural: Ciddi risklerde kontrol güveni için cari dönem testi zorunludur; maddi doğrulama hatasızlığı, kontrol etkinliğinin kanıtı değildir.

Soru 31 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

Denetçi A, 31 Aralık 2024’te sona eren hesap dönemine ait finansal tablolarına ilişkin özet bilgileri aşağıda yer alan ABC AŞ’nin denetimini yürütmektedir. Denetçi A, finansal tabloların yaklaşık %90’ını oluşturan ticari alacaklar, stoklar ve ticari borçlar için denetim kanıtı elde edememiş ancak diğer tüm kalemler için yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmiştir. Kalem Tutar (TL) Hazır Değerler 60.000 Ticari Alacaklar 150.000 Stoklar 350.000 Maddi Duran Varlıklar 440.000 Toplam Aktif 1.000.000 Ticari Borçlar 400.000 Özkaynaklar 600.000 Toplam Pasif 1.000.000 Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, Bağımsız Denetim Standartları’na göre denetçi, raporunda aşağıdaki görüş türlerinden hangisini verir?

  • A)Sınırlı olumlu görüş verir.
  • B)Olumsuz görüş verir.
  • C)Görüş vermekten kaçınır.
  • D)Özkaynaklar, hazır değerler ve maddi duran varlıklar için olumlu görüş verir, diğer hesap kalemleri için görüş vermekten kaçınır.
  • E)Özkaynaklar, hazır değerler ve maddi duran varlıklar için olumlu görüş verir, diğer hesap kalemleri için olumsuz görüş verir.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. TDS 705'e göre, denetçi yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edemediğinde (yetersiz kanıt), etkisinin maddi olup olmadığına bakılır. Soruda ticari alacak, stok ve borçlar toplam aktifin büyük çoğunluğunu (%90) oluşturur. Bu kalemlerdeki yetersiz kanıt, finansal tablolardaki tüm önemli unsurları kapsar ve etkisi hem maddi hem de yaygındır. TDS 705'e göre, yetersiz kanıt nedeniyle görüşün dayanağı sağlanamadığında ve etki yaygın olduğunda denetçi "görüş vermekten kaçınır".

A şıkkı yanlıştır çünkü sınırlı olumlu görüş, incelemeye dayalı raporlarda kullanılır, denetimde değil. B şıkkı yanlıştır çünkü olumsuz görüş, tutarsızlık tespit edildiğinde verilir, kanıt eksikliğinde değil. D ve E şıkkı yanlıştır çünkü denetçi, yetersiz kanıtın etkisi yaygın ise finansal tablonun tamamı için görüş alamaz; kısmi görüş veya karmaşık görüş türleri bu durumda geçerli değildir.

Bilinmesi gereken kural: Denetim kanıtı yetersizliği, finansal tablolarda maddi ve yaygın ise denetçi görüş vermez, görüş almakten kaçınır.

Soru 32 · 2025/11 · Türkiye Denetim Standartları

BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme’ye göre denetçinin kontrol testlerine ilişkin yaklaşımını veya değerlendirilmiş risklere karşı uygulanacak maddi doğrulama prosedürlerinin niteliğini veya zamanlamasını değiştirmediği varsayımıyla, kontrol testleri açısından örneklem büyüklüğüne karar verirken dikkate alabileceği faktörler ve bu faktörlerin örneklem büyüklüğü üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisinde yanlış gösterilmiştir? Örneklem Büyüklüğü Faktör Üzerindeki Etkisi

  • A)Kabul edilebilir sapma oranında Azalış artış
  • B)Anakitledeki örnekleme birimi Önemsiz sayısındaki artış etki
  • C)Aynı yönetim beyanına ilişkin diğer maddi doğrulama prosedürlerinin Artış kullanımında artış
  • D)Anakitledeki gerçek sapma oranının, kabul edilebilir sapma oranını aşmadığına ilişkin Artış denetçinin istediği güvence seviyesinde artış
  • E)Test edilecek anakitledeki Artış beklenen sapma oranında artış Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 530’a göre, denetçi aynı beyan için hem kontrol testleri hem de maddi doğrulama prosedürleri uyguluyorsa, bu durum örneklem büyüklüğünü azaltır. Çünkü bir prosedürden elde edilen kanıt, diğerini destekler; dolayısıyla her iki prosedür için de tam bağımsız örneklem gerekmez. C şıkkı, bu azalma etkisini "artış" olarak yanlış gösterdiği için doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Kabul edilebilir sapma oranı arttıkça, denetçinin bulması gereken sapma sayısı azalır, bu da örneklem büyüklüğünü düşürür (Doğru ifade). B) Anakitleki birim sayısı, büyük anakitlerde örneklem büyüklüğünü önemsiz ölçüde etkiler (Doğru ifade). D) İstenen güvence seviyesi arttıkça, daha fazla kanıt gerekir ve örneklem büyüklğü artar (Doğru ifade). E) Beklenen sapma oranı arttıkça, denetçi daha fazla birimi test etmelidir ve örneklem büyüklüğü artar (Doğru ifade).

Bilinmesi gereken kural: Aynı denetim hedefi için hem kontrol testleri hem de maddi doğrulama prosedürleri kullanılması, elde edilen kanıtın birbirini desteklemesi nedeniyle örneklem büyüklüğünü azaltır.

Türkiye Denetim Standartları dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması