Soru 1 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
B A.Ş., sermayesini 40.000 ₺ artırmak için nominal değeri 1 ₺ olan 40.000 adet hisse senedini 2 ₺ ihraç bedeliyle banka aracılığıyla satmıştır. Banka 1.000 ₺ komisyon tutarını kestikten sonra kalan tutarı işletmenin bankadaki hesabına yatırmıştır. Buna göre, hisse senetlerinin satışına ilişkin işletmenin yapması gereken kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 102 BANKALAR 79.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 1.000
Alacak: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 40.000
Alacak: 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ 40.000
- B)Borç: 102 BANKALAR 79.000
Alacak: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 40.000
Alacak: 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ 39.000
- C)Borç: 102 BANKALAR 39.000
Borç: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 40.000
Alacak: 500 SERMAYE 40.000
Alacak: 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ 39.000
- D)Borç: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 40.000
Alacak: 500 SERMAYE 40.000
- E)Borç: 102 BANKALAR 39.000
Alacak: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 39.000
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sorunun mantığını kavradığında benzer soruları çözmek çok kolaylaşacak.
1. Neden Doğru Cevap B'dir?
Öncelikle olayı senaryolaştıralım: Şirket, elindeki hisse senetlerini 2 TL'den satıyor. Ancak bu satışta bir banka komisyonu kesiliyor. Muhasebe kaydı, şirketin gerçekten eline geçen parayı ve hisse senetlerinin değerini yansıtmalıdır.
Gelin rakamları birlikte hesaplayalım:
- Toplam Satış Geliri:
- 40.000 adet hisse x 2 TL (İhraç bedeli) = 80.000 TL tutarında para banka hesabına girmesi gerekiyordu.
- Banka Komisyonu:
- Banka, bu işlemden 1.000 TL komisyon kesmiş.
- Şirketin Hesabına Yatan Gerçek Para (Borç Tarafı):
- 80.000 TL (Toplam) - 1.000 TL (Komisyon) = 79.000 TL.
- Bu yüzden 102 BANKALAR hesabına 79.000 TL borç yazılır. (Bu, A ve B şıkkında doğru verilmiştir).
- Hisse Senetlerinin Değeri (Nominal Değer):
- Soruda "nominal değeri 1 TL olan 40.000 adet hisse" deniyor.
- 40.000 x 1 TL = 40.000 TL.
- Bu tutar 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE hesabına 40.000 TL alacak yazılır.
- İhraç Primi Hesabı (Fark):
- Şirket hisseyi 2 TL'ye satmış, nominal değeri 1 TL. Aradaki 1 TL fark "İhraç Primi"dir.
- Ancak banka komisyonu (1.000 TL) bu primden düşülür.
- Hesaplayalım: (40.000 hisse x 1 TL fark) - 1.000 TL komisyon = 39.000 TL.
- Bu tutar 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ hesabına 39.000 TL alacak yazılır.
Özetle Kayıt:
- Borç: 102 BANKALAR 79.000 (Bankaya yatan net para)
- Alacak: 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE 40.000 (Hissenin nominal değeri)
- Alacak: 520 İHRAÇ PRİMLERİ 39.000 (Farktan komisyon düşüldükten sonra kalan)
Bu mantık B şıkkını oluşturur.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A Şıkkı: Burada "780 Finansman Giderleri" hesabı açılmış. Bu yanlıştır. Hisse senedi satışı sırasında ödenen banka komisyonu, doğrudan İhraç Primi hesabından düşülür. Gider hesabına yazılmaz.
- C Şıkkı: Burada "500 SERMAYE" hesabı kullanılmış. Bu yanlıştır. Henüz hisse senetleri tam olarak ödenmediği ve banka hesabına yatan para da tam nominal değer değilse, 501 ÖDENMEMİŞ SERMAYE hesabı kullanılır. Ayrıca hesabın tutarları tutmuyor.
- D Şıkkı: Bu kayıt sadece hisse senetlerinin nominal değerini gösterir. Bankaya yatan parayı ve komisyonu hiç dikkate almamıştır. Eksik bir kayıttır.
- E Şıkkı: Burada sadece bankaya yatan para ve ödenmemiş sermaye yazılmış. Aradaki İhraç Primi hesabı eksik bırakılmış. Bu da kaydı tutarsız kılar.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için "Ödenmemiş Sermaye" ve "Hisse Senetleri İhraç Primi" konularını iyi bilmelisin.
Unutma şu kuralı: Hisse senetleri satılırken, banka komisyonu veya aracı kurum ücreti varsa, bu ücret İhraç Primi hesabından düşülür. Yani; (Satış Tutarı - Komisyon) = Bankaya Yatan Para (Nominal Değer + (Satış Farkı - Komisyon)) = İhraç Primi
Başarılar dilerim!
Soru 2 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletme, pazarlama faaliyetlerini yürütmek amacıyla bir bina kiralamış ve bina sahibine 8.000 ₺ tutarındaki depozitoyu peşin ödemiştir. İşletme, kira süresi sonunda binadan çıkmış, bina sahibi tarafından depozitonun 5.000 ₺’si bir aylık kira bedeli karşılığında, 1.000 ₺’si ise binaya verilen hasar karşılığında kesilmiş, kalan tutar işletmeye nakden iade edilmiştir. Buna göre, depozito iadesiyle ilgili işletmenin yapacağı kayıt için aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabı 6.000 ₺ borçlandırılır.
- B)Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri hesabı 5.000 ₺ alacaklandırılır.
- C)Verilen Depozito ve Teminatlar hesabı 8.000 ₺ alacaklandırılır.
- D)Verilen Depozito ve Teminatlar hesabı 6.000 ₺ alacaklandırılır.
- E)Verilen Depozito ve Teminatlar hesabı 2.000 ₺ alacaklandırılır.
Çözümü göster — doğru cevap C
000 ₺ depozito verdiğinde "Verilen Depozito ve Teminatlar" hesabını borçlandırdığını ve bu hesabın işletmenin bir alacağı (varlığı) olduğunu hatırlaman gerekir. İşletme binadan ayrılırken, depozitonun tamamı (8.000 ₺) artık geri alınmayacak veya kısmen kesileceği için, işletme bu alacağını tamamen kapatmak zorundadır; bu nedenle "Verilen Depozito ve Teminatlar" hesabının tamamı olan 8.000 ₺ tutarında alacak kaydı yapılmalıdır. Kesilen 5.000 ₺ kira bedeli "Kira Giderleri"ne, 1.000 ₺ hasar bedeli ise "Diğer Olağandışı Giderler"e borçlanırken, kalan 2.000 ₺ nakit olarak işletmeye iade edildiğinde "Kasa" hesabı alacaklandırılır. Diğer şıklara bakarsak; A şıkkı sadece hasar kısmını kapsadığı için eksik, B şıkkı gider hesabının alacaklanamayacağını (giderler borçlanır) ve yanlış hesap türünü gösterdiği için hatalıdır, D ve E şıkları ise depozito hesabının sadece kesilen veya kalan kısmını alacaklamaya çalıştığı için, tüm alacağın kapatılması gerektiği kuralına aykırıdır. Bu soruyu çözebilmek için "Verilen Depozito ve Teminatlar" hesabının yapısını, alacak-borç mantığını ve giderlerin nasıl kaydedileceğini bilmek gerekir. Doğru cevap, tüm alacağın kapatılması gerektiğini gösteren C şıkkıdır.
Soru 3 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletmenin %10 KDV dâhil 13.200 ₺’ye satın aldığı mallarının tamamı depoda çıkan yangın nedeniyle zarar görmüş ve takdir komisyonu kararı uyarınca malların satılabilirliğinin kalmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, işletmenin yapacağı kayıtla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Ticari Mallar hesabı 13.200 ₺ borçlu
- B)Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabı 12.000 ₺ borçlu
- C)Karşılık Giderleri hesabı 12.000 ₺ borçlu
- D)Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabı 13.200 ₺ borçlu
- E)Ticari Mallar hesabı 12.000 ₺ borçlu
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soru, Muhasebe'de "Stok Kayıplarının Muhasebeleştirilmesi" konusunu ölçüyor. Soruyu bir öğrenci gibi adım adım çözelim ve mantığını kavrayalım.
1. Doğru Cevap Neden B?
Öncelikle sorudaki en kritik detay şudur: Malların satılabilirliği kalmamıştır. Yani bu mallar artık bir varlık değil, tamamen kaybedilmiş durumdadır. Bu bir "normal" stok tükenmesi değil, beklenmedik bir yangın sonucu oluşan olağandışı bir kayıptır.
İşlem adımları şöyledir:
- Maliyet Tespiti: İşletme malları KDV dahil 13.200 TL'ye almış. Ancak KDV'yi geri alabiliriz (veya maliyete dahil etmeyiz), bu yüzden malların maliyet bedeli KDV hariç olmalıdır.
- Formül: 13.200 / 1,10 = 12.000 TL.
- Demek ki malların maliyeti 12.000 TL'dir.
- Kayıp Türü: Yangın sonucu malların tamamen yok olması, işletmenin normal ticari faaliyetinden kaynaklanan bir gider değildir. Bu nedenle "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabına gider yazılır.
- Kayıt Mantığı:
- Eski varlık olan "Ticari Mallar" hesabından 12.000 TL düşülmeli (Alacak).
- Oluşan zarar "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabına yazılmalı (Borç).
- KDV'yi de iade alabildiğimiz için (veya kayıp durumunda KDV'yi de gider yazamayız, iade alabiliriz), KDV kısmı ayrı bir hesapta (Dönen Varlıklar/KDV İndirilecek KDV) takip edilir. Ancak soru bize maliyet bedelinin nereye yazıldığını soruyor.
Sonuç: Zararın maliyet bedeli olan 12.000 TL, "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabına Borç yazılır. Bu da B şıkkını doğru yapar.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Ticari Mallar hesabı 13.200 ₺ borçlu: Yanlış. Çünkü mallar kaybedildiği için "Ticari Mallar" hesabından çıkması (Alacak) gerekir, borçlanmaz. Ayrıca KDV dahil tutar maliyet hesabına yazılmaz.
- C) Karşılık Giderleri hesabı 12.000 ₺ borçlu: Yanlış. "Karşılık Giderleri", gelecekte oluşabilecek ihtimalli giderler için kullanılır. Yangın gibi kesinleşmiş ve gerçekleşmiş bir kayıp için "Karşılık" hesabı kullanılmaz.
- D) Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabı 13.200 ₺ borçlu: Yanlış. Zarar hesabına yazılacak tutar KDV hariç maliyet bedelidir. KDV dahil 13.200 TL'yi gider yazmak hatadır.
- E) Ticari Mallar hesabı 12.000 ₺ borçlu: Yanlış. Mallar kaybedildiği için "Ticari Mallar" hesabından çıkması (Alacak) gerekir. Bu şıkta hesabın borçlu olması, sanki mallar alınmış gibi bir anlam çıkarır ki bu kayıp senaryosuna uymaz.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için şu iki temel kuralı iyi bilmelisin:
- KDV Hariç Maliyet Hesaplama: KDV dahil tutarı, 1 + KDV oranına bölerek (örneğin %10 için 1,10'a bölerek) KDV hariç maliyeti bulma.
- Olağandışı Kayıpların Muhasebeleştirilmesi: Yangın, hırsızlık veya doğal afet gibi normal ticari faaliyet dışı sebeplerle oluşan stok kayıplarının "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabına yazılması kuralı.
Özetle: Kayıp varsa ve normal ticari faaliyet dışıysa -> Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabına Borç yazılır ve tutar KDV hariç maliyet bedelidir.
Doğru cevap: B
Soru 4 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Mal hareketlerini aralıklı envanter yöntemine göre izleyen bir işletmede dönem sonu itibariyle Ticari Mallar hesabının borç toplamı 128.000 ₺, alacak toplamı ise 68.000 ₺’dir. İşletmede dönem sonu mal mevcudu 20.000 ₺, dönem başı mal mevcudu ise 10.000 ₺ olduğuna göre, dönem sonunda yapılması gereken maliyet kaydıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesabı 30.000 ₺ borçlandırılır.
- B)Ticari Mallar hesabı 50.000 ₺ borçlandırılır.
- C)Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesabı 50.000 ₺ borçlandırılır.
- D)Ticari Mallar hesabı 60.000 ₺ alacaklandırılır.
- E)Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesabı 40.000 ₺ borçlandırılır.
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.
Öncelikle soruda geçen "Aralıklı Envanter Yöntemi" ne demek, onu anlamamız lazım. Bu yöntemde, işletme yıl boyunca mal alımlarını ve satımlarını "Ticari Mallar" hesabında takip eder. Yani yıl boyunca "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabına bir şey yazmaz. Sadece yıl sonunda, fiziki sayım yapılarak ne kadar mal kaldığını bulur ve geriye kalanı "Satılan" olarak kabul eder.
Gelin bu mantığı sorudaki sayılarla birlikte kurala dökelim:
1. Doğru Cevabın (E Şıkkı) Mantığı Nedir?
Aralıklı envanter yönteminde dönem sonu kaydı şu mantıkla yapılır:
- Adım 1: Yıl boyunca gelen malların toplamını (Borç) ve satılanların toplamını (Alacak) buluruz.
- Adım 2: Dönem başı stok ile dönem sonu stok arasındaki farkı hesaplarız.
- Adım 3: Bu fark, o yıl satılan malların maliyetidir ve "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabına Borç yazılır.
Şimdi sorudaki sayıları yerine koyalım:
- Ticari Mallar Hesabı Durumu:
- Borç Toplamı (Yıl boyunca alınanlar): 128.000 ₺
- Alacak Toplamı (Yıl boyunca satılanların maliyeti - hesaplanmamış, sadece hareket kaydı): 68.000 ₺
- Burada bir hata yapmamak için dikkatli olalım: Soruda "Ticari Mallar hesabının borç toplamı 128.000, alacak toplamı 68.000" deniyor. Bu, yıl boyunca yapılan işlemlerin neticesidir. Ancak aralıklı yöntemde biz dönem sonu fiziki sayımı esas alırız.
Doğru Hesaplama Yöntemi (Formül): Satılan Malların Maliyeti = (Dönem Başı Stok + Yıl İçinde Alınanlar) - Dönem Sonu Stok
Ancak soruda bize "Dönem başı mal mevcudu 10.000" ve "Dönem sonu mal mevcudu 20.000" verilmiş. Aralıklı yöntemde "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabına yazılacak tutar, "Ticari Mallar" hesabının dönem sonu bakiyesini sıfırlamak için gereken farktır.
Gelin en basit yoldan gidelim:
- Ticari Mallar hesabının dönem başı bakiyesi: 10.000 ₺ (Borçta)
- Yıl boyunca Ticari Mallar hesabına Borç yazılanlar (Alımlar): 128.000 ₺
- Yıl boyunca Ticari Mallar hesabına Alacak yazılanlar (Satışlar - bu kısım aralıklı yöntemde henüz maliyet olarak kapanmamıştır, sadece hareket kaydıdır): 68.000 ₺
Ticari Mallar hesabının dönem sonu teorik bakiyesi (sayım yapılmadan önce): 10.000 (Başlangıç) + 128.000 (Borç) - 68.000 (Alacak) = 70.000 ₺ (Borçta kalır).
Ancak fiziki sayım yapıldığında eldeki malın değeri 20.000 ₺ olarak bulunmuştur. Demek ki, hesabımızda 70.000 ₺ var gibi görünüyor ama elimizde sadece 20.000 ₺ var. Aradaki 50.000 ₺ fark, satılmış olan mallardır.
KAYIT NASIL YAPILIR?
- Elimizdeki 70.000 ₺'lik malın 20.000 ₺'lik kısmı kalacak, geri kalan 50.000 ₺'lik kısmı satılmıştır.
- Bu 50.000 ₺'lik kısmı "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" hesabına Borç yazacağız.
- "Ticari Mallar" hesabından ise bu 50.000 ₺'yi Alacak yazarak hesabı 20.000 ₺'ye (dönem sonu stok) indireceğiz.
Doğru cevap: E
Soru 5 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki hesaplardan hangisi hem bilanço hem gelir tablosu hem de maliyet hesapları arasında yer alır?
- A)Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları
- B)Gelecek Aylara Ait Giderler
- C)Dönem Net Kârı
- D)Araştırma ve Geliştirme Giderleri
- E)Finansman Giderleri
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Araştırma ve Geliştirme Giderleri'dir.
Neden D Şıkkı Doğru?
Bu şıkkın doğru olmasının en temel nedeni, Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Giderleri'nin muhasebe dünyasında "çok yönlü" bir rol oynamasıdır. İşte bu hesabın neden üç tablo arasında da yer aldığı:
- Gelir Tablosunda: Şirketin bir yıl içinde yaptığı Ar-Ge harcamaları, o yılın gideri olarak kaydedilir ve kârı düşürür. Bu yüzden gelir tablosunda yer alır.
- Bilançoda: Eğer bu harcamalar henüz bir ürüne veya projeye dönüşmemişse, şirketin gelecekte kullanacağı bir "varlık" olarak kabul edilir ve bilançonun Duran Varlıklar kısmında (Genellikle "Geliştirilmekte Olan Varlıklar" altında) gösterilir. Yani hem gider hem de varlık olarak bilançoda yer alır.
- Maliyet Hesaplarında: Üretim yapan şirketler için Ar-Ge, yeni bir ürünün maliyetini belirlemek için yapılan en önemli harcamadır. Bu giderler, o ürünün üretim maliyetine dahil edilir.
Özetle: Ar-Ge giderleri, hem gider tablosunda (dönemsel), hem bilançoda (varlık olarak), hem de maliyet hesaplarında (ürün maliyeti) görülür. Bu yüzden tek doğru cevap budur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca inceleyelim:
- A) Dönem Kârı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları: Bu sadece bir karşılık hesabıdır. Sadece bilançoda (Pasif tarafında) ve gelir tablosunda bir gider olarak görünür. Ancak maliyet hesaplarında bir ürünün maliyetine dahil edilmez. Sadece vergi ve yasal yükümlülüklerle ilgilidir.
- B) Gelecek Aylara Ait Giderler: Bu bir dönemsel gider hesabıdır. Sadece bilançoda (Varlık tarafında) ve gelir tablosunda gider olarak yer alır. Ancak bu, bir ürünün üretim maliyetini oluşturan bir maliyet kalemi değildir. Sadece zamanlama farkı yaratır.
- C) Dönem Net Kârı: Bu bir hesap değil, bir sonuçtur. Gelir tablosunun en alt satırında bulunur ve bilançoya "Dönem Net Kârı" olarak aktarılır. Ancak maliyet hesaplarında hiçbir yeri yoktur. Maliyet hesapları giderleri toplar, net kâr ise bunların sonucudur.
- E) Finansman Giderleri: Bu sadece borçlanma maliyetidir (faiz vb.). Sadece gelir tablosunda gider ve bilançoda borçların faiz yükümlülüğü olarak görünür. Üretim maliyetine dahil edilmez.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözebilmek için "Maliyet Muhasebesi" ve "Maliyet Hesapları" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunları ayırt etmelisin:
- Hangi giderler üretim maliyetine dahil edilir? (Doğrudan ve dolaylı maliyetler)
- Hangi giderler sadece dönem gideri olarak kabul edilir? (Genel yönetim, satış ve finansman giderleri)
- Ar-Ge harcamalarının muhasebeleştirilmesindeki özel durum (Varlık mı, gider mi?)
Eğer bir giderin hem bilançoda varlık olarak durabildiğini, hem gelir tablosunda gider olabildiğini ve en önemlisi ürün maliyetine dahil edilebildiğini biliyorsan, bu soruyu rahatlıkla çözersin.
Başarılar dilerim!
Soru 6 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Ortaklardan Alacaklar ve Ortaklara Borçlar hesaplarının kullanılması hangi muhasebe temel kavramı ile ilişkilidir?
- A)Dönemsellik
- B)Kişilik
- C)Önemlilik
- D)İhtiyatlılık
- E)İşletmenin Sürekliliği
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B) Kişilik ilkesidir.
Neden Doğru Cevap "Kişilik" İlkesidir?
Muhasebede en temel kural şudur: İşletme ile onun sahibi (ortakları) birbirinden tamamen ayrı varlıklardır.
- Senaryo: Ortak, işletmeye para verdiğinde veya işletmeden para çektiğinde, bu para "işletmenin" değil, "işletmenin sahibinin" parasıdır.
- Hesap Mantığı:
- Ortaklardan Alacaklar: Ortak işletmeden borç almışsa, bu borcu işletme adına değil, ortak adına kaydedilir. Yani işletme, ortakla olan bu ilişkiyi kendi kişiliğiyle değil, ortakla olan bir "dış ilişki" gibi görür.
- Ortaklara Borçlar: İşletme ortaklara borçluysa, bu borcu işletmenin kendi borcu olarak değil, ortaklara olan bir yükümlülük olarak gösterir.
Eğer "Kişilik" ilkesi olmasaydı, işletmenin parası ile sahibinin parası karışır, bu da muhasebe kayıtlarını imkansız hale getirirdi. Bu yüzden, işletme ile ortaklar arasında kesin bir ayrım yapılması gerektiği için bu hesaplar Kişilik ilkesi ile ilişkilidir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden bu soru için uygun olmadığını kısaca inceleyelim:
- A) Dönemsellik: Bu ilke, bir yılın kazancının veya giderinin sadece o yıla ait olması gerektiğini söyler. Sorudaki "ortak ile işletme ayrımı" ile doğrudan bir ilgisi yoktur.
- C) Önemlilik: Bu ilke, küçük tutarların muhasebe kayıtlarını karmaşıklaştırmaması için basitleştirilmesini sağlar. Sorudaki temel ayrım kuralı ile alakalı değildir.
- D) İhtiyatlılık: Bu ilke, olası kayıpları önceden tahmin edip dikkatli davranmayı, karları ise kesinleşene kadar kaydetmemeyi gerektirir. Sorudaki konu bu değildir.
- E) İşletmenin Sürekliliği: Bu ilke, işletmenin gelecekte de var olacağı varsayımıyla çalışır. Ortaklar ile işletme arasındaki hesaplaşma ayrımı bu varsayımın bir sonucu değildir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için "Muhasebe Temel Kavramları" konusunu, özellikle "İşletmenin Kişiliği" ilkesini iyi bilmelisin.
Özetle: İşletme ile ortaklar birbirinden ayrı birer varlıktır. Bu ayrımı sağlayan ve "Ortaklardan Alacaklar/Borçlar" gibi hesapların kullanılmasını zorunlu kılan tek kural Kişilik ilkesidir.
Başarılar dilerim!
Soru 7 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki ifadelerden hangisi, bir muhasebe politikası olarak nitelendirilmez?
- A)Amortisman yöntemi değişikliği
- B)Stok değerleme yöntemine karar verilmesi
- C)Şüpheli hâle gelen alacaklar için karşılık tutarının belirlenmesi
- D)Ticari alacak ve borçlara ilişkin reeskont hesaplayıp hesaplamama kararı
- E)Maddi duran varlık değerleme ölçütlerinin seçimi
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki sınıf ortamında sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.
Öncelikle "Muhasebe Politikası" ile "Muhasebe Tahmini" arasındaki farkı anlamamız gerekiyor. Bu iki kavramı ayırt etmek bu sorunun anahtarıdır.
Neden C Şıkkı Doğru? (Doğru Cevap Açıklaması)
C) Şüpheli hâle gelen alacaklar için karşılık tutarının belirlenmesi ifadesi bir Muhasebe Tahminidir, Muhasebe Politikası değil.
Bunu şöyle düşün: Bir şirketin alacaklısı batma riski taşıyorsa, bu alacağın ne kadarının tahsil edilemeyeceğini tahmin etmesi gerekir. Bu tahmin, gelecekteki belirsizliklere dayanır ve şirketin elindeki mevcut verilerle yapılan bir hesaplamadır.
- Muhasebe Politikası: Şirketin muhasebe kayıtlarını tutarken seçtiği kurallar ve yöntemlerdir (Örn: Amortismanı doğrusal mı, azalan bakiye mi yapacağız?). Bu kurallar değişmez, sadece uygulanır.
- Muhasebe Tahmini: Gelecekteki belirsizlikler nedeniyle yapılan yaklaşık hesaplamalardır (Örn: Bu alacağın kaç yüzürlük kısmı tahsil edilemeyecek?). Bu tahmin, her yıl eldeki yeni verilere göre güncellenebilir.
Şüpheli alacak karşılığı, şirketin "nasıl muhasebe yapacağım" kuralını seçmesi değil, "bu alacağın kaçını kaybederiz" diye tahmin etmesidir. Bu yüzden bu bir tahmindir ve sorunun aradığı "Muhasebe Politikası olmayan" seçenek budur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Diğer Seçeneklerin Analizi)
Diğer şıkların hepsi, şirketin muhasebe kayıtlarını tutarken seçtiği kurallar ve yöntemler olduğu için Muhasebe Politikasıdır.
- A) Amortisman yöntemi değişikliği: Şirketin bir varlığı nasıl amorti edeceğini (yöntemi) seçmesi bir karardır. Bu bir Muhasebe Politikasıdır.
- B) Stok değerleme yöntemine karar verilmesi: Stokları "İlk Gelen İlk Çıkar" (FIFO) mı yoksa "Ortalamalama" mı değerleyeceğine karar vermek bir Muhasebe Politikasıdır.
- D) Ticari alacak ve borçlara ilişkin reeskont hesaplayıp hesaplamama kararı: Reeskont uygulayacak mıyız, uygulamayacak mıyız? Bu bir Muhasebe Politikası tercihidir.
- E) Maddi duran varlık değerleme ölçütlerinin seçimi: Varlıkları "Maliyet" mi yoksa "Düzeltme" mi ile değerleyeceğimizi seçmek bir Muhasebe Politikasıdır.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için Muhasebe Standartları (TMS 8) kapsamında "Muhasebe Politikaları ve Tahminlerdeki Değişiklikler" konusunu iyi bilmelisin.
Özetle ezberlemen gereken kural şudur:
- "Ne yapacağım?" sorusuna verilen cevaplar (Yöntem seçimi, değerleme ölçütü) → Muhasebe Politikasıdır.
- "Ne kadar olacak?" sorusuna verilen cevaplar (Gelecekteki belirsizliklere dayalı tahminler, karşılık tutarları) → Muhasebe Tahminidir.
Soru, "Muhasebe Politikası olmayan hangisidir?" diye sorduğu için, "Ne kadar olacak?" sorusuna cevap veren C şıkkını işaretlemelisin.
Soru 8 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
I. Bilançonun aktif tarafında raporlanırlar. II. Aktif karakterli hesaplardır. III. Kalan verirlerse alacak kalanı verirler. Yukarıdakilerden hangisi/hangileri “pasifi düzenleyici hesaplar” için söylenemez?
- A)I ve II
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)II ve III
- E)I ve III
Çözümü göster — doğru cevap E
Pasifi düzenleyici hesaplar, bilançonun pasif tarafında yer alan ve bu hesapların bakiyesini azaltan (örneğin birikmiş amortismanlar veya indirimler gibi) hesaplardır; bu nedenle I. maddedeki "aktif tarafında raporlanırlar" ifadesi kesinlikle yanlıştır, çünkü bu hesaplar bilançoda pasif tarafında gösterilir. Ayrıca, pasifi düzenleyici hesaplar aktif karakterli değil, pasif karakterli hesaplardır ve normalde alacak bakiyesi verirler; ancak III. maddedeki "kalan verirlerse alacak kalanı verirler" ifadesi de yanlıştır, çünkü bu hesaplar aktif karakterli oldukları için borç tarafında artarlar ve borç kalanı verirler. Dolayısıyla, soruda "söylenemez" denildiği için hem I hem de III maddeleri doğru cevaptır ve E şıkkı olan "I ve III" seçeneği doğrudur. Diğer şıkların neden yanlış olduğunu özetlersek: II. madde "aktif karakterli hesaplardır" diyerek yanlış bir bilgi vermez, çünkü pasifi düzenleyici hesaplar gerçekten de aktif karakterlidir (bakiye borçta olur), bu yüzden II. madde bu hesaplar için söylenebilir; I ve III maddelerindeki hatalı bilgiler nedeniyle A, B, C ve D şıkları elenir. Bu soruyu çözebilmek için bilanço hesaplarının sınıflandırılması, düzenleyici hesapların karakteri ve bakiye yönü konularını iyi bilmek gerekir. Sonuç olarak, pasifi düzenleyici hesapların pasif tarafta yer alması ve borç kalanı vermesi nedeniyle I ve III maddeleri bu hesaplar için söylenemez.
Soru 9 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Muhasebe dışı envanterde miktar olarak saptanan, değerlenerek değeri belirlenen varlık ve kaynakların bilanço günündeki gerçek durumu ile genel geçici mizan arasındaki farkların giderilmesine ilişkin yapılan kayıt işlemleri aşağıdakilerden hangisidir?
- A)İşlemlerin hesaplarda sınıflandırılması
- B)Hesapların kapanış kayıtları
- C)Kesin mizanın düzenlenmesi
- D)Muhasebe içi envanter işlemleri
- E)Saymak, ölçmek ve tartmak işlemleri
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.
Neden D Şıkkı Doğru?
Öncelikle sorunun içinde geçen kelimeleri parçalayalım:
- "Muhasebe dışı envanter": Sayımın fiziksel olarak yapılmasıdır (örneğin dükkanın raflarını saymak, kasayı saymak). Bu işlemler henüz deftere işlenmemiştir.
- "Değerlenerek değeri belirlenen": Saydığımız malların veya paraların ne kadar para ettiğini hesapladık.
- "Bilanço günündeki gerçek durum ile genel geçici mizan arasındaki farkların giderilmesi": Burada en önemli nokta şudur: Defterimizde (genel geçici mizan) 100 adet ürün var derken, saydığımızda 95 adet çıktı. Aradaki bu 5 adetlik farkı deftere işleyerek, defterdeki rakamı gerçek durumla eşitlemek gerekir.
İşlem Nasıl Yapılır? Bu farkı deftere işlemek için bir muhasebe kaydı açarız. Örneğin, eksilen ürünleri "Stok Kayıpları" hesabına, fazla gelenleri ise "Stok Fazlaları" hesabına yazarız. Bu işlem, defterdeki rakamları gerçek sayım sonucuyla buluşturur.
Soru tam olarak "bu farkların giderilmesine ilişkin yapılan kayıt işlemleri"ni soruyor. Yani, sayım sonucu ile defter arasındaki farkı düzeltmek için deftere yazdığımız kayıtların adı Muhasebe içi envanter işlemleridir. Bu yüzden D şıkkı doğrudur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) İşlemlerin hesaplarda sınıflandırılması: Bu, işlemleri hangi hesaba yazacağımızı belirlemektir (örneğin, kasa harcamasını "Kasa" hesabına yazmak). Soruda bahsedilen "farkı düzeltme" işlemi değildir.
- B) Hesapların kapanış kayıtları: Bu, yıl sonu bilançosu hazırlanırken gelir ve gider hesaplarının kapatılıp bilanço hesaplarına aktarılmasıdır. Envanter farklarını düzeltmekle karıştırılmamalıdır.
- C) Kesin mizanın düzenlenmesi: Bu, envanter işlemleri bittikten sonra yapılan bir işlemdir. Farklar düzeltildikten sonra defterin son halini (kesin mizan) hazırlarız. Soru, bu düzeltme işlemini değil, sonucu değil, işlem sürecini soruyor.
- E) Saymak, ölçmek ve tartmak işlemleri: Bu, Muhasebe dışı envanterdir. Soruda zaten "saymak, ölçmek" işleminin yapıldığı ve sonra bu işlemlerin deftere işlenmesi (kayıt yapılması) istendiği belirtilmiştir. Bu şık sadece fiziksel sayımı ifade eder, deftere işleme (muhasebe kaydı) kısmını içermez.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Muhasebe Dışı ve İç Envanter" konusunu iyi bilmelisin.
- Muhasebe Dışı Envanter: Sayımın fiziksel olarak yapılmasıdır (Deftere yazılmamıştır).
- Muhasebe İçi Envanter: Sayım sonucu ile defterdeki rakap arasındaki farkın, bir muhasebe kaydı ile deftere işlenmesidir.
Özetle: Soru "Saydık, fark çıktı, şimdi deftere nasıl işleriz?" diye soruyor. Cevap da "Deftere işleme işlemi" yani Muhasebe içi envanterdir.
Soru 10 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletme, dönem sonunda ticari nitelikteki alacakları için 2.000 ₺ reeskont hesaplayarak kaydetmiştir. Reeskont tutarının izleyen dönemin başında kapatılmasına ilişkin işletmenin yapması gereken kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 2.000
Alacak: 647 REESKONT FAİZ GELİRLERİ 2.000
- B)Borç: 657 REESKONT FAİZ GİDERLERİ 2.000
Alacak: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 2.000
- C)Borç: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 2.000
Alacak: 649 DİĞER OLAĞAN GELİR VE KÂRLAR 2.000
- D)Borç: 659 DİĞER OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR 2.000
Alacak: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 2.000
- E)644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR 2.000 647 REESKONT FAİZ GELİRLERİ 2.000
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap A?
Öncelikle durumu hayal edelim: İşletme geçen yılın sonunda, elindeki ticari alacak senetleri için bir "faiz" hesabı yapmış ve bunu 122 Alacak Senetleri Reeskontu hesabına borç kaydetmiş. Bu, o senetlerin vade tarihine kadar getireceği faiz gelirinin, o yılın bütçesine dahil edilmesidir.
Şimdi ise izleyen dönemin başı (yani yeni yılın ilk günü) geldi. Geçen yıl hesaplanan bu faiz, artık gerçekleşmiş ve o yılın geliri haline gelmiştir. Muhasebe kurallarına göre, bir önceki yılda tahmin edilen veya hesaplanan geçici bir gelir/gider hesabı, yeni yılın başında kapatılmalıdır.
Bu kapatma işleminde şunlar olur:
- 122 Alacak Senetleri Reeskontu hesabı kapatılmalıdır. Bu hesap bir "geçici gelir" hesabı olduğu için kapatılırken Alacak verilir.
- Bu tutar, işletmenin o yıl için kazandığı gerçek faiz geliridir. Bu da 647 Reeskont Faiz Gelirleri hesabına Borç verilir.
Doğru Kayıt Şu Şekildedir:
- Borç: 647 Reeskont Faiz Gelirleri (Gelir hesabı açılır, gelir artar)
- Alacak: 122 Alacak Senetleri Reeskontu (Geçici hesap kapatılır, bakiye sıfırlanır)
Bu mantık A şıkkındaki kayıttır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B Şıkkı: Burada 657 (Reeskont Faiz Giderleri) hesabı borçlanmıştır. Oysa biz "alacak senetleri" için reeskont yapıyoruz, bu bize gelir getirir, gider değil. Gider hesabı kullanmak mantık hatasıdır.
- C Şıkkı: Burada 649 (Diğer Olağan Gelir ve Kârlar) hesabı kullanılmış. Reeskont faizleri özel bir gelir kalemidir ve 647 hesabına kaydedilir. 649 hesabı genellikle reeskont dışındaki diğer olağan gelirler için kullanılır.
- D Şıkkı: Bu şık tamamen tersine işliyor. 659 (Diğer Olağan Gider ve Zararlar) hesabını borçlamış ve 122 hesabını alacak etmiş. Bu bir gider kaydı gibi duruyor ve reeskontun kapatma mantığına da uymuyor.
- E Şıkkı: Burada "Konusu Kalmayan Karşılıklar" (644) hesabı kullanılmış. Karşılıklar, gelecekte oluşabilecek kayıplar için ayrılan paralarla ilgilidir. Reeskont ise vade farkı (faiz) geliridir. Bu iki kavram birbirine karıştırılmamalıdır.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Reeskont İşlemleri" ve "Dönem Sonu Düzeltme Kayıtlarının Kapatılması" konusunu iyi bilmelisin.
Özetle şunları hatırlamalısın:
- Alacak Senetleri Reeskontu: Bizim elimizdeki senetler için vade farkı gelirdir (647 hesabı).
- Kapatma Kaydı: Dönem sonu hesaplanan bu geçici gelir hesabı (122), yeni dönemin başında kapatılırken Alacak verilir ve karşılığı Gelir hesabına Borç verilir.
Başarılar dilerim!
Soru 11 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletme, yeni açacağı satış şubesi için kiraladığı mağazaya peşin olarak ödemiş ve tamamını uzun vadeli bir bilanço hesabında muhasebeleştirmiştir. Buna göre, 31.12.2019 tarihinde işletmenin yapması gereken kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 12.000
Borç: 180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 12.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 24.000
- B)Borç: 760 PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ 12.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 12.000
- C)Borç: 180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 12.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 12.000
- D)Borç: 760 PAZARLAMA SATIŞ VE DAĞITIM GİDERLERİ 12.000
Borç: 180 GELECEK AYLARA AİT GİDERLER 12.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 24.000
- E)Borç: 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 12.000
Alacak: 280 GELECEK YILLARA AİT GİDERLER 12.000
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruda, işletmenin yeni açacağı satış şubesi için ödediği kira bedelinin, o yıl içinde tüketilen kısmının gider yazılması ve kalan kısmın ise gelecek dönemlere ait bir varlık (aktif) hesabına aktarılması gerektiğini anlamamız gerekir. Doğru cevap olan D şıkkı bu mantığa tam olarak uyar çünkü "Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri" (760) hesabı, satış şubesi için yapılan harcamaları kapsar ve bu giderin sadece o yıl içinde kullanılan kısmı (örneğin 12.000 TL) bu hesaba borç yazılarak giderleştirilir; geriye kalan ve gelecek yıllara ait olan kısım ise "Gelecek Yıllara Ait Giderler" (280) hesabına alacak yazılarak aktifleştirilir. Ayrıca, soruda verilen peşin ödeme toplamı 36.000 TL (12.000 + 24.000) olarak varsayıldığında, 12.000 TL'lik kısım o yılın gideri, 24.000 TL'lik kısım ise gelecek yıllara ait olduğu için 280 hesabına aktarılmalıdır.
Diğer şıkları incelediğimizde; A ve E şıklarında kullanılan "Genel Yönetim Giderleri" (770) hesabı yanlışdır çünkü satış şubesi giderleri doğrudan "Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri" (760) hesabında izlenir. B şıkkı ise sadece gider kısmını gösterip, peşin ödenen ve gelecek yıllara ait olan 24.000 TL'lik kısmın muhasebeleştirmesini (aktarımını) eksik bırakmıştır. C şıkkı ise tamamen mantıksızdır çünkü gider hesabı açılmadan sadece aktif hesaplar arasında aktarma yapılmıştır ve bu bir gider kaydı değildir.
Bu soruyu çözebilmek için maliyet muhasebesi ve dönem sonu ayar kayıtları konularında, özellikle kira giderlerinin nasıl sınıflandırılacağı (gider mi yoksa aktif mi?) ve hangi hesap kodlarının (760, 180, 280) ne anlama geldiğini bilmek gerekir.
Özetle, satış şubesi kirasının o yıl kullanılan kısmı 760 hesabına, kalan kısmı ise 280 hesabına aktararak doğru muhasebe kaydını D şıkkında görebiliriz.
Soru 12 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Aşağıdaki işlemlerden hangisi, aktifleştirilmiş giderlerin bu niteliğini kaybetmesine örnek gösterilebilir?
- A)Vadeli stok satın alınması
- B)Dönem sonunda amortisman ayrılması
- C)İzleyen döneme ilişkin kira tutarının peşin ödenmesi
- D)Peşin olarak demirbaş satın alınması
- E)Geçmiş yıllar kârlarının sermayeye eklenmesi
Çözümü göster — doğru cevap B
SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır. Gelin, bunu sanki bir ders çalışıyormuşuz gibi adım adım inceleyelim.
Neden Doğru Cevap B? (Amortisman Ayrılması)
Öncelikle "Aktifleştirilmiş Gider" kavramını hatırlayalım. Bir giderin aktifleştirilmesi demek, o harcamanın hemen "Gider" hesabına yazılmayıp, "Varlık" hesabına yazılmasıdır. Bu, o harcamanın yarattığı faydanın sadece bir yılda değil, birden fazla yılda kullanılacağı durumlarda yapılır.
B şıkkındaki "Dönem sonunda amortisman ayrılması" işlemini şöyle düşün:
- Daha önce pahalı bir makine veya bina aldınız. Bu harcamayı "Varlık" (Demirbaş) hesabına aktifleştirdiniz. Yani bu para, o yılın gideri değil, gelecekte kullanılacak bir varlıktır.
- Ancak bu varlık zamanla eskir ve değeri azalır. Muhasebe kurallarına göre, bu değeri azalmanın bir kısmını her yıl gider olarak kaydetmeniz gerekir.
- İşte amortisman ayrıldığında, o varlığın (aktifleştirilmiş giderin) değerinden düşülür ve bu düşülen kısım artık "Gider" olarak kabul edilir.
Sonuç olarak; amortisman ayrıldığında, o varlığın "aktif" (varlık) niteliği o yıl için kısmen veya tamamen kaybolur ve gider tablosuna yansır. Bu yüzden bu işlem, aktifleştirilmiş giderin bu niteliğini kaybetmesinin en net örneğidir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Şimdi diğer seçeneklere neden bu işlemin örneği olmadığını kısaca bakalım:
- A) Vadeli stok satın alınması: Stok satın almak, varlık (stok) hesabını artırır. Vadeli olması sadece ödeme şeklini değiştirir, stokun "aktif" niteliğini kaybetmez. Stok henüz satılmadığı sürece gider olmaz.
- C) İzleyen döneme ilişkin kira tutarının peşin ödenmesi: Bu işlemde para ödenir ama gider henüz oluşmaz. Bu para "Gelecek Aylara Ait Giderler" hesabına aktifleştirilir. Yani bu işlem, giderin aktifleştirilmesi örneğidir, kaybetmesi değil.
- D) Peşin olarak demirbaş satın alınması: Bu da bir varlık alımıdır. Demirbaşın "aktif" niteliği kaybolmaz, tam tersine varlık hesabına işlenir.
- E) Geçmiş yıllar kârlarının sermayeye eklenmesi: Bu bir Özkaynak işlevidir. Varlık veya giderle doğrudan bir ilgisi yoktur; şirketin kendi sermayesini artırma işlemidir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Amortisman" ve "Aktifleştirilmiş Giderlerin Dönemsel Dağılımı" konusunu iyi bilmelisin.
Özetle şunu akılda tut: Bir gideri başlangıçta "Varlık" yaptın (aktifleştirdin). Zaman geçtikçe veya kullanım süresi doldukça bu varlığın değerini düşürmen gerekir. Bu düşürme işlemi (amortisman), o varlığın "aktif" özelliğini kaybetmesini ve "gider" haline gelmesini sağlar.
Başarılar dilerim!
Soru 13 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletmenin 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin bilançosundaki veriler incelenmiş ve tahsil edilemeyen alacaklarının toplam alacaklarına oranının %7 olarak gerçekleştiği belirlenmiştir. İşletmenin dönem sonu toplam alacakları 300.000 TL'dir. “Alacakların Yüzdesi Yaklaşımına” göre yapılacak şüpheli alacağa ilişkin kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 654 KARŞILIK GİDERLERİ 21.000
Alacak: 129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI 21.000
- B)Borç: 129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI 21.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 21.000
- C)Borç: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 279.000
Alacak: 127 DİĞER TİCARİ ALACAKLAR 279.000
- D)Borç: 654 KARŞILIK GİDERLERİ 21.000
Borç: 128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 279.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 300.000
- E)Borç: 654 KARŞILIK GİDERLERİ 21.000
Alacak: 644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR 21.000
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruda, işletmenin toplam alacaklarının %7'si kadar bir şüpheli alacak karşılığı oluşturulması istendiği için, toplam alacakların %7'si olan 21.000 TL (300.000 x %7) kadar karşılık ayrılması ve bu tutarın gider yazılması gerektiği anlaşılır; bu nedenle doğru kayıt, gider hesabı olan 654 Karşılık Giderleri'nin borcuna ve karşılık hesabı olan 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı'nın alacağına 21.000 TL yazılmasını gerektirir. Diğer şıklar ise ya yanlış hesap kodlarını kullanmaktadır (B ve C şıklarında karşılık hesabı yerine doğrudan alacak hesabı borçlanmıştır), ya da işlem mantığına aykırı olarak birden fazla hesap kullanılmıştır (D şıkkı), ya da tamamen yanlış bir muhasebe işlemi içermektedir (E şıkkı). Bu soruyu çözebilmek için "Şüpheli Alacaklar Karşılığı" ayrımının, tahsil edilemeyen alacakların gerçekleştiği an değil, gelecekteki kayıplara karşı önlem olarak bilançoda karşılık ayrılması gerektiğini ve bunun gider hesabına borç, karşılık hesabına alacak yazılarak kaydedildiğini bilmek gerekir. Doğru cevap, işletmenin gelecekteki olası kayıplarını önceden tahmin edip bütçeye yansıttığı bu muhasebe kuralına uygun olarak A seçeneğidir.
Soru 14 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Aşağıdakilerden hangisi “envanter defteri” için doğru bir ifadedir?
- A)Bu deftere ikinci sınıf tacirlerin gelir ve giderleri kaydedilir.
- B)Envanter bilgileri bu deftere günlük defter maddeleri şeklinde kaydedilir.
- C)Envanter bilgileri bu defterdeki hesaplarda sınıflandırılır.
- D)Dönem sonu itibarıyla düzenlenen bilanço bu deftere kaydedilir.
- E)Bu deftere, döneme ait gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri kaydedilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D şıkkıdır.
Neden D Şıkkı Doğru?
Öncelikle Envanter Defteri'nin ne işe yaradığını hatırlayalım. Bu defter, bir işletmenin belirli bir tarihte (genellikle yıl sonu) sahip olduğu tüm varlıkları (hazinenin, stokların, alacakların) ve borçlarını (borçların, yükümlülüklerin) tek bir yerde toplamak için tutulur.
- Mantık: Dönem sonunda bir işletmenin durumu ne durumda? İşte bu durumu gösteren tablo Bilanço'dur.
- İşlem: Yıl sonu itibarıyla yapılan sayım ve değerlemeler sonucu hazırlanan bilanço, yasal olarak Envanter Defteri'ne kaydedilir. Yani defterin içeriği, o döneme ait bilançodaki kalemlerin aynen buraya yazılmasıdır.
Bu yüzden "Dönem sonu itibarıyla düzenlenen bilanço bu deftere kaydedilir" ifadesi, envanter defterinin temel işlevini en doğru şekilde tanımlar.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkları neden elendiğini kısaca inceleyelim:
- A Şıkkı (Yanlış): Gelir ve giderleri kaydetmek, Defter-i Kebir'in veya günlük işlemlerin kaydedildiği Yevmiye Defteri'nin görevidir. Envanter defteri sadece yıl sonu varlık ve borç durumunu gösterir, günlük gelir-gider kaydı yapmaz. Ayrıca "ikinci sınıf tacirler" tanımı da bu bağlamda yanıltıcıdır; envanter defteri tüm mükellefler için (şirketler ve serbest meslek erbabı) zorunludur.
- B Şıkkı (Yanlış): Günlük defter maddeleri şeklinde kaydetmek, Yevmiye Defteri'nin işidir. Envanter defterine işlemler günlük olarak değil, sadece dönem sonu envanter çalışması bittiğinde tek bir bütünlük halinde (bilanço formatında) yazılır.
- C Şıkkı (Yanlış): Envanter bilgilerini hesaplarda sınıflandırmak, Defter-i Kebir'in görevidir. Envanter defterine kalemler, defter-i kebirdeki gibi hesap numaralarıyla değil, bilanço kalemleri (Varlıklar ve Kaynaklar) şeklinde yazılır.
- E Şıkkı (Yanlış): Gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri, vergi dairesine sunulan beyanname formlarıdır ve bunlar defterlere "kaydedilmez". Beyannameler, defterlerden alınan bilgilerle doldurulur. Envanter defterine beyanname kaydı yapılmaz.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için Muhasebe Yasaları ve Defter Tutma Kuralları konusunu iyi bilmelisin. Özellikle:
- Envanter Defteri'nin tanımı ve içeriği.
- Yevmiye Defteri (günlük işlemler), Defter-i Kebir (hesap sınıflandırması) ve Envanter Defteri arasındaki farklar.
- Bilanço ile Envanter Defteri arasındaki ilişki.
Özetle; Envanter Defteri, yıl sonu bilançosunun deftere işlendiği yerdir. Bu temel farkı bildiğinde, diğer şıkların neden defter türleriyle uyuşmadığını kolayca ayırt edebilirsin. Başarılar!
Soru 15 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Aşağıdakilerden hangisi “Dönem Kârı veya Zararı Hesabı” için doğru bir ifadedir?
- A)Hesabın alacak kalanı döneme ilişkin vergi yükünün ne olduğunu gösterir.
- B)Hesabın borç kalanı bilançonun aktifinde yer alır.
- C)Hesabın alacak kalanı bilançonun aktifinde yer alır.
- D)Hesabın borç kalanı vergi öncesi kâr bilgisini verir.
- E)Hesap borç kalanı verebileceği gibi alacak kalanı da verebilir.
Çözümü göster — doğru cevap E
SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, "Dönem Kârı veya Zararı Hesabı"nın doğasını ve nasıl çalıştığını sorguluyor.
Gelin adım adım inceleyelim:
Neden Doğru Cevap E?
E Şıkkı: "Hesap borç kalanı verebileceği gibi alacak kalanı da verebilir."
Bu ifade doğrudur çünkü bu hesap, işletmenin bir yıl içinde ne kadar kâr ettiğini veya ne kadar zarar ettiğini gösteren bir "geçici hesap"tır. Hesabın sonucuna göre iki farklı durum oluşabilir:
- Alacak Kalanı (Kâr): Eğer işletme yıl boyunca yaptığı işlerden elde ettiği gelirler, giderlerinden fazla olmuşsa, hesabın alacak tarafında bir fark oluşur. Buna Dönem Kârı denir.
- Borç Kalanı (Zarar): Eğer işletme yıl boyunca yaptığı giderler, gelirlerinden fazla olmuşsa, hesabın borç tarafında bir fark oluşur. Buna Dönem Zararı denir.
Yani bu hesap, yıl sonu kapanışında ya kâr (alacak) ya da zarar (borç) gösterebilir. Bu yüzden "hem borç hem de alacak kalanı verebilir" ifadesi en doğru tanımdır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Şimdi diğer seçeneklerin neden hatalı olduğunu kısaca açıklayalım:
- A Şıkkı (Hatalı): Hesabın alacak kalanı kârı gösterir, vergi yükünü değil. Vergi, kâr hesaplandıktan sonra ayrı bir hesap olan "Gelir Vergisi" veya "Kurumlar Vergisi" hesabında hesaplanır.
- B Şıkkı (Hatalı): Hesabın borç kalanı zarar demektir. Zarar, bilançonun özkaynaklar kısmında (özellikle "Geçmiş Yıl Kârı/Zararı" veya "Dönem Kârı/Zararı" satırında) eksi olarak gösterilir. Bilançonun aktif tarafında yer almaz. Aktif taraf sadece varlıkları (nakit, alacaklar, malzeme vb.) gösterir.
- C Şıkkı (Hatalı): Hesabın alacak kalanı kâr demektir. Kâr, bilançonun özkaynaklar kısmında artı olarak gösterilir. Bilançonun aktif tarafında yer almaz.
- D Şıkkı (Hatalı): Hesabın borç kalanı zarar bilgisini verir. Vergi öncesi kâr bilgisi, hesabın alacak tarafında kalırsa ortaya çıkar. Borç kalanı, giderlerin gelirden fazla olduğu, yani zarar edildiği anlamına gelir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Dönem Kârı veya Zararı Hesabı"nın işleyişini ve Bilanço ile Gelir Tablosu arasındaki ilişkiyi iyi bilmelisin.
Özetle şunları hatırlamalısın:
- Gelir Tablosu hesapları (Gelir ve Gider hesapları) yıl sonunda kapatılır ve sonuç Dönem Kârı veya Zararı hesabına aktarılır.
- Dönem Kârı veya Zararı hesabı, yıl sonunda Bilanço'ya aktarılır.
- Eğer Alacak kalırsa -> Kâr -> Bilanço Özkaynaklar kısmında Artı (+) olarak görünür.
- Eğer Borç kalırsa -> Zarar -> Bilanço Özkaynaklar kısmında Eksi (-) olarak görünür.
Başarılar dilerim!
Soru 16 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletme, müşterisine kredili olarak 60.000 ₺ + %10 KDV tutarında mal satmış ve söz konusu malların taşınması için de 2.000 ₺ + %10 KDV tutarındaki taşıma bedelini peşin ödemiştir. Anlaşmaya göre taşıma bedeli müşteri işletmeye aittir. Buna göre, işletmenin yukarıdaki işlemleri tek kayıtla muhasebeleştirdiği varsayıldığında aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğru olur?
- A)Yurtiçi Satışlar hesabı 62.000 ₺ alacaklı
- B)Alıcılar hesabı 68.000 ₺ borçlu
- C)Alıcılar hesabı 66.000 ₺ borçlu
- D)Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri hesabı 2.000 ₺ borçlu
- E)Alıcılar hesabı 68.200 ₺ borçlu
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek adım adım çözelim. Sorunun mantığını kavramak için önce işlemin içindeki rakamları ve kuralları netleştirelim.
1. Neden Doğru Cevap E Şıkkıdır?
Öncelikle işletmenin eline geçen toplam borçlu tutarı bulmamız gerekiyor. Soruda iki farklı maliyet var: Mal bedeli ve taşıma bedeli.
- Mal Satışı: 60.000 ₺ mal bedeli + %10 KDV (6.000 ₺) = 66.000 ₺ tutarında alacak hakkı doğar.
- Taşıma Bedeli: 2.000 ₺ taşıma bedeli + %10 KDV (200 ₺) = 2.200 ₺ tutarında bir gider vardır.
Buradaki kritik nokta şudur: Soruda "taşıma bedeli müşteri işletmeye aittir" deniliyor. Yani taşıma firması parayı peşin ödesin, ama bu masrafı müşteri karşılayacak. Muhasebe kurallarına göre, bir işletme müşterisi adına ödediği bir gideri (buradaki taşıma ücretini), müşteriden tahsil etmek zorundadır. Bu durumda bu 2.200 ₺'lik tutar da müşterinin borcuna eklenir.
Hesap:
- Mal Bedeli + KDV: 66.000 ₺
- Taşıma Bedeli + KDV: 2.200 ₺
- Toplam Müşteri Borcu: 66.000 + 2.200 = 68.200 ₺
Müşteri bu toplam tutarı bize borçlu olduğu için "Alıcılar" hesabını Borçlu yazarız. Bu nedenle E şıkkı doğrudur.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A Şıkkı (Yurtiçi Satışlar 62.000 ₺): Bu şık sadece mal bedelini ve KDV'yi almış, taşıma ücretini tamamen görmezden gelmiş. Ayrıca 60.000 + 6.000 = 66.000 olmalıydı, 62.000 rakamı da matematiksel olarak hatalı.
- B Şıkkı (Alıcılar 68.000 ₺): Bu şık, mal bedelini ve KDV'yi doğru bulmuş (66.000), ancak taşıma bedelindeki KDV'yi (200 ₺) unutmuş. Toplam 68.000 yerine 68.200 olmalıydı.
- C Şıkkı (Alıcılar 66.000 ₺): Bu şık sadece mal satışı tutarını almış, müşterinin ödemek zorunda olduğu taşıma ücretini (2.200 ₺) hesaba katmamış.
- D Şıkkı (Gider Hesabı 2.000 ₺): Bu şık en büyük tuzaktır. Taşıma ücretini peşin ödeseniz de, bu masrafı müşteri karşılayacağı için bu bir "Gider" hesabına yazılmaz. Bu bir "Alıcılar" hesabına eklenir. Eğer bu 2.000 ₺ gider yazılırsa, müşteriden tahsil edilemeyen bir kayıp oluşmuş gibi görünür ki bu yanlıştır.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Satışlarda Taşıma Ücretlerinin Muhasebeleştirilmesi" konusunu iyi bilmelisin.
Kural şudur: Bir işletme, sattığı malı taşımak için taşıma firmasına para öderse ve bu taşıma ücretini müşteri ödemeyi kabul etmişse (sözleşmeye göre müşteriye aitse), bu tutar işletmenin bir gideri değil, müşteriden tahsil edilecek bir alacaktır. Bu durumda taşıma bedeli ve ona ait KDV, "Alıcılar" hesabının borcuna eklenir.
Eğer taşıma ücreti işletmeye ait olsaydı, o zaman taşıma bedeli "Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri"ne yazılırdı. Ancak soruda açıkça "müşteriye aittir" denildiği için cevap Alıcılar hesabıdır.
Özetle:
- Mal Bedeli + KDV + Taşıma Bedeli + Taşıma KDV = Alıcılar (Borçlu)
- Toplam: 60.000 + 6.000 + 2.000 + 200 = 68.200 ₺
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 17 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Borç: 480 GELECEK YILLARA AİT GELİRLER XXX
Alacak: 380 GELECEK AYLARA AİT GELİRLER XXX
Yukarıdaki kayıt aşağıdaki işlemlerden hangisine aittir?
- A)Daha önce peşin tahsil edilerek muhasebeleştirilen gelecek dönemlere ilişkin gelirin vadesinin bir yılın altına düşmesi
- B)Gelecek yıl tahakkuk edecek gelirin tahsili
- C)Bir gelir unsurunun bir gider unsuru ile mahsup edilmesi
- D)Dönem içinde tahsil edilen gelirin iade edilmesi
- E)Gelecek yıl tahsil edilecek gelirin tahakkuk kaydı
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Önce doğru cevabı neden bulduğunu görelim, sonra diğer şıkların neden uymadığına bakalım.
🔍 Doğru Cevap Neden A?
Öncelikle sorudaki kaydı inceleyelim:
- 480 Gelecek Yıllara Ait Gelir hesabı ALINDI (Borçlandı).
- 380 Gelecek Aylara Ait Gelir hesabı VERİLDİ (Alacaklandı).
Bu kayıtta bir şeyin yer değiştirdiğini görüyoruz. Hesap numaralarına dikkat edelim:
- 480 hesabı, gelirin 1 yıldan fazla sürede tahakkuk edeceğini gösterir (Uzun vadeli).
- 380 hesabı ise gelirin 1 yılın altında sürede tahakkuk edeceğini gösterir (Kısa vadeli).
Senaryo şudur: Daha önce bir iş yaptınız ve parayı peşin aldınız. O zaman bu parayı "Gelecek Yıllara Ait Gelir" (480) hesabına yazdınız çünkü henüz 1 yıldan fazla bir süre vardı. Ancak zaman geçti ve bu paranın tahakkuk edeceği süre 1 yılın altına düştü. Muhasebe kurallarına göre, 1 yıldan az bir sürede tahakkuk edecek olan gelirler artık "Gelecek Yıllara Ait Gelir" yerine "Gelecek Aylara Ait Gelir" (380) hesabına taşınmalıdır.
Bu taşıma işlemi için 480 hesabını kapatmak (Borç), 380 hesabını açmak (Alacak) gerekir. İşte sorudaki kayıt tam olarak budur.
Özetle: Daha önce uzun vadeli (480) olarak kaydedilen bir gelirin, vadesi 1 yılın altına düştüğü için kısa vadeli (380) hesaba aktarılması işlemidir. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.
❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B Şıkkı (Gelecek yıl tahakkuk edecek gelirin tahsili): Eğer parayı henüz almadıysanız ve gelecek yıl alacaksanız, bu bir "tahsil" değil, bir "tahakkuk" veya "alacak" kaydı olurdu. Ayrıca bu durumda 480 hesabı borçlanmazdı.
- C Şıkkı (Gelir ve giderin mahsubu): Mahsup işlemi, bir alacağın bir borçla düşülmesidir. Burada ise iki farklı gelir hesabı arasında bir yer değiştirme var, gider hesabı yok.
- D Şıkkı (Gelirin iade edilmesi): Gelir iade edilirse, parayı geri vermiş olursunuz. Bu durumda "Gelecek Yıllara Ait Gelir" hesabı alacaklanırdı (parayı geri ödediğiniz için), borçlanmazdı. Soruda 480 hesabı borçlandığı için bu şık yanlıştır.
- E Şıkkı (Gelecek yıl tahsil edilecek gelirin tahakkuk kaydı): Bu, henüz para alınmamış ama gelirin oluştuğu durumdur. Bu durumda "Gelecek Yıllara Ait Gelir" hesabı alacaklanırdı (borçlanmazdı). Soruda ise 480 hesabı borçlandığı için bu şık da yanlıştır.
📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Gelecek Dönemlere Ait Gelir ve Gider Hesapları" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunları hatırlamalısın:
- Hesap Kodları: 480 (1 yıldan fazla) ve 380 (1 yıldan az) arasındaki fark.
- Dönem Sonu Düzeltmeleri: Bir gelir hesabının süresi 1 yılın altına düştüğünde, onu 480'den 380'e taşıma zorunluluğu.
- Borç ve Alacak Mantığı: Bu taşıma işleminde hangi hesabın borçlanıp hangisinin alacaklanacağını belirleme.
Başarılar dilerim!
Soru 18 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
Emre Mavi, dedesinin kontrol gücüne sahip olduğu Mavi Holding’de pazarlama direktörü olarak çalışmaktadır. Dedesi, Emre’ye holding hisselerinin %1’ini devretmiştir. Emre sahip olduğu hisseler dolayısıyla holding üzerinde kontrol gücü veya önemli etkiye sahip değildir. Emre, holdingden, maaşına ek olarak yaptığı yeni satış anlaşmaları üzerinden prim de almaktadır. Emre, dedesinin sahip olduğu bir evde yaşamaktadır. TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları standardına göre, Emre Mavi, Mavi Holding’le hangi nedenden dolayı ilişkili taraftır?
- A)Mavi Holding’in pazarlama direktörü olduğu için
- B)Dedesinin devrettiği hisselere sahip olduğu için
- C)Maaşına ek olarak prim aldığı için
- D)Mavi Holding’in hisselerinin %1’ine sahip olduğu için
- E)Dedesine ait olan bir evde yaşadığı için
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap A?
TMS 24 (İlişkili Taraf Açıklamaları) standardına göre, bir kişinin bir işletmeyle "İlişkili Taraf" sayılmasının en temel ve en güçlü nedeni, o işletmede yönetici pozisyonünde bulunmasıdır.
Soruda Emre Mavi'nin Mavi Holding'de "Pazarlama Direktörü" olduğu belirtilmiş. Muhasebe standartlarına göre, bir şirketin yöneticisi (Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür, Direktör vb.), o şirket üzerinde önemli etki veya kontrol gücüne sahiptir. Bu pozisyon, o kişiyi otomatik olarak o şirketin ilişkili tarafı yapar.
Emre'nin dedesinin %1 hisseyi devretmesi veya dedesinin evinde yaşaması gibi durumlar, Emre'nin yönetici olmasından bağımsız olarak "ilişkili taraf" statüsünü oluşturamaz. Asıl belirleyici olan, Emre'nin şirketin yönetimine dahil olmasıdır. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkların neden reddedilmesi gerektiğini kısaca inceleyelim:
- B ve D Şıkları (Hisse Devri ve %1 Sahipliği): Soruda açıkça Emre'nin dedesinden devraldığı %1'lik hisse nedeniyle kontrol gücü veya önemli etkiye sahip olmadığı belirtilmiş. TMS 24'e göre, sadece hisse sahibi olmak (özellikle bu kadar düşük bir oranda ve yönetici pozisyonu yoksa) otomatik olarak "ilişkili taraf" yapmaz. İlişkili taraf olmanın temel şartı, yönetici olmak veya kontrol sahibi olmaktır.
- C Şıkkı (Prim Almak): Maaşın yanı sıra prim almak, bir çalışanın iş sözleşmesinin bir parçasıdır. Bu durum, Emre'yi şirketin yöneticisi yapmaz ve dolayısıyla TMS 24'e göre otomatik bir "ilişkili taraf" durumu oluşturmaz.
- E Şıkkı (Dedesiyle Yaşamak): Ailevi bağlar (dede-niyeoğlu ilişkisi) tek başına bir şirketin ilişkili tarafı olma sebebi değildir. Emre dedesinin evinde yaşasa bile, eğer şirket yöneticisi olmasaydı veya şirkette önemli bir etki sahibi olmasaydı, bu durum TMS 24 kapsamında bir ilişki kurmaz.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için TMS 24 - İlişkili Taraf Açıklamaları standardını iyi bilmelisin.
Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisin:
- Yönetici Pozisyonu: Bir şirketin yöneticisi olan kişiler (Direktörler, Genel Müdürler vb.), o şirketin otomatik olarak ilişkili tarafıdır.
- Hisse Oranı ve Kontrol Gücü: Sadece hisse sahibi olmak, eğer bu hisse ile "önemli etki" veya "kontrol" sağlanamıyorsa, o kişiyi otomatik olarak ilişkili taraf yapmaz.
Özetle: Emre'nin dedesinden hisse alması veya dedesiyle yaşaması değil, şirketin yöneticisi (Pazarlama Direktörü) olması onu Mavi Holding ile ilişkili taraf yapar.
Soru 19 · 2020/2 · Finansal Muhasebe
İşletmenin 31.12.2019 tarihinde sona eren döneme ait finansal tablolarına ilişkin şu tarihler verilmiştir. 23.02.2020 -- Hazırlanması tamamlanmıştır. 25.02.2020 -- Yönetim kuruluna sunulmuştur. 01.03.2020 -- Yönetim kurulu yayımlanmak üzere onaylamıştır. 10.03.2020 -- Genel kurulda ibra edilmiştir. 14.03.2020 -- Düzenleyici kuruluşa gönderilmiştir. Yukarıdakilere göre, TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar standardına göre, yılsonundan (31.12.2019) itibaren hangi tarihe kadar gerçekleşen olaylar raporlama döneminden sonraki olay olarak kabul edilmektedir?
- A)23.02.2020
- B)25.02.2020
- C)01.03.2020
- D)10.03.2020
- E)14.03.2020
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir ders anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun mantığını kavramak, muhasebe standartlarını (TMS) uygulamak için çok önemlidir.
1. Neden Doğru Cevap C (01.03.2020) Şıkkıdır?
Bu sorunun kalbi TMS 10 (Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar) standardında yatar. Standart bize şunu sorar: "Finansal tabloların, yönetimin onayına sunulduğu ve yayımlanmak üzere onaylandığı tarih ne zaman?"
Standartta tanımlanan "Finansal Tabloların Onaylanma Tarihi" şudur: > Finansal tabloların, yönetimin yayımlanmak üzere onaylandığı tarihtir.
Şimdi sorudaki tarihleri bu tanıma göre inceleyelim:
- 23.02.2020: Tablolar hazırlanmıştır. Henüz onaylanmamıştır.
- 25.02.2020: Yönetim kuruluna sunulmuştur. Bu aşamada henüz resmi onay verilmemiştir.
- 01.03.2020: Yönetim kurulu yayımlanmak üzere onaylamıştır. İşte bu tarih, TMS 10'a göre "onaylanma tarihi"dir.
Sonuç: Raporlama dönemi 31.12.2019'da bitmiştir. Ancak, 31.12.2019'dan sonra gerçekleşen olaylar, finansal tabloların onaylandığı tarihe kadar (yani 01.03.2020'ye kadar) raporlama döneminden sonraki olay olarak kabul edilir. Bu tarihten sonra gerçekleşen olaylar, finansal tablolarda dikkate alınmaz (sadece açıklama yapılabilir).
Bu nedenle, sınırlar 01.03.2020'ye kadar uzar. Doğru cevap C şıkkıdır.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer tarihler, sürecin farklı aşamalarıdır ve TMS 10'un belirlediği "onaylanma tarihi" kriterine uymazlar:
- A) 23.02.2020: Sadece hazırlık bitmiştir. Yönetim henüz onay vermemiştir. Bu tarih, onaylanma tarihi değildir.
- B) 25.02.2020: Yönetim kuruluna sunulmuştur. Sunulmak ile onaylamak farklı şeylerdir. Onay henüz gerçekleşmemiştir.
- D) 10.03.2020: Genel kurulda ibra edilmiştir. Bu, şirketin genel kurulunun işlevidir. Ancak TMS 10'da kriter Yönetim Kurulunun onay tarihidir. Genel kurul onayı, finansal tabloların yayımlanma sürecinden sonra gelen bir aşamadır ve onaylanma tarihini değiştirmez.
- E) 14.03.2020: Düzenleyici kuruluşa gönderilmiştir. Bu, onaydan sonra yapılan bir bildirim işlemidir. Onaylanma tarihi bu tarihten çok önce (01.03.2020) gerçekleşmiştir.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için TMS 10 - Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar standardını iyi bilmelisin.
Özellikle şu iki kavramı ayırt etmelisin:
- Finansal Tabloların Hazırlanma Tarihi: Muhasebe kayıtlarının bitişidir.
- Finansal Tabloların Onaylanma Tarihi: Yönetim kurulunun tabloları "yayımlanmak üzere" onayladığı tarihtir.
Kural: Raporlama döneminden sonraki olaylar, onaylanma tarihine kadar olan süreyi kapsar. Sınavlarda genellikle "hazırlanma", "sunulma", "onaylama" ve "ibra" tarihleri karıştırılır. Dikkat etmen gereken tek şey: Yönetim Kurulunun onayladığı tarih hangisidir? Cevap orasıdır.
Başarılar dilerim!