2023/3 SGS Vergi Hukuku Soruları ve Çözümleri

2023/3 dönemi SMMM Staja Giriş Sınavı: Vergi Hukuku dersinden çıkan 6 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2023/3 · Vergi Hukuku

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderlerden hangisini hasılattan indirim konusu yapamazlar?

  • A)Kuruluş ve örgütlenme giderleri
  • B)Genel kurul toplantıları için yapılan giderler
  • C)Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortağın kâr payı
  • D)Menkul kıymet ihraç giderleri
  • E)Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar
Çözümü göster — doğru cevap E

Bu sorunun doğru cevabı E şıkkıdır, çünkü 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar, ticari kazancın tespitinde hasılattan indirilemez; bu tutarlar doğrudan vergi matrahına eklenir ve vergilendirilir. Diğer şıklara bakıldığında ise A, B, C ve D seçeneklerinde yer alan giderler (kuruluş ve örgütlenme giderleri, genel kurul giderleri, komandite ortağın kâr payı ve menkul kıymet ihraç giderleri) kanunen kabul edilen giderler arasında yer aldığı için hasılattan düşülebilir. Bu soruyu çözebilmek için kurumlar vergisi matrahının tespitinde "indirilemeyen giderler" listesini ve transfer fiyatlandırması düzenlemesinin vergisel sonuçlarını bilmek gerekir. Sonuç olarak, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı, vergi kanunları tarafından açıkça indirim dışı bırakılan bir kalem olduğu için doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 2 · 2023/3 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre, vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir. Kanunda açıkça yazılı olmayan hâllerde kaç günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleme ve ilgiliye tebliğ etme yetkisi vardır?

  • A)7 gün
  • B)10 gün
  • C)15 gün
  • D)30 gün
  • E)60 gün
Çözümü göster — doğru cevap C

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)'nun süreler konusunda idarenin yetkisini sorguluyor. Gelin adım adım inceleyelim.

Neden Doğru Cevap C (15 Gün)?

Bu sorunun temelinde VUK Madde 10 yatar. Kanun, vergi muamelelerinde sürelerin genellikle vergi kanunlarında yazılı olduğunu belirtir. Ancak, kanunda açıkça bir süre belirtilmemişse (yani boşluk varsa), bu durumu doldurmak için idareye yetki tanır.

VUK Madde 10'un ilgili fıkrasına göre: > "Kanunda açıkça yazılı olmayan hâllerde bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleme ve ilgiliye tebliğ etme yetkisi vardır. Ancak bu süre 15 günden aşağı olamaz."

Buradaki mantık şudur: İdare (Vergi Dairesi), kanunda yazmayan bir iş için bir süre belirlerken, bu sürenin çok kısa ve haksız olmamasını sağlamak için asgari (en az) 15 gün belirlemelidir. Eğer idare 10 gün veya 7 gün gibi bir süre belirleseydi, bu VUK'a aykırı olurdu. Dolayısıyla, idarenin belirleyebileceği en kısa ve yasal süre 15 gündür.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 7 gün ve B) 10 gün: Bu şıklar yanlıştır çünkü VUK Madde 10, idarenin belirleyeceği sürenin 15 günden aşağı olamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. 7 veya 10 gün belirlemek yasal değildir.
  • D) 30 gün ve E) 60 gün: Bu şıklar da neden yanlış? Çünkü soru "kaç günden aşağı olmamak şartıyla" diye sormaktadır. Yani soru, idarenin belirleyebileceği en kısa süreyi sormaktadır. 30 veya 60 gün belirlenebilir (idare isterse daha uzun süre de verebilir), ancak kanunun koyduğu asgari sınır 15 gündür. Soru "en az kaç gün" mantığında sorulduğu için 15 en doğru cevaptır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 10'u ezberlemeniz veya iyi anlamanız gerekir. Özellikle "Kanunda yazılı olmayan hallerde idarenin belirleyeceği sürenin en az kaç gün olacağı" kuralını bilmek, staj sınavında sıkça çıkan temel bir konudur.

Özetle: Kanun boşluk bırakırsa idare belirler, ama bu belirleme 15 günden az olamaz. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 3 · 2023/3 · Vergi Hukuku

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre, haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbik tarihinden itibaren kaç gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz edebilirler?

  • A)7 gün
  • B)10 gün
  • C)15 gün
  • D)30 gün
  • E)60 gün
Çözümü göster — doğru cevap C

Bu soru, SMMM stajı ve vergi hukuku pratiğinde çok sık karşılaşılan ve hayati önem taşıyan bir konuyu, yani "İhtiyati Haciz" süreçlerini sorguluyor. Doğru cevap C) 15 gün'dür.

Gelin bu kuralı bir öğrenci gibi adım adım inceleyelim:

Neden C Şıkkı (15 Gün) Doğru?

6183 sayılı Kanun'un 40. maddesi, ihtiyati haciz işlemlerinde süreleri düzenler. Kanun koyucu, borçlunun haklarını korumak ve işlemin hızlı yürütülmesini sağlamak amacıyla çok kısa bir süre belirlemiştir.

Kanuna göre; ihtiyati haciz uygulanan borçlu, haciz işleminin kendisine tebliğ edildiği (veya haciz tarihinden itibaren) 15 gün içinde, alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan Vergi İtiraz Komisyonu'na başvurarak itiraz edebilir.

  • Kritik Nokta: Bu süre, "tebliğ"den değil, haciz tarihinden itibaren başlar. Yani haciz yapıldığı gün saymaya başlarsınız ve 15. günün sonunda komisyonun kapısını çalmalısınız. Bu süre, usulüne uygun itiraz için kanuni bir süredir ve bu süreyi kaçıranlar için ihtiyati haciz kesinleşir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) 7 gün ve B) 10 gün: Bu süreler 6183 sayılı Kanun'da ihtiyati haciz itirazları için öngörülmemiştir. Genellikle bazı özel idari işlemlerde veya farklı kanunlarda (örneğin bazı ceza davalarında) 7 veya 10 günlük süreler görülebilir, ancak vergi ihtiyati hacizinde bu süreler geçerli değildir.
  • D) 30 gün ve E) 60 gün: Bu süreler genellikle normal haciz işlemlerinde veya vergi ziyaı cezası gibi idari para cezalarına itiraz sürelerinde (genellikle tebliğ tarihinden itibaren 30 gün) aranır. Ancak ihtiyati haciz, borçlunun mal varlığını hemen korumaya yönelik acil bir tedbirdir; bu yüzden kanun koyucu itiraz süresini daha da kısaltarak 15 gün yapmıştır. 30 veya 60 gün gibi uzun süreler, ihtiyati haciz gibi acil durumlarda borçlunun malını kaybetmesine neden olacağı için kanunla uyumlu değildir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 40. Maddesi'ni ezberlemeniz ve İhtiyati Haciz ile Normal Haciz arasındaki farkları iyi ayırt etmeniz gerekir.

  • İhtiyati Haciz: Acil durum, mal kaçırılabilir, süre 15 gün.
  • Normal Haciz: Alacaklı tahsil dairesi tarafından yapılan normal haciz işlemlerine itiraz süresi farklıdır (genellikle tebliğden itibaren 30 gün).

Özetle: Sınavda "ihtiyati haciz" ve "itiraz süresi" kelimelerini gördüğünüzde aklınıza hemen 15 gün gelmelidir. Bu, vergi hukukunun en temel sürelerinden biridir.

Soru 4 · 2023/3 · Vergi Hukuku

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre, bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Borsa rayici
  • B)Tasarruf değeri
  • C)İtibari değer
  • D)Mukayyet değer
  • E)Rayiç bedel
Çözümü göster — doğru cevap D

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana derste anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı D) Mukayyet değer'dir.

Neden D Şıkkı Doğru?

Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre, bir iktisadi kıymetin (örneğin bir makine, bina veya stok malzemesi) muhasebe kayıtlarında gösterilen değerine Mukayyet Değer denir.

Bunu şöyle basitleştirebiliriz:

  • Bir şirket bir makineyi 100.000 TL'ye almış olsun.
  • Bu makineyi defterine kaydederken, o anki piyasa fiyatına (örneğin 150.000 TL'ye) değil, kendi defterine yazdığı 100.000 TL'lik değere bakar.
  • İşte bu, şirketin kendi defterine yazdığı, muhasebe kayıtlarındaki o değer Mukayyet Değer'dir.

Kısacası; "Muhasebe kayıtlarında gösterilen değer = Mukayyet Değer" formülünü ezberlemen yeterli.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden bu soruya uymadığını kısaca inceleyelim:

  • A) Borsa Rayici: Bu sadece borsada işlem gören menkul kıymetlerin (hisse senetleri vb.) o günkü piyasa fiyatıdır. Tüm iktisadi kıymetler için geçerli değildir ve muhasebe kaydı ile doğrudan eşleşmez.
  • B) Tasarruf Değeri: Bu, bir iktisadi kıymetin elden çıkarılması durumunda elde edilecek tahmini değerdir. Muhasebe kaydı değil, bir tahmindir.
  • C) İtibari Değer: Bu, bir hisse senedinin veya senedin üzerinde yazan nominal değeridir. Örneğin bir hissenin üzerinde "10 TL" yazıyorsa bu itibari değerdir. Muhasebe kaydı değeri değildir.
  • E) Rayiç Bedel: Bu, bir iktisadi kıymetin o günkü piyasa değeridir. VUK'a göre, bir iktisadi kıymetin rayiç bedeli, muhasebe kayıtlarındaki mukayyet değerden farklı olabilir. Soruda "muhasebe kayıtlarında gösterilen" ifadesi geçtiği için rayiç bedel yanlıştır.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Muhasebe bölümündeki "İktisadi Kıymetlerin Değerlenmesi" konusunu bilmelisin.

Özellikle şunları ayırt etmelisin:

  • Mukayyet Değer: Deftere yazılan değer (Muhasebe kaydı).
  • Rayiç Bedel: Piyasadaki gerçek değer.
  • İtibari Değer: Senet üzerindeki yazılı değer.

Özetle: Soruda "muhasebe kayıtlarında gösterilen" ifadesini gördüğün an, aklına hemen "Mukayyet Değer" gelmelidir. Bu temel bir tanımdır ve SMMM sınavlarında sıkça karşına çıkacaktır.

Soru 5 · 2023/3 · Vergi Hukuku

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre, telif haklarının müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları dışındaki kişiler tarafından kiralanmasından elde edilen gelirler aşağıdaki hangi gelir unsuru kapsamında vergilendirilir?

  • A)Gayrimenkul sermaye iradı
  • B)Menkul sermaye iradı
  • C)Ücret
  • D)Serbest meslek kazancı
  • E)Ticari kazanç
Çözümü göster — doğru cevap A

Bu soruyu bir SMMM stajı öğrencisi gibi düşünerek, sanki bir hoca sana konuyu anlatıyormuş gibi adım adım açıklayalım. Sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Neden Doğru Cevap "A" (Gayrimenkul Sermaye İradı)?

Gelir Vergisi Kanunu'nda (GVK) telif hakları genellikle "Serbest Meslek Kazancı" (D şıkkı) olarak değerlendirilir. Ancak soruda çok kritik bir detay var: "Müellifler veya kanuni mirasçıları dışındaki kişiler".

Buradaki mantık şudur:

  • Genel Kural: Bir yazarın kendi kitabını kiraya vermesi veya lisanslaması, o yazarın Serbest Meslek Kazancı'dır. Çünkü bu, kişinin kendi emeği ve mesleki faaliyetiyle ilgilidir.
  • İstisna (Soru Durumu): Soruda, bu hakkı kiraya veren kişinin yazarın kendisi veya mirasçısı olmadığı belirtilmiş. Yani, elindeki telif hakkını bir başkasından satın almış veya devralmış bir kişi, bunu başkasına kiraya veriyor.
  • Yasal Tanım: GVK Madde 70'e göre, telif haklarının müellif veya mirasçıları dışındaki kişiler tarafından kiralanmasından elde edilen gelirler, Gayrimenkul Sermaye İradı sayılır.

Neden Gayrimenkul? Kanun koyucu, telif hakkını bir "hak" olarak değil, bu durumda bir "hak kirası" olarak görmüş ve bunu gayrimenkul kirası mantığına benzetmiştir. Yani, elinizdeki bir mülkü (gayrimenkul) kiraya verdiğinizde elde ettiğiniz gelir nasıl vergilendiriliyorsa, elinizdeki telif hakkını (müellif dışı kişiler tarafından) kiraya verdiğinizde de aynı şekilde vergilendirilir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • B) Menkul Sermaye İradı: Bu, genellikle faiz, kar payı (temettü) veya menkul kıymetlerden elde edilen gelirlerdir. Telif hakkı bir menkul kıymet (hisse senedi gibi) değildir, bu yüzden bu şık yanlıştır.
  • C) Ücret: Ücret, bir işverene bağımlı olarak yapılan iş karşılığında ödenen paradır. Burada bir kira sözleşmesi vardır, işveren-işçi ilişkisi yoktur. Bu yüzden ücret değildir.
  • D) Serbest Meslek Kazancı: Bu şık en çok karıştırılan yerdir. Eğer yazarın kendisi telif hakkını kiraya verseydi cevap bu olurdu. Ancak soruda "müellif dışındaki kişiler" denildiği için bu kural devre dışı kalır ve cevap değişir.
  • E) Ticari Kazanç: Bu, bir ticari işletme faaliyetinden elde edilen karı ifade eder. Telif hakkının kiraya verilmesi, tek başına bir ticari işletme faaliyeti (üretim ve satış döngüsü) olarak görülmez, bu özel bir kira geliri kategorisidir.

Hangi Konuyu Bilmek Gerekiyor?

Bu soruyu çözmek için Gelir Vergisi Kanunu Madde 70 (Gayrimenkul Sermaye İradı) ve Madde 71 (Serbest Meslek Kazancı) arasındaki istisna durumunu iyi bilmelisin.

Özet Kural:

  • Müellif (Yazar) veya Mirasçısı ise -> Serbest Meslek Kazancı (GVK Md. 71).
  • Müellif Dışındaki Kişi ise -> Gayrimenkul Sermaye İradı (GVK Md. 70).

Bu ayrımı ezberlemek, staj sınavlarında ve mesleki hayatta telif hakları ile ilgili soruları çözmek için en önemli kuraldır.

Soru 6 · 2023/3 · Vergi Hukuku

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na göre, bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii hukuken aşağıdakilerden hangisi hükmündedir?

  • A)Hizmet
  • B)Teslim
  • C)İlk iktisap
  • D)Kayıt
  • E)Tescil
Çözümü göster — doğru cevap B

SMMM staj sınavına hazırlanan bir öğrenci olarak bu soruyu çok iyi anlamamız gerekiyor. Soru, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kanunundaki en temel kavramlardan birini, yani "tevdii" işleminin hukuki niteliğini sorguluyor.

Gelin adım adım inceleyelim:

1. Neden Doğru Cevap "B) Teslim"?

ÖTV Kanunu'na göre vergilendirme konusu olan malların, üreticiden veya ithalatçıdan alıcıya geçişi sırasında vergi doğar. Ancak kanun, malın fiziksel olarak elden ele geçmediği durumlarda da vergi doğduğunu kabul eder.

Kanunun ilgili maddesinde açıkça belirtilmiştir: Bir malın, alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii edilmesi (yani teslim edilmesi), hukuken "Teslim" hükmündedir.

Buradaki mantık şudur: Malın fiziksel olarak alıcıya ulaşması gerekmez; malın, alıcının istediği bir yerde veya bir kişiye teslim edilmesi (tevdii edilmesi) işlemi, malın el değiştirmesi (teslim) ile aynı hukuki sonuç doğurur ve vergi yükümlülüğü bu anda doğar. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.

2. Diğer Şıklar Neden Yanlış?

Diğer şıkların neden elenmesi gerektiğini kısaca açıklayalım:

  • A) Hizmet: ÖTV, mallar üzerinden alınan bir vergidir. "Hizmet" kavramı genellikle KDV (Katma Değer Vergisi) ile ilişkilidir. ÖTV'de malın teslimi söz konusu olduğu için "hizmet" ifadesi bu bağlamda kullanılmaz.
  • C) İlk iktisap: Bu kavram, malın ilk kez bir kişi tarafından satın alınması veya elde edilmesi durumunu ifade eder. Soruda ise malın bir yerden başka bir yere veya kişiye tevdii edilmesi (teslim edilmesi) durumu anlatılmaktadır. "İlk iktisap", malın piyasaya ilk çıkışını ifade ederken, "tevdii" malın teslim edilmesini ifade eder.
  • D) Kayıt ve E) Tescil: Bu iki kavram daha çok ticari defter tutma veya araç gibi malların tapu/kayıt işlemleri ile ilgilidir. ÖTV Kanunu'nda bir malın bir yere tevdii edilmesi işlemi, hukuki olarak "teslim" olarak tanımlanır; "kayıt" veya "tescil" terimleri bu işlemin hukuki niteliğini belirten yasal terimler değildir.

3. Hangi Konuyu Bilmek Gerekir?

Bu soruyu çözmek için 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Teslim ve Tevdii" başlıklı maddesini (genellikle 4. madde civarında) iyi bilmek gerekir.

Özetle ezberlemen gereken kural şudur: > ÖTV Kanunu'na göre; malın alıcının gösterdiği yere veya kişilere tevdii edilmesi, hukuken "Teslim" hükmündedir.

Başarılar dilerim!

Vergi Hukuku dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 4018 çözümlü soru

SMMM Staja Giriş Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

SGS uygulamasıAndroid: Google PlayBilgisayarda web'de çöz