Soru 1 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Ticari malların muhasebeleştirilmesinde aralıksız sayım yöntemini uygulayan bir işletmede, dönem sonunda yapılan sayımda depodaki ticari malların parasal karşılığının 50.000 ₺ ve ticari mallar hesabının borç kalanının 60.000 ₺ olduğu saptanmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)10.000 ₺’lik sayım ve tesellüm noksanı vardır.
- B)10.000 ₺’lik olağan gelir ve kâr vardır.
- C)10.000 ₺’lik sayım ve tesellüm fazlası vardır.
- D)10.000 ₺’lik satılan ticari mallar maliyeti vardır.
- E)10.000 ₺’lik olağandışı gelir ve kâr vardır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
🎯 Neden Doğru Cevap A?
Öncelikle durumu hayal edelim: İşletme, "aralıksız sayım" yöntemiyle çalışıyor. Bu yöntemde, her ay veya dönem sonunda depodaki malların gerçek miktarı sayılır ve bu sayım, defterdeki kayıtlarla karşılaştırılır.
Soruda bize iki önemli rakam veriliyor:
- Defterdeki Miktar (Borç Kalanı): 60.000 ₺ (İşletme, depoda 60.000 ₺'lik mallar olduğunu sanıyor).
- Gerçek Sayım Miktarı: 50.000 ₺ (Gerçekten depoda sadece 50.000 ₺'lik mallar var).
Burada bir fark oluşmuş:
- Defterde 60.000 ₺ var.
- Gerçekte 50.000 ₺ var.
- Aradaki fark: 10.000 ₺.
Bu 10.000 ₺'lik fark, defterde varmış gibi gösterilen ama depoda bulunamayan mallar demektir. Muhasebe diline çevirirsek: "Sayım ve Tesellüm Noksanı" oluşmuştur. Yani mallar kaybolmuş, çalınmış veya hasar görmüş olabilir. Bu yüzden A şıkkı doğrudur.
❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B ve E Şıkları (Gelir/Kâr): Sayım noksanı (malların eksilmesi) bir kâr değil, bir zarar veya gider durumudur. Dolayısıyla "gelir ve kâr" içeren şıklar mantıken yanlıştır.
- C Şıkkı (Fazla): Eğer defterde 50.000 ₺, gerçekte 60.000 ₺ olsaydı, o zaman "fazla" olurdu. Soruda tam tersi durum var (Defter > Gerçek), bu yüzden "fazla" diyemeyiz.
- D Şıkkı (Satılan Mallar): Bu 10.000 ₺'lik fark, normal bir satıştan kaynaklanan bir maliyet değil, sayım hatası veya kayıp durumudur. Satılan malların maliyeti, normal satış işlemlerinde hesaplanır, sayım farkı olarak değil.
📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Sayım ve Tesellüm Noksanı ve Fazlası" konusunu iyi bilmelisin.
Kural şudur:
- Defterdeki Değer > Gerçek Sayım Değeri ise → Noksan (Eksiklik) oluşur. (Gider kaydedilir).
- Defterdeki Değer < Gerçek Sayım Değeri ise → Fazla oluşur. (Gelir kaydedilir).
Bu kuralı ezberlersen, benzer soruları kolayca çözebilirsin. Başarılar!
Soru 2 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Mizan ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Belirli tarihler itibariyle hesapların borç-alacak tutarlarının ve kalanlarının yer aldığı cetvele mizan denir.
- B)Mizanlarda kapanmış hesaplar da yer alır.
- C)Yardımcı defter mizanında (yardımcı defter mizanının borç toplamı = ilgili büyük defter hesabının borç toplamı ve yardımcı defter mizanının alacak toplamı = ilgili büyük defter hesabının alacak toplamı) eşitliği aranmaktadır.
- D)Muhasebe içi envanter işlemlerinden sonra çıkarılan mizana “genel geçici mizan” denir.
- E)Düzenlenen mizanda (mizanın borç toplamı = mizanın alacak toplamı = günlük defter toplamı) eşitliği aranmaktadır.
Çözümü göster — doğru cevap D
SMMM staja giriş sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi analiz etmelisin. Soru, "Mizan" kavramını ve türlerini ne kadar iyi bildiğini ölçüyor. Doğru cevap D şıkkıdır.
Gelin, neden D şıkkının yanlış olduğunu ve diğer şıkların neden doğru olduğunu adım adım inceleyelim.
Neden D Şıkkı Yanlış? (Doğru Cevap)
Soruda "Muhasebe içi envanter işlemleri"nden sonra çıkarılan mizana "Genel Geçici Mizan" denildiği yazıyor. Bu ifade yanlıştır.
- Doğru Kural: Muhasebe içi envanter işlemleri (dönem sonu düzeltme kayıtları) yapıldıktan sonra çıkarılan mizana "Genel Düzeltme Mizanı" (veya sadece Düzeltme Mizanı) denir.
- Genel Geçici Mizan ise, genellikle dönem sonu envanter işlemleri yapılmadan önce, muhasebe dönemi boyunca yapılan işlemlerin özetlendiği ve borç/alacak eşitliğinin kontrol edildiği mizandır.
Yani, envanter işlemleri yapıldıktan sonra mizan "geçici" olmaz, "düzeltme" mizanı olur. Bu kavram karışıklığı sorunun ana tuzağıdır.
Diğer Şıklar Neden Doğru?
Şimdi diğer şıkların neden doğru olduğunu kısaca açıklayalım ki, bunları da ezberleyip sınavda rahatça işaretleyebilesin:
- A Şıkkı (Doğru): Mizanın tanımı budur. Belirli bir tarihte hesapların borç ve alacak tutarlarını ve kalanlarını gösteren cetvel olarak tanımlanır. Bu tanım hatasızdır.
- B Şıkkı (Doğru): Mizanlar düzenlenirken, dönem içinde kapatılmış olan hesaplar da (örneğin gider hesapları) mizana dahil edilir. Kapanan hesaplar mizandan çıkarılmaz, mizanda yer alırlar.
- C Şıkkı (Doğru): Bu, Yardımcı Defter Mizanı'nın temel kuralıdır. Yardımcı defterlerdeki toplam borç ve alacak tutarları, bunların ait olduğu Büyük Defter hesabının toplam borç ve alacak tutarlarıyla eşit olmalıdır. Bu bir kontrol mekanizmasıdır.
- E Şıkkı (Doğru): Bu, Genel Mizan'ın temel kuralıdır. Genel mizanda; Mizanın Borç Toplamı = Mizanın Alacak Toplamı = Günlük Defter Toplamı olmalıdır. Bu eşitlik sağlanmazsa, kayıtlarda bir hata vardır.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için "Mizan Türleri ve Özellikleri" konusunu çok iyi bilmelisin. Özellikle şu ayrımı yapmalısın:
- Genel Geçici Mizan: Envanter işlemleri öncesi çıkarılır.
- Genel Düzeltme Mizanı: Envanter işlemleri sonrası çıkarılır.
Sınavda "için" ve "sonra" kelimelerine dikkat et. SMMM stajında en sık karıştırılan konu budur. Başarılar dilerim!
Soru 3 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Servet Can ve Ortakları Kollektif Şirketi’nin 3 ortağı olup sermayesi 30.000 ₺’dir. Şirket ortaklarının sermaye payları aşağıdaki gibidir:
Servet Can’ın sermaye payı : 5.000 ₺
Sertar Kan’ın sermaye payı : 10.000 ₺
Serdar Tan’ın sermaye payı : 15.000 ₺
Şirketin 2022 yılı kârı 50.000 ₺’dir. Şirket sözleşmesine göre toplam kârdan yöneticilik görevini yapan Servet Can’a %25, muhasebeyi tutan Sertar Kan’a %15 prim ayrıldıktan sonra kalan kârın ortaklara sermayeleri oranında dağıtılması kararlaştırılmıştır. Bu bilgilere göre Serdar Tan’ın payına düşen kâr tutarı kaç ₺’dir?
- A)12.500
- B)15.000
- C)17.500
- D)20.000
- E)25.000
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu çözmek için önce şirket sözleşmesinde belirtilen özel primlerin toplam kârdan düşülmesi ve kalan kısmın sermaye oranlarına göre paylaşılması gerektiğini bilmemiz gerekir.
Öncelikle, toplam 50.000 ₺ olan kârdan yöneticilik primi olarak Servet Can'a %25 (12.500 ₺) ve muhasebe primi olarak Sertar Kan'a %15 (7.500 ₺) ayrılır; bu iki primin toplamı 20.000 ₺ eder. Bu primler düşüldüğünde, ortaklara sermaye oranlarına göre dağıtılacak kalan kâr 30.000 ₺ (50.000 - 20.000) olarak bulunur. Şimdi bu 30.000 ₺'yi ortakların sermaye paylarına göre dağıtmamız gerekir: Toplam sermaye 30.000 ₺ iken Serdar Tan'ın payı 15.000 ₺'dir, yani toplam sermayenin %50'sine sahiptir. Dolayısıyla, kalan kârın yarısı olan 15.000 ₺ Serdar Tan'ın payına düşer.
Diğer şıkları incelediğimizde; A şıkkı (12.500 ₺) Servet Can'ın prim tutarına, C şıkkı (17.500 ₺) primlerin düşülmeden doğrudan sermaye oranına göre dağıtılması durumunda Serdar Tan'ın alacağı tutara, D şıkkı (20.000 ₺) ise primlerin toplamına ve E şıkkı (25.000 ₺) ise toplam kârın yarısına tekabül eder ve bu nedenle yanlıştır. Bu soruyu çözebilmek için "Kollektif Şirketlerde Kâr ve Zararın Dağıtılması" konusundaki sözleşme hükümlerine ve oran hesaplamalarına hakim olmak gerekir.
Doğru cevap, hesaplamalar sonucunda Serdar Tan'ın payına düşen 15.000 ₺ tutarı olan B seçeneğidir.
Soru 4 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Mobilya ticareti yapan işletmenin satışını yapmakta olduğu koltuk takımlarından birini ofiste kullanmak üzere depodan çekmesi durumunda alacaklandırılacak hesap aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Demirbaşlar
- B)Ticari Mallar
- C)Yapılmakta Olan Yatırımlar
- D)Yarı Mamuller-Üretim
- E)Diğer Maddi Duran Varlıklar
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soru, Muhasebe Bilimlerinde "Malların Kullanıma Çıkarılması" konusunu ölçen klasik ve çok önemli bir sorudur. Doğru cevap B) Ticari Mallar şıkkıdır.
Gelin bu durumu bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:
Neden Doğru Cevap "B) Ticari Mallar"?
Bu sorunun temel mantığı şudur: İşletme mobilya satan bir yerdir. Depodaki koltuklar, işletmenin ticari malıdır (satmak için bekleyen varlıktır).
Ancak işletme sahibi, bu koltuklardan birini satmak yerine kendi ofisinde kullanmak için depodan çıkarmıştır. Muhasebe kurallarına göre, bir malın ticari amaçla değil de, işletmenin kendi ihtiyacı için (demirbaş olarak) kullanılması durumunda, o malın ticari mal hesabından çıkması gerekir.
İşlem şu şekilde işler:
- Koltuk depodan çıkar ve ofise gider.
- Koltuk artık "satılacak mal" özelliğini yitirir, "işletmenin kullanacağı varlık" özelliği kazanır.
- Bu yüzden Ticari Mallar hesabından düşülür (Alacaklanır).
- Karşılığında ise Demirbaşlar hesabına yazılır (Borçlanır).
Soru bizden "alacaklandırılacak" hesabı sorduğu için, malın çıkış yaptığı ve azaldığı Ticari Mallar hesabını işaretlememiz gerekir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Demirbaşlar: Bu hesap Borçlanır. Çünkü koltuk artık ofiste duruyor ve işletmenin bir varlığı haline geldi. Soru "alacaklandırılacak" hesabı sorduğu için bu şık yanlıştır.
- C) Yapılmakta Olan Yatırımlar: Bu hesap, henüz bitmemiş inşaat veya kurulum işlemleri için kullanılır. Hazır mobilyanın ofise taşınması bir yatırım projesi değil, mevcut bir malın kullanım amacı değişikliğidir.
- D) Yarı Mamuller-Üretim: Bu hesap, üretim yapan işletmelerin (örneğin mobilya üreten bir fabrika) işlenmekte olan ürünleri için kullanılır. Sorudaki işletme ise mobilya ticareti (satın alıp satma) yapan bir yerdir, üretim yapmıyor.
- E) Diğer Maddi Duran Varlıklar: Demirbaşlar, bu hesabın en yaygın ve doğru alt kalemidir. Ancak bu işlemin doğrudan Demirbaşlar hesabına yansıtılması gerekir. "Diğer" ifadesi belirsizlik yaratır ve bu işlemin ana hesabı değildir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Malların İşletme İçin Kullanılması" (veya Ticari Malların Demirbaş Olarak Kullanılması) konusunu iyi bilmelisin.
Kural Şudur: Bir işletme, satmak için beklettiği mallardan birini kendi ihtiyacı için kullanırsa;
- Demirbaşlar hesabı Borçlanır (Varlık artar).
- Ticari Mallar hesabı Alacaklanır (Varlık azalır).
Unutma: Soru "alacaklandırılacak" hesabı sorduğu için cevap Ticari Mallar'dır.
Soru 5 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme sattığı ticari malları taşıma kaplarıyla birlikte teslim etmekte olup kaplar için toplam 1.200 ₺ depozito almıştır. Müşteri kaplardan 5 adedinin kırıldığını bildirerek kalan kapları işletmeye teslim etmiştir. Kırılan kaplar için depozito bedelinden 400 ₺ kesilmiş olup kalan tutar müşteriye peşin olarak ödenmiştir. Kırılan kapların kayıtlı değeri 580 ₺, birikmiş amortisman tutarı ise 160 ₺’dir. Bu bilgilere göre işletmenin yapacağı kayıtta aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı yanlıştır?
- A)Birikmiş Amortismanlar Hesabı borçlu 160 ₺
- B)Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı borçlu 1.200 ₺
- C)Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar Hesabı alacaklı 20 ₺
- D)Kasa Hesabı alacaklı 800 ₺
- E)Diğer Maddi Duran Varlıklar Hesabı alacaklı 580 ₺
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap olan C şıkkı, soruda "hangisinin kullanımı yanlıştır" diye sorulduğu için doğru seçenektir; çünkü kırılan kaplar için oluşan zarar, işletmenin "Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar" hesabına değil, tam tersine "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilmelidir.
Öncelikle bu durumu netleştirelim: İşletme, müşteriden 1.200 ₺ depozito almış, 5 kap kırıldığı için 400 ₺'lik bir kesinti yapmış ve kalan 800 ₺'yi müşteriye ödemektedir. Kırılan kapların kayıtlı değeri 580 ₺, birikmiş amortismanı ise 160 ₺'dir. Bu durumda kırılan kapların "net defter değeri" 420 ₺ (580 - 160) olurken, işletme bu kaplar için sadece 400 ₺ depozito kesintisi yapmıştır. Yani işletme, kapların değerini tam olarak karşılayamamış ve 20 ₺'lik bir zarar etmiştir. Muhasebe kaydında; "Alınan Depozito ve Teminatlar" 1.200 ₺ borçlanmalı, "Kasa" 800 ₺ alacaklanmalı, "Birikmiş Amortismanlar" 160 ₺ borçlanmalı ve "Diğer Maddi Duran Varlıklar" 580 ₺ alacaklanmalıdır. Bu kayıtların dengesini sağlamak için 20 ₺'lik fark, işletmenin zararını gösteren "Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabının borç tarafına yazılmalıdır. Oysa C şıkkında bu tutarın "Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar" hesabının alacak tarafına yazılması, bir zararı gelir olarak göstermek anlamına geldiği için tamamen yanlıştır.
Diğer şıkları incelediğimizde; A şıkkındaki "Birikmiş Amortismanlar"ın borçlanması, varlığın defterden silinmesi için doğru bir işlemdir. B şıkkındaki "Alınan Depozito ve Teminatlar"ın borçlanması, işletmenin bu borcunu kapatması gerektiği için doğrudur. D şıkkındaki "Kasa"nın alacaklanması, müşteriye 800 ₺ ödeme yapılmasıyla uyumludur. E şıkkındaki "Diğer Maddi Duran Varlıklar"ın alacaklanması ise kırılan varlığın defterden silinmesi için doğru bir kayıttır.
Bu soruyu çözebilmek için maddi duran varlıkların elden çıkarılması, depozito işlemleri ve zarar/gelir hesaplarının doğru tarafına (borç/alacak) yazılması konularını iyi bilmek gerekmektedir.
Sonuç olarak, kırılan kaplar nedeniyle oluşan 20 ₺'lik zararın "Gelir ve Kârlar" hesabına değil, "Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilmesi gerektiği için C şıkkı yanlıştır.
Soru 6 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Yenileme fonu olarak 549 Özel Fonlar hesabına alınan tutarın kullanılmayacağına karar verilmesi durumunda yapılması gereken muhasebe kaydı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Özel Fonlar Hesabı borçlu / Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar Hesabı alacaklı
- B)Özel Fonlar Hesabı borçlu / Önceki Dönem Gelir ve Kârları Hesabı alacaklı
- C)Özel Fonlar Hesabı borçlu / Birikmiş Amortismanlar Hesabı alacaklı
- D)Özel Fonlar Hesabı borçlu / Geçmiş Yıllar Kârları Hesabı alacaklı
- E)Özel Fonlar Hesabı borçlu / Diğer Olağan Gelir ve Kârlar Hesabı alacaklı
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki sınıf ortamında sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap B?
Öncelikle durumu hayal edelim: Şirket, daha önce bir "Yenileme Fonu" oluşturmuştu. Bu fonu oluştururken parayı 549 Özel Fonlar hesabından almıştık (yani bu hesap borçlu kalmıştı). Şimdi ise şirket yönetimi, bu fonu kullanmaya karar vermediğini ve fonu iptal ettiğini söylüyor.
Muhasebe mantığı şudur:
- Fonun İptali: Fonu oluştururken borçlu olan 549 Özel Fonlar hesabını kapatmak için Borç vermemiz gerekir. (Bu, tüm şıklarda aynıdır).
- Gelir Olarak Kayıt: Fonu iptal ettiğimizde, bu para artık bir yükümlülük veya fon kalmamıştır; şirketin eline geçen bir kazanç olmuştur. Ancak bu kazanç, şirketin normal ticari faaliyetlerinden (mal satmak, hizmet vermek vb.) kaynaklanmamıştır. Bu yüzden bunu "Diğer Olağan Gelirler" hesabına yazamayız.
- Dönem Tespiti: Bu fonu oluşturan ve iptal eden işlemler genellikle önceki dönemlerde gerçekleşmiştir. TTK (Ticaret Kanunu) ve Muhasebe Standartları'na göre, önceki dönemlerde oluşmuş ve şimdi düzeltilen veya kapatılan fonlar, o dönemin Önceki Dönem Gelir ve Kârları hesabına yansıtılır.
Bu nedenle, 549 Özel Fonlar hesabını Borç, 196 Önceki Dönem Gelir ve Kârları hesabını Alacak yazarak kaydı kapatırız.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A ve E Şıkları (Diğer Olağandışı/Gelir ve Kârlar): Bu hesaplar, şirketin normal ticari faaliyetleri dışındaki, ancak o yıl içinde gerçekleşen ve tekrarlanabilir olmayan gelirler için kullanılır (örneğin; bir makineyi piyasa değerinin üzerinde satmak). Ancak yenileme fonu iptali, o yılın işleşi değil, geçmişte oluşturulan bir fonun kapatılmasıdır. Bu yüzden "o yılın" hesabına yazılmaz.
- C Şıkkı (Birikmiş Amortismanlar): Bu hesap, varlıkların değer düşüşünü gösterir. Fon iptali ile amortisman arasında hiçbir ilişki yoktur. Bu şık tamamen konuyla alakasızdır.
- D Şıkkı (Geçmiş Yıllar Kârları): Bu hesap, bilanço kar/zarar hesabıdır ve genellikle dönem sonu kar dağıtımı veya zarar kapatma işlemlerinde kullanılır. Ancak TTK'ya göre, önceki dönemlerde oluşmuş fonların iptali doğrudan 196 Önceki Dönem Gelir ve Kârları hesabına gider. "Geçmiş Yıllar Kârları" hesabı, bu işlemin ardından, dönem karı hesaplanıp bilançoya aktarıldığında devredilen karlar için kullanılır. Doğrudan kayıt 196 hesabına yapılır.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için şunları iyi bilmelisin:
- Yenileme Fonu hesabının yapısı ve işleyişi.
- Önceki Dönem Gelir ve Kârları (196) hesabının ne zaman kullanıldığını (özellikle önceki dönemlerde oluşmuş fonların iptali veya düzeltmeleri).
- Diğer Olağan/Dolağandışı Gelir ile Önceki Dönem Gelir arasındaki farkı ayırt edebilmek.
Özetle: Fonu iptal ediyorsun, borçlu olan 549'u kapatıyorsun ve parayı 196 Önceki Dönem Gelir ve Kârları hesabına alıyorsun. Cevap B.
Soru 7 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletmelerin yedek akçe ayırması muhasebenin temel kavramlarından hangisinin gereğidir?
- A)Tam açıklama
- B)Tutarlılık
- C)Önemlilik
- D)Tahakkuk esası
- E)İhtiyatlılık
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soru, SMMM stajı ve genel muhasebe mantığının en temel taşlarından birini, yani "İhtiyatlılık" ilkesini sorguluyor. Gel bu konuyu seninle adım adım, sanki bir sınıfta oturuyormuşuz gibi açıklayalım.
Neden Doğru Cevap "E" (İhtiyatlılık)?
Hayal et ki bir işletme sahibisin. Gelecekte ne olacağını tam olarak bilemezsin. Belki bir davayı kaybedebilirsin, belki bir malın değeri düşer veya belki müşterilerinden tahsilat yapamazsın.
Muhasebede "İhtiyatlılık" ilkesi tam olarak şunu der: "Gelecekteki olası kayıpları ve giderleri şimdiden hesapla, ama henüz kesinleşmemiş karları asla şimdiden kaydetme."
Yedek akçe ayırmak tam olarak bu ilkenin bir uygulamasıdır. İşletme, gelecekte karşılaşabileceği olası kayıplara karşı (örneğin borçluların ödemeyi yapamama ihtimaline karşı) şimdiden bir kenara para ayırır. Bu sayede:
- Gelecekte bir kayıp olursa, işletme şok yaşamaz.
- Karlar abartılı gösterilmez.
- İşletmenin mali durumu daha gerçekçi ve güvenli bir şekilde yansıtılır.
Bu yüzden, yedek akçe ayırmak İhtiyatlılık ilkesinin en net gereğidir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Şimdi diğer seçeneklere bakalak ve neden onları seçmediğimizi görelim:
- A) Tam Açıklama: Bu ilke, bilanço ve tablolarda okuyucunun işi yanlış anlamaması için gerekli tüm bilgilerin (dipnotlar vb.) verilmesini gerektirir. Yedek akçe ayırmakla doğrudan bir ilgisi yoktur.
- B) Tutarlılık: Bu ilke, bir işletmenin bir yıl uyguladığı muhasebe yöntemini (örneğin amortisman hesabını) bir sonraki yılda da aynı şekilde uygulamasını ister. Yöntem değişirse açıklama yapılmalıdır. Yedek akçe ile doğrudan bir bağı yoktur.
- C) Önemlilik: Bu ilke, çok küçük tutarların muhasebe kayıtlarını karmaşıklaştırmaması için ihmal edilebileceğini veya basitleştirilebileceğini söyler. "Bu kadar küçük bir tutar için mi bu kadar detaylı işlem yapalım?" sorusuna cevap verir. Yedek akçe ayırmakla ilgili değildir.
- D) Tahakkuk Esası: Bu ilke, bir işlemin para el değiştirdiği tarihte değil, gerçekleştiği tarihte kaydedilmesini gerektirir. Örneğin, bu ayda yapılan iş için para gelecek ay alınsa bile, bu ayın gelirine yazılır. Yedek akçe ayırmakla doğrudan bir ilgisi yoktur.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için "Muhasebe İlkeleri" konusunu, özellikle "İhtiyatlılık (Dikkatli Davranma) İlkesi"ni iyi öğrenmelisin.
Özetle: Gelecekteki olası kayıpları şimdiden dikkate alıp yedek ayırmak, muhasebenin en temel kurallarından biri olan İhtiyatlılık ilkesidir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 8 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, geçici yatırım amacıyla satın aldığı alış bedeli 10 ₺ olan 1.000 adet hisse senedinin 2022 yılı sonunda borsa rayicinin 9 ₺ olduğunu tespit etmiş ve tam karşılık ayırmıştır. Bundan 1 ay sonra ise nakit ihtiyacı nedeniyle 8 ₺’den hisse senetlerinin tamamını satmıştır. Verilenlere göre yapılacak satış kaydıyla ilgili aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Hisse Senetleri hesabı alacaklı 9.000 ₺
- B)Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı hesabı borçlu 2.000 ₺
- C)Menkul Kıymet Satış Zararları hesabı borçlu 1.000 ₺
- D)Konusu Kalmayan Karşılıklar hesabı alacaklı 2.000 ₺
- E)Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı hesabı alacaklı 1.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruda doğru cevap C şıkkıdır, çünkü işletme hisse senetlerini 10.000 ₺'lik maliyetle almış, daha önce 1.000 ₺'lik değer düşüklüğü karşılığı ayırmış ve son olarak 8.000 ₺'ye satmıştır; bu durumda satış fiyatı ile defter değeri (maliyetten karşılık düşüldükten sonraki değer) arasındaki fark olan 1.000 ₺'lik zarar, Menkul Kıymet Satış Zararları hesabına borç kaydedilerek işletmenin zararını yansıtır.
Diğer şıkları neden yanlış olduğunu kısaca inceleyelim: A şıkkı yanlıştır çünkü hisse senetleri hesabı alacaklı 9.000 ₺ yerine, elden çıkarılan tüm varlığın maliyeti olan 10.000 ₺ alacaklı yazılmalıdır; B şıkkı yanlıştır çünkü değer düşüklüğü karşılığı hesabı borçlu değil, alacaklı yazılarak bu karşılık kapatılmalıdır (2.000 ₺ yerine 1.000 ₺ olmalıdır); D şıkkı yanlıştır çünkü karşılık kapatılırken "Konusu Kalmayan Karşılıklar" hesabı kullanılmaz, doğrudan "Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı" hesabı alacaklı yazılır; E şıkkı ise yanlış miktar vermiştir, karşılık hesabı alacaklı 1.000 ₺ değil, 2.000 ₺ olmalıdır.
Bu soruyu çözebilmek için Menkul Kıymetlerin Değer Düşüklüğü Karşılığı ayrılması, bu karşılığın iptal edilmesi ve menkul kıymet satışlarında oluşan zararın muhasebeleştirilmesi konularını bilmek gerekir.
Sonuç olarak, işletme bu satış işlemiyle 1.000 ₺'lik bir zarar gerçekleştirdiği için bu zararın kaydı Menkul Kıymet Satış Zararları hesabına borç olarak girilmiştir.
Soru 9 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletmenin müşterisinden olan 20.000 ₺’lik senetli alacağının vadesi dolmuştur. Müşteri vade tarihinde senedi ödeyemediğinden vade uzatımı talebinde bulunmuştur. Yeni senedin vadesi 4 ay olup yeni düzenlenen senedin tutarına eklenen vade farkı taraflar arasında 1.000 ₺ olarak kararlaştırılmıştır. Verilenlere göre, işletmenin yapacağı kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 321 BORÇ SENETLERİ 20.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 1.000
Alacak: 321 BORÇ SENETLERİ 21.000
- B)Borç: 322 BORÇ SENETLERİ REESKONTU 1.000
Alacak: 647 REESKONT FAİZ GELİRLERİ 1.000
- C)Borç: 121 ALACAK SENETLERİ 21.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 20.000
Alacak: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 1.000
- D)Borç: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 1.000
Alacak: 647 REESKONT FAİZ GELİRLERİ 1.000
- E)Borç: 121 ALACAK SENETLERİ 21.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 20.000
Alacak: 642 FAİZ GELİRLERİ 1.000
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soruda, işletmenin vadesi dolan alacağını uzatırken yeni bir senet düzenlemesi ve bu işlem nedeniyle elde ettiği vade farkının (faiz geliri) nasıl kaydedileceği sorulmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır çünkü vade uzatımı sırasında, eski senedin alacak hesabından silinmesi ve yerine yeni, daha yüksek tutarlı senedin kaydedilmesi gerekir; burada 20.000 ₺'lik eski borçlu senet (aslında alacak senedi) kapatılırken, müşteriye verilen yeni senet 21.000 ₺ (ana para + 1.000 ₺ vade farkı) olarak kaydedilir. İşletme bu 1.000 ₺'lik farkı, vade uzatımı karşılığında elde ettiği bir gelir olarak "Faiz Gelirleri" (642) hesabına alacak olarak yansıtır. Diğer şıkların neden yanlış olduğunu incelediğimizde; A şıkkı "Borç Senetleri" (321) hesabını kullanmıştır ki bu hesap borçlu senetleri (işletmenin başkasına verdiği senetleri) gösterir, oysa burada işletmenin müşteriden alacağı vardır. B ve D şıklarında "Reeskont" hesapları kullanılmıştır ki reeskont, senedin vadesinden önce tahsil edilmesi durumunda uygulanan iskonto işlemidir, burada ise vade uzatımı söz konusudur. C şıkkı ise vade farkını yanlışlıkla "Alacak Senetleri Reeskontu" (122) hesabına kaydetmiştir, oysa bu bir gelir kalemidir ve doğrudan gelir hesabına (642) yansıtılmalıdır. Bu soruyu çözebilmek için Alacak Senetleri (121) ve Borç Senetleri (321) hesaplarının farkını, vade uzatımı işleminin muhasebeleştirilmesini ve Faiz Gelirleri (642) hesabının ne zaman kullanıldığını bilmek gerekir. Sonuç olarak, vade uzatımı durumunda yeni senet tutarı borç, eski senet tutarı ve vade farkı ise alacak olarak kaydedilir.
Soru 10 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, sermayesini 250.000 ₺ arttırma kararı almış ve gerekli yasal işlemleri tamamlayarak 25 ₺ nominal değerli 10.000 adet hisse senedi ihraç etmiştir. Aracı kurum aracılığıyla gerçekleşen bu işlemde hisse senetlerinin tamamı 26 ₺’den satılmıştır. Aracı kurum 5.000 ₺ komisyon kesintisi yaptıktan sonra kalan tutarı işletmenin bankadaki hesabına yatırmıştır. Verilenlere göre, işletme tarafından sermaye artırımı sürecinde yapılacak kayıtlarda aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Sermaye hesabı alacaklı 250.000 ₺
- B)Hisse Senetleri hesabı alacaklı 260.000 ₺
- C)Hisse Senedi İhraç Primleri hesabı borçlu 5.000 ₺
- D)Menkul Kıymet Satış Kârları hesabı alacaklı 5.000 ₺
- E)Ödenmemiş Sermaye hesabı alacaklı 255.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sermaye artırımı işlemleri, muhasebede en sık karıştırılan konulardan biridir ama mantığı kavradığında çok kolaydır.
Önce sorunun mantığını kuralım: İşletme, elindeki hisse senetlerini nominal (gerçek) değeri üzerinden değil, piyasa değeri üzerinden satıyor. Ancak muhasebe kayıtlarında "Sermaye" hesabına sadece nominal değer yazılır. Aradaki fark ise "İhraç Primleri" hesabına gider.
Neden Doğru Cevap A Şıkkıdır?
İşletme 10.000 adet hisse senedi çıkarmış ve her birinin nominal değeri 25 ₺'dir. Muhasebe kurallarına göre, Sermaye hesabına yazılacak tutar, hisse senetlerinin nominal değerinin toplamıdır. Piyasa fiyatı (26 ₺) veya komisyonlar buraya yazılmaz.
- Hesaplama: 10.000 adet × 25 ₺ (Nominal Değer) = 250.000 ₺.
- Kayıt Mantığı: Sermaye arttığında bu hesap Alacak tarafına yazılır.
- Sonuç: Sermaye hesabı 250.000 ₺ Alacak yazılır. Bu da A şıkkını doğru yapar.
(Ekstra bilgi: İşletme eline 260.000 ₺ para geçecek. Bunun 250.000 ₺'si Sermaye, 10.000 ₺'si Hisse Senedi İhraç Primleri hesabına gidecek. Aracı kurumun kestiği 5.000 ₺ komisyon ise "Harcamalar" veya "Banka" hesabından düşülür, sermaye hesabını etkilemez.)
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B Şıkkı (Hatalı): "Hisse Senetleri" hesabı genellikle hisse senetlerinin satın alınması (yani işletmenin başka bir şirketten hisse alması) durumunda kullanılır. Sermaye artırımı (hisse çıkarma) işleminde bu hesap kullanılmaz. Ayrıca 260.000 ₺ tutar, nominal değeri değil, satış fiyatını gösterir. Sermaye hesabına nominal değer yazılır.
- C Şıkkı (Hatalı): "Hisse Senedi İhraç Primleri" hesabı, hisse senetlerinin nominal değerinden fazla satılması durumunda oluşur. Bu hesap Alacak tarafına yazılır (gelir niteliğindedir), Borç tarafına yazılmaz. Ayrıca komisyon (5.000 ₺) bu hesabın içeriği değildir.
- D Şıkkı (Hatalı): "Menkul Kıymet Satış Kârları" hesabı, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin satışından elde edilen kârı gösterir. Burada ise işletme yeni hisse çıkarmıştır (satın almamıştır). Bu bir "İhraç" işlemidir, "Satış" işlemi değildir.
- E Şıkkı (Hatalı): "Ödenmemiş Sermaye" hesabı, hisse senetlerinin henüz ödenmediği durumlarda kullanılır. Soruda hisse senetlerinin tamamı satılmış ve para tahsil edilmiştir. Dolayısıyla ödenmemiş bir sermaye yoktur. Ayrıca 255.000 ₺ tutarı da mantıksızdır.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Sermaye Artırımı" ve "Hisse Senedi İhraç Primleri" konularını iyi bilmelisin.
Altın Kural:
- Sermaye hesabına her zaman Nominal Değer (10.000 × 25) yazılır.
- İhraç Primleri hesabına ise Fark (Satış Fiyatı - Nominal Değer) yazılır.
- Komisyonlar ise sermaye hesabını etkilemez; gider olarak veya banka hesabından düşülür.
Özetle; işlemin "satış" mı yoksa "ihraç" mı olduğunu ayırt et ve Sermaye hesabına sadece nominal değeri yaz.
Soru 11 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
ABC Organizasyon İşletmesi, 2022 yılı dönem sonunda Yurtiçi Satışlar hesabında yer alan 50.000 ₺’lik tutarın, 2023 yılında gerçekleştirilecek bir organizasyon hizmetine dair olduğunu tespit etmiştir. Verilenlere göre, 31.12.2022 tarihinde yapılacak düzeltme kaydında aşağıdaki hesaplardan hangisinin kullanımı doğrudur?
- A)Gelir Tahakkukları hesabı borçlu 50.000 ₺
- B)Yurtiçi Satışlar hesabı alacaklı 50.000 ₺
- C)Gelecek Yıllara Ait Giderler hesabı alacaklı 50.000 ₺
- D)Gelir Tahakkukları hesabı alacaklı 50.000 ₺
- E)Gelecek Aylara Ait Gelirler hesabı alacaklı 50.000 ₺
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. SMMM stajı sınavlarında en çok karıştırılan konulardan biri olan "Tahakkuk Esası" ve "Düzeltme Kayıtları" burada devrede.
🎯 Doğru Cevap Neden E?
Öncelikle durumu hayal edelim: ABC İşletmesi, 2022 yılını kapatırken "Yurtiçi Satışlar" hesabına 50.000 ₺ yazmış. Ancak 31 Aralık 2022'de kontrol ettiklerinde, bu işlemin 2023 yılında yapılacağını fark etmişler.
Buradaki temel kural şudur: Gelir, gerçekleştiği döneme ait olmalıdır.
- Para 2022'de tahsil edilmiş veya fatura kesilmiş olabilir, ama hizmet 2023'te verilecek.
- Bu durumda bu 50.000 ₺, 2022 yılının geliri olamaz. Bu para, 2023 yılına ait bir gelirdir.
Bu yüzden 2022 yılının defterlerinden bu parayı silmemiz (düzeltmemiz) gerekir. Nasıl yaparız?
- Yurtiçi Satışlar hesabı 2022'de yanlışlıkla Borç tarafına yazılmıştı. Bunu düzeltmek için Alacak tarafına yazmalıyız.
- Bu para 2023'e ait olduğu için, onu "Gelecek Aylara Ait Gelirler" hesabına aktarmalıyız. Bu hesap, gelecekte elde edilecek gelirleri gösterir ve Borç tarafına yazılır.
Düzeltme Kaydı Şöyle Olur:
- Gelecek Aylara Ait Gelirler hesabı Borçlu 50.000 ₺ (Çünkü bu para gelecekte bize ait olacak).
- Yurtiçi Satışlar hesabı Alacaklı 50.000 ₺ (Çünkü 2022 geliri değil, defterden silinmeli).
Şıklara bakalım:
- E Şıkkı: "Gelecek Aylara Ait Gelirler hesabı alacaklı 50.000 ₺" yazıyor.
Doğru cevap: E
Soru 12 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, 06.07.2023 tarihinde bankadan almış olduğu 300.000 ₺ tutarındaki banka kredisinin 3 aylık vadesi sonunda 40.000 ₺ faiziyle birlikte ödemesini müşterilerinden aldığı bir çeki ciro ederek gerçekleştirmiştir. Verilenlere göre, yapılacak kayıt aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Borç: 300 BANKA KREDİLERİ 300.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 40.000
Alacak: 103 VERİLEN ÇEKLER VE ÖDEME EMİRLERİ 340.000
- B)Borç: 300 BANKA KREDİLERİ 300.000
Borç: 381 GİDER TAHAKKUKLARI 40.000
Alacak: 101 ALINAN ÇEKLER 340.000
- C)Borç: 300 BANKA KREDİLERİ 300.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 40.000
Alacak: 101 ALINAN ÇEKLER 340.000
- D)Borç: 300 BANKA KREDİLERİ 340.000
Alacak: 103 VERİLEN ÇEKLER VE ÖDEME EMİRLERİ 340.000
- E)Borç: 101 ALINAN ÇEKLER 340.000
Alacak: 300 BANKA KREDİLERİ 300.000
Alacak: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 40.000
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu soruda doğru cevap C şıkkıdır çünkü işletme, borcunu (ana para ve faizi) öderken elindeki bir alacak senedini (çek) karşı tarafa devretmiştir; bu durumda borç olan banka kredisi ve faiz gideri borçlanarak (Borç), elden çıkan çek ise alacaklanarak (Alacak) kaydedilir.
İşletme 300.000 ₺ kredi çektiğinde bu tutar "Banka Kredileri" hesabına alacak yazılmıştı, şimdi bu borcu kapatmak için o hesabı Borç yazarak sıfırlıyoruz. Ayrıca 40.000 ₺ faiz ödemesi bir giderdir, giderler her zaman Borç yazılarak kaydedilir. Ödeme için kullanılan 340.000 ₺'lik çek, işletmenin elinden çıktığı için "Alınan Çekler" hesabından Alacak yazılarak düşülmelidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğunu şöyle açıklayabiliriz:
- A şıkkı yanlıştır çünkü 103 "Verilen Çekler" hesabı kullanılmıştır; ancak soruda işletmenin müşterilerinden aldığı çekin ciro edildiği belirtilmiştir, yani elden çıkan çek "Alınan Çekler" (101) hesabından düşülmelidir.
- B şıkkı yanlıştır çünkü faiz gideri henüz tahakkuk ettirilmemiş (gelecek dönem için ayrılmamış) ve peşin ödenmiştir, bu nedenle "Gider Tahakkukları" yerine doğrudan "Finansman Giderleri" kullanılmalıdır.
- D şıkkı yanlıştır çünkü faiz gideri (40.000 ₺) hiç kaydedilmemiş ve sadece ana para üzerinden bir kayıt yapılmıştır.
- E şıkkı yanlıştır çünkü muhasebe mantığı tersine çevrilmiştir; borçlar ve giderler borç, elden çıkan varlık ise alacak yazılmalıdır, bu şıkta ise borçlar alacak, alacaklar borç yazılmıştır.
Bu soruyu çözebilmek için muhasebe kayıtlarında borç ve alacak mantığını, kredi borcunun kapatılmasının nasıl kaydedildiğini, faiz giderlerinin hesabını ve çeklerin ciro edilerek ödemede kullanılmasının hangi hesaplara yansıdığını bilmek gerekir.
Sonuç olarak, işletmenin kredi borcunu ve faizini elindeki çekle kapatması durumunda doğru kayıt, kredinin ve giderin borç, çekin ise alacak olarak gösterildiği C seçeneğidir.
Soru 13 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
"Geçerli nedenlerin bulunduğu durumlarda, işletmelerin uyguladıkları muhasebe politikalarını değiştirebilmeleri öngörülmüştür. Ancak bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tabloların dipnotlarında açıklanması zorunludur." Yukarıdaki ifade, muhasebenin hangi temel kavramına işaret etmektedir?
- A)Tam açıklama
- B)Tutarlılık
- C)İhtiyatlılık
- D)Önemlilik
- E)Dönemsellik
Çözümü göster — doğru cevap B
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek adım adım çözelim. Sorunun mantığını anlamak, muhasebe kurallarını ezberlemekten çok daha önemlidir.
1. Neden Doğru Cevap "B) Tutarlılık"?
Soruda geçen cümleyi parçalara ayıralım:
- İşletmelerin muhasebe politikalarını değiştirebilmeleri: Muhasebe, bir işletmenin işleyişini anlatır. Eğer bir işletme her yıl farklı bir yöntem kullanırsa (örneğin bu yıl stokları "FIFO", ertesi yıl "Ağırlıklı Ortalama" ile değerlerse), o yılki bilançoyu bir önceki yılki bilanço ile kıyaslayamayız. Bu durum, finansal tabloların karşılaştırılabilirliğini yok eder.
- Geçerli nedenlerle değişiklik yapılabilir: Muhasebe kuralları katı değildir. Eğer piyasa koşulları değişirse veya yeni bir yasa çıkarsa yöntem değiştirilebilir.
- Ancak değişiklik ve etkisi dipnotlarda açıklanmalıdır: İşte burası çok önemli! Eğer bir yöntem değiştirmek zorunda kalırsanız, bunu gizlemeyin. "Geçen yıl şunu yaptık, bu yıl bunu yaptık ve aradaki fark şu kadar" diyerek dipnotlarda açıkça belirtin.
Özetle: Soru bize şunu söylüyor: "Muhasebe yöntemleri her yıl aynı kalmalıdır (Tutarlılık). Ancak değişmek zorunda kalırsanız, bunu şeffaf bir şekilde açıklayın ki kullanıcılar eski ve yeni veriyi doğru yorumlasın." Bu durum, Tutarlılık ilkesinin en temel gereğidir. Tutarlılık, benzer işlemlerin benzer yöntemlerle kaydedilmesini ve değişikliklerin de açıkça belirtilmesini emreder.
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Tam Açıklama: Bu ilke, mali tablolarda eksiksiz ve anlaşılır bilgi verilmesini gerektirir. Soruda "değişiklik yapılabilir mi?" sorusu sorulurken, "Tam Açıklama" ilkesi sadece "dipnotlarda yazın" kısmına odaklanır. Ancak sorunun ana fikri, yöntemin sürekli ve aynı kalması (veya kalması gerektiği) üzerinedir. Tam açıklama, tutarlılığın bir parçasıdır ama sorunun anahtarı "değişim ve süreklilik" ilişkisidir.
- C) İhtiyatlılık: Bu ilke, "kârı erken yazma, zararı erken yazma" kuralıdır. Soruda kâr/zararın erken veya geç yazılmasından değil, yöntemin sürekliliğinden bahsediliyor.
- D) Önemlilik: "Küçük hataların mali tabloyu yanıltmaması" ilkesidir. Soruda bir miktar veya önem derecesi değil, yöntem değişikliği ve açıklama zorunluluğu konuşuluyor.
- E) Dönemsellik: İşletmenin faaliyetlerini belirli zaman aralıklarına (yıllara, aylara) bölmek ilkesidir. Soru zaman bölümlerinden değil, yöntemlerin sürekliliğinden bahsetmektedir.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için Muhasebe Temel Kavramları (Özellikle Tutarlılık ve Karşılaştırılabilirlik) konusunu iyi bilmelisin.
- Tutarlılık: İşletmenin bir muhasebe yönteminin bir dönemden diğerine aynı kalmasıdır.
- İstisna: Eğer yöntem değişecekse, bu değişimin nedenini ve parasal etkisini (dipnotlarda) mutlaka açıklamak zorunluluğu.
Sonuç: Soru, yöntemin değişebilirliğini kabul ederken, bu değişimin şeffaflıkla (dipnotla) ve süreklilik ilkesi çerçevesinde (tutarlılıkla) yönetilmesi gerektiğini vurgular. Bu yüzden doğru cevap B) Tutarlılık'tır.
Soru 14 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Aşağıdakilerden hangisi aktifi düzenleyici bir hesap değildir?
- A)Alınan çekler
- B)Stok değer düşüklüğü karşılığı
- C)Birikmiş amortismanlar
- D)Alacak senetleri reeskontu
- E)Şüpheli ticari alacaklar karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım.
Öncelikle sorunun anahtar kelimesi "aktifi düzenleyici" hesabıdır. Bu ne demek? Bir şirketin elindeki varlıkların (aktiflerin) gerçek değerini göstermek için, o varlığın üzerinde bir düşüş varsa veya tahsil edilemeyecek bir risk varsa, bu düşüşü veya riski göstermek için kullanılan hesaplardır. Bu hesaplar daima borç bakiyesi olan aktif hesapların karşılığıdır ve bunlar alacak tarafında yazılır. Yani, bir varlığın değerini düşürür.
Şimdi şıkları inceleyelim:
✅ Neden Doğru Cevap A (Alınan Çekler)?
"Alınan Çekler" hesabı, bir şirketin müşterilerinden aldığı çekleri kaydetmek için kullanılır. Bu bir varlıktır (aktif).
- Özellikleri: Bu hesap Borç tarafında artar, Alacak tarafında azalır.
- Neden düzenleyici değil? Çünkü bu hesap, bir varlığın değerini düşürmek için değil, varlığın kendisini (çekin elinde olduğunu) kaydetmek için kullanılır. Varlığın değerini düşüren bir karşılık hesabı değildir. Bu yüzden "aktifi düzenleyici bir hesap değildir" sorusunun doğru cevabı budur.
❌ Diğer Şıklar Neden Yanlış? (Çünkü onlar "aktifi düzenleyici" hesabıdır)
Diğer şıkların hepsi, bir varlığın değerinin düşmesini veya tahsil edilemeyeceğini gösteren karşılık hesaplarıdır. Bu hesaplar Alacak tarafında yazılır ve ilgili varlığın değerini düşürür.
- B) Stok değer düşüklüğü karşılığı: Stokların (malzeme, mamul vb.) piyasa değerinin düşmesi durumunda, bu düşüşü göstermek için kullanılan bir karşılıktır. (Düzenleyicidir).
- C) Birikmiş Amortismanlar: Döner veya duran varlıkların (makine, bina vb.) zamanla değer kaybetmesini gösteren bir karşılıktır. (Düzenleyicidir).
- D) Alacak Senetleri Reeskontu: Alacak senetlerinin vadelerine göre bugünkü değerine indirgenmesi (faiz düşülmesi) için kullanılan bir karşılıktır. (Düzenleyicidir).
- E) Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı: Müşterilerin ödemeyi yapamayacağı şüphesi olan alacaklar için ayrılan bir karşılıktır. (Düzenleyicidir).
📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?
Bu soruyu çözmek için "Mali Tablo Hesapları" ve "Aktif Düzenleyici Hesaplar" konusunu iyi bilmelisin.
Kural şudur:
- Aktif Düzenleyici Hesaplar: Varlıkların değerini düşürür, Alacak tarafında yazılır. (Örn: Amortisman, Karşılıklar, Reeskontlar).
- Aktif Hesaplar: Varlıkların kendisini gösterir, Borç tarafında yazılır. (Örn: Alınan Çekler, Kasa, Alacaklar).
Özetle: Soruda "hangisi düzenleyici değildir" diye sorulduğu için, diğerleri birer "karşılık" (düzenleyici) iken, sadece Alınan Çekler bir "varlık" hesabı olduğu için doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 15 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, beş yıllığına kiraladığı yönetim binasının bahçesine çalışanları için otopark yaptırmıştır. Otoparkın yapımı için 20.000 ₺’lik gider yapılmıştır. Bu gider ve KDV’si için işletme alacaklıya, elindeki bir senedi ciro ederek vermiştir. Aşağıdakilerden hangisi, bu işleme ilişkin bir muhasebe kaydı olabilir?
- A)Borç: 252 BİNALAR 20.000
Borç: 191 İNDİRİLECEK KDV 4.000
Alacak: 321 BORÇ SENETLERİ 24.000
- B)Borç: 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 20.000
Borç: 191 İNDİRİLECEK KDV 4.000
Alacak: 321 BORÇ SENETLERİ 24.000
- C)Borç: 264 ÖZEL MALİYETLER 20.000
Borç: 191 İNDİRİLECEK KDV 4.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 24.000
- D)Borç: 253 TESİS, MAKİNE VE CİHAZLAR 20.000
Borç: 191 İNDİRİLECEK KDV 4.000
Alacak: 321 BORÇ SENETLERİ 24.000
- E)Borç: 263 KURULUŞ VE ÖRGÜTLENME GİDERLERİ 20.000
Borç: 191 İNDİRİLECEK KDV 4.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 24.000
Çözümü göster — doğru cevap C
Bu sorunun doğru cevabı C şıkkıdır çünkü işletme, kiraladığı bir binanın bahçesine otopark yaptırmış ve bu gider, işletmenin mülkiyetinde olmayan ancak işletme tarafından kullanılan bir varlık için yapılan özel maliyet olarak kaydedilir; bu nedenle 264 Özel Maliyetler hesabı borçlanır. Ayrıca, işletme bu ödemeyi elindeki bir alacak senedini ciro ederek (yani senedi başkasına devrederek) yaptığı için, işletmenin elindeki alacak senetleri azalmış olur ve bu durum 121 Alacak Senetleri hesabının alacak tarafında kaydedilmesini gerektirir. Diğer şıkların neden yanlış olduğunu incelediğimizde; A, B ve D şıklarında kullanılan 321 Borç Senetleri hesabı, işletmenin borçlandığı senetler için kullanılırken burada senet devredildiği için alacak senetleri kullanılması gerekir, ayrıca A ve D şıklarındaki bina veya tesis hesapları kiralanan bir mülke yapılan harcamalar için uygun değildir. E şıkkı ise hesap kodlarını ve mantığını doğru vermemektedir. Bu soruyu çözebilmek için kiralanan yerlere yapılan harcamaların özel maliyet olarak kaydedilmesi ve alacak senetlerinin ciro edilerek ödemede kullanılması durumunda muhasebe kayıtlarının nasıl yapılacağı konularını bilmek gerekir. Sonuç olarak, kiralanan yerdeki iyileştirme giderleri özel maliyet hesabına, eldeki alacak senedinin devri ise alacak senetleri hesabının alacak tarafına yazılarak doğru kayıt C şıkkında verilmiştir.
Soru 16 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Aşağıdakilerden hangisi gelir tablosunda yer alan kâr kalemlerinden biri değildir?
- A)Net satış kârı veya zararı
- B)Brüt satış kârı veya zararı
- C)Faaliyet kârı veya zararı
- D)Dönem kârı veya zararı
- E)Olağan kâr veya zarar
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturmuşsun gibi açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap A?
Gelir Tablosu'nu (Kâr Zarar Tablosu) bir merdiven gibi hayal et. Bu merdivenin en tepesinde "Net Satışlar" yazar ve aşağı doğru inerek kâr veya zarar hesapları çıkarılır.
Türk Ticaret Kanunu'na ve Muhasebe Standartlarına göre gelir tablosunda kesinlikle yer alan ve standart bir yapıda bulunan kâr kalemleri şunlardır:
- Brüt Satış Kârı/Zararı: (Satışlar - Satılan Malın Maliyeti)
- Faaliyet Kârı/Zararı: (Brüt kâr + Diğer faaliyet gelirleri - Faaliyet giderleri)
- Dönem Kârı/Zararı: (Faaliyet kârı + Finansman kârı/zararı + Olağanüstü kâr/zarar)
Ancak "Net Satış Kârı veya Zararı" diye bir kavram yoktur.
- "Net Satış" (Net Satışlar) gelir tablosunun en üst satırında yer alan bir gelir kalemidir.
- "Net Satış Kârı" ise mantıken bir çelişkidir. Kâr, satıştan elde edilen net tutarın kendisi değil, giderler düşüldükten sonra geriye kalan farktır. Muhasebe terminolojisinde "Net Satış Kârı" diye bir satır bulunmaz. Bu ifade, "Net Satışlar" ile "Net Kâr" kavramlarının karıştırılmasıyla oluşmuş hatalı bir terimdir.
Bu yüzden A şıkkı, gelir tablosunda yer alan bir kâr kalemi değildir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıklar (B, C, D ve E), Türk Ticaret Kanunu'na göre gelir tablosunda mutlaka yer alması gereken standart kâr kalemleridir:
- B) Brüt satış kârı veya zararı: Üretim veya ticaret yapan şirketlerin en temel kârıdır. Mutlaka bulunur.
- C) Faaliyet kârı veya zararı: Şirketin ana faaliyetlerinden elde ettiği kârı gösterir. Mutlaka bulunur.
- D) Dönem kârı veya zararı: Gelir tablosunun en alt satırıdır, vergi öncesi veya sonrası (kanuna göre değişebilir) dönem sonu kârını gösterir. Mutlaka bulunur.
- E) Olağan kâr veya zarar: Bu ifade genellikle "Olağanüstü Kâr veya Zarar" olarak bilinir ve gelir tablosunda yer alan bir kalem olabilir. Ancak soruda "Net Satış Kârı" gibi tamamen uydurma bir terim olduğu için, diğerleri standart kâr kalemleri olduğu için A şıkkı en belirgin hatadır. (Not: Bazı eski soru bankalarında "Olağan kâr" ifadesi bazen "Faaliyet Kârı" ile karıştırılabilir ancak "Net Satış Kârı" ifadesi kesinlikle bir kâr kalemi değildir).
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Gelir Tablosu Yapısı ve Kâr Kalemleri" konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunları ezberlemelisin:
- Gelir tablosu hangi sırayla hazırlanır? (Satışlar -> Brüt Kâr -> Faaliyet Kârı -> Dönem Kârı).
- Hangi kâr kalemleri zorunludur?
- "Net Satış" bir gelir kalemi iken, "Net Satış Kârı" diye bir kâr kaleminin neden var olamayacağını mantıksal olarak kavramalısın.
Özetle: Gelir tablosunda "Net Satış Kârı" diye bir satır yoktur, bu bir tuzaktır. Doğru cevap A'dır.
Soru 17 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, vadesinin dolmasına 35 gün kalan 500.000 ₺’lik bir alacak senedini iskonto için E Bankası'na göndermiştir. E Bankası, 16.000 ₺’lik iskonto tutarını senet tutarından mahsup ettikten sonra, geriye kalan tutarı işletmenin hesabına aktarmıştır. Bu işleme ilişkin günlük defter kaydı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A)Borç: 102 BANKALAR 484.000
Borç: 657 REESKONT FAİZ GİDERLERİ 16.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 500.000
- B)Borç: 102 BANKALAR 484.000
Borç: 653 KOMİSYON GİDERLERİ 16.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 500.000
- C)Borç: 102 BANKALAR 484.000
Borç: 647 REESKONT FAİZ GELİRLERİ 16.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 500.000
- D)Borç: 102 BANKALAR 484.000
Borç: 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 16.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 500.000
- E)Borç: 102 BANKALAR 484.000
Borç: 122 ALACAK SENETLERİ REESKONTU 16.000
Alacak: 121 ALACAK SENETLERİ 500.000
Çözümü göster — doğru cevap D
Bu soruda, bir işletmenin vadesi dolmamış bir alacak senedini bankaya verip (iskonto ettirerek) nakit elde etmesi ve bu işlemde ödediği faiz giderinin muhasebeleştirilmesi sorulmaktadır. Doğru cevap D şıkkıdır çünkü işletme, bankaya ödediği 16.000 ₺'lik iskonto tutarını bir finansman maliyeti olarak kabul eder ve bu tutar, TMS 7 (Nakit Akış Tablosu) ve genel muhasebe prensiplerine göre 780 Finansman Giderleri hesabına borç kaydedilir; bu sırada işletmenin bankaya yatırdığı 484.000 ₺ (500.000 - 16.000) 102 Bankalar hesabına borç, elden çıkan senet ise 121 Alacak Senetleri hesabına alacak kaydedilir.
Diğer şıkları neden yanlış olduğunu şu şekilde açıklayabiliriz: A şıkkındaki "657 Reeskont Faiz Giderleri" hesabı, eski muhasebe sisteminde kullanılırdı ancak güncel TMS (Türk Muhasebe Standartları) uyarınca bu tür giderler artık doğrudan finansman giderleri (780) altında izlenir; B şıkkındaki "653 Komisyon Giderleri" yanlıştır çünkü burada ödenen tutar bir komisyon değil, senedin vadesine kadar beklenmesi karşılığında ödenen faizdir; C şıkkındaki "647 Reeskont Faiz Gelirleri" tamamen ters bir mantıkla hazırlanmıştır çünkü işletme bu işlemde gider yapmaktadır, gelir elde etmemektedir; E şıkkındaki "122 Alacak Senetleri Reeskontu" hesabı ise, senedin iskonto edildiği tarihte değil, bilanço tarihi itibarıyla reeskonta tabi tutulması gerektiğinde kullanılan bir geçici hesaptır ve bu sorudaki nakit akışlı iskonto işleminde kullanılmaz.
Bu soruyu çözebilmek için TMS 7 (Nakit Akış Tablosu) kapsamında finansman giderlerinin sınıflandırılması, iskonto işleminin muhasebe kayıtları ve güncel hesap planındaki gider hesaplarının (özellikle 780 Finansman Giderleri) doğru kullanımı konularını bilmek gerekmektedir.
Soru 18 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
İşletme, maliyeti 100.000 ₺ olan ticari malı, 50.000 ₺’si ve KDV’si banka aracılığıyla, 70.000 ₺’si de kredili olarak 120.000 ₺ + KDV bedelle satmıştır. Satış işlemiyle ilgili olarak 10.000 ₺ + KDV’lik taşıma gideri nakit olarak ödenmiştir. Yukarıdaki işlemle ilgili muhasebe kayıtlarında, aşağıdaki hesaplardan hangisi kullanılmaz?
- A)102 Bankalar
- B)120 Alıcılar
- C)600 Yurtiçi Satışlar
- D)100 Kasa
- E)300 Banka Kredileri
Çözümü göster — doğru cevap E
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille çözelim. Sorunun doğru cevabı E şıkkıdır.
🎯 Neden Doğru Cevap E (300 Banka Kredileri)?
Önce sorudaki işlemin mantığını kuralım:
- Satış İşlemi: İşletme malı satıyor. Bu satışın bir kısmı banka hesabına geçiyor, bir kısmı ise kredili (vade) olarak alıcıya bırakılıyor.
- Kredi kelimesi burada "alıcının borçlu olması" anlamına gelir, yani işletmenin bankadan kredi çekmesi değil, alıcının borçlanmasıdır. Bu durumda 300 Banka Kredileri hesabı kullanılmaz.
- Taşıma Gideri: Satılan malın taşınması için nakit olarak 10.000 ₺ ödenmiştir. Nakit ödeme olduğu için 100 Kasa hesabı kullanılır.
Sonuç: İşlemde işletmenin bankadan para borç alması (kredi çekmesi) söz konusu değildir. Sadece alıcıya malı vadeli satmışlardır. Bu yüzden 300 Banka Kredileri hesabı kayıtlarda yer almaz.
❌ Diğer Şıklar Neden Kullanılır?
Şimdi diğer şıkların neden işlemin içinde olduğunu kısaca görelim:
- A) 102 Bankalar: Satışın 50.000 ₺'lik kısmı banka hesabına geçmiştir. Bu para hesabı artırdığı için Bankalar hesabı kullanılır.
- B) 120 Alıcılar: Satışın 70.000 ₺'lik kısmı "kredili" (vade) olarak yapılmıştır. Alıcı henüz parayı vermediği için borçlu durumundadır. Bu borç Alıcılar hesabına kaydedilir.
- C) 600 Yurtiçi Satışlar: Mal satıldığı için gelir hesabı olan Yurtiçi Satışlar hesabı kullanılır.
- D) 100 Kasa: Taşıma gideri nakit olarak ödenmiştir. Nakit çıkışı olduğu için Kasa hesabı kullanılır.
📚 Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için "Satış İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi" ve "Kredi Kavramının Muhasebedeki Anlamı" konularını iyi bilmelisin.
- Önemli İpucu: Muhasebede "kredili satış" denildiğinde, bu alıcının borçlanması (120 Alıcılar) demektir. İşletmenin bankadan kredi çekmesi (300 Banka Kredileri) ise tamamen farklı bir işlemdir ve burada söz konusu değildir.
Kısacası; işlemin içinde "işletmenin bankadan borç alması" yoksa, 300 Banka Kredileri hesabını kullanma!
Soru 19 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar standardına göre; “faiz oranlarında meydana gelen değişimler nedeniyle bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinde veya gelecekteki nakit akışlarında dalgalanma olması riski” aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Faiz oranı riski
- B)Kredi riski
- C)Likitide riski
- D)Piyasa riski
- E)Fiyat riski
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca karşında oturuyormuşsun gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
Neden Doğru Cevap "Faiz Oranı Riski"?
Soruda geçen ifadeyi parçalara ayıralım:
- Neden kaynaklanıyor? "Faiz oranlarında meydana gelen değişimler"
- Ne oluyor? Finansal aracın değeri veya gelecekteki nakit akışları "dalgalanıyor" (değişiyor).
TFRS 7 standardında finansal riskler tanımlanırken, eğer riskin kaynağı faiz oranlarındaki bir değişimse ve bu değişim aracın değerini veya nakit akışını etkiliyorsa, buna doğrudan Faiz Oranı Riski denir.
Örneğin; elinde sabit faizli bir tahvil var ve piyasa faizleri yükseldiğinde bu tahvilin piyasa değeri düşüyorsa, senin maruz kaldığın risk tam olarak "Faiz Oranı Riski"dir. Soru tam olarak bu tanıma uymaktadır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
Diğer şıkları neden elendiğini kısaca inceleyelim:
- B) Kredi Riski: Bu risk, borçlunun borcunu ödememesi (temerrüt etmesi) riskidir. Soruda faiz oranlarından bahsediliyor, borçlunun ödeme gücünden değil.
- C) Likidite Riski: Bu risk, bir finansal aracı zamanında ve uygun fiyata satamama veya nakde çevirememe riskidir. Soruda "satamama" durumu yok, "değer değişimi" var.
- D) Piyasa Riski: Bu çok genel bir kavramdır. Faiz oranı riski, piyasa riskinin bir alt dalıdır. Ancak soru çok spesifik olarak "faiz oranı" değişimini sorduğu için en doğru ve teknik tanımlama "Faiz Oranı Riski"dir. Sınavlarda en spesifik tanıma sahip şık her zaman doğrudur.
- E) Fiyat Riski: Bu da genel bir tabirdir. Faiz oranı değişimi fiyatı etkiler, ancak finansal araçlar standardında bu durumun özel adı "Faiz Oranı Riski"dir.
Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar standardını ve özellikle Finansal Risk Türleri (Faiz Oranı Riski, Döviz Kuru Riski, Fiyat Riski, Kredi Riski ve Likidite Riski) tanımlarını ezberlemeniz gerekir.
Özetle; soruda "faiz oranı değişimi" kelimesi geçiyorsa, cevap her zaman "Faiz Oranı Riski" olacaktır.
Soru 20 · 2023/3 · Finansal Muhasebe
Pamuklu kumaş dokuma işi ile uğraşan A tekstil şirketi, dönem içinde ürettiği ve 115.000 ₺ tutarında maliyet bedeli olan pamuklu kumaşının net gerçekleşebilir değerini ve karşılık ayırmıştır. Sözkonusu kumaşlar, 4 Şubat 2023 tarihinde 112.000 ₺’ye satılmıştır. Bu tarihte A tekstil şirketinin finansal tabloları henüz yönetim kurulu tarafından onaylanmamıştır. TMS 10 Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar’a göre doğrudur?
- A)Düzeltme gerektiren bir olaydır ve ayrılan karşılık tutarının düzeltilmesi gerekir.
- B)Düzeltme gerektirmeyen bir olaydır, ancak satış yapıldığı için ayrılan karşılık tutarının düzeltilmesi gerekir.
- C)Düzeltme gerektirmeyen bir olaydır ve ayrılan karşılık tutarı düzeltilmez.
- D)Düzeltme gerektiren bir olaydır, ancak satış yapıldığı için ayrılan karşılık tutarının düzeltilmesi gerekmez.
- E)Düzeltme gerektiren bir olaydır, ancak raporlama dönemi sona erdiği için ayrılan karşılık tutarı düzetilmez.
Çözümü göster — doğru cevap A
Bu soruyu bir öğrenci arkadaşına anlatır gibi, adım adım ve çok basit bir dille açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.
1. Neden Doğru Cevap A?
Öncelikle sorunun hikayesine bakalım: Şirket, kumaşların değerini düşürdüğü için (maliyet 115.000 ₺, satılabilir değer 112.000 ₺) bir karşılık ayırmış. Bu, bilançoda "kârımız düşer" demektir.
Şimdi kritik tarih: 4 Şubat 2023. Bu tarih, şirketin finansal tablolarını hazırladığı dönemin bitiminden sonra gelmiş ama yönetim kurulu henüz onaylamamış. Yani bu tarih, "Raporlama Dönemi Sonrası" döneminin en önemli kısmıdır.
Burada TMS 10 (Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar) standardının en temel kuralını hatırlayalım:
- Eğer raporlama dönemi bittikten sonra, yönetim kurulunun onayını beklerken gerçekleşen olaylar, düzeltme gerektiren olaylardır.
- Bu olaylar, o dönemin sonundaki durumu netleştiren kanıtlar getirir.
Olayın Mantığı: Şirket, kumaşların değerinin düştüğünü tahmin edip karşılık ayırmış. Ancak, raporlama dönemi bittikten hemen sonra (onay beklerken) bu kumaşlar gerçekten satılmış ve satış fiyatı (112.000 ₺) tahmin edilen değerle eşleşmiş. Bu satış olayı, şirketin bilanço tarihindeki (31 Aralık 2022) kumaşların gerçek değerini kesin olarak kanıtlamıştır. Yani, "Evet, kumaşlar gerçekten 112.000 ₺'ye değerliydi ve bu düşüş o tarihte de vardı" demiş oluyor.
Bu yüzden, bu bir düzeltme gerektiren olaydır. Şirketin 31 Aralık'ta ayırdığı karşılık tutarını, bu kesinleşen satış fiyatına göre düzeltmesi gerekir.
- Sonuç: Karşılık tutarı düzeltilmelidir. (Doğru cevap A)
2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B Şıkkı: "Düzeltme gerektirmeyen" demiş. Bu yanlış çünkü olay, bilanço tarihindeki durumu netleştiren bir satış olduğu için düzeltme gerektirir. Ayrıca "satış yapıldığı için düzeltilmesi gerekir" derken mantığı karıştırmış; asıl neden, olayın "düzeltme gerektiren" bir olay olmasıdır.
- C Şıkkı: "Düzeltme gerektirmeyen" ve "düzeltmez" demiş. Bu, TMS 10'un temel kuralına aykırıdır. Bilanço tarihindeki durumu kanıtlayan bir olay varsa, tablo düzeltilmelidir.
- D Şıkkı: "Düzeltme gerektiren" demiş (bu kısmı doğru), ama "düzeltmesi gerekmez" demiş. Bu bir çelişki. Eğer düzeltme gerektiren bir olaysa, tablo ve karşılık mutlaka düzeltilir.
- E Şıkkı: "Raporlama dönemi sona erdiği için düzeltilmez" demiş. Bu çok yaygın bir hatadır. Raporlama dönemi bittiği için olaylar düzeltilemez değil, aksine düzeltme gerektiren olaylar olarak kabul edilir ve tablo düzeltilebilir/düzeltilecektir.
3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?
Bu soruyu çözmek için TMS 10 - Raporlama Döneminden Sonraki Olaylar konusunu iyi bilmelisin.
Özellikle şunları ayırt etmelisin:
- Düzeltme Gerektiren Olaylar: Raporlama dönemi bittikten sonra, ancak onaylanmadan önce gerçekleşen ve dönemin sonundaki durumu kanıtlayan olaylardır. (Bu sorudaki durum budur).
- Düzeltme Gerektirmeyen Olaylar: Raporlama dönemi bittikten sonra gerçekleşen, ancak dönemin sonundaki durumu kanıtlamayan, tamamen yeni gelişen olaylardır.
Özetle: Yönetim kurulu onayını beklerken gerçekleşen ve bilanço tarihindeki durumu netleştiren bir satış varsa, bu bir düzeltme gerektiren olaydır ve finansal tablolar düzeltilecektir.