2008/2 YMM Gelir Üzerinden Alınan Vergiler Soruları ve Çözümleri

2008/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı: Gelir Üzerinden Alınan Vergiler dersinden çıkan 4 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2008/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

2008 takvim yılı hesap dönemi başındaki özsermayesi 10.000 YTL olan (X) AŞ’nin Haziran-Eylül 2008
dönemine ilişkin bazı işlemleri aşağıdaki gibidir:
1. %1 oranında ortak olduğu (Y) Bankasından;
01.06.2008 tarihinde 31.08.2008 vadeli anaparası defaten ödemeli 32.000 YTL karşılığı döviz cinsinden
kredi almış, bu kredi için her ay 80 YTL faiz ve 40 YTL kur farkı ödemiştir.
2. Kendi hisselerinin %9’una sahip olan (Z) AŞ’den;
01.07.2008 tarihinde 31.07.2008 vadeli anaparası defaten ödemeli 13.000 YTL karşılığı döviz cinsinden
borç almış, bu kredi için 40 YTL faiz ve 20 YTL kur farkı ödemiştir.
3. (Z) AŞ’nin %12 hissesine sahip olduğu (T) AŞ’den;
01.08.2008 tarihinde 31.09.2008 vadeli anaparası defaten ödemeli 4.000 YTL karşılığı döviz cinsinden borç
almış, bu kredi için her ay 20 YTL faiz ve 10 YTL kur farkı ödemiştir.
4. (T) AŞ’nin % 18 hissesine sahip olduğu (N) Bankasından;
01.08.2008 tarihinde 31.09.2008 vadeli anaparası defaten ödemeli 40.000 YTL karşılığı döviz cinsinden
kredi almış, bu kredi için her ay 200 YTL faiz ve 100 YTL kur farkı ödemiştir.
5. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisselerinin %8’ine sahip olduğu (M) AŞ’den;
01.08.2008 tarihinde 31.09.2008 vadeli anaparası defaten ödemeli 50.000 YTL karşılığı döviz cinsinden
kredi almış, bu kredi için her ay 190 YTL faiz ve 95 YTL kur farkı ödemiştir.
(X) AŞ’nin yukarıdaki işlemlerini ilişkide bulunulan şirketler itibariyle değerlendirerek;
a) Aralarında kurumlar vergisini etkileyebilecek bir ilişki bulunup bulunmadığını, varsa kurumlar vergisine
ne tür bir etki yapacağını,
b) Örtülü sermaye doğmuş ise, dönemini, miktarını ve kaynağını,
c) Borç alınan kurumların örtülü sermaye içindeki paylarını,
d) Borç alınan kurumlara isabet eden faiz ve kur farklarını,
hesaplamak ve göstermek suretiyle, mevzuattaki düzenlemeleri de belirterek açıklayınız.

Komisyonun resmî cevabını gör

a) Kurumlar Vergisi Kanunundaki düzenlemeler uyarınca, (X) AŞ ile aralarında kurumlar vergisini etkileyebilecek ilişki bulunan şirketler: (Y) Bankası : Ortaklık ilişkisi (iştirak) (Z) AŞ : Ortaklık ilişkisi (T) AŞ : Ortakla ilişkili kişi (ortak Z AŞ, T AŞ’ye %10’u aşan oranda doğrudan ortak olduğu için) Aralarında kurumlar vergisini etkileyebilecek ilişki bulunmayanlar: (N) Bankası : Üçüncü kişi (ortak Z AŞ’nin N Bankasına dolaylı ortaklığı %10’un altında kaldığı için) (M) AŞ : Üçüncü kişi (X AŞ, M AŞ’nin IMKB’de işlem gören hisselerinin %10’undan azına sahip olduğu için) 2-Bu durumda, Kurumlar Vergisi Kanununa göre (X) AŞ ile; (Y) Bankası, (Z) Aş ve (T) AŞ arasındaki kurumlar vergisini etkileyebilecek ilişkiler nedeniyle, (X) AŞ’nin bu şirketlerden alarak işletmede kullanacağı borçların hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılacak (12’nci maddesinin (1) inci paragrafı) ve bu miktar üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler kurumlar vergisinin hesabında indirim konusu yapılamayacaktır (Kurumlar Vergisi Kanununun 11’inci maddesinin (1) inci paragrafının (b) bendi) . b) Örtülü sermaye doğmuş ise, dönemi, miktarı ve kaynağı: 1-(X) AŞ’nin 2008 takvim yılı hesap dönemi başındaki özsermayesi 10.000 YTL olduğu için, örtülü sermaye sınırı 10.000 X 3 = 30.000 YTL’dir. (KVK madde 12 / (1) ) 2- Bu sınırın hesabında ortaklık ilişkisi bulunan (Y) bankasından yapılan borçlanma %50 oranında dikkate alınacaktır: 32.000/2= 16.000,- YTL (KVK madde 12 / (2) ) 3-Örtülü sermaye doğup doğmadığını, borç alınan kurumlardan alınan borçları dönemsel olarak görebileceğimiz aşağıdaki gibi bir tablo yardımıyla tespit edebiliriz: İLGİLİ AY ORTAK DİKKATE ÖDENEN ÖDENEN FAİZ VE VEYA ALINAN FAİZ KUR FARKI KUR FARKI ORTAKLA BORÇLAR TOPLAMI İLİŞKİLİ KİŞİ HAZİRAN (Y) Bankası 16.000 40 20 60 (32.000/2) (80/2) (40/2) TEMMUZ (Y) Bankası 16.000 40 20 60 (32.000/2) (80/2) (40/2) (120/2) (Z) AŞ 13.000 40 20 60 Toplam ½Y+Z 29.000 140 70 120 AĞUSTOS (Y) Bankası 16.000 40 20 60 (32.000/2) (80/2) (40/2) (120/2) (T) AŞ 4.000 20 10 30 (N) Bankası 20.000 100 50 150 (40.000/2) (200/2) (100/2) (300/2) *(M) AŞ 50.000 190 95 185 Toplam ½Y+T+ ½ N 20.000 60 30 90 EYLÜL (T) AŞ 4.000 20 10 30 *(N) Bankası 20.000 100 50 150 (40.000/2) (200/2) (100/2) (300/2) *(M) AŞ 50.000 190 95 185 Toplam T+½N 4.000 20 10 30 *Üçüncü kişi 4-Bu durumda örtülü sermaye doğmamaktadır. c) Borç alınan kurumların örtülü sermaye içindeki payları hakkında mevzuattaki düzenleme (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Seri No: 1 / 12.5 bölümü) Her bir ortağa isabet eden örtülü sermaye tutarı= (Ortağın verdiği borç tutarı / Örtülü sermaye hesabında dikkate alınacak toplam borç tutarı) X Örtülü sermaye tutarı d) Borç alınan kurumlara isabet eden faiz ve kur farkları hakkında mevzuattaki düzenleme (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Seri No: 1 / 12.5 bölümü) 1- Örtülü sermaye için ödenen faiz veya kur farkları toplamı= (Örtülü sermaye tutarı / Örtülü sermaye hesabında dikkate alınacak toplam borç tutarı) X Faiz veya kur farkları toplamı 2- Örtülü sermaye için ödenen faiz veya kur farkları toplamından her bir ortağa isabet eden faiz veya kur farkı tutarı= (Örtülü sermayeden ortağa isabet eden tutar / Ortağın verdiği borç tutarı) X Ortağa ödenen faiz veya kur farkları tutarı SORU 2: Bisküvi imalatı işiyle iştigal eden Karaman merkezli (A) AŞ, Türkmenistan’da aynı işle iştigal eden Türkmenistan merkezli (B) kurumunun %40 hissesine sahiptir. Türkmenistan’daki (B) kurumu da, Özbekistan’daki makarna imalatı işiyle iştigal eden (C) kurumunun %80 hissesine sahiptir. Türkiye’de yerleşik tam mükellef (D) gerçek şahsı da Özbekistan’daki (C) kurumunun %19 hissesine sahiptir. (C) kurumunun 2008 hesap dönemi gelir ve gider bilgileri aşağıdaki gibidir: -Makarna imalat ve satış gelirleri……………………………………..…...550 birim -Ticari faaliyetine son vermiş olan (E) şirketinden aldığı kar payı……....… 50 -Faiz gelirleri…………………………………….…………… ...………..100 -Menkul kıymet alım-satım kazancı…..……………………… ……………50 -Kira geliri………………………………………………………….……..100 -Nakliye araçlarından elde edilen uluslararası taşımacılık geliri*…................150 -Gideler toplamı………………………………………………………….700 -Kanunen kabul edilmeyen giderler………………………………….……200 (C) KURUMUNA İLİŞKİN VARSAYIMLAR: 1 birim=1000 YTL’dir. Faiz gelirleri, menkul kıymet alım-satım kazancı ve uluslar arası taşımacılık gelirleri vergiden istisna edilmiştir. Kurumlar vergisi oranı Türkmenistan’da %15 Özbekistan’da ise %14’tür. (C) kurumu 2008 yılı kazançlarından kar payı dağıtmama kararı almıştır. Hesap dönemi Türkiye ile farklılık göstermemektedir. Çifte vergilemeyi önleme anlaşması bulunmamaktadır. (A) AŞ nin diğer şirketlerle olan ilişkilerinin ödeyeceği kurumlar vergisine ne tür etkiler yapacağını, kurumlar vergisi kanunundaki tanım ve şartlar çerçevesinde değerlendirerek, rakamsal ifadelerini de göstererek açıklayın.

Soru 2 · 2008/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Bisküvi imalatı işiyle iştigal eden Karaman merkezli (A) AŞ, Türkmenistan’da aynı işle iştigal eden
Türkmenistan merkezli (B) kurumunun %40 hissesine sahiptir.
Türkmenistan’daki (B) kurumu da, Özbekistan’daki makarna imalatı işiyle iştigal eden (C) kurumunun %80
hissesine sahiptir.
Türkiye’de yerleşik tam mükellef (D) gerçek şahsı da Özbekistan’daki (C) kurumunun %19 hissesine
sahiptir.
(C) kurumunun 2008 hesap dönemi gelir ve gider bilgileri aşağıdaki gibidir:
-Makarna imalat ve satış gelirleri……………………………………..…...550 birim
-Ticari faaliyetine son vermiş olan (E) şirketinden aldığı kar payı……....… 50
-Faiz gelirleri…………………………………….…………… ...………..100
-Menkul kıymet alım-satım kazancı…..……………………… ……………50
-Kira geliri………………………………………………………….……..100
-Nakliye araçlarından elde edilen uluslararası taşımacılık geliri**…................150
-Gideler toplamı………………………………………………………….700
-Kanunen kabul edilmeyen giderler………………………………….……200
(C) KURUMUNA İLİŞKİN VARSAYIMLAR:
1 birim=1000 YTL’dir.
Faiz gelirleri, menkul kıymet alım-satım kazancı ve uluslar arası taşımacılık gelirleri vergiden istisna
edilmiştir.
Kurumlar vergisi oranı Türkmenistan’da %15 Özbekistan’da ise %14’tür.
(C) kurumu 2008 yılı kazançlarından kar payı dağıtmama kararı almıştır.
Hesap dönemi Türkiye ile farklılık göstermemektedir.
Çifte vergilemeyi önleme anlaşması bulunmamaktadır.
(A) AŞ nin diğer şirketlerle olan ilişkilerinin ödeyeceği kurumlar vergisine ne tür etkiler yapacağını,
kurumlar vergisi kanunundaki tanım ve şartlar çerçevesinde değerlendirerek, rakamsal ifadelerini
de göstererek açıklayın.

Komisyonun resmî cevabını gör

(A) AŞ ile diğer şirketler arasındaki ilişkilerin Kurumlar Vergisi Kanununun kontrol edilen yabancı kurum kazancı hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir (KVK madde 7). 1.1. (A) AŞ dolaylı olarak (%40’ına sahip olduğu Türkmenistan’daki (B) kurumu dolayısıyla) Özbekistan’daki (C) kurumunun (0,40X0,80=) %32’sine sahiptir. 1.2. Tam mükellef (D) gerçek şahsı da (C) kurumunun %19’una sahip olduğuna göre, (A) AŞ dolaylı olarak, (D) şahsı ise doğrudan ve ikisi birlikte dikkate alınacaktır. 1.3. (A) AŞ ve (D) şahsı birlikte (C) kurumunun (0,32+0,19=) %51’ine sahiptirler. 1.4. Bu durumda, doğrudan veya dolaylı ve her ikisi birlikte sahiplik sınırı olan en az %50 oranını geçtiğinden, (C) kurumunun (A) AŞ için “kontrol edilen yabancı kurum” olup olmadığını anlamak için diğer şartlara bakılmalıdır. 2.1.(C) kurumunun Pasif nitelikli gelirleri toplamı (50+100+50+100=) 300 (Ticari faaliyetine son vermiş olan (E) şirketinden aldığı kar payı 50, Faiz gelirleri 100, Menkul kıymet alım- satım kazancı 50, Kira geliri 100) 2.2.Pasif nitelikli gelirler toplamının, gayrisafi hasılat toplamı içindeki payı: %30 (300/1.000) (Gayrisafi hasılat toplamı: 550+50+100+50+100+150=1.000) 2.3.(C) kurumunun gayrisafi hasılatının %25’ten fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması şartı gerçekleşmiştir 3.1.Gayrisafi hasılatlar toplamı……..…….... 1.000 (550+50+100+50+100+150) -Giderler toplamı…………………....…... -700 3.2.Ticari bilanço karı………………..….… 300 3.3.Kanunen kabul edilmeyen giderler… ...+ 200 -Toplam………………………………… 500 3.4.Vergiden istisna edilen gelir…….……… - 300 (100+50+150=300) 3.5.Vergi matrahı (mali bilanço karı)…….…. 200 3.6.Hesaplanan kurumlar vergisi………... …. 28 (200X0,14) 3.7.Vergi yükü…..……………………….….. 0,09 (28/300=0,93 = %09) 3.8.KEYK “ticarî bilânço kârı üzerinden” % 10'dan az oranda “gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması şartı gerçekleşmiştir. 4.1. (C) kurumunun Gayrisafi hasılatları toplamı:550+50+100+50+100+150=1.000 birim 1.000 birim X 1.000 = 1.000.000 YTL olmaktadır. (1 birim=1000 YTL olarak verilmişti.) 4.2.Yurt dışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafî hasılatının 100.000 YTL karşılığı yabancı parayı geçmesi şartı gerçekleşmiştir. 5.1. (C) kurumu kar payı dağıtmasa bile, 5.2. Bu kazançlardan Türkiye’deki (A) kurumunun hissesine isabet eden kısım Türkiye’de kurumlar vergisine tabidir (KVK madde 7/(1,4) ). 5.3. Örnekte (A) AŞ’nin, yurt dışı iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi itibarıyla, kurumlar vergisi matrahına dahil edeceği kazanç kısmı şu şekilde hesaplanacaktır: 300 X 0,32 = 96 (KV Gn. Tb. (1) / 7.3) 5.4. Örnekte (A) kurumunca mahsup edilebilecek vergi tutarı ise şöyle hesaplanacaktır: 28 X 0,32 = 8,96 hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecek vergi. SORU 3: Kurumlar vergisi yönünden, iş ortaklığını; a) Tanımlayın ve Konsorsiyumdan farkını belirtin, b) Kurumlar vergisi mükellefiyeti için taşıması gereken unsurları sayın, c) Bağlı olacağı vergi dairesini, tarhiyatın muhatabını ve verginin ödenmesinde sorumluluğu, sona ermesini açıklayın.

Soru 3 · 2008/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Kurumlar vergisi yönünden, iş ortaklığını;
a) Tanımlayın ve Konsorsiyumdan farkını belirtin,
b) Kurumlar vergisi mükellefiyeti için taşıması gereken unsurları sayın,
c) Bağlı olacağı vergi dairesini, tarhiyatın muhatabını ve verginin ödenmesinde sorumluluğu, sona ermesini
açıklayın.

Komisyonun resmî cevabını gör

a) 1.Tanımı: “İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların (Sermaye şirketleri, Kooperatifler, İktisadî kamu kuruluşları, Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler) kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır.” (Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 2/(7), Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Seri No: 1 / 2.5.) 2.Konsorsiyumdan farkı: 2.1. Konsorsiyumda her ortak işin belli bir bölümünü yüklenir ve sorumluluğu yüklendiği bölümle sınırlı olur (KV Genel Tebliğ (1) / 2.5.2.). İş ortaklığında ise bütün ortaklar işin tamamından birlikte sorumludurlar. 2.2. “İş ortaklıkları, Kurumlar Vergisi Kanununda kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmıştır. Konsorsiyumun tanımı ve vergilendirilmesi konusunda ise vergi kanunlarında herhangi bir özel düzenleme yer almamaktadır.” (KV Genel Tebliğ (1) / 15.3.1.1.) 2.3. konsorsiyum sözleşmesindeki iş ortaklığından farklı diğer hükümler:

  • Her bir ortağın yüklendiği işin alt aşamalarında üstlenmiş olduğu kısmına ait gelir ve giderlerin kendi yasal

defterlerinde izleneceği,

  • Ortakların üstlendikleri işler için gerekli olan ve kendilerince sağlanması gereken makine ve teçhizatın kendi

mülkiyetinde kalacağı,

  • Her bir ortağın yapmış olduğu iş sonucunda elde edilen kar veya zararın diğer ortakla ilişkilendirilmeksizin

kendisinin geliri olacağı,

  • İdare ile yapılacak işlemlerde yalnızca bir ortağın (koordinatör ortak) muhatap olacağı, ancak bu ortağın

yapmış olduğu tüm işlemlerden doğan sonuçların hangi iş kısmı ile ilgili ise o işi gerçekleştiren firmaya yansıtılacağı (KV Genel Tebliğ (1) / 15.3.1.1.) b) Kurumlar vergisi mükellefiyeti için taşıması gereken unsurlar: “Kurulacak olan iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için en az aşağıdaki unsurları taşıması gerekir.  Ortaklardan en az birisinin kurumlar vergisi mükellefi olması,  Ortaklığın belli bir işi sonuçlandırmak üzere yazılı bir sözleşmeyle kurulması,  İş ortaklığı konusunun belli bir iş olması,  Birlikte yapılacak olan işin belli bir süre içinde gerçekleştirilmesinin öngörülmesi,  İş ortaklığı ile işveren arasında bir yüklenim sözleşmesinin olması,  Tarafların, müştereken yüklenilen işin belli bir veya birden fazla bölümünden değil, tamamından işverene karşı sorumlu olmaları,  İşin bitiminde kazancın paylaşılması,  Birlikte yapılması öngörülen ve müştereken yüklenilen işin bitimi ve Vergi Usul Kanununda belirtilen mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının yerine getirilmesiyle mükellefiyetin sona ermesi.” (KV Genel Tebliğ (1) / 2.5.2.) c) Bağlı olacağı vergi dairesi: “İş ortaklığının kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi, ortaklığın kuruluş mukavelesinde gösterilen merkezinin bulunduğu yer vergi dairesidir. Mukavelede, ortaklık merkezi belirtilmemiş ise iş merkezinin bulunduğu yer vergi dairesi, bağlı olduğu vergi dairesi olacaktır. (KV Genel Tebliğ (1) / 2.5.2.)” Tarhiyatın muhatabı ve verginin ödenmesinde sorumluluk: “Kurumlar vergisi,…; iş ortaklıklarında ise verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere yönetici ortak veya ortaklardan herhangi birisi adına tarh olunur.” (KV Madde 16/(4); (KVK Genel Tebliğ (1) / 16.3.)) Sona ermesi: “Belli bir iş için kurulacak olan iş ortaklığında işin bitim tarihi, taahhüt sözleşmesinde belirlenen esaslara göre tayin olunacaktır. Ancak, işin bitimi iş ortaklığının da sona erdiğini göstermez. Bu iş dolayısıyla mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının da yerine getirilmesi (Örneğin, tahakkuk eden vergilerin tamamının ödenmesi) gerekir. Vergisel ödevlerin tamamının ikmal edilmesinden sonra iş ortaklığı sona ermiş sayılır. (KV Genel Tebliğ (1) / 2.5.2.)” SORU 4: Anasözleşmesinde gelir-gider farkının %15’inin personel yardım fonu için ayrılacağı öngörülmüş olan (X) tüketim kooperatifinin 2007 yılındaki safi kazancı 1.000 YTL’dir. Kooperatifin; temizlik maddesi satışları 6.500 YTL, et satışları 4.500 YTL, mutfak eşyası satışları 3.500 YTL, süt ver süt ürünleri satışları 3.500 YTL, elbise satışları 2.500 YTL, havlu satışları 2.000 YTL, gömlek satışları 1.500 YTL olup; temizlik maddesi satışlarının 3.000 YTL’si, et satışlarının 1.800 YTL’si, süt ver süt ürünleri satışlarının 1.500 YTL’si, elbise satışlarının 1.000 YTL’si, havlu satışlarının 1.000 YTL’si, gömlek satışlarının 500 YTL’si ortaklara, kalan kısmı ise ortak olmayanlara yapılmıştır. a) Kooperatiflerin ticari şirketlerden farklarını belirterek, kurumlar vergisindeki risturn istisnasının anlamını açıklayınız. b) Kurumlar vergisindeki risturn istisnasının hangi şartlarla uygulanacağını açıklayınız. c) Yukarıda verilen örnekte risturn olarak dağıtılabilecek tutarı hesaplayınız. d) Risturnun sahiplerince alınıp alınmaması halinde kooperatifler yönünden, alınması halinde ise ortaklar yönünden sonuçlarını tartışın.

Soru 4 · 2008/2 · Gelir Üzerinden Alınan Vergiler

Anasözleşmesinde gelir-gider farkının %15’inin personel yardım fonu için ayrılacağı öngörülmüş olan (X)
tüketim kooperatifinin 2007 yılındaki safi kazancı 1.000 YTL’dir. Kooperatifin; temizlik maddesi satışları
6.500 YTL, et satışları 4.500 YTL, mutfak eşyası satışları 3.500 YTL, süt ver süt ürünleri satışları 3.500
YTL, elbise satışları 2.500 YTL, havlu satışları 2.000 YTL, gömlek satışları 1.500 YTL olup; temizlik
maddesi satışlarının 3.000 YTL’si, et satışlarının 1.800 YTL’si, süt ver süt ürünleri satışlarının 1.500 YTL’si,
elbise satışlarının 1.000 YTL’si, havlu satışlarının 1.000 YTL’si, gömlek satışlarının 500 YTL’si ortaklara,
kalan kısmı ise ortak olmayanlara yapılmıştır.
a) Kooperatiflerin ticari şirketlerden farklarını belirterek, kurumlar vergisindeki risturn istisnasının anlamını
açıklayınız.
b) Kurumlar vergisindeki risturn istisnasının hangi şartlarla uygulanacağını açıklayınız.
c) Yukarıda verilen örnekte risturn olarak dağıtılabilecek tutarı hesaplayınız.
d) Risturnun sahiplerince alınıp alınmaması halinde kooperatifler yönünden, alınması halinde ise ortaklar
yönünden sonuçlarını tartışın.

Komisyonun resmî cevabını gör

a) Kooperatiflerin ticari şirketlerden farkları

  • Ticari şirketlerde amaç kar etmektir, kooperatifte ise amaç ortakların belli yararları en uygun maliyetle

sunmaktır.

  • Ticaret şirketlerinde sahip ve müşteri farklı şahıslardır, kooperatifte ise prensip itibariyle her ikisi de aynı

kişilerdir.

  • Ticaret şirketinde sermaye, kooperatifte ise ortaklar ön plandadır.
  • Ticaret şirketlerinde ortakların sermayesinin büyüklüğü ile yönetimdeki söz sahipliği arasında doğru orantılı

bir ilişki vardır, kooperatifte ise ortaklık paylarının büyüklüğüne bakılmaksızın bütün ortaklar eşit oy hakkına sahiptirler.

  • Ticaret şirketlerinde sermaye sahip sayısına göre değişmeyebilir, kooperatifte ise sermaye ortak sayısındaki

değişikliklere göre değişiklik gösterir.

  • Ticaret şirketlerinin kuruluşlarında farklı ortak sayıları öngörülmüştür, kooperatifler ise en az 7 ortak

tarafından kurulabilirler. Kurumlar vergisindeki risturn istisnasının anlamı: Kısaca risturn, kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan kârların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nisbetinde dağıtılmasıdır (Gelir Vergisi Kanunu madde 75/2. Paragraf 2. Bendin parantez içi hükmü). Risturn yoluyla, ortaklarla yapılan işlemlerden elde edilen kooperatif karlarının ortaklara iade edilmesi, kooperatifin uyguladığı başlangıç fiyatlarının, dönem sonunda ortakların ekonomik menfaatlerine en uygun seviyeye getirilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle, ortaklar bakımından gerçek kar mahiyeti taşımayan, bir nevi nihai fiyatın oluşmasını sağlayan bu işlem vergiden istisna edilmiştir. b) Kurumlar vergisindeki risturn istisnasının hangi şartlarla uygulanacağı

  • Sadece tüketim, üretim ve kredi kooperatiflerine uygulanır.
  • Tüketim kooperatiflerinde, ortakların kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın

aldıkları malların değerine göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

  • Üretim kooperatiflerinde, ortakların kendilerinin üreterek kooperatife sattıkları veya kooperatiften kendi

üretim faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların değerine göre hesaplanan risturnlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

  • Kredi kooperatiflerinde, ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar kurumlar

vergisinden istisna edilmiştir.

  • Ortak olmayanlarla ve ortaklarla ortaklık amacı dışında yapılan işlemlerde risturn istisnası uygulanmaz.
  • Risturn ortaklarla yapılan işlem hacimleri oranında dağıtılabilir.
  • Risturn dönem sonunda nihai kar oluşursa dağıtılabilir, ortak içi işlemlerden kar doğsa dahi, ortak dışı

yapılan işlemlerden doğan zarar bu kardan fazla olup da nihai zarar bulunması halinde risturn dağıtımı yapılamaz. (Kooperatifler Kanunu madde 38)

  • Risturn olarak dağıtılabilecek miktarın üst sınırı, ortak içi işlemlerden doğan gelir-gider farkından,

kooperatifler kanununun 41’inci maddesinde öngörülen %10 yedek akçe ile anasözleşmesinde öngörülen özel fonlar ayrıldıktan sonra kalan tutardır. (Kooperatifler Kanunu madde 41)

  • Risturn istisnasının uygulanabilmesi için, risturn dağıtımının doğduğu yılda yapılmış olması (fiili ödeme

daha sonra da olsa) gerekir. (Kurumlar Vergisi Kanunu madde 5, Kurumlar Vergi Genel Tebliği Seri No: 1 / 5.11) c) Verilen örnekte risturn olarak dağıtılabilecek tutarın hesaplanması 2007 takvim yılı safi kazancı 1.000 YTL

  • Gıda ve giyecek mallarına ilişkin iş hacmi

-Gıda ve giyecek toplam satışları (4.500+3.500+2.500+1.500=) 12.000 YTL.

  • Gıda ve giyecek mallarına ilişkin iş hacminden ortaklarla yapılanlar

-(1.800+1.500+1.000+500=) 4.800 YTL

  • Bu tür mallara ilişkin olmayanlar da dahil kooperatifin genel iş hacmi

-(6.500+4.500+3.500+3.500+2.500+2.000+1.500=) 24.000

  • Risturn hesabı

4.1.Ortaklara yapılan satışın oranı: 4.800 X 100 / 24.000 = 20 (%20) 4.2.Risturn olarak hesaplanan ilk tutar: 1.000 X 0,20 = 200 YTL 4.3.Asgari kanuni yedek akçe: 200 X 0,10 = 20 YTL* 4.4.Personel yardım fonu için ayrılan yedek akçe: 200 X 0,15 = 30 YTL* 4.5.Yedek akçeler toplamı: 20 + 30 = 50 4.6.Dağıtılabilir risturn: 200 – 50 = 150 YTL *(Kooperatifler Kanunu madde 39, 41) d) Risturnun sahiplerince alınmaması halinde kooperatifler yönünden, alınması halinde ise ortaklar yönünden sonuçları

  • Alınmaması halinde kooperatif yönünden: Kooperatif muafiyetten yararlanıyor ise, sahiplerince

alınmayan risturnlar yedek akçeye eklenir, vergileme gereği ortaya çıkmaz. Kooperatif mükellef ise, sahiplerince alınmadığı için yedek akçeye eklenen risturnların vergi matrahına eklenmesi gerekecektir.

  • Alınması halinde ortaklar yönünden: Kooperatif ortaklarının ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri

kapsamında gerçekleşen işlemler nedeniyle aldıkları risturnlar, hasılatlarına eklenerek vergiye tabi tutulur. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler kapsamında alınmayan risturnlar, esas olarak vergiye tabi olmazlar. SORU 5: a) Ankara’da 01.01.2002 tarihinde açtığı 250 öğrenci kapasiteli özel ilköğretim okulunu işleten tam mükellef gerçek kişi (B); 15.07.2003 tarihinde aldığı iki ayrı özel öğrenim kurumu açma izin belgesine dayanarak, Ankara’da 10.09.2003 tarihinde 50 öğrenci kapasiteli özel bir anaokulu ve 02.01.2004 tarihinde yine anaokulunun yanındaki bir binada 200 öğrenci kapasiteli özel bir ilköğretim okulu açtıktan sonra, 02.01.2004 tarihinde açmış olduğu ilköğretim okulunun kapasitesini 01.01.2005 tarihinde 100 öğrenci arttırmış, 15.09.2005 tarihinde ise İstanbul’da 700 kapasiteli bir başka ilköğretim okulu daha açmıştır. Anaokulunda ve yatılı olan ilköğretim okullarında yemek verilmektedir, yemek ve yatma bedelleri okul ücretine dahildir. Okullarda işletme sahibince ücreti mukabili çalıştırılan çamaşır yıkama makinaları da bulunmaktadır. Ayrıca, işletme sahibi ilköğretim okulunun yanına 15.15.2006 tarihinde Anadolu Liselerine hazırlık amaçlı 500 kapasiteli bir dershane açmıştır. (B) şahsının bu faaliyetlerini, gelir vergisi mevzuatındaki düzenlemeleri de belirterek, ticari kazançta gelir unsurlarının tesbiti bakımından değerlendiriniz. b) Alkollü içki imalatı işiyle iştigal eden tam mükellef gerçek kişi (A); ticari işletmesine satın aldığı bir tekneyi ürünlerinin reklamlarıyla donatarak yaz aylarında sahillerde satış yapmış, diğer taraftan bir reklam firmasıyla anlaşarak 50.000 YTL gazete ilan gideri yapmış, ancak sözleşme hükümlerine uymadığı gerekçesiyle reklam şirketinin açtığı davayı kaybederek 5.000 YTL, ayrıca aynı işle iştigal eden (B) tarafından gazete ilanlarında firmasını kötüleyerek zarara uğrattığı gerekçesiyle açılan maddi tazminat davasını da kaybederek 8.000 YTL tazminat ödemiştir. (A) şahsının bu faaliyetlerini, gelir vergisi mevzuatındaki düzenlemeleri de belirterek, ticari kazançta gelir unsurlarının tesbiti bakımından değerlendiriniz. c) Biyokimya alanında uzman olan Doktor (M) evinin bir odasını laboratuardan gelen tahlil sonuçlarını yorumlayarak rapor yazmak amacıyla kullanmaktadır. Evi 01.04.2006 tarihinde kiralamış ve 3 yıllık kira tutarı 6.000 YTL’yi peşin vermiş olan Doktor (M) 31.03.2007 tarihinde ev sahibi ile karşılıklı anlaşarak kira sözleşmesini feshetmiş ve peşin ödediği kiraları geri alarak evi boşaltmıştır. Doktor (M) 01.04.2007 tarihinde yeni geçtiği ve daha büyük olan kiralık evin bir odasında aynı işe devam ettikten sonra, 01.01.2008 tarihinden itibaren tahlil cihazları alarak kendisi de tahlil yapmaya başlamıştır. Doktor (M) nin durumunu Gelir Vergisi mükellefiyeti yönünden değerlendirerek, örnekte sunulan verilerin verginin tarhına etkilerini tartışınız. a) 1. Ankara’da 01.01.2002 tarihinde açılan 250 öğrenci kapasiteli özel ilköğretim okulu kazançları, 625 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin 5228 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hükmü gereğince, sadece 2002 yılında bir yıl süreyle gelir vergisinden muaf tutulabilecektir. (Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No 254 / 1, 3.1)

  • Ankara’da 10.09.2003 tarihinde açılan 50 öğrenci kapasiteli özel anaokulu kazançları, 625 sayılı

Kanunun 3’üncü maddesinin 5228 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hükmü gereğince, 2003 yılından itibaren beş yıl süreyle gelir vergisinden müstesna tutulacaktır. (GV Gn. Tb. 254/1, 3.1)

  • 15.07.2003 tarihinde özel öğrenim kurumu açma izin belgesi alarak, 02.01.2004 tarihinde açılan

200 öğrenci kapasiteli özel ilköğretim okulu kazançları, Gelir Vergisi Kanununun 5228 sayılı Kanunla değişik 20’nci maddesi gereğince, beş vergilendirme dönemini kapsayan “Eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası” hükmünden yararlanacaktır. İzin belgesinin alınış tarihinin 01.01.2004 tarihinden önce olmasının önemi yoktur. Önemli olan faaliyete geçiş tarihinin 01.01.2004 tarihinden sonra olmasıdır. (GV Gn. Tb. 254/4)

  • İlköğretim okulunun kapasitesinin arttırılmasında, mevcut okul kapasitesinin genişletilmesi halinde

istisna uygulaması söz konusu olmayacaktır. (GV Gn. Tb. 254/5)

  • 15.09.2005 tarihinde İstanbul’da açılan 700 kapasiteli ilköğretim okulu kazançları, Gelir Vergisi

Kanununun 5228 sayılı Kanunla değişik 20’nci maddesi gereğince, beş vergilendirme dönemini kapsayan “Eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası” hükmünden yararlanacaktır. (GV Gn. Tb. 254/1, 3.1)

  • Anaokulunda ve yatılı ilköğretim okulundaki okul ücretine dahil olan yemek ve yatma bedelleri

istisnadan yararlanabilecektir. (GV Gn. Tb. 254/2)

  • Okullarda işletme sahibince ücreti mukabili çalıştırılan çamaşır yıkama makinalarının

kazançları istisnadan yararlanamayacaktır. (GV Gn. Tb. 254/2)

  • Dershane kazançları istisnadan yararlanamayacaktır. (GV Gn. Tb. 254/2)

b) 1. Ticari işletmeye satın alınan bir teknenin ürünlerin reklamlarıyla donatılarak yaz aylarında sahillerde satış yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’na (Gider kabul edilmeyen ödemeler” başlıklı 41/8 maddesi) göre, işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan tekne için yapılan giderler ve amortismanları ticari kazançtan indirilemeyecektir.

  • Bir reklam firmasıyla anlaşılarak 50.000 YTL gazete ilan gideri yapılması halinde, Tütün

Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre (“Kontrolün sağlanması” başlıklı 4/11 maddesi)*, her türlü alkol ve alkollü içkilere ait ilan ve reklam giderleri gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak gösterilemeyecektir.

  • Sözleşme hükümlerine uyulmadığı gerekçesiyle reklam şirketinin açtığı davanın kaybedilerek

5.000 YTL tazminat ödenmesi halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirilecek giderler” başlıklı 40/3 maddesindeki “İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatlar;” hükmü ile “Gider kabul edilmeyen ödemeler” başlıklı 41/6 maddesindeki “Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayılmaz.)” hükmü uyarınca aşağıdaki değerlendirmelerden herhangi biri yeterli kabul edilmiştir:  İşle ilgili olan ve sözleşmeye veya ilama istinaden ödenen tazminat ticari kazançtan indirilebilir.  Ödenen tazminat sözleşmede ceza şartı olarak öngörülmüş ise, ticari kazançtan indirilebilir.  İşletme sahibinin şahsi kusuru bulunuyor ise, ödenen tazminat işle ilgili olsa ve sözleşmeden kaynaklansa bile ticari kazançtan indirilemez.  Bu tazminatın kaynağı sadece alkollü içkilere ait ilan ve reklam gideri ise, kaynağı kanunen kabul edilmediği için bu gider de ticari kazançtan indirilemez*.

  • Aynı işle iştigal eden (B) tarafından gazete ilanlarında firmasını kötüleyerek zarara uğrattığı

gerekçesiyle açılan maddi tazminat davasının kaybedilerek 8.000 YTL tazminat ödenmesi halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun“Gider kabul edilmeyen ödemeler” başlıklı 41/10 maddesindeki “Basın yoluyla işlenen fiillerden … doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminatlar giderleri” hükmü ile yukarıdaki diğer hükümler uyarınca aşağıdaki değerlendirmelerden biri yeterli görülmüştür:  Basın yoluyla işlenen fiillerden doğan tazminatlar ticari kazançtan indirilemez.  İşletme sahibinin şahsi kusuru bulunuyor ise, ödenen tazminat ticari kazançtan indirilemez.  Bu tazminatın kaynağı sadece alkollü içkilere ait ilan ve reklam gideri ise, kaynağı kanunen kabul edilmediği için bu gider de ticari kazançtan indirilemez. c) 1. Doktor (M) tarafından evin bir odasının laboratuardan gelen tahlil sonuçlarının yorumlanarak rapor yazılması amacıyla kullanılması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’na göre (“Mesleki giderler” başlıklı 68/1 maddesinin parantez içi hükmü), serbest meslek erbabı olan doktor, kirasının tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını kazancından indirebilecektir.

  • Evi 01.04.2006 tarihinde kiralamış ve 3 yıllık kira tutarı 6.000 YTL’yi peşin vermiş olan Doktor

(M) nin, 31.03.2007 tarihinde ev sahibi ile karşılıklı anlaşarak kira sözleşmesini feshetmesi ve peşin ödediği kiraları geri alarak evi boşaltması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’na göre (“Mesleki giderler” başlıklı 68/1 maddesi), peşin ödenen kira olan 6.000 YTL’nin tamamı 2006 yılında gider yazılacak, geri alınan kira ödemesi olan 4.000 YTL ise 2007 yılında hasılat yazacaktır.

  • 01.01.2008 tarihinden itibaren tahlil cihazları alarak Doktorun kendisinin de tahlil yapmaya

başlaması halinde, Gelir Vergisi Kanunu’na göre (“Serbest meslek kazancının tarifi” başlıklı 65’inci madde), 2008 yılı başından itibaren yapılan işte “şahsi mesai ilmi veya mesleki bilgi veya ihtisas”tan ziyade sermaye unsuru ağır basıyor ise (tahlil cihazlarının değerli ve tahlil malzemelerinin maliyetinin yüksek olup, tahlil bedelleri içinde cihaz ve malzeme payının daha büyük oranda yer alması gibi), serbest meslek erbabı olarak değil ticaret erbabı olarak vergilendirilmesi gerekecektir. 9

Gelir Üzerinden Alınan Vergiler dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 1045 çözümlü soru

Yeminli Mali Müşavirlik (YMM) Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

YMM Sınavı uygulaması