2018/1 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2018/1 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2018/1 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi ticari kazancın vergilendirilmesinde safi kazancın tespit edilmesi için indirimi kabul edilen giderler arasında değildir?

  • A)Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler
  • B)İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar
  • C)İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatlar
  • D)Teşebbüs sahibinin kendisine işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar
  • E)İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.

Neden D Şıkkı Doğru Cevap?

Gelir Vergisi Kanunu'na göre, bir işletme sahibinin (şirket ortağı veya tek şahıs) kendi işletmesinden kendisine maaş, ücret, ikramiye veya komisyon ödemesi gider olarak kabul edilmez.

Bunu şöyle hayal edebiliriz: İşletme ve işletme sahibi aynı kişidir. İşletmenin kazancından kendisine para ödemek, sanki cebinden çıkıp cebine girmektir. Bu yüzden vergi kanunu, "işletme sahibinin kendisine ödediği paralar" gider yazılmasını yasaklar. Bu para, işletmenin kârı olarak kabul edilir ve üzerinden vergi ödenir. Yani, D şıkkında sayılan ödemeler (aylık, ücret, ikramiye vb.) giderlerden düşülemez.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (A, B, C ve E) ise gider olarak kabul edilen kalemlerdir. Yani bunlar ticari kazancın tespitinde düşülebilir:

  • A Şıkkı: İşletmenin çalışması ve devam etmesi için yapılan genel giderler (kira, fatura, elektrik vb.) elbette giderdir.
  • B Şıkkı: İşletmeye ait bina, arazi veya işle ilgili ödenen vergi ve harçlar (damga vergisi, belediye vergisi vb.) gider yazılabilir.
  • C Şıkkı: İşle ilgili olarak ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar (örneğin bir iş kazası tazminatı) gider kabul edilir.
  • E Şıkkı: İşverenlerin çalışanları adına ödediği bireysel emeklilik katkı payları, çalışanlar için giderdir ve işletme için de gider olarak kabul edilir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Ticari Kazancın Tespitinde İndirilecek Giderler" konusunu bilmek gerekir. Özellikle Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesindeki istisnaları ezberlemeniz gerekir.

Özetle Kural: İşletme sahibi, kendi işletmesinden kendisine hiçbir şekilde ücret veya maaş ödeyemez ve bunu gider gösteremez. Bu para, işletmenin kârıdır ve vergilendirilir.

Başarılar dilerim!

Soru 2 · 2018/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun mükellefi değildir?

  • A)Adi ortaklık
  • B)Limited şirket
  • C)Derneklere ait iktisadi işletme
  • D)Anonim şirket
  • E)Kooperatif
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK)'na göre "Kim vergi mükellefidir?" sorusunu soruyor.

Doğru cevap A) Adi ortaklık'tır. Gelin bunu adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "A" (Adi Ortaklık)?

Kanunun 1. maddesine bakalım. Kanun, kurumlar vergisini şirketler, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve benzeri tüzel kişilikler üzerinden alır.

Ancak Adi Ortaklık, tüzel kişiliği olmayan bir yapıdır. Yani kendi başına bir "şirket" veya "kurum" olarak görülmez. Adi ortaklık, ortakların kişisel mükellefiyetidir.

  • Kural: Adi ortaklık, kendi adına vergi mükellefiyeti doğurmaz. Bunun yerine, ortaklar (gerçek kişiler veya kurumlar) kendi paylarına düşen kazancı Gelir Vergisi veya Kurumlar Vergisi beyannamesi ile kendi adlarına beyan ederler.
  • Özetle: Adi ortaklık, KVK'ya göre mükellef değildir; vergi yükümlülüğü ortaklara aittir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların hepsi KVK'ya göre doğrudan mükellef kabul edilir. Yani bunlar kendi adlarına vergi ödemek zorundadır:

  • B) Limited Şirket: Ticari bir şirket türüdür ve KVK'ya göre mükelleftir.
  • C) Derneklere ait iktisadi işletme: Dernekler genel olarak vergi muafiyeti olsa da, derneğin kendi adına yaptığı ticari işlemler (iktisadi işletme) Kurumlar Vergisi'ne tabidir.
  • D) Anonim Şirket: En temel ticari şirket türüdür ve KVK'ya göre mükelleftir.
  • E) Kooperatif: Kooperatifler de KVK'ya göre mükellef statüsündedir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 1'i (Mükellefler) ve Adi Ortaklık ile İş Ortaklığı arasındaki farkı iyi bilmelisin.

  • İş Ortaklığı: Tüzel kişiliği yoktur ama KVK'ya göre mükellef kabul edilir (KVK Madde 1, fıkra 1).
  • Adi Ortaklık: Tüzel kişiliği yoktur ve KVK'ya göre mükellef değildir (Vergi ortaklara yansır).

Bu ayrımı (Adi Ortaklık vs. İş Ortaklığı) ezberlemek yerine mantığını kavramak, staj sınavında benzer soruları çözmeni kolaylaştıracaktır. Başarılar dilerim!

Soru 3 · 2018/1 · Vergi Hukuku

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi taşıtların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan (vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç) teşekkül eden değerdir?

  • A)Brüt satış fiyatı
  • B)Motorlu taşıtlar vergisi
  • C)Taşıt değeri
  • D)Net değer
  • E)Beyan
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C) Taşıt değeri'dir.

Neden C Şıkkı Doğru?

Bu sorunun temelinde 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu (MTVK) ve Katma Değer Vergisi (KDV) mevzuatının taşıt alım-satımındaki kesişimi yatar.

Kanun maddelerine ve vergi usulüne göre, bir taşıtın teslimi, ilk iktisabı (el değiştirmesi) veya ithalinde KDV matrahını (vergilenen değeri) belirleyen temel unsur "Taşıt Değeri"dir.

Burada dikkat etmen gereken en önemli detay şudur: Soruda parantez içinde "vade farkı ile hesaplanan özel tüketim vergisi hariç" ifadesi geçiyor. Bu ifade, KDV matrahını oluştururken sadece taşıtın kendisine ait olan ve kanunen kabul edilen değerin esas alındığını gösterir. Kanun koyucu, taşıtın KDV matrahını belirlerken kullandığı tanıma "Taşıt Değeri" adını vermiştir. Yani, KDV matrahını oluşturan unsurların toplamı, kanun dilinde "Taşıt Değeri" olarak tanımlanır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) Brüt satış fiyatı: Bu, ticari bir işlemin genelinde kullanılan bir terimdir. Ancak taşıt vergisi ve KDV mevzuatında, taşıtın KDV matrahını belirlemek için kullanılan özel ve teknik tanımlama "Brüt satış fiyatı" değil, "Taşıt Değeri"dir. Brüt satış fiyatı, taşıt değerine eklenmiş olan bazı vergi ve ücretleri içerebilir veya kanunun tanımladığı "taşıt değeri" kavramıyla birebir örtüşmeyebilir.
  • B) Motorlu taşıtlar vergisi: Bu, taşıtın sahibine yıllık olarak ödenen bir vergidir. KDV matrahını oluşturan bir unsur değildir. KDV matrahı, taşıtın alım bedelidir; motorlu taşıtlar vergisi ise bu bedel üzerinden hesaplanan ayrı bir vergidir.
  • D) Net değer: Muhasebe ve bilanço dünyasında kullanılan bir terimdir (Varlıklar - Yükümlülükler). Vergi kanunlarında KDV matrahını belirlemek için kullanılan teknik bir terim değildir.
  • E) Beyan: Bu bir fiil veya işlem adıdır (beyan etmek), bir değer veya matrah unsuru değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na ve KDV Kanunu'nun taşıtların iktisabı ve teslimi ile ilgili özel hükümlerine hakim olman gerekir.

Özellikle şunu ezberlemelisin: Taşıtların KDV matrahını belirlerken kanun koyucu, bu değere "Taşıt Değeri" adını vermiştir. Sınavlarda "matrahı oluşturan unsurlar" veya "teşekkül eden değer" gibi ifadeler geçtiğinde, taşıt vergisi mevzuatı söz konusuysa cevap genellikle "Taşıt Değeri" olacaktır.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2018/1 · Vergi Hukuku

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi istisna kapsamına girmez?

  • A)İktisadi işletmelere dâhil bulunan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri
  • B)Deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler
  • C)Serbest bölgelerde verilen hizmetler
  • D)Banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işler
  • E)Basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler
Çözümü göster — doğru cevap A

SMMM stajı için hazırladığın bu soruyu senin için adım adım, sanki bir ders anlatıyormuşuz gibi açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Öncelikle sorunun mantığını anlamak için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun temel bir kuralını hatırlayalım: KDV Kanunu'nda "İstisnalar" bölümü, vergi ödenmemesi gereken özel durumları listeler. Soru bize bu listede olmayan durumu soruyor.

Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?

A) İktisadi işletmelere dâhil bulunan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri

Bu şık, KDV Kanunu'na göre istisna dışındadır, yani vergilendirilir. İşte nedeni: Kanun'un 17. maddesindeki istisnalar listesinde, "gayrimenkul kiralama" işlemlerinin istisna sayılması için o gayrimenkulün ticari bir işletmeye dahil olmaması gerekir. Eğer bir gayrimenkul, bir iktisadi işletmenin (örneğin bir otel, bir fabrika veya bir ticari iş yeri) içindeyse ve işletmenin faaliyetine hizmet ediyorsa, bu gayrimenkulün kiralanması KDV'ye tabidir. Yani vergi ödenmesi gerekir.

Soruda "istisna kapsamına girmez" dendiği için, vergi ödenen bu durum doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar (B, C, D ve E), KDV Kanunu'na göre istisna kapsamına giren işlemlerdir. Yani bu işlemler için KDV ödenmez.

  • B Şıkkı (Deniz ve hava taşıma araçları): Liman ve hava meydanlarında bu araçlar için yapılan hizmetler (örneğin gemi liman ücretleri, uçuş kontrol hizmetleri) KDV'den istisnadır.
  • C Şıkkı (Serbest bölgeler): Serbest bölgelerde verilen hizmetler, Kanun'un 17. maddesi gereği KDV'den istisnadır.
  • D Şıkkı (Banka ve sigorta işlemleri): Banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kapsamına giren işlemler, KDV'den de istisnadır. Bu, finans sektörüne özel bir muafiyettir.
  • E Şıkkı (Basit usul mükellefleri): Basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler, KDV Kanunu'na göre istisna kapsamındadır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için KDV Kanunu Madde 17 (İstisnalar) konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Gayrimenkul kiralama işlemlerinde "işletmeye dahil olma" durumunun vergilendirme üzerindeki etkisini.
  • Hangi işlemlerin kanunen KDV'den muaf olduğunu (istisna olduğunu) ezberlemiş olmanı.

Özetle: Gayrimenkul kiralama işlemleri, o gayrimenkul bir ticari işletmenin içindeyse vergilendirilir (istisna değildir). Bu yüzden A şıkkı doğru cevaptır. Başarılar dilerim!

Soru 5 · 2018/1 · Vergi Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi kamu alacakları için oluşturulan güvence önlemlerinden biri değildir?

  • A)İhtiyati haciz
  • B)Ödeme emri
  • C)Tasarrufun iptali
  • D)Rüçhan hakkı
  • E)İhtiyati tahakkuk
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, Vergi Usul Kanunu (VUK) ve İcra ve İflas Kanunu'ndaki kamu alacaklarını tahsil etme yöntemlerini sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim.

1. Doğru Cevap Neden "B" (Ödeme Emri)?

Sorunun doğru cevabı B) Ödeme Emri'dir.

Neden? Buradaki en kritik ayrım şudur: "Güvence Önlemi" mi yoksa "Tahsil Yöntemi" mi?

  • Güvence Önlemi: Devletin, vergi borcunun ödenmemesi durumunda alacağını kaybetmemesi için borçlunun mal varlığı üzerinde önlem almasıdır. Yani borçlunun malını satmadan önce, o malı elinden alıp devletin kontrolüne almak veya borçlunun başka bir yere mal satmasını engellemektir.
  • Ödeme Emri: Bu bir tahsil yöntemidir. Borçlu borcunu ödemeyince, devlet borçluya "Borçunu öde" diye resmi bir emir gönderir. Bu bir önlem değil, borcun tahsil edilmesini sağlayan bir işlemdir.

Kısacası; İhtiyati Haciz, Tasarrufun İptali ve Rüçhan hakkı gibi işlemler, borcun tahsil edilmesinden önce alınan önlemlerdir. Ancak Ödeme Emri, borcun tahsil edilmesinde kullanılan bir yöntemdir, dolayısıyla bir "güvence önlemi" değildir.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış (Doğru Cevap Değil)?

Diğer şıkların neden "güvence önlemi" olduğunu kısaca açıklayalım:

  • A) İhtiyati Haciz: Borçlunun malını satıp kaçmasını veya başka bir yere devretmesini engellemek için alınan önlemdir. (Doğru bir güvence önlemidir, bu yüzden cevap olamaz).
  • C) Tasarrufun İptali: Borçlu, borcunu ödememek için malını başkasına satmış veya bağışlamışsa, devlet bu işlemin geçersiz sayılmasını isteyebilir. Bu da bir güvence önlemidir.
  • D) Rüçhan Hakkı: Vergi borcu olan bir mal satıldığında, devletin o malın satış bedelinden önce alacağını tahsil etme önceliğidir. Bu da bir güvence mekanizmasıdır.
  • E) İhtiyati Tahakkuk: Borçlunun borcunu ödememesi durumunda, vergi dairesinin borçlunun mal varlığı üzerinde tahakkuk (borç kaydı) yapmasını engelleyici veya borçlunun malını korumaya alan bir önlemdir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK)'nun 4. Bölümü olan "Kamu Alacaklarının Tahsili" konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunlara dikkat etmelisin:

  • Güvence Önlemleri nelerdir? (İhtiyati Haciz, İhtiyati Tahakkuk, Tasarrufun İptali, Rüçhan Hakkı vb.)
  • Tahsil Yöntemleri nelerdir? (Ödeme Emri, İcra Takibi vb.)
  • Bu iki kavram arasındaki farkı ayırt edebilmelisin. Sınavlarda genellikle "güvence önlemi" ile "tahsil yöntemi"ni karıştıran sorular gelir.

Özetle: Soru sana "Hangisi bir önlem değildir?" diye soruyor. "Ödeme Emri" bir önlem değil, borcu tahsil etme yoludur. Bu yüzden doğru cevap B şıkkıdır.

Başarılar dilerim!

Soru 6 · 2018/1 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre, 2017 yılı Aralık ayında satın aldığı binek otomobili için kıst amortisman uygulamak yerine yıllık olarak hesaplanan amortismanın tamamını 2017 yılı kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alan bir inşaat şirketinde, bu durumun izleyen yıllarda yapılan bir vergi incelemesinde ortaya çıkması durumunda yapılacak olan tarhiyatın türü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)İdarece tarhiyat
  • B)Düzeltme yoluyla tarhiyat
  • C)Beyana dayanan tarhiyat
  • D)Re’sen tarhiyat
  • E)İkmalen tarhiyat
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM staja giriş sınavının en önemli ve sıkça sorulan konularından biri olan "Amortisman Hesaplamaları" ve "Tarhiyat Türleri"ni birleştiren bir sorudur. Soruyu senin için adım adım, sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi açıklayalım.

1. Neden Doğru Cevap "E" (İkmalen Tarhiyat)?

Öncelikle olayı basitleştirelim:

  • Olay: Bir inşaat şirketi, 2017 Aralık ayında aldığı aracı için vergi kanununa göre "kıst amortisman" (aylık bazda) hesaplaması gerekirken, bunu yapmamış ve yıllık amortismanın tamamını 2017 yılında gider göstermiş.
  • Sonuç: Şirket, 2017 yılında fazla gider göstererek vergi matrahını (kârını) küçültmüş ve dolayısıyla daha az vergi ödemiş. Bu bir eksik beyan durumudur.
  • İnceleme: Vergi incelemesi yapıldığında bu hata ortaya çıkıyor.

Buradaki Kural Nedir? Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre, mükellef kendi beyanında bir hata yapmışsa veya eksik beyanda bulunmuşsa, vergi dairesi bu hatayı düzeltmek için "İkmalen Tarhiyat" yapar.

  • İkmalen Tarhiyat: Mükellefin kendi beyanında eksiklik veya hata olması durumunda, vergi dairesinin bu hatayı tespit edip eksik kalan vergiyi tahsil etmesidir.
  • Neden bu durumda? Şirket kendi beyanında "yıllık amortisman" yazmış, oysa kanun "kıst amortisman" istiyor. Şirket kendi beyanını düzeltmemiş, vergi dairesi incelemesinde bunu bulmuş. Bu yüzden vergi dairesi, eksik ödenen vergiyi ikmalen tahsil eder.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkları neden eliyoruz, kısaca bakalım:

  • A) İdarece Tarhiyat: Bu, mükellef hiç beyanname vermemişse veya beyanname vermediği halde vergi dairesi vergiyi kendisi hesaplayıp tahsil ederse uygulanır. Burada şirket beyanname vermiş, sadece içeriğinde hata var. Bu yüzden bu şık yanlıştır.
  • B) Düzeltme Yoluyla Tarhiyat: Bu, mükellef beyannamesini verip, daha sonra kendi isteğiyle veya vergi dairesinin uyarısıyla beyannamesini düzeltip eksik vergiyi öderse uygulanır. Soruda "inceleme sonucu ortaya çıkması" deniyor, yani mükellef kendi isteğiyle düzeltme yapmamış. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.
  • C) Beyana Dayanan Tarhiyat: Bu, mükellefin beyannamesini doğru ve eksiksiz vermesi durumunda, vergi dairesinin beyana göre tarhiyat yapmasıdır. Burada beyan hatalı olduğu için bu şık uygulanamaz.
  • D) Re'sen Tarhiyat: Bu, mükellef hiç beyanname vermemişse veya beyanname süresi içinde vermemişse, vergi dairesinin kendi inisiyatifiyle vergiyi hesaplayıp tahsil etmesidir. Soruda şirket beyanname vermiş, sadece amortisman hesabı yanlış yapılmış. Bu yüzden bu şık da yanlıştır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmen gerekir:

  • Amortisman Hesaplamaları (Kıst Amortisman):
  • Bir yıl içinde satın alınan veya devralınan kıymetler için, o yılın tamamı için değil, elde bulundurulduğu süre (ay sayısı) oranında amortisman hesaplanır.
  • Aralık ayında alınan bir aracı için 12 aylık amortisman değil, sadece 1 aylık amortisman gider yazılabilir. Şirketin bunu yapmaması "eksik beyan" yaratır.
  • Tarhiyat Türleri (VUK Md. 109 ve 110):
  • İkmalen Tarhiyat: Mükellef beyan vermiş ama eksik/hatalı vermişse (En sık sorulan durum budur).
  • Re'sen Tarhiyat: Mükellef hiç beyan vermemişse.
  • İdarece Tarhiyat: Mükellef beyan vermemişse ve vergi dairesi vergiyi kendisi hesaplayıp tahsil ederse.

Özetle: Şirket kendi beyanında hata yapmış, vergi dairesi incelemesinde bunu bulmuş. Bu durumda vergi dairesi, eksik kalan vergiyi İkmalen Tarhiyat ile tahsil eder.

Doğru cevap: **

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz