2016/1 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2016/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2016/1 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca, elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen kaçıncı günün sonunda yapılmış sayılır?

  • A)Birinci
  • B)Üçüncü
  • C)Beşinci
  • D)Yedinci
  • E)On beşinci
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)'na göre elektronik tebligatın ne zaman yapılmış sayıldığını soruyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "C" (Beşinci Gün)?

Kanunun 10. maddesinin 4. fıkrasında elektronik tebligatla ilgili çok net bir kural vardır. Bu kural şudur:

Bir tebligat, muhatabın (vergiden sorumlu kişinin) elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

  • Mantığı şudur: Elektronik tebligat gönderildiğinde, sistemde "gönderildi" veya "alındı" kaydı düşer. Ancak kanun, vergi mükellefinin bu durumu görüp işlem yapması için bir süre tanır. Bu süre, tebligatın ulaştığı tarihten itibaren 5 iş günü (kanunda iş günü değil, takvim günü olarak belirtilmiştir, ancak uygulama genellikle iş günü mantığıyla değil, doğrudan 5 gün kuralı ile işler) beklemektir.
  • Örnek: Eğer tebligatın elektronik adrese ulaştığı tarih 1 Ocak ise, bu tebligat 6 Ocak günü (1 Ocak'tan sonra gelen 5. günün sonunda) yapılmış sayılır.

Bu nedenle, sorunun doğru cevabı C) Beşinci şıkkıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden yanlış olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A) Birinci Gün: Eğer tebligat ulaştığı günün sonunda yapılmış sayılsaydı, mükellefe işlem yapacak hiç zaman tanınmamış olurdu. Bu, hukukun "adil ve makul süre" ilkesine aykırıdır.
  • B) Üçüncü Gün: Eski dönemlerde veya bazı özel durumlarda farklı süreler olabilir, ancak VUK'un genel ve geçerli kuralı 5 gündür. 3 gün kuralı elektronik tebligat için geçerli değildir.
  • D) Yedinci ve E) On Beşinci Gün: Bu süreler çok uzundur. Kanun, vergi işlemlerinin hızlı yürütülmesini ister. 7 veya 15 gün beklemek, vergi idaresinin iş yükünü artırır ve hukuki belirsizlik yaratır. Bu süreler, elektronik tebligat için kanunda yer almamaktadır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 10'u ve özellikle Elektronik Tebligat konusunu iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural: > "Elektronik tebligat, ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır."

Sınavda benzer sorular çıkarsa, "elektronik tebligat" ve "kaçıncı gün" kelimelerini gördüğün an aklına hemen "5. gün" gelmelidir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2016/1 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)Ücretin gerçek değerinin tayininde, gelir vergisi gibi şahsi vergiler ücretten indirilir.
  • B)Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler serbest meslek kazancıdır.
  • C)Sporculara transfer ücreti adı altında yapılan ödemeler serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilir.
  • D)Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar vergiye tabi gelir içerisine dâhil edilmez.
  • E)Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili sonradan elde ettikleri kazançlar vergiye tabi değildir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Gelir Vergisi Kanunu (GVK) sorularını çözmek, kanun maddelerini ezberlemekten ziyade, o işin "doğası"nı anlamakla ilgilidir. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Gelin bunu adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi inceleyelim.

Neden Doğru Cevap B?

B) Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler serbest meslek kazancıdır.

Bu şıkkın doğru olmasının temel nedeni, Serbest Meslek Kazançları tanımının neye dayandığıdır. Kanunlara göre, serbest meslek kazancı; tıp, eczacılık, avukatlık, hakemlik, mimarlık, mühendislik gibi mesleklerin bağımsız olarak icra edilmesiyle elde edilen kazançlardır.

Bir hakem, bir iş sözleşmesi ile bir işverene bağlı çalışmıyor; kendi mesleki bilgisi ve bağımsızlığı ile belirli bir davayı veya uyuşmazlığı çözmek için görevlendiriliyor ve bunun karşılığında ücret alıyor. Bu durum, bir "hizmet akdi" (maaşlı çalışanlık) değil, bir "mesleki faaliyet"tir. Bu yüzden hakemlerin ücretleri, Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca Serbest Meslek Kazancı olarak vergilendirilir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı Yanlış: Ücretin gerçek değerini belirlerken, ücretten indirilen vergiler (gelir vergisi, damga vergisi vb.) dikkate alınmaz. Kanun, ücretin "elde edilen net tutar" değil, "vergiye tabi olan brüt tutar" üzerinden değerlendirilmesini ister. Yani, "Bana 1000 TL verildi, vergisi 100 TL, o zaman ücretim 1100 TL'dir" mantığı burada geçerli değildir.
  • C Şıkkı Yanlış: Sporculara ödenen transfer ücretleri, sporcuların bir kulübe bağlı olarak çalışması ve bu iş için ücret alması anlamına gelir. Bu durum bir "hizmet akdi" (işçi-işveren ilişkisi) niteliği taşır. Bu nedenle transfer ücretleri Ücret (GVK Md. 61) olarak değerlendirilir, serbest meslek kazancı değildir.
  • D Şıkkı Yanlış: Bir işletmeyi kısmen veya tamamen elden çıkarmak, o işi durdurmak demektir. Ancak bu işlemden elde edilen kâr (kazanç), Gelir Vergisi Kanunu'na göre Vergiye Tabi Gelirler arasındadır. Bu kazançlar, "Gayrimenkul ve Ticari Kazançlar" veya "Menkul Sermaye İradı" gibi ilgili maddeye göre vergilendirilir. "Vergiye tabi değildir" ifadesi kesinlikle yanlıştır.
  • E Şıkkı Yanlış: Gerçek usulde vergiye tabi bir mükellef işini terk etse bile, daha sonra o işle ilgili olarak (örneğin eski müşterilerden gelen ödemeler, eski işlemlerden doğan alacaklar vb.) sonradan elde ettiği kazançlar vergiye tabidir. İşten ayrılmak, geçmişe dönük veya işten kaynaklanan gelecekteki gelirlerin vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. ve 70. maddelerini iyi bilmelisin.

  • 61. Madde (Ücret): Kimin ücretli sayılacağını ve ücretin tanımını öğrenmelisin. (Özellikle sporcuların ücretli sayılması kuralı).
  • 70. Madde (Serbest Meslek Kazancı): Hangi mesleklerin serbest meslek sayıldığını ve hakemlik gibi özel durumların bu maddeye nasıl dâhil edildiğini bilmelisin.

Özetle: Soruda "hakemlik" ve "serbest meslek" kelimelerini gördüğünde, bunun bir iş sözleşmesi değil, bağımsız bir mesleki faaliyet olduğunu aklında tut. Bu, doğru cevabı bulmanı sağlar.

Soru 3 · 2016/1 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için aşağıdakilerden hangisi sayılır?

  • A)Ticari kazanç
  • B)Transfer fiyatlandırması
  • C)Kurum kazancı
  • D)Örtülü sermaye
  • E)Kurum zararı
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku dünyasında "Örtülü Sermaye" kavramını anlamak için en temel ve sıkça sorulan sorulardan biridir. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin bu kavramı bir öğrenci gibi adım adım, basit bir dille inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "Örtülü Sermaye" (D)?

Öncelikle sorunun mantığını anlamak için şu senaryoyu hayal edelim: Bir şirketin ortakları, şirkete para vermek yerine borç veriyorlar. Vergi kanunları, şirketin bu borçları kullanırken bir sınır koyar.

Kural şudur: Bir şirketin, ortaklarından veya onlarla ilişkili kişilerden borç alarak kullandığı para, şirketin öz sermayesinin (kendi sermayesi) 3 katını geçerse, bu durum vergi açısından normal bir borç gibi görülmez.

  • Öz Sermaye: Şirketin kendi parasıdır (ortakların koyduğu sermaye + birikmiş karlar).
  • 3 Kat Kuralı: Eğer borç, öz sermayenin 3 katından fazlaysa, bu fazlalık kısmı vergi kanununa göre "Örtülü Sermaye" olarak kabul edilir.

Neden bu isimlendirme? Çünkü bu borç, görünüşte bir borç olsa da, aslında ortakların şirkete koyduğu sermaye gibidir. Yani şirket, ortaklarından para almış ama bunu "borç" diye göstermiştir. Vergi kanunu, bu durumu "örtülü" (gizli) bir sermaye yatırımı olarak görür ve bu kısmın faizlerini gider yazılmasına izin vermez.

Bu yüzden, öz sermayenin 3 katını aşan borç kısmı, Örtülü Sermaye sayılır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bu soruda uymadığına bakalım:

  • A) Ticari Kazanç: Ticari kazanç, şirketin faaliyetlerinden elde ettiği karın genel toplamıdır. Soruda bahsedilen durum, borcun bir kısmının nasıl sınıflandırılacağıdır, şirketin genel karı değildir.
  • B) Transfer Fiyatlandırması: Bu kavram, şirketin kendi kendine veya ilişkili kişilere mal/hizmet satarken fiyatı belirlemesiyle ilgilidir. Soruda ise "borç ve sermaye oranı" konuşuluyor, fiyatlandırma değil.
  • C) Kurum Kazancı: Bu, şirketin vergiye tabi olan toplam karıdır. Soruda sorulan, borcun bir kısmının vergi hukukundaki özel statüsüdür, genel kurum kazancı değil.
  • E) Kurum Zararı: Bu, şirketin giderlerinin gelirlerini aşması durumudur. Soruda borcun aşan kısmından bahsediliyor, bu bir zarar durumu değil, özel bir sermaye sınıflandırmasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15. Maddesi'ni ve "Örtülü Sermaye" kavramını iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural: > "Bir şirketin, ortaklarından veya ilişkili kişilerden borç alarak kullandığı tutar, öz sermayenin 3 katını geçerse, bu fazlalık kısım vergi hukukunda 'Örtülü Sermaye' kabul edilir."

Başarılar dilerim! Bu kuralı iyi kavradığında, benzer soruları rahatlıkla çözebilirsin.

Soru 4 · 2016/1 · Vergi Hukuku

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Veraset ve İntikal Vergisi sisteminde çifte artan oranlı tarife mevcuttur.
  • B)Veraset ve İntikal Vergisi servetten alınan bir vergi türüdür.
  • C)Veraset ve İntikal Vergisi ivazsız intikallerin vergilendirilmesini gerçekleştirir.
  • D)Veraset ve İntikal Vergisi sisteminde verasete ilişkin vergilerde belirli muafiyetler mevcuttur.
  • E)Veraset ve İntikal Vergisi harcamalardan alınan bir vergi türüdür.
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM stajı için hazırlık yapıyorsun ve bu soru sana Veraset ve İntikal Vergisi'nin (VİV) temel doğasını anlamak için harika bir fırsat. Sorunun doğru cevabı E şıkkı.

Gelin, neden E'nin doğru cevap (yani yanlış ifade) olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim.

Neden E Şıkkı Doğru Cevap? (Yani Neden Yanlış İfade?)

E) "Veraset ve İntikal Vergisi harcamalardan alınan bir vergi türüdür." ifadesi YANLIŞTIR, bu yüzden sorunun cevabı budur.

Bunu şöyle düşün: Vergi türlerini ikiye ayırabiliriz:

  • Harcamadan Alınan Vergiler: Bir şey satın aldığınızda veya bir hizmet aldığınızda ödenir. (Örnek: KDV, ÖTV, Emlak Vergisi gibi).
  • Servetten Alınan Vergiler: Bir malı veya serveti elde ettiğinizde, miras aldığınızda veya bağışlandığınızda ödenir. (Örnek: Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Veraset ve İntikal Vergisi).

Veraset ve İntikal Vergisi, birinin vefatı sonucu mal varlığının başkasına geçmesi (veraset) veya birinin malını bedelsiz olarak başkasına vermesi (intikal/bağış) durumunda ödenen bir vergidir. Yani bu vergi, harcama değil, servet transferi üzerinden alınır. Bu nedenle "harcamadan alınan vergi" demek, bu verginin doğasını tamamen tersine çevirmektir.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadeler? (Yani Neden Cevap Değiller?)

Diğer şıklar (A, B, C ve D) VİV Kanunu'na göre doğru bilgiler içerir. Soruda "hangisi yanlıştır" diye sorulduğu için bu şıkları işaretleyemeyiz.

  • A) Çifte artan oranlı tarife mevcuttur: Bu DOĞRUDUR. VİV'de mirasçının mirasçıya olan yakınlığına göre vergi oranları değişir. Yakın akrabalarda oran düşük, uzak akrabalarda veya mirasçı olmayanlarda oran yüksektir. Bu, "artan oranlı" sistemdir.
  • B) Servetten alınan bir vergi türüdür: Bu DOĞRUDUR. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu vergi mal varlığının devrinden kaynaklanır, harcamadan değil.
  • C) İvazsız intikallerin vergilendirilmesini gerçekleştirir: Bu DOĞRUDUR. "İvaz", karşılık veya bedel demektir. "İvazsız", bedelsiz demektir. Miras ve bağışlar bedelsiz (karşılıksız) olduğu için bu vergi bunları kapsar.
  • D) Belirli muafiyetler mevcuttur: Bu DOĞRUDUR. Kanun, eşler, çocuklar ve bazı yakın akrabalar için belirli bir tutar kadar vergi ödemeden miras almasını sağlar (Muafiyet tutarları).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Veraset ve İntikal Vergisi'nin Vergi Türü konusunu iyi bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin:

  • VİV, Servet vergisidir.
  • KDV, ÖTV, Emlak gibi vergiler Harcama veya Varlık vergisidir.
  • Soru "harcamadan alınan vergi" dediği anda, bu ifade VİV için yanlıştır ve doğru cevap olur.

Başarılar dilerim, bu temel kavramı oturtursan benzer soruları rahatça çözersin!

Soru 5 · 2016/1 · Vergi Hukuku

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre, kendisine ödeme emri tebliğ edilen bir kişinin, bu ödeme emrine itiraz edebilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  • A)İtiraz edilemez.
  • B)İtiraz edilmeden önce zorunlu idari başvuru yapılması gerekir.
  • C)İtiraz ancak ve ancak teminat yatırmak suretiyle gerçekleşebilir.
  • D)Tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir.
  • E)Tebliğinden itibaren 30 gün içinde itiraz edilebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku dünyasında en sık karşılaşılan ve en kritik konulardan biri olan "İtiraz Süresi" ile ilgilidir. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Gelin bu durumu bir öğrenciye anlatır gibi adım adım inceleyelim:

Neden D Şıkkı Doğru?

6183 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre, bir kişiye ödeme emri tebliğ edildiğinde (yani resmi olarak eline ulaştığında), bu emre itiraz etme hakkı doğar. Kanun, bu hakkın kullanılabilmesi için tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süre tanımıştır.

  • Kural: Ödeme emrine itiraz, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yazılı olarak yapılmalıdır.
  • Sonuç: Eğer bu 7 günlük süre içinde itiraz edilmezse, ödeme emri kesinleşir ve icra takibi başlar. Bu nedenle D şıkkı, kanundaki süreyi doğru ifade eden tek seçenektir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklerin neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A Şıkkı (İtiraz edilemez): Bu tamamen yanlıştır. Kanun, borçluya itiraz hakkı vermiştir. Sadece bu hakkın süresi kısıtlıdır.
  • B Şıkkı (Zorunlu idari başvuru gerekir): Bu şık, vergi uyuşmazlıklarında genellikle geçerli olan "İdari Yargıya Başvuru Öncesi İdari Düzeltme" kuralını karıştırmaktadır. Ancak 6183 sayılı Kanun'daki ödeme emrine itiraz için öncelikle bir idari başvuru yapma zorunluluğu yoktur. Doğrudan vergi dairesine itiraz edilebilir.
  • C Şıkkı (Sadece teminat ile): Bu da yanlıştır. İtiraz etmek için teminat yatırma zorunluluğu yoktur. Teminat, itirazın reddedilmesi veya icra takibinin durdurulması gibi farklı durumlarda devreye giren bir mekanizmadır, itirazın kendisi için şart değildir.
  • E Şıkkı (30 gün içinde): Bu en sık yapılan hatadır. Vergi davalarında veya bazı diğer idari işlemlerde süre 30 gün olabilir. Ancak ödeme emrine itiraz süresi özel olarak 7 gündür. 30 gün beklerseniz, ödeme emri kesinleşir ve artık itiraz edemezsiniz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 11. Maddesi'ni bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > Ödeme Emrine İtiraz Süresi = Tebliğden itibaren 7 Gün.

Bu 7 günlük süreyi kaçırmak, borçlunun haklarını kaybetmesi anlamına gelir. Sınavlarda ve mesleki hayatta bu süreyi asla 30 günle karıştırmaman gerekir.

Soru 6 · 2016/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca, mükellef tabiri kapsamında değildir?

  • A)Mal teslimi hallerinde bu işi yapanlar
  • B)İthalatta hizmeti ithal edenler
  • C)Transit taşımalarda gümrük işlemine muhatap olanlar
  • D)İhracatta malı ihraç edenler
  • E)İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlar
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Öncelikle 3065 sayılı KDV Kanunu'na göre "Mükellef" kavramını anlamamız gerekiyor. Mükellef, vergi borcunu ödemekle yükümlü olan kişidir. Ancak KDV Kanunu'nda bazı özel durumlar vardır ve bu durumlar mükellef tanımını değiştirir.

İhracat işlemlerinde durum şöyledir: Kanun'a göre, malı ihraç eden kişi (ihracatçı), malı yurt dışına çıkardığı için KDV'den istisna edilir. Yani ihracatçı, malı sattığı için KDV ödemek zorunda değildir. Bu nedenle, ihracat işleminde mükellef tabiri kapsamında değildir.

Buradaki mantık şudur: Mükellef, vergiye tabi bir işlemden dolayı vergi borcu doğuran kişidir. İhracatçı ise bu işlemden dolayı vergi ödemek zorunda olmadığı için, KDV Kanunu'nun "mükellef" tanımının dışına çıkar. (Not: İhracatçı, ihracat beyannamesi vererek işlemlerini beyan etmek zorundadır, ancak bu onun "mükellef" statüsünde olduğunu göstermez, sadece beyan yükümlülüğü vardır).

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden mükellef olduğunu kısaca inceleyelim:

  • A) Mal teslimi hallerinde bu işi yapanlar: Bir malı teslim eden kişi, KDV'yi tahsil edip devlete ödemekle yükümlüdür. Bu kişi açıkça mükelleftir.
  • B) İthalatta hizmeti ithal edenler: Yurt dışından hizmet alan kişi, o hizmet için KDV'yi kendisi ödemek zorundadır. Bu kişiye "İthalatçı Mükellef" denir ve mükellef statüsündedir.
  • C) Transit taşımalarda gümrük işlemine muhatap olanlar: Transit taşıma işlemlerinde gümrük işlemlerini yapan kişi, KDV'yi ödemekle yükümlü tutulur. Bu nedenle mükelleftir.
  • E) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlar: Normalde KDV'ye tabi olmayan küçük işletmeler, istekleri üzerine KDV mükellefiyetine girebilirler. Talep eden kişi, bu seçimle birlikte mükellef olur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. ve 4. Maddelerini iyi bilmelisin.

  • 1. Madde: KDV'nin kimlere uygulanacağını (mükellefleri) tanımlar.
  • 4. Madde: İhracat işlemlerinin KDV'den istisna olduğunu ve ihracatçıların mükellef sayılmadığını belirtir.

Özetle: İhracatçı, vergi ödemek zorunda olmadığı için KDV Kanunu'nda "mükellef" olarak tanımlanmaz. Bu yüzden doğru cevap D şıkkıdır.

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz