Soru 1 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Denetçi kendisine; ilgili mevzuata uyma, tüm mesleki faaliyetlerde ve iş ilişkilerinde denetim mesleğinin kamu yararına hareket etme sorumluluğuyla tutarlı olacak şekilde davranma ve denetim mesleğinin itibarını zedeleyeceğini bildiği veya bilmesi gereken her tür tutum ve davranıştan kaçınma yükümlülüğü getiren …………… ilkesine uyar. Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre yukarıda yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)Dürüstlük
- B)Mesleki yeterlik ve özen
- C)Tarafsızlık
- D)Sır saklama (Gizlilik)
- E)Mesleğe uygun davranış
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’da “Mesleğe Uygun Davranış” ilkesi, denetçinin ilgili mevzuata uyması, kamu yararına hareket etmesi ve mesleğin itibarını zedeleyici davranışlardan kaçınması yükümlülüğünü açıkça düzenler. Bu ilke, mesleğin genel itibarı ve kamu güveni ile doğrudan ilişkilidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Dürüstlük, bilgi ve davranışlarda açık sözlülük ve samimiyeti ifade eder, itibar korumasını kapsayan genel yükümlülüğü doğrudan tanımlamaz. B) Mesleki yeterlik ve özen, görevlerin teknik bilgi ve özenle ifa edilmesini gerektirir, etik itibar yükümlülüğünü kapsamaz. C) Tarafsızlık, objektif yargı ve çıkar çatışmasızlığını esas alır, itibar korumasını doğrudan hedeflemez. D) Sır saklama, gizli bilgilerin korunmasını düzenler, mesleğin itibarıyla ilgili genel davranış yükümlülüğünü içermez.
Bilinmesi gereken kural: Mesleğe uygun davranış ilkesi, denetçinin mevzuata uymasını, kamu yararına hareket etmesini ve mesleğin itibarını koruyucu tutum sergilemesini zorunlu kılar.
Soru 2 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. Kişisel çıkar tehdidi II. Yakınlık tehdidi III. Yıldırma tehdidi IV. Taraf tutma tehdidi Denetim müşterisiyle bir hukuki ihtilaf yaşanması veya yaşanma ihtimalinin bulunması durumunda, Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre yukarıdaki tehditlerden hangileri oluşur?
- A)I ve II
- B)I ve III
- C)II ve III
- D)II ve IV
- E)III ve
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Türkiye Denetim Standartları ve Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar’a göre, denetim müşterisiyle hukuki ihtilafın olması veya olması ihtimalinin bulunması durumunda iki temel etik tehdit oluşur.
Öncelikle, taraflar arasında hukuki bir anlaşmazlık veya dava süreci bulunması, denetçinin maddi veya manevi çıkarlarının zedelenebileceği bir ortam yaratır. Bu durum, denetçinin tarafsızlığını etkileyebilecek Kişisel Çıkar (I) tehdidini doğurur. İkinci olarak, karşı tarafın (müşterinin) denetçi üzerinde baskı kurma, itibarını zedeleme veya gelecekteki iş ilişkilerini riske atma yoluyla denetim sürecini etkilemeye çalışması ihtimali, Yıldırma (III) tehdidini oluşturur. Etik kurallar, hukuki ihtilafların denetçinin bağımsızlığını ve nesnelliğini zedeleyebileceğini açıkça belirtir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- II (Yakınlık): Hukuki ihtilaf, yakınlaşma veya aşırı tanıdıklık nedeniyle oluşan bir tehdit değildir.
- IV (Taraf Tutma): Bu tehdit, genellikle denetçinin bir tarafı diğerine tercih etmesiyle ilgiliyken, hukuki ihtilaf bağlamında öncelikli tehditler çıkar ve yıldırma riskidir.
Bilinmesi gereken kural: Hukuki ihtilaf veya dava riski, bağımsız denetçide kişisel çıkar ve yıldırma tehditlerini doğurur.
Soru 3 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Bağımsız Denetçiler İçin Etik Kurallar uyarınca çıkar çatışmalarıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Denetçi, mesleki veya işe ilişkin muhakemesinden taviz -ödün- verdirecek hiçbir çıkar çatışmasına izin veremez.
- B)Genel olarak, mesleki hizmet ile taraflar arasında çıkar çatışmasına sebep olan husus arasındaki doğrudan bağlantı ne kadar kuvvetli olursa, tehdidin kabul edilebilir bir düzeyde olmama ihtimali de o kadar yüksek olur.
- C)Mevcut veya muhtemel çıkar çatışmalarının belirlenme zamanı, denetçinin çıkar çatışması sebebiyle oluşan tehdidi ele alabilme ihtimalini etkilemez.
- D)Müşteriye, -örneğin denetçinin eşinin finansal çıkarının bulunduğu- bir işe yatırım yapması yönünde tavsiyelerde bulunulması, çıkar çatışmasına yol açabilir.
- E)Denetçi; işin yürütülmesi sırasında çıkar çatışması oluşturabilecek hizmet, çıkar ve ilişkilerin niteliğinde zaman içerisinde meydana gelen değişikliklere karşı dikkatli olur.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Etik Kurallar’a göre, çıkar çatışmalarının erken tespit edilmesi, denetçinin oluşturulan tehdidi (kendine, nesnelliğe, mesleki şüpheye vb.) azaltıcı önlemler alma şansını doğrudan artırır. Dolayısıyla, tespit zamanı ile tehdidi ele alabilme ihtimali arasında güçlü bir ilişki vardır. C şıkkı, bu ilişkinin olmadığını iddia ettiği için yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Doğrudur; Etik Kurallar, muhakemenin bağımsızlığını zedeleyecek her türlü çıkar çatışmasına kesinlikle izin verilmediğini hükme bağlar. B) Doğrudur; çıkar çatışması ile hizmet arasındaki bağlantı ne kadar güçlüyse, nesnelliği tehdit eden risk o kadar artar ve kabul edilebilirlik düşer. D) Doğrudur; denetçinin yakınlarının finansal çıkarları varsa, müşteriye yatırım tavsiyesinde bulunmak nesnelliği zedeleyen bir çıkar çatışması yaratır. E) Doğrudur; denetçi, görev süresince ilişkilerde veya çıkar durumlarında meydana gelen değişikliklere karşı sürekli tetikte olmalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Çıkar çatışması tespiti ne kadar erken yapılırsa, denetçinin tehdidi yönetme ve nesnelliği koruma olasılığı o kadar yüksek olur.
Soru 4 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 600 Özel Hususlar–Topluluk Finansal Tablolarının Bağımsız Denetimi’ne göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Birim performans önemliliği, denetim riskini ele almak için topluluk performans önemliliğinden daha yüksek olarak belirlenir.
- B)Bilgilere veya kişilere erişim konusunda getirilen kısıtlamalar, topluluk denetçisinin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
- C)Topluluk finansal tabloları, birden fazla işletme veya işletme biriminin finansal bilgilerinin konsolide edilmesiyle oluşturulan finansal tablolardır.
- D)Birimin finansal bilgilerinde belirlenen yanlışlıkların üstünde kalması durumunda topluluk denetçisine bildirilmesi gereken eşik, topluluk finansal tabloları için bariz biçimde önemsiz kabul edilen tutarı aşamaz.
- E)Topluluk sorumlu denetçisi, denetim sözleşmesi kabul edildikten veya devam ettirildikten sonra, yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilemeyeceği sonucuna varırsa, bu durumun topluluk denetimi üzerindeki muhtemel etkilerini mütalaa eder.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. BDS 600’e göre, birim performans önemliliği, topluluk performans önemliliğinden daha düşük olarak belirlenmelidir. Bu, birimlerdeki yanlışlıkların kümülatif etkisinin topluluk tablolarda önemli bir yanlış ifadeye yol açmasını önlemek içindir. A şıkkı, bu temel mantığın tersine çevrilmesiyle "daha yüksek" ifadesini kullandığı için yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Erişim kısıtlamaları, denetçinin kanıt toplama yükümlülüğünü kaldırmaz; aksine bu durumun denetim görüşü üzerindeki etkisini değerlendirir. C) Topluluk finansal tabloları, konsolide edilmiş finansal tabloların tanımıdır ve bu ifade doğrudur. D) Birimlerden bildirilmesi gereken eşik, topluluk için bariz biçimde önemsiz tutarı aşamaz; bu kural doğrudur. E) Yeterli kanıt elde edilemezse, sorumlu denetçi muhtemel etkileri mütalaa eder ve gerekirse görevi reddeder; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Birim performans önemliliği, topluluk performans önemliliğinden her zaman daha düşük olmalıdır.
Soru 5 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. İlgili denetim prosedürlerinin uygulanmasında sınırlı bir muhakemeden daha fazla muhakeme yapılmasını gerektirmeyen değerlendirilmiş daha düşük “önemli yanlışlık” riskleriyle ilgili olan prosedürler II. İç denetim fonksiyonu ve onun çalışmasıyla veya doğrudan yardıma ilişkin BDS 610 uyarınca dış denetçi tarafından alınan kararlarla ilgili olan prosedürler III. Denetimde önemli muhakeme yapmayı gerektiren prosedürler BDS 610 İç Denetçi Çalışmalarının Kullanılması uyarınca dış denetçi, yukarıdaki prosedürlerden hangisi veya hangilerini uygulamak üzere doğrudan yardım sağlaması için iç denetçileri kullanamaz?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I, II
- D)II, III
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap D
BDS 610 (İç Denetçi Çalışmalarının Kullanılması), dış denetçinin iç denetçilerden doğrudan yardım alabileceği alanları ve almayacağı alanları net bir şekilde sınırlar. Standart, dış denetçinin önemli muhakeme gerektiren kararları tek başına vermesi gerektiğini vurgular.
Doğru Şık (D): BDS 610.10 ve ilgili rehberler uyarınca, dış denetçi iç denetçilerden doğrudan yardım alamaz. Bu yasağın temel nedeni, denetim kalitesinin ve bağımsızlığın korunmasıdır.
- II. Şık Yanlış: İç denetim fonksiyonunun çalışmasıyla ilgili kararlar (BDS 610 kapsamı), dış denetçinin kendi değerlendirmesine tabidir; doğrudan yardım alınmaz.
- III. Şık Yanlış: "Önemli muhakeme" gerektiren prosedürler, denetçinin öznel yargılarına dayandığı için başkalarına devredilemez.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- I. Şık Yanlış: Düşük riskli ve rutin prosedürlerde (I), iç denetçilerden doğrudan yardım alınmasına BDS 610 izin verir. Bu nedenle I şıkkı "alamaz" sorusunda doğru değildir.
- A, B, C Şıkları Yanlış: I şıkkının dahil edilmesi veya II/III'ün eksik bırakılması standartlara aykırıdır.
Bilinmesi gereken kural: Dış denetçi, önemli muhakeme gerektiren işleri ve iç denetim fonksiyonunun kendi değerlendirmesini doğrudan iç denetçilere devredemez; yalnızca rutin, düşük riskli işlerde yardımcı olabilir.
Soru 6 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
SBDS 2400 Tarihî Finansal Tabloların Sınırlı Bağımsız Denetimi’ne göre finansal tabloların önemli yanlışlık içerdiğine karar vermesi durumunda denetçinin, olumlu sonuç dışında bir sonuç bildirmesine sebep olan hususun etkilerinin önemli ancak finansal tablolar üzerinde yaygın olmadığı sonucuna varması hâlinde raporunda aşağıdaki sonuçlardan hangisini bildirmesi gerekir?
- A)Olumlu sonuç
- B)Sınırlı olumlu sonuç
- C)Sonuç bildirmekten kaçınma
- D)Olumsuz sonuç
- E)Makul sonuç
Çözümü göster — doğru cevap B
SBDS 2400’e göre, sınırlı bağımsız denetimde raporlanacak sonuç, tespit edilen önemli yanlışlıkların niteliğine (önemli/yaygın) bağlıdır. Soruda, finansal tablolarda önemli yanlışlık olduğu ancak bunun "yaygın olmadığı" belirtilmiştir. Standartlara göre; önemli ancak yaygın olmayan yanlışlıklar, finansal tabloların genel olarak doğru sunulduğunu gösteren sınırlı olumlu sonuç bildirilmesini gerektirir. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Olumlu sonuç, sınırlı denetimde kullanılan bir terminoloji değildir; bu sonuç, kapsamlı denetimlerde verilir. C) Sonuç bildirmekten kaçınma, yaygın ve önemli yanlışlıklar veya yetersiz kanıt durumlarında, tablonun genel geçerliliğinin yargılanamadığı durumlarda uygulanır. D) Olumsuz sonuç, yanlışlıkların hem önemli hem de yaygın olduğu durumlarda verilir. E) Makul sonuç, denetim standartlarında yer alan geçerli bir raporlama sonucu değildir.
Bilinmesi gereken kural: Sınırlı denetimde; önemli ama yaygın olmayan bulgular "sınırlı olumlu sonuç", önemli ve yaygın bulgular ise "olumsuz sonuç" gerektirir.
Soru 7 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 701 Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetçi Raporunda Bildirilmesi’ne göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Denetçi raporunda kilit denetim konularının bildirilmesi, münferit konulara ilişkin ayrı bir görüş değildir.
- B)Kilit denetim konularının bildirilmesinin amacı, yürütülen denetime ilişkin daha fazla şeffaflık sağlayarak denetçi raporunun iletişim değerinin artırılmasıdır.
- C)Kilit denetim konularının denetçi raporunda bildirilmesi, bir bütün olarak finansal tablolara ilişkin denetçinin oluşturmuş olduğu görüş çerçevesindedir.
- D)BDS 705 Bağımsız Denetçi Raporunda Olumlu Görüş Dışında Bir Görüş Verilmesi uyarınca sınırlı olumlu görüş vermesi gerektiği durumda denetçi, bu görüşün verilmesine sebep olan konuyu raporunun Kilit Denetim Konuları bölümünde bildirir.
- E)Denetçinin azami düzeyde dikkat etmesini gerektiren konulardan hangilerinin ve kaçının cari döneme ait finansal tabloların denetiminde en çok önem arz eden konular olduğunun belirlenmesi mesleki muhakeme konusudur.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 701’e göre, eğer bağımsız denetçi finansal tablolarda önemli bir yanlış ifade nedeniyle sınırlı olumlu görüş ( BDS 705) veriyorsa, bu görüşün temelini oluşturan konuyu Kilit Denetim Konuları (KDK) bölümünde bildirmesi yasaktır. KDK bölümü, denetçinin "temiz" (görüşe engel olmayan) ancak en çok dikkat gerektirdiği konuları açıklamak içindir. Olumsuz veya ret görüşü gibi görüş dışı durumlarda KDK bildirimi yapılmaz.
Diğer şıkların yanlışlığı: A) Doğrudur; KDK bildirimi ayrı bir görüş değildir. B) Doğrudur; amaç şeffaflık ve iletişim değeridir. C) Doğrudur; KDK bildirimi genel görüş çerçevesindedir. E) Doğrudur; KDK tespiti mesleki muhakeme gerektirir.
Bilinmesi gereken kural: Sınırlı olumlu, olumsuz veya ret görüş verildiğinde, KDK bölümü kullanılmaz ve ilgili konu KDK olarak bildirilmez.
Soru 8 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
GDS 3000 Tarihî Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri’ne göre denetçi dışındaki bir tarafın, dayanak denetim konusunu kıstaslar uygulanmak suretiyle ölçtüğü veya değerlendirdiği güvence denetimine ne ad verilir?
- A)Makul güvence hizmeti
- B)Doğrudan denetim
- C)Doğrulama hizmeti
- D)Dolaylı denetim
- E)Sınırlı güvence hizmeti
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C) Doğrulama hizmetidir.
GDS 3000 (Tarihî Finansal Bilgilerin Bağımsız Denetimi veya Sınırlı Bağımsız Denetimi Dışındaki Güvence Denetimleri) standardına göre, denetçi dışındaki bir tarafın, dayanak denetim konusunu kıstaslar uygulanmak suretiyle ölçtüğü veya değerlendirdiği güvence denetimine doğrulama hizmeti denir. Bu tanım, standardın kapsamındaki temel hizmet türlerinden birini net bir şekilde ifade eder.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Makul güvence hizmeti: Bu, sağlanan güvence düzeyini (yüksek/makul) tanımlayan bir terimdir, hizmetin türünü (doğrulama vs.) değil.
- B) Doğrudan denetim: Bu terim GDS 3000’de kullanılan resmi bir hizmet sınıflandırması değildir; genellikle muhasebe denetiminde karşılaştırmalı olarak kullanılır.
- D) Dolaylı denetim: GDS 3000 standardında "dolaylı denetim" adında bir güvence hizmeti türü bulunmamaktadır.
- E) Sınırlı güvence hizmeti: Bu da sağlanan güvence düzeyini (düşük/sınırlı) ifade eder, hizmetin doğasını (doğrulama) tanımlamaz.
Bilinmesi gereken kural: GDS 3000’e göre, üçüncü bir tarafın kıstaslarla ölçüm yaptığı güvence denetimine "doğrulama hizmeti" denir.
Soru 9 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
ABC A.Ş.’nin 31/12/20X3 tarihli finansal tablolarının bağımsız denetimini yürüten Denetçi A, hasılat hesabının kontrolüne yönelik fatura testini tasarlarken, test edilecek kalemleri seçme yöntemi olarak denetim örneklemesine karar vermiştir. Bu doğrultuda; Denetçi A, istatistiki bir yöntem kullanmayarak örneklemi yapılandırılmış bir teknik izlemeksizin seçmiştir. Yukarıda verilen bilgiler dikkate alındığında, BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme’ye göre Denetçi A, hasılat hesabının kontrolüne yönelik faturaların seçiminde aşağıdaki örneklem seçme yöntemlerinden hangisini kullanmıştır?
- A)Gelişigüzel seçim yöntemi
- B)Rastgele (tesadüfi) seçim yöntemi
- C)Parasal birim örneklemesi
- D)Blok seçim yöntemi
- E)Sistematik seçim yöntemi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. BDS 530’a göre "Gelişigüzel seçim" yöntemi, her bir birimin seçilme şansının eşit olduğu ancak seçimin istatistiki (rastgele) bir araç kullanılmadan, denetçinin keyfi veya yapılandırılmış olmayan bir şekilde yaptığı seçimi ifade eder. Soruda denetçinin "istatistiki bir yöntem kullanmayarak" ve "yapılandırılmış bir teknik izlemeksizin" seçim yaptığı belirtilmiştir. Bu tanım, gelişigüzel seçimin temel özelliği olan "yapılandırılmamış ve istatistiki olmayan" doğuşuyla birebir örtüşmektedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Rastgele seçim, her birimin seçilme ihtimalinin bilindiği istatistiki bir yöntem gerektirir; soruda istatistiki yöntem kullanılmadığı belirtilmiştir. C) Parasal birim örneklemesi, istatistiki bir yöntem olup her birimin seçilme ihtimali büyüklüğüne göre değişir; burada istatistiki yöntem yok denmiştir. D) Blok seçimi, ardışık birimler grubunu kapsar ve genellikle yapılandırılmış bir yaklaşımdır; sorudaki "yapılandırılmamış" ifadesiyle çelişir. E) Sistematik seçim, belirli bir aralıkla (örneğin her 10. fatura) seçim yapmayı gerektiren yapılandırılmış bir istatistiki yöntemdir; soruda bu teknik izlenmemiştir.
Bilinmesi gereken kural: İstatistiki araç kullanılmayan ve yapılandırılmamış seçimler "gelişigüzel seçim" olarak adlandırılır.
Soru 10 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. İşletmenin risk değerlendirme sürecinin muhasebe tahminlerine ilişkin riskleri nasıl belirlediği ve bunları nasıl ele aldığı II. Geçerli finansal raporlama çerçevesinin muhasebe tahminleriyle ilgili hükümlerinin, işletme ve çevresinin niteliği ve şartları bağlamında nasıl uygulandığı III. İşletmenin; yönetimin muhasebe tahminleriyle ilgili finansal raporlama süreci üzerinde uyguladığı gözetim ve yönetişimin niteliği ve kapsamı IV. Yönetimin, önceki muhasebe tahminlerinin sonucunu/sonuçlarını nasıl gözden geçirdiği ve bu gözden geçirmenin sonuçlarına nasıl karşılık verdiği BDS 540 Muhasebe Tahminlerinin ve İlgili Açıklamaların Bağımsız Denetimi uyarınca risk değerlendirme prosedürleri kapsamında denetçinin, denetlediği işletmenin muhasebe tahminleriyle ilgili iç kontrol sistemi hakkında kanaat edinmesi gereken hususlar arasında yukarıdakilerden hangileri yer alır?
- A)I, IV
- B)II, III
- C)I, II, IV
- D)I, III, IV
- E)I, II, III, IV STANDARTLARI A
Çözümü göster — doğru cevap D
BDS 540 uyarınca, denetçinin muhasebe tahminleriyle ilgili iç kontrol sistemini değerlendirmesi için işletmenin risk değerlendirme süreci (I), yönetişim ve gözetim (III) ile önceki tahminlerin gözden geçirmesi (IV) kritiktir. Bu maddeler, denetçinin iç kontrolün tasarımını ve uygulanmasını anlamasına doğrudan hizmet eder.
Ancak II. şık (finansal raporlama çerçevesinin uygulanması) iç kontrol unsuru değil, doğrudan muhasebe politikası ve uygulama konusudur. Denetçi bu hususu "risk değerlendirme prosedürleri" kapsamında iç kontrolü anlamak için değil, tahminin uygunluğunu değerlendirmek için inceler. Dolayısıyla II, iç kontrol kanaati için gerekli olan temel unsurlar arasında yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: BDS 540’ta iç kontrol değerlendirmesi; risk belirleme, gözetim ve geri bildirim döngüsünü kapsar; muhasebe çerçevesinin uygulanması ise ayrı bir değerlendirme alanıdır.
Doğru Cevap: D
Soru 11 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 570 İşletmenin Sürekliliği’ne göre işletmenin sürekliliğini devam ettirme kabiliyetine ilişkin ciddi şüphe oluşturabilecek olay veya şartları belirlemesine karşın, elde ettiği denetim kanıtlarına dayanarak önemli belirsizliğin mevcut olmadığı sonucuna varması hâlinde denetçinin, aşağıdakilerden hangisini yapması en uygun olur?
- A)Yönetimden ve -uygun hâllerde- üst yönetimden sorumlu olanlardan, gelecekte atacakları adımlara ilişkin planlar ve bu planların uygulanabilirliği konusunda yazılı beyan talep eder.
- B)Yönetimin değerlendirme yaptığı tarihten itibaren herhangi bir ilave bilgi veya durumun ortaya çıkıp çıkmadığını değerlendirir.
- C)Yönetimce işletmenin sürekliliğini devam ettirme kabiliyetine ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olması durumunda, yönetimden bu değerlendirmenin yapılmasını talep eder.
- D)Yönetimin, işletmenin sürekliliği hakkındaki değerlendirmesiyle ilgili gelecekte atacağı adımlara ilişkin planlarını değerlendirir.
- E)Geçerli finansal raporlama çerçevesinin hükümleri ışığında, finansal tablolarda söz konusu olay veya şartlara ilişkin yeterli açıklamaların sunulup sunulmadığını değerlendirir.
Çözümü göster — doğru cevap E
BDS 570’e göre, denetçi önemli belirsizlik olmadığını tespit ettiğinde asıl görevi, finansal tabloların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygunluğunu sağlamaktır. Bu çerçeve, işletmenin sürekliliğiyle ilgili tüm gerekli bilgilerin şeffaf bir şekilde sunulmasını zorunlu kılar. Dolayısıyla denetçi, yönetimce yapılan değerlendirmenin ve geleceğe yönelik planların doğruluğundan ziyade, bu durumların finansal tablolarda yeterli ve doğru şekilde açıklanıp açıklanmadığını denetlemelidir. Şık E, denetçinin bu son kontrol aşamasındaki temel sorumluluğunu doğru ifade eder.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, önemli belirsizlik varlığında talep edilen bir prosedürdür. B şıkkı, denetim rapor tarihi ile finansal tablo tarihi arasındaki olayları incelemeyi kapsar. C şıkkı, yönetimin değerlendirmeyi yapmadığı durumlarda uygulanacak bir adımdır. D şıkkı ise, açıklama yeterliliğini kontrol etmeden önceki teknik bir değerlendirme aşamasıdır.
Bilinmesi gereken kural: Önemli belirsizlik bulunmadığında denetçinin önceliği, finansal tablolardaki açıklamaların çerçeve hükümlerine uygunluğunu sağlamaktır.
Soru 12 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 810 Özet Finansal Tablolara İlişkin Rapor Vermek Üzere Yapılan Denetimler uyarınca özet finansal tablolara ilişkin rapor vermek üzere bir denetimi kabul etmeden önce, denetçinin uygulayacağı prosedürler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A)Özet finansal tabloların, sunduğu bilgilerin özet bilgiler olduğunu yeterli bir biçimde açıklayıp açıklamadığını ve denetlenmiş finansal tabloları belirtip belirtmediğini değerlendirir.
- B)Yönetimle, özet finansal tablolara ilişkin verilecek görüşün şekli hakkında mutabakata varır.
- C)Yönetimin, özet finansal tabloların uygulanan kıstaslara uygun olarak hazırlanması sorumluluğunu anladığına ve üstlendiğine dair mutabakatını alır.
- D)Uygulanan kıstasların kabul edilebilir olup olmadığına karar verir. özet
- E)Yönetimin, finansal tabloların hedef kullanıcılarına, bir zorlukla karşılaşmadan denetlenmiş finansal tablolara erişim imkânı sağlanması sorumluluğunu anladığına ve üstlendiğine dair mutabakatını alır.
Çözümü göster — doğru cevap A
BDS 810 standardına göre, denetçinin kabul öncesi yapması gerekenler arasında yönetimle görüşün şekli (örneğin; bağımsız denetçi raporu ekinde mi yoksa ayrı bir rapor olarak mı sunulacağı) konusunda mutabakata varmak yer almaz. BDS 810, raporun formatını veya sunulma şeklini önceden yönetimin kabulüne bağlamaz; bu, denetçinin mesleki yargısına ve standartlara uygunluğuna bağlıdır. Dolayısıyla A şıkkı, özet tabloların açıklayıcı niteliğini ve denetlenmiş tablolara atıf yapılıp yapılmadığını değerlendirmeyi içerdiği için doğru bir prosedürdür.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- C Şıkkı: Yönetimin hazırlama sorumluluğunu anlaması ve üstlenmesi, kabul öncesi alınması gereken temel bir mutabakattır.
- D Şıkkı: Uygulanan kıstasların kabul edilebilir olup olmadığı, denetim kabul edilebilirliği açısından kritik bir ön koşuldur.
- E Şıkkı: Hedef kitleye denetlenmiş tablolara erişim sağlanması, özetin anlamlı olması için yönetimin üstlenmesi gereken bir sorumluluktur.
Bilinmesi gereken kural: BDS 810 kapsamında denetim kabulü için görüşün sunulma şekli konusunda yönetimle mutabakat aranmaz; ancak kıstasların uygunluğu, hazırlama sorumluluğu ve erişim imkânı gibi hususlarda mutabakat şarttır.
Soru 13 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 700 Finansal Tablolara İlişkin Görüş Oluşturma ve Raporlama’ya göre, aşağıda belirtilen hususlardan hangisinin bağımsız denetçi raporunun “Görüşün Dayanağı” bölümünde yer alması beklenmez?
- A)Finansal tabloları oluşturan her bir tablonun başlığı
- B)Denetçinin; denetim sırasında elde ettiği denetim kanıtlarının, görüşüne dayanak oluşturmak için yeterli ve uygun olduğu kanaatine varıp varmadığı
- C)Denetçi raporunda denetçinin Bağımsız Denetim Standartları kapsamındaki sorumluluklarının açıklandığı bölüme atıf
- D)Denetçinin etik hükümler uyarınca, denetimini yaptığı işletmeden bağımsız olduğu ve etiğe ilişkin diğer sorumluluklarını bu hükümlere uygun olarak yerine getirdiğine dair açıklama
- E)Denetimin Bağımsız Denetim Standartlarına uygun olarak yürütüldüğü
Çözümü göster — doğru cevap A
BDS 700’e göre, “Görüşün Dayanağı” bölümü denetçinin elde ettiği kanıtların yeterliliği ve uygunluğu ile bağımsızlığına dair beyanları içerir. Bu bölümde, denetçinin etik kurallara uygun hareket ettiği ve denetimin standartlara uygun yürütüldüğü belirtilir (Seçenek D ve E). Ayrıca, denetçinin kanıtlarına dayanak oluşturmak için yeterli ve uygun kanaatine vardığı ifade edilir (Seçenek B). Bu açıklamalar, kullanıcının görüşün güvenilirliğini anlaması için kritiktir.
Ancak, finansal tabloların başlıkları (Seçenek A), raporun “Finansal Tablolar” bölümünde veya eklerde yer alır; “Görüşün Dayanağı” bölümünde tekrar edilmez. Bu bölümün amacı, görüşün arkasındaki denetim sürecini ve temellerini açıklamaktır, tablo formatını listelemek değildir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B: BDS 700, kanıtların yeterliliğinin bu bölümde belirtilmesini zorunlu kılar.
- C: Standart, denetçi sorumluluklarının açıklandığı bölüme atıf yapılmasını gerektirir.
- D: Bağımsızlık ve etik uyumluluk beyanı bu bölümün temel unsurlarındandır.
- E: Denetimin standartlara uygunluğu, görüşün dayanağının temelidir.
Bilinmesi gereken kural: Görüşün Dayanağı bölümü, denetim kanıtlarının niteliğini ve denetçinin etik/bağımsızlık durumunu açıklar; finansal tablo başlıkları bu bölüme dahil edilmez.
Soru 14 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Bağımsız Denetim Standartlarına göre denetçi finansal tabloların, işletme hakkındaki anlayışı (işletmeyi tanıması) ile tutarlı olup olmadığına dair genel bir sonuç oluştururken, denetimin sonuna doğru, kendisine yardımcı olan aşağıdaki prosedürlerden hangisini tasarlar ve uygular?
- A)Yeniden hesaplama prosedürü
- B)Dış teyit prosedürleri
- C)Tetkik prosedürü
- D)Yeniden uygulama prosedürü
- E)Analitik prosedürler
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. TS 520 "Analitik Prosedürler" standardına göre, denetçi denetimin son aşamasında, finansal tablolardaki tutarlar ve ilişkiler hakkında elde ettiği bilgiyi, işletme hakkındaki anlayışıyla karşılaştırır. Bu karşılaştırma, finansal tabloların genel olarak tutarlı olup olmadığına dair nihai bir değerlendirme yapmasını sağlar. Dolayısıyla, denetimin sonunda genel bir sonuç oluşturmak için tasarlanan ve uygulanan prosedür analitik prosedürlerdir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Yeniden hesaplama, matematiksel doğruluğu test eden detaylı bir testtir, genel tutarlılık için tasarlanmamıştır. B) Dış teyit, varlık ve yükümlülüklerin varlığını doğrulamak için kullanılan spesifik bir kanıt toplama yöntemidir. C) Tetkik prosedürü, soru sormak ve analiz yapmak gibi daha genel bir yaklaşımı ifade eder ancak son aşama genel değerlendirmesi için standartta analitik prosedürler vurgulanır. D) Yeniden uygulama, denetçinin önceki denetim çalışmasını tekrar yapması anlamına gelir ve bu bağlamda geçerli değildir.
Bilinmesi gereken kural: Denetimin sonunda finansal tabloların genel tutarlılığını değerlendirmek için TS 520 uyarınca analitik prosedürler uygulanır.
Soru 15 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 315 “Önemli Yanlışlık” Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi’ne göre geçerli finansal raporlama çerçevesi tarafından zorunlu kılınan bilgilerin hazırlanmasıyla ilgili nitel yapısal risk faktörleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A)Karmaşıklık
- B)Subjektiflik
- C)Değişiklik
- D)Önemlilik
- E)Belirsizlik
Çözümü göster — doğru cevap D
BDS 315’e göre, nitel yapısal risk faktörleri finansal tablo kalemlerinin veya açıklamalarının, geçerli finansal raporlama çerçevesi tarafından zorunlu kılınan bilgilerin hazırlanmasıyla ilgili olarak yüksek bir önemli yanlışlık riski taşıma eğilimini ifade eder. Bu standart, karmaşıklık, subjektiflik, değişiklik ve belirsizliği açıkça nitel yapısal risk faktörleri olarak sıralar. Öte yandan, "Önemlilik", bir risk faktörü değil, denetçinin karar verme sürecinde kullandığı bir eşik veya ölçüt kavramıdır. Dolayısıyla, önemli yanlışlık risklerinin değerlendirilmesi sırasında dikkate alınan niteliksel özellikler arasında yer almaz.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Karmaşıklık, muhasebe hesaplamalarının veya işlemlerin yapısının zorluğunu ifade eden geçerli bir nitel yapısal risk faktörüdür. B) Subjektiflik, muhasebe tahminlerinin veya değerlemelerinin yargıya dayalı olmasından kaynaklanan geçerli bir nitel yapısal risk faktörüdür. C) Değişiklik, muhasebe politikalarındaki veya uygulamalardaki değişikliklerin yarattığı riski gösteren geçerli bir nitel yapısal risk faktörüdür. E) Belirsizlik, finansal tahminlerdeki veya ölçümlerdeki belirsizliğin yarattığı riski ifade eden geçerli bir nitel yapısal risk faktörüdür.
Bilinmesi gereken kural: Önemlilik bir risk faktörü değil, denetim kararlarında kullanılan bir eşik kavramıdır; nitel yapısal riskler ise karmaşıklık, subjektiflik, değişiklik ve belirsizliktir.
Soru 16 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Aşağıdakilerden hangisi, BDS 700 Finansal Tablolara İlişkin Görüş Oluşturma ve Raporlama’ya göre, denetçi raporunda yer alan ve A şirketi yönetim kurulunun denetçiden ayrıntılı bilgi talep ettiği “Muhatap” unsurunun amacını açıklamaktadır?
- A)Yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edildiğini ortaya koymak
- B)Denetçi raporunun kime hitaben hazırlandığını göstermek
- C)Denetçinin BDS’ler kapsamındaki sorumluluklarını açıklamak
- D)Hangi finansal tabloların denetlendiği hakkında bilgi vermek
- E)Denetimin BDS’lere uygun olarak yürütüldüğünü açıklamak
Çözümü göster — doğru cevap B
BDS 700’e göre denetçi raporundaki "Muhatap" bölümü, raporun kime hitaben hazırlandığını açıkça belirtmek amacıyla kullanılır. Bu unsur, raporun alıcısını (genellikle yönetim kurulu veya ortaklar) tanımlayarak sorumluluk sınırlarını netleştirir. Dolayısıyla B şıkkı, bu bölümün temel işlevini doğru şekilde ifade eder.
Diğer şıklar ise bu bölümün amacı değildir: A şıkkı, denetim kanıtlarının yeterliliğine ilişkin bulguların yer aldığı "Yöneticinin Sorumlulukları" veya "Denetçinin Sorumlulukları" bölümleriyle ilgilidir. C şıkkı, raporun "Denetçinin Sorumlulukları" başlığı altında detaylandırılır. D şıkkı, raporun giriş kısmında veya "Finansal Tablolar" bölümünde belirtilen tablo kapsamını ifade eder. E şıkkı ise denetim standartlarına uyumluluğun beyan edildiği "Denetçinin Sorumlulukları" kısmında yer alır.
Bilinmesi gereken kural: BDS 700’e göre "Muhatap" unsuru, denetçi raporunun kimin için hazırlandığını gösteren ve raporun sorumluluk alanını sınırlayan bir tanımlama unsurudur.
Soru 17 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Tahsil edilemeyen alacağın önemliliği ve finansal tablolar üzerindeki etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Tahsil edilemeyen alacak bakiyesi önemsizdir ve finansal tablolarda hasılatın olması gerekenden daha fazla gösterilmesine neden olmuştur.
- B)Tahsil edilemeyen alacak bakiyesi önemsizdir ve finansal tablolarda brüt kârın olması gerekenden daha az gösterilmesine neden olmuştur.
- C)Tahsil edilemeyen alacak bakiyesi önemlidir ve finansal tablolarda dönem net kârının olması gerekenden daha fazla gösterilmesine neden olmuştur.
- D)Tahsil edilemeyen alacak bakiyesi önemlidir ve işletmenin sürekliliği konusunda şüphe duyulmasına neden olmuştur.
- E)Tahsil edilemeyen alacak bakiyesi önemlidir ve finansal tablolarda satışların maliyetinin olması gerekenden daha az gösterilmesine neden olmuştur.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TDS 540 (Tahmini Bakiyeler) ve TDS 450 (Düzeltilememiş Hatalar) standartlarına göre, tahsil edilemeyen alacak karşılığı yetersiz bırakıldığında, işletme giderleri eksik gösterilir. Giderlerin eksik olması, dönem net kârının olduğundan daha yüksek (fazla) görünmesine neden olur. Soruda bakiyenin "önemli" olduğu belirtilmiştir; bu da hatanın finansal tablolarda maddi bir çarpıtmaya yol açtığını gösterir. Dolayısıyla, yetersiz karşılık, net kârın abartılmasına (fazla gösterilmesine) sebep olur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Bakiye önemli kabul edildiği için "önemsizdir" ifadesi yanlıştır. B) Gider eksik gösterildiği için kâr az değil, çok gösterilir. D) Tahsil edilemeyen alacak tek başına genellikle süreklilik şüphesi doğurmaz; bu durum daha kapsamlı bir likidite krizini işaret eder. E) Satış maliyeti, tahsil edilemeyen alacak karşılığı ile doğrudan ilişkilendirilmez; karşılık genel yönetim/gider hesabına yansır.
Bilinmesi gereken kural: Yetersiz tahsil edilemeyen alacak karşılığı, giderlerin eksik gösterilmesine ve sonuçta dönem net kârının olduğundan daha fazla (abartılı) yansıtılmasına neden olur.
Soru 18 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Denetçi, uyguladığı denetim prosedürleri neticesinde tahsil edilemeyen alacağın finansal tablolar üzerindeki etkisinin yaygın olmadığı ancak finansal tablolarda düzeltme yapılmasını gerektirdiği sonucuna varmıştır. A şirketinin 2023 yılına ait finansal tablolarını düzeltmeyi kabul etmesi veya etmemesi durumunda denetçi raporunda verilecek görüş türü aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? Finansal Tabloların Finansal Tabloların Düzeltilmesi Düzeltilmemesi Durumunda Durumunda
- A)Olumlu Görüş Olumlu Görüş + Dikkat Çekilen Hususlar Paragrafı
- B)Olumlu Görüş + Dikkat Sınırlı Olumlu Görüş Çekilen Hususlar Paragrafı
- C)Olumlu Görüş Olumsuz Görüş
- D)Olumlu Görüş Sınırlı Olumlu Görüş
- E)Olumlu Görüş + Dikkat Görüş Vermekten Çekilen Hususlar Kaçınma Paragrafı
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. TDS 705'e göre, maddi ancak yaygın olmayan bir yanlışlık varsa ve yönetim düzeltmeyi kabul ederse, denetçi Olumlu Görüş verir. Bu durumda rapor etkilenmez.
Yönetim düzeltmeyi reddederse durum değişir. Hata maddi ama yaygın olmadığı için "Olumsuz Görüş" (TDS 705, madde 14) veya "Görüşten Kaçınma" (TDS 705, madde 15) verilemez. Bu tür durumlarda, finansal tabloların genel olarak adil sunumunu engelleyen ancak yaygın olmayan bir husus için Sınırlı Olumlu Görüş (Qualified Opinion) verilir.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Düzeltme reddedildiğinde olumlu görüş verilemez. B) Düzeltme reddedildiğinde dikkat çekilen husus paragrafı kullanılmaz. C) Hata yaygın olmadığı için olumsuz görüş verilemez. E) Düzeltme reddedildiğinde görüşten kaçınılması gerekmez.
Bilinmesi gereken kural: Maddi ancak yaygın olmayan bir yanlışlıkta, düzeltme kabul edilirse olumlu görüş; reddedilirse sınırlı olumlu görüş verilir.
Soru 19 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. Payları borsada işlem gören bir şirket II. Halka arz öncesi bağımsız denetim yaptıran bir şirket III. İlgili mevzuat uyarınca bağımsız denetim yaptıran bir kooperatif birlik ve merkez birliği IV. İlgili mevzuat uyarınca konkordato talebinde bulunan ve BOBİ FRS’ye göre raporlama yapan bir şirket Kalite Yönetim Standardı 1’e göre yukarıdaki şirketlerin hangisi veya hangilerinin bağımsız denetimlerinin kalitesinin gözden geçirilmesi zorunludur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız IV
- D)I, II
- E)I, III
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. KY 1 (Kalite Yönetimi) standardının 13. maddesine göre, halka açık varlık entitilerinin (HAVA) bağımsız denetimlerinde kalite gözden geçirmesi (KGG) zorunludur. I. şıktaki borsa şirketleri HAVA statüsündedir; dolayısıyla KGG yapmaları zorunludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şıktaki şirket halka arz öncesi olduğu için henüz HAVA değildir, zorunlu KGG kapsamı dışındadır. III. şıktaki kooperatifler HAVA olmadığı için standart gereği zorunlu KGG uygulanmaz. IV. şıktaki şirket konkordato talebinde olsa da HAVA statüsünde olmadığı için KY 1’in zorunlu KGG mükellefiyeti altında değildir.
Bilinmesi gereken kural: Kalite gözden geçirmesi zorunluluğu, yalnızca halka açık varlık entitilerinin (HAVA) bağımsız denetimlerinde geçerlidir; diğer şirket türleri için bu zorunluluk standart kapsamında bulunmamaktadır. Sınavda "HAVA" tanımına ve borsa işlem gören statüsüne odaklanmalısınız.
Soru 20 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Kalite Yönetim Standardı 2’ye göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Kaliteyi gözden geçiren kişi, denetime ilişkin görüş veya sonuçları desteklemek amacıyla, doğruluk ve tamlık beyanlarının teyidi için kanıt toplar.
- B)Kaliteyi gözden geçiren kişi, denetim ekibinin bir üyesi olarak, karmaşık ve teknik konularda uygulanan denetim prosedürlerinin doğruluğundan emin olur.
- C)Kaliteyi gözden geçiren kişi, denetimin plânlanması, yürütülmesi ve raporlanması aşamalarında yapılan önemli muhakemeleri sorumlu denetçiyle müzakere eder.
- D)Kaliteyi gözden geçiren kişi, finansal tabloların geçerli finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlandığı konusunda denetçi raporunda ayrı bir görüş verir.
- E)Kaliteyi gözden geçiren kişi, denetimin tamamının, mesleki standartlar ve mevzuat hükümlerine veya denetim şirketinin politika veya prosedürlerine uygun olup olmadığını değerlendirir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Kalite Yönetimi Standardı 2’ye göre, Kaliteyi Gözden Geçiren Kişi (KGK), denetimin planlanması, yürütülmesi ve raporlanması aşamalarında yapılan önemli muhakemeleri ve bu muhakemelerle ilgili alınan kararları, sorumlu denetçiyle (Partner) müzakere etmekle yükümlüdür. Bu müzakere, denetim raporunun yayınlanmadan önce kritik kararların gözden geçirilmesini sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Doğruluk ve tamlık beyanlarının teyidi için kanıt toplama, KGK’nın görevi değil, denetim ekibinin sorumluluğudur. B) KGK, denetim ekibinin bir üyesi değildir; bağımsız ve nesnel bir gözden geçirme yapar. D) KGK, finansal tablolar hakkında denetçi raporunda ayrı bir görüş vermez; bu, sorumlu denetçinin sorumluluğundadır. E) Denetimin tamamının standartlara uygunluğunu değerlendirmek, denetim sürecinin kendisi ve sorumlu denetçi tarafından yapılır; KGK sadece önemli muhakemeleri ve rapor içeriğini gözden geçirir.
Bilinmesi gereken kural: KGK, denetim ekibi üyesi değildir ve denetim raporunda ayrı görüş vermez; görevi, sorumlu denetçiyle önemli muhakemeleri müzakere ederek denetim raporunun uygunluğunu sağlamaktır.
Soru 21 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 250 Finansal Tabloların Bağımsız Denetiminde İlgili Mevzuatın Dikkate Alınması’na göre denetçi, finansal tablolardaki önemli tutar ve açıklamalar üzerinde doğrudan etkisi olan bir mevzuata aykırılıktan şüphelenirse aşağıdaki adımlardan hangisini atar?
- A)Müşteri gizliliğine bakılmaksızın şüphelenilen aykırılığı derhâl düzenleyici makamlara bildirir.
- B)Konuyu yönetim veya üst yönetimden sorumlu olanlarla müzakere eder ve gerekirse hukuki danışmanlık alır.
- C)Derhâl denetimden çekilir ve şüphelenilen aykırılığı pay sahiplerine bildirir.
- D)Şüphelenilen aykırılık nedeniyle denetçi raporunda görüş vermekten kaçınır.
- E)Şüphelenilen aykırılığın denetim planı ve genel denetim stratejisi üzerindeki etkisini kaliteyi gözden geçiren kişiyle müzakere eder.
Çözümü göster — doğru cevap B
BDS 250, denetçinin mevzuata aykırılık şüphesi durumunda izlemesi gereken prosedürü netleştirir. Doğru cevap B şıkkıdır. BDS 250.15 paragrafına göre, denetçi önemli bir mevzuata aykırılık şüphesiyle karşılaştığında, önce konuyu yönetim veya üst yönetimden sorumlu olanlarla (TMG) müzakere etmelidir. Bu müzakerenin ardından, durumun niteliğine ve sonuçlarına bağlı olarak denetçinin hukuki danışmanlık alması gerekebilir. Bu adım, denetçinin yasal yükümlülüklerini yerine getirirken profesyonel meslek standartlarına uygun hareket etmesini sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Müşteri gizliliği ilkesi, düzenleyici makamlara bildirim için özel yasal izin veya zorunluluk olmadıkça devam eder; derhal bildirim yapılamaz. C) Denetimden çekilme ve doğrudan pay sahiplerine bildirim, öncelikle yönetimle görüşülüp hukuki süreçler izlenmeden yapılamaz. D) Görüş vermekten kaçınmak yerine, mevzuata aykırılığın etkisi raporlanmalı veya yedek görüş/ayrıntı belirtilmelidir. E) Kaliteyi gözden geçiren kişiyle müzakere, denetim planı güncellemesi için önemlidir ancak mevzuata aykırılık şüphesinde ilk adım TMG ile iletişimdir.
Bilinmesi gereken kural: Mevzuata aykırılık şüphesinde ilk adım, ilgili mevzuatın gereği gibi yönetimle müzakere etmek ve gerekirse hukuki destek almaktır.
Soru 22 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
A şirketinin denetimi sırasında denetçi, şirketin finansal raporlama üzerindeki iç kontrollerinde önemli bir eksiklik tespit etmiş ve özellikle, muhasebe departmanında görevler ayrılığı ilkesinin eksikliği nedeniyle muhtemel hata veya hile risklerinin meydana gelebileceğini değerlendirmiştir. Denetçi ayrıca, finansal tablolarda birkaç önemsiz yanlışlık tespit etmiş ve hasılatın muhasebeleştirilmesi politikasının bir önceki yıla göre değiştiğini gözlemlemiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, Bağımsız Denetim Standartları’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Denetçi, denetim sırasında tespit edilen önemli iç kontrol eksikliğini üst yönetimden sorumlu olanlara zamanında yazılı olarak bildirir.
- B)Denetçi, değişiklikleri anladıklarından emin olmak için üst yönetimden sorumlu olanlara cari ve önceki dönemlere ait hasılatın muhasebeleştirilmesi politikalarını karşılaştıran ayrıntılı bir rapor sunar.
- C)Denetçi, tam olarak şeffaflığı sağlamak için önemli olup olmadığına bakılmaksızın, denetim sırasında tespit edilen tüm yanlışlıkları üst yönetimden sorumlu olanlara bildirir.
- D)Denetçi, iç kontrol eksikliğiyle ilgili herhangi bir önemli denetim prosedürünü uygulamadan önce üst yönetimden sorumlu olanların onayını alır.
- E)Denetçi, tespit ettiği hususların denetimine başlamadan önce hazırlanan denetim planını incelediklerine ve onayladıklarına dair üst yönetimden sorumlu olanlardan yazılı teyit alır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A’dır. TDS 265’e göre, denetçi, finansal raporlama sürecindeki iç kontrollerin tasarım veya uygulanmasındaki önemli eksiklikleri, zamanında üst yönetimden sorumlu olanlara (genellikle denetim komitesi veya yönetim kurulu) yazılı olarak bildirir. Bu eksiklik, hata veya hile riskini artırıcı nitelikte olduğu için bildirim zorunludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B) Denetçi, muhasebe politikalarındaki değişiklikleri raporlamakla yükümlü değildir; bu, yönetimin sorumluluğudur. C) Denetçi, tüm yanlışlıkları değil, sadece düzeltilmesi gereken veya izlenmesi gereken önemli yanlışlıkları bildirir. D) Denetçi, denetim prosedürlerini yürütürken yönetimin onayına ihtiyaç duymaz; bağımsızdır. E) Denetim planı, denetçinin kendi hazırlığıdır ve yönetimden yazılı teyit alınmasını gerektirmez.
Bilinmesi gereken kural: Önemli iç kontrol eksiklikleri, TDS 265 uyarınca üst yönetimden sorumlu olanlara yazılı olarak zamanında bildirilmelidir.
Soru 23 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
BDS 710 Karşılaştırmalı Bilgiler-Önceki Dönemlere Ait Karşılık Gelen Bilgiler ve Karşılaştırmalı Finansal Tablolar’a göre önceki döneme ait finansal tabloların denetlenmemiş olması durumunda, denetçi raporunun aşağıdaki unsurlarından hangisinde karşılaştırmalı finansal tabloların denetlenmemiş olduğu açıklanır?
- A)Kilit Denetim Konuları bölümü
- B)Bağımsız Denetçinin Finansal Tabloların Bağımsız Denetimine İlişkin Sorumlulukları bölümü
- C)Diğer Hususlar paragrafı
- D)Yönetimin ve Üst Yönetimden Sorumlu Olanların Finansal Tablolara İlişkin Sorumlulukları bölümü
- E)Dikkat Çekilen Hususlar paragrafı
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 710, önceki dönem finansal tablolarının denetlenmemiş olması durumunda, denetçinin bu durumu raporda belirtmesi gerektiğini hükme bağlar. Standart, bu tür durumların "Diğer Hususlar" paragrafında açıkça açıklanmasını zorunlu kılar. Bu paragraf, kullanıcıların finansal tabloların kapsamını ve denetçinin sorumluluk sınırlarını doğru anlamalarını sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Kilit Denetim Konuları, mevcut döneme odaklanır ve önceki dönemin denet durumu hakkında bilgi vermez. B) Bu bölüm, genel sorumluluk çerçevesini tanımlar ancak spesifik olarak önceki dönemin denet edilmemiş olma durumunu detaylandırmaz. D) Yönetim sorumlulukları bölümü, finansal tablo hazırlama yükümlülüğünü açıklar, denetim raporu unsuru değildir. E) Dikkat Çekilen Hususlar, mevcut tablolardaki önemli belirsizliklere veya açıklamalara odaklanır, önceki dönem denetim durumunu kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: BDS 710 uyarınca, önceki dönem finansal tabloları denetlenmemişse, bu durum denetçi raporunun "Diğer Hususlar" paragrafında açıkça belirtilmelidir.
Soru 24 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. İhtiyaca uygun ve güvenilir denetim kanıtı elde etmek için alternatif denetim prosedürlerini uygular. II. Daha sonra yapılan nakit ödemeleri veya üçüncü taraflarla mutabakatları ve ambar tesellüm fişi gibi diğer kayıtları inceler. III. Konuyu kaliteyi gözden geçiren kişiyle müzakere eder ve kaliteyi gözden geçiren kişinin yeni bir teyit mektubu göndermesini sağlar. IV. Yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek için teyit talebine yanıt verilmesinin gerekli olması durumunda, BDS 705 Bağımsız Denetçi Raporunda Olumlu Görüş Dışında Bir Görüş Verilmesi uyarınca bu durumun denetim ve denetçi görüşü üzerindeki etkilerine karar verir. BDS 505 Dış Teyitler’e göre bir borç hesap bakiyesinin teyidi için gönderdiği teyit mektubuna yanıt verilmemesi durumunda denetçi, yukarıdaki adımlardan hangisini veya hangilerini atar?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I, II, III
- D)I, II, IV
- E)II, III, IV STANDARTLARI A
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. BDS 505 (Dış Teyitler) standardına göre, teyit cevabı alınamadığında denetçi, alternatif prosedürler uygulayarak (I) yeterli ve uygun kanıt elde etmeye çalışır. Bu prosedürler arasında nakit ödemelerin incelenmesi veya üçüncü taraflarla mutabakat gibi (II) yöntemler yer alır. Eğer bu alternatif prosedürler de yetersiz kalırsa, denetçi kanıt yetersizliğinin görüş üzerindeki etkisini değerlendirir ve BDS 705’e göre görüş değiştirir veya kısıt belirtir (IV).
Diğer şıkların analizi şöyledir: III. şık yanlıştır çünkü kaliteyi gözden geçiren kişi, teyit mektubunun yeniden gönderilmesine veya alternatif prosedürlerin uygulanmasına karar vermez; bu denetçinin mesleki yargı karar alanıdır. I. şık tek başına yetersizdir çünkü sadece alternatif prosedür uygulayıp etkisini değerlendirmemek eksiktir. III. şık standartlara aykırı bir prosedür içerir. C ve E şıkları, hatalı olan III. adımı içerdiği için doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Teyit cevabı alamayan denetçi, önce alternatif prosedürlerle kanıt arar; bulamazsa görüş üzerindeki etkiyi BDS 705’e göre değerlendirir, kalite kontrol kişisine danışarak yeni teyit göndermez.
Soru 25 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Hesap dönemi 31 Aralık 2023’te sona eren A şirketinin bağımsız denetimini yapan denetçi, şirket yönetiminin işletmenin sürekliliğini devam ettirme kabiliyetine ilişkin değerlendirmesinin, 30 Haziran 2024’e kadar olan dönemi kapsadığını tespit etmiştir. Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, BDS 570 İşletmenin Sürekliliği’ne göre denetçinin aşağıdaki adımlardan hangisini atması uygun olur?
- A)Yönetimden değerlendirmesini, 30 Eylül 2024’e kadar olan dönemi kapsayacak şekilde revize etmesini talep etmek
- B)Yönetimden değerlendirmesini, 31 Aralık 2024’e kadar olan dönemi kapsayacak şekilde revize etmesini talep etmek
- C)Yönetimden değerlendirmesini, 30 Haziran 2025’e kadar olan dönemi kapsayacak şekilde revize etmesini talep etmek
- D)Yönetimden değerlendirmesini, 30 Eylül 2025’e kadar olan dönemi kapsayacak şekilde revize etmesini talep etmek
- E)Yönetimden değerlendirmesini, 31 Aralık 2025’e kadar olan dönemi kapsayacak şekilde revize etmesini talep etmek
Çözümü göster — doğru cevap B
BDS 570 (İşletmenin Sürekliliği) standardına göre, denetçinin sorumluluğu finansal tabloların onaylanma tarihini kapsar. Finansal tabloların onaylanma tarihi, hesap dönemi sonundan itibaren en geç 12 ay sonrasını aşamaz. Hesap dönemi 31 Aralık 2023’te bittiğine göre, onaylanma tarihi en geç 31 Aralık 2024 olmalıdır. Dolayısıyla, işletmenin sürekliliğine ilişkin yönetim değerlendirmesi de bu onaylanma tarihini (31 Aralık 2024) kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır. Denetçi, yönetimin sadece 30 Haziran 2024’e kadar olan kısmı kapsadığını tespit ettiğinde, standart gereği bu sürenin onaylanma tarihine kadar uzatılmasını talep etmelidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 30 Eylül 2024, onaylanma tarihi sınırını geçmez ancak standart en geç 12 ayı öngördüğü için 31 Aralık 2024 daha doğru ve zorunlu sınırdır. C, D, E) Bu tarihler, hesap dönemi sonundan itibaren 12 ayı aşan veya onaylanma tarihi kuralına aykırı olan ileri tarihlerdir; standart bu kadar uzun bir perspektif talep etmez.
Bilinmesi gereken kural: Denetçinin değerlendirmesi, finansal tabloların onaylanma tarihini (hesap dönemi sonundan itibaren en geç 12 ay) mutlaka kapsayacak şekilde revize edilmelidir.
Soru 26 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. İşletme tarafından uygulanan muhasebe politikaları II. Cari döneme ait finansal tablolardaki hesap bakiyelerinin, işlem sınıflarının ve açıklamaların niteliği ile “önemli yanlışlık” riskleri III. Cari döneme ait finansal tablolar açısından açılış bakiyelerinin önemi IV. Önceki döneme ait finansal tabloların denetlenip denetlenmediği ve denetlenmiş olması durumunda, önceki denetçinin olumlu görüş dışında bir görüş verip vermediği BDS 510 İlk Bağımsız Denetimler – Açılış Bakiyeleri’ne göre açılış bakiyeleriyle ilgili yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek için gerekli olan denetim prosedürlerinin niteliği ve kapsamı, yukarıdaki faktörlerden hangisi veya hangilerine bağlıdır?
- A)Yalnız I
- B)I, III
- C)I, II, III
- D)II, III, IV
- E)I, II, III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap E
BDS 510 (İlk Bağımsız Denetimler – Açılış Bakiyeleri) standardına göre, denetçinin açılış bakiyeleriyle ilgili yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek için uygulayacağı prosedürlerin niteliği ve kapsamı, dört temel faktöre bağlıdır. Bu faktörler; işletmenin uyguladığı muhasebe politikaları (I), cari döneme ait finansal tablolardaki önemli yanlışlık riskleri (II), açılış bakiyelerinin cari dönem açısından önemi (III) ve önceki dönem denetimi durumu ile görüş türüdür (IV). Dolayısıyla tüm maddeler doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) I maddesinin tek başına yetersiz kalması nedeniyle yanlıştır. B) II ve IV maddelerinin eksik olması nedeniyle yanlıştır. C) IV maddesinin eksik olması nedeniyle yanlıştır. D) I maddesinin eksik olması nedeniyle yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: BDS 510 uyarınca, açılış bakiyelerine yönelik denetim prosedürlerinin kapsamı; muhasebe politikaları, riskler, bakiyelerin önemi ve önceki denetim sonuçları gibi dört unsurun tamamına göre belirlenir.
Soru 27 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. Denetim şirketinin, üstlendiği denetim kapsamında yaptığı çalışmaları mevzuata ve BDS’lere uygun olarak belgelendirip muhafaza edeceği II. Denetim ücretinin, denetim için gerekli olan zaman ve diğer masraflar esas alınarak hesaplanıp faturalandırılacağı III. Denetçinin örneklem seçiminde kullanacağı yöntemler IV. Denetim şirketinin, üstlendiği denetimle ilgili olarak mesleki sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü olduğu Türk Ticaret Kanunu uyarınca yaptırılacak bağımsız denetimlerde, BDS 210 Bağımsız Denetim Sözleşmesinin Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılması’na göre hazırlanacak bağımsız denetim sözleşmelerinde yukarıdakilerin hangisi veya hangileri yer almaz?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)I, II, IV
- E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. BDS 210, denetim sözleşmesinde yer alması gereken hususları düzenler. I. madde (çalışma belgelerinin muhafazası), BDS 230 (Denetim Belgelerinin Hazırlanması) kapsamında denetçinin yükümlülüğüdür; sözleşme maddesi değildir. II. madde (ücret), BDS 210’un açıkça sözleşmede bulunmasını gerektirdiği bir husustur. IV. madde (sigorta), TTK’nın zorunlu kıldığı bir düzenlemedir ve BDS 210’a göre sözleşmede belirtilmesi beklenen genel hususlar arasındadır. Ancak III. madde (örneklem yöntemleri), denetim stratejisi ve planlaması (BDS 300) ile denetim prosedürlerinin uygulanması (BDS 500 serisi) ile ilgilidir. Denetçinin hangi örneklem yöntemini kullanacağı, sözleşme imzalanmadan önce kesinleşmiş teknik bir karardır ve sözleşme metninde yer almaz. Dolayısıyla sadece III, sözleşmede yer almaz.
Diğer şıkların nedenleri: I, BDS 230’a dayanır; II, BDS 210 gereği sözleşmede yer alır; IV, TTK ve BDS 210 kapsamında sözleşmede yer alabilir.
Bilinmesi gereken kural: BDS 210, sözleşmede bulunması gereken "genel şartları" sayar; denetimin teknik yürütümü (örneklem, belge hazırlama) ilgili diğer standartlarda düzenlenir ve sözleşme metnine girmez.
Soru 28 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
Denetçi, önceki döneme ait finansal tabloların bağımsız denetimi sırasında bir kontrol testi gerçekleştirirken kabul edilebilir sapma oranını %X olarak belirlemiştir. Cari dönemin denetimi için ise %X’ten daha düşük bir kabul edilebilir sapma oranı belirlemiştir. Diğer tüm faktörlerin aynı kaldığı varsayımıyla, BDS 530 Bağımsız Denetimde Örnekleme’ye göre aşağıdaki ifadelerin hangisi doğrudur?
- A)Cari döneme ait örneklem büyüklüğü, önceki dönemin örneklem büyüklüğünden daha büyüktür.
- B)Cari döneme ait örneklem büyüklüğü, önceki dönemin örneklem büyüklüğünden daha küçüktür.
- C)Cari döneme ait örneklem büyüklüğü, önceki dönemin örneklem büyüklüğüne eşittir.
- D)Cari döneme ait örneklem büyüklüğü ile önceki dönemin örneklem büyüklüğü arasındaki ilişki belirlenemez.
- E)Cari döneme ait örneklem büyüklüğü, belirlenen kabul edilebilir sapma oranı sınırını karşılamak için yeterlidir.
Çözümü göster — doğru cevap A
BDS 530’a göre, kabul edilebilir sapma oranı ile örneklem büyüklüğü arasında ters bir ilişki vardır. Denetçi, hata riskini azaltmak ve denetim güvenini artırmak amacıyla daha düşük bir tolerans (kabul edilebilir sapma oranı) belirlediğinde, popülasyondaki hataları tespit etmek için daha fazla veri noktasına ihtiyaç duyar. Dolayısıyla, kabul edilebilir sapma oranı düştükçe, istatistiksel olarak geçerli sonuçlar elde etmek için örneklem büyüklüğünün artması gerekir. Soruda cari dönemde %X’ten daha düşük bir oran belirlendiği için, önceki döneme kıyasla daha geniş bir örneklem yapılması zorunludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı, oranla büyüklük arasındaki doğru ters ilişkiyi tersine yorumladığı için yanlıştır. C şıkkı, değişen bir parametrenin örneklem boyutunu etkilemeyeceği varsayımıyla mantıksal bir hata yapar. D şıkkı, standartların bu ilişkiyi net bir şekilde tanımladığı gerçeğini görmezden gelir. E şıkkı ise örneklem büyüklüğünün yeterli olup olmadığını belirleyen başka faktörleri (örneğin beklenen hata oranı) göz ardı ederek eksik bir yargıda bulunur.
Bilinmesi gereken kural: Kabul edilebilir sapma oranı ile örneklem büyüklüğü ters orantılıdır; tolerans azaldıkça örneklem artar.
Soru 29 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. Çalışma kâğıtları, işletmenin muhasebe kayıtlarının yerine geçmez. II. Çalışma kâğıtları, nihai denetim dosyasında birleştirildikten sonra, saklama süresi sona ermeden silinemez. III. Çalışma kâğıtları, denetçi tarafından yalnızca kâğıt ortamında saklanan ve denetimin yürütülmesiyle bağlantılı veri ve bilgileri içerir. IV. Çalışma kâğıtları, denetçi ve müşterinin ortak sorumluluğundadır. BDS 230 Bağımsız Denetimin Belgelendirilmesi’ne göre çalışma kâğıtlarıyla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri yanlıştır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)III, IV
- E)I, III, IV TÜRKİYE
Çözümü göster — doğru cevap D
BDS 230 (Bağımsız Denetimin Belgelendirilmesi) standartlarına göre doğru cevap D şıkkıdır.
Neden Doğru? III. ifade yanlıştır çünkü çalışma kâğıtları yalnızca kâğıt ortamında değil, elektronik veya diğer medya formatlarında da saklanabilir. IV. ifade yanlıştır çünkü çalışma kâğıtları, denetçinin kendi sorumluluğunda hazırlanan ve sadece denetçiye ait olan belgelerdir; müşterinin ortak sorumluluğunda değildir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış? I. ifade doğrudur; çalışma kâğıtları denetim izleridir, muhasebe kayıtlarının yerini tutmaz. II. ifade doğrudur; denetim dosyası nihai hale geldikten sonra, saklama süresi dolmadan önemli belgeler silinemez veya üstü çizilemez.
Bilinmesi gereken kural Çalışma kâğıtları denetçinin mülkiyetindedir, elektronik ortamda tutulabilir ve muhasebe kayıtlarının yerine geçmez.
Soru 30 · 2024/6 · Türkiye Denetim Standartları
I. Denetimin planlanmasında ve yürütülmesinde II. Belirlenen yanlışlıkların denetim üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesinde III. Düzeltilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki ve denetçi raporundaki görüşün oluşturulmasındaki etkilerinin değerlendirilmesinde BDS 320 Bağımsız Denetimin Planlanması ve Yürütülmesinde Önemlilik’e göre önemlilik, yukarıdaki denetim aşamalarının hangisi veya hangilerinde kullanılır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)I, II
- E)I, II, III Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. BDS 320, önemliliğin denetim sürecinin her aşamasında temel bir kavram olduğunu açıkça belirtir.
İlk olarak, denetimin planlanması ve yürütülmesinde (I) denetçi, riskleri belirlemek ve yeterli denetim kanıtı toplamak için önemlik seviyesini kullanır. İkinci olarak, tespit edilen yanlışlıkların denetim üzerindeki etkilerini değerlendirirken (II) bu kavram rehberlik eder. Üçüncü olarak, düzeltilmemiş yanlışlıkların finansal tablolara ve denetçi görüşüne etkisini analiz ederken (III) önemlik, maddilik sınırını belirlemek için esas alınır. BDS 320’nun 10. ve 13. paragrafları, önemliğin planlama, yürütme ve sonuçlandırma aşamalarında sürekli olarak uygulanmasını zorunlu kılar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, önemliğin sadece planlama aşamasıyla sınırlı olmadığını görmezden gelir. B şıkkı, denetimin başlangıç ve bitiş aşamalarındaki kritik rolünü ihmal eder. C şıkkı, planlama ve yürütme aşamalarındaki önemi göz ardı eder. D şıkkı ise, denetimin sonuçlandırma aşamasındaki (III) önemliğin vazgeçilmezliğini eksik bırakır.
Bilinmesi gereken kural: Önemlilik, denetimin planlanmasından raporlamaya kadar tüm aşamalarında sürekli ve bütüncül bir şekilde uygulanması gereken temel bir denetim kavramıdır.