2019/2 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2019/2 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 5 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2019/2 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda “Bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değer” biçiminde tanımlanan değerleme ölçüsü aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Tasarruf değeri
  • B)Maliyet bedeli
  • C)Rayiç bedel
  • D)Vergi değeri
  • E)İtibari değer
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu SMMM stajına hazırlanan bir öğrenci gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı A) Tasarruf değeri'dir.

Gelin, nedenini ve diğer şıkların neden uymadığını adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "Tasarruf Değeri"?

Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 297'ye göre, bir iktisadi kıymetin (örneğin bir bina, makine veya hisse senedi) değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değerne Tasarruf Değeri denir.

Bunu şöyle basitleştirebiliriz:

  • Sahibi için değer: Bu, o malı elinde tutan kişi için ne kadar değerli olduğu anlamına gelir.
  • Gerçek değer: Piyasada başkasına satmak için istenecek fiyat değil, sahibinin o malı kullanmaktan veya elinde tutmaktan elde edeceği faydadır.

Örneğin; bir işyeri sahibinin kullandığı ve işini yürütmek için vazgeçemediği özel bir makineyi düşünelim. Bu makineyi piyasada satmak istese belki çok ucuza satmak zorunda kalabilir (çünkü başka kimse almaz veya çok eski). Ancak o işyeri sahibi için bu makine, işini yapmaya devam etmesini sağladığı için "gerçek değeri" yüksektir. İşte VUK'un tanımladığı bu "sahibi için arz ettiği gerçek değer", Tasarruf Değeri'dir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu tanıma uymadığını kısaca açıklayalım:

  • B) Maliyet Bedeli: Bu, malın ne kadar pahalıya alındığıdır. Soruda "sahibi için arz ettiği değer" deniyor, "ne kadarına alındığı" değil. Maliyet bedeli geçmişe dönük bir rakamdır, tasarruf değeri ise gelecekteki faydaya odaklanır.
  • C) Rayiç Bedel: Bu, malın piyasa değeridir. Yani o malı bir başkasına satmak isteseniz, piyasada alıcı bulabileceğiniz fiyattır. Soruda "sahibi için" ifadesi geçtiği için, başkasına satılacak piyasa fiyatı (Rayiç Bedel) değil, sahibinin kendi kullanımı için olan değeri (Tasarruf Değeri) kastedilmiştir.
  • D) Vergi Değeri: Bu, vergi dairesinin malın değerini belirlemek için kullandığı ve vergi matrahını oluşturmak için hesapladığı değerdir. Genellikle rayiç bedel veya maliyet bedeli üzerinden hesaplanır, ancak VUK'un "sahibi için arz ettiği gerçek değer" tanımının kendisi değildir.
  • E) İtibari Değer: Bu, genellikle hisse senetleri veya sermaye taahhütlerinde kullanılan, kağıt üzerindeki nominal değerdir. Gerçek piyasa veya sahibin faydası ile doğrudan bir ilgisi yoktur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 297'yi ve Değerleme Ölçütleri konusunu iyi bilmek gerekir.

Özellikle şunları ezberlemelisiniz:

  • Tasarruf Değeri: Sahibi için arz ettiği gerçek değer.
  • Rayiç Bedel: Piyasa değeri (Başkasına satılacak fiyat).
  • Maliyet Bedeli: Alış bedeli.

Özetle: Soruda "sahibi için" ve "gerçek değer" kelimeleri geçtiği an aklına hemen Tasarruf Değeri gelmelidir.

Doğru Cevap: A) Tasarruf değeri

Soru 2 · 2019/2 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi serbest meslek kazancı sayılmaz?

  • A)Tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler
  • B)Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar
  • C)Kollektif şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar
  • D)Adi komandit şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar
  • E)Adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap B?

Gelir Vergisi Kanunu (GVK) Madde 64'te serbest meslek kazancının tanımı yapılır. Bu tanıma göre, serbest meslek kazancı; mesleki ve iktisadi nitelikte olan ve şahsi bir faaliyet sonucu elde edilen kazançlardır.

Buradaki en kritik kelime "şahsi"dir. Yani bu işi yapan kişi, kendi mesleki ehliyetini ve emeğini doğrudan ortaya koymalıdır.

  • Diş protezci olan bir kişi, aslında bir imalatçı (üretici) konumundadır. Diş protezi yapmak için bir atölye kurar, işçi çalıştırabilir, hammadde alır ve ürün üretir. Bu faaliyet, "mesleki ve iktisadi nitelikte" olsa da, doğrudan bir ticari faaliyet (imalat ve ticaret) olarak değerlendirilir.
  • Dolayısıyla diş protezinden elde edilen kazanç, Gelir Vergisi Kanunu'na göre "Serbest Meslek Kazancı" değil, "Ticari Kazanç" olarak vergilendirilir. Bu yüzden B şıkkı serbest meslek kazancı sayılmaz ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden serbest meslek kazancı sayıldığını kısaca inceleyelim:

  • A) Hakemlik: Hakemlik, mesleki bir yetenek ve ehliyet gerektiren, şahsi bir hizmettir. Kanun maddesinde açıkça serbest meslek kazancı arasında sayılmıştır.
  • C, D ve E) Şirketler: Soruda geçen "Kollektif", "Adi Komandit" ve "Adi" şirketler, serbest meslek erbabı olan ortakların kurduğu şirketlerdir. Bu şirketler, ortakların şahsi mesleki faaliyetlerini bir araya getirerek yürütürler. Kanun, bu şirketlerin elde ettiği kazancı da serbest meslek kazancı olarak kabul eder. (Not: Anonim şirketler ve Limited şirketler serbest meslek kazancı elde edemez, ticari kazanç sayılır; ancak sorudaki şirket türleri serbest meslek kazancı sayılır).

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu Madde 64'ü (Serbest Meslek Kazancının Tanımı) ve Madde 70'i (Serbest Meslek Kazancının Kapsamı) iyi bilmelisin.

Özellikle şunu ezberlemelisin: "Mesleki ve iktisadi nitelikte olan" ifadesi, sadece doktor, avukat, mühendis gibi meslekleri değil, aynı zamanda diş protezci gibi meslekleri de kapsar, ancak diş protezci imalatçı olduğu için kazancı Ticari Kazançtır. Bu ayrım, SMMM stajı sınavlarında en çok karıştırılan ve sorulan konulardan biridir.

Özetle:

  • Doğru Cevap: B (Diş protezci ticari kazanç elde eder).
  • Kural: Serbest meslek kazancı "şahsi" olmalı; diş protezci ise "imalatçı" olduğu için ticari kazanç sayılır.

Soru 3 · 2019/2 · Vergi Hukuku

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bir kâğıtta birbirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınır.
  • B)Vergi cezası alınması gereken kâğıtların hamilleri tarafından terk edilmesi bu cezanın alınmasına manidir.
  • C)Bir kâğıdın tabi olacağı verginin tayini için o kâğıdın mahiyetine bakılır ve buna göre tabloda yazılı vergisi bulunur.
  • D)Vergi Usul Kanunu'nun Damga Resmine ilişkin hükümleri Damga Vergisi hakkında da uygulanır.
  • E)Mukavelenamelerin müddetinin uzatılması hâlinde aynı miktar veya nispette vergi alınır.
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun temel işleyişini ve istisnalarını sorguluyor. Doğru cevap B şıkkıdır, çünkü bu ifade kanuna aykırıdır ve "yanlış olan"ı soran soruda doğru cevaptır.

Gelin maddeleri tek tek inceleyelim:

Neden B Şıkkı Doğru Cevap (Yani Neden Yanlış Bir İfade)?

B) "Vergi cezası alınması gereken kâğıtların hamilleri tarafından terk edilmesi bu cezanın alınmasına manidir."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun doğru cevabıdır. Kanun koyucu, vergi kağıtlarının (örneğin sözleşmelerin) terk edilmesinin veya yok edilmesinin, vergi ödenmemişse veya ceza uygulanması gereken bir durum varsa, bu durumu ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir.

  • Mantığı: Eğer bir kağıt üzerinde vergi ödenmemişse veya ceza uygulanması gereken bir durum varsa, o kağıdı imzalayan kişi veya hamili "ben bunu attım, terk ettim" diyerek vergi dairesinden kaçamaz. Vergi dairesi, kağıt yok edilse bile vergi ve ceza tahsilatı yapmaya devam edebilir. Yani, kağıdın terk edilmesi ceza alınmasını engellemez. Bu şıktaki "manidir" (engel olur) kelimesi kanuna aykırıdır.

Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Neden Cevap Değil)?

Diğer şıklar kanun hükümlerine uygundur, dolayısıyla "yanlış olan" soruda bunlar elenir:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Kanun, bir kağıtta birden fazla işlem varsa, bunlar birbirinden tamamen ayrıysa, her birinden ayrı ayrı vergi alınacağını söyler. Örneğin, bir kağıda hem kira sözleşmesi hem de borç senedi yazılmışsa ve bunlar birbirinden bağımsızsa, ikisinden de vergi alınır. Bu kural doğrudur.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Bir kağıdın hangi vergiye tabi olduğunu belirlerken, kağıdın mahiyetine (içeriğine/ne işe yaradığına) bakılır. Örneğin, bir senet ise senet vergisi, bir sözleşme ise sözleşme vergisi uygulanır. Bu temel bir kuraldır.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Damga Vergisi Kanunu'nda eksiklikler varsa, Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) Damga Resmine ait hükümleri uygulanır. Bu, kanunlar arası uyumu sağlayan standart bir maddedir.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Bir sözleşmenin süresinin uzatılması durumunda, vergi miktarı veya oranı değişmez. Yani, sözleşme 1 yıl uzatılsa bile, başlangıçta ödenen vergi miktarı veya oranı aynı kalır. Bu da kanuna uygundur.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun şu maddelerini iyi bilmelisin:

  • Birden fazla işlemin vergilendirilmesi (Kağıt üzerindeki ayrı işlemler).
  • Vergi ve ceza tahsilatı ile ilgili genel hükümler (Kağıdın yok edilmesi veya terk edilmesinin vergi yükümlülüğüne etkisi).
  • Vergi Usul Kanunu'nun Damga Vergisi'ne uygulanabilirliği.

Özetle: Sınavda "yanlış olan hangisidir?" sorusunu gördüğünde, kanunların "ceza ödenmez", "vergi alınmaz" gibi istisnai durumları genellikle kapsam dışı bırakır. Kağıdı atmak, vergi borcunu silmez. Bu mantıkla B şıkkının kanuna aykırı olduğunu fark edersin.

Başarılar dilerim!

Soru 4 · 2019/2 · Vergi Hukuku

492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişiler ödemekle mükelleftir.
  • B)Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlem yapılmaz.
  • C)Gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumludurlar.
  • D)Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde harçlar, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tahsil olunur.
  • E)Herhangi bir istek olmaksızın re'sen yapılacak işlemlere ait harçlar, kanunda aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.
Çözümü göster — doğru cevap D

SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nu ve harçların tahsil edilme usulünü sorguluyor.

Hadi gel, soruyu adım adım çözelim ve neden D şıkkının doğru cevap (yani yanlış olan ifade) olduğunu açıklayalım.

1. Neden D Şıkkı Doğru Cevaptır? (Yani Neden Bu İfade Yanlıştır?)

Soruda "Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?" diye sorulduğu için, yanlış olan ifadeyi bulmamız gerekiyor.

D şıkkı şunu diyor: "Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde harçlar, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tahsil olunur."

Bu ifade YANLIŞTIR ve bu yüzden doğru cevaptır. Neden mi? Çünkü Harçlar Kanunu'na göre harçların tahsil yeri, mükellefin bağlı olduğu Gelir veya Kurumlar Vergisi Dairesi değil, Harçların tahsil edildiği yerdir.

  • Kural: Harçlar, genellikle vergi dairesi tarafından tahsil edilmez. Harçlar, maliye müdürlükleri veya vergi dairesi değil, harçların tahsil edildiği yerdeki vergi dairesi tarafından tahsil edilir. Daha basit bir ifadeyle; harçlar, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi yerine, işlemin yapıldığı yerdeki veya harcın tahsil edildiği yerdeki vergi dairesi tarafından tahsil edilir.
  • Özetle: Harçlar, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından değil, işlemin yapıldığı yerdeki vergi dairesi tarafından tahsil edilir. Bu nedenle D şıkkındaki "mükelleflerin bağlı olduğu vergi dairesi" ifadesi hatalıdır.

2. Diğer Şıklar Neden Doğru (Yani Yanlış Cevap Değildir)?

Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca görelim, böylece onları elleyip atabiliriz:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Genel kural olarak harçları, davayı açan veya harca konu olan işlemi isteyen kişi öder. Bu kanunun temel ilkesidir, dolayısıyla bu ifade doğrudur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Harçlar, kanunda aksi belirtilmedikçe peşin olarak ödenir. Ödenmeden işlem yapılamaz. Bu da doğru bir ifadedir.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Eğer memur gerekli harçları almadan işlem yaparsa, hem mükellef hem de o memur müteselsilen (birlikte) sorumludur. Bu ifade de kanuna uygundur.
  • E Şıkkı (Doğru İfade): Re'sen (resmi olarak, bir istek olmadan) yapılan işlemlerde harç, işlemden lehine olan kişiden alınır. Bu da doğru bir kuraldır.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Tahsil Usulü ve Tahsil Yeri konusunu iyi bilmelisin.

  • Öğrenmen Gereken Kural: Harçlar, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından değil, işlemin yapıldığı yerdeki vergi dairesi tarafından tahsil edilir. (Kanunda aksi belirtilmedikçe).

Sonuç: D şıkkı, harçların tahsil yerini yanlış tanımladığı için yanlış ifadedir ve sorunun doğru cevabıdır.

Başarılar dilerim! Bu tür detaylı kanun maddelerini ezberlemek yerine mantığını kavramak sınavda çok işine yarayacaktır.

Soru 5 · 2019/2 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun hangi gelir unsuru hakkındaki hükümleri uygulanır?

  • A)Ücretler
  • B)Gayrimenkul sermaye iradı
  • C)Menkul sermaye iradı
  • D)Serbest meslek kazançları
  • E)Ticari kazanç
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku dünyasında en temel ve en sık sorulan konulardan birine dokunuyor. Soruyu bir öğrenciye anlatır gibi, adım adım ve basit bir dille açıklayalım.

🎯 Doğru Cevap Neden E (Ticari Kazanç)?

Öncelikle sorunun mantığını anlamamız gerekiyor. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK), şirketlerin (kurumların) kazancını nasıl hesaplayacağını anlatır. Ancak, şirketler ticari faaliyet gösterirler. Bu yüzden KVK, ticari kazancın nasıl bulunacağını belirlerken, bireylerin ticari kazancını nasıl hesapladığını anlatan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na (GVK) atıf yapar.

Kısaca şunu söyleyebiliriz:

  • GVK'nın 1. Maddesi: "Ticari kazanç", ticari faaliyetlerden elde edilen kazancı ifade eder.
  • KVK'nın 1. Maddesi: "Kurum kazancı", ticari faaliyetlerden elde edilen kazancı ifade eder.

Yani, bir şirketin (kurumun) kazancını bulurken, bireylerin ticari kazancını bulma yöntemlerini (gelirler, giderler, amortismanlar vb.) aynen uygularız. Bu nedenle KVK, ticari kazancın tespitinde GVK'nın ticari kazanç hükümlerini kullanır.

Özetle: Kurumlar vergisi, ticari faaliyet gösterenler için ödenen bir vergidir. Bu yüzden ticari kazancın hesaplanma kuralları (GVK'daki ticari kazanç maddesi) doğrudan uygulanır.

❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elendiğini kısaca inceleyelim:

  • A) Ücretler: Bu, bir işverenin çalışanlarına ödediği parayı ifade eder. Kurumlar vergisi, şirketin kendi kazancını hesaplar, çalışanlara ödediği ücretleri ise gider olarak düşer. Ücretler, kurumun kazancını belirleyen ana kural değildir.
  • B) Gayrimenkul sermaye iradı: Bu, kira gelirleridir. Bir şirketin ana faaliyeti kira çıkarmak değilse, bu gelirler ticari kazancın bir parçası olabilir ama KVK'nın temel dayanağı değildir.
  • C) Menkul sermaye iradı: Bu, faiz, temettü gibi menkul sermaye gelirleridir. Yine ticari kazancın bir parçası olabilir ancak KVK'nın temel dayandığı kural değildir.
  • D) Serbest meslek kazançları: Bu, doktorlar, avukatlar, mimarlar gibi meslek sahiplerinin kazancıdır. Kurumlar vergisi, şirketler için ödenir; serbest meslek erbabı ise genellikle Gelir Vergisi mükellefidir. KVK, serbest meslek kazançları hükümlerini değil, ticari kazanç hükümlerini uygular.

📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için şu iki temel konuyu iyi bilmelisiniz:

  • 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1. Maddesi: Bu madde, kurum kazancının nasıl tespit edileceğini ve hangi kanun hükümlerinin uygulanacağını açıkça belirtir.
  • 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 1. Maddesi: Bu madde, ticari kazancın tanımını ve hangi gelir unsurlarının ticari kazanç sayıldığını açıklar.

Kural: Kurumlar vergisi mükellefleri (şirketler), ticari kazançlarını hesaplarırken, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki "Ticari Kazanç" hükümlerini birebir uygularlar.

Başarılar dilerim! Bu temel kuralı ezberlemek, ileri vergi konularını anlamanın anahtarıdır.

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz