2017/1 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2017/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/1 · Vergi Hukuku

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre, aşağıdakilerden hangisi kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine itiraz gerekçesi olamaz?

  • A)Böyle bir borcu olmadığı
  • B)Borcu tamamen ödediği
  • C)Tarhiyatın vergi hukukuna uygun olmadığı
  • D)Borcu kısmen ödediği
  • E)Borcun zamanaşımına uğradığı
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Neden C Şıkkı Doğru? (İtiraz Gerekçesi Olamaz)

Sorunun anahtarı "6183 sayılı Kanun" ve "İtiraz" kavramıdır.

6183 sayılı Kanun, vergi ve diğer kamu alacaklarının tahsil edilmesini düzenler. Bu kanuna göre, bir kişiye ödeme emri tebliğ edildiğinde, bu emre itiraz edebilmesi için sadece somut ve maddi sebepler ileri sürebilir. Yani, "Borç yok", "Borç ödendi" veya "Borç zamanaşımına uğradı" gibi durumlar, borcun varlığını veya miktarını doğrudan etkileyen somut durumlardır.

Ancak C şıkkındaki "Tarhiyatın vergi hukukuna uygun olmadığı" ifadesi, hukuki bir uyuşmazlıktır. Vergi hukukunda, bir tarhiyatın (vergi tespitinin) hukuka uygun olup olmadığı tartışması, 6183 sayılı Kanun'daki "itiraz" usulüyle çözülemez. Bu tür hukuki uyuşmazlıklar, Vergi Mahkemeleri'nde açılacak dava konusu olmalıdır.

Kısaca özetlemek gerekirse:

  • İtiraz: "Borç yok, ödendi, yanlış hesaplandı" gibi somut durumlar için yapılır.
  • Dava: "Verginin kendisi hukuka aykırıdır" gibi hukuki tartışmalar için açılır.

Bu nedenle, "Tarhiyatın vergi hukukuna uygun olmadığı" gerekçesiyle ödeme emrine itiraz edilemez; bu bir dava sebebidir. Bu yüzden C şıkkı, itiraz gerekçesi olamaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? (İtiraz Gerekçesi Olabilirler)

Diğer şıkların hepsi, 6183 sayılı Kanun'un 11. maddesinde açıkça belirtilen ve ödeme emrine itiraz edilebilecek yasal sebeplerdir:

  • A) Böyle bir borcu olmadığı: Borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsunuz. Bu bir itiraz sebebidir.
  • B) Borcu tamamen ödediği: Borcu zaten ödediğinizi kanıtlıyorsanız, ödeme emrine itiraz edebilirsiniz.
  • D) Borcu kısmen ödediği: Borcun bir kısmını ödediğinizi ve geri kalan kısmın tahsil edilemeyeceğini iddia ediyorsunuz. Bu da bir itiraz sebebidir.
  • E) Borcun zamanaşımına uğradığı: Borcun zamanaşımı süresi dolmuşsa, bu bir itiraz sebebidir.

Gördüğün gibi A, B, D ve E şıkları, borcun varlığı, miktarı veya tahsil edilebilirliği ile ilgili somut durumlardır ve kanun bunlara itiraz hakkı tanır. Sadece C şıkkı, somut bir durum değil, hukuki bir tartışma olduğu için itiraz konusu olamaz.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 11. Maddesi'ni (İtiraz) ve Vergi Usul Kanunu ile İdare ve Vergi Mahkemeleri arasındaki yetki ayrımını iyi bilmek gerekir.

Özet Kural: > "Borç yok, ödendi, zamanaşımı" gibi somut durumlar için İtiraz edilir. > "Verginin kendisi hukuka aykırı" gibi hukuki tartışmalar için Dava açılır.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2017/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına girmemektedir?

  • A)Kurumlar vergisi
  • B)Belediyelere ait harçlar
  • C)Veraset ve intikal vergisi
  • D)Belediyelere ait vergiler
  • E)Gümrük idareleri tarafından alınan vergiler
Çözümü göster — doğru cevap E

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)'nun hangi vergileri kapsadığını ve hangilerini kapsamadığını sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

✅ Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, genel vergi usul kurallarını belirleyen bir kanundur. Ancak kanunun 1. maddesi açıkça hangi vergilerin bu kanuna tabi olduğunu listeler.

Kanunun 1. maddesine göre VUK;

  • Gelir ve Kurumlar Vergisi,
  • Katma Değer Vergisi,
  • Özel Tüketim Vergisi,
  • Belediyelere ait vergiler ve harçlar,
  • Veraset ve intikal vergisi (miras ve bağış vergisi),
  • Belediyelere ait harçlar gibi vergileri kapsar.

Ancak, Gümrük Vergisi ve Gümrük İdaresi tarafından alınan diğer vergiler, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabidir. Gümrük vergisi, VUK'un 1. maddesinde sayılan vergiler arasında yer almaz. Dolayısıyla gümrük idareleri tarafından alınan vergiler, VUK'un genel hükümlerine tabi değildir. Bu yüzden E şıkkı VUK kapsamına girmez ve doğru cevaptır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların yanlış olmasının sebebi, bunların VUK'un 1. maddesinde açıkça sayılmış olmasıdır:

  • A) Kurumlar vergisi: VUK'un 1. maddesinde yer alır. (VUK kapsamındadır)
  • B) Belediyelere ait harçlar: VUK'un 1. maddesinde yer alır. (VUK kapsamındadır)
  • C) Veraset ve intikal vergisi: VUK'un 1. maddesinde yer alır. (VUK kapsamındadır)
  • D) Belediyelere ait vergiler: VUK'un 1. maddesinde yer alır. (VUK kapsamındadır)

Bu şıkların hepsi VUK'un "Kapsam" maddesinde (Madde 1) listelendiği için bu kanuna tabidirler. Soru ise "kapsamına girmeyen"i sorduğu için bunlar elenir.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu'nun 1. Maddesi (Kapsam) konusunu ezberlemeniz veya iyi bilmeniz gerekir.

Özetle: VUK, gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, özel tüketim vergisi, miras vergisi ve belediye vergi/harçlarını kapsar. Gümrük vergisi ise VUK dışındadır ve Gümrük Kanunu'na tabidir.

Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2017/1 · Vergi Hukuku

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine göre, aşağıda sayılan durumlardan hangisinde alış faturasında yer alan katma değer vergisi (KDV), mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirim konusu yapılabilir?

  • A)KDV istisnasından yararlanan ve ticari kazancını basit usulde tespit eden taksicinin akaryakıt alış faturalarında yer alan KDV
  • B)Ecza deposunca miadı dolduğu için yetkili komisyon nezdinde imha edilen ilaçların alış faturalarında yer alan KDV
  • C)İhracatçıların “ihraç edilmek” şartıyla satın aldıkları mallara ait imalatçılar tarafından düzenlenen faturalarda yer alan KDV
  • D)(X) Bağımsız Denetim Firmasının şehir dışı denetimlere gidip gelmek amacıyla denetçilerine tahsis etmek üzere satın aldığı binek otomobilin alış faturalarında yer alan KDV
  • E)2015 yılına ait olmakla birlikte geç gelmesi nedeniyle 2016 yılında yasal defterlere kaydedilen alış faturalarında yer alan KDV
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Hadi gel, nedenini ve diğer şıkların neden işe yaramadığını birlikte inceleyelim.

🎯 Neden C Şıkkı Doğru?

Bu şık, KDV Kanunu'nun en temel ve en önemli kurallarından biri olan "İhracat İstisnası" ile ilgilidir.

  • Kural: İhracat işlemleri KDV'den istisnadır (vergiden muaftır). Yani ihracatçı malı yurt dışına çıkardığında, bu malın üzerinde KDV hesaplanmaz ve ödenmez.
  • Mantık: Eğer bir ihracatçı, malı yurt dışına çıkarmak için hammadde veya ara malı satın alıyorsa, bu malın üzerindeki KDV'yi de ödememesi gerekir. Aksi halde ihracatçı, malı yurt dışına çıkardığında vergi ödemeyecek, ama malı alırken ödediği KDV'yi de geri alamayacak. Bu durum ihracatçıyı çok zararlı duruma düşürür.
  • Çözüm: Kanun, ihracatçıların "ihraç edilmek şartıyla" satın aldıkları malların faturasındaki KDV'yi, kendi işlemlerinden doğan KDV'den indirim konusu yapmasına izin verir. Yani ihracatçı, malı alırken ödediği KDV'yi, vergi dairesine ödemek zorunda olduğu KDV'den düşer. Bu sayede ihracatçı, malın maliyetine KDV dahil etmemiş olur.

Özetle: İhracatçı, malı yurt dışına çıkarmak için aldığı malın KDV'sini, kendi KDV borcundan düşebilir. Bu yüzden C şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere bakalım ve neden KDV indirimi yapılamadığını görelim:

  • A Şıkkı (Basit Usul Taksici): Basit usulde vergiye tabi olanlar, KDV mükellefi değildirler. KDV mükellefi olmayanlar, ödedikleri KDV'yi indirim konusu yapamazlar. Bu KDV, taksicinin gideri olarak kabul edilir, vergi borcundan düşülmez.
  • B Şıkkı (İmha Edilen İlaçlar): Miadı dolup imha edilen mallar, ticari bir işlemin parçası değildir. KDV Kanunu'na göre, imha edilen malların KDV'si indirilemez. Bu KDV, ecza deposunun bir gideri olur.
  • D Şıkkı (Binek Otomobil): Bu, KDV'nin en sık karıştırıldığı konulardan biridir. KDV Kanunu'na göre, binek otomobillerin (ve benzeri araçların) alış faturasındaki KDV, hiçbir şekilde indirim konusu yapılamaz. Bu araçlar ticari amaçla kullanılsa bile (denetim aracı olsa bile), KDV Kanunu bunu yasaklar. Sadece özel durumlar (örneğin kiralama işi yapanlar) hariç tutulur, ancak genel kural "binek otomobil KDV'si indirilemez"dır.
  • E Şıkkı (Geç Kaydedilen Fatura): KDV Kanunu'na göre, alış faturalarının yasal süresi içinde (genellikle bir sonraki ayın 10'uncu gününe kadar) deftere kaydedilmesi gerekir. Eğer fatura geç kaydedilirse, o faturadaki KDV indirim konusu yapılamaz. Bu, zamanında kaydetme yükümlülüğünün bir sonucudur.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözebilmek için şu üç temel konuyu iyi bilmelisin:

  • İhracat İstisnası ve İndirim Hakkı: İhracatçıların, ihracat için aldıkları malların KDV'sini nasıl indirdikleri.
  • İndirim Yapılamayan Durumlar: Özellikle Binek Otomobiller, Basit Usul Mükellefleri ve İmha Edilen Mallar için KDV indirimi yapılamaz.
  • Fatura Kayıt Süreleri: Faturaların yasal süresinde kaydedilmemesi durumunda KDV indiriminin kaybedilmesi.

Başarılar dilerim! Bu kuralları ezberlemek yerine mantığını kavradığında, benzer soruları rahatlıkla çözebilirsin.

Soru 4 · 2017/1 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, telif kazançları istisnası aşağıdaki gelir unsurlarından hangisi bakımından söz konusu olur?

  • A)Ticari kazanç
  • B)Gayrimenkul sermaye iradı
  • C)Zirai kazanç
  • D)Ücret
  • E)Serbest meslek kazancı
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana derste anlatıyor gibi açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "E" (Serbest Meslek Kazancı)?

Gelir Vergisi Kanunu'nun 193. maddesinde, belirli meslek gruplarından elde edilen kazançların bir kısmı veya tamamı vergiden muaf tutulur. Buna "Telif Kazançları İstisnası" denir.

Bu istisna, Serbest Meslek Kazancı elde edenler için geçerlidir. Yani; bir yazarın kitap yazıp telif ücreti alması, bir mimarın proje çizip telif alması veya bir müzisyenin bestesinden telif geliri elde etmesi durumunda, bu gelirler üzerinden vergi hesaplanırken belirli bir limit (yıllık 100.000 TL olan limit, kanun değişikliklerine göre değişebilir ama mantık aynıdır) kadar olan kısım vergiden muaftır.

Kısacası; "Telif" kelimesi geçtiğinde akla gelen ilk ve en doğal gelir unsuru, Serbest Meslek Kazancı'dır. Kanun, yazarlar, sanatçılar, mimarlar, mühendisler gibi serbest meslek erbabının telif gelirlerini teşvik etmek için bu istisnayı getirmiştir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden bu istisnanın uygulanmadığını kısaca bakalım:

  • A) Ticari Kazanç: Bir şirketin veya esnafın mal satıp kâr etmesi ticari kazandır. Telif geliri, ticari kazanç kapsamında değerlendirilse bile, 193. maddeye özel olarak tanımlanan "telif istisnası" ticari kazanç için değil, serbest meslek kazancı için öngörülmüştür. Ticari kazançta telif geliri normal ticari kazanç gibi vergilendirilir.
  • B) Gayrimenkul Sermaye İradı: Bu, kira gelirleridir. Evini veya dükkanını kiraya verenlerin geliridir. Telif ile hiçbir ilgisi yoktur.
  • C) Zirai Kazanç: Tarımla uğraşanların geliridir. Telif geliri tarımsal bir faaliyet sonucu elde edilmez.
  • D) Ücret: Bir işverene bağlı olarak çalışanların maaşlarıdır. Ücretliler için de telif geliri elde edebilirler, ancak Gelir Vergisi Kanunu'ndaki özel "telif istisnası" kuralı ücretliler için değil, serbest meslek erbabı için düzenlenmiştir. Ücretli bir yazarın telif geliri, ücret gelirleri grubunda değerlendirilir ve bu özel istisnadan yararlanamaz (veya farklı kurallara tabi olur).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu (GVK) Madde 193'ü ve "Serbest Meslek Kazancı" ile "Telif Hakları" arasındaki ilişkiyi iyi bilmelisin.

Özetle kural şudur: Telif kazançları istisnası, sadece Serbest Meslek Kazancı elde edenler için geçerlidir. Bu kuralı ezberlersen, benzer sorularda asla şaşırmazsın.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/1 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre, kurumlar vergisi yükümlüsünün ödemek zorunda olduğu geçici vergi oranı kurum kazancı üzerinden yüzde kaçtır?

  • A)20
  • B)25
  • C)27
  • D)30
  • E)35
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuşuz gibi adım adım açıklayalım. Bu konu, vergi dünyasının en temel ve sıkça sorulan konularından biridir.

Neden Doğru Cevap A (20) Şıkkıdır?

Öncelikle sorunun anahtar kelimesine bakalım: "Kurumlar Vergisi".

Türkiye'de şirketler (anonim şirketler, limited şirketler vb.) kar elde ettiklerinde, bu kar üzerinden devlete vergi öderler. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, kurumlar vergisi oranı sabit olarak %20'dir.

Burada dikkat etmen gereken en önemli nokta şudur: Soru "geçici vergi oranı"nı sormuş. Geçici vergi, kurumların yıl içindeki karlarını tahmin edip, yıl sonunda kesinleşen vergiyi ödemek için yıl içinde (genelde 3'er aylık dönemlerde) peşinen ödedikleri vergidir.

Kanun koyucu, kurumların nakit akışını rahatlatmak ve vergi tahsilatını yıl boyunca dağıtmak için geçici vergi oranını, normal kurumlar vergisi oranı ile aynı belirlemiştir. Yani:

  • Normal Kurumlar Vergisi Oranı: %20
  • Geçici Vergi Oranı: %20

Bu nedenle, kurum kazancı üzerinden hesaplanan geçici vergi oranı %20'dir. Cevap A şıkkıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden hatalı olduğunu kısaca inceleyelim:

  • B) 25: Bu oran, Gelir Vergisi Kanunu'na göre %20 olan gelir vergisi oranının 2006 yılında %20'den %25'e çıkarılmasıyla ilgili eski bir hatıradır veya yanlış bir hatırlamadır. Ancak şu anki kurumlar vergisi oranı 25 değildir. (Not: Gelir vergisi oranları 2024 itibarıyla %15-%20-%25-%30-%35 şeklinde kademeli artmaktadır, ancak kurumlar vergisi sabittir).
  • C) 27: Bu oran, Gelir Vergisi Kanunu'na göre %35 olan en yüksek gelir vergisi diliminin eski bir versiyonudur veya KDV'nin eski oranlarından biriyle karıştırılmıştır. Kurumlar vergisi ile hiçbir ilgisi yoktur.
  • D) 30: Bu oran, Gelir Vergisi Kanunu'na göre %30 olan gelir vergisi dilimidir. Kurumlar vergisi oranı değildir.
  • E) 35: Bu oran, Gelir Vergisi Kanunu'na göre %35 olan en yüksek gelir vergisi dilimidir. Kurumlar vergisi oranı değildir.

Özetle: B, C, D ve E şıkları genellikle Gelir Vergisi'nin kademeli oranları veya eski vergi oranları ile karıştırılmıştır. SMMM sınavlarında en sık yapılan hata, "Gelir Vergisi" ile "Kurumlar Vergisi" oranlarını birbirine karıştırmaktır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmelisin:

  • 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu: Özellikle 1. Madde ve 10. Madde'yi ezberlemelisin. Bu maddeler kurumlar vergisi oranının %20 olduğunu ve geçici vergi oranının da %20 olduğunu açıkça belirtir.
  • Gelir Vergisi vs. Kurumlar Vergisi Ayrımı: Gelir vergisi oranları kademeli (%15-%20-%25-%30-%35) iken, kurumlar vergisi oranı sabit (%20)dir. Soruda "kurumlar" kelimesi geçiyorsa, hemen %20'yi aklına getirmelisin.

Ders Notu: Sınavda "Kurumlar Vergisi" ve "Geçici Vergi" kelimelerini gördüğün an, aklına %20 gelmelidir. Bu, SMMM stajı ve muhasebe dünyasının en temel kuralıdır.

Soru 6 · 2017/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi kamu alacaklarını güvence altına alan önlemlerden biri değildir?

  • A)Uzlaşma yapılması
  • B)İhtiyati haciz uygulanması
  • C)Teminat istenmesi
  • D)İhtiyati tahakkuk uygulanması
  • E)Rüçhan hakkının kullanılması
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku açısından çok önemli bir konuyu, yani devletin alacaklarını nasıl koruduğunu sorguluyor. Doğru cevap A) Uzlaşma yapılması'dır.

Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden Doğru Cevap "A" (Uzlaşma Yapılması)?

Soruda "kamu alacaklarını güvence altına alan önlemler" soruluyor. Yani, devletin (Vergi Dairesi'nin) alacağından emin olması için ne yapar?

  • Uzlaşma, vergi mükellefi ile vergi dairesi arasında bir anlaşma sürecidir. Mükellef, vergi borcunu ödemeyi kabul eder ve belki de gecikme zammından kurtulmak için anlaşma yapar.
  • Ancak uzlaşma, devletin alacağını güvence altına alan bir "zorlayıcı önlem" veya "teminat" değildir. Tam tersine, bu bir uzlaşma ve anlaşma yöntemidir. Devletin alacağı zaten mükellefin borçlu olduğu bir durumdur; uzlaşma, bu borcun ödenmesi için tarafların anlaşmasıdır, devletin alacağına karşı bir "kalkan" veya "teminat" mekanizması değildir. Bu yüzden bu seçenek, diğerlerinin aksine bir "güvence önlemi" değil, bir "çözüm yöntemi"dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Önlemler)?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), vergi dairesinin alacağını kaybetmemesi için yasal olarak uyguladığı zorlayıcı ve güvence sağlayan işlemlerdir:

  • B) İhtiyati Haciz: Mükellef borcunu ödemeyeceği şüphesi varsa, vergi dairesi borcun tahsil edilebilmesi için mükellefin malını önceden hacze alır. Bu bir güvencedir.
  • C) Teminat İstenmesi: Vergi dairesi, mükellefin borcunu ödeyemeyeceğinden şüphelenirse, borcun ödenmesini garanti altına almak için mükelleften nakit veya kefil gibi teminat ister. Bu da bir güvencedir.
  • D) İhtiyati Tahakkuk: Mükellef beyan vermediği veya vergi dairesi beyanın eksik olduğunu düşündüğü durumlarda, vergi dairesi kendi hesabıyla vergi tarh eder ve tahsilatı başlatır. Bu, alacağın kaybolmaması için alınan önlemdir.
  • E) Rüçhan Hakkının Kullanılması: Vergi dairesi, mükellefin borcunu tahsil edememesi durumunda, mükellefin malını satarken veya borçlunun borçlusu varsa, alacağını öncelikli olarak tahsil etme hakkına sahiptir. Bu da bir güvence mekanizmasıdır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Vergi Usul Kanunu" ve "İcra ve İflas Kanunu"ndaki Verginin Tahsili konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ayırt etmelisin:

  • Güvence Önlemleri: İhtiyati haciz, teminat isteme, ihtiyati tahakkuk, rüçhan hakkı gibi işlemler.
  • Uzlaşma: Bu bir anlaşma yöntemidir, bir güvence önlemi değildir.

Özetle: Soru "Hangisi bir güvence önlemi değildir?" diye sorduğu için, diğerleri birer kalkan iken, sadece "Uzlaşma" bir kalkan değil, bir anlaşma olduğu için doğru cevap A seçeneğidir.

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz