Soru 1 · 2008/1 · Vergi Tekniği
Vergi Usul Kanunu’nda yer alan mücbir sebepler ve zor durum haline ilişkin hükümleri
açıklayınız. Mücbir sebeplerle ilgili Katma Değer Vergisi Kanunu hükmünü belirtiniz.
Komisyonun resmî cevabını gör
Mücbir Sebepler Vergi Usul Kanunu Vergi Usul Kanunu’nun 13’üncü maddesinde, mücbir sebepler aşağıdaki gibi sıralanmıştır. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk, Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler, Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler, Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, Yukarıda belirtilenlere benzeyen diğer haller. Vergi Usul Kanunu’nun 15’inci maddesinde; yukarıda sayılan mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde, bu sebep ortadan kalkıncaya kadar kanuni ve idari sürelerin işlemeyeceği belirtilmiştir. Bu takdirde, tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzayacaktır. Ancak bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerekmektedir. Madde hükmü ile, mücbir sebepler konusuna ilişkin olarak Maliye Bakanlığına aşağıdaki hususlarda yetki verilmektedir. Mücbir sebep sayılan haller nedeniyle il, ilçe, bölge, mahalde bulunan veya afete maruz kalan mükellefler için mücbir sebep hali ilan etmek, Mücbir sebep hali kapsamına giren dönemlere ilişkin beyannameleri bir veya birden fazla beyannamede toplu olarak verdirmek, Bu beyannamelere ilişkin yeni beyanname verme süreleri belirlemek, Geçici vergi beyannamelerini hiç verdirmemek (mücbir sebep halinin devam ettiği süre içerisinde beyanname verme süreleri geçmiş bulunan geçici vergi beyannamelerinin yıl sonunda verilerek ilgili hesap dönemi beyannamelerinden mahsup edilme işlemine gerek kalmayacağından). Maliye Bakanlığı yukarıda sıralanan yetkileri, vergi türleri ve işyerleri itibarıyla da kullanabilecektir. Vergi Usul Kanunu’nun “Ödeme Zamanı” başlıklı 111’inci maddesi, vergilerin ilgili kanunlarında gösterilen süreler içinde ödeneceğine, Kanunun 15’inci maddesinin uygulanması dolayısıyla sürenin uzaması halinde, vadenin uzayan sürenin bittiği gün olduğuna amirdir. Madde hükmü uyarınca, Maliye Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin aşağıda belirtilen vergi, ceza ve gecikme faizlerinin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir yıl süreyle uzatmaya yetkili bulunmaktadır. Vergi Usul Kanunu kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri, Kanunun 15’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergiler. Maliye Bakanlığı bu yetkisini; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilecektir. Diğer taraftan; Vergi Usul Kanunu’nun 373’üncü maddesinde, bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmeyeceği belirtilmiştir. Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun 115’inci maddesine göre; yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden 1) varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları ile 2) mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları; Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur. Bu durumda, zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit edecektir. Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilmektedir. Katma Değer Vergisi Kanunu Katma Değer Vergisi Kanununun 30’uncu maddesi indirilemeyecek katma değer vergisini düzenlemektedir. Bu çerçevede, zayi olan mallara ait katma değer vergisi de indirim konusu yapılamamaktadır. Ancak; madde metnine göre, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangınlar nedeniyle zayi olan mallara ait katma değer vergisi kapsam dışında bırakılmıştır. Diğer bir ifadeyle; deprem ve sel felaketinin yanı sıra, Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangınlar nedeniyle malları zayi olan mükellefler de, zayi olan malları için ödemiş oldukları katma değer vergilerini indirebileceklerdir. Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanununun ihracat istisnası ile ilgili 11’inci maddesinde de mücbir sebeplere ilişkin aşağıdaki hüküm yer almaktadır. İhraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisi, ihracatçılar tarafından ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur. Söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. İhracatın yukarıdaki şartlara uygun gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen vergi tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48'inci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edilir. Zor Durum Nedeniyle Mühlet Verme Vergi ödevlerinin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkmakla beraber mücbir sebep hali kapsamı dışında olan ve vergi ödevlerinin zamanında yerine getirilmesine engel olacak zor durum halleri nedeniyle süre vermeye ilişkin düzenleme Vergi Usul Kanunu’nun 17’nci maddesinde yer almaktadır. Madde hükmü, idareye ferdi olarak zor durum hali ile karşılaşan mükellef veya vergi sorumlularının süre bitmeden önce yazılı olarak başvuruda bulunmaları halinde kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere süre vermeye ilişkin yetki vermektedir. Yine aynı düzenlemeyle, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde de Maliye Bakanlığınca bir ayı geçmemek üzere süre verilmesine imkân tanınmıştır. Zor durumda bulunmaları nedeniyle vergisel ödevlerini süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara belirtilen sürenin verilebilmesi için aşağıdaki şartların varlığı gerekmektedir. Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden önce yazı ile istemde bulunmalıdır, İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir, Mühletin verilmesi halinde, verginin alınması tehlikeye girmemelidir. Bu durumda, Maliye Bakanlığınca ilgili kişilere kanuni sürenin bir katını geçmemek (kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek) üzere uygun bir mühlet verilebilmektedir. Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli teşkilatına devredebilmektedir. Maddede zor durumun tanımı yapılmadığı gibi zor durum halleri de tek tek sayılmamıştır. Zor durum halinin olup olmadığı idarenin takdir ve yetkisine bırakılmıştır. Örneğin; tabii afet sonucunda oluşan mücbir sebebin ortadan kalkmasından sonra, ilgili afet nedeniyle beyanname hazırlamanın zorluğu nedeniyle süre talebinde bulunan mükelleflere yeterli mühlet verilmektedir. Mükellef veya vergi sorumlularının vergi ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmesine engel olacak mahiyette zor durum hali kapsamında değerlendirilen genel nitelikteki olaylarda; zor durumda kalan mükellef veya vergi sorumlularınca süre talepleri için ayrı ayrı dilekçe verilmesi ve vergi idaresince her bir süre talebinin incelenip sonuçlandırılması zaman ve iş gücü kaybına neden olmaktadır. Bu olumsuzlukları önlemek amacıyla, genel nitelikteki olayların zor durum kapsamında değerlendirilmesi halinde; madde hükmü ile Maliye Bakanlığına, bu olaydan etkilenen belli bölgede, sektörde ya da iş kolunda bulunan mükellef ve vergi sorumluları ile belli mükellef gruplarına yazılı talepte bulunma şartı aranmaksızın süre verme yetkisi de verilmiştir. SORU 2) Mali tatil uygulamasını ana hatları ile açıklayarak, mali tatilin vergisel işlemler üzerindeki etkilerini irdeleyiniz.