2017/2 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2017/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2017/2 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca zamanaşımının işlememesi sonucunu doğuran hâllerden birisidir?

  • A)Borçlunun yabancı memlekette bulunması
  • B)İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi
  • C)Amme alacağının teminata bağlanması
  • D)Haciz tatbiki
  • E)Ödeme emri tebliği
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM stajı sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 6183 sayılı Kanun'daki en kritik konulardan biri olan "Zamanaşımı" ile ilgili.

Önce sorunun mantığını ve doğru cevabı adım adım inceleyelim.

✅ Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

Doğru Cevap: A) Borçlunun yabancı memlekette bulunması

Açıklama: 6183 sayılı Kanun'un 44. maddesine göre, zamanaşımı süresinin işlememesi (yani durması) için borçlunun Türkiye'de bulunmaması veya bulunamaması gerekir.

Kanun, borçlunun yabancı bir memlekette bulunması durumunda, devletin borçluyu bulup tahsilat yapma imkânının kalmadığını kabul eder. Bu durumda zamanaşımı süresi durur. Borçlu Türkiye'ye döndüğü an, zamanaşımı süresi tekrar işlemeye başlar.

  • Kural: Borçlunun Türkiye'de olmaması (yurtdışında bulunması), zamanaşımını durduran en temel sebeplerden biridir. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden zamanaşımını durdurmuyor (işlememesini sağlamıyor) olduğunu kısaca inceleyelim:

  • B) İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi:
  • Neden Yanlış: İhtilaflı alacaklarda zamanaşımı, dava açma veya itiraz süresi gibi usul kurallarına tabidir. Ancak mahkemenin bozma kararı, zamanaşımını durduran bir "hâl" değil, sürecin devam ettiğini gösteren bir yargı kararınıdır. Zamanaşımını durduran temel sebepler borçlunun kaçması, vefatı veya yurtdışında bulunması gibi somut durumlardır.
  • C) Amme alacağının teminata bağlanması:
  • Neden Yanlış: Borcun teminata bağlanması (örneğin ipotek, rehin veya kefil gösterilmesi), borcun varlığını kabul etmek ve tahsilatı kolaylaştırmak içindir. Ancak bu işlem, zamanaşımı süresini durdurmaz. Zamanaşımı süresi, borçlunun yurtdışında olmadığı sürece işlemeye devam eder.
  • D) Haciz tatbiki:
  • Neden Yanlış: Haciz işlemi, borçlunun malına el konulmasıdır. Haciz yapıldığında zamanaşımı durdurulur (işlemeyi durur), ancak soruda "işlememesi" ifadesi kullanılmıştır. Haciz, zamanaşımını durdurur, zamanaşımını işlememesine (yani hiç başlamamasına veya kalıcı olarak durmasına) neden olmaz. Haciz kaldırıldığında veya borç ödenmediğinde zamanaşımı tekrar işler. Ancak en belirgin ve kanunda açıkça belirtilen "işlememe" sebebi borçlunun yurtdışında bulunmasıdır.
  • E) Ödeme emri tebliği:
  • Neden Yanlış: Ödeme emrinin tebliği, zamanaşımı süresini durdurur. Ancak bu durum, borçlunun yurtdışında bulunması gibi kalıcı bir "işlememe" durumu değildir. Tebliğ yapıldıktan sonra borçlu itiraz ederse veya ödeme yapmazsa süreç devam eder. Kanun maddesinde "işlememe" sonucunu doğuran en net ve kesin hâl, borçlunun yurtdışında bulunmasıdır.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 44. Maddesi'ni (Zamanaşımı) iyi bilmelisin.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > Borçlunun yabancı memlekette bulunması durumunda zamanaşımı işlemez (durmaz). Borçlu Türkiye'ye döndüğü gün zamanaşımı süresi tekrar başlar.

Başarılar dilerim! Bu konu, vergi hukuku ve tahsilat işlemlerinde sıkça karşına çıkacak temel bir konudur.

Soru 2 · 2017/2 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından yapılabilecek indirimlerden birisi değildir?

  • A)213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmı
  • B)İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı
  • C)Başbakanlıkça veya Bakanlar Kurulunca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı
  • D)Sponsorluk harcamaları
  • E)Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının, o yıla ait kurum kazancının %20'sine kadar olan kısmı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır çünkü 5520 sayılı KVK'nın 10/1-c maddesine göre kamu idareleri, belediyeler, köyler, vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ve bilimsel araştırma kuruluşlarına yapılan bağışlar, kurum kazancının %5'ine kadar indirilebilir. Şıktaki %20 sınırı kanundaki orana uymadığından bu ifade haliyle bir indirim değildir.

A şıkkı yanlıştır çünkü VUK 325/A uyarınca ayrılan girişim sermayesi fonu, beyan edilen kazancın %10'unu aşmamak üzere KVK 10. maddesi kapsamında indirilebilir. B şıkkı yanlıştır çünkü Türkiye Kızılay Derneği ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağışların tamamı kurum kazancından indirilebilir. C şıkkı yanlıştır çünkü Cumhurbaşkanlığı (eski düzenlemede Başbakanlık veya Bakanlar Kurulu) tarafından başlatılan yardım kampanyalarına yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı indirilebilir. D şıkkı yanlıştır çünkü sponsorluk harcamaları KVK 10/1-b uyarınca indirim konusu yapılır; amatör spor dallarında tamamı, profesyonel spor dallarında yarısı indirilir.

Bilinmesi gereken kural: KVK 10/1-c kapsamındaki genel bağış ve yardımlar, o yılın kurum kazancının %5'i ile sınırlı olarak indirilebilir.

Soru 3 · 2017/2 · Vergi Hukuku

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa göre, aşağıdakilerden hangisi vergiyi doğuran olay değildir?

  • A)Komisyoncular vasıtasıyla yapılan satışlarda malların alıcıya teslimi
  • B)İlk iktisap hâllerinde malın teslimi
  • C)İthalatta malların antrepoya konulması
  • D)Malın tesliminden önce fatura verilmesi hâllerinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura düzenlenmesi
  • E)Konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda malların alıcıya teslimi
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM stajı için hazırlık yaparken bu soruyu çok iyi anlaman gerekiyor. Soru, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu'na göre vergiyi doğuran olayın ne olduğunu ve hangisinin olmadığını soruyor.

Doğru cevap C şıkkıdır. Şimdi gel, bunu neden doğru olduğunu adım adım açıklayalım ve diğer şıkların neden elendiğini görelim.

Neden C Şıkkı Doğru? (Vergiyi Doğuran Olay Değildir)

ÖTV Kanunu'na göre ithalatta vergiyi doğuran olay, malın gümrük idaresine beyan edilmesidir. Yani malın gümrük kapısından içeri girmesi ve beyanname verilmesi anında vergi doğar.

Ancak C şıkkında "malların antrepoya konulması" ifadesi geçiyor. Antrepo, malların gümrük gözetimi altında bekletildiği bir yerdir. Mal antrepoya konulduğunda henüz vergiye tabi bir işlemin gerçekleştiği söylenemez; vergi, mal antrepodan çıkıp piyasaya sürüldüğünde veya tüketildiğinde doğar. Dolayısıyla, malın sadece antrepoya konulması vergiyi doğurmaz. Bu yüzden bu şık "vergiden doğuran olay değildir" sorusunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, D ve E) aslında ÖTV Kanunu'nda açıkça belirtilmiş vergiden doğuran olaylardır. Yani bu işlemler gerçekleştiğinde vergi doğar, bu yüzden sorunun "olmayan" kısmına uymazlar:

  • A Şıkkı (Komisyoncular): Komisyoncu aracılığıyla yapılan satışlarda vergi, malın alıcıya teslim edildiği anda doğar. Bu bir vergi doğuran olaydır.
  • B Şıkkı (İlk İktisap): Malın ilk defa bir kişi veya kurum tarafından satın alınması (ilk iktisap) durumunda vergi, malın teslimi ile doğar. Bu da bir vergi doğuran olaydır.
  • D Şıkkı (Fatura Teslimden Önce): Eğer mal teslim edilmeden önce fatura kesildiyse, vergi faturada gösterilen miktar kadar doğar. Bu da kanunda belirtilen bir durumdur.
  • E Şıkkı (Konsinyasyon): Konsinyasyon (satılmaya sunulmak üzere teslim) usulü satışlarda vergi, malın alıcıya teslim edildiği anda doğar. Bu da bir vergi doğuran olaydır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Özel Tüketim Vergisi Kanunu Madde 4'ü (Vergiyi Doğuran Olaylar) iyi bilmelisin. Özellikle İthalat işlemlerinde vergi doğurma anının ne olduğunu (Beyan mı, antrepo mu?) ayırt etmen gerekir.

Özetle:

  • İthalatta vergi doğurma anı: Gümrük beyanı.
  • İthalatta vergi doğurmayan durum: Sadece antrepoya konulması.

Başarılar dilerim, bu konu staj sınavlarında sıkça karşına çıkacak!

Soru 4 · 2017/2 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda hüküm altına alınmamıştır?

  • A)Kâğıtlara konulan imzanın birden fazla olması verginin tekerrürünü gerektirmez.
  • B)Bir kâğıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınır.
  • C)Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtlardan nispi vergiye tâbi olanların sadece bir nüshası damga vergisine tâbidir.
  • D)Bir kâğıtta bulunan asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işlemi ayrıca vergiye tâbi değildir.
  • E)Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtlardan maktu vergiye tâbi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda damga vergisine tâbidir.
Çözümü göster — doğru cevap D

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun temel işleyiş kurallarını ve "tekrür" ile "ayrılık" prensiplerini sorguluyor.

Doğru cevap D şıkkıdır. Şimdi gel, neden D'nin doğru olduğunu ve diğerlerinin neden yanlış olduğunu adım adım açıklayalım.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Soruda "hüküm altına alınmamıştır" yani kanunda yoktur veya yanlış olan ifadeyi arıyoruz.

D şıkkı şunu diyor: "Bir kâğıtta bulunan asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işlemi ayrıca vergiye tâbi değildir."

Bu ifade yanlıştır ve kanunda böyle bir istisna yoktur. Kanunun mantığı şudur: Bir kağıda birden fazla işlem varsa ve bunlar birbirinden bağımsızsa, her biri ayrı vergiye tabidir. Eğer bir kağıda asıl işlemin yanında başka bir şahsın (yani farklı bir kişinin) yaptığı başka bir işlem de varsa, bu işlem ayrı bir vergiye tabi olur.

  • Örnek: A ve B arasında bir kira sözleşmesi var (bu bir vergi). Aynı kağıda C ve D arasında başka bir borç senedi düzenlenmişse, bu ikinci işlem de ayrıca damga vergisine tabidir. Kanun, "ayrıca vergiye tabi değildir" demez; aksine, farklı işlemlerin her birinden vergi alınmasını öngörür. Bu yüzden D şıkkı kanunda hüküm altına alınmamıştır ve doğru cevap budur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru İfadeler)?

Diğer şıklar (A, B, C ve E) kanunda hüküm altına alınmış doğru kurallardır. Soru bunların hangisinin olmadığını sorduğu için bunları eleriz.

  • A Şıkkı (Doğru Kural): Bir kağıda birden fazla imza olsa bile, tek bir işlem varsa vergi tekerrür etmez (tekrarlanmaz). Sadece bir kez vergi ödenir. Kanunda bu vardır.
  • B Şıkkı (Doğru Kural): Bir kağıda birbirinden tamamen ayrı iki işlem varsa (örneğin biri kira, diğeri borç senedi), bunların her biri ayrı ayrı vergiye tabidir. Kanunda bu vardır.
  • C Şıkkı (Doğru Kural): Nispi vergiye tabi işlemlerde (örneğin kira sözleşmesi), birden fazla nüsha (örneğin 3 nüsha) düzenlense bile, sadece bir nüsha için vergi ödenir. Diğer nüshalardan vergi alınmaz. Kanunda bu vardır.
  • E Şıkkı (Doğru Kural): Maktu vergiye tabi işlemlerde (örneğin borç senedi), birden fazla nüsha düzenlense bile, her nüsha ayrı ayrı aynı miktarda vergi ödenir. Kanunda bu vardır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. ve 2. maddelerindeki temel ilkeleri bilmelisin. Özellikle şu kavramları ayırt etmelisin:

  • Verginin Tekerrürü: Bir işlemin birden fazla imza veya nüsha olması durumunda verginin kaç kez alınacağı.
  • Birden Fazla İşlem: Aynı kağıda birden fazla bağımsız işlem varsa verginin nasıl hesaplanacağı.
  • Nispi ve Maktu Vergi Ayrımı: Nispi vergide sadece bir nüsha vergiye tabi iken, maktu vergide her nüshanın ayrı vergiye tabi olması.

Özetle: Kanun, "ayrıca vergiye tabi değildir" diyerek başka bir şahsın işlemini muaf tutmaz; aksine, farklı işlemlerin her birinden vergi alınmasını emreder. Bu yüzden D şıkkı kanunda yer almaz.

Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2017/2 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi katma değer vergisi kapsamında vergilendirilmez?

  • A)Ticari faaliyetler çerçevesindeki hizmetler
  • B)Zirai faaliyetler çerçevesindeki teslimler
  • C)Serbest meslek faaliyetleri çerçevesindeki hizmetler
  • D)Sınai faaliyetler çerçevesindeki teslimler
  • E)Transit taşımacılık kapsamındaki işler
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap E (Transit Taşımacılık)?

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'na göre, Türkiye'de yapılan işlemler vergilendirilir. Ancak kanun, yurt dışına çıkış veya giriş ile ilgili bazı özel durumları "vergi dışı bırakır".

Transit taşımacılık, malın Türkiye sınırlarından geçerek başka bir ülkeye gitmesi veya başka bir ülkeden gelip başka bir ülkeye gitmesi durumudur. Bu işlemin Türkiye'de gerçekleşen kısmı, malın Türkiye'ye girmesi veya çıkması değil, sadece "geçiş"idir. KDV'nin temel mantığı, malın veya hizmetin Türkiye içinde tüketilmesidir. Transit taşımacılıkta mal Türkiye'de tüketilmez, sadece geçiş yapar. Bu nedenle KDV Kanunu madde 11'de açıkça belirtildiği üzere, transit taşımacılık işlemleri vergiye tabi değildir (vergiden istisnadır).

Özetle: Mal Türkiye'de kalıp satılmıyorsa, transit ise KDV uygulanmaz.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, C ve D), KDV'nin temel vergilendirme alanlarını oluşturur. Yani bu işlemler KDV'ye tabidir:

  • A) Ticari faaliyetler: Bir şirketin mal satması veya hizmet vermesi KDV'li işlemdir.
  • B) Zirai faaliyetler: Tarımsal ürünlerin satışı genellikle KDV'li işlemlerdir (Bazı istisnalar olsa da genel kural vergilendirmedir).
  • C) Serbest meslek faaliyetleri: Avukatlık, muhasebe, mimarlık gibi mesleklerin yaptığı hizmetler KDV'ye tabidir.
  • D) Sınai faaliyetler: Fabrikaların ürettiği malların satışı KDV'li işlemdir.

Bu dört şık, KDV'nin "Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler" kuralına uyan normal ticari işlemlerdir. Sadece E şıkkı, malın Türkiye'de tüketilmediği özel bir durum olduğu için vergilendirilmez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için KDV Kanunu Madde 11'yi ve "İstisnalar" konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Transit Taşımacılık istisnasını ezberlemelisin.
  • KDV'nin vergilendirme ilkesini (Türkiye'de tüketim) anlamalısın.

Kısa Özet: Transit taşımacılıkta mal Türkiye'de kalmadığı için KDV ödenmez. Diğer tüm ticari, zirai ve sınai işlemler KDV'ye tabidir.

Soru 6 · 2017/2 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Tekerrür" başlıklı 339’uncu maddesi hükmünün uygulaması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Usulsüzlükten dolayı adına ceza kesilenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere iki yıl içinde tekrar usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanır.
  • B)Tekerrür hâlinde cezalar; usulsüzlük cezasında yüzde elli, vergi ziyaı cezasında bir kat oranında artırılarak uygulanır.
  • C)Bir vergi cezasının tekerrür hükmü sebebiyle artırımlı uygulanabilmesi için cezaya neden olan fiilin daha önce işlenmiş bir fiil için kesilen cezanın kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte işlenmiş olması gerekmektedir.
  • D)Ziyaa uğratılan vergi asılları için tekerrür uygulaması söz konusu değildir.
  • E)Vergi ziyaına sebebiyet vermekten dolayı adına ceza kesilenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde tekrar vergi ziyaı cezası kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanır.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmen gerekiyor. Soru, Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 339'daki "Tekerrür" (tekrar ceza kesilmesi) kurallarını sorguluyor.

Doğru cevap B şıkkıdır. Soruda "hangisi yanlıştır?" diye sorulduğu için, B şıkkındaki bilgi hatası doğru cevabımız olacaktır.

Gelin madde madde inceleyelim:

Neden B Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

B şıkkında, tekerrür durumunda ceza artış oranları yanlış verilmiştir. Kanun koyucu, tekerrür (tekrar ceza) durumunda cezanın artırılma oranlarını şöyle belirlemiştir:

  • Usulsüzlük Cezalarında: Ceza %100 artırılır (yani iki katı olur).
  • Vergi Ziyaı Cezalarında: Ceza %50 artırılır.

B şıkkı ise tam tersini söylemiş: "Usulsüzlükte %50, vergi ziyaında bir kat (yani %100) artırılır" demiştir. Bu ifade yanlıştır, bu yüzden sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir?

Diğer şıklar kanun maddesine uygun doğru bilgiler içerir, bu yüzden onları eleriz:

  • A Şıkkı (Doğru): Usulsüzlük cezası için tekerrür süresi 2 yıldır. Yani bir kişi usulsüzlük cezası yedikten sonra, ceza kesinleştiği yılın başından itibaren 2 yıl içinde tekrar usulsüzlük cezası alırsa, tekerrür uygulanır. Bu ifade doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru): Tekerrürün temel şartı, ikinci suçun ilk cezanın kesinleşmesinden SONRA işlenmesidir. Eğer ikinci suç ilk ceza kesinleşmeden önce işlenmişse tekerrür olmaz. Bu ifade doğrudur.
  • D Şıkkı (Doğru): Tekerrür kuralı sadece ceza kesilmesi durumunda uygulanır. Vergi ziyaı cezası, vergi aslının (ana borcun) ödenmemesinden kaynaklanır. Vergi aslı için tekerrür uygulanmaz, sadece ceza için uygulanır. Bu ifade doğrudur.
  • E Şıkkı (Doğru): Vergi ziyaı cezası için tekerrür süresi 5 yıldır. Yani bir kişi vergi ziyaı cezası yedikten sonra, 5 yıl içinde tekrar vergi ziyaı cezası alırsa tekerrür hükümleri devreye girer. Bu ifade doğrudur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu Madde 339'u ezberlemeniz veya çok iyi bilmeniz gerekir. Özellikle şu iki noktaya dikkat etmelisiniz:

  • Süre Farkı: Usulsüzlük için tekerrür süresi 2 yıl, Vergi Ziyaı için 5 yıldır.
  • Artış Oranı Farkı: Usulsüzlük cezası %100 (iki kat), Vergi Ziyaı cezası %50 artırılır.

Özetle: Sınavda "hangisi yanlıştır?" sorusunu gördüğünüzde, en çok karıştırılan oranları (%100 ve %50) ve süreleri (2 ve 5 yıl) kontrol etmelisiniz. B şıkkı bu oranları tersine çevirdiği için en belirgin hatadır.

Başarılar dilerim!

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz