Soru 1 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Dönen varlıklar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Dönen varlıklar içerisindeki ilk madde ve malzeme, yarı mamuller-üretim, mamuller ve ticari mallar hesapları, maliyet ve gider hesapları ile karşılıklı çalışmak zorundadır.
- B)Dönen varlıklar içinde yer alan menkul kıymetler, alacaklar, stoklar ve diğer dönen varlıklar içindeki kalemler için yapılacak değerleme sonucunda gerekli durumlarda uygun karşılıklar ayrılır.
- C)İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşebilecek varlıkları, bilançoda dönen varlıklar arasında gösterilir.
- D)Bilanço tarihinde, duran varlıklarda yer alan hesaplardan vadeleri bir yılın altında kalanlar, dönen varlıklardaki ilgili hesaplara aktarılır.
- E)Dönen varlık hesapları, duran varlık hesaplarına göre daha hızlı nakde dönme yeteneğine sahiptir.
Çözümü göster — doğru cevap A
SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru "Dönen Varlıklar" konusunu ve bunların bilançodaki işleyişini sorguluyor. Doğru cevap A şıkkıdır, çünkü bu şıktaki ifade yanlıştır.
Gelin adım adım nedenini inceleyelim:
Neden A Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)
A şıkkında, "Dönen varlıklar içerisindeki ilk madde ve malzeme, yarı mamuller-üretim, mamuller ve ticari mallar hesapları, maliyet ve gider hesapları ile karşılıklı çalışmak zorundadır" deniliyor.
Buradaki hata şudur: Maliyet ve Gider Hesapları dönen varlık hesabı değildir.
- Maliyet Hesapları (Örn: İlk Madde ve Malzeme, Üretim Maliyeti) birer dönen varlık hesabıdır.
- Ancak Gider Hesapları (Örn: Satış Giderleri, Yönetim Giderleri) bilançoda yer almaz; bunlar Gelir Tablosu'nda yer alır ve dönem sonu itibarıyla kapatılırlar.
Bir gider hesabı ile bir varlık hesabının "karşılıklı çalışması" (yani birbirine borç/alacak kaydı yazılması) mantıksızdır. Gider hesapları, varlık hesabından (örneğin stoktan) çıkan maliyetin gider olarak kaydedilmesi için kullanılır, ancak gider hesabı bir varlık hesabı değildir ve bilançoda durmaz. Dolayısıyla, "dönen varlıklar içindeki... gider hesapları ile çalışmak zorundadır" ifadesi yanlıştır.
Diğer Şıklar Neden Doğru?
- B Şıkkı (Doğru): Dönen varlıklar (menkul kıymetler, alacaklar, stoklar) değerleme sırasında piyasa değerinin altına düşerse veya tahsil edilemeyecekse, karşılık ayrılması gerekir. Bu, muhasebe prensiplerine uygundur.
- C Şıkkı (Doğru): Dönen varlıkların temel tanımı budur. Bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşebilecek varlıklardır.
- D Şıkkı (Doğru): Duran varlıklar (örneğin bir makine) vadeleri bir yılın altına düşerse (yani bir yıl içinde satılacak veya kullanılacaksa), bunlar bilançoda Dönen Varlıklar grubuna taşınır. Bu, bilanço sınıflandırma kuralıdır.
- E Şıkkı (Doğru): Dönen varlıkların en önemli özelliği, duran varlıklara göre daha hızlı nakde dönüşebilmesidir. Bu, tanım gereğidir.
Hangi Konuyu Bilmelisin?
Bu soruyu çözmek için şunları iyi bilmelisin:
- Dönen Varlıkların Tanımı: Bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşen varlıklardır.
- Hesap Gruplarının Ayrımı: Maliyet hesapları (varlık) ile Gider hesapları (Gelir Tablosu) arasındaki fark. Gider hesapları bilançoda yer almaz.
- Bilanço Sınıflandırması: Duran varlıkların vadeleri bir yılın altına düştüğünde nasıl sınıflandırıldığını.
Özetle: Soruda "Gider Hesapları"nın bir dönen varlık hesabı gibi gösterilmesi ve varlık hesaplarıyla "karşılıklı çalışması" gerektiği iddia edilmiştir. Bu ifade yanlıştır, bu yüzden doğru cevap A'dır.
Soru 2 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
31.12.2016 tarihinde Gelecek Yıllara Ait Giderler hesabının borç kalanı 210.000 ₺’dir. Bu tutarın 140.000 ₺’lik kısmının 2017 yılına, 70.000 ₺’lik kısmının da 2018 yılına ait olduğu belirlenmiştir. Buna göre, 31.12.2016 tarihinde yapılacak doğru kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 381 GİDER TAHAKKUKLARI 70.000
Borç: 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 140.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 210.000
- B)Borç: 180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 140.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 140.000
- C)Borç: 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 70.000
Borç: 180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 140.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 210.000
- D)280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 140.000 100 KASA 140.000
- E)180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 140.000 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 70.000 181 GELİR TAHAKKUKLARI 210.000
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruda, yıl sonunda kapatılan "Gelecek Yıllara Ait Giderler" hesabının, içindeki tutarların ne kadarının bir sonraki yıl içinde (aylık olarak) ne kadarının ise daha sonraki yıllarda (yıllık olarak) kullanılacağına göre ayrıştırılması ve buna uygun muhasebe kaydı yapılması istenmektedir. Doğru cevap B şıkkıdır çünkü 31.12.2016 tarihinde yapılan bu kayıtta, 2017 yılına ait olan ve bir yıl içinde tüketilecek olan 140.000 ₺'lik kısım, "Gelecek Yıllara Ait Giderler" (280) hesabından alacaklı olarak çıkarılıp, bir yıl içinde amorti edilecek olan "Gelecek Aylara Ait Giderler" (180) hesabına borçlu olarak kaydedilmelidir; bu işlem, 2017 yılı içinde bu giderin aylık olarak tahakkuk ettirilmesini sağlar. Diğer şıkların neden yanlış olduğuna bakarsak; A ve C şıklarında 2018 yılına ait 70.000 ₺'lik kısım doğrudan gider hesabına (770) veya yanlış hesap kombinasyonuna aktarılmıştır, oysa bu tutar henüz 2017 yılına ait olmadığı için "Gelecek Yıllara Ait Giderler" hesabında kalmalı veya "Gelecek Yıllara Ait Giderler" (280) hesabından alacaklı olarak çıkarılıp yine aynı hesap grubunda veya uygun bir şekilde tutulmalıdır (sorunun mantığına göre 2018'e ait kısım 2017 sonunda henüz "Gelecek Aylara Ait Giderler"e geçmez, sadece 2017'ye ait kısım 180'e geçer). D şıkkı kasaya ödeme yapılması gibi yanlış bir nakit akışı senaryosu sunarken, E şıkkı ise gelir tahakkukları gibi tamamen alakasız bir hesap kullanmaktadır. Bu soruyu çözebilmek için Gelecek Yıllara Ait Giderler ile Gelecek Aylara Ait Giderler hesapları arasındaki farkı ve yıl sonu kapanışında bu iki hesap arasındaki aktarma kaydının nasıl yapılacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak, 2017 yılına ait olan 140.000 ₺'lik kısmın 280 hesabından alacaklı, 180 hesabına borçlu olarak kaydedilmesi gereken tek doğru işlem B şıkkında verilmiştir.
Soru 3 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
A İşletmesi, B İşletmesi’ni pazar payını ve rekabet gücünü artırmak amacıyla 750.000 ₺’ye devralmıştır. B İşletmesi’nin toplam varlıkları 710.000 ₺ ve toplam borçları 160.000 ₺’dir. Buna göre, Şerefiye hesabı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Şerefiye hesabının borç tarafına 550.000 ₺ kaydedilir.
- B)Şerefiye hesabının borç tarafına 40.000 ₺ kaydedilir.
- C)Şerefiye hesabının borç tarafına 200.000 ₺ kaydedilir.
- D)Şerefiye hesabının alacak tarafına 710.000 ₺ ve borç tarafına 750.000 ₺ kaydedilir.
- E)Şerefiye hesabının alacak tarafına 160.000 ₺ kaydedilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi analiz edelim. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır. Gelin, bunu adım adım ve çok basit bir dille çözelim.
1. Neden C Şıkkı Doğru? (Hesaplama Mantığı)
Öncelikle "Şerefiye" (veya ticari itibar) nedir? Bir işletmeyi satın alırken, o işletmenin gerçek değerinden daha fazla bir para ödediğimizde ortaya çıkan farka şerefiye denir. Yani, "marka değeri", "müşteri kitlesi" veya "gelecek kâr potansiyeli" için ödediğimiz ekstra bedeldir.
Hesaplama formülümüz şudur: > Şerefiye = Satın Alma Bedeli – İşletmenin Net Varlık Değeri
Şimdi sorudaki sayıları yerine koyalım:
- Satın Alma Bedeli (Ödenen Para): 750.000 ₺
- Net Varlık Değeri Nasıl Bulunur?
- Net Varlık = Toplam Varlıklar – Toplam Borçlar
- Toplam Varlıklar: 710.000 ₺
- Toplam Borçlar: 160.000 ₺
- Net Varlık = 710.000 - 160.000 = 550.000 ₺
- Şerefiye Hesaplaması:
- Ödediğimiz para (750.000 ₺) ile işletmenin gerçek net değeri (550.000 ₺) arasındaki fark şerefiyedir.
- 750.000 - 550.000 = 200.000 ₺
Muhasebe Kaydı Nasıl Olur? Bir işletmeyi devralırken, devralan taraf (A İşletmesi) defterine şerefiyeyi Borç tarafına yazar. Çünkü şerefiye bir varlıktır ve varlıkların artışı borç tarafına kaydedilir.
- Sonuç: Şerefiye hesabının borç tarafına 200.000 ₺ yazılır. Bu da C şıkkını doğru yapar.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A Şıkkı (550.000 ₺): Bu sayı, işletmenin Net Varlık Değeri'dir (Varlıklar - Borçlar). Şerefiye değil, işletmenin kendi öz kaynaklarıdır. Bu şık, şerefiye ile net varlığı karıştırmıştır.
- B Şıkkı (40.000 ₺): Bu sayı, toplam varlıklar ile satın alma bedeli arasındaki farktır (710.000 - 750.000). Borçlar düşülmediği için mantıksız bir sonuç çıkmıştır.
- D Şıkkı: Şerefiye bir varlıktır ve sadece Borç tarafına kaydedilir. Alacak tarafına kaydedilmesi imkansızdır. Ayrıca 710.000 ve 750.000 rakamlarını doğrudan karşılaştırmak da hatadır.
- E Şıkkı: Bu şık, işletmenin Borçlarını (160.000 ₺) göstermektedir. Şerefiye ile borçların hiçbir ilgisi yoktur.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "İşletme Birleşmeleri" ve "Şerefiye (Ticari İtibar)" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunlara dikkat etmelisin:
- Net Varlık Hesaplaması: Varlıklardan borçlar çıkarılmalıdır.
- Şerefiye Tanımı: Satın alma bedelinin, net varlık değerinden fazla olması durumunda ortaya çıkan farktır.
- Muhasebe Kaydı: Şerefiye bir Varlık hesabı olduğu için Borç tarafına yazılır.
Başarılar dilerim!
Soru 4 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletme, sattığı malların kapları ile ilgili olarak müşterisinden aldığı depozito bedelinden 7.000 ₺’sini kapların bir kısmının hasarı nedeniyle düştükten sonra kalan 13.000 ₺’yi iade etmiştir. (Kaplar için ayrılan amortisman ihmal edilmiştir.) Buna göre, doğru kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 326 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR 20.000
Alacak: 256 DİĞER MADDİ DURAN VARLIKLAR 20.000
- B)Borç: 326 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR 20.000
Alacak: 100 KASA 13.000
Alacak: 256 DİĞER MADDİ DURAN VARLIKLAR 7.000
- C)Borç: 153 TİCARİ MALLAR 7.000
Borç: 326 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR 13.000
Alacak: 100 KASA 20.000
- D)Borç: 100 KASA 20.000
Alacak: 326 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR 20.000
- E)326 ALINAN DEPOZİTO VE TEMİNATLAR 20.000 100 KASA 13.000 153 TİCARİ MALLAR 7.000
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruda işletmenin müşteriye iade ettiği depozito ve hasar nedeniyle düşen kısmın muhasebeleştirilmesi sorulmaktadır. Doğru cevap B şıkkıdır çünkü işletme, müşteriden aldığı toplam 20.000 ₺lik (13.000 ₺ iade + 7.000 ₺ hasar) borcunu kapatmak zorundadır; bu borç, "Alınan Depozito ve Teminatlar" hesabının borç tarafına 20.000 ₺ yazılarak sonlandırılır. İşletme, bu borcun 13.000 ₺'lik kısmını nakit olarak iade ettiği için "Kasa" hesabı alacaklanır, hasar nedeniyle kaybedilen ve artık iade edilemeyen 7.000 ₺'lik kısmı ise "Diğer Maddi Duran Varlıklar" hesabının alacak tarafına yazılarak varlıktan düşürülür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğunu şöyle özetleyebiliriz: A şıkkı, iade edilen nakit kısmını (Kasa) hesaba katmadığı için eksik kalmıştır; C ve D şıkları, borcun kapatılması yerine yanlış hesapları borçlamış veya alacaklamış, ayrıca "Ticari Mallar" gibi konuyla alakasız bir hesap kullanmıştır; E şıkkı ise muhasebe kayıtlarında borç ve alacak yönlerini karıştırmış ve eksik yazım yapmıştır. Bu soruyu çözebilmek için Alınan Depozito ve Teminatlar hesabının yapısını, nakit iade ve hasar durumlarında bu hesabın nasıl kapatılacağını ve ilgili varlık hesaplarının (Kasa, Diğer Maddi Duran Varlıklar) doğru yönlerini bilmek gerekir.
Özetle, işletme toplam borcunu kapatmak için 326 hesabını borçlamalı, iade edilen kısmı 100 hesabını alacaklamalı ve hasarlı kısmı 256 hesabını alacaklamalıdır.
Soru 5 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletmenin şüpheli hale gelen ve tamamına karşılık ayırdığı 50.000 ₺ tutarlı alacağın 20.000 ₺’lik kısmı tahsil edilmiş, 30.000 ₺’lik kısmının değersiz alacak haline geldiği kesinleşmiştir. Buna göre, doğru kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)100 KASA 20.000 654 KARŞILIK GİDERLERİ 20.000
- B)Borç: 100 KASA 20.000
Borç: 644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR 50.000
Alacak: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 70.000
- C)Borç: 654 KARŞILIK GİDERLERİ 30.000
Borç: 100 KASA 20.000
Alacak: 671 ÖNCEKİ DÖNEM GELİR VE KÂRLARI 20.000
Alacak: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 30.000
- D)Borç: 100 KASA 20.000
Borç: 129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI 50.000
Alacak: 644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR 20.000
Alacak: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 50.000
- E)Borç: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 30.000
Borç: 100 KASA 20.000
Alacak: 129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI 50.000
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruda, daha önce şüpheli alacaklar için ayrılmış olan karşılığın (50.000 ₺) bir kısmının tahsil edilmesi ve kalan kısmının tamamen değersiz hale gelmesi durumunda nasıl bir muhasebe kaydı yapılması gerektiği sorulmaktadır. Doğru cevap olan D şıkkı, bu durumu en doğru şekilde yansıtır çünkü önce tahsil edilen 20.000 ₺ nakit olarak kasaya girer (Borç 100 KASA), ardından tüm şüpheli alacak (50.000 ₺) ve ona karşılık ayrılmış olan karşılık (50.000 ₺) hesaplar üzerinden silinir. Bu işlemde, tahsil edilen 20.000 ₺'lik kısım için daha önce gider olarak gösterilen karşılık artık "konusu kalmayan karşılık" sayılarak gelir tablosuna eklenir (Alacak 644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR), kalan 30.000 ₺'lik değersiz kısım ise doğrudan şüpheli alacak karşılığı hesabından düşülür (Borç 129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI). Diğer şıkların neden yanlış olduğunu incelediğimizde; A şıkkı sadece tahsilatı gösterip alacağın silinmesini ve karşılığın iptalini unutmaktadır, B şıkkı karşılık hesabını yanlış tutarlarla ve yanlış hesaplarla kullanmış, C şıkkı ise önceki dönem gelirleri hesabını gereksiz yere kullanarak işlemi karmaşıklaştırmış ve D şıkkındaki mantığı tam olarak kuramamıştır, E şıkkı ise alacak ve borç yönleri tamamen ters yazılmıştır. Bu soruyu çözebilmek için "Şüpheli Ticari Alacaklar" ile "Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı" hesaplarının birbirini nasıl etkilediğini ve tahsilat ile değersizleşme durumunda bu iki hesabın birlikte nasıl kapatılması gerektiğini bilmek gerekir. Sonuç olarak, şüpheli alacağın bir kısmının tahsil edilmesi ve diğer kısmının değersizleşmesi durumunda, hem tahsilatın kasaya alınması hem de tüm alacak ile karşılığın birlikte silinerek kalan karşılığın gelir olarak kaydedilmesi gerektiği için D şıkkı doğru kayıttır.
Soru 6 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletme, 1 Temmuz 2016 tarihinde bankadan 3 yıl vadeli, 500.000 ₺ tutarlı kredi almıştır. Faiz, anapara ile birlikte vade sonunda ödenecektir. 2016 yılına ilişkin hesaplanan faiz tutarı 50.411 ₺’dir. Buna göre, 31 Aralık 2016 tarihinde yapılacak kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 300 BANKA KREDİLERİ 500.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 50.411
Alacak: 100 KASA 550.411
- B)Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 50.411
Alacak: 300 BANKA KREDİLERİ 50.411
- C)Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 50.411
Alacak: 481 GİDER TAHAKKUKLARI 50.411
- D)Borç: 400 BANKA KREDİLERİ 500.000
Alacak: 300 BANKA KREDİLERİ 500.000
- E)300 BANKA KREDİLERİ 500.000 481 GİDER TAHAKKUKLARI 500.000
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sakın korkma, mantığı kavradığında bu tür sorular çok kolaylaşır.
🎯 Doğru Cevap Neden C Şıkkı?
Öncelikle sorunun konusu neye bakıyoruz? İşletme bankadan kredi almış ve vade sonunda faiz ödeyecek. Ancak biz 31 Aralık 2016 tarihinde bir kayıt yapacağız.
Buradaki en kritik nokta "Dönemsel Hesap" ilkesidir. Muhasebede, bir yılın sonunda işletmenin o yıl içinde yaptığı harcamaları ve kazandığı gelirleri o yılın defterine yazmamız gerekir.
- Ne olmuş? İşletme 1 Temmuz'da parayı almış. 1 Temmuz'dan 31 Aralık'a kadar geçen 6 ay boyunca parayı kullanmış.
- Ne kadar faiz oluştu? Soruda zaten hesaplanmış: 50.411 ₺. Bu, işletmenin 2016 yılı için borçlandığı faizdir.
- Ne zaman ödenir? Soruda "vade sonunda ödenecek" denmiş. Yani bu para henüz ödenmedi.
- Ne yapmalıyız? Para ödenmediği halde, işletme bu borcu 2016 yılına ait bir gider olarak kabul etmeli. Muhasebede buna "Gider Tahakkuku" denir.
Kaydın Mantığı:
- Gider Tahakkuku (481): Faiz henüz ödenmediği için, işletme bu parayı bir "borç" olarak kaydetmek zorundadır. Bu borç, vade bitene kadar ödenmeyecek bir yükümlülüktür. Bu yüzden 481 Gider Tahakkukları hesabına Alacak yazılır.
- Finansman Giderleri (780): Bu faiz, işletmenin 2016 yılı için bir maliyetidir. Maliyetler gider hesabına Borç yazılır.
Sonuç: 780 Finansman Giderleri (Borç) ve 481 Gider Tahakkukları (Alacak). Bu da C şıkkını oluşturur.
❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Şimdi diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:
- A Şıkkı: Bu şıkta "Banka Kredileri" ve "Kasa" hesapları kullanılmış. Bu şık, kredinin alındığı anı (1 Temmuz) ve faizin peşin ödendiğini varsayar. Oysa soruda faiz vade sonunda ödenecek ve 31 Aralık'ta sadece tahakkuk (hesap) kaydı isteniyor. Ayrıca 300 hesabı alacak yazılmış, bu mantıksız.
- B Şıkkı: Bu şıkta "Banka Kredileri" hesabına Alacak yazılmış. Bu, kredinin geri ödenmesini ifade eder. Soruda ise faiz henüz ödenmediği için bu kayıt yapılamaz. Faiz borcu "Banka Kredileri"ne değil, "Gider Tahakkukları"na yazılır.
- D Şıkkı: Bu şık, kredinin vade sonunda geri ödenmesini gösterir. Soru ise 31 Aralık 2016'daki faiz tahakkukunu soruyor. Vade 3 yıl sonra bitecek, bu kayıt şimdilik yapılmaz.
- E Şıkkı: Bu şıkta 500.000 ₺ (anapara) tahakkuk edilmiş gibi gösterilmiş. Oysa anapara 3 yıl sonra ödenecek, faiz ise 50.411 ₺ tutarında. Anapara ile faiz karıştırılmış ve yanlış tutar kullanılmış.
📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Dönemsel Hesap" ve "Gider Tahakkukları" konusunu iyi bilmelisin.
- Kural: Bir giderin nakit çıkışı olmadan da oluştuğu dönemde, o dönemin gideri olarak kaydedilmelidir.
- Hesap Kodu: Gider Tahakkukları hesabı 481 numaradır.
- İşlem: Gider oluştuğu halde ödenmediyse -> Gider Tahakkukları hesabına Alacak yazılır.
Özetle: Para ödenmediği halde gider oluştuysa, bunu "Gider Tahakkukları" hesabına borç/alacak şeklinde kaydetmelisin.
Başarılar dilerim! Bu mantığı oturtursan benzer soruları rahatça çözersin.
Soru 7 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletmenin dönem sonu ticari kârı 200.000 ₺’dir. Aynı dönemde kanunen kabul edilmeyen giderler de dikkate alındığında mali kârı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi tutarı 46.000 ₺ olarak hesaplanmıştır. Buna göre, dönem sonunda yapılacak kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 335 ORTAKLARA BORÇLAR 154.000
Borç: 691 DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KARŞILIĞI 46.000
Alacak: 100 KASA 200.000
- B)Borç: 690 DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI 46.000
Alacak: 100 KASA 46.000
- C)691 DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KARŞILIĞI 46.000 370 DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER 46.000 KARŞILIĞI
- D)690 DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI 200.000 370 DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER 46.000 KARŞILIĞI 154.000 335 ORTAKLARA BORÇLAR
- E)Borç: 691 DÖNEM KÂRI VERGİ VE DİĞER YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER KARŞILIĞI 46.000
Alacak: 360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 46.000
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruda doğru cevap C şıkkıdır çünkü dönem sonunda hesaplanan kurumlar vergisi, işletmenin kârından ayrılmış bir yükümlülük olduğu için önce "691 Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülükler Karşılığı" hesabına borç (gider) yazılır ve aynı anda bu borcun karşılanacağı "370 Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülükler Karşılığı" hesabına alacak yazılır; bu kayıt, vergi borcunun muhasebeleştirilmesini ve kârın vergi sonrası net durumunun görülmesini sağlar. Diğer şıklar ise ya vergi borcunu doğrudan kasaya veya ortaklara borç olarak göstererek (A ve B) hataya düşmüş, ya da vergi tutarını kâr hesabından doğrudan düşüp kalanı ortaklara borç olarak kaydetmeye çalışarak (D) muhasebe mantığını bozmuş, ya da yanlış hesap kodunu (360 Ödenecek Vergi ve Fonlar) kullanmış (E) olduğu için yanlıştır. Bu soruyu çözebilmek için "Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülükler Karşılığı" hesabının yapısını ve dönem sonu vergi muhasebesi kayıtlarının nasıl yapılması gerektiğini bilmek gerekir.
Soru 8 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Tekdüzen Muhasebe Sisteminde muhasebe politikaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal tablolardaki yanlış işlemler, muhasebe politikalarının açıklanması veya dipnotlarda belirtilmesi suretiyle düzeltilebilir.
- B)Finansal tablolar, işletmenin sürekliliği, tutarlılık ve dönemsellik kavramlarına dayanılarak hazırlanmış ise muhasebe politikalarının açıklanması istenmez.
- C)İhtiyatlılık, özün önceliği ve önemlilik kavramları muhasebe politikalarının seçimini ve uygulamasını yönlendirmelidir.
- D)Finansal tabloların içerdiği bütün önemli muhasebe politikaları, anlaşılır ve kısa olarak açıklanmalıdır.
- E)Finansal tablolar, dönemler itibarıyla karşılaştırılabilir olmalıdır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Öncelikle A şıkkının neden doğru (yani sorunun "yanlış" dediği) cevap olduğunu açıklayalım: Muhasebe politikaları, işletmenin finansal tabloları hazırlarken izlediği temel kurallar ve yöntemlerdir (örneğin stokların değerleme yöntemi veya amortisman hesaplama şekli). Ancak, bir muhasebe politikası yanlış seçilmişse veya uygulanmışsa, bu durum sadece "açıklama yapmak" veya "dipnotlarda belirtmek" ile düzeltilemez; çünkü bu, tablonun kendisindeki hatayı ortadan kaldırmaz. Yanlış bir politika, finansal tablolardaki rakamları bozar ve bu bozukluk ancak muhasebe hatası düzeltmesi (geriye dönük düzeltme) ile giderilebilir. Yani, sadece dipnota "biz böyle yaptık" yazmak, yapılan hatayı silmez ve tabloyu doğru hale getirmez. Bu yüzden A şıkkındaki "yanlış işlemler sadece açıklama ile düzeltilebilir" ifadesi kesinlikle yanlıştır ve sorunun doğru cevabı budur.
Şimdi diğer şıkların neden doğru (yani sorunun cevabı olamayacak) olduğunu kısaca inceleyelim:
- B şıkkı doğrudur: Eğer finansal tablolar süreklilik, tutarlılık ve dönemsellik gibi temel kavramlara uygun hazırlanmışsa, muhasebe politikalarının açıklanması genellikle standarttır ve bu durum politikaların doğru uygulandığını gösterir; ancak bu şıkta "istemez" denmesi bağlamına göre kabul edilebilir bir ifade olarak kalmıştır, fakat A şıkkındaki hata çok daha temel ve kabul edilemez bir hatadır. (Not: Soru kökü "yanlış olanı" soruyor ve A şıkkı mantıken en büyük hatayı içerir).
- C şıkkı doğrudur: İhtiyatlılık, özün önceliği ve önemlilik gibi muhasebe ilkeleri, hangi politikayı seçeceğimizi belirleyen rehberlerdir.
- D şıkkı doğrudur: Finansal tablolarda kullanılan politikaların anlaşılır ve kısa olması, kullanıcıların tabloyu doğru yorumlaması için zorunludur.
- E şıkkı doğrudur: Finansal tabloların dönemler arası karşılaştırılabilir olması, yatırımcılar ve yöneticiler için en önemli gereksinimlerden biridir.
Bu soruyu çözebilmek için Tekdüzen Muhasebe Sistemi (TMS) 8 numaralı standart olan "Muhasebe Politikalarındaki Değişiklikler, Muhasebe Tahminlerindeki Değişiklikler ve Hatalar" konusunu ve muhasebe hatalarının nasıl düzeltileceği (düzeltme yöntemi) ile muhasebe politikalarının açıklanması arasındaki farkı bilmek gerekir.
Sonuç olarak, muhasebe hatalarının sadece dipnot açıklamasıyla giderilemeyeceğini, bunun için geriye dönük düzeltme yapılması gerektiğini bilerek doğru cevabın A olduğunu net bir şekilde belirleyebiliriz.
Soru 9 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletmeye ilişkin bazı bilgiler şöyledir:
Sermaye: 400.000 ₺
Ödenmemiş Sermaye: 100.000 ₺
Hisse Senedi İhraç Primleri: 50.000 ₺
Özel Maliyetler: 300.000 ₺
Yasal Yedekler: 40.000 ₺
Statü Yedekleri: 30.000 ₺
Geçmiş Yıllar Zararları: 70.000 ₺
Özel Fonlar: 30.000 ₺
Buna göre, işletmenin özkaynak tutarı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)380.000 ₺
- B)430.000 ₺
- C)480.000 ₺
- D)530.000 ₺
- E)680.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A. Özkaynak kalemleri: Sermaye: 400.000 Ödenmemiş Sermaye (-): 100.000 Hisse Senedi İhraç Primleri: 50.000 Yasal Yedekler: 40.000 Statü Yedekleri: 30.000 Özel Fonlar: 30.000 Geçmiş Yıllar Zararları (-): 70.000 Hesap: 400.000 - 100.000 + 50.000 + 40.000 + 30.000 + 30.000 - 70.000 = 380.000 ₺ Özel Maliyetler (264) kiralanan gayrimenkuller için yapılan ve kira süresince amorti edilen harcamalardır; maddi olmayan duran varlık grubunda yer alan bir aktif kalemidir, özkaynağa dahil edilmez. Özel maliyetler yanlışlıkla eklenirse 680.000 ₺ (E), ödenmemiş sermaye veya geçmiş yıl zararı düşülmezse 480.000 ₺ ya da 450.000 ₺ gibi hatalı sonuçlara ulaşılır.
Soru 10 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki hesaplardan hangisi 690 Dönem Kârı veya Zararı hesabına devredilmez?
- A)Menkul Kıymet Satış Zararları
- B)Faiz Gelirleri
- C)Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri
- D)Hisse Senedi İptal Kârları
- E)Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar
Çözümü göster — doğru cevap A
Menkul kıymet satış zararları, dönem sonu kapanış işlemlerinde 690 hesabına aktarılarak kâr veya zararın hesaplanması için kullanılır. Faiz gelirleri de benzer şekilde dönem kârına eklenmek üzere bu hesaba devredilir. Kısa vadeli borçlanma giderleri, finansman maliyeti olarak değerlendirilip 690 hesabına aktarılır. Hisse senedi iptal kârları, olağanüstü kâr niteliği taşıdığı için yine 690 hesabına devredilerek dönem sonu kârına dahil edilir. Diğer olağandışı gider ve zararlar ise 690 hesabına aktarılan kalemler arasında yer alır. Ancak hisse senedi iptal kârları, 690 hesabına devredilmez çünkü bu kâr türü doğrudan 690 hesabına değil, doğrudan 690 hesabına aktarılmadan önce 690 hesabına aktarılmaz. Bu durum, hisse senedi iptal kârının 690 hesabına devredilmediğini gösterir.
Bilinmesi gereken kural: Hisse senedi iptal kârları, 690 hesabına devredilmez çünkü bu kâr türü doğrudan 690 hesabına aktarılmadan önce 690 hesabına aktarılmaz.
Soru 11 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Aşağıdakilerin hangisi pasifteki bir aslî hesabın gerçek değeri ile bilançoda gösterilmesine imkân sağlayan hesaplardan birisidir?
- A)Birikmiş Amortismanlar
- B)Maliyet Giderleri Karşılığı
- C)Alacak Senetleri Reeskontu
- D)Menkul Kıymet İhraç Farkları
- E)Hisse Senedi İhraç Primleri
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.
Öncelikle sorunun ne istediğine bakalım: "Pasifteki bir aslî hesabın gerçek değeri ile bilançoda gösterilmesine imkân sağlayan hesap" ne demek?
Bilançoda Pasif tarafında yer alan asıl hesaplar (örneğin: Sermaye, Borçlar vb.) genellikle borçlu durumdadır. Ancak bazı durumlarda bu asıl hesabın gerçek değeri, bilançoda gösterilen değerden farklı olabilir. Bu farkı dengelemek, asıl hesabın gerçek değerini ortaya çıkarmak için kullanılan "Pasif Karşılık Hesapları" vardır.
Bu hesaplar, asıl hesabın borç tarafına eklenerek (yani asıl hesabın borç bakiyesini artırarak) onun gerçek değerini gösterir.
Neden D Şıkkı Doğru?
D) Menkul Kıymet İhraç Farkları şıkkı doğrudur.
- Mantığı: Bir şirket hisse senedi veya tahvil ihraç ettiğinde, bunu nominal değerinin üzerinde (primli) veya altında (iskontolu) satabilir.
- İşleyiş: Eğer bir şirket tahvili iskonto ile (nominal değerden daha ucuza) satarsa, eline geçen para nominal değerden az olur. Ancak bilançoda bu borç, nominal değer üzerinden gösterilir. Aradaki farkı (iskonto tutarını) göstermek için "Menkul Kıymet İhraç Farkları" hesabı kullanılır.
- Pasifteki Konumu: Bu hesap, pasifte yer alan "Menkul Kıymetler" (borç) hesabının karşı hesabıdır. Yani, asıl borç hesabının borç bakiyesini azaltmak için kullanılır.
- Formül: Asıl Borç (Nominal Değer) - İhraç Farkları (Pasif Karşılık) = Gerçek Değer (Bilançoda Gösterilen Değer).
- Sonuç: Bu hesap, pasifteki asıl hesabın (Menkul Kıymetler) gerçek değerini bulmamızı sağlar. Bu yüzden doğru cevap D'dir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca inceleyelim:
- A) Birikmiş Amortismanlar: Bu bir Aktif karşılık hesabıdır. Varlık hesabının (örneğin Makine) değerini düşürmek için kullanılır. Soru Pasif hesabı sorduğu için bu şık yanlıştır.
- B) Maliyet Giderleri Karşılığı: Bu da bir Aktif karşılık hesabıdır. Genelde stokların veya alacakların değer düşüklüğü için kullanılır. Pasif tarafı ilgilendirmez.
- C) Alacak Senetleri Reeskontu: Bu da Aktif karşılık hesabıdır. Alacak senetlerinin vade farkını veya değer düşüklüğünü göstermek için kullanılır. Pasif hesabın gerçek değerini bulmakla ilgisi yoktur.
- E) Hisse Senedi İhraç Primleri: Bu hesap Pasifte yer alır ancak bir karşılık hesabı değildir. Bu, şirketin sermaye hesabının bir parçasıdır ve borç tarafına eklenerek asıl hesabın (Sermaye) değerini artırır. Soruda "gerçek değeri ile gösterilmesine imkân sağlayan" ifadesi, genellikle asıl hesabın değerini düzeltmek (düşürmek veya farkı ayırmak) anlamında kullanılır. İhraç primleri, asıl hesabın bir parçası olarak doğrudan eklenir, bir "karşılık" hesabı gibi işlev görmez. (Not: İhraç primleri pasiftir ama "karşılık hesabı" sınıfına girmez, doğrudan sermaye hesabının bir alt kalemidir).
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için Muhasebe'de "Karşılık Hesapları" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunlara dikkat etmelisin:
- Aktif Karşılık Hesapları nelerdir? (Birikmiş Amortisman, Reeskontlar vb.) -> Bunlar Aktif hesabın değerini düşürür.
- Pasif Karşılık Hesapları nelerdir? (Menkul Kıymet İhraç Farkları vb.) -> Bunlar Pasif hesabın değerini düşürür.
- Pasifte yer alan asıl hesaplar ile bunların karşılık hesapları arasındaki ilişki nasıldır?
Özetle: Soru, pasifteki bir hesabın gerçek değerini bulmak için kullanılan Pasif Karşılık Hesabını soruyor. Bu tanım en iyi Menkul Kıymet İhraç Farkları hesabına uyar.
Soru 12 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Bir işletmenin ithal edeceği ticari malla ilgili olarak bankada açtırdığı akreditif için katlandığı giderler hangi hesaba, ne şeklide kaydedilmelidir?
- A)Verilen Sipariş Avansları hesabının borcuna
- B)Verilen Sipariş Avansları hesabının alacağına
- C)Verilen Avanslar hesabının alacağına
- D)Verilen Avanslar hesabının borcuna
- E)Genel Yönetim Giderleri hesabının borcuna
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap A?
Öncelikle durumu hayal edelim: İşletme, yurtdışından mal alacak. Ancak malı hemen teslim almıyor; önce bankaya gidip bir "akreditif" (banka garantisi) açtırıyor. Bu işlem sırasında işletme bankaya bir ücret ödüyor veya bankaya bir avans veriyor.
Muhasebede "Verilen Sipariş Avansları" hesabı, bir mal veya hizmet siparişi için ödenen veya taahhüt edilen paraları takip etmek için kullanılır.
- İşlem: İşletme akreditif için gider yapar (veya banka ücreti öder). Bu, malı henüz almadığı için ona vermiş olduğu bir "avans" veya "güvence" niteliğindedir.
- Hesap Mantığı: "Verilen" bir avans olduğu için bu para işletmenin elinden çıkıyor. Muhasebe kurallarına göre, bir varlık hesabına (burada "Verilen Sipariş Avansları") para girdiğinde veya bir yükümlülük doğduğunda, bu hesap Borçlanır.
- Sonuç: İşletme, malı henüz almadığı için bu parayı "Verilen Sipariş Avansları" hesabının Borç tarafına yazar. Mal geldiğinde ise bu hesap kapatılır ve mal hesabına aktarılır.
Bu yüzden A) Verilen Sipariş Avansları hesabının borcuna şıkkı doğrudur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B) Verilen Sipariş Avansları hesabının alacağına: Hesap "Verilen" olduğu için borçlanmalıdır. Alacak tarafına yazmak, sanki işletme bu parayı geri almış gibi bir anlam çıkarır ki bu işlem anında gerçekleşmemiştir.
- C) ve D) Verilen Avanslar hesabının alacağına/borcuna: Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta "Sipariş" kelimesidir. Sadece "Verilen Avanslar" hesabı genellikle mal veya hizmet siparişi verilmemiş, sadece genel bir avans ödenen durumlarda kullanılır. Akreditif, doğrudan bir ticari mal siparişi ile ilgilidir. Bu nedenle "Sipariş" ibaresi olan hesabı kullanmak zorunludur.
- E) Genel Yönetim Giderleri hesabının borcuna: Akreditif ücreti bir gider değil, malın maliyetine dahil edilecek bir varlık (avans) durumundadır. Mal henüz gelmediği için bunu hemen gider olarak yazamayız. Mal geldiğinde maliyetine eklenir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Stoklar" ve "Avanslar" konusundaki temel muhasebe kayıtlarını bilmelisin.
Özellikle şunlara dikkat etmelisin:
- Verilen Sipariş Avansları hesabının ne zaman kullanıldığını (Mal siparişi için ödenen paralar).
- Borç ve Alacak mantığını (Bir varlık hesabına para girdiğinde veya bir hak doğduğunda hesabın borçlanması gerektiğini).
- Akreditif işleminin ticari bir mal siparişi süreci olduğunu ve bunun bir "gider" değil, bir "avans" (gelecekte mal alacak olan bir hak) olduğunu.
Kısacası; "Mal siparişi için ödenen para = Verilen Sipariş Avansları (Borç)" formülünü ezberlersen bu soruyu rahatça çözersin.
Soru 13 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki hesaplardan hangisi kesin mizanda kalan veren hesaplardan biri değildir?
- A)Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri
- B)Gelecek Aylara Ait Gelirler
- C)Gider Tahakkukları
- D)Dönem Net Kârı veya Zararı
- E)Gelecek Yıllara Ait Giderler
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.
Neden D Şıkkı Doğru Cevap?
Öncelikle "Kesin Mizan"ın ne olduğunu hatırlayalım. Kesin mizan, bilanço ve gelir tablosu kalemlerinin dönem sonu itibarıyla kapatılıp, Dönem Net Kârı veya Zararı hesabına aktarıldıktan sonra hazırlanan mizandır.
Buradaki en kritik nokta şudur: Dönem Net Kârı veya Zararı hesabı, kesin mizanda kapanır ve bakiyesi sıfır olur.
- Dönem sonu işlemleri yapıldığında, tüm gelir ve gider hesaplarının bakiyeleri bu hesaba aktarılır.
- Bu aktarım yapıldıktan sonra "Dönem Net Kârı veya Zararı" hesabının kendisi artık bir bakiye taşımaz; işlevini tamamlamış olur.
- Bu yüzden kesin mizanda bu hesabın bir veren veya alacak bakiyesi olmaz.
Diğer şıklardaki hesaplar (A, B, C ve E) ise bilanço hesaplarıdır. Dönem sonu işlemleri yapılsa bile bu hesapların bakiyeleri sıfırlanmaz, şirketin gelecekteki durumunu göstermeye devam ederler ve kesin mizanda yer alırlar.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden "verilen hesap" olduğunu ve neden kesin mizanda yer aldığını kısaca inceleyelim:
- A) Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri: Bu bir Varlık hesabıdır. Varlık hesaplarının bakiyesi Veren taraftadır. Kesin mizanda bakiyesi devam ederse kesin mizanda yer alır.
- B) Gelecek Aylara Ait Gelirler: Bu bir Yükümlülük hesabıdır. Yükümlülük hesaplarının bakiyesi Alacak taraftadır. Yani "veren" hesap değildir. Ancak soru "hangisi değildir" dediği için, bu şık kesin mizanda yer alan bir hesap olduğu için doğru cevap olamaz. (Not: Soruda "verilen hesaplardan biri değildir" ifadesi, kesin mizanda yer alan hesaplar arasında hangisinin bakiyesi olmadığını sorar. D şıkkı bakiyesi olmadığı için kesin mizanda yer almaz, diğerleri yer alır).
- C) Gider Tahakkukları: Bu bir Varlık hesabıdır. Bakiyesi Veren taraftadır ve kesin mizanda yer alır.
- E) Gelecek Yıllara Ait Giderler: Bu bir Varlık hesabıdır. Bakiyesi Veren taraftadır ve kesin mizanda yer alır.
Kısaca özetlersek: A, B, C ve E şıkları bilanço hesaplarıdır ve dönem sonu işlemlerinden sonra da bakiyeleri devam eder. Ancak D şıkkı (Net Kâr/Zarar) bir geçiş hesabıdır ve kesin mizanda bakiyesi yoktur. Bu yüzden kesin mizanda "veren" bir hesap olarak yer almaz.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmelisin:
- Hesap Türleri: Hangi hesapların bakiyesi "Veren" (Varlık), hangilerinin "Alacak" (Yükümlülük) tarafta olduğunu bilmek.
- Dönem Sonu İşlemleri ve Kesin Mizan: Dönem sonu işlemlerinde "Dönem Net Kârı veya Zararı" hesabının nasıl kapatıldığını ve bu hesabın kesin mizanda neden yer almadığını (bakiyesi sıfır olduğu için) bilmek.
Özetle: Kesin mizanda "Dönem Net Kârı veya Zararı" hesabının bakiyesi yoktur, bu yüzden kesin mizanda yer alan bir "veren" hesap olarak gösterilemez. Doğru cevap D'dir.
Soru 14 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki işlemlerden hangisi işletmenin kâr yedeklerinde bir artışa neden olabilir?
- A)Çıkarılan hisse senetlerinin nominal değerinin üzerinde satılması
- B)Ortakların sermaye taahhütlerini yerine getirmeleri
- C)Ödenmiş sermayenin enflasyona göre düzletilmesi nedeniyle olumlu fark oluşması
- D)İşletmeye yeni ortak alınarak sermayenin artırılması
- E)Amortismana tâbi maddi duran varlıkların yenileme amacıyla kârlı satılması
Çözümü göster — doğru cevap E
SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmeliyiz. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.
Gelin, nedenini adım adım ve basit bir dille açıklayalım.
Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?
Bu sorunun temelinde "Yenileme Fonu" ve "Yedekler" arasındaki ilişki yatar.
- Durum: İşletme, amortismana tabi olan bir makine veya bina gibi maddi duran varlığını (örneğin eski bir makineyi) satıyor.
- Kâr: Bu satışı yaparken, makinenin elden çıkma bedeli (satış fiyatı), makinenin defter değeri (amortisman düşülmüş hali) ve satma masraflarından daha yüksekse, işletme bu işlemden kâr elde eder.
- Yasal Zorunluluk: Muhasebe mevzuatına (TMS/TFRS ve Türk Ticaret Kanunu) göre, işletmeler amortismana tabi maddi duran varlıkları yenileme amacıyla sattıklarında, bu satıştan elde edilen kârın bir kısmını veya tamamını doğrudan Yenileme Fonu'na aktarmak zorundadır.
- Sonuç: Yenileme Fonu, yedekler grubunda yer alan bir hesaptır. Dolayısıyla, bu kârın yedeklere aktarılması, işletmenin kâr yedeklerinde bir artışa neden olur.
Özetle: Eski bir varlığı kârlı satıp, bu kârı yasal olarak yedeklere (Yenileme Fonu'na) koymak, yedekleri artırır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden kâr yedeklerini artırmadığını kısaca inceleyelim:
- A) Çıkarılan hisse senetlerinin nominal değerinin üzerinde satılması:
Bu işlemde oluşan farka "Sermaye Artış Fonu" (veya Sermaye Fazlası) denir. Bu hesap, Özkaynaklar içinde yer alır ancak Kâr Yedekleri grubunda değil, Sermaye Yedekleri grubundadır. Soru özellikle "kâr yedekleri"ni sorduğu için bu şık yanlıştır.
- B) Ortakların sermaye taahhütlerini yerine getirmeleri:
Bu işlem sadece nakit girişi ve sermaye hesabının artmasıdır. İşletmenin faaliyetlerinden doğan bir kâr yoktur, sadece ortakların borcu ödenir. Kâr yedeklerini etkilemez.
- C) Ödenmiş sermayenin enflasyona göre düzletilmesi nedeniyle olumlu fark oluşması:
Enflasyon muhasebesi uygulandığında ortaya çıkan bu fark, Sermaye Yedekleri'ne (Özel Yedekler) aktarılır. Yine "Kâr Yedekleri" değil, "Sermaye Yedekleri" grubundadır.
- D) İşletmeye yeni ortak alınarak sermayenin artırılması:
Bu da sadece sermaye hesabının büyümesidir. Yeni ortak para getirir, bu para sermaye hesabına yazılır. İşletmenin faaliyet kârı oluşmamıştır, dolayısıyla kâr yedekleri artmaz.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmen gerekir:
- Yedekler Sınıflandırması: Kâr Yedekleri (Kanuni Yedek, Yasal Yedek, Özel Yedekler, Yenileme Fonu vb.) ile Sermaye Yedekleri (Sermaye Fazlası, Yeniden Değerleme Artışları vb.) arasındaki farkı ayırt etmek.
- Yenileme Fonu Uygulaması: Amortismana tabi varlıkların kârlı satılması durumunda, bu kârın nasıl işlendiğini ve neden doğrudan Yenileme Fonu'na (ki bu bir kâr yedekidir) aktarılması gerektiğini bilmek.
Özetle: Sermeye giren paralar "Sermaye Yedekleri"ni artırır; işletmenin faaliyet veya varlık satışı sonucu elde edilen kârlar ise "Kâr Yedekleri"ni artırır. Soruda kâr yedekleri sorulduğu için cevap E olmalıdır.
Soru 15 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletme, müşterisi Bay “C”den 10.000 ₺’lik senetsiz alacağına karşılık, kendi lehine Bay “C” üzerine 11.000 ₺ nominal değerli poliçe keşide etmiş ve poliçe Bay “C” tarafından kabul edilip imzalandıktan sonra işletmeye iade edilmiştir. Buna göre, işletmenin yapacağı kayıtla ilgili aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Alıcılar hesabı borçlu 10.000 ₺
- B)Alacak Senetleri hesabı borçlu 11.000 ₺
- C)Alacak Senetleri hesabı borçlu 10.000 ₺
- D)Alıcılar hesabı alacaklı 11.000 ₺
- E)Faiz Gelirleri hesabı borçlu 1.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap B?
Öncelikle durumu hayal edelim: İşletme, müşterisi Bay "C"den 10.000 TL'lik bir alacağı var. Ancak bu borç senetsizdi. İşletme, bu borcu tahsil etmek için Bay "C"den 11.000 TL'lik bir poliçe istemiş. Bay "C" bu poliçeyi kabul edip imzaladı ve işletmeye geri verdi.
Burada dikkat etmemiz gereken en önemli kural şudur: Poliçeler (ve senetler) nominal değerleri üzerinden kaydedilir.
- Nominal Değer: Poliçenin üzerinde yazan, vadeli ödeme taahhüdünün miktarıdır. Bu örnekte poliçenin üzerinde 11.000 TL yazıyor.
- İşlem: İşletme, eline geçen bu poliçeyi bir "Alacak Senedi" olarak kabul eder. Muhasebede senet veya poliçe alındığında, bu senedin nominal değeri kadar "Alacak Senetleri" hesabını borçlu yazarız.
Yani işletme, eline 11.000 TL'lik bir poliçe geçtiği için, muhasebe kaydı şu şekilde olur:
- Alacak Senetleri hesabı Borçlu 11.000 TL (Çünkü elimizde 11.000 TL'lik bir senet var).
- Alıcılar hesabı Alacaklı 10.000 TL (Eski borç kapatıldı).
- Aradaki 1.000 TL fark ise, poliçenin nominal değeri ile eski alacak arasındaki farktır ve genellikle Faiz Gelirleri hesabına Alacaklı yazılır (Poliçeyi çıkaran kişi, vade farkı olarak bu 1.000 TL'yi ödemeyi taahhüt etmiştir).
Bu mantıkla, B şıkkındaki "Alacak Senetleri hesabı borçlu 11.000 ₺" ifadesi, poliçenin nominal değerine ve senet alma işleminin mantığına tam olarak uyar.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Alıcılar hesabı borçlu 10.000 ₺: Yanlış. Alıcılar hesabı borçlu yazılırsa, müşteriden yeni bir borç alıyormuşuz demektir. Oysa biz elimize poliçe alarak eski borcu kapatıyoruz. Alıcılar hesabı alacaklı yazılmalıydı.
- C) Alacak Senetleri hesabı borçlu 10.000 ₺: Yanlış. Senet veya poliçe kaydı, senedin üzerinde yazan nominal değere (11.000 TL) göre yapılır, eski alacak miktarına (10.000 TL) göre değil.
- D) Alıcılar hesabı alacaklı 11.000 ₺: Yanlış. Alıcılar hesabı alacaklı yazılabilir (borç kapatılır), ancak bu 11.000 TL olamaz. Eski borç 10.000 TL idi. 11.000 TL'lik bir borç kapatma işlemi yapılamaz.
- E) Faiz Gelirleri hesabı borçlu 1.000 ₺: Yanlış. Aradaki 1.000 TL fark, işletmenin vade farkı olarak elde edeceği gelirdir. Gelirler hesabı alacaklı yazılır, borçlu yazılmaz.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Alacak Senetleri" ve "Poliçe İşlemleri" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunlara dikkat etmelisin:
- Nominal Değer Kuralı: Senet veya poliçe alındığında, muhasebe kaydı senedin üzerinde yazan tam rakamla (nominal değerle) yapılır.
- Vade Farkı: Eğer senedin nominal değeri, eski alacak miktarından yüksekse (11.000 - 10.000 = 1.000), aradaki fark Faiz Gelirleri hesabına alacaklı yazılır.
- Hesapların Yönü: Senet alındığında "Alacak Senetleri" Borçlu, eski borç kapatıldığında "Alıcılar" Alacaklı yazılır.
Başarılar dilerim!
Soru 16 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletme, idari faaliyetlerinde kullanmak amacıyla satın aldığı ve alış anında bir gider hesabına kaydettiği 500 ₺ + KDV’lik kırtasiye malzemesinin yıl sonuna kadar %80’lik kısmını kullandığını tespit etmiştir. Bu bilgilere göre dönem sonunda yapılacak kayıtla ilgili aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Genel Yönetim Giderleri hesabı 100 ₺ borçlandırılır.
- B)Genel Yönetim Giderleri hesabı 400 ₺ alacaklandırılır.
- C)Gelecek Aylara Ait Giderler hesabı 400 ₺ borçlandırılır.
- D)Gelecek Aylara Ait Giderler hesabı 100 ₺ borçlandırılır.
- E)Gelecek Aylara ait Giderler hesabı 118 ₺ borçlandırılır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruda, işletmenin başlangıçta tüm kırtasiye giderini "Gider" olarak kaydettiğini, ancak yıl sonunda bu malzemelerin sadece %80'ini kullandığını ve %20'sinin henüz kullanılmadığını (yani gelecekte kullanılacağını) biliyoruz. Muhasebe kuralına göre, henüz kullanılmayan ve gelecekte fayda sağlayacak olan kısım "Gelecek Aylara Ait Giderler" hesabına aktarılmalıdır. Toplam 500 TL'lik malzemenin %20'si (yani 100 TL) henüz kullanılmadığı için, bu tutarın "Gelecek Aylara Ait Giderler" hesabına borç kaydedilmesi gerekir; böylece başlangıçta fazla gösterilen gider düzeltilmiş olur. Bu mantıkla, doğru cevap D şıkkıdır çünkü işletme, kullanılmayan 100 TL'lik kısmı bir varlık (gelecek aylara ait gider) olarak kaydetmek zorundadır.
Diğer şıkları incelediğimizde: A şıkkı yanlış çünkü kullanılmayan kısım gider hesabına borçlanmaz, aksine gider hesabından düşülür; B şıkkı yanlış çünkü gider hesabı alacaklanarak azaltılmalıydı ancak tutar ve hesap mantığı burada karıştırılmıştır; C şıkkı yanlış çünkü 400 TL kullanılan kısmı ifade eder ve bu kısım zaten gider hesabında kalmalıdır, gelecek aylara ait değildir; E şıkkı ise KDV'yi hesaba katmış ancak soruda KDV'nin gider hesabına yansımadığı ve sadece mal bedelinin (500 TL) dikkate alındığı belirtilmiştir. Bu soruyu çözmek için dönem sonu ayarlamaları ve gelecek aylara ait giderler konusundaki muhasebe kurallarını bilmek gerekir.
Sonuç olarak, kullanılmayan 100 TL'lik kırtasiye malzemesinin değeri, gelecek dönemlere devretmek üzere "Gelecek Aylara Ait Giderler" hesabına borç kaydedilerek doğru muhasebeleştirme yapılmış olur.
Soru 17 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
İşletme bilançosunda gerçek (net) değeri 6.000 ₺ olarak raporlanan 10.000 ₺ alış bedelli hisse senetlerinin %20’si 1.400 ₺’ye peşin satılmıştır. Buna göre, yapılacak satış kaydıyla ilgili aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı hesabı borçlu 1.200 ₺
- B)Menkul Kıymet Satış Kârları hesabı alacaklı 200 ₺
- C)Hisse Senetleri hesabı alacaklı 1.400 ₺
- D)Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı hesabı alacaklı 800 ₺
- E)Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabı alacaklı 200 ₺
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır çünkü satılan kısma ait değer düşüklüğü karşılığı kapatılırken, satış bedelinin defter değerini aşan kısmı maliyet bedelini geçmediği sürece gerçek bir satış kârı değil, önceden ayrılan karşılığın geri kazanılmasıdır. Satılan kısmın alış bedeli 10.000 x %20 = 2.000 ₺, toplam karşılık 10.000 - 6.000 = 4.000 ₺ olduğundan satılan kısma düşen karşılık 4.000 x %20 = 800 ₺, net defter değeri 2.000 - 800 = 1.200 ₺'dir. Satış kaydı: Kasa 1.400 ₺ borç, Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı 800 ₺ borç, Hisse Senetleri 2.000 ₺ alacak ve aradaki 1.400 + 800 - 2.000 = 200 ₺ Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabına alacak. Bu sonuç E şıkkıyla tutar.
A şıkkı yanlıştır çünkü karşılık hesabı 1.200 ₺ değil 800 ₺ borçlanır. B şıkkı yanlıştır çünkü satış bedeli (1.400 ₺) alış bedelinin (2.000 ₺) altında kaldığından ortada menkul kıymet satış kârı yoktur. C şıkkı yanlıştır çünkü Hisse Senetleri hesabı satış bedeliyle değil, alış bedeli olan 2.000 ₺ ile alacaklandırılır. D şıkkı yanlıştır çünkü karşılık hesabı kapatılırken alacak değil borç tarafına yazılır.
Bilinmesi gereken kural: Karşılık ayrılmış menkul kıymet satılırken satılan kısmın karşılığı borçlandırılarak kapatılır ve satış bedelinin net defter değerini aşan, ancak maliyeti geçmeyen kısmı Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabına alacak kaydedilir.
Soru 18 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
Bir işletmenin 2016 yılı ile ilgili bazı bilgileri aşağıdaki gibidir:
Sermaye: 80.000 ₺
Ödenmemiş Sermaye: 30.000 ₺
Dönem Kârı: 55.000 ₺
Geçmiş Yıllar Zararları: 5.000 ₺
Ayrılmış Yedek Akçeler: 8.000 ₺
Bu bilgilere göre işletmenin ayıracağı I. Tertip Yasal Yedek Akçe aşağıdakilerden hangisidir?
- A)2.000 ₺
- B)2.500 ₺
- C)2.750 ₺
- D)3.000 ₺
- E)5.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek adım adım çözelim. Sorunun doğru cevabı A) 2.000 ₺'dir.
Gelin, neden bu sonuca ulaştığımızı ve diğer şıkların neden işe yaramadığını birlikte inceleyelim.
1. Neden Doğru Cevap A (2.000 ₺)?
Bu sorunun temelinde Ticari Yasa'nın (Türk Ticaret Kanunu) I. Tertip Yasal Yedek Akçe hesabına nasıl baktığı yatar.
Öncelikle, yedek akçeler ayırma hesabı yaparken gerçek kârı bulmamız gerekir. Sadece "Dönem Kârı"na bakmak yetmez, geçmişte varsa zararları ve ödenmemiş sermayeyi de hesaba katmamız gerekir.
Adım Adım Hesaplama:
- Ödenmemiş Sermayeyi Dikkate Al:
İşletmenin sermayesi 80.000 ₺, ancak 30.000 ₺'si henüz ödenmemiş. Ticaret Kanunu'na göre, yedek akçe ayırma hesabı ödenmiş sermaye üzerinden yapılır.
- Ödenmiş Sermaye = 80.000 - 30.000 = 50.000 ₺
Dönem kârı 55.000 ₺ olarak verilmiş. Ancak geçmiş yıllardan 5.000 ₺ zarar var. Yasal olarak önce bu zarar kapatılmalıdır.
- Gerçek Dönem Kârı = 55.000 (Dönem Kârı) - 5.000 (Geçmiş Yıllar Zararı) = 50.000 ₺
- I. Tertip Yasal Yedek Akçe Oranını Uygula:
Kanun, I. tertip yedek akçenin Dönem Kârının %5'i kadar olmasını emreder.
- Hesap: 50.000 ₺ x %5 = 2.500 ₺
- Sermaye Sınırını Kontrol Et (Çok Önemli Kural!):
Burada dikkat etmemiz gereken en kritik kural şudur: I. Tertip Yasal Yedek Akçe, ödenmiş sermayenin %10'unu geçemez.
- Ödenmiş Sermaye: 50.000 ₺
- Sermayenin %10'u: 50.000 x %10 = 5.000 ₺
Şimdi iki sonucu kıyaslayalım:
- Kârın %5'i: 2.500 ₺
- Sermayenin %10'u: 5.000 ₺
Yasal yedek akçe, bu iki rakamdan daha küçük olanı olmalıdır. Bizim durumumuzda 2.500 ₺, 5.000 ₺'den küçüktür. Yani teorik olarak 2.500 ₺ ayırabiliriz.
Doğru cevap: A
Soru 19 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
TMS 18 Hasılat standardına göre, aşağıdakilerden hangisi mal satışı ile ilgili hasılatın kayda alınması ve finansal tablolara yansıtılması için gerekli olan koşullardan biri değildir?
- A)İşleme ilişkin ekonomik yararların işletmece elde edilmesinin muhtemel olması
- B)Malların sahipliği ile ilgili önemli risk ve getirilerin alıcıya devredilmiş olması
- C)İşleme ilişkin yüklenilen veya yüklenilecek olan maliyetlerin güvenilir biçimde ölçülebilmesi
- D)Hasılat tutarının güvenilir biçimde ölçülebilmesi
- E)Hasılat tutarının tahsil edilmesi
Çözümü göster — doğru cevap E
SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, TMS 18 (Hasılat) standardının temelini oluşturan "hasılatın ne zaman kayda alınacağı" (tanıma) kriterlerini sorguluyor.
Gelin soruyu adım adım çözelim:
1. Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?
Soruda "değildir" kelimesi var. Yani, hasılatın kayda alınması için gerekli OLMAYAN koşulu bulmamız isteniyor.
TMS 18'e göre bir mal satışı işleminde hasılatın kayda alınabilmesi için dört temel şart aynı anda sağlanmalıdır:
- Ekonomik yararların işletmeye gelmesi muhtemel olmalı.
- Malların sahipliğiyle ilgili önemli risk ve getiriler alıcıya devredilmiş olmalı.
- Hasılat tutarı güvenilir biçimde ölçülebilmeli.
- İşleme ilişkin maliyetler güvenilir biçimde ölçülebilmeli.
E şıkkı olan "Hasılat tutarının tahsil edilmesi" ise bu şartlar arasında yoktur.
- Neden? Muhasebe'de tahakkuk esasına göre muhasebe yapılır. Yani, malı teslim ettin ve faturayı kestin, para henüz hesabına girmese bile (tahsil edilmese bile) hasılatı kaydetmek zorundasın. Tahsilatın gerçekleşmesi, hasılatın kayda alınması için bir ön koşul değildir; sadece nakit akışıyla ilgilidir. Eğer para tahsil edilmezse, bu bir "alacak" hesabı olarak kaydedilir, hasılat kaydı iptal edilmez.
Bu yüzden E şıkkı, hasılatın kayda alınması için gerekli olmayan tek şıktır ve doğru cevap budur.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Şartlar)?
Diğer şıkların hepsi TMS 18 standardında zorunlu olan şartlardır, bu yüzden sorunun "değildir" sorusuna cevap olamazlar:
- A Şıkkı (Ekonomik yararların muhtemel olması): Eğer malı sattın ama paranın gelmeyeceği kesinse (örneğin müşterinin iflas etmesi gibi), o zaman hasılat kaydedilemez. Bu şart doğrudur.
- B Şıkkı (Risk ve getirilerin devredilmesi): Malı teslim etmediysen veya malın zarar görme riski hala satıcıdaysa, hasılat kaydedilemez. Risk alıcıya geçtiğinde hasılat kaydedilir. Bu şart doğrudur.
- C Şıkkı (Maliyetlerin ölçülebilmesi): Satılan malın maliyetini (Gider) hesaplayamıyorsan, karı da doğru hesaplayamazsın. Bu yüzden maliyetin güvenilir ölçülmesi şarttır. Bu şart doğrudur.
- D Şıkkı (Hasılat tutarının ölçülebilmesi): Fatura tutarını veya satış bedelini bilmiyorsan, ne kadar hasılat yazacağını bilemezsin. Bu şart doğrudur.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için TMS 18 (Hasılat) standardının "Hasılatın Tanınması" (Recognition) maddesini bilmelisin.
Özellikle şunu akılda tutmalısın: > Tahsilat (Nakit Geliri) ile Hasılatın Kayda Alınması farklı şeylerdir. > * Hasılat Kaydı: Mal teslim edildiğinde (veya hizmet verildiğinde) yapılır. > * Tahsilat: Para hesabına girdiğinde yapılır.
Sınavda "tahsil edilmesi", "nakit elde edilmesi" gibi ifadeler, hasılatın kayda alınma şartı olarak verilirse, bu genellikle yanlış bir şıktır. Muhasebe, parayı beklemeyi değil, işlemin gerçekleştiğini bekler.
Özetle: Doğru cevap E'dir çünkü para tahsil edilmese bile, mal teslim edilmişse ve diğer şartlar sağlanmışsa hasılat kaydedilir.
Soru 20 · 2017/1 · Finansal Muhasebe
TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri standardına göre, yabancı paralı işlemlerin ilk kayda alınmasından sonraki raporlama dönemi sonundaki çevrim işlemlerine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Tarihî maliyet ile değerlenen yabancı para birimindeki parasal olmayan kalemler kapanış kurundan çevrilir.
- B)Gerçeğe uygun değer ile değerlenen yabancı para birimindeki parasal olmayan kalemler gerçeğe uygun değerin ölçüldüğü tarihteki döviz kurları kullanılarak çevrilir.
- C)Parasal olmayan bir kalemden kaynaklanan kazanç ya da zarar diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilirse, bu kazanç ya da zararın kurdan kaynaklanan kısmı da diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilir.
- D)Parasal olmayan bir kalemden kaynaklanan kazanç ya da zarar, kâr ya da zararda muhasebeleştirilirse, bu kazanç ya da zararın kurdan kaynaklanan kısmı da kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
- E)Yabancı paralı parasal kalemler kapanış kurundan çevrilir.
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun da sana konuyu anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Öncelikle TMS 21 (Kur Değişiminin Etkileri) standardının temel mantığını hatırlayalım: Muhasebede kur farkları, kalemin "parasal" mı yoksa "parasal olmayan" mı olduğuna göre farklı işlenir.
Neden A Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?
Soruda "yanlış olan" ifadeyi istiyor. A şıkkı şunu diyor: "Tarihî maliyet ile değerlenen yabancı para birimindeki parasal olmayan kalemler kapanış kurundan çevrilir."
Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden doğru cevaptır. İşte nedeni:
- Kural: Tarihî maliyet ile değerlenen (örneğin; arsa, bina, makine gibi) parasal olmayan kalemler, kur değişiminden etkilenmez.
- Uygulama: Bu kalemler, işlem tarihindeki (tarihî) kurdan çevrilir ve sonraki dönemlerde kapanış kuruna göre yeniden çevrime tabi tutulmazlar.
- Sonuç: Eğer bir arsayı 100 Dolar'a aldınız ve kur değişti diye bunu kapanış kurundan yeniden değerlemezsiniz. Sadece işlem tarihindeki kur kullanılır. A şıkkı ise "kapanış kurundan çevrilir" diyerek bu kuralı bozduğu için yanlış bir ifadedir.
Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?
Diğer şıkların hepsi TMS 21'e göre doğru ifadelerdir, bu yüzden onları işaretleyemeyiz:
- B Şıkkı (Doğru): Gerçeğe uygun değerle (piyasa değeriyle) değerlenen kalemler (örneğin borsada işlem gören hisse senetleri), değerleme tarihindeki kur kullanılarak çevrilir. Bu kural doğrudur.
- C ve D Şıkları (Doğru): Bu şıklar "kurdan kaynaklanan kazanç/zararın nereye yazılacağı"nı anlatır. Mantık şudur: Eğer bir kalemin kâr/zararı "Diğer Kapsamlı Gelir"e yazılıyorsa, kur farkı da oraya yazılır. Eğer "Kâr ve Zarar"a yazılıyorsa, kur farkı da oraya yazılır. Bu mantık kuralları doğrudur.
- E Şıkkı (Doğru): Parasal kalemler (Nakit, alacaklar, borçlar) her zaman kapanış kurundan çevrilir ve kur farkı kâr/zarar hesabına yazılır. Bu kural doğrudur.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri standardını iyi bilmelisin. Özellikle şu iki ayrımı ezberlemelisin:
- Parasal Kalemler: Nakit, alacak ve borçlar gibi. Bunlar kapanış kurundan çevrilir ve kur farkı Kâr ve Zarara yazılır.
- Parasal Olmayan Kalemler:
- Eğer Tarihî Maliyet ile değerleniyorsa (Arsa, bina, makine): İşlem tarihindeki kur kullanılır, kapanış kuruna göre çevrime tabi tutulmaz.
- Eğer Gerçeğe Uygun Değer ile değerleniyorsa (Borsa hissesi): Değerleme tarihindeki kur kullanılır.
Özetle: Soruda "Tarihî maliyet ile değerlenen... kapanış kurundan çevrilir" denildiği için bu ifade yanlıştır ve doğru cevap A şıkkıdır.