2022/3 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2022/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2022/3 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre, vergi matrahlarının hesaplanması ile ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitinde borçlar, değerleme ölçülerinden hangisi ile değerlenir?

  • A)Nominal değer
  • B)Rayiç bedel
  • C)Mukayyet değer
  • D)Alış bedeli
  • E)Borsa rayici
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı C) Mukayyet değer'dir.

Neden C Şıkkı Doğru?

Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre, bir şirketin veya vergi mükellefinin borçlarını değerlerken temel kural şudur: Borçlar, o borcun doğduğu tarihteki nominal değeriyle (yazılı değeriyle) kaydedilir ve değerlenir.

Buradaki en önemli nokta şudur: Borçlar, zaman içinde enflasyon veya piyasa koşulları nedeniyle artsa da azalsa da, vergi matrahını hesaplamada borcun o anki yazılı rakamı esas alınır. Bu değerleme yöntemi, maliyet veya piyasa değeri gibi değişkenlik göstermez; borcun kağıt üzerindeki o anki gerçek rakamıdır.

VUK'un ilgili maddelerine (özellikle değerleme hükümlerine) baktığımızda, borçların değerlenmesinde "Mukayyet Değer" ilkesi geçerlidir. Mukayyet değer, bir varlık veya yükümlülüğün (borcun) kayıtlarda yer alan, o anki nominal (yazılı) değeridir. Yani borcun 100 TL yazıyorsa, değerleme 100 TL üzerinden yapılır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Nominal Değer: Bu şık kafa karıştırıcı olabilir. Evet, borçlar nominal değere göre kaydedilir, ancak VUK terminolojisinde borçların değerlenmesi için kullanılan özel teknik terim "Mukayyet Değer"dir. "Nominal değer" daha çok genel bir ekonomi terimidir; vergi mevzuatında borçların değerlenmesi için kullanılan doğru ifade "Mukayyet Değer"dır. Sınavlarda teknik terimlere dikkat etmek gerekir.
  • B) Rayiç Bedel: Bu, bir malın veya emtianın piyasadaki o anki satış fiyatıdır. Borçlar için rayiç bedel kullanılmaz, çünkü borcun piyasa fiyatı diye bir şey yoktur; borcun ödenmesi gereken sabit bir rakamı vardır.
  • D) Alış Bedeli: Bu sadece bir malın veya varlığın satın alınırken ödenen parayı ifade eder. Borçlar için "alış bedeli" diye bir kavram yoktur.
  • E) Borsa Rayici: Bu sadece borsada işlem gören menkul kıymetler (hisse senetleri vb.) için geçerlidir. Borçlar borsada işlem görmez, bu şık tamamen konuyla ilgisizdir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Değerleme Hükümleri konusunu iyi bilmelisin.

Özellikle şunları ezberlemelisin:

  • Varlıkların (stoklar, binalar vb.) değerlenmesinde kullanılan yöntemler (Maliyet, Rayiç, İndirilmiş Değer vb.).
  • Borçların değerlenmesinde kullanılan tek yöntem: Mukayyet Değer.

Özetle: Borçlar ne kadar değişirse değişsin, vergi matrahı hesaplanırken borcun Mukayyet Değer (o anki yazılı değeri) esas alınır. Bu yüzden doğru cevap C'dir.

Soru 2 · 2022/3 · Vergi Hukuku

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre, gecikme zammının uygulanmasında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı kanuni olarak belirlenen oranda gecikme zammı tatbik olunur.
  • B)Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
  • C)Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir.
  • D)Gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar olan müddettir.
  • E)Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi şarttır.
Çözümü göster — doğru cevap E

Soruda "yanlış olan" şıkkı bulmamız isteniyor ve doğru cevap E şıkkıdır.

Gelin adım adım nedenini açıklayalım:

Neden E Şıkkı Doğru Cevap (Yani Yanlış İfade)?

E şıkkı: "Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi şarttır."

Bu ifade yanlıştır ve bu yüzden sorunun doğru cevabıdır. 6183 Sayılı Kanun'un 51. maddesine göre gecikme zammı, otomatik olarak uygulanır. Kanun koyucu, borçluya "sana gecikme zammı uygulayacağım" diye ayrı bir bildirim yapma zorunluluğu getirmemiştir.

  • Mantığı şudur: Borcun vadesi geçtiği an, kanun gereği gecikme zammı da o tarihten itibaren işler. Vergi dairesi veya tahsil dairesi borçluya "Gecikme zammı uyguladık, haberdar olun" diye ayrıca bir tebligat göndermek zorunda değildir. Gecikme zammı, borcun vadesi geçtiği andan itibaren kanunen doğar ve borçlunun bilgisi olmasa bile hesaplanır. Bu nedenle "bildirim şarttır" ifadesi hukuki bir dayanağa sahip değildir.

Diğer Şıklar Neden Doğru İfadelerdir?

Diğer şıkların neden doğru olduğunu (yani neden sorunun cevabı olamayacağını) kısaca özetleyelim:

  • A Şıkkı (Doğru İfade): Kanun, gecikme zammının borcun vadesi bittiği tarihten itibaren, her ay için ayrı ayrı ve kanuni oranlarda hesaplanacağını belirtir. Bu ifade kanuna uygundur.
  • B Şıkkı (Doğru İfade): Eğer bir ayın tamamı dolmamışsa (örneğin 15 gün gecikme varsa), bu süreye isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesaplanır. Bu da kanunun açık bir kuralıdır.
  • C Şıkkı (Doğru İfade): Borcun ana kısmı (asıl borç) ödenmiş olsa bile, gecikme zammı ödenmemişse bu durum gecikme zammının tahsil edilmesini engellemez. Yani ana borcu ödeseniz bile, gecikmiş olduğunuz aylar için biriken zammı ödemek zorundasınız.
  • D Şıkkı (Doğru İfade): Gecikme zammının ne zaman hesaplanacağına dair kuralları doğru anlatır. Tecil (taksitlendirme) varsa tecil tarihine kadar, iflas açılmışsa iflas tarihine kadar, aciz belgesi varsa bu belgenin düzenlendiği güne kadar gecikme zammı işler.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. Maddesini (Gecikme Zammı) ezberlemeniz veya iyi anlamanız gerekir.

Özetle kural şudur:

  • Gecikme zammı otomatik işler, bildirim şartı yoktur.
  • Vade bittiği tarihten itibaren aylık olarak hesaplanır.
  • Ayın tamamı dolmamışsa günlük hesaplanır.
  • Ana borç ödenmiş olsa bile zammı ödemek zorunludur.

Başarılar dilerim, bu kuralı aklında tutarsan benzer sorularda hataya düşmezsin!

Soru 3 · 2022/3 · Vergi Hukuku

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca, bilanço esasına göre defter tutanlarda ölüm tarihine takaddüm eden takvim yılı bilançosuna göre bulunacak öz sermaye aşağıdaki hangisi ile ifade edilir?

  • A)Esham
  • B)Ticari sermaye
  • C)Tahvilat
  • D)Ticari zarar
  • E)Ticari kazanç
Çözümü göster — doğru cevap B

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B) Ticari sermaye'dir.

Neden Doğru Cevap "Ticari Sermaye"?

Öncelikle sorunun anahtar kelimesine bakalım: "Bilanço esasına göre defter tutanlar".

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na (7338 sayılı Kanun) göre, bir işletme sahibi vefat ettiğinde, mirasçılar için vergi hesaplanacak olan "miras" değeri belirlenir. Bu değeri bulmak için ölüm tarihine kadar geçen süreye bakılır.

Kanun, bilanço esasına göre defter tutanlar için şu kuralı getirir:

  • Mirasın değeri, ölüm tarihine kadar geçen takvim yılının bilançosuna göre bulunur.
  • Bu bilançoda, işletmenin o yılki öz sermayesi (yani işletmenin kendi parası ve birikmiş karları) hesaplanır.
  • Vergi mevzuatında, bilanço esasına göre defter tutanlarda bu öz sermaye değerine "Ticari Sermaye" adı verilir.

Yani, ölüm tarihine kadar geçen yılın bilançosunda işletmenin ne kadar "kendi sermayesi" olduğu tespit edilir ve buna "Ticari Sermaye" denir. Bu, miras vergisinin temelini oluşturur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Şimdi diğer seçeneklere neden uymadığına bakalım:

  • A) Esham: Bu kelime genellikle "mallar, eşyalar" anlamında kullanılır. Vergi kanunlarında bilanço öz sermayesi için kullanılan teknik bir terim değildir.
  • C) Tahvilat: Tahvilat, şirketlerin borçlanma senetleri (tahviller) çıkarmasıyla ilgilidir. Bu bir borçluluk kalemidir, öz sermaye değil. Dolayısıyla yanlış bir tanımdır.
  • D) Ticari zarar: Eğer işletme o yıl zarardaysa, bu bir "zarar" olarak kaydedilir. Ancak soru genel bir tanımlama istiyor. Kanun, durumu ne olursa olsun (kâr veya zarar) bu öz sermaye değerine "Ticari Sermaye" adını verir. "Ticari zarar" sadece zarardaki durumu ifade eder, genel terim değildir.
  • E) Ticari kazanç: Bu, Gelir Vergisi Kanunu'nda kullanılan bir terimdir. Kârı ifade eder. Ancak Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nda bilanço esasına göre defter tutanlar için öz sermaye ifadesi "Ticari Sermaye" olarak tanımlanmıştır. "Ticari kazanç" burada teknik olarak doğru terim değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun Mirasın Değerinin Tespiti başlıklı bölümünü (özellikle bilanço esasına göre defter tutanlar için olan kısmını) iyi bilmek gerekir.

Özetle: Bilanço esasına göre defter tutanlarda, ölüm tarihine takaddüm eden yılın bilançosundaki öz sermaye, kanunda "Ticari Sermaye" olarak adlandırılır. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 4 · 2022/3 · Vergi Hukuku

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, tarh yeri konusunda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

  • A)Gayrimenkul teslimlerinde mükellefin talebi halinde, katma değer vergisi beyan üzerine gayrimenkulün bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunur.
  • B)İthalde alınan katma değer vergisi ilgili gümrük idaresince tarh olunur.
  • C)Mükellefin, ayrı ayrı vergi dairelerinin faaliyet bölgelerinde iş yerleri varsa, katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarh olunur.
  • D)İkametgahı, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından motorlu kara taşıtlarıyla Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılığa ait katma değer vergisi Gelir İdaresi Başkanlığınca tarh olunur.
  • E)Katma değer vergisi, kural olarak, mükellefin iş yerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunur.
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruda doğru cevap D şıkkıdır çünkü 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre, ikametgahı, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yapılan uluslararası taşımacılık ve transit taşımacılıktan doğan KDV, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından değil, İstanbul Gümrük Müdürlüğü tarafından tarh edilir; bu nedenle D şıkkındaki "Gelir İdaresi Başkanlığınca tarh olunur" ifadesi yanlıştır. Diğer şıklara bakarsak, A şıkkı gayrimenkul teslimlerinde mükellefin talebiyle taşınmazın bulunduğu yerin tarh yeri olabileceğini doğru belirtirken, B şıkkı ithalatta KDV'nin gümrük idaresince tarh edildiğini, C şıkkı birden fazla iş yeri olan mükelleflerin bağlı olduğu vergi dairesince tarh edileceğini ve E şıkkı ise KDV'nin genel kural olarak iş yeri bulunan yer vergi dairesince tarh edileceğini doğru şekilde ifade etmektedir. Bu soruyu çözebilmek için Katma Değer Vergisi Kanunu'nun tarh yeri (vergilenme yeri) ile ilgili özel hükümlerini, özellikle uluslararası taşımacılık ve ithalat işlemlerinde yetkili vergi dairesi veya idaresini bilmek gerekmektedir. Sonuç olarak, D şıkkı kanunda belirtilen yetki dağılımına aykırı olduğu için sorunun yanlış ifadesini içeren doğru cevabıdır.

Soru 5 · 2022/3 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzilerinden elde edilen gelirler hangi gelir unsuru içinde değerlendirilir?

  • A)Gayrimenkul sermaye iradı
  • B)Menkul sermaye iradı
  • C)Ticari kazanç
  • D)Serbest meslek kazancı
  • E)Diğer kazanç ve iratlar
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı sınavı sorusu gibi ele alalım. Sorunun doğru cevabı A) Gayrimenkul sermaye iradı'dır.

Gelin, neden bu cevabın doğru olduğunu ve diğer şıkların neden işe yaramadığını adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap "A" Şıkkıdır?

Gelir Vergisi Kanunu'na (GVK) göre, bir gayrimenkulün (ev, dükkan, arsa vb.) ayrı ayrı kiraya verilmesinden elde edilen gelirler, kanunun 193. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde tanımlanan "Gayrimenkul sermaye iradı" kapsamında değerlendirilir.

Buradaki en kritik nokta "mütemmim cüzler" ifadesidir. Bu ifade, gayrimenkulün bölümlerinin (örneğin bir binanın 1. katı, 2. katı veya bir apartmanın daireleri) ayrı ayrı kiraya verilmesini ifade eder. Kanun koyucu, bu tür durumlarda gelirin kaynağının yine o gayrimenkul olduğunu ve kiraya verme işleminin ticari bir faaliyetten ziyade, varlığın (gayrimenkulün) kullanımıyla elde edilen bir gelir olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, bu gelirler ticari kazanç veya serbest meslek kazancı değil, doğrudan gayrimenkul sermaye iradı olarak vergilendirilir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Menkul sermaye iradı: Bu gelir unsuru, menkul (hareketli) varlıklardan elde edilen gelirler içindir. Örneğin; banka mevduatı faizleri, tahvil bono faizleri veya hisse senedi temettüleri bu gruba girer. Gayrimenkul (taşınmaz) menkul değil, demirbaş niteliğindedir, bu yüzden bu şık yanlıştır.
  • C) Ticari kazanç: Bir gayrimenkulün ayrı ayrı kiraya verilmesi, genellikle "ticari kazanç" sayılmaz. Ancak, eğer kişi bu gayrimenkulleri ticari bir amaçla (örneğin bir emlak şirketi kurup, sürekli al-sat veya kiraya verme işi yaparak) yönetiyorsa ve bu faaliyetin bir "ticari işletme" niteliği taşıyorsa o zaman ticari kazanç sayılabilir. Soruda sadece "ayrı ayrı kiraya verilen mütemmim cüzler" ifadesi geçtiği için, varsayılan durum normal kira geliri olup ticari kazanç değildir.
  • D) Serbest meslek kazancı: Bu gelir unsuru, mesleki ve sanatsı yeteneklerin kullanılmasıyla elde edilen gelirlerdir (doktor, avukat, mimar, mühendis vb.). Gayrimenkul kiraya vermek bir mesleki yetenek gerektiren bir hizmet değil, varlığın kullanımıdır, bu yüzden bu şık da yanlıştır.
  • E) Diğer kazanç ve iratlar: Bu, bir "çöp kutusu" gibi düşünülebilir; yukarıdaki tüm gelir unsurlarına girmeyen ve kanunla açıkça tanımlanmamış gelirler buraya girer. Gayrimenkul kiraları ise GVK'da açıkça tanımlı olduğu için buraya girmez.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu Madde 193'ü ve Gelir Unsurlarını iyi bilmelisin. Özellikle:

  • Gayrimenkul sermaye iradı ile menkul sermaye iradı arasındaki farkı,
  • "Mütemmim cüzler" (gayrimenkulün bölümleri) ifadesinin vergiye tabi olduğu durumu,
  • Ticari kazanç ile gayrimenkul sermaye iradının ayrımını (ticari işletme şartı) bilmek gerekir.

Özetle; taşınmazı (gayrimenkulü) kiraya veriyorsan, gelir Gayrimenkul Sermaye İradı'dır. Unutma!

Soru 6 · 2022/3 · Vergi Hukuku

Dijital Hizmet Vergisinin de düzenlendiği 7194 sayılı Kanun’a göre dijital hizmet vergisi mükellefleri, beyannamelerini ne zamana kadar vermelidir?

  • A)Vergilendirme dönemini takip eden 3. ayın sonuna kadar
  • B)Vergilendirme dönemini takip eden 2. ayın sonuna kadar
  • C)Vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar
  • D)Vergilendirme dönemini takip eden ayın 20. günü akşamına kadar
  • E)Vergilendirme dönemini takip eden ayın 10. günü akşamına kadar
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Gelin, bu kuralı neden böyle bildiğini ve diğer şıkların neden işe yaramadığını adım adım inceleyelim.

Neden C Şıkkı Doğru?

Bu sorunun temelinde 7194 sayılı Kanun ve Dijital Hizmet Vergisi (DHV) kuralları yatar. Dijital Hizmet Vergisi, Türkiye'de vergi mevzuatına giren en yeni ve en hızlı değişen alanlardan biridir.

Kanunun ilgili maddesine göre:

  • Dijital hizmet vergisi mükellefleri, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar beyanname vermek zorundadır.
  • Örneğin; Ocak ayı için vergilendirme dönemi varsa, beyannameyi Şubat ayının sonuna kadar (28 veya 29 Şubat) vermeniz gerekir.

Bu kural, diğer vergi türlerinden (örneğin KDV veya Gelir Vergisi) farklıdır. KDV'de genellikle takip eden ayın 20'si, Gelir Vergisi'nde ise yıl sonu veya farklı tarihler söz konusudur. Ancak DHV için özel bir düzenleme yapılmış ve süre bir ay olarak belirlenmiştir. Bu nedenle "Vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar" ifadesi doğru cevaptır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıklar, farklı vergi türlerinin sürelerine ait kafa karışıklığı yaratmak için hazırlanmıştır:

  • A ve B Şıkları (3. ay ve 2. ay): Bu süreler genellikle Kurumlar Vergisi veya Gelir Vergisi beyannamelerinin süresine benzerlik gösterir. Örneğin, Kurumlar Vergisi beyannamesi genellikle takip eden 4. ayın sonuna kadar verilir. Ancak DHV için bu süreler çok uzundur ve kanunda böyle bir hüküm yoktur.
  • D ve E Şıkları (Ayın 20'si ve 10'u): Bu tarihler, KDV beyannamelerinin (takip eden ayın 20'si) veya Stopaj beyannamelerinin (takip eden ayın 10'u) süresidir. Öğrenciler sıkça "her beyanname ayın 20'sinde biter" diye düşünürler, ancak DHV özel bir istisnadır ve süresi ayın sonuna kadar uzatılmıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için "Dijital Hizmet Vergisi Beyan ve Ödeme Süreleri" konusunu bilmelisin.

Özetle şunu ezberlemelisin: > Dijital Hizmet Vergisi Beyannamesi: Vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar verilir.

Başarılar dilerim, bu kuralı iyi hatırlarsan benzer sorularda hataya düşmezsin!

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz